<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>işçi hakları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/isci-haklari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/isci-haklari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 18 Oct 2021 09:37:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>işçi hakları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/isci-haklari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çekçekçiler Emeklerinin Tanınmasını İstiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/18/cekcekciler-emeklerinin-taninmasini-istiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Oct 2021 09:37:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Geri Dönüşüm İşçileri Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[çekçekçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Dinçer Mendillioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt işçileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75148</guid>

					<description><![CDATA[<p>'İnsanlar bir biçimde hayata tutunacak. Bu hayata tutunma da informal ya da illegal yollarla değil meşru alanlar üzerinden, emekle olacak. Sokakta çalışan geri dönüşüm işçileri sadece tanınmak istiyor.' Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Dinçer Mendillioğlu ile sokak toplaması yapan atık kağıt işçilerinin ya da bilinen adıyla çekçekçilerin yaşadıkları sorunları konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/18/cekcekciler-emeklerinin-taninmasini-istiyor/">Çekçekçiler Emeklerinin Tanınmasını İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz günlerde atık kağıt işçilerinin depolarına yapılan baskınları ve İstanbul Valiliği’nin çekçekçileri hedef alan basın açıklaması, geri dönüşümün görünmez emekçilerini gündeme taşıdı. Çekçekçiler, dernekleri aracılığıyla kendilerini ifade etmeye çalışırken Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un “</span><span style="font-weight: 400;">Atık toplayıcı kardeşlerimiz Türkiye’nin en büyük çevre hareketi olan sıfır atık projemizin isimsiz kahramanlarıdır” açıklamasıyla moral buldular. Son olarak 13 Ekim’de Bakanlığa bağlı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü’nde Genel Müdür Eyyüp Karahan ve yetkililerle görüşen atık kağıt işçileri emeklerinin tanınmasını ve sokaktan atık toplamanın çevre temizliğine sunduğu katkının bilinmesini istiyorlar.  </span></p>
<p><b>Son günlerde atık kağıt işçilerinin depolarına polis ve zabıta tarafından yapılan baskınlar, kamuoyunun gündeminde. Olayların taraflarından biri olarak yaşananları sizden dinlemek isteriz. Neler yaşandı bu süreçte? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-75168 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-640x423.jpeg" alt="Geri Dönüşüm İşçileri Derneği" width="290" height="192" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-640x423.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-350x231.jpeg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi.jpeg 960w" sizes="(max-width: 290px) 100vw, 290px" />Yaşananların bizim tarafımızdan mantıklı bir açıklaması yok aslında. Sokakta atık toplayıcılığı herhangi şekilde gerek merkezi hükümete gerek yerel belediyeye tek bir kuruş masrafı olmadan kendi istihdamını kendi sağlayan tek alan neredeyse. Bütün meslek gruplarını bir emek değer ilişkisi üzerinden anlatabilirsiniz. Ama atık kağıt işçileri kendi sistemlerini tamamen kendileri yaratıyorlar. Dolayısıyla bu noktada ne herhangi bir patrona ne de herhangi bir devlet görevlisine, yerel belediyelere veya merkezi devlet sistemine tek bir yük olmadan sokaktan atık toplaması yapıyorlar, bu atıklardan elde ettikleri gelirleri de kendi yaşamlarında ekonomik bir istihdama dönüştürüyorlar. Bu da kendi sistemlerini kendilerinin yarattığı bilgisinin yeniden altını çiziyor. Dolayısıyla herhangi bir şekilde devlete ya da özel sektöre bir sorumluluk yüklemiş olmuyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir noktayı daha açıklamak istiyorum; atık kağıt işçileri sokak toplaması yapıyorlar. Yani kanunun vermiş olduğu yetki ilçe belediyelerine bu görevleri veriyor. Diyor ki kanun; bu atığın denetimi, yönetimi ve toplanması ilçe belediyelerine aittir. Bu ilçe belediyelerin sınırları içerisindeki tüm kurumsal ve kamusal alanlar belediyenin sorumluluğundadır. Buraya kadar anlaşılabilir. Ama atık kağıt işçileri ne yapıyor? Sokaktaki atıkları topluyor. Siz bugüne kadar herhangi bir devlet kurumunun, avm’nin mağaza ya da marketin içinde bir kağıt toplayıcı gördünüz mü? Mümkün değil göremezsiniz. Dolayısıyla bu süreçte valilik aldığı kararla çelişiyor. Atık kağıt işçileri; devletin, kamunun, adına ne derseniz deyin, hiç kimsenin atığını çalan bir noktada durmuyorlar. Sokakta sizin bizim ürettiğimiz atığı çöpten ve sokaktan topluyorlar. Sokaktaki atığın toplanması niye birilerini rahatsız etsin? Burada derin bir rant ilişkisi de olabilir. Çünkü belirli bir kotada atık toplanması gerekiyor ama bu oranın yakınından bile geçilemiyor. Gerek ilçe yönetimleri gerekse merkezi yönetimler bu sorumluluğu yerine getirememiş oluyor. Bunu örtmek için de “vur abalıya” taktiğini gösteriyorlar. Yani “atık toplayamamamızın tek sorumlusu atık kağıt işçileridir” deyip kolaycılığa kaçıyorlar ve buradan bir operasyon zemini yaratıyorlar. Aklımıza gelen bir diğer düşünce de şu; acaba büyük, lisanslı, entegre geri dönüşüm tesisleri perde arkasından “Biz istediğimiz kadar atık toplayamıyoruz, acaba geri dönüşüm işçilerini bertaraf mı etsek?” diye baskı mı yapıyorlar? Çünkü günlerce atık topluyor işçiler ve sonra bir bakıyorsunuz ki birileri gelip bu atıklara çörekleniyor. Günlerdir operasyon yapılıyor.  Bu alınan çekçekler, bu dönüştürülebilir nitelikli atıklar, tüm bunların akıbeti ne oldu? Günlerdir depolar basılıyor? Peki, bu toplanan atıklar nereye gidiyor? Biz de bunu sormak istiyoruz. Bu atıklar nasılsa denetimsiz, sahipsiz, rahatlıkla iç edilebilir yani. Her operasyonda yüzbinlerce liranın üzerinde geri dönüşüm malzemesine el konuluyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli, Afgan ya da Kürt emekçinin topladığı atıkları şirketler satın alıyor ve kendi toplamış gibi devlete bildirimde bulunuyor. </span></p></blockquote>
<p><b>Çekçekçiler nasıl çalışıyor? Nasıl bir ağa, yapılanmaya sahipler? Demografik yapılarına göre bakarsak, kimler çekçekçilik yapıyor daha çok? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ekonomik ve siyasal göçle de gelenler var. Özellikle Kürt yurttaşlar bu işi yapıyorlar. Son zamanlarda mülteciler üzerinden geri dönüşüm işi tanımlanmaya çalışılıyor ama bir avuç Suriyeli ve Afgan üzerinden geri dönüşüm meselesini tarif edemeyiz. Bu atıklar toplanıyorsa bir alıcısı var demektir. Bu atıklar birileri tarafından satın alınıyor. Satın alınması demek bu atıkların devlet envanterinde belgelenmesi demektir. Yani Suriyeli, Afgan ya da Kürt emekçinin topladığı atıkları şirketler satın alıyor ve kendi toplamış gibi devlete bildirimde bulunuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaş skalasına bakarsak 7’den 70’e diyebiliriz. Atık toplamanın ortalama bir yaşı yok. Çocuk işçiliğine net bir şekilde karşıyız. Onaylamasak da bu bir gerçek olarak var atık toplama işçiliğinde. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim durumları için üniversite eğitimi almış olanlar olsa da genelde sınırlı örgün eğitim görmüş kişiler var. Ama hayatın gerçeklerini kavrama üzerinden değerlendirirsek sınırsız bir algıya ve zihin açıklığına sahip olduklarını söyleyebilirim. Hemen hemen bütün emekçi dostlarımıza mikrofon uzatıldığında kendilerini neredeyse bir filozof derinliğinde ifade ettiklerini görürsünüz. Çünkü yaşamın kendisi onlara bilgi birikim, olgunluk ve deneyim kazandırıyor. </span></p>
<p><b>Türkiye genelinde ortalama kaç çekçekçi çalışıyor? Ortalama ne kadar kazanıyorlar, haftada kaç gün çalışılıyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ortalama çekçekçi sayısı yüzbinlerle tarif ediliyor. Apartman görevlisi de, market çalışanı da atık kağıt toplayıp satabiliyor. Memurdan tutun pazarcılar, işportacılar yani normalde farklı mesleği olan kişiler de bu işi yapabiliyor çünkü sıcak para akışının olduğu bir alan. Bu nedenle net olmamakla birlikte Türkiye’de ortalama 500 bin civarında çekçekçi olduğunu söyleyebiliriz. Bu da bu alanın sosyolojik olarak da sınıfsal olarak da bir sektöre, alana dönüştürür. Madem geri dönüşüm diye bir alan var ve bu kişiler de atık kağıt topluyorsa bu onları geri dönüşüm işçisi sınıfına sokar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çekçekçiler haftanın her günü çalışıyor ve mesai günde ortalama 10 saatin altına düşmez. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bu zorlu bir iş neticede, çalışanlar bedensel eforlarının karşılığını elbette almalılar ama bunun yanında sosyal güvence, sınıfsal tanınma gibi kazanımlar da olmalı. Hiçbiri yok.</span></p></blockquote>
