<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İslam Özkan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/islam-ozkan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/islam-ozkan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 13 Mar 2018 08:56:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İslam Özkan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/islam-ozkan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Adalet Zemini’nde Buluşma</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/11/adalet-zemininde-bulusma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 11 Mar 2018 10:30:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Atilla Aytemur]]></category>
		<category><![CDATA[Berrin Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Çiftçi]]></category>
		<category><![CDATA[Ferda Keskin]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Özkan]]></category>
		<category><![CDATA[Melek Ulagay]]></category>
		<category><![CDATA[nilüfer uğur dalay]]></category>
		<category><![CDATA[Ozan Tekin]]></category>
		<category><![CDATA[Ramazan Gözen]]></category>
		<category><![CDATA[Roni Margulies]]></category>
		<category><![CDATA[Rümeysa Çamdereli]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız Ramazanoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25103</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Zemini tarafından Cezayir toplantı salonunda düzenlenen “Dünyada ve Türkiye’de demokrasi ve barışın imkânları” paneline ilgi büyüktü. Konuşmacıların sunumları ve salondan yapılan katkılarla üç ayrı oturumda verimli tartışmalar yürütüldü.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/11/adalet-zemininde-bulusma/">Adalet Zemini’nde Buluşma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Panelin “Dünyada otoriterlik ve demokrasi mücadelesi” konulu ilk oturumunda Berrin Sönmez, Nilüfer Uğur Dalay, Roni Margulies ve Ramazan Gözen konuştu. Konuşmalar ve salondan katkılar özetle şöyleydi:</p>
<p><strong>Nilüfer Uğur Dalay:</strong></p>
<p>&#8211; Kapitalizmin krizleri bitmez, 20.yy’daki ilk büyük krizi 1929’da olmuştu, sonra 1970’lerde petrol krizini yaşadı, şimdi ise 2008 krizinin etkilerini yaşıyoruz. 10 yıldır kapitalizm yeterli büyüme sağlayamıyor, zenginlik giderek daha fazla küçük bir azınlığın elinde toplanıyor.</p>
<p>&#8211; Küresel kapitalist sistemde devletler sermaye sınıfının çıkarlarını koruyorlar, kriz ortamında kapitalizm daha da otoriter oluyor, bu nedenle bugün dünyada otoriterlik giderek artıyor. Ama bizler, işçiler ve yoksullar kapitalizme karşı demokrasi, barış ve ekonomik haklarımız için mücadele etmeye devam ediyoruz.</p>
<p>&#8211; Dünya Sosyal Forumu önemli bir mücadele deneyimiydi. Küresel barış ve adalet hareketi aynı zamanda antikapitalist bir hareketti. Kapitalizme karşı demokrasi ve barış mücadelemizi her zaman sürdüreceğiz.</p>
<p><strong>Ramazan Gözen:</strong></p>
<p>&#8211; Ulus devlet 500 yıldır insanlığın başında bir bela. Ulus devlete egemen olan kişileri, kesimleri denetleyebilmek gerek. Beş yılda bir gidip oy kullanmakla devleti denetleyemeyiz. Daha doğrudan denetim mekanizmaları, sivil toplumun yönetime katılımının sağlanması gerekir. Avrupa Birliği örneği bu konuda olumludur, üye devletleri daha demokratik olması noktasında zorlayabilmektedir. En azından 70 yıldır Avrupa’da barışın sürmesini sağlamıştır.</p>
