<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakkari arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakkari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakkari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 06 Jun 2024 11:13:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hakkari arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakkari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hak Savunucularından Engellenme Uyarısı:  &#8220;Çalışmalarımıza Her Koşulda Devam Edeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/06/hak-savunucularindan-engellenme-uyarisi-calismalarimiza-her-kosulda-devam-edecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Jun 2024 11:13:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hak Savunucuları Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Savunucuları Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[kayyum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86545</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, Hakkari Belediyesi'ne kayyum atanması sürecinde yaşanan insan hakları ve hukuk ihlallerini izlemeye çalışan savunucuların engellendiğini ancak bu engellemelere rağmen çalışmaların her koşulda süreceğini duyurdu. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/06/hak-savunucularindan-engellenme-uyarisi-calismalarimiza-her-kosulda-devam-edecegiz/">Hak Savunucularından Engellenme Uyarısı: &lt;br&gt; &#8220;Çalışmalarımıza Her Koşulda Devam Edeceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı&#8217;ndan yapılan açıklamada, İçişleri Bakanlığı’nın, 31 Mart 2024 Yerel Yönetim Seçimlerinde Hakkari’de seçmenin %48,92’sinin oylarını alarak Belediye Başkanı seçilen Mehmet Sıddık Akış’ı görevinden alarak yerine Hakkari Valisi Ali Çelik’i belediye başkan vekili (kayyum) olarak atamasıyla başlayan insan hakları ve hukuk ihlalleri süreci devam ettiği bildirildi.</p>
<p>Bu süreçte seçme ve seçilme, masumiyet karinesinden yararlanma, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakları ağır biçimde ihlal edildiği vurgulanan açıklamada, &#8220;Hak ve hukuk ihlalleri bu şekilde devam ederken, yaşanan ihlalleri izlemek, belgelemek, yanı sıra iradesi ve yurttaşlık hakları yok sayılan Hakkari halkıyla dayanışma içinde olmak amacıyla Hakkari’ye giden, aralarında İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Eş Genel Başkanı Hüseyin Küçükbalaban ve MYK üyelerinin de olduğu insan hakları savunucuları iki gündür yukarıda sözü edilen valilik yasağı beraberinde, maruz kaldıkları engellemeler ve idari tacizler sonucu savunuculuk faaliyetlerini yerine getirememektedirler.&#8221; denildi.</p>
<p><strong>Demokrasi ve Hukuk Çağrısı</strong></p>
<p>Anayasa ve uluslararası belgelerle güvence altına alınan insan hakları savunucularının faaliyetlerine yönelik bu tür engellemelerin kabul edilemez olduğu vurgulanan açıklamada, &#8220;Hakkari Belediyesi&#8217;ne kayyum atanması sürecinde yaşanan insan hakları ve hukuk ihlallerini izlemeye, belgelemeye ve raporlamaya devam edeceğiz. Siyasal iktidarı hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi değerlerine saygı göstermeye davet ediyoruz.&#8221; çağrısında bulunuluyor.</p>
<p><strong>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı şu kurumlardan oluşuyor.</strong></p>
<ul>
<li>Civil Rights Defenders</li>
<li>Düşünce Suçu(?!)’na Karşı Girişim</li>
<li>Eşit Haklar İçin İzleme Derneği</li>
<li>Hakikat Adalet Hafıza Merkezi</li>
<li>İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi</li>
<li>İnsan Hakları Gündemi Derneği</li>
<li>Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA)</li>
<li>Kadının İnsan Hakları Derneği</li>
<li>Kadın Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği (KASED)</li>
<li>Kadın Zamanı Derneği</li>
<li>Research Institute on Turkey (RIT)</li>
<li>Sivil Alan Araştırmaları Derneği</li>
<li>Sosyal Politika Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği (SPoD LGBTİ+)</li>
<li>Özgürlük İçin Hukukçular Derneği</li>
<li>Türkiye İnsan Hakları Davalarına Destek Projesi (TLSP)</li>
<li>Türkiye İnsan Hakları Vakfı</li>
<li>Yaşam Bellek Özgürlük Derneği</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/06/06/hak-savunucularindan-engellenme-uyarisi-calismalarimiza-her-kosulda-devam-edecegiz/">Hak Savunucularından Engellenme Uyarısı: &lt;br&gt; &#8220;Çalışmalarımıza Her Koşulda Devam Edeceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kayyım Kararlarına Tepkiler Sürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/20/kayyim-kararlarina-tepkiler-suruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Aug 2019 07:22:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Barış Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Türk]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bedia Özgekçe Ertan]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Bursa]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[kayyım]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Selçuk Mızraklı]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41572</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlarının görevden alınıp yerlerine kayyım atanmasına sivil toplum kuruluşları ve barolardan tepkiler geldi. Barış Vakfı açıklamasında, ‘Kayyımla yönetilen memlekete barış gelmez’ derken HAK İnisiyatifi de ‘gayrı meşru’ olarak tanımladığı kararların geri alınmasını istedi. 28 baro da ortak açıklama yaparak, karara tepki gösterdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/20/kayyim-kararlarina-tepkiler-suruyor/">Kayyım Kararlarına Tepkiler Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Barış Vakfı açıklamasında, yerel seçimlerin üzerinden beş ay geçmeden Diyarbakır seçmenin yüzde 63 oyunu alan Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı, Mardin seçmenin yüzde 56 oyunu alan Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk ve Van seçmenin yüzde 53 oyunu alan Büyükşehir Belediye Başkanı Bedia Özgökçe Ertan&#8217;ın İçişleri Bakanlığı tarafından görevden alındığını, çok sayıda belediye meclisi üyesi ve çalışanın da gözaltına alındığını belirterek, “Seçilmiş üç belediye başkanın yerine İçişleri Bakanlığı tarafında o ilin valisinin kayyım atanması kabul edilemez.” denildi. 2016 yılındaki kayyım kararlarının ülkeye ve siyasete çok zarar verdiği hatırlatılan açıklamada, “Şimdi geçerli, makul ve kabul edilebilir hiçbir gerekçe veya delil ortaya koymadan aynı politikada ısrar etmek, seçmen iradesine, seçimlere, seçimlerin kural ve yasalara uygun yapılmasını sağlamakla görevli başta Yüksek Seçim Kurulu olmak üzere devlet kurumlarının yerine siyasal iradeyi geçirmektir. Bu demokratik ve hukuk devleti olmak iddiasıyla bağdaşır bir tutum değildir. Bu tutum,  toplumun geniş kesimlerinde son birkaç aydır yaşanan gelişmeler nedeniyle yeniden yeşermeye yüz tutan barış umudunu solduruyor.” denildi. Seçilmişler yerine kayyım atama siyasetinin barışı imkansızlaştırdığı da belirtilen açıklamada, “Bu politikalara bir an önce son verilmeli, barışın önüne yeni engeller çıkarılmamalıdır” çağrısında bulunuldu.</p>
<p><strong>“Kayyım Kararları Derhal Geri Alınmalıdır”</strong></p>
<p>HAK İnisiyatifi de açıklamasında, başkanların görevden alınmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Demokratik siyasete darbe vuran, halkın temsiliyet hakkını gaspeden bu uygulama Türkiye’nin en önemli meselesi olan Kürt sorununun meşru siyaset alanı içinde çözümüne dair umutları da kırmaktadır. Seçilmiş başkanlar yerine kayyım atanması seçme ve seçilme hakkının açık ihlalidir. Bu karar belediye başkanlıkları ile beraber seçilen Belediye Meclislerini de işlevsizleştirmektedir. Şehirlerinin yönetimine hiçbir şekilde katılım gösteremeyecek şekilde seçme hakları ellerinden alınan Diyarbakır, Van ve Mardin halkının tercihlerine saygı duymak merkezi yönetimin vazgeçilemez yükümlülüğüdür. HAK İnisiyatifi olarak, seçme ve seçilme hakkını hedef alan, demokratik siyaset alanını yok eden bu kararı kınıyoruz! Hukuka aykırı bu keyfi kararın derhal geri alınmasını ve meşru başkanlara unvanlarının, belediye meclislerine yetkilerinin iadesini acilen talep ediyoruz. “ çağrısında bulundu. Açıklamada, Kürt sorununun ancak barışçıl yollarla ve meşru siyaset alanının dinamiklerini güçlendirerek çözülebileceğinin altı çizilerek, “Hükümeti halkın tercihlerine ve hukuka saygılı olamaya davet ediyoruz.” ifadelerine yer verildi.</p>
<p><strong>&#8220;Türkiye&#8217;nin Demokrasisine Bir Yarar Sağlamayacak&#8221;</strong></p>
<p>Adana, Adıyaman, Ağrı, Ankara, Antalya, Artvin, Batman, Bingöl, Bitlis, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kars-Ardahan, Mardin, Mersin, Muş, Siirt, Şanlıurfa, Şırnak, Tunceli, Van ve Yalova baroları da yaptıkları ortak açıklamayla kayyım kararına tepki gösterdi. Kararın ‘darbe’ olarak nitelendirildiği açıklamada bunun Türkiye’nin demokrasisine yarar sağlamayacağı vurgulandı. İstanbul ve Ankara ve başka illerde belediyelerde uygulandığı üzere; görevden alınan belediye başkanlarının yerine, belediye meclis üyelerinden birinin başkan vekili olarak seçimine olanak vermeden doğrudan kayyum atanmasının çifte standart bir uygulama olduğu da belirtilen açıklamada, “Bizler;  barış içinde bir arada yaşama fikrini, demokratik hukuk devleti idealine olan inancı da tümden ortadan kaldıran bu hukuk dışı uygulamayı kabul etmiyoruz. OHAL uygulamalarının devamı olan bu hukuksuz uygulamadan vazgeçilerek, görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının derhal görevlerine iadesini talep ediyoruz. “ çağrısında bulunuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/20/kayyim-kararlarina-tepkiler-suruyor/">Kayyım Kararlarına Tepkiler Sürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tema Vakfı Yozgat ve Hakkari’de Gönüllü İl Temsilcisi ve İlçe Sorumluları Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/tema-vakfi-yozgat-ve-hakkaride-gonullu-il-temsilcisi-ve-ilce-sorumlulari-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 May 2019 13:43:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38691</guid>