<p><b>Peki, çekçekçilerin yaşadığı en genel sorunlar nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-75169 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-640x360.jpeg" alt="geri dönüşüm işçileri" width="366" height="206" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-640x360.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-1280x720.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-1024x576.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum.jpeg 1328w" sizes="(max-width: 366px) 100vw, 366px" />Genel sorunları yaşam güvencesi üzerinden tarif etmek gerekir. Günlük 100-150 lira civarında kazandıkları oluyor, tabii bu kazancı azımsayacak değiliz. Bu zorlu bir iş neticede, çalışanlar bedensel eforlarının karşılığını elbette almalılar ama bunun yanında sosyal güvence, sınıfsal tanınma gibi kazanımlar da olmalı. Hiçbiri yok. Hala kabul edilmemesi işin travmatik kısmı. Ama bu süreçte gördük toplumumuzun güçlü bir vicdanı var. Bu insanlar çalıp çırpmıyor, emekleriyle geçimlerini kazanıyorlar. Toplum da bunun farkında ve bize destek çıkıyorlar. Akademisyen Hakkı Öcal asalaklık üzerinden tanımlama yaptı, ona söylemek lazım; kimse asalaklık yapmıyor. Bu bir meslek ve insanlar da mesleklerini yapıyorlar. Ayrıca suça meyledecek insan da her gün onlarca kilometre yürüyerek, her türlü mobesede kayıt bırakarak bu işi yapmayı seçmez. Bu insanlar bu alanın bir iş sahası olduğunu gösteriyor. Şuna inanın ki, geri dönüşüm işçisinin olduğu yerlerde suç sayısı azalır. Örneğin Ankara Kızılay’da hangi esnafa sorsanız sokağındaki çekçekçiyi tanır, güvenir. </span></p>
<p><b>Gelinen noktada idari yönetimlerle ters düşülen noktalar neler sizce ve çözüm nasıl sağlanabilir? Acaba çekçekçiler için bir regülasyon yapılamaz mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu işi yukarıdan aşağıya tarif edelim; en yukarıda merkezi devlet yapısını, kanunları koyalım. Kanunların altında belediyeler yani kanun uygulayıcıları var. Onların altına büyük entegre tesisleri koyalım. Sonra belediyelerden ihaleyi alan, toplama ve ayrıştırma tesisleri geliyor. Beşinci sırada ara depolama alanları dediğimiz, valiliğin de baskın düzenlediği depolar yer alıyor. Altıncı ve son sırada da çekçekçiler geliyor. Bu işin döngüsü böyledir. Yüz binlerce çekçekçi her gün ortalama belli bir tonajda atık topladıkları için aslında geri dönüşümün lokomotifini oluşturuyorlar. Ama yasalar geri dönüşüm işçilerini yok saydığı için sanki bu atıklar leylekler tarafından getirilip sisteme dahil ediliyormuş gibi davranıyorlar. Yerel belediyeler çekçekçilerle hiçbir şekilde muhatap olmak istemiyor, ayrıca kendi de atık toplamak istemiyor. Belediyeler ekonomik ve toplumsal bir sorumluluk taşımayarak atık toplama işini ihaleye çıkarıyorlar. Çekçekçi de toplama yapıyorsa ona baskı uygular, elindekini alırım diye düşünüyorlar ne yazık ki. İhaleyi alan firma da çekçekçinin topladığı atığa göz koyuyor. Kendince belki de doğru bir mantıkla “ben bu işe para yatırdım, bütün atıklar benim” diye düşünüyor olabilir ama bir noktayı atlıyor; çekçekçiler sokak atığı toplama işi yapıyorlar. Kamusal, kurumsal atıkları toplamıyorlar ki sokaktaki atığı topluyorlar. Atık toplama işçileri bir gün atık toplamasa Türkiye devasa çöp yığınlarıyla karşılaşır. Kanunen sokaktaki kimseye ait olmayan atığı toplamayı yasaklamanın yasal bir açıklaması olamaz. Tamamen uydurma gerekçelerle bu operasyonlar gerçekleştiriliyor. Belediyeler işin başında bu atık toplama işini kendi bünyelerinde halletmeliler. İhale açıp şirketlere verdikleri noktadan sonra hiç de günahsız değiller. Çekçekçileri bu işin dışında tutamazsınız. </span></p>
<p><b>Çekçekçilerin geri dönüşüm ve sıfır atık politikalarına katkıları nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çekçekçilerin geri dönüşüme katkısı inkar edilemez. Zaten Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum da bunu ifade etti; çekçekçilerle bir dertlerinin olmadığını söyledi. Bu açıklamasıyla bir anlamda İstanbul Valiliği’nin açıklamasını ve yapılan depo baskınlarını da eleştirmiş oldu. Valiliğin açıklaması da çok talihsizdi. Açıklama metni halkla emekçiyi karşı karşıya getirecek üslupta yazılmıştı. Kafamızın içindeki çekçekçilere dair kriminal senaryoları bir kenara bırakalım. Bizi dinlerlerse, muhatap alırlarsa ortada sorun kalmayacaktır. Nitekim 13 Ekim’de </span><span style="font-weight: 400;">Atık Yönetimi Genel Müdürü Eyyüp Karahan ve Bakanlık yetkilileri ile bir araya gelerek olumlu sonuçlar doğuracağına inandığımız bir görüşme gerçekleştirdik. </span></p>
<p><b>Mücadeleniz bundan sonra nasıl devam edecek? Sorunlara dair çözüm önerileriniz neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-75171 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-1-640x853.jpeg" alt="Geri Dönüşüm İşçileri Derneği" width="278" height="370" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-1-640x853.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-1-1024x1365.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/geri-donusum-iscileri-dernegi-1.jpeg 1200w" sizes="(max-width: 278px) 100vw, 278px" />Bu sokaklar var ise bu sokaklarda atık toplayan emekçiler de var olacak. İnsanlar bir biçimde hayata tutunacak. Bu hayata tutunma da informal ya da illegal yollarla değil daha meşru alanlar üzerinden olacak. Belki hayatını böyle kazananlar için hayat her zaman çok zor olacak ama o bundan mutlu, yani bu insanlar ekmek parasını alın teriyle kazandığı müddetçe dibin dibinde yaşamaktan herhangi bir şekilde gocunmuyor. Bu insanlar sadece tanınmak istiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim çözüm önerimiz şu; yerel belediyeler atık toplama işini kendi yapmalı ya da ortaklı çalışmalı. Yerel belediyeler tüccar değildir, vatandaşına karşı sorumlulukları vardır ve bu sorumluluğun en birincisi çevre temizliği, düzenidir. Yerel belediye kendini sorumlu hissetmeli, kendi yapamıyorsa özel şirketlerle ortaklığa gitmeli ve kağıt toplayıcılarını da işin bir parçası olarak kabul etmeli. Bir işçi/işveren modeli işlemiyor olsa da sokak toplaması yapan çalışanların da yerel belediyeler, lisanslı firmalar ve entegre tesisler üzerinden sisteme kabulü sağlanabilir. Böylece çekçekçi otomatik olarak tanınmış olur ve kaçak görülen atıklar belgeli hale gelir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/18/cekcekciler-emeklerinin-taninmasini-istiyor/">Çekçekçiler Emeklerinin Tanınmasını İstiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kod-29’la İşten Atılmak Bir Hak İhlalidir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/19/kod-29la-isten-atilmak-bir-hak-ihlalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Apr 2021 08:39:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Can Aras]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kod-29]]></category>
		<category><![CDATA[Mağaza Market Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68765</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mağaza Market-Sen ve DİSK, haksız suçlamalarla uygulanan, işverenin işçiyi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmakla itham ederek, kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği gibi tüm haklarını elinden alarak işten çıkartmasına izin veren Kod-29’a dayalı işten çıkarmalara karşı işçileri birleşmeye ve haklarını geri almak için dava açmaya çağırıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/19/kod-29la-isten-atilmak-bir-hak-ihlalidir/">“Kod-29’la İşten Atılmak Bir Hak İhlalidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi döneminde işten çıkartmaların yasaklanmasıyla birlikte kimi işverenlerin Kod-29’u gerekçe göstererek işvereni sözleşmesini tazminatsız olarak feshetme yoluna gitmesi, işçi sendikalarını ve iş hukuku üzerine çalışan avukatları harekete geçirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68766 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/KOd-29-640x691.jpg" alt="kod 29" width="356" height="384" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/KOd-29-640x691.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/KOd-29.jpg 690w" sizes="auto, (max-width: 356px) 100vw, 356px" />Kod-29, işverenin işçiyi ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranmakla itham ederek, kıdem tazminatı, işsizlik ödeneği gibi tüm haklarını elinden alarak işten çıkartmasına izin veren bir düzenleme. Sendikalar ve hukukçular bu kodla işten atılan işçilere haklarını aramaları için çağrıda bulunuyor. </span></p>
<h5><b>Mağaza Market-Sen: İşçiler Zincir Marketlerin Kar Politikalarına Teslim Edilemez</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Mağaza Market Sendikası, İşten çıkarma yasağı ve diğer düzenlemeleri, market çalışanları açısından yetersiz ve güvencesiz bulduklarını ifade ediyor. Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Doğan Can Aras; “Evet, patron işçiyi işten atmıyor ama istediği zaman ücretsiz izne gönderiyor. İşe çağırıyor. Kod 29’dan 25. Maddeden işten çıkarıyor” diyor. </span><span style="font-weight: 400;">Aras, görüşlerini; “</span><span style="font-weight: 400;">Covid-19 kapsamında işçiyi ücretsiz izne çıkarıyorsunuz ve işçinin buna itiraz etme hakkı yok. İşçiye günlük 39 lira kadar bir miktar ödeme yapıyor devlet bunun karşılığında, bunun da amacı güya işçiyi korumak&#8230; Çünkü işçilere gerekli düzeyde bütçe ayrılmadı. Bu süreçte patronların borçları silindi. Patronlara hazineden teşvik kredileri verildi. Ama işçiye sadece günlük 39 lira reva görüldü. Bu 39 lira da yine işçinin işsizlik ödeneğinden yani kendisinden yapıldı.&#8221; sözleriyle ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras’a göre günlük 39 TL gibi bir ödemeyle market işçileri, salgınla mücadele edemez. Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Aras; “Patronlar kendilerini devlet tarafından güvence altına alırken, işçiler çalıştığı yerlerde salgınla burun buruna kaldı. Denetim yok, koruma yok, test yok, vaka var ise çalışmaya devam. Basına açıklanırsa, şikayet olursa Kod-29 ile kapının önüne koy işçiyi. Çalışmadıkları vakit “evde kal 1170 lira vereceğiz al bununla geçin” dendi işçiye. İşten çıkarma yasakları daha sonra da Kod-29 ve 25. maddeden işten atmaları ortaya çıkardı. İşçi hiçbir hakkını talep edemeden kapının önüne kondu. İş bulması zorlaştırıldı. İşçiler çalışmadan veya salgın boyunca ihtiyaçları doğrultusunda bir destek almadan 1170 lira ile evinde kalmaya devam edemez” sözleriyle yaşanan sorunları dile getiriyor.</span></p>
