<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsan Hakları Günü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/insan-haklari-gunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/insan-haklari-gunu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Nov 2023 11:01:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İnsan Hakları Günü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/insan-haklari-gunu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuklarla Hak Temelli İletişim Kurmak İsteyen Yetişkinlere Özel Atölye: &#8216;Seni Seviyorum&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/22/cocuklarla-hak-temelli-iletisim-kurmak-isteyen-yetiskinlere-ozel-atolye-seni-seviyorum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Nov 2023 11:01:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Ceren Suntekin]]></category>
		<category><![CDATA[hak temelli iletişim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Günü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85532</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk ve Gençlik Çalışmaları Uzmanı Ceren Suntekin, 10 Aralık İnsan Hakları Günü yaklaşırken çocukların insan haklarını hatırlayacağımız ve onlara burada olduğumuzu çizimle anlatacağımız bir atölye planladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/22/cocuklarla-hak-temelli-iletisim-kurmak-isteyen-yetiskinlere-ozel-atolye-seni-seviyorum/">Çocuklarla Hak Temelli İletişim Kurmak İsteyen Yetişkinlere Özel Atölye: &#8216;Seni Seviyorum&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Atölyeye çocuklarla hak temelli iletişim kurmak isteyen her yetişkin katılabilir.</p>
<p>Atölyede kullanmak için kağıtlar, renkli kartonlar, yağlı pastel boyalar, boardmarker, makas, pritt, rahat olabileceğiniz ve çizim yapabileceğiniz; mümkünse hediye olacağı için çocuklardan uzak bir ortam gerekiyor.</p>
<ul>
<li>Katılmak için bu şartları sağladığınızdan ve başvuru formunu doldurduğunuzdan emin olun.</li>
<li>Bu çalışma için çizim/resim yeteneği aranmamaktadır.</li>
</ul>
<p>Atölye Sivil Sayfalar’ın desteğiyle<strong> 5 Aralık Salı günü, saat 20:00&#8242;</strong>de gerçekleşecektir.</p>
<p>Zoom linki mail adresinize atölyeden önce iletilecektir.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSedb_7LR_DlP_8fZ3Aw-sJ0NMD8qxajTq47LiemmEMwaJLfug/viewform" target="_blank" rel="noopener">Kayıt için buradaki linke tıklayabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/11/22/cocuklarla-hak-temelli-iletisim-kurmak-isteyen-yetiskinlere-ozel-atolye-seni-seviyorum/">Çocuklarla Hak Temelli İletişim Kurmak İsteyen Yetişkinlere Özel Atölye: &#8216;Seni Seviyorum&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Mücadeleye Karşı Direncimiz Hiçbir Zaman Yok Olmayacak!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/mucadeleye-karsi-direncimiz-hicbir-zaman-yok-olmayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Dec 2021 11:40:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Gündemi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Yılmaz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76764</guid>

