<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hakikat Adalet Hafıza Merkezi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakikat-adalet-hafiza-merkezi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakikat-adalet-hafiza-merkezi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 21 Sep 2020 06:34:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hakikat Adalet Hafıza Merkezi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hakikat-adalet-hafiza-merkezi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hafıza Merkezi Proje Koordinatörü Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/21/hafiza-merkezi-proje-koordinatoru-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Sep 2020 06:34:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=58320</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi, Hafıza ve Barış Çalışmaları Programı'nda görev almak üzere proje koordinatörü arıyor. Başvurular, 9 Ekim 2020 tarihine dek sürecek. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/21/hafiza-merkezi-proje-koordinatoru-ariyor/">Hafıza Merkezi Proje Koordinatörü Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Görev Tanımı</strong></p>
<ul>
<li><strong>Hafıza ve Barış Çalışmaları Programı</strong> ekibine, ekibin barış alanında yürüttüğü projeleri koordine etmek için tam zamanlı dahil olacak adaylardan:</li>
<li>Hafıza Merkezi’nin barış alanında aktif olarak yürüttüğü projelerin koordinasyonunun, proje aktivitelerin uygulanmasının ve raporlanmasının sorumluluğunu üstlenmesi;</li>
<li>Barış süreçleri, çatışma çözümü ve toplumsal barışın inşası konularında yapılan araştırmaları ve tartışmaları takip ederek, mevcut projelerin uygulanmasına ve yeni projelerin yazımına katkı sunması;</li>
<li>Hafıza Merkezi’nin barış alanına ilişkin yürüteceği araştırmaların planlanmasına katkı sunması;</li>
<li>Hafıza Merkezi’nin Türkiye’de ve uluslararası alanda hali hazırda ilişki içinde olduğu kurum, akvisit, akademisyen, araştırmacı ve diğer paydaşlarla işbirliklerini devam ettirmesi ve geliştirmesi,</li>
<li>Projeler kapsamında Türkiye içinde ve yurtdışında düzenlenecek çevrimiçi ve çevrimdışı toplantıların planlanması ve gerçekleştirilmesi süreçlerini yönetmesi beklenmektedir.</li>
</ul>
<p><strong>Aranan Özellikler </strong></p>
<ul>
<li>Lisans ve tercihen yüksek lisans eğitimini Hafıza Merkezi’nin çalışma alanları ile ilgili konular üzerine yapmış,</li>
<li>Toplumsal hafıza, barış çalışmaları ve çatışma çözümü gibi alanlarla ilgili gönüllü ya da profesyonel çalışmalar içinde bulunmuş,</li>
<li>Benzer bir konuda sivil toplum ve/veya üniversitelerde en az beş yıl çalışma deneyimi olan,</li>
<li>Proje yönetimi, raporlama ve araştırma tasarımı konularında deneyimli,</li>
<li>Ekip çalışmasına yatkın, iletişim becerileri kuvvetli,</li>
<li>Çok iyi derecede İngilizce bilen (ayrıca Kürtçe bilmek avantaj sağlayacaktır)</li>
</ul>
<p>Adaylar, özgeçmişlerini ve neden Hafıza Merkezi’nde çalışmak istediklerini anlatan niyet mektuplarını 9 Ekim 2020 saat 18.00’a kadar <a href="mailto:info@hafiza-merkezi.org">info@hafiza-merkezi.org</a> adresine iletebilirler.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/21/hafiza-merkezi-proje-koordinatoru-ariyor/">Hafıza Merkezi Proje Koordinatörü Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hafiza-merkezi-mali-ve-idari-koordinator-ariyor-2/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Sep 2020 10:55:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57977</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör pozisyonunda çalışacak ekip arkadaşı arıyor. Son başvuru tarihi: 15 Eylül 2020.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hafiza-merkezi-mali-ve-idari-koordinator-ariyor-2/">Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör pozisyonu ile ilgilenen adayların detaylı CV ve niyet mektuplarını 15 Eylül 2020 saat 18:00’e kadar <a href="mailto:info@hafiza-merkezi.org">info@hafiza-merkezi.org</a> adresine iletmeleri gerekiyor.</p>