					<description><![CDATA[<p>1992 yılından bu yana erozyon ve çölleşme tehlikesine karşı toplumsal duyarlılığı ve farkındalığı arttırmak üzere çalışmalarını sürdüren TEMA Vakfı, Yozgat ve Hakkari’de destek verebilecek İl Temsilcileri ve İlçe Sorumluları arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/tema-vakfi-yozgat-ve-hakkaride-gonullu-il-temsilcisi-ve-ilce-sorumlulari-ariyor/">Tema Vakfı Yozgat ve Hakkari’de Gönüllü İl Temsilcisi ve İlçe Sorumluları Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aranan özellikler:</p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini benimsemiş,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Tercihen 30 yaşından büyük,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Aktif sorumlu yurttaş olarak, çevre sorunlarının çözümünde rol almak isteyen, </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Gönüllü olarak TEMA Vakfı’nın Hakkari ve Yozgat&#8217;taki faaliyetlerini yürütecek ve TEMA Vakfı’nı temsil edebilecek,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Okuyan, araştıran, çevre sorunlarına karşı duyarlı ve Hakkari’de yürütülecek olan çevre aktivitelerinde etkin olarak yer alabilecek,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çalışmalara zaman ayırabilecek, gönüllülerle birlikte ve ‘gönüllü olarak’ çalışmaktan keyif alan,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı’nın değerleri doğrultusunda tüm doğal varlıkları koruma mücadelesinde gönüllü olarak destek verebilecek Hakkari merkezde </span><b>Hakkari ve Yozgat merkezde İl Temsilcisi</b><span style="font-weight: 400;">, İlçelerinde ise </span><b>İlçe Sorumluları</b><span style="font-weight: 400;"> aranıyor.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">İlgilenen gönüllü adaylarının fotoğraflı özgeçmişlerini </span><b>30 Mayıs 2019</b><span style="font-weight: 400;"> tarihine kadar </span><a href="mailto:gonullu@tema.org.tr"><span style="font-weight: 400;">gonullu@tema.org.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresine göndermeleri gerekmekte.</span></p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">*Bu ilan, personel alımı ilanı olmayıp, gönüllülük esasına bağlı olarak destek verebilecek ‘gönüllü’ adaylarına yönelik bir ilandır. </span></i></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/14/tema-vakfi-yozgat-ve-hakkaride-gonullu-il-temsilcisi-ve-ilce-sorumlulari-ariyor/">Tema Vakfı Yozgat ve Hakkari’de Gönüllü İl Temsilcisi ve İlçe Sorumluları Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsa Uğur Erdogan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 07:45:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Aksaray]]></category>
		<category><![CDATA[Amasya]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ardahan]]></category>
		<category><![CDATA[Artvin]]></category>
		<category><![CDATA[bartın]]></category>
		<category><![CDATA[Batman]]></category>
		<category><![CDATA[Bayburt]]></category>
		<category><![CDATA[Bilecik]]></category>
		<category><![CDATA[Bingöl]]></category>
		<category><![CDATA[Bitlis]]></category>
		<category><![CDATA[Burdur]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çankırı]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Düzce]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[elazığ]]></category>
		<category><![CDATA[Erzincan]]></category>
		<category><![CDATA[Erzurum]]></category>
		<category><![CDATA[Eskişehir]]></category>
		<category><![CDATA[gaziantep]]></category>
		<category><![CDATA[Giresun]]></category>
		<category><![CDATA[Gümüşhane]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hatay]]></category>
		<category><![CDATA[Iğdır]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu]]></category>
		<category><![CDATA[iş cinayetleri raporu 2018]]></category>
		<category><![CDATA[İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG]]></category>
		<category><![CDATA[İSİG Meclisi]]></category>
		<category><![CDATA[Isparta]]></category>
		<category><![CDATA[Kahramanmaraş]]></category>
		<category><![CDATA[Karaman]]></category>
		<category><![CDATA[Kastamonu]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Kırıkkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<category><![CDATA[Kırşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Konya]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<category><![CDATA[Malatya]]></category>
		<category><![CDATA[Manisa]]></category>
		<category><![CDATA[Mardin]]></category>
		<category><![CDATA[Nevşehir]]></category>
		<category><![CDATA[Niğde]]></category>
		<category><![CDATA[Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Rize]]></category>
		<category><![CDATA[Sakarya]]></category>
		<category><![CDATA[Şanlıurfa]]></category>
		<category><![CDATA[Siirt]]></category>
		<category><![CDATA[Sinop]]></category>
		<category><![CDATA[Şırnak]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas]]></category>
		<category><![CDATA[Tekirdağ]]></category>
		<category><![CDATA[Tokat]]></category>
		<category><![CDATA[trabzon]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Yalova]]></category>
		<category><![CDATA[Yozgat]]></category>
		<category><![CDATA[zonguldak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34741</guid>

					<description><![CDATA[<p>İSİG Meclisi'nin hazırladığı 2018 yılı içerisindeki iş kazalarında yaşamını yitiren işçilere dair rapor yayınladı. "Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz” başlığıyla sunulan rapora göre 1923 işçi geçtiğimiz yıl içerisinde yaşamını yitirdi. Ölümlü kazaların büyük çoğunluğu inşaat ve tarım sektöründe yaşanırken, ölümlerin yüzde 98 oranında sigortasız işçilerde yaşanması dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İş Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), 2018 yılı İş Cinayetleri Raporunu açıkladı.</p>
<p>Ulusal ve Yerel Basın Organları, işçilerin mesai arkadaşları, işçi aileleri, iş güvenliği uzmanları ve sendikalardan gelen bilgilerin derlenmesi ile oluşturulduğu belirtilen 2018 İş Cinayetleri Raporu; &#8220;Hangi Savaşta Bu Kadar Arkadaşımızı Kaybediyoruz&#8221; başlığı ile yayınlandı.</p>
<p><strong>Tarım ve İnşaat Sektörü Ölüm Yaşanan İş Kolları.</strong></p>
<p>İSİG&#8217;in hazırladığı rapordaki bilgilere göre; yıl boyunca toplam 1923 işçi yaşamının kaybederken,  yaz mevsiminde kayıpların daha çok olduğu görüldü, en çok ölüm vakası ise Temmuz ayında (201 ölüm vakası) yaşandı.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34750" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işciniayeti.jpg 1133w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Ölümlerin en çok yaşandığı iş kolları Yüzde 24&#8217;lük oranla tarım ve orman işleri oldu.  Yüzde 23&#8217;lük oran ile inşaat ve yol işleri ikinci sırada yer aldı.  Yaşamını kaybedenlerin büyük çoğunluğunun sendikasız çalışan işçiler olduğu dikkat çekti ki bu oran yüzde 98 civarında.</p>
<p>2018 yılında iş cinayetlerinin nedenlerine göre dağılımı şöyle:</p>
<ul>
<li>Trafik, Servis Kazası nedeniyle 408 işçi;</li>
<li>Ezilme, Göçük nedeniyle 379 işçi;</li>
<li>Yüksekten Düşme nedeniyle 325 işçi;</li>
<li>Kalp Krizi, Beyin Kanaması nedeniyle 200 işçi;</li>
<li>Elektrik Çarpması nedeniyle 113 işçi;</li>
<li>Şiddet nedeniyle 112 işçi;</li>
<li>Zehirlenme, Boğulma nedeniyle 82 işçi;</li>
<li>İntihar nedeniyle 73 işçi; Patlama,</li>
<li>Yanma nedeniyle 50 işçi;</li>
<li>Nesne Çarpması, Düşmesi nedeniyle 40 işçi;</li>
<li>Kesilme, Kopma nedeniyle 24 işçi;</li>
<li>Diğer nedenlerden dolayı 117 işçi yaşamını yitirdi.</li>
</ul>
<p><strong>67 Çocuk İşçi Yaşamını Yitirdi</strong><br />
Raporda yer alan verilere göre 14 yaş ve altı 23, 15- 17 yaş aralığında 44 çocuk işçi yaşamını yitirdi. 65 yaş üstünde çalışan 98 işçi iş cinayetine uğrarken 28-50 yaş aralığındaki işçilerde %49 çoğunlukla ölüm oranı gözlendi.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34745" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti5.jpg 1133w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Cinsiyetlere göre dağılımda ise 199 kadın işçi yaşamını yitirirken, 1804 erkek işçi yaşamını kaybetti.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34744" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti4.jpg 1133w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Mülteci İşçiler de Raporda Yer Aldı</strong><br />
Mülteci işçilerden 110 kişi yaşamını yitirirken, ölümlerin büyük çoğunluğu Suriyeli ve Afganistan’lı işçilerden oluşuyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34746" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti6.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>İstanbul İş Cinayetlerinin En Çok Yaşandığı İl</strong></p>
<p>Rapora göre:</p>
<ul>
<li>226 ölüm İstanbul’da;</li>
<li>81 ölüm Kocaeli’nde;</li>
<li>70 ölüm Manisa’da;</li>
<li>69 ölüm Bursa’da; 68 ölüm</li>
<li>Antalya’da; 66 ölüm</li>
<li>İzmir’de; 56’şar ölüm Ankara ve Aydın’da;</li>
<li>50 ölüm Gaziantep’te;</li>
<li>48 ölüm Adana’da;</li>
<li>45 ölüm Denizli’de;</li>
<li>43’er ölüm Konya ve Şanlıurfa’da;</li>
<li>39 ölüm Samsun’da;</li>
<li>35’er ölüm Mersin ve Sakarya’da;</li>
<li>33’er ölüm Balıkesir ve Tekirdağ’da;</li>
<li>31 ölüm Zonguldak’ta;</li>
<li>29’ar ölüm Hatay ve Muğla’da;</li>
<li>27 ölüm Çorum’da;</li>
<li>25’er ölüm Kütahya ve Trabzon’da;</li>
<li>23’er ölüm Adıyaman, Elazığ ve Sivas’ta;</li>
<li>22’şer ölüm Bolu ve Kastamonu’da;</li>
<li>21 ölüm Kahramanmaraş’ta;</li>
<li>20’şer ölüm Karabük ve Mardin’de;</li>
<li>19’ar ölüm Diyarbakır ve Kayseri’de;</li>
<li>18’er ölüm Eskişehir ve Osmaniye’de;</li>
<li>17 ölüm Ordu’da;</li>
<li>16’şar ölüm Çanakkale, Düzce ve Malatya’da;</li>
<li>15 ölüm Isparta’da; 14’er ölüm Burdur, Niğde ve Şırnak’ta;</li>
<li>13 ölüm Aksaray’da;</li>
<li>11’er ölüm Afyon, Artvin, Bartın, Giresun ve Rize’de; 10 ölüm Bitlis’te;</li>
