<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>istanbul arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/istanbul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/istanbul/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Nov 2024 12:07:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>istanbul arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/istanbul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>TOPLUMSAL FAYDA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/30/toplumsal-fayda-odulleri-sahiplerini-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Nov 2024 12:07:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87218</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Gazetesi’nin özel sektör, kamu ve yerel yönetimlerin gerçekleştirdiği sosyal sorumluluk projelerini ve girişimlerini ödüllendirdiği Toplumsal Fayda Ödülleri töreni Hilton İstanbul Maslak’ta gerçekleşti.   </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/30/toplumsal-fayda-odulleri-sahiplerini-buldu/">TOPLUMSAL FAYDA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Gazetesi tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Toplumsal Fayda Ödülleri, ülke çapında toplumsal fayda bilincinin yaygınlaşmasına katkı sağlamak amacıyla 2023 yılında hayata geçirildi. Toplumsal Fayda Ödülleri 2024’te 7 ana kategori altındaki 40 alt kategoride 200’den fazla başvuru alındı. Seçkin jüri üyelerinin özgünlük, gerçek bir ihtiyaca çözüm üretmesi, sürdürülebilirlik ve veri ile desteklenen sosyal etki kriterlerine göre değerlendirdiği projeler 28 Ekim Perşembe akşamı düzenlenen törende ödüllendirildi. Ödül Törenine iş dünyası temsilcileri, kamu yöneticileri, akademisyenler, sektörel derneklerin yöneticileri, sivil toplum kuruluşları, sosyal girişimciler ve medya mensupları katıldı.</p>
<p>Türkiye’nin farklı coğrafyalarında faaliyet gösteren yerel kurumların projeleri ile katılabildiği, toplumsal faydayı tüm ülke genelinde yaymayı hedefleyen Toplumsal Fayda Ödülleri’ne bu yıl Gaziantep, Konya, İzmir, Kütahya ve Tekirdağ’ın yanında küresel bazda ise Azerbaycan’dan da başvuru alındı.</p>
<p>Kurumsal Gönüllülük kategorisinde afet durumlarında madencileri arama kurtarma çalışmalarında gönüllü olarak konumlanmaları için emsal teşkil eden “ODAŞ People” Projesiyle ödül kazanan ODAŞ’ın ödülünü almak için kurumsal iletişim ekibiyle birlikte tüm gönüllü madencileri temsilen Maden Mühendisi &#8211; Ekip Lideri Hüsamettin Çam, Maden İşçisi Mustafa Kınacı’da sahneye çıktı.</p>
<p>Hilton İstanbul Maslak Hotel’de yoğun bir katılım ile gerçekleşen ödül töreninde <strong>DÜNYA Gazetesi CEO’su Burcu Kösem </strong>açılış konuşmasında duygularını; <strong><em>“1950’li yıllardan bu yana önemi gittikçe artan sosyal sorumluluk kavramı günümüzde bireylerin ve kurumların üstüne düşünmesi ve aksiyon alması gereken bir kavram. Toplumdan aldığını yine topluma vermek, firmaların hedef kitlelerine ve çalışanlarına karşı sorumluluklarını sosyal olarak da yerine getirmesi gibi bir anlayışın üzerine inşa olan bu çağdaş kavram, sosyal fayda sağlamanın yanında itibar yönetiminde de oldukça etkili. Her geçen gün sosyal sorumluluk kapsamında daha fazla alanın sahiplenmesiyle birlikte sosyal etkisi yüksek, toplumsal fayda ekseninde şekillendirilmiş projeler daha çok karşımıza çıkmaya başladı. Biz de Dünya Gazetesinin kurucusu değerli Nezih Demirkent’in hepimizin kalbine işlediği memleket ve insan sevgisi ile işini yapma misyonu doğrultusunda sosyal fayda yaratan projeleri daha görünür kılmaya odaklandık. Sevgili Arzu Çekirge Paksoy’un fikrini geliştirdiği Toplumsal Fayda Ödülleri’ni birlikte hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz. Ödüle başvuran tüm projeler ödülü sonuna kadar hak ediyor. Her biri iyi niyetle tasarlanmış, ustaca hayata geçirilmiş, büyük emek verilmiş iyilik projeleri. Başvuran projelere baktığımızda kadın, çocuk, çevre, eğitim, sağlık gibi çok önemli başlıklarda çok yaratıcı projeler gördük. Jürimiz büyük bir özen ve hassasiyet ile inceledi, proje çıktılarını titizlikle değerlendirdi. Sonuç itibariyle iyilerin arasından en iyileri seçmeye çalıştık, incelediğimiz her proje ile heyecanlandık, mutlu olduk ve geleceğe dair güvenimizi tazeledik. Dünya Gazetesi kendisine ulaşan bütün projeleri izleyecek, destekleyecek ve kamuoyu ile paylaşarak etkisini çoğaltacak” </em></strong>şeklinde ifade etti.</p>
<p>Toplumsal Fayda Ödülleri’nin kazananlarını titizlikle değerlendirerek belirleyen bağımsız jüri üyeleri: SEDEFED Yönetim Kurulu Başkanı Emine Erdem, Sosyal Sorumluluk Danışmanı &#8211; Köşe Yazarı Arzu Çekirge Paksoy, Dünya Gazetesi CEO&#8217;su Burcu Kösem, İletişim Yönetim Danışmanı &#8211; TOBB Türkiye Medya ve İletişim Meclis Başkan Yardımcısı Fügen Toksü, KAGİDER Başkan Yardımcısı Güzin İlker, UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, Türkiye Halkla İlişkiler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı İpek Özgüden Özen, Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – Cerebral Palsy Türkiye Genel Direktörü Nigar Evgin, Beykoz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burak Küntay, Bahçeşehir Üniversitesi Öğretim Üyesi CIFAL Istanbul &#8211; UNITAR Direktörü Prof. Dr. Çisil Sohodol, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, Dünya Gazetesi Yazarı – Fütürist &#8211; İş Stratejisti Ufuk Tarhan ve Kurumsal Sürdürülebilirlik Danışmanı Yeşim Beyla’idi.</p>
<p>FU Yapı’nın ana sponsorluğunda gerçekleşen organizasyona Hilton İstanbul Maslak Hotel, Sanko Holding, Trendyol, Turkcell, Dalgakıran, Değişim Grup, Hepsiburada, Kontek Enerji, Kurukahveci Mehmet Efendi, Lignify ve Türk Telekom, Bulls GSYO, Bulls Yatırım ve Lydia Holding destek sağladı. Gecenin sunuculuğunu Başak Şengül üstlendi.</p>
<p><strong><u>2024 Toplumsal Fayda Ödülleri’ni Kazanan Projeler</u></strong></p>
<p><strong><u>Büyük Ödül </u></strong></p>
<p><em>Gelecek Turizmde – Anadolu Efes</em></p>
<p><strong><u>Topluma Değer Katan Projeler – DKP </u></strong></p>
<p><strong>DKP – Afet Yönetimi</strong></p>
<p><em>Sinemasal Akademi Borusan Defne Kampüsü &#8211; Borusan Holding</em></p>
<p><strong> </strong><strong>DKP &#8211; Çevre</strong><em>        </em></p>
<p><em>Ormanın Gözleri &#8211; Anadolu Sigorta           </em></p>
<p><strong>DKP – Çocuk</strong></p>
<p><em>Temiz Hava Elçileri &#8211; Daikin Türkiye</em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Eğitim       </strong></p>
<p><em>Bilim Kuşağı Atölyeleri &#8211; Türkiye İş Bankası A.Ş.   </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Engelli</strong><em>      </em></p>
<p><em>Telefon Kütüphanesi &#8211; Türk Telekom        </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Fırsat Eşitliği</strong><em>          </em></p>
<p><em>Otizmli Bireyler Lojistikte &#8211; NHL Sağlık Lojistiği Hizmetleri (Net Healthcare Logistics)         </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Finansal Okuryazarlık</strong></p>
<p><em>Çiftçiler için Finansal Okuryazarlık Projesi &#8211; Socotab Yaprak Tütün A.Ş.     </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Genç</strong><em>         </em></p>
<p><em>Hatay Sörf Merkezi &#8211; LC Waikiki</em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Geri Dönüşüm ve Atık Yönetimi</strong><em>   </em></p>
<p><em>Enerjimiz Küçük Dostlarımız İçin &#8211; Trakya Elektrik Dağıtım A.Ş.     </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Girişimcilik             </strong></p>
<p><em>Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü Programı &#8211; Hepsiburada</em></p>
<p><strong>DKP &#8211; İklim Krizi</strong></p>
<p><em>Deniz Çayırları &#8211; Türkiye İş Bankası A.Ş.   </em></p>
<p><strong>DKP – Kadın</strong></p>
<p><em>“Bilim Kadınları İçin” Programı &#8211; L’Oréal Türkiye</em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Kamu Kuruluşları</strong></p>
<p><em>VakıfBank Spor Kulübü Voleybol Okulları &#8211; VakıfBank       </em></p>
<p><strong> </strong><strong>DKP &#8211; Kültür Sanat</strong></p>