<h5><b>“Emirlere Uymazsak Kapının Önüne Koyulmakla Tehdit Ediliyoruz” </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras, Kod-29’un doğurduğu skıntıları ve bu uygulamaya neden karşı olduklarını</span> <span style="font-weight: 400;">anlatırken patronların, “emirlerimize uymazsanız sizi kapının önüne koyarız&#8221; dediklerini söylüyor: “Salgın döneminden önceki durumu düşünecek olursak, işçi işten çıkarıldığı zaman kıdem tazminatı, ihbar tazminatı veya içeride kalan ne kadar hakkı var ise bunları alıp ayrılabiliyordu. Pandemide işçi açısından bunların genişletilmesi ve korunmasını beklerken tam tersi yaşandı. Patronlara işçiyi tazminatsız işten çıkarma kolaylığı sağlandı. Şimdi sürekli market işçilerine, “bizim emirlerimize uymazsanız, istediğimiz saatte işe gelmez ve mağazayı açmazsanız sizi kapının önüne koyarız” diye tehdit ediyorlar. İşçi mesaisi bitiyor ama sorumluların istediği mesaileri tamamlamak zorunda kalıyorlar. Eğer bunu yapmazlarsa kendilerinden türlü suçlar üretilerek savunmalar isteniyor. Bunlar artarsa işçiyi işten atmaları daha da kolaylaşıyor.” </span></p>
<h5><b>“Salgınla İşçinin Elindeki Tüm Hakların Gasp Edileceği Bir Ortam Doğdu”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras’a göre salgından önce meclisten kıdem tazminatının fona devredilmesini geçiremeyen işverenler bu taleplerine Kod-29 ile ulaştılar: “Patronlar salgınla işçinin elinde ne hakkı varsa gasp edebilme hakkını elde etti. Modern kölelik daha da yaygınlaşmaya ve uygulanmaya başlandı Kod-29 ve 25. Madde ile.&#8221;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kod-29 patronun işçiyi istediği koşullarda da çalışmasını ve esnek çalışma saatlerini de uygulayabilmesinin önünü açtı. Patron sizi istediği kadar çalıştırıp hakkınızı ona göre ödüyor. 15 gün çalışıyorsunuz geri kalan günler ne olacak peki? Kimse bir ayın yarısı kadar kira ödemiyor, geçinmiyor sonuçta.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-68768 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/magaza-market-sen-640x362.jpg" alt="mağaza market sen" width="392" height="222" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/magaza-market-sen-640x362.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/magaza-market-sen.jpg 919w" sizes="auto, (max-width: 392px) 100vw, 392px" />Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi Doğan Can Aras, bu süreçte yaşananlara örnek olarak ETS Tur acentası Niris Turizm işçilerinin Kod-29 ile işten çıkarılıp haklarının gasp edilmesini anlatıyor. Aras; “İşçiler bizimle iletişime geçti. Ve yaşadıklarını başından sonuna kadar anlattılar. Hem haklarını vermediler hem de ücretsiz izinlere gönderdiler. İşçilere pandemi başında verilen sözlerin hiçbiri tutulmamış. Bahsettiğimiz tüm sorunları yaşamışlar neredeyse. Kendileri için elimizden geleni yaptık ve işçilerin haklarının bir kısmını aldık” diyor.</span></p>
<h5><b>“Devlet Patronlara Sağladığı Teşviği Çalışana da Sunmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Mağaza Market-Sen Örgütlenme Koordinasyonu Üyesi, işçilerin haklarını salgın sürecinde korunması ve sağlıklarının güvence altına alınması için beklentilerini şöyle sıralıyor: “Öncelikle vatandaşların aşılanması ve tam kapanma ile salgının etkisi kırılmalı. Devlet bunu yaparken çalışanlarına sahip çıkmalı gerekli tüm desteği eksiksiz vermelidir. Bu salgında insanların tek bir beklentisi var. Virüse yakalanmamak ve salgınla mücadele edebilmek. Evet, devletin yöneticileri şu anki yüksek rakamlardan çalışanları sorumlu tutuyor. İnsanlar çalışmak zorunda her ne olursa olsun. Çünkü 1170 lira veriyorsunuz vatandaşa. Devlet hazinesinden patronlara sağladığı desteği ve teşviği vatandaşına adil bir şekilde sağlamalıdır. Bugün virüsün etkisini kıran ve salgın rakamlarını en alt düzeye düşüren ülkeler bunu yapıyorlar ama Türkiye’de normalleşme başlığı virüsün önü kesilmedi, virüsün yayılma hızı ilk döneme göre de daha da fazlalaştı.</span></p>
<h5><b>“Patronların Bu Kadar Hakkı Varsa İşçilerin de Sendikası Var”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aras, market çalışma saatlerinin devlet tarafından denetlenmesi gerektiğini, işçilere serbest çalışma saatlerinin kağıtlar imzalatılarak kabul ettirilmeye çalışıldığını söylüyor. İşçilerin zincir marketlerinin kar politikalarına kurban edilemeyeceğini vurgulayan Doğan Can Aras, Rekabet eden marketlerin kendilerine dayattıkları insanlık dışı çalışma koşullarını kabul etmek zorunda bırakılamazlar. </span><span style="font-weight: 400;">Mağaza Market Sendikası olarak devletin bu önlemleri alması ile ilgili beklentilerimiz var ama sadece beklemiyoruz. İşçileri sendikaya üye olmaya, bu sefalet düzeninden kurtulmaya davet ediyoruz. Patronların bu kadar hakkı varken, işçinin de kendi haklarını koruyabilecek bir sendikası vardır” sözleriyle tamamlıyor açıklamalarını. </span></p>
<h5><b>2020’de 177 Bin İşçi Kod-29 Sebebiyle İşten Atılmış</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK-AR, SGK’dan aldığı verilere dayanarak, 2020 yılında Kod-29 gerekçe gösterilerek toplamda 177 bin işçinin işinden çıkarıldığını belirtiyor. Bu sayının 34 bin 145’i kadın, 142 bin 517’si ise erkek işçi. DİSK, Kod-29’u çalışma yaşamının kanayan yarası olarak tanımlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK-AR, yaptığı açıklamada CİMER’e başvuru yaparak 2015-2019 yılları arasında Kod-29 nedeniyle işten çıkarılanların sayısını öğrenmek istediklerini ancak bu taleplerinin reddedildiğini vurguladı ve bilgi edinme hakları için hukuksal mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. </span></p>
<h5><b>Avukat Necder Okcan: İşverenlerin Yaptığı, Haksız Fesihtir</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-68767 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/necdet-okcan-640x741.jpg" alt="Necdet Okcan" width="317" height="367" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/necdet-okcan-640x741.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/necdet-okcan.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 317px) 100vw, 317px" />DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Av. Necdet Okcan, pandemi koşullarında fesih yetkisi sınırlanan işverenlerin, iş sözleşmesini feshetmek istedikleri işçiler üzerinde öncelikle ücretsiz izne çıkartma tehdidi ile baskı kurarak işçileri istifaya zorlamaya başladıklarını söylüyor. Okcan; işçilerin buna direnmesi halinde de, işverenler işçileri Kod-29 uygulaması ile işten çıkartmaya başladıklarını ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat Okcan Kod-29’la feshin hukuksal açıdan tanımını şu sözlerle açıklıyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı mevzuatına göre işten ayrılış nedenleri tablo halinde düzenlenmiş olup, bugüne kadar yapılan değişiklik ve eklemelerle birlikte 39 adet (birden, 41’e kadar) işten ayrılış nedeni belirlenmiştir. İşverenler, iş sözleşmesini feshettikleri işçilerin işten ayrılış bildirgelerini Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;na bildirirken, bu tabloda yer alan işten ayrılış nedenlerinden birine dayanmak zorundadır. E-Devlet üzerinden yapılan bu işlemi sistemdeki entegrasyon nedeniyle Türkiye İş Kurumu, İŞKUR’da gördüğü için, bildirilen işten ayrılış nedenine göre işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanıp, kazanamadığını da bu koda göre belirleyecektir. Bu tabloda yer alan Kod-29 “</span><span style="font-weight: 400;">İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih &#8211; 4857 sayılı Kanun Madde 25-II” olarak tanımlanmaktadır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okcan’a göre 25/II. Maddede yazılı haller gerçekleşmediği halde bu gerekçeleri gösteren işverenlerin yaptığının haksız fesih olduğunu söylüyor: “İşverenin pandemi koşullarında fesih yasağı içeren kanun maddesini (Geçici 10. Madde) dolanmak, fesih nedeniyle ödemek zorunda olduğu kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi yükümlülüklerden kurtulmak için yaptığı bu fesih, kanuna aykırı, haksız fesihtir. Esasen, bu husus uzun yıllardır, işverenlerin yaygın olarak başvurdukları bir yöntem olmasına, rağmen pandemi döneminde fesih yasağı nedeniyle görünür hale geldi. Zira, bir işçinin iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nun 17 ve 18. Maddelerine göre (bildirimli ve geçerli bir nedene dayanan, işçinin ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanacağı fesih) feshedecek olan işverenler, işçinin fesihten doğan ihbar ve kıdem tazminatı haklarını ödemekten, fesih için geçerli bir nedenin bulunmadığı halde işe iade davasının hukuki sonuçlarından kaçınmak, işçilerin sendikal örgütlülüklerini kırmak için çoğunlukla kod-29, yani  4857 Sayılı İş Kanunun 25. Maddenin II. Bendinde sayılan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” nedeni ile fesih işlemi yapmaktadır. Bu durumla karşılaşan bir işçi öncelikle, hak ettiği halde ihbar ve kıdem tazminatını alamadığı gibi, işsizlik ödeneğinden de yararlanamamaktadır.”</span></p>