<p><strong>Görev Tanımı </strong></p>
<p><strong>Mali İşler</strong></p>
<ul>
<li>Günlük muhasebe işlerinin takip edilmesi, tek düzen muhasebe sistemine uygun şekilde muhasebe kayıtlarının yapılması ve belgelerin dosyalanması,</li>
<li>Faturaların takibi, muhasebeleştirilmesi ve ödemelerinin yapılması,</li>
<li>Banka işlemlerinin takibi, muhasebe kayıtlarının yapılması, banka ve muhasebe kayıtlarının denkliğinin kontrolü,</li>
<li>Personel iş avanslarının takibi ve kayıtlarının yapılması,</li>
<li>Faturasız hizmet alımları için sözleşmelerin hazırlanması, gider pusulalarının düzenlenmesi, muhasebe kayıtlarının ve ödemelerinin takip edilmesi,</li>
<li>Gelen fonların takibi ve muhasebeleştirilmesi,</li>
<li>Bordroların hazırlanması, muhasebe kaydının yapılması ve maaş ödemelerinin takibi,</li>
<li>Muhtasar beyanname için gerekli olan tüm belgelerin her ay Mali Müşavir’e gönderilmesi (bordro, gider pusulaları, serbest meslek makbuzları, kira ödemesi vs.)</li>
<li>Personel işlerinin takibi (İş sözleşmelerinin hazırlanması, özlük dosyalarının takibi, işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinin verilmesi, SSK bildirgesinin düzenlenmesi ve bildirilmesi, yıllık izinlerin takibi, iş göremezlik raporlarının takibi ve onaylarının yapılması)</li>
<li>Yıllık tahmini bütçenin ve proje bütçelerinin hazırlanmasında direktöre ve ilgili proje ekibine destek sağlanması,</li>
<li>Nakit akış tablosunun düzenlenmesi ve aylık olarak güncellenmesi,</li>
<li>Fon kuruluşlarına sunulan finansal raporların hazırlanmasında proje yöneticilerine destek verilmesi,</li>
<li>Alındı belgelerinin düzenlenmesi ve kayıtlarının yapılması (üye aidatları, bağışlar),</li>
<li>Yıllık ve proje bazlı denetimlerde ilgili mali ve idari kayıtların, resmi belgelerin denetçilere sunulması, denetim süresince denetçilere bilgi akışının sağlanması,</li>
<li>Mali işlerle ilgili kurallar, prosedürler ve süreçlerle ilgili çalışanların yönlendirilmesi ve bilgilendirilmesi.</li>
</ul>
<p><strong>İdari İşler</strong></p>
<ul>
<li>Yurt dışı yardım alma bildirimi, üyelik işlemleri, Genel Kurul ve dernek organlarındaki değişiklik bildirimi, Dernekler Beyannamesi gibi İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüyle ilgili işlerin takibi,</li>
<li>Tüm satın alma ihtiyaçlarının belirlenmesi, bütçelenmesi, teklif ve satın alımların derneğin genel politikasına uygun koşullar ile gerçekleştirilmesi,</li>
<li>Demirbaş defterinin tutulması ve demirbaşların zimmetlenmesi ve fiziki takibinin yapılması,</li>
<li>Yönetim kurulu kararlarının (üyelik kabulü, üyelik İstifa, Dernek organlarındaki değişiklik, nakdi yardım, proje başvuruları, imza sirküleri değişiklik, vb..) karar defterine yazılması ve gerekli imzaların tamamlanmasının sağlanması, takibi,</li>
<li>Ofis ihtiyaçlarının takibi ve siparişlerin verilmesi (kırtasiye, temizlik malzemeleri vs),</li>
<li>Yemek kartları için aylık hesaplamaların yapılması ve siparişin verilmesi,</li>
<li>Ofisin verimli çalışabilmesi için gerekli olan elektrik, su, ısınma ve iletişim (telefon ve internet) arızaları ya da ihtiyaçlarıyla ilgilenilmesi.</li>
</ul>
<p><strong>Aranan Nitelikler</strong></p>
<ul>
<li>Sivil toplum kuruluşlarında benzer pozisyonda en az 5 yıl deneyimli olmak,</li>
<li>Üniversitelerin ilgili bölümlerinden (İİBF, Muhasebe) mezun olmak ya da başka bölümlerden mezun olup muhasebe eğitimi almış ve bu alanda çalışmış olmak,</li>
<li>Tek Düzen Hesap Planına hakim olmak ve bilanço usulünde muhasebe kaydı yapabilmek,</li>
