<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hesap verebilirlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hesap-verebilirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hesap-verebilirlik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jan 2024 11:04:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>hesap verebilirlik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hesap-verebilirlik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>2024 Etkiniz Forum için Başvurular Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/01/16/2024-etkiniz-forum-icin-basvurular-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jan 2024 11:04:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[ETKİNİZ AB Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Etkiniz Forum]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[İyileşme için İnsan Hakları İzleme]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85866</guid>

					<description><![CDATA[<p>Etkiniz AB Programı düzenleyeceği dördüncü Forum ile sivil toplum temsilcilerini bir araya getirecek! Etkiniz Forum 18-19 Nisan 2024 tarihlerinde Antalya’da düzenleniyor. Forum’un teması 'Dayanışma, Hesap Verebilirlik ve İyileşme için İnsan Hakları İzleme'.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/01/16/2024-etkiniz-forum-icin-basvurular-acildi/">2024 Etkiniz Forum için Başvurular Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Etkiniz Forum’la,</p>
<p>1. İnsani krizlere insan hakları yaklaşımında hesap verebilirliğin, dayanışmanın ve iyileştirmenin hayati önemin tartışılması,<br />
2. Türkiye’de ve dünya genelinde insani krizlerde insan hakları izleme  faaliyetlerinin yaygınlaştırılması,<br />
3. İnsan hakları izleme ve savunuculuğunda kesişimselliğe ve hak temelli çalışmaya ilişkin etik ve yenilikçi araçların nasıl kullanılacağının tartışılması,<br />
4. İnsan hakları izleme yapan sivil toplum örgütleri arasındaki diyalog ve ağ kurma ile uluslararası insan hakları mekanizmalarına katılımın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p>
<p>Forumda panellerle beraber katılımcıların bilgi ve birikimlerini paylaşabilecekleri ve ağ kurabilecekleri oturum ve atölyeler yer alacak.</p>
<p>Toplantıya katılmak isteyen sivil toplum örgütü temsilcileri başvuru formunu doldurabilirler. Katılım için doldurulması zorunlu olan formu en geç <strong>9 Şubat 2024 Cuma</strong> günü saat 13:00’e kadar göndererek başvurunuzu tamamlayabilirsiniz.</p>
<h5><strong>Etkiniz Forum’a Neden Başvurayım?</strong></h5>
<ul>
<li>Uluslararası mekanizma temsilcileriyle ağ kurmak;</li>
<li>Sivil toplum örgütleri temsilcileriyle tanışma ve deneyim paylaşımı;</li>
<li>İnsan hakları izleme çalışmalarını sivil toplumla paylaşmak, çalışmaları derinleştirmek;</li>
<li>Farklı sivil toplum örgütlerinden temsilcilerle yeni işbirliği olanakları yaratmak;</li>
<li>Donör kuruluşlarla bir araya gelmek için.</li>
</ul>
<p>Paneller ve atölyeler sadece başvurusu kabul edilmiş katılımcılara açık olacak.</p>
<h5>Seçim Kriterleri</h5>
<ul>
<li>Katılımcıların kabulünde ilk başvuran insan hakları izleme temelli çalışmalar yürüten sivil toplum örgütlerinin temsilcilerine öncelik verilecek.</li>
</ul>
<p>Bununla birlikte:</p>
<ul>
<li>Tematik çalışma alanı çeşitliliği;</li>
<li>Katılımda illere göre eşit temsil konusu;</li>
<li>Katılımda toplumsal cinsiyet çerçevesinde eşit temsil hususu;</li>
<li>Ayrımcılığa uğrama riski daha yüksek grupların temsili dikkate alınacaktır.</li>
</ul>
<p><strong>Önemli not: </strong>Katılımı uygun bulunan her sivil toplum örgütünden birer temsilci kabul edilecektir. Katılımcı sayısının 125 ile sınırlı olması sebebiyle başvuru yapılması zorunludur. Forum’a başvurmayan ya da başvurusu onaylanmayanların katılımı mümkün olmayacaktır.</p>
<h5>Katılımcılara Notlar</h5>
<ul>
<li>Antalya dışından gelecek katılımcılara konaklama ve şehirlerarası ulaşım desteği sağlanacaktır.</li>
<li>Etkiniz tarafından uçak biletleri alınmış ve/veya konaklamasına dair otel rezervasyonu yapılmış katılımcıların mücbir bir sebep olmaksızın etkinliğe katılmamaları ve Etkiniz’e yazılı bilgi vermemeleri durumunda oluşabilecek bilet ücreti/cezai işlemlere dair Etkiniz tarafından geri ödeme talep edilecektir. Söz konusu mücbir sebebe dair destekleyici dokümanların (hastane raporu vb.) Etkiniz’e sunulması gerekmektedir.</li>
<li>Mücbir bir sebep ve belgesi sunulmaksızın katılımcı için yapılan konaklama rezervasyonunu iptal ettirmeyip kullanmama durumunda Etkiniz tarafından geri ödeme talep edilecektir.</li>
<li>Forumun program detayları ve toplantı düzenlenecek mekânın bilgileri, başvurusu kabul edilen kişilere iletilecektir.</li>
<li>Etkinlik boyunca İngilizce-Türkçe simultane çeviri hizmeti sağlanacaktır.</li>
<li>Özel ihtiyaçlar başvuru formunda belirtilebilir.</li>
</ul>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf2ke5VeggY6gOF9KIveG2WNSshTZ-Hgcr2UqyBp8XzbYZRXQ/viewform" target="_blank" rel="noopener">Başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><strong>Başvurulara dönüşler 15 Şubat 2024 tarihinden sonra yapılacaktır.</strong></p>
<p>Foruma ilişkin sorularınızla ilgili <a href="mailto:forum@etkiniz.eu" target="_blank" rel="noreferrer noopener" aria-label="undefined (opens in a new tab)">forum@etkiniz.eu</a> adresi ile irtibata geçebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/01/16/2024-etkiniz-forum-icin-basvurular-acildi/">2024 Etkiniz Forum için Başvurular Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Etkin Demokratik İşleyiş için Vaatlerin Takibi Önemli!&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/07/etkin-demokratik-isleyis-icin-vaatlerin-takibi-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Jun 2023 14:18:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhur ittifakı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[kamuoyu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayra Tütengül]]></category>
