<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HRW arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hrw/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hrw/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 14 Jan 2022 07:39:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>HRW arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hrw/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi Onlarca Yıl Geriye Gitti’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyenin-insan-haklari-karnesi-onlarca-yil-geriye-gitti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2022 07:39:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye 2021 Olayları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de İnsan Hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77643</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (Human Rights Watch) 'Türkiye 2021 Olayları' başlıklı yıllık raporuna göre, 'otoriter ve merkezileşmiş cumhurbaşkanlığı hükümeti', siyasi muhalifleri hedef aldı; yargı bağımsızlığını baltaladı ve demokratik kurumların içini boşalttı. Rapor, 'Türkiye’nin insan hakları karnesinin onlarca yıl geriye gittiği' tespitini yapıyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyenin-insan-haklari-karnesi-onlarca-yil-geriye-gitti/">&#8216;Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi Onlarca Yıl Geriye Gitti’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün 2021 Türkiye raporu, İfade, Örgütlenme Ve Toplanma Özgürlüğü, Kadın ve LGBT Haklarındaki Gerilemeler, İnsan Hakları Savunucuları, Polis Gözetiminde İşkence, Kötü Muamele ve Zorla Kaybetme Vakaları, Kürt İhtilafı ve Muhalefete Yönelik Baskılar, Mülteciler, Sığınmacılar ve Göçmenler ile Önemli Uluslararası Aktörler başlıklarından oluşuyor.</p>
<p>Raporda öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<h5><strong>İfade, Örgütlenme ve Toplanma Özgürlüğü</strong></h5>
<ul>
<li>Haber kuruluşlarının çoğu hükümetle yakın bağlantıları olan şirketlere ait olsa da, Türkiye&#8217;deki bağımsız medya esas olarak çevrim içi platformlar aracılığıyla faaliyet gösteriyor.</li>
<li>Türkiye&#8217;nin son derece kısıtlayıcı Terörle Mücadele Yasası kapsamında bir suç teşkil ettiği düşünülen yazı ve haberler nedeniyle kovuşturmalara maruz kalıyor.</li>
<li>Kasım ayında, Türkiye&#8217;nin en yüksek idare mahkemesi olan Danıştay, İçişleri Bakanlığı&#8217;nın Nisan ayında yayınladığı, vatandaşların ve gazetecilerin görev başındaki polis memurlarının video ve fotoğraflarını çekmelerini yasaklayan bir genelgenin yürütmesini, haber alma hakkını ve medya özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle durdurdu.</li>
<li>YouTube, Facebook ve Twitter gibi büyük sosyal medya platformları, Türkiye&#8217;de ofis kurmalarını gerektiren 2020 tarihli bir yasa değişikliğine uydular.</li>
<li>Valilikler, Covid-19&#8217;u seçici bir şekilde bahane olarak kullanarak, öğrenciler, işçiler, siyasi muhalefet partileri ve kadın ile lezbiyen, gey, biseksüel ve trans (LGBT) insan hakları aktivistlerinin barışçıl protestolarını yasakladılar.</li>
</ul>
<h5><strong>Kadın ve LGBT Haklarındaki Gerilemeler</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilen ilk ülke oldu. Mart ayında yapılan bu hamle, uluslararası düzeyde yaygın bir şekilde eleştirildi ve kadın hakları savunucularının protestolarına sahne oldu. Söz konusu hamle, Türkiye&#8217;de toplumsal cinsiyete dayalı şiddetle mücadele etme ve kadın haklarını geliştirme çabalarında büyük bir gerilemeye işaret ediyor.</li>
<li>Hükümet yetkilileri sözleşmenin “eşcinselliği normalleştirdiği” gibi yanıltıcı bir iddia ile muhafazakar seçmenleri cezbetmeyi denediler ve sözleşmeden geri çekilmelerini bu şekilde haklı göstermeye çalıştılar.</li>
<li>Türkiye&#8217;de her yıl yüzlerce kadın öldürülüyor ve kayıtlara geçen aile içi şiddet vakalarının sayıları hala yüksek.</li>
