<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işkence arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/iskence/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/iskence/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Jan 2020 19:18:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>işkence arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/iskence/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ömer Faruk Gergerlioğlu: &#8220;İşkence İnsanlık Suçudur Sözü Klişe Olarak Kalıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/26/omer-faruk-gergerlioglu-iskence-insanlik-sucudur-sozu-klise-olarak-kaliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Jun 2019 10:50:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Faruk Gergerlioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası İşkence ile Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40088</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan hakları savunucusu, HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyesi Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu,  Uluslararası İşkence ile Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü vesilesiyle sorularımızı yanıtlarken, "İşkence insanlık suçudur. Bunu söylemek gayet kolay ama sadede geldiğimizde devletler ve toplumlar gerektiği anda işkencenin uygun ve caiz olduğunu düşünüyor. Anket ve araştırmalarda çok çarpıcı bir şekilde ülke çıkarları için işkencenin yapılabileceğini düşünen insanların oranı hayli yüksek. Bu söz uzun süre klişe bir söz olarak kalacak sanırım." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/26/omer-faruk-gergerlioglu-iskence-insanlik-sucudur-sozu-klise-olarak-kaliyor/">Ömer Faruk Gergerlioğlu: &#8220;İşkence İnsanlık Suçudur Sözü Klişe Olarak Kalıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">&#8220;İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Onur Kırıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Sözleşme” Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 1984 yılında kabul edildi. Yeterli sayıda devlet tarafından sözleşmenin imzalanmasının ardından 26 Haziran 1987 yılında sözleşme yürürlüğe girdi. 1997 yılında ise BM Genel Kurulu, her yıl 26 Haziran gününü İşkenceye Karşı Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü ilan etti. Sözleşme, işkenceyi “mutlak” şekilde yasaklıyor, işkencenin “meşru” olabileceği hal ve zamanlar olamayacağını hükme bağlıyor. Türkiye “İşkenceye Karşı Sözleşme”yi 1988 yılında kabul etmiş, Anayasa ve Ceza Kanunu’nda işkenceyi yasaklayarak “suç” olarak kabul etmiştir. İşkence yasağı, ulusalüstü belgeler, bildirgeler, anlaşmalar ve ilgili iç hukuk belgelerinde belirtiliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası İşkence ile Mücadele ve İşkence Görenlerle Dayanışma Günü vesilesiyle eski Mazlum Der başkanı, insan hakları savunucusu, HDP Kocaeli Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu üyesi Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu sorularımızı yanıtladı. </span></p>
<p><b>İşkence bütün dünyada insanlık suçu kabul ediliyor. Buna rağmen hala dünyamızda işkence suçu işleyen ülkeler/devletler var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşkence insanlık suçudur ama bu cümle halen dünyanın pek çok ülke yönetimi tarafından sadece beylik bir cümle olarak telaffuz ediliyor. Ülke çıkarları için işkenceyi mübah gören bir anlayış kabul görebiliyor. İşkence, ülkeler için büyük bir demokratikleşme imtihanı. Zira işkence zengin, fakir demeden devletlerin “yüksek çıkarları” için uygulanabiliyor…</span></p>
<p><b>Ülkemizde de yakın tarihimizde, özellikle darbe dönemlerinde (1960, 1971, 1980 ve 90’lar) işkence suçları, kayıplar, faili meçhuller hafızalarımızda iz bıraktı. 15 Temmuz sonrası ilan edilen OHAL sürecinde çok sayıda hak ihlali ve işkence iddiaları ile bir hak savunucusu ve milletvekili olarak ilgilisiniz. Bugün durumumuz nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşkence açısından hatırlattığınız üzere sabıkalı bir ülkeyiz. İşkence vakaları ulusal ve uluslararası gündemde Türkiye için hep konuşulan bir vaka. OHAL dönemi gittikçe artan hukuksuzluklarıyla işkenceye davetiye çıkarıldı. Kamu görevlileri üstlerinden habersiz veya onların emriyle insanlara işkence yaptı ve çoğunlukla yaptıkları yanlarına kar kaldı. OHAL dönemiyle ilgili hazırladığımız 2 ayrı raporda, ki ilkine 2173 kişi, ikinciye 3776 kişi katılmıştı, insanlar kolluk güçleri ve kamu görevlileri tarafından kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığını açıkladı. Ancak bunlar için harekete geçen mağdur pek olmadı. Çünkü aynı muamelenin tekrarından korkuyorlardı. İşkence için harekete geçmek isteyen kişiler ise bürokrasi duvarına tosladı ve yokuşa sürülen idari ve adli işlemler sonrası kendilerini çaresiz hissettiler.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">İşkence insanlık suçudur. Bunu söylemek gayet kolay ama sadede geldiğimizde devletler ve toplumlar gerektiği anda işkencenin uygun ve caiz olduğunu düşünüyor. Anket ve araştırmalarda çok çarpıcı bir şekilde ülke çıkarları için işkencenin yapılabileceğini düşünen insanların oranı hayli yüksek.</span></p></blockquote>
<p><b>Kamuoyunun, ilgili kamu kurumlarının yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gözaltı merkezlerindeki işkence iddialarına maalesef kamuoyunun çoğu duyarsız kaldı. Zira bu kişiler kendi kimliklerine yakın değildi. En son Halfeti ve Ankara emniyetindeki işkence iddiaları kamuoyuna yansıdı. Ama bu konuda cevap vermesi gerekenler sessizliklerini koruyor. Kaçırılarak işkenceye uğradığını söyleyen Zabit isimli bir tutuklunun iddialarını TBMM Başkanlığı’na sunduğumda, mektuptaki ifadelerin “kaba ve yaralayıcı” olduğunu söyleyen TBMM Başkanı sayın Mustafa Şentop, bu önergeyi reddetti. Bu hal, işkenceyi önlemekle ilgili günlerin, yıldönümlerinin Türkiye’de kutlanmasının anlamı kalmadığını gösteren önemli bir bulgudur. </span></p>
<p><b>“İşkence insanlık suçudur” bilinç ve duyarlılığı ülkemizde/toplumuzda ne kadar içselleştirilmiştir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşkence insanlık suçudur. Bunu söylemek gayet kolay ama sadede geldiğimizde devletler ve toplumlar gerektiği anda işkencenin uygun ve caiz olduğunu düşünüyor. Anket ve araştırmalarda çok çarpıcı bir şekilde ülke çıkarları için işkencenin yapılabileceğini düşünen insanların oranı hayli yüksek. Bu söz uzun süre klişe bir söz olarak kalacak sanırım. İşkenceye uğrayan kendisindense sahip çıkan, başka bir kimliktense umursamayan, hatta az bile bulan bir toplumda insan hakları savunucularının işi zor…</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/26/omer-faruk-gergerlioglu-iskence-insanlik-sucudur-sozu-klise-olarak-kaliyor/">Ömer Faruk Gergerlioğlu: &#8220;İşkence İnsanlık Suçudur Sözü Klişe Olarak Kalıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 08:58:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33127</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı üyeleri, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir açıklama yaparak Türkiye’de gün geçtikçe artan ihlallere dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/">İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hakları savunucuları 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Sultanahmet’te basın açıklaması gerçekleştirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) üyeleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 70’inci yılı dolayısıyla, bir hafta boyunca bir dizi etkinlik düzenleyecek.</p>