<h5><b>“Kod-29 Mağdurları İşe İade Davası Açmalılar”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukat Okcan, Kod-29 ile hakları gasp edilen işçilere haklarını geri alabilmeleri için bir aylık süre içerisinde işe iade davası açmalarını öneriyor: “İş sözleşmeleri Kod-29 ile, yani  “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” nedeni ile feshedilen işçiler için, koşulları varsa, 4857 sayılı İş Kanunun 19. Maddesine göre, geçersiz ve haksız fesih nedeniyle, iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği tarihten itibaren bir aylık süre içerisinde işe iade davası açılması veya beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ihbar ve kıdem tazminatı alacağı davası açılması için öncelikle 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu&#8217;nun 3. Maddesine göre, zorunlu olarak arabulucuya başvurmak zorunludur.  Arabulucuya başvurulmasından sonra işverenle herhangi bir anlaşmaya varılamaması halinde, son tutanağın imzalanmasından sonra iki hafta içerisinde işe iade davası veya beş yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ihbar ve kıdem tazminatı alacağı davası açılması olanaklı olabilecektir.”</span></p>
<h5><b>Kod-29’un Yanına Başka Kodlar Eklendi </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK Hukuk Dairesi Müdürü Okcan son olarak, Nisan ayında Kod-29’un yanına yeni kodlar eklendiği bilgisini veriyor: “Kamuoyunda Kod-29 tartışmalarının çok fazla gündeme gelmesi üzerine 2021 Nisan ayının ilk haftasında, SGK mevzuatında yapılan yapılan değişiklik ile ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hallerin tamamı (Kod-29) için ayrı ayrı kodlar belirlenmiştir. Söz konusu düzenlemeyle farklı kodlarla farklı fesih sebepleri de tanımlandı.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okcan’ın aktardığı bilgilere göre yeni kodlar şunlardan oluşuyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kod 42- Gerçeğe aykırı CV sunma, Kod 43- Şeref ve haysiyet kırıcı isnadda bulunma, Kod 44- Cinsel tacizde bulunma, Kod 45- İşyerine sarhoş gelme ve işveren ya da işçilere sataşma, Kod 46- Hırsızlık ya da mesleki sırları ortaya atmak, Kod 47- İşyerinde 7 günden fazla hapisle cezalandırılan suç işlenmesi, Kod 48- İzinsiz haklı sebebe dayanmayan devamsızlık, Kod 49- Ödevli olunan işleri hatırlatıldığı halde yapmamak, Kod 50- İşin güvenliğini ve makineleri hasara uğratma.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/19/kod-29la-isten-atilmak-bir-hak-ihlalidir/">“Kod-29’la İşten Atılmak Bir Hak İhlalidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Remzi Kitabevi&#8217;nde İşçiler Kazandı: Mahkemeden Emsal Karar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/remzi-kitabevinde-isciler-kazandi-mahkemeden-emsal-karar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Jul 2018 13:49:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[remzi kitabevi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28773</guid>

					<description><![CDATA[<p>Remzi Kitabevi'nde işten çıkarılan işçiler mahkemeyi kazandı. Karar emsal niteliği taşıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/remzi-kitabevinde-isciler-kazandi-mahkemeden-emsal-karar/">Remzi Kitabevi&#8217;nde İşçiler Kazandı: Mahkemeden Emsal Karar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Remzi Kitabevi mağazalar zincirinde çalışırken, sendika üyesi oldukları ve işyerinde sendika çalışması sürdürdükleri için işten atılan Levent Talip Öztürk de sendikal tazminat talepli işe iade davasını kazandı. Öztürk’le aynı durumda olan Ahmet Öğrük de bir süre önce işe iade davasını kazanmıştı. Kararın, sendikal tazminata hükmedilmesi açısından bilirkişi raporu ve tanıkların ifadeleri neticesinde işçi lehine verilmesinin, sendikal mücadele açısından emsal teşkil ettiği vurgulandı.</p>
<p><strong>Sol Haber’de yer alan habere göre,</strong> İzmir 3. İş Mahkemesi, Levent Talip Öztürk’ün işe iadesine karar verirken, Remzi Kitabevi patronlarını da 12 aylık brüt ücret tutarında sendikal tazminat ödemeye de mahkum etti. Karar Yargıtay 22. Hukuk Dairesi tarafından onandı. Kararın, sendikal tazminata hükmedilmesi açısından bilirkişi raporu ve tanıkların ifadeleri neticesinde işçi lehine verilmesinin, sendikal mücadele açısından emsal teşkil ettiği vurgulandı.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/turkiye/2018/07/16/remzi-kitabevinde-isciler-kazandi-mahkemeden-emsal-karar/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/16/remzi-kitabevinde-isciler-kazandi-mahkemeden-emsal-karar/">Remzi Kitabevi&#8217;nde İşçiler Kazandı: Mahkemeden Emsal Karar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kozmetik markası Flormar&#8217;da 120 Kişinin Eylemi Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/28/kozmetik-markasi-flormarda-120-kisinin-eylemi-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 May 2018 10:03:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27194</guid>

					<description><![CDATA[<p>"Atılan işçiler geri alınsın."</p>
<p>"Zafer direnen işçinin olacak."</p>
<p>"Yaşasın sınıf dayanışması."</p>
<p>Son iki haftadır, kadın makyaj ve bakım ürünleri markası Flormar'ın Gebze'deki fabrikasının önünden bu sesler yükseliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/28/kozmetik-markasi-flormarda-120-kisinin-eylemi-suruyor/">Kozmetik markası Flormar&#8217;da 120 Kişinin Eylemi Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Onlarca kadın, sendikalı oldukları ya da fabrikadaki sendika örgütlenmesinin başını çeken ve işten çıkarılan arkadaşlarına alkışla destek verdikleri için işten çıkarıldıklarını veya istifaya zorlandıklarını söylüyor.</p>
<p>Zuhal Aktaş da bu kadınlardan biri.</p>
<p>3,5 senedir Flormar markası için çalışıyor. 17 Mayıs&#8217;ta işten çıkarılmış.</p>
<p>Şirketteki adaletsizliklerin sendikalı olmaya zorladığını söylüyor:</p>
<p>&#8220;Evde benim iki tane yetim çocuğum var. Onların geleceklerini sağlamak zorundayım. Hem anneyim, hem babayım. Şu anda bu direnişim evlatlarım için.&#8221;</p>
<p>Flormar işçileri sendika üyesi olarak anayasal haklarını kullandıklarını söylüyor, işe girdikleri tarihten beri maaşlarının artmamasından yakınıyor.</p>
<p>Çoğu, sendika hakları tanınırsa ve maaşlarına zam yapılırsa işlerine geri dönmek istiyor.</p>
<p>Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz de eylemcilere destek vermek için fabrikanın önünde.</p>
<p>Ocak ayında fabrikada sendikalaşma sürecinin başlamasından itibaren şirkette sorunların baş gösterdiğini, Çalışma Bakanlığı&#8217;ndan işyerinde yetkili sendika olduklarına dair onay almalarının ardından da işten çıkarmaların başladığını anlatıyor:</p>
<p>&#8220;5 ay önce başlayan bir örgütlenme çalışması neticesi, bir aylık bir çalışmanın ardından, biz burada yeterli yasal çoğunluğu sağladık. Yasal çoğunluğu sağladıktan sonra da işverenin ilk tepkisi, sendikalı olan ve sendikalı olduklarını duyduğu, gördüğü, inandığı arkadaşları işten çıkarmak oldu. Bu Mart&#8217;ın sonunda başladı, Nisan&#8217;da da devam etmiştir.&#8221;</p>
<p>Bu süreçte 15 kişinin işten çıkarıldığını ekliyor.</p>
<p><iframe loading="lazy" src="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-44248357/embed" width="400" height="500" frameborder="0"></iframe></p>
<p>Akyüz, ardından tazminatları yatırılmayan bu kişilerin fabrikanın önünde geçen hafta eyleme başladığını, çalışanlar arasından eylem yapan arkadaşlarına alkışla destek veren ya da selam verenlerin de işten çıkarılmaya başlandığını, neticede 15 Mayıs&#8217;tan itibaren fabrika önünde düzenli eylemlerin yapıldığını belirtiyor:</p>
<p>&#8220;(Flormar) Ramazan&#8217;ın birinci gününde sadece arkadaşlarına alkışla destek veren, selam veren 70&#8217;e yakın arkadaşı işten çıkarmıştır. Ramazan&#8217;ın 1&#8217;i itibariyle hemen hemen her gün fabrikadan işçi çıkarmıştır.&#8221;</p>
<p>Sendikanın verdiği bilgiye göre, sendikalaşma süreci başladığından beri işten çıkarılan ya da istifaya zorlanan kişilerin sayısı yaklaşık 120.</p>
<h3 class="story-body__crosshead">Flormar: Yasa dışı eylemlerde bulunuyorlar</h3>
<p>Flormar&#8217;ı bünyesinde bulunduran Kosan Kozmetik, BBC Türkçe&#8217;nin röportaj talebini reddetti.</p>
<p>Ancak BBC Türkçe&#8217;ye yaptığı yazılı açıklamada, sendika ile hukuki süreç devam ederken bazı çalışanlarının &#8220;hiçbir yasal dayanak olmaksızın ve çalışma kanununa aykırı biçimde iş durdurma, işyerini işgal etme, üretimi durdurma, iş başında olan çalışanları yasa dışı eyleme teşvik etme ve hatta şiddet kullanma gibi girişimlerde bulunduklarını&#8221; söyledi.</p>
