<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>imza kampanyası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/imza-kampanyasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/imza-kampanyasi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 31 Oct 2024 12:54:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>imza kampanyası arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/imza-kampanyasi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum Kuruluşlarından &#8220;Etki Ajanı Yasası&#8221;na Karşı Milletvekillerine Ret Oyu Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/10/31/sivil-toplum-kuruluslarindan-etki-ajani-yasasina-karsi-milletvekillerine-ret-oyu-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Oct 2024 12:54:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Etki Ajanı Yasası]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Özgür Sivil Toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87146</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yasa teklifi ceza hukukunun temel bir kavramı olan öngörülebilirlik ilkesini de içeren suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğinden, uluslararası hukuk ve standartların, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin yanı sıra Türkiye’nin Anayasası ile iç hukukuna da aykırıdır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/10/31/sivil-toplum-kuruluslarindan-etki-ajani-yasasina-karsi-milletvekillerine-ret-oyu-cagrisi/">Sivil Toplum Kuruluşlarından &#8220;Etki Ajanı Yasası&#8221;na Karşı Milletvekillerine Ret Oyu Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>24 Ekim 2024&#8217;te imzaya açılan açıklama an itibariyle 75 imzaya ulaştı. İmzacılar, imza vermek ve diğer tüm detaylar için <a href="https://www.ozgursiviltoplum.org/">Özgür Sivil Toplum</a> web sitesini ziyaret edebilirsiniz.</em></p>
<p><em>Kurumların imzasını bekleyen açıklama metni şöyle:</em></p>
<div>
<h2>Türk Ceza Kanununda değişiklik öngören ve sivil toplumu tehdit eden aşırı geniş ve muğlak yeni yasa teklifi reddedilmelidir</h2>
<p>Biz, aşağıda imzası bulunan örgütler olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Adalet Komisyonu üyelerini, “Noterlik Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” başlıklı yeni torba yasa paketinde yer alan ve casusluk yasalarında değişiklik öngören yeni yasa teklifinin, Türk Ceza Kanununa 339/A maddesiyle eklenmesine ilişkin 16. maddesini derhal reddetmeye çağırıyoruz. Ceza kanunundaki ‘casusluk’ mevzuatında değişiklik öngören yeni madde, kamuoyunda ‘etki ajanı’ yasası olarak bilinmektedir ve “devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda” gerçekleştirilen fiilleri suç kapsamına almayı teklif etmektedir. Yasa teklifi, yürürlüğe girmesi halinde sivil toplumun ülkede özgürce faaliyet yürütme becerisine yönelik önemli bir tehdit oluşturacaktır.</p>
</div>
<p>5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” başlıklı yedinci bölümüne 339/A maddesiyle “Devletin güvenliği ve siyasal yararları aleyhine suç işleme” başlığı altında yeni bir suç eklenmesini teklif etmektedir. Yürürlüğe girmesi halinde, sivil toplum örgütlerinin meşru faaliyetlerinin ciddi ölçüde engellenmesine ve aşırı geniş ve muğlak hükümleriyle bu faaliyetlerin kriminalize edilmesine yol açacaktır. Teklif edilen yeni torba yasa paketi 18 Ekim 2024 tarihinde Meclis Adalet Komisyonuna sunuldu ve 23 Ekim 2024 tarihinde komisyonda kabul edildi. Yasa teklifi sonraki adımda TBMM Genel Kurulunda oylamaya sunulacak.</p>
<p><strong>Meşru sivil toplum faaliyetlerini suç kapsamına alıyor</strong></p>
<p>Yasa teklifi, sivil toplum örgütlerinin, devlet veya devlet dışı aktörler tarafından işlenen insan hakları ihlallerini belgelemek gibi meşru faaliyetlerini suç kapsamına alma riski taşımakta ve uzun süreli hapis dahil ağır cezalar öngörmektedir. Ayrıca, bu suçların cezası, “savaş zamanında” veya “devletin savaş hazırlığı veya askeri hareketleri” bağlamında işlenmesi halinde ceza sekiz ila on iki yıl hapis cezası olarak öngörülmektedir. İlgili suçların “milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birimler ile proje, tesis ve hizmetleri yerine getiren kurum ve kuruluşlarda görev yapanlar tarafından işlenmesi halinde” verilecek ceza bir kat artırılacaktır.</p>
<p><strong>Aşırı geniş, muğlak ve suistimale açık</strong></p>
<p>Yasa teklifinin mevcut halinin olası suistimallere karşı yeterli güvence veya etkili hukuk yolu içermemesinden ve hangi belirli fiillerin suç teşkil ettiğine ilişkin açık ve net kriterler getirmekte yetersiz kalmasından kaygı duymaktayız. “Stratejik çıkar”, “talimat”, “organizasyon” ve “devletin iç veya dış siyasi yararları” gibi kavramlar son derece geniş ve muğlaktır. Yeterince açık tanımlanmamış veya aşırı geniş kapsamlı yasalar keyfi uygulamaya veya suistimale yol açabilir ve bu nedenle devlet yetkilileri tarafından muhalif olarak görülen kişileri hedef almak veya ülkedeki insan hakları ihlallerini belgeleyen örgütler gibi sivil toplum örgütlerini kriminalize etmek için araçsallaştırılabilir. Yasa teklifi yürürlüğe girerse, sivil toplum örgütleri, gazeteciler, insan hakları savunucuları da dahil olmak üzere herkesin bilgi talep etme ve edinme hakkını da içeren ifade özgürlüğü hakkı ihlal edilme riski altına girecektir.</p>
<p>Teklif edilen değişikliğin ilk fıkrası şu ifadeleri içermektedir:<br />
“Bu Bölümde düzenlenen suçları oluşturmamak kaydıyla, Devletin güvenliği veya iç veya dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda suç işleyenler hakkında üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası verilir. Fail hakkında hem bu suçtan hem de işlediği ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.” Teklif gerekçesinde, yasanın, “casusluk amacıyla suç işleme” başlıklı yeni bir suç tanımlayarak “casusluğa karşı mücadeleyi daha etkin kılmayı” amaçladığı ifade edilmektedir. TCK’nın yedinci bölümü (326-339 arası Maddeleri) halihazırda, devletin güvenliğine ilişkin belgeleri ve/veya gizli bilgileri temin etme, yok etme veya açıklama gibi fiilleri ve siyasi ve askeri casusluğu suç sayan hükümler içermektedir. Bu tür fiillerin savaş zamanında işlenmesi veya devletin savaş hazırlığını veya askeri hareketlerini tehlikeyle karşı karşıya bırakması halinde ise üç yıldan ağırlaştırılmış müebbet hapse kadar değişen ağır cezalar öngörülmektedir.</p>