<li>Hükümet, İstanbul&#8217;da her yıl düzenlenen LGBT Onur Yürüyüşü’nü art arda yedinci kez yasakladı. Polis protestocuları şiddet kullanarak dağıttı ve gözaltına aldı. Üst düzey hükümet yetkilileri, siyasi konuşmalarında birçok kez LGBT bireylere saldırdı ve onlara karşı ayrımcılığı teşvik etti.</li>
</ul>
<h5><strong>İnsan Hakları Savunucuları</strong></h5>
<ul>
<li>Sivil toplumun önde gelen isimlerinden Osman Kavala&#8217;nın dört yıldır süren tutukluluğu ve  davası, hükümeti eleştiren insan hakları grupları ve diğer sivil toplum örgütleri (STÖ&#8217;ler) üzerindeki muazzam baskının bir simgesiydi.  Kavala, 2013 Gezi Parkı protestoları ve Temmuz 2016&#8217;daki başarısız darbe girişimi gibiasılsız suçlamalarla yargılanıyor.</li>
<li>Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi&#8217;nin yeterli delil olmadığı gerekçesiyle Kavala’nın derhal serbest bırakılmasını hükmeden kararını hiçe saydı.</li>
<li>Yetkililer, hak savunucuları üzerinde baskı oluşturmak ve onların toplanma özgürlüklerini ihlal etmek için terör ve hakaret suçlamalarını kullanmayı sürdürdü.</li>
<li>Ocak ayında Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine Dair Kanun yürürlüğe girdi.  Her ne kadar Türkiye, yasanın terörizmin finansmanını ve silahlanmayı önlemeye yönelik bağlayıcı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına uyum amacıyla çıkartılmış olduğunu iddia etse de, yasa aslen İçişleri Bakanlığı&#8217;nın STÖ&#8217;lerin meşru ve yasal faaliyetleri ile bunların üyelerinin örgütlenme özgürlüğünü hedef almasına olanak veren yetkilerini artırıyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Polis Gözetiminde İşkence, Kötü Muamele ve Zorla Kaybetme Vakaları</strong></h5>
<ul>
<li>Son beş yılda artan polis gözetiminde ve hapishanelerde işkence ve kötü muamele iddialarına yönelik açılan savcılık soruşturmalarında ilerleme kaydedildiğini gösteren emare oldukça az sayıdadır. Bu tür iddiaların çok azı güvenlik güçlerinin yargılanmasıyla sonuçlanıyor ve yaygın bir cezasızlık kültürü hüküm sürmeye devam ediyor.</li>
<li>Anayasa Mahkemesi, Mayıs 2021 tarihinde verdiği iki kararında kötü muamele yasağının ihlal edildiğine ve 2016 yılında yapılan ve o sırada savcılıkların takipsizlik kararı verdiği iki suç duyurusu hakkında yeni soruşturma açılmasına hükmetti.</li>
<li>Kaçırma ve zorla kaybetme vakalarına ilişkin haberler gelmeye devam ettiği gibi, bu vakalar gerektiği şekilde soruşturulmuyor da.</li>
<li>Türkiye makamları, Gülen hareketi destekçisi olduğu iddia edilen ve çoğu öğretmen olan kişilerin iadesini dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden talep etmeyi sürdürdü. Türkiye&#8217;nin iade taleplerine uyan bazı ülkeler, yasal prosedürleri ve yargı denetimini devre dışı bırakarak, kaçırma, zorla kaybetme ve kişilerin yasa dışı nakli gibi suçlara ortak oldular.</li>
</ul>
<h5><strong>Kürt İhtilafı ve Muhalefete Yönelik Baskılar</strong></h5>
<ul>
<li>Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar koalisyonu, 2018 genel seçimlerinde oyların yüzde 11,7&#8217;sini kazanan muhalefetteki Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin (HDP) meşru siyasi faaliyetlerini kriminalize etmek için sürdürdüğü kampanyayı 2021’de daha da yoğunlaştırdı. Hükümet, HDP ile PKK arasında bir ayrım yapmayı reddediyor. HDP binalarına fiziksel saldırılar yapıldı. Bunlardan en dikkat çekeni Haziran ayında İzmir’deki HDP il binasına silahlı bir kişi tarafından yapılan saldırıydı. Parti üyesi Deniz Poyraz bu saldırıda vurularak öldürüldü.</li>
<li>Başta belediye başkanları olmak üzere HDP’li çok sayıda eski siyasetçi, şiddet içermeyen meşru siyasi faaliyetleri, konuşmaları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle terör suçlarından hükümlü veya tutuklu olarak hapiste bulunuyor.</li>
<li>Haziran ayında Anayasa Mahkemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı&#8217;nın HDP&#8217;yi süresiz olarak kapatmak ve 451 siyasetçiyi ve parti yetkilisini 5 yıl süreyle siyasi faaliyetlerden men etmek talebiyle sunduğu iddianameyi kabul etti.</li>
