<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>halkların köprüsü derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/halklarin-koprusu-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/halklarin-koprusu-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 18 Dec 2021 09:12:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>halkların köprüsü derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/halklarin-koprusu-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Uluslararası Hukuk Sığınmacıların Haklarının da Korunmasını Gerektirir&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/18/uluslararasi-hukuk-siginmacilarin-haklarinin-da-korunmasini-gerektirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursen Aslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Dec 2021 09:12:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Köprüsü Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Göçmenler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[göç hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[iltica]]></category>
		<category><![CDATA[sığınmacı]]></category>
		<category><![CDATA[Üstün Reinart]]></category>
		<category><![CDATA[yasadışı göçmen]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76982</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Son zamanlarda sık kullanılan ‘düzensiz göçmen’ yahut Avrupa basınında sık karşılaştığım ‘yasadışı göçmen’ sözü var. Bu beni çok rahatsız eden bir söz çünkü iltica hakkını tanımamak için kullanılan bir terim. Sığınmacı yahut mülteci olması gereken insanlara yasa dışı göçmen deyip onları suçlu gösterme eğilimini ifade ediyor.' 18 Aralık Dünya Göçmenler Günü dolayısıyla Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Üstün Reinart ile mülteci, sığınmacı ve göçmen kavramları, Türkiye ve dünyada göç hareketleri sonucu statü, statüsüzlük durumlarına dair konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/18/uluslararasi-hukuk-siginmacilarin-haklarinin-da-korunmasini-gerektirir/">&#8216;Uluslararası Hukuk Sığınmacıların Haklarının da Korunmasını Gerektirir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Sizi tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-76983 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ustun-reinart-640x645.jpeg" alt="Üstün Reinart" width="289" height="291" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ustun-reinart-640x645.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ustun-reinart-160x160.jpeg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/ustun-reinart.jpeg 945w" sizes="(max-width: 289px) 100vw, 289px" />Üniversite yıllarım ve çalışma hayatımın büyük bir kısmı Kanada’da geçti. Kanada radyo ve televizyon kurumu Canadian Broadcasting Corporation’da muhabir, belgesel yapımcısı ve sunucu olarak çalıştım. O yıllarda Kanada’nın yerli halklarının politikalarıyla yakından ilgilendim (yanlış bir söylemle Kızılderili denen halklar). Dene halkının 50’lerde zorla topraklarından koparılıp bir kasabaya yerleştirilmesinin, o zoraki göçün sonucunda ortaya çıkan felaketin hikayesini anlatan bir sözlü tarih çalışması yaptım.  Night Spirits (Gece Ruhları) adındaki bu kitap hala Kanada üniversitelerinin Yerli Çalışmaları bölümlerinde ders kitabı olarak kullanılıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’ye döndüm ve ODTÜ’de Modern Diller Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olarak çalıştım. 2003’te, Bergama köylülerinin Ovacık altın işletmesine direnişlerini kendi ağızlarından anlatan Biz Toprağı Biliriz adlı kitabım yayınlandı. </span><span style="font-weight: 400;">Annemleri kaybedince Ankara’dan ayrıldım. 2017 yılından beri İzmir’de faal olan Halkların Köprüsü Derneği’nin üyesi ve gönüllüsüyüm; 2019’ un Eylül ayından beri derneğin başkanıyım.</span></p>
<p><b>Bugün 18 Aralık Dünya Göçmenler Günü, kavramsal olarak çok tartışılan, mülteci, sığınmacı ve göçmen tanımları üzerinden göç nedenine bağlı olarak farklılaşan statülerden kısaca söz edebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mülteci, sığınmacı ve göçmen, pek iyi anlaşılmayan, bazen de kötü niyetle yanlış kullanılan kavramlar. </span><span style="font-weight: 400;">Mülteci, 1951’de Cenevre’de imzalanan uluslararası sözleşmeye göre yaşadığı yerde ırkı, politik görüşleri, dini yüzünden hayatı ve güvenliği tehlikede olanlara tanınan hakla başka bir ülkede yaşayan kişiler için kullanılır.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye o anlaşmayı bir çekinceyle imzalamış olduğu için Avrupa dışından, Ortadoğu’dan gelenlere mülteci statüsü vermiyor. </span><span style="font-weight: 400;">Sığınmacı, Türkiye’de birçok kişinin içinde bulunduğu durum; mültecilik için başvurmuş, korunmaya ihtiyacı olan ama daha resmi statüsü olmayan kişiler yahut ‘geçici koruma’ statüsü almış kişiler olabilir. Uluslararası hukuk sığınmacıların haklarının da korunmasını gerektirir.  (Ne yazık ki bu hukuk kuralı dünyanın bir çok yerinde artık ihlal ediliyor). </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Göçmen ise herhangi bir nedenle kendi ülkesinden başka bir ülkede yaşayan kişi olabilir. Eğitim için yahut ekonomik amaçlarla başka bir ülkede yaşamayı seçen kişi göçmendir.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye orta sınıfının gençleri akın akın Avrupa’ya, Kanada’ya gidiyorlar orada üniversiteye gidiyor, iş buluyorlar ya, onlar göçmen oluyorlar. Ben de uzun yıllar Kanada’da göçmendim. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de son zamanlarda sık kullanılan ‘düzensiz göçmen’ yahut Avrupa basınında sık karşılaştığım ‘yasadışı göçmen’ sözü var. Bu beni çok rahatsız eden bir söz çünkü iltica hakkını tanımamak için kullanılan bir terim.  Sığınmacı yahut mülteci olması gereken insanlara yasa dışı göçmen deyip onları suçlu gösterme eğilimini ifade ediyor.</span></p>
<p><b>Farklı haklar tanıyan statülere bağlı olarak özellikle Avrupa Konseyi ülkeler dışından zorunlu göç nedenleriyle gelmiş kişilerin Türkiye&#8217;deki durumları hakkında neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Konseyi ülkelerinin dışından gelmiş mülteci statüsüne ihtiyacı olan insanların çoğu ya Türkiye’nin AB ile anlaşmaları kapsamında ‘geçici koruma’ statüsünde ya da hiç bir statüsü yok. Sığınma başvurusu yapmış ve beklemede olanlar var.  Bu insanların büyük çoğunluğu süregiden bir belirsizlik içinde yaşıyorlar.  Geri dönebilecekleri bir yer olmadığı halde geri gönderilme korkusu – tehdidi her zaman var.</span></p>
<p><b>Haklara ve hizmetlere erişimin mümkün olabilmesi ve insan onuruna yakışır bir yaşam sürülebilmesi için statünün önemine dair neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haklara ve hizmetlere erişim ancak girişler düzenlenir, şeffaf süreçler belirlenir, insanlara net bir statü verilirse mümkün olabilir.  Hakları koruyan, insan onurunu koruyan yeni bir uluslararası mutabakat gerekiyor. Şeffaf başvuru mercileri olmalı.  Bu olmayınca haklara ve hizmetlere erişim de güvensizliklerle belirsizliklerle, hatta imkansızlıklarla dolu oluyor.  İçinde yaşadıkları topluma uyum programları olmalı ki mülteciler ayrımcılıkla, nefretle karşılaşmasın.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrımcılık, nefret demişken eklemek istediğim önemli bir konu şu; ne yazık ki mülteciler artık dünyanın birçok yerinde yaşamın her alanında; barınmada, eğitimde, çalışmada, sağlık hizmetlerine erişimde ayrımcılıkla, hatta nefretle karşılaşıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Suçlu muamelesi görüyor, tutuklu kalıyor, sınırlardan geri itilirken ölüme itildikleri oluyor. </span><span style="font-weight: 400;">Çalışma izni verilmeyince yeraltı ekonomisi yaygınlaşıyor, mülteciler günümüzün köleleri olarak ucuz işgücü oluşturuyorlar.  Toplumda ekonomik kaygılar artarken bu bile onlara karşı nefreti körüklüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sınırlara duvarlar örüldükçe insan kaçakçılığı daha çok gelişiyor, yollarda ölümler artıyor.  Şu anda Polonya Belarusya sınırında binlerce Ortadoğu’lu mülteci aç, susuz, soğukta bekleşiyor.  15’ten çok ölüm olduğunu öğreniyoruz.  Korkunç.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/18/uluslararasi-hukuk-siginmacilarin-haklarinin-da-korunmasini-gerektirir/">&#8216;Uluslararası Hukuk Sığınmacıların Haklarının da Korunmasını Gerektirir&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’deki STK’lardan çağrı: Mültecilik Suç Değildir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/01/izmirdeki-stklardan-cagri-multecilik-suc-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 12:55:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Halkların Köprüsü Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[Yusuf Ak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41166</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de mülteci ve insan hakları alanında çalışan dernekler ve emek ve demokrasi güçleri yaptıkları ortak açıklama ile sınır dışı uygulamalarının son bulmasını ve mültecilik statüsünün verilmesini istedi. Alsancak Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde yapılan açıklamada ‘Mültecilik Suç Değildir’ pankartı açıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/01/izmirdeki-stklardan-cagri-multecilik-suc-degildir/">İzmir’deki STK’lardan çağrı: Mültecilik Suç Değildir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hükümetin yakın zamanda İstanbul’da uyguladığı mülteci politikalarına İzmir’deki sivil toplum kuruluşların da tepki geldi. Halkların Köprüsü Derneği, Mülteci-Der, İzmir’de Suriyeli Mültecilerle Dayanışma Derneği, Konak Kent Konseyi, Konak Mülteci Meclisi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), İnsan Hakları Derneği (İHD), İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, İzmir Tabip Odası, Genç LGBTİ Derneği, Irkçılığa Dur De Girişimi, İzmir Müzisyenler Derneği ve Hak İnisiyatifi Derneği ortak basın açıklaması gerçekleştirdi.</span></p>
