<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işsizlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/issizlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/issizlik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 15 Feb 2022 13:14:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>işsizlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/issizlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Pandemide Derin İşsizlik:  Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurcan Çalışkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Nov 2021 10:21:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<category><![CDATA[transfobi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de Kamu ve Özel Sektörde LGBTİ+’ların Durumu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76155</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu' raporuna göre pandemiyle birlikte zirve yapan işsizlik krizinden en fazla etkilenen dezavantajlı gruplar içinde LGBTİ+ bireyler de yer alıyor. Cinsel kimlikleri nedeniyle işten atılma korkusuyla çalışan LGBTİ+ bireyler, iş yerlerinde ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kaldıkları için geleceklerinden endişe ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/">Pandemide Derin İşsizlik: &lt;br&gt; Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kaos GL Derneği; Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi iş birliğiyle 5 yıldır yürütülen “<a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/kamu21.pdf">Türkiye’de Kamu Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu</a>” ve “<a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/ozelsektor21.pdf">Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu</a>” başlıklı raporların 2021 sonuçlarını paylaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 raporu; Prof. Dr. Mary Lou O’Neil, Dr. Reyda Ergün, Dr. Selma Değirmenci, Dr. Kıvılcım Turanlı ve Doğancan Erkengel tarafından hazırlandı. Editörlüğünü ise Kaos GL İnsan Hakları Programı’ndan Murat Köylü ve Defne Güzel yürüttü. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-76158 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-640x368.jpg" alt="KAOS GL" width="370" height="213" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-640x368.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl.jpg 700w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporun editörlüğünü yapan Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Murat Köylü’yle raporun çıktıları üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylerle ilgili bu araştırmayı, insan hakları sorunlarını dile getirmek için hayata geçirdiklerini söyleyen Köylü, “İstihdam alanında bir insan nelerden etkileniyorsa LGBTİ+ bireyler bunlara ilaveten üretilen nefret söyleminin yansıması olarak daha fazla baskıya maruz kalıyorlar. Bu raporla, yaşadıkları sıkıntıları dile getirmeleri için bir alan açmaya çalıştık. Raporda LGBTİ+ bireylerin kendi cümlelerine fazlaca yer verdik,” dedi. </span></p>
<h5><b>&#8216;İşten Atılma Korkum Olmadan Yaşamak İstiyorum&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapora göre LGBTİ+ bireylerin istihdamda karşılaştıkları ayrımcılık, çalışma hakkının yanı sıra tüm temel hak ve özgürlükleri engelleyen durumları yansıtıyor. Mesela gıda sektöründe aşçı olarak çalışan eşcinsel bir erkeğin cümleleri şöyle: “İş yerlerinde bizim gibi kişilere bir ucube gibi davranılmaması, bizlerin de herkesle aynı hak ve eşitliğe sahip olmamızı sağlamaları gerekiyor. Rahatça, tacize uğramadan, dövülme, öldürülme, işten atılma korkum olmadan yaşamak istiyorum.”</span></p>
<p><b><img decoding="async" class="wp-image-76159 size-medium aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu-640x369.jpg" alt="‘Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+’karın Durumu’" width="640" height="369" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu-640x369.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/turkiyede-ozel-sektor-lgbti-durum-raporu.jpg 700w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></b></p>
<h5><b>&#8216;LGBTİ+’lar İş Hayatında Sistematik Olarak Ayrımcılığa Uğruyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireylerin pandemi sürecinden nasıl etkilendiğine dair önceki yıllara ait ortaya koydukları raporları da göz önünde bulunduran Köylü, şu değerlendirmelerde bulundu: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Pandemiden, diğer kırılgan ve dezavantajlı gruplar gibi LGBTİ+ bireyler de çok etkilendi. Pandemi yardımlarının verilmesi gibi konularda yine aynı eşitsizlik söz konusu oldu. Araştırmaya göre pandemide iş bulmakta güçlük çeken LGBTİ+ bireylerin önemli bir bölümünün gelecek kaygısı iyice derinleşti. Zaten işsizlik sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda olan kişiler, bu durumun LGBTİ+ bireyleri daha olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Çalışan LGBTİ+ bireyler, iş hayatında sistematik olarak ayrımcılığa uğrayan bir grup. Doğrudan ya da dolaylı, bilinçli ya da bilinçsiz karşılaşılan sorunlar var. Her sene yaptığımız bu araştırmada veriler kendini tekrar ediyor. İş yerlerinde ayrımcılığa maruz kalıyorlar, terfileri engelleniyor, nefret söylemine maruz kalıyorlar, hakarete uğruyorlar, işe alım sürecinde de zaten çeşitli toplumsal normlar yüzünden örselenebiliyorlar.”</span></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-76162 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-640x363.jpg" alt="Kaos GL Rapor" width="640" height="363" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor.jpg 953w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>&#8216;İş Yerini Kapatmak Zorunda Kalan İnsanlar Var&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">LGBTİ+ bireyler söz konusu olunca iş yerindeki psikolojik şiddetin bile yönü değişiyor. Bu psikolojik şiddet, genelde patronlar ya da müdürler tarafından yukardan aşağıya doğru uygulanıyor. Ancak bu durumda, “gey” olduğundan şüphelenilen bir iş veren veya müdür olunca tehdit ediliyor, aşağılanıyor, damgalanıyorlar. İş yerini kapatmak zorunda kalan insanlar var.</span></p>
<h5><b>&#8216;İŞKUR Aracılığıyla İş Aramaktan Kaçınıyorlar&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Zaten iş ararken türlü sorunlarla karşılaşan LGBTİ+ bireyler, hükûmet tarafından da ayrımcılığın her türlüsüne maruz kaldıkları için devlet kurumu olan İŞKUR veya özel istihdam büroları aracılığıyla iş aramaktan kaçınıyorlar. Çünkü güvenleri yok. Her yıl olduğu gibi 2021’de de çok düşük olan bu durum, LGBTİ+ çalışanların bu kanallara güvenmediklerine ve “fişlenme” riskine yönelik şüphelerine işaret ediyor. Ayrıca araştırma işsizlik sorunu yaşayan LGBTİ+ bireyler genellikle lisans ve lisansüstü eğitimli olmalarına rağmen onların işsizlik oranlarının yüksek olduğunu da ortaya koyuyor.</span></p>
<h5><b>&#8216;Diyanet’in Akıllara Ziyan LGBTİ+ Açıklaması&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 raporunda diğer yıllara göre iki olgunun dikkatlerini çektiğini vurgulayan Kaos GL İnsan Hakları Programı Koordinatörü Murat Köylü şöyle devam etti: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Birincisi hükûmet, LGBTİ+ bireyler için uluslararası insan hakları taahhütlerine uygun bir tutum içinde değil. Nefreti körükleyen ve insanları neredeyse terörist olmakla suçlayan bir yaklaşımı var. Bu yaklaşımın, iş yerlerindeki mevcut olumsuz ortamı körüklediğine dair birçok katılımcı paylaşımı oldu. İkinci olgu ise Diyanet’in akıllara ziyan LGBTİ+ açıklaması. Diyanet, pandemilerin LGBTİ+ bireylerden ve nikahsız yaşayanlardan kaynaklandığı açıklamasını yapmıştı, ardından birçok hükûmet yetkilisi de Diyanet’i destekleyen ifadelerde bulunmuştu. Bir yandan pandemi korkusuyla yaşamak zorunda olan LGBTİ+ bireyler, diğer yandan da pandeminin nedeni gibi gösterildiler.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76163 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor-640x368.jpg" alt="LGBTİ rapor" width="640" height="368" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor-640x368.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/lgbti-rapor.jpg 1020w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>‘Ayrımcılıkla Karşılaşmamak İçin Evden Çalışmayı Tercih Ediyorlar’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Katılımcılar, pandemi sürecinin hem olumlu hem olumsuz yanları olduğunu söyledi. Evlilere daha fazla alan ayrıldığı, tayinlerinin daha kolay yapıldığı, eğer mesai yapılacaksa bekârların mesaiye daha uygun olduğu gibi iş hayatı normları var. LGBTİ+ bireylerin hakları hukuken gasbedildiği için evlenemiyorlar. Evlilikle gelen resmî ve resmî olmayan haklardan bu nedenle faydalanamadılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan raporda olumsuzluktan kaynaklanan olumlu bir durum ortaya çıktı. Bazı insanların iş yerlerindeki durum o kadar kötü ki pandemi döneminde evden çalışmak ve işe gitmemek olumlu bir durum olarak belirtildi. Denize düşen yılana sarılır misali erkek egemen iş ortamından fiziksel olarak uzaklaştıklarında kendilerini daha güvende hissettiklerini aktardılar. Kötü şakalar ve imalarla karşılaşacaklarına evden çalışmayı tercih ediyorlar. </span></p>