<li>9’ar ölüm Erzincan, Erzurum, Hakkari, Kars, Siirt, Uşak, Tokat ve Van’da;</li>
<li>8’er ölüm Edirne ve Kırşehir’de;</li>
<li>7’şer ölüm Bilecik, Iğdır, Kırıkkale ve Kırklareli’de;</li>
<li>6’şar ölüm Amasya, Ardahan, Karaman ve Sinop’ta; 5’er ölüm Batman, Gümüşhane ve Nevşehir’de;</li>
<li>4’er ölüm Yalova ve Yozgat’ta;</li>
<li>3’er ölüm Ağrı, Bingöl, Çankırı, Muş ve Tunceli’de;</li>
<li>1’er ölüm Bayburt ve Kilis’te;</li>
<li>33 ölüm ise Yurtdışında gerçekleşti.”</li>
</ul>
<p><strong>İSİG’in Acil Talepleri</strong></p>
<p>İşçilere örgütlenme çağrısında bulunan İSİG Meclisi acil olarak gerçekleşmesi gereken taleplerine rapor sonunda yer verdi.</p>
<p>1- Ölen işçilerin yüzde 98’i sendika üyesi değildir. Yani sendikasız çalışmak ölüm demektir. İş cinayetlerinin önlenmesi, sağlıklı ve güvenli çalışmanın ön koşulu işçi katılımıdır. İşçiler ancak sendikalaşarak bunu sağlayabilir. Ülkemizde sendikaya üye olan işçiler işten atılıyor, sermaye işyerlerinde sendika istemiyor ya da istediği sendikayı getiriyor. Devlet daha ileri giderek sendikaların yapacağı basın açıklamalarını, toplantıları ve grevleri yani toplu pazarlık hakkını yasaklıyor. Bu noktada işyeri İSİG kurulları, çalışan temsilciliği ve genel olarak sendikal örgütlenme üzerindeki baskılar sona erdirilmelidir. Grev yasaklarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>2- İşyerlerinde işçilere keyfi bir biçimde iş tanımı dışında işler yaptırılıyor. Çalışma saatleri günde 10-12 saate ulaşıyor. Mesai ücretleri, izin hakları vb. verilmiyor. Özellikle taşeron işçiler bu koşullarda çalışırken şimdi taşerona rahmet okutacak kiralık işçilik gibi kölelik uygulamaları getiriliyor. Özelde veya kamuda tüm taşeronlaştırma ve kiralık işçilik uygulamalarına son verilmelidir&#8230;</p>
<p>3- İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmıyor. Yargılananlar ise çoğunlukla günah keçisi haline getirilen iş güvenliği uzmanlarıdır. Yine mahkemeler iş cinayetlerini cezalandırmıyor, failleri &#8217;24 taksitli para cezası vererek serbest bırakıyor&#8217;. İş cinayetlerinin sorumlusu patronlar, bürokratlar ve siyasiler yargılanmalıdır&#8230;</p>
<p>4- ILO ve WHO verilerine göre 1 ‘iş kazası sonucu ölüm’ karşılığında yaklaşık 6 ‘meslek hastalığı sonucu ölüm’ olmaktadır. Ancak SGK verilerine göre her yıl ortalama 500 civarı işçi meslek hastalığına yakalanmakta ve neredeyse hiç bir işçi de ölmemektedir. Meslek hastalıklarının gizlenmesinden vazgeçilmeli ve bu noktada sağlık örgütlerimizin yürütücülüğünde tespit eden/önleyen bir yaklaşım hayata geçirilmelidir&#8230;</p>
<p>5- Çalışma yaşamının denetiminde görev yapan iş müfettişlerinin siyasi iktidara olan bağımlılığının önüne geçilerek, ‘İş Teftiş Kurulu’nun yönetiminde emek örgütlerinin ağırlığı olacak şekilde sosyal taraflardan oluşan bağımsız bir üst kurul haline gelmesi sağlanmalıdır&#8230;</p>
<p>6- Emeğin korunmasının temellerinden ikisini iş güvencesi ve insanca yaşayacak bir ücret oluşturur. Asgari ücret insanca yaşanabilir bir seviyeye yükseltilmeli, işten atmalara son verilmeli ve işsizlik önlenmelidir&#8230;</p>
<p>7- İşçilerin sağlıklı yaşamak ve can güvenliklerini sağlamak için ulaşım, barınma ve beslenme hakları vazgeçilmezdir. İşçi servisleri uygun araçlardan oluşmalı, işçilere kalacak lojman sağlanmalı ve gıda zehirlenmelerini önlenmelidir. Yine toplu taşıma, konut ve gıda fiyatları konusunda adımlar atılmalıdır&#8230;</p>
<p>8- Her yıl 60-70 çocuk çalışırken yaşamını yitirmektedir. 2018 yılı ‘çocuk işçilikle mücadele yılı’ ilan edilmesine rağmen 67 çocuk işçi can vermiştir. Bu noktada özellikle sanayinin ucuz emek gücü ihtiyacını karşılayan 4+4+4 eğitim sistemine son verilmeli ve çocuk işçilik yasaklanmalıdır&#8230;</p>
<p>9- Ülkemizde küçük yaşlarda çalışma hayatı başlamakta ve neredeyse ömür boyu sürmektedir. Emekçilerin belli bir çalışma yılından sonra emekli olma hakları vardır ve bu da çalıştıkları mesleğe ve cinsiyetlerine göre belirlenmelidir. Emekliliğin yaşa takılmasına ve kademeli olarak 65 yaş olarak belirlenmesine yani mezarda emekliliğe son verilmelidir&#8230;</p>
<p>10- Kadın emeği; tarımda, sanayide, hizmet sektöründe ve evde görünmez hale getirildi. Oysa her yıl 120-130 kadın çalışırken yaşamını yitiriyor. Kadını temel alan bir işçi sağlığı anlayışı tanımlanmalıdır&#8230;</p>
<p>11- Ülkemizde milyonlarca mülteci/göçmen işçi bulunmaktadır. Temel düzenlemelerden mahrum bırakılan mülteci/göçmen işçilerin çalışma, sağlık, barınma, ücret vb. güvenceleri sağlanmalıdır. Türkiyeli işçilerle mülteci/göçmen işçileri karşı karşıya getiren ücret ve çalışma politikalarından vazgeçilmelidir. Yine bu noktada bölge ülkelerini savaşın içine sürükleyen politikalardan uzak durulmalıdır&#8230;”</p>
<p><strong>Raporun Tamamına Ulaşmak İçin : <a href="http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923">http://guvenlicalisma.org/19796-hangi-savasta-bu-kadar-arkadasimizi-kaybediyoruz-2018-yilinda-en-az-1923</a></strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34752" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işsicinayeti1.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34751" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg" alt="" width="640" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1-640x396.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işkazası-1.jpg 686w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34749" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png" alt="" width="640" height="905" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x905.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x1448.png 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.png 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34748" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg" alt="" width="640" height="304" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-640x304.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8-1024x486.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti8.jpg 1110w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34747" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg" alt="" width="640" height="301" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-640x301.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7-1024x481.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti7.jpg 1122w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" />    <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34743" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti3.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /> <img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-34742" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg" alt="" width="640" height="298" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-640x298.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2-1024x476.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/01/işcinayeti2.jpg 1133w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/31/2018-is-cinayetleri-raporuna-gore-en-cok-olum-tarim-ve-insaatta/">2018 İş Cinayetleri Raporuna Göre En Çok Ölüm Tarım ve İnşaatta</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Women’s Stories in Hakkari</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/14/womens-stories-in-hakkari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 14 Sep 2018 09:58:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Civil Pages]]></category>
		<category><![CDATA[Civil Pages Headline]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=30514</guid>

					<description><![CDATA[<p>What is it like to be a woman in Hakkari? What do women do? What problems do they have?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/14/womens-stories-in-hakkari/">Women’s Stories in Hakkari</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">We interviewed Darya Kızılboğa and Şehriban Açar, co-presidents of A Woman A Life Association which was founded upon the need of women in the region. </span></p>
<p><b>Where does the name of the association come from? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">A Woman A Life Association is an outcome of Research Project on Women’s Suicides and Child Abuse in Van-Hakkari. We were following women’s suicides in Van and Hakkari in 2015 and inform the press. We applied to Community Volunteers Foundation’s Young Woman Fund and conducted research studies in 2015-2016. We wanted to fight against the causes of a woman to end her life and named our association accordingly. </span></p>
<p><b>What kind of difficulties do you face in the region?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">The biggest problem in the region is concepts such as “family name” or “tribe”. These are the biggest causes to hide what is going on. We don’t aim to be a cause of unrest, but we will not be silent if there is oppression. Male oppression has become a part of culture and it also affects women. We realized that women do not know their worth. A woman is not a living thing in our region. That’s why we organize events to raise awareness among women. Also, physical structure of the city makes our job difficult</span></p>
