<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayvanlara Adalet Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvanlara-adalet-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvanlara-adalet-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 04 Apr 2022 22:30:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hayvanlara Adalet Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvanlara-adalet-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/02/veganlik-somurusuz-yasam-felsefesinin-en-yalin-hali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Tolga Akkuş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 13:20:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Caretta Ekolojik Ahval]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Vegan Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<category><![CDATA[Veganizm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Caretta Ekolojik Ahval’de bu hafta Hayvanlara Adalet Derneği (HAD) yönetim kurulu başkanı Avukat Hülya Yalçın ile, 1 Kasım Dünya Vegan Günü kapsamında veganizm hareketini, hayvan hakları savunuculuğunu, türcülüğü, 26. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nın (COP26) da devam ettiği bugünlerde veganlık ile iklim krizi ilişkisini konuşma imkanı bulduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/02/veganlik-somurusuz-yasam-felsefesinin-en-yalin-hali/">Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hülya Yalçın sözlerine, “Hayvan hakları veganlıktır. Veganlık sömürüsüz yaşam felsefesinin en kısaltılmış hali. Her şeyi dengeli kullanarak ve özellikle canlıları sömürmeyerek yaşamanın küçük bir tanımıdır” diyerek başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Veganizmin yalnızca bir beslenme biçimi şeklinde algılanmasının da hatalı olduğunu vurgulayan Yalçın; bilinçli şekilde çevreye, iklime, doğaya ve insan dışındaki hayvanlara zarar vermemek için bazı alışkanlık ve tercihlerden vazgeçmek olarak tanımlanabileceğini belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programda bu tanımları ilk defa duyan ya da daha önce kulağına çalınmış ancak detaylı şekilde bilgi sahibi olma imkanı bulamamış dinleyiciler için vegan ve vejetaryen arasındaki farka da değinme imkanı bulduk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvansal ürün kullanmama tabirinin de yanlış şekilde algılandığını ifade eden Avukat Hülya Yalçın, şöyle konuştu: “Hiç bilmeyen birine şöyle anlatabiliriz: “Şu an sen hayvansal ürün kullanıyor musun?” diye soruyoruz okullarda. Yanıt, “Hayır, ben hayvan yemiyorum, süt içmiyorum, yumurta yemiyorum” şeklinde oluyor. “Peki ayakkabın?&#8221; dediğimizde, “Deri” şeklinde yanıtlıyor. “Kemerin?” dediğimizde aynı yanıt geliyor. “Çantan?” diye sorduğumuzda gene aynı cevap. Bunun dışında kaz tüyü mont giyiyor, kaz tüyü yastık kullanıyorsun. Yün yorganlarda yatıyor, yün kazaklarla ısınıyorsun diye sıraladığımızda şaşırarak, “Bu derece yoğun bir hayvan sömürüsü olduğunu bilmiyorduk” şeklinde yanıtlıyorlar.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları ihlaline karşı hukuki mücadele vermek amacıyla hukukçular tarafından kurulan Hayvanlara Adalet Derneği’nin (HAD) çalışmalarını da paylaşma imkanı bulan Hülya Yalçın, <a href="http://hayvanlaraadalet.org/" target="_blank" rel="noopener">derneğin web sitesi</a> </span><span style="font-weight: 400;">üzerinden detaylı bilgi alınabileceğini de kaydetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programda hayvan deneylerine dair sohbetimiz sırasında isimleri geçen ve Deneye Hayır Derneği kurucuları arasında yer alan Yağmur Özgür Güven ile Tolga Öztorun’un konuk olduğu Caretta Ekolojik Ahval programını <a href="https://open.spotify.com/episode/1tFCjDxLzVa65Hq5p2XEG0" target="_blank" rel="noopener">bu bağlantı üzerinden</a></span><span style="font-weight: 400;"> dinleyebilirsiniz.</span></p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/2zuoLfvZoO0xe1Usp88ROh?si=fb13977063bd4aa0&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/02/veganlik-somurusuz-yasam-felsefesinin-en-yalin-hali/">Veganlık: Sömürüsüz Yaşam Felsefesinin En Yalın Hali</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na Yaz Makyajı Yapıldı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/17/5199-sayili-hayvanlari-koruma-kanununa-yaz-makyaji-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jul 2021 09:07:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Savunucları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72822</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen hafta Mecliste kabul edilen Hayvan Hakları Yasası’na hayvan hakları savunucularından itiraz sesleri yükseliyor. Hayvanlara Adalet Derneği’nden Hülya Yalçın, eski yasaya kötü bir makyajla hazırlanan yeni yasanın hayvan katillerinin yargılanmasını imkansızlaştırdığını ve eski hatalara yenilerini eklediğini vurguluyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/17/5199-sayili-hayvanlari-koruma-kanununa-yaz-makyaji-yapildi/">‘5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na Yaz Makyajı Yapıldı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5199-20100611.pdf" target="_blank" rel="noopener">5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun (2004 tarihli mevcut yasa)</a> bazı kısımları çok dillendirilmekten, bazı kısımları çok kullanılmaktan bazı kısımları da hiç kullanılmamaktan yıprandı, tozlandı, eskidi yıllar içinde.</p>
<p>Hayvanları bu kanuna dayanarak, korumaya çalışan bizler de “madem bir koruma kanunu var, hadi biz bunu biraz iyileştirelim de ‘adına uygun bir hale gelsin’ hayvanları gerçekten korusun” diye yıllar süren bir çalışmaya girdik.</p>
<p>Çok yazıldı tartışıldı ama temel olarak neler istediğimizi şöyle sıralayalım;</p>
<p>1-Hayvanları koruyan bir kanun en başta “hayvan” tanımını dosdoğru yapmalıdır. Madem hayvanı koruyacak, bütün hayvanları kapsamalıdır. At, inek, sinek, yılan, balık, aslan vb. Tümü.</p>
<p>2-Hayvan Koruma Kanunu; hayvanları çeşitli gerekçelerle işkenceye maruz bırakan, öldüren tüm yasal uygulamaları ortadan kaldırmalı, bu hemen olmasa bile bunlara karşı güçlü bir koruma çabası göstermelidir. Örneğin av, deney, yarışlar, hayvan satışları, geleneksel bahanesiyle boğuşlar, sahibi yaptı diye eziyetine sessiz kalınan “sahipli” hayvanlar, endüstriyel dediğimiz korkunç vahşetin vitrini olana mezbahalar, üretim çiftlikleri ve benzeri konular acil olarak ele alınmalı ve koruma tavrı ile revize edilmeli, gerekirse yasal dayanakları ortadan kaldırılmalıdır.</p>
<p>3-Yerel yönetimler bölgelerindeki hayvanların sağ ve sağlıklı olmasından doğrudan sorumlu olmalı bu konuda kısırlaştırma aşılama işlemlerini öncelikle yapmalı; görevi ihmal ya da kasten zarar verme hallerinde misliyle cezalandırılmalarının yolu açılmalıdır.</p>
<p>4-Hayvanat bahçeleri, sirkler, yunus parkları ve benzeri yerler tamamen ve hemen kapatılmalı, hayvanlar koruma altına alınmalıdır.</p>
<p>5-Hayvanlara karşı suç fiillerini işleyenler, başta tecavüz ve işkence olmak üzere, basit yasal süreç izlenerek hapis cezasıyla cezalandırılmalıdır.</p>
<p>6-Hayvan haklarının medeni sosyal süreçte gerektiği gibi korunabilmesi için sosyal ve milli eğitim düzeyinde ciddi, amaca uygun eğitim çalışmaları yapılmalı, yazılı ve görsel basın dilinde tam bir düzenleme çalışmasına başlanmalıdır.</p>
<p>Temel olarak taleplerimiz bunlardı yıllar boyu. Kimisi 6. madde kimisi 18.madde, kimisi başka maddeler düzeyinde zaten var olan ama yaptırımları ve bürokratik hiyerarşi nedeniyle bir türlü hakkı verilerek uygulanamayan bu maddeler etrafında işe yarar düzenlemeler talep ettik.</p>