<p>Teklif gerekçesinde, Madde 339/A’nın, devletin “iktisadi, mali, askeri, milli savunma, kamu sağlığı, kamu güvenliği, kamu düzeni, teknolojik, kültürel, ulaştırma, haberleşme, siber alan, kritik altyapılar ve enerji” gibi çok çeşitli alanlardaki yararları bağlamında devletin iç veya dış siyasal yararlarına karşı gerçekleştirilen faaliyetlerin cezalandırılmasının amaçlandığı ifade edilmektedir. Gerekçe aynı zamanda, bu tür fiilleri işleyen kişinin, yabancı bir devletin yargı yetkisi altında bulunmayan organizasyonlar da dahil olmak üzere yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları veya talimatı doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini eklemektedir.</p>
<p><strong>Kanunilik ve öngörülebilirlik prensiplerine aykırı</strong></p>
<p>Yasa teklifi ceza hukukunun temel bir kavramı olan öngörülebilirlik ilkesini de içeren suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiğinden, uluslararası hukuk ve standartların, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin yanı sıra Türkiye’nin Anayasası ile iç hukukuna da aykırıdır.</p>
<p>Suçta ve cezada kanunilik ilkesi, Türkiye’nin taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 15. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7. Maddesi ile güvence altına alınmıştır. Bu ilke aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 38. Maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 2. Maddesi ile de korunmaktadır. Bu ilke gereğince, yasa maddeleri, ilgili kişiler tarafından anlaşılabilir ve öngörülebilir olmalıdır; yani kişiler, hangi fiillerin veya ihmallerin onlara cezai sorumluluk yükleyeceğini ve gerçekleştirilen fiil veya ihmalden ötürü hangi cezanın uygulanacağını öngörebilmelidir.</p>
<p><strong>Caydırıcı etki yaratma tehlikesi taşıyor</strong></p>
<p>İnsan hakları örgütleri tarafından belgelendiği üzere, aşırı geniş ifadeler içeren, muğlak yasaların keyfi yorumlanması, Türkiye’de insan hakları savunucuları, gazeteciler, avukatlar ve diğer birçok sivil toplum örgütünü hedef almak ve yargılamak için kullanılmaktadır. Yasa teklifi, yürürlüğe girmesi halinde, Türkiye’de insan hakları savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum örgütleri gibi pek çok grubun meşru faaliyetleri nedeniyle hedef alınmasına ve uluslararası hukuk ve standartlar uyarınca korunan faaliyetlerinin büyük bir bölümünün kriminalize edilmesine zemin hazırlayacaktır. Yasa, sivil toplum üzerinde önemli insan hakları çalışmalarını durdurmaları yönünde de caydırıcı bir etki yaratacak ve potansiyel anlamda faaliyetlerini engelleyecektir. Ayrıca, yasa teklifindeki suçların yargılanması Adalet Bakanı’nın iznine tabi olduğundan yasa teklifi, yürürlüğe girmesi halinde, dava açılıp açılmayacağının belirlenmesinde olası bir siyasi müdahalenin önünü açacaktır. Bakanlık onayı gerekliliği göz önüne alındığında, savcılar ve müfettişler, siyasi muhaliflere ve/veya hükümete karşı çıktığı düşünülen sivil toplum aktörlerine karşı dava açmaları yönünde teşvik edilebilecektir.</p>
<p>Aşağıda imzası bulunan örgütler olarak, Türkiye yetkililerine hem Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan uluslararası hukuk uyarınca, “ulusal güvenliğin” muğlak veya keyfi kısıtlamalar getirmek için bahane edilemeyeceğini ve ancak yeterli güvenceler ve etkili hukuk yolu mevcut olduğunda konu edilebileceğini hatırlatmaktayız. Siracusa İlkeleri’nde ifade edildiği üzere, insan hakları ihlallerinden sorumlu olan bir devlet, bu tür ihlallere yönelik itirazları bastırmak veya halkına karşı baskıcı uygulamaları devreye sokmak için ulusal güvenliği bir gerekçe olarak öne süremez.</p>
<p>Tüm milletvekillerini bu yasa teklifine ret oyu vermeye çağırıyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/10/31/sivil-toplum-kuruluslarindan-etki-ajani-yasasina-karsi-milletvekillerine-ret-oyu-cagrisi/">Sivil Toplum Kuruluşlarından &#8220;Etki Ajanı Yasası&#8221;na Karşı Milletvekillerine Ret Oyu Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adana&#8217;da Sıcakta Çalışan İşçiler İçin İmza Kampanyası Başlatıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/20/adanada-sicakta-calisan-isciler-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2024 12:33:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Change.org Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Türetim Ekonomisi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Adana Sıcaklar]]></category>
		<category><![CDATA[change.org]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86947</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aşırı sıcakların etkilerini azaltmak amacıyla, Adana’da dışarıda çalışan personeller için daha iyi çalışma koşulları talep eden bir imza kampanyası başlatıldı. Adana doğumlu ODTÜ öğrencisi Öykü Ardıç, change.org’da başlattığı kampanya ile sıcak hava dalgalarının özellikle açık havada çalışanların üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/20/adanada-sicakta-calisan-isciler-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/">Adana&#8217;da Sıcakta Çalışan İşçiler İçin İmza Kampanyası Başlatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en sıcak illerinden olan Adana’da iklim krizi sebebiyle artan sıcaklıklar yaz aylarında etkisini daha şiddetli gösteriyor. Aşırı sıcakların etkilerini azaltmak amacıyla, Adana’da dışarıda çalışan personeller için daha iyi çalışma koşulları talep eden bir <a