<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Apr 2022 11:47:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hayvan Hakları Yasası İçin Mücadelede Nereden Nereye?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/11/hayvan-haklari-yasasi-icin-mucadelede-nereden-nereye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aslı Alpar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 11 Jan 2020 09:08:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneye Hayır Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46753</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan hakları savunucularının uzun süredir mücadele verdiği Hayvan Hakları Yasası'nın görüşülmesine TBMM'de önümüzdeki günlerde başlanıyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/11/hayvan-haklari-yasasi-icin-mucadelede-nereden-nereye/">Hayvan Hakları Yasası İçin Mücadelede Nereden Nereye?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenmesi ve bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirleri belirlemek amacıyla geçtiğimiz yıl Şubat ayında TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu kurulmuştu.</p>
<p>Komisyon, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan 12 toplantı sonunda 200 sayfalık bir rapor hazırlamış, 2019’un Ekim ayında sunmuştu. Raporun en önemli özelliği ise, yeni bir “Hayvan Hakları Kanunu hazırlanması için Meclis Başkanlığı’na veya 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılacak değişikliklere zemin hazırlayacak tavsiyeler içermesiydi.</p>
<p>Şimdi bu süreçte son aşamaya girildi. İnsan menfaatlerini gözetmeden, hayvanların lehine sonuçlanacak bir kanun hazırlanması amacıyla Komisyon’a görüş bildiren ve önergeler sunan hayvan hakları örgüt ve oluşumlarının gözü kulağı yine Meclis’te.</p>
<p>Peki, Hayvan Hakları Kanunu için 2004’ten bugüne süren mücadelenin seyri nasıl oldu?</p>
<p><strong>“Koruma”dan “Haklar”a…</strong></p>
<p>2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun yetersiz yaptırımları, hayvanlara yönelik kötü muameleyi “kabahat” olarak değerlendirmesi ve bu fiilleri suç kapsamına sokmaması gibi birçok neden ile hayvan hakları savunucuları yeni bir yasa için on beş yıldır mücadele ediyor.</p>
<p>Tüm partilerin üzerinde uzlaştığı “Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” ilk olarak 2011’de dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak Meclis Başkanlığı’na sunuldu. Ancak bu tasarı hayvan hakları savunucularının hiçbir talebine yer vermemekle birlikte “Ölüm Yasası” olarak anıldı.</p>
<p>Tasarı, evde hayvan sayısının kısıtlanmasını ve tüm sokak hayvanlarının “doğal yaşam parkı” adı verilen tecrit merkezlerinde toplanması gibi hayvanların aleyhinde maddeler öneriyordu. Ayrıca tasarıda hayvana yönelik suçların Türk Ceza Kanunu’na (TCK) kapsamına alınması öngörülüyor, ancak ceza alt sınırının düşük olması nedeniyle de savunucular taslağı kabul etmiyordu.</p>
<p>Bu tasarıya yönelik kitlesel eylemler ve imza kampanyaları neticesinde dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hayvansever sanatçıları Dolmabahçe’de ağırladı.</p>
<p>2012 yılında Hayvanları Koruma Kanun tasarısı Galatasaray Lisesi önünden başlayan kitlesel bir yürüyüşle protesto edildi. “<a href="https://www.facebook.com/pg/yunuslaraozgurluk/photos/?tab=album&amp;album_id=10151108090620959">Ölüm Yasasına Hayır</a>” diyen ve eyleme hayvanlarıyla katılan savunucular, sokakta yaşayan hayvanlar için “yaşam hakkı” istedi. Ardından <a href="https://www.facebook.com/pg/yunuslaraozgurluk/photos/?tab=album&amp;album_id=10151350967840959">bir dizi eylem gerçekleştirildi</a> ve bu eylemlerde dile getirilen ortak talep aynıydı: “Ölüm Yasası geri çekilsin”&#8230;</p>
<p>Kitlesel eylemlere sebep olan Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, <a href="http://www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/bildiri-tbmm-cevre-komisyonu-hayvanlar-aleyhinde-bir-koruma-yasasi-hazirliyor">hayvan hakları savunucularının tüm itirazlarına<sup><u>[1]</u></sup> rağmen, 2014 yılında Çevre Komisyonunda kabul edildi</a>, ancak Genel Kurulda görüşülmeyerek kadük oldu.</p>
<h4>Katliam Tasarılarına Karşı Kitlesel Eylemler</h4>
<p>Tasarının geride kalması ile birlikte 2014 ile 2018 arasında çeşitli kitlesel protestolar gerçekleşti ve hayvan hakları basında sıklıkla yer aldı.</p>
<p>1 Temmuz 2017’de yaklaşık 200 dernek ve grubun yanı sıra bağımsız aktivistlerin de katıldığı eş zamanlı kitlesel eylemin ardından Adalet Bakanlığı 2018 Ocak’ta hazırladığı tasarıyı tüm komisyonlara iletti. Bu tasarı hayvan hakları aktivistleri ile paylaşılmadı.</p>
<figure id="attachment_46759" aria-describedby="caption-attachment-46759" style="width: 420px" class="wp-caption alignright"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46759" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/1-1.jpg" alt="" width="420" height="237" /><figcaption id="caption-attachment-46759" class="wp-caption-text">1 Temmuz 2017 “Katliam Yasa Tasarısına Hayır” İstanbul yürüyüşü</figcaption></figure>
<p>Ancak ilgili bakanlığın hazırladığı tasarıda da hayvana yönelik işlenen suçların cezaları yetersizdi, sahipli hayvan için soruşturma açılması sahibinin şikayeti şartına bağlanmıştı. Dahası, hayvana tecavüz suç kapsamına alınmamıştı, 2 bin TL idari para cezası ile cezalandırılmıştı. Ayrıca ‘sahipsiz’ hayvanın ihlal edilen hakkına yönelik başvuru, tasarıya göre sadece Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından yapılacaktı.</p>
<p>24 Haziran 2018’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, hayvan hakları yasasını kastederek “Bu kanun hâlâ neyi bekliyor?” diye sormasının ardından hızlanan süreçte Tarım ve Orman Bakanlığı<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a> devreye girdi.</p>
<p>Bakan Bekir Pakdemirli Ekim 2018’de “Sahipsiz hayvanların korunması çalışmalarını, belediyelerle iş birliği halinde aşıla, kısırlaştır, işaretle, kaydet, sahiplendir, izle ve denetle ilkeleri çerçevesinde yürütüyoruz” diyerek, hayvan hakları savunucularının “kırmızı çizgisi” olarak belirtilen, Kanunun 6. maddesinde “kısırlaştırıp-yerine bırakma” ilkesinden söz etmedi.</p>
<h4>Güç Birliği: Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu</h4>
<p>Bunun üzerine hayvan hakkı savunucuları “Hayırsız Ada istemiyoruz”, “Katliam tasarısı istemiyoruz” diyerek yeniden kitlesel eylemler ile örgütlendi. Hayvan haklarını ilgilendiren yasama çalışmasının peşini bırakmayan 350’yi aşkın sivil toplum örgüt ve inisiyatifi güç birliği yaparak “Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu”nu kurdu.</p>
<p>1 Kasım’da, delegasyonun çağrısı ile 69 ilde eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı. 25 Kasım’da yine delegasyonun çağrısı ile “Katliam Yasa Tasarısına Hayır” diyerek Kadıköy’de bir araya gelindi.</p>
<figure id="attachment_46760" aria-describedby="caption-attachment-46760" style="width: 370px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class=" wp-image-46760" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/2-1.jpg" alt="" width="370" height="243" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/01/2-1.jpg 579w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/01/2-1-350x231.jpg 350w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" /><figcaption id="caption-attachment-46760" class="wp-caption-text">25 Kasım 2018 “Katliam Yasa Tasarısına Hayır” İstanbul eylemi</figcaption></figure>
<p>Delegasyonun kitlesel eylemlerinin ardından Hayvan hakları savunucuları ile görüşmeyi kabul eden ilk kurum Tarım ve Orman Bakanlığı oldu. Delegasyon, milyonlarca kişinin ortak talebini ileterek, yasama sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ederken Türkiye’nin geçiş yaptığı Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ne göre, yasama yetkisinin sadece parlamentoda olması gerektiğini hatırlattı. Delegasyon, bürokratlarca hazırlanacak ve hayvan hakları savunucularının dinlenmediği bir yasayı kabul etmeyeceğini defalarca tekrar etti.</p>
<h4>Hak Savunucuları Meclis’te</h4>
<p>Bu süreçte bir yanda kitlesel hayvan hakkı eylemleri diğer yanda toplumda infial uyandıran hayvana yönelik suç olaylarının ardından siyasiler nihayet hayvan hakkı savunucularını meselenin tarafı olarak kabul etti ve savunucular Meclis’e giderek hayvan hakları konusunda bilgilendirmeler yapmaya başladı.</p>
<p>Şubat 2019’da kamuoyunun da baskısı ile TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, beş parti grubunun ortak önergesiyle hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirlerin belirlenmesi amacıyla TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu kuruldu.</p>
