<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hindistan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hindistan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hindistan/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Mar 2019 16:13:23 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hindistan arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hindistan/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hindistan&#8217;dan Sonra Singapur&#8217;da Da Ateşlenen Eşcinsel İlişki Yasağına Karşı Mücadele Yasada Değişiklik Konusunda Israrlı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/26/hindistandan-sonra-singapurda-da-ateslenen-escinsel-iliski-yasagina-karsi-mucadele-yasada-degisiklik-konusunda-israrli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Yetim]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 26 Dec 2018 08:44:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Singapur]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33645</guid>

					<description><![CDATA[<p>Singapur’da eşcinsel hakları için mücadele eden aktivistler geçtiğimiz Eylül ayında eşcinsel ilişki yasağını hükümsüz kılma kararı alan Hindistan’ın ardından kendi ülkelerinde de benzer bir değişiklik için sürdürdükleri mücadelelerinde motivasyonlarını hiçbir şeyin engellemesine izin vermeden hükümete çağrıda bulunuyorlar.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/26/hindistandan-sonra-singapurda-da-ateslenen-escinsel-iliski-yasagina-karsi-mucadele-yasada-degisiklik-konusunda-israrli/">Hindistan&#8217;dan Sonra Singapur&#8217;da Da Ateşlenen Eşcinsel İlişki Yasağına Karşı Mücadele Yasada Değişiklik Konusunda Israrlı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İngiliz İmparatorluğu’nun sömürgesi altında bulunan tüm bölgelerde eşcinsel ilişkiyi yasadışı kabul eden yasalar genellikle birbirine çok fazla benziyor, hatta farklı ülkelerin anayasalarında yer alan bazı yasaların sayı numaraları bile aynı. Örneğin; Hindistan’da geçtiğimiz Eylül ayında hükümsüz kılınan eşcinsel ilişkiyi yasaklayan yasa Paragraf 377, Singapur’da ise Paragraf 377A.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz sonbaharın başında Hindistan Yüksek Mahkemesi’nin ülkede sömürge döneminden kalma eşcinsel ilişkiyi yasaklayan Paragraf 377’yi yürürlükten kaldırma kararı alması, Hindistan’dan 2500 km uzaklıkta bulunan Singapur’da yaşayan Johnson Ong’u kendi ülkesinde de uygulanmaya devam edilen benzer bir yasağın ortadan kaldırılması için harekete geçirdi. Kısa zaman içinde, Ong (43) “insan haysiyetinin ihlali” olarak tanımladığı yasanın Singapur versiyonunun “absürd ve keyfi” olduğunu belirterek yasanın hükümsüz kılınması fikrini tartışmaya açmasının yanı sıra, anayasal boyutta da konu hakkında dava açtı. </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hindistan o kadar muhafazakar bir ülke ki, hatta bazı yönlerden Singapur’dan çok daha muhafazakar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">diyen Ong sözlerine sözlerine devam etti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Yani ben de düşündüm ki eğer Hindistan yapabiliyorsa, neden biz de yapmayalım?”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiliz İmparatorluğu’nun bir ucundan diğer ucun insan hakları aktivisti geylerin, Hindistan’da mahkemenin verdiği tarihi kararın ardından kendilerine aylardır sordukları bir soru bu. Bu aktivistler için Hindistan’ın verdiği karar küresel gey hakları hareketi için yalnızca bir zafer olmakla kalmıyor, aynı zamanda onları uzun zamandır kontrolü altında tutarak gelişmelerini engelleyen Viktoryan İngiltere dönemi mirasına da kesin bir ret anlamına geliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eskiden İngiltere’nin sömürgesi altında bulunmuş olan 70 civarı ülkenin yarısından fazlası eşcinsel ilişkiyi yasa dışı kabul ediyor, ki bu yasa da İngilizlerden miras kalmış. Bu ülkelerden birçoğu anayasalarını direkt olarak Hindistan Ceza Yasasından almışlar, ki o zamanlar Hindistan Ceza Yasası diğer sömürge devletler için bir model olarak görülüyordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde, yani İngiliz İmparatorluğu bölgeyi terk ettikten on yıllar sonra, sonunda İngilizler kendi evlerinde eşcinselliği yasallaştırdılar fakat bu sömürge dönemi yasaları eski sömürge devletlerinde güçlerini hala koruyorlar. Bu yıl Birleşik Krallık’ın Başbakanı Theresa May yaptığı açıklamada İngiltere’nin bu konudaki sorumluluğunu üstlenmişti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bu yasaların yürürlüğe genellikle benim ülkem tarafından konulduğunun gayet farkındayım. O zaman da hataylıydılar, şimdi de hatalılar. Birleşik Krallık’ın başbakanı olarak böyle yasaların tanıtılmış olmasından ve ayrımcılık mirasından, bu ayrımcılığın sebep olduğu şiddetten ve bugün hala sürmeye devam eden ölümlerden dolayı derin bir pişmanlık duyuyorum. Bir uluslar ailesi olarak bizler bir diğerinin kültürüne ve geleneklerine saygı duymalıyız. Fakat bunu, İngiliz Devletler Topluluğu anlaşmasında da açıkça belirtilmiş bir değer olan ortak eşitlik değeriyle tutarlı olacak bir tavır içerisinde gerçekleştirmeliyiz. Bize düşen çok şey kalıyor. Hiç kimse olduğu veya sevdiği kişi sebebiyle idamla veya ayrımcılıkla yüzleştirilmemeli. Ve Birleşik Krallık, böylesine bir ayrımcılığı mümkün kılan çoktan tarihi geçmiş bu yasaların reformunu isteyen İngiliz Devletler Topluluğu üyelerini desteklemeye hazırdır.”</span></i></p>
<figure id="attachment_33647" aria-describedby="caption-attachment-33647" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-medium wp-image-33647" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-8-640x385.png" alt="" width="640" height="385" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-8-640x385.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-8.png 664w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33647" class="wp-caption-text">Johnson Ong / Fotoğraf: Ore Huiying &#8211; The New York Times</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat Hindistan’daki karar bazı aktivist geylerin de söylediği şekliyle “sömürgeci akşamdan kalmalığa” karşı verilen mücadeleye yeni bir hayat üfledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sri Lanka’daki aktivistler Hindistan Yüksek Mahkemesi’yle yürütülen davada başarılı bir şekilde gey hakları için savunmuş olan Hindistanlı avukatlardan tavsiye istediler. Kenya’daki siyasal partiler, Hindistan’da verilen karara dayanarak ülkedeki eşcinsel ilişki yasağını yürürlükten kaldırmak için tartışmaları Kenya Yüksek Mahkemesi’ne taşıdılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hindistan’da verilmiş olan kararın ardından yaşanan uyanıştan meydana çıkan en sesli hareket belki de canlı sivil aktivizmiyle çok da tanınmayan refah şehir devleti Singapur’da oluştu. Daha önce yasağa karşı verilen yasal mücadeleler başarısız olmasına rağmen, Singapurlu eski diplomat Tommy Koh’un Hindistan’ın verdiği kararın ardından gey topluluğa seslenerek “yeniden deneyin” demesi üzerine aktivistler mücadelelerini yeniden gündeme getirdiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koh’un cesaretlendirmesi ile Paragraf 377A’yı hedef alan birçok tartışma yeniden alevlendi. Geçmişi 1938’e dayanan bir erkeğin başka bir erkekle “herhangi bir iğrenç ahlaksızlığa” karışması durumunda iki yıla kadar hapis istemi ile tehdit eden yasa kadınlar arasında yaşanan eşcinsel ilişki hakkında hiçbir yaptırımda bulunmuyor ve çok nadiren uygulanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Org’un sürdürmekte olduğu yasal mücadelenin yanı sıra, eski bir savcı ve eski bir diplomatın da aralarında bulunduğu 50.000’den fazla insan anayasal kodların bir önizlemesi olarak on yıldan daha uzun süreli bir dönemin ardından ilk kez hükümetten Paragraf 377A’yı yeniden gözden geçirilmesini talep eden bir dilekçe imzaladılar. Fakat hükümet reddetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonbaharın başında Hindistan’da verilen kararla birlikte alevlenen bu eneji büyük ölçüde durulmuş olsa da, aktivistler yasada yapılmasını talep ettikleri değişimleri kabullendirmeye kararlı. Aktivistlerin mücadeleleri, 17 Aralık Pazartesi günü Singapur Yüksek Mahkemesi’nin tarihi bir davada Singapurlu gey bir çiftin yasal olarak çocuk evlat edinebileceği kararını vermesinin ardından yeniden alevlendi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Singapur 2018 yılının çoğunluğunu küresel sahnede geçirdi, ilk önce Başkan Trump ve Kuzey Kore Lideri Kim Jong-un arasında Haziran ayında gerçekleşen zirve toplantısının merkezi olarak, ardından da </span><i><span style="font-weight: 400;">Crazy Rich Asians (Çılgın Zengin Asyalılar)</span></i><span style="font-weight: 400;"> isimli Asyalıların lüks hayatlarını konu alan bu popüler filmin çekildiği yer olarak.</span></p>
