<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hepimiz Göçmeniz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hepimiz-gocmeniz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hepimiz-gocmeniz/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 06 Apr 2022 20:38:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hepimiz Göçmeniz arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hepimiz-gocmeniz/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>30 Ekim Yaklaşırken; Mültecileri Neler Bekliyor? </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/19/30-ekim-yaklasirken-multecileri-neler-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 19 Oct 2019 07:00:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Abdulhalim Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Güngören]]></category>
		<category><![CDATA[Göç İdaresi Genel Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Soylu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43357</guid>

					<description><![CDATA[<p>Valiliğin, İstanbul’da kaydı bulunmayan Suriyeli mülteciler verdiği son tarih olan 30 Ekim’e sayılı günler kaldı. Kararın uygulanması halinde Suriyeli mültecileri neler beklediğini Hepimiz Göçmeniz’den Deniz Güngören  ve Avukat Abdülhalim Yılmaz ile konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/19/30-ekim-yaklasirken-multecileri-neler-bekliyor/">30 Ekim Yaklaşırken; Mültecileri Neler Bekliyor? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Valiliği, 1 Ağustos&#8217;ta yaptığı açıklama ile geçici koruma kaydı İstanbul’da olmayan Suriyeli mültecilerin kenti terk etmeleri için 20 Ağustos’a kadar süre verdiğini duyurmuştu. İlerleyen günlerde ise İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programında bu sürenin 30 Ekim&#8217;e kadar sürdüğünü açıklamıştı. Son olarak açıklama yayınlayan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, İstanbul kaydı bulunmayan Suriyeli mültecilerin kentten çıkışta kullanacakları yol izin belgelerini almaları için müdürlüklerine başvurmalarını istedi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Valiliğin açıklaması ile birlikte mülteci geçişleri tekrar hareketlendi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre sadece Eylül ayında geçiş esnasında durdurulan mülteci sayısı 67 bin 371. Yine müdürlüğün verilerine göre Eylül ayında 10 bin 720 mülteci sınır dışı edildi. BM rakamlarına göre ise Eylül ayında 12 bin üzerinde mülteci deniz ve kara yoluyla Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">30 Ekim’e günler kala İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecileri neler beklediğini, mülteciler açısından ne tür sonuçlar doğuracağını, hükümetin bu uygulamasının Türkiyeliler üzerindeki etkisini, sivil toplum kuruluşlarının neler yapması gerektiğini ve Suriye’ye yapılan son operasyonun geri göndermeleri nasıl etkileyeceğini Hepimiz Göçmeniz’den Deniz Güngören ve Avukat Abdülhalim Yılmaz ile konuştuk. </span></p>
<p><b>‘Karar Sadece Suriyelileri Etkilemeyecek’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-43360 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/hepimiz_gocmeniz2-640x480.jpg" alt="" width="310" height="232" />Hepimiz Göçmeniz’den Deniz Güngören, kararın sadece Suriyelileri etkilemeyeceğini belirterek, “Pek çok farklı halktan göçmen, zaten güvencesiz olan yaşam koşullarını, tanımadıkları yerlerde, kim bilir kaçıncı defa bir kez daha kurmak zorunda kalacak. Üstüne üstlük, yaşam kavgası içinde sürüklendikleri İstanbul’dan suçlu gibi gönderilecekler. Bu tarif daha önceki geri göndermelerde gördüğümüz türden olası sınır dışı etme vakalarını kapsamayan bir tarif. Bir şekilde denetim dışında kalanlar ise gittikçe derinleşen bir korkuyla yaşamak ve büyük ihtimalle daha da ucuz ve güvencesiz işlerde çalışmaya zorlanmış olacak” dedi. Göçmenleri gönderilecekleri illerde yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik bilginin olmadığını da ifade eden Güngören göçmenlerin büyük ihtimalle misafirperverlikle karşılanmayacağını ve daha da kötü ve güvencesiz işlerde çalışmak zorunda kalacaklarını dile getirdi. </span></p>