<p><b>‘Mültecilere Göz Dağı Veriliyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-41168 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/izm_multeci_aciklama-1-640x428.jpg" alt="" width="401" height="268" />Basın metnini okuyan Halkların Köprüsü Derneği Yöneticisi Yusuf Ak, İstanbul Valiliği’nin açıklamasına değinerek “İstanbul Valiliği’nin sadece İstanbul’da yaşayan Suriyeli mültecileri hedef alarak yaptığı açıklama ise; Mültecilerin artık iç politikanın da doğrudan konusu olduğunu göstermiştir. Bu açıklamanın yapıldığı günlerde de basına, Suriyeli mültecilerin herhangi bir kaydı olmadığı veya gönüllü olma gibi gerekçelerle Suriye’ye geri gönderildiklerine dair haberleri düşmeye başlamıştır. Bu haberler bir şekilde geri gönderileceğine dair ‘mevzuatla ilgili herhangi bir sıkıntısı olmayan’ mültecilere de bir gözdağı niteliğindedir” dedi.</span></p>
<p><b>‘Valilik, Polis Marifeti İle Suriyeli Mülteci Avına Mı Çıkacak?’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul Valiliği’nin açıklaması beraberinde pek çok soruyu akla getirdiğini belirten Ak ‘Bu tarihten sonra ne olacaktır?’, ‘Valilik, polis marifeti ile Suriyeli mülteci avına mı çıkacaktır?’ ‘Vatandaşlardan Suriyeli mültecileri, onların evlerini, dükkanlarını, iş yerlerini ihbar etmeleri mi istenecektir?’ ve  ‘İstanbul Valiliği gibi bir kurumun son dönemde ortaya çıkan gerilim dalgasına rağmen, hem de tarih belirterek yaptığı bu açıklama sonrasında birilerinin kendisine vazife çıkararak Suriyeli mültecilere karşı sonuçları öngörülemez eylemlere de girişebileceği hiç mi akla getirilmemiştir?’, ‘İstanbul’dan başka illere sevk edilecek Suriyeli mülteciler için ne gibi bir planlama yapılmıştır?’, ‘Suriyeli mültecilerin hangi koşullarda İstanbul’dan çıkarılması planlanmaktadır?’ ve ‘Geri gönderilecekleri illerdeki koşullar nelerdir, varsa iyileştirmeler yapılmış mıdır?’ sorularını sordu.</span></p>
<p><b>‘Muhalefet Toplumsal Barış Adına Adımlar Atmalı’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muhalefet partilerine de görev düştüğünü ifade eden Ak “Muhalefetin görevi; Hükümetin mülteci politikaları ile ortaya çıkan olumsuzlukların insani ve evrensel değer ve haklarla giderilmesi için hükümeti uyarmak, gerekirse hükümete baskı yapmaktır. Kazandıkları yerel yönetimlerde mültecilerin insan onuruna yakışır şekilde yaşamaları için çalışmalar yapmaları, her türlü ayrımcılığa karşı örnek yaklaşımlar sergilemeleri gerekmektedir. Mülteci politikalarının olumsuz sonuçlarına bakarak; Mültecilere karşı nefret söylemi ve ırkçı söylemler, politikalar üretmek muhalefetin görevi olamaz!. Mecliste grubu bulunan muhalefet partilerinin, bu konuda hükümeti izlemelerini ve baskı oluşturmalarını, toplumsal barış ve huzuru yaratacak adımlar atmalarını bekliyoruz” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">20 Ağustos itibariyle Suriyeli mültecilere karşı ortaya çıkacak olası saldırıların birinci derece sorumlusu İstanbul Valiliği ve bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı olacağını dile getiren Ak, İstanbul Valiliği’nin yaptığı açıklamayı derhal geri çekmesini ve geri gönderme uygulamalarına son verilmelisini istedi.</span></p>
<p><b>Sivil toplum kuruluşlarının talepleri şu şekilde sıralanıyor:</b></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Sınır dışı etme uygulamaları durdurulsun.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Kimliksiz olanlara mevzuata göre kayıt işlemleri yapılarak kimlikleri verilsin.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Dini, ırkı, milliyeti, belirli bir toplumsal gruba üyeliği veya siyasi düşünceleri nedeniyle zulüm gören veya göreceği endişesi ile ülkelerinden kaçıp Türkiye’ye gelen bireylere; Evrensel hukuk ilkeleri gözetilerek ayrımcılık yapmadan mültecilik statüsü verilsin.</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Mültecilerin yaşam, barınma, sağlık, eğitim haklarına erişimi iyileştirilsin, erişimdeki kısıtlamalar kaldırılsın</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/01/izmirdeki-stklardan-cagri-multecilik-suc-degildir/">İzmir’deki STK’lardan çağrı: Mültecilik Suç Değildir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mülteciler Neden Hedefte?