<p>&#8211; İslam dünyası Arap ayaklanmaları ile daha demokratik yönetim sistemleri kurabilirdi, ama bunu başaramadı. Çünkü dışarıdan yapılan müdahaleler demokrasiyi geliştirmek bir yana, diktatörlüklerin yeniden tesisine hizmet etti. Marksist devlet önerileri de başarılı olamadı, Marksist ve İslam devleti örnekleri hep milliyetçiliğe mağlup oldu.</p>
<p>&#8211; Ak Parti’nin 2002-2009 yılları arasındaki yönetim tarzı ülkemiz için iyi bir çoğulculuk örneğidir. Ama sonrasında AKP de demokrasi açısından sınıfta kaldı.</p>
<p><img decoding="async" src="http://marksist.org/images/uUPUdUBXY5.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Berrin Sönmez:</strong></p>
<p>&#8211; Dünyada pek çok sorun ve eşitsizlik var, bunu en iyi biz kadınlar çözeriz. Kadınlar binlerce yıldır ataerkil baskıyla yaşadılar, son 150 yılda kadın mücadelesi öne çıktı, bazı alanlarda kadınlar seslerini duyurmayı başardılar. 8 Mart’ın kaynağındaki kadın hareketinin tarihi 1857’dir ve eşit işe eşit ücret talebidir. Bu talep hâlâ tam elde edilememiştir.</p>
<p>&#8211; Demokrasi mücadelesinde feminist kuramın yol göstericiliği önemli. Modern bilim zihinsel aktiviteyi esas alır, feminist kuram zihinsel aktivitenin yanına duygusal aktivitenin de katılmasını önerir. Bugün pek çok alanda kavramları yapıbozum sürecinden geçirmeli ve yeniden yapılandırmalıyız. Feminizm antimilitarist, otorite ve hiyerarşi karşıtı önerileri ile demokrasi mücadelesinde önemli bir yol göstericidir.</p>
<p><strong>Roni Margulies:</strong></p>
<p>&#8211; Tarihsel süreçler hep ileriye doğru girmez, inişli çıkışlıdır. İşçiler ve yoksullar olarak içinde bulunduğumuz dönem başka bazı dönemlere göre daha kötü durumdayız, ama mücadeleye devam ediyoruz. 1980’e kadar dünyada ve Türkiye’de işçi sınıfı hareketliydi, pek çok grev ve direniş yaşıyorduk. 1980 sonrası neoliberalizm egemen oldu, işçi hareketi 20 yıl süreyle geriye çekildi.</p>
<p>&#8211; 2000’lere gelirken işçiler ve yoksullar hareketi, küreselleşme karşıtı hareket adı altında tekrar canlandı. Bu hareket daha sonra savaş karşıtı harekete dönüştü. Ama 2008 krizi sonrası işçi hareketi tekrar geri çekilir gibi oldu, ama tam da geri çekilmedi. İstikrarsızlık artıyor, bundan sonra ne olacağını mücadelenin kendisi belirleyecek.</p>
<p><img decoding="async" src="http://marksist.org/images/katilim2.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Ortadoğu’da bitmeyen savaş</strong></p>
<p>Panelin “Ortadoğu’da bitmeyen savaş” konulu ikinci oturumunda İslam Özkan, Melek Ulagay, Ozan Tekin ve Yıldız Ramazanoğlu konuştu. Konuşmalar ve salondan katkılar özetle şöyleydi:</p>
<p><strong>Ozan Tekin:</strong></p>
<p>&#8211; Ortadoğu’da savaşlar devam ediyor, bunun nedeni emperyalizm ve kapitalizmdir. 2001’den beri yapılan tüm işgaller halkların direnişi ile karşılaştı. Mezhepçiliği ABD kışkırttı. Ortadoğu’da ABD güç kaybediyor, Rusya ve Çin mevzi kazanıyor. Geçmişte Ortadoğu’da, 1920’li, 30’lu hatta 50’li yıllarda farklı din, mezhep ve etnik kökenden halklar emperyalizme karşı birlikte mücadele etmişlerdi. 2003 Irak işgaline bütün Ortadoğu halkları karşı çıktı.</p>