</ul>
<h5><strong>Mülteciler, Sığınmacılar ve Göçmenler</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye, geçici koruma statüsü verilen Suriye&#8217;den yaklaşık 3,7 milyon ve Türkiye yasalarına göre tam olarak mülteci olarak kabul edilemeyen Afganistan, Irak ve diğer Avrupa dışı ülkelerden gelen 400.000&#8217;den fazla sığınmacı ile dünyanın en fazla sayıda mültecisine ev sahipliği yapmaya devam ediyor.</li>
<li>Daha fazla sığınmacı ve göçmenin girişine karşı sınırlarını güvence altına alma politikasını sürdüren Türkiye, 2021&#8217;de İran ile doğu sınırı boyunca bir duvar inşa etmeyi sürdürdü ve sınırı geçmeye çalışırken yakalanan Afganistanlı ve diğer ülkelerden gelen sığınmacıları, sorgusuz sualsiz geri itti.</li>
</ul>
<h5><strong>Önemli Uluslararası Aktörler</strong></h5>
<ul>
<li>Türkiye&#8217;nin Avrupa Birliği (AB) ile, göç gibi bazı sorun alanlarında karşılıklı çıkarlar sayesinde yumuşayan, sorunlu bir siyasi ilişkisi var. Türkiye&#8217;nin AB&#8217;ye üyelik süreci hali hazırda durma noktasında. AB, mülteci ve göçmenlerin AB’ye girişine yönelik kısıtlamalar karşılığında Türkiye&#8217;ye mali destek sağlıyor.  Avrupa Konseyi Haziran ayında Türkiye&#8217;de hukukun üstünlüğü ve temel hakların durumu konusundaki endişelerini yineledi, ancak Türkiye ile ilişkilerinde insan haklarına öncelik vermedi.</li>
<li>Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Birleşmiş Milletler (BM) Kadına Karşı Ayrımcılığın Önlenmesi Komitesi, BM insan hakları özel raportörleri ve BM İnsan Hakları Ofisi, Türkiye&#8217;yi İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilmesi nedeniyle eleştirdi.</li>
<li>Türkiye Ekim ayında, Aralık 2015&#8217;te Paris&#8217;te kabul edilen iklim değişikliğine ilişkin uluslararası Paris Anlaşması&#8217;nı onayladı ve aynı zamanda 2053 yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşmayı taahhüt etti. Dünyanın en çok sera gazı salan 20 ülkesinden biri olan Türkiye, tüm dünyada insan haklarını giderek artan bir şekilde etkileyen iklim krizine katkı yapıyor.</li>
</ul>
<blockquote><p>Tutuklanma ve vurulma riskine rağmen farklı ülkelerde sokaklara çıkanlar demokrasinin hala güçlü bir cazibesi olduğunu gösteriyor.</p></blockquote>
<p>İnsan Hakları İzleme Örgütü&#8217;nün 2022 Dünya Raporu&#8217;nda 100&#8217;den fazla ülkede insan haklarının mevcut durumu ele alınıyor. Örgütün Direktör Kenneth Roth tarafından kaleme alınan metinde otokrasinin yükselişte olduğuna dair yaygın kanının aksine,  farklı ülkelerde pek çok kişinin tutuklanma ya da vurulma riskine rağmen sokaklara çıkmasının &#8220;demokrasinin güçlü cazibeye sahip olduğunu&#8221; gösterdiği tespiti yapılıyor.</p>
<p>Raporun Türkçe özetine <a href="https://www.hrw.org/tr/world-report/2022/country-chapters/380772">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>HRW&#8217;nin insan haklarını küresel düzeyde ele alan 2022 yılı Dünya Raporu&#8217;nun İngilizcesine ise <a href="https://www.hrw.org/world-report/2022" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/14/turkiyenin-insan-haklari-karnesi-onlarca-yil-geriye-gitti/">&#8216;Türkiye’nin İnsan Hakları Karnesi Onlarca Yıl Geriye Gitti’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 12:32:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Bilgen]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Sinclair]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem Çocuk Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[KHK]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Veli Saçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20755</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı. 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı.</strong></p>