<p>“İnsan onuru, eşitlik, adalet, barış ve demokrasi mücadelemiz sürüyor, sürecek” yazılı pankart açan İHD ve TİHV üyeleri, Türkiye’de yaşanan iki yıllık OHAL’in ardından, toplumun eşitlik ve adalet duygusunu erozyona uğratan uygulamaların 2018 yılında da sürdüğüne dikkat çekti. İnsan hakları savunucuları, işsizlik, yoksulluk ve dışlanmanın, geniş toplumsal kesimlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin başlıca kaynağı haline geldiğini ifade ederken <em>“Esnek, güvencesiz çalışma ve iş cinayetleri çalışanların adeta kaderi haline gelmiştir. Kadınların kazanılmış haklarını geri almaya yönelik düzenleme ve saldırılar; LGBTİ+ hareketine yönelik dışlama, baskı ve engeller; ülkede milyonlarca mültecinin haklardan mahrum bırakılarak yok sayılması; farklı etnik ve inanç gruplarının taciz edilerek ayrımcılığa maruz bırakılmaları; insan hakları savunucularına ve hak mücadelesi veren kesimlere yönelik giderek artan baskılar insan hakları değerlerinin toplumsal yaşamdan tümüyle tasfiye edilmeye çalışıldığının açık göstergesidir”</em> diye bildirdi.</p>
<p>TİHV Başkanı ve Adli Tıp Profesörü Şebnem Korur Fincancı, burada yaptığı konuşmada <em>“Türkiye’den insan hakları savunucuları olarak insan hakları ihlallerinin önlenmesi için hangi adımların atılması gerektiğini tartışacağız. Sizi de bekliyoruz. Birlikte mücadele edelim. Birlikte insan hakları ihlallerine karşı duralım. Eğer insan hakları ihlallerine karşı durmazsanız, ‘benim başıma gelmez’ diye bir yanılsama içinde olursanız, biz insan hakları ihlallerini durduramayız”</em> dedi.</p>
<h4><b>İşkence ve kötü muamele</b></h4>
<p>Açıklamaya göre, resmi gözaltı merkezlerinde, resmi olmayan gözaltı yerlerinde, sokakta, cezaevlerinde hemen her yerde işkence uygulamaları, yanı sıra toplantı ve gösterilerde işkence düzeyine ulaşan aşırı ve orantısız güç kullanarak müdahale yaygınlaştı. Ayrıca, toplumun farklı kesimlerinde iktidarın kontrolünü ve baskısını arttırmak, dehşet ve korku yaymak amacı ile işkencenin ve diğer kötü muamele biçimlerinin uygulandığına tanık olundu.</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na 2018 yılının ilk 11 ayında işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 538 kişi başvurdu. İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre ise aynı dönem içinde 284’ü gözaltında kaba dayak ve diğer yöntemlerle, 175’i gözaltı yerleri dışında ve 2260’ı güvenlik güçlerince müdahale edilen toplantı ve gösterilerde olmak üzere toplam 2719 kişi işkence ve diğer kötü muamele ile karşılaştı.</p>
<p><a href="http://sendika63.org/2018/12/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi-521760/" target="_blank" rel="noopener">Haberin tamamı için tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/">İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 12:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Bilgen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Sinclair]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem Çocuk Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Veli Saçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı. 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı.</strong></p>
<p>10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği bir ortak etkinlik takvimi açıkladı. Bu takvim çerçevesinde 10 Aralık Pazar günü, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Konferans Salonu’nda gün boyu süren insan hakları sempozyumu düzenlendi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-20758 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/2017-12-12-PHOTO-00000824.jpg" alt="" width="419" height="314" />Dört oturumdan oluşan sempozyumun ilk oturumunda son iki yılın genel değerlendirmesini Rewşen Bataray Saman ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)  Türkiye Raportörü Emma Sinclair Webb yaptı. İnsan hakları çalışmalarının geçen iki yılda çok büyük zorluklarla karşılaştığını sahadan örneklerle aktaran konuşmacılar; haksız gözaltı, işkence ve kötü muamele, hak savunucularının kriminalize edilmesi gibi durumların hukuka aykırılığını vurgulayarak yeni dönemde belirgin olan uygulamaları “keyfilik” olarak değerlendirdiler.</p>
<h4>Seher Akçınar:  Ümit verici olan, sivil darbeye maruz kalmış hak savunucularının mücadeleyi terk etmemiş olmalarıdır.</h4>
<p>Yaklaşık bir yıl önce KHK ile kapatılan Gündem Çocuk Derneği’nden Esin Koman’ın geçten iki yılda hak ihlallerinin çocukları nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren sunumunun ardından İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Muhterem Süren, çıplak aramaya karşı çıkan mahpusların, işkenceye uğradığını belirtti. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, işkencenin ciddi oranda artış gösterdiğini dile getirerek, 2002 yılında “işkenceye sıfır tolerans” vaadiyle iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti), bugün işkenceyi doğal gören yaklaşımını eleştirdi. 2003 yılında bir soruşturmadan bahseden Yavuz, “O dönem valilik, emniyet, genelkurmay soruşturma izni vermemişti, Recep Tayyip Erdoğan, soruşturma için önümüzü açmıştı. Bugün ne oldu da böyle bir duruma geldi!” dedi.</p>
<p>Sempozyumun son oturumunda Seher Akçınar, Veli Saçılık ve Ayhan Bilgen; ifade ve örgütlenme özgürlüğünün durumunu ele aldılar.</p>
<p>Türkiye&#8217;de insan hakları mücadelesinin hep zor zamanlar geçirdiğini ama mücadeleye de devam ettiğini vurgulayan Seher Akçınar, “İfade ve örgütlenme özgürlüğünün üzerinde bugün de yoğun baskılar var ama burada esasen beni korkutan iki şey üzerinde durmak istiyorum: Biri; Hatun Tuğluk’un cenazesine karşı yapılan linç girişimi ötekisi de MAZLUMDER’in (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği)  Kürdistan şubelerinin, içeriden iktidar destekli bir güç tarafından kapatılarak sivil toplum içerisine bir darbe zihniyetinin yerleştirilmiş olmasıdır. Bu ikinci örnekte ümit verici olan, sivil darbeye maruz kalmış hak savunucularının mücadeleyi terk etmemiş olmalarıdır” şeklinde konuştu.</p>
<h4> Sözün gücünden korkuluyor</h4>
<p>Diyarbakır gibi bir yerde insan haklarını veya baskıları anlatmanın pek ilgi çekici olmadığını, çünkü herkesin bu ihlalleri yerinde gözlemleyip deneyimlediğini vurgulayan Ayhan Bilgen, “İfade özgürlüğüne bu kadar saldırmalarının nedeni sözün gücünden korkmalarıdır. Yine örgütlenme özgürlüğünün bu kadar karşısında konumlanmalarının sebebi örgütlü mücadele karşısında tutunamayacaklarını bilmeleridir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>İnsan hakları mücadelesinin sadece Diyarbakır’da değil, Türkiye’nin her yerinde zor olduğunu vurgulayan Veli Saçılık, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler de bu zorluğun her tarafında beraberce bir şeyler yapmaya, direnmeye çalışıyoruz. Bu devlet her gün gittiğim yerde bana ısrarla saldırıyor, gözaltına alıyor ve hakkımda dava açıyor. Hakkımızda o kadar çok dava açıldı ki, en son bize bu davaları açan savcı bile bu durumdan bıkıp isyan etmeye başladı. Bu devlet daha evvel yine cezaevlerine düzenlediği bir operasyon sırasında kolumu kaybetmeme sebep olmuştu. Kolumu köpeklere yem etmişti. Sonrasında kolumun kopmasına neden olan dozerin yıktığı duvarın parasını benden istemişti. AİHM&#8217;e gittik ve bu haksızlığı bir şekilde o dönem geri çevirdik. Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir. Bakın size trajikomik bir şey söyleyeceğim, her gün eylem yaptığımız sokağın başında biz, ortasında insan hakları anıtı, sonunda ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu var. Ve biz her gün bu sokakta, yalnızca işimizi istediğimiz için insan hakları çiğnenerek darp ediliyoruz. Nuriye ve Semih de bu sokakta başlattıkları eylemden dolayı tutuklanıyor.”</p>