<p><em>İlk Tiyatrom, İlk Konserim &#8211; Zorlu PSM</em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Sağlık</strong><em>       </em></p>
<p><em>Disleksi Farkındalık Projesi &#8211; Türk Telekom            </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Sivil Toplum Kuruluşları</strong></p>
<p><em>Öğrenen Lider Öğretmen Programı &#8211; Öğretmen Akademisi Vakfı </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Spor/Bireysel sporcular, takım sporları</strong></p>
<p><em>İstanbul’un Spor Okullar &#8211; İstanbul Spor Etkinlikleri ve İşletmeciliği Ticaret Anonim Şirketi              </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Tarım</strong><em>        </em></p>
<p><em>Tarımın Kadın Yıldızları   &#8211; SuperFresh       </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Üniversiteler</strong><em>         </em></p>
<p><em>İzmirde İyilik Var &#8211; Yaşar Üniversitesi</em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Yerel Değerler ve Turizm</strong></p>
<p><em>Aizanoi Antik Kent Sponsorluğu  &#8211; Gürok Grup      </em></p>
<p><strong>DKP &#8211; Diğer         </strong></p>
<p><em>Patili Dostlara Destek Projesi &#8211; Hepsiburada         </em></p>
<p><strong><u>KG &#8211; Kurumsal Gönüllülük</u></strong><em>                                        </em></p>
<p><strong>KG &#8211; Kurumsal Gönüllülük</strong></p>
<p><em>ODAŞ People &#8211; ODAŞ       </em></p>
<p><strong>KG &#8211; Yaratıcı Gönüllülük Çalışmaları</strong></p>
<p><em>Vestel&#8217;le Kendin Yap Atölyeleri &#8211; Vestel Beyaz Eşya           </em></p>
<p><strong><u>SG &#8211; Toplumsal Fayda Yaratan Sosyal Girişimler</u></strong><strong>               </strong><em>                                                           </em></p>
<p><strong>SG &#8211; Sosyal İnovasyon</strong><em>   </em></p>
<p><em>Topluma Güvenle: Temiz Midye Dolma &#8211; CarrefourSA       </em></p>
<p><strong> </strong><strong>SG &#8211; Sosyal Girişimci Kurum İş Birliği       </strong></p>
<p><em>Yarının Köyleri &#8211; Trendyol &amp; UNDP           </em></p>
<p><strong><u>KTF &#8211; Kreatif Toplumsal Fayda   </u></strong><em>                              </em></p>
<p><strong>KTF &#8211; Toplumsal Fayda Üreten PR Ajansları</strong></p>
<p><em>Organ Bağışı Haftası Toplumsal Farkındalık Kampanyası &#8211; Communication Partner                          </em></p>
<p><strong><u>YÇ-Toplumsal Fayda Yaratan Yerel Çalışmalar   </u></strong><em>                              </em></p>
<p><strong>YÇ &#8211; Toplumsal Fayda Yaratan Yerel Çalışmalar/Kurumlar</strong><em>           </em></p>
<p><em>El Emeği &#8211; Koton </em></p>
<p><strong>YÇ &#8211; Toplumsal Fayda Yaratan Yerel Çalışmalar/Yerel Yönetimler</strong></p>
<p><em>Teknogaraj &#8211; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi     </em></p>
<p><strong>YÇ &#8211; Toplumsal Fayda Yaratan Yerel Çalışmalar/Yerel STK’lar     </strong></p>
<p><em>Tavşanlı Höyük&#8217;te Kadın Eli &#8211; Tavşanlı Ticaret Ve Sanayi Odası     </em></p>
<p><strong>YÇ &#8211; Toplumsal Fayda Yaratan Yerel Çalışmalar/Yerelde İstihdam</strong></p>
<p><em>Kadınların Birleştirici Gücü &#8211; Polat Makina </em></p>
<p><strong><u>SÇ-Toplumsal Fayda Yaratan Sürdürülebilirlik Çalışmaları</u></strong><strong>           </strong><em>                              </em></p>
<p><strong>SÇ &#8211; Sürdürülebilir İş Birlikleri (STK, yerel, ulusal, uluslararası işbirlikleri)             </strong></p>
<p><em>İyi İşler  -Boyner Holding</em></p>
<p><strong>SÇ &#8211; BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını Destekleyen Projeler</strong><em> </em></p>
<p><em>Leyleklere Yeni Yuva &#8211; Aydem Enerji         </em></p>
<p><strong><u>UP-Toplumsal Fayda Yaratan Uluslararası Projeler</u></strong><em>                                       </em></p>
<p><strong>UP &#8211; Azerbaycan Projeleri           </strong></p>
<p><em>Azerbaycan Şehit ve Gazi Ailelerini Güçlendirme Projesi &#8211; Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEMDER)               </em></p>
<p><strong><u>ÖÖ-Özel Ödüller</u></strong><em>                                           </em></p>
<p><strong>ÖÖ &#8211; Jüri Özel Ödülü</strong><em>      </em></p>
<p><em>Buğday Tanesi Protez Ortez Yapım ve Uygulama Merkezi &#8211; Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı / Şehnaz Çehreli Shefik</em></p>
<p><strong>ÖÖ &#8211; Jüri Özel Ödülü      </strong></p>
<p><em>Karataş Sürdürülebilir Balıkçılığa Destek Projesi &#8211; Enerjisa Enerji </em><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-87220" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916286_logo-640x475.png" alt="" width="640" height="475" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916286_logo-640x475.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916286_logo-1280x951.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916286_logo-1024x761.png 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-87221" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916285_CEFF2239-640x380.jpg" alt="" width="640" height="380" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916285_CEFF2239-640x380.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916285_CEFF2239-1280x760.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/11/1732916285_CEFF2239-1024x608.jpg 1024w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/11/30/toplumsal-fayda-odulleri-sahiplerini-buldu/">TOPLUMSAL FAYDA ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanal İstanbul Tüm Yönleriyle İBB Çalıştayında Değerlendirildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/13/kanal-istanbul-tum-yonleriyle-ibb-calistayinda-degerlendirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jan 2020 07:33:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal İstanbul Çalıştayı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal İstanbul Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Ormanları Savunması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46771</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Kanal İstanbul Projesi’ni tüm yönleriyle tartışmak ve olası etkilerini bilimsel olarak değerlendirmek amacıyla 10 Ocak 2019 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi’nde bir çalıştay düzenledi. 8 oturumda 40 akademisyen, gazeteci ve uzmanın konuşmacı olarak yer aldığı Kanal İstanbul Çalıştayı'na, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sivil inisiyatiflerden temsilciler de katıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/13/kanal-istanbul-tum-yonleriyle-ibb-calistayinda-degerlendirildi/">Kanal İstanbul Tüm Yönleriyle İBB Çalıştayında Değerlendirildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Kanal İstanbul Çalıştayı" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/GVsdWZIl084?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Kanal İstanbul Projesi’ne ilişkin hazırlanan bin 595 sayfalık çevresel etki değerlendirme (ÇED) Raporu’na itiraz sürecinin bitmesinin ardından toplanan Kanal İstanbul Çalıştayı, itiraza temel olan pek çok gerekçenin, alanında uzman kişiler tarafından bilimsel verilerle dile getirilmesine olanak sundu. Çalıştay, bu yönüyle, projeye itiraz sebeplerini ekonomik, hukuki, sosyal, çevresel boyutlarıyla ele alan uzman katılımcılar ile projeye karşı çıkan yurttaşları bir araya getiren bir platform oldu. Nitekim organizasyonu düzenleyen İBB, çalıştayın ardından hazırlayacağı sonuç bildirgesini kamuoyu ile paylaşacağını açıkladı ve <a href="https://kanal.istanbul/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kanal İstanbul</a> adlı web sitesinde, Fikrini Söyle bölümünden yurttaşların görüşlerini iletebilmelerine olanak sundu.</p>
<p>Çalıştaya katılan uzmanlar, Kanal İstanbul’a çok çeşitli gerekçelerle yaratacağı riskleri sıralayarak bilimsel verilerle karşı çıktı. Çalıştaya katılan sivil toplum kesimleri ise ocak sonuna dek askıda olan Çevre Düzeni Planı’na yurttaşların demokratik katılım haklarını kullanarak itiraz edebileceklerini hatırlattı.</p>