<figure id="attachment_33648" aria-describedby="caption-attachment-33648" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-33648" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9-640x420.png" alt="" width="640" height="420" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9-640x420.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9-350x231.png 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-9.png 666w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33648" class="wp-caption-text">50.000 kişinin imzacı olduğu dilekçe kampanyasının başlatılmasına yardım etmiş olan Johannes Hadi (solda) ve Glen Goei (sağda)</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Dilekçe kampanyasının başlatılmasına yardım etmiş olan film ve tiyatro yönetmeni Glen Goei, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Dünya Singapur’u yüksek yaşam standartları ve ilerici politikaları olan bir ülke sanıyor, ama bu Singapur’un görünen yüzü, işin alt kısmını görmüyorlar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muhafazakar gruplar yasanın hükümsüz kılınması adına başlatılan bu harekete karşı pozisyon almış durumdalar. Eylül ayında, ülkedeki 200 kiliseyi temsil eden Singapur Ulusal Kiliseler Konseyi, </span><i><span style="font-weight: 400;">“eşcinsel hayat tarzı sadece bireyler için değil, aynı zamanda aileler ve toplumun bütünü için de zararlı,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyerek yasaya destek çıkmışlardı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer ülkelerde de benzer tartışmalar yapılmaya devam ediliyor. Bazı Singapurlular ise yasağın hükümsüz kılınması yönünde karar verilmesi durumunda, “geleneksel aile değerlerinin” tehdit altına gireceğine ve bunun da “ülkeyi uçurumun eşiğine sürükleyeceğine” dair endişelerini dile getirdiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetkililer ise konu hakkında hangi yönde karar alınacağını belirleyecek olanın yine halk olduğunu söylediler. Yakın zamanda, bağımsız bir pazar araştırması şirketi olan Ipsos Halkla İlişkiler tarafından yapılan anket araştırması sonucunda Singapur’daki insanların %55’nin yasağı desteklediği, %12’sinin ise yasağa karşı olduğu kaydedildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BBC ile geçen sene yapılan bir röportajda Başbakan Lee Hsien Loong yasayı “tedirginlik verici bir uzlaşma” olarak tanımlamış ve </span><i><span style="font-weight: 400;">“Toplumun tutumu değişinceye kadar yasayla yaşamaya hazırlıklıyım,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> demişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivistler, vatandaşlarının ilişkilerine yakınlığıyla bilinen bir hükümet için bu durumun alışılmadık olduğunu söylüyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Goei ile dilekçe kampanyasının başlatılmasına yardım etmiş olan Johannes Hadi, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hükümetin ‘bırakın halk versin’ demesi ilginç, çünkü bizim hükümetimiz hiçbir zaman pasif olmadı. Her zaman aktiftiler ve ülkenin ilgi odağında neyin olduğunu hissederlerse onu yaptılar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<figure id="attachment_33649" aria-describedby="caption-attachment-33649" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-33649" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-10-640x381.png" alt="" width="640" height="381" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-10-640x381.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-10.png 675w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33649" class="wp-caption-text">Singapur Başbakanı Lee Hsien Loong / Fotoğraf: Edgar Su/Reuters</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">2007’de Singapur Parlamentosu yasanın orijinali olan Paragraf 377’nin hükümsüz kılınması yönünde karar almıştı. Rızası olan yetişkinler arasındaki oral ve anal cinsel ilişkiyi yasaklayan Paragraf 377A ise hala anayasadaki varlığını koruyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetkililer ise zaten yasanın çok nadir olarak uygulandığını hatırlatarak gey vatandaşlara güven vermeye çalışıyorlar. Fakat yıllar boyunca, çıkar amacı gütmeyen yerel gruplar ve antolojistler tarafından toplanan sanık ifadelerinde gey Singapurlu vatandaşlar bunu sadece kimliklerinden dolayı onları suçlu olarak tanımlayan bir yasanın gölgesi altında yaşamak olarak tarif ediyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derin yalnızlık duygusu yaygın bir tema. Singapurlular çokkültürlü toplumlarında onur yürüyüşleri gerçekleştirebiliyor olsalar da ülkenin tutucu medyası ve isyana teşvik eden yasaları bırakın cinsel kimliği, etnik ve dini farklılıkları açıkça konuşma konusunda bile mücadele gücünü kırıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun yanı, uğradıkları cinsel taciz, ev içi şiddet, hatta tecavüz olaylarını kendilerinin suçlu duruma düşürülmesinden korktukları için bildirmemiş olan kurbanların hikayeleri de var. Her gün karşılaşılan, artık sıradanlaşmış kamusal alanda, işyerlerinde ve özellikle de aile içinde gerçekleşen tüm bu ayrımcılık deneyimlerinin hikayeleri gibi daha niceleri var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivistler, erkekler arasında eşcinsel ilişkiyi engelleyen bu yasanın daha geniş ölçekte gey topluluğa karşı yapılan ayrımcılığın başka bir tonu olduğunu söylüyorlar. Örneğin; geylerin medyada pozitif tasvirlerinin sunulmasına izin verilmiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ABD’de 12 Şubat 2016’da yayınlanan Ellen DeGeneres’in açık lezbiyen kimliği ile sunduğu televizyon programının eski ABD Başkanı Barack Obama’yı konuk ettiği bölümünden, Obama’nın DeGeneres’i hem açık lezbiyen kimliği ile program düzenlenmesinden, hem de gey hakları savunuculuğunda oynadığı önemli rolünden dolayı tebrik ettiği kısım sansüre uğrayarak tamamen kesilmişti. Sansürün sebebi olarak ise sabah 6:00 ile akşam 22:00 saatleri arasında yayınlanan tüm TV programlarının “aileye uygun” olma zorunluluğu olarak gösterilmişti.</span></p>
<figure id="attachment_33650" aria-describedby="caption-attachment-33650" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-33650" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-11-640x427.png" alt="" width="640" height="427" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-11-640x427.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-11.png 656w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33650" class="wp-caption-text">Barack Obama ve Ellen DeGeneres / Fotoğraf: Youtube</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Obama’nın Singapur yayınında kesilen kısımda söyledikleri ise şöyleydi: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Olabildiğince yasalardan, ‘Sorma, Konuşma’ gibi daha birçok şeyden kurtuldukça, yüreklerimiz ve akıllarımız da değişti. Bence bu konuda kimse senden daha fazla etkili değil. Sen, açık kimliğinle diğer insanlara da güç verdin ve sonra bunu, kardeşin, amcan, en iyi arkadaşın, iş arkadaşın izledi. Ve sonra tutumlar değişti. Tüm bunları yasa takip etti, ama en başta her şey senin gibi halktan insanlarla başladı. Seninle çok gurur duyuyorum.” </span></i><span style="font-weight: 400;">Bu sözlerin kesilmesine sebep olan Singapur yayın tüzüğünde yer alan bir madde ise şu şekilde; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Eşcinsel bir yaşam tarzını anlatan programlar toplum değerlerine karşı hassasiyeti korumalı, eşcinsel bir yaşam tarzına özendirmemeli, savunmamalı.”</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu olayın ardından elbette ki lezbiyen haklarını savunan yerel grup Sayoni’nin kurucu ortaklarından Jean Chong konu hakkındaki tepkisini bir şaka ile ifade etmişti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bence Singapur, Ellen’ın lezbiyen olduğunu bilmeyen dünyadaki tek ülke.”</span></i></p>
<figure id="attachment_33651" aria-describedby="caption-attachment-33651" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-33651" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-12-640x401.png" alt="" width="640" height="401" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-12-640x401.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/Ekran-Alıntısı-12.png 670w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-33651" class="wp-caption-text">Singapur’da her yıl düzenlenen Pink Dot buluşmasından &#8211; 2014 / Fotoğraf: Roslan Rahman/Agence France Prese/Getty Images</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu düşmancıl çevreye rağmen, hala bir normallik hissi yakalamak mümkün. Aynı zamanda bir DJ olan Ong, dijital pazarlama işi de yürütüyor ve bir şef olan partneri ile uzun süredir beraberler. Hafta içleri beraber film izliyorlar. Mid Autumn Festivali için durian ve Çin’e özgü bir pasta çeşidi olan mooncake yapmışlar ve arkadaşlarına bunları satmışlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine de Paragraf 377A kitaplarda kalmaya devam ettiği sürece, Ong Singapur’da yaşayan bir gey olarak yaşamını durduğu zeminin altında her an onu alaşağı edebilecek bir kapı olduğunu bilerek üzerinde durmayı göze almak olarak tanımlıyor, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Kapıyı açan kolu yukarıdan görebiliyorsun ve hükümet diyor ki ‘Endişelenmeyin, kapıyı açmayacağız’. Ama tabii asla bilemezsiniz.” </span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dilekçe hükümetin kararında hiçbir etki yaratmasa da, Ong ön duruşmanın 18 Şubat’ta gerçekleştirileceğini vurguladı ve yasal mücadelenin sürdürüldüğünü söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aktivistler tüm bu olanlardaki en akıl almaz şeyin hükümetin hala tüm dünyadaki eşcinsellik ve gey hakları hareketini Batı’dan ithal edilmiş bir şey olarak gösterme çabası olduğunu belirtiyorlar. Geçen sene Singapur hükümeti her yıl düzenlenen Pink Dot isimli gey onur buluşmalarına yabancıların katılım göstermesini ve sponsorluk sağlamasını yasakladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fakat aktivistler ve tarihçiler bu durumun tamamen yanlış bir tarih okuması olduğunu ifade ediyorlar. Eğer herhangi bir şey ithal edildiyse, onun da daha önce İngiliz sömürgesi altında bulunmuş Singapur’da ve diğer eski sömürge ülkelerde de uygulanan ve direkt olarak İngiliz yasalarından alınan eşcinsel ilişki yasağının ta kendisi olduğunu vurguluyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sri Lanka’daki gey hakları grubu Equal Ground’un kurucusu Rosanna Flamer-Caldera, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Sri Lanka, sömürgeciler gelip kendi Hristiyan ve Viktoryan değerlerini getirmeden önce anaerkil bir ülkeydi. Fakat gelin görün ki hükümetimiz İngiliz yasasına bağlılıklarını koruyarak eşcinselliğin Batı’dan ithal edildiğini söylüyor,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyor ve ekliyor; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Tüm bunlardaki mizah görülmeli.”</span></i></p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.nytimes.com/2018/12/16/world/asia/singapore-gay-sex-ban.html?partner=msft_msn" target="_blank" rel="noopener">Nytimes</a>, <a href="https://www.straitstimes.com/lifestyle/entertainment/singapore-cuts-obamas-lgbt-comments-on-ellen-0" target="_blank" rel="noopener">straitstimes</a>, <a href="https://www.theguardian.com/world/2018/apr/17/theresa-may-deeply-regrets-britain-legacy-anti-gay-laws-commonwealth-nations-urged-overhaul-legislation" target="_blank" rel="noopener">theguardian</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/26/hindistandan-sonra-singapurda-da-ateslenen-escinsel-iliski-yasagina-karsi-mucadele-yasada-degisiklik-konusunda-israrli/">Hindistan&#8217;dan Sonra Singapur&#8217;da Da Ateşlenen Eşcinsel İlişki Yasağına Karşı Mücadele Yasada Değişiklik Konusunda Israrlı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hindistan&#8217;da Eşcinsel İlişkinin Yasallaştırılmasının Ardından Gerçekleştirilen İlk Onur Yürüyüşü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/03/hindistanda-escinsel-iliskinin-yasallastirilmasinin-ardindan-gerceklestirilen-ilk-onur-yuruyusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Yetim]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Dec 2018 07:41:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTQIA+]]></category>
