<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hayvan hakları izleme komitesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-haklari-izleme-komitesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-haklari-izleme-komitesi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Dec 2021 08:33:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>hayvan hakları izleme komitesi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-haklari-izleme-komitesi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Evde Bakılan Hayvan Sayısı Sınırlanmaya Çalışılıyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/evde-bakilan-hayvan-sayisi-sinirlanmaya-calisiliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Biltekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 12:46:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Kısırlaştırma Üniteleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77010</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvanlar için adalet arayışımız devam ediyor, edecek çünkü hayvanların bizlerden başka kimsesi yok. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/evde-bakilan-hayvan-sayisi-sinirlanmaya-calisiliyor/">&#8216;Evde Bakılan Hayvan Sayısı Sınırlanmaya Çalışılıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan hakları savunucularının 2011 yılından beri hayvanlar lehine değişmesi için mücadele ettiği Hayvanları Koruma Kanunu 14 Temmuz 2021’de değiştirildi. Maalesef yasa hak savunucularının talepleri dikkate alınmadan hazırlandı. Şimdi ise yasanın uygulama yönetmeliği üzerinde çalışılıyor. HAYKURDER’in ulaştığı ve kamuoyu ile paylaştığı yönetmelik taslağı ise Artık Yeter! dedirtiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasa hazırlanma sürecinde Özlem Zengin’in evlerde maksimum 3 köpek olacağını söylediği açıklaması çok fazla tepkiye sebep olmuştu, tepkiler sonucu yasaya bu madde eklenmedi. Ancak yeni yasanın 3. maddesindeki “&#8230;sahiplenilerek bakılan hayvanların çevreye verecekleri zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirler, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” cümlesi evdeki hayvan sayısına sınırlama getirilebileceğinin sinyalini vermişti. Yasa çıktığında hak savunucuları olarak bu tehlikeden bahsetmiştik ve korktuğumuz başımıza geldi. Uygulama yönetmeliği taslağına “Apartman ve site konutlarında yavrulama ve emzirme dönemleri haricinde azami üç köpek ve/veya beş kedi bulundurulabilir.” bendi eklendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu açıkça hayvanlara ve hayvan korumacılarına yönelik bir saldırı. Bize (Hayvan Hakları İzleme Komitesi) en çok gelen ihbarlardan biri evinde birlikte yaşadığı hayvanın komşular tarafından istenmemesi, bu yüzden de kişilerin tehdit ve tacize maruz kalmaları ile ilgili. Sokaktaki küçücük bir köşeyi hayvana çok gören zihniyet insanların evlerinde baktıkları hayvanlara bile tahammül edemiyor ve bakanlık hayvanları koruyanları değil hayvan düşmanlarını sevindirecek düzenlemeler yapıyor. Bunu yaparken de dillerinden düşürmedikleri istifçilikten bahsediyorlar. Evinde onlarca hayvan ile yaşamanın ne kadar zor olabileceği ve bu kişilerin bunu neden yaptıkları düşünülmüyor. Sokakta yaşayan hayvanlara bakma görevi yerel yönetimlere ait ancak bizler yıllardır hayvanları belediyelerden korumaya çalışıyoruz. Belediyeler sorumluluklarını yerine getirmediği için insanlar evlerine bu kadar hayvan almak zorunda kalıyor. Belediye bakımevleri ile deneyimi olan hayvanseverler hayvanları bu yerlere göndermek istemiyor çünkü bu yerler resmen işkencehanelere dönüşmüş durumda. Bu maddenin nasıl uygulanacağı ise muğlak. Gerçekten bakanlık insanların ölümden döndürdüğü, sokakta ölmesin diye evinde gözü gibi baktığı hayvanları teslim edeceğini mi düşünüyor? İstifçilikten bahseden bürokratlara ve yasa koyuculara gerçek istifçilik görmek istiyorlarsa mezbahalara, süt-yumurta-kürk çiftliklerine yani insan menfaati için sömürülen hayvanların tutulduğu tesislere bakmalarını öneriyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Taslaktaki bir başka problem ise Geçici Kısırlaştırma Üniteleri. Eski yasada bulunan mobil kısırlaştırma uygulaması çok tepki çekiyordu çünkü mobil kısırlaştırma araçlarında ameliyat edilen hayvanlar iyileşmeden sokağa bırakılıyor  bu da ölümlere sebep oluyordu, tepkiler yüzünden bu uygulamanın kaldırılacağı söylenmişti. Ancak bu uygulama yerine geçici kısırlaştırma ünitelerini koymuşlar gibi görünüyor. Ünitelerin hareket etmiyor oluşu mobil kısırlaştırmadan daha iyi sonuçlar doğuracağı anlamına gelmiyor. Bugüne kadar alanda yaşadığımız sorunlar yüzünden de bu ünitelerin hayvanlar için iyi olabileceğini düşünmüyorum. Mevcut geçici bakımevlerinde bile ameliyatlar düzgün bir şekilde yapılmazken bu ünitelerde yapılan ameliyatlar sokakta yaşayan hayvanlar için kıyım anlamına gelebilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mobil kısırlaştırmanın yasaklanacağının, evde hayvan sayısına sınırlama getirilmeyeceğinin sözünü defalarca veren yasa koyucular ve bürokratlar hak savunucularını aptal yerine koymaya devam ediyor. Yunus parkları kapatılmadı, hayvanat bahçeleri yasaklanmadı, kürk üretimi devam ediyor, belediyeler korunuyor, petshoplarda hayvan satışı bitmedi … ve daha pek çok konuda verilen sözler tutulmadı. Sözler tutulmazken hayvanlar üzerinden gelir elde edenler, hayvan düşmanları ödüllendirildi, hayvanlar cezalandırıldı. Geçtiğimiz hafta yayınlanan bir genelge ile tehlikeli olduğu düşünülen ve yuvalanmaları yasak olan bu yüzden bakımevlerinde ömür boyu hapse mahkum edilen hayvanlara yeni türler eklendi;  yine geçtiğimiz hafta yapılan bir yönetmelik değişikliği ile “cana zarar veren” yabanda yaşayan hayvanlar, koruma altında bile olsalar, öldürülebilecekler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yönetmelik taslağı hak savunucularının eline geçmeseydi bir sabah uyandığımızda yürürlüğe girmiş olacaktı ancak şu an tepkiler sonucu bu maddeleri geri çekme ihtimalleri var ve bunun için baskı yapmaya devam edeceğiz. Hayvanların ve bizlerin hayatlarını bu kadar etkileyebilecek kararların kimseye kulak asmadan bir gecede alınmasından bıktık! Bu sadece hayvan hakkı savunucularının değil tüm vatandaşların yaşadığı bir sorun. Doğayı, hayvanı umursamayan, halkına vatandaş muamelesi yapmayan bu yönetim anlayışı değişmek zorunda. Çünkü artık nefes alamıyoruz, bugün ne olacak korkusu ile uyanıyoruz. Ancak tabi ki hayvanlar için adalet arayışımız devam ediyor, edecek çünkü hayvanların bizlerden başka kimsesi yok. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/evde-bakilan-hayvan-sayisi-sinirlanmaya-calisiliyor/">&#8216;Evde Bakılan Hayvan Sayısı Sınırlanmaya Çalışılıyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burak Özgüner Anısına Web Sitesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/26/burak-ozguner-anisina-web-sitesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Nov 2020 16:56:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=61509</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz yıl kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Burak Özgüner anısına hayatı ve çalışmalarının yer aldığı bir site açıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/26/burak-ozguner-anisina-web-sitesi/">Burak Özgüner Anısına Web Sitesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşları tarafından hazırlanan sitede, Burak Özgüner&#8217;in biyografisi, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/burak-ozguner/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Sivil Sayfalar</a>&#8216;da yazdıkları başta olmak üzere yazdığı yazılar, katıldığı programlar, çocukluk yıllarından beri sürdürdüğü mücadelesinden kesitler sunuluyor. Fatma Biltekin, Burak Özgüner&#8217;in hayatını ve çalışmalarını anlatan <a href="http://www.burakozguner.com/bio/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">yazısında</a>, &#8220;Burak gittikten sonra en büyük korkumuz yaptığı işlerin yarım kalmasıydı; bunun sadece Burak’ı tanıyanların değil, hayvan hakları için mücadele eden pek çok kişinin de korkusu olduğunu Burak gittikten sonra bize gelen dayanışma mesajları ile anladık. Kimse onun yıllardır verdiği emeklerin boşa gitmesini istemiyordu. Bu yüzden Burak’tan sonra büyük bir dayanışma içinde ondan kalan işleri tamamlamaya çalıştık, hala çalışıyoruz. Bu yazıda Burak’ın yaptıklarını ve mücadelesini anlatmaya çalıştım. Bir yazıda bütün bir ömre sığan mücadelesini anlatmak mümkün değildi; eksik kalan birçok şey var, ancak bu kadarı bile onun mücadele azmini göstermeye yeterli. Umudumuz Burak’ın ve azminin hepimize ilham olması. &#8221; diyor.</p>
<p>Siteye ulaşmak için <a href="http://www.burakozguner.com/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayın.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/26/burak-ozguner-anisina-web-sitesi/">Burak Özgüner Anısına Web Sitesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAKİM’den “Nasıl bir Hayvan Hakları Yasası” Videoları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/08/hakimden-nasil-bir-hayvan-haklari-yasasi-videolari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2020 11:24:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53567</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), Hayvan Hakları Yasası’na dair yasama sürecini takip eden aktivistlerin taleplerini bir video dizisinde topluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/08/hakimden-nasil-bir-hayvan-haklari-yasasi-videolari/">HAKİM’den “Nasıl bir Hayvan Hakları Yasası” Videoları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yasaya dair gelişmeleri takip eden hayvan hakları savunucularının “Nasıl bir Hayvan Hakları Yasası” sorusuna verdiği yanıtların yer aldığı video serisi, “Hayvan tanımı”, “tehlikeli olduğu iddia edilen köpekler”, “hayvana yönelik işlenen suçların cezaları”, “kentte yaşayan hayvanlar ve yerel yönetimlerin sorumlulukları”, “hayvanat bahçeleri”, “yunus parkları”, “hayvan deneyleri”, “pet shoplar”, “fayton sömürüsü” , “hayvancılık” ve “avcılık” konularını ele alıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları Aktivistleri bu konuları, mevzuattaki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Raporu’ndaki taleplerle önerilerle kıyaslıyor ve kendi taleplerini dile getiriyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Serinin ilk videosu “<a href="https://www.youtube.com/watch?v=5CbNpyE5Ph0&amp;t=19s" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.youtube.com/watch?v%3D5CbNpyE5Ph0%26t%3D19s&amp;source=gmail&amp;ust=1589020511513000&amp;usg=AFQjCNEQyacUIq_C06JKYHUcZzxxQMerJg">Gündem: Hayvan Hakları Yasası</a>” iken ikinci video “<a href="https://www.youtube.com/watch?v=ueHjberDVAI&amp;t=48s" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.youtube.com/watch?v%3DueHjberDVAI%26t%3D48s&amp;source=gmail&amp;ust=1589020511513000&amp;usg=AFQjCNHG-0MJOBYCeKQUsdXbxkHHLdLNbw">’Tehlikeli ırk’ yoktur!</a>” başlığını taşıyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><a href="https://www.youtube.com/channel/UC-s-FAzG9LeVgK8lNKp5-wQ" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.youtube.com/channel/UC-s-FAzG9LeVgK8lNKp5-wQ&amp;source=gmail&amp;ust=1589020511513000&amp;usg=AFQjCNFscrBgsJA2YHenB_rNjT7fNmyxGw">Videolara buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Neden Şimdi: Hayvan Hakları Yasası</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları İzleme Komitesi, “Virolog ve iklimbilimcilerin pandemiye sebep olan virüsün hayvan sömürüsünden kaynaklandığını belirtmesine rağmen gündem Covid-19 pandemisiyken Hayvan Hakları Yasasını gündeme getirmenin zamanı olmadığını düşünenler olabilir” diyor ve ekliyor, “Hayvan hakları aktivistleri beklerse, her daim gündemi yoğun olan Türkiye’de konu hiçbir zaman hayvanların haklarına gelmeyebilir. Dahası, evlerde kalmaya ve sosyal izolasyonu sürdürmeye çalıştığımız bugünlerde hayvan hakları ihlali tüm hızıyla sürüyor.”</p>
<p style="font-weight: 400;">HAKİM, “Yalnızca 1 haftada, Kaynarca&#8217;daki bir tavuk çiftliğinde henüz bilinmeyen bir hastalık nedeniyle 700 bin tavuğun öldü, Alanya&#8217;da çok sayıda kara kaplumbağası işkence ile öldürüldü, 3 aylık köpek Dora’nın yaşam hakkı yine işkence ile elinden alındı” diyor.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Hayvan Hakları Yasası’nda Son Durum Nedir?</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Hayvanlara yönelik şiddet ve kötü muamele olaylarının incelenmesi ve bu olayların önlenmesi için alınacak tedbirleri belirlemek amacıyla geçtiğimiz yıl Şubat ayında TBMM Hayvan Haklarını Araştırma Komisyonu kuruldu.</p>
<p style="font-weight: 400;">Komisyon, bilim insanları ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan 12 toplantı sonunda 200 sayfalık bir rapor hazırladı, 2019’un Ekim ayında Meclis’e sundu. Komisyon raporunun en önemli özelliği yeni bir kanuna zemin hazırlayacak tavsiyeler içermesi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Raporun son halinde hayvanlar yürürlükteki kanunda olduğu gibi “meta” değil “hisleri olan canlılar” olarak tanımlanıyor. Raporda yunus parklarının kapatılmasından yeni hayvanat bahçelerinin yasaklanmasına, atlı faytonculuğun yasaklanmasından kürk üretim çiftliklerinin kapatılmasına, hayvana karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına girmesinden alınmasından, sokakta yaşamını sürdüren evcillerin yaşam hakkını garanti altına alan önerilere kadar umut vadeden pek çok tavsiye içeriyor. Taslak bu haliyle hayvan sömürüsünü topyekûn ortadan kaldıracak iradeyi taşımasa da bu yönde atılacak önemli bir adıma işaret ediyor.</p>
<p style="font-weight: 400;">Şimdi bu süreçte son aşamaya girildi. İnsan menfaatlerini gözetmeden, hayvanların lehine sonuçlanacak bir kanun hazırlanması amacıyla Komisyon’a görüş bildiren ve önergeler sunan hayvan hakları örgüt ve oluşumlarının gözü kulağı yine Meclis’te.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/08/hakimden-nasil-bir-hayvan-haklari-yasasi-videolari/">HAKİM’den “Nasıl bir Hayvan Hakları Yasası” Videoları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor: &#8220;Zulme Son Verilsin&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ibb-onundeki-yasam-nobeti-yagmur-altinda-suruyor-zulme-son-verilsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jan 2020 13:02:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Altınsay]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Biltekin]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)]]></category>
