<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Jul 2023 12:15:11 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/insan-haklari-evrensel-beyannamesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>13. AB İnsan Hakları Kısa Film Yarışması Başvuruları Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/03/13-ab-insan-haklari-kisa-film-yarismasi-basvurulari-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2023 12:15:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[kısa film yarışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84439</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu'nun, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi yıldönümü vesilesiyle, her yıl düzenlediği AB İnsan Hakları Kısa Film Yarışması'nın bu yılki eylem çağrısı 'İnsan Hakları İçin Harekete Geç'. Delegasyon, reddedilemez ve devredilemez insan haklarına dair düşüncelerinizi film aracılığıyla aktarmaya davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/03/13-ab-insan-haklari-kisa-film-yarismasi-basvurulari-acildi/">13. AB İnsan Hakları Kısa Film Yarışması Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, dünyanın her yerinde hepimizin sahip olduğu çok çeşitli temel insan hak ve özgürlüklerini belirleyen bir önsöz ve 30 maddeden oluşur. Beyanname, vatandaşlık, yaşanılan yer, cinsiyet, ulusal veya etnik köken, din, dil veya başka herhangi bir durum gözetilmeksizin haklarımızı düzenler. “İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin doğasında bulunan haysiyetin ve eşit ve devredilemez hakların tanınmasının dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu” vurgular.</p></blockquote>
<p>Bu yıl 10 Aralık’ta İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 75. yıl dönümü kutlanacak. Bu yılki İnsan Hakları Günü’nün eylem çağrısı “İnsan Hakları İçin Harekete Geç” (#StandUp4HumanRights).</p>
<p>Amatör ve profesyonel yönetmenler başvurularını <strong>1 Kasım 2023 saat 18:00’e</strong> kadar çevrimiçi yapabilirler. Herhangi bir türde ve teknikle çekilebilecek bu kısa filmler 3 ila 10 dakika uzunluğunda olmalıdır. Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu aynı zamanda, kısa film yönetmenlerini toplumsal cinsiyet eşitliği ve iklim krizi konularında da düşünmeye teşvik etmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Yarışmaya başvuran filmler bir ön elemeye tabi tutulacak olup İnsan Hakları kategorisi için seçilecek 10 film, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kategorisi için 5 ve İklim Eylemi kategorisi için 5 film, esas jüri tarafından değerlendirilmek üzere finale kalacak.</p>
<p><strong>Ödüller:</strong></p>
<p><strong>-Birincilik Ödülü</strong>       Fujifilm X-T5 Siyah + XF16-80mm Kit</p>
<p><strong>-İkincilik Ödülü</strong>            Fujifilm X-T4 + XF16-80mm Kit</p>
<p><strong>-Üçüncülük Ödülü</strong>     Fujifilm X-S10 Siyah + XF16-80mm Kit</p>
<p><strong>-Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü</strong> Fujifilm X-T4 Gümüş + XF18-55mm</p>
<p><strong>-İklim Eylemi Ödülü</strong>   Fujifilm X-T4 Gümüş + XF18-55mm</p>
<p><strong>Son başvuru: 1 Kasım 2023</strong></p>
<p><strong>Detaylı bilgi ve başvuru için <a href="https://www.eeas.europa.eu/delegations/t%C3%BCrkiye/ab-i%CC%87nsan-haklar%C4%B1-k%C4%B1sa-film-yar%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1-2023_tr?s=230" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/07/03/13-ab-insan-haklari-kisa-film-yarismasi-basvurulari-acildi/">13. AB İnsan Hakları Kısa Film Yarışması Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>12. Avrupa Birliği İnsan Hakları Kısa Film Yarışması Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/26/12-avrupa-birligi-insan-haklari-kisa-film-yarismasi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Jul 2022 08:05:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Kısa Film Yarışması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81471</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin yıldönümü vesilesiyle, her yıl AB İnsan Hakları Kısa Film Yarışması düzenliyor. Bu yılki yarışmaya 1 Kasım 2022 saat 18:00’e kadar başvuruda bulunabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/26/12-avrupa-birligi-insan-haklari-kisa-film-yarismasi-basliyor/">12. Avrupa Birliği İnsan Hakları Kısa Film Yarışması Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi&#8217;nde tanımlanan reddedilemez ve devredilemez insan haklarına dair düşünceleri film aracılığıyla aktarmaya davet ediyor.</p>
<p>Amatör ve profesyonel yönetmenler başvurularını 1 Kasım 2022 saat 18:00’e kadar çevrimiçi yapabilirler. Herhangi bir türde ve teknikle çekilebilecek bu kısa filmler 3 ila 10 dakika uzunluğunda olmalıdır.</p>