<p>Sempozyumun yeterli ilgiyi görmemiş olmasına da içerlediğini aktaran Saçılık, “Biliyorum ki Diyarbakır’da işinden, ekmeğinden edilen binlerce kişi var ama bu arkadaşlar sokakta ya da başka bir alanda bir şekilde görünmezler. Arkadaşlara sormak istiyorum yahu işinizden ihraç edildik ama bizi mücadeleden mi ihraç ettiler?” diyerek sitem etti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20757" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/2017-12-12-PHOTO-00000826.jpg" alt="" width="496" height="640" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 12:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Bilgen]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Sinclair]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem Çocuk Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[Human Rights Watch/HRW]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[Veli Saçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=22614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı. 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir-2/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı.</strong><span id="more-22614"></span></p>
<p>10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği bir ortak etkinlik takvimi açıkladı. Bu takvim çerçevesinde 10 Aralık Pazar günü, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Konferans Salonu’nda gün boyu süren insan hakları sempozyumu düzenlendi.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-22616 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-640x480.jpg" alt="" width="351" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" /></p>
<p>Dört oturumdan oluşan sempozyumun ilk oturumunda son iki yılın genel değerlendirmesini Rewşen Bataray Saman ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)  Türkiye</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raportörü Emma Sinclair Webb yaptı. İnsan hakları çalışmalarının geçen iki yılda çok büyük zorluklarla karşılaştığını sahada</p>
<p>n örneklerle aktaran konuşmacılar; haksız gözaltı, işkence ve kötü muamele, hak savunucularının kriminalize edilmesi gibi durumların hukuka aykırılığını vurgulayarak yeni dönemde belirgin olan uygulamaları “keyfilik” olarak değerlendirdiler.</p>
<h4></h4>
<p><strong>SEHER AKÇINAR:  ÜMİT VERİCİ OLAN, SİVİL DARBEYE MARUZ KALMIŞ HAK SAVUNUCULARININ MÜCADELEYİ TERK ETMEMİŞ OLMALARIDIR.</strong></p>
<p>Yaklaşık bir yıl önce KHK ile kapatılan Gündem Çocuk Derneği’nden Esin Koman’ın geçten iki yılda hak ihlallerinin çocukları nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren sunumunun ardından İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Muhterem Süren, çıplak aramaya karşı çıkan mahpusların, işkenceye uğradığını belirtti. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, işkencenin ciddi oranda artış gösterdiğini dile getirerek, 2002 yılında “işkenceye sıfır tolerans” vaadiyle iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti), bugün işkenceyi doğal gören yaklaşımını eleştirdi. 2003 yılında bir soruşturmadan bahseden Yavuz, “O dönem valilik, emniyet, genelkurmay soruşturma izni vermemişti, Recep Tayyip Erdoğan, soruşturma için önümüzü açmıştı. Bugün ne oldu da böyle bir duruma geldi!” dedi.</p>
<p>Sempozyumun son oturumunda Seher Akçınar, Veli Saçılık ve Ayhan Bilgen; ifade ve örgütlenme özgürlüğünün durumunu ele aldılar.</p>
<p>Türkiye’de insan hakları mücadelesinin hep zor zamanlar geçirdiğini ama mücadeleye de devam ettiğini vurgulayan Seher Akçınar, “İfade ve örgütlenme özgürlüğünün üzerinde bugün de yoğun baskılar var ama burada esasen beni korkutan iki şey üzerinde durmak istiyorum: Biri; Hatun Tuğluk’un cenazesine karşı yapılan linç girişimi ötekisi de MAZLUMDER’in (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği)  Kürdistan şubelerinin, içeriden iktidar destekli bir güç tarafından kapatılarak sivil toplum içerisine bir darbe zihniyetinin yerleştirilmiş olmasıdır. Bu ikinci örnekte ümit verici olan, sivil darbeye maruz kalmış hak savunucularının mücadeleyi terk etmemiş olmalarıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>SÖZÜN GÜCÜNDEN KORKULUYOR</strong></p>
<p>Diyarbakır gibi bir yerde insan haklarını veya baskıları anlatmanın pek ilgi çekici olmadığını, çünkü herkesin bu ihlalleri yerinde gözlemleyip deneyimlediğini vurgulayan Ayhan Bilgen, “İfade özgürlüğüne bu kadar saldırmalarının nedeni sözün gücünden korkmalarıdır. Yine örgütlenme özgürlüğünün bu kadar karşısında konumlanmalarının sebebi örgütlü mücadele karşısında tutunamayacaklarını bilmeleridir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>İnsan hakları mücadelesinin sadece Diyarbakır’da değil, Türkiye’nin her yerinde zor olduğunu vurgulayan Veli Saçılık, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler de bu zorluğun her tarafında beraberce bir şeyler yapmaya, direnmeye çalışıyoruz. Bu devlet her gün gittiğim yerde bana ısrarla saldırıyor, gözaltına alıyor ve hakkımda dava açıyor. Hakkımızda o kadar çok dava açıldı ki, en son bize bu davaları açan savcı bile bu durumdan bıkıp isyan etmeye başladı. Bu devlet daha evvel yine cezaevlerine düzenlediği bir operasyon sırasında kolumu kaybetmeme sebep olmuştu. Kolumu köpeklere yem etmişti. Sonrasında kolumun kopmasına neden olan dozerin yıktığı duvarın parasını benden istemişti. AİHM’e gittik ve bu haksızlığı bir şekilde o dönem geri çevirdik. Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir. Bakın size trajikomik bir şey söyleyeceğim, her gün eylem yaptığımız sokağın başında biz, ortasında insan hakları anıtı, sonunda ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu var. Ve biz her gün bu sokakta, yalnızca işimizi istediğimiz için insan hakları çiğnenerek darp ediliyoruz. Nuriye ve Semih de bu sokakta başlattıkları eylemden dolayı tutuklanıyor.”</p>
<p>Sempozyumun yeterli ilgiyi görmemiş olmasına da içerlediğini aktaran Saçılık, “Biliyorum ki Diyarbakır’da işinden, ekmeğinden edilen binlerce kişi var ama bu arkadaşlar sokakta ya da başka bir alanda bir şekilde görünmezler. Arkadaşlara sormak istiyorum yahu işinizden ihraç edildik ama bizi mücadeleden mi ihraç ettiler?” diyerek sitem etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-22617 aligncenter" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000826.jpg" alt="" width="496" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000826.jpg 496w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000826-320x413.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 496px) 100vw, 496px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir-2/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İnsan Hakları Vakfı “Dokümantasyon Çalışanı” arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/11/turkiye-insan-haklari-vakfi-dokumantasyon-calisani-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Dec 2017 10:02:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20737</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir illerinde Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri/Temsilcilikleri ve Cizre’de Referans Merkezi bulunan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Ankara Genel Merkezinde veya İzmir Temsilciliğinde “Travma ve İnsan Hakları Enstitüsü” projesinde görevlendirmek üzere Dokümantasyon Çalışanı arıyor. Başta işkence yasağı olmak üzere uluslararası ve yerel düzeyde insan hakları sorunları ve tartışmaları hakkında ilgi, deneyim ve bilgi sahibi olmak bu [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/11/turkiye-insan-haklari-vakfi-dokumantasyon-calisani-ariyor/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı “Dokümantasyon Çalışanı” arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir illerinde Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri/Temsilcilikleri ve Cizre’de Referans Merkezi bulunan <a href="https://tihv.org.tr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Türkiye İnsan Hakları Vakfı</a> (TİHV) Ankara Genel Merkezinde veya İzmir Temsilciliğinde “<em>Travma ve İnsan Hakları Enstitüsü”</em> projesinde görevlendirmek üzere<em> <strong>Dokümantasyon Çalışanı </strong></em>arıyor.</p>
