<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hayvan eziyeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-eziyeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-eziyeti/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 13 Apr 2022 11:44:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>hayvan eziyeti arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hayvan-eziyeti/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Meclis ve Hükûmet, 27. Dönemde, Hayvanları Görecek mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/09/meclis-ve-hukumet-27-donemde-hayvanlari-gorecek-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jul 2018 08:30:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan eziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hükümet]]></category>
		<category><![CDATA[sokak hayvanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28527</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir yasama dönemini daha bitirdik. 65. hükûmet de geride bıraktığımız 26. yasama döneminde, sistematik olarak işkence gören, tecavüze uğrayan, öldürülen hayvanları görmezden gelmeyi seçti. Peki 27. dönemde meclis ve yeni hükûmet, hayvanları görecek mi, toplumsal taleplere cevap verecek mi?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/09/meclis-ve-hukumet-27-donemde-hayvanlari-gorecek-mi/">Meclis ve Hükûmet, 27. Dönemde, Hayvanları Görecek mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Haklara, yaşama saygı duyan milyonlarca Türkiyeli, hayvanlara yönelik suç işleyen faillere karşı caydırıcı cezaî yaptırımlar beklerken, meclis bir türlü harekete geçmek bilmedi. Mecliste, farklı siyasî partilerin, hayvan hakları konusundaki denetim ve yasama faaliyetleri, koca bir yasama dönemi boyunca gündeme bile gelemedi; soru önergelerinin çok büyük bir kısmı yanıtsız bırakıldı. Sapanca&#8217;da dört ayağı ve kuyruğu kesilen yavru köpeğin ardından, Deneye Hayır Platformu ve Başka Bir Hayat Diliyorum Derneği&#8217;nden hayvan hakları aktivisti arkadaşım Yağmur Özgür Güven&#8217;in açtığı imza kampanyasında, sadece birkaç günde 1 milyon imza toplandı. Siyasîler, işkence gördükten sonra yaşamını yitiren köpeğin ardından, yine sahnedeydi. Öyle bir kamuoyu tepkisi oluştu ki seçim öncesinde, hiç alışık olmadığımız manzaralara şahit olduk. Neredeyse tüm siyasî parti liderleri, bir anda hayvan hakları savunucusu kesildi; mitinglerden, Twitter hesaplarından hayvan hakları ve hayvanları koruma için çağrılar yapıldı. Ne kadar samimiydiler peki? Siyasîlerin hiçbirisini samimi bulmuyorum ama bu yazıda hükûmetin tutumuna odaklanacağım çünkü meclisteki çoğunluk Ak Parti&#8217;deydi. Mecliste nasıl hayvan haklarına sıra gelmediyse kısıtlı alana sahip olduğum bu yazıda da muhalefete sıra gelemedi&#8230;</p>
<p><strong>Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nin adaleti: İşkenceye, tecavüze 625 TL!</strong></p>
<p>Öncelikle, mevcut mevzuata ve duruma bakalım: Hayvanlara karşı suç işleyen faillere, 2004 yılında kabul edilen Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na göre sadece idarî para cezaları uygulanıyor. 2018&#8217;de hayvanlara işkenceye, tecavüze karşılık devletin belirlediği &#8220;bedel&#8221;, 625 TL. Beden, psikoloji üzerinde onarılmaz etkileri olan bu fiillere &#8220;bedel&#8221; biçilebilir mi? Bence biçilemez ama devlet biçiyor. Hayvanlara eziyet, tecavüz edenler, bize göre &#8220;fail&#8221; olsalar da devlete göre &#8220;kabahatli&#8221;. Hayvan işkencecileri; sahilde bira ya da kapalı alanda sigara içen, yere çöp atan kişiler ile hukuken aynı pozisyonda. Üstelik bu idarî para cezalarını ödemeyen failler, hiçbir yaptırım ile karşılaşmıyor. Hayvanlar, mevzuatın varlığına rağmen, hem belediyeler hem de işkenceciler, failler tarafından her gün öldürülmeye devam ediyor; biz ise bu failler ile bu cinnet toplumunda yaşamaya mahkûm ediliyoruz.</p>
<p><strong>Kamu İhale Kanunu &#8211; Hayvanları Koruma Kanunu: 186 &#8211; 0</strong></p>
<p>14 senedir bir kanunu değiştirmek, yasal olarak hayvanları gerçekten koruyacak adımlar atmak bu kadar zor olmamalıydı. Örneğin Kamu İhale Kanunu, yürürlüğe girdikten sonra, 187 ayda 186 kere değiştirildi. Neden değiştirildiğini tahmin ediyorsunuzdur, akçeli işler&#8230; İster istemez insanın aklına şu soru geliyor: Akçeli işler, yaşam hakkından, acıyı, stresi hisseden canlıların işkence görmesinden daha mı önemli? Evet, hükûmete göre akçeli işler daha önemli. Bunu, TBMM Genel Kurulu&#8217;nda müzakere edilerek kabul edilen kanun tasarı ve tekliflerine bakarak çok rahat görebiliyoruz.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28528" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1109.png" alt="" width="568" height="280" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1109.png 568w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1109-320x158.png 320w" sizes="(max-width: 568px) 100vw, 568px" /></p>
