<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hakim arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakim/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Jul 2024 08:40:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>hakim arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>HAKİM&#8217;den Vekillere Eposta Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/16/hakimden-vekillere-eposta-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 16 Jul 2024 08:40:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM)]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86623</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi, TBMM'de görüşülecek olan yasa teklifine karşı hayır oyu kullanmaları yönünde milletvekillerine çağrı yapılması için mail gönderme kampanyası başlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/16/hakimden-vekillere-eposta-cagrisi/">HAKİM&#8217;den Vekillere Eposta Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi, sokak hayvanlarıyla ilgili Meclis&#8217;te görüşülecek  yasa teklifine karşı hayır oyu kullanmaları yönünde milletvekillerine çağrı yapmak adına bir kampanya başlattı. Vekillere gönderilmek üzere örnek bir metin düzenleyen HAKİM, milletvekillerinin TBMM sitesinde yer alan e-posta adreslerini de bir araya topladı.</p>
<p>HAKİM&#8217;in kampanyası hakkında daha geniş bilgiye ulaşmak için <a href="https://x.com/hakim_komite/status/1812929234018472023?s=46&amp;t=D4qhgeR8yT_sxRS2d70F4w" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/07/16/hakimden-vekillere-eposta-cagrisi/">HAKİM&#8217;den Vekillere Eposta Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAKİM, Hayvan Hakları Savunucuları için Atölye Serisine Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/10/hakim-hayvan-haklari-savunuculari-icin-atolye-serisine-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Aug 2022 11:18:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Atölye]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[kampanya hazırlama]]></category>
		<category><![CDATA[proje yazma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81562</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi'nin, hayvan hakları aktivistlerinin verdikleri mücadelelerin etkisini artırmak için hukuki mücadele, kampanya hazırlama ve proje yazımı ile ilgili hazırladığı atölyelerin başvuruları açıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/10/hakim-hayvan-haklari-savunuculari-icin-atolye-serisine-basliyor/">HAKİM, Hayvan Hakları Savunucuları için Atölye Serisine Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div> Atölyeler sadece grup başvurularına açıktır, min 15, max 25 kişilik gruplar başvuru yapabilir. Kendi grubunuzu oluşturarak ya da birlikte çalıştığınız organizasyon ile başvuru yapabilirsiniz. Atölyeler 3 gün, toplam 9 saat süreli ve çevirimiçidir.</div>
<div></div>
<div><strong>Başvuru formuna <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScC7SqlPPtEavRXqYUiRVqb_wTYTFWdWMPUsj6dnmnZG06y8Q/viewform?vc=0&amp;c=0&amp;w=1&amp;flr=0" target="_blank" rel="noopener">buradan ulaşabilirsiniz.</a></strong></div>
<div></div>
<div>Değerlendirme sonunda katılımcılarla iletişime geçilecek.</div>
<div></div>
<div><strong>Sorularınız için: hakim.komite@gmail.com </strong></div>
<div>0506 943 86 74</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/10/hakim-hayvan-haklari-savunuculari-icin-atolye-serisine-basliyor/">HAKİM, Hayvan Hakları Savunucuları için Atölye Serisine Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Burak Özgüner, Aktivistlerin İstanbul Dolphinarium’u Protestosuyla Anıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/09/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Nov 2021 13:41:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[BURHAK]]></category>
		<category><![CDATA[Dolphinarium]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan özgürlüğü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75820</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki sene önce bugün hayatını kaybeden hak savunucusu Burak Özgüner, hayvan özgürlüğü aktivistleri tarafından anıldı. Akvitisler Özgüner’in anısına, 190 binden fazla kişinin imzasıyla kapatılması talep edilen İstanbul Dolphinarium’un önünde eylem gerçekleştirdi ve hayvan hapishanelerinin kapatılması çağrısı yaptı. Sivil Sayfalar olarak biz de hayvan hakları mücadelesinin öncü isimlerinden olan Özgüner’i saygı ve sevgiyle anıyoruz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/09/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi/">Burak Özgüner, Aktivistlerin İstanbul Dolphinarium’u Protestosuyla Anıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın yazarların biri olan sevgili Burak Özgüner bundan 2 yıl önce bugün aramızdan ayrıldı. Bugün Özgüner&#8217;i anmak amacıyla bir araya gelen hayvan özgürlüğü aktivistleri İstanbul Eyüp’te bulunan İstanbul Dolphinarium’un kapatılmasını talep etti.</p>
<p>Aktivistler, oklarla yunus parkını işaret ederek yerlere “işkencehaneye gider”, “sömürü merkezine gider”, “hapishaneye gider” yazdı. Gelen yabancı turistlere İngilizce seslenerek zulme ve hayvan sömürüsüne ortak olmama çağrısı yaptı.</p>
<h5><strong>Hukuk, Etik ve Bilim Dışı İşkence Merkezleri</strong></h5>
<p>Yunus parkı çalışanlarının darp etmeye çalışırken haklarında dava açmakla tehdit ettiği aktivistler yaptıkları basın açıklamasında; 2008 yılında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Kadir Topbaş tarafından açılan, Aqua World Turizm Ticaret Lmtd. Şirketine ihale edilen İstanbul Dolphinarium’da yaralanan ve hayatını kaybeden yunuslara, morslara, foklara ve belugalara yönelik resmi başvuruların dikkate alınmadığını, bu tesise hiçbir hukuki yaptırım uygulanmadığını belirtti. Aktivistler ayrıca 190 binden fazla kişinin<a href="https://change.org/dolphinarium" target="_blank" rel="noopener"> imzasıyla kapatılması talep edilen</a> bu tesisin bir hayvan hapishanesi olduğunu vurguladı.</p>
<p>4 farklı şehirde bulunan 10 yunus parkının işkence merkezi olduğunu hatırlatan aktivistler, bu tesislerin tek seansı 2000 ila 3500 euro arasında değişen “yunusla terapi” adı altında engelli bireylerin, otizm, down sendromu, asperger sendromu gibi nöroçeşitlilik biçimlerine sahip bireylerin ve ailelerinin umutları sömüren ticarethaneler olduğunu söylediler. Söz konusu 10 tesis, 2000’li yılların ortalarında, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere diğer ilgili kamu kurumlarının ve yerel yönetimlerin hukuk dışı girişimleriyle açılmıştı.</p>
<h5><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-75823 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi-640x359.jpg" alt="" width="692" height="388" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi-1280x719.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/11/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi-1024x575.jpg 1024w" sizes="(max-width: 692px) 100vw, 692px" /></strong></h5>
<h5><strong>&#8216;Eminiz ki Burak da Kendisini Hayvanların Özgürlüğünü Savunduğumuz Bir Eylemle Anmamızı İsterdi&#8217;</strong></h5>
<p>Hak savunucuları basın açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun resmi hesabından yayınlanan “İstanbul’un Yunusları” belgeselini hatırlatarak belgeselde doğa ve hayvan korumaya yapılan vurgunun samimi olması için “sistematik zulüm” içeren ve eski yönetimin “kirli bir mirası olan” bu tesisin kapatılması gerektiğine dikkat çektiler.</p>
<blockquote><p>Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki yeni düzenlemeler göstermelik.</p></blockquote>
<p>Basın açıklamasında ayrıca Türkiye’deki yunus parkları ve hayvanat bahçelerinin artması ve büyümesinin nedeni olarak iktidarı sorumlu tutan aktivistler, bunu engellemek için yeterli muhalefeti göstermeyen TBMM’ye de çağrıda bulundular. Hayvanları Koruma Kanunu’ndaki yeni düzenlemelerin göstermelik olduğunun altını çizen aktivistler, AKP milletvekilleri ile yunus parkı sahipleri arasındaki yakın ilişkiler olduğunu savundular.</p>
<p>“Sonuç olarak, yenilenen kanunda yunus gösteri merkezleri kapatılmamış, ticari faaliyetlerini sürdürebilmeleri için işkence merkezlerini işleten iş insanlarına bir 10 yıl daha izin verilmiştir. Günde en az 60 bin euro, yani yaklaşık 650 bin TL kazanan bu ticarethanelere, yeni bir hayvan getirilmesi durumunda kesileceği belirtilen para cezası ise 25 bin TL olarak kanunda yerini almıştır.” denildi.</p>