		<category><![CDATA[Onur Yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Delhi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32843</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz Eylül ayının başında Hindistan Yüksek Mahkemesi’nin eşcinsel ilişkiyi yasallaştırma kararı almasının ardından gerçekleştirilen Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018’de LGBTQİA+ katılımcılar Delhi sokaklarında ilk kez özgür bir şekilde Onur Yürüyüşü gerçekleştirdiler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/03/hindistanda-escinsel-iliskinin-yasallastirilmasinin-ardindan-gerceklestirilen-ilk-onur-yuruyusu/">Hindistan&#8217;da Eşcinsel İlişkinin Yasallaştırılmasının Ardından Gerçekleştirilen İlk Onur Yürüyüşü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">25 Kasım Pazar günü gerçekleştirilen Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018’de, ülkenin kalbi olarak görülen Delhi’nin sokakları rekor sayıda katılımcı ile dolup taştı. Katılımcılar Eylül ayında, eşcinsel ilişkiyi yasaklayarak yıllarca ülkenin LGBTQİA+ vatandaşları üzerinde hüküm sürmüş olan kolonyal dönemden kalma 157 yıllık Paragraf 337’nin yürürlükten kaldırılmasına göndermeler taşıyan “</span><i><span style="font-weight: 400;">Adios 377</span></i><span style="font-weight: 400;">”, “</span><i><span style="font-weight: 400;">Love Wins</span></i><span style="font-weight: 400;">” yazılı pankartlarıyla Delhi sokaklarında özgürlüklerini bir kez daha kutladılar.</span></p>
<figure id="attachment_32844" aria-describedby="caption-attachment-32844" style="width: 611px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32844" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0934.png" alt="" width="611" height="407" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0934.png 611w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0934-610x406.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0934-320x213.png 320w" sizes="auto, (max-width: 611px) 100vw, 611px" /><figcaption id="caption-attachment-32844" class="wp-caption-text">Fotoğraf: DOMINIQUE FAGET/ AFP/ Getty</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkenin kalbi olan Delhi’de düzenlenen Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018’e katılanlar “</span><i><span style="font-weight: 400;">Özgürlüğümüzü kazandık!</span></i><span style="font-weight: 400;">” sloganları ile eşcinsel ilişkinin yasallaştırılmasından dolayı duydukları sevinci, Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Dipak Misra’nın </span><i><span style="font-weight: 400;">“Rızası olan iki yetişkin &#8211; homoseksüel, heteroseksüel veya lezbiyen fark etmeksizin &#8211; arasında karşılıklı mutabakata dayalı yaşanan herhangi bir cinsel ilişkinin anayasaya aykırı olduğu söylenemez,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> sözünü bir kez daha anarak dile getirdiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018’in organizatörlerinden biri olan Deepti </span><i><span style="font-weight: 400;">“Burada ilk kez ‘suçlular’ olarak yürümüyoruz. İnsanlar özgür bir şekilde omuzlarında hiçbir yük hissetmeden yürüyorlar,” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<figure id="attachment_32846" aria-describedby="caption-attachment-32846" style="width: 613px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32846" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0935.png" alt="" width="613" height="403" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0935.png 613w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0935-610x401.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0935-320x210.png 320w" sizes="auto, (max-width: 613px) 100vw, 613px" /><figcaption id="caption-attachment-32846" class="wp-caption-text">Fotoğraf: DOMINIQUE FAGET/ AFP/ Getty</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Deepanshu Goswami isimli bir başka katılımcı da </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bu yürüyüş mutlulukla alakalı bir yürüyüş, mutlulukla ve mutlulukla,”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diyerek sevincini dile getirdi. Goswami sözlerine Hindistan’da LGBTQİA+ topluluğunun tamamiyle eşitliğe ulaşmasının önünde çok uzun bir yol olduğuna dair uyarılarıyla devam etti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Toplumun bu yasayı benimsemesi bir nesil alacaktır ama korku faktörü ortadan kalktı. Şimdi özgür bir vatandaş olarak hayatımı yaşıyorum.”</span></i></p>
<figure id="attachment_32847" aria-describedby="caption-attachment-32847" style="width: 374px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32847" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0936.png" alt="" width="374" height="463" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0936.png 374w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0936-320x396.png 320w" sizes="auto, (max-width: 374px) 100vw, 374px" /><figcaption id="caption-attachment-32847" class="wp-caption-text">Katılımcılar Hindistan’daki LGBTQİA+ topluluğun özgürlüğünü kutlamak için çocuklarını da yanlarına almışlardı. / Fotoğraf: @priyankapsanks / Twitter</figcaption></figure>
<figure id="attachment_32848" aria-describedby="caption-attachment-32848" style="width: 547px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32848" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0937.png" alt="" width="547" height="358" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0937.png 547w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0937-320x209.png 320w" sizes="auto, (max-width: 547px) 100vw, 547px" /><figcaption id="caption-attachment-32848" class="wp-caption-text">Kuir aktivistler Gey Onur Yürüyüşü’nde mutluluklarını aktardılar. / Fotoğraf: DOMINIQUE FAGET/ AFP/ Getty</figcaption></figure>
<figure id="attachment_32849" aria-describedby="caption-attachment-32849" style="width: 551px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32849" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0937_001.png" alt="" width="551" height="364" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0937_001.png 551w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0937_001-320x211.png 320w" sizes="auto, (max-width: 551px) 100vw, 551px" /><figcaption id="caption-attachment-32849" class="wp-caption-text">Eşcinsel ilişkinin yasallaştırılması kararı ile LGBTQİA+ vatandaşların insan hakları için koruma sağlayan yasayı Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018’i koruyan polisler izledi. / Fotoğraf: DOMINIQUE FAGET/ AFP/ Getty</figcaption></figure>
<figure id="attachment_32850" aria-describedby="caption-attachment-32850" style="width: 550px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32850" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0938.png" alt="" width="550" height="365" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0938.png 550w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0938-320x212.png 320w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /><figcaption id="caption-attachment-32850" class="wp-caption-text">Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018 katılımcıları çektikleri fotoğraflarla bu tarihi olayı kaydetmeye can atıyorlardı. / Fotoğraf: DOMINIQUE FAGET/ AFP/ Getty</figcaption></figure>
<figure id="attachment_32851" aria-describedby="caption-attachment-32851" style="width: 410px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-32851" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0938_001.png" alt="" width="410" height="439" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0938_001.png 410w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/12/2018-12-03_0938_001-320x343.png 320w" sizes="auto, (max-width: 410px) 100vw, 410px" /><figcaption id="caption-attachment-32851" class="wp-caption-text">Delhi Kuir Onur Yürüyüşü 2018 katılımcıları Hindistan’da eşcinsel ilişkinin yasallaştırılmasının ardından kavuştukları özgürlüğün keyfini çıkardılar. / Fotoğraf: @babybluejin / Twitter</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">Kaynak: <a href="https://www.pinknews.co.uk/2018/11/26/gay-sex-india-pride/?utm_source=MOBFB&amp;medium=309589+Pictures%3A+India%27s+first+Pride+march+since+gay+sex+was+decriminalised&amp;utm_campaign=PNMOBFB&amp;fbclid=IwAR2pH_WEY6wuGdAsc0SsFT68AA4RUa3z32VknAXVtxzISeDeD45JEC5smAE" target="_blank" rel="noopener">Pinknews</a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/03/hindistanda-escinsel-iliskinin-yasallastirilmasinin-ardindan-gerceklestirilen-ilk-onur-yuruyusu/">Hindistan&#8217;da Eşcinsel İlişkinin Yasallaştırılmasının Ardından Gerçekleştirilen İlk Onur Yürüyüşü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hindistan&#8217;daki Yüksek Mahkeme Eşcinsel İlişkiyi Yasallaştırdı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/07/hindistandaki-yuksek-mahkeme-escinsel-iliskiyi-yasallastirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Yetim]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Sep 2018 08:19:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTQIA+]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30240</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hindistan’da 160 yıldır geçerliliğini koruyan ceza kanununun eşcinsel ilişkiyi yasa dışı kabul edip bu gerekçe ile hüküm giyenlerin on yıla kadar hapsinin istenebileceği Paragraf 377, daha önce de defalarca mahkemeye taşınmıştı ve tartışmalara konu olmaya da devam ediyordu; fakat nihayet bu hafta Yüksek Mahkeme’nin kararına göre Paragraf 377, kişinin özel hayatın gizliliği hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle kaldırıldı. Hindistan’da eşcinsel ilişki artık hukuki olarak yasal kabul ediliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/07/hindistandaki-yuksek-mahkeme-escinsel-iliskiyi-yasallastirdi/">Hindistan&#8217;daki Yüksek Mahkeme Eşcinsel İlişkiyi Yasallaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hindistan’daki Yüksek Mahkeme 5 Eylül’de ceza kanununda yer alan Paragraf 377’yi kaldırma kararı aldı. Bu karar ile birlikte, Hindistan’da bulunan 1.3 milyarlık nüfusun 78 milyonunu oluşturan açık LGBTQIA+’lar, suçlu konumunda çıkarılan dünyadaki en büyük topluluk oldu.