<p>&#8211; 2011’de Arap ayaklanmaları her yerde diktatörlere karşı başladı. Ama emperyalizm bazen darbe, bazen iç savaş çıkararak halkın egemenliğini engelledi. Özellikle Suriye iç savaşı ile ayaklanan halklara şu mesaj verildi: isyan ederseniz, çok büyük bir yıkımla karşılaşırsınız. Emperyalizmin bu tehditlerine boyun eğmemeliyiz. Bizler özgürlük isteyen bütün halkların yanında olmalıyız.</p>
<p><strong>Melek Ulagay:</strong></p>
<p>&#8211; Ortadoğu’daki problemlerin asıl kaynağı bundan 100 yıl önce, 1918 yılında sömürgeci İngiltere ve Fransa devletlerinin tamamen kâğıt üstünde ve sömürgeciliklerini korumak için yaptıkları düzenlemelerdir. Sykes-Picot antlaşması olarak da bilinen bu gizli anlaşma ile 500 yıldır Osmanlı’nın yönettiği Ortadoğu’da daha önce olmayan Irak, Suriye, Ürdün gibi devletler kuruldu, Kudüs ise ileride İsrail’in kurulması için ayrı bir statüye alındı. Ortadoğu halkları 100 yıldır bu yapay sömürgeci düzenlemeler nedeniyle sürekli bir huzursuzluk ve savaş ortamında yaşıyorlar.</p>
<p>&#8211; Bugün Ortadoğu’da emperyalistler tarafından barış adı altında yapılacak yeni yapay düzenlemeler, yine halklar için acı ve ızdırap kaynağı olacaktır. Astana birliği ABD’yi bölgeden çıkarmak istiyor, ABD ise üsler kurmakla meşgul. Yakında doğrudan devletler arasında bir savaş çıkabilir, bu ise durumun çok daha kötü olmasına yol açar.</p>
<p><strong>İslam Özkan:</strong></p>
<p>&#8211; Suriye savaşı dünyayı çok olumsuz etkiliyor. Arap ayaklanmaları ordunun güçlü olmadığı Tunus’ta başarılı oldu ama güçlü olduğu Mısır’da darbe ile karşılaştı ki bu darbenin arkasında Suudiler, BAE ve ABD vardı. Suriye’de ise barışçıl başlayan ayaklanma çok kısa sürede militerleşti, ayaklanmanın daha 3. ayında Cisr el Şugur’da ayaklanmacılar 80 sivili öldürdüler. Elbette Esad rejimi baştan itibaren ayaklananlara karşı silahlı müdahalelerde bulunuyordu, ama ayaklananların büyük çoğunluğu, silaha başvurmak istemiyorlardı.</p>
<p>&#8211; Hâlen Suriye’de muhalefetlerini barışçı yollarla sürdürmek isteyenler var, örneğin Heysem Menna önderliğinde Buğday Hareketi isimli bir grup Dariye’de faaliyetini sürdürüyor. Ama hem rejim, hem de Suudi ve Katar devletleri ayaklanmanın kısa sürede askerileşmesini teşvik ettiler ve sonuçta milyonlarca insan mağdur oldu.</p>
<p>&#8211; AKP’nin Suriye siyaseti baştan itibaren hatalıdır, bugün de hatalıdır. Suriye’deki halk ayaklanmasına en başta barışçıl destek verilseydi, askerileşmesi engellenseydi, durum bu kadar içinden çıkılmaz hâl almazdı. Bugün de Suriye veya başka herhangi bir ülkeye asker yollamak yanlıştır. Bizler her durumda barışı savunmalıyız.</p>
<p><img decoding="async" src="http://marksist.org/images/cWsKbMOniJ.jpg" alt="" /></p>
<p><strong>Yıldız Ramazanoğlu:</strong></p>
<p>&#8211; Günümüzde devletler demokratik bir başlangıç yapsalar da, sonra giderek ceberutlaşıyorlar. Anarşizme uygun devletsiz sistemler ise sadece teorik olarak var, pratikte görülmedi. İslam tarihinde devletle ilgili pek çok teorik önerme var, ama pratikte fazla olumlu örnek yok. Ezme-ezilme ilişkisi, faşist yaklaşımlar iki insan arasında bile yaşanabiliyor.</p>