<p><strong>&#8220;Fikrimiz Siyasi Değil, Hayatidir.</strong>”</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-46772 size-full" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/%C3%A7al%C4%B1%C5%9Ftay-imamo%C4%9Flu-kapak.jpg" alt="" width="275" height="183" />Açılışta konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çalıştay’ın Kanal İstanbul’un etkilerini projenin yarattığı risklerin bazılarının çok düşük, bazılarının çok yüksek olduğunu ve bilim insanlarının sözlerine kulak vereceklerini belirtti.  İmamoğlu konuşmasında “Bu projeye mecbur muyuz? Bize anlatılanlar doğru mu? Bu şehrin bunca sorunu varken bunun sırası mı şimdi? Bu projeye ihtiyacımız var mı? “ sorularını sıralayarak, İBB’nin  Kanal İstanbul projesine yaklaşımını şu cümlelerle özetledi: “İstanbul’un coğrafyasını değiştirecek, doğal hayatın ve şehir hayatının tüm boyutlarını ciddi şekilde etkileyecek bir projeden bahsediyoruz.  Bu projeyi gündeme getirenlerin buna neden mecbur olduğumuzu anlatmak ve toplumu ikna etme zorunluluğu vardır. Kanal İstanbul, mecbur olmadıkça hiç kimsenin asla evet demeyeceği çok büyük ve çok riskli bir ameliyattır.”İmamoğlu konuşmasında “Kanal İstanbul ile ilgili fikrimiz asla ve asla siyasi değil, hayatidir. Çünkü bu proje, bu şehrin tüm tarihi boyunca karşılaşabileceği en büyük risklerden biridir.” diyerek, projeye itiraz gerekçelerini siyasi saiklerle şekillenmediğini vurguladı.</p>
<p>Çalıştaya katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ardından yaptıkları konuşmalarda Kanal İstanbul projesine karşı çıkma gerekçelerini sıraladılar.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kanal İstanbul’a Karşı Çıkmanın Gerekçeleri</strong></p>
<p>Çalıştayda 6 ilçeyi etkileyecek olan Kanal İstanbul Projesi&#8217;nin, çok geniş bir güzergahı ve önemli tarım, orman arazilerini kapsaması sebebiyle, çevresel, ekonomik ve sosyal boyutları değerlendirildi. Çalıştayda projenin ekonomi politiği; mekansal planlama, şehircilik ve ulaşım; çevresel boyut, su ve ekoloji; toplumsal boyut ve katılım; hukuki çerçeve ve güvenlik; afet riski ve depremsellik; mekansal planlama, şehircilik ve kültürel miras ile çevresel boyut: tarım, iklim ve ekoloji başlıklarından oluşan 8 oturumda ele alındı.</p>
<p>Bu oturumlara katılan uzmanların sunumlarından öne çıkan bazı noktalar şunlardı:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-46773 size-boldthemes_small_rectangle" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/IMG_1082-320x240.jpg" alt="" width="320" height="240" />Kanal İstanbul Projesi’nin hayata geçmesi durumunda, boğazın akış dengesinin bozulacağı, sera gazı salınımının artacağı, kuş yaşam alanlarının ve biyoçeşitliliğin azalacağı,  nitrat ve fostat miktarlarının artacağı, içme suyu havzaları ve orman alanların olumsuz etkileneceği; özetle projenin ekolojik tahribata yol açacağı, dolayısıyla insan sağlığını etkileyecek riskler barındırdığı ifade edildi. Toplumsal boyut ve katılım başlıklı oturumda, ÇED raporunun hazırlanması sürecinde sosyal etki raporu eksikliğinin, kentsel dönüşüm projelerinde katılımsızlığın yol açtığı sorunlara benzer şekilde, Kanal İstanbul Projesi&#8217;nde toplumsal boyutun göz ardı edilmesine neden olduğu söylendi. Ayrıca, inşaat sürecinin kent yoksulluğunu artıracağından bahsedildi. Mekânsal planlama, şehircilik ve kültürel miras başlıklı oturumda, konuşmacılar bütüncül etkilerin bilerek göz ardı edildiğini, tatlı su kaynaklarının, hava kalitesinin bozulacağını, İstanbul’un kuzeyindeki orman alanlarının geriye dönülmeyecek zararlar göreceğinden bahsedildi. Çevresel boyut tarım ve ekoloji oturumunda tarım alanlarının imara açılması ile kırsal alanın yok olacağı söylendi.</p>
<p>Kanal İstanbul’un ekonomi politiği başlıklı oturumunda gazeteci Çiğdem Toker, “Gazetecilik gücünü soru sormaktan ziyade, sorulan soruya cevap bekleme hakkından alıyor. Bu proje bizim için neden önemli? Çünkü Kanal İstanbul halkın parasıyla rıza üretilen bir proje… Bu sebeple, Kanal İstanbul’un neden bizim zararımıza olduğunu daha iyi anlatmamız gerekiyor” dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kanal İstanbul’un Montrö Sözleşmesi ile İlgisi&#8230;</strong></p>
<p>Kamuoyunda çokça tartışılan Kanal İstanbul’un hukuki boyutu, hukuki çerçeve ve güvenlik başlıklı oturumda ele alındı. Emekli Büyükelçi Rıza Türmen ve Doç Dr. Ceren Zeynep Pirim, Kanal İstanbul nedeniyle Montrö Sözleşmesi’nin sonlanması riski yarattığına dikkat çektiler. Rıza Türmen, Kanal İstanbul’un hayata geçmesiyle oluşacak durum değişikliği sebebiyle, tarafların sözleşmeyi sonlandırmak isteyebileceğini ve bunun doğuracağı risklere dikkat çekti. Türmen ayrıca, hiçbir gemiye Kanal İstanbul’dan geçme zorunluluğu getirilemeyeceğini, gemilerin daha uzun süre bekleyip daha yüksek ücret ödeyerek Kanalı kullanmayacaklarını, bu nedenle projenin gerekçesi olarak sunulan “gemilerden gelir elde edilmesinin” mümkün olmayacağını savundu.</p>
<p>Doç Dr. Cenem Zeynep Pirim, Kanal İstanbul projesinin önünde uluslararası hukuk açısından bir engel olmadığını ancak Kanal İstanbul’un insan eliyle inşa edilecek bir suyolu olması sebebiyle, Montrö Sözleşmesi’nin sona ermesini tetikleyebileceğini savundu. Pirim, Montrö Sözleşmesi’nin sonlanarak yeni bir geçiş rejimi belirlenmesi durumunda, Türkiye’nin Montrö’deki kadar etkili bir boğaz rejimi kurma olasılığını zayıf olduğunu, zira Montrö’nün içerdiği özel hükümlerle Türkiye’nin stratejik güvenliğini koruduğunu ifade etti. Rıza Türmen, Montrö Sözleşmesi’nde Boğazlar ile kast edilenin İstanbul Boğazı, Çanakkale Boğazı ve Marmara Denizi olduğunu hatırlatarak,  Montrö’de yer alan Türkiye lehine hükümlerin Kanal İstanbul için geçerli olmayacağının altını çizdi.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-46779 size-boldthemes_small" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/video-deprem-risk-foto-320x427.jpg" alt="" width="320" height="427" /> </strong><strong>“En Çılgın Proje, İstanbul’u Depreme Hazırlamak”</strong></p>
<p>Çalıştayın Afet Riski ve Depremsellik oturumunda Kanal İstanbul’un muhtemel afet riski ve depremsellik konusu tartışılırken, deprem konusu öne çıktı. Oturumda ağırlıklı olarak kamuoyunda tartışılan “Kanal İstanbul depremi tetikler mi?” sorusuna yanıt arandı. Depremi etkileyecek en sorunlu bölgelerden Kanal İstanbul güzergahının geçmesi sebebiyle olası depremde sıvılaşmanın artmasının heyelanı tetikleme riskinden ; projenin ön çalışmasında bilim insanlarını dahil eden katılımcı bir süreç izlenmediğinden bahsedildi. Oturum konuşmacılarından İTÜ emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “En çılgın proje İstanbul’u gelen depreme hazırlamaktır. En doğru proje budur. Bu kadar riskli, bu kadar pahalıya mal olacak bir projeyi, deprem beklerken, ekonomik kriz zamanında neden yapalım?” diyerek, Kanal İstanbul’a ayrılacak bütçenin depreme hazırlıkları için kullanılması gerektiğini vurguladı. Görür, olası bir depremde 250 bin- 500 bin arasında tahmin edilen insani kayıplar sebebiyle, Boğaz güvenliği yerine önceliğin can güvenliğine verilmesi gerektiğine işaret etti.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kanal İstanbul Projesi’ne Çevreciler Neden Karşı?  </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-46776 size-boldthemes_small_rectangle" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/Fi06-320x240.jpeg" alt="" width="320" height="240" />Doğal Hayatı Koruma Vakfı ( WWF) Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem,  çalıştayın çevresel boyut, su ve ekoloji başlıklı oturumunda, Kanal İstanbul’un İstanbul’da sulak alanlar, ormanlar ve tarım alanlarının doğal yapısını bozacağını ve aynı zamanda karasal ve deniz yaşamını etkileyeceğini söyledi.  Kalem, hesaplamalarına göre, proje için İstanbul’da Yıldız Korusu büyüklüğünde 10 ormanın yok olacağını ; Terkos, Küçükçekmece gibi su alanları ile Sazlıdere ve doğal çayırların kaybolacağını belirtti.  WWF, bir süre önce Kanal İstanbul’un yaratacağı risklere dikkat çekmek amacıyla, Ya Kanal Ya İstanbul: Ekolojik, Sosyal Ve Ekonomik Değerlendirme adlı bir rapor yayınlamıştı.</p>