<li>Muhasebe programı kullanabilmek (tercihen ZİRVE muhasebe programı),</li>
<li>İyi düzeyde Microsoft Office programları kullanmak,</li>
<li>Projelerde çalışma deneyimine sahip olmak, bütçe ve finansal rapor hazırlayabilmek,</li>
<li>Raporlama ve dokümantasyon konusunda deneyimli olmak,</li>
<li>Dikkatli çalışma ve detaylara özen gösterme becerisine sahip, analitik düşünebilen, sonuç ve çözüm odaklı olmak,</li>
<li>İngilizce iletişim, yazma ve konuşma becerisine sahip olmak,</li>
<li>Kendi işini planlamak ve organize etmek konusunda deneyimli olmak,</li>
<li>İletişim ve takım çalışması becerilerine sahip olmak,</li>
<li>İstanbul’da ikamet etmek.</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/10/hafiza-merkezi-mali-ve-idari-koordinator-ariyor-2/">Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör Arıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/hafiza-merkezi-mali-ve-idari-koordinator-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2020 13:29:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[İş İlanı]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[iş ilanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hafıza Merkezi İstanbul'daki bürosunda görevlendirmek üzere Mali ve İdari Koordinator pozisyonu için çalışma arkadaşı arıyor.  Başvuru için detaylı CV ve niyet mektupları 15 Eylül 2020 saat 18:00’e kadar info@hafiza-merkezi.org adresine gönderilebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/hafiza-merkezi-mali-ve-idari-koordinator-ariyor/">Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Hafıza Merkezi İstanbul&#8217;da bulunan ofislerinde tam zamanlı Mali ve İdari Koordinatör olarak görevlendirmek üzere ekip arkadaşı arıyor. Pozisyona başvuru için detaylı CV ve niyet mektupları, <strong>15 Eylül 2020</strong> saat <strong>18:00</strong>’e kadar <strong>info@hafiza-merkezi.org</strong> adresine gönderilebilir.</div>
<div></div>
<div><strong>Görev Tanımı </strong></div>
<div></div>
<div><strong>Mali İşler</strong></div>
<div>
<ul>
<li>Günlük muhasebe işlerinin takip edilmesi, tek düzen muhasebe sistemine uygun şekilde muhasebe kayıtlarının yapılması ve belgelerin dosyalanması,</li>
<li>Faturaların takibi, muhasebeleştirilmesi ve ödemelerinin yapılması,</li>
<li>Banka işlemlerinin takibi, muhasebe kayıtlarının yapılması, banka ve muhasebe kayıtlarının denkliğinin kontrolü,</li>
<li>Personel iş avanslarının takibi ve kayıtlarının yapılması,</li>
<li>Faturasız hizmet alımları için sözleşmelerin hazırlanması, gider pusulalarının düzenlenmesi, muhasebe kayıtlarının ve ödemelerinin takip edilmesi,</li>
<li>Gelen fonların takibi ve muhasebeleştirilmesi,</li>
<li>Bordroların hazırlanması, muhasebe kaydının yapılması ve maaş ödemelerinin takibi,</li>
<li>Muhtasar beyanname için gerekli olan tüm belgelerin her ay Mali Müşavir’e gönderilmesi (bordro, gider pusulaları, serbest meslek makbuzları, kira ödemesi vs.)</li>
<li>Personel işlerinin takibi (İş sözleşmelerinin hazırlanması, özlük dosyalarının takibi, işe giriş ve işten çıkış bildirgelerinin verilmesi, SSK bildirgesinin düzenlenmesi ve bildirilmesi, yıllık izinlerin takibi, iş göremezlik raporlarının takibi ve onaylarının yapılması)</li>
<li>Yıllık tahmini bütçenin ve proje bütçelerinin hazırlanmasında direktöre ve ilgili proje ekibine destek sağlanması,</li>
<li>Nakit akış tablosunun düzenlenmesi ve aylık olarak güncellenmesi,</li>
<li>Fon kuruluşlarına sunulan finansal raporların hazırlanmasında proje yöneticilerine destek verilmesi,</li>
<li>Alındı belgelerinin düzenlenmesi ve kayıtlarının yapılması (üye aidatları, bağışlar),</li>
<li>Yıllık ve proje bazlı denetimlerde ilgili mali ve idari kayıtların, resmi belgelerin denetçilere sunulması, denetim süresince denetçilere bilgi akışının sağlanması,</li>