<p>&#8211; Bizler ‘80 sonrası Türkiye’de önemli olumlu örnekler yaşadık. Mazlum-Der, Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu, 1000 kadın buluşması, Emek Adalet Platformu, Doğu Konferansı hep örnek faaliyetlerdir. Dünyada kötülerin sesi çok çıkıyor, ama bizler iyi insanların da olduğunu bilmeliyiz. Dünya Sosyal Forumu böyleydi. Bugün de dünyanın dört bir yanında mültecilere yardım için çalışanlar, ırkçılığa karşı mücadele edenler var. Bölgemizde ABD’nin işgallerine, üsler kurmasına, silahlandırmasına karşı çıkmalıyız.</p>
<p>Bu oturumda salondan gelen katkılarla birlikte konuşmacılar da Afrin’e yönelik harekâta karşı olduklarını, savaş yerine diyalog ve çözümden yana olduklarını dile getirdiler.</p>
<p><strong>“</strong><strong>Türkiye’de muhalif olmanın güçlükleri ve imkânları”</strong></p>
<p>Panelin “Türkiye’de muhalif olmanın güçlükleri ve imkânları” konulu üçüncü oturumunda ise Atilla Aytemur, Fatma Çiftçi, Ferda Keskin ve Rumeysa Çamdereli konuştu. Konuşmalar ve salondan katkılar özetle şöyleydi:</p>
<p><strong>Ferda Keskin:</strong></p>
<p>&#8211; Sadece devlete ve kurumlarına karşı muhalefet etmek yetmez, devlette kristalleşmiş belli iktidar biçimlerine karşı da muhalefet etmeliyiz. Muhalefetimiz, içinde yaşadığımız çağda antikapitalist olmalıdır. Ayrıca her türlü etnik, dini, cinsel vb. ayrımcılığa karşı olmalıyız. Ulus devletlerin siyasi ayrımcılığına karşı muhalefet etmeliyiz.</p>
<p>&#8211; Ulus devlet bugün krizde, çünkü dayandığı neoliberal sistem krizde. Muhalefetimiz aynı zamanda neoliberal değerlere karşı olmalı. Neoliberal değerler yaşamımızı kuşatmış durumda, mücadele tüm bu kuşatmayı kırmalı. Yaşamımızdaki kapitalizmi tümüyle reddetmeliyiz. Bu anlamda kilit sözcük, özgürlüktür. Sadece devletten değil, tüm neoliberal değerlerden özgürleşmemiz gerekir.</p>
<p><img decoding="async" src="http://marksist.org/images/VIYqYKOz40.jpg" alt="" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Fatma Çiftçi:</strong></p>
<p>&#8211; Hz. Ömer yanındakilere sorar: “Yanlış iş yaparsam, bana ne yaparsınız?”, “Seni kılıcımızla düzeltiriz” diye cevabını alır. 1980 sonrası İslamcı muhalefet daha kolaydı, iktidarın yıpratıcılığı ile tanışmamıştı. 2003’te iktidar olan AKP, İslamcı kimliğini sürdüremedi, kapitalizme eklemlendi. Bugün muhalefet yapmak, İslamcı olduğunu söyleyen iktidar tarafından beka kaygısı gerekçesi ile engelleniyor. Ben batı düşmanı değilim, batı değerleri de, doğu değerleri de insanlığın ortak mirasıdır. Bursa Mazlum-Der şubesinde çalışırken, kadın sorunu ile ilgili bir toplantı yapmak istedim, başarılı olamadım. Buna karşın pek çok seküler kurumla ve kişiyle ortak eylemler yapabildik, bunları daha da geliştirmek gerekir.</p>
<p><strong>Atilla Aytemur:</strong></p>
<p>&#8211; Türkiye elbette 20. yy başından bugüne epeyce ilerleme sağladı, ama hâlâ yurttaşlarına demokratik bir ülke sağlayamadı. 2002’de AKP iktidara geldi, kendi dışından da epeyce destek aldı, ama sonuçta bugün acaba diktatörlük mü yoksa faşizm mi var diye tartışıyoruz. Türkiye’de muhafazakâr ve modernist iki blok var. Bu iki blokta önemli, değerli isimler var. Bu dönem her iki kesimdeki isimler demokratik bir seçenek oluşturamıyorlar, aksine sürekli devlet tarafından kovuşturmalara uğruyorlar. Bizler Adalet Zemini, Barış Bloku, Hak ve Adalet Platformu vb. yapılar olarak bir araya gelmeliyiz. Yeni bir toplumsal iklimin yaratılması için çalışmalıyız.</p>