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/02/multeciler-neden-hedefte/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Aug 2018 07:59:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Göç - Mülteci Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Mülteci-Der]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Konak Mülteci Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29303</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’de mültecilere yönelik artan saldırıların ve linç girişimlerinin ardından Konak Mülteci Merkezi  yeni açtığı merkez binasında ‘Suriyeli Mülteciler neden hedefte’ konulu bir söyleşi düzenledi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/02/multeciler-neden-hedefte/">Mülteciler Neden Hedefte?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Konak Mülteci Merkezi&#8217;nde düzenlenen &#8216;Mülteciler Neden Hedefte&#8217; başlıklı konferansta, mültecilere yönelik artan tepkiler konuşuldu. Mülteci-der’den Nursen Aslan Halkların Köprüsü Derneği’nden Yıldırım Şahin ve Konak Mülteci Meclisi’nden Deysem Siti’nin konuşmacı olarak katıldığı söyleşinin ardından moderatör Cavidan Soykan ile son dönemde artan mülteci karşıtlığını konuştuk.</b></p>
<p><b>Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> 7 Şubat 2017 tarihine kadar Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde insan hakları dersi veriyordum. Aynı tarihte yayınlanan OHAL KHK’sı ile barış imzacısı olmam nedeniyle bu görevimden ihraç edildim. Lisans ve yüksek lisansım siyaset bilimi alanından. 2015’te Essex Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde tamamladığım doktora tezim bir hukuk sosyolojisi çalışmasıydı. Türkiye’nin sığınma sistemini, farklı şehirlerde yaşayan veya yaşamak zorunda olan farklı menşe ülkelerden sığınmacı ve göçmenlerin hukuk sistemiyle kurduğu ilişki üzerinden analiz etmiştim. Çalışmam sonucunda; sınıfın, etnik kökenin, dilin, cinsiyet kimliğinin, dinin, yaşın ve mekanın sığınma sistemi içerisinde başvurucunun farklı şekillerde ayrımcılığa uğramasında etkili olduğunu tespit ettim. Tez kapsamında aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan günümüze göç politikalarını ve yine bu çerçevede 2013 yılında Meclis’te kabul edilen Türkiye’nin ilk iltica yasası Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nu ayrıntılı bir şekilde inceleme fırsatı buldum. 2008 tarihinde tezimin saha çalışması ile başlayan Türkiye’deki göçmen ve sığınmacılarla yürüttüğüm çalışmalarım halen devam ediyor. Bu yıl UN Women destekli bir proje kapsamında Antakya ve Mersin’de Suriyeli kadın mültecilerle, Türkiye’de sahip oldukları yasal hakları ve şiddet karşıtı başvuru mekanizmalarını konuştuğumuz atölye çalışmalarına katıldım ve Suriyeli kadın mültecilerle çalışan STKlar için hazırlanan bir el kitabına katkıda bulundum. </span></p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-29305" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-640x512.jpg" alt="" width="300" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-640x512.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-1024x819.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-610x488.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/Cavidan-2-320x256.jpg 320w" sizes="(max-width: 300px) 100vw, 300px" /></p>
<p><b>Suriyeli mülteciler ülkemize geleli neredeyse yedi yıl olmasına rağmen, zaman zaman yaşanan ama  son dönemde artan mülteci karşıtlığını, gerilimi neye bağlıyorsunuz</b><span style="font-weight: 400;">?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında mülteci ve göçmen karşıtlığının son dönemde arttığını söylemek belki de yanlış olacaktır. En son İzmir Bornova Çamdibi’nde yaşanan gerginliğin benzerlerinin başka şehirlerde de önceki yıllarda yaşandığını biliyoruz. Bu açıdan bu olayı münferit bir vaka olarak görmemek gerekir. Geçtiğimiz yıl Samsun’da, ondan önceki yıl Ankara Demetevler’de ve Önder Mahallesi’nde yaşanan olaylar, 2014 yılında bir Suriyeli mültecinin ev sahibini öldürmesi ile Gaziantep Ünaldı mahallesinde yaşanan olaylar tekil olaylar gibi görülmemelidir. Bu olaylar bizemedya tarafından hep bireyler arası bir sorundan kaynaklı gibi yansıtılsa da, siyasi ve toplumsal arka planı olan Suriyeli mültecilere yönelen linç girişimleridir. Yakından baktığımızda suça karışanların yakalanması yerine ya Suriyeliler mahalleden gönderilmiş ya da mültecilerin zararları tazmin edilerek olay kapatılmıştır. Ben bu olayları, 2011 yılından beri misafir olarak tanımlanan ve tanıtılan Suriyeli mültecilerin zaman ilerledikçe kalıcılaşmasına duyulan bir öfkenin sonucu olarak görüyorum. Bu öfke ucuz işgücü olarak sömürülen Suriyelilere işimizi elimizden alıyorlar diyerek de yönelebiliyor, talebin artması nedeniyle fırsattan istifade eden