<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>iş cinayeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/is-cinayeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/is-cinayeti/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 20 Aug 2020 06:19:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>iş cinayeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/is-cinayeti/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İSİG: &#8220;İşçi Sağlığı Mücadelesinin Güncel Başlığı Pandemidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/isig-isci-sagligi-mucadelesinin-guncel-basligi-pandemidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Aug 2020 05:50:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57063</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) Sözcüsü Murat Çakır, Sivil Sayfalar’a yaptığı değerlendirmede işçilerin büyük çoğunluğunun koronavirüsü işe giderken ya da iş yerinde kaptığını belirterek, pandemi sürecinde işçi sağlığı konusunda büyük sorunların oluştuğunu söyledi.</p>
<p> </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/isig-isci-sagligi-mucadelesinin-guncel-basligi-pandemidir/">İSİG: &#8220;İşçi Sağlığı Mücadelesinin Güncel Başlığı Pandemidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>2011 Mart ayında faaliyetlerine başlayan İSİG, sendikalar ve meslek örgütlerinin yanı sıra akademisyenler, gazeteciler ve bireysel katılımlarla her geçen gün büyüyerek işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında önemli pay sahibi kuruluşlardan biri. İşçi ölümlerini de raporlaştıran İSİG, ilke olarak cinsiyet, etnisite, ırk, inanç benzer temelli ve cinsel tercihler nedeniyle doğan ayrımcılığa ve nefret söylemlerine karşı taviz vermiyor. “Her yaşam sahasında emekçilerin perspektifinden yana tutum alıyoruz” diyen İSİG Sözcüsü Murat Çakır, her türlü siyasi, iktisadi ve kültürel iktidar ve çıkar odaklarından bağımsız bir işçi sağlığı ve güvenliği politikasının oluşturulmasını hedeflediklerini ifade etti. İşkolu, cinsiyet, yaş gibi kategorilere göre ve aylık, yıllık olarak raporlamalar yaptıklarını belirten Çakır, &#8220;Ayrıca kadın, çocuk, yaşlı ve mülteci işçi raporları gibi alt kategoriler yaptık. Alanlardaki faaliyetler üzerine ara raporların hazırlanması gibi panel, seminer, basın açıklaması gibi çalışmalar yapıldı. Temel olarak emeğin bu alandaki sözünü ülke düzeyde söylemek ve bu noktada gerekli önlemlerin alınması, işçi ölümlerinin önlenmesi, sendikalaşmanın yükselmesi için çalışmalar yapıyoruz. Taşeron çalışmanın son bulması, kayıt dışılığın kaldırılması, iş güvencesinin sağlanması gibi çalışma yaşamına dair de belirli taleplerimiz var” dedi.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-57064" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/isig.jpg" alt="İSİG: İşçi sağlığı mücadelesinin güncel başlığı pandemidir" width="360" height="270" />“Bu Alanda Örgütlenme Gerekli&#8221;</strong></p>
<p>İşyerlerinde meydana gelen yaralanmalı ve ölümlü kazalarda sürekli iş güvenliği uzmanlarının hedef gösterildiğine dikkat çeken İSİG Sözcüsü, “Alanın tamamen piyasalaşması sonucu sayısal olarak yüz binlerce İSİG profesyoneli çalışır hale geldi, her ölümlü işçi ölümünden sonra iş güvenlik uzmanlarının gözaltına alınması, tutuklanması durumuyla karşı karşıya kaldık. İstisnai durumlarda işverenler de tutuklanabiliyor. Soma’da işveren 4,5 yıl sonra serbest bırakıldı. 301 işçinin öldüğü bir işletmenin patronu 5 yıl yatmadan serbest kalıyorsa eğer diğer işletmeleri düşünün. İş güvenliği uzmanları çok düşük ücretlerle çalışırken diğer yandan böyle bir riskle karşılaşıyorlar. Örgütlenme bu alanda hem kendilerini korumak hem de mesleki standartlar için gerekli” diye konuştu.</p>
<p><strong>“İşçiler Salgın ve İşsizlik Kıskacı Arasında Bırakılıyor”</strong></p>