<p>2022 Avrupa Gençlik Yılı vesilesiyle bu yıl gençlerin haklarını konu alan bir kısa filme özel ödül verilecektir.</p>
<p>Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu aynı zamanda, kısa film yönetmenlerini toplumsal cinsiyet eşitliği ve iklim krizi konularında da düşünmeye teşvik etmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Yarışmaya başvuran filmler bir ön elemeye tabi tutulacak olup İnsan Hakları kategorisi için seçilecek 10 film, Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kategorisi için 5, İklim Değişikliği için 5 ve Gençlik Hakları için 5 film, esas jüri tarafından değerlendirilmek üzere finale kalacaktır.</p>
<p>Başvuru adresi: hrsfc@ice-org.eu.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdYPtqDZ-A004R0wz4MfXshDsDLc5uo0lSHE0NfjPxK030O2Q/viewform" target="_blank" rel="noopener">Başvurmak için tıklayınız</a></p>
<p><a href="https://www.avrupa.info.tr/sites/default/files/uploads/basvuru_formu_2022%20v.2.pdf" target="_blank" rel="noopener">Başvuru Formu</a><br />
<a href="https://www.avrupa.info.tr/sites/default/files/uploads/ToR-EU%20HRSFC%202022%20TR.pdf" target="_blank" rel="noopener">Yönetmelik</a></p>
<p><strong>Ödüller</strong></p>
<table>
<tbody>
<tr>
<td width="312">Birincilik Ödülü</td>
<td width="312">Fujifilm X-T4 + XF16-80mm Kit</td>
</tr>
<tr>
<td width="312">İkincilik Ödülü</td>
<td width="312">Fujifilm X-S10 + XF18-55mm Kit</td>
</tr>
<tr>
<td width="312">Üçüncülük Ödülü</td>
<td width="312">Fujifilm X-T200 + XC15-45mm</td>
</tr>
<tr>
<td width="312">Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ödülü</td>
<td width="312">Fujifilm X-S10 + XF18-55mm Kit</td>
</tr>
<tr>
<td width="312">İklim Eylemi Ödülü</td>
<td width="312">Fujifilm X-S10 + XF18-55mm Kit</td>
</tr>
<tr>
<td width="312">Avrupa Gençlik Yılı Özel Ödülü</td>
<td width="312">Fujifilm X-S10 + XF18-55mm Kit</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/26/12-avrupa-birligi-insan-haklari-kisa-film-yarismasi-basliyor/">12. Avrupa Birliği İnsan Hakları Kısa Film Yarışması Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 08:58:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33127</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı üyeleri, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir açıklama yaparak Türkiye’de gün geçtikçe artan ihlallere dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/">İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hakları savunucuları 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Sultanahmet’te basın açıklaması gerçekleştirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) üyeleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 70’inci yılı dolayısıyla, bir hafta boyunca bir dizi etkinlik düzenleyecek.</p>
<p>“İnsan onuru, eşitlik, adalet, barış ve demokrasi mücadelemiz sürüyor, sürecek” yazılı pankart açan İHD ve TİHV üyeleri, Türkiye’de yaşanan iki yıllık OHAL’in ardından, toplumun eşitlik ve adalet duygusunu erozyona uğratan uygulamaların 2018 yılında da sürdüğüne dikkat çekti. İnsan hakları savunucuları, işsizlik, yoksulluk ve dışlanmanın, geniş toplumsal kesimlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin başlıca kaynağı haline geldiğini ifade ederken <em>“Esnek, güvencesiz çalışma ve iş cinayetleri çalışanların adeta kaderi haline gelmiştir. Kadınların kazanılmış haklarını geri almaya yönelik düzenleme ve saldırılar; LGBTİ+ hareketine yönelik dışlama, baskı ve engeller; ülkede milyonlarca mültecinin haklardan mahrum bırakılarak yok sayılması; farklı etnik ve inanç gruplarının taciz edilerek ayrımcılığa maruz bırakılmaları; insan hakları savunucularına ve hak mücadelesi veren kesimlere yönelik giderek artan baskılar insan hakları değerlerinin toplumsal yaşamdan tümüyle tasfiye edilmeye çalışıldığının açık göstergesidir”</em> diye bildirdi.</p>
<p>TİHV Başkanı ve Adli Tıp Profesörü Şebnem Korur Fincancı, burada yaptığı konuşmada <em>“Türkiye’den insan hakları savunucuları olarak insan hakları ihlallerinin önlenmesi için hangi adımların atılması gerektiğini tartışacağız. Sizi de bekliyoruz. Birlikte mücadele edelim. Birlikte insan hakları ihlallerine karşı duralım. Eğer insan hakları ihlallerine karşı durmazsanız, ‘benim başıma gelmez’ diye bir yanılsama içinde olursanız, biz insan hakları ihlallerini durduramayız”</em> dedi.</p>
<h4><b>İşkence ve kötü muamele</b></h4>