<p>TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu‘nu üç defa ziyaret etti. Kasım ayında kaybettiğimiz delegasyon üyelerinden Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) kurucusu ve Hayvan Hakları ve Etiği Derneği Başkanı Burak Özgüner, Meclis tarihinde ilk kez komisyon üyelerine mezbaha videosu izlettirdi ve delegasyonun yalnızca evcillerin değil tüm türlerin haklarını savunduğunun altını çizdi.</p>
<figure id="attachment_46761" aria-describedby="caption-attachment-46761" style="width: 410px" class="wp-caption alignright"><img decoding="async" class=" wp-image-46761" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/3.jpg" alt="" width="410" height="223" /><figcaption id="caption-attachment-46761" class="wp-caption-text">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu meclis görüşmeleri</figcaption></figure>
<p>Komisyon’un raporunu 23 Ekim’de Meclis Başkanlığı’na sunduğunu biliyoruz. Raporun son halinde hayvanlar yürürlükte olan mevzuatta olduğu gibi bir “meta” değil “hisleri olan canlılar” olarak tanımlanıyor. Raporda yunus parklarının kapatılmasından yeni hayvanat bahçelerinin yasaklanmasına, atlı faytonculuğun yasaklanmasından kürk üretim çiftliklerinin kapatılmasına, hayvana karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına girmesinden sokakta yaşamını sürdüren evcillerin yaşam hakkını garanti altına alan önerilere kadar umut vadeden pek çok tavsiye içeriyor. Taslak bu haliyle hayvan sömürüsünü topyekûn ortadan kaldıracak iradeyi taşımasa da bu yönde atılacak önemli bir adıma işaret ediyor.</p>
<h4>Başa Dönersek</h4>
<p>Komisyon raporu ışığında 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu’da yapılacak değişiklikler için son düzlükteyiz.</p>
<p>Bu sürecin nasıl işleyeceğine dair siyasilerden bir açıklama yok. Hayvan hakları savunucuları hem sürecin şeffaflığı hem de Meclis’in hayvanların haklarından taraf bir yasa çıkarmaları için mücadele etmeyi sürdürüyor.</p>
<p>Yazımızı bitirirken hatırlatalım ki bu mücadelede kamuoyu desteği halen çok büyük öneme sahip. Herkesi hayvanların haklarından taraf bir yasa için verdiğimiz mücadelemize yoldaş olmaya davet ediyoruz.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> İtirazların sebeplerinden biri Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. Maddesinin değiştirilmesine yönelik talepti. Tasarı, kısırlaştırılmak için alınan hayvanların, alındıkları yere bırakılacağı ama bırakılacakları yerin okula, hastaneye, parka ve bunun gibi insanların yoğun olarak bulundukları yerlere yakın olamayacağına dair koyulan şerhti. Halen yürürlükte olan Kanun maddesi ise şöyle diyor: “Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları esastır.”</p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> 9 Temmuz 2018’de Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı birleştirildi yeni ismi, Tarım ve Orman Bakanlığı oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/11/hayvan-haklari-yasasi-icin-mucadelede-nereden-nereye/">Hayvan Hakları Yasası İçin Mücadelede Nereden Nereye?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Meclis&#8217;teki Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Ne İşe Yarar?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/27/meclisteki-hayvan-haklari-arastirma-komisyonu-ne-ise-yarar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Feb 2019 10:00:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hayırsızada Sokak Köpeği Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları araştırma komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35738</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta, Türkiye'de bir ilk olarak, TBMM'de hayvan hakları ile ilgili bir araştırma komisyonu kurulmasına karar verildi. Parlamentoda grubu bulunan beş siyasî parti grubunun ortak önergesiyle kurulan araştırma komisyonu, hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirleri belirleyecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/27/meclisteki-hayvan-haklari-arastirma-komisyonu-ne-ise-yarar/">Meclis&#8217;teki Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Ne İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları savunucuları olarak, Meclis&#8217;te grubu bulunan üç partinin; Ak Parti, HDP ve CHP&#8217;nin daha önce vermiş oldukları araştırma önergelerine rağmen, hayvan hakları ihlâllerini araştırmak üzere, araştırma komisyonunun neden ısrarla kurulmadığını sorguluyorduk. Birincil talebimiz, aylardır gündemi meşgul eden, Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun değişikliğine dair kanun teklifinin sivil toplumun talepleri doğrultusunda, hayvanların lehine hazırlanmasıydı. Geçtiğimiz hafta, aylardır hayvanlara yönelik şiddete karşı duyarsızlığı ve tepkisizliği ile eleştirdiğimiz parlamento, nihayet adım attı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eski TBMM Başkanı Binali Yıldırım, Ak Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı nedeniyle istifa etmeden önce iki araştırma önergesine imza atmıştı. Bu araştırma önergelerinden biri de hayvan hakları ihlâlleri ile alakalıydı.  Binali Yıldırım&#8217;ın araştırma önergesini TBMM Başkanlığı&#8217;na sunmasının hemen ardından, 20 Şubat tarihli TBMM Genel Kurulu&#8217;nda, parlamentoda grubu bulunan beş siyasî parti grubunun ortak önergesi ve desteğiyle hayvanlara uygulanan şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenerek, bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirleri belirlemek üzere </span><a href="https://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/ARASTIRMA_ONERGESI_SD.onerge_bilgileri?kanunlar_sira_no=1409"><span style="font-weight: 400;">araştırma komisyonu kuruldu</span></a><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları için parlamentoda araştırma komisyonu kurulması, 350 STK&#8217;nin desteğiyle ve Hayvanları Koruma Kanunu değişikliği ile ilgili yasama sürecine müdahil olmak için özel olarak kurulan Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu tarafından memnuniyetle karşılanırken, bazı hayvan koruma gönüllüleri ve STK&#8217;ler, araştırma komisyonunu “seçim yatırımı”, “oyalama taktiği” olarak tanımladı. Hükûmetin yedi senedir hayvan hakları mücadelesi veren STK&#8217;lere ve aktivistlere verdiği sözlerin tutulmadığını ve 15 senelik yasanın varlığına rağmen her gün basında ve sosyal medyada yer bulan hayvanlara yönelik şiddet haberlerini düşündüğümüzde insanın doğal olarak bir umudu, beklentisi kalmıyor, kalamıyor! Bu hissiyatı ben de çok iyi biliyorum ama hayvanlar ve onların hakları için mücadeleye devam etmek zorundayız ve mücadeleyi sokaklar, barınaklar, belediyeler, adliyeler, bakanlıklarda sürdürdüğümüz kadar parlamentoda da sürdürmek zorundayız. Parlamentodan her ne kadar ümidi kessek, parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçsek de yasaların yapıldığı, tartışıldığı, kabul edildiği yer hâlâ Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8230; Hayvan haklarını savunan sivil toplum örgütleri olarak, parlamentoda varlığımızı bugüne kadar göstermeseydik, &#8220;işimiz Meclis&#8217;e mi kaldı&#8221;, &#8220;bu Meclis&#8217;ten hiçbir hayır gelmez&#8221; deseydik, komisyon toplantılarına katılmak için diretmeseydik muhtemelen bugün sokakta bir tek hayvan dahi bırakılmamış olacaktı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-35740 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/b.png" alt="" width="409" height="342" /></p>
<p><b>Kötücül ve örgütlü gücün farkına varamazsak&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakanlıklarda, parlamentoda hayvanlar için verdiğimiz mücadele, dışarıdan görülmeyebilir ya da etkisiz görülebilir ancak içeride öyle bir mücadele veriliyor ki bunu, bu mücadelenin içinde olmayan kolay kolay anlayamayabilir ya da göremeyebilir&#8230; Hayvandan yana saf tutan, hayvanları önemseyen herkesin şunu anlaması gerekiyor: Karşımızda sokakta bir tek hayvan dahi bırakmak istemeyen, kötücül ve örgütlü bir güç var! 1910 Hayırsızada Sokak Köpeği Soykırımı&#8217;ndan bu yana, devlet geleneğinde ne yazık ki hiçbir değişim yok. Değişim olsaydı bugün sokak hayvanlarının da onları korumaya çalışan insanların da durumu çok farklı olurdu. Bireysel ya da kurumsal, hayvanları korumaya çalışan insanların, karşımızda nasıl bir muhatabın olduğunu iyi analiz etmesi gerekiyor. Bu durum tespitini yapamadığımız ve hayvan hakları konusunda, en azından müşterekte, stratejik ortaklıklar geliştirmediğimiz sürece, her zaman olduğu gibi, olan yine hayvanlara olacak. Türkiye&#8217;deki hayvan hakları hareketi, bu gerçeği görmek ve hayvanlar için hak mücadelesinde birleşmek zorunda&#8230; Biz bunu, zor da olsa </span><a href="https://www.facebook.com/yasamaizleme/"><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nda</span></a><span style="font-weight: 400;"> yaptık, yapabildik. Uzun yıllar hayvan hakları konusundaki fikir ayrılıkları yüzünden yan yana gelemeyen birçok insan, hayvanlar için birçok tehlikeyi, tehdidi barındıran bu yasa yapım sürecinde bir araya geldi; buna mecbur olduğumuzu hissettik ve harekete geçtik. </span></p>