<blockquote><p>Hayvanların doğuştan gelen haklarıyla ‘bizim için’ değil, ‘bizimle birlikte’ bu gezegende yaşadıklarını unutmayın.</p></blockquote>
<p>Basın açıklamasında bu tesislere giden ziyaretçilere de seslenen aktivistler; aileleri ve yakın dostları olan, denizlerde kilometrelerce mesafe kat edebilen, yüzlerce metreye dalabilen, hissedebilen duygulu varlıklar olan hayvanların esir edildiği, “yaşayan ölülere” dönüştürüldüğü bu sömürü merkezlerine gitmeme ve destek olmama çağrısı yaptı. Açıklamada “Hayvanların doğuştan gelen haklarıyla ‘bizim için’ değil, ‘bizimle birlikte’ bu gezegende yaşadıklarını unutmayın,” denildi.</p>
<p>Aktivistler basın açıklamasını “Biz, 9 Kasım’da, yıllardır omuz omuza mücadele veren dostları ve ortak ideallerimiz doğrultusunda özgürlük mücadelesi veren aktivistler olarak, hem hayatımızda hem de hayvan hakları mücadelesinde yerini dolduramayacağımız bir kaybı, Burak Özgüner’i bugün burada anarken, aynı zamanda Türkiye’de insan menfaatleri uğruna çeşitli endüstrilerce hapsedilen, işkence gören ve hayatını kaybeden milyarlarca hayvanı anıyoruz,” sözleriyle sonlandırdı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/11/09/burak-ozguner-aktivistlerin-istanbul-dolphinariumu-protestosuyla-anildi/">Burak Özgüner, Aktivistlerin İstanbul Dolphinarium’u Protestosuyla Anıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“22 Milyon 735 bin 267 İşkence, 3 milyon 36 bin 175 Cinsel Şiddet”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/22-milyon-735-bin-267-iskence-3-milyon-36-bin-175-cinsel-siddet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 07:31:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[2020 Hayvan Hakkı İhlal Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[HAYVAN HAKKI]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68286</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), hayvan hakkı ihlalleri raporunu online düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Tüm türlerde “en temel hakları çalınan, yaşadıkları acılar bilinmez, görünmez kılınan hayvanların yaşadıklarını görünür kılmak” amacıyla hayvan hakları ihlallerini raporlayan HAKİM’e göre, 2020 yılında “ez az” 1 milyar 211 milyon 375 bin 950 yaşam hakkı gaspı, “en az” 22 milyon 735 bin 267 işkence, “en az” 3 milyon 36 bin 175 cinsel şiddet, “en az” 1 milyar 280 milyon 153 bin 923 özgürlüğü kısıtlama vakası yaşandı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/22-milyon-735-bin-267-iskence-3-milyon-36-bin-175-cinsel-siddet/">“22 Milyon 735 bin 267 İşkence, 3 milyon 36 bin 175 Cinsel Şiddet”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>HAKİM, Türkiye’de ilk olarak tür ayırt etmeksizin hayvan hakkı ihlallerini raporlamaya devam ediyor. “İnsana, Hayvana, Yeryüzüne Özgürlük!” sloganıyla hazırlanan<strong> 202o yılı</strong> raporu, 9 Kasım 2019’da aramızdan ayrılan Burak Özgüner’e ve en temel hakları çalınan, yaşadıkları acılar bilinmez, görünmez kılınan tüm hayvanlara adandı.</p>
<p>Raporda, tüm hayvanların her gün sistematik şiddete maruz kaldığı, en temel haklarının gasp edildiği ancak her gün yaşanan bu hak ihlallerinin görünmez kılınıp, normalleştirildiği vurgulanıyor. HAKİM’e göre çeşitli tesislerde yaşanan hak ihlallerinin insan merkezci ve türcü zihniyet ile yapılan yasalarla korunuyor, bu fiiller devlet tarafından ve mevzuatlar ile meşrulaştırılıyor.</p>
<p><strong>Raporda öne çıkan tespitler şunlar:</strong></p>
<ul>
<li>Yasalar tarafından korunan ve bir nebze de olsa görünür olan hayvanlar için de durum çok farklı değil, çünkü cezalar caydırıcı değil.</li>
<li>Yıllardır hayvanlar lehine bir Hayvan Hakları Yasası için mücadele ediliyor ancak Meclis Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nun Tavsiye Raporu’nu yayımlamasının üzerinden bir buçuk sene geçmesine rağmen bu yasa çıkarılmadı.</li>
<li>2020 yılı ihlal raporunda medyaya yansıyan haberler, sosyal medyadan alınan ihbarlar, TÜİK, Tarım ve Orman Bakanlığı verileri, bilgi edinme başvurusu ile elde edilen sayılar kullanıldı. Ancak bu veriler tablonun sadece küçük bir kısmını ortaya koyuyor.</li>
<li>Veriler “en az” vurgusu ile yayınlanıyor ancak bu haliyle bile raporların, insanın hayvanlar üzerinde kurduğu tahakkümü ve bitmek bilmeyen soykırımın korkunçluğunu açık bir şekilde gösteriyor.</li>
</ul>
<h5><strong>TBMM ve Hayvan Hakları</strong></h5>
<p>Son aylarda tekrar gündeme gelen yasanın ne zaman meclise geleceği bilinmiyor ancak taslakla ilgili gelen bilgiler hak savunucularını tatmin etmedi.</p>
<p>Meclis’te hayvan haklarının ne kadar gündem olduğu da bizim için önemli bir veri çünkü bu, siyasi partilerin, milletvekillerinin ve dolayısıyla TBMM’nin hayvanlara ve haklarına bakışını ve hak hiyerarşisi gözetmeden hayvanların haklarını ne denli önemsediklerini gösteriyor. Üstelik TBMM’deki tüm gelişmeler ve yasal düzenlemeler de, yerel yönetimleri, yerelde hayvanları ve hayvanlar için mücadele verenleri etkiliyor.</p>
<h5><strong>TBMM Kanun Teklifleri</strong></h5>
<p>Ocak &#8211; Aralık 2020 tarihleri arasında, hayvan haklarıyla ilgili 9 kanun teklifi kaydı bulundu. 2020 yılında hayvan haklarıyla ilgili ilk imzacısı CHP milletvekili olan 6, ilk imzacısı HDP milletvekili olan 1, ilk imzacısı MHP milletvekili olan 2 kanun teklifi verildi.</p>
<p>Bunlardan bazıları:</p>
<ul>
<li>Tüm hayvanları kapsayacak şekilde hayvan hak ihlallerinin engellenmesini amaçlayan Hayvanları Koruma Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,</li>
<li>Hayvana Yönelik Şiddetin Suç Kapsamına Alınmasını İsteyen Türk Ceza Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,</li>
<li>Büyükşehirlerde hayvan bakımevleri ve kısırlaştırma merkezlerinin açılmasının zorunlu hale getirilmesini isteyen Büyükşehir Belediyesi Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi,</li>
<li>Hayvana yönelik bazı suçlar için hapis cezası verilmesini isteyen Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi.</li>
</ul>
<h5><strong>TBMM Yazılı Soru Önergeleri</strong></h5>
<p>2020’nin yılında hayvan hakları ile ilgili CHP’nin 18, HDP’nin 10, İYİ PARTİ’nin 6, MHP’nin 4, Saadet Partisi’nin 1 adet, toplam 39 adet soru önergesi verildi.</p>
<p>Soru önergelerinin konu başlıkları oldukça çeşitlilik gösterdi:</p>
<ul>
<li>Avcılık faaliyetleri ve av turizmi kapsamında öldürülen yaban keçilerinden,</li>
<li>Sokakta yaşayan hayvanların korunmasına,</li>
<li>2019 yılında hayvana yönelik şiddet olaylarına dair istatistiklerden,</li>
<li>Koronavirüs pandemisi sürecinde ithal edilen hayvanlara,</li>
<li>Geçici hayvan bakımevi ve veteriner sayılarına,</li>
<li>Mayın patlaması sonucu ölen hayvanlara,</li>
<li>Sokakta yaşayan hayvanların usulsüzce toplatılmasına.</li>
</ul>
<h5><strong>Yaşam Hakkı Gaspı </strong></h5>
<p><img decoding="async" class="wp-image-68291 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/hakim-2020-hayvan-hakki-ihlal-raporu-yasam-hakki-gaspi-640x684.jpg" alt="2020 Yılı Hayvan Hakkı İhlal Raporu : “22 Milyon 735 bin 267 İşkence, 3 milyon 36 bin 175 Cinsel Şiddet”" width="345" height="368" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/hakim-2020-hayvan-hakki-ihlal-raporu-yasam-hakki-gaspi-640x684.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/hakim-2020-hayvan-hakki-ihlal-raporu-yasam-hakki-gaspi-1280x1367.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/hakim-2020-hayvan-hakki-ihlal-raporu-yasam-hakki-gaspi-1024x1094.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/hakim-2020-hayvan-hakki-ihlal-raporu-yasam-hakki-gaspi.jpg 1701w" sizes="(max-width: 345px) 100vw, 345px" />2020 yılında “ez az” 1 milyar 211 milyon 375 bin 950 hayvanın yaşam hakkı gasp edildi. Bu veriler Türkiye İstatistik Kurumu’nun yayınladığı, eti için öldürülen tavuk ve hindi sayısı; kurban bayramında öldürülen sığır, koyun, keçi, manda sayısı, avcılık adı altında öldürülen hayvan sayısı ve medyaya yansıyan haberlerden elde edildi.</p>
<p>Raporda yer alan ve medyaya yansıyan 820 bin 14 yaşam hakkı ihlali yaşandı. Bu ihlaller; zehirleme, boğma, yakma, asma, ateşli silahla öldürme, cinsel şiddet, deri yüzme, uzuv kesme, trafik kazaları, avcılık ve ihmal nedeniyle ölümleri içermektedir.</p>
<h5><strong>İşkence</strong></h5>
<p>2020 yılında “en az” 22 milyon 735 bin 267 hayvan işkenceye maruz bırakıldı. İşkence olarak tanımlanan hak ihlâlleri ise;</p>
<ul>
<li>insan menfaati için sömürülen hayvanların yurt içi ve yurt dışı sevkleri;</li>