					<description><![CDATA[<p>10 Aralık İnsan Hakları Günü için İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD) Yönetim Kurulu Başkanı Avukat Özlem Yılmaz ile insan haklarının kavramsal olarak nasıl tanımlanması, hak ihlali denilince nelerin üzerinde durulması gerektiği ve mücadele yol ve yöntemleri üzerine konuştuk. Yılmaz, insan hakları mücadelesinin hep zor olduğunu ve olacağını ancak kendilerinin bu mücadeleye karşı dirençlerinin hiçbir zaman yok olmayacağını söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/mucadeleye-karsi-direncimiz-hicbir-zaman-yok-olmayacak/">&#8216;Mücadeleye Karşı Direncimiz Hiçbir Zaman Yok Olmayacak!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>İnsan Hakları Gündemi Derneği (İHGD) hakkında kısaca bilgi verir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-76766 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ozlem-yilmaz-640x853.jpeg" alt="Özlem Yılmaz" width="242" height="323" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ozlem-yilmaz-640x853.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ozlem-yilmaz-1024x1365.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ozlem-yilmaz.jpeg 1080w" sizes="(max-width: 242px) 100vw, 242px" />2003 yılında İzmir’de kurulan İHGD, ulusal ve uluslararası alanda faaliyet göstermek üzere, Türkiye’nin değişik bölgelerinden gelen insan hakları savunucularının katılımı ile insan haklarının her türlü siyasi ideoloji ve dünya görüşünün üzerinde bir değer olduğunu kabul etmekte, hakların ilerletilmesinin ancak sorunların kaynağına ilişkin gerçek bir kavrayışın geliştirilmesi ve somut çözüm önerilerinin uygun taktik ve stratejiler kullanılarak hayata geçirilmesiyle mümkün olabileceğine inanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her türlü şiddeti kategorik olarak reddeden derneğimiz, hak ihlallerinin temel failinin devletler olduğunun bilincinde olmakla birlikte, silahlı muhalif gruplar tarafından gerçekleştirilen insan hakları ihlallerine de eşit derecede karşı durmaktadır. Failini ya da mağdurunu dikkate almaksızın tüm hak ihlallerini hedef alan İHGD, bağımsız ve tarafsız duruşuyla kamu vicdanını hak ihlallerine duyarlı kılacak, toplumun örnek alabileceği bir model oluşturmayı amaçlamaktadır.</span></p>
<p><b>Temel insan hakları tanımını nasıl yapıyorsunuz, hakların ilerletilmesi konusunda nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel insan haklarını tanımlamak biraz zor onun yerine neler insan haklarına dairdir, onu açıklamak gerekir, hatta insan hakları kavramının gelişimi ile beraber bu soruyu yanıtlamak daha doğru olur. İnsan hakları mücadelesi aslında demokratik haklar ve yurttaşlıkla bağlantılı olarak başlayıp sonrasında evrilen bir mücadele o yüzden ilk kişisel, medeni haklar üzerinden başlıyor yani kişi özgürlüğü, ifade özgürlüğü, işkence görmeme özgürlüğü, yaşam hakkı gibi haklarla temelleniyor. Uluslararası sözleşmelere dökülmesi İkinci Dünya Savaşı sonrasına denk geliyor ama ondan önce Fransız Devrimi, İngiliz Bildirgeleri ile bu haklar yavaş yavaş belgelere taşınmaya başlıyor. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nden sonra, 1950’lerde ona eş bütün dünyayı kapsayan değil ama Avrupa sisteminin de bir insan hakları mahkemesi oluşturuldu. 1960’ların sonlarına doğru ekonomik, sosyal  ve kültürel haklar da insan hakları kavramı içerisinde tanımlanmaya başladı. İnsan hakları kavramsal anlamda genişlemeye başlıyor ve sonraki dönemde çevre hakkı, dayanışma hakkı, barış hakkı gibi haklar devreye giriyor. Aslında haklar, sürekli böyle bir değişim içinde. Günümüzde bir yandan ifade özgürlüğünün fikri ve sınai haklar ile bağlantılandırılması var, öte yandan pandeminin yarattığı sağlık hakkına erişim konusunda hakların ilerletilmesi gerekliliği var, bir yandan küreselleşme ile ilgili olarak dünyanın farklı yerlerinde gelir durumu çok farklı olan insanların yaşadığı derin yoksulluk durumu var. Eskiden çevre hakkı olarak tanımladığımız hakları da artık küresel iklim krizine bağlıyoruz ve daha farklı tanım getiriyoruz yani haklara ilişkin mücadeleler de değişmeye başladı. </span></p>