<p><em>“Kanunda veya herhangi bir yerde hayvanın CANLI olduğu yazınca mı anlayacağız onun canlı olduğunu?</em><em>”</em></p>
<p>Bu arada çok gündeme gelen “hayvan mal değil candır” konusu beni bizzat utandırıyor, söylemeden geçemeyeceğim. Kanunda veya herhangi bir yerde hayvanın CANLI olduğu yazınca mı anlayacağız onun canlı olduğunu? Bu nasıl bir ayıp ve aymazlık!  Neyse tüm STK’ların da ortak talebi olduğundan bunu janjanlı paketlerle basına servis etti hükümet. Böylece biz de hayvanların canlı olduğunu resmen anlamış olduk ülkecek.</p>
<p>Hayvana karşı suçların failleri ise toplumun her kesimine dağılmış ve o kadar kalabalık ki. Belli bir profile bile koyabilmek zor. Kimisi takım elbisesiyle efendi kariyer sahibi bir adam, kimisi sokakta yatan meczup, kimisi çocuk sahibi kadın, kimisi herkesle dalaşan bir çaçaron. Yani hayvana kötülük edenlerin belli bir sosyal tanımı yok.  Her yerde herkes olabiliyor. Kimi üstlerine kaynar su dökerek, kimisi üşenmeden zehirli yemek hazırlayarak, kimisi araca bağlayıp sürükleyerek, kimisi torbaya koyup çöpe atarak, kimisi sopalarla döverek, kimisi kuytuda kemiklerini kırana kadar tecavüz edip öldürerek.   Yani profil çok tehlikeli ve toplum içinde çok iyi gizlenebilen bir “kriminal yapı” gösteriyor.</p>
<p><em>“Hayvana karşı suçların failleri ise toplumun her kesimine dağılmış ve o kadar kalabalık ki</em><em>”</em></p>
<p>İşte bunların cezalandırılmasını toplum açısından da çok olumlu bulduğumuzu anlatan dosyalar dolusu yazı taşındı Ankara’ya. Hepsi tozlu odalarda yerlerde sürünüyor şimdilerde. Ne okuyan ne ilgilenen.</p>
<p>Özetle;</p>
<p><a href="https://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k7332.html" target="_blank" rel="noopener">geçen hafta Mecliste kabul edilen ve Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapan yeni düzenleme</a> ile belediyeler sorumlu olsun dedikçe cezasızlık zırhları güçlendirildi;</p>
<p>Hapis cezası için makas (hukuki ceza aralığı) iyice açıldı, hapis cezası verecek ilk hâkimi başımızın üstünde taşıyacağız muhtemelen. Çünkü vermeyecekler bu belli;</p>
<p>Hayvanat bahçeleri, yunus parkları vs. konusunda ise uzun zamanlar öngörülerek niyetler belli oldu.</p>
<p>İşin kötüsü, fazla detaya girmeden, bizim çok net çok açık taleplerimize karşın üç beş altı boş cümle ile ve işimizi daha da zorlaştırarak, hayvan katili ve sorumlularının yargı sürecini adeta imkansızlaştırarak kötü bir makyaj yapıldı 5199’a acilen. Her yeri akıyor, eski hataları gizlemek bir yana yeni katmanlar berbat duruyor.</p>
<p>İnsanlar ilk defa böyle umutlanmıştı haklı olarak.  Çünkü TBMM’deki tüm siyasi partilerin ortak iradesiyle TBMM Tarım Komisyonunda 50 maddelik bir rapor hazırlanmış, yasanın da buna uygun olacağı deklare edilmişti. Yani büyük bir yalan söylendi; onlarca ay yüzlere kişinin gecesi gündüzü emeği bir anda ÇÖPE ATILDI.</p>
<p>Bu makyajı övenler ya gerçekten anlamadı ya konuyla alakasız ya başka menfaatleri var ve hayvanı harcıyor.</p>
<p>Şimdi temiz bir bezle yeniden çalışmaya başlayacağız elbette. Bu öyle bir dava ki, bıktım, yoruldum vazgeçtim demek mümkün değil. Nasıl olsun. GÖZLERİMİZE BAKIYORLAR…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/17/5199-sayili-hayvanlari-koruma-kanununa-yaz-makyaji-yapildi/">‘5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na Yaz Makyajı Yapıldı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kanun Değişikliği Ne Getiriyor/Ne Götürüyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/kanun-degisikligi-ne-getiriyor-ne-goturuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 14:24:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları araştırma komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanlara Adalet Derneği’nden Avukat Barış Karlı, hayvan hakları savunucularının geçtiğimiz hafta Meclis’te kabul edilen yasaya yönelik itirazlarını ve yasalaşma sürecindeki sorunları kaleme aldı... </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/kanun-degisikligi-ne-getiriyor-ne-goturuyor/">Kanun Değişikliği Ne Getiriyor/Ne Götürüyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifi, üç gün içinde öncelikle TBMM Tarım Komisyonu’nda, onu takiben Genel Kurul’da aceleyle kabul edildi. Şu anda yürürlüğe girmek için Cumhurbaşkanı’nın onayını bekliyor. Aceleyle kabul edilen bu kanuna ilişkin itirazlarımızı daha net ifade edebilmek için, kanun değişikliği sürecinin geçmişini hatırlamamız gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılması, on seneyi aşkın süredir gündemde olan bir konu. Her seferinde lobi çalışmalarıyla başlayıp, vekillerin yüzümüze gülerek sözler vermesiyle devam edip, vekillerin yüzümüze karşı verdikleri sözleri unutup tamamen taleplerimize aykırı, hayvan aleyhine, hayal kırıklığı yaratan metinler ortaya çıkarmasıyla sonuçlanıyor. Bugüne kadar sivil toplumun gösterdiği tepkiyle hayvan aleyhine bu metinler genel kurul aşamasına gelememişti. Genel kurulda kabul edilme sürecini ilk kez yaşıyoruz. İşin ironik tarafı aslında on yılı aşkın süredir devam eden bu kanun değişikliği mücadelesinde belki de en güçlü hissettiğimiz dönemde bu sert darbeyi yedik. Güçlü hissetmemizin sebebi, 2019 yılında kurulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu ve bu komisyonun hazırladığı rapor. Bu rapor, mecliste grubu olan beş partinin ortak iradesiyle hazırlandı. Bu raporun da birçok eksiği var ama şu ana kadar bu meclisten hayvanlarla ilgili çıkan en iyi metin. Beş partinin ortak iradesiyle hazırlandığı için artık kimsenin bu rapora aykırı bir kanun teklifini gündeme getirmeyeceğini düşünüyorduk. Alt sınırımızın bu rapor olacağını, onun üzerine çıkmak için bir mücadele yürüteceğimizi sanıyorduk. Ancak, süreç tahmin ettiğimiz gibi ilerlemedi ve bu rapora tamamen aykırı bir metinle karşılaştık; kabul edilen kanunda, raporda yer alan bir hususu bile göremedik. Biz, muhatap olduğumuz vekillerin sözlerinden döndüklerini çok gördük ama altına imza attıkları kamuoyuna yansımış yazılı metinden döneceklerini öngöremedik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanun teklifinde rapora bağlı kalınmayacağının ilk sinyalini 11 Mart’ta mecliste sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan toplantıda aldık. Toplantıya katılan vekillerin oradaki açıklamalarından kafalarında oluşmuş bir teklif olduğu anlaşılıyordu; toplantının amacı, kafalarındaki teklifle ilgili son kez usulen bizim de görüşümüzü almış gibi yapmaktı. Sonrasında başta Yunus Kılıç olmak üzere bazı vekiller, ulusal medya aracılığıyla çeşitli mecralarda yaptıkları açıklamalarla teklife ilişkin ipucu vermeye devam ettiler. Sonunda temmuz başında, kafalarındaki hususları, bir kanun teklifi olarak karşımızda gördük. Teklifi görünce aslında yapmak istedikleri şeyin 11 Mart’tan beri belli olduğunu, o aşamadan sonra bizimle yapılan görüşmelerin tamamen usulen, toplumda sivil toplum kuruluşlarıyla görüştük algısı yaratmak amacıyla yapıldığını anladık. Teklif, Tarım Komisyonu’na sunuldu ve birkaç gün sonrasında da Komisyon, teklifi görüşmek üzere toplandı. Bu toplantının organize ediliş biçimi de çok problemliydi. Toplantıya Tarım Komisyonu başkanı Yunus Kılıç’ın uygun gördüğü sivil toplum kuruluşları çağrıldı. Kanun değişikliğine ilişkin yapılan tüm çalışmaların içinde yer almış, sürece aktif katkı sağlamış birçok sivil toplum kuruluşu, Yunus Kılıç’ın iradesiyle toplantıya davet edilmedi. Bu tavır üzerine biz de Hayvanlara Adalet Derneği olarak toplantıya katılmama kararı aldık. Hiçbir talebimizle uyuşmayan bu kanunu neredeyse tüm sivil toplum kuruluşlarının protesto süreci de böylece başladı ve devam ediyor. Yunus Kılıç bu toplantıda, son aylarda yaşadığımız süreci özetleyen itiraf niteliğinde şu sözleri söyledi: </span><i><span style="font-weight: 400;">“Sivil toplum kurulışlarını dinleyebiliriz ama söylediklerini yapmak zorunda değiliz.”