<p>Kanal İstanbul projesini 2011 yılından beri takip eden gazeteci Serkan Ocak konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Kanal İstanbul 9 sene sonra proje ete kemiğe bürünmeye başladı. ÇED Raporu hazırlandı. Bir sonraki aşamada artık inşaat ve ihaleler aşamasına geçecek. Kanal İstanbul projesini onlarca kez haber yaptım. Çok sayıda, bu iş, en iyi bilen uzmanla konuştum. Kişisel ve gazeteci olarak izlenimim: bu proje yapıldığında faydasından çok zararı olacak… Proje yapılırsa Kuzey ormanları çok büyük zarar görecek…Başka çılgın projeler gibi bu proje de yapılabilir tabii ama geri dönüşü mümkün olamayan zararlar verecek.  Bilim insanları bunu söylüyor. Biz de onlara kulak vermeliyiz.”dedi</p>
<p><strong>&#8220;Bölgenin İmara Açılma Riski Var&#8221;</strong></p>
<p>Kanal İstanbul’a çevre örgütlerinin neden karşı çıktığını çalıştaya dinleyici olarak katılan Kuzey Ormanları Savunması’ndan Ayşe Yıkıcı’ya sorduk. Yıkıcı, “ Kuzey Ormanları’nda yaşayan tüm canlıların hakları için, yaşam alanlarını savunmak için Kanal İstanbul projesine karşıyız. Kuzey Ormanları’nda daha fazla orman alanın, sulak alanların, aslında büyük bir ekosistemin yok olmasını istemediğimiz için karşıyız. Bu projeyle, bölge yapılaşmaya açılmak isteniyor. Aslında en büyük tehdit bu&#8230; Kanal İstanbul projesinin yapılabileceğini düşünmüyorum ama o bölgenin imara açılacağından eminim. Zaten şuan askıda olan bir plan var” diyerek proje gerçeklemese bile yapılaşmanın yaratacağı etkiye dikkat çekti.</p>
<p><strong> </strong><strong>Kanal İstanbul Çevre Düzeni Planı’na İtiraz Süreci </strong></p>
<p>Kanal İstanbul’un Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna itiraz sürecinin bitmesinin ardından, Çevre Düzeni Planı’na (ÇDP) itiraz sürecinin başladı. Çalıştay sırasında Kanal İstanbul Projesi’ne itiraz sürecine ilişkin hatırlatma yapıldı. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nusret Suna,  1/100 Çevre Düzeni Planı’nın (ÇDP) askıya çıkarıldığını, askı süresinin 30 gün olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Ocak sonuna kadar askıda olacak olan ÇDP’ye vatandaşlar bireysel olarak itiraz edebilir; Çevre Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlükleri’ne itiraz dilekçelerini verebilirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/13/kanal-istanbul-tum-yonleriyle-ibb-calistayinda-degerlendirildi/">Kanal İstanbul Tüm Yönleriyle İBB Çalıştayında Değerlendirildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Yasası İçin Mücadelede Nereden Nereye?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/11/hayvan-haklari-yasasi-icin-mucadelede-nereden-nereye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aslı Alpar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2020 09:08:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneye Hayır Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan hakları savunucularının uzun süredir mücadele verdiği Hayvan Hakları Yasası'nın görüşülmesine TBMM'de önümüzdeki günlerde başlanıyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/11/hayvan-haklari-yasasi-icin-mucadelede-nereden-nereye/">Hayvan Hakları Yasası İçin Mücadelede Nereden Nereye?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenmesi ve bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirleri belirlemek amacıyla geçtiğimiz yıl Şubat ayında TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu kurulmuştu.</p>
<p>Komisyon, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan 12 toplantı sonunda 200 sayfalık bir rapor hazırlamış, 2019’un Ekim ayında sunmuştu. Raporun en önemli özelliği ise, yeni bir “Hayvan Hakları Kanunu hazırlanması için Meclis Başkanlığı’na veya 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacak değişikliklere zemin hazırlayacak tavsiyeler içermesiydi.</p>
<p>Şimdi bu süreçte son aşamaya girildi. İnsan menfaatlerini gözetmeden, hayvanların lehine sonuçlanacak bir kanun hazırlanması amacıyla Komisyon’a görüş bildiren ve önergeler sunan hayvan hakları örgüt ve oluşumlarının gözü kulağı yine Meclis’te.</p>
<p>Peki, Hayvan Hakları Kanunu için 2004’ten bugüne süren mücadelenin seyri nasıl oldu?</p>
<p><strong>“Koruma”dan “Haklar”a…</strong></p>
<p>2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun yetersiz yaptırımları, hayvanlara yönelik kötü muameleyi “kabahat” olarak değerlendirmesi ve bu fiilleri suç kapsamına sokmaması gibi birçok neden ile hayvan hakları savunucuları yeni bir yasa için on beş yıldır mücadele ediyor.</p>
<p>Tüm partilerin üzerinde uzlaştığı “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ilk olarak 2011’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Ancak bu tasarı hayvan hakları savunucularının hiçbir talebine yer vermemekle birlikte “Ölüm Yasası” olarak anıldı.</p>
<p>Tasarı, evde hayvan sayısının kısıtlanmasını ve tüm sokak hayvanlarının “doğal yaşam parkı” adı verilen tecrit merkezlerinde toplanması gibi hayvanların aleyhinde maddeler öneriyordu. Ayrıca tasarıda hayvana yönelik suçların Türk Ceza Kanunu’na (TCK) kapsamına alınması öngörülüyor, ancak ceza alt sınırının düşük olması nedeniyle de savunucular taslağı kabul etmiyordu.</p>
<p>Bu tasarıya yönelik kitlesel eylemler ve imza kampanyaları neticesinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hayvansever sanatçıları Dolmabahçe’de ağırladı.</p>
<p>2012 yılında Hayvanları Koruma Kanun tasarısı Galatasaray Lisesi önünden başlayan kitlesel bir yürüyüşle protesto edildi. “<a href="https://www.facebook.com/pg/yunuslaraozgurluk/photos/?tab=album&amp;album_id=10151108090620959">Ölüm Yasasına Hayır</a>” diyen ve eyleme hayvanlarıyla katılan savunucular, sokakta yaşayan hayvanlar için “yaşam hakkı” istedi. Ardından <a href="https://www.facebook.com/pg/yunuslaraozgurluk/photos/?tab=album&amp;album_id=10151350967840959">bir dizi eylem gerçekleştirildi</a> ve bu eylemlerde dile getirilen ortak talep aynıydı: “Ölüm Yasası geri çekilsin”&#8230;</p>
<p>Kitlesel eylemlere sebep olan Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, <a href="http://www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/bildiri-tbmm-cevre-komisyonu-hayvanlar-aleyhinde-bir-koruma-yasasi-hazirliyor">hayvan hakları savunucularının tüm itirazlarına<sup><u>[1]</u></sup> rağmen, 2014 yılında Çevre Komisyonunda kabul edildi</a>, ancak Genel Kurulda görüşülmeyerek kadük oldu.</p>
<h4>Katliam Tasarılarına Karşı Kitlesel Eylemler</h4>
<p>Tasarının geride kalması ile birlikte 2014 ile 2018 arasında çeşitli kitlesel protestolar gerçekleşti ve hayvan hakları basında sıklıkla yer aldı.</p>
<p>1 Temmuz 2017’de yaklaşık 200 dernek ve grubun yanı sıra bağımsız aktivistlerin de katıldığı eş zamanlı kitlesel eylemin ardından Adalet Bakanlığı 2018 Ocak’ta hazırladığı tasarıyı tüm komisyonlara iletti. Bu tasarı hayvan hakları aktivistleri ile paylaşılmadı.</p>
<figure id="attachment_46759" aria-describedby="caption-attachment-46759" style="width: 420px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46759" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/1-1.jpg" alt="" width="420" height="237" /><figcaption id="caption-attachment-46759" class="wp-caption-text">1 Temmuz 2017 “Katliam Yasa Tasarısına Hayır” İstanbul yürüyüşü</figcaption></figure>
<p>Ancak ilgili bakanlığın hazırladığı tasarıda da hayvana yönelik işlenen suçların cezaları yetersizdi, sahipli hayvan için soruşturma açılması sahibinin şikayeti şartına bağlanmıştı. Dahası, hayvana tecavüz suç kapsamına alınmamıştı, 2 bin TL idari para cezası ile cezalandırılmıştı. Ayrıca ‘sahipsiz’ hayvanın ihlal edilen hakkına yönelik başvuru, tasarıya göre sadece Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yapılacaktı.</p>
<p>24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, hayvan hakları yasasını kastederek “Bu kanun hâlâ neyi bekliyor?” diye sormasının ardından hızlanan süreçte Tarım ve Orman Bakanlığı<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> devreye girdi.</p>