<p><b>Hak ihlallerinin faillerini nasıl tanımlıyorsunuz ve İHGD olarak hak ihlallerine karşı ne şekilde müdahil oluyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan haklarının ilerletilmesi konusunda teorilerde de değişiklikler oluyor zaman zaman artık silahlı grupların da hakları ihlal ettiği ileri sürülebiliyor, özellikle çatışma bölgelerinde çocukların savaşa katılması açısından değerlendirilen bir şey bu. Zaman zaman kişiler arasındaki uyuşmazlıklarda devlet, yargı olarak ya da müdahale edebileceği halde müdahale etmeyerek, örneğin bir erkeğin bir kadını öldürmesinde kadını koruma konusundaki pozitif yükümlülüğünü yerine getirmeyerek de insan haklarını ihlal etmiş olur. Yalnızca devletin birisini öldürmesi, işkence yapması, birisini uzun süre tutuklu tutması değildir ihlal, kırılgan grupların mağduriyeti halinde de adaletin yerini bulmasını sağlamak, zararını telafi etme ve bunun için adaletin yerini bulmasını sağlamak gerekmektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak ihlallerine ilişkin müdahillikte biz İnsan Hakları Derneği gibi bireysel başvurulara cevap verebilecek kadar üyesi çok olan bir dernek değiliz ama şunu yapıyoruz ağırlıklı olarak uzun yıllar Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve uluslararası sözleşmelerin iç hukukta uygulanmasını çalıştık. Bu anlamda çok sayıda avukatla çok sayıda eğitim yaptık. Bu dönemde bazı toplumsal davalarda müdahil olduk, örneğin, Büyükada davasında müdahil olduk çünkü üyelerimizden ikisi tutuklanmıştı, Tahir Elçi davasına müdahil olduk çünkü Tahir Elçi öldürüldüğünde bizim üyemizdi, onun dışında örneğin HDP’ye saldırı ve Deniz Poyraz davasında aktif görev alacağız,  zaman zaman travestilere, transseksüellere olan saldırılarda Genç LGBTİ+ gruplarla  dayanışmamız oluyor; bazen dava izleme şeklinde bazen de aktif şekilde davanın avukatlarına destek vererek oluyor. Her mağdurun bireysel başvurusunu alabilecek kadar kapasitede bir dernek değiliz ancak dayanışmanın geliştirilmesini çok önemsiyor ve bunun çerçevesini İzmir&#8217;de oluşturabilmek için de çaba sarf ediyoruz. Mesela, kadın dernekleri, LGBTİ+ dernekleri, engelli derneklerinin içinde yer aldığı bir ayrımcılık ağımız var bu şekilde dayanışmayı geliştirebiliyoruz. Farklı haklara ilişkin olarak ihlallerde, farklı grupların birbiriyle dayanışması çok önemli.</span></p>
<p><b>Türkiye’ de insan hakları alanında yürütülen çalışmalar ve karşılaşılan zorluklar, başa çıkma yöntemleri hakkında neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Somut anlamda insan hakları mücadelesi 1980&#8217;li yıllarda başlıyor; İnsan Hakları Derneği 1986&#8217;da kuruldu ve özellikle Güneydoğu&#8217;daki faili meçhul cinayetler, köy yakmalar gibi ağır ihlallere odaklı çalışmalarla başladı ve yine işkencenin yoğun olduğu dönemlerde 80&#8217;lerden kalma tabip odalarının bazı çalışmaları vardı ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı kuruldu; TİHV işkence mağdurlarına hem rehabilitasyon desteği hem de ihlallerin raporlamalarını yapıyor. Bu iki örgüt, temel çalışmalarda aktif rol alan örgütler. Onların dışında hukukçu kuruluşları var; Çağdaş Hukukçular Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği’ni örnek verebiliriz bu dernekler daha çok yargılamalarda ki ihlaller üzerine çalışıyorlar ve pratik olarak dava takibi yapıyorlar. Hakikat Merkezi, Eşit Haklar Derneği de önemli çalışmalar