<li>hayvan deneyleri; hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet;</li>
<li>ateşli silahla yaralama; yakma; kulak kesme; köpek, horoz dövüştürme;</li>
<li>darp, kesici ve delici aletlerle saldırılar; arabanın arkasına bağlayıp sürükleme;</li>
<li>tecavüz; taşla ezme; kafa kesme; deri yüzme;</li>
<li>pati delerek zincir takma; dövme.</li>
</ul>
<h5><strong>Cinsel Şiddet</strong></h5>
<ul>
<li>“En az” 3 milyon 36 bin 175 cinsel şiddet vakası raporlandı.</li>
<li>“En az” 3 milyon 413 bin 857 hayvan “suni tohumlama” yöntemi ile cinsel şiddete maruz bırakıldı.</li>
<li> Dişi hayvanların rektumlarına kol, vajinalarına ise demir bir çubuk sokularak yapay olarak hamile bırakılmalarına suni tohumlama deniyor; sunî tohumlama endüstriyel hayvancılığın devamı ve çıkarı için uygulanan, yasal tecavüzdür.</li>
<li>Medyaya yansıyan haberlerden elde ettiğimiz verilere göre “en az” 20 hayvan cinsel saldırıya maruz kaldı.</li>
<li>Ancak Türkiye&#8217;de tecavüz edilen hayvanlar arasında ineklerin, eşeklerin, koyunların, tavukların, ördeklerin, atların olduğu ve hayvana tecavüzün her gün gerçekleştiği de toplumun tüm kesimlerince biliniyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Özgürlüğün Kısıtlanması</strong></h5>
<ul>
<li>“En az” 1 milyar 280 milyon 153 bin 923 özgürlüğü kısıtlama vakası raporlandı.</li>
<li> Hayvanat bahçeleri, tematik akvaryumlar ve yunus parkları ile ilgili güncel ve somut veriye, yetkili olan Tarım ve Orman Bakanlığı üzerinden Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla yıllardır ulaşmaya çalışılmasına rağmen bu sayılara ulaşamıyor, çünkü bilgi edinme başvurularımız cevapsız bırakılıyor ya da sorularımıza cevap olmayan yanıtlarla geçiştiriliyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Beden Dokunulmazlığı İhlali</strong></h5>
<ul>
<li>En az <strong>53 milyon 563 bin 334 </strong>hayvanın beden dokunulmazlığı ihlal edildi.</li>
<li>Bu sayının <strong>120 bin 709</strong>’ı çoğunlukla temel hayvan sağlığı kuralları ve cerrahi prensiplere riayet edilmeden belediyelerce sokakta yaşayan hayvanlara yapılan kısırlaştırma müdahaleleridir.</li>
<li>“Beden dokunulmazlığını ihlâli” kategorisindeki<strong> 53 milyon 233 bin 332 </strong>ihlâl ise, yün, tiftik, kıl üretimi için kırkılma esnasında beden dokunulmazlığı ihlâl edilen ve işkence gören koyun-keçi sayısıdır.</li>
<li>Deney laboratuvarlarında işkence gören “en az” <strong>209 bin 212</strong> hayvanın beden dokunulmazlığı ihlal edildi.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/22-milyon-735-bin-267-iskence-3-milyon-36-bin-175-cinsel-siddet/">“22 Milyon 735 bin 267 İşkence, 3 milyon 36 bin 175 Cinsel Şiddet”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sokak Hayvanlarının Mahalle Sakinlerinden Hiçbir Farkı Yok”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/04/sokak-hayvanlarinin-mahalle-sakinlerinden-hicbir-farki-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 04 Apr 2021 13:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sokak Hayvanları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68057</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Sokak Hayvanları Günü 4 Nisan’da kutlanıyor ancak hala Hayvan Hakları Kanunu, TBMM’de görüşülerek yasalaşmadı. Dolayısıyla, hayvan hakları ihlallerine yönelik yaptırımlar hayata geçirilemedi. Hayvanlara karşı suç işleyen faillerin çok azı tespit ediliyor; verilen cezalar ise caydırıcı değil. Bu vesileyle, Burak Özgüner’i sevgiyle anıyor ve “Sokak hayvanlarının, mahalle sakinlerimizden hiçbir farkı yok. Hayvanların duyulmayan sesini hep birlikte yükseltelim” sözlerini hatırlatıyoruz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/04/sokak-hayvanlarinin-mahalle-sakinlerinden-hicbir-farki-yok/">“Sokak Hayvanlarının Mahalle Sakinlerinden Hiçbir Farkı Yok”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan severlerin yıllardır dile getirdiği gibi, sokak hayvanlarının korunması şüphesiz hayatlarını güvence altına almakla mümkün olabilir. Bu da hayvan hakları ihlaline karşı caydırıcı cezaların hayata geçirilmesini gerekli kılıyor. Hayvan hakları örgütleri ihlallerin önüne geçmek için, öncelikle insanlar gibi hayvanların da yaşam haklarının anayasal güvence altına alınmasını ve Anayasa’ya devletin “hayvanların yaşam haklarını koruma sorumluluğu” olduğu hükmünün eklenmesi gerektiğini belirtiyorlar.</p>
<h5><strong>“Hayvanlar, Doğuştan Gelen Haklara Sahip ve Duyguları Olan Hissedebilen Bireyler!” </strong></h5>
<p><img decoding="async" class="size-medium wp-image-68059 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yasam-icin-yasa-640x360.jpg" alt="Sokak Hayvanları Günü" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yasam-icin-yasa-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yasam-icin-yasa.jpg 679w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>Avrupa Birliği mevzuatı ile AB üye ülke yasalarına referans veren hayvan severler, AB Anayasası’nda hayvanların “doğuştan gelen haklara sahip ve duyguları olan hissedebilen bireyler” olarak tanımlandığını hatırlatıyorlar. Nitekim <a href="https://www.tbmm.gov.tr/sirasayi/donem27/yil01/ss132.pdf">TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu Raporu</a> da buna benzer ifadeler içeriyor. Raporun öneriler kısmında, “hayvanlar, hukuk öznesi sayılmasa da hukuk nesnesi de (eşya) sayılmamalı, can taşıdıkları ve duygulu varlıklar oldukları göz önüne alınarak, kendine özgü yapısı içinde değerlendirilmelidir.” tespiti yapılıyor.</p>
<p>Hayvan hakları alanında çalışan STK’lar, TBMM’de görüşülmeyi bekleyen Hayvan Hakları Yasası’nda 3 yıla kadar hapis cezası, hayvanları korumak ve beslemekle yükümlü olan belediyelere, bu sorumluluklarını yerine getirmemeleri durumlarda hakkında soruşturma açılması ve ceza verilmesi gibi önerilerini dile getiriyor.</p>
<p><a href="https://yasamicinyasa.org/">Yaşam İçin Yasa</a> inisiyatifi, hayvana yönelik öldürme, zulüm, işkence, cinsel şiddet, hayvan dövüştürme, bir hayvan neslini yok etme fiillerine, ertelemesiz ve indirimsiz hapis cezası getirilmesi gerektiğini ve bu fiilleri işleyen faillere uygulanacak cezanın alt sınırının 3 yıl olması gerektiğini savunuyor. Ancak 11 Mart 2021 tarihinde Hayvan Hakları Yasası için STK&#8217;lara yapılan bilgilendirmede, iktidarın hayvanlara uygulanan şiddet için belirlenecek cezanın “alt sınırını 6 ay olarak düzenlemeyi” planladığı görülüyor. Bu noktada, Yaşam İçin Yasa, “alt sınırı 3 yıl olmayan cezalarda erteleme/indirimin devreye girdiğini” hatırlatıyor; bu nedenle de “hapis cezası getirmeyen bir düzenlemenin caydırıcı bir ceza olmayacağına” dikkat çekiyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-68060 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yasam-icin-yasa-talepler-640x360.jpg" alt="Sokak Hayvanları Günü" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yasam-icin-yasa-talepler-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yasam-icin-yasa-talepler.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>HAKİM tarafından bilgi edinme hakkı kapsamında, Tarım ve Orman Bakanlığı Yaban Hayatı Daire Başkanlığı’ndan elde edilen <a href="https://www.instagram.com/p/CMtmXnMASdM/">verilere göre, </a>2020 yılında hayvan hakkı ihlalleri ile ilgili sadece 15 belediyeye idari yaptırım uygulandı. Oysa, 2020 yılında onlarca belediye hayvanların haklarını ihlal etti. Sadece, HAKİM tarafından hazırlanan 2020 yılı Hayvan Hakkı İhlal Raporu’nda bile onlarca belediye eliyle yapılmış ihlal raporlandı. HAKİM, “yaşanan ihlallerin çok azının raporlara yansıdığını” hatırlatıyor ve bu tür ihlaller “kapalı kapılar ardında yaşandığından çok küçük bir kısmının medyaya yansıdığına dikkat çekiyor.</p>
<p>HAKİM, hayvan hakları ihlallerinin yaşanmaması için, Belediyelerin mevzuattan doğan görevlerini yerine getirip getirmediğinin denetlenmesi, belediye görevlilerinin “soruşturma engeline” takılmadan soruşturulmaları ve görevlerini yerine getirmeyen belediyelere ağır idari yaptırımların uygulanması gerektiğini kaydediyor. Ayrıca, söz konusu ceza idari para cezasının, vatandaşlardan toplanan vergilerle değil hayvan haklarını ihlâl eden belediye görevlisine kesilmesini öneriyor.  Ayrıca, hayvana şiddet içeren fiillerin belediye görevlileri tarafından gerçekleştirilmesi halinde “nitelikli hal” kabul edilerek ağırlaştırılmış ceza uygulanması gerektiğini kaydediyor.</p>