<p>&#8211; Yakında seçimler var, farklı sosyolojilerin bir arada yaşayabileceği bir toplumsal sistemi savunmalıyız. 1946’daki seçimlerden beri Türkiye’de bir toplumsal kesim seçimleri kazanınca, diğer kesim mağdur ediliyor. Buna son verecek, kutuplaşmaya hayır diyecek bir çizgi izlemeliyiz. Kimliklerde değil, değerlerde buluşmalıyız. Adalet Zemininde çok daha farklı kesimlerle bir araya gelebilmeliyiz.</p>
<p>&#8211; 2019 seçimlerine giderken muhalefetin önemli bir dinamizmi var. 2017 Nisan referandumunda bunu herkes gördü. Özellikle dindar Müslüman kesim AKP-MHP koalisyonuna önemli bir tepki gösterdi. Bu tepki, eğer önemli bir hata yapılmaz ise yine başarılı olabilir.</p>
<p><img decoding="async" src="http://marksist.org/images/ortalar.jpg" alt="" /></p>
<p>&#8211; AKP hem Kürt meselesini çözemedi, hem de 15 Temmuz darbe girişimi sonrası otoriterliğe yöneldi, böylece demokrasiye yönelerek çoğunluğun desteğini sağlama konusundaki fırsatlarını kaçırdı, şimdi biz kendi fırsatlarımızı kullanabilmeliyiz. Ortak değerler için dilimizi dönüştürmeliyiz, dönüştürebildiğimiz oranda yeni ortak değerler üretebiliriz.</p>
<p>Salondan yapılan katkılarda ise “Barış ve demokrasi arasında çok yakın bir ilişki var. Çözüm sürecinde barış ortamı sağlandığında demokraside de genişleme yaşadık. Bugün savaşların içindeyiz, demokrasi daralıyor. Yeniden bir barış sürecine, en azından çatışmasızlık sürecine ihtiyacımız var, bunun için çaba göstermeliyiz” denildi.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://marksist.org/icerik/Haber/8995/Adalet-Zemininde-bulusma-Kapitalizme-karsi-demokrasi-ve-baris-mucadelesi-surecek">marksist.org</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/11/adalet-zemininde-bulusma/">Adalet Zemini’nde Buluşma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak ve Adalet Platformu kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/islami-kesimin-onde-gelen-isimleri-hak-adalet-platformu-catisi-altinda-bulusti/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/islami-kesimin-onde-gelen-isimleri-hak-adalet-platformu-catisi-altinda-bulusti/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Mar 2017 20:29:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[16 Nisan Referandumu]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat Darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[Başkanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Berrin Sönmez]]></category>
		<category><![CDATA[Cihangir İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Dindar Kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyadin Fırat]]></category>
		<category><![CDATA[Edip Yüksel]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem Baran]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Bostan Ünsal]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Halil İbrahim Yenigün]]></category>
		<category><![CDATA[Herkes için Adalet]]></category>
		<category><![CDATA[Hüda Kaya]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Sediyani]]></category>
		<category><![CDATA[İslam Özkan]]></category>