<p><b>‘Irkçı Söylem Üretenlerin Talepleri Meşrulaşacak’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul’da göndermelerin, göçmenlere yönelik nefret ve düşmanlık üreterek yükselen siyasetlerin söylem ve taleplerini meşrulaştırmak gibi son derece olumsuz bir politik etkisi olduğunu ekleyen Güngören, “Zira bu tür ırkçı siyasetler nihayetinde somut bir sonuç almış bulunuyor. Ve belki daha da önemlisi, devlet göçmenlerin, yurttaşların geri kalanından farklı olarak, temel hakları olan insanlar değil, düzenlenmesi gerektiği şekilde iradeleri dışında taşınabilen kişiler olduklarını eylemle ifade etmiş oluyor. Üstelik, İstanbul, kaydı başka yerde bulunan göçmenlerin ikamet ettiği tek şehir değil, bunu emsal olarak kullanmak isteyen şehirlerin çıkması da kaygı verici bir başka ihtimal. Örneğin, geçtiğimiz haftalarda Yalova Belediyesi şehrin yeni göçe kapandığını “müjdelemişti”; buradaki geri göndermelerden cesaret aldığını söylemek çok da abartılı olmayacaktır” diye konuştu. </span></p>
<p><b>‘STK’lar Mağduriyetleri En Aza İndirecek Çalışmalar Yapılmalı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının olası insan mağduriyetlerini en aza indirmek için elinden geldiğince çalışması gerektiğini de ifade eden Güngören, “Kararın gerçekten uygulanması durumunda normalden daha fazla çaba ve kaynak gerektiren durumlar yaşanacağını öngörmek de zor değil. Biz, göçmenlerle dayanışmayı; toplumun, göçmenleri yurttaş olarak tarif eden bir şekilde yeniden tahayyül edilmesini siyasi taleplere tahvil edebilen, siyasi bir hareket ile mümkün olduğunu düşünüyoruz” dedi. Hükümete ilk çağrılarının kararın durdurulması ve mültecilik statüsünün tanınması olduğunu belirten Güngören kararın uygulanması durumunda ise kamunun şiddete ve aşağılanmaya maruz bırakılmadan, güvenli bir şekilde yerleştirme işleminin takipçisi olması gerektiğini ekledi.</span></p>
<p><b>‘Operasyonlar Göçmenlerin Durumlarını Zorlaştıracak’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Askeri operasyonların göçmenlerin durumunu daha da zorlaştırdığını da dile getiren Güngören şunları söyledi: “İnsanların en başta göç etmesine neden olan koşulları tekrar ortaya çıkarır, çözüm değildir. Milyonlarca insanın en başta göç etmesine sebep olan koşulları derinleştirecektir. Çözümün uydu bölgeler değil barış ve demokrasi olduğunu savunuyoruz. İsmi ne olursa olsun, askeri operasyonların böyle bir ortama katkı sağlamayacağının bilincinde olmak gerekir.  Son olarak, insanların iradesi dışında bir yerden bir yere taşınmasının temel insan haklarına aykırı olduğunu unutmamak gerektiğini vurgulamak istiyorum. Bunun göçmenlerin hiçbir nüfuzunun olmadığı bir siyasi ortamın konusu olması ise daha da utanç verici”. </span></p>
<p><b>‘Sınır Dışı Etme İşlemleri Devam Etti’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-43359 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/abdülhalim_yılmaz-640x359.jpg" alt="" width="390" height="219" />Mülteci hakları ve hak ihlalleri ile çalışmalar yürüten Avukat Abdulhalim Yılmaz </span><span style="font-weight: 400;">sürenin 30 Ekim’e kadar uzatılmasının ardından sınır dışı etme işlemlerinin devam ettiğini belirtti. Her ay yüzlerce veya binlerce kişinin Suriye’ye sınır dışı edildiğini ifade eden Yılmaz, “</span><span style="font-weight: 400;">Sınır dışı etme olaylarında, ilgili kişinin ülkede yasal olup olmadığı, kayıtlı ilde olup olmadığı gibi durumlara bakılmıyor. Kuru – yaş demeden mümkün olduğunca Suriyeli sınır dışı edilmeye çalışılıyor. Eğer, hükümet veya İçişleri Bakanlığı, 30 Ekim tarihine önem atfeder ve yeni sınır dışı vakaları için girişimlerde bulunursa, bu vakalar sayıca çok daha fazla hale gelecektir.  Bu da, zorla Suriye&#8217;ye daha doğrusu Suriye’nin İdlib bölgesine gönderilecek binlerce yeni insan, parçalanmış aileler anlamına gelecektir” dedi.</span></p>