<p><strong>Parlamentoda hayvanlara sıra gelemedi mi?</strong></p>
<p>Bizler, tam 3 yasama dönemi boyunca, hayvanlara karşı suç işleyenlere caydırıcı, ertelemesiz hapis cezası talep ettik ve her dakika kötü muamele gören hayvanların hakları için mücadele ettik, çalmadığımız kapı kalmadı. Koca yasama dönemi biterken mecliste sıra, sonunda hayvanlara geldi ama nasıl geldi, biliyor musunuz? 26. yasama döneminin son günlerinde TBMM, Ankara&#8217;daki Atatürk Orman Çiftliği&#8217;nin (AOÇ) &#8220;hayvanat bahçesi&#8221; gibi amaçlar ile Ankara Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne kiralanmasını, devredilmesini tartıştı. AK Parti iktidarı ile artık geleneksel hâle gelen &#8220;torba yasa&#8221; şeklindeki bir teklifin kabulü ile AOÇ, 29 yıllığına Ankara Büyükşehir Belediyesi&#8217;ne devredilmiş oldu. AOÇ arazisi, hayvanat bahçesi gibi tesislerin inşası için büyükşehir belediyesi tarafından üçüncü kişilere de kiraya ya da işletmeye verilebilecek.  Hükûmet, bir yasama dönemi daha biterken, seçimler öncesinde bize müjde değil, hapishane haberi vermiş oldu. Sizce Türkiye&#8217;nin yeni hapishanelere ihtiyacı var mı? Hem insanlar hem de hayvanlar için hapishanelerin durumu içler acısı iken durum, &#8220;dışarıdaki&#8221;ler için de pek farksız değil; &#8220;açık hava hapishanesi&#8221;nde yaşıyoruz!</p>
<p><strong>Ak Parti&#8217;nin icraatı: 14 sene önce çıkarılıp uygulanmayan ve değiştirilmeyen kanun!</strong></p>
<p>14 sene önce Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nun kabul edilmesine önayak olan Ak Parti, ülkenin ulusal mevzuatına kattığı kendi yasasını kendi belediyelerine dahi uygulatamadı. Adına &#8220;bakımevi&#8221;, &#8220;rehabilitasyon merkezi&#8221;, &#8220;barınak&#8221; denilen toplama kamplarında yaşanan toplu ölümlerin, salgın hayvan hastalıklarının, açlık ve susuzluğun haddi hesabı yok! Ama bir devlet geleneği olarak, kamu görevlilerine cezasızlık var! Yüzyıllardır bu coğrafyada yaşamı paylaştığımız sokak hayvanları, her gün toplatılıyor, kaybediliyor, asla yaşamayacakları ıssız yerlere terk ediliyor. Kanun uygulanmadıktan, amacı ve lafzı ile çelişerek hayvanları ve haklarını koruyamadıktan sonra bundan bir icraat ya da başarı olarak bahsedilebilir mi? Bence bahsedilemez ama Ak Parti, seçim beyannamesinde bunu bir icraat olarak sundu.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28529" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1111.png" alt="" width="393" height="327" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1111.png 393w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1111-320x266.png 320w" sizes="(max-width: 393px) 100vw, 393px" /></p>
<p><strong>Büyük yalan: &#8220;Hayvana şiddete hapis cezası geliyor&#8221;</strong></p>
<p>26. yasama döneminde, Ak Parti hayvanlar için elle tutulur hiçbir şey yapmadı. Bu dönemde hükûmet hep nabız yokladı. Orman ve Su İşleri Bakanlığı, 24. dönemde TBMM Çevre Komisyonu&#8217;nda tartışılan ancak TBMM Genel Kurulu&#8217;na inip sonra kadük (hükümsüz) kalan ve hayvan hakları örgütlerinin tepkisini çeken yasa tasarısını tekrar gündeme getirdi. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, konu hayvanlara geldiğinde 24. dönemde komisyonda kabul edilen tasarıdan &#8220;hayvana şiddete hapis cezası geliyor&#8221; reklamları eşliğinde bahsedip dursa da Bakan&#8217;ın müjdelediği hapis cezası gelmek bilmedi. Basına ısmarlama haberler yaptırılmaya başlandığında ise biz de hayvan hakları örgütleri olarak hemen <u><a href="http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/188253-hayvan-haklari-orgutleri-bakanlik-taydi-sokak-hayvanlarina-dokunmayin">karşı atağa geçtik</a></u>. Oluşturulmak istenen algı ve yapılmak istenen manipülasyona karşılık olarak, Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nın tasarısının hayvanları korumaktan ziyade, zaten olmayan hayvan haklarını daha da esneteceğini topluma anlatmaya başladık. Tasarının en can alıcı aldatmacası, sokak hayvanları hakkındaydı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28530" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1113.png" alt="" width="593" height="440" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1113.png 593w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1113-320x237.png 320w" sizes="(max-width: 593px) 100vw, 593px" /></p>
<p><strong>Sokak hayvanlarına ömür boyu müebbet hapis istendi</strong></p>