		<category><![CDATA[Kadrican Mendi]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Marmara]]></category>
		<category><![CDATA[Medine Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Bekâroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Efe]]></category>
		<category><![CDATA[Muharrem Şaşkın]]></category>
		<category><![CDATA[Nurcihan Saatçioğlu Rençber]]></category>
		<category><![CDATA[Nurten Ertuğrul]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Atalar]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Faruk Gergerlioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Recep İhsan Eliaçık]]></category>
		<category><![CDATA[referandum]]></category>
		<category><![CDATA[Süheyla İnal]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[Yasin Altıntaş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12527</guid>

					<description><![CDATA[<p>İslami kesimin önde gelen yazar ve siyasetçileri, Hak ve Adalet Platformu adı altında bir araya geldi. Platform, 16 Nisan&#8217;daki referandumda özellikle AK Parti tabanında kararsız mütedeyyin kesimlerin &#8216;hayır&#8217; yönünde tercih yapmaları için çalışmalar yapacak. Dîndar kamuoyunun yakından tanıdığı, hak mücadelesinin ve İslamî entelektüel camianın tanınan isimlerinden Adem Geverî, Ahmet Kaya, Berrin Sönmez, Cihangir İslam, Diyadin Fırat, Edip Yüksel, [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/islami-kesimin-onde-gelen-isimleri-hak-adalet-platformu-catisi-altinda-bulusti/">Hak ve Adalet Platformu kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İslami kesimin önde gelen yazar ve siyasetçileri, Hak ve Adalet Platformu adı altında bir araya geldi. Platform, 16 Nisan&#8217;daki referandumda özellikle AK Parti tabanında kararsız mütedeyyin kesimlerin &#8216;hayır&#8217; yönünde tercih yapmaları için çalışmalar yapacak</strong>.</p>
<p>Dîndar kamuoyunun yakından tanıdığı, hak mücadelesinin ve İslamî entelektüel camianın tanınan isimlerinden <strong>Adem Geverî, Ahmet Kaya, Berrin Sönmez, Cihangir İslam, Diyadin Fırat, Edip Yüksel, Ekrem Baran, Fatma Bostan Ünsal, Halil İbrahim Yenigün, Hüda Kaya, İbrahim Sediyani, İslam Özkan, Kadrican Mendi, Mehmet Bekâroğlu, Mehmet Efe, Muharrem Şaşkın, Nurcihan Saatçioğlu Rençber, Nurten Ertuğrul, Ömer Atalar, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Recep İhsan Eliaçık, Süheyla İnal</strong> ve <strong>Yasin Altıntaş</strong> olmak üzere yirmiden fazla ilahiyatçı, siyasetçi, gazeteci ve yazar, “Hak ve Adalet Platformu” adı altında bir araya geldi.</p>
<p>Kuruluşunu geçen cumartesi İstanbul’un Fatih semtinde düzenlediği bir etkinlikle ilan eden platform, referandum gününe kadar, özellikle AK Parti tabanında olan kararsız mütedeyyin kesimlerin &#8216;hayır&#8217; yönünde tercih yapmaları için çalışmalar yapacak.</p>
<p>Mütedeyyin kesimlerin İstanbul’da nüfûs olarak yoğun olduğu Fatih, Üsküdar, Bağcılar, Sultanbeyli, Beykoz, Halkalı gibi bölgelerde, aynı zamanda Ankara’da da çalışmalar yapacak olan platform, salon buluşmalarına ağırlık vermekle birlikte sosyal medyayı etkin kullanarak, sokakta stand açıp bildiri dağıtarak da geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor.</p>