<p>Yine HAKİM’in  <a href="https://www.instagram.com/p/CMeubKAAmVh/">açıkladığı verilere göre</a>, 2020 yılında hayvana şiddet uygulayan kişilerden sadece 790 fail tespit edilebildi.  Bu kişilere 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;na muhalefetten toplam 5 milyon 377 bin 344 TL idari para cezası kesildi.</p>
<h5><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-68068 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/burak-ozguner-640x359.jpg" alt="“Sokak Hayvanlarının Mahalle Sakinlerinden Hiçbir Farkı Yok”" width="640" height="359" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/burak-ozguner-640x359.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/burak-ozguner.jpg 780w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></strong></h5>
<h5><strong> </strong><strong>“Sokak Ortasında Öldürme Devri Bitti Üstü Kapalı Soykırım, Tehcir Geldi” </strong></h5>
<p>Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde hayvan hakları savunucularının önde gelen isimlerinden Burak Özgüner’in Sivil Sayfalar’da yer alan yazılarından <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/23/sokak-hayvanlari-icin-bu-pazar-kadikoye/">birkaç cümle alıntı</a> yaparak ile hatırlayalım;</p>
<p>“2004 yılına kadar sokak hayvanları, yasal bir şekilde sokak ortasında vurularak ya da zehirlenerek, çöplüklere terk edilerek buralarda yavaş bir şekilde öldürülüyordu. Hayvanları Koruma Kanunu’nun kabul edilmesi ile bu “soykırım” uygulamalarını sokak ortasında göremez olduk. Kanun, sokak hayvanlarının öldürülmesini yasakladı ancak bu kez, kapalı kapılar ardında ya da şehir dışında “köpek havzaları” dediğimiz, orman, çöp depolama sahası, maden ocağı gibi alanlarda hayvanlar “ortadan kaldırılmaya” devam edildi. Yani soykırım gitti, yerine üstü kapalı soykırım, tehcir geldi. Ancak ülkemiz, denetimsizlik diyarı olduğu için, belediyeler kanunu uygulamadı ve bu tehcir uygulamaları, toplu katliamlar devam etti. Kanuna göre, hayvanların öldürülmesi yasak olduğu kadar, onların terk edilmeleri de hâlâ yasak tabii…</p>
<p>Her dönem duyduğumuz <strong>“Hayvana işkenceye hapis cezası geliyor”</strong> müjdelerinin (!) gerçekten uygulanabilir bir şekilde hapis cezası getirilse dahi, o hayvanlar sokaklardan silindikten sonra, hiçbir anlamı kalmayacağını da hatırlatmak istiyorum. Yüzbinlerce hayvanın kaderi, her dönem ne şekilde değiştirileceği dahi belli olmayan, sivil toplumun yasama süreçlerinin dışında bırakılmak istendiği, gizli saklı hazırlanan yasa tasarıları ile değiştirilmek isteniyor.</p>
<p>Sokak hayvanlarının, mahalle sakinlerimizden hiçbir farkı yok… Hayvanların duyulmayan sesini hep birlikte yükseltelim.”</p>
<p>Dünya Sokak Hayvanları Günü’nde hayvanları daha yakından tanımak ve duygularını daha iyi anlayabilmek için dilerseniz ödüllü belgesel önerilerimizi izleyebilirsiniz: <a href="https://www.blutv.com/belgesel/yerli/kedi?gclid=CjwKCAjwx6WDBhBQEiwA_dP8rVSKPdtH_xIdMB3oCa0lvYO6BW8Xe23NUXGMTFsRn3vCUTGVA4bncxoCT9UQAvD_BwE" target="_blank" rel="noopener">Kedi</a>, <a href="https://www.indyturk.com/node/332511/k%C3%BClt%C3%BCr/abd-bu-kez-i%CC%87stanbulun-k%C3%B6peklerini-izleyecek" target="_blank" rel="noopener">Stray</a>&#8211;<a href="https://iklimgazetesi.com/sokak-kopegi-stray-film-soylesi/" target="_blank" rel="noopener">Sokak Köpeği</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/04/sokak-hayvanlarinin-mahalle-sakinlerinden-hicbir-farki-yok/">“Sokak Hayvanlarının Mahalle Sakinlerinden Hiçbir Farkı Yok”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HAKİM Hayvan Hakları İhlalleri Raporunu Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/hakim-hayvan-haklari-ihlalleri-raporunu-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 18 Feb 2020 07:01:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47952</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi Ocak ayı hayvan hakları ihlâlleri raporuna göre; en az 48 bin 348 yaşam hakkı gasp edilirken, 47 hayvana da işkence edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/hakim-hayvan-haklari-ihlalleri-raporunu-acikladi/">HAKİM Hayvan Hakları İhlalleri Raporunu Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="font-weight: 400;">HAKİM Ocak ayı hayvan hakları ihlâlleri raporunu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği&#8217;nde (CİSST) düzenlediği toplantıyla açıkladı. “Yasayı Beklerken Hayvan Hakları İhlalleri” başlığıyla düzenlenen toplantının açılışında, 9 Kasım 2019 tarihinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Burak Özgüner anıldı ve açıklanan rapor Özgüner’e ithaf edildi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Açıklama metnini okuyan Hayvan Hakları ve Etiği Derneği&#8217;den Aslı Alpar hayvanların yaşadıkları hak ihlallerinin çok azına medyada yer verildiğini belirterek, “Bu yüzden raporlayamadığımız milyonlarca hak ihlali var. Bugün, mezbahalarda, barınaklarda, süt ve yumurta çiftliklerinde, balıkçılıkta, avcılıkta, hayvanat bahçelerinde, faytonlarda ve taşımacılıkta, yunus parklarında, tematik akvaryumlarda, kürk çiftliklerinde, deney laboratuvarlarında, yurtiçi ve yurtdışı hayvan nakillerinde, ipek böcekçiliğinde, arıcılıkta, &#8216;bohçacılık&#8217; adı altında yürütülen böcek toplamaları ve kurbağa, salyangoz toplayıcılığındaki rutin şiddet medyaya yansımıyor. Oysa bu merkezlerde ve endüstrilerde çok yoğun bir şekilde ölüme, işkenceye varan hak ihlâlleri yaşanıyor&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;">Hayvanlara yönelik hak ihlâllerine neden olan kamu, özel ve yerel yönetim idarecilerinin hiçbir şekilde yargı önüne çıkarılmadığını dile getiren Alpar, &#8220;Bu cezasızlık ortamında, buna zemin hazırlayan insan merkezci ve türcü zihniyet de işkencecileri, tecavüzcüleri, hak gaspçılarını yüreklendirmeye devam ediyor; yaşama ve hayvanlara karşı işlenen bu suçlar, âdeta devlet koruması altında işleniyor. Tüm bu ihlâllerin, sanki öznesi hayvan olmayan sıradan konular gibi, başka kanunlarla düzenlendiğini görüyoruz. Adaletin hayvanlar için işletilebilmesi için de yasanın bir an önce düzenlenmesi gerekiyor&#8221; dedi.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>47 İşkence Vakası</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Bir aylık raporda, en az 47 işkence vakasının kaydedildiğini belirten Alpar, &#8220;İşkence olarak tanımlanan hak ihlâlleri ise hayvan toplama sırasında uygulanan fiziksel ve psikolojik şiddet, ateşli silahla yaralama, yakma, kulak kesme, köpek dövüştürme, darp, kesici ve delici aletlerle, saldırılar olarak karşımıza çıkmıştır. Ancak deney laboratuvarlarında, hayvan dövüşlerinde, sevk esnasında, süt çiftliklerinde, kürk çiftliklerinde, mezbahalarda devlet koruması ile hayvanların tutsak edildiği tesislerde, mekânlarda, hayvanlara yönelik sistematik, rutin bir işkencenin olduğunu biliyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;ndan elde edilen veriye göre 2019 yılı Kasım ayına kadar 7 milyon 174 bin 352 hayvan yurtiçi sevk sırasında işkenceye maruz bırakılmıştır. Resmi olmayan verilere göre 2019 yılında, sadece adalarda 1400&#8217;den fazla at faytona koşturulma esnasında eziyet görmüştür&#8221; diye belirtti.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>En Az 29 Bin 804 Hayvanın Özgürlüğü Kısıtlandı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">En az 29 bin 804 özgürlüğü kısıtlama vakasının raporlandığına dikkat çeken Alpar, &#8220;Türkiye&#8217;de hâlâ faal olan 10 yunus parkında ise en az 50 yunusun, 51 kürklü fokun, 6 mors ve 4 beyaz balinanın tutsak edildiğini, 41 hayvanat bahçesinde de en az 16 bin hayvanın esir tutulduğunu biliyoruz. Ancak hayvanat bahçeleri, tematik akvaryumlar ve yunus parkları ile ilgili güncel veriye, yetkili olan Tarım ve Orman Bakanlığı üzerinden CİMER aracılığıyla ulaşamıyoruz; bilgi edinme başvurularımız her seferinde cevapsız bırakılıyor. TÜİK verilerine bakıldığında ise, sadece 2019&#8217;da 1 milyar 265 milyon 415 bin 285 sığır, manda, koyun, keçi, tavuk ve hindinin özgürlüğünün kısıtlandığını görülmektedir. Hiçbir canlının başka canlıların menfaati gözetilerek özgürlüğünün kısıtlanamaması gerektiğini düşünüyoruz&#8221; ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Medyaya Yansıyan En Az 2 Cinsel Şiddet Vakası Raporlandı</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Medyaya yansıyan en az 2 cinsel şiddet vakası raporlanabildiğini belirten Alpar, &#8220;Ancak Türkiye&#8217;de tecavüz edilen hayvanlar arasında ineklerin, eşeklerin, koyunların, tavukların, ördeklerin, atların olduğu ve hayvana tecavüzün her gün gerçekleştiği de toplumun tüm kesimlerince bilinen ve kanıtlanamadığı için medyaya yansıyamayan, erkekliğin dokunulmazlığı gerekçesiyle üstü örtülen bir gerçekliktir.</p>