yapıyor. Aslında Hrant Dink Dink Vakfı da çok önemli işler yapıyor. Onun dışında çok iyi çalışmalar yapan feminist örgütleri var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak savunuculuğu sadece dernek ya da örgütler üzerinden olmak zorunda değil; bireysel anlamda da aktivist olan ve insan hakları çalışmalarına çok ciddi katkısı olan insanlar var ama son dönemde insan hakları savunuculuğu zorlaşmaya başladı; bunu 15 Temmuz sonrasında daha yakıcı olarak hissettik; üzerimizdeki baskı giderek artmaya başladı. Darbe sonrası mesela çocuk hakları ile ilgili çalışmalar yürüten Gündem Çocuk Derneği kapatıldı, insan hakları savunuculuğu yapan insanların bir kısmı yine kanun hükmünde kararnamelerle görevlerinden ihraç edildi, bir kısmı tutuklandı bir kısmı gözaltına alındı. Özgür Gündem Gazetesi&#8217;nin macerasını biliyorsunuz, sadece basın organında nöbet tutan insan hakları savunucuları yargılandılar; bunlar arasında olanlardan biri de şu an Türkiye Tabipler Birliği Başkanı olan Şebnem Korur Fincancı. Yani bir yandan temel yargılama, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasıyla düşüncenizi ifade etmekten korkmaya başlamanız ve sonra tutuklanma korkusu yaşanmaya başladı. Ayrıca insan hakları hareketine pandemi döneminde sağlık gerekçesi ile kısıtlamalar yapıldı ancak bunun halk sağlığı tedbirleri kapsamında olduğunu düşünülmesine engel olan parti kongrelerinin yapılmasına, oralarda insanların dip dibe olmasına izin verildiğine şahit olduk. Bizler bu dönemde çevrimiçi programlar yapmaya başladık, şimdi de hibrit modeller uygulayacağız, katılımcılarımız, imkanlarının elvermesi durumunda yüz yüze katılım sağlarken bir kısmı da çevrimiçi katılım sağlayabilecekler. Ama elbette bir arada olmanın çok daha etkili, dayanışmayı destekleyici olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaptığımız çalışmaların, özellikle eğitim çalışmalarının etkilerini ölçmek için değerlendirme formları kullanıyoruz ve eğitim verdiğimiz katılımcılarla yeniden bir araya gelebileceğimiz çalışmalar planlıyoruz bu şekilde kurduğumuz bağları geliştirmeye gayret ediyoruz. </span></p>
<p><b>İnsan haklarının ihlallerinin önlenmesine ilişkin neler yapılabilir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları krizini çözmeye yönelik bir dizi toplantı, Ege İnsan Hakları Okulu&#8217;nda gerçekleşmişti, zaman zaman ihraç edilen akademisyenlerle bir araya geldik, öncelikle hukuk fetişizminden çıkmak gerekir, hukuk sadece kanunların uygulanması demek değil; kanunlar tamamen bizim aleyhimize olabilir. Hukuk dışındaki başka disiplinlerle insan hakları alanında çalışmak gerekebilir; psikoloji, sosyoloji, felsefe, siyaset bilimi olabilir. Bu alanı geliştirmekte örgüt içi demokrasiyi geliştirmek de çok önemli; </span><span style="font-weight: 400;">insan haklarına ilişkin çalışan örgütlerde bile zaman zaman demokrasinin tam olarak geçerli olmaması durumu ile karşılaşabiliyoruz</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başka önemli bir konu olan küresel iklim krizine de dikkat çekmek gerekiyor. Yani dünyayı kurtarmak için artık demokrasi yeterli olmayacak, başka bir model tasarlamak gerekiyor. Farklı yöntemler kullanılmadan derin yoksulluk, suyun azalması, salgın hastalıkların olması farklı mültecilik durumları yaratacak; bu nedenlerle 1960’ların gençleri gibi dünyayı değiştirme hedefine doğru dönüp başka şeyler tartışmamız gerekiyor. Tabii şu da var gündem o kadar yoğun ki insan hakları savunucuları her konuya yetişmekte zorlanabiliyorlar, eskiden bu kadar çok şeyden