ev sahiplerinin kiraları arttırması sonucu  Suriyeliler geldi, kiralar arttı diyerek de ortaya çıkabiliyor. Mültecilerin eğitim ve yetenekleri doğrultusunda iş piyasasına erişimlerini düzenleyen, barınma sorununu çözmeyi hedefleyen, eğitim ve sağlık hakkından yararlanmada Türkiyelilerle eşitliği hedef alan bir entegrasyon politikasının olmaması bence bütün sorunların kaynağı. Ne Türkiyeliler Suriye toplumu ve kültürü konusunda bilgi sahibi, ne de Suriyeliler kendilerine tanınan hakları biliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye zaten uluslararası hukuka göre mültecilik statüsünü tanımıyor ama başvuranlara da iltica sistemi ile ilgili yeterli bilgi vermiyor. Seçim dönemi de dahil olmak üzere, dönem dönem Suriyeli mültecilerin aslında sahip olmadığı hak ve avantajlara dair sosyal medyada yayılan yanlış haberler de bence bunun bir sonucu. Medyanın da bu konuda iyi bir sınav verdiğini söyleyemeyiz. Özellikle yerel basında çıkan haberlerde Suriyeli mültecileri suçlayan, ötekileştiren ve kriminalize eden dile daha çok rastlıyoruz. Bir cinayet veya hırsızlık haberinde Türkiyeli sıfatını görmezken, söz konusu mülteciler olduğunda, Suriyeli katil, Suriyeli hırsız ifadelerinin manşetlerde daha sık yer bulduğuna tanık oluyoruz. Bu ötekileştirici dil ister istemez siyasi ve toplumsal bir bağlamı olan öfkenin, bir grup olarak Suriyeli mültecilere yönelmesine neden oluyor. Halbuki geçen yıl yaşanan olaylar sonrasında dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’ın yaptığı açıklamaya göre, 2014-2017 döneminde Suriyelilerin karıştığı olaylar toplam işlenen suçun % 1.32’si.ni oluşturuyordu.</span></p>
<p><b>Seçim döneminde siyasi partilerin kullandığı dile, iktidar ve muhalefetin çatışmasında Suriyeli mülteciler üzerinden yapılan tartışmaya, medyanın ve kurumların mültecileri hedef alan nefret söylemine ve kullandıkları dil’e dair neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mülteciler oy vermediği ve nedense belediye kanuna rağmen belediyeler tarafından da hemşehri olarak görülmediğinden ihtiyaç ve istekleri siyasi partiler tarafından görmezden geliniyor. Özellikle seçim döneminde öne çıkan söylem, savaş bitince Suriyeli ‘misafirlerimizin’ geri gönderileceği idi. Söz konusu Suriyeli mülteciler olduğunda kullanılan dilde sürekli bir geçicilik vurgusu olduğunu görüyoruz. Burada doğan ve büyüyen binlerce çocuğun burada yaşamak isteyebileceğini, yedi yıldır Türkiye’de yerleşen mültecilerin geri gitmek istemeyebileceğini neredeyse ifade eden olmadı, olmuyor. Seçim dönemi de dahil olmak üzere mültecilerin sağlık, eğitim ve çalışma hakkına erişimde yaşadığı sıkıntıları dert edinen çok az milletvekili ve medya mensubu var. Ben özellikle iyi örneklerin haber yapılmasının, hem Türkiye hem de Suriye toplumu açısından olumlu anlamda etkide bulunacağını düşünüyorum. Suriyeli sanatçıların Türkiye’deki üretimlerinin haberleştirildiğini ya da kurdukların sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerinin anlatıldığını nedense görmüyoruz. Onun yerine işledikleri suçlar ön plana çıkarılıyor.</span></p>
<p><b>Son zamanlarda artan gerilime neden olan faktörlerle ilgili devletten ne gibi taleplerimiz olur?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Benim sahadan gözlemim sadece Suriyeli mülteciler değil, diğer tüm sığınmacılar Türkiye’deki haklarını ve sorumluluklarını bilmiyor çünkü kayıt aşamasından sonra onlara bu konuda ayrıntılı bir bilgi verilmiyor. Sorunların çözümü için entegrasyona da imkan veren, diğer bir deyişle Türkiye’de yaşamak isteyen mültecilere vatandaşlığa başvuru imkanı tanıyan bir sistemin varlığı şart. Bunun için de önce Türkiye’nin mülteci statüsünü tanıyor olması gerekli. Öte yandan mülteciliğin ne olduğu, geçici koruma statüsü ve şartlı mültecilik statüsü ile sahip olunan hakların neler olduğu Türkiyelilere anlatılmalı ki, sosyal medya aracılığı ile yayılan doğru olmayan bilgiler üzerinden sığınmacı ve göçmenler hakkında negatif bir algı oluşmasın. Bu konuda çalışan sivil toplum örgütleri ve akademisyenler ile daha fazla fikir alışverişinde bulunulabilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/02/multeciler-neden-hedefte/">Mülteciler Neden Hedefte?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halkların Köprüsü Derneği’nden Torbalı’da saldırıya uğrayan Suriyelilere destek kampanyası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/13/halklarin-koprusu-derneginden-torbalida-saldiriya-ugrayan-suriyelilere-destek-kampanyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Apr 2017 08:22:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Terzi]]></category>
		<category><![CDATA[Çözüm Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Dayıbaşı]]></category>