<p>Başta işkence yasağı olmak üzere uluslararası ve yerel düzeyde insan hakları sorunları ve tartışmaları hakkında ilgi, deneyim ve bilgi sahibi olmak bu pozisyon için önceliklidir.</p>
<p>Adayların başvurularını elektronik posta yoluyla, konu satırına başvurmak istedikleri pozisyonun referans kodunu <strong>(Ref: 1017)</strong> yazarak, <strong>özgeçmiş ve niyet mektuplarını</strong> ekleyerek <a href="mailto:tihv@tihv.org.tr" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tihv@tihv.org.tr</a> adresine iletmeleri gerekiyor.</p>
<p>Yapılacak değerlendirme sonucunda oluşturulacak kısa listeye alınan adaylar görüşmeye çağrılacaktır. Bu şekilde yapılmayan başvurular kesinlikle değerlendirmeye alınmayacaktır.</p>
<p><strong>Son başvuru:</strong> 20 Aralık 2017 // 18.00</p>
<p><strong>DOKÜMANTASYON ÇALIŞANI (Ref: 1017)</strong></p>
<p><strong>İş tanımı: </strong>Dokümantasyon Çalışanı<br />
<strong>Kime Karşı Sorumlu: </strong>Proje Koordinatörü ve TİHV Genel Sekreteri<br />
<strong>İş Süresi: </strong>2 yıl<br />
<strong>Birim:  </strong>TİHV Ankara Genel Merkezi ya da TİHV İzmir Temsilciliği<br />
<strong>Haftalık Çalışma Saati: </strong>40 saat (Tam Gün)<br />
<strong>İşin Genel Amacı: </strong>24 ay süreyle görevlendirilecek dokümantasyon çalışanı başta işkence ve diğer kötü muamele olmak üzere Türkiye’de yaşanan insan hakları ihlalleri hakkında araştırmalar yapıp veri toplayarak iki dilde (Türkçe ve İngilizce) günlük ve yıllık insan hakları raporları ile özel ihlal ve olaylara özgülenmiş raporlar hazırlayıp yayınlamak.</p>
<p><strong>Sorumluluklar:</strong></p>
<ul>
<li>Yazılı ve görsel basını, resmi kurumların duyuru ve açıklamalarını, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının açıklama ve duyurularını, insan hakları alanında çalışan yerel ve uluslararası kişi ve kurumların raporlarını her gün düzenli olarak tarar ve analiz eder.</li>
<li>İki dilde (Türkçe ve İngilizce) günlük raporlar hazırlar ve yayınlar.</li>
<li>Özel ihlal ve olaylara yönelik araştırmalar yapar, raporlar hazırlar.</li>
<li>Yıl sonunda çeşitli hak kategorilerinde yaşanan ihlalleri değerlendiren yıllık insan hakları raporunu iki dilde (Türkçe ve İngilizce) hazırlar.</li>
<li>TİHV’in basın açıklamaları ve resmi yazışmaları için bilgi ve veri desteği sağlar.</li>
<li>Gerektiğinde TİHV’in işkencenin önlenmesine yönelik geliştirdiği diğer çalışma birimlerine (işkence görenlere yönelik hukuki destek çalışması, ulusal ve uluslararası savunuculuk faaliyetleri, vb.) bilgi ve veri desteği sağlar.</li>
<li>TİHV’in sosyal medya hesaplarına bilgi ve veri desteği sağlar.</li>
</ul>
<p>Aranan nitelikler, bilgi ve başvuru için <a href="https://tihv.org.tr/is-ilani-tihv-dokumantasyon-merkezi-ekip-arkadasi-ariyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın</a>.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://siviltoplum.la/turkiye-insan-haklari-vakfi-dokumantasyon-calisani-ariyor/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">siviltoplum.la</a></p>
<div id="jp-relatedposts" class="jp-relatedposts">
<h3 class="jp-relatedposts-headline"></h3>
<div class="jp-relatedposts-items jp-relatedposts-items-minimal jp-relatedposts-grid "></div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/11/turkiye-insan-haklari-vakfi-dokumantasyon-calisani-ariyor/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı “Dokümantasyon Çalışanı” arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvana şiddet, toplumsal bir mesele mi değil mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/hayvana-siddet-toplumsal-bir-mesele-mi-degil-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Dec 2017 08:53:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan Orduevi]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan eziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[KİHAYKO Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20663</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Asker olan fail, kediye büyük bir nefret ve öfkeyle saldırırken, orduevi nizamiyesindeki nöbetçi askerlerin faili engellememesi, işkenceyi seyretmesi de toplum olarak şiddeti ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. Şiddeti o kadar kanıksadık ki sokak ortasında şiddete maruz bırakılan ve çeşitli silahlarla öldürülen kadınları öldüren erkeklere bile müdahale etmez hale geldik.&#8221; Bu hafta, Erzincan Orduevi’nde yaşanan kediye işkence [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/hayvana-siddet-toplumsal-bir-mesele-mi-degil-mi/">Hayvana şiddet, toplumsal bir mesele mi değil mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Asker olan fail, kediye büyük bir nefret ve öfkeyle saldırırken, orduevi nizamiyesindeki nöbetçi askerlerin faili engellememesi, işkenceyi seyretmesi de toplum olarak şiddeti ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. Şiddeti o kadar kanıksadık ki sokak ortasında şiddete maruz bırakılan ve çeşitli silahlarla öldürülen kadınları öldüren erkeklere bile müdahale etmez hale geldik.&#8221;</strong><span id="more-21486"></span></p>
<p>Bu hafta, Erzincan Orduevi’nde yaşanan kediye işkence vakası tüm Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Konu ne sosyal medyanın ne de basının gündeminden düştü. Orduevi kapısında yakaladığı yavru kediyi hunharca darp eden ve ölümüne sebep olan asker gözaltına alındı ve adlî kontrol kararı ile serbest bırakıldı çünkü yasalar böyle diyor&#8230; Basın aracılığıyla haberdar olduğumuz her işkence vakasından sonra, toplumsal tepki hemen kendiliğinden örgütleniyor ve toplum, kendi talebini yineliyor: Hayvana yönelik her türlü işkenceye caydırıcı hapis cezaları verilsin! Hayvan hakları savunucuları olarak, şiddetsiz bir toplum talebi bulunan tüm insanlarla, <strong>10 Aralık Pazar günü, saat 13.30’da Taksim’deki Galatasaray Lisesi önünde</strong> buluşuyoruz. Kendinizden başkalarının hakları, yaşamı sizin için değerliyse lütfen siz de gelin.</p>
<p>Sadece bu hafta yaşanan, hayvanlara yönelen şiddet haberlerini sıralayıp içinizi karartmak istemiyorum ama aldığımız korkunç haberlerin ardı arkası kesilmek bilmiyor. Hem Türkiye gündeminin sürekli değişken olması hem de bu toplumsal tepkinin oldukça uçucu olması nedeniyle, hükümet hayvana olan işkencenin, tecavüzün ve hayvan cinayetlerinin önlenmesi için toplumsal talepleri görüp bunu karşılamak için adım atmamakta direniyor. Hayvanlara karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmasını talep eden iki ayrı grup var ve sayıları milyonları buluyor. Birinci grup, yani biz hayvan hakları savunucuları, hissedebilen, duyarlı olan, kısacası bizlerden hiçbir farkı olmayan hayvanlara hiçbir şekilde kötü muamele edilmesini istemiyoruz. Artış gösteren toplumsal şiddet, en savunmasız durumda olan ve yaşam hakları yasa ile güvence altına ısrarla alınmak istenmeyen hayvanları birincil derecede hedef alıyor. İkinci grup ise, “bugün hayvana bunu yapan, yarın insana yapacaktır” argümanı ile yola çıkıp tecavüzcüler, işkenceciler, en ufak bir olayda dahi tepkisini şiddet olarak dışavuran kişilerle yaşamak istemediklerini söylüyor ve haklılar da.</p>