haberdar olmuyorduk belki şimdiki kadar çalışıyorduk ama bu kadar çok ihlalden aynı anda haberdar olmadığımız için daha farklı çalışmalar yürütebiliyorduk. Bu durumun baş edilmesi zor bir durum olduğunu kabul ediyorum ancak alternatif yöntemlerin geliştirilmesiyle mesajımızın daha geniş kitlelere ulaşacağına inanıyorum mesela</span><span style="font-weight: 400;"> okullarda Vatandaşlık Dersine ek olarak İnsan Hakları Dersi olacakmış; biz geçmişte sendikalarla işbirliği yaparak insan hakları dersi verecek öğretmenlere yönelik atölye çalışmaları yapmıştık. Bazen çalışmalar tıkanabiliyor; bunu ancak sahada olarak, dayanışmayı güçlendirerek, sözümüzün daha geniş kitlelere ulaşmasına gayret ederek aşabiliriz. Bunun için yerel yönetimlerle, belediyelerle daha yoğun çalışmalar planlamanın ve gençlere ulaşmanın önemli olduğunu düşünüyorum. </span><span style="font-weight: 400;">Bu mücadele hep zor oldu, hep zor olacak ama bizim de bu mücadeleye karşı direncimiz hiçbir zaman yok olmayacak!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/10/mucadeleye-karsi-direncimiz-hicbir-zaman-yok-olmayacak/">&#8216;Mücadeleye Karşı Direncimiz Hiçbir Zaman Yok Olmayacak!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;İnfaz Sisteminde Görmezden Gelinen Çocuklar Salgınla Daha Görünmez Oldu”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/infaz-sisteminde-gormezden-gelinen-cocuklar-salginla-daha-gorunmez-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2020 09:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[CİSST/TCPS]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Cansu Şekerci]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Günü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Hapiste Çocuk Tematik Alan Temsilcisi Cansu Şekerci, infaz sisteminde görmezden gelinen çocukların salgınla birlikte daha da görünmez olduğunu vurgulayarak, pandemi koşullarının içerideki çocukların dışarıdaki yakınlarıyla, dışarıdaki çocukların ise içerideki anneleriyle birlikte olmasını engelleyen bir durum yarattığını ifade ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/infaz-sisteminde-gormezden-gelinen-cocuklar-salginla-daha-gorunmez-oldu/">&#8220;İnfaz Sisteminde Görmezden Gelinen Çocuklar Salgınla Daha Görünmez Oldu”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Türkiye&#8217;de anneleriyle birlikte hapishanelerde bulunan kaç bebek ve çocuk olduğuyla ilgili net bilgi var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-62296 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cansu-sekerci-640x852.jpg" alt="cansu şekerci" width="280" height="373" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cansu-sekerci-640x852.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cansu-sekerci.jpg 1000w" sizes="(max-width: 280px) 100vw, 280px" />Hapishanelerdeki çocukların nüfusuyla ilgili maalesef elimizde güncel ve net bir bilgi yok. Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı son resmi veri, Kasım 2018’deydi ve burada 0-6 yaş arasındaki 743 çocuğun anneleriyle birlikte hapishanelerde tutulduğu bilgisi paylaşmıştı. O tarihten beri yapılan bilgi edinme başvurularında veri içeren yanıt alamadığımız için güncel ve resmi bir sayı paylaşmak ne yazık ki mümkün değil. Bununla birlikte salgın dönemine kadar basında 800’e varan sayılar telaffuz edilmişti. Salgınla birlikte yürürlüğe giren yeni infaz düzenlemelerinde 0-6 yaş grubu çocuklar ve anneleri için alternatif tedbirlerin daha geniş tanındığını gördük fakat uygulamaya baktığımızda bunun aksine, yeni tutuklamalar dolayısıyla anneleriyle birlikte hapsedilen çocukların haberini aldık bu süreçte. CİSST olarak yeni infaz düzenlemelerinden yararlanarak tahliye olan kaç çocuk olduğunu sorduğumuzda da veri içeren yanıt alamadık. Şunu da belirtmek isterim, TÜİK yakın zamanda 2019 yılına ilişkin hapishane nüfusuyla ilgili bir istatistik açıkladı fakat anneleriyle tutulan çocuklarla ilgili bir veri burada da paylaşılmadı. </span></p>