<p>Açıklamaya göre, resmi gözaltı merkezlerinde, resmi olmayan gözaltı yerlerinde, sokakta, cezaevlerinde hemen her yerde işkence uygulamaları, yanı sıra toplantı ve gösterilerde işkence düzeyine ulaşan aşırı ve orantısız güç kullanarak müdahale yaygınlaştı. Ayrıca, toplumun farklı kesimlerinde iktidarın kontrolünü ve baskısını arttırmak, dehşet ve korku yaymak amacı ile işkencenin ve diğer kötü muamele biçimlerinin uygulandığına tanık olundu.</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na 2018 yılının ilk 11 ayında işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 538 kişi başvurdu. İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre ise aynı dönem içinde 284’ü gözaltında kaba dayak ve diğer yöntemlerle, 175’i gözaltı yerleri dışında ve 2260’ı güvenlik güçlerince müdahale edilen toplantı ve gösterilerde olmak üzere toplam 2719 kişi işkence ve diğer kötü muamele ile karşılaştı.</p>
<p><a href="http://sendika63.org/2018/12/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi-521760/" target="_blank" rel="noopener">Haberin tamamı için tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/">İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Göç Ya da Araf: “Bir Gün Biz de Mülteci Olabiliriz”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/goc-yada-araf-bir-gun-biz-de-multeci-olabiliriz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 08:12:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[Göç Ya da Araf]]></category>
		<category><![CDATA[İHD Mersin Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[mültecilik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33106</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mersin’de dört sanatçının bir araya gelerek oluşturdukları Göç Ya Da Araf  Sergisi İHD Mersin Şubesi’nin organizasyonu ile Eğitim- Sen Lokali'nde açıldı. 10 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında Eğitim- Sen Mersin Şubesi’nin ev sahipliğinde yapılan karma sergi: göç, sürgün ve mültecilik temasıyla dört sanatçının çalışmalarına hafta süresince yer verecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/goc-yada-araf-bir-gun-biz-de-multeci-olabiliriz/">Göç Ya da Araf: “Bir Gün Biz de Mülteci Olabiliriz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi 10 Aralık İnsan Hakları Haftası kapsamında Mersin’de dört sanatçının eserlerini Göç Ya da Araf  isimli sergide ziyaretçilere açtı. Eğitim- Sen Mersin Şubesi Lokali’nde sergilen eserler göç, mültecilik ve sürgün üzerinde duruyor. İHD Mersin Şubesi Başkanı Hakkı Demir’in açılışa gelenlere: “Demokrasi mücadelesinin Türkiye’de bulunduğu nokta konusunda sizlere bir şey söylemeye gerek yok. Ama güçlerimizi mümkün olduğunca birleştirmeye çalışarak bu karanlık dönemi aşacağımıza inanıyorum. Karanlık dönemleri aşmanın bir yolu da aslında sanat alanında yaratıcı mücadele örnekleriyle mümkün olabiliyor. Çünkü bu tür etkinlikler bizi birbirimize daha bir yaklaştırıyor” değerlendirmesini yaptığı açılışta; sanatçılar sergi ve çalışmalarının içeriğini anlattı.</span></p>
<p><b>Ali Osman Abalı (Fotoğraf Sanatçısı ):</b><span style="font-weight: 400;"> &#8220;Aramızda sürgün yaşamış bir kişinin olması bizi bayağı destekledi. Konunun büyük bir bölümü ondan çıktı. Otuz beş fotoğraf yer alıyor sergimizde, beş heykel ve enstalasyon çalışmamız var. Çalışmamız yaklaşık üç ay sürdü.  Türkiye’ye dışarıdan gelen göçleri değil iç göçleri de işlemeye çalıştık. Güney ve Doğu Anadolu bölgesinden gelen insanların yaşadığı yerleri ben fotoğrafladım. Diğer arkadaşlarımız da ona benzer yerleri yaptı, Suriyeli mülteciler de var. Onun yanında beş heykel çalışması var. Bir tane de enstalasyon çalışması var Adil Okay’ın. Okay, göç, sürgün ya da mültecilik sırasında denizi geçmeye çalışırken hayatını  yitiren insanları temsilen ayakkabılardan bir enstalasyon yaptı. Ağırlıklı olarak ben portre çalıştım. Diğer fotoğrafçı arkadaşlarımız kavramsal çalıştı.</span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33112" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/gocvearaf-15-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/gocvearaf-15-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/gocvearaf-15-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/gocvearaf-15.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/gocvearaf-15-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/gocvearaf-15-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Arif Kılıç’sa daha çok sürgüne gelen insanların ve göç eden insanların evlerinin önünde fotoğraflar çekti. Ben de onların mahallelerinde daha çok çocuk ve kadın portreleri çekmeye çalıştım.  Hedeflediğimiz şey daha çok insanların empati yapmasını sağlamak. Bir gün hepimiz sürgüne uğrayabiliriz, göç edebiliriz. Şu an ülkemiz ciddi oranda göç alıyor. Bu göçe hazır değil aslında. Uluslararası mülteci sözleşmesine imza atmadan ülkemiz mültecileri aldı. Zorluklar yaşayacak. Biz biraz da bunu görünür kılmak, farkındalık yaratabilmek için böyle bir çalışmaya girdik. Yanımızda sürgün yaşayan iki arkadaş vardı. Onlar da destekledi. Bu işin motor gücü oldular, bize anlattılar. </span></p>