</span></i><span style="font-weight: 400;"> Bu açıklama, sivil toplumun kanun değişikliği sürecine usulen dahil edildiğini, amacın toplumda algı yaratmak olduğunu ve bu kanunu hazırlayan vekillerin amacının hayvan için iyi bir şey yapmak olmadığını net bir şekilde ortaya koydu. Toplantıya katılan sivil toplum kuruluşları da, çok başarılı bir protesto süreci yürüttü ve Yunus Kılıç’ın haddini aşan bu sözlerine gereken cevabı verdi. Bunun üzerine; Yunus Kılıç, toplantıya sivil toplantı kuruluşları olmadan devam etme kararı aldı ve teklif Tarım Komisyonu’nda kabul edildi. Diğer vekillerin teklifi inceleyip itirazlarını hazırlamalarına fırsat vermemek için hemen ertesi gün aceleyle Genel Kurul gündemine alındı ve orada da kabul edildi. </span></p>
<p><b>Peki bu kanuna ilişkin temel itirazlarımız nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kanun, topluma </span><i><span style="font-weight: 400;">“hayvanlar artık mal değil canlı”</span></i><span style="font-weight: 400;"> ifadesiyle lanse edildi. Lansman toplumda iyi bir şey algısı yaratmak amacıyla böyle yapılsa da, bu ifade gerçeği yansıtmıyor. Zaten kanun koyucu; mezbaha, av, deney gibi alanlarda sömürülen hayvanları hiçbir zaman canlı kabul etmedi, etmiyor. Dolayısıyla kanunda bu konularla ilgili hiçbir düzenleme yokken, oralardaki sömürü onaylanmışken böyle bir lansman komik duruyor. Bu kısmı bir kenara bırakırsak; kanun koyucu canlı olarak kabul etmeyi amaçladığı kediler, köpekler, kuşlar bakımından da, yaptığı düzenlemeyle sınıfta kalmış durumda. Evcil hayvan satış yeri, üretim çiftliği gibi kavramlar kanunda yer aldığı; evcil hayvan satış yerlerinde kuş, balık gibi hayvanların satışına devam edildiği; kedilerin ve köpeklerin satışlarına üretim çiftliklerinde devam edildiği sürece, yani özetle masa, sandalye gibi hayvan satışına izin verildiği sürece </span><i><span style="font-weight: 400;">“hayvanlar artık mal değil canlı”</span></i><span style="font-weight: 400;"> demek çelişkili ve yanlıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayatımızda, </span><i><span style="font-weight: 400;">“tehlikeli köpek”</span></i><span style="font-weight: 400;"> gibi bir kavram vardı, bundan kurtulacağımızı umarken, bu kavramın hem korunduğunu hem de kapsamının genişletildiğini gördük. Yeni kanunla; hangi köpeğin tehlikeli olduğuna karar verme yetkisi Tarım ve Orman Bakanlığı’na verildi. Köpeklerin hangilerinin tehlikeli kabul edileceğini belirleme yetkisi, çok geniş ve kötüye kullanılmaya müsait bir takdir yetkisidir. Böyle bir konuda hiçbir kurum kanunla sınırlanmamış bir yetkiye sahip olmamalıdır. Örnek olsun; Tarım ve Orman Bakanlığı, on yıldır sokağınızda yaşamını sürdüren köpeğin bir anda tehlikeli olduğuna kanaat getirip onu oradan alma yetkisine sahip oldu. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın tehlikeli olduğuna kanaat getirdiği köpeklerin beslenmesi ve bakılması yasaklandı. Fiilen hayatımızda olan, bu köpeklerin bakımevlerinde müebbet hapsine ilişkin bu uygulama, kanunla tescillenmiş oldu. Sadece; hâlihazırda tehlikeli kabul edilen bir köpekle birlikte yaşayanlar, kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren altı ay içinde köpeklerini kısırlaştırıp kaydettirirlerse onunla yaşamaya devam edebilecek. En önemli beklentilerimizden biri olan, hâlihazırda bakımevlerinde esir tutulan dövüşlerden kurtarılmış köpeklerin yuvalandırılmasının önü açılmadı, bu hayvanlar için esaret yeni kanun döneminde de devam edecek. Bu konuda yapılacak düzenleme, bu hayvanları dövüştürenlerin onlara erişimini, ticaretini, üretimini yapmalarını engellemeye odaklanmalı, herhangi bir süre sınırı olmadan korumak amacıyla evine alan iyi niyetli insanlara engel olunmamalıydı ama maalesef köpeklerin esaretine odaklanan bir düzenleme yapıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanundan beklentimiz hayvanların hayvanat bahçesi adı altındaki esaret alanlarında kapalı tutulmalarının yasaklanması iken, doğal yaşam parkı adı altında yeni bir esaret alanı oluşturuldu ve teklifte olmamasına rağmen Genel Kurul’da önergeyle bu alanları gerçek ve tüzel kişilerin de açabileceğine ilişkin ibare maddeye eklendi. Bahsi geçen doğal yaşam parkının hangi hayvanlar için hangi amaçla hangi kurum tarafından kurulabileceğinin belirsiz olması, keyfi ve kötü niyetli uygulamalara yol açacaktır. İsim değişikliği yerine bu tür sınırlandırılmış mekânların tamamen yasaklanması gerekir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada; </span><i><span style="font-weight: 400;">“6. madde”</span></i><span style="font-weight: 400;"> konusuna, bu maddenin uygulanamaması için kurulan tuzaklara da değinmemiz gerekiyor. Bu kanunun yine en büyük lansman ifadelerinden biri; </span><i><span style="font-weight: 400;">“6. maddeye dokunmadık”</span></i><span style="font-weight: 400;">. Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. maddesi, bilindiği üzere, sokakta yaşamını sürdüren köpeklerin belediyeler tarafından kısırlaştırıldıktan ve tedavi edildikten sonra alındığı yere bırakılmasını düzenliyor. Yani köpeklerin sokaklardaki yaşamının güvencesi. Evet, bu maddeye açıktan dokunulmadı ama bu maddenin uygulanamaması için çeşitli tuzaklar kuruldu. Birinci tuzak; yukarıda bahsettiğimiz Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hangi köpeğin tehlikeli kabul edileceğine ilişkin takdir yetkisi. Tarım ve Orman Bakanlığı, sizin sokağınızdaki köpeğin tehlikeli olduğuna kanaat getirirse, o köpek 6. Madde’ye uygun şekilde sokağına dönemeyecek, bakımevinde esir tutulacak. İkinci tuzak; yukarıda bahsettiğimiz doğal yaşam parkı düzenlemesi. Her ne kadar konu </span><i><span style="font-weight: 400;">“hayvanat bahçesi”</span></i><span style="font-weight: 400;"> başlıklı madde içinde düzenlenmiş olsa da; doğal yaşam parkının hangi hayvanlar için olduğuna ilişkin maddede hiçbir detay belirtilmiyor. Kanun yürülüğe girdikten sonra bir belediye doğal yaşam parkı inşa edip, sokaktaki köpekleri buraya toplamaya karar verirse, kanunda bunu engelleyen hiçbir düzenleme yok. Üçüncü tuzak; kanunda yer almıyor ama Yunus Kılıç, televizyondaki açıklamalarında bu konuda ipucu vermişti. Köpeklerin her yerde beslenemeyeceğini, belediyeler ile Tarım ve Orman Bakanlığı’nın gösterdiği yerlerde beslenebileceğini söylemişti. Bu konunun yönetmelikle hayatımıza girme ve 6. maddeyi fiilen ortadan kaldırma ihtimali var. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En önemli konulardan biri de yaptırım konusu. Öncelikle hapis cezası konusuna değinmemiz gerekiyor. Çünkü yine kanunun lansman ifadelerinden biri; </span><i><span style="font-weight: 400;">“Hayvana şiddet suç oldu.”