<p><b>Birleşmiş Milletler (BM) Uyuşturucu ve Suç Ofisi, küçük çocuğu olan kadınlara hapis cezası vermekten kaçınmak gerektiğini anlatan el kitapları yayınlıyor. Bu durumdaki anneler ve çocuklar için hapis cezası yerine neler yapılabileceği de belirtiliyor. Avrupa ülkelerinin bir çoğunda, bu konuda bulunmuş uygulanan yöntemleri neler paylaşır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası insan hakları metinleri, çocukların ebeveynleriyle birlikte hapsedilmelerinin son çare olması, yani ancak çocuk için en iyi çözüm bu olacaksa bu yola başvurulması gerektiğine değinir. Bununla birlikte anneleriyle tutulan çocuklar için hapishane koşullarının bu çocukların yararına dönüştürülmesi gerektiğini hatırlatır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkelerin hem hapsetme motivasyonu hem de yaş grupları birbirinden farklı olduğunu görüyoruz. Örneğin Finlandiya’da çocukların ebeveyniyle birlikte kalabileceği üniteler yapılmış durumda ve buradaki infazın da her aşamasında çocuğun yararı yeniden değerlendiriliyor. Kolombiya’da hamilelikten önceki iki ay ve sonraki altı ay boyunca hapis cezası konutta infaza dönüştürülüyor ve anne yeniden hapishaneye döneceği zaman çocuğunu yanına alıp almamaya karar veriyor. Almanya’da hapishane ortamından bağımsız anne-çocuk evleri var ve annenin suç tipine göre çocuğun annesiyle kalma süresi değişiyor. Türkiye’de de aslında mevzuatta 0-6 yaş grubu çocukların annelerinin hapsedilmemesiyle ilgili çeşitli düzenlemeler var fakat bunun uygulamaya geçirilmesinde ciddi eksiklikler olduğunu görüyoruz. Şimdilik Ankara’da tamamlanan, yakında Diyarbakır’da da tamamlanacağı duyurulan anne-çocuk birimleri yapıldı. Henüz faaliyete geçmedi fakat bakanlık yakında faaliyete geçirileceğini duyurdu. Bu gelişmeler nispeten iyi kabul edilecek gelişmeler ama bunlardan önce şunu ısrarla belirtmeyi çok önemsiyoruz: özellikle tutuklu yargılamalar yerini alternatif tedbirlere bırakmalı, bir çocuğu hapsetmek her halde son çare olmalı ve bakanlıkça çocuğun yüksek yararını gözeten tüm adımlar, standardize edilerek Türkiye hapishanelerindeki tüm çocuklar için uygulanmalı. </span></p>
<h5><strong>İnsan Hakları Günü&#8230; Hapishanelerdeki Bebek ve Çocuklar</strong></h5>
<p><b>Özellikle içinde bulunduğumuz salgın şartlarında çocuklar ve anneleriyle kalan bebekler için içerdeki koşullar nasıl ne gibi sıkıntılar yaşanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında salgın etkilerinin ne olduğunu yalnızca sağlık şartları açısından değerlendirmek, eksik bir izleme metodu olacaktır. Özellikle hapishanelerde salgın dolayısıyla alınan önlemlerin başkaca hak ihlaline sebep olup olmadığını da izlemek gerekir. Buradan hareketle salgın dolayısıyla alınan önlemlerin tecrit durumunu arttırdığını söylemek gerekir. Başlangıçta tamamen kaldırılan ziyaretçi hakkı, halihazırda kısmi olarak kullanılıyor. Bu da çocukların yakınlarıyla, dış dünyayla kuracağı iletişimi engelliyor. Ortak alanlardaki etkinlikler iptal edildiği için tüm mahpuslar günlerini koğuşta geçirmek durumunda kalıyor. Kapalılık halinin artmasının şiddeti tetikleyen bir unsur olduğunu söylemek mümkün. Bu durumda 12-18 yaş grubunda akran şiddeti ihtimali, 0-6 yaş grubunda ise doğrudan çocuğa karşı olmasa bile bu çocuklarla aynı tutulma koşullarına sahip mahpuslar arasındaki şiddet ihtimali ya da hapishane idareleri ile mahpuslar arasındaki şiddet ihtimali aslında izleyemediğimiz ama endişe duyduğumuz bir karanlık alan olarak gündeme geliyor.  