<p>Peki, milyonlarca vatandaşın böyle bir talebi varken ve her gün akla hayale sığmayacak korkunç hayvan hakları ihlâlleri yaşanırken hükûmet neden bunu görmezden geliyor? En son Erzincan’da, işkenceci failin “<em>nişanlımdan ayrıldım, alkol almıştım, yaptıklarımı hatırlamıyorum, ben de hayvanseverim</em>” şeklinde ifadesi ile daha da öfkelendiğimiz kedi cinayeti vakası, Türkiye’nin nasıl bir cinnet toplumuna dönüştüğünün bir kanıtı bence. Asker olan fail, kediye büyük bir nefret ve öfkeyle saldırırken, orduevi nizamiyesindeki nöbetçi askerlerin faili engellememesi, işkenceyi seyretmesi de toplum olarak şiddeti ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. Şiddeti o kadar kanıksadık ki sokak ortasında şiddete maruz bırakılan ve çeşitli silahlarla öldürülen kadınları öldüren erkeklere bile müdahale etmez hale geldik.</p>
<h4>&#8220;Ülke şiddetten, öfkeden, nefretten kırılırken, insanlar birbirini sudan sebepler ile öldürürken, minicik bir yavru kediye “stres topu” muamelesi yapılıp türlü işkenceler yapılırken parlamentonun, “torba yasa” kapsamında Yunus Emre Vakfı’nın mütevelli heyetinde ya da bir üniversitenin isminin değişikliğini tartışması gibi bir lüksü olamaz, olmamalı.&#8221;</h4>
<p><strong>Ülke şiddetten, öfkeden, nefretten kırılırken TBMM’nin gündemi: Yunus Emre Vakfı’nın mütevelli heyetinde değişiklik yapılması&#8230;</strong></p>
<p>Milyonlarca insan, sosyal medya aracılığı ile, parlamenterlere, bakanlara, başbakana, cumhurbaşkanına yazdıkları mektuplar, gönderdikleri e-postalar ile, “şiddetsiz toplum” talebini dile getirirken yasa koyucular, parlamento ne yapıyor peki? Parlamento, birkaç gün önce yeni bir kanun teklifini müzakere etti ve kabul ederek yasalaşmasını sağladı. Parlamento tabii ki yasa tekliflerini görüşecek ve kabul edecek. Ancak TBMM, öylesine toplumdan kopuk bir duruma gelmiş durumda ki toplumsal talepleri kolayca yok sayıyor; bu toplumsal talepleri dillendirmeye çalışan muhalefet ise sanki yok hükmünde&#8230; Ülke şiddetten, öfkeden, nefretten kırılırken, insanlar birbirini sudan sebepler ile öldürürken, minicik bir yavru kediye “stres topu” muamelesi yapılıp türlü işkenceler yapılırken parlamentonun, “torba yasa” kapsamında Yunus Emre Vakfı’nın mütevelli heyetinde ya da bir üniversitenin isminin değişikliğini tartışması gibi bir lüksü olamaz, olmamalı&#8230;</p>
<p>Ama uyarayım; toplum olarak içinde bulunduğumuz durumu analiz etmek için uzman olmanıza gerek yok: Bu şiddet sarmalı, toplumsal şiddet, önlem alınmazsa tüm Türkiye’yi yutacak. Bu tespitimizi açık bir çağrı ile siyasî parti fark etmeksizin tüm parlamenterlere de yaptık. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak yaptığımız açık çağrıda parlamenterlere şunu dedik: <em>Artık &#8220;yarın çok geç olmadan önlem alın&#8221; diyemiyoruz çünkü artık çok geç oldu! Biz bu cinnet hâlinden endişeleniyoruz, siz de endişelenin!</em> Bu gidişattan endişelenmeyen parlamenter, ya bu ülkede yaşamıyordur ya da cinnet toplumunda her gün yaşadığımız toplumsal şiddeti zerre kadar önemsemiyordur. Bir takım parlamenterlerler, imkânlarıyla, toplumdan kopuk yaşantıları, alakasız gündemleri ile kendilerini “gerçek hayat”tan soyutlayabilir ancak bu toplumda yaşayan her birey, bu şiddet sarmalından fazlasıyla nasibini alıyor. Ülkemizde “yan baktın” cinayetleri işlenirken parlamenterler neyi bekliyor? Şiddetin doğrudan mağduru olmayı mı?..</p>
<h4> &#8220;Sokak ortasında oynayan bir çocuğun kaçırılması ile yıllardır bizimle aynı sokakta yaşayan sokak köpeğinin kuytu bir köşede uyurken belediye ekiplerince üstüne çullanılarak kaçırılması, yerlerde sürüklenmesinin arasında hiçbir fark yok. &#8220;</h4>
<p><strong>Binlerce hayvan işkence gördü ama 2016’da sadece 229 kişiye ceza kesildi</strong></p>
<p>Herkese çok basit bir soru sormak istiyorum: <strong>Canı yanan bir canlıya işkence ya da tecavüz etmenin bedeli 546 TL olabilir mi?</strong> Öyle bir noktadayız ki hayvanlara hunharca işkence eden, tecavüz eden kişilerle her gün aynı ortamlarda bulunuyoruz. Hayvana kötü muamele ettikleri gerekçesiyle 2016’da kimlikleri tespit edilerek idarî para cezası kesilen şahıs sayısı sadece 229. Bu sistemde failler tespit dahi edilemiyor. Böyle bir toplumda yaşamak istiyor musunuz? Ben istemiyorum!</p>
<p>Öte yandan, toplumsal şiddet ve istismar örneklerinde, özneler değişiyor ancak yaşanan acı, çaresizlik, hak gasbı değişmiyor. Sokak ortasında oynayan bir çocuğun kaçırılması ile yıllardır bizimle aynı sokakta yaşayan sokak köpeğinin kuytu bir köşede uyurken belediye ekiplerince üstüne çullanılarak kaçırılması, yerlerde sürüklenmesinin arasında hiçbir fark yok. Antalya’da bir huzurevindeki yaşlıların, hastaların bakımlarının ihmal edilmesi, bedenlerinin canlı canlı karıncalar tarafından yenilmesine izin verilmesi ile belediyenin hayvan toplama kamplarında, “hasta hayvan” ihbarı ile sokaktan alınıp kuytu bir köşede, kutunun içinde hayvanların ölüme terk edilmesinin arasında hiçbir fark yok. Bunları çok normalleştirdiysek ya da kapalı kapılar ardındaki hak ihlâlleri bizi ilgilendirmiyorsa toplumda da ciddi bir problem var demektir. Ayrıca bu olup bitenlere vatandaş olarak müdahil olamıyorsak, “adlî ve idarî soruşturma başlatıldı” denilip vakaların üstü hemen kapatılıyorsa ve biz bunların akıbetini öğrenemiyorsak devletin işleyişinde de bir sıkıntı var demektir ve bu anlayışın ne insanı ne hayvanı ne de ağacı yaşatamayacağı çok açık!</p>
<p>Bir kez daha söylüyorum: Rahatsız olun, endişelenin. Hiçbir şeyden habersiz, savunmasız, sokakta binbir zorlukla yemek bulabilmek için yaşam savaşı veren minicik yavru kedinin işkence ile öldürülmesi sizi rahatsız etsin. Toplumsal taleplerimize kulak tıkayan, taleplerimizden uzak ve hayvanların aleyhinde bir yasa tasarısı hazırlayıp hayvana şiddetin etkin bir şekilde önlenmesi konusunda biz STK’leri altı senedir oyalayan parlamenterlerin vurdumduymazlığı sizin de sorununuz olsun. Çünkü sadece bizlerin, hayvan hakları savunucularının değil, farklı toplumsal mücadelelerin de talepleri dikkate alınmıyor. Yaşadığımız toplumsal travmalar, her gün tanık olduğumuz toplumsal şiddet dikkate alınmak zorunda, önlem alınmaması hâlinde toplumdaki kutuplaşma, nefret ve linç kültürünün önü de alınamayacak. Devlet ve hükûmet görmemekte ısrarcı olsa da toplumsal bir çöküş yaşadığımız ortada.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20664" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/siide.png" alt="" width="1024" height="512" /></p>
<h4>&#8220;Şimdi bir kez daha, bunun, son eylemimiz olması umudu ile tekrar bir araya geliyoruz. <strong>10 Aralık</strong> Dünya Hayvan Hakları Günü’nde, <strong>Pazar günü, saat 13.30’da Taksim’deki Galatasaray Lisesi önünde </strong>buluşup toplumun en savunmasızı olan, doğuştan gelen hakları ısrarla kabul edilmeyen hayvanlar için tepkimizi bir kez dile getiriyor, failler arasında vatandaş-belediye başkanı, görevlisi ayrımı yapılmadan ertelemesiz hapis cezası talebimizi yineliyoruz.&#8221;</h4>
<p><strong>Ertelemesiz hapis cezası talebimizi yineleyeceğiz</strong></p>