<p><b>“Akdeniz kimi şairlere göre aşk denizidir, kimi şairlere göre kan denizidir”</b></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33109" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/adilokay-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/adilokay-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/adilokay-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/adilokay.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/adilokay-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/adilokay-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Adil Okay ( Şair ve yazar):</b><span style="font-weight: 400;"> Dünyada ve ülkemizde yüreğimizi dağlayan trajedilerle kendini hissettiren, duyuran, basına sık sık yansıyan göç, sürgün ve mülteci sorununa dikkat çekmek istedik. Sanatçı olarak eserlerimizle dikkat çekmek istedik. Çünkü kamuoyu ne yazık ki bu soruna küçük bir gazete haberi, üçüncü sayfa köşesi ya da istatistik olarak görüyor. Bunların birer rakam olmadığını insan olduğunu göstermek istedik. Göç sonucu, sürgün sonucu , zorunlu göçler sonucu ülkelerini değiştirmek zorunda kalan insanlara, bizim ülkemize gelen insanlara, ülkemizden başka ülkelere giden insanlara kötü gözle bakmamalarını , onları anlamaya çalışmalarını, empati yapmalarını istedik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zira biliyorsunuz Akdeniz kimi şairlere göre aşk denizidir, kimi şairlere göre kan denizidir. Son on yılda Akdeniz’de ölen mülteci sayısı elli bin kişiyi geçti. Yanı başımızdaki Akdeniz’de elli bin ceset var. Bunların büyük bir çoğunluğu bulunmadı. On yıllardır bu sorun devam ediyor. İnsan Hakları Haftası’ndayız: İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin en önemli maddesi yaşam hakkıdır, buna dikkat çekmek istiyoruz. Gerek ülkemize gelen mültecilerin bir neden olmadığını, sonuç olduğunu anlaması gerekiyor insanlarımızın. Empati yapması gerekiyor. Sonucu değil nedenleri yargılamak gerekiyor. Nedir nedenler? Emperyalist savaşlar, bölge savaşları, mezhep gerilimleri sonucu çıkan savaşlar, ekonomik yoksunluk. Bu nedenle insanlar göç edip duruyor oradan oraya. Bu insanların bizim insanlarımız olduğunu, bizim de bir gün göç edebileceğimizi, bir gün bizim de mülteci olabileceğimizi kamuoyuna böylelikle eserlerimizle duyurmaya çalıştık. </span></p>
<p><b><i>Siz aynı zamanda bir süre mülteci olarak da yaşadınız. Serginin ismi de “Göç Ya da Araf” Arafta kalma, araftan sonrası için diyebileceğiniz nedir? </i></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dediğiniz gibi ben de eski bir mülteciyim. 12 Eylül Darbesi’nden sonra sürgün yaşadım. On sekiz sene ülkeme gelemedim. Bir süre arafta kaldım. O psikolojiyi iyi biliyorum. Tabi  sanatçılar da duyargaları açık olduğu için mülteci olmadan da bunları hissedebiliyorlar, anlayabiliyorlar. Ben bizzat yaşadığım için anlıyorum. Örneğin Fransa’da yaşadım. Geçenlerde Fransa basınında bir haber okudum. Bir Fransız profesör, yolda giderken otostop yapan üç Eritreli kaçağı arabasına alır. Yolda yakalanır, bu adamı mahkemeye çıkarırlar. Kaçak göçmenlere yardımcı oluyorsun diye. Mahkemede şöyle bir savunma yapar (Pierre Alain) Mannoni: “İnsan olarak bu benim ödevimdir. İnsanlara kimlik sormam ve sınırlar yapaydır” der. Daha sonra bu kamuoyuna mal olur, profesör beraat eder. Beraat ettiren mahkeme heyeti de der ki: “Sınırlar insanlardan önemli değildir”. Bu o mahkeme heyetinin takdiri, başka bir mahkeme de mahkum etmiştir mesela. Dolayısıyla tek bir mahkemeye bel bağlamamak gerekiyor. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine dikkat çekmek gerekiyor. Ben de Mannoni’ye katılıyorum: “sınırlar toprağın yara izleridir” diyorum.</span></p>