<p><b>What kind of studies do you conduct? What is your policy?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">We believe that awareness raising is very important. We hold trainings, meetings because we know that women have difficulty in reaching correct information. We are aware that the city does not have much for women to become effective in social life. We will create these areas. We will implement projects for women to get their economic freedom. We honestly admit that Hakkari is a very tough region. We want women to live strongly. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/09/14/womens-stories-in-hakkari/">Women’s Stories in Hakkari</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınların Hayata Geçmeyen Hikayesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/25/kadinlarin-hayata-gecmeyen-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Jun 2018 07:48:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[1 Kadın 1 Hayat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[1 kadın 1 hayat]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ferit Edgü'  "Hakkari'de Bir Mevsim" kitabında anlatıyor; iklimi çetin , kendisi çetin ,kültürü çetin Hakkari'yi. Hakkari'de kadın olmak nasıldır ? Kadınlar ne yapar ? Ne gibi sorunları var ?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/25/kadinlarin-hayata-gecmeyen-hikayesi/">Kadınların Hayata Geçmeyen Hikayesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Bunu kendine dert edinen   şahitlik etmekle yetinmeyip biz ne yapabiliriz kaygısı güden bir avuç kadın&#8230;.</b></p>
<p><b></b>1 Kadın 1 Hayat Derneği çalışmalarına Van -Hakkari&#8217;deki kadın intiharlari ve istismarı konusunda araştırmalar ile başlamış sonrasında bölgedeki kayıtlara geçmeyen istismar olaylarını, özellikle aşiret ve kültür ile beslenen ataerki ile mücadele  ederek çalışmalarını sürdürmektedir. Kendilerini bölgede yaşanan sorunların ve gelen taleplerin sonucunda oluşan bir dernek olarak tanımlayan bir kadın bir hayat derneği; derneğin nasıl kurulduğunu bölgede kadınların nasıl sorunları olduğunu ve bu konuda ne gibi çalışmalar yaptıklarını eşbaşkanları Darya  Kızılboğa ve Şehriban Açar ile konuştuk.</p>
<p><b>1 kadın 1 hayat derneğinin ismi nereden geliyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir Kadın Bir Hayat Derneği, aynı adı taşıyan Van-Hakkari  Kadın İntiharları ve Çocuk İstismarı Araştırma Projesi&#8217;nin çıktısıdır. Birkaç kadın arkadaş 2015 yılında Van ve Hakkari&#8217;de yaşanan kadın intiharlarını takip ediyor basın ile iletişimde bulunuyorduk.10 yaşında bir kız çocuğunun intiharının ardından &#8216;oralarda neler oluyor&#8217; sorusu ile hemen harekete geçtik ve Toplum Gönüllüleri Vakfı Genç Kadın Fonu&#8217;na başvuruda bulunduk ve 2015-2016 da araştırma çalışmasını yürütmeye başladık. Kadının adı olmadığı, kadınların çocuk sayısı söylenirken sayılmadığı bir dönemde yaşamaktayız. Kadının da bir canlı olduğunu, ötekileştirmeden Bir Kadın da bir canlıdır, hayatı vardır ve bu hayatın son bulmasına sebep olan etmenlerle mücadele düşüncesiyle harekete geçtik. Ve araştırma çalışmamızın adını Bir Kadın Bir Hayat olarak belirledik.</span></p>
<p><b>Sizi bu derneği kurmaya iten sebepler nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırma çalışmamız sürerken kayıtlara geçmeyen bir çok vaka ile de karşılaştık. Devletin herhangi bir organından bizi yönlendirecek, bize destek verecek hiçbir veri alamadık. Çalışmalarımızda halkın kendisi &#8216;kendileriyle ilgilenen kimse olmadığını dile getirdi. Erkekler de yaptıkları haksızlığın farkındaydı ancak çeşitli bahanelerin arkasına sığınıyorlardı. Bizler konunun üstüne gittikçe &#8216;siz bir adım atın biz on adım atarız &#8216; gibi cümleleri fazlasıyla duymaya başlamıştık. Kadınlardan da destek talepleri geliyordu. Çalışmamızı raporlandırırken sorunun belli olduğunu, sebeplerini de belirlediğimizi gördüğümüzde &#8216;çözüm &#8216; nedir sorusunu sorduk. Çalışmamızı tamamlayıp geri dönmek istemedik ve dernekleşme çalışmaları için harekete geçtik. ve 20 Kasım 2016 günü resmi olarak Bir Kadın Bir Hayat Derneği&#8217;ni kurduk. </span></p>
<p><b>Bölgede ne gibi zorluklar yaşıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bölgede yaşadığımız en büyük sorun &#8216;aşiret, aile ismi &#8216; kavramları. Bu kavramlar yaşanan vakaların üstünün örtülmesinde büyük etkenler. Elbette ki bizler huzursuzluk çıkarma düşüncesinde değiliz ancak eğer yapılan  bir zulüm varsa buna sessiz kalmayacağımızı da belirtiyoruz. Erkeklerin kadınları bastırması, arka plana</span><span style="font-weight: 400;"> itmesi bir kültür haline gelmiş ve bu kadınlara da sirayet etmiş durumda. Kadınların adı yok tepkisiyle yürürken bizler kadınların da adlarının ne olduğunu bilmediğini fark ettik. Bir Kadın Bir Hayat değil topraklarımızda. Bizlerde kadınlara yönelik bilinçlendirme çalışmalarına hız vermek istedik. Kadınlarında üzerine yapışan erk zihniyetten kurtulması için uğraş veriyoruz. Şehrin fiziki yapısı ve sahip olunan imkanlar da bizleri zorluyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28082  alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2018/06/IMG-20180622-WA0005-640x310.jpg" alt="" width="353" height="171" /></p>
<p><b>Bir sivil toplum kuruluşu olarak bölgede kadınlar üzerine yaptığınız bir sorun tespit çalışması var mıdır /sizce Hakkâri özelinde kadınların ne gibi sorunları var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimiz tamamen sorunlardan ve gelen taleplerden doğan bir dernektir.Hakkari&#8217;de kadınların sosyo ekonomik ve kişisel sorunlarının yanı sıra düşünce ve ifade özgürlüklerinin kısıtlanması söz konusudur.En büyük sorunumuz kadınların kadın olmanın ne olduğunu unutmuş olması. Kadının adı yok evet, kadınlarımız kaç çocuk doğuracağına kendileri karar vermiyor, korunma yöntemlerini bilmiyorlar, toplumsal cinsiyet Hakkari&#8217;de yerleşmiş ve çözülmesi için büyük emekler sarf etmek gerekiyor. Erken evliliğin kadınlar tarafından istenmesi çoğu kez ailelerin de müdahale edememesi gibi durumlarla çok sık karşılaşıyoruz. İstihdam probleminin ciddi bir seviyede olduğu Hakkari&#8217;de kadınların iş alanlarında kendilerine yer bulmaları çok daha zor oluyor. Bu şekilde ekonomik özgürlükleri de bulunmuyor. Genç kadınlar iş bulduğunda aileler izin vermiyorlar bu yüzden işten alınan genç kadınlarımız var. Her şeyin temelinde bilinçsizliğin olduğunu görüyoruz. Erk zihniyetin baskıları ve kadınların da bilgiye olan erişiminin kısıtlı olması bu sorunları ve daha fazlasını tetikliyor. Kadına karşı yapılan ayrımcılık gözler önünde.</span></p>
<p><b>Belirlediğiniz sorunlar için çözüm önerileriniz nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizler çalışmalar yapabilmek için öncelikle lobicilik faaliyetlerine ağırlık vermiştik. Bu süreci hem yerel basınla hem de fon veren kuruluşlarla yapılan görüşmelerle, ulusal ve uluslar arası ağlara katılmakla yönettik. Bu süreci devam ettirirken kadınlarımıza da kendimizi tanıtıp dayanışmaya davet ettik. Gelen talepler doğrultusunda eğitim sürecini başlattık. Bunlar teknik temel konular olduğu gibi ayrıca dayanışmayı sağlayan toplantılarla gerçekleşiyor. Somut adımları bekleyen ve somut çalışmaları gören kadınlarımız aramıza katılıyor. Böylelikle dayanışma içerisinde birbirimizden beslenme süreci ile karar vericiler tamamen bölge kadınlarımız oluyor. Biz dernek olarak bir basamak olduğumuzu her zaman dile getirdik. Derneğimiz tüm kadınlara açık, talep etmekten ziyade kendilerinin dilediği çalışmaları yapabilecekleri bir yer. Bir Kadın Bir Hayat Derneği üst bir yapı olmaktan ziyade kadınların var ettiği ve kadınların yaptığı çalışmalarla varlığına devam edeceği bir yapıdır. Şöyle bir gerçek de var, Hakkari halkı sivil toplum çalışmalarına yabancı bir yer. Yapımızın benimsenmesi de bizim için bir zamandır. Bölgede bizden önce yapılan çalışmalar halkın güvenini zedelemiş. Bizler güven kazandık ve eminiz ki kadınlar olarak bir araya geldiğimiz vakit hiç bir sistem önümüzde duramayacak.  Öncelikli hedef dayanışma kültürünü yerleştirmek ve bilinçlenme çalışmalarına hız vermek. </span></p>
<p><b>Dernekte ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz? Politikalarından bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilinçlenme çalışmalarının büyük önem arz ettiğine inanıyoruz. Ne istiyoruz, neden istiyoruz sorularının cevabının dolu dolu olması gerekiyor. Öncelikle eğitimlere ve toplantılara önem veriyoruz. Bilgiye olan erişimin kısıtlılığının farkında olmamız eğitim çalışmalarını öncelikli tutmamızı sağlıyor. Kadınların sosyal hayatta var olması için şehrin imkanlarının kısıtlılığının farkındayız. Kendilerini var edebilecekleri alanları oluşturacağız. Kadınlarımızın ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri için düşündüğümüz projeler var. Bunları da yakın zamanlarda paylaşacağız. Hakkari çok zor bir alan bunu açık yüreklilikle söylüyoruz. Bizler en temelden çalışma yapmak zorundayız. Temelimizi güçlendirip kadınların aydınlık dönemleri yaşamasını istiyoruz. </span></p>
<p><b>Var olan projelerinizden ve gelecekte yapmak istediklerimizden bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizler kadın destekleme merkezi açma hedefi ile başladık her şeye. Psikologların, pedagogların olduğu bir merkez açma hedefindeyiz. Cinsel sağlık ve üreme sağlığı eğitimleri, toplumsal cinsiyet ve Hakkari kadınların sorunlarının ele alındığı atölyeler ile eğitim projemiz var. Yalnızca kadınların gelebildiği kitap kafe açma hedefimiz var.  Burada okumalar yapıp, üzerine tartışabileceğimiz birbirimizi besleyecek bir alan yaratmak istiyoruz. Projemizi önümüzdeki günlerde gerekli yerlere teslim edeceğiz. Kadın meclisi kurmak için gerekli lobicilik çalışmalarını yürütüyoruz. Kadınların ekonomik özgürlüklerini sağlayabilmeleri adına çalıştığımız projeler var.</span></p>
<p><b>İşbirliği yaptığınız kurumlar var mıdır /nelerdir?</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">Ülkemizde değişen siyasi yapı Hakkari&#8217;de daha ciddi hissediliyor. Henüz herhangi bir kurumla iş birliğimiz yok. </span></p>
<p><b>Kadınların genel anlamda eğitimlerden beklentileri nelerdir ? Sizin gözlemlediğiniz somut kazanımlar var mıdır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizler eğitimleri formal olmayan yöntemlerle gerçekleştiriyoruz, katılımcı olmaları, oturumları kendilerinin yönetmeleri onların beklentilerinin oldukça üstünde oluyor. Bizler eğitimden önce hedefleri belirliyoruz, eğitim sonrasında katılımcıların kendilerinin değerlendirme yaptıkları değerlendirmeler ile hedeflerimizden daha fazla olumlu sonuca ulaştığımızı görüyoruz. Bizim düzenlediğimiz eğitimler özelinde Hakkari&#8217;de aynı konulu eğitimler olmadığı için tamamen bilgi edinme amaçlı geliyorlar. Eğitimlerin ardından örgütlenme talebi ile derneğe üye oluyorlar bunlar bizim için oldukça değerli. Her eğitim veya çalışma sonrasında yerel basında çıkan haberlerle derneğimize özellikle genç kadınlar bizlerle çalışmak istediklerini bildiriyorlar. &#8216;Meğer bilmediğimiz ne çok şey varmış &#8216; cümleleri ile bizimle devam etme istekleri bizler için en büyük çıktıdır.</span></p>