<p>&#8220;Hayvana şiddete hapis cezası geliyor&#8221; diye tanıtılan tasarının en büyük hilesi, 24. dönemde tartışılarak kabul edilen komisyon metni ile tasarıya giren ve sokak hayvanlarının tecridini öngören maddeydi. Sokaklardan toplatılan hayvanlar, okul, ibadethane, hastane, çocuk oyun alanı &#8220;gibi&#8221;, toplumun yoğun olarak yaşadığı yerlere geri bırakılmayacaktı. Ben kentte, bu &#8220;gibi&#8221; yerlerin olmadığı alanlar bilmiyorum. Yani tasarıda, sokak hayvanlarına, toplama kampları layık görülmüştü. Yasa tasarısı yasalaşmadı ama niyetler fiilen gerçekleşti; devasa toplama kampları inşa edildi. Yürürlükteki kanuna göre sokak hayvanlarının alındıkları yere bırakılmaları zorunlu ama pratikteki uygulama böyle değil. Örneğin İBB&#8217;nin Sarıyer Kısırkaya&#8217;da inşa ettiği dev toplama kampı, Danıştay&#8217;da kesinleşen iptal kararı ile birçok yönden mevzuata aykırı olduğu tescillenmesine rağmen, İstanbul&#8217;un dört bir yanından köpekler toplanarak, sivil denetime kapalı olan ve kayıtları şeffaf olmayan, bu yasadışı tesise kapatılmaya devam ediliyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28531" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1114.png" alt="" width="450" height="432" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1114.png 450w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1114-320x307.png 320w" sizes="auto, (max-width: 450px) 100vw, 450px" /></p>
<p><strong>Adalet Bakanlığı&#8217;nın tasarısında da adalet yoktu: Tecavüze 2000 TL!</strong></p>
<p>Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nın tecrit tasarısı, sivil toplumun zamanında harekete geçmesi ve toplumsal muhalefeti örgütlemesi ile gündemden düşerken bu kez Adalet Bakanlığı&#8217;nın tasarısı gündeme geldi. Basında çıkan haberlerin başlığı yine aynıydı: &#8220;Hapis cezası geliyor&#8221;. Adalet Bakanlığı&#8217;nın, hukuk nosyonundan uzak bir şekilde hazırladığı tasarıda öngörülen hapis cezalarının pratikte bir geçerliliği yoktu. Tasarıyı hangi bürokratın, uzmanların hazırladığını bilmiyorum ama bu kişilerde vicdan olmadığını çok rahat söyleyebilirim. Çünkü tasarı, hayvanlara tecavüz eden faillere 2000 TL idarî para cezası öngörüyordu. İdarî para cezası olduğu için, tecavüzcü bu cezayı ödemediğinde başına bir şey gelmeyecek, adlî siciline hiçbir not düşülmeyecekti. Adalet Bakanlığı&#8217;nın adaleti de buydu…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28532" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1115.png" alt="" width="594" height="294" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1115.png 594w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1115-320x158.png 320w" sizes="auto, (max-width: 594px) 100vw, 594px" /></p>
<p><strong>Ak Parti vekillerinin &#8220;kayıp&#8221; yasama ve denetim faaliyetleri</strong></p>
<p>Her iki tasarının da hayvanların haklarını gözetmek bir yana, hayvanın bedenini, varlığını korumaktan çok uzaktı. Bu tasarıların haricinde, bu dönem parlamentoda olmayan, 26. dönem Ak Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk de bir yasa teklifi hazırlayarak TBMM Başkanlığı&#8217;na sunduğunu açıkladı. Teklife, TBMM&#8217;nin resmî internet sitesindeki kayıtlardan ulaşamadım ama Külünk&#8217;ün sosyal medya hesaplarından bir kısmını bularak inceledim. Külünk&#8217;ün teklifi, bakanlıkların rezil tasarılarından kuşkusuz daha iyiydi çünkü idarî para cezasından ziyade, adlî para cezası öngörüyordu; fiillerin &#8220;canavarca his&#8221; ile gerçekleştirilmesi durumunda ise faillere beş yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilecekti. Ancak Külünk&#8217;ün teklifinde de &#8220;hayvanla cinsel ilişki&#8221; diye geçen tecavüze karşılık olarak, 50 güne kadar adlî para cezası öngörülmüştü. Tecavüzün cezası olarak öngörülen 50 günlük adlî para cezasını, alt limitten hesapladığımızda 1000 TL ediyor. Bu da çok büyük ihtimalle cezanın ertelenmesi ile sonuçlanacaktı. Külünk&#8217;ün teklifinde muğlak şekilde yer alan, nasıl uygulanacağı belli olmayan &#8220;beş yıla kadar hapis cezası&#8221; ibaresi içimizi rahatlatmalı mıydı? Hayvana işkence, 14 senedir kendi yasasını uygulamayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;nın ve çoğu, hayvanlara karşı önyargılı olan ve bu tür soruşturmaları &#8220;angarya&#8221; olarak gören savcıların ne kadar derdinde olurdu? Yorumu size bırakıyorum…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28533" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1116.png" alt="" width="592" height="338" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1116.png 592w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1116-320x183.png 320w" sizes="auto, (max-width: 592px) 100vw, 592px" /></p>