<p><b>“Hobi” mi, yaşam hakkı mücadelesi mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çuvaldızı biraz da kendimize batırmamız gerekiyor artık! Neredeyse görüştüğümüz tüm bürokratlar ve kanun yapıcılar, hayvan koruma ve hayvan hakları mücadelesini sanki kendilerine dert edinmiş gibi, hep aynı yorumu yapıyor: &#8220;Ama siz daha kendi aranızda anlaşamıyorsunuz&#8221;. Hayvan koruma/hayvan hakları mücadelesi verenler, eminim en az bir kez bu yorumu duymuştur. Gerçekliği olan bu yorum, kamu erkinin bir yaklaşımı olarak karşımıza çıkıyor ve bu gerçeklik, maalesef bizlere karşı kullanılıyor. Gündelik/özel hayatımızdan, maddî imkânlarımızdan, yaşam enerjimizden, zamanımızdan feragat ederek verdiğimiz mücadele, adına &#8220;kanun yapıcı&#8221;, &#8220;bürokrat&#8221; denilen kişilerce yok sayılıyor. Toplumun büyük bir çoğunluğu -muhalif kesimler bile- da politikacılar ve bürokratlar da verdiğimiz mücadeleye &#8220;hobi&#8221; olarak yaklaşabiliyor. Ve bu cüreti, onlara biz veriyoruz maalesef! </span></p>
<p><b>Tahammülsüzler ordusu ve barınakları “beş yıldızlı otel” sananlar&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanları Koruma Kanunu’nun yedi senedir değiştirileceği söyleniyor, her defasında konu dönüp dolaşıp sokak hayvanlarının toplatılmasına geliyor. Evet, Türkiye’de yüzyıllara dayanan, sokak hayvanlarıyla ortak yaşam kültürümüz var ama bugün kentin de kırsalın da dinamikleri oldukça değişmiş durumda. Milyonlarca insan, bu ortak yaşam kültürünü benimseyip buna sahip çıkarken milyonlarca insan da sokaklarda hayvan görmek istemediğini beyan ediyor. Modern/steril şehirler yaratılacağı bahanesi ile insanlara “hayvansız şehirler” fikri empoze ediliyor, bunun adına da medeniyet deniliyor! Öyle bir noktaya geldik ki milyonlarca insan, sokağındaki kuytu bir köşeyi, mahallesindeki çalılığı, ormanlık alanı sokak hayvanlarına çok görmeye başlamış durumda. Evet, bu kadar çok tahammülsüz, bencil insanla yaşıyoruz ve bu insanlar, belediyelere hesap sormaktansa bizlere, hayvan koruma gönüllülerine ve hayvan hakları aktivistlerine hesap soruyor. Sanki hayvanları bizler doğurup sokaklara terk etmişiz gibi… Ve bu insanlar, 15 senedir yürürlükteki yasayı uygulatmayı değil; her gün belediyeleri arayarak, CİMER’e başvurularda bulunarak sokak hayvanlarının toplatılmasını talep ediyorlar. Belediyeler hayvanları toplamazsa alenen zehirleyeceklerini söylüyorlar. Karşımızda kötücül ve örgütlü bir güç var derken bu tahammülsüzler ordusunu da dâhil etmiştim. Bir de barınakları, yani toplama kamplarını “beş yıldızlı otel” sanan bir grup olduğunu hatırlatmamda fayda var. Toplumun durumu bu kadar vahimken, bizlerin; hayvanların, yani her gün zulümle karşılaşanların tarafını tutanların, müşterekte buluşmama, stratejik ortaklık kurmama, güç birliği yapmama gibi bir lüksü olduğunu kesinlikle düşünmüyorum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeniden konumuza, yani meclis araştırma komisyonuna dönecek olursak… Yıllardır hayvanlar için parlamentoda, bakanlıklarda mücadele verenler, yani her türlü kirli oyunu görenler olarak, tabii ki bu araştırma komisyonundan da medet ummuyoruz, komisyona bel bağlamıyoruz. Ancak bu komisyonun çalışması, çalıştırılması da bizim boynumuzun borcu olmalı. Mücadeleye devam diyorsak bu fırsatı (?) değerlendirmeliyiz. Yaşamlarını, haklarını korumaya çalıştığımız hayvanlara bunu borçluyuz en azından… </span></p>
<p><b>“Hayvanlar bizim komisyonun alanına mı giriyor?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biliyorsunuz, Meclis’te siyasî parti ayırt etmeksizin, milletvekilleri ile görüşüp hayvanların sorunlarını, hayvan hakları ihlâllerini bıkmadan, usanmadan anlatıyoruz. Bunu yaparken öyle anlar yaşıyoruz ki bazen şok oluyoruz, bazen de elimizi, ayağımızı titretecek kadar sinirleniyoruz, üzülüyoruz, öfkeleniyoruz. Meclis’in durumunu, duyduğumuz bir soru üzerinden özetleyecek olursam, yine yasa ile ilgili endişelerimizi bir milletvekiline aktarırken milletvekilinden şöyle bir tepki aldık: “Bana niye geldiniz ki, ben Çevre Komisyonu üyesiyim, hayvanlar bizim komisyonun alanına mı giriyor?”. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasa teklifinin içeriğine göre komisyonlara yapılan havaleler değişse de TBMM Çevre Komisyonu, hayvanları ilgilendiren birincil ihtisas komisyonlarından biri… Bu komisyonda durum böyleyken, TBMM Genel Kurulu’nda hayvanlar ya da hayvan hakları ile ilgili yasa teklifini oylayacak olan milletvekillerini siz düşünün. Deneyimlerime dayanarak söylüyorum, vekillerin hayvanlara dair sizlere aktarabilecekleri bilgi, evlerinde birlikte yaşadıkları hayvanlarla olan iletişimleri, ilişkileri, hikâyeleri ya da avcılık deneyimleri olacaktır… Hayvan davranışları, hayvan hakları, yaban hayat, hayvanları ilgilendiren mevzuat, savcı ve hâkimlerin hayvanlara yaklaşımı, hayvanlara yönelik linç ve nefret kültürünün sebepleri gibi birçok konuda hiçbir bilgisi olmayan vekillerin yasa teklifini oylamasından, hayvanların tam anlamıyla yararına bir şey çıkacağını beklememeli kimse… Meclis koridorlarını, kulisleri, parti gündemlerini, ülkenin batık durumunu, parlamentonun yapısını bir kez olsun, düşünün; bugüne kadar hiç düşünmediyseniz yıllardır hiçbir zorunluluğu olmamasına rağmen “hayvanları bu yıkımdan en az zararla nasıl kurtarırız”ın hesabını yapanlara kulak verin.</span></p>
<p><b>“Vicdan muhasebesi komisyonu”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu araştırma komisyonu, apayrı gündemleri olan; çoğu, hayvanları umursamayan vekilleri, onların gözünün içine baka baka bilgilendirdiğimiz, kendi partilerinin yönettiği belediyelerin sokak hayvanlarına uyguladığı zulmü teşhir edeceğimiz bir platform olacak, olmalı en başta. Vekiller, parlamentoda yaptığımız sunumlarda gösterdiğimiz videoları, ya izleyemediler, ya izlerken mideleri bulandı, ya da gözleri doldu. Bu araştırma komisyonu, aynı zamanda bir “vicdan muhasebesi komisyonu” olacak. Bu yüzden, hayvanların derdini anlatmak ve yakında gündeme gelecek yasa teklifini mümkün olduğunca hayvanlar lehine dönüştürmek için var gücümüzle, bıkmadan usanmadan çalışmaya devam etmeliyiz. Bu araştırma komisyonu çalışmalarını tamamladığında ise parlamentonun vicdanı ortaya çıkacak. Araştırma komisyonu, bir anlamda turnusol kâğıdı görevi görecek. Elimizden geleni yaparken, yasa yapmakla görevli olan vekillerin vicdana sahip olup olmadıklarını da göreceğiz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En başından beri müdahil olmaya çalıştığımız, yakından takip ettiğimiz bu yasama süreci, Türkiye’nin toplumsal vicdana sahip olup olmadığını bizlere gösterecek. Eğer toplumumuz, sokaklarda yaşam mücadelesi veren, her gün sistematik zulme maruz bırakılan hayvanları gözden çıkarmaya karar verirse bu ülkeden ümidimi tamamen keseceğim. Çünkü ben, hiçbir şeyden haberi olmayan hayvanların sürgüne, esarete, ölüme gönderilmesini hiçbir şekilde anlamlandıramıyorum, böyle bir kötülüğü kafamda bir yere koyamıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çok az bir zamanımız var, bu yüzden hayvanları önemseyenlerin de hayvanları önemsemeyip kendi toplumunu önemseyenlerin de bir karar vermesi gerekiyor. Yaşamdan yana mı saf tutacaklar, yoksa sürgünden, ölümden yana mı saf tutacaklar? Toplumumuzun bu kararını hep birlikte öğrenecek ve bu kararın sonuçlarını hep birlikte yaşayacağız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin geri dönülemeyecek bir toplumsal çöküntü dönemine girmemesini, hayvanları dahi düşmanlaştıracak bir şuursuzluğu yaşamamasını diliyorum.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/27/meclisteki-hayvan-haklari-arastirma-komisyonu-ne-ise-yarar/">Meclis&#8217;teki Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Ne İşe Yarar?