		<category><![CDATA[Ruam hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Nöbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları aktivistlerinin, Büyükada'da 81 atın öldürülmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde 19 Aralık'ta başlattığı Yaşam Nöbeti, yağmur altında ve zor koşullarda sürüyor. Eylemin sürdüğü parkta bir ağaç fırtınanın etkisiyle devrilirken, çadırların üzerine devrilme ihtimali olan birkaç ağacın etrafına da güvenlik tarafından şerit çekildi. Eylemle ilgili görüştüğümüz HAKİM Koordinatörü Fatma Biltekin ve İstanbul Vegan İnisiyatifi’nden Doğa Altınsay tüm kurumların harekete geçmesini ve zulme bir an önce son verilmesi gerektiğini belirtiyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ibb-onundeki-yasam-nobeti-yagmur-altinda-suruyor-zulme-son-verilsin/">İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor: &lt;br&gt;&#8220;Zulme Son Verilsin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, Adalar’da 19 Aralık’ta 81, 21 Aralık’ta ise 24 atın ruam sebebi ile öldürüldüğünü ve bunun üzerine hayvan hakları aktivistlerinin İBB’nin Saraçhane binası karşısındaki parkta, faytonların kaldırılması talebi ile yaşam nöbetine başladığını hatırlattı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46658 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/fatma1-640x1140.jpeg" alt="" width="257" height="458" />Faytonların kaldırılması talebinin yeni olmadığını yıllardır atların yaşadığı zulmün bitmesini istediklerini belirten Biltekin, &#8220;Bunun için eylemler yapıyoruz, hem yerel hem de meclis düzeyinde bu taleplerimizi yineliyoruz ancak değişen hiçbir şey yok, atlar ölmeye devam ediyor. Atlar, Adalar’da 45 dereceye varan yokuşlarda ölümüne çalıştırılıyor, kötü koşullarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Yazın sıcakta hiç durmadan çalıştırılan bir at, kışın faytoncunun işine yaramadığı ve masraflı olduğu için uçurumdan atılabiliyor. Bu düzen yıllardır sürüp gidiyor, her sene adaya kaçak sokulan atlar ve koşullar sebebi ile ruam yüzünden de pek çok at ölüyor. Adalar’da yazın at sayısının bin 800’e ulaştığı söyleniyor. Net bir sayıya ulaşamıyoruz çünkü adaya giren kaçak atlar ve ölen at sayısını bilmiyoruz, resmi makamlar bilinmiyor maalesef” diye konuşuyor. </span></p>
<p><b>“Hayvanların Nereye Gideceği ile İlgili Hiçbir Çalışma Yapılmadı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Adalar’da simgesel olarak 35 faytonun kalacağını belirtmesi üzerine  insanlarda faytonların kalkacağı algısı oluştu” diyen HAKİM Koordinatörü Biltekin, şöyle konuşuyor: “35 faytonun ve en az 140 atın insan menfaati için kullanılmaya devam etmesinin her sene ölen atlar için yenilerinin adaya getirilmesi demek. Biz tek bir at kalsa bile bunu kabul etmeyeceğimizi, bu köleliğin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyoruz. Nostalji, simge denilerek, hissedebilen bireyler olan atların yaşadıklarının görmezden gelinmesi kabul edilemez. Hayvan hakları aktivistleri faytonların kaldırılması için bu hava koşullarında, 20 gündür yaşam nöbetinde ancak hiçbir kurumdan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Yaşam Nöbeti olarak Büyükada&#8217;daki 640 atın tutulduğu İSPARK parkındaki ahırlarda yaptığımız gözlemler hayvanların durumlarının içler acısı olduğunu gösterdi. Valiliğin apar topar aldığı karantina kararından sonra bütün atlar ahırlara alındılar. Karantina ahırlarının hazır olmaması ve zaten en başında ruam hastalığına sebep olan kötü koşulların devamı endişe vericiydi.”</span></p>
<p><b>“Yetkili Tüm Kurumlar Harekete Geçmeli ve Zulme Son Verilmeli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46659 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/sara%C3%A7hane-eylem-3-640x427.jpg" alt="" width="315" height="210" />Ahırlarda yaptıkları gözlemler sırasında, atların seyisler tarafından düzenli gezdirilmediğine de dikkat çeken Biltekin, adada şu an bin 380 at olduğunu öğrendiklerini paylaştı. Biltekin şunları ifade etti: “Yaşam Nöbeti olarak yetkili kurumlar ile yaptığımız görüşmelerde faytonlar kaldırıldığında faytondan kurtulan atların, ömürlerinin sonuna kadar sömürülmeyecekleri yerlerde, koruma altında yaşamaları gerektiği vurgusunu yaptık. Bunun üzerine bize bu atların bir daha insan menfaati için kullanılmayacağı söylendi ancak henüz hayvanların nereye gideceği ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığını fark ettik. Bu süreç yine bir Türkiye klasiği olarak yetkili kurumlar tarafından kötü yönetildi. Bu bakış açısı ile bu sorunun çözülemeyeceği aşikar. Adada fayton kaldığı sürece ruam da atların yaşadığı hak ihlalleri de bitmeyecek. Yetkili bütün kurumların bir an önce harekete geçmesi ve bu zulme son vermesi gerekiyor. Faytonlar kaldırıldıktan sonra atlara ne olacağı ile ilgili süreç de hayvan hakları aktivistleri ile birlikte, şeffaf olarak yürütülmeli.”</span></p>
<p><b>Vegan İnisiyatifi Aktivisti: &#8220;Sembolik Kölelik Yoktur&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46660 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/sara%C3%A7hane-eylem-2-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" />İstanbul Vegan İnisiyatifi’nden Doğa Altınsay ise, seçimlerden önce Ekrem İmamoğlu’nun söz verdiğini lakin seçimlerden sonra bunun gerçekleşmemesiyle sonucun eylem noktasına vardığını söyledi. İmamoğlu’yla yapılan toplantıda faytonların tamamen kaldırılmasını beklediklerini ancak yüzde 5 sembolik olarak kalınacağının belirtildiğini kaydetti. Altınsay sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Sembolik kölelik yoktur. Hangi at neye göre seçilecek, neden atlar bu devirde bir keyif ve ulaşım aracı olarak kullanılıp özgürlükten mahrum kalacaklar. Biz yaşam nöbetine başlayacağımızı belirttik. İmamoğlu, soğukta durmak istiyorsanız o sizin tercihiniz dedi. İyi niyetli bir söylem olmadı. Onları köle, araç ve mal statüsünden çıkartmamız gerekiyor. İmamoğlu da sonradan vicdanen istemediğini belirtti. İBB ve valilik görüştüler. İki tarafla da irtibatta kalacağız.”</span></p>
<p><b>“Siyaset Üstü Durum”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara yapılan zulme son verilmesini gerektiğini aktaran aktivist Altınsay sözlerini şöyle tamamladı: “Bu siyaset üstü bir durum. Hayvanların da hakları var ve bunu bizim korumamız lazım. Acilen şu anki atların durumunun geliştirilmesi, adadan gidince nereye götürüleceği süreçleri önemli. Sembolik kalmasıyla ilgili eylemimiz devam ediyor. Biz hayvanların araç olarak kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Çadırlarımız ve bizler hava şartları nedeniyle kötü durumdayız. Tüm STK’ların da desteğini bekliyoruz. Duyarsızlık içimize sinmiyor.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ibb-onundeki-yasam-nobeti-yagmur-altinda-suruyor-zulme-son-verilsin/">İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor: &lt;br&gt;&#8220;Zulme Son Verilsin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Acı Kaybımız Zerafetle Sürdürdüğü Mücadeleye Şahidiz, &#8216;Burak Özgüner&#8217;i iyi bilirdik&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/09/aci-kaybimiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2019 18:12:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44247</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan hakları başta olmak üzere ekoloji alanında yıllardır mücadele yürüten arkadaşımız ve yazarımız Burak Özgüner'i kaybettik. Kalp krizi sonucu hayata veda eden Özgüner'in cenazesi,  yüzlerce kişinin katıldığı törenle Kilyos'ta toprağa verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/09/aci-kaybimiz/">Acı Kaybımız&lt;br&gt; Zerafetle Sürdürdüğü Mücadeleye Şahidiz, &#8216;Burak Özgüner&#8217;i iyi bilirdik&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi Koordinatörü Burak Özgüner, kalp krizi sonucu hayata veda etti. Hayvan hakları başta olmak üzere ekoloji mücadelesinin her alanında savunuculuk çalışmaları yürüten Burak Özgüner, yaklaşık Ocak 2017&#8217;den beri Sivil Sayfalar&#8217;daki köşesinde de mücadelesini sürdürüyordu.</p>