<p>Bakan Bekir Pakdemirli Ekim 2018’de “Sahipsiz hayvanların korunması çalışmalarını, belediyelerle iş birliği halinde aşıla, kısırlaştır, işaretle, kaydet, sahiplendir, izle ve denetle ilkeleri çerçevesinde yürütüyoruz” diyerek, hayvan hakları savunucularının “kırmızı çizgisi” olarak belirtilen, Kanunun 6. maddesinde “kısırlaştırıp-yerine bırakma” ilkesinden söz etmedi.</p>
<h4>Güç Birliği: Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu</h4>
<p>Bunun üzerine hayvan hakkı savunucuları “Hayırsız Ada istemiyoruz”, “Katliam tasarısı istemiyoruz” diyerek yeniden kitlesel eylemler ile örgütlendi. Hayvan haklarını ilgilendiren yasama çalışmasının peşini bırakmayan 350’yi aşkın sivil toplum örgüt ve inisiyatifi güç birliği yaparak “Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu”nu kurdu.</p>
<p>1 Kasım’da, delegasyonun çağrısı ile 69 ilde eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı. 25 Kasım’da yine delegasyonun çağrısı ile “Katliam Yasa Tasarısına Hayır” diyerek Kadıköy’de bir araya gelindi.</p>
<figure id="attachment_46760" aria-describedby="caption-attachment-46760" style="width: 370px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46760" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/2-1.jpg" alt="" width="370" height="243" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/01/2-1.jpg 579w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/01/2-1-350x231.jpg 350w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" /><figcaption id="caption-attachment-46760" class="wp-caption-text">25 Kasım 2018 “Katliam Yasa Tasarısına Hayır” İstanbul eylemi</figcaption></figure>
<p>Delegasyonun kitlesel eylemlerinin ardından Hayvan hakları savunucuları ile görüşmeyi kabul eden ilk kurum Tarım ve Orman Bakanlığı oldu. Delegasyon, milyonlarca kişinin ortak talebini ileterek, yasama sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ederken Türkiye’nin geçiş yaptığı Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne göre, yasama yetkisinin sadece parlamentoda olması gerektiğini hatırlattı. Delegasyon, bürokratlarca hazırlanacak ve hayvan hakları savunucularının dinlenmediği bir yasayı kabul etmeyeceğini defalarca tekrar etti.</p>
<h4>Hak Savunucuları Meclis’te</h4>
<p>Bu süreçte bir yanda kitlesel hayvan hakkı eylemleri diğer yanda toplumda infial uyandıran hayvana yönelik suç olaylarının ardından siyasiler nihayet hayvan hakkı savunucularını meselenin tarafı olarak kabul etti ve savunucular Meclis’e giderek hayvan hakları konusunda bilgilendirmeler yapmaya başladı.</p>
<p>Şubat 2019’da kamuoyunun da baskısı ile TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, beş parti grubunun ortak önergesiyle hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu kuruldu.</p>
<p>TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu‘nu üç defa ziyaret etti. Kasım ayında kaybettiğimiz delegasyon üyelerinden Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) kurucusu ve Hayvan Hakları ve Etiği Derneği Başkanı Burak Özgüner, Meclis tarihinde ilk kez komisyon üyelerine mezbaha videosu izlettirdi ve delegasyonun yalnızca evcillerin değil tüm türlerin haklarını savunduğunun altını çizdi.</p>
<figure id="attachment_46761" aria-describedby="caption-attachment-46761" style="width: 410px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46761" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/3.jpg" alt="" width="410" height="223" /><figcaption id="caption-attachment-46761" class="wp-caption-text">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu meclis görüşmeleri</figcaption></figure>
<p>Komisyon’un raporunu 23 Ekim’de Meclis Başkanlığı’na sunduğunu biliyoruz. Raporun son halinde hayvanlar yürürlükte olan mevzuatta olduğu gibi bir “meta” değil “hisleri olan canlılar” olarak tanımlanıyor. Raporda yunus parklarının kapatılmasından yeni hayvanat bahçelerinin yasaklanmasına, atlı faytonculuğun yasaklanmasından kürk üretim çiftliklerinin kapatılmasına, hayvana karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına girmesinden sokakta yaşamını sürdüren evcillerin yaşam hakkını garanti altına alan önerilere kadar umut vadeden pek çok tavsiye içeriyor. Taslak bu haliyle hayvan sömürüsünü topyekûn ortadan kaldıracak iradeyi taşımasa da bu yönde atılacak önemli bir adıma işaret ediyor.</p>
<h4>Başa Dönersek</h4>
<p>Komisyon raporu ışığında 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu’da yapılacak değişiklikler için son düzlükteyiz.</p>
<p>Bu sürecin nasıl işleyeceğine dair siyasilerden bir açıklama yok. Hayvan hakları savunucuları hem sürecin şeffaflığı hem de Meclis’in hayvanların haklarından taraf bir yasa çıkarmaları için mücadele etmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Yazımızı bitirirken hatırlatalım ki bu mücadelede kamuoyu desteği halen çok büyük öneme sahip. Herkesi hayvanların haklarından taraf bir yasa için verdiğimiz mücadelemize yoldaş olmaya davet ediyoruz.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> İtirazların sebeplerinden biri Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. Maddesinin değiştirilmesine yönelik talepti. Tasarı, kısırlaştırılmak için alınan hayvanların, alındıkları yere bırakılacağı ama bırakılacakları yerin okula, hastaneye, parka ve bunun gibi insanların yoğun olarak bulundukları yerlere yakın olamayacağına dair koyulan şerhti. Halen yürürlükte olan Kanun maddesi ise şöyle diyor: “Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.”</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> 9 Temmuz 2018’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirildi yeni ismi, Tarım ve Orman Bakanlığı oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/11/hayvan-haklari-yasasi-icin-mucadelede-nereden-nereye/">Hayvan Hakları Yasası İçin Mücadelede Nereden Nereye?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çok Kültürlü ve Çok Katmanlı İstanbul İçin Mobil Uygulama: KarDes</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/cok-kulturlu-ve-cok-katmanli-istanbul-icin-mobil-uygulama-kardes/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2020 10:25:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hrant Dink Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Çokkültürlü Hafıza Turları Rehberi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[KarDes]]></category>
		<category><![CDATA[Takuhi Tovmasyon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı, İstanbul’un çok kültürlü mirasını ve çok katmanlı yapısını keşfetmek isteyenler için geliştirdiği KarDes: Çokkültürlü Hafıza Turları Rehberi isimli mobil uygulamayı dün akşam düzenlediği etkinlik ile tanıttı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/cok-kulturlu-ve-cok-katmanli-istanbul-icin-mobil-uygulama-kardes/">Çok Kültürlü ve Çok Katmanlı İstanbul İçin Mobil Uygulama: KarDes</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hrant Dink Vakfı’nda birçok davetlinin katıldığı etkinlikle tanıtımı yapılan KarDes mobil uygulaması: Türkçe ve İngilizce dillerinde, kişisel gezi rehberi olarak tasarlanmış…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-46738 " src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/TR2-610x1084.png" alt="" width="273" height="486" />İstanbul’daki 900’e yakın çok kültürlü yapının yerini ve tarihini keşfetme, hafıza turları ile İstanbul’un çeşitli semtlerinde yürürken orada yaşamış kişilerin hikâyelerini dinleme, semtlerin ve mekânların eski fotoğraflarını görme imkanı sunan KarDes, toplumsal belleğe ışık tutarak İstanbul’un çoğulcu hikâyesinin anlatılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. İki bölümden oluşan rehberde; cami, kilise, sinagog, okul, mezarlık gibi yapılarla ilgili bilgiler yer alırken; tur bölümünde de Hayko Cepkin, Ece Dizdar, Ceylan Ertem, Mahir Günşıray, Nejat İşler, Ercan Kesal, Yekta Kopan, Lale Mansur, Songül Öden, Tülin Özen, Tilbe Saran ve Serra Yılmaz gibi sanatçıların seslendirmeleriyle Balat’tan Moda’ya Adalar’dan Pera’ya bir çok güzergah bulunuyor.</p>