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBMM&#8217;de Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/20/tbmmde-hayvan-haklari-arastirma-komisyonu-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Feb 2019 16:32:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları araştırma komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35493</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, TBMM Genel Kurulu'nda beş siyasî partinin desteği ile hayvan hakları araştırma komisyonu kurulduğunu duyurdu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/20/tbmmde-hayvan-haklari-arastirma-komisyonu-kuruldu/">TBMM&#8217;de Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;ndan yapılan açıklamada, 350&#8217;ye yakın sivil toplum kuruluşu ve oluşum olarak, Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun değişikliği için hazırlanacak yasa teklifinin yasama sürecine sivil toplum katılımını sağlamak, süreci hayvanların lehine dönüştürmek delegasyon kurulduğu hatırlatılıyor. Delegasyonun yurt çapında gerçekleştirdiği basın açıklamaları ve toplantıları ile gündeme gelecek olan yasa teklifinin, hayvan haklarını gözetecek ve hayvanları gerçekten koruyacak bir yasama çalışması olması için var gücüyle çalışmalarını sürdürdüğü belirtilen açıklamada, &#8220;Eylül 2018&#8217;den bu yana verdiğimiz mücadele, bugün ilk meyvesini verdi. Defalarca duyurduğumuz taleplerimizden birincisi, yasa teklifinin hayvan hakları mücadelesi veren sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlanması idi. Bugün &#8220;hayvanların haklarının korunması ile hayvanlara eziyet ve kötü muamelelerin önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi&#8221; amacıyla TBMM Başkanlığı&#8217;na sunulan Meclis araştırması önergeleri birlikte görüşülmüştür. TBMM Genel Kurulu&#8217;nda görüşülen ve beş siyasî partinin desteği ve oybirliği ile Türkiye&#8217;de bir ilk olarak parlamentomuzda hayvan hakları ihlâllerinin araştırılacağı ve çözüm yollarının belirleneceği bir araştırma komisyonu kurulmuştur.&#8221; denildi.</div>
<div>TBMM Genel Kurulu&#8217;nda oylama öncesinde delegasyonun çalışmalarına değinilmesinin hayvanların hakları için verdiğimiz mücadelenin görünürlüğü açısından sevindirici olduğu da belirtilen açıklamada, &#8220;Parlamentoda bugün sergilenen uzlaşı kültürünün, Türkiye toplumu açısından bir umut olduğunu düşündüğümüzü ifade etmek istiyoruz. Araştırma önergelerine destek veren tüm siyasî parti gruplarına ve milletvekillerine teşekkür ediyor, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu olarak yeni kurulan araştırma komisyonuna her türlü katkıyı sunmaya hazır olduğumuzu kamuoyuna duyuruyoruz.&#8221; ifadelerine yer verildi.</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/20/tbmmde-hayvan-haklari-arastirma-komisyonu-kuruldu/">TBMM&#8217;de Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret ve Linçe Son Verilsin Çağrısı Yapıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-ve-lince-son-verilsin-cagrisi-yapildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Feb 2019 09:04:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Av. Barış Kârlı]]></category>
		<category><![CDATA[basın toplantısı]]></category>
		<category><![CDATA[Çağla Çankırılı]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ertürk]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekle Yaşam Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak köpekleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34890</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, ülke genelinde artış gösteren sokak köpeklerine yönelik nefret eylemleri ile ilgili  basın toplantısı düzenlendi. Delegasyon üyeleri, sokak köpekleri için nefret ve linç kampanyasına son verilmesi talebi ile topluma sağduyu çağrısında bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-ve-lince-son-verilsin-cagrisi-yapildi/">Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret ve Linçe Son Verilsin Çağrısı Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, bugün Beyoğlu&#8217;nda düzenlediği basın toplantısında, 4 Ocak&#8217;ta Kayseri&#8217;de bir çocuğun ölümünün ardından, son bir ayda aşırı artış gösteren sokak köpeklerine yönelik linç eylemlerine dikkat çekti.</p>
<p>Basın toplantısında, belediyelerin sokak hayvanlarına yönelik kanun dışı uygulamalarına ve mevcut barınakların kötü durumu ile ilgili bir video gösterildi ve ardından son bir ayda yaşanan belediyelerden kaynaklanan hak ihlâlleri okundu.</p>
<p>Basın açıklamasını Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;ndan Elif Ertürk ve Burak Özgüner okurken, toplantıda Hayvanlara Adalet Derneği&#8217;nden Avukat Barış Kârlı ve Köpekle Yaşam Derneği Başkanı, köpek eğitmeni ve davranış uzmanı Çağla Çankırılı konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Sokak Köpekleri Kâtil Değildir&#8221;</strong></p>
<p>Delegasyondan Elif Ertürk, &#8220;Bazı basın kuruluşlarının ve toplumun bazı kesimlerinin ifadelerinin aksine, sokak köpekleri kâtil değildir, insan yemezler. İnsanların aksine, taammüden ya da planlayarak yaşam hakkına ya da beden dokunulmazlığına kastetmezler&#8221; açıklamasında bulunarak sokak köpeklerini hedef hâline getiren haberlere ilişkin olarak ise &#8220;Sokak hayvanlarının tümünün şehirlerdeki varlığının tehdit altında olduğu şu günlerde, bu tarz haberler, yaklana felaketlere kamu nezdinde meşru zemin yaratmaktadır&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Ertürk, &#8220;Biz, hayvanlarla ortak yaşam alanlarımız olan sokaklarda, hayvanlarla uyum içerisinde birlikte yaşama kültürünü bitirmek isteyen, sokak hayvanlarının akıbetini tamamen kamu erkinin eline bırakan, bu olumlayan habercilik anlayışından da uygulamalarından da oldukça endişeliyiz&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Kamu Görevlileri Değil, Sokak Köpekleri Cezalandırılmıştır&#8221;</strong></p>
<p>Kayseri&#8217;de yaşanan üzücü olayla ilgili konuşan, delegasyondan Burak Özgüner ise, &#8220;Kayseri&#8217;de yaşanan ölümdeki iddiaların aksine, suç ya da hata sokak köpeklerinin değil; bölgeyi âdeta köpek yığınağına çeviren belediye yöneticilerinindir. Valiliğin &#8216;tüm sorumlular cezalandırılacaktır&#8217; açıklamasını unutmadık! Mevzuata göre sorumluluğu ve yükümlülüğü bulunan kamu görevlileri değil, sokak köpekleri cezalandırılmıştır&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Yasa, Hayvan Hakları Örgütleri İle Hazırlanmalı</strong></p>
<p>Çok yakında TBMM gündemine gelecek olan yasa tasarısı ile ilgili olarak konuşan Özgüner, &#8220;Taleplerimiz sadece not alındı, yasama sürecine aktif katılımımız konusundaki taleplerimiz ısrarla yok sayılıyor. Hayvanların hakları için sokaklarda, mahallelerde, adliyelerde, kısacası tüm kamusal ve özel alanlarda mücadele veren STK&#8217;lerin dışarıda bırakıldığı bir yasama çalışmasından, sokak hayvanları için sadece sürgün, esaret ve ölüm çıkacaktır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye&#8217;de Sokak Köpeği Problemi Yoktur&#8221;</strong></p>
<p>Sokak köpeklerine yönelik linç ve nefret kampanyalarını hukuken değerlendiren Av. Barış Kârlı ise &#8220;Sokak hayvanlarına yönelik linç eylemleri, hem Hayvanları Koruma Kanununun 6. maddesine aykırıdır hem de yaşam hakkı ihlalidir. Hakkında şeffaf bir soruşturma yürütülmemiş ve maddi gerçeğe ulaşılmamış münferit bir olay nedeniyle tüm köpekleri yok etme girişimi ceza hukukunun temel prensiplerinden suçta ve cezada şahsilik prensibine aykırıdır. Sokak köpeklerinden korkmak, kimseye onları yok etme hakkı vermez. Medyanın sokak köpeklerine yönelik nefret söylemleri, hukuka aykırı eylemlere ve 6. maddenin ortadan kaldırılması girişimlerine meşru bir zemin yaratma çabasından ibarettir ve kabul edilemez. Çalıştaylarda ve toplantılarda 6. maddeye dokunulmayacağına ilişkin verilen sözler, kanun tasarısı sivil toplum kuruluşları ile birlikte hazırlanmadığı sürece samimiyetten uzaktır. Türkiye’de sokak köpeği problemi yoktur, görevini yapmayan kamu görevlisi problemi vardır, görevini yapmayan kamu görevlisinin yargılanması için soruşturma izni verilmemesi problemi vardır, görevini yapmayan kamu görevlilerini denetleyecek ve onlara yaptırım uygulayacak mekanizmayı oluşturmayan kanun koyucu problemi vardır, yaşatmaya değil öldürmeye yönelik devlet politikası problemi vardır&#8221; şeklinde konuştu.</p>
<p><strong>Sokak Köpekleri İle Nasıl İletişim Kuracağımızı Biliyor muyuz?</strong></p>