<p>10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği bir ortak etkinlik takvimi açıkladı. Bu takvim çerçevesinde 10 Aralık Pazar günü, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Konferans Salonu’nda gün boyu süren insan hakları sempozyumu düzenlendi.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-20758 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/2017-12-12-PHOTO-00000824.jpg" alt="" width="419" height="314" />Dört oturumdan oluşan sempozyumun ilk oturumunda son iki yılın genel değerlendirmesini Rewşen Bataray Saman ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)  Türkiye Raportörü Emma Sinclair Webb yaptı. İnsan hakları çalışmalarının geçen iki yılda çok büyük zorluklarla karşılaştığını sahadan örneklerle aktaran konuşmacılar; haksız gözaltı, işkence ve kötü muamele, hak savunucularının kriminalize edilmesi gibi durumların hukuka aykırılığını vurgulayarak yeni dönemde belirgin olan uygulamaları “keyfilik” olarak değerlendirdiler.</p>
<h4>Seher Akçınar:  Ümit verici olan, sivil darbeye maruz kalmış hak savunucularının mücadeleyi terk etmemiş olmalarıdır.</h4>
<p>Yaklaşık bir yıl önce KHK ile kapatılan Gündem Çocuk Derneği’nden Esin Koman’ın geçten iki yılda hak ihlallerinin çocukları nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren sunumunun ardından İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Muhterem Süren, çıplak aramaya karşı çıkan mahpusların, işkenceye uğradığını belirtti. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, işkencenin ciddi oranda artış gösterdiğini dile getirerek, 2002 yılında “işkenceye sıfır tolerans” vaadiyle iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti), bugün işkenceyi doğal gören yaklaşımını eleştirdi. 2003 yılında bir soruşturmadan bahseden Yavuz, “O dönem valilik, emniyet, genelkurmay soruşturma izni vermemişti, Recep Tayyip Erdoğan, soruşturma için önümüzü açmıştı. Bugün ne oldu da böyle bir duruma geldi!” dedi.</p>
<p>Sempozyumun son oturumunda Seher Akçınar, Veli Saçılık ve Ayhan Bilgen; ifade ve örgütlenme özgürlüğünün durumunu ele aldılar.</p>
<p>Türkiye&#8217;de insan hakları mücadelesinin hep zor zamanlar geçirdiğini ama mücadeleye de devam ettiğini vurgulayan Seher Akçınar, “İfade ve örgütlenme özgürlüğünün üzerinde bugün de yoğun baskılar var ama burada esasen beni korkutan iki şey üzerinde durmak istiyorum: Biri; Hatun Tuğluk’un cenazesine karşı yapılan linç girişimi ötekisi de MAZLUMDER’in (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği)  Kürdistan şubelerinin, içeriden iktidar destekli bir güç tarafından kapatılarak sivil toplum içerisine bir darbe zihniyetinin yerleştirilmiş olmasıdır. Bu ikinci örnekte ümit verici olan, sivil darbeye maruz kalmış hak savunucularının mücadeleyi terk etmemiş olmalarıdır” şeklinde konuştu.</p>
<h4> Sözün gücünden korkuluyor</h4>
<p>Diyarbakır gibi bir yerde insan haklarını veya baskıları anlatmanın pek ilgi çekici olmadığını, çünkü herkesin bu ihlalleri yerinde gözlemleyip deneyimlediğini vurgulayan Ayhan Bilgen, “İfade özgürlüğüne bu kadar saldırmalarının nedeni sözün gücünden korkmalarıdır. Yine örgütlenme özgürlüğünün bu kadar karşısında konumlanmalarının sebebi örgütlü mücadele karşısında tutunamayacaklarını bilmeleridir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>İnsan hakları mücadelesinin sadece Diyarbakır’da değil, Türkiye’nin her yerinde zor olduğunu vurgulayan Veli Saçılık, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler de bu zorluğun her tarafında beraberce bir şeyler yapmaya, direnmeye çalışıyoruz. Bu devlet her gün gittiğim yerde bana ısrarla saldırıyor, gözaltına alıyor ve hakkımda dava açıyor. Hakkımızda o kadar çok dava açıldı ki, en son bize bu davaları açan savcı bile bu durumdan bıkıp isyan etmeye başladı. Bu devlet daha evvel yine cezaevlerine düzenlediği bir operasyon sırasında kolumu kaybetmeme sebep olmuştu. Kolumu köpeklere yem etmişti. Sonrasında kolumun kopmasına neden olan dozerin yıktığı duvarın parasını benden istemişti. AİHM&#8217;e gittik ve bu haksızlığı bir şekilde o dönem geri çevirdik. Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir. Bakın size trajikomik bir şey söyleyeceğim, her gün eylem yaptığımız sokağın başında biz, ortasında insan hakları anıtı, sonunda ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu var. Ve biz her gün bu sokakta, yalnızca işimizi istediğimiz için insan hakları çiğnenerek darp ediliyoruz. Nuriye ve Semih de bu sokakta başlattıkları eylemden dolayı tutuklanıyor.”</p>