<p>Bakanlıkların tasarısı, sivil toplumun büyük tepkisine neden olduktan sonra, bu kez kedi-köpek dostu iki vekilin, Ak Parti Eskişehir Milletvekili Emine Nur Günay ve 26. dönem Ak Parti Bursa Milletvekili Bennur Karaburun&#8217;un öncülüğünde hazırlanan, birçok Ak Parti milletvekilinin de imza sahibi olduğu bir meclis araştırma önergesinin TBMM Başkanlığı&#8217;na sunulduğunu basından öğrendik. Bu araştırma önergesi de &#8220;kayıp&#8221;tı; TBMM&#8217;nin dijital kayıtlarından önergeye ulaşılamıyordu. Önergeye, Bursa vekili Bennur Karaburun&#8217;un sosyal medya hesaplarından ulaşmıştım. Biz, Adalet Bakanlığı&#8217;nın tasarısını el altından elde ettikten sonra, 100&#8217;ü aşkın sivil toplum kuruluşu ile eleştiri, endişe ve önerilerimizi bir <u><a href="http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/193488-hayvan-koruma-kanunu-tasarisi-cezai-yaptirimdan-uzak">basın toplantısı ile açıklamıştık</a></u>. Önergede, bu görüşlerimizin neredeyse tamamına yer verilmişti ama bu &#8220;kayıp&#8221; araştırma önergesi de Ak Parti&#8217;nin hayvan hakları konusundaki tüm girişimleri gibi hayvanlar için hiçbir fayda sağlamadı; basında sadece bir günlük haber oldu.</p>
<p><strong>Hayvan hakları, kedi-köpekten ibaret değil!</strong></p>
<p>Bugüne kadar, iktidar vekilleri de muhalefet vekilleri de hayvan hakları deyince sokak hayvanlarından öteye gidemedi; hepsi, oldukça sığ bir bakış açısına sahipler. Ne vekillerin ne de bakanların, hayvan hakları ihlâllerine dair hiçbir şey bilmediklerine sürekli tanık olduk. Bu yazıda, hayvan hakları konusunda sınıfta kalan muhalefete sıra gelemediğinden, yine Ak Parti&#8217;nin icraatları üzerinden gitmek durumunda kalıyorum.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28534" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1117.png" alt="" width="590" height="333" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1117.png 590w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1117-320x181.png 320w" sizes="auto, (max-width: 590px) 100vw, 590px" /></p>
<p><strong>&#8220;Ucuz et&#8221; politikası: 975 bin hayvanın işkencesinden de Ak Parti sorumlu</strong></p>
<p>26. dönemde, sıra bir kez daha hayvanlara gelmişti ki Ak Parti, çok büyük bir hayvan hakları ihlâlinin altına imza attı. Canlı Hayvan ve Et İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması hakkındaki Bakanlar Kurulu kararı, Resmî Gazete&#8217;de 29 Temmuz 2017&#8217;de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu karara göre, Et ve Süt Kurumu&#8217;na sıfır gümrük vergisiyle 2018 sonuna kadar 500 bin canlı büyükbaş hayvan, 475 bin baş canlı koyun kontenjanı ayrıldı. Toplamda 975 bin canlı hayvan, acıyı, korkuyu, stresi çok yoğun şekilde yaşayan hayvanlar, okyanus ötesi ülkelerden Türkiye&#8217;ye taşınmaya devam ediyor. Hayvanların ne kadar vahim ve korkunç koşullarda Türkiye&#8217;ye taşındıkları, Brezilya&#8217;daki aktivistlerce görüntülenerek belgelendi. Bu ağır hayvan hakları ihlâli silsilesi, Brezilya mahkemeleri tarafından da sabit kılındı ancak bizim her türlü girişimimiz <u><a href="http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/194613-hayvan-haklari-savunuculari-mersin-deydi-canli-hayvan-ticareti-yasaklanmali">Türkiye&#8217;de hiçbir karşılık bulmadı</a></u>. 2018 sonuna kadar devam edecek olan bu ağır işkenceden, başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı olmak üzere kabinedeki Ak Partili bakanların hepsi sorumlu&#8230;</p>
<p>Siyasetçiler, hayvan haklarını sadece kedi-köpeğe indirgeyerek, hayatın her alanında sürekli zulüm gören hayvanların varlığını yok saydılar. Halbuki biz, 24. dönemde yunus parklarından hayvanlı sirklere, hayvanat bahçelerinden hayvan toplama kamplarına, hayvan deneylerinden petshoplara, mezbahalardan avcılığa kadar birçok konuyu TBMM&#8217;de tartışmış, hayvan haklarının kedi-köpekten ibaret olmadığını vurgulamıştık.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-28535" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1118.png" alt="" width="596" height="335" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1118.png 596w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/07/2018-07-09_1118-320x180.png 320w" sizes="auto, (max-width: 596px) 100vw, 596px" /></p>
<p><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan: (Hayvana işkenceye) &#8220;Müsamaha göstermemiz mümkün değil. Bizim için bu noktada bir insan ölümü neyse öyle bakıyoruz.&#8221; </strong></p>
<p>Gördüğü işkencenin ardından kolsuz, bacaksız, kuyruksuz kalan siyah yavru köpeğin hayatını kaybettikten sonra Cumhurbaşkanı ve hükûmet yetkilileri, hayvanlara yönelik işkenceye müsamaha gösterilemeyeceğini, seçimden sonraki ilk icraatlarının, hayvanlara karşı suç işleyenlerin hapis cezası ile yargılanmasının önündeki yasal engellerin kaldırılması olacağını ifade ettiler. Kanunî bir düzenlemeye gidileceğinden eminim çünkü toplumun, hayvanlara yönelik şiddete olan tepkisi görmezden gelinebilecek gibi değil artık. Sosyal medya sağ olsun&#8230;</p>
<p><strong>Kanunî düzenleme gelecek ama yine göstermelik mi olacak? </strong></p>