		<category><![CDATA[göçmen]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[izmir]]></category>
		<category><![CDATA[Jandarma Genel Komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Nefret Söylemi]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukyazı]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli]]></category>
		<category><![CDATA[Torbalı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13339</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Siz sorunu tüm gerçekliğiyle topluma aktarmayıp, Suriyeliler için bugün gidecekler, yarın gidecekler, misafirler öyküsü üzerinden yaşama dokunan, elle tutulur, sonuçları ölçülebilir, sistematik bir program geliştirmezseniz sonuç yaşananlar gibi olur&#8221;. İzmir&#8217;in Torbalı ilçesinde, bir çocuğu dövdüğü iddia edilen Suriyeli gruba, mahalle sakinleri sopa ve tırpanlarla saldırmıştı. Biri ağır 30 kişinin yaralandığı olay sonrası kentteki yaklaşık 500 [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/13/halklarin-koprusu-derneginden-torbalida-saldiriya-ugrayan-suriyelilere-destek-kampanyasi/">Halkların Köprüsü Derneği’nden Torbalı’da saldırıya uğrayan Suriyelilere destek kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Siz sorunu tüm gerçekliğiyle topluma aktarmayıp, Suriyeliler için bugün gidecekler, yarın gidecekler, misafirler öyküsü üzerinden yaşama dokunan, elle tutulur, sonuçları ölçülebilir, sistematik bir program geliştirmezseniz sonuç yaşananlar gibi olur&#8221;.</strong></p>
<p>İzmir&#8217;in Torbalı ilçesinde, bir çocuğu dövdüğü iddia edilen Suriyeli gruba, mahalle sakinleri sopa ve tırpanlarla saldırmıştı. Biri ağır 30 kişinin yaralandığı olay sonrası kentteki yaklaşık 500 kişilik Suriyeli grup mahalleyi terk etmişti. Torbalı&#8217;da yaşanan olayların ardından bölgede incelemeler yapan Halkların Köprüsü Derneği, Suriyelilere yeni çadırların alınması için kampanya başlattı. Torbalı’da idari yöneticilerinin yanı sıra Suriyeli mevsimlik işçileri de ziyaret eden Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi’yle Torbalı’daki durumu ve genel olarak faaliyetlerini konuştuk.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Dernek olarak Torbalı’da incelemelerde bulundunuz, gözlemlerinizi bizimle paylaşır mısınız?</strong></p>
<figure id="attachment_13340" aria-describedby="caption-attachment-13340" style="width: 162px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-13340" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2578.jpg" alt="Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi" width="162" height="241" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2578.jpg 860w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2578-640x953.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2578-610x908.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2578-320x476.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 162px) 100vw, 162px" /><figcaption id="caption-attachment-13340" class="wp-caption-text">Halkların Köprüsü Derneği Başkanı Prof. Dr. Cem Terzi</figcaption></figure>
<p>Geçen cumartesi yaşanan olayı duyduğumuz anda yereldeki arkadaşlarımız ve Jandarma Komutanlığı’yla telefon teması kurduk.  Pazartesi sabahı da durumu yerinde görmek üzere yaklaşık 15 kişi dernekte buluştuk, daha sonra bir takım erzak ve ihtiyaçlarla beraber yola çıktık. Torbalı’da önce yerel muhabirlerle görüşmeler yaptık ardından işçileri getiren dayıbaşıyla Pamukyazı’nda görüştük. Genelde erkek olur bu kişiler ama bu sefer söz konusu kişi kadındı. 35 yıldır bu işi yaptığını söyledi. Son 5-6 yıldır Suriyelileri mevsimlik işçi için bölgeye getirdiğini anlattı ve olayların çocuk dövme meselesiyle başladığını söyledi. Suriyelilerin bir kısmı olayların ardından Aydın’ın bir köyüne gitmiş. Bir kısmı da Pamukyazı’nın 30 kilometre uzaklığındaki bir bölgede derme çatma bir ortamda kalıyorlardı. Yoldan çadırlar görünmesin diye çarşaf germişlerdi. Bazılarının çadırlarının olmadığını gördük. Gerçekten çok zor durumdalar. Ardından Torbalı Kaymakamı’nı ziyaret edip, izlenimlerimizi aktardık. Tarım mevsiminin başladığını, bu tip olayların önüne geçilmesi için Suriyelilerle yerel halkın iletişimi ve kaynaşması için çalışmalar yapılmasının gerekliliğini anlattık. Ayrıca bölgeden ayrılan Suriyelilerin mevcut durumuyla ilgili bilgiler verdik. Kaymakamlık bünyesinde bölgeye getirilen işçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesiyle ilgili çalışmalar başlatıldığı bilgisini aldık. Olaylarda yaralananları da ziyaret edeceğiz. Ayrıca özellikle çadır ihtiyacını gidermek için de bir yardım kampanyası başlattık.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13341" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2577.jpg" alt="" width="774" height="1032" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2577.jpg 774w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2577-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2577-610x813.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2577-320x427.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 774px) 100vw, 774px" /></p>