<p>Sempozyumun yeterli ilgiyi görmemiş olmasına da içerlediğini aktaran Saçılık, “Biliyorum ki Diyarbakır’da işinden, ekmeğinden edilen binlerce kişi var ama bu arkadaşlar sokakta ya da başka bir alanda bir şekilde görünmezler. Arkadaşlara sormak istiyorum yahu işinizden ihraç edildik ama bizi mücadeleden mi ihraç ettiler?” diyerek sitem etti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20757" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/2017-12-12-PHOTO-00000826.jpg" alt="" width="496" height="640" /></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye&#8217;de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Dec 2017 12:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ayhan Bilgen]]></category>
		<category><![CDATA[Emma Sinclair]]></category>
		<category><![CDATA[gözaltı]]></category>
		<category><![CDATA[Gündem Çocuk Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[HRW]]></category>
		<category><![CDATA[Human Rights Watch/HRW]]></category>
		<category><![CDATA[ifade özgürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları izleme örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[Veli Saçılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=22614</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı. 10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir-2/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Diyarbakır’da beş hak örgütü, İnsan Hakları Haftası münasebetiyle bir günlük bir sempozyum düzenledi. Çocuk, kadın, cezaevi, işkence, ifade özgürlüğü gibi kategorilerin ele alındığı sempozyumda Türkiye’nin son iki yıllık insan hakları karnesi masaya yatırıldı.</strong><span id="more-22614"></span></p>
<p>10-17 Aralık İnsan Hakları Haftası vesilesiyle Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Diyarbakır Temsilciliği bir ortak etkinlik takvimi açıkladı. Bu takvim çerçevesinde 10 Aralık Pazar günü, Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (DESOB) Konferans Salonu’nda gün boyu süren insan hakları sempozyumu düzenlendi.</p>
<p><img decoding="async" class="wp-image-22616 alignleft" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-640x480.jpg" alt="" width="351" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000824-1024x768-320x240.jpg 320w" sizes="(max-width: 351px) 100vw, 351px" /></p>
<p>Dört oturumdan oluşan sempozyumun ilk oturumunda son iki yılın genel değerlendirmesini Rewşen Bataray Saman ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW)  Türkiye</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Raportörü Emma Sinclair Webb yaptı. İnsan hakları çalışmalarının geçen iki yılda çok büyük zorluklarla karşılaştığını sahada</p>
<p>n örneklerle aktaran konuşmacılar; haksız gözaltı, işkence ve kötü muamele, hak savunucularının kriminalize edilmesi gibi durumların hukuka aykırılığını vurgulayarak yeni dönemde belirgin olan uygulamaları “keyfilik” olarak değerlendirdiler.</p>
<h4></h4>
<p><strong>SEHER AKÇINAR:  ÜMİT VERİCİ OLAN, SİVİL DARBEYE MARUZ KALMIŞ HAK SAVUNUCULARININ MÜCADELEYİ TERK ETMEMİŞ OLMALARIDIR.</strong></p>
<p>Yaklaşık bir yıl önce KHK ile kapatılan Gündem Çocuk Derneği’nden Esin Koman’ın geçten iki yılda hak ihlallerinin çocukları nasıl etkilediğini çarpıcı bir şekilde gözler önüne seren sunumunun ardından İHD Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu üyesi Muhterem Süren, çıplak aramaya karşı çıkan mahpusların, işkenceye uğradığını belirtti. TİHV Diyarbakır Temsilcisi Barış Yavuz, işkencenin ciddi oranda artış gösterdiğini dile getirerek, 2002 yılında “işkenceye sıfır tolerans” vaadiyle iktidar olan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti), bugün işkenceyi doğal gören yaklaşımını eleştirdi. 2003 yılında bir soruşturmadan bahseden Yavuz, “O dönem valilik, emniyet, genelkurmay soruşturma izni vermemişti, Recep Tayyip Erdoğan, soruşturma için önümüzü açmıştı. Bugün ne oldu da böyle bir duruma geldi!” dedi.</p>