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30247" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1107.png" alt="" width="548" height="324" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1107.png 548w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1107-320x189.png 320w" sizes="auto, (max-width: 548px) 100vw, 548px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son zamanlarda oldukça sık dile getirilen LGBTQIA+’ların insan haklarına ilişkin davalarda görev alan hakimler Paragraf 377’nin özel hayatın gizliliği hakkını ihlal etmesi sebebiyle anayasaya aykırı olduğu kararına vardılar. İçlerinde Hindistan’ın 45. Baş Yargıcı Dipak Misra’nın, Yargıç R. F. Nariman’ın, Yargıç A. M. Khanwilkar’ın, Yargıç D. Y. Chandrachud’un, ve Yargıç Indu Malhotra’nın da aralarında bulunduğu davaya bakan yargıçlar yaptıkları açıklamada; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bedensel otonomi bireyseldir. İntisap beyanı özel hayatın gizliliği hakkının bir parçasıdır.” </span></i><span style="font-weight: 400;">dediler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1861’de Hindistan Birleşik Krallık’ın sömürüsü altındayken “doğa kanunlarına aykırı cinsel birleşme” gerekçesi altında tanınan yasa, yaklaşık olarak 160 senedir geçerliliğini korumaktaydı. Anal ve oral eşcinsel ilişkiye uygulanan yasak sebebiyle hüküm giyenler ise on yıla kadar hapis istemiyle suçlu bulunmaktaydılar. Yüksek Mahkeme tarafından Temmuz ayından beri sürdürülmekte olan dava, Paragraf 377’nin Hindistan anayasasının tanıdığı kişinin özel hayatına müdahale olarak görüldüğü için kurul tarafından kaldırılması ile sonuçlandı ve böylece Hindistan sömürge döneminde kabul edilen yasalardan bir tanesini daha yürürlükten kaldırdı. Kanunun “tek taraflı”lığından dolayı kaldırılmasına karar veren kurul yaptığı açıklamada, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Önyargıyı yenmemiz gerek, kapsayıcılığı benimsemeli ve eşit haklar sağlamalıyız.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi. Toplumsal ahlakı ve </span><i><span style="font-weight: 400;">“anayasal haklara müdahale edemeyecek olan”</span></i><span style="font-weight: 400;"> ülkeye hakim görüşleri tartışan Baş Yargıç Misra,  LGBTQIA+’ların diğer insanlarla eşit haklara sahip olmayı hak ettiğini sözlerine ekledi;</span><i><span style="font-weight: 400;"> “Bir kişinin cinsel yönelimi doğaldır ve cinsel yönelim temelli ayrımcılık ifade özgürlüğü ihlalidir.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> Anayasaya aykırı olan Paragraf 377’nin homoseksüel veya heteroseksüel fark etmeksizin yetişkinlerin arasındaki cinsel birleşmenin yasa dışı olduğunu beyan edecek kadar ileri gitme potansiyeli olan bir kapsama sahip olduğunun altını çizen Misra, hayvanlarla kurulan cinsel ilişkinin hala cezaya tabi olduğunu vurguladı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30241" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1107_001.png" alt="" width="550" height="354" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1107_001.png 550w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1107_001-320x206.png 320w" sizes="auto, (max-width: 550px) 100vw, 550px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kuruldaki yargıçlardan Indu Malhotra da kararla ilgili olarak </span><i><span style="font-weight: 400;">“Tarih, haklarını sağlama konusundaki gecikmeden dolayı topluluğun üyelerine bir özür borçludur.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davacı olan dansçı Navtej Johar’ın, kültür uzmanı Aman Nath’ın, restaurant işletmecileri Ritu Dalmia’nın ve Ayesh Kapur’un ve medyacı Sunil Mehra’nın birleşmesi ile dava Yüksek Mahkeme huzuruna taşınmış ve bu da doğal eşcinsel ilişkiyi yasa dışı sayan kanunun sonunu hazırlayan son hamle olmuştu.</span></p>
<p><b>“BU İNSANLIK İÇİN BÜYÜK BİR SIÇRAMA”</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30242" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1108.png" alt="" width="551" height="398" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1108.png 551w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1108-320x231.png 320w" sizes="auto, (max-width: 551px) 100vw, 551px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Paragraf 377’nin kaldırılması için bu davada mücadelenin en ön saflarında yer alan ve Hindistan’daki LGBTQIA+ insan hakları savunucularından en çok tanınanlar arasında yer alan Harish Iyer, verilen kararın ardından kendine güvenen ancak aynı zamanda oldukça gergin bir noktada olduğunu söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gay Star News’a yaptığı açıklamada Iyer, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Karar inancımızı yalnızca kanuni olarak değil, aynı zamanda insani olarak da yeniden doğruluyor. Bu insanlık için büyük bir sıçrayış. Biz ayrımcılık olmadan doğduk. Şimdi yasal olarak ayrımcılığa uğramadan yaşayacağız. Kanatlarımızı açacağız ve her umuda konacağız; ama bu özgürlüğü çoktan kazanılmış olarak görmeyeceğiz Bu gelecekte yapılacak olan reformlarla birlikte hazırlanan devrimin yalnızca başlangıcı, sonu değil. Her azınlığın eşitliği için verilmekte olan savaş sürüyor ve biz bunun için çalışıyor olacağız.” </span></i><span style="font-weight: 400;">dedi.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30243" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1109.png" alt="" width="555" height="389" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1109.png 555w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1109-320x224.png 320w" sizes="auto, (max-width: 555px) 100vw, 555px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hindistan’ın eşcinsel prensi Manvendra Singh Gohil, Gay Star News’a yaptığı açıklamada kararı </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hindistan’daki LGBTQIA+’ların kutlama ve özgürlük anı”</span></i><span style="font-weight: 400;"> olarak değerlendirdi;</span><i><span style="font-weight: 400;"> “1861’de özgürlüğümüz elimizden alınmıştı ama bugün verilen kararla birlikte insanlık haklarımız onarılıyor. Gerçek her zaman üstün gelir ve gerçek her zaman kazanır. Karar, dürüst olma zamanının geldiğini dünyaya gösterecek.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> diye de sözlerine ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">19 yaşındaki Smriti, </span><i><span style="font-weight: 400;">“Bu pozitif bir karar. Yani yapılacak çok şey var ama bu harika bir ilk adım. Kendi ülkemizde artık suçlu değiliz.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasal dava dilekçesinin imzacılarından biri olan Ritu Dalmio kararın kendisindeki umudu bir kez daha canlandırdığını kaydetti; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Sisteme olan küçücük kalan inancım sebebiyle kinik bir insana dönüşmek üzereydim. Ama bu karar, seçme, ifade ve hak özgürlüklerinin hala sürdürülebildiği, işleyen bir demokrasimiz olduğunu sonunda bizlere gösterdi.”</span></i></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30244" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1110.png" alt="" width="552" height="378" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1110.png 552w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1110-320x219.png 320w" sizes="auto, (max-width: 552px) 100vw, 552px" /></p>
<p><b>BU PARAGRAF 377’NİN MAHKEMEDEKİ İLK GÜNÜ DEĞİLDİ</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha önce de 1994 ve 2001 yıllarında gündeme gelerek çokça tartışmaya kaynaklık eden Paragraf 377, Yüksek Mahkeme’nin de sürekli tartıştığı bir konuydu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Delhi Yüksek Mahkemesi’nin rıza olduğu gerekçesiyle yasağı feshettiği 2009 yılında da hak savunucuları kararı coşkuyla karşılamışlardı. Ancak Hindistan’daki Yüksek Mahkeme’nin iki üyesi 2013 yılında kararı reddedince bu sevinç yerini hüzne ve öfkeye bırakmıştı. Yüksek Mahkeme üyeleri yasanın yargı organları tarafından değil de parlamento tarafından feshedilmesi gerektiğini söylemişti. Mahkeme kararı yerel dini gruplar tarafından hoş karşılanırken, Birleşmiş Milletler’in de içinde bulunduğu birçok uluslararası kuruluş tarafından eleştirilmişti.</span></p>
<p><b>EŞCİNSEL İLİŞKİ HALA 71 ÜLKEDE YASA DIŞI KABUL EDİLİYOR</b></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30245" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1111.png" alt="" width="556" height="412" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1111.png 556w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1111-320x237.png 320w" sizes="auto, (max-width: 556px) 100vw, 556px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eşcinsel ilişkiyi 1900’den önce yasallaştıran Fransa, Belçika, Hollanda, Brazilya ve Arjantin’in yanı sıra, İngiltere ve Galler de yaklaşık elli sene önce yasağa son vermişti. Fakat İran, Sudan, Suudi Arabistan ve Yemen’de eşcinsel ilişki hala yasa dışı kabul ediliyor ve cezası da ölüm. Aynı yasa Somali’nin bazı kesimlerinde ve Kuzey Nijerya’da da uygulanıyor. Suriye ve Irak’ta ise ölüm cezası İslam Devleti’nin de aralarında olduğu devlet dışı aktörler tarafından sürdürülüyor. Özel hayatın gizliliği hakkına saldırı olduğu gerekçesiyle, Pakistan’da, Afganistan’da, Katar’da, Birleşik Arap Emirlikleri’nde ve Moritanya’da ise yasağın uygulanmadığı kaydediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak savunucuları Tunus’ta, Lübnan’da ve İngiliz Milletler Topluluğu’na dahil Trinidad ve Tobago Cumhuriyeti’nde, Kenya’da, Barbados’ta, Dominik’te, Jamaika’da değişim için büyük mücadeleler veriyorlar ve bu ülkelerin de Hindistan’ı yakın zamanda takip etmeleri bekleniyor. Gelişmeler beklenen yönde olursa, İngiliz Milletler Topluluğu’na bağlı eşcinsel ilişkinin yasak olduğu otuz altı ülke de bu ülkeleri değişim yolunda takip edebilir.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-30246" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1112.png" alt="" width="582" height="367" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1112.png 582w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/2018-09-07_1112-320x202.png 320w" sizes="auto, (max-width: 582px) 100vw, 582px" /></p>