<p>Köpek eğitmeni ve davranış uzmanı Çağla Çankırılı ise, sokak köpekleri ile nasıl iletişim kurmadığımızı belirterek &#8220;Binlerce yıldır beraber yaşadığımız köpeklerin yeri toplama kampları yani barınaklar, ıssız ormanlar değil – yine biz insanların yanıdır. Şehirden uzak bölgelere atılan köpekler insandan uzaklaşıyor, asosyalleşiyor, düzenli kısırlaştırma yapılmadığı için nüfus kontrolden çıkıyor. Kısırlaştırma hem üremenin engellenmesinde hem de agresyon sorunlarının azaltılmasında rol oynuyor. Merdiven altı üretimin ve dolayısıyla petshoplarda hayvan satışının da durdurulması gerekiyor. İnsan eliyle yapılan bu kontrolsüz ve bilinçsiz üretimler hem sağlıksız hayvanların çoğalmasına hem de davranış sorunlarının artmasına neden oluyor. Bunların yanı sıra Köpekle Yaşam Derneği olarak yaptığımız anket çalışmasında, köpeklerle nasıl iletişim kuracağımızı da bilmediğimiz bir kez daha dikkatimizi çekti. Tanımadığınız bir köpek size doğru gelirse: Koşmamak, kaçmamak, çığlık atmamak, ani hareketlerden kaçınmak ve doğrudan göz teması kurmamak gerekiyor. Çocuklara bunu anlatırken &#8216;AĞAÇ OL&#8217; diyoruz. Bir ağaç gibi sessiz, sakin dur ve doğrudan göz teması kurma. Özellikle çocuklara köpeklerle iletişim konusunda bilgi verilmesi ve toplumumuzun da kendini bu anlamda geliştirmesi gerekiyor. Belediyelerin sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yaparak bu eğitimin düzenli olarak yapılması gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p>Basın toplantısında medyaya ve topluma sağduyu çağrısında bulunuldu ve &#8220;Medyayı muktedirden yana olandan değil; sokakta yaşam mücadelesi veren, belediyeler tarafından dağlara, ormanlara, çöplüklere, otoban kenarlarına, ıssızlar bölgelere atılan, çöp arabalarında preslenen, barınaklarda ölüme ve açlığa mahkûm edilen, zehirlenen, canlı canlı gömülen hayvanlardan yana saf tutmaya ve toplumumuzu yüzyıllara dayanan hayvanlarla birlikte yaşam kültürümüze sahip çıkmaya ve bir kez daha sağduyuya çağırıyoruz.&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/05/sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-ve-lince-son-verilsin-cagrisi-yapildi/">Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret ve Linçe Son Verilsin Çağrısı Yapıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu: Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret Kabul Edilemez!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/04/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-kabul-edilemez/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Feb 2019 08:53:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Köpekle Yaşam Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34838</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, 4 Şubat Pazartesi günü İHD İstanbul Şubesi'nde yağacağı basın toplantısı ile sokak köpeklerine yönelik linç ve nefret eylemlerini, hem köpek davranışları, hem de hukuken ele alacak; medyaya ve topluma sağduyu çağrısında bulunacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/04/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-kabul-edilemez/">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu: Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret Kabul Edilemez!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu; halktan gelen şikâyetler öne sürülerek, özellikle son bir aydır, sokak köpeklerine yönelik linç ve nefret eylemlerinin arttığını ve Türkiye&#8217;nin dört bir yanında, usulsüz ve yasadışı köpek toplamaları yaşandığını belirterek,  sokak hayvanlarının sokaklarımızdan sürgün edilip topluca katledildiğine dikkat çekti.</p>
<p>24 Ocak&#8217;ta Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsmanlık) tarafından düzenlenen &#8220;Sokak Hayvanları Çözüm Çalıştayı&#8221;nın sonuç bildirgesini büyük bir endişe ile beklediklerini belirten Delegasyon,  aylardır gündemi meşgûl eden yasa teklifinin çok yakında TBMM Başkanlığı&#8217;na sunulacağının Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli tarafından tekrar beyan edildiği belirtti ve &#8220;Söz konusu kanun teklifini hayvanlar lehine döndürmeye, dönüştürmeye yönelik çabalarımız devam ediyor&#8221; dedi.</p>
<p>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, konu hakkında yapacağı basın duyurusu için şu açıklayı yaptı:</p>
<p><em>&#8220;4 Şubat 2019, Pazartesi günü, saat 13.00&#8217;da, Taksim&#8217;deki İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi&#8217;ndeki basın toplantısı ile paylaşacağımız açıklamada,</em></p>
<ul>
<li><em>&#8211; Sokak köpeklerine yönelik linç ve nefret eylemlerini, hem köpek davranışları, hem de hukuken ele alacak; medyaya ve topluma sağduyu çağrısında bulunacak,</em></li>
<li><em>&#8211; Ombudsmanlık tarafından düzenlenen çalıştaya dair izlenimlerimizi aktaracak,</em></li>
<li><em>&#8211; Üç bakanlığın birçok konuda anlaştığı ifade edilen kanun tasarısı konusundaki endişe ve taleplerimizi dile getireceğiz.</em></li>
</ul>
<p><em>Basın toplantısına Köpekle Yaşam Derneği Başkanı, köpek eğitmeni ve davranış uzmanı Çağla Çankırılı, sokak köpekleriyle nasıl ilişki kurmamız gerektiği konusunda konuşacak; Hayvanlara Adalet Derneği&#8217;nden Avukat Barış Kârlı ise hem ceza mevzuatımız, hem de 15 senedir uygulanmayan Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nda belediyelere yüklenen yasal sorumlulukları ve sokak köpeklerine yönelik linç, nefret eylemlerini hukuken değerlendirmek üzere katılacaktır.</em></p>
<p><em>Basın toplantımıza katılımınızı rica eder, saygılarımızı sunarız&#8221;</em></p>
<p style="text-align: right;"><strong>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu</strong></p>
<p><strong>TARİH:</strong> 04.02.2019, Pazartesi<br />
<strong>SAAT:</strong> 13.00<br />
<strong>YER:</strong> İHD İstanbul Şubesi<br />
<strong>ADRES:</strong> Katip Mustafa Çelebi Mah. Çukurlu Çeşme Sokak,<br />
Bayman Apartmanı No:2/1 Taksim/İST</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/04/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-sokak-kopeklerine-yonelik-nefret-kabul-edilemez/">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu: Sokak Köpeklerine Yönelik Nefret Kabul Edilemez!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sokak Hayvanları İçin Bu Pazar Kadıköy&#8217;e!..</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/sokak-hayvanlari-icin-bu-pazar-kadikoye/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/sokak-hayvanlari-icin-bu-pazar-kadikoye/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Nov 2018 07:26:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[25 kasım]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[katliam yasa tasarısı]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32657</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanları Koruma Kanunu'nun değiştirileceği sözü, 2011'de dönemin başbakanı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilmişti. Aradan tam üç yasama dönemi geçti; sanırım bu kez yasa değişikliği konusunda sona geldik. Her yasama döneminde kanunun değiştirileceği söylendi ancak değişmeyen tek niyet vardı: Sokak hayvanlarının toplatılması... Ak Parti, yerel seçimlerden önce, herkesin merak ettiği yasa teklifini kanunlaştıracağını açıkladı. Topun ağzında ise yine sokak hayvanları var! Hayvan hakları savunucuları, yasa değişikliği ile sokak hayvanlarının toplatılmaması için bu Pazar (25 Kasım), herkesi Kadıköy'e çağırıyor!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/sokak-hayvanlari-icin-bu-pazar-kadikoye/">Sokak Hayvanları İçin Bu Pazar Kadıköy&#8217;e!..</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2004&#8217;te yasalaşan Hayvanları Koruma Kanunu, 14 senelik bir sürenin sonunda ilk kez değiştirilecek. İlgili bakanlıklarda, Cumhurbaşkanlığı&#8217;nda ve parlamentoda, bu konuda yoğun bir mesai var. Bürokrasi, yasama ve yürütmede olduğu gibi, sivil toplumda da yoğun bir mesai söz konusu&#8230; Bu konudaki yasama sürecini takip etmek için oluşturulan ve bünyesinde 350&#8217;ye yakın STK&#8217;yi  barındıran </span><b>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu</b><span style="font-weight: 400;">, yakında son hâli verileceği açıklanan yasa teklifinin, STK&#8217;lerin görüşleri doğrultusunda, hayvanların lehine sonuçlanacak şekilde düzenlenmesi için var gücüyle görüşme ve çalışmalarını sürdürüyor.</span></p>