0-6 yaş grubu çocukların normalde -bakmakla yükümlü yakını varsa- belirli dönemleri dışarıdaki yakınıyla geçirme hakkı vardı, bulaş riskinin önlenmesi için bu da kaldırıldı. Bu da içerideki çocukların dışarıdaki yakınlarıyla, dışarıdaki çocukların ise içerideki anneleriyle birlikte olmasını engelleyen bir durum yarattı.  </span></p>
<p><b>Son günlerde tedbirler artırıldı hapishanelerdeki çocuklar korona sürecinden nasıl etkileniyor? Virüs hakkında bilgi edinebiliyorlar mı? Sosyal mesafe kuralından haberleri var mı? Özellikle bebekler ve çocuklar gerekli olan hijyen kuralları çerçevesinde bakılabiliyorlar mı koşullar buna uygun mu? Bunlarla ilgili Adalet Bakanlığı herhangi bir bilgilendirme veya açıklama yapıyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artan tedbirlere ilişkin Adalet Bakanlığı dönem dönem genel bilgi paylaşımında bulunuyor evet fakat özel ihtiyaç sahibi mahpusları işaret eden bir açıklamayla karşılaşmıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgının başından beri çocuklar, risk grubu olarak tanımlanmadı, biliyorsunuz. Bu durum infaz sisteminde görmezden gelinen çocukların salgın döneminde daha da görünmez kıldı. Çocukların virüs hakkında edindikleri bilgi, televizyondan edindikleriyle sınırlı diye tahmin ediyoruz. Hapishane idarelerinin bir salgın durumunu çocukla iletişim tekniklerine uygun olarak nasıl aktaracağına ilişkin soru işaretlerimiz var elbette. Öte yandan mektup ve danışma hattımızdan aldığımız bilgilere göre mahpuslar, psikososyal destek, tıbbi muayene ve tedavi gibi ihtiyaçları için yüz yüze görüşme yapamıyorlar salgın önlemleri kapsamında. Bu durumda virüsün etkileri, kendilerini nasıl koruyacakları, dışarıdaki yakınlarının iyilik halleri gibi bilgileri almak için yeterli bilgilendirmeye erişemediklerini söylemek mümkün. Çocuklar sosyal mesafe kuralından haberdar olsalar bile tutulma koşulları sosyal mesafenin sağlanmasına müsait mi? Değil. Bununla birlikte 12-18 yaş grubu çocuklar ve çocukken içeri girip şimdi yetişkin olan mahpuslar için salgının başından beri aslında gündeme gelen şey, tahliye olma ihtimalleri. Yeni infaz düzenlemeleriyle birlikte koşullu salıverilme hesaplamaları değişince tahliye olan çocuklar ve gençler olduğunu biliyoruz. İçerideki çocuklar ve gençler de salgının risklerinden ziyade tahliye olma ihtimalini ya da dışarıda ailelerinin sağlık durumuna dair endişelerini ön plana çıkardılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">0-6 yaş arası çocuklar için hapishaneler, elbette ki yeterli hijyen kurallarına sahip kurumlar değiller. Bu salgından önce de böyleydi salgın esnasında da böyle. Beslenme, temizlik, oyuna erişim, doğaya erişim, çevresiyle kuracağı sağlıklı iletişim hapishane koşullarında hiçbir zaman yeterli olmayacaktır. Bir çocuğun iyilik halini konuşurken sadece bir şeylerle yetinmesi ya da ölçülebilir değerler arasında sağlıklı olup olmadığını tespit etmek üzerine değerlendirmede bulunamayız. Çocukların iyilik halinin sağlanması, bundan çok daha kapsayıcı şekilde tartışılmalıdır. Türkiye’nin de taraf olduğu BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye göre devletlerin bu konudaki yükümlülüğü çocuğu sadece yaşatmak değil, gelişimine uygun ortamı yaratmaktır aynı zamanda. Bu yüzden hapishanelerde tutulan çocukların koşulları ve iyilik halleri bu geniş çerçevede tartışılmalıdır. </span></p>