<p>Kaynaklar: <a href="https://www.gaystarnews.com/article/breaking-india-rules-to-end-gay-sex-ban/#gs.ssHxFaw" target="_blank" rel="noopener">Gaystarnews</a>, <a href="https://www.gaystarnews.com/article/after-india-decriminalizes-gay-sex-next/#gs.TeNXZ9s" target="_blank" rel="noopener">Gaystarnews</a>, <a href="https://www.theguardian.com/world/2017/jul/27/gay-relationships-still-criminalised-countries-report" target="_blank" rel="noopener">The Guardian</a>, <a href="https://www.theguardian.com/world/2018/sep/06/indian-supreme-court-decriminalises-homosexuality" target="_blank" rel="noopener">The Guardian</a>, <a href="https://www.pinknews.co.uk/2018/09/06/gay-sex-india-pictures-ecstasy-section-377/" target="_blank" rel="noopener">Pinknews</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/07/hindistandaki-yuksek-mahkeme-escinsel-iliskiyi-yasallastirdi/">Hindistan&#8217;daki Yüksek Mahkeme Eşcinsel İlişkiyi Yasallaştırdı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hindistan&#8217;da Eşcinsel İlişki Artık Suç Değil</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/06/hindistanda-escinsel-iliski-artik-suc-degil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Sep 2018 12:31:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel ilişki]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan Ceza Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Delhi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30220</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hindistan'da eşcinsel ilişkiyi 'doğaya aykırı bir suç' olarak tanımlayan yasa iptal edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/06/hindistanda-escinsel-iliski-artik-suc-degil/">Hindistan&#8217;da Eşcinsel İlişki Artık Suç Değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan, eşcinsel ilişkileri 10 yıl hapisle cezalandıran yasayı iptal edildi. Hindistan’da sömürge dönemine ait eski yasaya göre aynı cinsle cinsel ilişki ‘doğaya aykırı bir suç’ olarak kabul ediliyor ve eşcinseller arasındaki ilişkiler 10 yıl hapisle cezalandırılıyordu.</p>
<p>Eşcinsel aktivistler, Hindistan Ceza Kanunu’nun 377. maddesinde yer alan eşcinsel faaliyetleri yasaklayan söz konusu yasanın insan haklarına ters düştüğü için iptalini istiyordu. Yeni Delhi’deki Yüksek Mahkeme, ayrımcılığa neden olan yasanın insan hakları ihlali anlamına geldiğine hükmederek yasağı oy birliği ile kaldırdı. Mahkeme, eşcinsel ilişkinin suç olmadığına hükmetti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-30222" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/hindistaneşcinsel1-640x360.jpg" alt="" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/hindistaneşcinsel1-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/hindistaneşcinsel1-610x343.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/hindistaneşcinsel1-320x180.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/09/hindistaneşcinsel1.jpg 736w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Aktivistler 2004 yılında da söz konusu kanunun iptali için başvuruda bulunmuş, o dönemdeki hükümetin de karşı çıktığı hukuk girişimi Yüksek Mahkeme tarafından reddedilmişti. Yüksek Mahkeme 2009 yılındaki başka bir başvuruyu ise kabul ederek eşcinsellerin lehinde karar vermişti. Ancak Yüksek Mahkeme’nin kararı Yargıtay’a taşınmıştı. Yargıtay da yasanın mahkemelerden ziyade parlamentoda iptal edilmesine gerektiğini belirmişti. Parlamentoda ise yaklaşık 10 yıldır bir ilerleme sağlanamamıştı.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2018/09/06/hindistanda-escinsel-iliski-artik-suc-degil/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/06/hindistanda-escinsel-iliski-artik-suc-degil/">Hindistan&#8217;da Eşcinsel İlişki Artık Suç Değil</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Boş Ol&#8217;a Savaş Açan Kadına Tecrit Fetvası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/18/bos-ola-savas-acan-kadina-tecrit-fetvasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Jul 2018 13:19:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlali]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Hurşid Alam]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[nida han]]></category>
		<category><![CDATA[şeriat]]></category>
		<category><![CDATA[üçlü talak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28865</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hindistan'da Müslüman kadınların eşlerinin üç defa 'boş ol' demesi halinde boşanmış sayılmasına savaş açan bir kadın, önde gelen bir din adamının fetvasına maruz kaldı. Fetvada kadının toplumdan dışlanması isteniyor...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/18/bos-ola-savas-acan-kadina-tecrit-fetvasi/">&#8216;Boş Ol&#8217;a Savaş Açan Kadına Tecrit Fetvası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hindistan, Müslüman çiftler arasında erkeğin üç kez ‘Boş ol’ demesiyle nikahın düşmesi (üçlü talak) uygulamasını tartışıyor. Bu uygulamaya savaş açan kadın hakları savunucusu Nida Han hakkında bir fetva çıkarıldı.</p>
<p>Ülkenin önde gelen Müslüman din adamlarından Hurşid Alam’ın fetvasında, Han’ın bu konudaki sivil toplum faaliyetleri konusunda özür dilememesi toplumsal tecride maruz bırakılması isteniyor. Fetvada, “Hastalanırsa ilaç verilmeyecek. Ölürse cenazesinde namaz kılınmayacak. Ölümünden sonra kabristana gömülmeyecek. Nida, Allah’ın hazırladığı şeriat yasalarında değişiklik istiyor” denildi.</p>
<p><strong>HAN: KADINLAR ARKAMDA</strong></p>
<p>Nida Han ise din adamına meydan okudu. Tecrit edilmek bir yana binlerce kadının desteğine sahip olduğunu söyleyen Han, “Hindistan demokratik bir ülke. Kimse beni İslam’dan dışlayamaz. Kimin suçlu olduğuna ancak Allah karar verir” dedi.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/dunya/2018/07/18/bos-ola-savas-acan-kadina-tecrit-fetvasi/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/18/bos-ola-savas-acan-kadina-tecrit-fetvasi/">&#8216;Boş Ol&#8217;a Savaş Açan Kadına Tecrit Fetvası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sokakların kime ait olduğunu sorgulattık!”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/sokaklarin-kime-ait-oldugunu-sorgulattik/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/sokaklarin-kime-ait-oldugunu-sorgulattik/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 May 2017 17:47:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[Jyot Chadha]]></category>
		<category><![CDATA[Sokaklar herkes için hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[Ulaşımda Akıllı ve İnovatif İş Modelleri Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=14530</guid>

					<description><![CDATA[<p>WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler’in düzenlediği ‘Ulaşımda Akıllı ve İnovatif İş Modelleri Konferansı’na katılan WRI Hindistan temsilcisi Jyot Chadha, Hindistan’ın 45 şehrinde gerçekleşen ve gencisiyle -yaşlısıyla 10 milyon kişinin özgürce sokaklarda dolaşabilmesini sağlayan “Sokaklar herkes için” hareketini Sivil Sayfalar’a anlattı. &#160;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/sokaklarin-kime-ait-oldugunu-sorgulattik/">“Sokakların kime ait olduğunu sorgulattık!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>WRI Türkiye Sürdürülebilir Şehirler’in düzenlediği ‘Ulaşımda Akıllı ve İnovatif İş Modelleri Konferansı’na katılan WRI Hindistan temsilcisi Jyot Chadha, Hindistan’ın 45 şehrinde gerçekleşen ve gencisiyle -yaşlısıyla 10 milyon kişinin özgürce sokaklarda dolaşabilmesini sağlayan “Sokaklar herkes için” hareketini Sivil Sayfalar’a anlattı.</p>
<p><a href="https://www.youtube.com/watch?v=bBQySsNIi_k&#038;feature=youtu.be">https://www.youtube.com/watch?v=bBQySsNIi_k&amp;feature=youtu.be</a></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/sokaklarin-kime-ait-oldugunu-sorgulattik/">“Sokakların kime ait olduğunu sorgulattık!”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/05/09/sokaklarin-kime-ait-oldugunu-sorgulattik/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dokuz yaşındaki çocuktan hükümete iklim davası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/dokuz-yasindaki-cocuktan-hukumete-iklim-davasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 24 Apr 2017 16:00:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Çeviri]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Dava]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[fosil yakıt]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Paris Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Rahul Choudhary]]></category>
		<category><![CDATA[Ridhima Pandey]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Yeşil Mahkeme]]></category>
		<category><![CDATA[Uttarakhand Eyaleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13825</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dokuz yaşındaki Ridhima Pandey, Hindistan Hükümeti’ne iklim için iddialı bir adım atmakta başarısız olduğunu gerekçe göstererek dava açtı. Ridhima Pandey, hükümetin gelecek nesiller için gezegeni kurtarmasını istiyor. Dokuz yaşındaki Ridhima Pandey, Hindistan hükümetinin iklim değişikliği etkilerini azaltmak konusunda kendisine ve Hindistan halkına olan sorumluluklarını yerine getirmekte başarısız olduğunu dile getiren dava dilekçesi ile Hindistan Hükümeti [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/dokuz-yasindaki-cocuktan-hukumete-iklim-davasi/">Dokuz yaşındaki çocuktan hükümete iklim davası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Dokuz yaşındaki Ridhima Pandey, Hindistan Hükümeti’ne iklim için iddialı bir adım atmakta başarısız olduğunu gerekçe göstererek dava açtı. Ridhima Pandey, hükümetin gelecek nesiller için gezegeni kurtarmasını istiyor.</strong></p>
<p>Dokuz yaşındaki Ridhima Pandey, Hindistan hükümetinin iklim değişikliği etkilerini azaltmak konusunda kendisine ve Hindistan halkına olan sorumluluklarını yerine getirmekte başarısız olduğunu dile getiren dava dilekçesi ile Hindistan Hükümeti aleyhine dava açtı.</p>
<p>Son üç yılda binlerce kişiyi öldürdüğü tahmin edilen yoğun yağışlar, ani seller ve sık rastlanan heyelanlar nedeniyle yıkıma uğrayan Kuzeydoğu Hindistan’nın Uttarakhand Eyaleti&#8217;nde yaşayan Ridhima Pandey, dünyanın üçüncü büyük karbon salıcısı olan Hindistan&#8217;ın, iklim değişikliğiyle ilgili Paris Anlaşması’nı imzalayıp onaylarken verdiği sözleri yerine getirmediğini savunuyor.</p>