<li>Mali işlerle ilgili kurallar, prosedürler ve süreçlerle ilgili çalışanların yönlendirilmesi ve bilgilendirilmesi.</li>
</ul>
<p><strong>İdari İşler</strong></p>
</div>
<div></div>
<div>
<ul>
<li>Yurt dışı yardım alma bildirimi, üyelik işlemleri, Genel Kurul ve dernek organlarındaki değişiklik bildirimi, Dernekler Beyannamesi gibi İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğüyle ilgili işlerin takibi,</li>
<li>Tüm satın alma ihtiyaçlarının belirlenmesi, bütçelenmesi, teklif ve satın alımların derneğin genel politikasına uygun koşullar ile gerçekleştirilmesi,</li>
<li>Demirbaş defterinin tutulması ve demirbaşların zimmetlenmesi ve fiziki takibinin yapılması,</li>
<li>Yönetim kurulu kararlarının (üyelik kabulü, üyelik İstifa, Dernek organlarındaki değişiklik, nakdi yardım, proje başvuruları, imza sirküleri değişiklik, vb..) karar defterine yazılması ve gerekli imzaların tamamlanmasının sağlanması, takibi,</li>
<li>Ofis ihtiyaçlarının takibi ve siparişlerin verilmesi (kırtasiye, temizlik malzemeleri vs),</li>
<li>Yemek kartları için aylık hesaplamaların yapılması ve siparişin verilmesi,</li>
<li>Ofisin verimli çalışabilmesi için gerekli olan elektrik, su, ısınma ve iletişim (telefon ve internet) arızaları ya da ihtiyaçlarıyla ilgilenilmesi.</li>
</ul>
<p><strong>Aranan Nitelikler</strong></p>
</div>
<div>
<ul>
<li>Sivil toplum kuruluşlarında benzer pozisyonda en az 5 yıl deneyimli olmak,</li>
<li>Üniversitelerin ilgili bölümlerinden (İİBF, Muhasebe) mezun olmak ya da başka bölümlerden mezun olup muhasebe eğitimi almış ve bu alanda çalışmış olmak,</li>
<li>Tek Düzen Hesap Planına hakim olmak ve bilanço usulünde muhasebe kaydı yapabilmek,</li>
<li>Muhasebe programı kullanabilmek (tercihen ZİRVE muhasebe programı),</li>
<li>İyi düzeyde Microsoft Office programları kullanmak,</li>
<li>Projelerde çalışma deneyimine sahip olmak, bütçe ve finansal rapor hazırlayabilmek,</li>
<li>Raporlama ve dokümantasyon konusunda deneyimli olmak,</li>
<li>Dikkatli çalışma ve detaylara özen gösterme becerisine sahip, analitik düşünebilen, sonuç ve çözüm odaklı olmak,</li>
<li>İngilizce iletişim, yazma ve konuşma becerisine sahip olmak,</li>
<li>Kendi işini planlamak ve organize etmek konusunda deneyimli olmak,</li>
<li>İletişim ve takım çalışması becerilerine sahip olmak,</li>
<li>İstanbul’da ikamet etmek.</li>
</ul>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/17/hafiza-merkezi-mali-ve-idari-koordinator-ariyor/">Hafıza Merkezi Mali ve İdari Koordinatör Arıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Zamanaşımı Sürdüğü Müddetçe Adalet Mücadelesi De Sürecek&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/21/zamanasimi-surdugu-muddetce-adalet-mucadelesi-de-surecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Dec 2019 09:28:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Cezasızlık]]></category>
		<category><![CDATA[Emel Ataktürk Sevimli]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[JİTEM]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46039</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hukuk Çalışmaları Program Direktörü Emel Ataktürk Sevimli ile cezasızlık uygulamalarını konuştuk. Sevimli, zamanaşımı kararları ve beraatler sürdükçe;  adalet arayışındaki seslerin duyurulma mücadelesinin de devam edeceğini belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/21/zamanasimi-surdugu-muddetce-adalet-mucadelesi-de-surecek/">&#8221;Zamanaşımı Sürdüğü Müddetçe Adalet Mücadelesi De Sürecek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Cezasızlık nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-46040 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/IMG-20191219-WA0032-640x831.jpg" alt="" width="235" height="305" />Uluslararası kaynaklarda cezasızlık devletin