<p>Burak Özgüner&#8217;in vefat haberi, birlikte mücadele ettiği arkadaşlarını ve ekoloji camiasını yasa boğdu. Özgüner&#8217;in cenazesi Büyükdere Karamehmet Kethüda Cami&#8217;nde kılınan öğle namazının ardından Kilyos&#8217;ta toprağa verildi. Cenazeye ekoloji ve insan hakları mücadelesinden yüzlerce yol arkadaşı ve seveni katıldı. Çocukluğundan itibaren aktif olarak hayvan hakları savunuculuğu yapan Burak Özgüner, Bahçeköy Hayvansever Çocuklar Kulübü&#8217;nü on yaşındayken kurmuştu. O yıllarda başladığı aktivizmi tüm hayatı boyunca farklı mecralarda sürdüren Burak Özgüner, hayvanlara şiddetle ilgili yasanın çıkması için Hayvan Hakları Yasama İzleme Delegasyonu Kurucular Kurulu üyesi ve Hayvan Hakları ve Etiği Derneği temsilcisi olarak TBMM Hayvan Hakları Komisyonu’nu&#8217;nda da yer almıştı.</p>
<p><strong>&#8220;İyi Bilirdik&#8221;</strong></p>
<p>Sivil Sayfalar olarak, ailesine ve birlikte mücadele ettiği tüm dostlarına başsağlığı diliyoruz. Varlığı dokunduğu her alanda olduğu gibi bizim için de büyük bir katkıydı.</p>
<p>&#8220;Belki sayımız çok değil, devlet ya da benzeri organizasyonlar kadar -ki hiç istemem, korkarım bundan- örgütlü değiliz, imkânımız yok belki ama hayvanlar, insanlar ve doğa için yani istisnasız herkes için topyekûn özgürlük isteyenler olarak, “bulunduğumuz yerden dünyayı değiştirmeye devam edeceğiz”, reddedişimiz, neşemiz, öfkemiz ile…&#8221; demişti Burak Özgüner; vicdani ret açıklamasında.</p>
<p>Bu mücadeleyi tıpkı söylediği gibi nezaketle ve tüm sahiciliğiyle, değdiği her yeri güzelleştirerek yapışına şahidiz; iyi bilirdik&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="500" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Yol arkadaşımızı, kardeşimizi kaybettik&#8230; <a href="https://twitter.com/hashtag/Burak%C3%96zg%C3%BCner?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#BurakÖzgüner</a> <br />15.09.1987- <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/267e.png" alt="♾" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /> <a href="https://t.co/90EPiCb9V1">pic.twitter.com/90EPiCb9V1</a></p>
<p>&mdash; Deneye Hayır Derneği (@DeneyeHayir) <a href="https://twitter.com/DeneyeHayir/status/1193138019697598465?ref_src=twsrc%5Etfw">November 9, 2019</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="500" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Biricik yol arkadaşımızı, milyonlarca canlının hayatına dokunan dostumuz Burak Özgüner’i kaybetmenin acısını yaşıyoruz. Onu asla unutmayacağız ve verdiği hak mücadelelerinin takipçisi olacağız. Dünyanın daha iyi bir yer olacağına dair umudu ve mücadele azmi hepimize ilham olsun. <a href="https://t.co/P3Fm6urRH0">pic.twitter.com/P3Fm6urRH0</a></p>
<p>&mdash; HAKİM &#8211; Hayvan Hakları İzleme Komitesi (@hakim_komite) <a href="https://twitter.com/hakim_komite/status/1193187717825388545?ref_src=twsrc%5Etfw">November 9, 2019</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-width="500" data-dnt="true">
<p lang="tr" dir="ltr">Kâbus gibi bir haber geldi, sevgili Burak Özgüner’i kaybettik. Temmuz’da hakkında Gezi sırasında hayvanları ve haklarını koruduğu için, 6 yıl sonra, soruşturma başlatılmıştı, bu resmi o zaman çizmiştim. Şu karanlık çağda zarafetle mücadele etti. Tüm doğanın başı sağ olsun. <a href="https://t.co/QhSmPuKK1q">pic.twitter.com/QhSmPuKK1q</a></p>
<p>&mdash; nazimdikbas (@nazimdikbas) <a href="https://twitter.com/nazimdikbas/status/1193206372529250305?ref_src=twsrc%5Etfw">November 9, 2019</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/09/aci-kaybimiz/">Acı Kaybımız&lt;br&gt; Zerafetle Sürdürdüğü Mücadeleye Şahidiz, &#8216;Burak Özgüner&#8217;i iyi bilirdik&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvanlara Yönelik Şiddet, Çocuklar Ve Çocuk &#8220;Adalet&#8221; Sistemi&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/07/hayvanlara-yonelik-siddet-cocuklar-ve-cocuk-adalet-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Aug 2019 09:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Çocuk Hakları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[HAYDİ]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Talaslıoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta, bir hayvan hakları ihlâli haberi, basında ve sosyal medyada geniş yer buldu ancak bu kez hayvana şiddet uygulayanlar çocuktu… Adana’da üç çocuk, mahallelinin “Çıtır” adını verdiği hamile bir kediyi, ellerinde bağlı bulundurdukları bir köpeğin önüne attı ve kedi, köpek tarafından öldürüldü. Adana Barosu, olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulunduğunu açıklayarak üç çocuk hakkında çok sayıda suç dosyası olduğu, birinin ise 37 ayrı suçtan sabıkası olduğunu aktardı. Yetkili kurumlar, üç çocuğa ev hapsi verildiğini duyurdu. Haklarında adlî yaptırım uygulanan çocuklara yönelik yaklaşımlar ile ilgili olarak çocuk hakları aktivisti Alper Yalçın ve Uzman Psikolog Pınar Talaslıoğlu ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/07/hayvanlara-yonelik-siddet-cocuklar-ve-cocuk-adalet-sistemi/">Hayvanlara Yönelik Şiddet, Çocuklar Ve Çocuk &#8220;Adalet&#8221; Sistemi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Üç çocuğa, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliğince ev hapsi cezası verildi. Çıtır’ı öldüren köpek ise mevzuata göre “tehlikeli ırk” olarak tanımlandığından ömrü boyunca barınağa kapatılmak üzere aranıyor! Köpeğe müebbet hapis; çocuklara ev hapsi cezası… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu olay üzerine, şiddete karışan çocuklara yönelik yaptırım ve yaklaşımlar, ülkede yine tartışma konusu oldu. Hayvanlara yönelik şiddet, toplumun her katmanında rutinleşirken, çocukların hayvanlara şiddet uygulaması her nedense yadırgandı… Çocukların zihnine âdeta yerleştirilen, hayvanlara yönelik toplumsal öğretileri sorgulamaktansa yine “çözüm” konusunda kolaya kaçıldı: Sosyal medyada, olaya karışan çocukların toplumdan tecrit edilmesi önerisi ağır bastı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklardan ikisinin, bir basın mensubunun kendilerine yönelttiği &#8220;Kedi öldü, hiç mi üzülmedin?&#8221; sorusu üzerine verdikleri tepkiler ise şöyle oldu: &#8220;Ben seni vursam bile üzülmem, kediye mi üzüleceğim&#8221;,  &#8220;Çekin alem yakışıklı görsün&#8221;, &#8220;Ağabeylere selam, çatışmaya devam. Yaşımızın yetmediği yerde yaşantımız yeter, biz Denizli çocuğuyuz&#8221;&#8230; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adana Barosu’nun, kediyi öldüren çocuklar ile ilgili olarak verdiği bilgi dikkat çekiciydi. Bugüne dek birçok kez gözaltına alınan ve farklı yaptırımlar ile karşılaşan çocukların tecridi, bu çocukların başkalarına tekrar şiddet uygulamaması için bir fayda sağlar mı? Bu olay ve benzerlerinde, şiddete karışan çocukları “canavarlaştırmak” ve cezalandırmak, toplumsal şiddeti önler mi?.. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu soruların cevapları üzerine hep birlikte düşünebilmek için, haklarında adlî yaptırım uygulanan çocuklara yönelik yaklaşımlar ile ilgili olarak, Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden (HAKİM) iki gönüllü ile konuştuk: Aynı zamanda Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Çocuk Hakları Merkezi gönüllüsü olan ve çocuk cezaevlerine karşı da çalışan, çocuk hakları aktivisti </span>Alper Yalçın<span style="font-weight: 400;"> ve “</span><a href="http://www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/cocuklar-icin-turculuk-ve-hayvan-haklari-atolyeleri-modeli-kitapcigi"><span style="font-weight: 400;">Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri</span></a><span style="font-weight: 400;">” modelinin hazırlık ekibinde de yer alan Uzman Psikolog </span>Pınar Talaslıoğlu<span style="font-weight: 400;">…</span></p>