<p><b>Adalet Bakanlığı ‘hapishanelerde çeşitli önlemleri hayata geçmiştir’ diye bir açıklama yaptı. Ne gibi tedbirler alındı bilgi alabilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alınan önlemler salgının ilan edilen yayılma durumuna göre değişiklik gösterdi aslında. Genel olarak belirtmek gerekirse en temel önlem, mahpusların dış dünyayla iletişiminin kesilmesi oldu. Bu, bulaş riskini azalmak üzerine alınan bir önlemdi. Ziyaretçi görüşleri kaldırıldı, dışarıdan izleme yapma amaçlı gelen mekanizmaların ziyaretleri durduruldu. İzleme yapmayan ama çeşitli etkinlikler için özellikle çocuk hapishanelerine gelen sivil toplum örgütleri ve öğrenci kulüplerinin etkinlikleri durduruldu. Ortak kurs ve eğitimler durduruldu. Başlangıçta acil durumlarda izin verilen avukat görüşleri şimdi hala mekan sınırlaması dolayısıyla eskisi gibi yapılamıyor. Hastane sevkleri çok acil vakalar olmadığı müddetçe durduruldu ki bu “çok acil” vakaların çok sınırlı şekilde okunduğunu anlıyoruz aldığımız başvurulardan. İsteğe bağlı (özellikle ailesinin ya da yargılama dosyasının bulunduğu şehre gitmek üzere yapılan) sevkler durduruldu. İnfaz düzenlemesi dolayısıyla kişilerin koşullu salıverilme süreleri değişiklik gösterdi, daha erken tahliye olma ihtimalleri doğdu. Hükümlü olup kapalıya iade disiplin cezası olmayan yani eğitimevlerinde tutulan çocuklar koronavirüs izninde ailelerinin yanına gönderildi. Aslında bu açıklamamız, salgın döneminde hapishanedeki çocukları değerlendiren raporumuzun açılış cümlesi. Bunun devamında hem önlemlerin çocuklara yansımasını hem de bu dönemde bilgiye erişim durumumuzu daha ayrıntılarıyla paylaşmış olduk. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/10/infaz-sisteminde-gormezden-gelinen-cocuklar-salginla-daha-gorunmez-oldu/">&#8220;İnfaz Sisteminde Görmezden Gelinen Çocuklar Salgınla Daha Görünmez Oldu”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Haftası Sultanahmet’te Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/insan-haklari-haftasi-sultanahmette-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Dec 2018 07:48:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33040</guid>

					<description><![CDATA[<p>İHD ve TİHV’in 10 Aralık İnsan Hakları Günü ve devamındaki haftada düzenleyecekleri etkinliklerin ilki, bugün saat 12.00’de Sultanahmet meydanında gerçekleşecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/insan-haklari-haftasi-sultanahmette-basliyor/">İnsan Hakları Haftası Sultanahmet’te Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 70. Yıldönümünde, insan hakları haftası etkinlikleri, bugün saat 12.00’de Sultanahmet meydanında düzenlenecek basın açıklaması ile başlayacak.</p>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın (TİHV) düzenlediği etkinlikler, hafta boyunca devam edecek.</p>
<p>Film gösterimleri ve hasta mahpuslara kart göndermenin de dahil olduğu etkinliklerin programı şöyle:</p>
<p><img decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/92540/500/692" width="500" height="692" /></p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/bianet/insan-haklari/203364-insan-haklari-haftasi-sultanahmet-te-basliyor" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/10/insan-haklari-haftasi-sultanahmette-basliyor/">İnsan Hakları Haftası Sultanahmet’te Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