<p>KarDes uygulamasının bir diğer yönü de içinde sözlü tarih çalışmasının yer alması. İstanbul’un semtleri, çok katmanlı yapısı bizzat burada büyüyen kişilerin anlatımlarıyla rehberde yer alıyor. Takuhi Tovmasyon sözlü tarih çalışmasına katılanlardan biri olarak doğup büyüdüğü Yedikule semtini anlatıyor.</p>
<p>Uygulamayı <a href="https://apps.apple.com/tr/app/kardes/id1463454406?l=tr" target="_blank" rel="noopener">Apple store</a> ve <a href="https://play.google.com/store/apps/details?id=com.brandwolf.kardes" target="_blank" rel="noopener">Google play</a>’dan ücretsiz olarak indirmek mümkün.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/cok-kulturlu-ve-cok-katmanli-istanbul-icin-mobil-uygulama-kardes/">Çok Kültürlü ve Çok Katmanlı İstanbul İçin Mobil Uygulama: KarDes</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Meclis Komisyonu Kadın Örgütleriyle Ortak Akıl Yürütmeli’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/meclis-komisyonu-kadin-orgutleriyle-ortak-akil-yurutmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2020 10:14:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Saldırılar ve Çocuk İstismarı Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Necati Tığlı]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46728</guid>

					<description><![CDATA[<p>TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Necati Tığlı, 2016 ile 2019 yılları arasını kapsayan “Kadın Cinayetleri, Cinsel Saldırılar ve Çocuk İstismarı Raporu” hazırladı. Tığlı, TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nun sınırlı kaldığını, kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları, Meclis'te bulunmayan diğer partiler ve meslek odalarıyla ortak akıl yürütülmesi gerektiğini savunuyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/meclis-komisyonu-kadin-orgutleriyle-ortak-akil-yurutmeli/">‘Meclis Komisyonu Kadın Örgütleriyle Ortak Akıl Yürütmeli’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun Milletvekili ve TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Üyesi Necati Tığlı&#8217;nın</span><span style="font-weight: 400;"> kadın örgütlerinin raporları ve haberlerini derleyerek hazırladığı rapora göre; 4 yılda bin 652 kadın öldürüldü, en az 166 kadın cinsel saldırıya uğradı ve en az 96 çocuk istismar edildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">16 yılda kadın cinayetlerinde yüzde 471 artış olduğuna dikkat çeken Tığlı, 2003 yılında 83 kadının öldürüldüğünü hatırlattı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapora göre;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2016’da 329 kadın öldürüldü, 110 kadın cinsel saldırıya uğradı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2017’de 409 kadın öldürüldü, 320 kadın cinsel şiddete, 154 kadın tecavüze maruz kaldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2018’de 440 kadın öldürüldü, 296 kadın cinsel şiddete, 140 kadın cinsel saldırıya uğradı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2019’da 474 kadın öldürüldü, 166 kadın cinsel saldırıya uğradı, 96 çocuk istismar edildi.</span></p>
<p><strong>‘Devletin Görevi 6284 Ve İstanbul Sözleşmesi&#8217;ni Uygulamaktır&#8217; </strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46730 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/necati-t%C4%B1%C4%9Fl%C4%B1.jpg" alt="" width="302" height="302" />Rapora ilişkin Sivil Sayfalar&#8217;a konuşan Tığlı, “Her geçen gün kadın cinayetleri ciddi bir şekilde artmakta. Burada tabii ki kadınlara yönelik baskının sebepleri var. Yargı ve adliyenin hukuksuzluğu, mahkemenin iyi hal indirimi, toplumsal cinsiyetin dayattığı roller şiddeti arttırıyor. Bu şiddeti önlemek de devletin, iktidarın en asli görevidir.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Necati Tığlı, kadına karşı şiddetle ilgili dünyanın en önemli sözleşmesi olan İstanbul Sözleşmesini ilk imzalayan ülke Türkiye olmasına rağmen sözleşmenin uygulanmadığına dikkat çekerek, “Kadın cinayetlerini, istismar ve tacizleri önlemeye yönelik ciddi çalışmalar yapılmıyor” dedi. Tığlı, “En önemlisi 6284 sayılı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine dair kanun çok ciddi anlamda uygulanmadı. İlk Avrupa sözleşmesi niteliği taşıyan İstanbul Sözleşmesinin tam olarak uygulanması lazım. Çünkü 6284 sayılı kanuna göre en kapsamlı korumanın sağlanması için tanık korunma programın devreye konulacağı ve yüz değişikliği yapılacağına kadar birçok nokta çok açık bir şekilde düzenlenmişti. Yani burada devletin en asli görevi imzaladığımız İstanbul Sözleşmesini ciddi anlamda uygulamalı” diye konuştu.</span></p>
<p><strong>&#8216;STK&#8217;larla Ortak Akıl Yürütülmeli&#8217;</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“TBMM’de ben de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu üyesi olarak kadına ve çocuğa yönelik şiddet, istismar, tecavüz ve cinayetlerin önlenmesine ilişkin başka komisyonların kurulması gerektiği düşüncesinde olduğunu belirten Tığlı, “Bir de bu siyaset üstünde bir konu olduğu için bu TBMM’de temsili olan tüm siyasi partilerin, bu ülkedeki tüm sendikaların, sivil toplum örgütlerinin, meslek odaları ile birlikte ortak akıl ile birlikte bir çözüm bulması gerektiğini düşünüyorum” dedi. Bu çağrının Meclis tarafından yapılması gerektiğini savunan Tığlı, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Kadın cinayetlerini takip eden dernekler gibi binlerce sivil toplum örgütleri, tüm siyasi partiler, hatta mecliste grubu bulunmayan tüm siyasi partilerin de ortak akılla çözüm üreteceği bir dayanışma içerisine girmek lazım. Bu olay malumunuz siyaset üstü bir şey. Yani buradaki şiddette uğrayan kadının hangi siyasi partinin görüşe sahip olup olmadığının bir önemi yok. Bunun için buradaki sivil toplum örgütlerinin, sendikaların, meslek odalarının düşüncelerini, değerlendirmelerini bu komisyona hızlı bir şekilde aktarmaları gerektiği kanaatindeyim.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyonun iyi niyetli olduğunu ancak sınırlı kaldığını da belirten Tığlı, komisyonun sivil toplum kuruluşları, kadın dernekleri ile işbirliği yaparak daha etkin ve çözüm odaklı çalışabileceğini dile getirdi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/meclis-komisyonu-kadin-orgutleriyle-ortak-akil-yurutmeli/">‘Meclis Komisyonu Kadın Örgütleriyle Ortak Akıl Yürütmeli’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>16. Yeşil Diyalog: Yükselen Yeşil Hareket</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/16-yesil-diyalog-yukselen-yesil-hareket/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Jan 2020 07:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşiller Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Yükselen Yeşil Hareket]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46717</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da gerçekleşecek olan 16. Yeşil Diyalog buluşması, yeşil harekete ilgi duyanları ‘Yükselen Yeşil Hareket’’i konuşmak üzere bir araya getirecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/16-yesil-diyalog-yukselen-yesil-hareket/">16. Yeşil Diyalog: Yükselen Yeşil Hareket</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her sene farklı bir tema çerçevesinde yeşil politikalar üzerine tartışmak, fikir alışverişi yapmak, deneyim paylaşmak ve politikaların yeniden üretim süreçlerini desteklemek üzere toplanan Yeşil Diyalog toplantılarının bu seneki konusu Yükselen Yeşil Hareket.</p>
<p>Son yıllarda özellikle Avrupa’da Yeşillerin yakaladığı siyasi başarıların değerlendirileceği birinci oturumda yeşil hareketin dünya politik gündemi içindeki yeri, gittikçe ağırlaşan iklim krizi ve buna karşı gelişen hareketlerin sosyal ve siyasal etkileri, Avrupa’daki Yeşillerin yükselen iklim adaleti ve sosyal adalet taleplerine verdikleri yanıtlar ve çözümlerin politik düzlemde kazandırdığı başarılar konuşulacak.</p>
<p>İkinci kısımda ise Yeşillerin, bir süredir yükselişte olan sağ popülizm ile çatıştığı sosyal, ekonomik ve ekolojik alanlar ele alınacak. Yeşil hareketin, özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi konularda ortaya koyduğu politikalar ile sağ popülizm karşısında oluşturduğu alternatifler ve yeşil politikalar etrafında yarattığı dayanışma imkanları incelenecek.</p>