<p><b>Arif Kılıç: </b><span style="font-weight: 400;">Fotoğrafçılıkta aslında yeniyim ben. Konunun can yakıcı olması, Ortadoğu ve coğrafyamızda  yaşanan olaylardan göçe dikkat çektik. Ama farkındayım ki aslında yapabildiğimiz kadarıyla birkaç kareye sonuçlarını yansıtmaya çalıştık. Esas sebebini duyurabilmek, o konuda insanları duyarlı kılabilmekte çok farklı çalışmalar gerektiriyor. Biliyoruz ki bu göçlerin, ölümlerin, zor yaşamların esas nedenleri coğrafyamızda yaşanan haksız savaşlar, müdahaleler, emperyalistler tarafından yapılan müdahalelerin sonucu bu durumların yaşandığının bilincindeyiz. Bu duygularla çektim. Ama çekerken tabii ki o insanların yaşadığı çekingenliği, mahcubiyeti hissettik.</span></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-33111" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/tülinsahinokay-2-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/tülinsahinokay-2-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/tülinsahinokay-2-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/tülinsahinokay-2.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/tülinsahinokay-2-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/tülinsahinokay-2-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><b>Tülin Okay Şahin:</b><span style="font-weight: 400;"> Göçün nedenleri insanların savaşla veya ekonomik zorluklarla, buna benzer nedenlerle göçmesi. Bir de zorunluluk tabi bunu belirtmemiz gerekiyor.  Hem göç esnasında hem de göç sonrasında yaşadıkları olumsuzluklar; ölümlerden, ötekileştirmeye, yoksulluk, yoksunluk, tecavüzler. Bütün bunları irdeleyip, aynı zamanda sınırların olması, savaşların olması insanlara olumsuzluklar yaşatıyor. Bütün bunları yansıtmaya çalıştık. Ben de heykellerimle destek olmaya çalıştım bu ortak çalışmaya. İsteğimiz insanların empati yapabilmesi ve her zaman şunu düşünebilmemiz gerekliliği: bir gün bizde mülteci olabiliriz, bir gün biz de göç etmek zorunda kalabiliriz. Bir savaşın ortasında kalabiliriz. Çoluğumuzu çocuğumuzu sırtlayıp dağlarda zor yolculuklarla, ölümlerle bu göçü ve mülteci olmayı yaşayabiliriz. Çünkü şunu biliyoruz ki etrafımızda mülteci olan insanlara karşı gösterilen kimi ayrımcılık, düşmanca davranışlar bu kadar zorlukları yaşayan insanların üstüne yaşadıkları başka bir zorluk oluyor.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/goc-yada-araf-bir-gun-biz-de-multeci-olabiliriz/">Göç Ya da Araf: “Bir Gün Biz de Mülteci Olabiliriz”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>70. Yılda İkinci ve Üçüncü Kuşak İnsan Haklarını Hatırlayalım</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/04/70-yilda-ikinci-ve-ucuncu-kusak-insan-haklarini-hatirlayalim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Dec 2018 09:36:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32894</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Beyannamesinin 70. yaşını kutlarken, beyanname ile sınırlı kalmayan, ikinci ve üçüncü kuşak haklara, yani sosyal, ekonomik, kültürel haklarla dayanışma haklarına yakından bakmakta fayda var.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/04/70-yilda-ikinci-ve-ucuncu-kusak-insan-haklarini-hatirlayalim/">70. Yılda İkinci ve Üçüncü Kuşak İnsan Haklarını Hatırlayalım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi 70 yaşına basıyor.</p>
<p>Bildiri, en temel ve evrensel insan haklarını içeriyor:</p>
<p>“Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar.</p>
<p>“Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.</p>
<p>“Hiç kimse kölelik veya kulluk altında tutulamaz.</p>
<p>“Hiç kimseye işkence yapılamaz; zalimce, insanlık dışı, onur kırıcı ceza verilemez veya davranışta bulunulamaz…”</p>
<p>Ama haklarımız sadece bu beyanname ile sınırlı değil, 70 yılda çok yol kateden insan hakları kavramı, artık ikinci ve üçüncü kuşak haklarla da anılıyor. BM Genel Kurulu’nda 16 Aralık 1966 tarihinde kabul edilip 3 Ocak 1976’da yürürlüğe giren Ekonomik, Sosyal Ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi de bu adımlardan biri.</p>
<p>Yaşam hakkının yanı sıra kaliteli yaşam hakkımız da var, temiz hava ve suya ulaşım, barınma, yeterli ve sağlıklı gıdaya erişim gibi haklarımız da…</p>
<p>Hak savunucusu Hüsnü Öndül, konuyla ilgili Evrensel gazetesindeki “Sosyal Hakları Dair” başlıklı yazısında, “Bugün medeni ve siyasi hakların sayısı yaklaşık 170-180, ekonomik, sosyal ve kültürel hakların sayısı ise 70-80 hak olarak ifade edilir haldedir. Son 30 yıldır üçüncü kuşak haklardan da söz edilmektedir. Dayanışma hakları denmektedir bu haklara da. Barış, çevre, insanlığın ortak mal varlığından yararlanma, halkların hakları o arada sayılabilir” diyor.</p>
<p>Öndül’e göre, “Bütün insan hakları, hem evrenseldir, bölünmezdir, bütünseldir, birbirleriyle bağlantılıdır ve biri diğerine tercih edilemezdir.”</p>
<h3>İkinci Kuşak Haklar (Sosyal, ekonomik ve kültürel haklar)</h3>
<p>Geçmişi Sanayi Devrimine uzanan, bazıları Anayasa ile Türkiye vatandaşlarına da tanınmış olan sosyal haklar, literatürde [1] özetle şöyle sıralanıyor:</p>
<ul>
<li>Sosyal güvenlik hakkı</li>
<li>Çalışma, adil gelir ve sendika kurma hakkı</li>