		<category><![CDATA[Millet İttifakı]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyasi partiler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84247</guid>

					<description><![CDATA[<p>14 Mayıs seçimlerini konuştuğumuz Vaat İnceleme Platformu Direktörü Kayra Kocagil, demokratik sürecin sağlıklı işlemesi, hesap verebilirlik ve toplum refahının arttırılması için vaatlerin takibinin önemli olduğunun altını çiziyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/07/etkin-demokratik-isleyis-icin-vaatlerin-takibi-onemli/">&#8216;Etkin Demokratik İşleyiş için Vaatlerin Takibi Önemli!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Öncelikle vaatlerin takibinden başlayalım. Seçim dönemlerinde partiler, ittifaklar çok farklı vaatlerde bulunuyor. Bunların takibi neden önemli?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-84252 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/06/kayra-tutengul.jpg" alt="Kayra Tütengül" width="257" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/06/kayra-tutengul.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/06/kayra-tutengul-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 257px) 100vw, 257px" />Vaatlerin takibi, demokratik bir toplumda önemli bir unsurdur. Siyasi liderler ve partiler, seçimler öncesinde çeşitli vaatlerde bulunurlar. Bu vaatler, genellikle halkın ihtiyaçlarını karşılamak, sorunları çözmek veya toplumun refahını artırmak amacıyla yapılır. Ancak, vaatlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, siyasi liderlerin ve partilerin güvenilirliğini, hesap verebilirliğini ve başarısını gösteren önemli bir ölçüttür.</span></p>
<blockquote><p>V<span style="font-weight: 400;">aatlerin takibi, toplumun siyasi liderlere ve partilere olan güvenini korumak ve demokratik sürecin sağlıklı işlemesini sağlamak için önemlidir.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Vaatlerin takibi, seçmenlerin siyasi liderlerden ve partilerden beklentilerini gözlemlemelerine ve değerlendirmelerine olanak sağlar. Eğer bir lider veya parti, vaatlerini gerçekleştirmezse, bu durum seçmenlerin güvenini sarstığı gibi demokratik süreçlere olan inancı da zayıflatabilir. Bu nedenle, vaatlerin takibi, toplumun siyasi liderlere ve partilere olan güvenini korumak ve demokratik sürecin sağlıklı işlemesini sağlamak için önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle Türkiye gibi demokratik işleyişlerin zarar gördüğü bir ülkede bu yaşanılanlar ön plandadır. Seçim dönemlerinde siyasi partilerin gerçekleşmeyecek vaatlerde bulunması, maalesef bir gelenek haline gelmiştir. Bu durum, sadece siyasetin kendisiyle sınırlı kalmaz, aynı zamanda toplumun genelinde de bir algı oluşturur. Örneğin, okul başkanlığı seçimlerinde &#8220;havuz yaptıracağım&#8221; gibi gerçekleştirilmesi mümkün olmayan vaatlerin verilmesi yaygın bir durumdur.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu tür gerçekleşmeyecek vaatleri gören çocuklar, gelecekteki beklentilerini de buna göre şekillendirebilirler. Yanlış bir algı oluştuğunda, çocuklar gerçekçi olmayan beklentilere sahip olabilir ve kendi eksikliklerini veya toplumdaki sorunları çözecek vaatlerin gerçekleştirilmemesi durumunda hayal kırıklığı yaşayabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vaatlerin takibi, kamuoyunun ve medya kuruluşlarının sorumluluklarını yerine getirmesi açısından da önemlidir. Medya, vaatleri ve vaatlerin gerçekleşme sürecini yakından izleyerek topluma bilgi sağlar. Kamuoyu ise vaatlerin takibiyle liderlerin ve partilerin performansını değerlendirebilir, gerektiğinde eleştirebilir ve gelecekteki seçimlerde daha bilinçli tercihler yapabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, vaatlerin takibi demokratik sürecin sağlıklı işlemesi için önemlidir. Seçmenlerin, siyasi liderlerin ve partilerin vaatlerini gerçekleştirme yeteneklerini ve niyetlerini izlemesi, güvenin korunması, hesap verebilirliğin sağlanması ve toplumun genel refahının artırılmasına katkıda bulunur. Aynı zamanda, vaatlerin takibi, çocukların gerçekçi beklentilere sahip olmalarını teşvik eder ve toplumun gelecekteki liderlerini daha sorumlu ve hesap verebilir olmaya teşvik eder.</span></p>
<h5><strong>&#8216;Vaatlerin Takibi, Seçim Sonrası Süreçte Önem Kazanır.&#8217;</strong></h5>
<p><strong>14 Mayıs seçimlerindeki vaatlerle ilgili genel gözlemleriniz neler?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">14 Mayıs seçimlerinde siyasi partilerin vaatleri çeşitli konulara odaklandı. Seçimler öncesinde, her bir parti, seçmenlerin ilgisini çekmek ve desteğini kazanmak için farklı vaatlerde bulundu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı gibi büyük ittifaklar, genellikle millilik, sosyal yardımlar, geçim sıkıntıları gibi konuları öne çıkardılar. Bu ittifaklar arasında bir fark, millilik kavramının ön planda tutulması ve icraatlar üzerine vurgu yapılması. Özellikle Cumhur İttifakı, yerli otomobil, TGC Gemisi ve İHA/SİHA projeleri gibi altyapı ve savunma sanayi projelerine odaklandı ve bunları vaatlerin merkezine koydu. Millet İttifakı ise, millilik kadar sosyal yardımlar ve geçim sıkıntılarını da gündeme getirerek, toplumun ekonomik refahına ve sosyal adaletine vurgu yaptı. Bu ittifak, gelir eşitsizliğini azaltma, işsizlikle mücadele, emeklilere daha iyi yaşam koşulları sağlama gibi konuları öne çıkardı ve bu yönde vaatlerde bulundu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vaatlerin takibi, seçim sonrası süreçte önem kazanır. Seçimde vaat edilen projelerin hayata geçirilip geçirilmediği, siyasi liderlerin sözlerine sadık kalmaları ve toplumun genel refahını artıracak adımlar atmaları açısından değerlendirilir. Seçmenlerin, vaatlerin takibiyle liderlerin ve partilerin performansını değerlendirmesi, gelecekteki seçimlerde daha bilinçli tercihler yapmalarını sağlar.</span></p>