href="https://www.change.org/adanas%C4%B1caklar%C4%B1" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.change.org/adanas%25C4%25B1caklar%25C4%25B1&amp;source=gmail&amp;ust=1726911336326000&amp;usg=AOvVaw3CGcNp78Byn1Ag9g7j9hK7">imza kampanyası</a> başlatıldı. Adana doğumlu ODTÜ öğrencisi Öykü Ardıç, <a href="http://change.org/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://change.org&amp;source=gmail&amp;ust=1726911336326000&amp;usg=AOvVaw0bSLS4-AJhrplRYvkc68Rj">change.org</a>’da başlattığı kampanya ile sıcak hava dalgalarının özellikle açık havada çalışanların üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-86948 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/09/Kampanyaci-Oyku-Ardic-2-640x480.jpeg" alt="" width="403" height="302" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/09/Kampanyaci-Oyku-Ardic-2-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/09/Kampanyaci-Oyku-Ardic-2-1280x960.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2024/09/Kampanyaci-Oyku-Ardic-2-1024x768.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 403px) 100vw, 403px" /></p>
<p dir="ltr">2024 yaz ayları, dünyada şimdiye kadar kaydedilen en sıcak yaz olarak tarihe geçti; Türkiye’de de yaz ayları, mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti, birçok merkezde sıcaklık rekorları kırıldı. 2024 yılı Haziran ve Temmuz ayları son 53 yılın en sıcak Haziran ve Temmuz ayı olarak kayıtlara geçti. Özellikle Adana gibi güneydeki ve nem oranı fazla bölgelerde, hissedilen sıcaklıklar daha yüksek oluyor ve açık havada çalışanların sağlığını tehdit eden boyutlara ulaşıyor.</p>
<p dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong><em>“Çalışmaktan yorulmayan usta en çok sıcaktan yoruluyor.”</em></strong></p>
<p dir="ltr">25 yıldır şantiyelerde çalışan bir inşaat işçisi, aşırı sıcaklarda inşaatta çalışmanın zorluklarını şöyle ifade ediyor: “Burada bol bol üzerinizi değiştiriyorsunuz; çift atlet, çift gömlekle geliyorsunuz. Yani günlük üç dört sefer ustalarımız elbise değiştiriyor. Tabii bu kadar sıcak olduğu zaman insanlar kendini yorgun argın, daha bitkin hissediyor. Çalışmaktan yorulmayan usta, en çok sıcaktan yoruluyor. Güneş altında kalan ustalarımız olduğu zaman bazen kalp çarpıntısı, mide bulantısı gibi rahatsızlıklar oluyor. Geçim derdi sıkıntı olunca mecburen herkes çalışmak zorunda.”</p>
<p dir="ltr"><em><strong>“Sıcak! Çok zor ama ekmeğimiz için mecbur geliyoruz…”</strong></em></p>
<p dir="ltr">Esnaflık yapan bir yurttaş, “Esnafım, Yüreğir’den geliyorum. Bu yaşta gelip çalışıp da bu sıcaklarda ayılıp bayılmanın ekmeğini yemeye çalışıyoruz. Sıcak! Çok zor ama ekmeğimiz için mecbur geliyoruz. Bizim gibi garibanlar da burada sürünüyor,” diyerek sıcaklar altında mecbur çalışmanın zorluklarını ifade ediyor.</p>
<p dir="ltr"><strong><em>“Güneş çarpıyor, çarpıyor, çarpıyor.”</em></strong></p>
<p dir="ltr">Başka bir şantiye işçisi ise çalışma koşullarını şöyle anlatıyor: “ Sürekli şantiyelerdeyim. Şantiye ortamlarını görüyoruz. Sıcakta, özellikle yazın insanlarımızın ne kadar çok sıkıntı çektiğini görüyoruz. Bayılan insanlar oluyor, başı dönen insanlar oluyor. Adam kalıp çakıyor mesela. Güneş çarpıyor, çarpıyor, çarpıyor; birden gölgeye indiği zaman da etkileyebiliyor insanları. Bu sene özellikle daha çok bir aşırı sıcak oldu. Hem işçi hızını etkiledi, insanların sağlığını etkiledi.”</p>
<p dir="ltr"><em><strong>“Güneşin çocuklarıyız biz&#8230; Ama güneşe kurşun sıkıyoruz, değil mi?”</strong></em></p>
<p dir="ltr">Adanalı eski gazeteci Mehmet Acavit ise “Yani kolay bir şey değil ama iklim değişikliği söz konusu, biliyorsunuz değil mi? Bu gitgide daha da artacak. Sıcaklıktan korunmak için doğa çok önemli, doğa. Seni sıcaktan koruyan da gene bu güzel ağaçlar oluyor. Bir yerde biz de doğayla bilinçli bir şekilde kucaklaşmadığımız için ve bu rant dolayısıyla her taraf beton yığınına döndüğü için bunun çilesini de biz insanlar çekmeye devam ediyoruz. Çünkü biliyorsun bu binalar güneşin sıcağını akşama kadar alıp akşam da bize geri veriyorlar. Çevre konusunda bilinçli olmamız lazım. Doğayla barışık olmamız lazım. Bu iklim değişikliğine sebep olan insan kusurları var; kullandığımız yakıtlar atmosferdeki karbondioksit oranını artırıyor. Güneşin bize daha fazla yansımasını sağladığı için sıcaklar artıyor. Sıcaklar sıkıntılı ama burası da bizim doğduğumuz topraklar. Güneşin çocuklarıyız biz yani. Ama güneşe kurşun sıkıyoruz, değil mi?” diyerek aşırı sıcaklarla ile iklim krizi arasındaki bağlantıyı vurguluyor.</p>
<p dir="ltr">ODTÜ öğrencisi Öykü Ardıç, <a href="http://change.org/adanas%C4%B1caklar%C4%B1" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://change.org/adanas%25C4%25B1caklar%25C4%25B1&amp;source=gmail&amp;ust=1726911336326000&amp;usg=AOvVaw19Pnp8x3SQUkbIOPm3Y5zQ">Change.org/<wbr />AdanaSıcakları</a> adresinde başlattığı kampanya ile yüksek nem sebebiyle hissedilen sıcaklıkların 52 dereceye kadar çıktığı Adana&#8217;daki aşırı sıcakların, dışarıda çalışanların üzerindeki olumsuz etkilerini vurguluyor ve belediye personeli için bu şartların iyileştirilmesine yönelik somut taleplerde bulunuyor:</p>
<ul>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong>Çalışma Saatlerinin Düzenlenmesi:</strong> Aşırı sıcak dönemlerde belediye personelinin çalışma saatlerinin daha serin saatlere kaydırılması.</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong>Risk Gruplarının Korunması:</strong> Hamile, emziren ve kronik hastalığı olan personelin sıcak havalarda çalıştırılmaması.</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong>Düzenli Dinlenme İmkânlarının Sağlanması: </strong>Çalışanlara düzenli dinlenme molaları verilmesi ve dinlenme alanlarının sıcak hava koşullarına uygun hale getirilmesi.</p>
</li>
</ul>