<p><b>Hakkâri de hedef kitlenizi ( yaş /ekonomik /statü ) tanımlar misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Herhangi bir kriterimiz kesinlikle yok. Genç kadınlarla yetişkin kadınlara ulaşma hedefimiz var. </span></p>
<p><b>Hakkâri de bir kadının bir günü ortalama nasıl geçiyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ne yazık ki, Hakkari&#8217;de kadınların günleri herhangi bir sosyal aktivite olmadan evde çocukları ilgilenmek ile ve ev işlerini yapmak ile geçiyor. Tek sosyal aktivite komşu ziyaretleri. Hem şehrin yapısı hem de toplumsal yapı bu duruma sebep oluyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/25/kadinlarin-hayata-gecmeyen-hikayesi/">Kadınların Hayata Geçmeyen Hikayesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>CİSAD Doğaseverleri Buzul Gölünde Festivale Çağırıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/cisad-dogaseverleri-buzul-golunde-festivale-cagiriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 23 Jun 2018 11:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[CİSAD]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=28057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hakkari’de aktif doğa sporcularının kurduğu Cilo Sat Gölleri ve Buzulları Dağcılık ve Doğa Sporları Derneği (CİSAD) 29 Haziran-1 Temmuz tarihleri arasında 1. Doğa Sporları Festivali düzenleyecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/cisad-dogaseverleri-buzul-golunde-festivale-cagiriyor/">CİSAD Doğaseverleri Buzul Gölünde Festivale Çağırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hakkari’nin dağcılık başta olmak üzere doğa sporları alanında ciddi bir potansiyeli olduğunu belirten CİSAD Başkanı Azad Ölmez, amaçlarının bu potansiyeli önce Türkiye’ye ardından bütün dünyaya duyurmak ve şehirdeki doğa sporu alt yapısını geliştirmek olduğunu ifade ediyor. <img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-28060" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/IMG-1499-640x480.jpg" alt="" width="360" height="270" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/IMG-1499-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/IMG-1499-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/IMG-1499.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/IMG-1499-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/IMG-1499-320x240.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />CİSAD’ın kuruluş amaçlarının arasında Hakkari’deki dağcılık turizmini canlandırma olduğunu da belirten Ölmez, 1. Doğa Sporları Festivali’nin de bu amaçla düzenlendiğini dile getirdi. Derneğin kurucu üyelerinden yönetmen ve fotoğraf sanatçısı Murat Adıyaman, Hakkariler&#8217;in yaşadıkları doğayı tanımalarını ve korumalarını sağlamayı amaçladıklarını da belirterek, &#8220;Bir yandan da Hakkari’ye karşı oluşan ön yargıyı kırmak istiyoruz. Güvenlikle ilgili endişeler dünyanın her yerinde yaşanabilir. Burada 233 bin insan yaşıyor. Raftingten, dağ sporlarına kadar her alanda çok iyi parkurlar var ve doğa severlerin bu güzellikleri keşfetmesini istiyoruz&#8221; dedi.</p>
<p>Cilo Sat Gölleri’nde ilk kez düzenlenecek festivalde, dağcılık, doğa yürüyüşü, kano, dağ bisikleti, yamaç paraşütü ve kampçılık alanlarında, yöresel yemek ikramlarını ve konser etkinliklerinin de aralarında yer aldığı etkinlikler düzenlenecek.Türkiye Dağcılık Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Ersan Başar da Cilo buzul sıra dağlarının tanıtılması ve faaliyetlere açılmasını desteklemek amacıyla federasyon olarak aynı tarihlerde dağcılık faaliyeti gerçekleştireceklerini belirtti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-28059 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/34911010_10156735781739267_1938077586861064192_n-640x760.jpg" alt="" width="303" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/34911010_10156735781739267_1938077586861064192_n-640x760.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/34911010_10156735781739267_1938077586861064192_n-610x725.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/34911010_10156735781739267_1938077586861064192_n-320x380.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/06/34911010_10156735781739267_1938077586861064192_n.jpg 808w" sizes="auto, (max-width: 303px) 100vw, 303px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/23/cisad-dogaseverleri-buzul-golunde-festivale-cagiriyor/">CİSAD Doğaseverleri Buzul Gölünde Festivale Çağırıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHAK’tan Şapatan Raporu: &#8220;Köylülere işkence edildi, soruşturma hassasiyetle sürdürülsün&#8221;!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/01/ihaktan-sapatan-raporu-koylulere-iskence-edildi-sorusturma-hassasiyetle-surdurulsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Sep 2017 08:29:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHAK]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[İşkenceyle Mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18055</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (İHAK), yöneticilerinin Hakkari&#8217;nin Şemdinli ilçesi Altınsu (Şapatan) köyündeki işkence iddialarını yerinde inceleyerek hazırladığı raporda, &#8220;İşkence, eziyet, kötü muamele, gayriinsani tavır sergileyen memur hakkında hızlı soruşturma ve caydırıcı cezalar memurlar arasında örneklenmeli böylelikle yeni olayların önüne geçilmelidir. Aileye, eşe, çocuklara karşı dine ve kutsala hakaret ve küfürün de işkence ve kötü [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/01/ihaktan-sapatan-raporu-koylulere-iskence-edildi-sorusturma-hassasiyetle-surdurulsun/">İHAK’tan Şapatan Raporu: &#8220;Köylülere işkence edildi, soruşturma hassasiyetle sürdürülsün&#8221;!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (İHAK), yöneticilerinin Hakkari&#8217;nin Şemdinli ilçesi Altınsu (Şapatan) köyündeki işkence iddialarını yerinde inceleyerek hazırladığı raporda, &#8220;İşkence, eziyet, kötü muamele, gayriinsani tavır sergileyen memur hakkında hızlı soruşturma ve caydırıcı cezalar memurlar arasında örneklenmeli böylelikle yeni olayların önüne geçilmelidir. Aileye, eşe, çocuklara karşı dine ve kutsala hakaret ve küfürün de işkence ve kötü muamele ile aynı olduğu, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarınca suç sayıldığı, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerce de yasaklanmış olduğu konusunda bilinçlendirme faaliyeti yapılmalıdır.&#8221; denildi.</strong></p>
<p>Hakkari’nin Şemdinli ilçesi Altınsu/Şapatan Köyü yakınlarında 5 Ağustos&#8217;ta başlatılan operasyonda PKK militanları ile çatışma yaşanmı, bir özel harekât polisi yaşamını yitirirken bir polis de yaralanmıştı. Ertesi gün, Altınsu/Şapatan köyünde bir çok eve baskın yapan özel harekât polisleri, köyden yaşları 17 ile 30 arasında değişen 56 erkeği köy meydanına hakaret edip dayak atarak toplamış ve 56 kişiden 36’sını emniyete götürmüşlerdi. Basına yansıyan görüntülerde köylülerin vücutlarında dayak ve işkence izleri görülmüş, bunun üzerine sivil toplum kuruluşları işkenceyi <a href="https://www.sivilsayfalar.org/hakkarideki-iskence-iddialarina-yonelik-stk-hak-orgutlerinden-basin-aciklamasi-iskence-insanlik-sucudur/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">kınayarak</a>, yetkilileri sorumluluklarını yerine getirmeye çağırmıştı. Kamuoyunun ısrarlı merakı üzerine, daha önce işkence iddialarını reddedip konuyu gündeme getirenleri “terör örgütü propagandası” yapmakla suçlayan Hakkari Valiliği bir polisin açığa alındığını ve soruşturma başlatıldığını duyurmuştu.</p>
<p>Geçtiğimiz Haziran ayında kuruluşunu ilan eden İnsan Hakları ve Adalet Hareketi (İHAK), işkence iddialarını yerinde inceleyerek bir rapor hazırladı. Dernek Başkanı Cihat Gökdemir, Başkan Yardımcısı Gülden Sönmez ve Genel Sekreter Ahmet Zeki Olaş’tan oluşan 3 kişilik heyet, üç günlük çalışmada mağdurlarla yüz yüze yaptığı görüşmeler ve şikayet başvuruları ile resmî ve sivil toplum kuruluşlarıyla temaslarını geçtiğimiz günlerde yayınladı.</p>
<h4>“Köy meydanında toplananlara hakaret ve küfür edildi, dipçik ve sopalarla vuruldu, kötü muamele rutin gözaltı işlemi başlayana kadar sürdü.”</h4>
<p>Özel harekat polislerinin ev baskınlarında kapıların açılmasını beklemeden kapı ve camları kırdıklarını, kimlik sorgulaması yapmadan ve konuşmalarına müsaade etmeden evde bulunan erkekleri döverek ve zor kullanarak dışarı çıkarttıklarını, kadınların ve çocukların zor kullanılarak itilip kakıldıklarını, ev eşyalarına ciddi zarar verdiklerini ve aile bireyleri ile dini inançlara ağır küfür ve hakaret edildiğini tespit eden İHAK raporu olay gecesini şu şekilde aktarıyor (sadeleştirilmiştir):</p>