<p style="font-weight: 400;">Bu raporda &#8220;sunî tohumlama&#8221; diye bilinen cinsel şiddet vakalarına ise veri eksikliği nedeniyle yer verilememiştir. TÜİK verilerine göre 2019 yılının Ekim ayına kadar 2 milyon 90 bin 771 hayvan bu cinsel şiddete maruz bırakılmıştır&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Hayvan Deneyleri İle İlgili Veriler 2017 Yılından Beri Açıklanmıyor</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Alpar, beden dokunulmazlığının ihlaline ilişkin bazı vakalar tespit edildiğini ancak bu konuda sayısal bir veriye ulaşılamadığını aktardı. Alpar, &#8220;Yine hayvan deneylerinde ve kuyruk, kulak, boynuz ve gaga kesme gibi hayvan endüstrisi müdahalelerinde kaç hayvanın beden dokunulmazlığının ihlâl edildiğine dair herhangi bir güvenilir veri bulunmamaktadır. Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu (HADMEK) her sene açıklaması gereken hayvan deneyleri ile ilgili verileri 2017 yılından beri açıklamamaktadır. Bu rapora yün ve tiftik çiftliklerinde beden dokunulmazlığı ihlal edilen hayvan sayıları da eklenememiştir; TÜİK&#8217;ten alınan verilere göre sadece 2019 yılında kırkılma esnasında beden dokunulmazlığı ihlal edilen hayvan sayısı 47 milyon 913 bin 69&#8217;dur&#8221; değerlendirmesinde bulundu.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>Belediye Çalışanları Ve Kamu Görevlileri Tarafından 4 İhlal</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">Yine Ocak ayı içinde belediye çalışanları ve kamu görevlileri eliyle yaşanan 4 ihlal vakası raporlandığına dikkat çeken Alpar, &#8220;Bu vakalardan biri özel harekat polisi tarafından bir köpeğin vurulması, bir diğeri ise belediye çalışanının bir köpeği öldürmesidir. Türkiye genelinde yerel yönetimlerin hiçbir gerekliliği ve tıbbî açıklaması yokken, son derece kontrolsüz bir şekilde sokak hayvanlarını ölümcül sonuçları olan anestezik maddeler ile topladığı da bilinen bir gerçekliktir. Soykırım boyutlarına varan bu ölümlerle ilgili hiçbir veri mevcut değildir. Kontrolsüz ve hayvan sağlığıyla uzaktan yakından alakası olmayan şahıslarca ve mobil kliniklerce uygulanan anesteziklerin her zaman yaşama kastı vardır&#8221; diye konuştu.</p>
<p style="font-weight: 400;"><strong>&#8216;Hayvanların Sesi Olmaya Devam edeceğiz&#8217;</strong></p>
<p style="font-weight: 400;">&#8220;Hayvanların hakları her gün insanlar tarafından yok sayılıyor&#8221; diyen Alpar sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Hayvanların hukuksal olarak &#8216;mal&#8217; statüsünde olması hayvanların yaşadıkları ihlallerin yaptırım ile sonuçlanmasının önünü tıkıyor. Bu bir aylık rapor bize hayvana yönelik şiddetin münferit olmadığını, aksine toplumsal bir sorun olduğunu gösteriyor. Hayvanların haklarının bir an önce geri verilmesi gerekiyor. Değiştirilmesi gündemde olan hayvan hakları yasasının hayvanların lehine sonuçlanması için herkesin süreci takip etmesi ve sürece dahil olması çok önemli. Unutmayalım ki bizler hayvanlara merhamet değil adalet borçluyuz. Tüm canlılar için topyekûn özgürlük arayışında olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Hayatın her alanında katledilen, sömürülen, hakları görmezden gelinen hayvanların sesi olmaya devam edeceğiz.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/18/hakim-hayvan-haklari-ihlalleri-raporunu-acikladi/">HAKİM Hayvan Hakları İhlalleri Raporunu Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor: &#8220;Zulme Son Verilsin&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ibb-onundeki-yasam-nobeti-yagmur-altinda-suruyor-zulme-son-verilsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jan 2020 13:02:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAKİM]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Vegan İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Altınsay]]></category>
		<category><![CDATA[Ekrem İmamoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Biltekin]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Özgürlüğü Aktivistleri]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)]]></category>
		<category><![CDATA[Ruam hastalığı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Nöbeti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46656</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları aktivistlerinin, Büyükada'da 81 atın öldürülmesinin ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) önünde 19 Aralık'ta başlattığı Yaşam Nöbeti, yağmur altında ve zor koşullarda sürüyor. Eylemin sürdüğü parkta bir ağaç fırtınanın etkisiyle devrilirken, çadırların üzerine devrilme ihtimali olan birkaç ağacın etrafına da güvenlik tarafından şerit çekildi. Eylemle ilgili görüştüğümüz HAKİM Koordinatörü Fatma Biltekin ve İstanbul Vegan İnisiyatifi’nden Doğa Altınsay tüm kurumların harekete geçmesini ve zulme bir an önce son verilmesi gerektiğini belirtiyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ibb-onundeki-yasam-nobeti-yagmur-altinda-suruyor-zulme-son-verilsin/">İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor: &lt;br&gt;&#8220;Zulme Son Verilsin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM) Koordinatörü Fatma Biltekin, Adalar’da 19 Aralık’ta 81, 21 Aralık’ta ise 24 atın ruam sebebi ile öldürüldüğünü ve bunun üzerine hayvan hakları aktivistlerinin İBB’nin Saraçhane binası karşısındaki parkta, faytonların kaldırılması talebi ile yaşam nöbetine başladığını hatırlattı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46658 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/fatma1-640x1140.jpeg" alt="" width="257" height="458" />Faytonların kaldırılması talebinin yeni olmadığını yıllardır atların yaşadığı zulmün bitmesini istediklerini belirten Biltekin, &#8220;Bunun için eylemler yapıyoruz, hem yerel hem de meclis düzeyinde bu taleplerimizi yineliyoruz ancak değişen hiçbir şey yok, atlar ölmeye devam ediyor. Atlar, Adalar’da 45 dereceye varan yokuşlarda ölümüne çalıştırılıyor, kötü koşullarda yaşamak zorunda kalıyorlar. Yazın sıcakta hiç durmadan çalıştırılan bir at, kışın faytoncunun işine yaramadığı ve masraflı olduğu için uçurumdan atılabiliyor. Bu düzen yıllardır sürüp gidiyor, her sene adaya kaçak sokulan atlar ve koşullar sebebi ile ruam yüzünden de pek çok at ölüyor. Adalar’da yazın at sayısının bin 800’e ulaştığı söyleniyor. Net bir sayıya ulaşamıyoruz çünkü adaya giren kaçak atlar ve ölen at sayısını bilmiyoruz, resmi makamlar bilinmiyor maalesef” diye konuşuyor. </span></p>
<p><b>“Hayvanların Nereye Gideceği ile İlgili Hiçbir Çalışma Yapılmadı”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Adalar’da simgesel olarak 35 faytonun kalacağını belirtmesi üzerine  insanlarda faytonların kalkacağı algısı oluştu” diyen HAKİM Koordinatörü Biltekin, şöyle konuşuyor: “35 faytonun ve en az 140 atın insan menfaati için kullanılmaya devam etmesinin her sene ölen atlar için yenilerinin adaya getirilmesi demek. Biz tek bir at kalsa bile bunu kabul etmeyeceğimizi, bu köleliğin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyoruz. Nostalji, simge denilerek, hissedebilen bireyler olan atların yaşadıklarının görmezden gelinmesi kabul edilemez. Hayvan hakları aktivistleri faytonların kaldırılması için bu hava koşullarında, 20 gündür yaşam nöbetinde ancak hiçbir kurumdan henüz resmi bir açıklama gelmedi. Yaşam Nöbeti olarak Büyükada&#8217;daki 640 atın tutulduğu İSPARK parkındaki ahırlarda yaptığımız gözlemler hayvanların durumlarının içler acısı olduğunu gösterdi. Valiliğin apar topar aldığı karantina kararından sonra bütün atlar ahırlara alındılar. Karantina ahırlarının hazır olmaması ve zaten en başında ruam hastalığına sebep olan kötü koşulların devamı endişe vericiydi.”</span></p>