<p>Hayvan hakları savunucuları olarak, milletvekilleri, bakanlar, başbakan ile defalarca görüştük; sayısız eylem yaptık, denemediğimiz yöntem kalmadı, parlamentoda ve bürokrasi düzeyinde defalarca toplantı yaptık. Her defasında vaatler verilip içinde olduğumuz yasama döneminde, hayvanları gerçekten koruyacak bir yasa tasarısının kabul edileceği bizlere söylendi ama Türkiye’de standart olan o politikacı tavrı hiç değişmedi. Bu kadar çabaya, tepkiye karşı, karşınızda taş olsa taş çatlar. Karşımızda sanki bir duvar var. Şimdi bir kez daha, bunun, son eylemimiz olması umudu ile tekrar bir araya geliyoruz. <strong>10 Aralık</strong> Dünya Hayvan Hakları Günü’nde, <strong>Pazar günü, saat 13.30’da Taksim’deki Galatasaray Lisesi önünde </strong>buluşup toplumun en savunmasızı olan, doğuştan gelen hakları ısrarla kabul edilmeyen hayvanlar için tepkimizi bir kez dile getiriyor, failler arasında vatandaş-belediye başkanı, görevlisi ayrımı yapılmadan ertelemesiz hapis cezası talebimizi yineliyoruz.</p>
<h4>&#8220;Eyleme müdahale olabileceği endişesiyle gelmemezlik etmeyin çünkü KİHAYKO Derneği eyleme dair gerekli izni aldı.&#8221;</h4>
<p><strong>Şiddetsiz bir toplumda yaşamak istiyorsanız eyleme siz de gelin</strong></p>
<p>Hayvan hakları ile ilgilenmeyebilirsiniz, ancak şiddetsiz bir toplum hayaliniz, arzunuz var ise düzenleyeceğimiz eyleme siz de gelin. Eyleme müdahale olabileceği endişesiyle gelmemezlik etmeyin çünkü KİHAYKO Derneği eyleme dair gerekli izni aldı.</p>
<p>Erzincan’da gözaltına alındıktan sonra yasalar gereği salıverilmek zorunda kalınan işkencecinin katlettiği yavru kediyi unutmamak, unutturmamak ve bu yavru kedi gibi her gün yüzlercesi, gözden ırak yerlerde, öfke patlaması yaşayan insanlar tarafından öldürülen, belediyelerce zehirlenen ve ölüme mahkûm edilen, çaresiz hayvanları gerçekten koruyacak bir yasa ve şiddetsiz bir toplumda yaşama talebimizi hep birlikte haykıralım. Bu şiddet sarmalında, cinnet toplumunda yaşamak zorunda değiliz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/hayvana-siddet-toplumsal-bir-mesele-mi-degil-mi/">Hayvana şiddet, toplumsal bir mesele mi değil mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilciliği hukukçu iş ilanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/12/turkiye-insan-haklari-vakfi-diyarbakir-temsilciligi-hukukcu-is-ilani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2017 10:20:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19193</guid>

					<description><![CDATA[<p>1990 yılında kurulan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) işkence ve diğer kötü muamelenin Türkiye ve tüm dünyada ortadan kaldırılması için yerel ve uluslararası alanda çalışmalar yürüten sivil bir insan hakları kurumudur. Bu vizyon çerçevesinde TİHV, işkence görenlere fiziksel – ruhsal – sosyal iyilik hallerine ulaşmaları için tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunar ve işkence ve diğer [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/12/turkiye-insan-haklari-vakfi-diyarbakir-temsilciligi-hukukcu-is-ilani/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilciliği hukukçu iş ilanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1990 yılında kurulan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) işkence ve diğer kötü muamelenin Türkiye ve tüm dünyada ortadan kaldırılması için yerel ve uluslararası alanda çalışmalar yürüten sivil bir insan hakları kurumudur. Bu vizyon çerçevesinde TİHV, işkence görenlere fiziksel – ruhsal – sosyal iyilik hallerine ulaşmaları için tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunar ve işkence ve diğer kötü muameleye ilişkin cezasızlıkla baş etmeye yönelik çalışmalar yürütür.</p>
<p>Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir illerinde Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri/Temsilcilikleri ve Cizre’de Referans Merkezi bulunan Türkiye İnsan Hakları Vakfı aşağıdaki pozisyon için ekip arkadaşı aramaktadır. Başta işkence yasağı olmak üzere uluslararası ve yerel düzeyde insan hakları sorunları ve tartışmaları hakkında ilgi, deneyim ve bilgi sahibi olmak bu pozisyon için önceliklidir.</p>
<ul>
<li><em>(Ref:1016) <u>TİHV Diyarbakır Temsilciliğinde</u> görevlendirmek üzere <u>Hukukçu</u></em></li>
</ul>
<p>Adayların başvurularını elektronik posta yoluyla, konu satırına başvurmak istedikleri pozisyonun referans kodunu (Ref:1016) yazarak, özgeçmiş ve niyet mektuplarını ekleyerek <strong><a href="mailto:tihv@tihv.org.tr">tihv@tihv.org.tr</a></strong> adresine iletmelerini rica ederiz.</p>
<p>Yapılacak değerlendirme sonucunda oluşturulacak kısa listeye alınan adaylar görüşmeye çağrılacaktır.</p>
<p>Yukarıda belirtilen şekilde yapılmayan başvurular kesinlikle değerlendirmeye alınmayacaktır.</p>
<p>Son başvuru tarihi<strong> 22 Ekim 2017 saat 18.00’</strong>e kadardır.</p>
<p><strong>HUKUKÇU (Ref:1016)</strong></p>
<p><strong>İş tanımı: </strong>Hukukçu</p>
<p><strong>Kime Karşı Sorumlu:</strong> TİHV Genel Sekreteri</p>
<p><strong>İş Süresi:</strong> 2 yıl (Birinci yılın sonunda değerlendirmek üzere)</p>
<p><strong>Birim:</strong>  TİHV Diyarbakır Temsilciliği</p>
<p><strong>Haftalık Çalışma Saati:</strong> 40 saat (Tam Gün)</p>
<p><strong>İşin Genel Amacı:</strong> TİHV Diyarbakır Temsilciliğinde görev alacak hukukçu, işkence görenlere sunulan hukuk destek programını vakıfta çalışan diğer hukukçular ile birlikte yürütür. İşkence yasağı ve diğer ağır/ciddi insan hakları ihlallerinin engellenmesine ilişkin ulusal ve uluslararası yasal mevzuatı takip eder ve bu konuda gerekli raporlama çalışmalarını katkı sağlar.</p>
<p><strong>Sorumluluklar:</strong></p>
<ul>
<li>İşkence görenlere yönelik hukuk destek programını diğer hukukçularla birlikte planlar ve yürütür;</li>
<li>TİHV hukuk destek programına dâhil edilmiş başvuruların her türlü yasal süreçlerini izler ve başvurunun sürecin her aşamasında yasal desteğe ulaşmasını sağlar;</li>
<li>TİHV başvurularına gerektiğinde hukuki danışmanlık verir;</li>
<li>Yürüttüğü hukuksal destek çalışmalarının periyodik olarak raporlamasını yapar;</li>
<li>Gönüllü hukukçularla ilişki kurar ve sürdürür;</li>
<li>Hukuk örgütleri (Dernekler, Barolar, vb.) ile ilişkileri planlı olarak yürütür;</li>
<li>Baro organlarında yer alarak gerektiğinde vakfa (tedavi-rehabilitasyon-belgeleme hizmetlerine erişim için) yönlendirme yapar;</li>
<li>İşkence yasağı ve diğer insan hakları ihlallerine ilişkin yerel ve uluslararası yasal mevzuatı takip ederek, gelişmeler konusunda TİHV çalışanlarını bilgilendirir;</li>
<li>Uluslararası izleme mekanizmaları ve diğer uluslararası kuruluşlar için raporlar hazırlar;</li>
<li>Yerel ve uluslararası savunuculuk faaliyetlerinde kullanmak üzere Türkiye’nin yasal mevzuatının uluslararası normlar ışığında değerlendirmesini içeren raporlar hazırlar;</li>
<li>Özel gündemli raporların ve basın açıklamalarının hazırlanmasına katkı sağlar;</li>
<li>Vakfa ve vakıf çalışan ve gönüllülerine açılan davalara destek sağlar ve dayanışma/destek ağlarının oluşturarak koordine eder;</li>
<li>Gerektiğinde işkence görenlere erişmek ve gözlem için yapılan gezici sağlık ekibi çalışmalarına katılır;</li>
<li>Gerektiğinde bilimsel faaliyetlere katkıda bulunur;</li>
<li>Gerektiğinde eğitim faaliyetlerine katkıda bulunur.</li>
</ul>
<table width="506">
<tbody>
<tr>
<td width="439"><strong>Nitelikler</strong></td>
<td width="101">Asgari</td>
<td width="104">Tercih Sebebi</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İşkence yasağı başta olmak üzere insan hakları alanında bilgi sahibi olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İnsan hakları örgüt kültürü hakkında bilgili olmak</td>
<td width="101"></td>