<p>“Aramalar, 6 Ağustos sabahına kadar sürmüş ve net sayı olmamakla birlikte gece boyu yapılan aramalarda 50-60 arası eve girildiği tahmin edilmektedir. 6 Ağustos sabahı evlerinden alınan ve aralarında 18 yaşından küçük çocukların da olduğu yaklaşık 56 kişinin köy meydanına getirildiği ve sabah 07:00 sularında Şemdinli Emniyet Müdürlüğü’ne götürme işlemlerinin başladığı anlaşılmaktadır. Gece boyunca evlerden alınanlar köy meydanında yüzüstü yatırılmış bir vaziyette bekletilmiş, bu kişilere yönelik gece boyunca polisin dipçik, sopa vs. ile vurması ve kötü muamelesi devam etmiştir. Bazı köylüler köy meydanı yanındaki inşaata götürülerek burada da sopalarla darp edilmiştir. Köy meydanında toplanan 56 kişiden 36’sı Şemdinli İlçe Emniyet Müdürlüğü binasına götürülmüştür. Kişilerin emniyete götürüldüğü vakte kadar kimlik sorgulaması yapılmamıştır. Mağdur beyanlarına göre emniyete götürülürken, araçlara bindirilirken ve yolda araçların içinde fiziki darp, hakaret ve küfür gibi kötü muameleler devam etmiştir. Emniyet binasına girişte kapıda ve merdivende bulunan polislerin gelenleri döverek içeri aldığı, yüzüstü yatırılanların sırtına çıkıldığı ve paspas sopalarıyla ve plastik hortumla dövüldüğü mağdurlarca ifade edilmiştir. Emniyet merkezindeki kötü muamelenin 6 Ağustos Pazar günü öğlene kadar devam ettiği ve öğlen civarında ilçe mülki idarenin durumdan haberdar olmasıyla rutin gözaltı prosedürünün uygulanmaya başlandığı ifade edilmiştir. Aynı gün öğlen saatlerinde, ifadeleri alınmadan ve muayene için hastane sevkleri yapılmadan 36 kişiden 20’si karakoldan serbest bırakılmıştır. Kalan 16 kişi için ise gözaltı uygulaması başlatılmış, bu 16 kişi de ifadeleri alındıktan sonra ertesi gün bırakılmışlardır.”</p>
<p>Rapora göre 6 Ağustos Pazar günü serbest bırakılıp işkence gördüğü şikayetiyle Şemdinli Devlet Hastanesi’ne giden mağdurlardan Bünyamin Atabak, hastanenin nöbetçi doktoru Elif Ç.’nin “Siz örgüte yardım ediyorsunuz, bunu hak ettiniz” şeklindeki beyanları üzerine hasta ile doktor arasında tartışma yaşanmış ve doktor, polisi arayarak mağdurun tekrar gözaltına alınmasını istemiş. Bünyamin Atabak’ın yeniden gözaltına alınması avukatının müdahalesiyle engellenmiş.  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-18056 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/DHQfbV1XkAA1MtS-300x132.jpg" alt="" width="300" height="132" /></p>
<h4>“Paspas sopalarıyla dövdüler, sopalar kırılınca plastik hortum getirdiler. Dayak, işkence bunu kabul ettim ama o küfürler çok ağırdı. Köydeki birçok kişi uyuyamıyor.”</h4>
<p>Mağdur ve tanıkların beyanlarına başvurulan raporda beyanların tamamı kötü muamele ve işkenceyi benzer ifadelerle anlatıyorlar.  Aşağıda, raporda yer alan mağdurlardan dördünün beyanları, kısaltılarak verilmiştir.</p>
<p><strong>Hacı Zeydan ÖZEL (Köy Muhtarı):  </strong>O gece yaralı bir asker benim evimin önüne getirildi ve benden yardım istendi. Ambulans gelene kadar ben de dışarıda yaralı askerin yanındaydım. Yarım saat sonra komşum Cafer’in evinden bağırma sesleri gelmeye başladı. Ben seslerin geldiği komşu eve gittim ve polislerin Cafer’e ve ailesine yaptığı kötü muameleye müdahale etmeye çalıştım, “ben köyün muhtarıyım” diye ısrarcı oldum ama bana da çok ağır hakaretler ederek oradan uzaklaştırdılar. Köy merkezinde 5-6 eve girildi ve evlerdeki aramalarda kadınlara ve gençlere küfürler ve hakaretler edildi. “Muhtar sana da gününü göstereceğiz” gibi aralarından bazıları beni tehdit etti. Ellerinde baltalar vardı ve kapılar kırılarak evlere girildi. Sanki her evde PKK mensupları varmış gibi girdiler. Normalde ev aramaları daha önce de oluyordu ancak bu şekilde bir uygulamaya ilk defa şahit olduk. Köylülerden bazılarını evlerinden alıp köy meydanına getirdiler, pijamalarıyla yere yatırdılar&#8230;</p>
<p><strong>Cafer ATABAK: </strong>O gece saat 12:30 civarında kapımız çok şiddetli şekilde kırılırcasına vurulmaya başlandı. Dışarıdan hakaretler ve küfürler duyuyordum. “Kapıyı kırmayın, geliyorum” dedim. Kapıyı açtığımda bana “O. çocuğu nerdesin, sabahtan beri seni arıyoruz” dediler. “Ne oldu” diye soruyorum ama beni dipçiklediler ve tekmelediler. Evdeki aramada camlar, eşyalar, her şey yerlere döküldü, sonra koluma girerek camların üstünden sürükleyerek beni dışarı çıkarttılar. Karımın ve kızımın beni korumaya çalışırken itildiğini ve duvarlara çarptıklarını gördüm. Sonrasında oğlum Bünyamin’in kafasını duvara ve camlara vurarak dışarı çıkarttıklarını gördüm. Eşim ve kızım balkondan bağrışıyorlardı. Oğlumu o halde görünce eşim bayıldı, az sonra ayılttılar onu, sonra tekrar bayıldı. Meydanda sabaha kadar yerde yatırdılar beni. Sopayla ve tekmelerle darp ettiler. Sabah 07:00 gibi Emniyete götürdüler. Emniyette herkesi sıra dayağından geçirdiler. Paspas sapları ve sopalar kırılınca plastik bir hortum getirdiler&#8230;</p>
<p><strong>Nejmettin KORKMAZ: </strong>Gece yarısı gelen seslere kapıyı açmak için gittim. Yetişemeden kapıyı kırdılar. Karımı ve çocuğumu başka odalara aldılar. Kızım Şilan’ı (7 yaşında) boğazından tutup duvara fırlattılar. Kimlik vs. sorulmadan tekme tokat beni dövdüler. Böbrek hastasıyım, “tek böbreğim yok, yapmayın” dedim, yaklaşık iki saat evin önünde beni dövdüler. Kızımın çığlıklarını duyuyordum, “bırakın Allah’ınız yok mu” diye yalvardım. Bana “Allah izinde” dediler. Muhtar geldi, müdahale etmek istedi ama muhtara da hakaretler ettiler. Sabah 07:00’ye kadar yerdeydim. Tekme tokat ve dipçiklerle dövdüler. Emniyette herkesi döverek içeri aldılar, üçüncü kata çıkıncaya kadar merdivenlere dizilmişler bize vuruyorlardı. Emniyette yerlere yatırıp dövmeye devam ettiler. Başını kaldırsan ya da konuşsan dayak yiyordun.</p>
<p><strong>Fikri ELMAS: </strong>Gece 02:00’de evimin kapısını çaldılar. Annem ve eşim vardı evde. Ben “buyrun” dedim ve direk yumruk attılar bana, ilk attıkları yumrukta dişim kırıldı. Evin önünde beni betonun üzerine yatırdılar ve sürekli dövdüler. Annem 80 yaşında ve sürekli olarak anama, eşime, namusuma küfürler ettiler. Dayak, işkence bunu kabul ettim ama o küfürler çok ağırdı. Kapıları, pencereleri kırıyorlardı, 58 yaşındayım böylesini daha önce hiç görmedim. Sabah 07:00 gibi Emniyete götürdüler. Paspas sopalarıyla dövdüler bizi. Sopalar kırılınca plastik hortum vardı, onu kesip getirdiler. Polislerin bize ettiği küfürleri söyleyemem. Bu olaydan sonra eşim ve annem ve hatta köydeki birçok kişi uyuyamıyor.</p>
<h4>“75-80 civarında farklı boyutlarda darp ve ağır hakaret var ama mağdurlar şikayet etmekten imtina ediyorlar”</h4>
<p>Raporda mağdur avukatları Av. Selahattin Yılmaz ve Av. Abdurrezzak Ertaş ile yapılan görüşmede avukatlar, “40 mağdur adına tüm şikayet işlemlerinin gerçekleştiği, köyde gerçekleştirdikleri görüşmeler neticesinde toplamda 75-80 civarında farklı boyutlarda darp ve ağır hakaretin mevcut olduğu, ancak her şahsın şikayet hakkını kullanmada farklı farklı gerekçelerinden dolayı imtina ettiği, bu sebeple olayın vahametinin anlaşılması açısından şikayetçi olmayan darp ve hakaret mağdurlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini” vurguluyorlar. Şiddete ve kötü muameleye maruz kalanların durumlarının hastanede raporla kayıt altına alındığını ve Şemdinli Cumhuriyet Savcılığı tarafından başlatılan soruşturmanın devam ettiğini aktaran avukatlar, hakkında en çok şikayet olan bir özel harekat polisinin açığa alındığını ama kendilerinde kimlik bilgisi olmadığı için bu konunun kesinliği hakkında bir bilgiye sahip olmadıklarını beyan ediyorlar.  <img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-18057 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/09/DHQfbVpWAAEIpUe-300x225.jpg" alt="" width="300" height="225" /></p>
<p><strong>İHAK’ın Değerlendirmesi ve Önerileri:</strong></p>
<p>Olayların birinci sebebini “PKK militanlarının köy içinde ve çevresinde faaliyet göstermesi, gece vakitlerinde köye girerek gıda temin etmeye çalışmaları” olarak değerlendiren İHAK, “sivil yerleşim alanlarının çatışmalarda üs ve kalkan olarak kullanılmasının, o bölgedeki yerli halk için ciddi riskler barındırdığını” vurguluyor. Gece vaktinde yapılan bu tür bir arama faaliyetinin sosyo-psikolojik etkileri hakkında uyaran  İHAK, yetkililerin iddiaları reddetmesinin aksine köylülerin beyanlarının birbirini desteklediği ve sağlık raporlarıyla da “işkence ve kötü muamelenin kayıt altına alındığını” vurguluyor. Özel Harekat polislerince köyde “arama” yapılan evlerde ve “yakalama/ gözaltı” işlemi uygulanan şahıslar için kanuni şartlar yerine getirilmeden işlem/eylem yapıldığı, hem evlerde, hem köy meydanında hem de emniyet müdürlüğü binasında yakalananların ve gözaltına alınanların gayriinsani bir şekilde kötü muameleye tabi tutuldukları tespitini paylaşan heyet, köyde bir çok noktada güvenlik kameraları olduğunu ve bu kameraların kayıtları incelendiğinde olay gecesi evlerin girişlerinde ve köy meydanında yaşananların görüntülerine ulaşılabileceğini savunuyor.</p>
<p>Yaşananların, 90’lı yılların olumsuz hafızasını tetiklediğine işaret eden ve bu olayların “daha büyük infiallerin oluşması için birilerinin tetiklediği bir provokasyon olma ihtimali” üzerinde de duran İHAK, başka yerlerde benzer olayların yaşanmaması için soruşturma sürecinde “hassasiyet” gözetilmesi vurgusunda bulunuyor.</p>
<p><strong>Raporda yer alan talepler:</strong></p>
<ul>
<li>Şemdinli Altınsu (Şapatan) Köyünde yaşanan bu olayla ilgili başta “DAYI“ lakaplı Özel Harekat Polisi olmak üzere tüm sorumlu emniyet mensupları hakkında hızlı ve etkili adli ve idari soruşturma süreçlerinin başlatılıp yürütülmesi gerekmektedir.</li>
<li>Şemdinli Devlet Hastanesinde o gün nöbetçi doktor olan Elif Ç. hakkındaki iddiaların da incelenerek kendisi hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmalıdır.</li>
<li>TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumun, diğer İnsan Hakları Örgütleri ve sivil toplum kuruluşları bu süreci takip etmelidir.</li>
<li>İçişleri Bakanlığı’nın, sürekli şiddet ortamında çalışan ve ölüm riskiyle sürekli karşı karşıya olan güvenlik personelinin psikolojik durumlarını dikkate alması ve buna yönelik tedbirler alması gerekmektedir. Güvenlik güçlerine tahrik, heyecan ve öfkeye kapılıp sivillerin zarar görmesine engel olacak şekilde davranmalarını sağlayacak özel eğitimler verilmelidir.</li>
<li>Son dönemlerde Özel Harekât Polislerinin reel ve sanal ortamlardaki hal ve tavırlar ayrıca incelenmelidir. Özel Harekât polislerinin sivilleri şiddet üreten silahlı unsurlara yakın görüp toplu cezalandırma mantalitesiyle hareket etme ihtimalinin önüne geçilmelidir.</li>