<p><b>“Yetkili Tüm Kurumlar Harekete Geçmeli ve Zulme Son Verilmeli”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46659 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/sara%C3%A7hane-eylem-3-640x427.jpg" alt="" width="315" height="210" />Ahırlarda yaptıkları gözlemler sırasında, atların seyisler tarafından düzenli gezdirilmediğine de dikkat çeken Biltekin, adada şu an bin 380 at olduğunu öğrendiklerini paylaştı. Biltekin şunları ifade etti: “Yaşam Nöbeti olarak yetkili kurumlar ile yaptığımız görüşmelerde faytonlar kaldırıldığında faytondan kurtulan atların, ömürlerinin sonuna kadar sömürülmeyecekleri yerlerde, koruma altında yaşamaları gerektiği vurgusunu yaptık. Bunun üzerine bize bu atların bir daha insan menfaati için kullanılmayacağı söylendi ancak henüz hayvanların nereye gideceği ile ilgili hiçbir çalışma yapılmadığını fark ettik. Bu süreç yine bir Türkiye klasiği olarak yetkili kurumlar tarafından kötü yönetildi. Bu bakış açısı ile bu sorunun çözülemeyeceği aşikar. Adada fayton kaldığı sürece ruam da atların yaşadığı hak ihlalleri de bitmeyecek. Yetkili bütün kurumların bir an önce harekete geçmesi ve bu zulme son vermesi gerekiyor. Faytonlar kaldırıldıktan sonra atlara ne olacağı ile ilgili süreç de hayvan hakları aktivistleri ile birlikte, şeffaf olarak yürütülmeli.”</span></p>
<p><b>Vegan İnisiyatifi Aktivisti: &#8220;Sembolik Kölelik Yoktur&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46660 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2020/01/sara%C3%A7hane-eylem-2-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" />İstanbul Vegan İnisiyatifi’nden Doğa Altınsay ise, seçimlerden önce Ekrem İmamoğlu’nun söz verdiğini lakin seçimlerden sonra bunun gerçekleşmemesiyle sonucun eylem noktasına vardığını söyledi. İmamoğlu’yla yapılan toplantıda faytonların tamamen kaldırılmasını beklediklerini ancak yüzde 5 sembolik olarak kalınacağının belirtildiğini kaydetti. Altınsay sözlerini şöyle sürdürdü: &#8220;Sembolik kölelik yoktur. Hangi at neye göre seçilecek, neden atlar bu devirde bir keyif ve ulaşım aracı olarak kullanılıp özgürlükten mahrum kalacaklar. Biz yaşam nöbetine başlayacağımızı belirttik. İmamoğlu, soğukta durmak istiyorsanız o sizin tercihiniz dedi. İyi niyetli bir söylem olmadı. Onları köle, araç ve mal statüsünden çıkartmamız gerekiyor. İmamoğlu da sonradan vicdanen istemediğini belirtti. İBB ve valilik görüştüler. İki tarafla da irtibatta kalacağız.”</span></p>
<p><b>“Siyaset Üstü Durum”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara yapılan zulme son verilmesini gerektiğini aktaran aktivist Altınsay sözlerini şöyle tamamladı: “Bu siyaset üstü bir durum. Hayvanların da hakları var ve bunu bizim korumamız lazım. Acilen şu anki atların durumunun geliştirilmesi, adadan gidince nereye götürüleceği süreçleri önemli. Sembolik kalmasıyla ilgili eylemimiz devam ediyor. Biz hayvanların araç olarak kullanılmasını doğru bulmuyoruz. Çadırlarımız ve bizler hava şartları nedeniyle kötü durumdayız. Tüm STK’ların da desteğini bekliyoruz. Duyarsızlık içimize sinmiyor.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/01/08/ibb-onundeki-yasam-nobeti-yagmur-altinda-suruyor-zulme-son-verilsin/">İBB Önündeki Yaşam Nöbeti Yağmur Altında Sürüyor: &lt;br&gt;&#8220;Zulme Son Verilsin&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2019’un İlk Yarısında, Hayvanlara Şiddet Uygulayan Kaç Fail Tespit Edilebildi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/27/2019un-ilk-yarisinda-hayvanlara-siddet-uygulayan-kac-fail-tespit-edilebildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Aug 2019 06:57:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Avcılık]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[kaçak avcılık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41692</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), 2019 yılının ilk 6 ayında, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın, hayvan hakları ihlâlleri nedeniyle tespit ederek, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet gerekçesi ile haklarında idarî para cezası uyguladığı fail sayısını açıkladı. HAKİM’in açıkladığı veriler, mevcut mevzuat ile hayvanlara yönelik şiddetin önlenemediğini gösteriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/27/2019un-ilk-yarisinda-hayvanlara-siddet-uygulayan-kac-fail-tespit-edilebildi/">2019’un İlk Yarısında, Hayvanlara Şiddet Uygulayan Kaç Fail Tespit Edilebildi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, her yeni güne, hayvanlara yönelik yeni bir işkence, cinsel şiddet ve katliam haberi ile başlıyor. Hayvan Hakları İzleme Komitesi (HAKİM), sivil toplum kuruluşları ve yurttaşlar tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı’na yüzlerce hayvan hakları ihlâli başvurusu yapılmasına rağmen, failler tespit edilemediği için bu şahıslar hakkında herhangi bir yaptırımın uygulanamadığına dikkat çekiyor. Hayvanlara yönelik şiddet, hâlâ cüzî idarî para cezaları ile karşılık buluyor.</p>
<p>Hayvan hakları ihlâlleri, birçok alanda ve birçok şekilde gerçekleşirken, hayvanlara karşı işlenen suçların sadece bazıları, mevzuata göre değerlendiriliyor ve failler hakkında işlem yapılabiliyor. Hayvanları Koruma Kanunu, daha çok sokak hayvanlarının hakları ihlâl edildiğinde uygulanırken; Kara Avcılığı Kanunu, yaban hayvanlarını korumak yerine, devletin “malı” sayılan ve “yasal” olarak öldürtülen yaban hayvanlarının bedelini, faillerden tazmin etmeye çalışıyor. Uygulanan idarî para cezalarının ne kadarının tahsil edildiğini ise ne Tarım ve Orman Bakanlığı ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı takip ediyor ya da biliyor.</p>
<p><strong>İlk 6 ayda, Hayvanları Koruma Kanunu’na muhalefet eden sadece 364 fail tespit edilebildi</strong></p>
<p>HAKİM’in bilgi edinme yoluyla bakanlığın Yaban Hayatı Daire Başkanlığı’ndan elde ettiği verilere göre, bu yılın ilk 6 ayında, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na göre hayvan hakları ihlâli gerçekleştiren şahıslardan sadece 364’ü tespit edilebildi ve bu faillere toplam 2.037.335 TL idarî para cezası uygulandı.</p>
<p><strong>1.894 şahsın, Kara Avcılığı Kanunu’na göre “kaçak” olarak avcılık yaptığı tespit edildi</strong></p>
<p>HAKİM, yaban hayvanlarını, 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’na aykırı olarak öldüren faillerin sayısı ve uygulanan yaptırımları ise bakanlığın Av Yönetimi Daire Başkanlığı’ndan elde etti. HAKİM’in elde ettiği bilgilere göre, bu yılın ilk 6 ayında,</p>
<ul>
<li>Sadece 1.894 şahsın, Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet ettiği tespit edilebildi. Bu faillere, toplam 2.345.716,25 TL tutarında idarî para cezası uygulandı.</li>
<li>Tespit edilebilen 552 failden, 1.323.892,37 TL tutarında; “yasak” avlanma ile yaban hayatında ve ekosistemde meydana gelen tahribat ve eksilme nedeniyle tazminat bedeli tahsil edilmesine karar verildi.</li>
</ul>
<p>4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun ilgili madde ve fıkralarına göre, tespit edilen fail sayısı ve uygulanan idarî para cezaları ise şöyle yansıdı:</p>
<ul>
<li><strong>Madde 5.1 &#8211; 5.2:</strong>Avlanma süreleri dışında avlanmak fiilinden dolayı: 622 faile 314.842,00 TL</li>
<li><strong>Madde 5.1 &#8211; 5.2:</strong>Avlanma miktarları dışında avlanmak fiilinden dolayı: 51 faile 26223,25 TL</li>
<li><strong>Madde 12:</strong>Avlaklarda izin almadan avlanmak fiilinden dolayı: 135 faile 69.180 TL</li>
<li><strong>Madde 12.1:</strong>Merkez Av Komisyonu (MAK) tarafından avlanmaya yasaklanan avlaklarda avlanma fiilinden dolayı: 76 faile 38.859,75 TL</li>
<li><strong>Madde 12.2: </strong>Özel kanunlarla avlanmanın yasaklandığı sahalarda avlanmak fiilinden dolayı: 85 faile 83.460,00 TL</li>
<li><strong>Madde 13.4:</strong>Yabancı avcılık belgesi ve geçici avcılık belgesi almadan avlanmak fiilinden dolayı: 17 faile 44.115,00 TL</li>
<li><strong>Madde 14.2.1:</strong>Avlaklarda avlanma izni almadan avlanmak fiilinden dolayı: 40 faile 14.921,25 TL</li>
<li><strong>Madde 14.2.2:</strong>Avlaklarda avcılık belgesi olmadan avlanmak fiilinden dolayı: 1.404 faile 1.074.937,00 TL</li>
<li><strong>Diğer maddelerden dolayı:</strong>313 faile 679.179,00 TL.</li>
</ul>
<p><strong>Savcılığa sevk edilen vaka bulunmuyor</strong></p>
<p>HAKİM’in elde ettiği bilgilere göre, bu yılın ilk yarısında, 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 21/2, 7 ve 24/2 maddeleri kapsamında herhangi bir kişiye işlem yapılmamış. Bu nedenle Cumhuriyet Savcılıklarına bildirilen vaka da bulunmuyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-41695 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/622-kişiye-314.84200-TL-640x1600.png" alt="" width="514" height="1285" /></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/27/2019un-ilk-yarisinda-hayvanlara-siddet-uygulayan-kac-fail-tespit-edilebildi/">2019’un İlk Yarısında, Hayvanlara Şiddet Uygulayan Kaç Fail Tespit Edilebildi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayvanlara Yönelik Şiddet, Çocuklar Ve Çocuk &#8220;Adalet&#8221; Sistemi&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/07/hayvanlara-yonelik-siddet-cocuklar-ve-cocuk-adalet-sistemi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Aug 2019 09:03:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Alper Yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Çocuk Hakları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[hakim]]></category>