<p><strong>Seçim sürecinde iki ittifakın da ortaklaştığı vaatler nelerdi?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">14 Mayıs seçim sürecinde iki ittifak arasında ortaklaşılan ve benzerlik gösteren vaatlerin yanı sıra, özgün vaatlerin de ortaya çıktığını gözlemledik. Özellikle dış politika ve dış güvenlik konularında ittifaklar benzer vaatlerde bulundu. Ancak, Millet İttifakı&#8217;nın bazı özgün vaatlerine, sonra Cumhur İttifakı üye partilerinden bazıları da yer vermeye başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Seçim vaatlerinin detaylarının yer aldığı belgeler, bir siyasi partinin seçim manifestosu olarak yayımlanır ve genellikle yüzlerce sayfadan oluşur. Bu belgelerde, her bir parti kendi öncelikleri ve politikaları doğrultusunda bir dizi vaatte bulunur. Ancak, resmi vaatlerin yanı sıra, partilerin seçim kampanyalarında öne çıkardıkları ve vurguladıkları vaatler de önem kazanır.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Seçim sonrası süreçte vaatlerin hayata geçirilip geçirilmediği, liderlerin ve partilerin güvenilirliklerini, hesap verebilirliklerini ve performanslarını gösteren bir ölçüt olarak değerlendirilir.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin, Millet İttifakı uzun bir süredir kamuya personel alımında mülakat uygulamasının kaldırılacağının vaadini öne çıkarmıştı. Bu, seçmenler arasında popüler bir konu haline gelmiş ve bu konuda beklentiler oluşmuştu. Öte yandan, Cumhur İttifakı da kamuya personel alımında mülakatın çeşitli konular haricinde kaldırılacağını vaat etti. Ancak, bu vaat, belirli koşullar ve sınırlamalar içerdiği için tam olarak netlik kazanmadı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu örnekten de anlaşılacağı gibi, seçim vaatleri içinde partilerin farklı vurguları ve farklı açılımları bulunabilir. Bir siyasi partinin vaatlerinde yer alan konular, toplumda önemli olan meseleler ve seçmenlerin beklentilerine cevap verme amacını taşır. Ancak, seçmenlerin bu vaatleri takip etmeleri ve vaatlerin gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmeleri önemlidir. Seçim sonrası süreçte vaatlerin hayata geçirilip geçirilmediği, liderlerin ve partilerin güvenilirliklerini, hesap verebilirliklerini ve performanslarını gösteren bir ölçüt olarak değerlendirilir.</span></p>
<p><strong>Hangi vaatler öne çıkarılmadı ya da gündemleştirilmedi sizce?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhur İttifakı&#8217;nın göçmen politikaları konusundaki vaatlerinin öne çıkarılmaması dikkat çekici. Göçmenlik, özellikle son yıllarda küresel bir sorun haline gelmiş ve siyasi tartışmaların merkezinde yer alan bir konuydu. Ancak, Cumhur İttifakı&#8217;nın bu konudaki vaatleri, seçim sürecinde önemli bir odak noktası haline getirilmemeye çalışıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Millet İttifakı ise terörle mücadele ve yerli savunma sistemlerinin desteklenmesi konularında çeşitli vaatlerde bulundu. Ancak, bu vaatler, seçim sürecinin ilk turunda öne çıkarılmadı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vaatleri gündemleştirme konusunda ittifakların eksileri ve artılarına gelince, partilerin farklı yaklaşımları ve stratejileri bulunmaktadır. Hem Millet İttifakı hem de Cumhur İttifakı, kendi seçmenlerine ulaşma konusunda genellikle başarılı oldular. Ancak, karşı mahallelere kendi vaatlerini etkin bir şekilde iletmekte zorluklar yaşadılar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, seçimlerde vaatlerin etkili bir şekilde gündemleştirilmesi, ittifakların iletişim stratejilerine, vaatlerin doğru zamanda ve doğru şekilde iletilmesine ve seçmenlerin ilgi alanlarına bağlıdır. Her bir ittifakın bu konuda kendi eksileri ve artıları bulunabilir. Ancak, seçimlerde vaatlerin gerçekleşebilirliği, parti liderlerinin ve partilerin güvenilirliklerini, hesap verebilirliklerini ve performanslarını yansıtan önemli bir ölçüt olarak kabul edilir.</span></p>
<p><strong>Vaatleri gündemleştirme konusunda ittifakların eksileri, artıları neler oldu?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İttifakların karşı tarafın seçmenlerine vaatlerini etkili bir şekilde iletmekte zorluk yaşadığını söyleyebiliriz. Seçim kampanyaları sırasında karşı tarafın seçmenlerini ikna etmek ve onların dikkatini çekmek için stratejiler geliştirme gerekliliği ortaya çıktı. Karşı taraftaki seçmenlerin ilgi ve beklentilerini anlama, onların endişelerini ele alarak vaatlerini onlara ulaştırmak önemli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İttifakların vaatlerini gündemleştirme konusunda yaşadıkları zorluklar arasında medyanın rolü de önemli bir faktör. Medya, seçim sürecinde büyük bir etkiye sahiptir ve vaatlerin duyurulması, tartışılması ve değerlendirilmesi açısından önemli bir platform sağlar. Ancak, medyanın tarafsızlık ilkesiyle hareket etmesi, farklı vaatlerin dengeli bir şekilde yer alması ve seçmenlere objektif bilgi sağlaması gerekmektedir. Medyanın dikkatini çekmek ve vaatlerin öne çıkmasını sağlamak için ittifakların iletişim stratejileri ve medya ilişkileri önemlidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca, vaatleri gündemleştirme konusunda ittifakların başarılarına etki eden bir diğer faktör de seçmenlerin ilgi alanları ve beklentileridir. Her seçmen grubu farklı sorunlarla karşı karşıya olabilir ve farklı konulara odaklanabilir. İttifakların vaatlerini seçmenlerin ilgi ve beklentilerine uygun bir şekilde şekillendirmeleri, onların dikkatini çekme ve desteğini kazanma açısından önemlidir. Seçmenlerin günlük hayatlarında karşılaştıkları sorunlara, ekonomik koşullara, sağlık hizmetlerine, eğitim sistemine, çevre korumasına ve diğer konulara dikkat etmek, vaatlerin gündemde kalmasını ve seçmenler üzerinde etki yaratmasını sağlayabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tekrar edecek olursak, ittifaklar kendi seçmenlerine ulaşma konusunda genellikle başarılı oldukları görülürken, karşı tarafın seçmenlerine vaatlerini etkili bir şekilde iletmekte zorluk yaşadı. Medyanın rolü, iletişim stratejileri, seçmenlerin ilgi ve beklentileri gibi faktörler, vaatlerin gündemde kalmasını ve seçmenler üzerinde etki yaratmasını etkileyen önemli unsurlardır.</span></p>
<p><strong>Sivil toplum bu konuda ne yapmalı, neler yapabilir?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, seçim sürecinde vaatleri gündemleştirme konusunda önemli bir rol üstlenebilir. Bu konuda yapabilecekleri çeşitli adımlar bulunmaktadır:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Değerlendirme ve İzleme:</strong> Seçim vaatlerini objektif bir şekilde değerlendirebilir ve izleme mekanizmaları oluşturabilirler. Vaatlerin gerçekleştirilme sürecini takip ederek, siyasi partilerin vaatlerini yerine getirme konusunda sorumluluklarını hatırlatabilir ve kamuoyunu bilgilendirebilirler. Bu, siyasi partilerin vaatlerini gerçekleştirme konusunda daha hesap verebilir olmalarını sağlayabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Kamuoyu Baskısı:</strong> Seçim vaatlerinin gerçekleştirilmesi konusunda siyasi partilere kamuoyu baskısı yapabilirler. Basın açıklamaları, dilekçeler, imza kampanyaları gibi yöntemlerle vaatlerin takipçisi olabilirler ve gerekirse siyasi partilere hatırlatmalar yapabilirler. Bu şekilde siyasi partiler, seçmenlerin beklentilerine daha uyumlu politikalar üretme eğiliminde olabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Diyalog ve İş birliği:</strong> Siyasi partilerle doğrudan iletişim kurarak vaatlerin gerçekleştirilmesi konusunda iş birliği yapabilirler. Siyasi partilerle diyalog kurarak, vaatlerin uygulanabilirliği, gereklilikleri ve engelleri konusunda bilgi paylaşımı yapabilirler. Bu şekilde sivil toplum kuruluşları, siyasi partilerin vaatlerini daha gerçekçi ve etkili bir şekilde şekillendirmelerine yardımcı olabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Bağımsız Araştırmalar ve Raporlar</strong>: Seçim sürecinde bağımsız araştırmalar ve raporlar hazırlayabilirler. Bu raporlar, siyasi partilerin vaatlerini objektif bir şekilde analiz edebilir ve seçmenlere bilgi sunabilir. Ayrıca, bu raporlar medya ve diğer paydaşlar tarafından da dikkate alınarak vaatlerin daha fazla gündemde kalmasına katkıda bulunabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşları, demokratik bir toplumun önemli bir parçası olarak seçim süreçlerinde aktif bir rol oynayabilirler. Vaatlerin gündemleştirilmesi ve gerçekleştirilmesi konusunda sivil toplumun çabaları, seçmenlerin daha bilinçli bir şekilde tercih yapmasına ve siyasi partilerin vaatlerini yerine getirme konusunda daha sorumlu davranmasına yardımcı olabilir.</span></p>
<h6><strong>Vaat İnceleme Platformu Hakkında</strong></h6>
<p><a href="https://www.vaatler.com.tr/"><span style="font-weight: 400;">Vaat İnceleme Platformu</span></a><span style="font-weight: 400;"> Politika ve Demokrasi Araştırmaları Derneği tarafından </span><span style="font-weight: 400;">siyasi partilerin vaatlerini incelemek ve araştırmak için oluşturuldu. Platformun amacı, siyasi partilerin seçim sürecinde verdikleri vaatleri derleyip, seçimi kazanan partilerin verdikleri vaatleri tutmalarının ölçüldüğü ve partilerin vaatlerinin alanlarına göre kategorilendirilmesiyle birlikte kamuoyunda bu alandaki hesap sorulabilirlik ve şeffaflık değerlerinin daha çok benimsenmesidir. Oluşturulan vaat inceleme sitesinde, güncel seçim döneminin vaatlerinin yanı sıra geçmiş dönemlerdeki vaat arşivi de yer almaktadır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/07/etkin-demokratik-isleyis-icin-vaatlerin-takibi-onemli/">&#8216;Etkin Demokratik İşleyiş için Vaatlerin Takibi Önemli!&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünyada Son 10 Yılda En Yolsuzlaşan Ülke: Türkiye</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/09/dunyada-son-10-yilda-en-yolsuzlasan-ulke-turkiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nezih Onur Kuru]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 11:50:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Şeffaflık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[yolsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yolsuzluk Algıları Endeksi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79401</guid>