<p>Şirketin kamuoyunu bilgilendirme metninde de &#8220;Eylemler sırasında kendi çalışma arkadaşlarına saldıran ve onları darp eden&#8221; kişiler olduğu, bu olayların &#8220;yazılı ve görsel olarak kayıt altına alındığı&#8221; belirtiliyor.</p>
<p>Ancak şirket, BBC Türkçe&#8217;nin bu kayıtları görme talebini yanıtsız bıraktı.</p>
<p>BBC Türkçe&#8217;nin gördüğü, bir işten çıkarma ihtarnamesinde ise &#8220;mola saatlerinde ve muhtelif zamanlarda yasa dışı eylem yapan kişilere destek vermeniz, çalışma ortamında huzuru bozmanız, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğunuz tespit edilmiştir&#8221; ifadesi yer alıyor.</p>
<p>BBC Türkçe&#8217;nin fabrika önündeki eylemi izlediği Çarşamba günü de üç kişi, mola saatlerinde arkadaşlarına alkışla destek verdikleri için yönetim tarafından bir odaya alındıklarını ve kendilerine üretim departmanına geçmedikleri takdirde istifa etmeleri gerektiğinin söylendiğini belirtti.</p>
<p>5 aydır şirkette çalışan Merve Atmaca da bu kişilerden biri.</p>
<p>Sabah saatlerindeki mola sırasında arkadaşlarına destek için alkış tuttuklarını, aynı gün istifaya zorlandıklarını anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Çağırdılar, çıkış vereceklerini söylediler. Sonra onlara (eylemdeki işçilere) mesai saatleri içinde destek vermemizin suç olduğunu söylediler. &#8216;Ya üretimde çalışın&#8217; dediler. Başka bir alanda… &#8216;Ya da istifanızı verin&#8217; dediler. Ben de içeride çalışabileceğim bir bölüm olmadığı için istifa etmeyi tercih ettim. İstifamı verdim, çıktım.&#8221;</p>
<p>5 yıldır çalışan Sebahat Zengin benzer bir hikaye anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Üretim müdürümüz bizimle tek tek konuştu. Bizi çalıştığımız departmanın dışında bir bölüme vermek istedi. Ben ofis elemanıyım, ofiste çalışıyorum. Beni üretimde çalıştırmak istedi. &#8216;Ya üretimde çalışırsın, ya istifanı verir çıkar gidersin&#8217; diyerek bana bir şekilde baskı yaptı. Beni istifa yazmaya mecbur bıraktı diyebilirim.&#8221;</p>
<p>Şirketten yapılan açıklamada ise &#8220;Maalesef yasal dayanağı olmayan bu eylemler kamuoyuna çarpıtılarak ve haksız biçimde işten çıkarılma olarak yansıtılmaktadır. Hatta bazı çalışanlarımızın kendi rızaları ile ve yazılı biçimde gerçekleştirdikleri istifalar dahi işten çıkarılma olarak gösterilmeye başlanmıştır&#8221; deniyor.</p>
<h3 class="story-body__crosshead">Flormar&#8217;ın sloganı: &#8216;Biz kızlar istersek her şeyi yaparız&#8217;</h3>
<p>Flormar&#8217;da işten çıkarılmalar ya da istifalar sürerken, işçilere destek de büyüyor.</p>
<p>Sendikalar ve sivil toplum kuruluşları da zaman zaman destek amaçlı eylemi ziyaret ediyor.</p>
<p>Hep birlikte halaylar çekiliyor, şarkılar ve türküler söyleniyor.</p>
<p>Flormar işçileri özellikle kadınlardan sosyal medya üzerinden destek görüyor.</p>
<p>Markanın &#8220;Biz kızlar istersek her şeyi, ama her şeyi yaparız&#8221; sloganı hatırlatılıyor.</p>
<p>Flormar çalışanları da mücadele etmeye kararlı.</p>
<p>11 yıl sonra işten çıkarılan Fatma Atılgan, &#8220;Biz haklarımızı istiyoruz. Sonuna kadar da çabalayacağız&#8221; diyor.</p>
<p>Kaynak:<a href="https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-44248357" target="_blank" rel="noopener"> BBC Türkçe</a></p>
<p><strong>Haber: Berza Şimşek</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/28/kozmetik-markasi-flormarda-120-kisinin-eylemi-suruyor/">Kozmetik markası Flormar&#8217;da 120 Kişinin Eylemi Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2017 İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu: 2 Bine Yakın İşçi Hak Mücadelesinde İşinden Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/24/2017-isci-sinifi-eylemleri-raporu-2-bine-yakin-isci-hak-mucadelesinde-isinden-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 24 May 2018 10:35:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27081</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir grup araştırmacı ve akademisyenin katkılarıyla oluşturulan ve 2015’ten bu yana her yıl işçi ve memur eylemlerini analiz ederek sonuçlarını kamuoyuyla paylaşan Emek Çalışmaları Topluluğu (EÇT), 2017 yılı İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu’nu yayımladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/24/2017-isci-sinifi-eylemleri-raporu-2-bine-yakin-isci-hak-mucadelesinde-isinden-oldu/">2017 İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu: 2 Bine Yakın İşçi Hak Mücadelesinde İşinden Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Friedrich Ebert Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin katkılarıyla hazırlanan raporda öne çıkan maddeler şu şekilde:</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27082" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi.jpg" alt="" width="620" height="349" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi-320x180.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<h2><strong>2 bine yakın işçi hakkını aradığı için atıldı</strong></h2>
<p>-894 işçi 2017 yılında hak mücadelelerine katıldığı için işten atıldı.</p>
<p>-En az 663 işçi sendikalaşma mücadelesi verdiği için işten çıkarıldı.</p>
<p>-77 bin işçi ve emekçi 2017’de 430 işyeri temelli eylem, 144 genel eylem, 33 de dayanışma eylemi gerçekleştirdi.</p>
<p>-Eylemlerin yüzde 44’ü, yani yarısına yakını özel sektörde çalışan kadrolu işçiler tarafından yapıldı.</p>
<p>-İşyeri temelli eylemlerin yüzde 64’ü basın açıklaması, yüzde 23’ü fiili grev, yüzde 11’i ise kalıcı direniş şeklinde oldu.</p>
<p>– 2017’de eylemlerine kadınların katılımında düşüş gözlemlendi. 2016 için %32 olan bu oran 2017’de yüzde 29’a geriledi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27083" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi1.jpg" alt="" width="620" height="395" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi1.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi1-610x389.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi1-320x204.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<h3><strong> “Her üç eylemden birinde üretim durdu ya da yavaşladı”</strong></h3>
<p>-İşyeri temelli eylemlerin yüzde 24’ünde toplu iş sözleşmesi, yüzde 21’inde işten atma, yüzde 14’ünde işteyken ücret gaspı, yüzde 14’ünde ise KHK’lerle işten atma, açığa alma, sürgün nedenleri rol oynadı.</p>
<p>-İşyeri temelli eylemlerin yüzde 33’ünde, yani her üç eylemden birinde üretim durduruldu ya da yavaşlatıldı.</p>
<p>-Özel sektör firmalarında çalışan taşeron işçilerinin yaptıkları eylemlerde oran yüzde 76’ya çıktı.</p>
<p>-Hak geliştirme amaçlı eylemlerin oranı özel sektördeki kadrolu işçilerde yüzde 76’ya çıkarken, memurlarda yüzde 19’a kadar düştü.</p>
<h3><strong>Hakkını arayan bin 894 işçi işten atıldı</strong></h3>
<p>– 2017 yılında sendikalaşma mücadelesi veren ve basına yansıyan bir eylem gerçekleştiren en az 663 işçi, patronlar tarafından işten atıldı. Bin 231 işçi ise sendikalaşmadan farklı sebeplerle yapılan hak mücadelelerine katıldığı için işinden oldu. Toplam sayı bin 894 olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>-İşyerlerinde neredeyse her 4 eylemden biri (yüzde 23) metal işkolunda çalışan işçilerce yapıldı.</p>
<p>– Sendikaların örgütlediği işyeri temelli eylemlere bakıldığında, ilk sırayı 41 eylemle DİSK Birleşik Metal-İş, ikinci sırayı 39 eylemle Türk Metal, üçüncü sırayı 35 eylemle Eğitim Sen aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-27084" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi2.jpg" alt="" width="620" height="394" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi2.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi2-610x388.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/işçi2-320x203.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p>– 2017 yılında işyeri temelli eylemlerin yanı sıra 177 genel eylem yapıldı.</p>
<p>– Genel eylemlerin yüzde 17’sinde işçi sağlığı ve iş güvenliği ile iş cinayetleri, yüzde 8’inde kıdem tazminatı hakkına yönelik yapılmak istenen yasal düzenlemeler, eylem nedeni olarak rol oynadı.</p>
<p>– İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu’na göre, eylemlerin yüzde 84’ünde bir müdahale olup olmadığı bilgisine erişilemedi</p>
<p>– 430 işyeri eyleminde 77 müdahale tespit edildi. Bu müdahalelerin 21’i kolluk kuvvetleri tarafından şiddet kullanılarak, 6’sı grev ertelemeleriyle, 3’ü ise valilik kararıyla eylemin iptal edilmesiyle gerçekleştirildi.</p>
<p>– 2017’de eylem vakası görülme sıklığına göre yüzde 24 ile İstanbul, yüzde 18 ile İzmir ve yüzde 11 Kocaeli ilk üç sıraya yerleşti.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/05/24/2017-isci-sinifi-eylemleri-raporu-2-bine-yakin-isci-hak-mucadelesinde-isinden-oldu/" target="_blank" rel="noopener">Yeşil Gazete</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/24/2017-isci-sinifi-eylemleri-raporu-2-bine-yakin-isci-hak-mucadelesinde-isinden-oldu/">2017 İşçi Sınıfı Eylemleri Raporu: 2 Bine Yakın İşçi Hak Mücadelesinde İşinden Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nebiye Arı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Nov 2017 09:29:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Beğendik]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Beğendik işçileri eylemi]]></category>