<p dir="ltr">Adana’nın, iklim değişikliğinin etkilerini yoğun bir şekilde yaşayan bir şehir olduğunu vurgulayan kampanyacı, Adana Büyükşehir Belediyesi’nin, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin uygulamalarını örnek alarak çalışanlarının sağlığını ve güvenliğini ön planda tutarak bu talepleri değerlendirmesini talep ediyor; bu düzenlemelerin hem çalışan memnuniyetini artıracağını hem de işgücü verimliliğini olumlu yönde etkileyeceğini vurguluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/20/adanada-sicakta-calisan-isciler-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/">Adana&#8217;da Sıcakta Çalışan İşçiler İçin İmza Kampanyası Başlatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: &#8216;Avcılık Yasaklansın&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/04/hayvanlari-koruma-gununde-230-stkdan-ortak-cagri-avcilik-yasaklansin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Oct 2020 06:21:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58992</guid>

					<description><![CDATA[<p>4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde bir araya gelerek ortak bir açıklama yapan 230 sivil toplum kuruluşu, yaban hayvanlarını öldürmenin spor, turizm, hobi ya<br />
da ihale konusu olamayacağını dile getirerek, 'Avcılık tamamen yasaklansın" çağrısında bulundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/04/hayvanlari-koruma-gununde-230-stkdan-ortak-cagri-avcilik-yasaklansin/">Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: &#8216;Avcılık Yasaklansın&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu 1931 yılında 4 Ekim’i Dünya Hayvanları Koruma Günü olarak ilan etti. Her yıl 4 Ekim’de tehlike altında olan hayvanlarla ilgili farkındalık yaratmak ve hayvan haklarını gündeme getirmek amacıyla çeşitli etkinlikler yapılıyor. Türkiye’de farklı alanlarda çalışma yürüten ve konularında uzman 230 sivil toplum kuruluşu, Dünya Hayvanları Koruma Günü’nde yaptığı açıklamada: ”Dünyayı birlikte yaşadığımız diğer canlılarla paylaşıyoruz. Ormanlar, dağlar, dereler hepimizin yaşam kaynağı ve hepimizin yaşamı birbirine bağlı. Bu nedenle haklarını bizim dilimizde ifade edemeyen tüm canlıların sesi olmak için bir aradayız.” diyerek, yalnızca diğer canlıların değil, insanların da yaşam hakkının korunması için avcılığın bir an önce yasaklanması gerektiğinin altını çizdi.</p>
<p>Spor veya hobi amaçlı ya da bir turizm faaliyeti olarak yaban hayvanlarının öldürülemeyeceğini, yaşam hakkının ihaleye açılamayacağını belirten 230 sivil toplum kuruluşu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın avcılığı tamamen yasaklaması için binlerce doğa severin desteğiyle bir <a href="http://(Change.org/VurmaBeni)" target="_blank" rel="noopener noreferrer">imza kampanyası</a> başlattı.</p>
<p><strong>“Avcılık Değil, Yaşamı Korumak Teşvik Edilsin”</strong></p>
<p>Yaban hayatı kökenli hastalıkların yaygınlaşarak pandemilere dönüştüğü günümüzde avlanmanın artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp biyoçeşitlilik kaybının en önemli nedenlerinden biri haline geldiğini ve yaban hayatına zarar verdiğini belirten sivil toplum kuruluşları, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü’nün öncelikli görevinin hangi hayvan türünün ne kadar avlanacağından çok yaban hayvanlarını korumak olması gerektiğini vurguladı. Son 16 yıl içerisinde 500 bin kişinin avcılık sertifikası almasını eleştiren 230 sivil toplum<br />
kuruluşu, avcıların sayıları artarken, pek çok canlı popülasyonunun tükenme tehlikesi altında olduğunun bilimsel verilerle ortaya konulduğunu belirtti. UNESCO tarafından hazırlanan Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne göre, her hayvanın yaşam hakkına saygı duyulması gerektiğini hatırlatan sivil toplum kuruluşları; hayvanları yaşatmak ve avcılığı durdurmak için herkesi harekete geçmeye ve <a href="http://change.org/vurmabeni" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kampanyada</a> imzacı olmaya çağırıyor.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-58993" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-640x640.png" alt="4 ekim hayvanları koruma günü" width="360" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-640x640.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-1280x1280.png 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-160x160.png 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri-1024x1024.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/Avina-Izin-Verilen-Memeli-Turleri.png 1620w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" />230 kurum için konuşan ülkemizin ilk yaban hayatı uzmanlarından olan Tansu Gürpınar: “Türkiye, eski dünya kıtaları olarak bilinen Asya, Avrupa ve Afrika arasında doğal bir köprü konumundadır. Ayrıca dünyanın en büyük kıtası olan Asya’nın özelliklerini kendi ölçeğinde sergilediği için Küçük Asya ismini almıştır. Bu nedenlerden ötürü Türkiye doğası tam anlamıyla emsalsizdir. Yaşadığımız coğrafya bitki ve hayvan varlığı yönlerinden zengin bir biyolojik çeşitliliğe sahiptir. Ülkemiz aynı zamanda karnımızı doyuran kültür bitkilerinin yabani atalarının yer aldığı dünyanın en önemli gen merkezlerinden biridir. Bu zenginliğimiz dikkatle ve özenle korunmalıdır. Orman yangınları, sulak alanların kurutulması, çarpık yapılaşma,<br />
zirai zehirlerin aşırı kullanımı biyolojik çeşitliliğimize zarar vermektedir. Özellikle sayıları azalmış olan hayvan türleri üzerindeki avlanma baskısı zaten yaşama alanları daralmış olan bu varlıklar üzerinde ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu baskının büyük kısmının yasalara ve kurallara uymadan avlananlardan kaynaklandığı biliniyor. Düşünün ki çocuklarımız hiç üveyik sesi duymadan, geyik, karaca, ceylan görmeden büyüyebilir. Böyle bir şeyi bu ülkede bir kişinin bile isteyeceğini sanmıyorum. Bir araya gelen 230 kurum arasında konularında uzman birçok kuruluş ve kişiler var. Bilimsel verilerle ortaya konan bu gerçeklerin göz ardı edilmeyerek Türkiye doğasının daha iyi korunması için mevcut Kara Avcılığı Kanunu’nda gereken yeni düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerekmektedir.” dedi.</p>