<p><b>‘Hak İhlalleri Yaşanıyor, Mahkemelere Çok Az Yansıyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle sınır dışı etme vakalarının sonuçlarının bazen ölümcül olabildiğini dile getiren Yılmaz, “Sınır dışı etmelerin neredeyse tümü, maalesef, “gönüllü geri dönüş” adı ama uygulamada “zorla” yapılıyor.  Anayasa Mahkemesinin verdiği pilot karar kabul edilen “Y.T.”kararında göçmenlerin etkili başvuru (iç hukuk) yoluna  sahip olmadığına karar verdi ve binlerce dosyayı bekletmeye aldı, kanunun değiştirilmesi gerektiğine karar verdi.  Sınır dışı işlemlerinde, çok ağır hak ihlalleri yapılıyor, ancak mahkemelere çok az yansıyor.  Öyle ki, Anayasa Mahkemesi tedbir kararlarına dahi uyulmuyor” diye konuştu. </span></p>
<p><b>‘Kayıt Sorunu Ortada Duruyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hala kayıt konusunun bir sorun olarak ortada durdurduğunu ve çözülemediğini söyleyen Yılmaz, “Göç İdaresi  (sanırım) 12 ilde kayıtları tamamen kapalı tutuyor.  Ancak, bu 12 il, İstanbul başta olmak üzere, iş ve istihdamın yoğun olduğu, barınma ve diğer sorunların daha kolay çözülebildiği iller. Başka ile kayıtlı olduğu halde, İstanbul veya başka ilde bulunmanın  en büyük nedeni çalışma imkanı ve ailenin ve yakınların bu gibi illerde olmasıdır. Kayıt konusunda, birden fazla ile kayıtlı olan, dağılmış olan aile bireylerini bir araya getirme konusunda sorunlar yaşanıyor” dedi. </span></p>
<p><b>‘Tutumun Değişmesi Toplumdaki Sosyal Olayları ve Nefreti Körükler’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suriyeli mültecilere karşı, hükümetin tutumunun sertleşmesinin Türkiye toplumundaki ön yargıları arttıracağını vurgulayan Yılmaz, “Sosyal olayları ve nefreti de körükler.  Adana ve diğer yerlerde yaşanan provakasyonlar ve saldırılarda, hükümetin tutumu etkilemediğini  iddia etmek zor. İster istemez, politikacıların küçük söylemleri vatandaşları büyük şekilde etkiliyor. Bunun devam etmesi, Türkiye için övünç kaynağı olan, mülteciler için 8 yıldır yaptıklarının yerle bir edilmesi anlamına gelebilir. Bu konuda Hükümetin daha titiz olması gerekir. Kayıtlı olmayan kişilerin kaydı kolaylaştırılmalıdır. Yeni kayıt veya uzatma başvurularında randevu almak imkansız gibi. Bizzat başvuru yapmanın faydası olmuyor. Düzensiz olan göçmenler için yaptırım, sınır dışı etmek değil, başka ile veya kampa göndermek olmalıdır”. diye konuştu.</span></p>
<p><b>‘Geri Dönüş İşlemi Sırasında Bağımsız Bir Yetkili Bulunmalı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Gönüllü geri dönüş” işlemi yapılıyorsa kolluk ve göç idaresi yetkili dışında, özellikle tercüman ile bağımsız bir kuruluş (STK, Baro, BM yetkilisi gibi) yetkilisi bulunması gerektiğini de ekleyen Yılmaz şunları söyledi: “Aksi halde, hepsi şüpheli işlem olarak kalacaktır. Hak ihlali iddiaları devam edecektir. Göç idaresi İstanbul’da, Binkılıç ve Selimpaşa geri gönderme merkezine aldığı kişilerden, “ülkeme dönmek istiyorum, mahkemeye başvurmak istemiyorum” şeklinde Türkçe belgeye zorla veya yanıltarak imza almasından vazgeçilmelidir. Sınır dışı kararı alınan kişilerden, dava açan, hukuki yollara başvuranlar varsa, mahkemesi sonuçlanıncaya kadar sınır dışı etmemelidir. Kayıtlı olan kişilerin ve özellikle ailesi (eşi-çocuğu)Türkiye&#8217;de bulunanların sınır dışı edilmemesi konusunda özen gösterilmelidir.” </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/19/30-ekim-yaklasirken-multecileri-neler-bekliyor/">30 Ekim Yaklaşırken; Mültecileri Neler Bekliyor? </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Hepimiz Göçmeniz&#8217; Kampanyasına Çağrı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/26/hepimiz-gocmeniz-kampanyasina-cagri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 26 Aug 2019 11:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal Medya Kampanyası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41682</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da kayıtlı olmayan göçmenlerin kaydoldukları şehre geri dönmeleri için verilen tarih 30 Ekim’e ertelendi. Bu yüzden 26 Ağustos tarihinde yapacağımız basın açıklamasını erteliyoruz. 