<p>1 Ekim&#8217;de parlamentonun açılmasından sonra, Erdoğan&#8217;ın, başbakanlık döneminde, Dolmabahçe&#8217;de hayvan hakları aktivistleri ve sanatçılara, tam 7 sene önce verdiği &#8220;hapis cezası&#8221; sözü tekrar gündeme gelecek. Ancak önemli olan, cezaların caydırıcı ve hayvan hakları ihlâllerini önleyecek, azaltacak nitelikte olması. Bugüne kadar bakanlıkların tasarıları, vekillerin teklifleri bizlere gösteriyor ki hükûmet, hayvan haklarının yakınına bile yaklaşmaya niyetli değil. Erdoğan&#8217;a göre, insan ölümü neyse hayvan ölümü de aynıymış ama özellikle şu son beş senede Türkiyeli insanların yaşadıklarını düşündüğümde, &#8220;Vay Türkiye&#8217;deki hayvanların hâline! Çekecek daha çok çileleri varmış&#8221; diyorum ister istemez!</p>
<p><strong>Erdoğan, hayvan hakları taahhütnamesini imzalamadı</strong></p>
<p>Geride bıraktığımız seçimler öncesinde, yaklaşık 250 sivil toplum örgütünün bir araya gelerek başlattığı &#8220;Hayvan Haklarını Yok Sayan Siyasîlere OY YOK&#8221; kampanyası kapsamında hazırlanan taahhütname, Cumhurbaşkanı adaylarına ve milletvekili adaylarının imzasına açıldı. &#8220;Hayvanların yaşam haklarını koşulsuz koruyacağıma söz veriyorum&#8221; şeklinde son bulan taahhütnameyi imzalamayan iki Cumhurbaşkanı adayından biri de Erdoğan&#8217;dı. Miting meydanlarından hayvan hakları savunuculuğuna soyunan Erdoğan, &#8220;OY YOK&#8221; kampanyası bileşeni yüzlerce sivil toplum örgütünü temsilen, İstanbul Sarıyer&#8217;deki son mitingine kendisi ile görüşmeye giden temsilciler ile görüşmeyi ve taahhütnameyi imzalamayı reddetti. Erdoğan&#8217;ın danışmanı, &#8220;Yasa zaten çıkacak, daha ne istiyorsunuz&#8221; diyerek temsilcileri eli boş gönderdi. Halbuki diğer 4 Cumhurbaşkanı adayı, temsilciler ile birebir görüşmüş ve taahhütnameyi imzalayarak söz vermişti.</p>
<p><strong>Sivil toplumsuz yasa, hayvanları asla koruyamaz!</strong></p>
<p>Erdoğan&#8217;ın danışmanının dediği gibi &#8220;yasa zaten çıkacak&#8221; ancak yasanın, tıpkı şu anda yürürlükte bulunan Hayvanları Koruma Kanunu gibi kâğıt üstünde kalmaması, hayvanları ve haklarını gerçekten koruyabilmesi için bu süreçte, sivil toplumun kilit aktör olduğu unutulmamalı. Kimse, sivil toplumun görüş ve önerilerinin dikkate alınmadığı bir yasama çalışmasından medet ummasın, ana akım medyanın ısmarlama haberlerine de inanmasın.</p>
<p>Bu dönem, hayvan hakları hakkında hiçbir bilgiye sahip olmamalarına rağmen, Ak Partili vekillerin eline, muhtemelen Cumhurbaşkanlığı&#8217;nda hazırlanacak olan bir tasarı tutuşturulacak ve bu tasarı kabul edilerek yürürlüğe girecek. Şimdiden Ak Partili vekilleri uyarmakta fayda var: Eğer ülkede ayyuka çıkmış hayvan tecavüzlerini, işkencelerini ve cinayetlerini gerçekten engellemek istiyorsanız bu yasa yapım sürecine sivil toplumu dâhil edin.</p>
<p>Erdoğan taahhütnameyi imzalamasa da son başbakan Binali Yıldırım, seçimden hemen önce taahhütnameyi imzalayarak hayvan hakları için söz verdi. Çok yakında TBMM Başkanı olarak göreve başlaması kuvvetle muhtemel olan Binali Yıldırım&#8217;a verdiği sözleri hatırlatmak da biz hayvan hakları savunucularının görevi olacak tabii ki.</p>
<p>Kendisine tekçi değil, çoğulcu; demokrasi sevdalısı, katılımcı diyen Ak Parti, sivil topluma &#8220;figüran&#8221;, &#8220;istenmeyen kişi&#8221; muamelesi yapıp hayvan hakları örgütlerini yasama sürecinin dışarısında bırakırsa kanun ne hayvanları ne de onların haklarını koruyacak. Türkiye&#8217;nin göstermelik mevzuat hanesine bir yenisi daha eklenecek ve tabii ki en önemlisi, hayvanlara yönelik şiddet de toplumsal şiddet de önlenememiş olacak.</p>
<p>Toplumsal infiali değil, hayvan hakları ihlâllerini önlemeyi amaçlayan bir yasa istiyoruz. Eğer çoğulcu ve katılımcı olan bir yasama süreci işletilmeyecekse yeni bir yasa istemiyoruz, kalsın!</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/07/09/meclis-ve-hukumet-27-donemde-hayvanlari-gorecek-mi/">Meclis ve Hükûmet, 27. Dönemde, Hayvanları Görecek mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvana şiddet, toplumsal bir mesele mi değil mi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/hayvana-siddet-toplumsal-bir-mesele-mi-degil-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Dec 2017 08:53:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan Orduevi]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan eziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[KİHAYKO Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=20663</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Asker olan fail, kediye büyük bir nefret ve öfkeyle saldırırken, orduevi nizamiyesindeki nöbetçi askerlerin faili engellememesi, işkenceyi seyretmesi de toplum olarak şiddeti ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. Şiddeti o kadar kanıksadık ki sokak ortasında şiddete maruz bırakılan ve çeşitli silahlarla öldürülen kadınları öldüren erkeklere bile müdahale etmez hale geldik.&#8221; Bu hafta, Erzincan Orduevi’nde yaşanan kediye işkence [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/hayvana-siddet-toplumsal-bir-mesele-mi-degil-mi/">Hayvana şiddet, toplumsal bir mesele mi değil mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Asker olan fail, kediye büyük bir nefret ve öfkeyle saldırırken, orduevi nizamiyesindeki nöbetçi askerlerin faili engellememesi, işkenceyi seyretmesi de toplum olarak şiddeti ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. Şiddeti o kadar kanıksadık ki sokak ortasında şiddete maruz bırakılan ve çeşitli silahlarla öldürülen kadınları öldüren erkeklere bile müdahale etmez hale geldik.&#8221;</strong><span id="more-21486"></span></p>