<p>Davada, Hindistan Anayasası&#8217;nın, Kamu Güveni Doktrini&#8217;nin, Kuşaklar Arası Eşitlik İlkesi&#8217;nin ve 1980 yılına kadar dayanan dört çevre yasasının uygulanmamasından kaynaklı hukuka aykırılıklar ileri sürüldü. Ülkesinin artan iklim felaketlerini miras olarak almak zorunda kalacağını düşünen Ridhima Pandey, karar alma sürecine katılamamaktan dolayı hayal kırıklığı yaşadığını, ülkesinin çevre politikalarını şekillendirmeye yardımcı olabileceği yaşa gelene kadar oluşabilecek zararların daha da büyümesinin önüne geçmek için, hükümete baskı yapmayı kendisine görev edindiğini söylüyor.</p>
<figure id="attachment_13826" aria-describedby="caption-attachment-13826" style="width: 264px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-13826" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/ridhima-pandey.png" alt="" width="264" height="198" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/ridhima-pandey.png 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/ridhima-pandey-320x240.png 320w" sizes="auto, (max-width: 264px) 100vw, 264px" /><figcaption id="caption-attachment-13826" class="wp-caption-text">Ridhima Pandey</figcaption></figure>
<p>Ridhima Pandey, İngiliz The Independent gazetesine yaptığı açıklamada, &#8220;<em>Hükümetim aşırı iklim koşullarına neden olan sera gazı emisyonlarını düzenlemek ve azaltmak için adımlar atmakta başarısız oldu. Bu, beni ve gelecek kuşakları etkileyecektir. Ülkem fosil yakıtların kullanımını azaltmak için büyük potansiyele sahip ve hükümetin bu konudaki eylemsizliği nedeniyle Ulusal Yeşil Mahkeme&#8217;ye (National Green Tribunal/NGT) yönelmek zorunda kaldım</em>&#8221; değerlendirmesinde bulundu. Ulusal Yeşil Mahkeme (NGT) 2010&#8217;da kurulan ve yalnızca çevresel davalara bakan uzmanlaşmış bir mahkeme niteliği taşıyor.</p>
<p>Ridhima Pandey mahkemeden Hindistan Hükümeti&#8217;ne, atmosferdeki karbondioksit miktarını bilimsel önerileri de dikkate alarak, 2100 yılına kadar milyonda 350 parçacığın altına düşürmek adına kendi üzerine düşeni yapmasını sağlamak için bir karbon bütçesi ve ulusal iklim iyileştirme planı hazırlamasını emretmesini talep ediyor. Ridhima Pandey ayrıca, hükümetin fosil yakıtlardan uzaklaşmasını; ormanları, otlakları, toprağı, mangrovları korumasını, büyük çapta ağaçlandırma yapmak suretiyle tarım ve ormancılık uygulamalarını iyileştirmesini talep ediyor.</p>
<h4>Hükümet İklim Değişikliği Konusunda Hiçbir Şey Yapmıyor</h4>
<p>Açılan davada, dokuz yaşındaki Pande’yi, Ritwick Dutta ve Meera Gopal ile birlikte temsil eden çevre avukatı Rahul Choudhary; Ridhima&#8217;nın basitçe hükümetinden, kendisinin ve gelecek nesillerin hayatta kalmak için bağlı olduğu önemli doğal kaynakları korumak için kendi görevini yerine getirmesini istediğini söyledi. Hindistan&#8217;daki çocukların iklim değişikliği ve etkileri konusunda şimdiden haberdar olduğunu vurgulayan  Choudhary, Hindistan Anayasası&#8217;nın, ormanlar, göller, nehirler ve vahşi yaşam dâhil olmak üzere doğal çevrenin korunması ve geliştirilmesi ve canlı varlıklar için merhamet göstermenin her vatandaşın vazifesi olduğunun altını çizdi.</p>
<p>Davada, yenilenebilir enerji seviyelerinde ilerlememe, kirletici projeler için çevresel etki raporlarının sağlıklı bir şekilde incelenmemesi ve ağaçlandırma girişimlerinin izlenmemesi de dahil olmak üzere üç önemli unsurun vurgulandığını söyleyen Choudhary, &#8220;<em>Bir yandan mevzuatta bir boşluk var, öte yandan mevzuat olduğunda ise uygulanmıyor. Bu dava ile ilgili en önemli şey, hükümetin iklim değişikliği konusunda hiçbir şey yapmadığını anlaması gerektiğidir. Dünyaya bir şeyler yaptığını göstermek için evraklar imzalanıyor ama gerçekte hiçbir şey yapılmıyor</em>&#8221; dedi.</p>
<h4>İklim Değişikliğini Önleme Eylemi Eksikliği Nedeniyle Açılan İlk Çocuk Davası Değil</h4>
<p>Ridhima Pandey tarafından açılan dava, iklim değişikliğini önleme eylemi eksikliği nedeniyle açılan ilk dava değil.</p>
<p>Amerika’da, yaşları dokuz ila yirmi arasında değişen 21 kişilik bir genç grup, Federal Hükümet’in fosil yakıt üretimini desteklediğini ve gelecek kuşakların hayatta kalmasını tehlikeye atan sera gazı emisyonlarının yarattığı risklere karşı ilgisiz kaldığını iddia ederek dava açmıştı. Benzer davalar Belçika ve Yeni Zelanda’da da devam etmekte; Pakistan, Avusturya ve Güney Afrika’da şimdiden kazanılmış durumda. Hollanda’da ise, mahkeme hükümete karbon salınımlarını önümüzdeki beş yıl içinde dörtte bir oranında azaltmasını emretti.</p>
<p>ABD&#8217;deki “İklim Çocukları” davasında öncü olan ve çocukları iklim değişikliğinden korumak amacıyla hareket eden kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan “Our Children’s Trust ” oluşumunda yetkili yönetici olan Julia Olson’a göre, “<em>Bu iklim davası, isyan eden ve kendilerinin en temel hakkı olan stabil bir iklim sistemini koruma arayışıyla ve bilimsel dayanaklı bir iklim eylemi talebiyle hükümetlerini mahkemeye veren küresel gençlik hareketinin bir kanıtıdır</em>.”</p>
<p><em><br />
*Bu çevirinin yazıldığı dildeki hali aşağıdaki linkte yayınlanmıştır.<br />
http://www.independent.co.uk/environment/nine-ridhima-pandey-court-case-indian-government-climate-change-uttarakhand-a7661971.html</em></p>
<p><a href="http://iklimadaleti.org/?p=haber&amp;n=ridhima_pandey" target="_blank" rel="noopener noreferrer"><strong>Kaynak</strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/24/dokuz-yasindaki-cocuktan-hukumete-iklim-davasi/">Dokuz yaşındaki çocuktan hükümete iklim davası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nehirler Kardeşlerimizdir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/28/nehirler-kardeslerimizdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Mar 2017 09:05:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Adrian Rurawhe]]></category>
		<category><![CDATA[Arjantin]]></category>
		<category><![CDATA[Chris Finlayson]]></category>
		<category><![CDATA[Ekosistem]]></category>
		<category><![CDATA[Ekvador]]></category>
		<category><![CDATA[Ganga]]></category>
		<category><![CDATA[Ganj nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Geronimo]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Sediyani]]></category>
		<category><![CDATA[kabile hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Adası]]></category>
		<category><![CDATA[Maoriler]]></category>
		<category><![CDATA[Whanganui Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Yamuna Nehri]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Zelanda]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Zelanda Parlamentosu]]></category>
		<category><![CDATA[yerli hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12814</guid>

					<description><![CDATA[<p>“Göllerde ve nehirlerde parıldayan su, sadece su değil, o bizim atalarımızın kanı. Suların hışırtısı benim atalarımın sesidir. Nehirler bizim kardeşimizdir ve susuzluğumuzu giderir. Nehirler kanolarımızı taşır, çocuklarımızı doyurur.  Nehirler bizim kardeşimizdir – ve sizin de –, o andan itibaren nehirlere tüm iyiliğinizi vermelisiniz, aynı her kardeşinize verdiğiniz iyilik gibi”.  Kızılderili reisi Seattle   *Bizler ülkede [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/28/nehirler-kardeslerimizdir/">Nehirler Kardeşlerimizdir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“Göllerde ve nehirlerde parıldayan su, sadece su değil, o bizim atalarımızın kanı. Suların hışırtısı benim atalarımın sesidir. Nehirler bizim kardeşimizdir ve susuzluğumuzu giderir. Nehirler kanolarımızı taşır, çocuklarımızı doyurur.  Nehirler bizim kardeşimizdir – ve sizin de –, o andan itibaren nehirlere tüm iyiliğinizi vermelisiniz, aynı her kardeşinize verdiğiniz iyilik gibi”.</strong></p>
<p><strong> </strong><strong>Kızılderili reisi Seattle</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>*</strong>Bizler ülkede ve dünyada cereyan eden ve ekseriyetle siyasî olan kendi kısır gündemimizle yatıp kalkarken, aynı gezegende çok daha farklı olaylar da yaşanıyor.</p>
<p>Sonuçta bu devâsâ büyüklükteki gezegen, bizim küçük dünyamızdan ibaret değil. Tatlı su balıkları gibi dünyayı kendi ortamımızdan ve kısır gündemimizden ibaret sanabiliriz ama öyle değil.</p>
<p>Gariptir ki, bir hafta sonra unutacağımız olaylar, günübirlik kavgalar, siyasi çekişmeler gazetelerin manşetlerini süslerken, televizyon ekranlarında veya sohbetlerimizde saatlerce konuşulup tartışılırken, insanlık tarihinde bir ilk olan ve yeni bir çığır açan, yeni bir medeniyet anlayışı getiren, yeni bir perspektif kazandıran hadiseler ve gelişmeler, ancak küçücük bir haber olur iç sayfalarda veya hiç olmaz.</p>
<p>Garabet işte tam da burada. Gazetelerin manşetten verdiği, televizyon ekranlarında saatlerce tartışılan pek çok konu, olay ya da politikacıların açıklamaları, sadece bir hafta sonra hepimizin unutacağı şeyler (o siyasetçilerin kendisi bile unutuyor, bir hafta önce ne söylediklerini). Etkisi bir hafta bile sürmeyen bu küçük ve anlamsız olaylara bu derece büyük önem atfedip manşetlerimizi, ekranlarımızı tamamen bunlara ayırıyoruz. Öte yandan gündemimize dahi almadığımız, duyduğumuzda ise dikkat kesilmeyip küçük ve önemsiz bir haber diye sunduğumuz olaylar, aslında tarihe geçen olaylar ve aradan 300 yıl, hatta 1000 yıl dahi geçse insanların anacağı, konuşacağı olaylar.</p>
<p>Bunlar günübirlik tartışmaların ve siyasî çekişmelerin sonucu olarak yaşanmış olaylar değil çünkü.Bunlar insanlık tarihinde bir ilk olan ve yeni bir çığır açan, insanoğlunun/kızının yaşam örgüsüne yeni bir medeniyet anlayışı getiren, hayata ve yaratılış gayesine bakışımıza yeni bir perspektif kazandıran hadiseler ve gelişmeler.</p>
<p>Böyle bir gelişme, iki hafta kadar önce Yeni Zelanda’da yaşandı. Etkisi kısa sürede dünyaya yayıldı ve benzer bir gelişme, aradan bir hafta geçtikten sonra, bu kez Hindistan’da yaşandı.</p>
<p>* * *</p>
<p>Nehirler, dünyada ve tarihte ilk kez “yaşayan canlı varlık” olarak tanındılar. Yeni Zelanda Parlamentosu, 15 Mart 2017 günü aldığı bir kararla Kuzey Adası &#8216;ndaki(İngilizce: North Island; Maori: Te İka – a – Māui) Whanganui Nehri’ni “canlı varlık” olarak tanıdı ve nehre hukuki statü verdi.</p>