<li>Dinlenme hakkı</li>
<li>Eğitim hakkı</li>
<li>Kültürel yaşama katılma hakkı</li>
<li>Sağlık, beslenme ve konut hakkı</li>
<li>Grev ve toplu sözleşme hakkı</li>
</ul>
<h3>Üçüncü Kuşak Haklar (Dayanışma Hakları)</h3>
<p>Dayanışma hakları da denilen, dayanışma-birlikte yaşama ortamına dair haklar hem bireylere hem de toplumun tümüne aittir. Dayanışma haklarının çıkışında, bilimsel ve teknik ilerlemenin yarattığı etik sorunlar geliyor. Çevre kirliliği, nükleer silahlanma, savaş gibi…</p>
<p>Oluşum süreci ve kesin tanımları henüz tamamlanmamış olsa da bu haklar da şöyle:</p>
<ul>
<li>Barış hakkı,</li>
<li>Çevre hakkı,</li>
<li>Halkların kendi kaderini tayin (self-determinasyon) hakkı,</li>
<li>Gelişme hakkı,</li>
<li>Herkesin insanlığın ortak mal varlığından yararlanma hakkı.</li>
</ul>
<table class="inline-image inline_image_240x240" border="3" cellspacing="3" cellpadding="3">
<tbody>
<tr>
<td>
<h3>Bilimsel ilerleme</h3>
</td>
</tr>
<tr>
<td class="inline-image-caption captioninline_image_240x240">Yeni hakların tanınmaya başlandığı başka bir alan da tıp bilimi. Yeni bilimsel keşifler, özellikle genetik mühendisliği, organ ve doku nakli alanlarında insan haklarına dair yeni soruları gündeme getirdi.</p>
<p>Teknik ilerlemeler kaydedildikçe, yaşam doğasıyla ilgili soruların bu alanların her biri için yanıtlanması gerekiyor. Avrupa Konseyi bu karmaşık ve sınırları zorlayan konulara uluslararası bir sözleşme ile yanıt verdi: Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi (Oviedo Sözleşmesi). Bu sözleşme Aralık 1999’da yürürlüğe girdi.</p>
<p>Sözleşme Avrupa Konseyi’ne üye 34 devlet tarafından imzalandı ve 20 devlet tarafından onaylandı.</p>
<p>İlgili sözleşme maddelerinin özeti:</p>
<ul>
<li>Bir insanın genetik mirasından dolayı herhangi bir tür ayrımcılığa maruz kalması yasaktır.</li>
<li>Kestirim amaçlı (prediktif) genetik testler sadece sağlık nedenleriyle uygulanabilir, fakat bir çocuğun gelecekte sahip olacağı fiziksel özellikleri belirlemek üzere ve buna benzer durumlarda uygulanamaz.</li>
<li>İnsan genomunu değiştirme amaçlı müdahaleler sadece önleyici amaçla ya da teşhis ya da tedavi amacıyla yapılabilir.</li>
<li>Gelecekte çocuğun cinsiyetini belirlemek amacıyla yapılan tıbbi müdahaleli üremeye izin verilemez.</li>
<li>Yaşayan bir insandan nakil amacıyla organ ya da doku alınmasına, ancak alıcının tedavisi için gerekliyse izin verilebilir.</li>
</ul>
<p><strong><em>* Kaynak: Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Pusula’dan “<a href="https://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/media/uploads/2015/08/14/pusula_bolum4_insanhaklarininevrimi_istanbulbilgiuniversitesiyayinlari.pdf" target="_blank" rel="noopener">İnsan haklarının evrimi</a>”</em></strong></td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>İkinci ve üçüncü kuşak denilen, toplumun ihtiyaçlarına göre şekillenen haklardan bazılarını derledik ve 10 Aralık İnsan Hakları Gününe dek en temel şekilleriyle yayınlayacağız.</p>
<p><em>(İlhamı, Uluslararası Af Örgütü’nün haklarımızı hatırlattığı <a href="https://haklarimiz70yasinda.org/" target="_blank" rel="noopener">Haklarımız 70 Yaşında</a> kampanyasındaki “Düğünlerde Coşma Hakkımız” videosundan aldık.)</em></p>
<p><em>[1] Prof. Dr. Ahmet Saltık, <a href="http://ahmetsaltik.net/arsiv/2016/12/%C4%B0NSAN-HAKLARI.pdf" target="_blank" rel="noopener">AÜ-SBF/Mülkiye Ders Notları</a>, 2015-16.</em></p>
<p><em>* Fotoğraf: Amnesty</em></p>
<p>Kaynak: <a href="https://bianet.org/1/13/202993-insan-haklarinin-70-yili-uc-kusagi" target="_blank" rel="noopener">Bianet</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/04/70-yilda-ikinci-ve-ucuncu-kusak-insan-haklarini-hatirlayalim/">70. Yılda İkinci ve Üçüncü Kuşak İnsan Haklarını Hatırlayalım</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Af Örgütü’nde &#8216;yüzyüzeciler&#8217; iş bırakıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/uluslararasi-af-orgutunde-yuzyuzeciler-is-birakiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2017 08:39:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Sömürüsü]]></category>