<p>Yeşil Düşünce Derneği ve Yeşiller Meclisi tarafından organize edilen 16. Yeşil Diyalog’da Türkiye ve Avrupa yeşil hareketinden aktivistler, bu harekete ilgi duyan herkesi 18 Ocak Cumartesi günü Taksim Hill Otel’de diyalog kurmaya çağırıyor.</p>
<p>Kayıt olmak için <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSfX3etfqUTzLo7-t8ZnfvYcvisLOdIrQb0oOFz4pqG354hGbg/viewform">buraya</a> tıklayınız.</p>
<p>Etkinlik dili Türkçe ve İngilizce olup simültane çeviri yapılacaktır.</p>
<p><b>Program</b></p>
<div class="" data-block="true" data-editor="3cd7c" data-offset-key="87b6c-0-0"></div>
<div class="" data-block="true" data-editor="3cd7c" data-offset-key="59l2h-0-0">
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">10:00 – 10:30 – Kayıt ve Açılış Konuşmaları</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">10:30 – 12:00 – Birinci Oturum (Moderatör: Işıl Sarıyüce, Gazeteci) Küresel Siyaset ve Avrupa’daki Yeşil Hareketler</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">Yükselen Yeşil Hareket: Avrupa’da Yeşillerin 2019 yılı seçim başarıları/ Avrupa’da Yeşil ve Sosyal Politikalar – Evelyne Huytebroeck, Avrupa Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">İklim Aktivizmi Ve Sosyal Hareketlerin Siyasete Etkisi</div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">– Ümit Şahin, Sabancı Üniversitesi, Istanbul Politika Merkezi, 2. Yeşiller Partisi dönem Eş Sözcüsü (2008-2012)</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">12:00 – 13:00 Öğle Arası</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">13:00 – 15:00 – İkinci Oturum ( Moderatör: Pelin Cengiz, Gazeteci) Sağ Popülizm ve Kutuplaşma Karşısında Yeşil Hareket</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">Avrupa’daki Sağ Popülizm – Senem Aydın Düzgit, International Relations Department, Sabancı Üniversitesi</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">Sağ Popülizm ve Yeşil Hareketin Çatıştığı Alanlar – Sezin Öney, Araştırmacı Gazeteci</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">Yeşil Yeni Düzen – Ahmet Atıl Aşıcı, İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği Bölümü, Yeşiller Meclisi Üyesi</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">15:00 – 15:20 Çay/Kahve Arası</div>
<div data-offset-key="59l2h-0-0"></div>
<div class="_1mf _1mj" data-offset-key="59l2h-0-0">15:20 – 17:00 – Üçüncü Oturum – Yerel ve Küresel Politik Gündeme Dair Açık Diyalog</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/10/16-yesil-diyalog-yukselen-yesil-hareket/">16. Yeşil Diyalog: Yükselen Yeşil Hareket</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İGİAD: “İşgörenin Alacağı Ücret İnsan Onuruna Yaraşır Olmalı!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/igiad-isgorenin-alacagi-ucret-insan-onuruna-yarasir-olmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülsüm Ekinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jan 2020 12:15:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Adem Korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[asgari insani geçim ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Karahan]]></category>
		<category><![CDATA[İGİAD]]></category>
		<category><![CDATA[insani geçim ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstatistiki Bölge Sınıflaması]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46704</guid>

					<description><![CDATA[<p>İGİAD, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiki Bölge Sınıflaması’nda yer alan 12 farklı bölgeyi dikkate alarak yaptığı araştırmanın sonucunda 2020 yılı insani geçim ücretini 3 bin 192 lira olarak açıkladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/igiad-isgorenin-alacagi-ucret-insan-onuruna-yarasir-olmali/">İGİAD: “İşgörenin Alacağı Ücret İnsan Onuruna Yaraşır Olmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) bünyesindeki İGÜ Tespit Komisyonu on altı yıldır; her aralık ayında Türkiye’nin farklı bölgelerinde “İki çocuklu bir ailenin geçinebilmesi için gerekli asgari ücret nedir?” sorusu çerçevesinde bir araştırma yapıyor. Araştırma iki çocuklu dört kişilik bir ailenin aylık insani geçim maliyetinin hesaplanmasından hareketle yapılan bu araştırma, bir ailenin, gıda, giyim, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar, mobilya, ev aletleri ve ev bakımı, sağlık, ulaştırma, haberleşme, eğlence ve kültür, eğitim hizmetleri ve sair harcamalarını içeriyor. Bu ana sorunun cevabını da içeren İnsani Geçim Ücreti (İGÜ) raporunu ocak ayının ilk haftasında açıklıyor. TÜİK verilerine dayanarak yapılan hesaplamalarda devlet tarafından karşılanan eğitim giderleri, SGK ve vergi ödemeleri dışarıda bırakılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İGİAD’ın dün açıkladığı rapora göre İstanbul’daki bir işgörenin ailesini geçindirebilmesi için gerekli (asgari) insani geçim ücreti (prim, ikramiye, yardım vb. yan ödemeleri dâhil) toplam 3 bin 192 lira. İGİAD, bu rakamı, işgörene verilmesi gereken insani geçim ücreti tutarı olarak işverenlere tavsiye ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İGİAD Başkanı Ayhan Karahan, bu yıl için Türkiye&#8217;de 12 ayrı bölgenin İnsani Geçim Ücreti’nin belirlendiğini, İstanbul için İnsani Geçim Ücreti’nin 3 bin 192 lira olduğunu belirterek, “2020 yılı İnsani Geçim Ücretinin Türkiye Ortalaması 2 bin 676 liradır. Devletin her yıl asgari ücreti belirlerken İGİAD&#8217;ın belirlediği İGÜ’yü dikkate alması, asgari ücrette işgören ve işverenden alınan vergi yükünün azaltılması ve bölgesel asgari ücrete geçilmesi önem arz etmektedir.” diye konuştu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Karahan, İGÜ’nün iş görenlerin harcamaları üzerinden reel rakamlarla hesaplandığını, işletmelerde uygulanması halinde gelir dağılımının iyileşmesine, refah seviyesinin artmasına, toplumsal dayanışmanın gelişmesine katkı sağlayacağını vurgulayarak, İGÜ’nün işletmelerde uygulanmasının maliyet artışı getirmediğini, aksine verimliliği ve bereketi artırdığını dile getirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İGÜ Tespit Komisyonu Üyesi ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz da “İGİAD’ın belirlediği İGÜ bireyi değil iki çocuklu bir ailenin onurlu yaşayabileceği insanca geçinebileceği aylık asgari insani geçim ücretini esas almaktadır. İşgörenin alacağı ücret insan onuruna yaraşır olmalı, çalışanın verimini değil varlığını esas almalı, çalışanın ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarını ortalama olarak karşılamalı, içinde yaşadığı toplumun refah seviyesini yansıtmalıdır.” İfadelerini kullandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İGİAD’ın 2004 yılından beri Asgari Geçim Ücreti (AGÜ) ismiyle İstanbul için yaptığı çalışma, 2014 yılı itibariyle İGÜ olarak revize edildi ve hesaplamada daha ileri yöntemlerin kullanılmasına geçildi. İGÜ, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) İstatistiki Bölge Sınıflaması’nda yer alan 12 farklı bölge için yapılmaya başlandı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/igiad-isgorenin-alacagi-ucret-insan-onuruna-yarasir-olmali/">İGİAD: “İşgörenin Alacağı Ücret İnsan Onuruna Yaraşır Olmalı!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri” Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jan 2020 11:44:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ÖRAV]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Öğretmen Akademisi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[örav]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitimcilerin mesleki ve kişisel gelişimine destek sağlamak amacıyla faaliyet gösteren Öğretmen Akademisi Vakfı (ÖRAV), 21 - 30 Ocak tarihleri arasında, İstanbul Eminönü’ndeki genel merkezinde 24 farklı atölyeye ev sahipliği yapacak. İlkokul, orta ve lise seviyesindeki her branştan öğretmenin ve öğretmen adaylarının ücretsiz olarak katılabileceği atölye çalışmalarına ÖRAV web sitesi üzerinden kayıt olunabilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor/">“ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri” Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ÖRAV,<strong> </strong>2020 eğitim dönemi yarıyıl tatilinde düzenleyeceği atölyelerle öğretmenlerin kişisel ve mesleki gelişimlerine destek olmaya devam ediyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46700 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/1578553580_yariyil_atolye__2_-640x425.jpg" alt="" width="276" height="183" />24 farklı konu başlığında atölyeler düzenleyecek olan Vakıf, yarıyıl tatili döneminde öğretmenlerin hem gelişimlerine katkı sağlamayı, hem de keyifli ve verimli bir tatil dönemi geçirmelerini hedefliyor. Yarım gün veya tam gün olarak planlan atölyeler, farklı kurumlardan gelen eğitimcilerin liderliğinde düzenlenecek.</p>