					<description><![CDATA[<p>Berlin merkezli Uluslararası Şeffaflık Örgütü, 2021 Yolsuzluk Algıları Endeksi'ni yayınlandı. Endeksin 2021 sonuçlarına göre, Türkiye 38 puanla 180 ülke arasında 96. sırada yer alırken, 2013'ten bu yana 12 puan kaybetti ve sıralamada 43 basamak geriledi. Sonuçlar, Türkiye'nin son 10 yılda en çok puan kaybeden ülkeler arasında zirvede yer aldığını gösterdi. 1 milyon üzeri nüfuslu ülkeler arasında en büyük düşüş Türkiye’de yaşandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/09/dunyada-son-10-yilda-en-yolsuzlasan-ulke-turkiye/">Dünyada Son 10 Yılda En Yolsuzlaşan Ülke: Türkiye</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;nin puanı Avrupa Birliği&#8217;nin tüm üye ülkelerinden daha düşük. Bulgaristan gibi pek de temiz bir sicile sahip olmayan ülkeler dahil olmak üzere üyelerin tamamı Türkiye’nin önünde bulunuyor. Türkiye ayrıca 38 OECD ülkesi arasında 37. sırada yer alıyor. Türkiye, yer aldığı Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkeleri bölgesinde, 22 ülke arasında Gürcistan, Ermenistan, Karadağ, Belarus, Kosova, Kuzey Makedonya ve Sırbistan’ın ardından 8. sırada bulunuyor. 2013 yılında bu bölgede zirvede yer alan Türkiye yolsuzluk konusunda en temiz algıya sahipti. 2013-2022 arasında Türkiye bu bölgede <a href="https://seffaflik.org/2021-yolsuzluk-algi-endeksi-aciklandi/" target="_blank" rel="noopener">endekste</a> en çok gerileyen ülke oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu dönemde sırasıyla 17-25 Aralık dosyalarının kapatılması, soruşturma açılan siyasilerin kamu görevlerine devam edebilmesi, seçim kampanya ve güvenliği konusunda yolsuzluk ve ihlallerin normlaşması, OHAL ve sonrası dönemde yargı ve bürokraside rüşvetin yaygınlaşması, mafyanın güvenlik güçleri ve siyasilerle temas ve ilişkilerinin giderek derinleşmesi, bakanların mafyayla aynı kareye girmesi ve mafya tarafından açıkça tehdit edilmesi, Türkiye’nin uluslararası savaşçı ve uyuşturucu trafiği konusunda bir “hub point” olarak suç ve yolsuzluk konusunda güven kaybetmesi, nepotizmin giderek aşikar hale gelmesi, aynı zamanda otoriterleşme ile birlikte hesap verilebilirlik, şeffaflık ve denetleme ilkelerinin neredeyse tamamen aşınması Türkiye’nin kısa sürede Doğu Avrupa ülkelerinin gerisine düşmesine ve otoriterlik, yolsuzluk ve iç karışıklıklarla anılan Orta Asya ve Orta Doğu ülkelerinin seviyesine inmesine yol açtı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye aynı zamanda 17-25 Aralık’tan bu yana otoriterleşme ve yolsuzluğu eş zamanlı olarak hızlandıran birçok gelişmeye sahne oldu. 2007’den itibaren yargı, bürokrasi ve orduda birlikte alan genişleten AK Parti ve Gülencilerin kendi aralarında yaşadığı çatışma Türkiye’ye 15 Temmuz 2016 başarısız darbe girişimi ile son bulan derin bir yıkım yaşattı. Erdoğan bu süreçte yeni ortak olarak milliyetçilere yakınlaşırken, Çözüm sürecini sona erdirdi ve Kürt siyasetini gayrimeşru ilan ederek 1990’lı yılların güvenlikçi anlayışına geri döndü. Darbe sonrasında OHAL döneminde 2 milyona yakın kişiye terör soruşturması açılırken, toplam 100 milyar dolara yaklaşan değerde mülke el konuldu. 100 binden fazla memur devletten atıldı. HDP’li belediyelere kayyum atandı, HDP’li vekiller ve parti üyeleri tutuklandı. Bu süreçte KHK ve başkanlık sistemiyle inşa edilen ara rejimde hukuksuzluk normlaşırken, yolsuzluk sıradanlaştı.</span></p>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-79406 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/civil-liberties-640x399.jpg" alt="civil liberties" width="640" height="399" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/civil-liberties-640x399.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/03/civil-liberties.jpg 710w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada sivil özgürlükler ve yolsuzlukla mücadelede başarı arasında pozitif bir ilişki gözlemleniyor. Grafikte gözlemlendiği üzere, sivil özgürlükler puanı ve yolsuzluk sicil puanı birlikte artış eğilimi gösteriyor. Türkiye, sivil özgürlüklerin neredeyse minimum düzeye indiği bir ülke olarak yolsuzlukta da dünya ortalamasının gerisinde kalıyor. Sonuç olarak, 2021 yılında yaşananlar ve bu yılın küresel yolsuzluk algısı raporu, Türkiye’nin demokratikleşen ülkeler arasından, yolsuz ve otoriter ülkeler arasında geçiş yaptığını belgelemiş oldu.</span></p>
<h5><b>Gri Liste</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">2021 Ekim’de Türkiye’nin yaşadığı bu hızlı ve karanlık yolculuğu belgeleyen önemli bir gelişme yaşandı. Türkiye Ürdün ve Mali’yle birlikte kara para aklama ve terörizmin finansmanının engellenmesinde yetersiz kaldığı gerekçesiyle, 1989 yılında G-7 Paris Zirvesi sonrası kurulan Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alındı. Merkezi Paris’te bulunan ve 39 ülkenin üye olduğu kurumun, biri kara diğeri gri olmak üzere iki listesi var.  Kara para aklama ve terörizmin finansmanı konusunda yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin yer aldığı “kara liste”de İran ve Kuzey Kore yer alırken Türkiye’nin bu yıl eklendiği yükümlülükleri eksik yerine getirilenlerin yer aldığı “Gri listede” Pakistan, Suriye, Arnavutluk, Myanmar, Yemen, Güney Sudan, Uganda, Senegal, Burkina Faso, Zimbabve, Nikaragua, Filipinler, Kamboçya, Haiti, Cayman Adaları ve Barbados bulunuyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Şeffaflık Örgütü Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı <a href="https://open.spotify.com/episode/7h59CWuDEvZHvmKq5Atsun?si=2cad0bd5e75a49ec&amp;nd=1" target="_blank" rel="noopener">Oya Özarslan, gerçekleştirdiğimiz mülakatta,</a> Türkiye’nin artık itibar kaybı ve AB rotasından uzaklaşmanın ötesinde lig düştüğünü, Güney Sudan ve Myanmar gibi yolsuzluğun norma dönüştüğü, etnik çatışmaların hakim olduğu ülkelerle aynı grupta yer aldığını belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, Türkiye yolsuzluk konusunda uçuruma yuvarlanmış ve gri listeye düşmüş durumda. Nitekim bu ülkeleri yöneten idareler “korsan devlet” olarak görülüyor. Bu ülkeler diktatörlerin kara para cennetleri olarak tanımlanıyor. Gelinen noktada Türkiye’yi yöneten elitler halkına ve dünyaya yaşattığı güven kaybıyla, Türkiye’nin ekonomik yaptırımlar ile uluslararası yatırım ve kredi konularında artık çok daha zorlanmasına neden oluyor ve olmaya deva edecekler. Bu durum sadece hükümet için değil, belediyeler ve özel sektör için de geçerli ve bir zamanlar AB ve demokrasi yolunda olan 85 milyonluk büyük bir ülke bu karanlık tablodan olumsuz etkilenmeye devam ediyor.</span></p>