<p><b>Yasa değişikliği süreci nasıl gelişti?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ak Parti, mevcut kanunu değiştirmek için 2012 senesinde bir kanun tasarısı hazırlamış ve sokak hayvanlarının “doğal yaşam parkı” adı verilen devasa ormanlık arazilerde toplanmasını öngörmüştü. Söz konusu tasarı, sivil toplum tarafından duyulduktan sonra, çok kuvvetli bir kamuoyu tepkisi oluştu, yaklaşık 30.000 insan sokağa çıkarak, içeriğinde “doğal yaşam parkı” olan tehcir ve tecrit projesine karşı olduğunu gösterdi. Bu tepkilerin üzerine hükûmet de söz konusu tasarının, geri çekildiğini ve revize edilerek parlamentoya tekrar sunulacağını açıklamıştı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32659" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1018.png" alt="" width="422" height="504" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1018.png 422w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1018-320x382.png 320w" sizes="auto, (max-width: 422px) 100vw, 422px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu büyük kamuoyu tepkisinin üstünden iki sene geçtikten sonra, 2014 senesine gelindiğinde ise, revize edilen tasarı tekrar TBMM gündemine geldi. Karşı çıkılan “doğal yaşam parkları”nın yerine, “besleme odakları” gelmişti. Sokak hayvanları, bu kez de adına “besleme odağı” denilen yerlerde toplatılmak isteniyordu ancak bu yerlerin tanımı yapılmamıştı, neresi olduğunu kimse bilmiyordu. </span></p>
<p><b>“Doğal yaşam parkları”, “besleme odakları”, şehir dışına sürme girişimleri&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Parlamentoda, tasarının esas olarak havale edildiği Çevre Komisyonu, toplantılara çok sınırlı sayıda STK&#8217;yi davet etmiş olsa da komisyon toplantıları her defasında sivil toplum kuruluşları ile dolup taştı ve sivil toplum, öyle ya da böyle, kendisini komisyona kabul ettirmeyi başardı. Normalde birbirini yiyen STK&#8217;ler, komisyonda belli başlı konularda hep fikir birliği içerisinde hareket etti. Sivil toplum kuruluşları ve barolar, milletvekilleri ile parlamento ve sahada, tasarının hayvanlar aleyhindeki maddelerinin lehte düzeltilmesi için gece gündüz çalıştı; bazen de komisyon toplantıları bloke edildi. STK&#8217;ler, hayvanların aleyhinde olan tüm maddeler için ciddi bir toplumsal muhalefet sergiledi. Bu muhalefetin sonucunda, sokak hayvanları “besleme odakları”ndan da kurtuldu ama bu sefer de kentin insanlar tarafından yoğun kullanılan yerlerinde yaşayamamaları gündeme geldi. Birkaç ay süren komisyon çalışmaları, sokak eylemlerinin eşliğinde son buldu ve komisyon, tasarıyı düzenleyerek, birçok tartışmalı madde ile TBMM Genel Kurulu&#8217;na havale etti. Ancak araya genel seçimlerin girmesi ile söz konusu tasarı kadük oldu, yani geçersiz kaldı. </span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32660" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1020.png" alt="" width="636" height="165" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1020.png 636w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1020-610x158.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1020-320x83.png 320w" sizes="auto, (max-width: 636px) 100vw, 636px" /></p>
<p><b>Sokak ortasında öldürme devri bitti ancak&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2004 yılına kadar sokak hayvanları, yasal bir şekilde sokak ortasında vurularak ya da zehirlenerek, çöplüklere terk edilerek buralarda yavaş bir şekilde öldürülüyordu. Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun kabul edilmesi ile bu “soykırım” uygulamalarını sokak ortasında göremez olduk. Kanun, sokak hayvanlarının öldürülmesini yasakladı ancak bu kez, kapalı kapılar ardında ya da şehir dışında “köpek havzaları” dediğimiz, orman, çöp depolama sahası, maden ocağı gibi alanlarda hayvanlar “ortadan kaldırılmaya” devam edildi. Yani soykırım gitti, yerine üstü kapalı soykırım, tehcir geldi. Ancak ülkemiz, denetimsizlik diyarı olduğu için, belediyeler kanunu uygulamadı ve bu tehcir uygulamaları, toplu katliamlar devam etti. Kanuna göre, hayvanların öldürülmesi yasak olduğu kadar, onların terk edilmeleri de hâlâ yasak tabii&#8230;</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32661" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021.png" alt="" width="376" height="374" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021.png 376w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021-160x160.png 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021-320x318.png 320w" sizes="auto, (max-width: 376px) 100vw, 376px" /></p>
<p><b>İleriye değil, geriye&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kanun sayesinde, sokak hayvanları sokaklarda yaşamaya devam edebildi fakat şimdi yine bir tasarı taslağı ile karşı karşıyayız. İleri gitmemiz gerekirken, sanki geriye gidiyormuşuz gibi bir his var içimde&#8230; Hâlbuki geriye değil, ileriye gidilir normalde, değil mi? Sokaklarda yaşamaları garanti altına alınan hayvanların yaşamlarının yerel yönetimlerce desteklenmesi filan gerekirdi normalde&#8230; Ama bizde süreç maalesef tersten işliyor sanki!</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32662" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021_001.png" alt="" width="538" height="358" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021_001.png 538w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1021_001-320x213.png 320w" sizes="auto, (max-width: 538px) 100vw, 538px" /></p>
<p><b>500 yıl sonra ne değişti?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın, “Bu kanun hâlâ neyi bekliyor” diye sormasının ardından, Tarım ve Orman Bakanlığı bir yasa tasarısı hazırladığını duyurunca, benim de içinde olduğum Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, bakanlık bürokratları ile bir araya geldi ve toplantıda, bir bakanlık bürokratı tarafından, sokak hayvanlarının toplatılarak barınaklara gönderileceğini öğrendik. Sanki Türkiye&#8217;de 6 senelik bir “macera”sı olaran yasa tasarıları ile mücadelemiz hiç yaşanmamış, 14 senedir kent hayvanları sokaklarda yasal olarak yaşamıyormuş gibi, 2012&#8217;ye geri döneceğimiz bize söylendi. Ben ister istemez her zaman, her yerde soruyorum: Yüzyıllardır toplumumuz bu hayvanlarla yaşamı, sokakları, mahalleleri paylaşırken birden bire ne oldu da bürokrasinin, devletin tek derdi sokak hayvanları oldu?</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32663" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1022.png" alt="" width="440" height="239" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1022.png 440w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1022-320x174.png 320w" sizes="auto, (max-width: 440px) 100vw, 440px" /></p>
<p><b>1910 Hayırsızada Sokak Köpeği Soykırımı&#8217;ndan günümüze&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugüne dek hiç barınak ziyaret edip etmediğinizi bilemiyorum tabii ki. Ben İstanbul&#8217;da da Anadolu&#8217;da da sayısız barınak ziyaret ettim ve bu tesislere maalesef “barınak” ya da yasada geçtiği gibi “bakımevi” diyemiyorum çünkü resmî törenle, binbir güzelleme ile açılan “beş yıldızlı” bu tesislerin çoğu, çok kısa bir süre içerisinde birer toplama kampına dönüşüyor, dönüştürülüyor. Bu toplama kamplarına sağlıklı giren hayvan ya ölü olarak ya da hasta bir şekilde çıkıyor. Kimi barınaklarda, hayvanların günlerce aç ve susuz bırakıldığını biliyoruz. Mevzuata rağmen, 14 senedir düzeltilemeyen bu toplama kamplarında hayvanları tecrit etmek ya da buralara götürmek üzere hayvanların tamamını, “seferberlik” şeklinde toplamak, onların toplu bir şekilde katledilmesi anlamına geliyor. Ülkenin, sokağın, toplumun, barınakların gerçeklerini bilerek, sayısı yüzbinlerle ifade edilen, bizlerle ve özgür bir şekilde türdeşleri ile sosyalleşmiş bu hayvanları sürgüne, esarete ve ölüme göndermek istemiyoruz. 1910 Hayırsızada Sokak Köpeği Soykırımı&#8217;ndan günümüze, sürekli itilen, kakılan, sistematik şiddete, linçlere maruz bırakılan sokak hayvanlarının, bu şekilde sonlarının getirilmesine razı değiliz, vicdanımız bunu ne pratikte ne de teoride kabul ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her dönem duyduğumuz </span><b>“Hayvana işkenceye hapis cezası geliyor”</b><span style="font-weight: 400;"> müjdelerinin (!) gerçekten uygulunabilir bir şekilde hapis cezası getirilse dahi, o hayvanlar sokaklardan silindikten sonra, hiçbir anlamı kalmayacağını da hatırlatmak istiyorum. Yüzbinlerce hayvanın kaderi, her dönem ne şekilde değiştirileceği dahi belli olmayan, sivil toplumun yasama süreçlerinin dışında bırakılmak istendiği, gizli saklı hazırlanan yasa tasarıları ile değiştirilmek isteniyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32664" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1023.png" alt="" width="363" height="481" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1023.png 363w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-23_1023-320x424.png 320w" sizes="auto, (max-width: 363px) 100vw, 363px" /></p>