		<category><![CDATA[İLO]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[Toplu İş Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[uluslararası af örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Yüzyüze çalışanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15305</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsanlara sokakta Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyalar için destek toplayan yüzyüze elemanları taşeron uygulaması nedeniyle iş bırakıyor. Yüzyüze çalışanlarından Felat Erkozan Af Örgütü’nde iş bırakmaya giden süreci Bianet&#8217;ten Tansu Pişkin&#8217;e anlattı. Uluslararası Af Örgütü’nün yüzyüze çalışanları iş bırakıyorlar. Sokakta durdurdukları insanlara Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyaların devamı için destek toplayan yüzyüze ekibi bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/uluslararasi-af-orgutunde-yuzyuzeciler-is-birakiyor/">Uluslararası Af Örgütü’nde &#8216;yüzyüzeciler&#8217; iş bırakıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlara sokakta Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyalar için destek toplayan yüzyüze elemanları taşeron uygulaması nedeniyle iş bırakıyor. Yüzyüze çalışanlarından Felat Erkozan Af Örgütü’nde iş bırakmaya giden süreci Bianet&#8217;ten Tansu Pişkin&#8217;e anlattı.</p>
<p>Uluslararası Af Örgütü’nün yüzyüze çalışanları iş bırakıyorlar. Sokakta durdurdukları insanlara Af Örgütü’nün çalışmalarını anlatan ve kampanyaların devamı için destek toplayan yüzyüze ekibi bir nevi aktivizm çalışması yürütüyor.</p>
<p>Af Örgütü’nde şu anda insan hakkı ihlallerini kamuoyuna duyurmak için çalışan 15 yüzyüzeci var. Bu kişilerden 13’ü Af Örgütü’nün kendilerini taşeron olarak çalıştırdıklarını söylediler ve “İnsan hakları alanında çalışan bir kurumun taşeron çalıştırmasına karşıyız” diyerek iş bırakacaklarını duyurdular.</p>
<p>İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni esas alarak çalışanlarıyla ve sendikayla sözleşme yapan Af Örgütü’nün Türkiye’deki iç hukuka göre taşeron işçi çalıştırmaya hakkı var. Ancak taşeron olarak çalıştırılan yüz yüze ekibi “Yasa üstü bir şeyden söz ettiklerini ve insan hakları kurumu olarak Af Örgütü’nün bunu yapmasını” eleştirdiklerini belirtiyorlar.</p>
<p>Ayrıca iş bırakacak çalışanlardan Felat Erkozan’ın verdiği bilgiye göre, Ocak 2017’de Af Örgütü’nde yeni bir proje başladı. Bu projeyle de yüzyüze elemanlarının saatlik sekiz lira olan ücretleri 7 liraya düşürüldü. Erkozan, “Haftada 6 gün 7 saat çalışsak bile asgari ücretin altında ücret kazanıyoruz” diyor.</p>
<p><strong>Çoğunluğu öğrenci</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15308 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/500-333.jpg" alt="" width="360" height="240" />Yüzyüzeci olarak çoğunlukla öğrencilerin çalıştığını belirten ve kendisi de Marmara Üniversitesi’nde öğrenci olan Erkozan, birçok kişinin Af Örgütü’nde çalışmasının sebebini “insan hakları için mücadele veren uluslararası bir sivil toplum kuruluşunda çalışma isteği” diye açıklıyor. Ancak taşeron olarak çalıştıkları için doğrudan Af Örgütü’ne değil Zeta adlı bir insan kaynakları şirketinde anketör olarak kayıtlılar.</p>
<p>Haziran 2016’dan beri Af Örgütü’nde yüzyüze elemanı olarak çalışan Erkozan, iş bırakma sürecine nasıl geldiklerini, taşeron olarak çalıştırıldıklarını fark ettikleri süreci, kendi aralarında bu örgütlenmeyi oluşturduktan sonra yönetimin kendilerine tavrını bianet’e anlattı.</p>
<p><strong>Erkozan: Ofiste çalışmaya başlayınca durumdan haberdar olduk</strong></p>
<p>Erkozan’ın verdiği bilgiye göre, 15 Temmuz’dan sonra sokak çalışmalarını durduran Af Örgütü, ağustos ayının sonlarında yüzyüze çalışanlarını arayarak ofisten “tele-marketing çalışması” yapılacağını bildirmiş. Yüzyüze ekibi taşeron olarak çalıştırıldıklarını ofiste çalışmaya başladıktan sonra sendikalı bir çalışanın kendilerine söylemesiyle öğrenmiş:</p>
<p>“DİSK&#8217;e bağlı Sosyal İş Sendikası ile Af Örgütü kendi arasında Toplu İş Sözleşmesi (TİS) imzalıyor. Bu sene imza sürecine gidilirken ofiste, oluşturulacak yeni TİS ile alakalı bir toplantı yapılacaktı. Bu toplantı öncesinde ofiste çalışan sendikalı bir arkadaş beni arayarak ertesi gün olacak TİS toplantısından haberdar etti ve ‘Bak biz aynı işi yapmamıza rağmen bu kurum sizleri taşeron olarak çalıştırıyor. Ben sizden çok daha farklı ücretlendirmelere tabi tutuluyorum, birçok haktan faydalanabiliyorum. Ama siz bu hakların hiçbirinden faydalanamıyorsunuz. Bu İLO’da geçen ilgili maddelere de aykırı’ dedi.</p>
<p>“Bugün e-devlete girdiğimizde Zeta İnsan Kaynakları&#8217;nda anketör olarak görünüyoruz. Ama bizim yaptığımız iş anket değil, biz de anketör değiliz, yüzyüzeciyiz. Bu işin kendi tanımı, kendi çalışanları, kendi sorumluları, kendi yöneticileri var. Bizim fiili olarak Zeta ile bir bağlantımız yok, gidip sadece onların sözleşmesine imza atıyoruz.”</p>
<p><strong>Prim sistemi ve saatlik ücretlerde düşüş</strong></p>
<p>Uluslararası Af Örgütü şubat ayında yeniden sokak çalışmalarına başlıyor. Erkozan’ın aktarımına göre, bu dönemde yeni başlayan bir projeyle yüzyüze ekibinin saatlik ücretlerinde düşüş yaşanmış ve destekçi yapma oranı üzerinden prim sistemi getirilmiş.</p>