		<category><![CDATA[HAYDİ]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları izleme komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlarla Dayanışma İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Talaslıoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41340</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta, bir hayvan hakları ihlâli haberi, basında ve sosyal medyada geniş yer buldu ancak bu kez hayvana şiddet uygulayanlar çocuktu… Adana’da üç çocuk, mahallelinin “Çıtır” adını verdiği hamile bir kediyi, ellerinde bağlı bulundurdukları bir köpeğin önüne attı ve kedi, köpek tarafından öldürüldü. Adana Barosu, olayla ilgili olarak suç duyurusunda bulunduğunu açıklayarak üç çocuk hakkında çok sayıda suç dosyası olduğu, birinin ise 37 ayrı suçtan sabıkası olduğunu aktardı. Yetkili kurumlar, üç çocuğa ev hapsi verildiğini duyurdu. Haklarında adlî yaptırım uygulanan çocuklara yönelik yaklaşımlar ile ilgili olarak çocuk hakları aktivisti Alper Yalçın ve Uzman Psikolog Pınar Talaslıoğlu ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/07/hayvanlara-yonelik-siddet-cocuklar-ve-cocuk-adalet-sistemi/">Hayvanlara Yönelik Şiddet, Çocuklar Ve Çocuk &#8220;Adalet&#8221; Sistemi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Üç çocuğa, çıkarıldıkları nöbetçi sulh ceza hâkimliğince ev hapsi cezası verildi. Çıtır’ı öldüren köpek ise mevzuata göre “tehlikeli ırk” olarak tanımlandığından ömrü boyunca barınağa kapatılmak üzere aranıyor! Köpeğe müebbet hapis; çocuklara ev hapsi cezası… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu olay üzerine, şiddete karışan çocuklara yönelik yaptırım ve yaklaşımlar, ülkede yine tartışma konusu oldu. Hayvanlara yönelik şiddet, toplumun her katmanında rutinleşirken, çocukların hayvanlara şiddet uygulaması her nedense yadırgandı… Çocukların zihnine âdeta yerleştirilen, hayvanlara yönelik toplumsal öğretileri sorgulamaktansa yine “çözüm” konusunda kolaya kaçıldı: Sosyal medyada, olaya karışan çocukların toplumdan tecrit edilmesi önerisi ağır bastı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklardan ikisinin, bir basın mensubunun kendilerine yönelttiği &#8220;Kedi öldü, hiç mi üzülmedin?&#8221; sorusu üzerine verdikleri tepkiler ise şöyle oldu: &#8220;Ben seni vursam bile üzülmem, kediye mi üzüleceğim&#8221;,  &#8220;Çekin alem yakışıklı görsün&#8221;, &#8220;Ağabeylere selam, çatışmaya devam. Yaşımızın yetmediği yerde yaşantımız yeter, biz Denizli çocuğuyuz&#8221;&#8230; </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Adana Barosu’nun, kediyi öldüren çocuklar ile ilgili olarak verdiği bilgi dikkat çekiciydi. Bugüne dek birçok kez gözaltına alınan ve farklı yaptırımlar ile karşılaşan çocukların tecridi, bu çocukların başkalarına tekrar şiddet uygulamaması için bir fayda sağlar mı? Bu olay ve benzerlerinde, şiddete karışan çocukları “canavarlaştırmak” ve cezalandırmak, toplumsal şiddeti önler mi?.. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu soruların cevapları üzerine hep birlikte düşünebilmek için, haklarında adlî yaptırım uygulanan çocuklara yönelik yaklaşımlar ile ilgili olarak, Hayvan Hakları İzleme Komitesi’nden (HAKİM) iki gönüllü ile konuştuk: Aynı zamanda Fikir ve Sanat Atölyesi Derneği Çocuk Hakları Merkezi gönüllüsü olan ve çocuk cezaevlerine karşı da çalışan, çocuk hakları aktivisti </span>Alper Yalçın<span style="font-weight: 400;"> ve “</span><a href="http://www.stgm.org.tr/tr/icerik/detay/cocuklar-icin-turculuk-ve-hayvan-haklari-atolyeleri-modeli-kitapcigi"><span style="font-weight: 400;">Çocuklar İçin Türcülük ve Hayvan Hakları Atölyeleri</span></a><span style="font-weight: 400;">” modelinin hazırlık ekibinde de yer alan Uzman Psikolog </span>Pınar Talaslıoğlu<span style="font-weight: 400;">…</span></p>
<p><b>Hayvanlara ya da birbirlerine şiddet uygulayan çocuklar ile ilgili yapılmış bir çalışma var mı? Bu çalışmada, çocukların uyguladığı şiddeti önlemek için ne gibi önerilerde bulunulmuş? Böyle bir çalışma yoksa, bu konudaki öneriler neler olmalı?</b></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41344 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/1-7.jpg" alt="" width="336" height="255" />Alper Yalçın:</b><span style="font-weight: 400;"> Gerçekten çok üzücü bir kayıp&#8230; Türkiye’deki hâkim çocukluk algısı çocukların “masum, savunmasız, korunmaya muhtaç veya herhangi bir irade sahibi olmadığı” yönünde olduğu için bu kayıptaki tepkiler de iki farklı bakış açısını temsil ediyordu. Biri yetişkin/çocuk ayrımı yapmaksızın çözümü cezalandırma bakış açısıyla arayanları, biri de çocuk olması nedeniyle duraksayan, hâkim çocukluk algısı nedeniyle duyulan şaşkınlığı temsil ediyordu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlara şiddet uygulayan çocukların oranlarına dair bir bilgimiz yok, bu konuda bir araştırmaya da hiç rastlamadık açıkçası. Belki de farkında bile değildik. Bu gündemimizde hayvan haklarının ne kadar olduğuyla da ilgili tabii ki. Ancak Hayvan Hakları İzleme Komitesi olarak yaptığımız medya taramalarından çocukların da neden olduğu kayıpların az olmadığını biliyoruz.”</span></p>
<p><strong>Haberle ilgili tartışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><strong>Alper Yalçın:</strong> Bu kaybın ardından ilgili haberlere baktığımda birkaç şey dikkatimi çekti. Öncelikle çocuklarla ilgili hâkim söylem çocukların yaptıkları eylemin farkında olmadıkları üzerine kuruluyor. Oysa ki bu haberde, bir çocuğun ifadesi ile yaptığı eylemin farkında olduğu açıktır. Fakat bu farkındalık, bizleri çocukları suçlamanın ötesinde düşündürmelidir. Herhangi bir suçu bireyselleştirmek, ardında yatan toplumsal gerçeklerden bizleri uzaklaştırabilir. Bu kaybın sorumlusu yalnızca çocuklar olmadığı gibi aileleri de değil. Çünkü çocuklar, ailelerinden bağımsız bir insandır ve toplumsal olarak gerçekleşen ne varsa bunun bir parçasıdır, yaşanan her şeye doğrudan ya da dolaylı olarak tanıklık eder. Ve hatırlamak gerekir ki, çocuklar ne suçlu ne de masumdur, çocuk yalnızca çocuktur, bir yurttaştır. Haber ajanslarından birinde, bu mahallede bu tür üzücü kayıpların sık yaşandığı belirtiliyordu. Tıpkı bu mahallede yaşandığı gibi, hayvanlara yönelik şiddetin ne yazık ki sistematik olduğunu da biliyoruz. Bu kayıplara neden olan gerçeklikleri anlayabilmek için sorular sormamız gerekiyor. Çocukların hangi mahallede neler yaşadıklarını, nerelerde ve nasıl vakit geçirdiklerini, canlılarla nasıl ilişki kurduklarını bilmiyoruz. Bu eyleme neden olan çocukların yaşantılarına dair hiçbir bilgimiz yok, haberlerde yaşanan kayıp haricinde çocuklara ilişkin herhangi bir bilgiye rastlayamıyoruz. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-41347" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/4-2.jpg" alt="" width="314" height="352" />Uzman Psikolog Pınar Talaslıoğlu da yıllardır uygulanan cezalandırma uygulamalarının, şiddete karışan çocuklar için bir çözüm olmayacağı görüşünde…</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Çocuk ve şiddet davranışı arasındaki ilişki, ruh sağlığı ve psikoloji alanında sıklıkla araştırılan bir konu olmuştur. Yapılan araştırmalar genellikle şiddet algısı, şiddetin nedenleri, sonuçları ve şiddeti önleme çalışmaları gibi konular üzerinde durmaktadır. Bu bakımdan şiddet davranışları gösteren bir çocuğun öncelikle davranışlarındaki temel dinamiklerine bakmak gerektiğini söyleyebiliriz. Örneğin çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine, doğaya, ekolojiye, dünyaya ve iletişim kurmaya dair öğrendiklerine ve bilgisine, içinde yer aldığı ekolojik sistemlere, aile öyküsüne, şiddetle ilgili geçmiş yaşantıları olup olmadığına, istismara ve ihmale uğrayıp uğramadığına, şiddeti güç, hiyerarşi ve kontrol unsuru olarak görmeyi öğrenip öğrenmediğine bakmak önemli&#8230; Kısacası tüm bu dinamikler şiddet davranışını etkiliyor. </span></p>