<h5><b>‘İnsan Hakları Günün’nde Yeni Bir Metin Duyuracağız’</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu raporu, sadece sorunları ortaya koymak adına değil, aynı zamanda bu sorunlara çözüm önerileri de getirebilmek için çalıştıklarını ifade eden Köylü, “Bu araştırmayla hem özel sektöre hem de kamu yönetimine önerilerde bulunuyoruz. Bu önerileri bilgi temelinde kurduk. 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde, hem hukuka hem de araştırma sonuçlarımıza dayandırdığımız, şirketlere yönelik bir metin oluşturduk ve onu duyuracağız. Amacımız çözüm ortağı olmak, insan hayatını kolaylaştırmak ve toplumsal barışa hizmet etmek,” şeklinde konuştu. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76164 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor-640x363.jpg" alt="Kaos GL Lgbti rapor" width="640" height="363" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor-640x363.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-lgbti-rapor.jpg 784w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>Ayrımcılıkla Mücadele İçin Çözüm Önerileri </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Köylü, LGBTİ+ bireylerin kamu ve özel sektörde ayrımcılığa ve nefret söylemine maruz kalmamaları/bırakılmamaları için işverenler ve işletmeler için ne tür öneriler getirilebileceği konusunda raporun çıktılarını şöyle aktardı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Otuz kırk sene önce Türkiye’den çok daha kötü durumda olan ülkelerin hem kamu hem de özel sektör çalışanları için yapılan iyi çalışma örnekleri var. İngiltere, İzlanda ve İsveç gibi ülkeler başarabildiyse biz neden başaramayalım?”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Buradan hareketle sistematik bir ayrımcılık olduğu için yapısal önlemler alınmalı. İş Kanunu, nefret suçlarını önleyen, eşitliği sağlayan mevzuatlar hataya geçirilmeli. Ulusal mevzuatta ayrımcılık temellerini yasaklayabiliriz. Özellikle AİHM’nin (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) kararları ve Anayasa’mızın eşitlik ilkesi doğrultusunda kararlar verilmeli.”</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76165 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1-640x370.jpg" alt="Kaos GL" width="640" height="370" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1-640x370.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-1.jpg 731w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<h5><b>‘&#8217;Gölge Etme Başka İhsan İstemem&#8217; Noktasına Kadar Geldik&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Hükûmetin verdiği mesajın, kamu çalışanlarını etkileyeceğine değinen Köylü, ”Özel sektör tarafında da işverenler ve kurumlar, yaşanan sorunları araştırmalı ve hem makro hem mikro düzeyde çözümler üretmeli. Irkçılık ve cinsiyetçilik nasıl kötü bir şey ise “homofobik” ve “transfobik” olmak da benzer kötüdür. Bunları yapabilmek için de bir diyalog ortamını tesis etmek, harekete geçmek için bir adım olabilir.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Devletin görevleri arasında bu adımları atması zaten varken devlet adına konuşanlar çıkıp pandemi gibi bir durumu LGBTİ+ bireylere yüklemeye kalkıyorlar. Hâl böyle olunca biz neredeyse ‘Gölge etme başka ihsan istemem’ noktasına kadar geldik.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“LGBTİ+ bireyler, güçsüzleştirilmiş ve hakları ellerinden alınmış kişiler ama onlara ‘mağdur’ veya zor durumdaki insan gözüyle bakmak yerine tam tersine ‘Bu, benim de derdim’ hassasiyetinde olarak en büyük desteği vermiş olursunuz. Ayrıca politika ve yasa yapıcıları bir yurttaş olarak iyileştirici kararlar almaları noktasında desteklemek çok değerli olacaktır,” dedi.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ+</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>ların Durumu Raporundan Önemli Çıktılar </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">– 633 kişinin katıldığı “Türkiye’de Özel Sektör Çalışanı Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans, İnterseks ve Artıların Durumu” araştırmasının sonuçlarına göre LGBTİ+ çalışanların sadece yüzde 17’si iş yerinde açık olabiliyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76166 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim-640x317.jpg" alt="Kaos GL rapor eğitim" width="640" height="317" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim-640x317.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-rapor-eğitim.jpg 801w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– 3 katılımcıdan 309 kişi (%48,8) lisans mezunu olduğunu beyan etmiştir. Eğitim durumunu lisansüstü olarak belirten katılımcı sayısı 139 (%22,0), lise olarak belirten katılımcı sayısı 100 (%15,8) ve ön lisans olarak belirten katılımcı sayısı 77’dir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– LGBTİ+ çalışanların sadece yüzde 10’u, işe alım sürecinde açık davranıyor. Ayrımcılığa uğrama ve başvurunun kabul edilmemesi korkusu; cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve cinsiyet özelliğini saklamaya zorluyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76168 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel-640x305.jpg" alt="Kaos GL açık özel" width="640" height="305" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel-640x305.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kaos-gl-açik-özel.jpg 759w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– İş yerlerinin çoğunda ayrımcılığa yol açan kural ve uygulamalar yer alıyor. LGBTİ+ çalışanlar; ayrımcılık karşısında işlerini kaybetme korkusu, daha ağır bedeller ödeme olasılığı, cinsel kimliklerinin kendi kontrolleri dışında açığa çıkmasından çekinme, iş dışındaki hayatlarında karşılaşabilecekleri zorluklar ve benzeri nedenlerle haklarını arayamıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76169 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik-640x409.jpg" alt="Ayrımcılık" width="640" height="409" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik-640x409.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/ayrimcilik.jpg 751w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Özel sektör çalışanı LGBTİ+ bireyler; ulusal mevzuatta ayrımcılık yasağı, hükûmetin sorumluluk ile liderlik üstlenmesi ve toplumsal farkındalık kampanyaları talep ediyor.</span></p>
<h5><b>Türkiye’de Kamu Çalışanı LGBTİ+</b><span style="font-weight: 400;">’</span><b>ların Durumu Raporu&#8217;ndan Önemli Çıktılar </b></h5>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76170 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik-640x375.jpg" alt="Kamu" width="640" height="375" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik-640x375.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-açik.jpg 837w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– 221 kişinin katıldığı kamu araştırması sonuçları ise iş yerinde gizlenmek zorunda kalmanın, kamuda daha ağır sonuçlara yol açtığını gösteriyor. Kamu çalışanı LGBTİ+ bireylerin sadece yüzde 6’sı iş yerinde açık davranabilirken raporda, iş yerinde açık olamamanın da bir ayrımcılık olduğu vurgulanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Rapora göre kamu çalışanı LGBTİ+ bireylerin yüzde 82’si ya doğrudan ayrımcılıkla karşılaşıyor ya da kimliğini gizlemek zorunda kalarak ayrımcılığa maruz bırakılıyor. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-76171 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret-640x268.jpg" alt="Nefret" width="640" height="268" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret-640x268.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/kamu-nefret.jpg 837w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Anket kapsamında “Çalıştığınız kurumda LGBTİ+ bireylere yönelik herhangi bir nefret söylemiyle karşılaştınız mı?” sorusu karşısında katılımcıların yüzde 40’ı herhangi bir nefret söylemiyle karşılaşmadığını bildirirken yüzde 60’ı nefret söylemine maruz kaldığını beyan etmiştir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">– Katılımcılara sorulan, “Sizce kamu kurumlarında LGBTİ+ çalışanlara dönük ayrımcılığa karşı alınması gereken en öncelikli üç önlem neler olabilir?” sorusu karşısında LGBTİ+ hakları konusunda alınması gereken “yasal önlemler” kategorisi öne çıkmıştır. Mevzuatın evrensel insan hakları kriterlerine göre güncellenmesi taleplerini, sırasıyla “hükûmetin sorumluluk ve liderlik üstlenmesi” ve “kurum içi mevzuatta ayrımcılık yasağına” ilişkin talepler izlemiştir.</span></p>