<p>İşçilerin pandemi sürecinde büyük sıkıntılar yaşadığını ve her an virüs kapma tehlikesiyle karşı karşıya olduklarına da vurgu yapan Çakır, işverenlerin işçi sağlığını ve iş güvenliğini sağlayacak düzenlemelerden kaçındıklarını dile getirdi.  ‘Salgın var deyip ölenler ölür’ diyerek hareket edilemeyeceğini savunan Çakır, &#8220;SGK Covid-19 iş kazası değildir diye genelge yayınladı ama işçilerin büyük çoğunluğu virüsü işe giderken ya da iş yerinde kapıyor. Bu alanda birçok dava açılacak. Ceza ve tazminat davalarının 3-4 sene sonra işçi lehine olacağını tahmin ediyoruz. İşçiler salgın ve işsizlik olmak üzere iki kıskaç arasında bırakılıyor. İşçi sağlığı mücadelesinin buna karşı net duruş sergilemesi gerekiyor. Çalışma ortamında emekçilerin ölümünün, sakat kalmasının, psikolojik ve fizyolojik sağlıklarını kaybetmelerinin gerçek nedeni, emeği sadece sermayeye artı değer elde etme aracı olarak gören, emekçiyi bütünsel bir insan olarak kabul etmeyen kapitalist üretim sistemi. Maliyetleri düşürme yarışına giren işverenler, sosyal bir muhalefetle karşılaşmadıkları zaman emekçinin yaşamı pahasına işçi sağlığını ve iş güvenliği sağlayacak en basit düzenlemelerden dahi kaçınmaktadır. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak bizler her geçen gün daha da artan işçi ölümlerini kaza ya da hastalık olarak değil, olası kasıtla işlenmiş ‘cinayet’ler olarak değerlendiriyoruz. Bu cinayetlerin kapitalist üretim sistemi devam ettiği sürece sermayenin insafa, devletin göreve çağrılmasıyla son bulmayacağının bilinciyle; biz üretim sürecinin farklı kademelerinde duran emekçilerin örgütlenmesi ve örgütlü bir mücadele içerisinde yaşamlarına sahip çıkması gerektiğini düşünüyoruz.”</p>
<p><strong>Az Tehlikeli Yerlerde İş Güvenliği Uzmanı İstihdamı Zorunluluğu Kararı</strong></p>
<p>Kamu kurumları ile 50 işçiden az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı istihdam yükümlülüğü kararının 31 Aralık 2023&#8217;e ertelenmesini de eleştiren Çakır,  “Ülkemizde birçok işletme KOBİ statüsünde. İş güvenliği önlemlerini 1 Ocak 2024’e kadar ertelenmiş olacak. Belirli sermaye çevrelerinin isteği doğrultusunda düzenleme olmamalı ve ciddi bir düzenleme yapılmalı. Esas ölümler buralarda yaşanıyor. Örneğin 50’nin altında çalışanı olan birçok kimya firması var. Patladığında iş yeri havaya uçuyor. Bu yanlıştan geri dönülmesi gerekiyor. Yine yasanın 2024 sonrası da ertelenmeyeceğinin garantisi yok” şeklinde konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/20/isig-isci-sagligi-mucadelesinin-guncel-basligi-pandemidir/">İSİG: &#8220;İşçi Sağlığı Mücadelesinin Güncel Başlığı Pandemidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Şırnak’ta facia ‘geliyorum’ dedi”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/23/sirnakta-facia-geliyorum-dedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Oct 2017 12:28:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayeti]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19466</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta Şırnak’taki bir kömür ocağında meydana gelen göçük sebebiyle yaşamını yitiren işçi sayısı 8&#8217;e çıktı. Göçüğün yaşandığı madeni ziyaret eden insan hakları heyeti ‘insan hayatını hiçe sayan’ çalışma koşulları olduğunu dile getirdiler. Şırnak’ta geçtiğimiz hafta bir kömür ocağında meydana gelen  göçük sebebiyle 7 işçi yaşamını yitirmiş, bir kişi yaralanmıştı. Sekvan Üstün, Yılmaz Mağrur, Mesut [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/23/sirnakta-facia-geliyorum-dedi/">“Şırnak’ta facia ‘geliyorum’ dedi”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Geçtiğimiz hafta Şırnak’taki bir kömür ocağında meydana gelen göçük sebebiyle yaşamını yitiren işçi sayısı 8&#8217;e çıktı. Göçüğün yaşandığı madeni ziyaret eden insan hakları heyeti ‘insan hayatını hiçe sayan’ çalışma koşulları olduğunu dile getirdiler.</h3>
<p>Şırnak’ta geçtiğimiz hafta bir kömür ocağında meydana gelen  göçük sebebiyle 7 işçi yaşamını yitirmiş, bir kişi yaralanmıştı. Sekvan Üstün, Yılmaz Mağrur, Mesut Mağrur, Yüksel Uğur, Mehmet İzer, Vedat Özden ile Abdullah Kayaş’ın ölümünden sonra yaralı kurtulan 18 yaşındaki Sıddık Kabak da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Böylece kömür ocağındaki göçükte yaşamını yitirenlerin sayısı 8&#8217;e çıktı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-19472 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/maden1-300x184.jpg" alt="" width="300" height="184" />Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Şırnak Valiliği, göçüğün yaşandığı maden sahasının ruhsatsız olduğunu ve kömür çıkarma işleminin kaçak yapıldığını açıkladı. Valilik, olayla ilgili soruşturma başlattığını duyurduktan sonra gözaltına alınan firma sahibi ve iki çalışan, daha sonra serbest bırakıldılar. Bakanlıktan yapılan açıklamada söz konusu maden sahasının 2013 yılında “iş güvenliği riski olduğu gerekçesiyle” faaliyete durdurulduğu vurgulanırken bölgeyi inceleyen siyasetçi ve sivil toplum heyetleri askeri hareketliliğin bu kadar yoğun olduğu bölgede ruhsatsız bir madenin bu kadar rahat çalışabilmesine anlam veremiyorlar? Madenin “kaçak” olduğu yönündeki resmî açıklamalar karşın oda kaydı ve elektrik aboneliğinin olduğunu vurgulayan CHP ve HDP heyetlerinin yanı sıra göçüğün yaşandığı madeni yerinde inceleyen insan hakları heyeti de çalışma koşullarının gayriinsani olduğunu aktardı.</p>