30 Ekim’e kadar sınırdışı etmelerin ve diğer illere geri göndermelerin durdurulması için mücadele etmeye devam edeceğiz. Biliyorsun sen de göçmensin. Bulunduğun yere sen ya da ailen başka bir yerden göç etti. Kendi [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/26/hepimiz-gocmeniz-kampanyasina-cagri/">&#8216;Hepimiz Göçmeniz&#8217; Kampanyasına Çağrı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da kayıtlı olmayan göçmenlerin kaydoldukları şehre geri dönmeleri için verilen tarih 30 Ekim’e ertelendi. Bu yüzden 26 Ağustos tarihinde yapacağımız basın açıklamasını erteliyoruz. 30 Ekim’e kadar sınırdışı etmelerin ve diğer illere geri göndermelerin durdurulması için mücadele etmeye devam edeceğiz.</p>
<p>Biliyorsun sen de göçmensin. Bulunduğun yere sen ya da ailen başka bir yerden göç etti.<br />
Kendi göçmenlik hikayeni bul ve bize katıl.<br />
Mültecilerle dayanışmak için pazartesi gününden itibaren kendi göçmenlik hikâyemizi anlatıyoruz.</p>
<p>26 Ağustos Pazartesi günü saat 21:00’de, <a href="https://www.facebook.com/hashtag/hepimizg%C3%B6%C3%A7meniz" target="_blank" rel="noopener">#HepimizGöçmeniz</a> sosyal medya kampanyamızı başlatıyoruz.</p>
<p>Sen de katıl!</p>
<p>Hepimiz Göçmeniz &#8211; Irkçılığa Hayır<br />
<a href="http://www.gocmeniz.org/" target="_blank" rel="nofollow noopener" data-lynx-mode="hover" data-lynx-uri="https://l.facebook.com/l.php?u=http%3A%2F%2Fwww.gocmeniz.org%2F&amp;h=AT37bIrWU8wLfrXKPibB4cHVVR1MCYXRgT5488IULDZW6cbIvb4Iv1g_VRbmQON6E_uE3Z_D8SJRkGsiaHSczSSvBAZqI6GvVp_r__MdWb6GOw8BFmEM5-iFRFTq8Qj3F-IYFmwARUJ8NosiPDjo">www.gocmeniz.org</a><br />
iletisim@gocmeniz.org<br />
Twitter: @HepimizGocmeniz<br />
Facebook: <a href="https://www.facebook.com/gocmeniz/" target="_blank" rel="noopener">https://www.facebook.com/gocmeniz/</a><br />
Instagram: <a href="https://www.instagram.com/hepimizgocmeniz/" target="_blank" rel="nofollow noopener" data-lynx-mode="hover" data-lynx-uri="https://l.facebook.com/l.php?u=https%3A%2F%2Fwww.instagram.com%2Fhepimizgocmeniz%2F&amp;h=AT2IyIAMgnQ4Fry9icxHhJuT2PJoK7bP_xrVEtxJnsuNHrl77bvi-D_xHNXx7_M6wCaYUAy7EXOxnBzcJC_drJ8AFwXXKqh8ZLaNVkKKFGH3r5kVhD7xzJquH_8t4zUIXHaMCR8YKQKEk0b4fbmg">www.instagram.com/hepimizgocmeniz/</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/26/hepimiz-gocmeniz-kampanyasina-cagri/">&#8216;Hepimiz Göçmeniz&#8217; Kampanyasına Çağrı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Irkçılıkla Mücadele Günü&#8217;nde Suriyeli Mültecilere Bakış&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/21/irkcilikla-mucadele-gununde-suriyeli-multecilere-bakis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Mar 2019 07:53:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Özlem Ekşi]]></category>
		<category><![CDATA[Hepimiz Göçmeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Irk Ayrımı ile Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılığa Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[POLAT ALPMAN]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhat Sena Akşener]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36607</guid>