<p><b>Hayvanlara ya da birbirlerine şiddet uygulayan çocuklar ile ilgili yapılmış bir çalışma var mı? Bu çalışmada, çocukların uyguladığı şiddeti önlemek için ne gibi önerilerde bulunulmuş? Böyle bir çalışma yoksa, bu konudaki öneriler neler olmalı?</b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41344 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/1-7.jpg" alt="" width="336" height="255" />Alper Yalçın:</b><span style="font-weight: 400;"> Gerçekten çok üzücü bir kayıp&#8230; Türkiye’deki hâkim çocukluk algısı çocukların “masum, savunmasız, korunmaya muhtaç veya herhangi bir irade sahibi olmadığı” yönünde olduğu için bu kayıptaki tepkiler de iki farklı bakış açısını temsil ediyordu. Biri yetişkin/çocuk ayrımı yapmaksızın çözümü cezalandırma bakış açısıyla arayanları, biri de çocuk olması nedeniyle duraksayan, hâkim çocukluk algısı nedeniyle duyulan şaşkınlığı temsil ediyordu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara şiddet uygulayan çocukların oranlarına dair bir bilgimiz yok, bu konuda bir araştırmaya da hiç rastlamadık açıkçası. Belki de farkında bile değildik. Bu gündemimizde hayvan haklarının ne kadar olduğuyla da ilgili tabii ki. Ancak Hayvan Hakları İzleme Komitesi olarak yaptığımız medya taramalarından çocukların da neden olduğu kayıpların az olmadığını biliyoruz.”</span></p>
<p><strong>Haberle ilgili tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Alper Yalçın:</strong> Bu kaybın ardından ilgili haberlere baktığımda birkaç şey dikkatimi çekti. Öncelikle çocuklarla ilgili hâkim söylem çocukların yaptıkları eylemin farkında olmadıkları üzerine kuruluyor. Oysa ki bu haberde, bir çocuğun ifadesi ile yaptığı eylemin farkında olduğu açıktır. Fakat bu farkındalık, bizleri çocukları suçlamanın ötesinde düşündürmelidir. Herhangi bir suçu bireyselleştirmek, ardında yatan toplumsal gerçeklerden bizleri uzaklaştırabilir. Bu kaybın sorumlusu yalnızca çocuklar olmadığı gibi aileleri de değil. Çünkü çocuklar, ailelerinden bağımsız bir insandır ve toplumsal olarak gerçekleşen ne varsa bunun bir parçasıdır, yaşanan her şeye doğrudan ya da dolaylı olarak tanıklık eder. Ve hatırlamak gerekir ki, çocuklar ne suçlu ne de masumdur, çocuk yalnızca çocuktur, bir yurttaştır. Haber ajanslarından birinde, bu mahallede bu tür üzücü kayıpların sık yaşandığı belirtiliyordu. Tıpkı bu mahallede yaşandığı gibi, hayvanlara yönelik şiddetin ne yazık ki sistematik olduğunu da biliyoruz. Bu kayıplara neden olan gerçeklikleri anlayabilmek için sorular sormamız gerekiyor. Çocukların hangi mahallede neler yaşadıklarını, nerelerde ve nasıl vakit geçirdiklerini, canlılarla nasıl ilişki kurduklarını bilmiyoruz. Bu eyleme neden olan çocukların yaşantılarına dair hiçbir bilgimiz yok, haberlerde yaşanan kayıp haricinde çocuklara ilişkin herhangi bir bilgiye rastlayamıyoruz. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-41347" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/4-2.jpg" alt="" width="314" height="352" />Uzman Psikolog Pınar Talaslıoğlu da yıllardır uygulanan cezalandırma uygulamalarının, şiddete karışan çocuklar için bir çözüm olmayacağı görüşünde…</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Çocuk ve şiddet davranışı arasındaki ilişki, ruh sağlığı ve psikoloji alanında sıklıkla araştırılan bir konu olmuştur. Yapılan araştırmalar genellikle şiddet algısı, şiddetin nedenleri, sonuçları ve şiddeti önleme çalışmaları gibi konular üzerinde durmaktadır. Bu bakımdan şiddet davranışları gösteren bir çocuğun öncelikle davranışlarındaki temel dinamiklerine bakmak gerektiğini söyleyebiliriz. Örneğin çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine, doğaya, ekolojiye, dünyaya ve iletişim kurmaya dair öğrendiklerine ve bilgisine, içinde yer aldığı ekolojik sistemlere, aile öyküsüne, şiddetle ilgili geçmiş yaşantıları olup olmadığına, istismara ve ihmale uğrayıp uğramadığına, şiddeti güç, hiyerarşi ve kontrol unsuru olarak görmeyi öğrenip öğrenmediğine bakmak önemli&#8230; Kısacası tüm bu dinamikler şiddet davranışını etkiliyor. </span></p>
<blockquote><p>Hayvanlara yönelik saldırgan davranışlarda bulunma, yalnızca insanlara yönelik bir patoloji konusuna indirgenmemeli ve toplumsal süreçler göz ardı edilmemelidir.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte araştırmalar insanlarda hayvanlara şiddet uygulama ve kötü davranma, saldırganlık, akran zorbalığı ve empati düzeyinin düşük olması gibi değişkenlerin birbiriyle ilişkili olduğunu da gösteriyor. Özellikle hayvanlara yönelik saldırgan davranışlarda bulunma ile patolojik durumların ilişkisi olabileceği de biliniyor. Tabii ki hayvanlara yönelik saldırgan davranışlarda bulunma, yalnızca insanlara yönelik bir patoloji konusuna indirgenmemeli ve toplumsal süreçler göz ardı edilmemelidir. Aslında şiddet, bir sarmala benzer ve içinde yer alınan ekolojik sistemler değişmedikçe sürmeye devam eder. Bu bakımdan hem şiddet gösteren hem şiddete maruz kalan hem de şiddete tanık olanların etkilendiği toplumsal travmalara yol açmaktadır. Bütün bunlara yönelik önlemler almak adına çocuğun dünyayla ve kendisi dışındaki bir canlıyla ilişki kurma biçiminin yeniden düzenlenmesi önemlidir. Beraberinde çocuğun doğayla, dünyayla, ekolojiyle ve toplumsal cinsiyet konusu ile ilgili bilgisi ve ilgisi güçlendirilebilir. Aynı zamanda çocuğun hem kendi haklarını hem de kendisi dışındaki bir canlının haklarını içselleştirmesine yönelik tüm ekolojik sistemlerin ortak hareket edebileceği çalışmalara yönelik adımlar atılabilir.”  </span></p>
<p><b>Türkiye cezaevlerindeki çocuklar konusunda, devletin &#8220;suça itilmiş çocuk&#8221; olarak tanımladığı çocuklara olan yaklaşımı nasıl? Cezalandırma, bu çocuklar üzerinde nasıl etkiler bırakıyor? Bu çocuklara ilişkin nasıl bir rehabilitasyon ya da özel politika belirlenmeli?</b></p>
<p><b>Uzm. Psikolog Pınar Talaslıoğlu: </b><span style="font-weight: 400;">Bütüncül bir bakış açısını kapsayan rehabilitasyon çalışmalarına öncelik verilmesi gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41346 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/3-4.jpg" alt="" width="413" height="277" />Çocuklar açısından genel olarak cezalandırma sisteminin işlevsel olmadığını ve şiddet döngüsünü devam ettirdiğini düşünüyorum. Alanda yapılan araştırmalar da bu durumu destekler nitelikte&#8230; Araştırmalar, cezaevlerinin beklenen düzeyde caydırıcı olmadığı, çocukları yalnızlaştırdığı gibi birçok sorundan bahsediyor. Bu noktada içinde yaşadığımız ekolojik sistemlerdeki eşitsizliklere bakmak ve ‘suça sürüklenme’ dediğimiz kavramın nasıl ortaya çıktığını tartışmak gerekiyor. Çocuklar için ekolojik sistemlerdeki eşitsizlikler genellikle derin etkiler oluşturur ve bu etkiler doğrultusunda çocuklar kendilerini şiddet döngüsü içerisinde var edebiliyor. Tüm bunların hem şiddeti devam ettiren hem şiddete maruz kalan hem de şiddete tanık olanlara yönelik güvensiz bir alan oluşturma gibi negatif etkiler ortaya çıkardığı biliniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bakımdan başta da bahsettiğim gibi, cezalandırma sistemleri şiddet döngüsünü durdurmak yerine bu döngünün artmasına neden olabiliyor. İşte tam bu noktada, bütüncül bir bakış açısını kapsayan rehabilitasyon çalışmalarına öncelik verilmesi gerekiyor. Çocuğun temel hak ve özgürlüklerini kısıtlamayan, çocuğu şiddet döngüsünden çıkartarak güvenli bir alan oluşturmasına zemin hazırlayan, çocuğun eğitimsel ve sanatsal ihtiyaçlarını gözeten, çocuğa gerekli psikososyal desteği sağlayan bir yapılandırmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Alper Yalçın: </b><span style="font-weight: 400;">Her yıl adalet sistemine dahil olan çocukların sayısı arttığı gibi, bu kurumlardan tahliye olan çocukların, tahliye olduktan sonra bir yıl içinde yeni bir suç işleyerek hapishaneye geri dönüş oranları 2011 yılında % 68’di. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) ve resmi yasası olan Çocuk Koruma Kanunu’nda çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının başvurulacak en son çare olarak düşünülmesi gerektiği ve uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlandırılması gerektiğinin bir standart haline gelmiş olması, olumsuz etkilerin kabul edildiği anlamına gelmektedir. Kapalı kurumlar, yazılı yasaları ve gelenekleriyle şiddeti yeniden üretir. Hapishaneye giren bir çocuk, en başta koğuş içinde akran şiddetiyle, ardından yasa (çıplak arama, kapalı görüş vb.) nedeniyle birçok şiddet biçimiyle karşı karşıya kalır. Bu kurumların, çocukların hayatlarında bir şeyi onarmadığını, 2014 yılında kurulan Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi de birçok kanıt ile beraber görünür kılmıştı. Nitekim her yıl adalet sistemine dahil olan çocukların sayısı arttığı gibi, bu kurumlardan tahliye olan çocukların, tahliye olduktan sonra bir yıl içinde yeni bir suç işleyerek hapishaneye geri dönüş oranları 2011 yılında % 68’di. O tarihten bu yana da bu istatistik, Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılmadı. Şu anda hapishanedeki çocuk mevcudu, son 10 yıl içindeki en yüksek rakam olarak 3.000’in üzerinde seyrediyor.</span></p>
<blockquote><p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41348 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/5-1.jpg" alt="" width="396" height="223" /></b>“Bugünkü adalet sisteminin, çocuklar için ne yazık ki cezalandırıcı bir anlam taşıdığını ve bir çözüm üretmediğini söyleyebiliriz”</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların, çoğunun gerçekleştirdiği eylemin kanunda suç olduğunun farkında olduğuna ilişkin gerçeklikten yola çıkarak, çocukların bu eylemi telafi edebilmeleri için nelere ihtiyacı olur, mağdurların neye ihtiyacı olur, çocukların aynı mahalleyi paylaştıkları insanların neye ihtiyacı olur, bunları bilmeden bir çözüme adım atabilmek mümkün değil. Özetle çocuk adalet sisteminin konuşulabileceği bir masanın kurulması gerekiyor. Elbette çocukların oturacağı bir masada, yanlarında sivil toplum örgütleri, meslek odaları/örgütleri, akademisyenler ve bağımsız araştırmacıların da yer alacağı bir masa&#8230; Böyle bir masa kurmak aynı zamanda ekonomik eşitsizlikleri, ayrımcılığı, toplumsal cinsiyet eşitliğini, birçok toplumsal sorunu konuşabilme fırsatı yaratacaktır. Tanıklıklarımız doğrultusunda bugünkü adalet sisteminin, çocuklar için ne yazık ki cezalandırıcı bir anlam taşıdığını ve bir çözüm üretmediğini söyleyebiliriz. Bu kayıplar, bir yandan da insanı öfkelendiriyor ve bu öfke bazen idam talep etmeye kadar varan bir nefreti körüklüyor fakat unutmayalım ki o insan elbet o hapishaneden çıkacak. Bir insan hapishaneye girdikten sonra kimse bunun takibini yap(a)mıyor. Yani bu çocuklara sonra ne oldu, hapishane onlara neler hissettirdi, neler öğrendiler, daha önce yaptıkları şey ile ilgili düşünceleri nedir? Şimdi güzellikten yana hayatlarını nasıl dönüştürecekler? Ya da dönüştürecekler mi, dönüştürebilecekler mi?</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41349 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/6.jpg" alt="" width="420" height="202" />“Çocuk Adalet Sisteminin Yeniden Yapılandırılması Gerekiyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk adalet sisteminin işlevine dair şu an üzerine tartışmaya çalıştığımız çocukları örnek vermek yeterli olabilir: Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, bu kaybın ardından yaptığı açıklamasında, üç çocuğa ev hapsi verildiğini, çocukların daha önce birçok kez farklı suçlardan yargılandıklarını, bir çocuğun 37 dosyasının bulunduğuna ilişkin bilgi paylaşmıştır. Düşünün ki bir çocuk 37 kez farklı suçtan mahkeme önüne çıkmış, yani çocuğun derdine çare bulabilmek için 37 fırsatımız vardı fakat hiçbirinde çözüm olamamış. Bunun bir çocuk hak ihlali olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Dolayısıyla verilen ev hapsinin çocuklar için ne anlam ifade ettiğini de bilmeye ihtiyacımız var. Açıktır ki, çocuk adalet sisteminin yeniden yapılandırılması gerekiyor fakat sorunlara gerçekçi bir çözüm üretebilmek, en başta çocukların da yer alacağı bir süreci gerektiriyor. Çocukların sorunlarının konuşulacağı bir masada çocukların yer alması ise bir lütuf değil, demokrasinin en temel ilkelerinden biri olan katılım hakkının hayata geçmesi anlamına gelir.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/07/hayvanlara-yonelik-siddet-cocuklar-ve-cocuk-adalet-sistemi/">Hayvanlara Yönelik Şiddet, Çocuklar Ve Çocuk &#8220;Adalet&#8221; Sistemi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yüzlerce Vegan İstanbul’da Hayvan Hakları İçin Yürüdü</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/yuzlerce-vegan-istanbulda-yurudu-gelecek-suphesiz-vegandir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 05 Aug 2019 12:30:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Vegan Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya]]></category>
		<category><![CDATA[Antalya Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Em/Pati Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İTÜ Vegan Topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Official Animal Rights March]]></category>
		<category><![CDATA[Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[Vegan]]></category>
		<category><![CDATA[Veganizm Özgürlüktür]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41288</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de ilk kez, yurt çapındaki vegan oluşumların birlikte düzenlediği “Resmi Hayvan Hakları Yürüyüşü”, dün Kadıköy'de gerçekleşti. Yürüyüşün ana sloganı “Hayvan Hakları Veganlıktır!” idi. Yürüyüşe katılan veganlar, hayvan haklarını savunmanın birincil gereğinin tüm bilinç sahibi duyarlı canlıların yaşam hakkını savunmak ve hayvanlara uygulanan bütün sömürülere karşı çıkmak olduğunu belirterek, bunun da ancak vegan olmakla mümkün olacağını savundu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/yuzlerce-vegan-istanbulda-yurudu-gelecek-suphesiz-vegandir/">Yüzlerce Vegan İstanbul’da Hayvan Hakları İçin Yürüdü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan haklarını savunmak ve onlara yönelik tüm sömürülere karşı mücadele etmek için başlatılan eylem, dünyada 2016&#8217;dan beri yapılıyor. “Official Animal Rights March” olarak bilinen yürüyüşün amacı, dünyadaki veganları birleştirmek ve günlük yaşantılarında hayvanlar için ses çıkarıp aktif olmaları konusunda esin vermek.  