<p><strong>Tehlike Altındaki Türler Vuruluyor</strong><br />
2020-2021 Av Sezonu için Merkez Av Komisyonu’nun avına izin verdiği türler arasında, tehlike altında olan türler de bulunuyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından hazırlanan kırmızı listede dünya ölçeğinde tehlike altında olan üveyik ve elmabaş patka kuş türleri de yer alıyor. IUCN’nin “hassas” kategorisinde bulunan türlerden üveyik nüfusunun son 40 senede yüzde 78, elmabaş patka nüfusunun ise son 20 yılda yüzde 50 gibi büyük bir oranda azaldığı belirtiliyor. Ayrıca “av turizmi” kapsamında avına izin verilen Anadolu yaban koyunu, ceylan, çengel<br />
boynuzlu dağ keçisi, karaca, yaban keçisi, melez yaban keçisi, kızıl geyik, yaban domuzu gibi memeli türlerde bulunmaktadır. Bu türlerden oluşan 798 canlının yaşam hakkının, para karşılığında ihaleye açıldığına dikkat çeken sivil toplum kuruluşları. 1 Temmuz 2020’de TBMM Tarım Orman ve Köyişleri Komisyonu’ndan geçen Kanun Teklifi’nin 15. Maddesi’ne oy çokluğu ile getirilen bir ekle yabancı diplomat ve üst düzey misafirlerin diledikleri takdirde ücretsiz olarak avlanabilmesi ve yaşam alanları tahrip edildiği için yerleşim yerlerine gelen ayı, domuz gibi hayvanların da öldürülebilmesinin kesinlikle kabul edilemez olduğunu belirtiyor.</p>
<p><strong>Tepkiler Sayesinde Kurtuldular</strong></p>
<p>230 sivil toplum kuruluşu, düzenledikleri imza kampanyasının yanı sıra, sosyal medyada yaşam hakları ellerinden alınan canlılar adına tepkilerini dile getiriyor. Sanatçı başta olmak üzere ünlülerin sosyal medya üzerinden destek verdiği kampanya sonucunda, canlıların yaşamlarını tehdit eden birçok yanlış karar iptal edilmiş bulunuyor.<br />
Binlerce doğa severin tepkisi sonucunda iptal edilen bu kararlar arasında şunlar yer alıyor:</p>
<ul>
<li>Dersim 17 dağ keçisinin avlanmasıyla ilgili ihale iptal edildi.</li>
<li>Eskişehir belli noktalarda kızıl geyik acente kotalarının avlattırılmasına ilişkin 20 Temmuz’da yapılacak ihale durduruldu.</li>
<li>Erzincan’da mahkeme kararıyla, dağ keçileri vurulmaktan kurtuldu.</li>
<li>Şanlıurfa’daki ceylanların avlanması için düzenlenen ihalenin iptalini talep eden dava açıldı, ihale için yürütmeyi durdurma kararı verildi.</li>
<li>Mersin’de yaşam hakları ihaleye açılan 75 dağ keçisinin vurulmasıyla ilgili karara Mersin Barosu tarafından dava açıldı.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/04/hayvanlari-koruma-gununde-230-stkdan-ortak-cagri-avcilik-yasaklansin/">Hayvanları Koruma Günü’nde 230 STK’dan Ortak Çağrı: &#8216;Avcılık Yasaklansın&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çay Üreticilerinden Acil Çözüm Çağrısı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/26/cay-ureticilerinden-acil-cozum-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 26 Apr 2020 11:09:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[çay üreticileri]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çay üreticileri ve sektör paydaşları salgın süreci nedeniyle yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin ortak görüş ve taleplerini açıklayarak bir imza kampanyası başlattı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/26/cay-ureticilerinden-acil-cozum-cagrisi/">Çay Üreticilerinden Acil Çözüm Çağrısı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çay Üreticileri Temsilciliği, Çay Üreticileri Dayanışma Platformu, Çay Üreticileri Dayanışma Derneği, Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP), DİSK Gıda İş Rize Temsilciliği, Tek Gıda İş Sendikası Doğu Karadeniz Bölge Temsilcilikleri ve Tüm-Köy-Sen tarafından başlatılan <a href="http://www.caydaacilcozum.org/">imza kampanyası</a>nda yer alan talepler şunlar:</p>
<ol>
<li>Bu yılın özelliğinden kaynaklı olarak Çaykur&#8217;un uyguladığı kota ve kontenjan kaldırılmalıdır.</li>
<li>Çaykur, bu yıla mahsus yaşanan sıkıntılar nedeniyle budama yapamayan üreticinin de çayını almalıdır.</li>
<li>Çaykur ve özel sektör, yaş çayı, belirlenen resmi fiyattan alma garantisi vermelidir.</li>
<li>Yaş Çayın alım fiyatı, destekleme ile birlikte en az 4 Lira 50 Kuruş olmalı ve bir an önce açıklanmalıdır.</li>
<li>Salgın nedeniyle, Çay Alımevleri sürekli açık tutulmalı ve her müstahsilin günlük topladığı çay mubaya edilmeli.</li>
<li>Bunu yapmak için, kurumlar yeni ve yeteri kadar işçi istihdam etmelidir.</li>
<li>5 Mayıs’a kadar kontrollü, izinli ve planlı, il dışından üretici gelişlerine izin verilmelidir.</li>
<li>Fabrikalarda çalışanların fiziki mesafe ve hijyen kurallarına azami uymaları sağlanmalıdır. İşçilerin servis ve vardiya koşulları denetlenmeli, iyileştirilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.</li>
<li>Çaykur’daki Mevsimlik işçilerin, il dışında olanlar dahil işe girişleri yapılmalı ve hiçbir ücret kaybına uğramadan ücretleri ödenmelidir</li>
<li>Valiler ve Kaymakamlıklar koordinasyonunda, &#8216;Çay Tarım Koordinasyonu&#8217; oluşturulmalıdır.</li>
<li>Çayda yaşanması muhtemel verim düşüklüğü devlet tarafından tanzim edilmelidir.</li>
<li>Yaş çay üreticilerine bu yıldan başlamak üzere her yıl düzenli gübreleme desteği verilmelidir.</li>
</ol>
<p><strong>Açıklamada salgın döneminde çay hasadı için de şu öneriler yer alıyor:</strong></p>
<p>Köylerde ve mahallelerde Kaymakamlığın görevlendirmesiyle, muhtarların öncülüğünde gönüllülük esasına dayalı olarak özellikle gençlerden bir veya birkaç &#8216;çay toplama/hasat etme ekibi&#8217; kurulmalıdır.</p>
<p>Bu ekip, çayını topladığı üreticinin hesabından parasını tahsil edebilmelidir. İşçilik ücretinin tahsil edilmesinin garantisi de muhtarlar olmalıdır.</p>