<p><b>Sokak hayvanları için eyleme&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, bu </span><b>Pazar (25 Kasım), saat 14.00&#8217;da, Kadıköy İskele Meydanı&#8217;ndaki Atatürk anıtının önünde,</b><span style="font-weight: 400;"> “Hayvan Hakları Büyük İstanbul Buluşması”nı organize ediyor. Bürokratlar eli ile yazılmak istenen, bu ısmarlama kadere razı ve ortak olmak istemeyen, vicdanlı, adalete inanan, hakları umursayan herkesi, senelerdir gözünü sokak hayvanlarına dikmiş olanlara, katliam yasa tasarısına karşı tepki vermeye çağırıyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sokak hayvanlarının, mahalle sakinlerimizden hiçbir farkı yok. Lütfen siz de orada olun, hayvanların duyulmayan sesini hep birlikte yükseltelim.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/sokak-hayvanlari-icin-bu-pazar-kadikoye/">Sokak Hayvanları İçin Bu Pazar Kadıköy&#8217;e!..</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/sokak-hayvanlari-icin-bu-pazar-kadikoye/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/15/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Nov 2018 07:54:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Adalet Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32386</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanları Koruma Kanunu'nun değiştirilmesine dair kanun tasarı taslağı yine gündemde. Adalet Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı'nın ortak çalışması sonucunda, bir yasa tasarısı taslağı oluşturuldu ancak taslak metin sivil toplumdan saklanıyor. Buna karşılık, hayvan haklarını ilgilendiren bu yasama çalışmasının peşini bırakmayan sivil toplum ise güç birliği yaptı. 350'ye yakın sivil toplum kuruluşu ve yurttaş inisiyatifi bir araya gelerek “Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu”nu kurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/15/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-kuruldu/">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;ın, 24 Haziran seçimleri öncesinde hayvan hakları konusundaki vaatleri ve geçtiğimiz ay da “</span><i><span style="font-weight: 400;">Bu kanun hâlâ neyi bekliyor?</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye sormasının ardından, ilgili bakanlıklardaki yasama çalışmaları da hızlanmıştı. Sivil toplum kuruluşları, yasama sürecine dâhil olmak için ciddi çaba sarf etmişler ancak bakanlıklarda sürdürülen tasarı çalışmalarına maalesef katılımları mümkün olamamıştı. Bürokrasinin bu direnci karşısında, sivil toplum da gücünü birleştirerek, yasama sürecine dâhil olma çabalarında ısrarcı olduğunu gösterdi ve yasama çalışmalarını belirli ölçütler dâhilinde takip etmek, sürece müdahil olmak için delegasyon çatısı altında birleşti. Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nun kırmızı çizgisi, sokak hayvanlarının sokaklarda yaşamalarına müdahale edilmemesi&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Delegasyon, TBMM ve bakanlıklarda görüşmelerde bulunuyor. Ankara&#8217;da görüşmelerini sürdüren delegasyon bileşenleri, sivil toplum katılımına kapalı olarak hazırlanan söz konusu tasarının, sokak hayvanlarını sürgün, esaret ve ölüme göndereceği görüşünde. 11 Kasım&#8217;da, delegasyonun çağrısı ile, Anadolu ve Trakya&#8217;da, Türkiye&#8217;nin 69 il ve ilçesinde, eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı. Delegasyon, bu kez, 25 Kasım&#8217;da, hayvanları önemseyen herkesi, </span><b>“Katliam Yasa Tasarısına Hayır” </b><span style="font-weight: 400;">demek için İstanbul Kadıköy&#8217;e çağırıyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32388" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049.png" alt="" width="632" height="425" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049.png 632w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049-610x410.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049-320x215.png 320w" sizes="auto, (max-width: 632px) 100vw, 632px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, 2004 senesinden beri yürürlükte. Ak Parti&#8217;nin önemli icraatlarından biri olan söz konusu kanunun amacı “</span><i><span style="font-weight: 400;">hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamak</span></i><span style="font-weight: 400;">” olsa da tüm hayvanların eşit olarak doğduğunu belirten bu kanun, özellikle hayvanlara karşı işlenen suçların yaptırımla sonuçlanması konusunda oldukça yetersiz. Hayvan hakları örgütleri, kanunun hayvanlar lehine değiştirilmesi için 2011&#8217;den bu yana mücadele veriyor ancak sivil toplumun talepleri yine karşılanacağa benzemiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kanun, daha çok sokak hayvanlarının yaşamlarını önemserken, insan menfaati amacı ile sömürülen ve öldürülen, diğer türlerdeki hayvanların neredeyse tamamı, kanunun koruma kapsamı dışında. Hayvan hakları savunucularının çoğu, her yasama döneminde, yasa tasarı ve tekliflerinden kaynaklı olarak, sokak hayvanları üzerindeki tehdit ve tehlikeler nedeniyle, insan tahakkümü altında, sistematik zulme maruz bırakılan hayvanların haklarının gündeme gelemediğinden de yakınıyor.</span></p>
<p><b>Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi&#8217;nde, bürokratlar yasama sürecine etki etmemeli</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, yasama sürecinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve yasama sürecine sivil toplum katılımının sağlanması için mücadele veriyor. Öte yandan, Türkiye&#8217;nin geçiş yaptığı Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi&#8217;nde, eskiden Bakanlar Kurulu&#8217;nun sunduğu kanun tasarılarının da artık tarihe karışması ve yasama yetkisinin sadece parlamentoda olması gerekiyordu. Ancak eski âdet sürdü; yakında gündeme gelecek olan yasa tasarısı taslağı, yine masa başında, bürokratlarca hazırlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun böyle olacağını az çok kestirmek mümkündü ancak hayatî öneme sahip olan, yüzbinlerce canlının yaşam hakkını, özgürlüğünü ilgilendiren yasama çalışmalarına sivil toplumun katılımı sağlanmalı ki Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi de layıkı ile uygulanabilsin. Yani kanun teklifleri, referandum öncesinde denildiği gibi, sadece milletvekillerince hazırlanmalı. Parlamentodaki komisyonlarımızın uzmanları bu konuda oldukça bilgili ve sivil toplumla da işbirliğine gayet açık.</span></p>
<p><b>Bürokrasinin “şantaj”ı: Sokak hayvanları&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cumhurbaşkanı&#8217;nın hayvan hakları konusundaki beyanlarının ardından, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu, Tarım ve Orman Bakanı&#8217;ndan çok zor da olsa bir randevu alabildi. Bu toplantıya, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli&#8217;nin yanı sıra, Bakan Yardımcısı Mustafa Aksu, bakanlık danışmanları ile Doğa Koruma ve Millî Parklar Genel Müdürü Yusuf Kandazoğlu katıldı. Bu toplantıda delegasyon temsilcileri, yakında gündeme gelecek olan tasarının detayları hakkında bilgi almaya çalışsalar da bu mümkün olmadı.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32389" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001.png" alt="" width="633" height="351" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001.png 633w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001-610x338.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1049_001-320x177.png 320w" sizes="auto, (max-width: 633px) 100vw, 633px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yürürlükteki kanunun, sokak hayvanlarının yüzyıllardır olduğu gibi Türkiye sokaklarında yaşamalarının yasal garantisi olan ancak maalesef pratikte hayvanlara bir garanti sağlayamayan 6. maddenin değiştirilip değiştirilmediği, delegasyonun ana merak konusuydu. Çünkü konuyla ilgili ne zaman bir kanun değişikliği gündeme gelse “ünlü” 6. madde üzerinde değişiklikler yapılmak isteniyor. Yürürlükteki kanunun 6. maddesini açmakta fayda var: “&#8230; </span><i><span style="font-weight: 400;">Müşahede yerlerinde kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların kaydedildikten sonra öncelikle </span></i><b><i>alındıkları ortama bırakılmaları esastır.</i></b><span style="font-weight: 400;">”</span></p>
<p><b>“Sokakta hayvan mı olurmuş?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Delegasyon, Genel Müdür Kandazoğlu&#8217;na, 6. madde ile ilgili hayatî bir soru sordu ve Genel Müdür de taslakta, maddenin değiştirilmiş olduğunu şu sözler ile ifade etti: “</span><i><span style="font-weight: 400;">Sokakta hayvan mı olurmuş, toplayıp belediyelerin barınaklarına göndereceğiz</span></i><span style="font-weight: 400;">”.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu cevabı bekliyorduk çünkü 2012&#8217;den beri, mevcut kanun değiştirilmek isteniyor ve yüzyıllardır bizimle aynı sokakları, gündelik hayatı paylaşan sokak hayvanlarının sürgün, ölüm ve esarete gönderilmesi gündeme geliyor. “</span><i><span style="font-weight: 400;">Sokakta hayvan mı olurmuş</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye soran Genel Müdür, sokak hayvanlarını soykırıma uğratmış herhangi bir Avrupa ülkesinde yetişmiş olabilir ama Türkiye&#8217;nin de kendine özgü, yüzyıllara dayanan bir sosyo-kültürel yapısı var. Ancak bu nedense sürekli bürokratlarca gözardı ediliyor. </span></p>