Yürüyüş ile dünyanın birçok kentinden yükselen adalet arayışına, bu yıl Türkiye’den de ses verildi. Kadıköy Bahariye Caddesi&#8217;nde gerçekleştirilen ve Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu, Ankara Vegan Platformu, Veganizm Özgürlüktür, Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi (HAYDİ), İTÜ Vegan Topluluğu, Bursa Vegan İnisiyatifi, İstanbul Vegan İnisiyatifi, İzmir Vegan İnisiyatifi, Antalya Vegan İnisiyatifi, Bağımsız Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri, Empati Platformu, Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) ve Hayvan Özgürlüğü İnisiyatifi&#8217;nin birlikte düzenlediği yürüyüş için buluşan yüzlerce vegan, hayvan özgürlüğü için sloganlar attılar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41290 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/1-4.jpg" alt="" width="349" height="264" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yürüyüşü düzenleyen vegan oluşumlar adına basın açıklamasını, Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu’ndan gazeteci-yazar Zülâl Kalkandelen okudu. Kalkandelen, dünyanın 38 kentinde yapılan yürüyüşün üç temel amacını şöyle açıkladı; &#8220;Veganların dünyanın her yerinde var olduğunu göstermek; hayvanlara yönelik her türlü zulmü, tahakkümü ve işkenceyi reddedenlerin sırtladığı “Vegan Devrimi”ni tüm dünyaya duyurmak; insan olan hayvanların, insan dışı hayvanların ve yeryüzünün özgürlüğü için el ele yürütülecek bir mücadeleyi güçlendirmek…&#8221; </span><span style="font-weight: 400;">Bu amaçlar doğrultusunda ilk kez Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen veganları buluşturan yürüyüşü İstanbul’da düzenlediklerini belirten Kalkandelen, veganlık ve veganizmin ne olduğunu soranlara yürüyüş vesilesi ile bir kez daha cevap verdi: </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">“Veganlık nedir, veganizm nedir diye soranlara buradan bir kez daha yanıt veriyoruz. Veganizm, hayvanların da bilinç sahibi duyarlı canlılar olduğu gerçeğinden hareketle, onlara uygulanan mal statüsünü reddederek, yaşam haklarını savunan özgürleştirici bir etik tutumdur. Bu nedenle de her türlü hayvansal ürünün kullanımını ve hayvan sömürüsünü reddeder”.</span></p></blockquote>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41291 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/2-6.jpg" alt="" width="342" height="453" /></b><b>&#8220;İnsan Merkezci Sistem Sürdürülebilir Değil&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İklim krizine dikkat çekilen açıklamada, “</span><span style="font-weight: 400;">İnsan algısını yüzyıllardır yöneten türcülük adlı virüs, toplumu kâr-zarar dengesi ve bireysel faydacılık temelinde koşullandıran kapitalizm ile işbirliği halindedir. Günümüzde bu işbirliğinin yıkıcı sonuçlarına hep birlikte tanık oluyoruz. Altıncı yok oluşun ve iklim krizinin yaşandığı bu çağda, var olan insan merkezci sistem hiçbir şekilde sürdürülebilir değildir. İnsan-hayvan ilişkisinin ivedilikle yeniden düzenlenmesi şarttır. Bugüne kadar insanlara öldürmenin yanlış olduğu söylendi ama bunun sadece insanlar ve bazı hayvanlar için geçerli olduğu öğretildi. Biz veganlar olarak, yaşam hakkının, her bilinç sahibi duyarlı canlıya ait olduğunu haykırıyoruz! İnsan ya da hayvan, herkes için en temel hak budur. Çünkü yaşatılmayan hayvanın başka hiçbir hakkı korunamaz&#8221; </span><span style="font-weight: 400;">denildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Vegan devriminin </span><span style="font-weight: 400;">hayvan katliamının sona ermesi, insan sağlığının ve çevrenin korunması için kaçınılmaz olduğu belirtilen açıklamada, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Bu devrim, gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir dünya bırakmak için zorunludur. </span><span style="font-weight: 400;">Bu devrim, bazıları hoşlanmasa da, insanın etik evrimi ve doğanın isyanı tarafından ateşlenmiştir. </span><span style="font-weight: 400;">Kıvılcımları yeryüzünün her yerindedir. </span><span style="font-weight: 400;">Ve bu nedenle de durdurulabilir değildir! </span><span style="font-weight: 400;">Gelecek şüphesiz vegandır! </span><span style="font-weight: 400;">Aklın yolu ve vicdanın sesi, doğanın öfkeli homurtuları ile buluşmuş;  </span><span style="font-weight: 400;">mezbahalardan,  </span><span style="font-weight: 400;">kafeslerden, </span><span style="font-weight: 400;">deney laboratuvarlarından, </span><span style="font-weight: 400;">sirklerden, </span><span style="font-weight: 400;">akvaryum parklarından, </span><span style="font-weight: 400;">atlı faytonlardan, </span><span style="font-weight: 400;">fabrikalardan, </span><span style="font-weight: 400;">petshoplardan, </span><span style="font-weight: 400;">tarım fuarlarından yükselen hayvan çığlıkları sokaklarda yankılanır olmuştur. </span><span style="font-weight: 400;">Mezbahalara kalın duvarlar örülebilir, kafeslere kalın demirler çakılabilir, deney laboratuvarlarına kırılmaz buzlu camlar koyulabilir ama etik veganlar, hayvan özgürlükçüleri susturulamaz. </span><span style="font-weight: 400;">Adalet ve özgürlük talebini sadece insanlar için değil, insan olmayan hayvanlar için de dile getiren veganizm ve hayvan özgürlüğü mücadelesi, günümüzün en devrimci toplumsal adalet ve özgürlük mücadelesidir. &#8221; ifadelerine yer verildi.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/05/yuzlerce-vegan-istanbulda-yurudu-gelecek-suphesiz-vegandir/">Yüzlerce Vegan İstanbul’da Hayvan Hakları İçin Yürüdü</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAKİM: &#8220;Yüz Binlerce Hayvanı Öldüren Avcılık Da Av Turizmi De Yasaklanmalı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/05/hakim-yuz-binlerce-hayvani-olduren-avcilik-da-av-turizmi-de-yasaklanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Apr 2019 10:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[av turizmi]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan hakları ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37230</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2018 yılında avcılık ile ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı'ndan elde ettiği verileri açıkladı. 2018'de sürdürülen "av turizmi"nde 2.546 hayvan öldürüldü, 2018-2019 av sezonunda öldürülen yüz binlerce hayvanın tam sayısı ise bilinmiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/05/hakim-yuz-binlerce-hayvani-olduren-avcilik-da-av-turizmi-de-yasaklanmali/">HAKİM: &#8220;Yüz Binlerce Hayvanı Öldüren Avcılık Da Av Turizmi De Yasaklanmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;de tür ayırt etmeksizin hayvan hakları ihlâllerini raporlayan ve bu ihlâllerin yaptırımla sonuçlanması için mücadele veren Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), avcılık ve &#8220;av turizmi&#8221; nedeniyle yaşam hakları ellerinden alınan ve zarar gören hayvanlar ile ilgili olarak, Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;ndan bilgi edinme yoluyla elde ettiği verileri açıkladı. Bakanlık, öldürülen hayvanların Avlak Yönetimi Bilgi Sistemi&#8217;ne (AVBİS) avcılar tarafından sağlıklı bir şekilde girilmediğinden, 2018-2019 av sezonunda öldürülen yaban hayvanı sayısının kayıt altına alınamadığını bildirdi.</p>
<p><strong>Yüz binlerce yaban hayvanı öldürüldü </strong></p>
<p>Bakanlık verilerine göre, Türkiye&#8217;de 2018 yılı sonu itibarı ile 275.697 kayıtlı avcı bulunurken, bu şahısların 219.492&#8217;si aktif olarak avlanıyor. HAKİM, avcılar tarafından öldürülen hayvanların, aktif avcı sayısı düşünüldüğünde sadece bir sene için, yüz binlerle ifade edilebileceğini belirtiyor.</p>
<p><strong>6.972 avcıya ceza kesildi; 7.170 yaban hayvanına el konuldu</strong></p>