<p>Bu hafta, Erzincan Orduevi’nde yaşanan kediye işkence vakası tüm Türkiye’yi ayağa kaldırdı. Konu ne sosyal medyanın ne de basının gündeminden düştü. Orduevi kapısında yakaladığı yavru kediyi hunharca darp eden ve ölümüne sebep olan asker gözaltına alındı ve adlî kontrol kararı ile serbest bırakıldı çünkü yasalar böyle diyor&#8230; Basın aracılığıyla haberdar olduğumuz her işkence vakasından sonra, toplumsal tepki hemen kendiliğinden örgütleniyor ve toplum, kendi talebini yineliyor: Hayvana yönelik her türlü işkenceye caydırıcı hapis cezaları verilsin! Hayvan hakları savunucuları olarak, şiddetsiz bir toplum talebi bulunan tüm insanlarla, <strong>10 Aralık Pazar günü, saat 13.30’da Taksim’deki Galatasaray Lisesi önünde</strong> buluşuyoruz. Kendinizden başkalarının hakları, yaşamı sizin için değerliyse lütfen siz de gelin.</p>
<p>Sadece bu hafta yaşanan, hayvanlara yönelen şiddet haberlerini sıralayıp içinizi karartmak istemiyorum ama aldığımız korkunç haberlerin ardı arkası kesilmek bilmiyor. Hem Türkiye gündeminin sürekli değişken olması hem de bu toplumsal tepkinin oldukça uçucu olması nedeniyle, hükümet hayvana olan işkencenin, tecavüzün ve hayvan cinayetlerinin önlenmesi için toplumsal talepleri görüp bunu karşılamak için adım atmamakta direniyor. Hayvanlara karşı işlenen suçların Türk Ceza Kanunu kapsamına alınmasını talep eden iki ayrı grup var ve sayıları milyonları buluyor. Birinci grup, yani biz hayvan hakları savunucuları, hissedebilen, duyarlı olan, kısacası bizlerden hiçbir farkı olmayan hayvanlara hiçbir şekilde kötü muamele edilmesini istemiyoruz. Artış gösteren toplumsal şiddet, en savunmasız durumda olan ve yaşam hakları yasa ile güvence altına ısrarla alınmak istenmeyen hayvanları birincil derecede hedef alıyor. İkinci grup ise, “bugün hayvana bunu yapan, yarın insana yapacaktır” argümanı ile yola çıkıp tecavüzcüler, işkenceciler, en ufak bir olayda dahi tepkisini şiddet olarak dışavuran kişilerle yaşamak istemediklerini söylüyor ve haklılar da.</p>
<p>Peki, milyonlarca vatandaşın böyle bir talebi varken ve her gün akla hayale sığmayacak korkunç hayvan hakları ihlâlleri yaşanırken hükûmet neden bunu görmezden geliyor? En son Erzincan’da, işkenceci failin “<em>nişanlımdan ayrıldım, alkol almıştım, yaptıklarımı hatırlamıyorum, ben de hayvanseverim</em>” şeklinde ifadesi ile daha da öfkelendiğimiz kedi cinayeti vakası, Türkiye’nin nasıl bir cinnet toplumuna dönüştüğünün bir kanıtı bence. Asker olan fail, kediye büyük bir nefret ve öfkeyle saldırırken, orduevi nizamiyesindeki nöbetçi askerlerin faili engellememesi, işkenceyi seyretmesi de toplum olarak şiddeti ne kadar kanıksadığımızı gösteriyor. Şiddeti o kadar kanıksadık ki sokak ortasında şiddete maruz bırakılan ve çeşitli silahlarla öldürülen kadınları öldüren erkeklere bile müdahale etmez hale geldik.</p>
<h4>&#8220;Ülke şiddetten, öfkeden, nefretten kırılırken, insanlar birbirini sudan sebepler ile öldürürken, minicik bir yavru kediye “stres topu” muamelesi yapılıp türlü işkenceler yapılırken parlamentonun, “torba yasa” kapsamında Yunus Emre Vakfı’nın mütevelli heyetinde ya da bir üniversitenin isminin değişikliğini tartışması gibi bir lüksü olamaz, olmamalı.&#8221;</h4>
<p><strong>Ülke şiddetten, öfkeden, nefretten kırılırken TBMM’nin gündemi: Yunus Emre Vakfı’nın mütevelli heyetinde değişiklik yapılması&#8230;</strong></p>
<p>Milyonlarca insan, sosyal medya aracılığı ile, parlamenterlere, bakanlara, başbakana, cumhurbaşkanına yazdıkları mektuplar, gönderdikleri e-postalar ile, “şiddetsiz toplum” talebini dile getirirken yasa koyucular, parlamento ne yapıyor peki? Parlamento, birkaç gün önce yeni bir kanun teklifini müzakere etti ve kabul ederek yasalaşmasını sağladı. Parlamento tabii ki yasa tekliflerini görüşecek ve kabul edecek. Ancak TBMM, öylesine toplumdan kopuk bir duruma gelmiş durumda ki toplumsal talepleri kolayca yok sayıyor; bu toplumsal talepleri dillendirmeye çalışan muhalefet ise sanki yok hükmünde&#8230; Ülke şiddetten, öfkeden, nefretten kırılırken, insanlar birbirini sudan sebepler ile öldürürken, minicik bir yavru kediye “stres topu” muamelesi yapılıp türlü işkenceler yapılırken parlamentonun, “torba yasa” kapsamında Yunus Emre Vakfı’nın mütevelli heyetinde ya da bir üniversitenin isminin değişikliğini tartışması gibi bir lüksü olamaz, olmamalı&#8230;</p>