</span></i><span style="font-weight: 400;">. Evet, hayvana şiddet suç oldu ama bunun yanında faillerin şikâyet edilmesini, soruşturulmasını, ceza almasını, hapse girmesini engelleyecek her türlü düzenleme yapıldı. Fail, fiilen hapse girmedikten sonra suç olmasının da bir anlamı kalmıyor. Kanunda suç olarak nitelendirilen fiiller için üç ay ile bir yıl arasında ceza alt sınırları belirlenmiş. Bu da şu anlama geliyor; hakim isterse, bir köpeği öldüren ya da ona tecavüz eden faile sadece altı ay ceza verebilir. Üç ay, altı ay, bir yıl ya da iki yıl hapis cezası alan bir fail cezaevine girmeyecek ve bu nedenle gerçek anlamda caydırıcı bir yaptırıma maruz kalmayacaktır. Uygulamada yaptırımı etkisiz bırakacak bu problemin alt sınırı yüksek tutmak gibi basit bir çözümü varken bunun yapılmaması, göstermelik bir düzenlemenin amaçlandığı izlenimi yaratmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yaptırım konusunda bir diğer problem de şikâyet şartı konusu. Hayvana karşı işlenen suçlarda; Savcılığa suç duyurusunda bulunma hakkı sadece Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve sahipli hayvanlar özelinde ek olarak hayvan sahibine verildi. Bu da şu anlama geliyor; sokakta bir hayvana şiddet olayı gördüğümüzde, biz bireysel olarak suç duyurusunda bulunamayacağız, aynı şekilde sivil toplum kuruluşları suç duyurusunda bulunamayacak. Biz sadece konuyu Tarım ve Orman Bakanlığı’na iletebileceğiz, Bakanlık uygun görürse suç duyurusunda bulunacak. Hayvana karşı işlenen suçlarda genel soruşturma hükümleri uygulanmalı ve Savcılık resen ya da gerçek-tüzel herhangi bir kişinin ihbarı üzerine harekete geçebilmelidir. Bu şekilde bir muhakeme şartı, anayasal ihbar ve şikâyet hakkına aykırılık teşkil etmekte ve teknik bir alan olan soruşturma görevinin Savcılık dışında aracı bir kuruma verilmesi temel ceza hukuku prensipleriyle bağdaşmamaktadır. Ayrıca; hâlihazırda hayvana yönelik fiillerde idari yaptırım uygulamakla görevli kurum olmasına rağmen bu görevini doğru düzgün yerine getirmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının ihbar-şikâyet sürecinde aracı kurum olarak da görevini layıkıyla yerine getirmeyeceği, keyfi ve kötü niyetli sonuçlar ortaya çıkacağı aşikârdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uygulamada belediyeler en büyük sorunlarımızdan biri. Sokakta yaşamını sürdüren köpekleri; ormana atan, bakımevlerinde esir tutan, toplu katliamlar yapan onlar. Asıl problemimiz ve bu kadar rahat ihlal yapabilmelerinin sebebi, hiçbir yaptırıma maruz kalmamaları. Yeni kanuna ilişkin en önemli beklentilerimizden biri de buydu, belediyelere ciddi idari yaptırım getirilmesi ve görevi kötüye kullanma suçundan yargılanmalarının önünün açılması. Kanun, bu konuda da hayal kırıklığı yarattı. Yeni kanunda da mevcutta olduğu gibi belediyelere </span><i><span style="font-weight: 400;">“yapar, eder, esastır”</span></i><span style="font-weight: 400;"> gibi netlik içermeyen ifadelerle yükümlülükler yüklendi. Bu yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde herhangi bir idari yaptırım getirilmedi. Görevi kötüye kullanma suçu bakımından uygulamada soruşturma izni verilmemesi engeline takılıyoruz. Belediye görevlileri kamu görevlisi olduğu için soruşturma yürütülmesi için ilgili birimden izin alınması gerekiyor. Ama; </span><i><span style="font-weight: 400;">“hayvanlarla ilgili konular belediyelerin asli görevi değil”</span></i><span style="font-weight: 400;"> gerekçesiyle bu izinler verilmiyor ve bunun sonucunda belediye görevlileriyle ilgili soruşturma yapılamıyor. O yüzden belediyelerin hayvanlarla ilgili görevlerini Belediye Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen asli görevleri arasında sayılmasını beklerken, mevcuttan farkı olmayan, sadece madde numaralarının değiştiği bir manzarayla karşılaştık. Sonuç olarak; belediye görevlileriyle ilgili hem idari hem adli anlamda cezasızlık süreci devam ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer önemli konu da yunus parkları. Yunus parklarının en fazla bir sene içinde tamamen kapatılmasına ve oralarda bulunan yunusların kalan ömürlerini oluşturulacak rehabilitasyon merkezlerinde geçirmelerine ilişkin düzenleme beklerken, mevcut yunus parklarının on sene daha faaliyetlerini sürdürmesine, buralara yeni yunus getirilmesinin ve yeni yunus parkı açılmasının yasaklanmasına ilişkin bir düzenleme ile karşılaştık. Mevcut yunus parklarının on sene daha faaliyetini sürdürmesi kabul edilebilir bir düzenleme değil, yunus parkı sektörünün kazandığı paranın yunusların yaşamından daha önemli olduğunu gösteriyor. Bu alanlarda eziyet gören yunuslar zaten en fazla beş altı sene yaşayabiliyorken, on senelik süre verilmesi anlaşılabilir bir şey değil. Milyonluk bir sektör olan yunus parklarına yeni yunus getirilmesinin cezasının 25.000 TL idari para cezası olması da komik ve adeta yeni yunus getirmeye teşvik eder nitelikte bir düzenleme. Aslında iki konuyu birlikte düşününce; kanun koyucu, yunus parkı sahiplerine </span><i><span style="font-weight: 400;">“sana on sene daha süre verdim, gerekirse bu süreyi de uzatırım, cezasını düşük tuttum, sen gizli gizli yeni yunus da getir, güzel güzel paranı kazan”</span></i><span style="font-weight: 400;"> mesajını veriyor. Yunus parkları için yıllardır öne sürülen gerekçe olan, otizmli çocuklara yunusla terapinin iyi geldiği iddiasının, hem otizm derneklerinden hem Türk Psikologlar Derneği’nden yapılan açıklamalarla herhangi bir bilimsel veriye dayanamadığı ve gerçeği yansıtmadığı, aksine yunusla terapinin hem yunuslar hem de çocuklar için kötü olduğu anlaşılmıştır. Bu koşullarda; yunus parklarının devamındaki ısrarın tek sebebi büyük paralar dönen bu sektörün kanun koyucu üzerindeki baskısıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha birçok noktaya itiraz dile getirebiliriz ama en temel itirazlarımız bunlar. Bu kanunun TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu raporu ile uyuşan bir tane noktası bile yok. Bu tavır, kanun koyucunun hem sivil toplum kuruluşlarını yok saymaktan çekinmediğini hem de birçok konuda kendi iradesini yansıtmaktan bile aciz olduğunu ortaya koyuyor. Bu kanun, hayvanlar düşünülerek değil; Bakanlıkların keyfi, evcil hayvan satış yeri, hayvanat bahçesi, yunus parkı gibi işletmelerin gelirleri düşünülerek hazırlanmıştır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün sivil toplum kuruluşları, bu itirazları 11 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen eylemde de dile getirdi. Bu aşamada öncelikli olarak, Cumhurbaşkanı’nın toplumda hiçbir şekilde karşılık bulmayan bu kanunu veto etmesini bekliyoruz. Veto gelmezse ve bu kanun yürürlüğe girerse de, tabii ki biz mücadelemizi sürdüreceğiz. Hayvan için işimize yaradığı noktada bu kanunu da kullanırız, yeri gelir etrafından dolaşırız ya da hiç işimize yaramazsa üstüne basar geçeriz.</span></p>
<p><strong>Barış Karlı</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/kanun-degisikligi-ne-getiriyor-ne-goturuyor/">Kanun Değişikliği Ne Getiriyor/Ne Götürüyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mandallanıyor muyuz?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/01/mandallaniyor-muyuz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Oct 2020 06:49:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hülya Yalçın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58873</guid>

					<description><![CDATA[<p>Av hayvanları diye başlayan tüm o trajikomik haberlere karşı tepkilerimiz, yaşama hakkı için yapılan amansız mücadele bir türlü  yasaları  yapacak olanlara etki edemiyor. Zaman zaman da bizzat karşı taraf mandallıyor sesimizi.  Yaşatmak yerine neden öldürmeyi, üstelik de bunu paraya çevirerek son derece barbarca yapmayı seçiyorsunuz diyen milyonların sesi cızzt pızzt  kaosunda kayboluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/01/mandallaniyor-muyuz/">Mandallanıyor muyuz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bilenler bilir eskiden beri polis telsizleriyle ilgili  gündeme gelirdi  mandallama olayı.  Telsizin konuşma düğmesine aralıksız basarak oluşturulan gürültü ve cızırtı yüzünden konuşmak isteyenin sesinin bir türlü karşı tarafa gitmemesini sağlayan bir yöntemdi.</p>