<p><b>ÇİZİMLER: Gülçe-Gülnaz </b><b>| </b><b>KaosGL.org</b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/22/pandemide-derin-issizlik-kamu-ve-ozel-sektorde-lgbtilarin-gelecek-kaygisi/">Pandemide Derin İşsizlik: &lt;br&gt; Kamu ve Özel Sektörde, LGBTİ+’ların Gelecek Kaygısı </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>140journos Belgeseli ve Gençlerin Umutsuzluk Duvarı&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/140journos-belgeseli-ve-genclerin-umutsuzluk-duvari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Gerek]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Apr 2021 14:00:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[140Journos]]></category>
		<category><![CDATA[genç işsizliği]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih Tekerrür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gençler belli ki çok dolu ve 140journos Youtube videosunun altını hayal kırıklığı duvarına çevirmişler. “Kalite ve kalifikasyon noktasında kendini ispat edebiliyorsa bir genç iş bulur” sözlerine karşılık; 'gençler sorunlarına çözüm olacak sözler istiyor' demek isterdim ama bu yazı zaten gençlerde böyle bir umudun kalmadığını anlatıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/140journos-belgeseli-ve-genclerin-umutsuzluk-duvari/">140journos Belgeseli ve Gençlerin Umutsuzluk Duvarı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>&#8217;23 yaşındayım. üniversite son sınıf öğrencisiyim. evimiz sobalı ve soguk olduğu için okuduğum memlekette hem çalışıp hem okuyorum. acıktığım zaman markete geçince iştahım kaçıyor. çünkü maddi durumuma göre alacak bir şey bulamıyorum. annem babam abim yıllardır çalışıyorlar ama hala ne bir ev ne bir araba alabildik. ailece hayatımızda 1 kere tatil yapabildik. bu yıl kpssye hazırlanıyorum kitaplar o kadar pahalı ki mecburen korsan almak zorunda kalıyorum. artık öğün atlamak için ev arkadaşımla geç uyanmaya başladık. 5 ayda 10 kilodan fazla bulgur yemişiz bi 10 kilo da makarna vardır. sadece bu iki besinle beslenir olduk. meyve bile yiyemiyoruz. bizim durumumuz böyle olmasına rağmen sokağa çıktığımda kendimi nispeten zengin bile hissediyorum. insanlar kar yağarken bile gecenin karanlığında çöp topluyor. çocukların çoğunun düzgün montları yok. geçen markete girerken bir baba görevliye çocuğum kapıda bekleyecek göz kulak olur musunuz dedi. adam muhtelemelen çocuğuna çukulata bile alamayacak durumda. sokakta aç insanlar görüyorum. bıktım artık kahrolmaktan.&#8217;</em></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68702 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari-640x213.jpg" alt="140journos Belgeselinin Ardında Bıraktığı Youtube Yorumları" width="370" height="123" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari-640x213.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari-1024x341.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/140journos-belgeselinin-ardinda-biraktigi-youtube-yorumlari.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" />Bu yorum 140Journos’un son belgeseli Tarih Tekerrür’ün Youtube sayfasında içinde yaşadığımız döneme dair hayal kırıklığı ve umutsuzlukla yazılan binlerce yorumdan sadece birisi, bu yazı da bu hayal kırıklıklarına dair bir yazı. Yorumlar gördüğüm kadarıyla @mortifera adlı Twitter hesabının paylaşımıyla sosyal medya gündemine geldi. Yorumlardan en çok etkileşim alanlardan birisi bu yukarıdaki yorum. Mevcut ekonomik döneme dair dar gelirli ailelerin durumunu özetleyici ve bir o kadar da can yakıcı bir yorum. Biz iktisatçılar yaşanılan yoksulluğu büyüme, işsizlik ve enflasyon verileriyle basitçe rakama indiriyoruz ve bir yandan da durumu istemeden normalleştiriyoruz. Fakat normalleştirdiğimiz milyon hikayelerinin de birçoğu aslında yukarıdaki hikayelerden. O nedenle vakaları da istatistiklerle birlikte kamuoyunun önüne çıkarmak gerekiyor. Yorumu yazan üniversite öğrencisi muhtemelen haziran ayı içerisinde mezun olacak ve karşılaşacağı durum TÜİK’in son açıkladığı 2021 şubat ayı verilene göre gençlerin %26,9’unun işsiz olduğu bir durum. Hele kadınsanız genç işsizlik oranı %34,7’ye çıkıyor. Durumu gençler için daha da korkunçlaştıran ise işgücüne katılım oranının %38,5 olduğu bir durumda bu işsizlik oranları var. Kadınlarda durum yine daha da kötü: genç kadınların işgücüne katılım oranı %26,6. Karamsarlığı daha da arttıracak veri ise genç kadınların istihdam oranı aslında sadece %17,4. Bu şu demek oluyor: 15-24 yaş arasındaki kadın nüfusu 5 milyon 769 bin ve bu 5 milyon 769 bin kişiden sadece 1 milyon 2 bini istihdam edilmiş. Bu genç insanların bir kısmı iş aradığı halde iş bulamazken çok büyük bir kısmı iş arama ümidini de kaybettiğinden istihdam piyasasına girmemekte. İşgücü piyasasına girmeyen genç kadın nüfusu 4 milyon 235 bin. Toplam 11 milyon 826 bin gencimizden ise sadece 3 milyon 327 bini istihdam edilmiş. Kabaca her 100 gençten 61’i çalışmıyor bu ülkede çünkü istihdam yaratılamıyor yıllardır ve KPSS en son küçük bir umut olarak kalıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Umutsuzluğu arttıran tek etken istihdam piyasasındaki sıkıntı değil elbette. Son yıllarda çok fazla üniversite açılmasıyla birlikte daha fazla genç daha fazla hayaller kurmaya başladı. Daha fazlasını hayal eden gençler haliyle de daha fazla umutsuzluğa ve hayal kırıklığına uğruyor. Bazı gençler yorum kısmında okumanın kendilerine iş bulma konusunda bir katkısı olmadığını söylüyor, “keşke okumasaydım” yazmış bir kısmı. Bu da bugünün Türkiye’sinde gençlerin hayal kırıklığı ve umutsuzluk içerisinde olmasına başka bir etken. </span></p>
<h5><strong>Alım Gücü Giderek Düşüyor</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncü bir etken ise yıllardır kur ve enflasyonun yukarı yönlü hareketiyle birlikte alım gücünün düşüşü. Kriz dönemlerinde insanların alım gücü düşer ama gençlerin hayalini kurduğu ev ve arabalar da hayal olmaktan çıktı. Bugün işe girseler dahi gençlerin artık ev ya da araba alma hayali yok. Alım gücündeki düşüşle umutlardaki düşüş paralel gitmiyor. Yukarıdaki yorumu yazan genç de zaten tüm aile olarak çalıştıkları halde ev ya da araba alamadıklarını söylüyor. Araç piyasasında henüz hareket etme kabiliyetini kaybetmemiş olan bir Broadway araba bile şu an 30 bin TL civarında.  Bankadan 60 ay (yani 5 sene) vadeli kredi ile almak istediğinizde aylık ödemesi 850 TL. Asgari ücretle çalışan birisi Broadway’i bu durumda kolay kolay alamaz. Broadway arabadan bahsediyoruz, bir aracın en temel özelliklerine sahip: hareket edebilme kabiliyeti ve üstünün kapalı olması. Aslında asgari ücretin kendisi arabasız hayata bile yetmiyor. Broadway almanın zorlaştığı bir yerde ev hayali zaten kurulamaz olsa gerek. Halbuki bu toplumda refaha dair hayaller ev ve arabayla başlardı. Kur ve enflasyon etkisiyle insanların en ortak refah hayalleri diyebileceğimiz ev ve arabanın fiyatları çok hızla yukarı çıkarken gençlerin (eğer iş bulabilirlerse) alacakları maaş ise asgari ücrete yakınsıyor. Para biriktirerek almaya çalıştıkları basit şeyler bile onlara yaklaştıkça yeniden gelen enflasyon dalgasıyla uzaklaşıyor. Yorumlarda 21 yaşındaki başka bir üniversite öğrencisi, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bana KYK bursu çıkmadı mecburen kredi çekmek zorunda kaldım. Yoksa hiçbir temel ihtiyaçlarımı karşılamayacaktım. Telefonum bozuldu ve telefon alabilmek için para biriktirmeye çalıştım, ne zaman parayı tamamlayıp alabilecek seviyeye gelsem zam geldi alamadım. Yaklaşık 9-10 ay sonra alabilmiştim.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> şeklinde yazmış. Diğer birçoğu için ise aile içinde kişisel ihtiyaçlarına para kalmadığını söylüyor. Yeni mezun birisi, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Karakalem yapıyorum ve defterim bittiğinde alamıyorum… Suratım azıcık gülsün diye yarım litre sıvı yağdan olamayız.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> yazmış. Bu uzun süredir yükselen kur ve fiyatlar seviyesinin hayallerin daha önceki krizlerden çok daha kötü şekilde yıkılmasında bir diğer neden.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dördüncü bir etken ise ülkedeki artan gelir dağılımı bozukluğu. Kriz dönemlerinde dünyada gelir dağılımı daha fazla bozulur. 2018 krizini atlatamamış bir ülke üzerine bir de pandemi ile de karşılaşınca çok muhtemelen gelirin tarihte en eşitsiz dağıldığı dönemini yaşıyoruz. Pandemi dönemi ülkeyi gelir seviyesini koruyabilenler ve koruyamayanlar şeklinde öyle bir ani ayrıştırdı ki biz bu dönemde iki farklı dünyada yaşıyor gibiyiz. Hatta pandemi döneminde iş bulabilmek için hizmet sektöründe kuryelik yapan gençlerin bu gelir eşitsizliğinden daha fazla etkilendiğini tahmin ediyorum. Gerek yaptıkları işin aldıkları eğitimle uyumsuzluğu ve zorluğu gerekse de kendi refah seviyelerinden yüksek insanlarla daha etkileşim halinde olmaları onları daha da çok etkiliyor olmalı. Üzerine iktidarla bağlantılı olan kişilerin işe daha kolay erişebilmeleri ve yaşanan lüks hayatların sosyal medyada görkemli şekilde sunulması da adalet duygusunu zedeliyordur. Gelir dağılımındaki bu sorunlar da gençlerin hayal kırıklığını daha da arttırmış olmalı.</span></p>