<p>Ama uyarayım; toplum olarak içinde bulunduğumuz durumu analiz etmek için uzman olmanıza gerek yok: Bu şiddet sarmalı, toplumsal şiddet, önlem alınmazsa tüm Türkiye’yi yutacak. Bu tespitimizi açık bir çağrı ile siyasî parti fark etmeksizin tüm parlamenterlere de yaptık. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) olarak yaptığımız açık çağrıda parlamenterlere şunu dedik: <em>Artık &#8220;yarın çok geç olmadan önlem alın&#8221; diyemiyoruz çünkü artık çok geç oldu! Biz bu cinnet hâlinden endişeleniyoruz, siz de endişelenin!</em> Bu gidişattan endişelenmeyen parlamenter, ya bu ülkede yaşamıyordur ya da cinnet toplumunda her gün yaşadığımız toplumsal şiddeti zerre kadar önemsemiyordur. Bir takım parlamenterlerler, imkânlarıyla, toplumdan kopuk yaşantıları, alakasız gündemleri ile kendilerini “gerçek hayat”tan soyutlayabilir ancak bu toplumda yaşayan her birey, bu şiddet sarmalından fazlasıyla nasibini alıyor. Ülkemizde “yan baktın” cinayetleri işlenirken parlamenterler neyi bekliyor? Şiddetin doğrudan mağduru olmayı mı?..</p>
<h4> &#8220;Sokak ortasında oynayan bir çocuğun kaçırılması ile yıllardır bizimle aynı sokakta yaşayan sokak köpeğinin kuytu bir köşede uyurken belediye ekiplerince üstüne çullanılarak kaçırılması, yerlerde sürüklenmesinin arasında hiçbir fark yok. &#8220;</h4>
<p><strong>Binlerce hayvan işkence gördü ama 2016’da sadece 229 kişiye ceza kesildi</strong></p>
<p>Herkese çok basit bir soru sormak istiyorum: <strong>Canı yanan bir canlıya işkence ya da tecavüz etmenin bedeli 546 TL olabilir mi?</strong> Öyle bir noktadayız ki hayvanlara hunharca işkence eden, tecavüz eden kişilerle her gün aynı ortamlarda bulunuyoruz. Hayvana kötü muamele ettikleri gerekçesiyle 2016’da kimlikleri tespit edilerek idarî para cezası kesilen şahıs sayısı sadece 229. Bu sistemde failler tespit dahi edilemiyor. Böyle bir toplumda yaşamak istiyor musunuz? Ben istemiyorum!</p>
<p>Öte yandan, toplumsal şiddet ve istismar örneklerinde, özneler değişiyor ancak yaşanan acı, çaresizlik, hak gasbı değişmiyor. Sokak ortasında oynayan bir çocuğun kaçırılması ile yıllardır bizimle aynı sokakta yaşayan sokak köpeğinin kuytu bir köşede uyurken belediye ekiplerince üstüne çullanılarak kaçırılması, yerlerde sürüklenmesinin arasında hiçbir fark yok. Antalya’da bir huzurevindeki yaşlıların, hastaların bakımlarının ihmal edilmesi, bedenlerinin canlı canlı karıncalar tarafından yenilmesine izin verilmesi ile belediyenin hayvan toplama kamplarında, “hasta hayvan” ihbarı ile sokaktan alınıp kuytu bir köşede, kutunun içinde hayvanların ölüme terk edilmesinin arasında hiçbir fark yok. Bunları çok normalleştirdiysek ya da kapalı kapılar ardındaki hak ihlâlleri bizi ilgilendirmiyorsa toplumda da ciddi bir problem var demektir. Ayrıca bu olup bitenlere vatandaş olarak müdahil olamıyorsak, “adlî ve idarî soruşturma başlatıldı” denilip vakaların üstü hemen kapatılıyorsa ve biz bunların akıbetini öğrenemiyorsak devletin işleyişinde de bir sıkıntı var demektir ve bu anlayışın ne insanı ne hayvanı ne de ağacı yaşatamayacağı çok açık!</p>
<p>Bir kez daha söylüyorum: Rahatsız olun, endişelenin. Hiçbir şeyden habersiz, savunmasız, sokakta binbir zorlukla yemek bulabilmek için yaşam savaşı veren minicik yavru kedinin işkence ile öldürülmesi sizi rahatsız etsin. Toplumsal taleplerimize kulak tıkayan, taleplerimizden uzak ve hayvanların aleyhinde bir yasa tasarısı hazırlayıp hayvana şiddetin etkin bir şekilde önlenmesi konusunda biz STK’leri altı senedir oyalayan parlamenterlerin vurdumduymazlığı sizin de sorununuz olsun. Çünkü sadece bizlerin, hayvan hakları savunucularının değil, farklı toplumsal mücadelelerin de talepleri dikkate alınmıyor. Yaşadığımız toplumsal travmalar, her gün tanık olduğumuz toplumsal şiddet dikkate alınmak zorunda, önlem alınmaması hâlinde toplumdaki kutuplaşma, nefret ve linç kültürünün önü de alınamayacak. Devlet ve hükûmet görmemekte ısrarcı olsa da toplumsal bir çöküş yaşadığımız ortada.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-20664" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/12/siide.png" alt="" width="1024" height="512" /></p>
<h4>&#8220;Şimdi bir kez daha, bunun, son eylemimiz olması umudu ile tekrar bir araya geliyoruz. <strong>10 Aralık</strong> Dünya Hayvan Hakları Günü’nde, <strong>Pazar günü, saat 13.30’da Taksim’deki Galatasaray Lisesi önünde </strong>buluşup toplumun en savunmasızı olan, doğuştan gelen hakları ısrarla kabul edilmeyen hayvanlar için tepkimizi bir kez dile getiriyor, failler arasında vatandaş-belediye başkanı, görevlisi ayrımı yapılmadan ertelemesiz hapis cezası talebimizi yineliyoruz.&#8221;</h4>
<p><strong>Ertelemesiz hapis cezası talebimizi yineleyeceğiz</strong></p>