<p><b>Hayatında bir kere bile barınak ziyaret etmemiş bürokratlar&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada herhangi bir niyet okumasında bulunmuyorum çünkü Bakan Pakdemirli&#8217;nin ve diğer bürokratların katıldığı toplantıda ben de vardım ve sokak hayvanlarını barınaklarda toplama ile ilgili olan beyanı, Genel Müdür Kandazoğlu&#8217;nun ağzından bizzat duydum. Bu beyan üzerine, Genel Müdür&#8217;e “</span><i><span style="font-weight: 400;">Hayatınızda bir kez bile belediye barınaklarından birini ziyaret ettiniz mi</span></i><span style="font-weight: 400;">” diye sorduk ve “</span><i><span style="font-weight: 400;">HAYIR</span></i><span style="font-weight: 400;">” cevabını aldık. Belediyelerin ölüm ve toplama kampı barınaklarına adımını dahi atmamış; birçoğu, 14 senelik kanunun varlığına rağmen sokak hayvanlarını zehirleyen, çöplüğe, ıssız ormanlara, taş ocaklarına terk eden belediyelerin icraatları hakkında hiçbir bilgiye sahip olmayan bürokratlar, yine masa başında yasama çalışması yürütüyor ve hayvanların sürgününe, ölüm fermanına imza atabilecek kadar kibirli olabiliyor. Yüzbinlerce hayvanın tecrit, tehcir ve ölüm fermanının sorumluluğunu almak belki bürokratlarca kabul edilebilir bir fiil ancak eminim ki ülkemizde vicdana sahip, duyarlı insanlar bu girişime karşı çıkacaklar ve 11 Kasım&#8217;da, Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nun çağrısı ile olduğu gibi, Türkiye&#8217;nin dört bir yanında, bu tasarıyı veto edeceklerdir.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-32390" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1050.png" alt="" width="555" height="381" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1050.png 555w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/11/2018-11-15_1050-320x220.png 320w" sizes="auto, (max-width: 555px) 100vw, 555px" /></p>
<p><b>Veto demişken, Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a da seslenmek istiyorum:</b><span style="font-weight: 400;"> Deneyimli bir siyasetçisiniz ve Anayasa&#8217;da da belirtildiği üzere tüm Türkiye&#8217;yi temsil ediyorsunuz. Yüzyıllardır sokak hayvanları ile birlikte yaşıyor, hayatlarımızı paylaşıyoruz. Bugüne dek bürokratların, masa başında hazırladıkları birçok yasa tasarısı kabul edildi ve toplumumuzun taleplerini karşılamadıklarından, bu kanunlar defalarca değiştirildi ancak Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na 14 senedir sıra gelmedi, gelemedi. Bu süre zarfında, hayvanlara, korkunç zulümler yaşatıldı. Şimdi böyle bir fırsat elimize geçmişken, hayvanlı sirkinden hayvan deneylerine; yunus parklarından hayvanat bahçelerine; hayvanların kapatıldığı, zulüm gördüğü tüm alanlara, konulara müdahale etme ve tüm dünyaya örnek bir yasa teklifini kanunlaştırmak hiç de zor değil. </span></p>
<p><b>Tasarı taslağı Cumhurbaşkanlığı&#8217;nda&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tasarı taslağının Cumhurbaşkanlığı&#8217;na sunulduğunu öğrendik ve 11 Kasım&#8217;da, Türkiye&#8217;nin 70&#8217;e yakın noktasından, duyarlı insanlar Cumhurbaşkanı Erdoğan&#8217;a seslendi ve bu yasama çalışmasına sivil toplumu dâhil etmesini rica ettiler. Her gün zulüm gören, belediyelerce zehirlenen, öldürülen, çöplüklerde ölüme terk edilen hayvanların kaderini daha da kötüleştirmeyelim. Yüzbinlerce hayvanın kaderini, sokak hayvanları ve barınak/bakımevi gerçeğinden bihaber olan bürokratların eline terk etmek demek, onları gözden çıkarmak, ölüme göndermek demek. Sivil toplumun katılımı olmadan, bu yasama çalışmasının hayvanları hiçbir şekilde koruyamayacağını da adım gibi biliyorum. </span></p>
<p><b>25 Kasım&#8217;da, İstanbul Kadıköy&#8217;de basın açıklaması yapılacak</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye, dünyaya örnek bir yasa tasarısını mı kabul edecek, yoksa hayvanlara dünyayı dar mı edecek, bunu ilerleyen günlerde göreceğiz. Ben, bu ülkede vicdana sahip olan herkesi, bu yasama çalışmasını yakından takip etmeye, sokak hayvanları ile ortak yaşam kültürümüze sahip çıkmaya davet ediyorum. 11 Kasım&#8217;da Anadolu ve Trakya&#8217;da yapılan eş zamanlı basın açıklamalarının ardından, bu kez 25 Kasım&#8217;da İstanbul Kadıköy&#8217;de buluşulacak. Yaşam hakkı, şiddetsiz bir dünya, hayvan hakları sizler için de bir öneme sahipse lütfen basın açıklamasına katılım sağlayın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmalarına hızla devam eden Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu sosyal medya hesaplarını takip edebilir, yakın bir zamanda gündeme gelecek olan yasa tasarısı taslağı konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.</span></p>
<p><a href="https://www.facebook.com/yasamaizleme"><span style="font-weight: 400;">Facebook</span></a></p>
<p><a href="https://twitter.com/IzlemeYasama"><span style="font-weight: 400;">Twitter</span></a></p>
<p><b>Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu&#8217;nun ana talepleri:</b></p>
<ol>
<li><span style="font-weight: 400;"> 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki tüm yasal değişiklikler, düzenlenecek çalıştaylar sonrası, sivil toplum kuruluşlarının görüşleri dikkate alınarak hazırlanmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Türkiye genelinde sayısı yüzbinleri bulan sokak hayvanları, toplanarak belediye barınaklarına götürüleceği bahanesi ile kırsala atılacaktır. Bu atılmaların devam etmesi durumunda, hayvanlar döngü halinde açlıkla, hastalıkla, kötü hava koşulları altında üreyecek ve yaşamını yitirecektir.  Bu durum, iddia edildiği gibi halktan gelen şikayetleri sonlandırmayacak, toplama kamplarının aslında bir çözüm olmadığı, katliam yasa tasarısını hazırlayan bürokratlar tarafından da görülecektir. Bunun yerine belediyelerin kanunu uygulayarak sokak hayvanlarını, hayvan sağlığı ve cerrahî prosedürlere uygun olarak kısırlaştırılmaları sağlanmalı ve alındığı yere bırakılmalarını esas alan 6. MADDEYE dokunulmamalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Hayvana şiddet içeren tüm fiillere hapis cezası getirilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Kanunu uygulamayarak hayvana şiddet, vahşet uygulayan belediye görevlileri de ADLÎ YAPTIRIM kapsamına alınmalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Hayvana İŞKENCE, TECAVÜZ, ÖLDÜRME SUÇLARININ cezaları 2 yıl 1 aydan başlamalıdır.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> İlgili bakanlığın belediyeler üzerinde yaptırımı olması için gerekli düzenlemeler yapılmalı; kanun ve yönetmelikle belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmeyen belediyelere idari para cezası ve benzeri idari yaptırımlar getirilmeli, bu cezalar belediye bütçesinden yani vergi veren halktan alınmamalı, ihlali yapan görevliye rücû ettirilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> “Sahipli hayvanlar”ın sokağa terkedilmelerine karşı caydırıcı (en az 10 bin TL) idarî para cezası verilmeli ve terk eden şahısların bir daha hayvan edinmesi men edilmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> Hayvanat bahçeleri, sirk, yunus parkları, deney, avcılık, insan gıdası, yük ve insan taşıma amacıyla sömürülen, öldürülen ve dövüştürülen hayvanlar üzerindeki zulme son verilmeli; bu zulüm sektörleri yasaklanmalıdır. İnternet-petshop-üretim çiftliklerinden hayvan satışları tamamen yasaklanarak barınak ve sokaklardaki hayvanların yuvalandırılmaları teşvik edilmeli, her türlü hayvan ithalat ve ihracatı yasaklanmalı, illegal yollardan yurda kaçak girişler engellenmelidir.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;"> “Tehlikeli ırk” tanımı kaldırılmalı, özellikle hâlihazırda ailelerin evlerinde baktıkları ve belediye barınaklarına alınan bu tür köpekler kısırlaştırılıp kayıt altına alınarak koruyucularına geri verilmelidir. Üretim çiftliklerinde olanlar ise kısırlaştırılarak yuvalandırılmalı, dövüşlerde kullanılan köpeklere el konulup kısırlaştırılmalı, belediye barınaklarında özel bakım alanlarında rehabilite edilerek kayıt altına alınarak yuvalandırılmalıdır.</span></li>
</ol>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/15/hayvan-haklari-yasama-izleme-delegasyonu-kuruldu/">Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