<p><em>Görsel: Ellice Weaver </em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/03/09/dunyada-son-10-yilda-en-yolsuzlasan-ulke-turkiye/">Dünyada Son 10 Yılda En Yolsuzlaşan Ülke: Türkiye</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Uluslararası Şeffaflık Derneği Şeffaflık Ödülleri Başvuruları Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/01/uluslararasi-seffaflik-dernegi-seffaflik-odulleri-basvurulari-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Nov 2021 08:54:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Şeffaflık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Şeffaflık Ödülleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Şeffaflık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75530</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Şeffaflık Derneği'nin Şeffaflık Ödülleri başvuruları açıldı. Son başvuru tarihi 24 Kasım 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/01/uluslararasi-seffaflik-dernegi-seffaflik-odulleri-basvurulari-acildi/">Uluslararası Şeffaflık Derneği Şeffaflık Ödülleri Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="aligncenter">Şeffaflık Ödülleri, yolsuzluğa karşı mücadeleye ilişkin çabaların desteklenmesi, şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirliği yerleştirmeye yönelik bireysel ya da kurumsal eylem veya girişimlerin teşvik edilmesi amacıyla Uluslararası Şeffaflık Derneği tarafından üç kategoride veriliyor.</p>
<p class="aligncenter">Başvurular, <strong>25 Ekim – 24 Kasım 2021</strong> tarihleri arasında kabul edilecektir.</p>
<p>Ödül kategorileri;</p>
<ul>
<li>Medya</li>
<li>Kurumsal</li>
<li>Yurttaş/Sivil Girişim</li>
</ul>
<h5><strong>Yönerge</strong></h5>
<p>Şeffaflık Ödülleri, yolsuzluğa karşı mücadeleye ilişkin çabaların desteklenmesi, şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirliği yerleştirmeye yönelik bireysel ya da kurumsal eylem veya girişimlerin teşvik edilmesi amacıyla veriliyor. Şeffaflık Ödülleri, Medya, Kurumsal ve Yurttaş/Sivil Girişim olmak üzere üç kategoride verilecek. Ödüllere Türkiye’de yerleşik olan ve resmi yahut profesyonel görevler üstlenen birey ve kurumlar dahil olmak üzere toplumun her kesiminden kişiler başvurabilir.</p>
<p>Ödülün finansal bir karşılığı olmayıp, yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık için çalışan geniş bir insan ve kurum yelpazesinin yer alacağı ödül törenine katılım ve bir plaketten oluşuyor.</p>
<p>Şeffaflık Ödülleri’nin yaratacağı farkındalık, ülkenin sosyal, politik ve ekonomik gelişmesine büyük etkiler yaratabilir. Bu sebeple Jüri, ödülü kazanan kişi veya kurumları seçerken incelikli ve özenli bir değerlendirme gerçekleştirecek, katılım ve fırsat eşitliği haklarını gözetecek ve farklılığa saygı gösteren bir süreç yürütecek.</p>
<p>Jüri, başvuruların değerlendirilmesi sırasında, kamu, özel sektör ve sivil toplumdan ülke genelindeki yolsuzlukla mücadelede farkındalık yaratacak girişim ve çabalar ile şeffaflık, dürüstlük ve hesap verebilirlik alanında örnek olacak uygulama ve çalışmalara ilişkin başvuruları göz önünde bulunduracak. Ödüller, ödül sahiplerinin örnek bir kişiliğe sahip olmalarının bir kanıtı niteliğinde değildir, sadece toplumda örnek olma niteliği taşıyan belirli bir eylem veya girişimi tanımak amacını taşıyor.</p>
<h5><strong>Başvuru Koşulları</strong></h5>
<p>Adayların aşağıdaki koşullara uyması bekleniyor:</p>
<ul>
<li>Adaylar, kendi çevrelerindeki yolsuzluk içeren olay ve durumlara önemli ölçüde etki eden eylem ve girişimlerde bulunmuş olmalı veya toplumsal düzeyde şeffaflık, dürüstlük, hesap verebilirlik ilkelerini yerleştiren eylem ve uygulamaları gerçekleştirmiş olmalı.</li>
<li>Başvuruya konu eylem ve girişimler, ülke çapında ilgi çekebilecek ve özendirici nitelikte olmalı, iyi örnek teşkil edebilmeli.</li>
<li>Başvuruya konu eylem ve girişimler, cesur, yaratıcı ve yenilikçi olmalı ve geniş çapta tanınmayı hak etmeli.</li>
</ul>
<p>Aşağıdaki koşulların gerçekleşmesi halinde Şeffaflık Ödülleri’ne adaylık kabul edilmeyecektir:</p>
<ul>
<li>Dürüstlüğü ve amaçları şaibeli olan kişi ve kurumların başvurması halinde tamamen Jüri’nin değerlendirmesine bağlı olarak bu başvurular dikkate alınmayabilir.</li>
<li>Uluslararası Şeffaflık Derneği Yönetim Kurulu üyeleri, çalışanları ve Jüri üyeleri Şeffaflık Ödülleri için başvuramazlar.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Detaylara ve başvuru formuna <a href="http://www.seffaflik.org/seffaflik-odulleri/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/01/uluslararasi-seffaflik-dernegi-seffaflik-odulleri-basvurulari-acildi/">Uluslararası Şeffaflık Derneği Şeffaflık Ödülleri Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Bireyi Kutsal Gören Anlayış Yerleşmedikçe Devlet Tüm İktidarları Kendine Benzetir”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/01/bireyi-kutsal-goren-anlayis-yerlesmedikce-devlet-tum-iktidarlari-kendine-benzetir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jun 2021 08:36:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[derin devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Gökçer Tahincioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[mafya]]></category>