<td width="104">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İnsan haklarına ilişkin ulusal ve uluslararası yasal mevzuat konusunda bilgi sahibi olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Hukuk fakültesi mezunu olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Avukatlık stajını tamamlamış olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Diyarbakır Barosuna kayıtlı olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İnsan hakları alanında çalışan bir sivil kurumda profesyonel veya gönüllü çalışmalar yürütmüş olmak</td>
<td width="101"></td>
<td width="104">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede yazılı ve sözlü Türkçe ifade becerisine sahip olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede yazılı ve sözlü Kürtçe ifade becerisine sahip olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede yazılı ve sözlü İngilizce ifade becerisine sahip olmak</td>
<td width="101"></td>
<td width="104">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Seyahat engelinin bulunmaması</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Rapor üretme konusunda bilgi sahibi olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede iletişim becerisine sahip olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Toplumsal sorunlara ilgi duymak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Ekip çalışmasına yatkın olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">MS ofis programlarına hâkim olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Yeni bilgi ve becerileri öğrenmeye açık ve hevesli olmak</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Üstlendiği sorumlulukları yerine getirmek</td>
<td width="101">X</td>
<td width="104"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İlanı pdf olarak indirmek için <strong><a href="http://tihv.org.tr/wp-content/uploads/2017/10/tihv_isilan%C4%B1_hukuk%C3%A7u.pdf" target="_blank" rel="noopener noreferrer">lütfen tıklayınız.</a></strong></p>
<p><a href="http://tihv.org.tr/tihv-diyarbakir-temsilciligi-hukukcu-is-ilani/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/12/turkiye-insan-haklari-vakfi-diyarbakir-temsilciligi-hukukcu-is-ilani/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı Diyarbakır Temsilciliği hukukçu iş ilanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul temsilciliği proje asistanı arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/12/turkiye-insan-haklari-vakfi-istanbul-temsilciligi-proje-asistani-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Oct 2017 09:52:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19184</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) işkence ve diğer kötü muamelenin ortadan kaldırılması amacıyla 27 yıldır sürdürdüğü faaliyetlerinde birlikte çalışabilecek ekip arkadaşı arıyor. Vakfın duyurusu şöyle: 1990 yılında kurulan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) işkence ve diğer kötü muamelenin Türkiye ve tüm dünyada ortadan kaldırılması için yerel ve uluslararası alanda çalışmalar yürüten sivil bir insan hakları kurumudur. Bu vizyon [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/12/turkiye-insan-haklari-vakfi-istanbul-temsilciligi-proje-asistani-ariyor/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul temsilciliği proje asistanı arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="entry">
<p><strong>Türkiye İnsan Hakları Vakfı </strong><strong>(TİHV) </strong>işkence ve diğer kötü muamelenin ortadan kaldırılması amacıyla 27 yıldır sürdürdüğü faaliyetlerinde birlikte çalışabilecek ekip arkadaşı arıyor<b>. </b>Vakfın duyurusu şöyle:</p>
<p>1990 yılında kurulan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) işkence ve diğer kötü muamelenin Türkiye ve tüm dünyada ortadan kaldırılması için yerel ve uluslararası alanda çalışmalar yürüten sivil bir insan hakları kurumudur. Bu vizyon çerçevesinde TİHV, işkence görenlere fiziksel – ruhsal – sosyal iyilik hallerine ulaşmaları için tedavi ve rehabilitasyon hizmeti sunar ve işkence ve diğer kötü muameleye ilişkin cezasızlıkla baş etmeye yönelik çalışmalar yürütür.</p>
<p>Ankara, Diyarbakır, İstanbul ve İzmir illerinde Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri/Temsilcilikleri ve Cizre’de Referans Merkezi bulunan Türkiye İnsan Hakları Vakfı aşağıdaki pozisyon için ekip arkadaşı aramaktadır. Başta işkence yasağı olmak üzere uluslararası ve yerel düzeyde insan hakları sorunları ve tartışmaları hakkında ilgi, deneyim ve bilgi sahibi olmak bu pozisyon için önceliklidir.</p>
<ul>
<li><strong><em>(Ref:1015)</em></strong> TİHV İstanbul Temsilciliğinde Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları Aracı kapsamında desteklenen<em> “<u>İşkencede Cezasızlıkla Mücadele</u>” </em>projesinde görevlendirmek üzere<em> <strong><u>Proje Asistanı</u></strong></em></li>
</ul>
<p>Pozisyonun sorumlulukları ve aranılan nitelikler bir sonraki sayfada belirtilmiştir<em>.</em></p>
<p>Adayların başvurularını elektronik posta yoluyla, konu satırına başvurmak istedikleri pozisyonun referans kodunu <strong>(Ref:1015)</strong> yazarak, <strong>özgeçmiş ve niyet mektuplarını</strong>ekleyerek <a href="mailto:tihv@tihv.org.tr">tihv@tihv.org.tr</a> adresine iletmelerini rica ederiz.</p>
<p>Yapılacak değerlendirme sonucunda oluşturulacak kısa listeye alınan adaylar görüşmeye çağrılacaktır.</p>
<p>Yukarıda belirtilen şekilde yapılmayan başvurular kesinlikle değerlendirmeye alınmayacaktır.</p>
<p>Son başvuru tarihi <strong>29 Ekim 2017</strong> saat <strong>18.00’e</strong> kadardır.</p>
<p><strong>PROJE ASİSTANI (Ref:1015)</strong></p>
<p><strong>İş tanımı: </strong>Proje Asistanı</p>
<p><strong>Kime Karşı Sorumlu: </strong>Proje Koordinatörü</p>
<p><strong>İş Süresi: </strong>2 yıl</p>
<p><strong>Birim:  </strong>TİHV İstanbul Temsilciliği</p>
<p><strong>Haftalık Çalışma Saati: </strong>40 saat (Tam Gün)</p>
<p><strong>İşin Genel Amacı: </strong>TİHV İstanbul Temsilciliğinde 24 ay süreyle görevlendirilecek proje asistanı vakfın destekleyicilerine yönelik faaliyet raporlarının hazırlanması, proje faaliyetlerinin sürdürülmesi, yeni proje başvurularının hazırlanması ve uluslararası ilişkiler konusunda proje koordinatörüne destek sağlar. Çalışmalarını proje koordinatörü, TİHV genel sekreteri ve muhasebe sorumlusu ile birlikte yürütür.</p>
<p><strong>Sorumluluklar:</strong></p>
<ul>
<li>Vakfın sürdürdüğü ana faaliyetlerin destekleyicilerine düzenli raporlar hazırlar;</li>
<li>Proje çalışmalarının takip edilmesine yardımcı olur;</li>
<li>Fon sağlayıcılarla iletişim sağlanmasına ve sürdürülmesine yardımcı olur;</li>
<li>Projelerde yer alan toplantı, eğitim ve diğer etkinliklerin organizasyonunun yapılmasına yardımcı olur;</li>
<li>Proje etkinlikleri başta olmak üzere TİHV etkinliklerine idari ve organizasyonel destek sağlar;</li>
<li>Proje sırasında gerçekleşen toplantıların notlarını tutar ve proje ekibi ile paylaşır;</li>
<li>Projede yer alan diğer çalışanlar ve görev aldığı TİHV temsilciğinde yer alan diğer çalışanlar ile uygun çalışma ilişkisi kurup sürdürür ve onların projeye etkin bir şekilde katkı vermesini sağlar;</li>
<li>Yeni fon imkânlarını araştırır ve proje başvurularının hazırlanmasına katkı sağlar;</li>
<li>Gerektiğinde TİHV’in işkencenin önlenmesine yönelik geliştirdiği diğer çalışmalara (işkence görenlere yönelik hukuki destek çalışması, ulusal ve uluslararası savunuculuk faaliyetleri, vb.) destek sağlar;</li>
<li>Vakfın uluslararası ilişkilerinin sürdürülmesine katkı sağlar. Bu kapsamda;</li>
<li>Bilgi notu, basın açıklaması, destek mektubu, uluslararası çağrı metinlerinin hazırlanmasına ve/veya çevrilmesine katkı sağlar</li>
<li>Yurtdışından gelecek heyetlerin ziyaretlerini organize eder; gerektiğinde toplantılara katılır ve çeviri yapar</li>