<h5><strong>Gençlerin Umudu da Beklentisi de Yok</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Beşinci bir etken 140journos belgeselinde Nesrin Nas’ın çok sarih bir şekilde ifade ettiği üzere eskiden insanlar işler kötüye gittiğinde düzenin değişeceğini umut eder, değişimi beklerdi. Kötü zamanlarda umutlar buradan beslenirdi. Şimdiki gençlerin ise artık böyle bir beklentisi yok. Sanki bu düzen artık hiç değişmeyecekmiş gibi bir varsayım içerisindeler ve bu da geleceğe dair ümitsizliklerini arttırıyor. 20’li yaşlarındaki gençler hayatlarında sadece bir iktidar görmüştür. Haliyle de hayatında farklı iktidar görmemiş gençlerin geleceğe dair bir değişim beklentisi içerisinde olamaması ve içinden geçtikleri zorluklardan bir değişimle çıkılamayacağı düşüncesi hayal kırıklıklarını daha da arttırıyor olmalı. Aslında TÜİK verilerinden istihdam oranlarına bakarsak Ak Parti döneminde gençlerin istihdam oranının en düşük olduğu dönem hala 2009 yılı şubat ayı. 2008 ekonomik krizinin etkilerinin en şiddetli görüldüğü dönem. Fakat o dönemki şokta bu kadar ümitsiz ve hayal kırıklığına uğramış bir gençlik olmadığını hatırlıyoruz ya da en azından ben öyle hatırlıyorum. O dönem şokun içerden gelmediği ve mevcut iktidarın kötü yönettiği durumda değişeceğine dair umutların olduğu bir dönemdi. Artık böyle bir durum yok.  Tüm bu gençleri ekonomik anlamda umutsuz yapan hayal kuramaz hale getiren faktörlerin bir pandemi hayatı içerisinde yaşanıyor olması ve düşüncelerini özgürce ifade etmekten çekinmeleri umutsuzluk katsayısını elbette daha da çok arttırıyordur. Gençlerin yazdıklarından gördüğüm tek umut kapısı olarak kendilerini yurtdışına atmak kalıyor. Yeditepe Üniversitesi ve Mak Danışmanlık işbirliği ile gerçekleştirilen <a href="https://yeditepe.edu.tr/tr/basinda-yeditepe/genclerin-yuzde-76si-daha-iyi-bir-gelecek-icin-yurt-disinda-yasamak-istiyor" target="_blank" rel="noopener">bir çalışmaya göre</a> gençlerin %76’sı daha iyi bir gelecek için yurt dışında yaşamak istiyor (1). Nitekim ilk paragrafı yazan kişi yorumunu şu ifadelerle bitiriyor:</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Diplomamı alır almaz para biriktirip yurtdışına çıkmak istiyorum. Dışarıda vahşet ve katliam var. Her gece bu sistemin içinde olmaktan nefessiz kalana kadar ağlıyorum. Dayanamıyorum artık. Kendime bir dondurma alsam bile vicdan azabı çekmekten yoruldum. Hevesim kalmadı artık</span><i><span style="font-weight: 400;">.</span></i></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben bu yazıyı bitirdiğimde 24188 yorum vardı. Birilerinin gençlerin durumunu anlatmasını dinlemek sanırım (kendi durumunu bilen) gençlere çok ağır gelmiş.  Mustafa Hoş’un “şefkatli ve sıcak bir el Türkiye haritasını okşasa hüngür hüngür ağlayacak kadar doluyuz” sözlerindeki duygusallığa benzer şekilde gençler belli ki çok dolu ve bir Youtube video altını hayal kırıklığı duvarına çevirmişler. “Kalite ve kalifikasyon noktasında kendini ispat edebiliyorsa bir genç iş bulur” sözlerini değil &#8216;sorunlarına çözüm olacak sözler istiyor&#8217; gençler demek isterdim ama bu yazı zaten gençlerde böyle bir umudun kalmadığını anlatıyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/16/140journos-belgeseli-ve-genclerin-umutsuzluk-duvari/">140journos Belgeseli ve Gençlerin Umutsuzluk Duvarı&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Gençler Hayal Kuramıyorlar’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/19/gencler-hayal-kuramiyorlar/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/19/gencler-hayal-kuramiyorlar/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Baştuğ Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 May 2019 13:47:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[19 Mayıs]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[genç]]></category>
		<category><![CDATA[gençler]]></category>
		<category><![CDATA[Habitat]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[sezai hazır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38854</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye, bir süredir Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı işsizlik rakamlarını ve bu rakamların genç nüfus içinde de ciddi olarak arttığını konuşuyor. Bu konuya, dün yayımladığımız ‘Gençler İş ve Söz Sahibi Olmak İstiyor’ haberimizde de değinmiş, ülkenin farklı kentlerinden gençlerin sorunlarının başında işsizliğin geldiğine yer vermiştik. Bugün 19 Mayıs 2019, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı 100. kez kutluyoruz. Peki, gençliğin 100. kez bayram kutladığı Türkiye’de, gençlerin beklentileri ve bu bağlamda atılması gereken adımlar neler?  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/19/gencler-hayal-kuramiyorlar/">‘Gençler Hayal Kuramıyorlar’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gençlerin sorunlarını ve gündemlerini gençlere soran ve yakın zamanda ‘Gençlerin İyi Olma Hali Raporu’nun ikincisini yayımlayan Habitat Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Hazır ve Argetus Araştırma Danışmanı, Sosyolog ve İlahiyatçı Erol Erdoğan ile bu beklentileri ve atılması gereken adımları konuştuk.</p>
<p>Gençlerin en önemli sorunlarının başında işsizliğin geldiğini söyleyen Sezai Hazır, gençler adına bazı olumlu adımların atıldığını, ancak eğitim içerikleri acilen geliştirilmeden bunun yeterli olmayacağını söylüyor.</p>
<p>Atatürk’ün geleceği gençlere emanet ettiğini kaydeden Hazır, “Bunun en büyük nedeni ise geleceği gençlerde görmesi ve savaş döneminde gençlerin elini taşın altına koyarak ülkenin kurtuluşu için savaşması. Maalesef bugün gençlerin geleceğe yönelik umutlarında ciddi bir kırılma yaşanıyor. Gençler hayal kuramıyorlar. Gençlerin hayal kurabilecekleri ortamlar yaratmamız gerekiyor” diyor.</p>
<p>Erol Erdoğan da gençlerin bir önceki nesille devasa iletişim sorunları olduğunu ifade ediyor. Eğitimin birincil değil, ikincil amaçlarına yönelindiğini belirten Erdoğan,  “Gençleri sürekli ‘sorun’ kelimesiyle yan yana kullanan büyükler, arada bir aynaya bakmalı. Bence gençler büyüklerin güç alanına girinceye kadar çok iyiler, sonra sorunlar başlıyor” şeklinde konuşuyor.</p>
<p>Önce Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Hazır’a sorduk&#8230;</p>
<blockquote><p>İlginizi Çekebilir : <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/18/gencler-is-ve-soz-sahibi-olmak-istiyor/">Gençler İş ve Söz Sahibi Olmak İstiyor</a></p></blockquote>
<p><strong> </strong></p>
<figure id="attachment_38861" aria-describedby="caption-attachment-38861" style="width: 227px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38861" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/Sezai-Hazır1-e1558273372890-1.jpg" alt="" width="227" height="279" /><figcaption id="caption-attachment-38861" class="wp-caption-text">Sezai Hazır</figcaption></figure>
<p><strong>‘Gençlerin En Önemli Sorunu İşsizlik’</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de genç nüfusun sorunları nelerdir? Genç nüfusun eğitime ulaşması noktasında sorunlar yaşadığını düşünüyor musunuz? Bu yüzde kaçlık bir orandır?</strong></p>