<p>Salonda yer alan pankartlarda, “Hak ve Adalet İçin HAYIR”, “Vicdan İçin HAYIR”, “Mazlumların Sesi Olmak İçin HAYIR”, “Tekçi Yönetim Değil; İstişare, Hak ve Adalet” gibi sloganlar yazılıydı.</p>
<p>Üçü de Kanun Hükmünde Kararname (KHK) mağduru olan Ömer Faruk Gergerlioğlu, Fatma Bostan Ünsal ve Cihangir İslam’ın konuşmacı olduğu etkinlikte bu değişikliğe neden ‘hayır’ denmesi gerektiğinden bahsedildi. Platform olarak bu çıkışın tepkili ama sesini çıkaramayan dîndar kesimlere cesaret vermesini hedeflediklerini belirten konuşmaların ardından salonda yer alan dîn alimleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri de söz alarak platforma destek verdiklerini belirttiler. Etkinliğe katılanlar arasında, İstanbul Dîn Alimleri Derneği, Demokratik İslam Kongresi Kadın Meclisi, Eğitim İlke – Sen, Antikapitalist Müslümanlar, Tekirdağ Adalet Zemini gibi kurumlar vardı.</p>
<p>Hak ve Adalet Platformu tarafından okunan bildiri ise şöyle:</p>
<h4>Tekçi Yönetim Değil; İstişare, Hak ve  Adalet!</h4>
<p>Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Adaletin tesis edilmesi, toplumun farklı kesimlerine uygulanan ayrımcılıkların ortadan kaldırılması, farklı kültürler ve inançlar arasında eşitliğin sağlanması için yeni bir anayasaya ihtiyacımız var. Ancak önümüze konulan anayasa paketi, herkes için adaleti gerçekleştirmekten uzak. Bu değişiklikle güçlünün egemen olacağı bir anlayış tesis edilecek. Bu yüzden böylesi bir anlayışa en başta karşı çıkması gerekenler, hakkı ve adaleti ayakta tutmaya çalışanlar olmalıdır.</p>
<p>Bu toplumda kimliğimizden dolayı haksızlığa uğramış olsak da, sahip olacağımızı düşündüğümüz gücün hatırı için bir başkasının uğrayacağı adaletsizliğe göz yummak ilkelerimize ters düşen gayri ahlaki bir hevestir. Güçlünün haklılığı değil, haklının güçlülüğünden yana olmalıyız!</p>
<p>İlkelerimiz, kim olursa olsun sorgulanamaz, denetlenemez, frenlenemez tek adam iktidarının adalet değil zulüm getireceğini hatırlatır bize. Sınırsız ve denetimsiz bir güce izin vermek, hem o kişiye hem de topluma yapılmış büyük bir kötülüktür. Pusulamız; kaygılarımız, yandaşlarımız, karşıtlarımız değil, değerlerimiz olmalıdır.</p>
<p>Güç hayaline kapılmak, çoğunlukla tersine dönen ve altında kalınan bir akıbeti doğurur. Ne zalim ne de mazlum durumuna düşmemek için eksenimiz, gücün tek sahibi olmak değil, hak, adalet ve istişare ile yönetimin ortak paylaşımı olmalıdır.</p>
<p>16 Nisan’da referanduma sunulan 18 maddelik anayasa değişiklik paketi, toplumdaki kronik sorunları çözmek bir yana daha da ağırlaştıracak bir yapıdadır. Yürütmeyi, yasama ve yargı karşısında çok kuvvetli yapmaktadır. Oysa adil bir yönetim, güçlerin kontrolüne ve anında denetlenmesine bağlıdır.</p>
<p>Gücü ele geçirenin keyfileşeceği böylesi bir anlayışa, zamanında &#8220;Herkes için Adalet&#8221; diyen bizlerin razı olması mümkün değildir ve en başta bu sebeple bu değişikliğe karşı çıkmalıyız!</p>
<p>Kuvvetler ayrılığının sağlayacağı adalet için sarf edilecek her çaba, kuvvetin tek elde toplanması nedeniyle oluşacak haksızlıklardan çok daha güçlü ve değerlidir. Toplumun gerçek istikrarı, geçici, yanlı güç hayallerinden değil, adil bir demokratik katılımdan geçer.</p>
<p>Yakın tarihimizde gücün tek elde toplanmasının yol açtığı toplumsal afetleri gördük:</p>