<li>İşkence, eziyet, kötü muamele, gayriinsani tavır sergileyen memur hakkında hızlı soruşturma ve caydırıcı cezalar memurlar arasında örneklenmeli böylelikle yeni olayların önüne geçilmelidir. Aileye, eşe, çocuklara karşı dine ve kutsala hakaret ve küfürün de işkence ve kötü muamele ile aynı olduğu, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarınca suç sayıldığı, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmelerce de yasaklanmış olduğu konusunda bilinçlendirme faaliyeti yapılmalıdır.</li>
<li>Örgüt militanlarının köy, kasaba, şehir vb. sivil alanlara gece ve gündüz giriş-çıkışlarının engellenmesi için her türlü tedbir alınmalıdır. Hangi ideolojik/siyasi vb. amaçla olursa olsun sivillerin çatışma ortamlarında kalkan olarak kullanılması bir insanlık suçudur. Altınsu Köyü ve benzer nitelikte alanların üs olarak ve bu bölgelerde yaşayan sivil halkın kalkan olarak kullanılması engellenmelidir.</li>
</ul>
<p>İHAK’ın hazırladığı Altınsu (Şapatan) Köyü Olayları İnceleme Raporu için <a href="https://drive.google.com/file/d/0BxX8wzuz2PobWlgxaksyTU0wbm8/view" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/09/01/ihaktan-sapatan-raporu-koylulere-iskence-edildi-sorusturma-hassasiyetle-surdurulsun/">İHAK’tan Şapatan Raporu: &#8220;Köylülere işkence edildi, soruşturma hassasiyetle sürdürülsün&#8221;!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakkarili kızların hayata attıkları çalımın hikayesi:  Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/31/hakkarili-kizlarin-hayata-attiklari-calimin-hikayesi-ucuncu-bolgeden-hucum-varyasyonlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Reha Ruhavioğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2017 10:12:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari]]></category>
		<category><![CDATA[Hakkari Gücü Kadın Futbol Takımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=18032</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk gösterimi 36. İstanbul Film Festivali’nde yapılan Documentarist 10. İstanbul Belgesel Günleri’nde Yeni Yetenek Ödülü kazanan Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları filmini ve belgesele konu olan Hakkari Gücü kadın futbol takımının hikayesini, yönetmen Murat Adıyaman ile konuştuk. Oyuncuları Messi, Tarzan Rıfkı gibi isimlerle çağrılsa da Hakkari Gücü, isminin çağrıştırdığı gibi erkeklerin fiziksel gücünü ima eden bir [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/31/hakkarili-kizlarin-hayata-attiklari-calimin-hikayesi-ucuncu-bolgeden-hucum-varyasyonlari/">Hakkarili kızların hayata attıkları çalımın hikayesi:  Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>İlk gösterimi 36. İstanbul Film Festivali’nde yapılan Documentarist 10. İstanbul Belgesel Günleri’nde Yeni Yetenek Ödülü kazanan Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları filmini ve belgesele konu olan Hakkari Gücü kadın futbol takımının hikayesini, yönetmen Murat Adıyaman ile konuştuk.</h3>
<p>Oyuncuları Messi, Tarzan Rıfkı gibi isimlerle çağrılsa da Hakkari Gücü, isminin çağrıştırdığı gibi erkeklerin fiziksel gücünü ima eden bir erkek takımı değil, yaşları 12 ila 20 arasında değişen kızlardan oluşan bir takım ve ismi erkek fiziğinin atletik gücünden ziyade, kadınların hem geleneksel futbol algısı hem de yerleşik kadın erkek rolleriyle mücadelesini ima ediyor. 1998 yılında takımın hem oyuncusu hem hocalarından olan Cemile Timur tarafından kurulan takım TFF 2. Kadın Futbol Ligi’nde mücadelesini sürdürüyor. Cemile Hoca’nın gayretleri, gençlerin azmi sayesinde futbol, Spor Akademisi ve üniversite hayaline kavuşma imkanına dönüşmüş. Hakkari’deki tek Trabzonsporlu olan ve kasaplıktan kalan zamanlarda takımın antrenörlüğünü yapan Tahir Hoca’nın bu başarıdaki payı yadsınamaz elbette. Takım sayesinde Türkiye’nin farklı şehirlerine seyahat etme imkanı bulan ve farklı şehirlerden takımlar ağırlayan gençlerin temasları toplumsal ön yargılarla mücadele ve bunları değiştirme gibi bir misyonu da kendiliğinden yüklemiş takıma&#8230;</p>
<p>Bütün geleneksel kalıplar, baskı ve önyargılara rağmen kadınların hayatı ve çevreyi nasıl değiştirip dönüştürdüğünün bu hikayesini Sedat Şahin ve Murat Adıyaman, “Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları” ismiyle bir belgesel olarak çektiler. Bu hikayenin mimarlarından Cemile Hoca, Hakkari Meslek Yüksek Okulu’nda okurken bursu ile bir ev tutup pansiyonda kalan kızları eve toplamış, eksiklerini kah borçlanarak gidermişler kah hak edip federasyondan aldıkları cüzi paralarla. “4 yıllık bir üniversite hayalim vardı ama takımı kurduktan sonra, o çocuklara o umudu verdikten sonra bırakamadım. Çünkü o çocuklar bana inandı, beraber kurduk, yüz üstü bırakmak istemedim” diyor Cemile Hoca ve ekliyor, “İyi ki öyle yapmışım. Çünkü bir kişi üniversite okumadı ama 15 kişi şu anda üniversite okuyor.</p>
<figure id="attachment_18052" aria-describedby="caption-attachment-18052" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18052 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/21291061_10155911891179267_771902165_n-300x200.jpg" alt="" width="300" height="200" /><figcaption id="caption-attachment-18052" class="wp-caption-text">Murat Adıyaman</figcaption></figure>
<p>İlk gösterimi 36. İstanbul Film Festivalinde yapılan filmin ve takımın hikayesini belgeselin yönetmenlerinden Murat Adıyaman ile Sivil Sayfalar için konuştuk.</p>
<p><strong>Murat Bey, önce sizi biraz tanıyabilir miyiz, neler yapıyorsunuz, Hakkâri’de sinema işleriyle hemhal olmak nasıl bir şey?</strong></p>
<p>Merhaba, ben Hakkari’de doğdum burada yaşıyorum. Burada fotoğraf ve video gibi medya projeleri yapıyor ve olanlara katkı sağlamaya çalışıyorum. Burada kültür sanat işleri ile ilgilenmek hem kolay hem de zor. Bakir bir bölge olması güzel ve kolay, işlenmemiş çok fazla konu var. Ama politik ve stratejik konumundan dolayı da oldukça zor, bir kere güvenlik önemli bir sorun, uzmanlık isteyen işlerde zorluk çekiyoruz ve o durumlarda işin uzmanını güvenlik kaygısı olduğu için getirmek zor oluyor. Yine fon meselesi bir sıkıntı, bu belgesele fon bulamadık mesela, kendi imkanlarımızla çektik.</p>
<p><strong>Sizin yolunuzun Hakkâri gücü takımıyla kesiştiği yeri merak ediyorum, bu filmin hikayesi nereden çıktı?</strong></p>
<p>Üniversiteden yeni mezun olmuştum öğretmenlik yapıyordum ilimizdeki yerel internet haber sitelerini düzenli takip ediyordum. O dönemlerde ilimize ait erkek futbol takımlarının ligdeki durumları çok iyi değildi, bunun yanı sıra sürekli olarak Hakkari Kadın Futbol Takımının başarıları ile ilgili haberler çıkmaya başladı. Herkes gibi beni de gururlandırdı bu durum. Haliyle insan merak ediyor marjinal ve güzel şeyleri. İlk önceleri bu takımın ildeki sosyo-ekonomik durumu iyi olan ailelerin çocuklarının oluşturduğu bir spor projesi olarak düşündüm ama yine de tanıma isteği oluştu bende. Yaşanılan yer de küçük olunca gidip tanışmak için toplu taşıma aracına dahi ihtiyaç duymadım diyebilirim. Takımın Trabzonsporlu kasap hocası, oyuncular ile gizemli bir aile bağı kurmuş Cemile hocası ve kızların köylerden gelenlerden oluşması hoşuma gitti. Ayrıca çocukluğumdan beri bildiğim erkekler bile burada futbol ile ilgilenince aileleri ile sıkıntılar yaşıyorlarken kızlar bunu nasıl başarmış merak ettim. Sonra bu hikâyeyi başkalarına aktarmak istedim. Projeyi Hakkari’ye başka bir film için mekân bakmaya gelen filmin diğer yönetmen ve yapımcısı Sedat Şahin ile paylaştım. Kızlar gibi Hakkari-İstanbul köprüsü ile ortaya böyle bir ürün çıktı.</p>
<h4>Tabi ev aynı zamanda takımın kulübü. Tahir Hoca sabah gün ağarmadan evinden çıkıp mezbahaneye gidiyor öğlene kadar orada çalışıyor sonra gidip kızlar ile çalışıyor veya Cemile Hoca ile sokaklarda karınca gibi o baştan bu başa dolanıyorlar takım iş ve işlemlerini yapmak için. Üniversiteye futbol başarıları ile yerleşen kızların bir kısmı üniversite için farklı illerdeler ve zorlu yolculuklar ile buraya gelmeye çalışıyorlar. Takım karınca yuvası gibi herkes ayrı bir yerde koşturuyor.</h4>
<p><strong>Hakkâri gücü takımını da sizden dinlemek durumundayım, takım Cemile hocanın fikriymiş, nasıl kuruldu, ne yapıyorlar, nasıl çalışıyorlar?</strong></p>
<figure id="attachment_18034" aria-describedby="caption-attachment-18034" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18034 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/Cemile_Timur_1-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" /><figcaption id="caption-attachment-18034" class="wp-caption-text">Hakkari Gücü takımının kurucu Cemile Timur</figcaption></figure>
<p>Cemile hoca spora atletizmle başlamış büyük başarılar elde etmiş ama sonrası hayal ettiği gibi gitmemiş. Sporu hayatının orijinine almış, durduğu yerden yeni hayata tekrar sporla devam etmek istemiş ve onun deyişi ile “ülkemizde futbolun değeri var getirisi var diğer branşların kıymeti olmadığı için” futbola yönelmiş. Önce atletizm ve basket oynayan kızlar ile görüşüp ‘spor ile yeni bir hayat kurmak için biz de futbol oynamalıyız&#8217; demiş.  Böylece takımı kurmuş. Erkek formalarını giymekle başlamışlar daha sonra erkekler sahadan çıktıktan sonra sahayı kullanmaya başlamışlar. Hakkari’de futbol sevdalısı olarak bilinen Tahir Hoca’ya gitmiş onu antrenörlük için ikna etmiş ve başarılı bir yola çıkmış. Takımdaki kızların çoğu ya yatılı okulda okuyan ya da köyden şehre göç etmiş ailelerin çocukları olduğu için barınma sorunu yaşamış,  o da sorunun çözümü için öğrenci evi tutmuş ve kızlar ile beraber bu evde kalmaya başlamışlar. İmece usulü evi kullanıp masrafları bölüşmüşler. Tabi ev aynı zamanda takımın kulübü. Tahir Hoca sabah gün ağarmadan evinden çıkıp mezbahaneye gidiyor öğlene kadar orada çalışıyor sonra gidip kızlar ile çalışıyor veya Cemile Hoca ile sokaklarda karınca gibi o baştan bu başa dolanıyorlar takım iş ve işlemlerini yapmak için. Üniversiteye futbol başarıları ile yerleşen kızların bir kısmı üniversite için farklı illerdeler ve zorlu yolculuklar ile buraya gelmeye çalışıyorlar. Takım karınca yuvası gibi herkes ayrı bir yerde koşturuyor.</p>