<p>HAKİM&#8217;in başvurusuna yanıt veren Tarım ve Orman Bakanlığı Av Yönetimi Daire Başkanlığı, 2018 yılında yapılan av kontrol ve denetimleri sırasında, yasadışı avlandıkları tespit edilen 6.972 avcıya, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu&#8217;na muhalefetten, toplam 6.506.451,20 TL idarî para cezası uygulandığını ve 7.170 yaban hayvanına el konulduğunu belirtti.</p>
<p><strong>&#8220;Av turizmi&#8221; adı altında 2.546 yaban hayvanı öldürüldü</strong></p>
<p>Yerli avcıların haricinde, yurtdışından gelen avcılar da Türkiye&#8217;de avlandı. 2018&#8217;de yapılan &#8220;av turizmi&#8221; kapsamında, 1.026 yabancı uyruklu avcı Türkiye&#8217;ye gelerek avlandı. &#8220;Av turizmi&#8221; kapsamında, yaban keçisi, yaban domuzu, çengel boynuzlu dağ keçisi, karaca, kızıl geyik, Anadolu yaban koyunu ve ceylan olmak üzere 2.546 yaban hayvanı öldürüldü.</p>
<p><strong>&#8220;Avcılık da av turizmi de yasaklanmalı&#8221;</strong></p>
<p>Bakanlık verilerinin, avcılığın ne kadar büyük bir katliama sebep olduğunun resmî delili olduğunu belirten HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner, &#8220;<em>Avcıların keyfi için yüz binlerce yaban hayvanı, korkunç şekillerde öldürüldü, öldürülüyor. Avcılıkta birçok yöntem yasak olmasına rağmen, yaban hayvanlarının işkence ile nasıl öldürüldüklerini sürekli raporluyoruz. Avcılığı, cinayet olarak tanımlıyoruz. Savunmasız hayvanların canını alan bir insan hobisi olarak karşımıza çıkan ve bakanlık için de kanlı bir gelir kapısı olan avcılık da av turizmi de derhal yasaklanmalı</em>&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8220;Yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezlerinin sayısı arttırılmalı&#8221;</strong></p>
<p>Özgüner, avcıların yaraladığı ya da kazazede, hasta yaban hayvanlarının rehabilitasyonu ve tedavisi için merkezlerin yetersizliğinden bahsederek &#8220;Şu anda Türkiye&#8217;de sadece 6 yaban hayvanı kurtarma ve rehabilitasyon merkezi bulunuyor. Türkiye&#8217;de yaşayan yüzlerce farklı türden yaban hayvanı düşünülerek bu merkezlerin sayısının arttırılması, avcıların elinden kurtulan yaban hayvanlarının da yaşam şanslarını arttıracaktır. Yaralı yaban hayvanları, kilometrelerce yol kat edilerek bu merkezlere taşınırken yaşamını yitiriyor&#8221; açıklamasında bulundu.</p>
<p>HAKİM&#8217;e Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nca gönderilen 2018 yılı verilerinin tamamı şöyle:</p>
<p><strong>2018 yılı sonu itibari ile kayıtlı avcı sayısı:</strong> 275.697</p>
<p><strong>2018 yılı sonu itibari ile aktif avcı sayısı:</strong> 219.492</p>
<p><strong>Yasadışı avlanan ve yakalanan avcı sayısı:</strong> 6.972</p>
<p><strong>Avcılara uygulanan idarî para cezası toplamı: </strong>6.506.451,20 ₺</p>
<p><strong>Av kontrol ve denetimlerde el konulan ölü ve canlı yaban hayvanı sayısı:</strong> 7.170</p>
<p><strong>&#8220;Av turizmi&#8221; kapsamında öldürülen yaban hayvanı sayısı:</strong> 2.546</p>
<p><strong>2018 yılı av turizmi geliri:</strong> 7.801.683 ₺</p>
<p><strong>2018-2019 Av döneminde &#8220;avlanma izin kartı&#8221; satışından elde edilen gelir:</strong> 19.289.750,00 ₺</p>
<p><strong>2018-2019 Av dönemi &#8220;avcılık belgesi harcı&#8221;ndan elde edilen gelir:</strong> 41.370.000,00 ₺</p>
<p><strong>Bakanlığın kurtarma ve rehabilitasyon merkezlerine sevk edilen yaban hayvanı sayısı:</strong> 12.178</p>
<p>* <em>Nakil sırasında ve bu merkezlerde yaşamını yitiren yaban hayvanı sayısı:</em> 4.744</p>
<p>* <em>Tedavilerinin ardından hayvanat bahçelerine kapatılan hayvan sayısı:</em> 1.701</p>
<p>* <em>Tedavilerinin ardından doğaya geri salınan yaban hayvanı sayısı:</em> 5.733</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/05/hakim-yuz-binlerce-hayvani-olduren-avcilik-da-av-turizmi-de-yasaklanmali/">HAKİM: &#8220;Yüz Binlerce Hayvanı Öldüren Avcılık Da Av Turizmi De Yasaklanmalı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAKİM: 2018&#8217;de Binlerce Hayvan Eziyet Gördü Ama Sadece 572 Şahsa Para Cezası Kesildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/18/hakim-2018de-binlerce-hayvan-eziyet-gordu-ama-sadece-572-sahsa-para-cezasi-kesildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Mar 2019 11:36:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[hayvana eziyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36460</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2018 yılında hayvanlara kötü muamele edildiği gerekçesi ile sadece 572 şahsa para cezası uygulandığını açıkladı. Hayvan hakları savunucuları, hayvanlara yönelik eziyet, cinsel şiddet gibi hak ihlâllerinin birçok şehirden, her gün aldıklarını ancak şahısların tespit edilmediğine ve caydırıcı bir şekilde cezalandırılmadığına dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/18/hakim-2018de-binlerce-hayvan-eziyet-gordu-ama-sadece-572-sahsa-para-cezasi-kesildi/">HAKİM: 2018&#8217;de Binlerce Hayvan Eziyet Gördü Ama Sadece 572 Şahsa Para Cezası Kesildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Türkiye&#8217;de hayvan hakları ihlâllerini raporlayan ve bu ihlâllerin yaptırımla sonuçlanması için faaliyet gösteren Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;na yaptığı başvuru sonucunda elde ettiği, hayvan hakları ihlâllerine ilişkin uygulanan yaptırımlara dair bilgiyi açıkladı. Türkiye&#8217;nin dört bir yanından, hayvanlara yönelik son derece korkunç işkence haberleri her gün basına ve sosyal medyaya yansırken, 2018 yılında, hayvanlara kötü muamele nedeniyle Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na muhalefetten, sadece 572 şahsa idarî para cezası uygulandı.</div>
<div></div>
<div><b>&#8220;Failler tespit edilmiyor; yaptırımlara &#8216;ceza&#8217; denemez&#8221;</b></div>
<div></div>
<div>Açıklanan bu sayıyı, hayvan hakları açısından son derece vahim bulduğunu belirten HAKİM Koordinatörü Burak Özgüner &#8220;2018&#8217;de her yerden, akıl almaz eziyet haberleri gelmişken, sadece 572 şahsa idarî para cezası kesilmesi, Türkiye&#8217;nin bu gerçekliğinin görmezden gelindiğini gösteriyor. 2018&#8217;de hayvana işkencenin, cinsel şiddetin cezası 625 liraydı. Failler tespit edilmiyor; yaptırımlara zaten &#8216;ceza&#8217; denemez. Bu 572 şahıs, en gözümüzün önünde olan kedi, köpeklere yönelik, ulu orta gerçekleştirdiği işkence fiillerinden sonra, oldukça yetersiz idarî yaptırımlarla karşılaştı. Kedinin, köpeğin dışında birçok türden hayvan da sistematik zulme maruz bırakılıyor. Gözümüzün önünde olmayan hayvanlar ya da sokak ortasında gerçekleşmeyen hak ihlâllerinin özneleri olan hayvanlar can taşımıyor mu? Hayvanların çektikleri acıyı, mahkûm edildikleri feci koşulları yok sayarak, hayvanlara yönelik şiddet sorunsalını çözebileceğimizi kesinlikle düşünmüyorum&#8221; diye konuştu.</div>
<div></div>
<div><b>Hayvana işkenceye ertelemesiz hapis cezası talebi</b></div>
<div></div>
<div>Özgüner, hayvanlara işkence ve tecavüz eden şahıslara yönelik taleplerini hatırlatarak &#8220;Hayvanlara yönelik işkence ve tecavüz fiillerinin karşılığının ertelemesiz hapis cezası olması yönündeki kanunî düzenleme talebimizi bir kez daha hatırlatıyorum. Bu şahıslar, toplumdan artık izole edilmeli; savunmasız hayvanlara zarar vermeleri önlenmelidir. Taleplerimizi duymayan kalmadı ama bir kez de TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu&#8217;nda tekrarlayacağız&#8221; açıklamasında bulundu.</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/18/hakim-2018de-binlerce-hayvan-eziyet-gordu-ama-sadece-572-sahsa-para-cezasi-kesildi/">HAKİM: 2018&#8217;de Binlerce Hayvan Eziyet Gördü Ama Sadece 572 Şahsa Para Cezası Kesildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