<li>Yurtdışında bulunan destekçi ve iş birliğinde bulunduğumuz kişi ve kurumlarla paylaşılacak metinlerin çevirisini yapar</li>
<li>Yurtiçi ve/veya dışında yapılan toplantılara gerektiğinde katılır ve TİHV’i temsil eder.</li>
</ul>
<table width="507">
<tbody>
<tr>
<td width="439"><strong>Nitelikler</strong></td>
<td width="117">Asgari</td>
<td width="64">Tercih Sebebi</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">&nbsp;</p>
<p>İşkence yasağı başta olmak üzere insan hakları alanında bilgi sahibi olmak</td>
<td width="117">&nbsp;</p>
<p>X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İnsan hakları örgüt kültürü hakkında bilgili olmak</td>
<td width="117">&nbsp;</td>
<td width="64">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Proje ekibinde görev alma ve proje raporu hazırlama konusunda en az 2 yıl deneyim sahibi olmak</td>
<td width="117">&nbsp;</td>
<td width="64">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Proje başvurusu hazırlama konusunda deneyim sahibi olmak</td>
<td width="117">&nbsp;</td>
<td width="64">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İnsan hakları alanında çalışan bir sivil kurumda profesyonel veya gönüllü çalışmalar yürütmüş olmak</td>
<td width="117">&nbsp;</td>
<td width="64">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Üniversitelerin Sosyal Bilimler, İktisadi ve İdari Bilimler ya da ilgili diğer fakültelerinden mezun olmak</td>
<td width="117">&nbsp;</td>
<td width="64">X</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede yazılı ve sözlü İngilizce ifade becerisine sahip olmak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede yazılı ve sözlü Türkçe ifade becerisine sahip olmak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Seyahat engelinin bulunmaması</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">İyi derecede iletişim becerisine sahip olmak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Toplumsal sorunlara ilgi duymak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Ekip çalışmasına yatkın olmak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">MS ofis programlarına hâkim olmak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Yeni bilgi ve becerileri öğrenmeye açık ve hevesli olmak</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64">&nbsp;</td>
</tr>
<tr>
<td width="439">Üstlendiği sorumlulukları yerine getirmek</td>
<td width="117">X</td>
<td width="64"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p><strong> </strong>Bu iş ilanı duyurusunu pdf olarak <strong><a href="http://tihv.org.tr/wp-content/uploads/2017/10/tihv_isilan%C4%B1_asistan.pdf">indirmek için tıklayınız.</a></strong></p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/12/turkiye-insan-haklari-vakfi-istanbul-temsilciligi-proje-asistani-ariyor/">Türkiye İnsan Hakları Vakfı İstanbul temsilciliği proje asistanı arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ÇAÇAv öğretmeninden işkence gören küçük Deniz için AYM’ye başvurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/02/cacav-ogretmeninden-iskence-goren-kucuk-deniz-icin-aymye-basvurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2016 17:06:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2118</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv) küçük Deniz’in öğretmeni tarafından 1,5 yıl boyunca sistematik bir şekilde fiziksel cezalandırmaya maruz bırakılması ve eğitim hakkının ayrımcılık nedeniyle doğrudan ihlal edilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından yürütülen “Çocuklarla Birlikte Daha Güçlüyüz” çalışmaları kapsamında Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv), küçük Deniz*’in öğretmeni tarafından 1,5 yıl [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/02/cacav-ogretmeninden-iskence-goren-kucuk-deniz-icin-aymye-basvurdu/">ÇAÇAv öğretmeninden işkence gören küçük Deniz için AYM’ye başvurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv) küçük Deniz’in öğretmeni tarafından 1,5 yıl boyunca sistematik bir şekilde fiziksel cezalandırmaya maruz bırakılması ve eğitim hakkının ayrımcılık nedeniyle doğrudan ihlal edilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.</h3>
<p>Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından yürütülen “Çocuklarla Birlikte Daha Güçlüyüz” çalışmaları kapsamında Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv), küçük Deniz*’in öğretmeni tarafından 1,5 yıl boyunca sistematik bir şekilde fiziksel cezalandırmaya maruz bırakılması ve eğitim hakkının ayrımcılık nedeniyle doğrudan ihlal edilmesi nedeniyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.</p>
<p>Çocuklarla Birlikte Daha Güçlüyüz, 9 yaşında, %25 engelli olan Deniz’in “Tam Zamanlı Kaynaştırmalı Eğitim” modeliyle öğrenim görmesi gerektiğini, gelişimini ve eğitimini en iyi ve sağlıklı bir şekilde yürütebilmesi için asla “Özel Eğitim Sınıfı”na gitmesi gerekmediğini belirtiyor. Ancak ilk günden itibaren sınıf öğretmeninin Deniz’i kendi sınıfında istemediğini, okul idaresinin de desteğiyle, ağır ve orta düzeyde zihinsel engelliler sınıfına yerleştirmek için çabaladığını ifade ediyor. Buna karşı çıkan ailenin, sınıf öğretmeni ve rehberlik öğretmeninin “sınıfta engelli çocuk istemiyoruz, direnirseniz  ‘delilerin’ arasında yaşamaya mahkum ederiz” dayatmasıyla karşı karşıya kaldığını da ekliyor.</p>
<h4><strong>ÇOCUĞA KARŞI ŞİDDET VE AYRIMCILIK</strong></h4>
<p>Çocuklarla Birlikte Daha Güçlüyüz sitesinde yer alan habere göre, okulda “Deniz” konulu toplantılar yapan, velilerin kışkırtıp öğrencinin atılması için imza toplamaya çalışan sınıf öğretmeni, küçük Deniz’e 1,5 yıl boyunca yüzü duvara dönük oturtma, sınıfa almama, sınıf arkadaşlarına onunla konuşmamaları için telkinde bulunma gibi sistematik fiziksel ceza uygulamış. Anayasa Mahkemesi’ne, Anayasa’nın 17. maddesinde yer alan işkence ve kötü muamele yasağının ihlaline hükmedilmesi için başvuruda bulunan Avukat Şahin Antakyalıoğlu, “Çocuklara yönelik şiddetin yasal düzenlemeler veya yargı tarafından korunmaması uluslararası ilke ve normlara aykırı. Deniz’in akranlarıyla beraber ayırım gözetilmeksizin eğitim hakkından yararlanması sağlanmamış, tam tersine sanki okulun kapısından girmekle sahip olduğu haklarını kaybetmiş gibi davranılmıştır” diyor.</p>
<p>İlk olarak 1783 yılında Polonya’da, ardından 1900 yılında Avusturya, Belçika ve Finlandiya’da yasaklanan fiziksel cezalandırma Türkiye’de halen TCK madde 232’de belirtilen “disiplin yetkisi” olarak tanınıyor. Fiziksel cezalandırmanın Türkiye’de de yasaklanması için farklı sivil toplum örgütleri bir arada çalışıyor. ÇAÇAv’ın çalışmalarının yanında YÖRET Vakfı ve Uluslararası Çocuk Merkezi’nin desteğiyle Çocuğa Karşı Şiddeti Önlemek için Ortaklık Ağı, Türkiye’de çocukların fiziksel/bedensel olarak cezalandırılmasını önlemek amacıyla “Çocuklara Fiziksel Cezanın Sonlandırılması için Birlikte Harekete Geçiyoruz” kampanyasını başlatıyor. Küçük Deniz ve diğer yüzlercesi için çocuk hakları ağları sizleri de çocukların fiziksel cezalandırmasına hayır demeye çağırıyor.</p>
<p>Ayrıntılı bilgi için <a href="http://www.cocuklarlagucluyuz.net/314/cacav-ayrimcilik-ve-fiziksel-cezalandirmaya-karsi-anayasa-mahkemesine-gidiyor.html">tıklayın</a></p>
<h6><em>* İsim mağdur çocuğun haklarının ve kimliğinin korunması amacıyla değiştirilmiştir</em></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/02/cacav-ogretmeninden-iskence-goren-kucuk-deniz-icin-aymye-basvurdu/">ÇAÇAv öğretmeninden işkence gören küçük Deniz için AYM’ye başvurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