<p>Türkiye’de gençlerin en önemli sorunlarının başında işsizlik geliyor. Habitat Derneği olarak 2017 ve 2019 yıllarında yayımladığımız, Gençlerin İyi Olma Hali Raporları arasındaki farklara baktığımızda, işsizliğin gün geçtikçe daha da yükseldiğini görüyoruz. 2019 yılı verilerine bakacak olursak, her 4 gençten 1’i işsiz konuma düşmüş bir durumda. Bu nedenle gençlerin birinci derecedeki sorunu işsizlik ve bu işsizliğin çözülmesi konusunda, yenilikçi ve yaratıcı iş fikirlerinin geliştirilmesi için teşviklerin olması gerekiyor. Gençlerin yeni kariyer planlamasına yönlendirilmesi, yetkinliklerinin artması ve geliştirilmesine yönelik eğitim politikalarının da bu doğrultuda gözden geçirilmesi gerekiyor.</p>
<p><strong>Gençlerin 4’te 1’i Yurt Dışına Gitmek İstiyor</strong></p>
<p><strong>Gençlerin geleceğe dair hayalleri, hedefleri, umutları nelerdir? Gelecek planları, eğitim anlamında ne şekilde? Üniversite eğitimini sürdürmek, Türkiye&#8217;de yaşamak, kendini eğitmek ya da yurt dışında eğitim görmek gibi… </strong></p>
<p>2017 ve 2019 araştırmalarının mukayeseleri yapıldığında, geleceğe umutla bakanların oranlarında yüzde 18’lik bir düşüş olduğunu görüyoruz. Yani gençler maalesef, geleceğe umutla bakmıyorlar. İşsizlik sorununun çözülmediği müddetçe de gençlerin geleceğe umutla bakma oranında düşüşün olacağını düşünüyorum. Bir başka konu da, gençlerin yurt dışında yaşama istekleri ve eğitimlerine yurt dışında devam etme istekleri. Gençlerin dörtte biri, yurt dışında yaşamak ve eğitimlerine orada devam etmek istiyor. Bu durum aslında, Türkiye’deki eğitim fırsatlarının ve eğitim kalitesinin iyileştirilmesi konusunda ciddi sıkıntıların olduğunu gösteriyor. Bütün dünya artık önümüzdeki 10 yıl içerisinde, bugünkü mesleklerin yüzde 60’nın olmadığı varsayımından yola çıkarak, gençlerin gelecekteki bu değişecek mesleklere adapte olabilmesi için, yetkinliklerinin artırılması ve geliştirilmesi konusunda mekâna ve zamana dayalı olmayan eğitim sistemi geliştirilmesi üzerinde yoğunlaşıyor. Yani gelecekteki mesleklere adapte olan genç profilin, sorun çözme konusunda kapasitelerinin geliştirildiği, takım çalışmasına yatkın ve yaratıcı düşünebilen, yenilikçi fikirlere açık, uluslararası süreçleri takip edebilmek için dil bilen, teknolojiyi çok iyi kullanabilen gençlerin yetiştirilmesi önemli. Bu nedenle özellikle yetkinlikler konusunda eğitim içeriklerinin geliştirilmesi, acil ve önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p><strong>Ülke genelinde genç nüfusa yönelik politikalara eleştirileriniz var mı? Varsa neler?</strong></p>
<p>Türkiye nüfusuna bakıldığı zaman genç bir ülke olduğunu görüyoruz. 15-25 yaş arasındaki grup, Türkiye’nin büyük bir nüfusunu teşkil ediyor. Türkiye’nin yarısı neredeyse genç bir nüfus ama bu genç nüfusa uygun politikalar yeterli mi, bence değil. Fakat önemli adımlar da atılıyor, bunu da göz ardı etmemek gerekir.</p>
<p><strong>‘Eğitim İçerikleri Geliştirilmeli’</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de gençlere yönelik olumlu bulduğunuz politikalar var mı? Varsa neler? Yoksa veya eksik bulduklarınız varsa, neler yapılmalı?</strong></p>
<p>Özellikle gençlerin gönüllü çalışmalara katılımı konusundaki bir takım mevzuat düzenlemeleri, 10 yıl önceki durumla değerlendirildiğinde geliştirilmiş durumda. Gençlerin siyasi katılım konusundaki yasal engelin kaldırılması, 18 yaşında gençlerin de bugün artık seçme ve seçilme hakları konusundaki pozitif birçok düzenleme yapıldığını görüyoruz. Yine gençlerin işlerini kurmalarıyla ilgili özellikle hibeler ve kaynaklardan yararlanma konusunda pozitif ayrımcılığa tabii tutulması konusunda önemli mevzuat çalışmaları yapılıyor. Fakat yine de bunlar yetersiz. Bence en önemli ve temel sorun gençlerin işlerini kurma konusundaki becerilerini ve özgüvenlerini geliştirecek eğitim sisteminin yeniden ve ciddi bir şekilde düzenlenmesi. Çünkü bütün bu kaynakları gençlerin pozitif olarak kullanması konusunda yasal düzenlemeler yapabilirsiniz, gençlerin siyasi katılımı konusunda da düzenlemeler yapabilirsiniz. Ama gençlerin istihdam edilebilirliği ve işlerini kurması konusunda girişimcilik politikalarını teşvik edecek eğitim içerikleri oluşturmazsanız ve bu konuda zenginleştirecek adımlar atamazsanız, bütün bu yasal düzenlemelerin çok ta bir anlamı olmaz. Bu nedenle önemli yasal düzenlemelerin yapılmasıyla birlikte, özellikle kapasitelerini geliştirecek ve yetkinliklerini artıracak eğitimlerin ve içeriklerinin geliştirilmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>‘Gençler Hayal Kuramıyorlar’</strong></p>
<p><strong>19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı&#8217;nda, Türkiye geneline iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?  </strong></p>
<p>19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, dünyada gençlere armağan edilen tek bayram ve bu yapan tek ülkeyiz. Cumhuriyet kurulurken Mustafa Kemal Atatürk, geleceği gençlere emanet etti. Bunun en büyük nedeni ise geleceği gençlerde görmesi ve savaş döneminde gençlerin elini taşın altına koyarak ülkenin kurtuluşu için savaşması. Çünkü Kurtuluş Savaşı’nda, lisede ve üniversitede okuyan o gençler ülkenin kurtuluşu için savaştılar ve çoğu şehit oldu. Bu yıl 19 Mayıs’ın 100. yılı olduğu için de daha çok önem kazanıyor hepimiz için. Bugünkü araştırmalara baktığımızda maalesef gençlerin geleceğe yönelik umutlarında ciddi bir kırılma yaşanıyor. Gençler hayal kuramıyorlar. Gençlerin hayal kurabilecekleri ortamlar yaratmamız ve 19 Mayıs Atatürk&#8217;ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı sadece bir yürüyüş ve resmi törenlerden çıkarıp; gençlerin geleceğine yönelik fikirleri tartıştıkları, geleceklerine yönelik politikaları konuştukları ve bu konular hakkında çalıştayların yapıldığı bir hafta olması gerektiğini düşünüyorum. Ve gençlerin yeni kariyer yolculuklarında, ‘başka bir kariyer mümkün’ sloganıyla yola çıkarak, kendilerine ait kararlar aldığı ve bu kararların uygulanmasında rol aldıkları bir bayram hafta olarak kutlanmasını diliyorum.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_38859" aria-describedby="caption-attachment-38859" style="width: 391px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38859" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/Erol-ARGETUS-640x477.jpg" alt="" width="391" height="291" /><figcaption id="caption-attachment-38859" class="wp-caption-text">Erol Erdoğan</figcaption></figure>
<p>Argetus Araştırma Danışmanı, Sosyolog ve İlahiyatçı Erol Erdoğan’la da yetişkinlerin gençlerle iletişim sorununu ve eğitimin amaçlarını konuştuk.</p>
<p><strong>‘Gençlerin Temel Sorunu Anlaşılamamak’</strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de genç nüfusun sorunları nelerdir? </strong></p>
<p>Sosyal, kültürel, dini değişim aralığının yüzyıllardan onlu yıllara inmesinden dolayı, kuşaklar arası farklılaşmanın hızı arttığı gibi, niteliği de çeşitlendi. Bu durum, gençlerle yaşça büyükleri olan aile bireyleri, akrabaları, öğretmenleri, yöneticileri arasındaki iletişim sorunlarını devasa hale getirdi. Bu durum, çok doğurgan bir sorun anlamına gelmekte;  gençlerin yalnızlaşması, gençler ve yetişkinlerin birbirlerini anlayamamaları,  gençlere yönelik politikaların ve gençlik çalışmalarının istenilen sonuca ulaşamaması, psikolojik sorunların artması gibi sonuçlar doğurmaktadır. Ben, gençlerle ilgili temel sorunun ‘anlaşılamamak’ ve ‘iletişimsizlik’ hali olduğunu düşünüyorum. Ancak bu sorunları ‘gençlerin sorunları’ olarak tanımlamak ayrı bir sorun, bunlar ‘toplumun sorunları’ ve büyük ölçüde yetişkinlerin gençliği etkileyen sorunları.</p>
<p><strong>‘Eğitimi İstihdam Amacına İndirgedik’</strong></p>
<p><strong>Genç nüfusun eğitime ulaşması noktasında sorunlar yaşadığını düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p>Genç nüfusun eğitime ulaşması noktasında hala bazı eksikler var; ama eski dönemlere kıyasla, eğitime erişimde ciddi mesafeler aldık. Okul öncesi eğitim, orta öğretim ve yüksek öğretimde okullaşma oranlarımız arttı ve alternatifler çoğaldı. Hatta yetişkinler için yaygın eğitim imkânları da arttı. Dijital mecraların eğitimde kullanılmaya başlanması da ayrı bir avantaj. Ancak genç nüfusumuz dünya devletlerine göre oransal bakımdan çok yüksek olduğu için eğitim alanında ne yaparsanız yapın, her şeyi yaptık, diyemeyiz.  Eğitimdeki sorunların artmasını eğitime erişim konusu üzerinden değil, daha çok eğitime yüklediğimiz anlam ve insan ile eğitim arasında kurduğumuz ilişkiler üzerinden değerlendirmeliyiz. Bu konu uzun bir tartışma gerektirir. Örnek olsun diye iki tespitimi söylemek isterim. Bir: Toplum olarak eğitimin birincil amaçlarına değil daha çok ikincil amaçlarına yöneldik. İki: Eğitim ve ilimi, çoklu değerinden soyutlayarak istihdam amacına indirgedik. Bunlar sorunları arttırıyor ve eğitim faaliyetlerimizi çoraklaştırıyor.</p>