<p>Şırnak’ta göçüğün yaşandığı ocakta incelemelerde bulunan heyette yer alan İHD Genel Başkan Yardımcısı Raci Bilici Mezopotamya Ajansı’na, <em>“Bugüne kadar burada çalışan insanların hayatta kalması bir mucize”</em> açıklamasında bulundu.  Hazırladıkları raporu önümüzdeki günlerde kamuoyu ile paylaşacaklarını duyuran Bilici, ‘ocaktan çıkarılan kömürün, tüm Şırnaklıların, kolluk kuvvetlerinin ve bürokratların gözleri önünde çıkarıldığını, işçilerin güvenlik önlemleri alınmadan ve madenin ruhsatsız olmasına rağmen çalıştırıldığını, her şeye göz yumulduğunu’ aktardı. Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir de kömür ocağının sağlık adına bir belirti göstermediğini vurgulayarak göçüğün yaşandığı maden için “iş sağlığı ve güvenliği hakkında konuşmak mümkün değil.” dedi.</p>
<h4>Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz hak savunucuları şu değerlendirmelerde bulundular:</h4>
<figure id="attachment_19467" aria-describedby="caption-attachment-19467" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="wp-image-19467 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/recep-yavuz-300x255.jpg" alt="" width="300" height="255" /><figcaption id="caption-attachment-19467" class="wp-caption-text">Recep Yavuz (Hak İnisiyatifi – Diyarbakır Üyesi)</figcaption></figure>
<p>Bu denli bir iş faciasının gündemde yer bulamaması bile, kamuoyunun ölümleri nasıl kanıksadığını gösteriyor. Şırnak’ta, tabir yerindeyse kuş uçurtulmayan bir bölgede kimse maden ocağının gizli saklı, kaçak çalıştığını söyleyemez. O kömürler her gün kamyonlalrla nereye taşınıyor, hiç bir güvenlik noktasında kontrol edilmiyorlar mı, buna inanmak mümkün değil. Göz yumulan bir ihmaller zinciri var ve bu ihmaller ağır ihlal doğurmuş. Türkiye’de iş koşullarının insanî olmadığını hepimiz biliyoruz ancak bölgede insaniyet ölçülerinin asgarisi dahi aranmıyor maalesef, bunu bu göçükle tekrar gördük. Sorumluların ve göz yumanların şeffaf ve adil bir şekilde yargılanması gerekiyor, aksi halde cezasızlıkla sonuçlanan her ihlal başka bir ihlali teşvik eder.</p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_19468" aria-describedby="caption-attachment-19468" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19468 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/10/44239-300x159.jpg" alt="" width="300" height="159" /><figcaption id="caption-attachment-19468" class="wp-caption-text">Cihan Ülsen (Diyarbakır Barosu Yönetim Kurulu Üyesi)</figcaption></figure>
<p>Türkiye’de iş güvenliği ve işçi sağlığı meselesi nicedir bir gündem olmaktan çıktı artık. Sadece toplu ölümler yaşandığında oluşan bu gündem, sadece toplumun duyarsızlığıyla açıklanamaz. Yeterli inceleme ve düzenli kontroller yapmayan idarenin de başat rolünü yadsımamak gerekiyor. Kanıksatılmış bu duruma karşı gelmek ve buradan bir itiraz büyütmemiz gerekiyor.  Tam da bundan dolayı  17 Ekim günü Şırnak’ta kömür ocağında meydana gelen  göçük sebebiyle 8 işçinin yaşamını yitirmesini bir iş kazası olarak değil, ihmal suretiyle kasten insan öldürme olarak değerlendirmeliyiz. Orada ihmaller zincirini de herkes biliyordu, bu facianın gelmekte olduğunu da. Çünkü ilk kez yaşanmıyor bu, böyle devam ederse korkarım son da olmayacak. Bile isteye göz yumulan “iş kazası” olarak nitelendirilen cinayetlerin sorumlusu sadece kömür ocağı sahipleri veya sorumlu şantiye müdürleri değildirler. Denetleme ve kontrolden sorumlu ve yükümlü olan devlet yetkilileri yaşanan ölümlerden sorumludurlar. Yapılması gereken soruşturmanın bu anlamda yürütülmesi ve sorumluların tespit edilmesidir. Aksi taktirde sadece toplu ölümlerle gündeme gelen bu cinayetler hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/23/sirnakta-facia-geliyorum-dedi/">“Şırnak’ta facia ‘geliyorum’ dedi”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