<p>Hayvan  hakları mücadelemizde hepimizin “mandallandığını” düşünüyorum son zamanlarda. Çünkü sesimiz bir türlü gitmesi gereken yere ulaşamıyor.  Arada hep bir cızırtı, hep bir gürültü.</p>
<p>Bir gün biri çıkıp  gazetesinin köşesinden  mandallıyor,  yaşanan vahşetin yasayla cezalandırılması gerektiğini söyleyen sesimizi; başka gün bir bürokrat çıkıp “ben de hayvan seviyorum” deyip ama ile devam eden üsttenci tavrı ve kendince delilleriyle mandallıyor bizi.</p>
<p>Av hayvanları diye başlayan tüm o trajikomik haberlere karşı tepkilerimiz, yaşama hakkı için yapılan amansız mücadele bir türlü  yasaları  yapacak olanlara etki edemiyor. Zaman zaman da bizzat karşı taraf mandallıyor sesimizi.  Yaşatmak yerine neden öldürmeyi, üstelik de bunu paraya çevirerek son derece barbarca yapmayı seçiyorsunuz diyen milyonların sesi cızzt pızzt  kaosunda kayboluyor.</p>
<p>Basın da aynı şeyi yapıyor çoğu kez. Mideleri yana yana acılar içinde zehirlenerek ölen hayvanların hakları dediğimiz  anda başlıyor  “mandallama”.  Yok onlar da çocuk ısırdı, kadını köşede yedi, sahibinin ölüsünü parçaladı gibi aslı olmayan salvolara.</p>
<p>İçinde olanlar çok iyi bilir ki hayvan hakları mücadelesi  büyük bir savaş alanıdır. Hem hayvan  düşmanları ile, hem hayvanı sadece mal olarak gören ekonomik zihniyetle ve daha kötüsü hayvanı sevdiği için aynı tarafta olduğunu düşününler arasında süren büyük bir savaş.  Herkes birbirini mandallıyor. Kimisi iyi niyetle bozuyor frekansı, kimisi ellerini oğuştura oğuştura toplumu yanlış yönlendiriyor.</p>
<p>Belediyeden aldığı üç kilo mama için kendi hayvanlarına zarar gelmesin diye başka hayvanların haklarını dillendirenlere karşı;  barınaklardaki büyük zulme; dağa bayıra atılan ölüme terk edilen hayvanlara dair  söylenilenlere karşı hemen geliyor mandallar. Hem de her taraftan. Sesimiz boğuluyor gibi oluyor bazen.</p>
<p>Özetle;  güçlü frekansın, nispeten daha zayıf olanı gürültüyle boğup etkisiz hale getirmesidir mandallama.</p>
<p>Bu, her zaman küçük hesaplarla olmayabilir. Bazen çok daha büyük hesaplar, ekonomik uygulamalar, kişisel egolar, çarpışan menfaatler yüzünden de olabilir.  Nispeten zayıf dediğimize bakmayın, mücadeleyi yürütenler son derece kararlı, fedakar, bilinçli  ve güçlü bir kesim. Ancak bu birebir kendini veya kendi hakkını korumak gibi bir şey değil. Hayvan hakları korumak demek, yanınızda yakınınızda olmayan binlerce canlı için mücadele etmek demek.  Birden fazla  sahada, onlarca taktik kullanmak zorunda kalarak  mücadele etmek demek.  Yemek sektörü, eğlence sektörü, av barbarlığı, kozmetik ve   tıp sektörü,  kürk, deri, ipek gibi kılık kıyafet sektörü , hayvanların  beden gücünü ölene kadar sömürme vs. diye sürer gider.</p>
<p>Bu yüzden çok sesli, çok satıhlı, çok ağır bir mücadeledir.  Çoğu kez de  haklarını savunmaya çalıştığımız hayvanların yanında bizim de “insan haklarımız” çok rahat çiğnenir bu alanlarda. Çünkü savunduğumuz “yaşam hakkı”  toplumda doğru yerde tanımlanmamış ve sömürü  gayet normal, yasal şekilde süren bir şeydir. Savunmaya çalıştıklarımız her zaman yanımızda yakınımızda değil, yerkürenin her yerinde olabilir.</p>
<p>Yılmayız, yorulmayız, anlatırız, gösteririz, kurtarırız, çabalarız. Gereken ne ise yaparız. Bunca hesapsız ve sadece “adalet” ve yaşama hakkı için yapılan bir mücadelenin niye bir türlü başarıya ulaşamadığını düşünüyor insan ister istemez.</p>
<p>Pek çok nedeni olabilir ama en önemlisi bu sinsi  “mandallanma” dır bizce.  Çünkü sesimizi kimin hangi sebeple nereden ve nasıl gürültüyle boğacağını bilemeyiz bazen.  Buna rağmen  yol almaya devam ediyoruz. Yıllardır çıkmasını beklediğimiz Hayvanları Koruma Kanunu için çoğumuz neredeyse Ankara’yı TBMM’yi yol ettik; o soğuk duvarlar arasında koşturup durduk, canımız arkadaşlarımızı bu yolda kaybettik.</p>
<p>Hani üzülen, merak eden olursa diye yazıldı bu yazı.  Susmuyoruz, vazgeçmiyoruz, gelişiyor, güçleniyor ve mücadeleyi sürdürüyoruz. Ancak feci halde “mandallanıyoruz” da ondan sesimiz geç ulaşıyor yerine.  Frekansı ne olursa olsun, hiçbir mandallama  asla  “yaşama hakkı ve adalete” doğrulmuş bir rotayı  engelleyemez.  Demek ki daha çok, daha yüksek sesle ifade edeceğiz kendimizi.</p>
<p>Tüm hayvan dostlarımıza #seninleyim demeye ve  en üst frekanstan haklarını savunmaya devam edeceğiz.  Bütün hak mücadelelerinde olduğu gibi “mandallanmak” bizi durduramayacak.</p>
<p>Yazar: Av.Hülya Yalçın</p>
<p>Hayvanlara Adalet Derneği Başkanı</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/01/mandallaniyor-muyuz/">Mandallanıyor muyuz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Barınakları: “Bakanlığın İstenen Bilgileri Vermekten Kaçınması, Kanundan Doğan Görevlerini Yerine Getirmediğini Gösteriyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/hayvan-barinaklari-bakanligin-istenen-bilgileri-vermekten-kacinmasi-kanundan-dogan-gorevlerini-yerine-getirmedigini-gosteriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2019 14:55:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Kârlı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan barınakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan hakları ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37958</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar olarak, hayvan hakları ihlâlleri ile sık sık gündeme gelen İstanbul’daki hayvan barınaklarına ilişkin, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bir dizi soru yönelttik. Bakanlık, sorularımızı cevaplamaktansa İstanbul’daki hayvan “bakımevleri”nin sayılarını vermekle yetindi. Bakanlığın bu tutumunu Hayvanlara Adalet Derneği’nden Av. Barış Kârlı’ya sorduk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/hayvan-barinaklari-bakanligin-istenen-bilgileri-vermekten-kacinmasi-kanundan-dogan-gorevlerini-yerine-getirmedigini-gosteriyor/">Hayvan Barınakları: “Bakanlığın İstenen Bilgileri Vermekten Kaçınması, Kanundan Doğan Görevlerini Yerine Getirmediğini Gösteriyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’deki hayvan barınakları, hayvanların maruz bırakıldığı kötü muameleler, keyfî uygulamalar ve mevzuata aykırılıklar ile sık sık gündeme geliyor. Sivil Sayfalar olarak, İstanbul’daki hayvan barınakları özelinde, denetimler, uygulanan yaptırımlar ve bütçeden hayvan barınakları için yerel yönetimlere aktarılan ödeneği, hayvan barınakları konusunda yetkili olan kamu kuruluşu Tarım ve Orman Bakanlığı’na bir dizi soru yönelttik. Bakanlık, sorularımızın sadece ikisini cevapladı; yerel yönetimlere ilişkin sorularımızın çoğunu yanıtsız bıraktı. </span></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-37960" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/asa-1.jpg" alt="" width="617" height="141" /></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-37961" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/xds.jpg" alt="" width="621" height="355" /><br />
<b><br />
&#8220;Bakanlık ve Yerel Yönetimler Yükümlülüklerine Uygun Davranmıyor&#8221;</b></p>
<p>Hayvanlara Adalet Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Avukat Barış Kârlı, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, sorularımızı cevaplamaktan kaçınmasını, kanundan gelen görevlerini yerine getirmemesi olarak yorumlayarak şu açıklamalarda bulundu:</p>