<p>Suriye politikasının çökmesi,</p>
<p>Mavi Marmara katliamı,</p>
<p>Halkın yoksullaşması,</p>
<p>Yolsuzluk ve hırsızlıklara sessiz kalınması gibi olaylar karşısında hesap sorulamamıştır.</p>
<p>Bizler aynı filmi tekrar seyretmek istemiyoruz. Güçlü olanın kimliğine göre tavır değiştirenlerden olamayız. Gücü esas alan, ahlaki bir sonucu hayal etmesin; ortaya çıkacak sonuç güçler savaşıdır. Böylesi bir sonuç bu topraklardaki hastalıkları artıracaktır.</p>
<p>Yeni bir anayasa, farklı tüm toplum kesimlerinin omuzları üstünde yükselen, zor ve uzun da olsa toplumsal bir uzlaşma ve sözleşmeyi hedeflemelidir!</p>
<p>Dinî referansların tek adamlığı onaylaması mümkün değilken; en başta da Medine Sözleşmesi gibi çokluk, paylaşım ve yönetimde istişare geleneği ortadayken tek adam söylemleri temelsizdir.</p>
<p>Biz müslümanların kendi aramızda işleri birbirimizle danışarak yapmamız gerektiği ve özel olarak Kur’an’da bununla ilgili ‘’Şura Suresi’’nin olduğu malumdur. Bu da toplu denetim, istişare ve danışma ile yönetimde eşit ve adil ortaklığı esas almaktadır.</p>
<p>Biz müslümanlar, Allah’ın tek olduğuna inandığımız gibi yönetimlerin de ortaklık olduğuna inanmadıkça hakça bir yaşama kavuşamayız!</p>
<p>28 Şubat Darbesi’nde baskıya uğrayanlar olarak, o dönemde yaşadığımız zulmün, bugün benzerlerimiz tarafından daha şiddetli bir şekilde tüm topluma uygulanması, getirilmek istenen sistemle yapılabilecekler açısından ibret vericidir kanımızca.</p>
<p>Bu nedenle, 28 Şubat zulmünün hedef aldığı kesimlerden olan bizler bugünün zalimi olmaya karşı çıkıyoruz!</p>
<p>15 Temmuz darbe girişimine de karşı çıktık ve bundan sonrasında beyaz bir sayfa açılmasını istedik. Ama önümüze getirilen teklif daha çok demokrasi sunmadığı gibi, sorunları daha çok artıracak içeriktedir.</p>
<p>Darbeleri önlemek, güçler ayrılığına uymakla, bir gücün diğerlerini boyunduruk altına almamasıyla sağlanır.</p>
<p>Bütün müslümanlara, dindar kamuoyuna, halkımıza sesleniyoruz!</p>
<p>Kimsenin mağdur ve mazlum olmaması için;</p>
<p>Tekçi yönetim değil, istişare ve yönetimde ortaklık için;</p>
<p>Hak, Adalet ve Vicdan için &#8220;HAYIR&#8221;  diyoruz.</p>
<p>Gelin, bu itirazı birlikte yükseltelim; hak ve adalet arayışımıza bir &#8220;HAYIR&#8221;  ile sahip çıkalım!</p>
<p><strong>İMZACILAR:</strong></p>
<p>ADEM GEVERİ</p>
<p>AHMET KAYA</p>
<p>BERRİN SÖNMEZ</p>
<p>CİHANGİR İSLAM</p>
<p>DİYADİN FIRAT</p>
<p>EDİP YÜKSEL</p>
<p>EKREM BARAN</p>
<p>FATMA BOSTAN ÜNSAL</p>
<p>HALİL İBRAHİM YENİGÜN</p>
<p>HÜDA KAYA</p>
<p>İBRAHİM SEDİYANİ</p>
<p>İSLAM ÖZKAN</p>
<p>KADRİCAN MENDİ</p>
<p>MEHMET BEKAROĞLU</p>
<p>MEHMET EFE</p>
<p>MUHARREM ŞAŞKIN</p>
<p>NURCİHAN SAATÇİOĞLU RENÇBER</p>
<p>NURTEN ERTUĞRUL</p>
<p>ÖMER ATALAR</p>
<p>ÖMER FARUK GERGERLİOĞLU</p>
<p>R.İHSAN ELİAÇIK</p>
<p>SÜHEYLA İNAL</p>
<p>YASİN ALTINTAŞ</p>
<p>HAK ve ADALET PLATFORMU</p>
<p>hakveadaletplatformu@gmail.com</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/islami-kesimin-onde-gelen-isimleri-hak-adalet-platformu-catisi-altinda-bulusti/">Hak ve Adalet Platformu kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/19/islami-kesimin-onde-gelen-isimleri-hak-adalet-platformu-catisi-altinda-bulusti/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