<p>Ayrıca ortalama işçilik/yevmiye miktarı belirlenmelidir. Önerimiz 200 TL&#8217;dir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/26/cay-ureticilerinden-acil-cozum-cagrisi/">Çay Üreticilerinden Acil Çözüm Çağrısı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>55 akademisyen ve yazardan Kavala için Erdoğan’a mektup</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/24/55-akademisyen-yazardan-kavala-icin-erdogana-mektup/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Nov 2017 08:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Henry C. Theriault]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Marianne Hirsch]]></category>
		<category><![CDATA[Osman kavala]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20302</guid>

					<description><![CDATA[<p>19 Ekim havaalanında gözaltına alınan ve 1 Kasım’da tutuklanan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala için 55 akademisyen ve yazar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben bir mektup yayımladı; Kavala’nın bir an önce serbest bırakılmasını talep etti. Aralarında Uluslararası Soykırım Çalışmaları Akademisyenleri Birliği Başkanı Henry C. Theriault, yayıncı Ragıp Zarakolu, Colgate Üniversitesi’nden Peter Balakian, Clark Üniversitesi’nden [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/24/55-akademisyen-yazardan-kavala-icin-erdogana-mektup/">55 akademisyen ve yazardan Kavala için Erdoğan’a mektup</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>19 Ekim havaalanında gözaltına alınan ve 1 Kasım’da tutuklanan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala için 55 akademisyen ve yazar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hitaben bir mektup yayımladı; Kavala’nın bir an önce serbest bırakılmasını talep etti.</strong></p>
<p>Aralarında Uluslararası Soykırım Çalışmaları Akademisyenleri Birliği Başkanı Henry C. Theriault, yayıncı Ragıp Zarakolu, Colgate Üniversitesi’nden Peter Balakian, Clark Üniversitesi’nden Taner Akçam, yazar James Caroll, Clark Üniversitesi Holokost tarihi çalışmalarından Deborah Dwork, Columbia Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünden Marianne Hirsch gibi isimlerin imza attığı metinde, dünyanın pek çok yerinden gözlemcilerin, Kavala’ya yönelik suçlamaların temelsiz olduğunu belirttikleri, Kavala’nın bir medya kampanyasının kurbanı olduğu ifade ediliyor.</p>
<p>Açıklamada, en saygı duyulan iş insanlarından ve kültür figürlerinden biri olan Kavala’nın Türkiye’deki etnik gruplar arasında barış köprüleri kurduğu hatırlatılıyor. Kavala’nın sivil alanlar açtığı ve demokratik değerlere katkı sağladığı belirtilirken, Türkiye-Polonya İş Konseyi, Türkiye-Yunanistan İş Konseyi, Güneydoğu Avrupa Demokrasi Merkezi gibi Türkiye ve Avrupa arasında diyalog kuran sivil toplum örgütlerinin üyesi olduğu hatırlatılıyor.</p>
<p>Açıklamada “Türkiye toplumunun dostları ve Türkiye demokrasisi ve sivil toplumunun destekçileri olarak, Kavala’nın serbest bırakılmasını talep ediyoruz” ifadeleri kullanıldı.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.agos.com.tr/tr/yazi/19745/55-akademisyen-ve-yazardan-kavala-icin-erdogana-mektup" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Agos</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/24/55-akademisyen-yazardan-kavala-icin-erdogana-mektup/">55 akademisyen ve yazardan Kavala için Erdoğan’a mektup</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Ali Başaran: Cezaevlerindeki yasaklar zincirinin son halkası kitap yasakları oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/10/mehmet-ali-basaran-cezaevlerindeki-yasaklar-zincirinin-son-halkasi-kitap-yasaklari-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Bahar Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 10 Apr 2017 10:19:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Cezaevi Koşulları]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[kitap]]></category>
		<category><![CDATA[mehmet ali başaran]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13151</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan hakları aktivisti ve avukat Mehmet Ali Başaran geçen ay gelen bir yasakla artık mahkumlara kitap-dergi gibi okuma materyallerinin gönderilmesinin mümkün olmadığını söyledi ve bir imza kampanyası başlattı. Başaran kampanyayı başlatma sebeplerini ve hedeflerini Sivil Sayfalar&#8217;la paylaştı. Olağanüstü halden sonra cezaevlerinde keyfiyet, hak ihlalleri tavan yapmış durumda Mahkumlara kitap ve dergi gibi kitap materyalleri göndermenin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/10/mehmet-ali-basaran-cezaevlerindeki-yasaklar-zincirinin-son-halkasi-kitap-yasaklari-oldu/">Mehmet Ali Başaran: Cezaevlerindeki yasaklar zincirinin son halkası kitap yasakları oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan hakları aktivisti ve avukat Mehmet Ali Başaran geçen ay gelen bir yasakla artık mahkumlara kitap-dergi gibi okuma materyallerinin gönderilmesinin mümkün olmadığını söyledi ve bir imza kampanyası başlattı. Başaran kampanyayı başlatma sebeplerini ve hedeflerini Sivil Sayfalar&#8217;la paylaştı.</strong><span id="more-13151"></span></p>
<h4>Olağanüstü halden sonra cezaevlerinde keyfiyet, hak ihlalleri tavan yapmış durumda</h4>
<p>Mahkumlara kitap ve dergi gibi kitap materyalleri göndermenin neden yasaklandığı hakkında resmi kurumların herhangi bir açıklama yapmaktan kaçındığını ve mazaret olarak olağanüstü hal koşullarını ileri sürdüğünü söyleyen Mehmet Ali Başaran, bu kampanyayı başlatma amacını &#8220;Türkiye&#8217;de yargı oldum olası sorunludur. Hukuktan bağımsızdır ve ağır ihmaller ile hatalı sonuçlar üretmeye çok müsaittir. Mağdur ve mahkum üreten bir sistemin parçasıyız. Buna bağlı olarak cezaevlerinde haksız yere tutuklanan, hukuki değil siyasi kararlarla mahkum edilen çok fazla sayıda insan bulunmaktadır. İnsanlarımızda şöyle bir algı var: vatandaş cezaevine düşmüşse, yapmıştır bir şeyler. Ateş olmayan yerden duman çıkmaz! Bu algı yanlış. Öte yandan cezaevleri sivil denetime, insan haklarına büyük oranda kapalı alanlar.</p>