<p><strong>Çocuk kavgası görünür sebep olsa da, size göre bu tip olayların kökeninde ne var ?</strong></p>
<p>Bu meselenin kökeninde emek sömürüsü vardır. Bu konuda görüştüğümüz idari yetkililerle hemfikiriz. Bu insanları ucuz emek olarak kullanan tarla, arazi sahiplerinin ve komisyon alan dayıbaşları sorun. Ve bu Türkiye’nin halledemediği bir sistem sorunu. Bunun çocuk kavgası değil beş yıllık bir birikimin ve yanlış algının sonucu olduğunu düşünüyoruz. Şöyle; misafir gözüyle bakılan insanların giderek aslında kalıcı oldukları ve o yaşamın bir parçası oldukları ama orada onların bu şekilde varoluş biçimleriyle de kendi hayatlarının olumsuz etkilendiğini düşünen bir insan kitlesi var. Onlara göre Suriyelilere ayrıcalıkklı davranılıyor. Oysa Suriyeliler açısından bırakın avantajı, hayatta kalma mücadelesi verdiklerini görüyoruz. Yarın o kaldıkları evlerden atılıp atılmayacakları bile belli değil ve onlar da bir ekmek mücadelesi içindeler. Haklarını, hukuklarını bilmiyorlar. Eğer mülteci meselesine en başta statü olarak çözüm bulunmaz ve bu çözümler halka doğru bilgilendirme yaparak devlet tarafından paylaşılmazsa, bu tür gerilimler kaçınılmaz olur. Bugün Torbalı’ da çocuk kavgasında çıkan yarın komşu kavgasından çıkar. Bunun çözümü topluma Suriyelilerin misafir olmadığını artık büyük bir kısmının kalıcı olduğunu anlatmak. Bu insanlara statü verirsiniz ve dönüp topluma bu onların uluslararası hakkıdır dersiniz. Bu meseleyi doğru bir şekilde yansıtmak önemli. Yangına körükle gitmeden, başka husumetlere yol açmadan ya da şu anda kendini mağdur hisseden insanların mağduriyetlerini artırmadan yeni bir çatışmalı duruma yol açmadan yaklaşmak lazım yerele. Öte yandan mültecilerin yalnız olmadığını onların hakkını hukukunu takip eden, onları destekleyen insanlar olduğunu hissettirmek, onları hem dayıbaşlarından korumak hem de yerelde uğrayabilecekleri saldırılardan korumak üzere orada olduğumuzu ilan etmek önemliydi. Biz de bunu yapmaya çalıştık.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13343" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2575.jpg" alt="" width="774" height="1032" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2575.jpg 774w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2575-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2575-610x813.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2575-320x427.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 774px) 100vw, 774px" /></p>
<p><strong>Derneğinizin mültecilerle ilgili çalışmaları nasıl başladı?</strong></p>
<p>Dernek, yaklaşık üç buçuk yıl önce kuruldu. Kamusal dostluk diye bir amaç uğruna kurduk derneği. Türkiye toplumunu oluşturan halklar arasında ötekileştirmeyi, ön yargıları, kötü dili önlemek üzere en alttan, en sivilden bir inisiyatif geliştirmeye çalıştık. Hatta o dönem barış görüşmeleri yapılıyordu ve meclisteydi. Barışa dair çabalara biz de İzmir’ den Türkiye barışına nasıl katkı sunabiliriz diye yola çıktık. Ama kuruluşumuzdan çok kısa bir süre sonra İzmir’ de bu göç olgusu ve mülteci olgusuyla karşılaştık. O gün bugündür işimizin yüzde 99&#8217;unu mülteciler oluşturuyor.</p>
<p><strong>Mültecilere yönelik faaliyetleriniz hakkında bilgi alabilir miyiz?</strong></p>
<p>En çok sağlık alanında çalışmalar yapıyoruz çünkü bizim derneğimizde yaklaşık yüz kadar doktor, hemşire, gönüllü psikolog ve eczacı var. Şimdiye kadar hep sağlık taramaları yapıp mültecilerin acil sağlık sorunlarını tespit edip onları yerinde giderdik. Her yaptığımız saha ve sağlık çalışmasını raporlayıp yetkililere sunduk. Yapılması gerekenleri listeledik bunun dışında da acil ihtiyaç giderme; barınma, hukuki ihtiyaçlar ve beslenme var. Bir yandan da mültecilerin hak temelli mücadele etmesine aracılık etmeye çalışıyoruz. Onların kendi meselelerine sahip çıkabilmelerini, seslerini yükseltebilmelerini, statü sahibi olabilmelerini, buna yönelik toplumun bilgilendirilmesi vs. bir çeşit kanaat önderliği yapılması. Mültecilik hakkının, vatandaşlık hakkının savunulması, onları yalnız bırakmadığımızı, sırtımızı dönmediğimizi, hayırseverlikten ziyade hak temelli mücadelenin içinde olmaları için bir ortam sağlamada görevimiz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-13348" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2576.jpg" alt="" width="774" height="1032" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2576.jpg 774w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2576-640x853.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2576-610x813.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/IMG_2576-320x427.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 774px) 100vw, 774px" /></p>