					<description><![CDATA[<p>21 Mart Irk Ayrımı ile Mücadele Günü dolayısıyla Suriyeliler başta olmak üzere mültecilerin durumunu ve Af Örgütü'nün ayrımcılıkla mücadele çalışmalarını konuştuk...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/21/irkcilikla-mucadele-gununde-suriyeli-multecilere-bakis/">Irkçılıkla Mücadele Günü&#8217;nde Suriyeli Mültecilere Bakış&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Güney Afrika’nın Sharpville kentinde 21 Mart 1960’da siyah işçilerin paso taşımadıkları takdirde tutuklanmasını ön gören yasayı protesto edenlere polis tarafından ateş açıldı. Polis ateşi sonrası 69 siyah yurttaş hayatını kaybetti, 180 kişi yaralandı. <span style="font-weight: 400;">Irkçılığa karşı bir sembol haline gelen Sharpeville katliamından 6 yıl sonra Birleşmiş Milletler, katliam tarihi olan 21 Mart’ı Uluslararası Irk Ayrımı ile Mücadele günü ilan etti. 1966 yılında bu yana tüm dünyada ırk ayrımına karşı mücadeleye dikkat çekmek amacıyla çeşitli etkinlikler düzenleniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2011 yılında başlayan ve milyonlarca insanın ülkesini terk etmesine neden olan Suriye Savaşı, göç ve ırkçılık tartışmalarını da beraberinde getirdi. ABD merkezli araştırma şirketi Pew’in verilerine göre en az 13 milyon Suriyeli evini terk etti. Gittikleri ülkelerde siyasal, sosyal ve kültürel açıdan ayrımcılığa uğrayan Suriyeliler, günümüzde ırk ayrımına maruz bırakılanların başında geliyor. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye, sınır komşusu Suriye’deki savaşın başlangıcında bu yana en fazla göç alan ülkelerden. Suriye savaşından bugüne kadar Türkiye’ye 4 milyona yakın Suriyeli geldi. Geçen ocak ayı verilerine göre Türkiye vatandaşı olan Suriyelilerin sayısı ise 53 bin 99. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, Cenevre Sözleşmesi kapsamında coğrafi çekince uyguladığı için Avrupa Konseyi&#8217;ne üye ülkeler dışından gelen Suriyeliler için mülteci statüsü tanımıyor. Suriyeliler için hazırlanan Geçici Koruma Yönetmeliği ile birlikte Suriyelilerin hukuki sınıflandırılması mülteci değil geçici koruma statüsü adı altında sığınmacı olarak adlandırılıyor.</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-36475 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Panel.3-640x480.jpeg" alt="" width="376" height="282" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Panel.3-640x480.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Panel.3.jpeg 1024w" sizes="(max-width: 376px) 100vw, 376px" />Irkçılığa Karşı Panel</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">16 Mart Cumartesi günü İngiltere, İrlanda, Avusturalya ve ABD’de ırkçılık karşıtı göstericiler sokaklara çıkarak ırkçılığa karşı seslerini yükseltti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ise “Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır Platformu” İstanbul, İzmir ve Tekirdağ’da düzenlediği etkinliklerle ırkçılığa karşı mücadeleye dikkat çekti. Etkinliklerin İstanbul ayağının gerçekleştiği Cezayir Toplantı Salonu’ndaki panelde konuşan Hepimiz Göçmeniz, Irkçılığa Hayır Platformu aktivisti Yıldız Önen, Suriyeliler için hazırlanan Geçici Koruma Yönetmeliği’nin 11’nci maddesinin oldukça tehlikeli olduğunu belirterek, “Bu maddeye göre İçişleri Bakanlığı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu istediği zaman tüm geçici koruma statüsündeki Suriyelileri geri gönderme hakkına sahip. Bu madde Türkiye’nin Avrupa Birliği ülkeleriyle pazarlık konusu oluyor” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Panelde söz alan ve mültecilerle ilgili çalışmalarda yer alan İstanbul Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek, ekonomi pastasının durağan değil aksine aktif olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Göçmenlerin göç ettikleri ülkede sadece tüketici değil aynı zamanda üretici ve iktisadi aktörlerdir.” </span></p>