		<category><![CDATA[Metro Grup]]></category>
		<category><![CDATA[sendika]]></category>
		<category><![CDATA[Tezkop İş]]></category>
		<category><![CDATA[Türk- İş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20082</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221; Metro ve Beğendik mağazalarının el değiştirmesi ile tazminatsız bir şekilde işten atılan işçiler [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/">&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.&#8221;</strong></p>
<p>Metro ve Beğendik mağazalarının el değiştirmesi ile tazminatsız bir şekilde işten atılan işçiler İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Konya’da &#8216;da eyleme başladı. Konya’da eylemi sürdüren işçiler, diğer şehirlerdeki işçilere göre daha çok engellenmeyle karşılaştıklarını belirtiyor. Greve katılanlardan Doğan Çelik, Cem Koç ve Mehmet Öztekin’le yaşanan süreci konuştuk<strong>.</strong></p>
<h4><strong>&#8220;Üyesi olduğumuz Tezkop İş sendikası da bu iflas ile ilgili bize bir açıklama yapmadığı gibi şirketin göz göre göre iflasa götürülmesine sessiz kaldı. Bu iflasa hileli dememizin sebebi budur&#8221;</strong></h4>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-20083 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG-20171114-WA0002-e1510735836265-300x218.jpg" alt="" width="300" height="218" /> </strong><strong>Öncelikle biraz kendinizden söz eder misiniz?</strong></p>
<p><strong>Doğan Çelik:</strong> Real Hipermarketleri’nin içecek şekerleme bölümünde dokuz sene boyunca çalıştım. 2006 yılında Türk- İş’e bağlı Tezkop-İş Sendikası’na üye oldum. .2014 yılında Metro Grup, Real Hipermarketleri’ni Beğendik grubuna sattı. 30 Nisan 2017’de ise Beğendik’in iflas ettiğini açıklamasıyla işten hiçbir hakkım ödenmeden çıkarıldım.</p>
<p><strong>Cem Koç:</strong> Real Hipermarketleri’nde 15 Ocak 2003 tarihinde açılış personeli olarak başladım.14 sene boyunca içecek şekerleme bölümünde çalıştım. Aynı süreçlerin ardından ben de 30 Nisan tarihinde işten çıkarıldım.</p>
<p><strong>Mehmet Öztekin:</strong> Benim işe giriş tarihim Cemal Koç’la aynı tarih. Ve arkadaşlarımla aynı tarihte hiçbir hakkım ödenmeden işten çıkarıldım.</p>
<p><strong> </strong><strong>Eylemin başlaması ve katılma sebeplerinizi anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Beğendik, Real Hipermarketleri’ni aldıktan sonraki ilk yıl firmanın kar ettiğini açıkladı, Gebze’ye yeni bir şube dahi açtı. Fakat  aynı  Beğendik altı ay sonra ne hikmetse mahkemeye iflas erteleme talebinde bulundu. Sonraki süreçte firmaya kayyum atandı ve bunu müteakip firmalar artık mal göndermez hale geldi ve yavaş yavaş mağazaların içi Beğendik tarafından boşaltılmaya başlandı. Üyesi olduğumuz Tezkop İş sendikası da bu iflas ile ilgili bize bir açıklama yapmadığı gibi şirketin göz göre göre iflasa götürülmesine sessiz kaldı. Bu iflasa hileli dememizin sebebi budur.</p>
<h4>&#8220;<strong>Bu direniş ile gerçek sınıf sendikacılığı ile sarı sendika denilen sermayeyle sarmaş dolaş olan, işçiden çok işverenin ağzına bakan sendikacılık anlayışını da öğrenmiş olduk&#8221;</strong></h4>
<p><strong>Eylemin temel talepleri nelerdir, ve eylem sırasında yaşadıklarınızı biraz anlatır mısınız?</strong></p>
<p>Direnişimizin ortak talebi verilmeyen kıdem ve ihbar tazminatlarımızın ödenmesidir. Direniş boyunca öncelikle yanımızda üyesi olduğumuz, yıllarca aidat ödediğimiz sendikanın olmaması bizim açımızdan en büyük hayal kırıklığı olmuştur. DİSK’e bağlı Nakliyat İş Sendikası’nın desteği ve mücadelemizi sahiplenmesi bizim için çok büyük bir moral kaynağı ve yol gösterici oldu. Bu direniş ile gerçek sınıf sendikacılığı ile sarı sendika denilen sermayeyle sarmaş dolaş olan, işçiden çok işverenin ağzına bakan sendikacılık anlayışını da öğrenmiş olduk. Nakliyat İş Sendikası’na bu vesile ile teşekkürlerimizi dile getirmek isteriz.</p>
<p>Yaşadıklarımıza gelince, direniş boyunca OHAL bahanesi ile yaptığımız etkinlikler engellenmek istenmekte ve uğradığımız bu hak kaybı sanki görmezden gelinmektedir. Polis bizim uğradığımız bu hak kayıplarından ve kanunen Real Hipermarketleri&#8217;nden doğan alacaklarımızdan sorumlu olduğu alacaklarımızı ödememesinden kaynaklı Metro marketin yaptığı kanunsuzluğu görmezken, bizim hak arama mücadelemize engel olmak için ne gerekiyorsa yapmaktadır diyebiliriz. Halbuki bizim verdiğimiz bu mücadelenin OHAL ile ne ilgisi var? Biz hem anayasal hakkımız olan protesto etme hakkını yasalar çerçevesinde aramaya çalışıyoruz, hem de 1475 sayılı kanunun 14. Maddesi gereğince işin bir sorumlusu olan Metro Marketleri&#8217;ni yasal sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz. Yaptığımız başkaca bir şey de yok. Fakat engelleniyoruz, bu da bizi bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gerçekten üzüyor ve rencide ediyor.</p>
<p><strong>Konya özelinde diğer şehirlerdeki durumlardan farklı bir şey var mı?</strong></p>
<p>OHAL bahanesi ile yapılan engelleme diğer şehirlerdekinden biraz daha farklı. Diğer şehirlerde de engelleme oluyor tabii ki fakat az da olsa esnetilebiliyor. Özellikle Konya için söylemek gerekirse mesela bu hafta yapmayı planladığımız eyleme izin verilmedi. Israrlarımız sonucu güç bela 10 dakikadan 40 dakikaya kadar bir zaman için Metro önünde durmamıza izin verildi. O da sendika yöneticilerinin ve biz Real mağduru işçilerin kararlı tutumuyla&#8230; Fakat önümüzdeki hafta ne olacağı konusu, nasıl yapılabileceği konusu şu an hala muallakta diyebiliriz. Biz hakkımızı alıncaya kadar mücadele etmeye kararlıyız. Bunun da bilinmesini isteriz. Bizler bir daha bu kadar uzun süreli çalışma ve bu miktarda kıdem tazminatı alma şansına yaşlarımızın da ilerlemiş olması sebebiyle sahip değiliz. Dolayısı ile bu bizim son şansımız diyebileceğimiz ve birçoğumuzun gençliğinin bir bedeli olan tek birikimimiz. O yüzden haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/15/gencligimizin-bedeli-olan-birikimlerimiz-icin-direniyoruz/">&#8220;Gençliğimizin bedeli olan birikimlerimiz için direniyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;de bir ilk: İşçilere yönelik meslek hastalığı sitesi açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/17/turkiyede-bir-ilk-iscilere-yonelik-meslek-hastaligi-sitesi-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Jul 2017 12:25:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[meslek hastalıkları]]></category>
		<category><![CDATA[site]]></category>
		<category><![CDATA[temiz giysi kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meslek hastalıklarına dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanan meslekhastaligi.org sitesi, birçok çalışana rehber olacak. Temiz Giysi Kampanyası Derneği&#8217;nin hazırladığı sitede meslek hastalıkları, bütün detayları ile hekimler ve konunun uzmanları tarafından hazırlanıyor. Meslek hastalığı, birçok işkolunda çalışanlar için risk olmaya devam ederken; yapılan işin niteliğine göre farklı rahatsızlıklar olarak çalışanları tehdit ediyor, sağlıksız [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/17/turkiyede-bir-ilk-iscilere-yonelik-meslek-hastaligi-sitesi-acildi/">Türkiye&#8217;de bir ilk: İşçilere yönelik meslek hastalığı sitesi açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3 class="detail-description m-b" data-flex-order="1">Meslek hastalıklarına dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla hazırlanan meslekhastaligi.org sitesi, birçok çalışana rehber olacak.</h3>
<p class="detail-description m-b" data-flex-order="1">Temiz Giysi Kampanyası Derneği&#8217;nin hazırladığı sitede meslek hastalıkları, bütün detayları ile hekimler ve konunun uzmanları tarafından hazırlanıyor.</p>
<p>Meslek hastalığı, birçok işkolunda çalışanlar için risk olmaya devam ederken; yapılan işin niteliğine göre farklı rahatsızlıklar olarak çalışanları tehdit ediyor, sağlıksız çalışma koşulları, her iş kolu için farklı rahatsızlıkları ortaya çıkartıyor. Çalışanların birçoğu ise yaşadıkları rahatsızların mesleklerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmiyor.</p>
<p>Temiz Giysi Kampanyası (TGK) Derneği tarafından hazırlanan meslekhastaligi.org web sitesi, meslek hastalığı konusunda farkındalık yaratmak amacı ile yayın hayatına başladı. Çalışanlar için rehber niteliğindeki sitede, birçok işkolunda yaşanan meslek hastalığı hekimler ve uzmanlar tarafından belirtileri ile birlikte anlatılıyor. Mesleklere göre hastalık çeşitlerinden rahatsızlık belirtilerine göre meslek hastalıklarına kadar, geniş bir içerikte hazırlanan sitede, doktorlarla meslek hastalıklarına ilişkin röportajlar ve konuya ilişkin makaleler de yer alıyor.</p>
<p>Meslek hastalığına yakalanan çalışanların hikayelerinin de yer aldığı <a href="http://www.meslekhastaligi.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">meslekhastaligi.org</a> sitesi, içeriği ve amacı itibariyle Türkiye&#8217;de bir ilk olma özelliği de taşıyor.</p>
<p>Temiz Giysi Kampanyası Derneği; meslekhastaligi.org aracılığı ile hem kamuoyu hem de çalışanlar nezdinde, çalışma yaşamının beraberinde getirdiği sağlık sorunlarına dikkat çekmek, meslek hastalıklarına ilişkin farkındalık yaratmak ve meslek hastalıklarından korunma bilincinin artırılmasını amaçlıyor.</p>