<p>“Bu getirilen yeni projeye de itirazlarımızı belirttik ama imzalamak durumunda kaldık. Çünkü imzalamadığımız takdirde kibar bir şekilde yollarımızın ayrılacağını belirttiler.</p>
<p>“Biz insanlara insan hakları ihlallerini ve Af Örgütü&#8217;nün bu anlamda neler yaptığını anlatmakla yükümlü insanlarız. Bizim anlattığımız insanlar sonrasında kendileri olmak isterlerse destekçi olurlar. Bu getirilen sistem, insanları destekçi yapmak üzerine kurulu, rekabet ve sonucunda ödüllendirme söz konusu.”</p>
<p>Ayrıca Erkozan’ın verdiği bilgiye göre çevresel faktörlerden kaynaklı olarak iptal olan çalışmalarda çalışanlar ücretlerini alamıyor:</p>
<p>“Çalışmak için sokağa çıktığımızda, örneğin ben iki saat çalışıp sonrasında hastalandım veya benim dışımda gelişen olaylar oldu miting gibi, yağmur gibi, o çalışma iptal oluyor. Bu durumda ben sadece çalıştığım o iki saatin ücretini alabiliyorum. Diğer saatler için benden kaynaklı olmayan durumlarda bile ücret alamıyorum.</p>
<p><strong>“Taşeronu sonlandıramayacaklarını söylediler”</strong></p>
<p>Erkozan, Af Örgütü  ile sendika arasında TİS imzalandıktan sonra, “Af Örgütü’nde sadece biz taşeron olarak çalışmak istemiyoruz değil, Af Örgütü’nde taşeron çalıştırılmasını istemiyoruz” talebiyle yönetimle toplantı  istediklerini söylüyor. Bu toplantıda kendilerine “zaten hakları olan bir takım sosyal hakların” teklif edildi ve taşeronun kaldırılmayacağını söylendiğini aktarıyor.</p>
<p><strong>“Greve gideceğiz”</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-15309 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/06/500-333-1.jpg" alt="" width="318" height="212" />Erkozan, TİS toplantılarının olduğu süreçte DİSK’e bağlı Sosyal İş Sendikası ile de görüştüklerini ve sendikanın taşeron mücadelesine olumlu yaklaştığını söylüyor. Ancak “sendikalı çalışanlar üzerinde de farklı bir baskı mekanizması uygulanması ve sendikalı çalışanların greve gitmek için ortak bir irade oluşturamaması” nedeniyle sendikanın da harekete geçemediğini de ekliyor.</p>
<p>En son süreçte talepleri doğrultusunda yönetimden yine bir toplantı talep ettiklerini belirten Erkozan, bu toplantının yönetimle “anlaşmaya çalıştıkları” son toplantı olduğunu söyledi:</p>
<p>“Proje yöneticisi bize taşeron sistemin sonlanmayacağını bu toplantıda da ‘Bu duruma hak ihlali olarak bakmıyorum, bu sistemi taşeron değil de ‘bordrolama sistemi’ olarak adlandırıyorum. Birçok yerde bu projenin böyle yürütülüyor’ ifadeleriyle net bir şekilde gösterdiler.</p>
<p>“Bizler de 15 yüz yüze çalışanından 13 kişinin isteği ve kararıyla, tek ve ortak talebimiz olan Af Örgütü’nde taşerona son verilmesi için greve gitme kararı aldık.”</p>
<p><strong>Af Örgütü’nden açıklama</strong></p>
<p>UAÖ’nün konuya ilişkin bianet’e yaptığı açıklama şu şekilde:</p>
<p>“Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi &#8220;Yüzyüze&#8221; projesini 2011 yılından bu yana sürdürmektedir. Projenin özelliği nedeniyle bir insan kaynakları firmasından hizmet alımı temin edilmektedir. Proje kapsamında yarı zamanlı çalışan Yüzyüze projesi çalışanları, kamuya açık alanlarda çalışmalarımıza destek vermek isteyen insanlara erişerek bültenimize abonelikler gerçekleştirmektedir.</p>
<p>“Yüzyüze ekibinin her yeni üyesine işe alım aşamasında çalışma koşulları hakkında detaylı bilgi verilmektedir. Çalışmalar son altı yıldır hiçbir değişikliğe uğramadan aynı şekilde sürdürülmüştür.”</p>
<p><strong>Uluslararası Af Örgütü hakkında</strong></p>
<p>216 ülke ve bölgede faaliyet gösteren Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), insan haklarına saygı gösterilmesi, insan hakları ihlallerinin engellenmesi ve bu hakların korunması için çalışıyor. UAÖ, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi tarafından kabul edilen insan haklarını referans alarak çalışmalarını yürütüyor.</p>
<p>Mülteci hakları, ifade ve toplanma özgürlüğü, kadın hakları, cezasızlık, ekonomik, sosyal ve kültürel haklar, LGBTİ+ hakları gibi birçok alanda çalışma yürüten UAÖ, imza kampanyaları ve acil eylemlerle insan hakları ihlalleriyle mücadele ediyor.</p>
<p><a href="http://bianet.org/bianet/emek/187008-uluslararasi-af-orgutu-nde-yuzyuzeciler-is-birakiyor" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Kaynak</a>: Bianet</p>
<h2></h2>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/01/uluslararasi-af-orgutunde-yuzyuzeciler-is-birakiyor/">Uluslararası Af Örgütü’nde &#8216;yüzyüzeciler&#8217; iş bırakıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