<figure id="attachment_13155" aria-describedby="caption-attachment-13155" style="width: 600px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-full wp-image-13155" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/m.ali_.basaran-e1491819163929.jpg" alt="" width="600" height="344" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/m.ali_.basaran-e1491819163929.jpg 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/m.ali_.basaran-e1491819163929-320x183.jpg 320w" sizes="(max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-13155" class="wp-caption-text"><strong>Kaynak: İslami Analiz</strong></figcaption></figure>
<p>Ne haksızlıkların döndüğünü, kurumsallaştığını, gelenekselleştiğini, ne tür fiziki ve psikolojik işkenceler yapıldığını zindana düşenler, onların yakınları ve ilgili avukatlar biliyor ancak. Yasaklar o kadar saçma sapan bir hal alabiliyor ve insanların soluğunu o denli kesiyor ki, artık bu kadarı da fazla diyoruz. Olağanüstü halden sonra cezaevlerinde keyfiyet, hak ihlalleri tavan yapmış durumda. Yasaklar zincirinin son halkası da kitap yasakları oldu. Bu yasaklara, zorbalığın bu kadarına isyan ediyorum şahsen!&#8221; diyerek anlattı. Başaran kampanya hedefleri hakkında ise şunları söyledi:</p>
<h4>Cezaevindeki insanlar bir gün çıkacaklar ve topluma karışacaklar</h4>
<p>&#8220;Cezaevlerindeki insanlık dışı, hukuk dışı, fıtrata aykırı uygulamaların sonlandırılması. Modern ulus devletin, vatandaşları cezalandırma yetkisini kullanırken haddini aşmaması gerektiğini hatırlatmak. Cezaevindeki insanlar bir gün çıkacaklar ve topluma karışacaklar. Ne şekilde? Yaşayan ölüler şeklinde mi? &#8220;Bana ne, ne halleri varsa görsünler&#8221; demek müslümana yakışmaz.&#8221;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13153" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/1-e1491818269125.jpg" alt="" width="300" height="424" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13154" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/2-e1491818343968.jpg" alt="" width="300" height="424" /></p>
<p>Change.org&#8217;da başlatılan kampanya açıklamasında yazanlar şu şekilde:</p>
<h4>2017 Türkiye’sinde kitap açıkça mahkûm ediliyor</h4>
<p>&#8220;Cezaevindeki insanlar için okumak çok önemli bir hak ve imkân. Bu hak ve imkân mahkûmların elinden zorla alınıyor. Bu yılın başında mahkûmların koğuşlarında 5’ten fazla kitap bulundurması yasaklandı. “Fazlalık” görülen kitaplar gardiyanlar eliyle koğuşlardan çıkartılıp depolara kaldırılıyordu ki geçen ay bir yasak daha geldi. Bu son yasağa göre, artık mahkûmlara kitap-dergi gibi okuma materyali gönderilemeyecek.</p>
<p>&#8220;Artık sadece parası olan mahkûmlar cezaevi idaresinden kitap talep edebilecekler. Bu talepler toplanacak ve civardaki bir kitapçıdan temin edilmeye çalışılacak. Kitap taleplerinin toplanma süresi, kitapçıya iletilmesi,  istenen kitapların taşrada bulunma ihtimali, bulunamazsa nasıl ve ne sürede temin edileceği, hatta temin edilip edilmeyeceği, bürokrasinin duvarlarına çarpmaya hazır çok can sıkıcı sorular.</p>
<p>&#8220;Kesin olan bir şey var: 2017 Türkiye’sinde kitap açıkça mahkûm ediliyor. Mahkûmların zihin ve ruh sağlığı için hayati öneme sahip kitap okuma hakkı ayaklar altına alınıyor. Kasım 2016 verilerine göre Türkiye’deki cezaevi sayısı 372, toplam tutuklu ve hükümlü sayısı ise 197 bin. Mevcut durum yaşanan hak ihlalinin boyutlarını gözler önüne seriyor.</p>
<p>&#8220;Bu yasaklar çağ dışıdır ve insanlığın yüzünü kızartacak utanç kaynaklarıdır. Adalet Bakanlığı’nı, insan haklarına saygı duymaya, Türkiye’yi daha fazla utandırmamaya davet ediyoruz. Kültür Bakanlığı’na, kitaplara karşı girişilen bu anlamsız savaşa kayıtsız kalmaması için uyarıda bulunuyoruz. Kültür, edebiyat ve sanat dünyasının, tarihte kara bir leke oluşturacak bu ayıptan haberdar olmasını, sesimize ses vermesini istiyoruz.&#8221;</p>
<h6><strong>İmza kampanyasına ulaşmak için <a href="https://www.change.org/p/cezaevlerindeki-kitap-yasaklar%C4%B1-kald%C4%B1r%C4%B1ls%C4%B1n" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a></strong></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/10/mehmet-ali-basaran-cezaevlerindeki-yasaklar-zincirinin-son-halkasi-kitap-yasaklari-oldu/">Mehmet Ali Başaran: Cezaevlerindeki yasaklar zincirinin son halkası kitap yasakları oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Engelliler İçin Adalet: Otizmli Öğrencisine Şiddet Uygulayan Öğretmen Yeniden Yargılansın</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/23/engelliler-icin-adalet-otizmli-ogrencisine-siddet-uygulayan-ogretmen-yeniden-yargilansin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2017 13:29:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Adil Yargılama]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Başsavcılığı]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[otizmli çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[rehabilitasyon merkezleri]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12682</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Bir grup yurttaş Konya&#8217;da otizmli öğrencisine şiddet uygulayan  öğretmenin yeniden yargılanması için bir imza kampanyası başlattı. Kampanyaya destek vermek için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. Adalet Bakanlığı&#8217;na teslim edilecek imza metni şöyle: Konya&#8217;da özel bir rehabilitasyon merkezinde eğitim gören otizmli öğrenci, öğretmeni tarafından 30 cm uzunluğu ucunda boncuk bulunan bir sopa ile vurulup tekme atılarak “eğitim [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/23/engelliler-icin-adalet-otizmli-ogrencisine-siddet-uygulayan-ogretmen-yeniden-yargilansin/">Engelliler İçin Adalet: Otizmli Öğrencisine Şiddet Uygulayan Öğretmen Yeniden Yargılansın</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Bir grup yurttaş Konya&#8217;da otizmli öğrencisine şiddet uygulayan  öğretmenin yeniden yargılanması için bir <strong>imza kampanyası</strong> başlattı. Kampanyaya destek vermek için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. Adalet Bakanlığı&#8217;na teslim edilecek imza metni şöyle:</p>