<h6>Kaynak: CNN Türk</h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/17/turkiyede-bir-ilk-iscilere-yonelik-meslek-hastaligi-sitesi-acildi/">Türkiye&#8217;de bir ilk: İşçilere yönelik meslek hastalığı sitesi açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Yakalıların Birbirleriyle Dayanışma Koşullarını Üretmeleri Gerekiyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/07/plaza-eylem-platformu-beyaz-yakalilarin-birbirleriyle-dayanisma-kosullarini-uretmeleri-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2017 08:52:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Meslek Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Akbank Grevi]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Yakalı]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[işçi]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[mobbing]]></category>
		<category><![CDATA[Plaza Eylem Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Soma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Plaza Eylem Platformu çeşitli emek örgütleri arasında beyaz yakalı dayanışmasını örgütlemeyi hedeflediğini söyleyen bir platform. Hakkında daha fazlasını öğrenmek için sohbet ettiğimiz Plaza Eylem Platformu üyeleri &#8220;Sınıfsal sömürüden beyaz yakalılar da üzerlerine düşeni alıyorlar&#8221; diyor. &#8220;Plaza Eylem Platformu beyaz yakalılar arasında dayanışma ilişkilerini geliştirmeye çalışan emek temelli bir örgütlenme&#8221; -İlk olarak bize Plaza Eylem Platformu&#8217;nun [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/07/plaza-eylem-platformu-beyaz-yakalilarin-birbirleriyle-dayanisma-kosullarini-uretmeleri-gerekiyor/">Beyaz Yakalıların Birbirleriyle Dayanışma Koşullarını Üretmeleri Gerekiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Plaza Eylem Platformu çeşitli emek örgütleri arasında beyaz yakalı dayanışmasını örgütlemeyi hedeflediğini söyleyen bir platform. Hakkında daha fazlasını öğrenmek için sohbet ettiğimiz Plaza Eylem Platformu üyeleri &#8220;Sınıfsal sömürüden beyaz yakalılar da üzerlerine düşeni alıyorlar&#8221; diyor.</strong><span id="more-15335"></span></p>
<p><strong>&#8220;Plaza Eylem Platformu beyaz yakalılar arasında dayanışma ilişkilerini geliştirmeye çalışan emek temelli bir örgütlenme&#8221;</strong></p>
<p><b>-İlk olarak bize Plaza Eylem Platformu&#8217;nun hikayesini anlatır mısınız? Kimsiniz ve neden bir araya geldiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Plaza Eylem Platformu beyaz yakalılar arasında dayanışma ilişkilerini geliştirmeye çalışan emek temelli bir örgütlenme. 2008 yılında IBM’deki sendikalaşma döneminde bir araya geldik. İsmimizi o dönem yapılan eylemlerden aldık. Yani bu ismi tarihsel bir referansla taşıyoruz. Zamanla bir beyaz yakalı örgütlenmesinin önemli bir ihtiyaç olduğunu anlayıp düzenli toplanmaya başladık. Sadece “plazada” çalışanlara hitap etmiyoruz elbette, freelance çalışanlar, STK çalışanları, finans, araştırma, basın yayın, iletişim gibi sektörlerde çalışanlar, çağrı merkezi çalışanları, çeşitli profesyoneller ve ofis çalışanlarıyla birlikte “beyaz yakalı işsizler” de kapsama alanımıza giriyor.</span></p>
<p><b>-Ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Düzenli toplantılara ilk başladığımız zamanlarda gündemde neler oluyor bunu konuşuyorduk. Sonrasında iş yerinde yaşadıklarımızı. Sonrasında yaşadıklarımızı düzenli bir şekilde paylaşacağımız toplantılar yapmaya karar verdik. Sonuçta beyaz yakalıların gizlilik, iş görüşmesi, performans gibi belirli başlıklarda deneyimlerini birbirine aktardıkları, ardından da işimize yarayacak kavramlar üretmek için raporlarını hazırladığımız “Deneyim Paylaşımı Atölyeleri” gerçekleştirdik.</span></p>
<p>Çok önem verdiğimiz işlerden birisi de <a href="https://istenatildim.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">istenatildim.org</a> sitesinde yürüttüğümüz faaliyet. İşten atılan insanlar çoğu zaman panikle ne yapacağını bilemiyor, işverenin yanlış yönlendirmesi ve kurnazlığı yüzünden haklarından mahrum kalıyor; bu panik halini iyi biliyoruz. Bu site işten atılanlara hukuki destek sağlama işini görüyor. Ama aslında psikolojik destek tarafı daha güçlü. İşten atılan kişi bunun sadece kendisinin başına geldiğini, bu dünyada yapayalnız kaldığını düşünüyor. Biz de bu site aracılığıyla onlara yazarak yalnız olmadıklarını gösteriyoruz. Ayrıca, işten atılma konusunda önemli miktarda veri de toplamış oluyoruz.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sitemizde kişisel veya kolektif yazılmış yazılarımızı yayınlıyoruz. Gündelik sorunlarımızı, halihazırda karşımızda bir tehdit olarak beliren ve bizi etkileyen meselelere dair görüşlerimizi, basın açıklamalarımızı ya da sokakta dağıttığımız bildirileri kolektif olarak yazıyoruz. Beyaz yakalıları ilgilendiren yazıları da el birliğiyle çeviriyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizi Maslak, Gayrettepe gibi iş merkezlerinin olduğu yerlerde, sabahın erken saatlerinde bildiri dağıtırken de görebilirsiniz.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-15421" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/pep-bildiri-dagitimi.jpg" alt="" width="836" height="627" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl üçüncüsünü yapacağımız bir kamp etkinliğimiz de var. Önceden yapacağımız okumaları belirleyip beyaz yakalı politikasına dair fikir üretebileceğimiz birkaç günlük bir tartışma ortamı bu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyaz yakalıları ilgilendiren veya emek alanında önemli bulduğumuz konularda basın açıklamaları yapıyoruz. Soma’daki facia yaşandıktan hemen sonra Soma Holding’in önüne çağrıda bulunmuştuk. Ardından holdingin sokağında bir nöbet başladı, holding taşınana kadar insanlar sokağın başını tuttu, geceleri de forumlar düzenleyerek çeşitli konuları tartıştık. En son Akbank’ta grev engellendiğinde banka önünde basın açıklaması gerçekleştirdik.</span></p>
<figure id="attachment_15344" aria-describedby="caption-attachment-15344" style="width: 720px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-15344 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/pep-akbank-eylemi.jpg" alt="" width="720" height="300" /><figcaption id="caption-attachment-15344" class="wp-caption-text">Plaza Eylem Platformu Akbank grevinde</figcaption></figure>
<h4>&#8220;Tüm dünyada beyaz yakalıların maruz kaldıkları aşırı çalışma ve psikolojik gerilim, fiziksel ve ruhsal sorunlar yaratabiliyor, hatta intiharlara ve ölümlere yol açabiliyor&#8221;</h4>
<p><b>-Bir beyaz yakalının iş dünyasında karşılaştığı hak ihlalleri nelerdir?</b></p>
<p>Beyaz yakalıların çalışma koşulları ve üzerlerinde hissettikleri baskı, henüz tanımlanmamış hakları da gündeme getiriyor. Tüm dünyada beyaz yakalıların maruz kaldıkları aşırı çalışma ve psikolojik gerilim, fiziksel ve ruhsal sorunlar yaratabiliyor, hatta intiharlara ve ölümlere yol açabiliyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son zamanlarda işle aşırı duygusal bir ilişki kuruluyor. Çünkü iş sizden tüm hayatınızı istiyor. Gece, hafta sonu demeden iş mailleri ya da telefonlar gelebiliyor, hatta sizden şirketinizin müşterisi olan markanın rakibinin ürünlerini alırken görünmemeniz istenebiliyor. Fazla mesai sıradan, ücreti ödenmeyebiliyor veya yasal sınırların üzerinde fazla mesai yapmanız isteniyor. Turnikeden kartını basıp çıkmış gibi yapıp geri içeri girip çalışmak zorunda bırakılanlarımız var. Mutluluk anketlerine mutlu olduğunu yazma baskısı görenler de var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özel olarak kadınlar iş yerinde türlü ayrımcılıklara uğruyorlar. Son zamanlarda iş yerlerinde ayrımcılık veya mobbinge karşı etik kurullar oluşturuldu, ancak bunlar da hakkınızı savunmanızı engellemek ve cezasızlık için kullanılabiliyor. Mesela kadrolu bir erkek tarafından tacize uğrayan taşeron konusunda bu kuruldaki yöneticiler erkek tarafında durabiliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Performans baskısı altındasınız, gerçekleştirilmesi mümkün olmayan hedefler karşısında iş arkadaşınızla rekabete zorlanıyorsunuz. Performans yasa dışı bir şekilde tazminatsız işten çıkartma için kullanılıyor. İşten haksız çıkartıldığınızda dava açarsanız İK birimlerinin arasında dolaşan “kara liste”lere girip sektörde çalışmanız engellenebiliyor. Çalışma öyle bir noktaya gelmiş ki, sadece size yönelik, kişiliğinize özel ayrımcılık türleri geliştirebiliyorlar. Sizi kişisel olarak dikkate alma vaadi, pek seyrek lehinize olan bir durum yaratıyor, razı görünmeniz yetmiyor, razı “olmanız” bekleniyor.</span></p>
<h4>&#8220;1980 öncesi banka çalışanları önemli bir işçi hareketinin yürütücüsüydü ve çok güçlü sendikalara sahipti&#8221;</h4>