<figure id="attachment_37963" aria-describedby="caption-attachment-37963" style="width: 282px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="size-full wp-image-37963" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/dsf.jpg" alt="" width="282" height="377" /><figcaption id="caption-attachment-37963" class="wp-caption-text">Av. Barış Kârlı</figcaption></figure>
<p><span style="font-weight: 400;">“Bilgi Edinme Kanunu Madde 7/1&#8217;de, istenebilecek bilgiler; ‘kamu kurumlarının ellerinde bulunan veya görevleri gereği ellerinde bulunması gereken bilgi ve belgeler’ şeklinde belirtilmiş. Bu durumun tek istisnası, istenen bilgilerin Bilgi Edinme Kanunu Madde 15 ve devamında yer alan istisnalar kapsamında yer almalarıdır. Talep edilen tüm bilgiler, Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nın kanundan doğan görevlerine ilişkin veriler ve bunların hiçbirisi istisnalar kapsamında yer almıyor. Bakanlık eğer bu konuların kendi görev alanına girmediği veya bu verilerin kendi nezdinde bulunmadığı iddiasında ise başvuruyu, Bilgi Edinme Kanunu Madde 7/2 gereğince ilgili kuruma yönlendirmeliydi. Bu durumda; Bakanlığın istenen bilgileri vermekten kaçınması, kanundan doğan görevlerini yerine getirmediğini ve bu nedenle yuvarlak cevaplar vermeyi tercih ettiğini gösteriyor”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de birçok alanda yaşanan ‘yazılı metinlerin uygulamaya geçirilmemesi’ probleminin hayvan hakları mücadelesinde de yaşandığını vurgulayan Kârlı, &#8220;Koruma Kanunu, yerel yönetimlere sokaklarda yaşam mücadelesi veren hayvanların yaşamlarının desteklenmesi ve geçici hayvan bakımevlerinin koşulları konularında detaylı yükümlülükler yüklemiş durumda. Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun uygulayıcısı konumundaki Tarım ve Orman Bakanlığı da yerel yönetimlerin bu yükümlülüklerine uygun davranmalarını denetlemekle ve bu yükümlülüklerine aykırı davranan yerel yönetimlere yaptırım uygulamakla yükümlü. Ancak, uygulamaya baktığımızda; ne yerel yönetimlerin ne de Bakanlığın yükümlülüklerine uygun davrandıklarını görebiliyoruz. Bu kanun dışı davranışların hayvanlara yansıması; ölüm, şiddet, açlık, susuzluk ve benzeri birçok hak ihlali olarak oluyor. Bu nedenle; kanun değişikliğinin tartışıldığı ve mecliste hayvan hakları araştırma komisyonunun kurulduğu bu dönemde, unutmamamız gereken en önemli konu; mevcut kanunun veya çıkarılacak kanunun maddeleri ne kadar hayvan lehine olursa olsun, bu maddeleri uygulatabileceğimiz mekanizmayı kurabilmek olmalıdır. Bunu sağlayamadıktan sonra, ortaya hayvan lehine bir sonuç çıkmayacaktır.” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/25/hayvan-barinaklari-bakanligin-istenen-bilgileri-vermekten-kacinmasi-kanundan-dogan-gorevlerini-yerine-getirmedigini-gosteriyor/">Hayvan Barınakları: “Bakanlığın İstenen Bilgileri Vermekten Kaçınması, Kanundan Doğan Görevlerini Yerine Getirmediğini Gösteriyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret ve Linçe Son Verilsin Çağrısı Yapıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-ve-lince-son-verilsin-cagrisi-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 09:04:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Barış Kârlı]]></category>
		<category><![CDATA[basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Çağla Çankırılı]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ertürk]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekle Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak köpekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, ülke genelinde artış gösteren sokak köpeklerine yönelik nefret eylemleri ile ilgili  basın toplantısı düzenlendi. Delegasyon üyeleri, sokak köpekleri için nefret ve linç kampanyasına son verilmesi talebi ile topluma sağduyu çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-ve-lince-son-verilsin-cagrisi-yapildi/">Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret ve Linçe Son Verilsin Çağrısı Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, bugün Beyoğlu&#8217;nda düzenlediği basın toplantısında, 4 Ocak&#8217;ta Kayseri&#8217;de bir çocuğun ölümünün ardından, son bir ayda aşırı artış gösteren sokak köpeklerine yönelik linç eylemlerine dikkat çekti.</p>
<p>Basın toplantısında, belediyelerin sokak hayvanlarına yönelik kanun dışı uygulamalarına ve mevcut barınakların kötü durumu ile ilgili bir video gösterildi ve ardından son bir ayda yaşanan belediyelerden kaynaklanan hak ihlâlleri okundu.</p>
<p>Basın açıklamasını Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;ndan Elif Ertürk ve Burak Özgüner okurken, toplantıda Hayvanlara Adalet Derneği&#8217;nden Avukat Barış Kârlı ve Köpekle Yaşam Derneği Başkanı, köpek eğitmeni ve davranış uzmanı Çağla Çankırılı konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Sokak Köpekleri Kâtil Değildir&#8221;</strong></p>
<p>Delegasyondan Elif Ertürk, &#8220;Bazı basın kuruluşlarının ve toplumun bazı kesimlerinin ifadelerinin aksine, sokak köpekleri kâtil değildir, insan yemezler. İnsanların aksine, taammüden ya da planlayarak yaşam hakkına ya da beden dokunulmazlığına kastetmezler&#8221; açıklamasında bulunarak sokak köpeklerini hedef hâline getiren haberlere ilişkin olarak ise &#8220;Sokak hayvanlarının tümünün şehirlerdeki varlığının tehdit altında olduğu şu günlerde, bu tarz haberler, yaklana felaketlere kamu nezdinde meşru zemin yaratmaktadır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ertürk, &#8220;Biz, hayvanlarla ortak yaşam alanlarımız olan sokaklarda, hayvanlarla uyum içerisinde birlikte yaşama kültürünü bitirmek isteyen, sokak hayvanlarının akıbetini tamamen kamu erkinin eline bırakan, bu olumlayan habercilik anlayışından da uygulamalarından da oldukça endişeliyiz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Kamu Görevlileri Değil, Sokak Köpekleri Cezalandırılmıştır&#8221;</strong></p>
<p>Kayseri&#8217;de yaşanan üzücü olayla ilgili konuşan, delegasyondan Burak Özgüner ise, &#8220;Kayseri&#8217;de yaşanan ölümdeki iddiaların aksine, suç ya da hata sokak köpeklerinin değil; bölgeyi âdeta köpek yığınağına çeviren belediye yöneticilerinindir. Valiliğin &#8216;tüm sorumlular cezalandırılacaktır&#8217; açıklamasını unutmadık! Mevzuata göre sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunan kamu görevlileri değil, sokak köpekleri cezalandırılmıştır&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yasa, Hayvan Hakları Örgütleri İle Hazırlanmalı</strong></p>
<p>Çok yakında TBMM gündemine gelecek olan yasa tasarısı ile ilgili olarak konuşan Özgüner, &#8220;Taleplerimiz sadece not alındı, yasama sürecine aktif katılımımız konusundaki taleplerimiz ısrarla yok sayılıyor. Hayvanların hakları için sokaklarda, mahallelerde, adliyelerde, kısacası tüm kamusal ve özel alanlarda mücadele veren STK&#8217;lerin dışarıda bırakıldığı bir yasama çalışmasından, sokak hayvanları için sadece sürgün, esaret ve ölüm çıkacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de Sokak Köpeği Problemi Yoktur&#8221;</strong></p>