<p><strong>Çok Dil Bilmek Avantaj</strong></p>
<p><strong>Muhafazakâr gençlerin geleceğe dair hayalleri, hedefleri, umutları nelerdir? Gelecek planları, eğitim anlamında ne şekilde? Üniversite eğitimini sürdürmek, Türkiye&#8217;de yaşamak, kendini eğitmek ya da yurt dışında eğitim görmek gibi&#8230; </strong></p>
<p>Türkiye’deki gençlerin ‘yurtdışında okumak’ eğilimleri artıyor. Bu artışta siyasi nedenler olduğu gibi, genel nedenlerin olduğunu da görmeliyiz. Tüm dünyada ‘başka bir ülkede eğitim almak’ eğilimi artıyor. Çünkü seyahat etmek kolaylaştı, teşvikler ve mali destekler arttı, ulaştırma imkânları çeşitlendi. Gençlerimizin yurt dışında eğitim alma isteklerini arttıran sebeplerden biri de son yıllarda yabancı dilin eğitimin belli aşamalarında baraja dönüşmesi, iş ve akademi dünyasında çok dil bilmenin avantajlar sağlamasıdır. Dünyada ‘Uluslararası öğrenci’ sayısı da artıyor. Şu an Türkiye’de de 150 bine yakın uluslararası öğrenci var, bu sayı her yıl artıyor. Genç nasıl bir aileye mensup olursa olsun, az çok benzer hayaller görüyor, benzer ümitler besliyor. İlgili araştırmalarda gençlerin öne çıkan talepleri şunlar: İyi bir eğitim almak, marka değeri yüksek bir okuldan mezun olmak, sağlıklı olmak, iyi bir aileye sahip olmak, seyahat etmek…</p>
<p><strong>Gençler Aileden Koparılmadan Eğitilmeli</strong></p>
<p><strong>Ülke genelinde genç nüfusa yönelik politikalara eleştirileriniz var mı? Varsa neler?</strong></p>
<p>Eğitimin sadece istihdam amacına yönelik kurgulanmasını eleştiriyorum. Bu, hem eğitimin anlamını ve fonksiyonların azaltıyor; hem de eğitime gereksiz yük getiriyor. Gençlerle ilgili ezberlerimiz çok, ön yargılarımız çok, bunlar gençlerle ilişkilerimizi, onları anlamamızı ve onlara yönelik politikalarımızı eksiltiyor. Genç işsizlik artıyor, dolayısıyla istihdam politikalarımızın iyileştirilmesine ihtiyaç var. Lise gençliğini pedagojik, psikolojik, dini ve sosyolojik bakımından olumsuz etkileyecek biçimde ailesinden uzakta olmasına yol açacak, yurt ve okul planlaması gibi politikaların gözden geçirilmesine ihtiyaç var. Ortaokul ve lise çağındaki çocukların aile aidiyetinden uzaklaşmaları, kapitalizm, ideolojik grupların ve derin yapılanmaların işine yarıyor. FETÖ meselesi bunun açık örneğidir. Çocuklar ve gençlerin, aile aidiyetinden kopmadan, gençlik ruhuna uygun biçimde yaşamalarını sağlayacak iklimleri oluşturmalıyız. Gençlerle ilgili son yıllarda ‘kariyer’ kelimesi öne çıkmaya başladı. Daha önce ‘kişisel gelişim’ kavramı popülerdi. Bunlar, gençliği at yarışı gibi gören yaklaşımları içinde barındırıyor. Kariyer, sanatı, şiiri, edebiyatı, iyiliği, dostluğu, arkadaşlığı, aşkı yok sayan bir heyulaya dönüştü. Konuyu masaya yatırmalıyız.</p>
<p><strong>Gençlere Güven Arttı </strong></p>
<p><strong>Türkiye&#8217;de gençlere yönelik olumlu bulduğunuz politikalar var mı? Varsa neler? Yoksa veya eksik bulduklarınız varsa, neler yapılmalı?</strong></p>
<p>Seçilme yaşının düşürülmesi, siyasal katılım imkânlarının artması, eğitim ve spor imkânlarının arttırılması, sanat ortamlarının çoğalması gibi sonuçlara yol açan politikaları olumlu gelişmeler olarak görüyorum. Gençlere güven oranı arttı, ama hala eksik. Gençleri sürekli ‘sorun’ kelimesiyle yan yana kullanan büyükler, arada bir aynaya bakmalı. Bence gençler büyüklerin güç alanına girinceye kadar çok iyiler, sonra sorunlar başlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/19/gencler-hayal-kuramiyorlar/">‘Gençler Hayal Kuramıyorlar’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/19/gencler-hayal-kuramiyorlar/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİSK-AR: Toplu İşten Atma Yasaklanmalı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Aug 2018 12:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK-AR]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29717</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİSK-AR, TÜİK'in açıkladığı Mayıs 2018 işsizlik rakamlarının ardından hazırladığı raporunu paylaştı. Ekonomik kriz ile işsizlik oranlarının artacağını belirten DİSK-AR, toplu işten çıkarmaların yasaklanması başta olmak üzere önerilerini sıraladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/">DİSK-AR: Toplu İşten Atma Yasaklanmalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ‘Mayıs 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri’ ile İŞKUR tarafından açıklanan Temmuz 2018 dönemi verilerini değerlendirdi. TÜİK’in açıkladığı dar tanımlı standart işsizlik oranı yüzde 9,7 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Bu oranın bir önceki yılın aynı dönemine göre düşmüş olduğunu fakat bir önceki aya göre arttığını belirten DİSK-AR mevsim etkilerinden arındırılmış işsizliğin ise bir önceki aya göre 0,3 puan artarak 10,6 olduğunu vurguladı. İşsizlikteki artış eğilimi İŞKUR verileri tarafından da teyit edildi. 2017 Temmuz döneminde 2 milyon 491 bin olan kayıtlı işsiz sayısı Temmuz 2018’de 130 bin artarak 2 milyon 621 bine yükseldi. DİSK-AR’a göre İŞKUR’un işe yerleştirme oranlarının da zayıfladığı görülüyor. Geçen yıl temmuz ayında 108 bin olan İŞKUR işe yerleştirmesi sayısı 2018 temmuz ayında 98 bine geriledi.</p>
<p><strong>‘KRİZİN ETKİSİYLE İŞSİZLİKTEKİ ARTIŞ EĞİLİMİ GÜÇLENECEK’<br />
</strong><br />
TÜİK’in mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verileri ile İŞKUR verilerinin işsizlikteki artış eğilimini ortaya koyduğunu savunan DİSK-AR, “TÜİK verilerinin mayıs ayını yansıtması nedeniyle yükselen enflasyonun ve döviz krizinin açık etkilerini şimdilik görmüyoruz. Ancak İŞKUR verileri işsizliğin artmakta olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda krizin etkisiyle işsizlikte artış eğilimi güçlenecektir” tespitinde bulundu.</p>
<p><strong>İŞSİZLİK EN ÇOK KADINLARI ETKİLİYOR</strong></p>
<p>Verilere göre standart işsizlik yüzde 9,7 iken kentsel genç kadın işsizliği yüzde 28’e yaklaştı. TÜİK ve İŞKUR’un verilerinin işsizliğin en çok kadınları etkilediğini belirten DİSK-AR, “Kadınların bütün işsizlik türlerinde erkeklerden daha fazla işsiz kaldıklarını göstermektedir. Mayıs 2018 TÜİK verilerine göre kadın işsizliği yüzde 12,4 olarak açıklanırken, kentsel kadın işsizliği ve genç kadın işsizliği yüksek oranda seyretmektedir. Tarım dışı kadın işsizliği yüzde 16,1 olarak açıklanırken, genç kadın işsizliği yüzde 23,2, kentsel kadın işsizliği ise yüzde 27,6 olarak hesaplanmıştır” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><strong>‘TOPLU İŞTEN ÇIKARMALAR YASAKLANSIN’</strong></p>
<p>“TÜİK ve İŞKUR verileri ile ekonomide derinleşen kriz işsizliğin önümüzdeki dönemde tekrar tırmanışa geçeceğini gösteriyor” diyen DİSK-AR işsizlik karşısında güçlü politikalara ihtiyaç olduğunu belirterek önerilerini şu şekilde sıraladı:</p>
<p>– Çalışanların sorumlu olmadıkları krizin sonuçlarından korunması için toplu işten çıkarmaların yasaklanmasını istiyoruz. İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.<br />
– İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.<br />
– “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.<br />
– Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.<br />
– Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.<br />
– Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.<br />
– Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.<br />
– İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmeli ve yararlanma koşulları özellikle kriz dönemlerinde kolaylaştırılmalıdır.<br />
– Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım emeği devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/">DİSK-AR: Toplu İşten Atma Yasaklanmalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşsizlik Artmaya Devam Ediyor: Yüzde 10,6</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/issizlik-artmaya-devam-ediyor-yuzde-106/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Aug 2018 08:07:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik oranı]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29682</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK'in açıkladığı resmi istatistiklere göre Mayıs 2018'de işsizlik, yarım puanlık düşüşle yüzde 9,7 olarak gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı ise yüzde 0,3'lük artışla yüzde 10,6 (3 milyon 400 bin) oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/issizlik-artmaya-devam-ediyor-yuzde-106/">İşsizlik Artmaya Devam Ediyor: Yüzde 10,6</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı, resmi kayıtlara göre 2018 yılı mayıs döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 89 bin kişi azalarak 3 milyon 136 bin kişi oldu. İşsizlik oranı yüzde 9,7 seviyesinde gerçekleşti. Mevsim etkilerinden arındırılmış (mevsimlik işçiler) işsiz sayısı ise bir önceki döneme göre 93 bin kişi artarak 3 milyon 400 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 10,6 oldu.</p>