<p>Konya&#8217;da özel bir rehabilitasyon merkezinde eğitim gören otizmli öğrenci, öğretmeni tarafından 30 cm uzunluğu ucunda boncuk bulunan bir sopa ile vurulup tekme atılarak “eğitim amaçlı&#8221; şiddete uğradı. Yaşananlar, çocuğun ailesinin sınıftaki güvenlik kamerası görüntülerine ulaşmasının ardından ortaya çıktı. Aile hemen ardından öğretmen hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;na suç duyurusunda bulundu. Dava &#8220;kasten basit yaralama&#8221; suçlamasıyla açılırken öğretmen savunmasında mağdurun otizmli olmasından dolayı sözlü uyarıya cevap vermediğini bu nedenle de elindeki sopa ve ayağı ile &#8221; küçük dokunuşlar&#8221; yaptığını ifade etti.</p>
<p>Mahkeme heyeti suçun kendini ruh ve bedenen savunamayacak durumda olan kişiye karşı işlendiğini ve olayda kullanılan sopanın saldırı ve savunmaya elverişli olduğunu, silah kategorisine girdiğini aynı zamanda uyarıcı değil şiddete yönelik kasti şiddet kullanıldığını belirleyen heyet önce 240 gün adli para cezası vermiştir. Ardından heyet öğretmen hakkında &#8220;iyi hal indirimi&#8221; uygulayıp cezayı 200 gün adli para cezası olmak üzere 4 bin lira adli para cezasına indirip hükmün açıklanıp geri bırakılmasına karar vermiştir.</p>
<p><strong>&#8220;Küçük dokunuşlar&#8221; değil şiddet! İyi hal değil adil yargılama!</strong></p>
<p>Otizmli çocukların her biri birbirinden farklı özelliklere sahip olmakla beraber özgün ve yaşamın her alanını kapsayacak eğitim hakkına sahiptirler. Ve bu eğitim tıpkı diğer bütün çocuklar gibi güvenli, eşit, kötü muameleden uzak bir ortamda gerçekleşmelidir. Otizmli çocuklara şiddet uygulayan öğretmen nezdinde alınan bu karar, hem otizmli çocukların uğradığı şiddeti görünmez ve meşru kılmış hem de yargılama süreci vatandaşlardaki adalet duygusunu derinden sarsmıştır.</p>
<p>Otizmli çocukların bulundukları her ortamda iletişim kurmalarını, günlük hayata eşit katılımları, daha iyi anlamalarını ve de en önemlisi kendilerini daha iyi ifade edebilmeleri adına fazlasıyla önemli olan eğitim sürecinde şiddetin hiçbir türünün &#8220;eğitim amaçlı&#8221; olamayacağını yineliyoruz.</p>
<p>Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı&#8217;nın denetiminde eğitim veren özel rehabilitasyon merkezlerinde çalışan ve çalışacak olan öğretmenlerin &#8216;şiddete eğilim testine&#8217; tabi tutulmasının gerekliliğini bize hatırlatan bu davada otizmli öğrencine şiddet uygulayan öğretmenin yeniden adil bir şekilde yargılanmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Bu kampanyanın teslim edileceği kurum: Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı</p>
<p>İmzalamak için: <a href="https://goo.gl/TdSzwp" target="_blank">goo.gl/TdSzwp</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/23/engelliler-icin-adalet-otizmli-ogrencisine-siddet-uygulayan-ogretmen-yeniden-yargilansin/">Engelliler İçin Adalet: Otizmli Öğrencisine Şiddet Uygulayan Öğretmen Yeniden Yargılansın</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Kürt Enstitüsü için imza kampanyası başlatıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/12/istanbul-kurt-enstitusu-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2017 08:26:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[change.org]]></category>
		<category><![CDATA[imza kampanyası]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Kürt Enstitüsü]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=10902</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 31 Aralık&#8217;ta kapatılan İstanbul Kürt Enstitüsü&#8217;nün yeniden açılması için change.org&#8217;da bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanya için Kürtçe ve Türkçe yayınlanan çağrıda Enstitü&#8217;nün kapatıldığı güne kadar Kûrdoloji çalışmalarına sunduğu katkılardan bahsediliyor. OHAL kapsamında yayınlanan KHK&#8217;lar sonucunda faaliyetleri durdurulan derneklerin sayısı 31 Aralık&#8217;taki KHK ile birlikte 1419&#8217;a ulaştı. İstanbul Kürt Enstitüsü de [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/12/istanbul-kurt-enstitusu-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/">İstanbul Kürt Enstitüsü için imza kampanyası başlatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 31 Aralık&#8217;ta kapatılan İstanbul Kürt Enstitüsü&#8217;nün yeniden açılması için change.org&#8217;da bir imza kampanyası başlatıldı. Kampanya için Kürtçe ve Türkçe yayınlanan çağrıda Enstitü&#8217;nün kapatıldığı güne kadar Kûrdoloji çalışmalarına sunduğu katkılardan bahsediliyor.</strong></h3>
<p>OHAL kapsamında yayınlanan KHK&#8217;lar sonucunda faaliyetleri durdurulan derneklerin sayısı 31 Aralık&#8217;taki KHK ile birlikte 1419&#8217;a ulaştı. İstanbul Kürt Enstitüsü de 31 Aralık&#8217;ta kapatılan derneklerden biri. Kürtçenin çeşitli lehçelerinde dil eğitimi veren ve Kürt tarihi, sanatı, kültürü üzerine araştırmalar yürüten bir kurum olan Enstitü&#8217;nün kapatılmasına karşı change.org&#8217;da bir imza kampanyası başlatıldı. Kürtçe ve Türkçe yayınlanan kampanya çağrısında, Enstitü&#8217;nün kapatıldığı güne kadar yaptığı çalışmalar ve Kürt dili, kültürü, tarihi araştırmalarına sunduğu katkılar göz önünde bulundurularak kapatma kararının iptali talep ediliyor. Bugün itibariyle yaklaşık 700 kişinin imzacı olduğu kampanya devam ediyor.</p>
<p>Kampanya ile ilgili detaylı bilgi için <a href="https://www.change.org/p/dernekler-dairesi-ba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-dernekler-icisleri-gov-tr-istanbul-k%C3%BCrt-enstit%C3%BCs%C3%BC-yeniden-a%C3%A7%C4%B1ls%C4%B1n" target="_blank">change.org</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/12/istanbul-kurt-enstitusu-icin-imza-kampanyasi-baslatildi/">İstanbul Kürt Enstitüsü için imza kampanyası başlatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