<p><b>“Göçmenlerin Deneyimi Kamu Görevlisine Göre Değişiyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan Hakları Aktivisti Ayşe Özlem Ekşi, panelde göçmenlerin kamu hizmetine erişimde yaşadığı sıkıntıların, kamu görevlisinin bakış açısına bağlı olduğunu aktararak, “Göçmenin kamu hizmetinden faydalanması, ilgili yerdeki kamu görevlisinin bakış açısına ve döneme göre değişiyor. Suriyeli göçünün ilk dönemlerin daha kabullenici ve sahiplenici söylem hakimken şimdi ise ‘Benim vatandaşım dururken Suriyelilere mi yardım edeceğiz’ bakışı hakim” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yurttaşlık Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nükte Devrim Bouvard ise, Türkiye’de göçmenlere uygulanan yasal düzenlemeleri şöyle sıraladı:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Sadece Avrupa Konseyine üye ülkelerden gelenlere verilen Mülteci Statüsü, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-3’ncü bir ülkeye gidene kadar Türkiye’de kalmasına izin verilen Şartlı Mülteci Statüsü, </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Ülkesine gönderildiği takdirde ölüm cezasına çarptırılma ya da  işkence görme riski bulananlara karşı uygulana İkincil Koruma Statüsü</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Suriyeli göçmenlere uygulanan Geçici Koruma Statüsü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-36608 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Polat_Alpman.jpeg" alt="" width="380" height="190" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><b>“Mülteciler Sorumluluk Değil Hak Sahibi Kişiler”</b></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Siyaset Sosyoloğu Dr. Polat Alpman aynı zamanda Göç Araştırmaları Derneği kurucularından. Göç alanında çalışmaları bulunan Alpman, Türkiye’nin içinde bulunduğu koşullar, siyasal alanın yapılanması, medya dili ve siyasal pratiklerin de etkisiyle, yaşanan her türlü olumsuzluğu nedenini mülteciler olarak gören yaygın bir davranış biçiminin hakim olduğunu söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mültecilerin sorumluluk sahibi değil hak sahibi kişiler olduğuna vurgu yapan Alpman, sorumluluk sahibi kişilerin görevlerini yerine getirmediği için toplumda oluşan öfkenin mültecilere yöneldiğini ve ayrımcılığa, ırkçılığa maruz bırakıldıklarını ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-36609 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/Ruhat-Sena-Akşener-640x360.jpg" alt="" width="387" height="218" />Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Savunuculuk Direktörü Ruhat Sena Akşener’e göre </span><span style="font-weight: 400;">ırk, etnik kimlik, ulus, sınıf, din, inanç, cinsiyet, dil, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, yaş, sağlık veya başka bir durum gözetilmeksizin, herkesin ayrımcılığa uğramamaya hakkı var. Ve bu hak evrensel insan hakları normları, hukuk ve antlaşmalarla güvence altında. </span><span style="font-weight: 400;">Akşener, </span><span style="font-weight: 400;">Uluslararası Af Örgütü’nün çalışmalarında, ayrımcılık yapmama ilkesini temel aldığını ifade ederek, “Herkesin ırk veya etnik kimliğe dayalı tehdit ve tacizden korunması gerekiyor. Irk ayrımcılığına maruz kalan ve ihlale uğrayan kişilerle ilgili, küresel kampanya ve savunuculuk çalışmalarımız mevcut” diyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akşener, Af Örgütü’nün ırkçılık üzerinden hak ihlaline uğramış insanlara yönelik çalışmalarıyla ilgili soruyu ise şöyle yanıtlıyor: </span><span style="font-weight: 400;">“</span><span style="font-weight: 400;">2017 yılında, 778 Britanyalı ve Amerikan kadın gazeteciye gönderilen 200 binden fazla tweetin tarandığı bir çalışmada, kadın gazetecilerin cinsiyet ve ırk üzerinden hakaret ve tacize maruz kaldıkları gösterildi. Siyah kadınların Twitter’dan tacize maruz kalma ihtimalinin beyaz kadınlarınkinden yüzde 84 daha fazla olduğu bulundu. Yine güncel olarak farklı kimlik ve kültürleri dolayısıyla toplu gözaltı ve tutuklamaya maruz bırakılan Uygurlarla ilgili sürdürülen bir kampanyamız bulunuyor.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/21/irkcilikla-mucadele-gununde-suriyeli-multecilere-bakis/">Irkçılıkla Mücadele Günü&#8217;nde Suriyeli Mültecilere Bakış&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