<p>Aynı dönemde tarım dışı işsizlik oranı 0,6 puanlık azalışla yüzde 11,6 olarak tahmin edildi. Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı yüzde 17,8 olurken, 15-64 yaş grubunda bu oran yüzde 9,9 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>İSTİHDAM ORANI YÜZDE 48,1</strong></p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı mayıs döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 650 bin kişi artarak 29 milyon 138 bin kişi, istihdam oranı ise  yüzde 48,1 oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29684" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo1.jpg" alt="" width="590" height="403" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo1.jpg 590w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo1-320x219.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 590px) 100vw, 590px" /></p>
<p>Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 97 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 747 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin;</p>
<p>* Yüzde 18,8’i tarım,</p>
<p>* Yüzde 19,5’i sanayi,</p>
<p>* Yüzde 7,2’si inşaat,</p>
<p>* Yüzde 54,6’sı ise hizmet sektöründe yer aldı.</p>
<p>İşgücü 2018 yılı mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 561 bin kişi artarak 32 milyon 274 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,3 puan artarak yüzde 53,3 olarak gerçekleşti. Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı değişim göstermeyerek yüzde 72,6, kadınlarda ise yüzde 34,4 olarak gerçekleşti.</p>
<p><strong>KAYIT DIŞI YÜZDE 33,7</strong></p>
<p>Mayıs 2018 döneminde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,5 puan azalarak yüzde 33,7 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim göstermeyerek yüzde 22,4 oldu.</p>
<p><strong>TAŞERONLARIN KADRO ETKİSİ</strong></p>
<p>Maliye Bakanlığı’nın derlediği verilere göre, 2018 yılı II. döneminde toplam kamu istihdamı 2017 yılının aynı dönemine göre yüzde 15,1 oranında artarak 4 milyon 131 bin kişi oldu. Bu artışta, daha önce kamu istihdamında yer almayan taşeronların kamu çalışanı statüsüne (sürekli işçi) geçmesi etkili oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29685" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo2.jpg" alt="" width="616" height="314" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo2.jpg 616w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo2-610x311.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/tablo2-320x163.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 616px) 100vw, 616px" /></p>
<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 98 bin kişi azalarak 28 milyon 681 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,2 puan azalarak yüzde 47,4 oldu.</p>
<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 93 bin kişi artarak 3 milyon 400 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,3 puan artarak yüzde 10,6 oldu.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2018/08/15/issizlik-mayis-2018-orani-yuzde-97/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/issizlik-artmaya-devam-ediyor-yuzde-106/">İşsizlik Artmaya Devam Ediyor: Yüzde 10,6</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşsizlik Nisan Ayında Yüzde 9.6 Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/issizlik-nisan-ayinda-yuzde-9-6-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jul 2018 08:03:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[genç nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28735</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre15 ve üstü yaştakilerde işsizlik oranı 2018 yılının Nisan ayında 0,9 puan azalarak yüzde 9,6 oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/issizlik-nisan-ayinda-yuzde-9-6-oldu/">İşsizlik Nisan Ayında Yüzde 9.6 Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beklenti ise işsizlik oranının yüzde 9.2 seviyesine inmesiydi.</p>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı Nisan döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 852 bin kişi artarak 29 milyon 9 bin kişi, istihdam oranı ise 0,7 puanlık artış ile yüzde 47,9 oldu.</p>
<p>Genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 17,7’den yüzde 16,9’a düştü. Bu dönemde, tarım sektöründe çalışan sayısı 15 bin kişi azaldı. Tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 868 bin kişi arttı.</p>
<p>İstihdam edilenlerin;</p>
<p>%18,3’ü tarım,</p>
<p>%19,5’i sanayi,</p>
<p>%7,4’ü inşaat,</p>
<p>%54,8’i ise hizmetler sektöründe yer aldı.</p>
<p>Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,6 puan, inşaat sektörünün payı 0,4 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,4 puan, hizmet sektörünün payı 0,5 puan arttı.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/07/16/issizlik-nisan-ayinda-yuzde-9-6-oldu/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Haber</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/issizlik-nisan-ayinda-yuzde-9-6-oldu/">İşsizlik Nisan Ayında Yüzde 9.6 Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TÜİK: İşsizlik Martta Yüzde 10,1 Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/18/tuik-issizlik-martta-yuzde-101-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jun 2018 09:05:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[genç nüfus]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27874</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK’in verilerine göre, Mart 2018’de işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 1,6 puanlık azalış göstererek yüzde 10,1 olarak gerçekleşti. Genç nüfusta işsizlik oranı yüzde 17,7 oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/18/tuik-issizlik-martta-yuzde-101-oldu/">TÜİK: İşsizlik Martta Yüzde 10,1 Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mart 2018’de Türkiye genelinde işsizlik oranını yüzde 10,1 olarak açıkladı.</p>
<p>Mart 2017’ye oranla işsiz sayısı 432 bin kişi azalarak 3 milyon 210 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise Mart 2017’ye göre, 1,6; Şubat 2018’e göre, 0,5 puanlık azalış gösterdi.</p>
<p>Genç nüfusta (15-24 yaş) işsizlik oranı 3,7 puanlık azalış ile yüzde 17,7 olurken,  15-64 yaş grubunda bu oran 1,7 puanlık azalış ile yüzde 10,3 olarak gerçekleşti.</p>
<h4>Kadınlarda işgücüne katılım</h4>
<p>İşgücü 2018 yılı Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 578 bin kişi artarak 31 milyon 709 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puan artarak yüzde 52,4 olarak gerçekleşti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27877" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_1_16_18.06.20181782140861.jpg" alt="" width="584" height="403" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_1_16_18.06.20181782140861.jpg 584w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_1_16_18.06.20181782140861-320x221.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 584px) 100vw, 584px" /></p>
<p>Aynı dönemler için yapılan kıyaslamalara göre; erkeklerde işgücüne katılma oranı 0,1 puanlık azalışla yüzde 71,8, kadınlarda ise 0,5 puanlık artışla yüzde 33,4 olarak gerçekleşti.</p>
<h4><strong>İstihdam</strong></h4>
<p>İstihdam edilenlerin sayısı 2018 yılı Mart döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 10 bin kişi artarak 28 milyon 499 bin kişi, istihdam oranı ise 1 puanlık artış ile yüzde 47,1 oldu.</p>
<p>Mart 2018’de, tarım sektöründe çalışan sayısı 27 bin kişi azalırken, tarım dışı sektörlerde çalışan sayısı 1 milyon 38 bin kişi arttı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-27878" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_2_16_18.06.2018-886002404-640x210.jpg" alt="" width="640" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_2_16_18.06.2018-886002404-640x210.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_2_16_18.06.2018-886002404-610x200.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_2_16_18.06.2018-886002404-320x105.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_2_16_18.06.2018-886002404.jpg 976w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>İstihdam edilenlerin yüzde 17,7’si tarım, yüzde 19,7’si sanayi, yüzde 7,3’ü inşaat, yüzde 55,3’ü ise hizmetler sektöründe yer aldı.</p>