<p>Yeni Zelanda’nın yerli halkı Maoriler tarafından kutsal sayılan ve ülkenin en uzun üçüncü ırmağı olan Whanganui Nehri’nin hakları Maori kabilesinden ve kraliyetten birer kişi tarafından mahkemelerde temsil edilecek.</p>
<p>Maoriler kararı sevinç gözyaşlarıyla karşıladı.</p>
<p>Anlaşma Görüşmeleri Bakanı Christopher Francis Finlayson yaptığı açıklamada, Maoriler’in 160 yıldan uzun süredir nehre bu statüyü kazandırmak için mücadele ettiğini belirtti. Konuyla ilgili oldukça çarpıcı bir açıklama yapan Finlayson, “Biliyorum ki insanların hissettiği ilk şey doğal bir kaynağa hukukî şahsiyet kazandırmanın oldukça garip olacağıdır, ancak bu, şirketlerden ya da anonim topluluklardan daha garip değildir” ifadesini kullandı.</p>
<p>Yeni Zelanda bununla da kalmıyor. Hükûmet tarafından nehir için 80 milyon Dolar tazminat ödenecek ve ayrıca nehrin temizlenmesi için 30 milyon Dolar fon verilecek.</p>
<p>Yeni Zelanda, İngilizce resmî adı “North Island” (Kuzey Adası) ve İngilizce resmî adı “South Island” (Güney Adası) olan iki büyük adadan oluşuyor. Yeni Zelanda’nın tamamı için Maorice “Aotearoa” (Uzun Beyaz Bulut Ülkesi) ismini kullanan Maoriler, kuzeydeki adayı “Te İka – a – Māui” (Maui Balığı), güneydeki adayı da “Te Waipounamu” (Pounamu Suyu) olarak isimlendiriyorlar ve bu isimler adaların beyaz adamın o topraklara gelmeden önceki eski gerçek isimleridir. Yeni Zelanda hükümeti, bundan üç buçuk sene önce, 2013 yılının ekim ayında aldığı kararla, ülkeyi meydana getiren bu iki dev adanın o çok eski Maorice isimleri olan “Te İka – a – Māui” ve “Te Waipounamu” isimlerini, adaların resmî isimleri olarak kabul etmiştir. Bu ise elbette ki aynı şekilde takdir edilecek başka bir uygulamadır.</p>
<figure id="attachment_12816" aria-describedby="caption-attachment-12816" style="width: 930px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12816 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/whanganui-1.jpg" alt=" Whanganui Nehri- Yeni Zelanda" width="930" height="580" /><figcaption id="caption-attachment-12816" class="wp-caption-text">Whanganui Nehri-Yeni Zelanda</figcaption></figure>
<p>Yeni Zelanda’da iki hafta önce yaşanan gelişme, dünya tarihinde bir ilk. İnsanlık tarihinde bir ilk.  Medeniyet tarihinde yeni bir anlayış, yeni bir perspektif. İlk kez akarsular, “yaşayan canlı varlık” olarak tanımlanıyor. İlk kez nehirler, ırmaklar, tıpkı insanlar gibi “hak” sahibi oluyorlar. Kendilerini koruyan bir hukuka kavuşuyorlar.</p>
<p>Yeni Zelanda’daki bu ilginç ve bir o kadar da olumlu gelişmenin etkisi kısa sürede dünyaya yayıldı. Başka ülkelere de ilham kaynağı oldu ve benzer bir gelişme, aradan bir hafta geçtikten sonra, 23 Mart 2017 günü bu kez Hindistan’da yaşandı.</p>
<p>15 Mart günü Yeni Zelanda Parlamentosu’nun aldığı kararla dünyada ve tarihte ilk kez bir nehrin “yaşayan canlı varlık” olarak tanınması, Kuzey Adası’ndaki Whanganui Nehri’nin “canlı varlık” olarak tanınıp nehre hukukî statü verilmesinin ardından, 23 Mart günü de Hindistan’daki Kuzey Bölgesi Eyalet Parlamentosu benzer bir karar aldı.</p>
<p>Hindistan’ın kuzeyindeki Kuzey Bölgesi (Hindu: Uttar Axand) Eyalet Mahkemesi’nin aldığı kararla Ganj (Hint. Ganga) Nehri ve onun yan kolu Yamuna Nehri’ne “insan haklarına sahip, insan olmayan varlık” statüsü verildi. Bu kararla Ganj ve Yamuna nehri, Hindistan’da “insan haklarına sahip, insan olmayan ilk varlık” oldular.</p>
<p>Mahkeme, üç ay içinde Ganj ve kollarının yasal haklarını koruyacak bir komisyon oluşturulmasını emretti. Çevre koruma örgütleri ve doğa severler tarafından sevinçle karşılanan karar uyarınca, kirletme ya da başka bir yolla bu iki nehre zarar verenler, mahkemelerde “insana zarar vermiş gibi” kabul edilecek ve cezalandırılacak.</p>
<p>Hindu tanrıçası Ganga’nın adını taşıyan 2 bin 525 km uzunluğundaki Ganj Nehri’ne günde 1, 5 milyar litre işlenmemiş kanalizasyon atığı ve 500 milyon litre sanayi atığı karıştığı belirtiliyor. Ganj’ın bazı bölümlerinde aşırı kirlilik nedeniyle canlı organizma barınmıyor. Başkent Yeni Delhi’de (Hindu: Nai Dilli) 19 milyon kişi, Yamuna Nehri’nden arıtılan suyu içiyor.</p>
<p>Hindistan’da bu kararı alan yargıçlar, Yeni Zelanda’da Maori yerlileri tarafından kutsal kabul edilen Whanganui Nehri için geçen hafta alınan kararı emsal gösterdiler. Yeni Zelanda’da yaşanan gelişme, Hindistan’a emsal olmuştu.</p>
<p>Dileğimiz, dünyadaki bütün ülkelere emsal olması.</p>
<figure id="attachment_12817" aria-describedby="caption-attachment-12817" style="width: 880px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-12817 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/ganj-nehri-1.jpg" alt="Ganj Nehri-Hindistan" width="880" height="660" /><figcaption id="caption-attachment-12817" class="wp-caption-text">Ganj Nehri-Hindistan</figcaption></figure>
<p>* * *</p>
<p>Yeni Zelanda’da yaşanan ve Hindistan’la devam eden bu uygulama, elbette ki son derece güzel bir gelişme. Her iki ülkeyi / devleti de kutluyoruz. Bu olayın dünyadaki tüm ülkelere / devletlere örnek olmasını, yeryüzü coğrafyasının her bir toprağında akan nehirlerin aynı hak ve hukuka sahip olmalarını diliyoruz.</p>
<p>Bizler “insan” denen canlı türü olarak ne yazık ki kendimiz dışındaki hiçbir canlı türüne ve doğal varlığa saygı göstermiyor, onların da tıpkı bizler gibi özgürce yaşama haklarının olduğuna, olabileceğine kanaat getiremiyoruz. Bunun sebebi, dünyadaki ve hatta evrendeki her şeyin bizim için, bize hizmet etmesi için yaratıldığına inanmamız, dolayısıyla onlar üzerinde her türlü tasarruf hakkımız olduğunu düşünmemizdir. İstediğimiz hayvanı, bitkiyi, göl ve akarsuları istediğimiz şekilde öldürebiliyor, kirletebiliyor, zehirleyebiliyor ve yok edebiliyoruz.</p>
<p>Oysa yerin, suyun, göğün ve tüm kâinatın yaratıcısı olan Allah Tebareke ve Teâlâ, yalnızca insanı değil, hayvanları, bitkileri ve akarsuları da en güzel biçimde yaratmıştır. Onlara da bir hayat, bir can bahşetmiştir. Canı ve hayatı olan varlığın da hukuku olmalıdır, özgürce yaşama hakkı olmalıdır.</p>
<p>“İnsan” denen canlı türü bunu bir türlü öğrenmek istemiyor. Özellikle de içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda hâlâ  mezhep savaşlarıyla uğraşan, her türlü yobazlığın ve bağnazlığın kol gezdiği, halen dahi kadınların insan, bitkilerin canlı olduğunu öğrenememiş İslam toplumları için bu hakikati kavratmak çok güç ama, hakikat bu.</p>
<p>Nehirler de, tıpkı insanlar, hayvanlar ve bitkiler gibi canlıdırlar.</p>
<p>Nehirlerin yaşamı, tıpkı insanların ve hayvanların yaşamı gibidir. İnsanlar ve hayvanlar nasıl ki küçük bir bebek olarak doğarlar, sonra büyürler, yaşamları boyunca yüzlerce badire atlatır ve onlarca önemli olaya, savaşlara ve dramlara tanıklık ederler, sonra yaşlanır ve günün birinde son nefeslerini verirler, hayata vedâ ederler, nehirler de aynı şekilde, tıpkı insanlar ve hayvanlar gibi küçük bir bebek olarak doğarlar, heybetli dağların yüksek yerinde bir kaynaktan küçük bir su akıntısı olarak, küçük bir dere veya çeşme olarak doğarlar, sonra aktıkça büyürler ve genişlerler, gittikçe büyürler, akıntıları boyunca yüzlerce badire atlatır ve onlarca önemli olaya, savaşlara ve dramlara tanıklık ederler, sonra yaşlanır ve sularını bir denize bırakarak akıntısına son verirler, hayata vedâ ederler.</p>
<p>Bir coğrafyada yaşam, nehirler aktıkça vardır. Nehirlerin akmadığı bir coğrafyada yaşam da olmaz.</p>
<p>Nehirlerimiz, sadece akan sular değildir bizler için. Nehirler, “beyaz beyaz” konuşmasına, “yeşil yeşil” akışına, “mavi mavi” bakışına aşık olduğumuz sevgililerimizdir bizim.</p>
<p>Şarkılarımızda, şiirlerimizde ilhâmımızı nehirlerden alırız; kimseye anlatamadığımız dertlerimizi nehirlerle paylaşırız. Sevgidir nehirler, şiirdir, öyküdür, halkımızın yaşam öyküsüdür. Bizim doludizgin yaşamımızın tâ kendisidir.</p>
<p>Kızılderili reisi Seattle’ın (1786 – 1866) dediği gibi: “Göllerde ve nehirlerde parıldayan su, sadece su değil, o bizim atalarımızın kanı. Suların hışırtısı benim atalarımın sesidir. Nehirler bizim kardeşimizdir ve susuzluğumuzu giderir. Nehirler kanolarımızı taşır, çocuklarımızı doyurur. Nehirler bizim kardeşimizdir – ve sizin de -, o andan itibaren nehirlere tüm iyiliğinizi vermelisiniz, aynı her kardeşinize verdiğiniz iyilik gibi”.</p>
<p>Bizler “insan” denen canlı türü olarak, doğanın efendileri değil, doğanın bir parçasıyız. Her şeyin bizim hizmetimize sunulduğu kibrinden vazgeçip, bizzat hizmetçi olduğumuz bilincine varmalı ve doğaya, coğrafyamıza hizmet etmek için çabalamalıyız.</p>
<p>Kızılderili reisi Tatanka Yotanka (1831 – 90), nam-ı diğer Oturan Boğa’nın dediği gibi: “Doğa bizim için değildir, o bizim bir parçamızdır ve biz de onun bir parçasıyız. Hayvanlar, bitkiler, ağaçlar, kuşlar, çiçekler, göller, nehirler, şelaleler, bunların hepsi senin kardeşlerin ve kız kardeşlerindir.”</p>
<p>Genelde her şeyi yakıp yıktıktan sonra sarf ettiğiniz bir söz olan “vatana hizmet”, işte asıl bu şekilde olur. “Vatana hizmet”, faşistlik yapmak demek değildir, ırkçılık yapmak değildir, katil olmak, çocuk ve kadın öldürmek, fikirlerini açıkladılar ve eleştiri yaptılar diye insanları hapishaneye tıkmak değildir. “Vatana hizmet etmek” demek, o vatanın doğasını, coğrafyasını sevmek, bitki örtüsünü, ormanlarını, göllerini ve akarsularını korumaya çalışmaktır.</p>
<p>Kızılderili reisi Geronimo’nun (1829 – 1909) dediği gibi: “Son ceylan vurulduğunda, son balık öldüğünde, son ağaç kesildiğinde ve son ırmak kuruduğunda, beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacaktır.”</p>
<p>Yeni Zelanda ve Hindistan’da çıkartılan yasalar Türkiye’ye de örnek olmalı. Ülkemizde de aynı yasaların çıkması, nehirlerimizin de aynı haklara kavuşması için devlete baskı yapmalıyız.</p>
<p>Bütün doğa severler, çevre örgütleri, aydınlar; Türkiye’deki nehirler için de aynı yasaların çıkartılması için devlete/hükümete baskı yapmalı, bu konuda kamuoyu duyarlılığı oluşturmak için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın yaşam kaynağı, nehirlerdir. Nehirler, coğrafyamızın damarlarında akan kandır.</p>
<p>Dicle’nin, Fırat’ın, Murat’ın, Zap’ın, Çoruh’un, Kızılırmak’ın, Yeşilırmak’ın, Manavgat’ın, Seyhan’ın, Ceyhan’ın, Menderes’in, Sakarya’nın, Meriç’in de aynı haklara sahip olması için mücadele vermeliyiz. Nazlı nazlı akan bu nehirlerimizin anayasada “yaşayan canlı varlık” olarak tanımlanması için devlete baskı yapmalıyız.</p>