<p><b>-Beyaz yakalılar orta sınıf erbabı olarak görülüyor ve bu sebeple işçi mücadelesi dediğimiz zeminde beyaz yakalılara pek rastlamadık. Siz bu zemine nasıl dahil oluyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyaz yakalı tanımı Türkiye’de akademik alanın dışında çok yeni kullanılmaya başlandı. Bazen tüketim alışkanlıkları vurgulandı, bazen de işçileşmekte olan orta sınıf olarak görüldü beyaz yakalılar. Aslında işçi mücadelesinde görünmediği de doğru değil. Örneğin 1980 öncesi banka çalışanları önemli bir işçi hareketinin yürütücüsüydü ve çok güçlü sendikalara sahipti. Tüm işçi sınıfının güçsüzleşmesi söz konusu. Hep ayrıcalıklarını kaybetmekle karakterize ediliriz ama korporatist dönemin “ayrıcalık” kaybını beyaz yakalılar maden iş kolundan daha ağır yaşamadı. Bazı sendikalar da 1980 sonrası faaliyetlerine devam etti. 1980 sonrası çalışmanın düzenlenmesinde yapılan ağır değişikliklere uygun bir sendika ve işçi mücadelesinin hala ortaya çıktığı söylenemez.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beyaz yakalılar, yeni “çalışma düzenine” sendikalardan daha hızlı uyum sağladı, bu yüzden de aslında yeni tarz işçi örgütlenmelerini oluşturmaya daha yakınlar. Ama yeni çalışma düzeninde disipline tabi olan işçi görüntüsünden bir karikatür beyaz yakalı figürü yaratıldı. Sınıfın bu “okumuş” kesiminden herhalde “aydın” tavrı göstermesi bekleniyor, ama biraz daha özgün tarzlarda da olsa sınıfsal sömürüden beyaz yakalılar da üzerlerine düşeni alıyorlar. Başka bir yanılgı, beyaz yakalıların CEO’larla veya oldukça üst düzey yöneticilerle karıştırılması. Beyaz yakalıların önündeki kariyer basamakları sınırlıdır, bunlar da mesela kadınlara ve erkeklere bile eşit dağılmaz. Beyaz yakalılar bunun farkındadır, kimse kendini CEO falan zannediyor değil. Oysa sendikalar bile beyaz yakalı çalışanların toplu iş sözleşmelerinde “kapsam dışı” bırakılmasına ses çıkartmıyorlar.</span></p>
<figure id="attachment_15345" aria-describedby="caption-attachment-15345" style="width: 900px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-15345 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/1-mayis-pep.png" alt="" width="900" height="300" /><figcaption id="caption-attachment-15345" class="wp-caption-text">Kaynak: <a href="https://plazaeylem.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">plazaeylem.org</a></figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">2000’lerin sonundan itibaren Türkiye’de beyaz yakalılar işçi mücadelesinde yerlerini alıyorlar. Beyaz yakalı örgütlenmelerinin önünde kazanılmış hakların savunulması veya kaybedilenlerin geri alınması değil, işçi sınıfı ve kendileri için yeni haklar üretmek, yeni örgütlenme tarzları oluşturmak var.</span></p>
<h4>&#8220;Tüm beyaz yakalıların çıkarlarını ve yeni haklarını tanımlamaya çalışan dayanışma temelli emek örgütlerine ihtiyaç var&#8221;</h4>
<p><b>-Beyaz yakalılar üzerinde baskı oluşturan çalışma şartlarıyla mücadelede sunduğunuz çözüm önerileri nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşçi sınıfının üzerinde bugün uygulanan disiplin tarzı özellikle beyaz yakalılarda kristalleşiyor, mükemmelleşiyor. Öncelikle sınıfın ve örgütlerinin bu çalışma düzenini iyi anlaması gerekiyor. Bugünün çalışma düzeni, her işçiyi ve hatta her vatandaşı teker teker yönetme, ücretlerini ve tüketimini kişiye özel olarak düzenleme iddiasında. Bunu da büyük oranda beceriyor, en azından hepimizi buna inandırıyor. Buna verilecek kolektif cevabın sadece ajitasyon ve propaganda gücüyle sağlanabileceğini, mesela beyaz yakalıların “sendikalaşmasıyla” veya “işçi olduklarının bilincine varmalarıyla” mücadelenin yükselebileceğini düşünmek saflık olur. Bireysel düzeyi gören, ruhsal hayatı bir sınıf mücadelesi alanı olarak tasarlayabilen, duygusal “çıkarlar” da tanımlayabilen bir mücadele hattı yaratılmak zorunda. Bizim Soma faciasından sonra kullandığımız sloganlarımızdan biri “ben direnirsem herkes yaşar” şeklindeydi. Bunun anlamı, Soma için yapılacak en iyi şeyin mağdurlar için vicdan azabı duymak değil, kendi çalışma hayatımızdaki sorunlarla uğraşmak olduğuydu. Eğer yasal sınırların bile üzerindeki fazla mesaiyle mücadele edilmezse madenlerde ölümlere yol açan </span><i><span style="font-weight: 400;">hadi hadi sistemi</span></i><span style="font-weight: 400;"> daha da güçlenir, ve madenlerde </span><i><span style="font-weight: 400;">hadi hadi sistemi </span></i><span style="font-weight: 400;">sürdükçe bize düşen fazla mesai daha da ağırlaşır.</span></p>
<p>Bu zor bir mücadele hattıdır. Her işçinin kendi deneyiminden bildiği, ancak akademinin, sendika danışmanının, akıl vericilerin öğrenmeye direndiği gerçek şudur: patronlar bizi saf görüp kandırmıyor; düşük ücretlere, performans sistemine veya Soma’da ölümüne çalışmaya kendimiz razı oluyoruz. Yeni işçi mücadelesinin performans veya iş güvenliği olmadan çalışma gibi patronlardan gelen önerilerin nasıl kabul edildiğini hesaba katması zorunluluktur. Bu sistem çok büyük oranda bireysel düzeyde işliyor olsa da, hatta daha çok bu yüzden, beyaz yakalıların kolektif mücadele yollarını keşfetmeleri, birbirleriyle dayanışma koşullarını üretmeleri ve birlikte güçlenmeleri gerekiyor. Bunun için meslek örgütü niteliğinde olmayan, ortaklaşma ilkelerini işçilerin kendilerinin belirleyeceği çeşitli büyüklüklerde gruplar halinde olan, ama tüm beyaz yakalıların çıkarlarını ve yeni haklarını tanımlamaya çalışan dayanışma temelli emek örgütlerine ihtiyaç var. Plaza Eylem Platformu bunlardan biridir.</p>
<p>Ana görsel: <a href="https://plazaeylem.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">plazaeylem.org</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/07/plaza-eylem-platformu-beyaz-yakalilarin-birbirleriyle-dayanisma-kosullarini-uretmeleri-gerekiyor/">Beyaz Yakalıların Birbirleriyle Dayanışma Koşullarını Üretmeleri Gerekiyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temiz Giysi Kampanyası Tanışma Kahvaltısında Buluşalım!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/18/temiz-giysi-kampanyasi-tanisma-kahvaltisinda-bulusalim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 May 2017 09:19:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Giysi Kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Clean Clothes Campaign]]></category>
		<category><![CDATA[işçi hakları]]></category>
		<category><![CDATA[tekstil işçileri]]></category>
		<category><![CDATA[temiz giysi kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14817</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temiz Giysi Kampanyası Clean Clothes Campaign (CCC)’in Türkiye organizasyonu olan Temiz Giysi Kampanyası, küresel tekstil ve spor giysisi endüstrilerinde çalışan isçilerin güçlenmesini destekleyen ve çalışma koşullarını iyileştirmeye çalışan bir harekettir. Temiz Giysi Kampanyası, 1989 yılından bu yana çalışmalar yürütüyor. Temiz Giysi Kampanyası Türkiye 2013 yılında kuruldu. İsçiler, hakları ve daha iyi çalışma koşulları için mücadele [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/18/temiz-giysi-kampanyasi-tanisma-kahvaltisinda-bulusalim/">Temiz Giysi Kampanyası Tanışma Kahvaltısında Buluşalım!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Temiz Giysi Kampanyası Clean Clothes Campaign (CCC)’in Türkiye organizasyonu olan Temiz Giysi Kampanyası, küresel tekstil ve spor giysisi endüstrilerinde çalışan isçilerin güçlenmesini destekleyen ve çalışma koşullarını iyileştirmeye çalışan bir harekettir.</p>
<p>Temiz Giysi Kampanyası, 1989 yılından bu yana çalışmalar yürütüyor. Temiz Giysi Kampanyası Türkiye 2013 yılında kuruldu. İsçiler, hakları ve daha iyi çalışma koşulları için mücadele ederken biz de; tüketici bilincini geliştirerek mobilize etmek, hükümetler ve şirketlerle lobi faaliyetlerinde bulunarak, isçilere doğrudan dayanışma desteği sağlıyoruz.</p>
<p>17 Avrupa ülkesinde bulunan kurumların bir ittifakı olan Temiz Giysi Kampanyası, tekstil üretimi yapan ülk<span class="text_exposed_show">elerdeki yerel sorunları ve hedefleri tespit etmek için 200’den fazla kurum ve sendikadan oluşan ortak bir ağdan oluşuyor. Temiz Giysi Kampanyası olarak, iş sağlığı ve işçi güvenliği konusunda dünyanın birçok yerinde toplantılar, eğitimler düzenliyor; markaların kendi tedarik zincirlerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili önlemler alması için çeşitli kampanyalar gerçekleştiriyoruz.</span></p>
<p>Bizi daha yakından tanımak ve/veya çalışmalarımıza destek olmak isterseniz, kahvaltımızda buluşalım ve bizi bizden dinleyin! Gelin de; güneşli olmasını umut ettiğimiz 21 Mayıs Pazar gününü, kahvaltı sonrası sohbetimizle keyiflendirelim. Rezervasyon için lütfen yukarıdaki “geliyorum” butonuna tıkladıktan sonra info@temizgiysi.org adresine de bilgi maili gönderiniz.</p>
<p>Facebook etkinliğine ulaşmak için <a href="https://www.facebook.com/events/648998478628882/?acontext=%7B%22action_history%22%3A%22[%7B%5C%22surface%5C%22%3A%5C%22page%5C%22%2C%5C%22mechanism%5C%22%3A%5C%22page_upcoming_events_card%5C%22%2C%5C%22extra_data%5C%22%3A[]%7D]%22%2C%22has_source%22%3Atrue%7D" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız</a></p>
<p><strong>Tarih:</strong> 21 Nisan Pazar günü saat 11.00-15.00 arası</p>
<p><strong>Adres:</strong> Bilgi Sosyal Kuluçka Merkezi &#8211; İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral Kampüsü, Silahtarağa, Eyüp, İstanbul</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/18/temiz-giysi-kampanyasi-tanisma-kahvaltisinda-bulusalim/">Temiz Giysi Kampanyası Tanışma Kahvaltısında Buluşalım!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