<p>Hayvan hakları savunucuları olarak, milletvekilleri, bakanlar, başbakan ile defalarca görüştük; sayısız eylem yaptık, denemediğimiz yöntem kalmadı, parlamentoda ve bürokrasi düzeyinde defalarca toplantı yaptık. Her defasında vaatler verilip içinde olduğumuz yasama döneminde, hayvanları gerçekten koruyacak bir yasa tasarısının kabul edileceği bizlere söylendi ama Türkiye’de standart olan o politikacı tavrı hiç değişmedi. Bu kadar çabaya, tepkiye karşı, karşınızda taş olsa taş çatlar. Karşımızda sanki bir duvar var. Şimdi bir kez daha, bunun, son eylemimiz olması umudu ile tekrar bir araya geliyoruz. <strong>10 Aralık</strong> Dünya Hayvan Hakları Günü’nde, <strong>Pazar günü, saat 13.30’da Taksim’deki Galatasaray Lisesi önünde </strong>buluşup toplumun en savunmasızı olan, doğuştan gelen hakları ısrarla kabul edilmeyen hayvanlar için tepkimizi bir kez dile getiriyor, failler arasında vatandaş-belediye başkanı, görevlisi ayrımı yapılmadan ertelemesiz hapis cezası talebimizi yineliyoruz.</p>
<h4>&#8220;Eyleme müdahale olabileceği endişesiyle gelmemezlik etmeyin çünkü KİHAYKO Derneği eyleme dair gerekli izni aldı.&#8221;</h4>
<p><strong>Şiddetsiz bir toplumda yaşamak istiyorsanız eyleme siz de gelin</strong></p>
<p>Hayvan hakları ile ilgilenmeyebilirsiniz, ancak şiddetsiz bir toplum hayaliniz, arzunuz var ise düzenleyeceğimiz eyleme siz de gelin. Eyleme müdahale olabileceği endişesiyle gelmemezlik etmeyin çünkü KİHAYKO Derneği eyleme dair gerekli izni aldı.</p>
<p>Erzincan’da gözaltına alındıktan sonra yasalar gereği salıverilmek zorunda kalınan işkencecinin katlettiği yavru kediyi unutmamak, unutturmamak ve bu yavru kedi gibi her gün yüzlercesi, gözden ırak yerlerde, öfke patlaması yaşayan insanlar tarafından öldürülen, belediyelerce zehirlenen ve ölüme mahkûm edilen, çaresiz hayvanları gerçekten koruyacak bir yasa ve şiddetsiz bir toplumda yaşama talebimizi hep birlikte haykıralım. Bu şiddet sarmalında, cinnet toplumunda yaşamak zorunda değiliz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/12/07/hayvana-siddet-toplumsal-bir-mesele-mi-degil-mi/">Hayvana şiddet, toplumsal bir mesele mi değil mi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşil Düşünce Derneği’nden “Endüstriyel Hayvancılık, Hayvan Hakları ve Kampanya Örnekleri” atölyesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/13/yesil-dusunce-derneginden-endustriyel-hayvancilik-hayvan-haklari-kampanya-ornekleri-atolyesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Oct 2017 11:36:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Endüstriyel Hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[felsefi kuramlar]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan eziyeti]]></category>
		<category><![CDATA[hayvancılık]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Düşünce Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19224</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeşil Düşünce Derneği, Endüstriyel hayvancılıktaki koşullar, hayvan eziyeti, felsefi kuramlar, vejetaryen-vegan beslenme, hayvancılık ve çevre ilişkisi, aktivizm imkanlarındaki kısıtlamalar ve sonuç verecek fırsatlar, çevreci siyaset/eylemler için öneriler sunacağı bir atölye düzenliyor. Sunumu Engin Arıkan yapacak. Tarih: 26 Ekim 2017 Mekan: Yeşil Düşünce Derneği, Vişnezade Mahallesi, Şair Nedim Caddesi, No:27, Beşiktaş, İstanbul Buradan detaylı bilgiye ulaşabilir, buradan da kayıt yaptırabilirsiniz. Kaynak: siviltoplum.la</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/13/yesil-dusunce-derneginden-endustriyel-hayvancilik-hayvan-haklari-kampanya-ornekleri-atolyesi/">Yeşil Düşünce Derneği’nden “Endüstriyel Hayvancılık, Hayvan Hakları ve Kampanya Örnekleri” atölyesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.yesildusunce.org/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yeşil Düşünce Derneği</a>, Endüstriyel hayvancılıktaki koşullar, hayvan eziyeti, felsefi kuramlar, vejetaryen-vegan beslenme, hayvancılık ve çevre ilişkisi, aktivizm imkanlarındaki kısıtlamalar ve sonuç verecek fırsatlar, çevreci siyaset/eylemler için öneriler sunacağı bir atölye düzenliyor. Sunumu <strong>Engin Arıkan</strong> yapacak.</p>
<p><strong>Tarih:</strong> 26 Ekim 2017<br />
<strong>Mekan:</strong> Yeşil Düşünce Derneği, Vişnezade Mahallesi, Şair Nedim Caddesi, No:27, Beşiktaş, İstanbul</p>
<p><a href="https://www.facebook.com/events/100570504038719/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Buradan</a> detaylı bilgiye ulaşabilir, <a href="https://goo.gl/EW7RjU" target="_blank" rel="noopener noreferrer">buradan</a> da kayıt yaptırabilirsiniz.</p>
<p>Kaynak:<a href="http://siviltoplum.la/cevre-ve-ekoloji/yesil-dusunce-derneginden-endustriyel-hayvancilik-hayvan-haklari-ve-kampanya-ornekleri-atolyesi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> siviltoplum.la</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/10/13/yesil-dusunce-derneginden-endustriyel-hayvancilik-hayvan-haklari-kampanya-ornekleri-atolyesi/">Yeşil Düşünce Derneği’nden “Endüstriyel Hayvancılık, Hayvan Hakları ve Kampanya Örnekleri” atölyesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