<p>Tıpkı gönlümüzdeki sevgiliye benzettiğimiz, işveli işveli akışına, akan her damla suyuna âşık olduğumuz, haklarında şiirler yazıp şarkılar bestelediğimiz bu nehirlerimizin yasalar önünde “insan haklarına sahip, insan olmayan varlık” olarak kabul edilmeleri için çaba sarf etmeli, gayret göstermeliyiz.</p>
<p>Nehirler bizim kardeşlerimizdir. Kardeşlerimize sahip çıkalım. Kardeşlerimize saygılı olalım. Kardeşlerimizi koruyalım.</p>
<p>sediyani@gmail.com</p>
<p>*Söz konusu makale <a href="http://www.sediyani.com/?p=15537" target="_blank">İbrahim Sediyani&#8217;</a>ye aittir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/28/nehirler-kardeslerimizdir/">Nehirler Kardeşlerimizdir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ormancılıkta cinsiyet ilişkileri: Hindistanın kırsal kadınları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/03/ormancilikta-cinsiyet-iliskileri-hindistanin-kirsal-kadinlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2017 09:48:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsiyet Rolleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[köy meclisleri]]></category>
		<category><![CDATA[Orman Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[ormancılık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=11234</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hindistan’ın kırsal bölgelerinde yaşayan kadınları iklim değişikliği konusunda bir aracı olarak görev almalarını sağlamak, bir sayı oyunundan çok daha öte! Komşu köy ile arazi sınırı anlaşmazlığı Hindistan’da uzun yıllardır sürüyor. Fakat yerel Orman Hakları Komitesi’nin kadın başkanı olan 60’lı yaşlarındaki Aditi*komşu köy şefini, farklı yerel grup üyeleri de dahil olmak üzere her iki toplumun da [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/03/ormancilikta-cinsiyet-iliskileri-hindistanin-kirsal-kadinlari/">Ormancılıkta cinsiyet ilişkileri: Hindistanın kırsal kadınları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Hindistan’ın kırsal bölgelerinde yaşayan kadınları iklim değişikliği konusunda bir aracı olarak görev almalarını sağlamak, bir sayı oyunundan çok daha öte!</h3>
<p>Komşu köy ile arazi sınırı anlaşmazlığı Hindistan’da uzun yıllardır sürüyor. Fakat yerel Orman Hakları Komitesi’nin kadın başkanı olan 60’lı yaşlarındaki <em>Aditi</em>*komşu köy şefini, farklı yerel grup üyeleri de dahil olmak üzere her iki toplumun da ormanı korumak için birlikte çalışabileceğine ve orman ürünleri toplamaya devam edebileceklerine ikna etmek için ustalıklı müzakereler yaptı ve müzakereler sonucu herkes için olumlu sonuç aldı.</p>
<p>Singapur’un Lee Kuan Yew Kamu Politikaları Okulu’nda doktora adayı ve aynı zamanda cinsiyet araştırmacısı olan Priyanka Bhalla, Hindistan’ın Odisha kentinden doğan bu hikayenin kadınların ormanları savunmak ve yönetmek için “kritik aktörler” olarak oynayabilecekleri rolleri vurguladığını söylüyor;</p>
<p>“İnsanlar başarı öykülerini paylaşırken genellikle sayılara odaklanırlar, komitenin üçte biri kadın gibi.. fakat kadınların bir aracı olduklarını unutuyorlar. Ben sayılardan uzaklaşmak, dili değiştirmek ve kadınların pozitif aracılar olduğunu, olumlu süreçler uyguladıklarını ve bunu çok uzun zamandır farklı ölçeklerde yaptıklarını söylemek istiyorum,”.</p>
<p>Uluslararası Ormancılık Araştırmaları Merkezi (Center for International Forestry Research – CIFOR) tarafından yayınlanan Toplumsal Cinsiyet ve Ormanlar konulu kitabın bir bölümünde Bhalla, kadınların Odisha eyaletindeki Hindistan orman işletme reform sürecine katılımlarını ve kritik olayların ve süreçlerin kadınların katılımlarını nasıl etkilediğini inceliyor.</p>
<p>2006 yılında ormanlar üzerindeki yerel hak talebi sonucu ülke çapında başlatılan seferberlik, Hindistan’da Orman Hakları Yasasının geçmesi ile sonuçlandı. Bu yeni yasa, kabile gruplarının (ve bazı diğer orman sakinlerinin) atalarından kalma ormanlara girme ve bu alanları kullanma haklarını meşrulaştıracak, toplulukların köy tabanlı Orman Hakları Komiteleri (FRC) ve gram sabhas olarak bilinen toplantılar yoluyla bu toprakları nasıl yönetebileceklerine dair bir çerçeve sunuyor.</p>
<p>FRC üyelerinin üçte birinin kadın olması ve bu kadınların toplantı meclislerinin en az yarısını oluşturması şartıyla yasa 2008 yılında yürürlüğe girdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11239" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/hindistan-orman.jpg" width="800" height="450" /></p>
<h4>Sayıların ötesi</h4>
<p>Bhalla, Odisha merkezli bir STK olan Vasundhara’da gönüllü olarak zamanını geçirdi ve Orman Hakları Yasasının yerinde nasıl uygulanabileceğini araştırmak için dört farklı köyü ziyaret etti. Kota sisteminin karar alma süreçlerine kadınların katılımını sağlamak için yeterli olmadığını keşfetti.</p>
<p>“Komite üçüncü bir kadının da katılımını gerektiriyordu fakat çoğu zaman bir ya da iki kadın üye vardı ve genellikle bu bireyler orman hakları ya da yerli hakları hakkında pek bilgi sahibi olan kişiler değildi.”</p>
<p>Bhalla, üst sınıf kadınların ve yerel yetkililerin eşlerinin aşırı temsil edilme eğiliminde olduklarını söylüyor; “Komiteye bir kadını dahil ettiğiniz zaman o kadının tüm kadınlar adına konuşacağını bekleyemezsiniz, ve genelde konuşmazlar. Örneğin, eğer kadın bir arazi sahibiyse, arazisi olmayan kadınların meselelerini göz önünde bulundurmaz,”.</p>
<p>Ve Bhalla Hindistan’ın çoğunlukla ataerkil olan toplumunda “çok uzun süredir devam eden bir kadınların dışlanması kültürü” olduğunu söylüyor; “Kadınlar bazen toplantı saatleri hakkında bilgilendirilmiyor, toplantının gündemini bilmiyor veya geldikleri zaman toplantı çoktan bitmiş oluyor. Erkekler de sadece kadınların kayıt defterine imza atmalarını istiyor.”</p>
<p>Bu sebeple Bhalla sayıların ötesine bakarak dikkatini “kritik aktörler” ve “kritik eylemlere” odakladı. Yani, <em>Aditi</em> gibi fayda sağlamak için bir fırsat yaratan bir etki bırakmış ve ilham verici etkinlikler yapmış kadınları araştırmaya başladı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11236 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/simlipal-forest-odisha.jpg" width="800" height="579" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/simlipal-forest-odisha.jpg 800w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/simlipal-forest-odisha-640x463.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/simlipal-forest-odisha-610x441.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/simlipal-forest-odisha-320x232.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<p>Bu eylemlerden bir tanesi 2012 yılında, Orman Hakları Yasasının uygulama için özel kılavuzları tanıtmak amacıyla düzenlenmesi zamanı meydana geldi. Bu kılavuzlar, Orman Hakları Komitelerinin nasıl oluşturulacağı, arazi doğrulama işlemlerinin nasıl doğru yapılacağını ve unvanların nasıl dağıtılması gerektiğini içeriyordu.</p>
<p>Bhalla, bu düzenlemenin birçok Orman Hakları Komitesi’nin yeniden yapılandırılmasıyla büyük bir fark yarattığını ve böylece yerli halkın ve kadınların katılımlarının arttığını söylüyor;</p>
<p>“İnsanların defalarca aynı şeyi söylediği birkaç köye gittim, ‘2008 yılından kalma bir komitemiz var fakat komitenin ne yapması gerektiğini tam olarak bilmiyorduk,  fakat 2012’de bize Orman Hakları Yasasının neden hazırlandığı ve nasıl işlediği açıklandı. O zamandan beri her şey daha iyiye gidiyor.’”</p>
<h4>İlerlemenin göstergeleri</h4>
<p>Bhalla’ya göre Vadenta Olayı da ‘kritik eylemlerden’ biriydi. Bir madencilik şirketi olan Vadenta Resources, Dongria Kondh yerli grubu için oldukça önemli vahşi yaşam habitatı ve kutsal yeri olan Niyamgiri tepelerinin üst sınırlarında açık kaynaklı bir boksit madeni geliştirmek istedi.</p>
<p>2010 yılında Çevre ve Orman Bakanlığı projeyi onaylamayı reddetti. Bunun üzerine şirket, Hindistan Yüksek Mahkemesine giderek itirazda bulundu. Yüksek Mahkeme 2013 yılında Orman Hakları Yasası uyarınca kararın Niyamgiri köylüleri tarafından verilmesi gerektiğine karar verdi.</p>
<p>2013 yılında toplam 12 köyde bir dizi gram sabhas (köy meclisi), halkın madenin daha da ilerlemesini istemediğini ortaya koydu ve Yüksek Mahkeme halkın bu kararını destekledi.</p>
<p>Bhalla bu durumu şu sözlerle yorumluyor; “Bu başka bir dönüm noktası oldu çünkü tüm bu rıza meselesinin gerçekten ciddiye alınabileceğini gösterdi,”.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-11235" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-1024x505.jpg" width="800" height="395" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-1024x505.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-640x316.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-1280x631.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-1536x758.jpg 1536w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-2048x1010.jpg 2048w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-610x301.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/02/niyamgiri-hills-320x158.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /></p>
<h4>Sallantılı durumlar</h4>
<p>Ancak Bhalla, kadınların ve yerlilerin son zamanlardaki kazanımlarını zayıflatmakla tehdit eden yeni bir mevzuat konusunda endişeli.</p>
<p>Bhalla, Temmuz 2016&#8217;da tanıtılan Telafi Edici Ağaçlandırma, Yönetim ve Planlama Otoritesi (CAMPA) Tasarısı&#8217;nın iktidar gücünü tekrar merkezi hükümete geri çekebileceğini söylüyor;</p>
<p>“Bu tasarı temelde Orman Hakları Yasasında yer alan bazı içeriklerle doğrudan çelişiyor, özellikle orman komiteleri yoluyla yerel halkın rızasını almak konusunda. Bu sebeple bu tasarı gerçekten sorunlu. Diyelim ki, bir grup yaşadıkları köyde hak sahibi, fakat bu yeni tasarıya göre Ormanlar Departmanı bu köyde istediği her yerde projeler başlatabiliyor. Bundan sonra neler olabileceği konusunda endişeliyim. Sonuçlarının büyüklüğü ne kadar olacak henüz kimse bilmiyor.”</p>
<p><em>* Bireylerin kimliklerini korumak için isimler değiştirilmiştir.</em></p>
<h6><a href="http://blog.cifor.org/47598/gender-relations-in-forestry-beyond-a-headcount?fnl=en&amp;utm_source=January+2017&amp;utm_campaign=NEWS+UPDATE+English+v2&amp;utm_medium=email" target="_blank">Kaynak</a></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/02/03/ormancilikta-cinsiyet-iliskileri-hindistanin-kirsal-kadinlari/">Ormancılıkta cinsiyet ilişkileri: Hindistanın kırsal kadınları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