<p><strong>İzmir’de mülteci karşıtlığının daha yoğun olduğu yönündeki tartışmalarla ilgili yorumunuz nedir?</strong></p>
<p>Ben İzmir’e yönelik, İzmir’e özel bir mülteci karşıtlığı olduğunu düşünmüyorum. Burada da Türkiye’nin genel ortalamasıyla karşı karşıyayız. İstanbul’da daha az görünür, daha merdiven altı, İzmir’de çok göz önünde olmalarıyla alakalı olabilir. Torbalı’daki olaylar gibi benzer olaylar birçok yerde olabilir belki ama haberimiz yoktur bunlardan.  Burada olanlardan da yerel bir gazetecinin çabasıyla haberdar olundu. Bu nefret söylemi ile mücadele etmeliyiz, bunun yolu toplumun doğru bilgilendirilmesinden geçiyor. Topluma sorunu bütün gerçekliğiyle anlatırsanız sorunun çözümünün bir parçası olmak gibi bir sorumluluk kendiliğinden doğuyor toplumda. Ama siz sorunu topluma aktarmayıp bu insanlar için bugün gidecekler, yarın gidecekler, misafirler öyküsü üzerinden yaşama dokunan, elle tutulur, sonuçları ölçülebilir, sistematik bir program geliştirmezseniz durum böyle olur. Nefret suçuyla da baş edemezsiniz, onedenle iğneyi kendimize ama çuvaldızı yöneticilere batırmak zorundayız.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/13/halklarin-koprusu-derneginden-torbalida-saldiriya-ugrayan-suriyelilere-destek-kampanyasi/">Halkların Köprüsü Derneği’nden Torbalı’da saldırıya uğrayan Suriyelilere destek kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halkların Köprüsü Derneği: Suriyeliler üniversiteye sınavsız mı giriyor? Hayır!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/17/halklarin-koprusu-dernegi-suriyeliler-universiteye-sinavsiz-mi-giriyor-hayir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Mar 2017 12:08:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kent]]></category>
		<category><![CDATA[halkların köprüsü derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12497</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçen hafta yapılan üniversiteye giriş sınavlarından sonra başlatılan &#8220;Suriyeliler üniversiteye sınavsız mı giriyor?&#8221; tartışması sonucu Halkların Köprüsü Derneği bir kampanya başlattı. Kampanya duyurusunu Facebook sayfasında yapan Halkların Köprüsü Derneği &#8220;Halkların Köprüsü Derneği olarak nefret söylemlerine karşı #Farkindamisiniz kampanyasi başlattık. Kampanyanın ilk görseli &#8216;Suriyeliler oy kullanacak mi?&#8217; idi. Şimdi de bir başka çok konuşulan yanlış bilgiye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/17/halklarin-koprusu-dernegi-suriyeliler-universiteye-sinavsiz-mi-giriyor-hayir/">Halkların Köprüsü Derneği: Suriyeliler üniversiteye sınavsız mı giriyor? Hayır!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Geçen hafta yapılan üniversiteye giriş sınavlarından sonra başlatılan &#8220;Suriyeliler üniversiteye sınavsız mı giriyor?&#8221; tartışması sonucu Halkların Köprüsü Derneği bir kampanya başlattı.</h3>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-12498 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/halklarin-köprüsü-dernegi-294x300.jpg" alt="" width="294" height="300" /></p>
<p>Kampanya duyurusunu Facebook <a href="https://www.facebook.com/halklarinkoprusu/posts/1808717582726123" target="_blank">sayfasında</a> yapan Halkların Köprüsü Derneği &#8220;Halkların Köprüsü Derneği olarak nefret söylemlerine karşı <a class="_58cn" href="https://www.facebook.com/hashtag/farkindamisiniz?source=feed_text&amp;story_id=1808717582726123" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;*N&quot;,&quot;type&quot;:104}"><span class="_5afx"><span class="_58cl _5afz">#</span><span class="_58cm">Farkindamisiniz</span></span></a> kampanyasi başlattık. Kampanyanın ilk görseli &#8216;Suriyeliler oy kullanacak mi?&#8217; idi. Şimdi de bir başka çok konuşulan yanlış bilgiye açıklık getiriyoruz. &#8216;Suriyeliler üniversitesiye sınavsız mı giriyor?&#8217; &#8211; <a class="_58cn" href="https://www.facebook.com/hashtag/hayir?source=feed_text&amp;story_id=1808717582726123" data-ft="{&quot;tn&quot;:&quot;*N&quot;,&quot;type&quot;:104}"><span class="_5afx"><span class="_58cl _5afz">#</span><span class="_58cm">HAYIR</span></span></a>.&#8221; dedi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/17/halklarin-koprusu-dernegi-suriyeliler-universiteye-sinavsiz-mi-giriyor-hayir/">Halkların Köprüsü Derneği: Suriyeliler üniversiteye sınavsız mı giriyor? Hayır!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