<p><strong>Atölyelerin İçeriği Katılımcılara Çok Zengin Bir Program Sunuyor</strong></p>
<p>ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri kapsamında eğitimciler, geçtiğimiz senelerde yürütülmüş ve yoğun ilgi görmüş atölyelerin yanı sıra, yepyeni başlıklarla ilk kez deneyimlenecek atölyelerden de faydalanacak. Öğretmenlerin bu yıl katılabilecekleri atölyeler “Engelli Hakları Odaklı Kapsayıcı Eğitim Yaygınlaştırma Etkinlikleri”, “Dijital Dünyaya Yolculuk”, “Özel Eğitim ve Materyal Geliştirme”, “Grup Oyunları ile Okul Ruh Sağlığının Geliştirilmesi”, “Ekolojik Okuryazarlık”, “Fen Bilimleri Öğretmenleri için Astronomi” ve “Pozitif Gençlik Gelişimi Riskleri: İstismar, Akran Zorbalığı Ve Flört Şiddet” gibi çeşitli başlıklardan oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46701 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/1578553566_yariyil_atolye__1_-640x426.jpg" alt="" width="320" height="213" />Sekiz gün boyunca 24 farklı konu başlığında düzenlenecek atölyelere katılım ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Kontenjan sınırı bulunduğundan kayıt yapılması gerekmektedir. Kayıt linki ve atölye içeriklerine <a href="http://user.orav.org.tr/event/register">bu linke</a> tıklayarak ulaşılabilir.</p>
<p><strong><u>Bilgi için:</u></strong></p>
<p>Tor İletişim ve Danışmanlık</p>
<p>Esin Özdemir <a>esin@toriletisim.com</a></p>
<p>Tel: 0533 353 75 15</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/orav-yariyil-atolyeleri-basliyor/">“ÖRAV Yarıyıl Atölyeleri” Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanal İstanbul’un Siyasallığı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/kanal-istanbulun-siyasalligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Polat Alpman]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jan 2020 08:05:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi Parkı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[John Dalberg-Acton]]></category>
		<category><![CDATA[kanal istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46690</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir süredir Kanal İstanbul isimli “çılgın” bir proje hakkında tartışmalar sürdürülüyor. İstanbul’un Avrupa Yakasına açılacak bir kanalın memleketin refahı için elzem olduğundan söz ediliyor. Kanal savunucularının bir kısmı, şimdiye kadar böyle bir kanal açılmadığı için Türkiye’nin geri kaldığını öne sürme noktasına ulaştı. Bu yorumculara göre kanal açıldığı takdirde siyasal, ekonomik ve sınır güvenliği açısından Türkiye çağ atlayacak. Bu görüşleri dile getiren yorumcuların şevkle savundukları projeyle ilgili konuşan uzmanların önemli çoğunluğu ise bu görüşlere pek katılmıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/kanal-istanbulun-siyasalligi/">Kanal İstanbul’un Siyasallığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de uzmanların herhangi bir konudaki görüşü, siyasetçilerin görüşüyle birebir örtüşmediği takdirde hiçbir öneme sahip değil, bu durum birçok örnekle gösterebilir. Bu nedenle iktidar propagandaları, uzmanların görüşünden daha yaygın ve geçerli hale geliyor. Hukuki alanın görülmedik ölçüde iktidarın denetimi ve kontrolü altına girmesi ise herhangi bir konuda verilen yargı kararlarının iktidarın çıkarlarından bağımsız düşünülememesine neden oluyor. Bu gelişmelerin sonucu olarak Türkiye’de yaşanan medeniyet kaybı, toplumsal alanların tümünde görünür hale geliyor. Haliyle herhangi bir konu gündeme geldikten kısa bir süre kendi bağlamından koparak iktidarın meşruiyeti sorununa dönüşüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatırlanacak olursa bunun ilk örneklerinden biri Gezi Parkı’ydı. Bir kent hakkı savunusu olarak ortaya çıkan sosyal hareket kısa süre içerisinde ve iktidar eliyle bağlamından kopartıldı. Konu hızla sermayenin Gezi Parkı’na yönelik tasallutu olmaktan uzaklaşarak siyasal iktidarın eleştirisine dönüştü. Bu durumu en iyi özetleyen şey M.A. Alabora’nın o dönemde attığı tweet idi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tweet de bağlamından kopartıldı ve Alabora bir tür kriminal kişi olarak hedef haline dönüştürüldü. Kendisini koruyabilecek bir hukuk düzen olmadığını fark eden Alabora Türkiye’yi terk etti, ancak onun üzerinden başlatılan kriminalleştirme atağının gerilemesine neden olmadı, tam aksine bir siyaset tekniğine dönüştü ve muhalif olan birçok kişinin gırtlağındaki düğüme dönüştü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anlaşalım; otoriter yönetimler ile ilgili sorunlar hiçbir zaman hukukla ilgili değildir. Hiçbir otoriter yönetim hukuka çağrılamaz, çağrılıyorsa otoriter değildir. Otoriter yönetimleri hukuki ilkelere çağırmak, gücün hastalıklı doğasını görmezden gelmek anlamına gelir. On dokuzuncu yüzyılın İngiliz siyasetçilerinden John Dalberg-Acton’dan ilhamla, gücü eline geçiren her kesimin kendisini denetlemesi muhtemel her türden ilkeyi ortadan kaldırma eğilimde olduğunu, dolayısıyla yozlaşmaya doğru ilerlediğini, mutlak gücün ise mutlaka yozlaşmayla sonuçlanacağını öne sürebiliriz. Haliyle herhangi bir otoriter yönetim için siyasal iktidarı kaybetme ihtimalinin algılanma biçimi ilkelere geri dönülmesi talebini içeren bir mücadele olarak yorumlanamaz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tam da bu nedenle otoriter yönetimlerin hedeflerinden biri bütün toplumsal alanları ve sosyal ilişkileri siyasallaştırmaktır. Siyasallaştırdığı bütün ilişkileri iktidarın çeperinde toplar, toplayamadıklarını ise sadece siyasal alanın değil, bütün toplumsal alanların dışına iter. Bu bazen sürgün olur, bazen cezaevi, bazen derin bir suskunluk hali, bazen içe kapanma, bazen de teslimiyet… Kesin olan şeylerden biri otoriter yönetimin çeperine girmemek için direnenlerin gerçeklikle kurdukları ilişkiyi korumakta zorlanmalarıdır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerçeklik, otoriter yönetimlerin en öncelikli saldırı nesnesidir. Gerçeği bükmek, onu tanınmaz hale getirmek, herkesi kendi konumundan yorumlayabildiği bir malzemeye dönüştürmek ve yaratılan kakofoni sayesinde ekonomik-politik çıkarlarını icraat ambalajı ile sunmak otoriter yönetimlerin başlıca maharetidir. Bu nedenle egemenlerin çıkarlarına aykırı görüş dile getiren bilimsel açıklamalar bile suç haline dönüşebilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu nedenle Kanal İstanbul ve benzeri meselelerle ilgili kamuoyunda tartışma kılığındaki parodilerin gerçeğe ilişkin herhangi bir bilgi sunmaması, sunulan bilgilerin ise duyulamaması Türkiye’deki siyasal alanın niteliğinden ayrı düşünülemez. Burada taraf ya da karşıt olmak arasındaki ayrımı belirleyen şeyin siyasal bir niteliğe sahip olması da benzer bir durumun sonucudur. Yoksa aklı başında herhangi biri, İstanbul’un önceliğinin, neden yapıldığı konusunda halen ikna edici herhangi bir açıklamanın yapılamadığı bir inşaat seferberliği olmadığını, bundan çok daha öncelikli sorunlarının olduğunu kolaylıkla görebilir.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/09/kanal-istanbulun-siyasalligi/">Kanal İstanbul’un Siyasallığı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