<p><strong>Filmin sonuna doğru maç esnasında sahaya, operasyona giden bir helikopterin gürültüsü ve gölgesi düşüyor. Yine Hakkâri gücü kendi iç saha maçlarını bile Yüksekova’dan geçip Şemdinli’ye giderek orada yapmak zorunda kalıyor, hava şartlarını da düşününce iç saha maçları için bile zorlu bir deplasman yolculuğu geçirmek zorundalar. Gerek Şemdinli’ye gerekse deplasmanlara giderken yol kontrollerinde neler yaşıyorlar, güvenlik politikaları onların futbol yaşamını ve sizin çekimlerinizi nasıl etkiledi, etkiliyor? </strong></p>
<p>Filmi çektiğimiz dönemde Hakkâri il merkezinde futbol sahası olmağı için Şemdinli’ye gidiyorlardı. Hakkari’den Yüksekova’ya 70 km, Yüksekova’dan Şemdinli’ye 50 km gitmeleri gerekiyordu. Kışın hava şartları kötü olduğu için zorlanıyorlardı, nihayetindi yoğun kar alan bir bölge. Biz belgeseli çektiğimiz dönemde ülkemizde çözüm süreci vardı o yüzden yollarda güvenlik önlemleri fazla sıkı değildi, kızlar için durum normaldi çünkü daha ağır şartlar yaşamışlardı ama dışardan gelenler durumun şaşkınlığını yaşadıkları gibi kontrolleri yapan güvenlik güçleri de en az onlar kadar hayret ediyorlardı. Kızlar yaşamdaki zorluklara karşı bir Polyannacılık oynuyorlardı&#8230;  Yol uzun ve zorlu ama bunu dile getirmemeye çalışıyorlar bunun yerine teybin sesini açıp araçta halay çekiyorlardı. Belki de bunlardan daha büyük sıkıntıları olduğu için yolun uzunluğunu, çığ tehlikelerini ve güvenlik sorununu kaale almıyorlardı. Zorluklarını sıralarsak liste hayli kabarık olur. İç saha maçları için de araç ayarlamaları gerekiyor ve federasyon buna destek vermiyor. Kalma yeri ayarlamaları gerekiyor ama Şemdinli’de ne o kadar büyük otel vardı ne de kızların bütçesi. Bunun için okulların öğrenci pansiyonlarını kullanıyorlardı. Yeme içme ise başlı başına büyük bir problemdi.</p>
<h4>Kızlar yaşamdaki zorluklara karşı bir Polyannacılık oynuyorlardı&#8230;  Yol uzun ve zorlu ama bunu dile getirmemeye çalışıyorlar bunun yerine teybin sesini açıp araçta halay çekiyorlardı. Belki de bunlardan daha büyük sıkıntıları olduğu için yolun uzunluğunu, çığ tehlikelerini ve güvenlik sorununu kaale almıyorlardı. Zorluklarını sıralarsak liste hayli kabarık olur.</h4>
<p><strong>Belgeselde bir baba kızının ayağı incindiği için doktora gittiğini ve doktorun ‘bayan nasıl top oynar?’ diye yadırgadığını anlatıp ‘kız erkek ne fark eder ki!’ diyor, bir baba kızını takım hocasına göstermek için getiriyor, kızlar sahada top koştururken erkekler tribünde tezahürat yapıyorlar, geleneksel kadın erkek rollerini tersyüz eden hikâye sokakta nasıl karşılık buluyor, bu konudaki gözlemlerinizi aktarabilir misiniz?</strong></p>
<figure id="attachment_18036" aria-describedby="caption-attachment-18036" style="width: 300px" class="wp-caption alignright"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18036 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/Tahir_Temel_1-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" /><figcaption id="caption-attachment-18036" class="wp-caption-text">Hakkari Gücü Antrenörü Tahir Temel</figcaption></figure>
<p>Top oynamak ülkemizde hemen hemen her çocuk ve genç için zordur. Çünkü top oynamak demek vasıfsız olmak, boş işle uğraşmak olarak algılanıyor. Futbol fanatiği anne babalar bile çocukları spora yönelince eğitsel başarı kaygısı yaşadıkları için bu duruma karşılar. Bu durumu bir kız çocuğuna indirgersek zorluk derecesi zirve yapıyor. Hakkâri Gücü Kadın Futbol Takımı da bu tür zorluklardan geçmiş ama farklı olarak hiçbir şeyi bozmadan, yıkmadan. Yeni bir şeyler başarılabilir ve bunun için yıkmadan bozmadan yapılabilir dedirtiyorlar adeta. Kimse ailesine küs değil futbol oynadığı için mesela. Kızlar futbol ile kendilerine yeni bir yaşam yaratmışlar ve bunda bencil davranmayıp bununla diğer aile fertlerine katkı sağlamaya çalışıyorlar. Örneğin kızlardan biri aldığı mili sporcu bursunun nerdeyse yüzde 80’nini ailesine yolluyor. Belki de kızlar geçmişte atalarının yaşamlarının olmazsa olmazı olan imeceyi devam ettiriyorlar. Yani kanlarında var galiba bu durum. Diğer taraftan şunu da eklemek gerekir Hakkari Türkiye’nin doğusunda ismi genelde farklı istenmeyen haberler ile tanınıyor ve belki de bu yüzden kapalı yobaz bir şehir algısı var. Oysa bunun tam tersi bir yaşam kültürüne sahiptir. Halen kayıtlarda bir kadına sokakta laf atıldığına şahit olunmamıştır.</p>
<p><strong>Buradan devam edecek olursak, filmde futbolculardan biri, Hakkâri’nin her seferinde güvenlik meselesiyle birlikte gündeme gelmesinden yakınarak, federasyonun Hakkâri Gücü takımının birinci lige çıkmasından duyduğu kaygıyı anlatıyor, bir başka oyuncu kendilerinin küçük bir itirazının dahi başka takımların oyuncularının hakeme saldırmasından daha büyük görüldüğünü vurguluyor. Gençlerde ayrımcılığa uğradıkları hissi hep güçlü bir şekilde hissediliyor, futbol mücadelesinin yanında bununla mücadele misyonu da üstlenmişler gibi. Mesela oyunculardan galiba Tarzan Rıfkı idi, şöyle diyor: <em>Bizim gençlerimizin dışarıya gitmeye ihtiyacı var ama bizim ne kadar ihtiyacımız varsa o takımların da Hakkari’ye gelmeye ihtiyaçları var. Her iki taraf kaynaşmazsa, ön yargılar kırılamaz’ </em>diyor. Bütün bu zorluğun içinde gençlerin motivasyonunu canlı tutan nedir?</strong></p>
<p>Ülkemizde bireylerde yaygın olan en büyük sorunlardan biridir ötekileşme ve ötekileştirme. Bunun da çok kültürlülüğünün olduğu demokrasi anlayışının yerleşmemesi sebebiyle toplumsal hoşgörümüz zayıf. Bu da birçok alanda kendini hissettiriyor veya yoksa bile varmış gibi yaşanılıyor. İnsanlarda genelde tanımadığından korkma hissi var. Buna bağlı olarak Hakkari isminin haber bültenlerinde yaygın kötü bir imajı var. Irak’ta bir operasyon yapılıyor haber bülteni bunu öyle bir veriyor ki sanki şehir merkezinde valilik binasının önünde mevziler kazılmış gibi. Hayliyle bölge dışından olanlar buraya karşı önyargılı ve gelmek istemiyorlar. Bunu da ilgili yerlere iletince ortaya bu tür tablolar çıkıyor. Gençlerin yaşama bağlılıkları çok kuvvetli ve her durumda bir umutları var, serzenişleri doğal olarak var ama yoğun bir yaşam mücadelesi veriyorlar galiba içlerindeki umut çok güçlü. Hayattaki küçük şeylerden mutlu olup umutlu yaşamayı öğrenmişler…</p>
<h4>“Bizim gençlerimizin dışarıya gitmeye ihiyacı var ama bizim ne kadar ihtiyacımız varsa o takımların da Hakkari’ye gelmeye ihtiyaçları var. Her iki taraf kaynaşmazsa, ön yargılar kırılamaz.”</h4>
<p><strong>Hakkârili bir genç kızın Türkiye milli takımına çağrılması kendisinde, Hakkâri’de ve sizde nasıl karşılık buluyor?</strong></p>
<figure id="attachment_18035" aria-describedby="caption-attachment-18035" style="width: 300px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-18035 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/Hatice_Yaşar_Messi_1-300x169.jpg" alt="" width="300" height="169" /><figcaption id="caption-attachment-18035" class="wp-caption-text">Hakkari Gücünün Messi lakaplı oyuncusu Hatice Yaşar</figcaption></figure>
<p>Bu çok duygulandırıcı ve gurur verici olduğu için hangi ülke olursa olsun aynı hissi veriyor. Kendisi açısından nasıl karşılık buluyor bilmiyorum açıkçası ama bende ve burada yaşayan diğer insanlarda iki önemli etkisi var: Birincisi, ötekilik duygusunu azaltıyor; ikincisi ise, umut duygusunu artırıyor. Bireyin aidiyet hissi artıyor. Birey önce kendini sonra ailesini temsil etmek ister. Kaldı ki milletini temsil etme mertebesine sahip olmak temsiliyette herkesin büyük hayalidir. Bunu başarmış birisinin sana yakın olması farklı bir duygu… Takımın başarılı oyuncularından Hatice Yaşar aynı zamanda milli oyuncu ve lakabı Messi. Hakkari’de sokakta, mahallede Hatice’ye Messi denilmesi durumu daha iyi açıklar belki.</p>
<p><strong>Filminiz, 36. İstanbul Uluslararası Film Festivali Ulusal Belgesel Yarışması’nda finale kaldı. Filme gelen tepkiler nasıl?</strong></p>
<p>Filmimizin ilk gösterimi 36. İstanbul Film Festivalinde yapıldı. Orada gösterilen 10 film arasında yer aldı. Daha sonra Documentarist 10. İstanbul Belgesel Günleri’nde gösterildi ve Johan van der Keuken Yeni Yetenek Ödülüne layık görüldü. Başka festivallere de gönderiyoruz halen, geri dönüşler bizleri memnun ediyor. Hakkari’de bir gösterim yapmak istedik ama bzim ve bütün kızların bir arada olduğu bir zaman denkleştiremedik, denkleştirebildiğimiz vakit bir gösterim niyetimiz var hala.</p>
<p><strong>Son olarak; Hakkâri Gücü için Hakkâri, bölge ve Türkiye kamuoyuna söylemek istediğiniz bir şey var mı?</strong></p>
<p>Hakkari Gücü Kadın Futbol Takımı bir çok zorluğu kimseyi kırmadan incitmeden aşmış, imkansızlıkların içinde umutlu olmayı bizlere göstermiştir. Başarılı kadın rol modellerinin az olduğu bölgeler için bu bir şans. Hakkari’nin farklı güzel yönlerini gösteren gençlerde yaşam umudu yaratmış bir takım, buna sahip çıkılması lazım. Spordan öte sosyal duyarlılık projesi sanki. Tüm bunların yanında verilen desteklerin noksanlığı yüzünden kaybettiğimiz Dicle Aslan gibi değerlerimiz var Türkiye kamuoyunun bu konuda daha duyarlı olması gerekir. Belgesel ekibi olarak Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları filmini trafik kazasında kaybettiğimiz Dicle Aslan’a ithaf ediyoruz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="aligncenter wp-image-18048 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/ucuncubolgedenhucumvaryasyonlari_14.jpg" alt="" width="525" height="280" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/ucuncubolgedenhucumvaryasyonlari_14.jpg 525w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/ucuncubolgedenhucumvaryasyonlari_14-320x171.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 525px) 100vw, 525px" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/31/hakkarili-kizlarin-hayata-attiklari-calimin-hikayesi-ucuncu-bolgeden-hucum-varyasyonlari/">Hakkarili kızların hayata attıkları çalımın hikayesi:  Üçüncü Bölgeden Hücum Varyasyonları</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