<p>Sokak köpeklerine yönelik linç ve nefret kampanyalarını hukuken değerlendiren Av. Barış Kârlı ise &#8220;Sokak hayvanlarına yönelik linç eylemleri, hem Hayvanları Koruma Kanununun 6. maddesine aykırıdır hem de yaşam hakkı ihlalidir. Hakkında şeffaf bir soruşturma yürütülmemiş ve maddi gerçeğe ulaşılmamış münferit bir olay nedeniyle tüm köpekleri yok etme girişimi ceza hukukunun temel prensiplerinden suçta ve cezada şahsilik prensibine aykırıdır. Sokak köpeklerinden korkmak, kimseye onları yok etme hakkı vermez. Medyanın sokak köpeklerine yönelik nefret söylemleri, hukuka aykırı eylemlere ve 6. maddenin ortadan kaldırılması girişimlerine meşru bir zemin yaratma çabasından ibarettir ve kabul edilemez. Çalıştaylarda ve toplantılarda 6. maddeye dokunulmayacağına ilişkin verilen sözler, kanun tasarısı sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlanmadığı sürece samimiyetten uzaktır. Türkiye’de sokak köpeği problemi yoktur, görevini yapmayan kamu görevlisi problemi vardır, görevini yapmayan kamu görevlisinin yargılanması için soruşturma izni verilmemesi problemi vardır, görevini yapmayan kamu görevlilerini denetleyecek ve onlara yaptırım uygulayacak mekanizmayı oluşturmayan kanun koyucu problemi vardır, yaşatmaya değil öldürmeye yönelik devlet politikası problemi vardır&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sokak Köpekleri İle Nasıl İletişim Kuracağımızı Biliyor muyuz?</strong></p>
<p>Köpek eğitmeni ve davranış uzmanı Çağla Çankırılı ise, sokak köpekleri ile nasıl iletişim kurmadığımızı belirterek &#8220;Binlerce yıldır beraber yaşadığımız köpeklerin yeri toplama kampları yani barınaklar, ıssız ormanlar değil – yine biz insanların yanıdır. Şehirden uzak bölgelere atılan köpekler insandan uzaklaşıyor, asosyalleşiyor, düzenli kısırlaştırma yapılmadığı için nüfus kontrolden çıkıyor. Kısırlaştırma hem üremenin engellenmesinde hem de agresyon sorunlarının azaltılmasında rol oynuyor. Merdiven altı üretimin ve dolayısıyla petshoplarda hayvan satışının da durdurulması gerekiyor. İnsan eliyle yapılan bu kontrolsüz ve bilinçsiz üretimler hem sağlıksız hayvanların çoğalmasına hem de davranış sorunlarının artmasına neden oluyor. Bunların yanı sıra Köpekle Yaşam Derneği olarak yaptığımız anket çalışmasında, köpeklerle nasıl iletişim kuracağımızı da bilmediğimiz bir kez daha dikkatimizi çekti. Tanımadığınız bir köpek size doğru gelirse: Koşmamak, kaçmamak, çığlık atmamak, ani hareketlerden kaçınmak ve doğrudan göz teması kurmamak gerekiyor. Çocuklara bunu anlatırken &#8216;AĞAÇ OL&#8217; diyoruz. Bir ağaç gibi sessiz, sakin dur ve doğrudan göz teması kurma. Özellikle çocuklara köpeklerle iletişim konusunda bilgi verilmesi ve toplumumuzun da kendini bu anlamda geliştirmesi gerekiyor. Belediyelerin sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak bu eğitimin düzenli olarak yapılması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>Basın toplantısında medyaya ve topluma sağduyu çağrısında bulunuldu ve &#8220;Medyayı muktedirden yana olandan değil; sokakta yaşam mücadelesi veren, belediyeler tarafından dağlara, ormanlara, çöplüklere, otoban kenarlarına, ıssızlar bölgelere atılan, çöp arabalarında preslenen, barınaklarda ölüme ve açlığa mahkûm edilen, zehirlenen, canlı canlı gömülen hayvanlardan yana saf tutmaya ve toplumumuzu yüzyıllara dayanan hayvanlarla birlikte yaşam kültürümüze sahip çıkmaya ve bir kez daha sağduyuya çağırıyoruz.&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-ve-lince-son-verilsin-cagrisi-yapildi/">Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret ve Linçe Son Verilsin Çağrısı Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavru Kediye Tecavüz Davasında Tahliye Kararı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/14/yavru-kediye-tecavuz-davasinda-tahliye-karari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2018 09:07:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30499</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul’da bir kediye tecavüz edip ölümüne neden olma iddiasıyla yargılanan sanığa, 3 yıl hapis cezası verildi. İyi hal indirimi uygulamayan mahkeme heyeti, sanığın tahliyesine karar verdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/14/yavru-kediye-tecavuz-davasinda-tahliye-karari/">Yavru Kediye Tecavüz Davasında Tahliye Kararı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul&#8217;da bir kediye tecavüz etmekle suçlanan sanık için 3 yıl hapis cezası ve tahliye kararı verildi.<br />
Çağlayan adliyesindeki İstanbul 14&#8217;üncü Asliye Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen davanın karar duruşması bugün gerçekleşti.</p>
<p>İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi, Hayvanlara Adalet Derneği, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu, Hayvan Hakları ve Etiği Derneği ile çok sayıda hayvan sever de duruşmayı takip ederken, sanık Bilal Ç&#8217;de duruşmaya tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi&#8217;nden SEGBİS sistemi ile katıldı.</p>
<p><strong>‘KEDİ CİDDİ ANLANMDA ÇOK FAZLA KORKMUŞTU&#8217;</strong></p>
<p>Duruşmada tanık sıfatı ile ifade veren veteriner hekim Tanju Anlaş, yaklaşık olarak 3 aylık olan yavru kedinin olay günü kendisine getirildiğini belirtti. Kedinin olay yaşandıktan sonraki sağlık durumu hakkında önemli açıklamalar yapan Anlaş, &#8220;Kedinin makatının zorlandığını ve büyük bir açıklık olduğunu gördüm. Bir yabancı cisim sokulduğunu gözlemledim. Dokular zarar görmüştü. Hayvan ciddi anlamda çok fazla korkmuştu&#8221; dedi.</p>
<p><strong>PİŞMANIM, ÖLMEYE DE RAZIYIM&#8217;</strong></p>
<p>Söz alan avukatlar da sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep etti. Şikayetçi Rafet Altınkaynak &#8220;Vicdanların rahatlaması, benzer durumlara emsal teşkil etmesi için sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep ediyorum. Şikayetçiyim&#8221; dedi.<br />
Söz verilen sanık Bilal Ç. de olay günü alkollü olduğunu ve hiçbir şey hatırlamadığını öne sürdü. Bilal Ç., &#8220;Öyle bir şey yaptığımı hatırlamıyorum. Öyle bir şey yaptıysam pişmanım. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Öyle bir şey yaptıysam ölmeye de razıyım. Pişmanım&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>TAHLİYE KARARI VERİLDİ</strong></p>
<p>Mahkeme heyeti, sanık Bilal Ç.&#8217;ye ‘haksız yere sahipli hayvanı öldürme işe yaramayacak hale getirme&#8217; suçundan üç yıl hapis cezası verdi. Sanığa iyi hal indirimi uygulanmadı ancak cezayla birlikte tahliyesine karar verildi.</p>
<p><strong>‘ASIL TALEBİMİZ ERTELEMESİZ HAPİS CEZASIDIR&#8217;</strong></p>
<p>Karar sonrası açıklamalarda bulunan Marmara Hayvan Hakları Onursal Başkanı Şebnem Aslan, &#8220;Ne yazık ki mahkemelerden caydırıcı cezalar çıkmadığı için de bu hasta ruhlu insanlar bunu tekrar tekrar yapıyorlar&#8221; yorumunda bulundu. Hayvanları koruma kanununun Ekim ayında, Meclis&#8217;te görüşüleceğini belirten Aslan, &#8220;Bizim burada talebimiz bu tür fiilleri yapanlara ertelemesiz hapis cezası gelmesi. Her türlü hayvana şiddet cezasının yükseltilmesi. Bunun için de mutlaka yeni kanun tasarısının STK&#8217;larla, barolarla, derneklerle birlikte oturarak madde madde hazırlanması gerekiyor. Devlet yetkililerine diyoruz ki; yeni kanunu hep birlikte şekillendirelim. Bu hayvanlara zulüm son bulsun&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ölen 3 aylık kedinin sahibi Rafet Altınkaynak, &#8220;Mücadelemizin karşılığını alamadığımıza inanıyorum. Çünkü verilen cezanın bu yapılan olayla hiç bağdaşmadığını düşünüyorum. Öncelikle bu arkadaşın alabileceği en az cezayı aldığını tahmin ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>&#8220;Bu istismarların ve bu şiddetin son bulması için bu kararın bir örnek teşkil edeceğine inanıyorum&#8221; diyen Altınkaynak, &#8220;Fakat alınan kararın bir emsal olabileceğine inanmıyorum. Çok eksik bir ceza verildi. Devletimiz belki bu konuyla alakalı yeni bir yapılandırmaya girer&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p>Avukat Melike Özdemir de hakimin verebileceği en yüksek cezayı verdiğini, emsal niteliğinde olduğunu belirtti.