		<category><![CDATA[Sedat Peker]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[temiz toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70801</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gazeteci-Yazar Gökçer Tahincioğlu, derin devlet ve mafya örgütlenmeleriyle gerçek anlamda mücadele edilmeyişinin sebebinin devleti kutsallaştırma pratiği ve cezasızlık kültürü olduğunu vurgulayarak, "Bireyi kutsal gören anlayış yerleşmedikçe, devlet tüm iktidarları da kendine benzetir. Bir noktadan sonra sürekli aynı sözleri duymamızın nedeni de bu. Gerçek anlamda bir demokratikleşme ise sorunları çözme iradesi ve toplum desteği ile mümkün.” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/01/bireyi-kutsal-goren-anlayis-yerlesmedikce-devlet-tum-iktidarlari-kendine-benzetir/">“Bireyi Kutsal Gören Anlayış Yerleşmedikçe Devlet Tüm İktidarları Kendine Benzetir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sedat Peker’in birbiri ardına yayınladığı videoların büyük ilgi görmesi, ancak ortaya attığı iddialarla ilgili henüz yargı mekanizmalarının devreye sokulmaması gündemdeki yerini koruyor. Uzmanlar, videoların milyonlar tarafından izlenmesinin sebebinin sosyal medya gerçekliğini göz önüne alarak üretim yapılması olduğunu belirtiyor. İstanbul Ekonomi Araştırma tarafından yapılan <a href="https://www.turkiyeraporu.com/arastirma/sedat-peker-videolarini-takip-ediyor-musunuz-4744/" target="_blank" rel="noopener">araştırmaya göre</a>, videoları izleyenlerin arasında yüzde 24&#8217;lük bir kesim, Peker&#8217;in anlattıklarını &#8220;önemli ve doğru&#8221; buluyor.</p>
<p>Sivil Sayfalar&#8217;a değerlendirmelerde bulunan Gazeteci Yazar Gökçer Tahincioğlu, söz konusu videoların şeffaflık ve hesap verebilir bir devlet yapısının önemini ortaya koyduğunu belirtiyor. Peker’in videolarının iki konuyu aşikar kıldığını kaydeden Tahincioğlu, bunlardan birincisinin, Susurluk&#8217;un bitmeyip, çizgisel bir hatta, yol ve yöntem değiştirerek devam etmesi, ikincisinin ise, ‘henüz gerekçelerini öğrenemediğimiz, bu nedenle kimilerinin dudak büktüğü videoların ortaya çıkmasına neden olan büyük’ bir meselenin varlığı olduğunu kaydediyor.  Şeffaf, hesap verebilir, denetlenebilir bir devlet yapısında bu sorulara yanıt bulunabilmesi gerektiğine dikkat çeken Tahincioğlu, “Bu yüzden sadece Peker değil, bütün aktörlerin daha fazla konuşması, daha fazla belge ve bilginin ortaya saçılması böyle dönemlerde önemlidir. Elbette bilmediğimiz, henüz öğrenemediğimiz hesapların yanında bu ortamdan medet uman farklı yapılar da var. Şeffaflık ve hesap verebilirlik bu nedenle önemli zaten. Bu yapılara fırsat vermeden, meselelerin gerçek nedenini öğrenebileceğimiz soruşturmaların açılması yönündeki ısrarın nedeni bu.” Diyor.</p>
<blockquote><p>Ne uluslararası yapıların piyonu haline gelmiş grupların ve aktörlerin ne de bugünkü tabloyu oluşturan grupların temizliğe yönelik söz söyleme hakkı yok.</p></blockquote>
<h5><strong>&#8220;Devletin ve İktidarın Koruyucu Refleksi Sürüyor&#8221;</strong></h5>
<p>Susurluk’tan bu yana; halen aynı aktörlerden, çözülmemiş cinayetlerden söz edildiğini, adalet arayışının sürdüğünü kaydeden Tahincioğlu, iki dönem arasındaki farkın ise iktidarın yapısı olduğuna işaret ediyor. Susurluk’un, koalisyon döneminde, kırılgan hükümetler döneminde yaşandığını hatırlatan Tahincioğlu, “Askeri vesayetin güçlü olduğu bir dönemdi. Bu nedenle, belli siyasi gruplar meselenin çözümü yönünde irade gösterse de çözülmesi mümkün olamazdı ve olmadı. Ancak askeri vesayet artık o güçte olmamasına rağmen yine devletin ve iktidarın koruyucu refleksi sürüyor. Bundan medet uman başka yapılar hevesle bekliyor.” dedi.</p>
<p>Sürecin uluslararası alandaki yankılarını da değerlendiren Gökçer Tahincioğlu, meselenin bu alandan bağımsız ele alınması gerektiğini vurguluyor. “Mülteciler konusundaki iki yüzlülük, pazarlıklar, insan kaçakçılarına zemin kazandıran uygulamalar, ölen insanlar, desteklenen kirli gruplar bugünkü tablonun uluslararası bir yapının eseri olduğunu ortaya koyuyor. Daha az sorumluluğu olanlar ise Türkiye açısından ancak &#8216;kaygılıyız&#8217; açıklaması yapabilirler.” diyen Tahincioğlu’na göre, “Ne uluslararası yapıların piyonu haline gelmiş grupların ve aktörlerin ne de bugünkü tabloyu oluşturan grupların temizliğe yönelik söz söyleme hakkı yok.”  Meselenin Türkiye toplumu tarafından çözülmesi gerektiğini de kaydeden Tahincioğlu, “Böyle olmadığı için aynı sorunları konuşup duruyoruz. İktidar için de aslında bu bir fırsat ancak maalesef bunu göremiyorlar.&#8221; değerlendirmesinde bulunuyor.</p>
<h5><strong>&#8220;Gelecek Kuşaklar İçin Vahim Bir Tablo&#8221;</strong></h5>
<p>Yargı mekanizmalarının işletilmeyişinin toplum olarak hepimize kayıplar getireceğini vurgulayan Gökçer Tahincioğlu, “Mesele Peker ve iddiaları ile sınırlı değil. Neden çete hükümlüsü isimlerin devlet katında muteber olduğunu, neden mafya gruplarına hoş bakıldığını, neden birilerinin durmadan ihanetle suçlandığını, tüm bunların neden olduğunu, gerçek nedenlerini bilmeliyiz. Elbette fikirlerimiz ve sözlerimiz var. Ancak somut olayları öğrenebilmemiz, bunların soruşturulması gerekli. Yoksa gelecek kuşaklar için daha da vahim bir tablo doğacaktır.” Dedi.</p>
<blockquote><p>Sivil toplumun bir yandan dava ve soruşturmalarla sindirildiği, diğer yandan bu grupların tehditlerine maruz kaldığı bir manzara söz konusu. Bir tarafta da darbe tehdidi yaşamış, bunu atlatmış ancak sonrasında oluşan ortamdan dolayı yeniden mağduriyet yaşamış bir toplum var. Devletin, mevcut kodlarını değiştirmeden bunları aşabilmesi, sivil toplumun alanının genişlemesi maalesef bana çok mümkün görünmüyor.</p></blockquote>