<blockquote><p>Hayvanlara yönelik saldırgan davranışlarda bulunma, yalnızca insanlara yönelik bir patoloji konusuna indirgenmemeli ve toplumsal süreçler göz ardı edilmemelidir.</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla birlikte araştırmalar insanlarda hayvanlara şiddet uygulama ve kötü davranma, saldırganlık, akran zorbalığı ve empati düzeyinin düşük olması gibi değişkenlerin birbiriyle ilişkili olduğunu da gösteriyor. Özellikle hayvanlara yönelik saldırgan davranışlarda bulunma ile patolojik durumların ilişkisi olabileceği de biliniyor. Tabii ki hayvanlara yönelik saldırgan davranışlarda bulunma, yalnızca insanlara yönelik bir patoloji konusuna indirgenmemeli ve toplumsal süreçler göz ardı edilmemelidir. Aslında şiddet, bir sarmala benzer ve içinde yer alınan ekolojik sistemler değişmedikçe sürmeye devam eder. Bu bakımdan hem şiddet gösteren hem şiddete maruz kalan hem de şiddete tanık olanların etkilendiği toplumsal travmalara yol açmaktadır. Bütün bunlara yönelik önlemler almak adına çocuğun dünyayla ve kendisi dışındaki bir canlıyla ilişki kurma biçiminin yeniden düzenlenmesi önemlidir. Beraberinde çocuğun doğayla, dünyayla, ekolojiyle ve toplumsal cinsiyet konusu ile ilgili bilgisi ve ilgisi güçlendirilebilir. Aynı zamanda çocuğun hem kendi haklarını hem de kendisi dışındaki bir canlının haklarını içselleştirmesine yönelik tüm ekolojik sistemlerin ortak hareket edebileceği çalışmalara yönelik adımlar atılabilir.”  </span></p>
<p><b>Türkiye cezaevlerindeki çocuklar konusunda, devletin &#8220;suça itilmiş çocuk&#8221; olarak tanımladığı çocuklara olan yaklaşımı nasıl? Cezalandırma, bu çocuklar üzerinde nasıl etkiler bırakıyor? Bu çocuklara ilişkin nasıl bir rehabilitasyon ya da özel politika belirlenmeli?</b></p>
<p><b>Uzm. Psikolog Pınar Talaslıoğlu: </b><span style="font-weight: 400;">Bütüncül bir bakış açısını kapsayan rehabilitasyon çalışmalarına öncelik verilmesi gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41346 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/3-4.jpg" alt="" width="413" height="277" />Çocuklar açısından genel olarak cezalandırma sisteminin işlevsel olmadığını ve şiddet döngüsünü devam ettirdiğini düşünüyorum. Alanda yapılan araştırmalar da bu durumu destekler nitelikte&#8230; Araştırmalar, cezaevlerinin beklenen düzeyde caydırıcı olmadığı, çocukları yalnızlaştırdığı gibi birçok sorundan bahsediyor. Bu noktada içinde yaşadığımız ekolojik sistemlerdeki eşitsizliklere bakmak ve ‘suça sürüklenme’ dediğimiz kavramın nasıl ortaya çıktığını tartışmak gerekiyor. Çocuklar için ekolojik sistemlerdeki eşitsizlikler genellikle derin etkiler oluşturur ve bu etkiler doğrultusunda çocuklar kendilerini şiddet döngüsü içerisinde var edebiliyor. Tüm bunların hem şiddeti devam ettiren hem şiddete maruz kalan hem de şiddete tanık olanlara yönelik güvensiz bir alan oluşturma gibi negatif etkiler ortaya çıkardığı biliniyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu bakımdan başta da bahsettiğim gibi, cezalandırma sistemleri şiddet döngüsünü durdurmak yerine bu döngünün artmasına neden olabiliyor. İşte tam bu noktada, bütüncül bir bakış açısını kapsayan rehabilitasyon çalışmalarına öncelik verilmesi gerekiyor. Çocuğun temel hak ve özgürlüklerini kısıtlamayan, çocuğu şiddet döngüsünden çıkartarak güvenli bir alan oluşturmasına zemin hazırlayan, çocuğun eğitimsel ve sanatsal ihtiyaçlarını gözeten, çocuğa gerekli psikososyal desteği sağlayan bir yapılandırmaya ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Alper Yalçın: </b><span style="font-weight: 400;">Her yıl adalet sistemine dahil olan çocukların sayısı arttığı gibi, bu kurumlardan tahliye olan çocukların, tahliye olduktan sonra bir yıl içinde yeni bir suç işleyerek hapishaneye geri dönüş oranları 2011 yılında % 68’di. </span><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin imzalamış olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (ÇHS) ve resmi yasası olan Çocuk Koruma Kanunu’nda çocukların özgürlüğünden yoksun bırakılmasının başvurulacak en son çare olarak düşünülmesi gerektiği ve uygun olabilecek en kısa süre ile sınırlandırılması gerektiğinin bir standart haline gelmiş olması, olumsuz etkilerin kabul edildiği anlamına gelmektedir. Kapalı kurumlar, yazılı yasaları ve gelenekleriyle şiddeti yeniden üretir. Hapishaneye giren bir çocuk, en başta koğuş içinde akran şiddetiyle, ardından yasa (çıplak arama, kapalı görüş vb.) nedeniyle birçok şiddet biçimiyle karşı karşıya kalır. Bu kurumların, çocukların hayatlarında bir şeyi onarmadığını, 2014 yılında kurulan Çocuk Cezaevleri Kapatılsın Girişimi de birçok kanıt ile beraber görünür kılmıştı. Nitekim her yıl adalet sistemine dahil olan çocukların sayısı arttığı gibi, bu kurumlardan tahliye olan çocukların, tahliye olduktan sonra bir yıl içinde yeni bir suç işleyerek hapishaneye geri dönüş oranları 2011 yılında % 68’di. O tarihten bu yana da bu istatistik, Adalet Bakanlığı tarafından paylaşılmadı. Şu anda hapishanedeki çocuk mevcudu, son 10 yıl içindeki en yüksek rakam olarak 3.000’in üzerinde seyrediyor.</span></p>
<blockquote><p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41348 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/5-1.jpg" alt="" width="396" height="223" /></b>“Bugünkü adalet sisteminin, çocuklar için ne yazık ki cezalandırıcı bir anlam taşıdığını ve bir çözüm üretmediğini söyleyebiliriz”</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocukların, çoğunun gerçekleştirdiği eylemin kanunda suç olduğunun farkında olduğuna ilişkin gerçeklikten yola çıkarak, çocukların bu eylemi telafi edebilmeleri için nelere ihtiyacı olur, mağdurların neye ihtiyacı olur, çocukların aynı mahalleyi paylaştıkları insanların neye ihtiyacı olur, bunları bilmeden bir çözüme adım atabilmek mümkün değil. Özetle çocuk adalet sisteminin konuşulabileceği bir masanın kurulması gerekiyor. Elbette çocukların oturacağı bir masada, yanlarında sivil toplum örgütleri, meslek odaları/örgütleri, akademisyenler ve bağımsız araştırmacıların da yer alacağı bir masa&#8230; Böyle bir masa kurmak aynı zamanda ekonomik eşitsizlikleri, ayrımcılığı, toplumsal cinsiyet eşitliğini, birçok toplumsal sorunu konuşabilme fırsatı yaratacaktır. Tanıklıklarımız doğrultusunda bugünkü adalet sisteminin, çocuklar için ne yazık ki cezalandırıcı bir anlam taşıdığını ve bir çözüm üretmediğini söyleyebiliriz. Bu kayıplar, bir yandan da insanı öfkelendiriyor ve bu öfke bazen idam talep etmeye kadar varan bir nefreti körüklüyor fakat unutmayalım ki o insan elbet o hapishaneden çıkacak. Bir insan hapishaneye girdikten sonra kimse bunun takibini yap(a)mıyor. Yani bu çocuklara sonra ne oldu, hapishane onlara neler hissettirdi, neler öğrendiler, daha önce yaptıkları şey ile ilgili düşünceleri nedir? Şimdi güzellikten yana hayatlarını nasıl dönüştürecekler? Ya da dönüştürecekler mi, dönüştürebilecekler mi?</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41349 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/6.jpg" alt="" width="420" height="202" />“Çocuk Adalet Sisteminin Yeniden Yapılandırılması Gerekiyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk adalet sisteminin işlevine dair şu an üzerine tartışmaya çalıştığımız çocukları örnek vermek yeterli olabilir: Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, bu kaybın ardından yaptığı açıklamasında, üç çocuğa ev hapsi verildiğini, çocukların daha önce birçok kez farklı suçlardan yargılandıklarını, bir çocuğun 37 dosyasının bulunduğuna ilişkin bilgi paylaşmıştır. Düşünün ki bir çocuk 37 kez farklı suçtan mahkeme önüne çıkmış, yani çocuğun derdine çare bulabilmek için 37 fırsatımız vardı fakat hiçbirinde çözüm olamamış. Bunun bir çocuk hak ihlali olduğunu açıkça söyleyebiliriz. Dolayısıyla verilen ev hapsinin çocuklar için ne anlam ifade ettiğini de bilmeye ihtiyacımız var. Açıktır ki, çocuk adalet sisteminin yeniden yapılandırılması gerekiyor fakat sorunlara gerçekçi bir çözüm üretebilmek, en başta çocukların da yer alacağı bir süreci gerektiriyor. Çocukların sorunlarının konuşulacağı bir masada çocukların yer alması ise bir lütuf değil, demokrasinin en temel ilkelerinden biri olan katılım hakkının hayata geçmesi anlamına gelir.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/07/hayvanlara-yonelik-siddet-cocuklar-ve-cocuk-adalet-sistemi/">Hayvanlara Yönelik Şiddet, Çocuklar Ve Çocuk &#8220;Adalet&#8221; Sistemi&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