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://tr.sputniknews.com/turkiye/201809131035189433-istanbul-kedi-tecavuz-mahkeme-adliye-caglayan-hapis-tahliye/" target="_blank" rel="noopener">Sputniknews</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/14/yavru-kediye-tecavuz-davasinda-tahliye-karari/">Yavru Kediye Tecavüz Davasında Tahliye Kararı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Örgütleri Bakanlık&#8217;la görüştü: Sokak Hayvanlarına Dokunmayın!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/14/hayvan-haklari-orgutleri-bakanlikla-gorustu-sokak-hayvanlarina-dokunmayin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Jul 2017 08:42:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[24. Yasama Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Em/Pati Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları ve Etiği Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanları Koruma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[orman ve su işleri bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=16719</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum kuruluşları, barolar ve veteriner hekim odaları, 24. yasama döneminde hazırlanan ve şimdi tekrar gündeme gelen hayvan hakları yasa tasarısıyla ilgili görüşlerini bildirmek için Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;ndaydı. Hayvan hakları örgütleri ve meslek odaları, tepkilere neden olan hayvan hakları yasa tasarısı hakkındaki görüş ve eleştirilerini, Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nın daveti ile düzenlenen [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/14/hayvan-haklari-orgutleri-bakanlikla-gorustu-sokak-hayvanlarina-dokunmayin/">Hayvan Hakları Örgütleri Bakanlık&#8217;la görüştü: Sokak Hayvanlarına Dokunmayın!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Sivil toplum kuruluşları, barolar ve veteriner hekim odaları, 24. yasama döneminde hazırlanan ve şimdi tekrar gündeme gelen hayvan hakları yasa tasarısıyla ilgili görüşlerini bildirmek için Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;ndaydı.</h3>
<p>Hayvan hakları örgütleri ve meslek odaları, tepkilere neden olan hayvan hakları yasa tasarısı hakkındaki görüş ve eleştirilerini, Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nın daveti ile düzenlenen toplantıda dile getirdi.</p>
<p>Toplantıya katılan tüm sivil toplum kuruluşları, sokak hayvanlarının, yürürlükteki Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nda belirtildiği gibi, alındıkları sokaklara geri bırakılmaları zorunluluğunun tasarıda da korunması gerektiği yönünde ortak görüş bildirdi. Ayrıca tekrar gündeme gelen hayvan hakları yasa tasarısının 24. yasama döneminde tasarıyla aynı olduğunu söyledi. &#8220;Petshoplar kapannıyor&#8221; gibi haberlerle kamuoyunun yanlış bilgilendirilmemesini istedi.</p>
<p>Toplantıya, Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu, Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu (HAYKONFED), Hayvan Hakları ve Etiği Derneği, Hayvanlara Adalet Derneği, Hayvanları Koruma Derneği (HAYKOD), Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği (KİHAYKO), Em/Pati Platformu, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), Hayvan Hakları Federasyonu gibi STK&#8217;ler ve Ankara, İstanbul ve İzmir veteriner hekim odaları, Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) katıldı.</p>
<h4>&#8220;Kısırlaştır-Aşılat-Yerine Bırak” modeli</h4>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft" src="http://bianet.org/resim/olcekle/82305/500/324" width="500" height="324" /></p>
<p>1 Temmuz&#8217;da Türkiye genelinde &#8220;Katliam Yasa Tasarısı İstemiyoruz&#8221; sloganıyla eş zamanlı düzenlenen protestoların ardından, Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nın daveti üzerine bir araya gelen sivil toplum kuruluşları, barolar ve veteriner hekim odaları, tekrar gündeme gelen yasa tasarısı hakkındaki görüş ve eleştirilerini bürokratlara iletti.</p>
<p>Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Nurettin Taş&#8217;ın başkanlığında düzenlenen toplantıya çok sayıda STK temsilcisi katıldı.</p>
<p>Toplantıda görüşlerini ifade eden sivil toplum örgütleri ve Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu temsilcileri, tekrar gündeme gelen tasarının kanunlaşması hâlinde, Türkiye&#8217;deki tüm sokak hayvanlarının toplatılarak kentlerin dışında tecrit edileceğini ifade ederek, mevcut kanunun esas aldığı &#8220;Kısırlaştır-Aşılat-Yerine Bırak&#8221; modelinin devam ettirilmesini istedi.</p>
<p>Toplantıya katılan veteriner hekim odalarının temsilcileri de bu modeli savunarak, belediye ve bakanlık kadrolarında nitelikli veteriner hekim istihdamının arttırılarak, yeterli olmayan imkânlar karşısında dışarıdan hizmet alımı protokolleri ile sokak hayvanlarına gereken sağlık hizmetlerinin layığıyla sunulması için STK-kamu işbirliğinin sağlanması gerektiğini ifade etti.</p>
<h4>“Kamuoyu yanlış bilgilendiriliyor”</h4>
<p>Toplantıya katılan sivil toplum kuruluşları, tekrar gündeme gelen tasarının 24. yasama döneminde (28 Haziran 2011 &#8211; 7 Haziran 2015) TBMM Çevre Komisyonu&#8217;nda kabul edilen ve TBMM Genel Kurulu&#8217;na havale edilen metin olduğunu hatırlattı.</p>
<p>Ayrıca toplantıda, tasarı ile ilgili olarak basında yer bulan haberlerin tam anlamıyla gerçeği yansıtmadığı, &#8220;Petshop&#8217;larda hayvan satışı yasaklanıyor&#8221; gibi başlıklar ile kamuoyunun yanlış bilgilendirilmemesi gerektiği ifade etti.</p>
<p>&#8220;Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı&#8221; 2011&#8217;de dönemin başbakanı Erdoğan tarafından imzalanarak Meclis Başkanlığı&#8217;na sunulmuştu.</p>
<p>Tasarı 2012&#8217;de ve 2014&#8217;de kamuoyunda çokça tartışılmıştı. Tasarı 2014&#8217;ten bu yana askıda.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h4>&#8220;Kırmızı çizgimiz, ortak yaşam kültürümüz&#8221;</h4>
<p>Sivil toplum örgütleri, toplantının ardından şu açıklamada bulundu:</p>
<p>&#8220;Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nca hazırlanan ve TBMM Çevre Komisyonu&#8217;nda tartışılarak kabul edilen tasarı, tekrar gündeme geldi. Tasarı bu hâliyle yasalaştığı takdirde, mahallelerimizde, sokaklarımızda hayvan kalmayacak.</p>
<p>&#8220;Kırmızı çizgimiz ortak yaşam kültürümüz; sokak hayvanları bizimle kalmalı. Bu yöndeki ortak talebimizi bakanlığa ilettik. Hayvan hakları açısından birçok aykırılık içeren tasarı konusundaki eleştirilerimizi ifade ederek tasarının hayvanlar ve hayvan haklarını koruma konusunda, amaç ve maksadına uygun bir şekilde düzenlenmesi için çalıştay talebimizi de bakanlığa ilettik. Tasarı hayvanlar lehine düzenlenene dek gerek parlamento gerekse bürokrasi nezdindeki görüşmelerimizi sürdüreceğiz.”</p>
<h6>Kaynak: <a href="http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/188253-hayvan-haklari-orgutleri-bakanlik-taydi-sokak-hayvanlarina-dokunmayin?utm_content=buffer74b3b&amp;utm_medium=social&amp;utm_source=twitter.com&amp;utm_campaign=buffer" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Bianet</a></h6>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/07/14/hayvan-haklari-orgutleri-bakanlikla-gorustu-sokak-hayvanlarina-dokunmayin/">Hayvan Hakları Örgütleri Bakanlık&#8217;la görüştü: Sokak Hayvanlarına Dokunmayın!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