<p>Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaştırıldığında tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payı 0,8 puan azalırken, sanayi sektörünün payı 0,3; hizmet sektörünün payı 0,5 puan arttı. İnşaat sektörünün payı ise değişim göstermedi.</p>
<h4>Kayıt dışı</h4>
<p>Mart 2018’de herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,7 puan azalarak yüzde 32,4 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 0,1 puan azalarak yüzde 21,9 oldu.</p>
<h4>Mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranları</h4>
<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış istihdam bir önceki döneme göre 59 bin kişi azalarak 28 milyon 877 bin kişi olarak tahmin edildi. İstihdam oranı 0,1 puan azalarak yüzde 47,8 oldu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27879" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_3_16_18.06.20182019668543.jpg" alt="" width="616" height="314" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_3_16_18.06.20182019668543.jpg 616w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_3_16_18.06.20182019668543-610x311.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/27694_img_3_16_18.06.20182019668543-320x163.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 616px) 100vw, 616px" /></p>
<p>Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı bir önceki döneme göre 22 bin kişi artarak 3 milyon 174 bin kişi olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı 0,1 puan artarak yüzde 9,9 oldu.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://bianet.org/bianet/emek/198253-tuik-issizlik-martta-yuzde-10-1-oldu?bia_source=rss" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/18/tuik-issizlik-martta-yuzde-101-oldu/">TÜİK: İşsizlik Martta Yüzde 10,1 Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 25 Feb 2018 17:11:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kalkınma]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[düşük istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[ispanya]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[istihdam]]></category>
		<category><![CDATA[İtalya]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Avrupa Ülkeleri]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=24733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Özellikle 2008 küresel ekonomik krizi sonrası Yunanistan için söylenen, zaman zaman diğer Akdeniz ülkelerine ve Türkiye’ye de genişletilen ve kamuoyunda da oldukça fazla karşılık bulduğunu düşündüğüm bir düşünce var: “Yunanistan (veya Türkiye veya diğer Akdeniz ülkeleri) ekonomisi kötü, çünkü insanlar tembel”. Veya: “AB içinde Almanya, Hollanda, Danimarka gibi Kuzey Avrupa ülkeleri çalışıyor. Yunanistan gibi ülkelerdekiler yan gelip yatıyor. Sonra da krizin faturasını yine Almanlar, Hollandalılar ödüyor.” Zaman zaman bu tespite kanıt olarak da Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik oranları gösteriliyor. Bu yazıda bu fikrin ampirik bir kanıtının olmadığını hatta tam tersine işsizliğin yüksek olduğu Türkiye’de ve diğer Akdeniz ülkelerinde çalışanların çok daha fazla fedakârlık yaptıklarını göstermeye çalışacağım.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ILO verilerinden haftalık ortalama çalışma saatlerine baktığımızda OECD ülkeleri arasında Türkiye’nin listenin en tepesinde olduğunu görüyoruz (Bkz. Grafik 1). Haftalık 47 saatlik çalışma süresiyle Türkiye dünya çapında da en çok çalışan birkaç ülke arasında. Yunanistan da ortalama 41 saat ile en üst sıralarda. Portekiz, İspanya, İtalya gibi diğer Akdeniz ülkeleri de ortalamanın üzerinde çalışıyorlar. Listenin diğer ucuna baktığımızda ise Hollanda, Almanya, Norveç, Danimarka gibi ülkelerde ortalama haftalık çalışma saatinin 35 saatin bile altında olduğunu görüyoruz. Bu etkinin bir kısmının Kuzey Avrupa ülkelerinde yarı zamanlı çalışmanın yaygın olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Onu da başka bir veri ile kontrol edebiliriz. Aynı grafikte haftalık 48 saatten fazla çalışanların yüzdesine baktığımızda Türkiye bu istatistikte de açık ara en önde. ILO verisine göre 2015 yılında Türkiye’de çalışanların % 36’sı 48 saatten fazla çalışmış. Özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran % 10’un altında.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24737" aria-describedby="caption-attachment-24737" style="width: 462px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24737 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png" alt="" width="462" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-640x356.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-610x340.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1-320x178.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim1.png 943w" sizes="auto, (max-width: 462px) 100vw, 462px" /><figcaption id="caption-attachment-24737" class="wp-caption-text">Grafik 1. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>Konunun ücretle ilgili kısmını herkesin zaten tahmin edebildiğini düşünüyorum. Grafik 2’de görüldüğü üzere başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere uzun çalışma saatlerinin bulunduğu ülkelerde ortalama aylık ücretler de en düşük düzeylerde. Haftalık çalışma saati ortalamasının düşük olduğu ülkelerde ise ücretler en yüksek. Yani, en çok çalışanlar en az kazanıyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24738" aria-describedby="caption-attachment-24738" style="width: 513px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24738 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png" alt="" width="513" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-640x267.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-610x254.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2-320x133.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim2.png 947w" sizes="auto, (max-width: 513px) 100vw, 513px" /><figcaption id="caption-attachment-24738" class="wp-caption-text">Grafik 2. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur (2014-2016 yılları).</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Son olarak bir de istihdam istatistiklerine dikkat çekmek istiyorum. Yine ILO hesaplamalarına göre OECD ülkeleri arasında çalışan nüfusun toplam nüfusa oranının en düşük olduğu (aynı zamanda işsizliğin de en yüksek olduğu) ülkeler sırasıyla Yunanistan, İtalya, Türkiye ve İspanya. Bu oranın en yüksek olduğu ülkeler ise yine büyük çoğunlukla Kuzey Avrupa ülkeleri (Bkz. Grafik 3).</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_24739" aria-describedby="caption-attachment-24739" style="width: 489px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-24739 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png" alt="" width="489" height="237" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-640x310.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-610x296.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3-320x155.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/02/Resim3.png 933w" sizes="auto, (max-width: 489px) 100vw, 489px" /><figcaption id="caption-attachment-24739" class="wp-caption-text">Grafik 3. http://www.ilo.org/ilostat/faces/ilostat-home adresindeki verilerden oluşturulmuştur.</figcaption></figure>
<p>&nbsp;</p>
<p>Tüm bu veriler şöyle özetlenebilir: Başta Türkiye olmak üzere tembellikle suçlanan Akdeniz ülkelerinin işçileri Kuzey Avrupa ülkelerindeki işçilere nispetle çok daha uzun çalışıyorlar ve ay sonunda çok daha düşük maaşlar alıyorlar. İşgücüne katılımın bu çok çalışıp az kazanan ülkelerde en yüksek düzeylerde olduğunu düşünürsek, aslında Türkiye gibi Akdeniz ülkelerinde tembellik diye bir sorun olmadığı, esas olarak emeğin değerinin çok düşük olduğu, Kuzey Avrupa’da çalışan belki iki işçinin yaptığı bir işi Akdeniz’de bir kişinin çok daha ucuza yaptığı tespitinde bulunabiliriz. Hatta Akdeniz ülkelerindeki yüksek işsizlik ve düşük istihdama katılımın da sebeplerinden birinin bu olduğu söylenebilir. Keza, bu sayılara bakarak mesela Türkiye’deki ortalama çalışma saatlerinin Kuzey Avrupa ülkelerindeki seviyelere düşürüldüğünde çok daha fazla kişinin istihdama katılabileceği ve düşen işsizlik rakamları ile birlikte ücretlerin bile artabileceği söylenebilir. Öyle görünüyor ki mesele tembellik değil, emeğin değersizleşmesi meselesi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/02/25/akdeniz-ulkeleri-tembel-mi/">Akdeniz Ülkeleri Tembel mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