<p>Sempozyumun son oturumunda Seher Akçınar, Veli Saçılık ve Ayhan Bilgen; ifade ve örgütlenme özgürlüğünün durumunu ele aldılar.</p>
<p>Türkiye’de insan hakları mücadelesinin hep zor zamanlar geçirdiğini ama mücadeleye de devam ettiğini vurgulayan Seher Akçınar, “İfade ve örgütlenme özgürlüğünün üzerinde bugün de yoğun baskılar var ama burada esasen beni korkutan iki şey üzerinde durmak istiyorum: Biri; Hatun Tuğluk’un cenazesine karşı yapılan linç girişimi ötekisi de MAZLUMDER’in (İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği)  Kürdistan şubelerinin, içeriden iktidar destekli bir güç tarafından kapatılarak sivil toplum içerisine bir darbe zihniyetinin yerleştirilmiş olmasıdır. Bu ikinci örnekte ümit verici olan, sivil darbeye maruz kalmış hak savunucularının mücadeleyi terk etmemiş olmalarıdır” şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>SÖZÜN GÜCÜNDEN KORKULUYOR</strong></p>
<p>Diyarbakır gibi bir yerde insan haklarını veya baskıları anlatmanın pek ilgi çekici olmadığını, çünkü herkesin bu ihlalleri yerinde gözlemleyip deneyimlediğini vurgulayan Ayhan Bilgen, “İfade özgürlüğüne bu kadar saldırmalarının nedeni sözün gücünden korkmalarıdır. Yine örgütlenme özgürlüğünün bu kadar karşısında konumlanmalarının sebebi örgütlü mücadele karşısında tutunamayacaklarını bilmeleridir” değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p>İnsan hakları mücadelesinin sadece Diyarbakır’da değil, Türkiye’nin her yerinde zor olduğunu vurgulayan Veli Saçılık, konuşmasına şöyle devam etti: “Bizler de bu zorluğun her tarafında beraberce bir şeyler yapmaya, direnmeye çalışıyoruz. Bu devlet her gün gittiğim yerde bana ısrarla saldırıyor, gözaltına alıyor ve hakkımda dava açıyor. Hakkımızda o kadar çok dava açıldı ki, en son bize bu davaları açan savcı bile bu durumdan bıkıp isyan etmeye başladı. Bu devlet daha evvel yine cezaevlerine düzenlediği bir operasyon sırasında kolumu kaybetmeme sebep olmuştu. Kolumu köpeklere yem etmişti. Sonrasında kolumun kopmasına neden olan dozerin yıktığı duvarın parasını benden istemişti. AİHM’e gittik ve bu haksızlığı bir şekilde o dönem geri çevirdik. Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir. Bakın size trajikomik bir şey söyleyeceğim, her gün eylem yaptığımız sokağın başında biz, ortasında insan hakları anıtı, sonunda ise Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu var. Ve biz her gün bu sokakta, yalnızca işimizi istediğimiz için insan hakları çiğnenerek darp ediliyoruz. Nuriye ve Semih de bu sokakta başlattıkları eylemden dolayı tutuklanıyor.”</p>
<p>Sempozyumun yeterli ilgiyi görmemiş olmasına da içerlediğini aktaran Saçılık, “Biliyorum ki Diyarbakır’da işinden, ekmeğinden edilen binlerce kişi var ama bu arkadaşlar sokakta ya da başka bir alanda bir şekilde görünmezler. Arkadaşlara sormak istiyorum yahu işinizden ihraç edildik ama bizi mücadeleden mi ihraç ettiler?” diyerek sitem etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-22617 aligncenter" src="http://sivilsayfalar.overteam.com/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000826.jpg" alt="" width="496" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000826.jpg 496w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/2017-12-12-PHOTO-00000826-320x413.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 496px) 100vw, 496px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/12/benim-kolumun-yoklugu-turkiyede-insan-haklarinin-yoklugunun-da-en-net-gostergesidir-2/">“Benim kolumun yokluğu Türkiye’de insan haklarının yokluğunun da en net göstergesidir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