<p>Devleti kutsallaştırma pratiği ve cezasızlık kültürünün gerçek anlamda bir yüzleşme ve hesaplaşma yaşanmasına engel olduğunu vurgulayan Tahincioğlu, “Sanılıyor ki suç işleyenler, işkence yapanlar, bu gruplarla içli dışlı olanlar deşifre edildiğinde devlet zor duruma düşecek. Sanılıyor ki polis, jandarma, bürokrasi güç kaybedecek. Hayır, binlerce insan, etik değerlere ve kanunlara uygun biçimde emeğiyle çalışıyor. Devletlerin, dünya genelinde zaafları var. Devlet görevlilerinin kendini devlet sanması bunlardan biri. Bireyi kutsal gören anlayış yerleşmedikçe, devlet tüm iktidarları da kendine benzetir. Bir noktadan sonra sürekli aynı sözleri duymamızın nedeni de bu. Gerçek anlamda bir demokratikleşme ise sorunları çözme iradesi ve toplum desteği ile mümkün. Toplumun alışması ve kayıtsız kaldığı bir ortamda hiçbir iktidarın bu adımları atabileceği inancında değilim.” Diyor.</p>
<h5>&#8220;Devletin Mevcut Kodlarını Değiştirmeden Bunları Aşabilmesi Mümkün Değil&#8221;</h5>
<p>Meselenin sivil alana olan etkisi de değerlendiren Tahincioğlu, “Sivil alanın alabildiğine daraltıldığı, nefesinin kesildiği dönemlerin kendine özgü özellikleri var. Biri de korkutucu grupların ortaya çıkması. Paramiliter gruplar da olabilir bunlar mafya grupları da. Yakın dönemde gördüğümüz manzaralar, bu sorunun yanıtını veriyor bize. Sivil toplumun bir yandan dava ve soruşturmalarla sindirildiği, diğer yandan bu grupların tehditlerine maruz kaldığı bir manzara söz konusu. Bir tarafta da darbe tehdidi yaşamış, bunu atlatmış ancak sonrasında oluşan ortamdan dolayı yeniden mağduriyet yaşamış bir toplum var. Devletin, mevcut kodlarını değiştirmeden bunları aşabilmesi, sivil toplumun alanının genişlemesi maalesef bana çok mümkün görünmüyor.” şeklinde konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/01/bireyi-kutsal-goren-anlayis-yerlesmedikce-devlet-tum-iktidarlari-kendine-benzetir/">“Bireyi Kutsal Gören Anlayış Yerleşmedikçe Devlet Tüm İktidarları Kendine Benzetir”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi Kapanış Konferansı Katılımcılarını Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/10/is-dunyasi-seffaflik-sistemi-analizi-kapanis-konferansi-katilimcilarini-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Mar 2017 13:57:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Dürüstlük]]></category>
		<category><![CDATA[hesap verebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi]]></category>
		<category><![CDATA[İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi Kapanış Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu kurumları]]></category>
		<category><![CDATA[özel sektör]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12244</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uluslararası Şeffaflık Derneği, ‘İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi Kapanış Konferansı’ 14 Mart 2017 Salı Günü, 9.30-17.30 saatleri arasında, Hilton İstanbul’da gerçekleştirilecek. Katılım için info@seffaflik.org ve  i.borsuk@seffaflik.org adreslerine email atabilir; 0 212 240 5281 numaralı telefondan derneğe ulaşabilirsiniz. Yayınlanan duyuru metnini aşağıda bulabilirsiniz. “Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yolsuzlukla mücadelede önleyici bir araç olan şeffaflık ilkesini yaygınlaştırma ve etik bir iş anlayışını [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/10/is-dunyasi-seffaflik-sistemi-analizi-kapanis-konferansi-katilimcilarini-bekliyor/">İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi Kapanış Konferansı Katılımcılarını Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uluslararası Şeffaflık Derneği, ‘İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi Kapanış Konferansı’ <strong>14 Mart 2017 Salı Günü</strong>, 9.30-17.30 saatleri arasında, Hilton İstanbul’da gerçekleştirilecek. Katılım için <strong>info@seffaflik.org</strong> ve  <strong>i.borsuk@seffaflik.org</strong> adreslerine email atabilir; 0 212 240 5281 numaralı telefondan derneğe ulaşabilirsiniz. Yayınlanan duyuru metnini aşağıda bulabilirsiniz.</p>
<p>“Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yolsuzlukla mücadelede önleyici bir araç olan şeffaflık ilkesini yaygınlaştırma ve etik bir iş anlayışını egemen kılma hedeflerine uygun olarak gerçekleştirilen İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi – Türkiye çalışması; şeffaflık sisteminin başlıca üç paydaşı olan kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplumun şeffaflık, hesap verebilirlik ve dürüstlük politikalarını karşılıklı etkileşim ve iletişim içinde ele almakta ve yasaları, kurumların uygulamalarını ve kapasitelerini incelemektedir.</p>
<p>Raporumuzun lansmanının da yapılacağı kapanış konferansında iş dünyasının ve sivil toplumun önde gelen temsilcileri değerli katkılarıyla aramızda olacaktır.</p>
<p>Takviminize lütfen not edin! Sizleri aramızda görmekten memnuniyet duyacağız.<br />
İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi – Türkiye çalışmasına vereceğiniz destek bizleri onurlandıracaktır.”</p>
<p><strong>Etkinlik Başlangıç Tarihi</strong> : 14/03/2017</p>
<p><strong>Etkinlik Bitiş Tarihi</strong>:  14/03/2017</p>
<p><strong>Adres</strong>: Harbiye Mahallesi Cumhuriyet Cd. 50 D. 34367 Şişli İstanbul Türkiye</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/10/is-dunyasi-seffaflik-sistemi-analizi-kapanis-konferansi-katilimcilarini-bekliyor/">İş Dünyası Şeffaflık Sistemi Analizi Kapanış Konferansı Katılımcılarını Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