sorumluluğuna işaret eden bir alan; yaşanan insan hakları ihlallerinin soruşturmasının, faillerinin bulunmasının, yargılanmasının ve cezalandırılmasının ya da suçtan mağdur olanların zararlarının tazmin edilmesinin mümkün olamaması halini ifade ediyor. Türkiye’de çokça bilinmese de Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi gibi kuruluşlar bu kavramı devletin bizzat yarattığı veya göz yumduğu aktörler eliyle yahut devlet ve kurumlarının denetlenmemesi sonucu meydana gelmiş olan ağır ve sistematik hak ihlalleri ile ilişkili biçimde yaygın olarak kullanıyor. Kapsam çok geniş. İşkence, hukuk dışı ve keyfi infazlardan, zorla kaybetmelere, kadına karşı şiddet alanından çocuk hakları ihlallerine, LGBTİ+ bireylere yönelen şiddete kadar devletin pozitif, negatif ve soruşturma yükümlülükleri üzerinden geniş bir alanla ilgili sorumluluklara tekabül ediyor.</span></p>
<p><b>Türkiye’deki uygulamalar kapsamında cezasızlık nasıl değerlendirilmeli, sizce sorun nedir?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hukuk sisteminin güçlü olmadığı pek çok dünya ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de cezasızlık hem bir devlet politikası hem de köklü bir kültür ve gelenek, sadece siyasi alanı da ilgilendirmiyor. Yasama, yürütme, yargı nereye baksanız bu tümoral olguyu besleyen damarları görürsünüz.</span></p>
<p><b>Türkiye’de özellikle kamu görevlilerinin neden olduğu ağır insan hakları ihlalleri ve yapısal bir sorun olarak karşımızda duran cezasızlık kültürü, şahısların korunması,  sosyolojik açıdan nasıl değerlendirebiliriz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sorunuza bir soruyla cevap vereyim; Türkiye’de darbeler, sıkıyönetimler, olağanüstü haller vb. dönemlerde insan hakları münferit değil gayet ağır, gayet yaygın ve sistematik şekilde ihlale uğradı ve bu kadar sistematik ve yaygın ihlaller ancak devletin tüm makamları nezdinde bu duruma açık ya da zımni kabul varsa olabilir öyle değil mi? 12 Eylül’de yüz binlerce insan ağır işkenceler gördü, 90’larda ve OHAL dönemlerinde binlerce insan devlet görevlileri ya da onların emri altında çalışan paramiliter kişi veya gruplarca zorla kaybedildi ve hukuk dışı infazlarda sokak ortasında öldürüldü. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bir ülkede yüz binlerce insanın devlete ait sorgu merkezlerinde işkenceden geçirilmesi ya da sokaklarda infaz edilmesi yetkililerin bilgisi ve onayı olmadan öyle aylarca yıllarca sürdürülebilecek bir şey olabilir mi? </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu her şeyden evvel burada bir devlet politikası ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir. Oysa cezasızlık çok çok zehirli bir pratik çünkü yargı önünde hesap verilmesi sağlanmayan her ihlal sorumluları cesaretlendiriyor ve bir sonraki ihlale davetiye çıkarıyor nitekim son sokağa çıkma yasakları ve OHAL dönemi uygulamaları ortada. </span></p>
<p><b>Peki cezasızlık devlet kurumları ve toplumda nasıl karşılık buluyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cezasızlık sorununun zihniyet ve algı kalıplarıyla ilgili bir önemli boyutu  var. Nerede bir devlet görevlisi bir hak ihlaline karışmakla, mesela işkence yapmakla, zorla kaybetme ya da keyfi infaz ile suçlanmışsa, o memurun mutlaka haklı bir gerekçesi olduğu düşünülür, devlet kurumları nezdinde mazur görülür, fail görevden alınmadan her şey normalmiş gibi işinin başında kalmaya devam eder, soruşturma izni verilmeyerek amirleri tarafından korunur ve yargılanması bir şekilde engellenir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-medium wp-image-46043 aligncenter" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Ekran-Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-17-640x258.jpg" alt="" width="640" height="258" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasama alanında ihlal sorumlularının yargılanmasını imkansızlaştıran birçok yasal düzenleme meclisten kolaylıkla geçer. Yargı bu yasal düzenlemeleri sorgulamaksızın esas alır, görev yeri, sicili, ikametgahı belli olan sorumlular her nasılsa yıllarca bir türlü bulunamazlar ve mahkeme önüne çıkarılamazlar. Bazen olaylar güpegündüz herkesin gözü önünde gerçekleşmesine rağmen yine her nasılsa tanıklar bulunamaz, deliller toplanamaz ve böyle türlü oyunlarla yargı süreçleri zamanaşımına sürüklenir sorumlular korunur, kollanır, aklanır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu süreçlerde siyasi aktörlerin elbette birincil sorumluluğu vardır ama mesele bundan ibaret değil, yasama ve yargının da içinde olduğu ve köklerini ‘devletin ali menfaatleri mevzu bahis ise yurttaşın hakları teferruattır’ diye bakan zihniyetten alan büyük bir uzlaşma var. İktidarlar değişse bile baki kalan, devletin tüm kurumlarını ve toplumun bir kesimini içine alan sessiz ve derin bir mutabakat söz konusu. </span></p>
<p><b>Soruşturma bekleyen daha çok dava var. Zamanaşımı ve yargılamaların uzunluğu konusunda ne söylemek istersiniz? Adaletin önünde ne gibi engeller var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İnsan hakları ihlallerinin sorumlularının saptanması konusundaki tüm yargı süreçleri gayet gönülsüz bir şekilde yürütülüyor. Açılan soruşturmaları ya da davaları ne yapsak da kapatsak çabası var. Bu yargılamaların ciddiyetsiz bir şekilde yürütülüşünden, zamanaşımı kararlarına, beraat kararlarından sürüncemede bırakma hallerine kadar gayet açık. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Zaman geçsin her şey unutulsun isteniliyor.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Hukukun araçsallaştırılması ve siyasi savaşlarda bir silah olarak kullanılması ne kadar yanlışsa insan hakları ihlallerinin inkarı, mağdurların, ailelerinin ve toplumun acılarının görmezden gelinmesi de o kadar yanlış ve tehlikeli. Hukukun özgürlükler alanını koruyabileceğine, tüm toplumsal yaşayışımız ve geleceğimiz için bir ortak zemin oluşturabileceğine olan inanç tamamen kaybolduğunda işler iyice zorlaşır çünkü adalet duygusu örselenmiş milyonlarca insanın günlük hayatta acılarını yok sayanlarla yan yana yaşamını sürdürebilmesi uzun vadede oldukça zor olabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-46042 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/1-5.jpg" alt="" width="289" height="378" />Öte yandan bu sadece yargının çözebileceği bir iş değil. Yargısal aktörlerin mesleki bağımsızlıklarına ilişkin güvenceleri bu kadar zayıfken kişisel risk almalarını beklemek akılcı değil. Bu noktada siyasetin hem geçmiş ağır insan hakları ihlalleri ile yüzleşmeye hem ihlallerin tanınması ve tekrarının önlenmesine hem de bu bağımsız ve tarafsız bir yargı için güvencelerin oluşturulmasına yönelik sorumluluğu var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya deneyimi gösteriyor ki ceza yargılamaları ancak geçmişle yüzleşme arzusunun yeşerdiği bir ortamda ve özür gibi, hafızalaştırma çalışmaları gibi, hakikat komisyonları gibi diğer geçmişle yüzleşme mekanizmaları ile birlikte çalıştığında anlamlı sonuçlar üretebilir. </span></p>
<p><b>Peki bugün?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bugün böyle bir yüzleşme arzusundan çok uzaktayız o nedenle yargılamalar daha çok mağdurların yanında olmak, onları yalnız bırakmamak, seslerini duyulur kılmak ve inkar edilen insan hakları ihlallerini tanınmaya zorlama çabasıyla ilgili. Hukukta ısrar etme, devlete yükümlülüklerini hatırlatma ve unutturmama mücadelesinin bir parçası. Bu nedenle zamanaşımı kararları ve beraatler sürecek bunun farkındayız ama adalet arayışında mağdurların sesini duyurma ve cezasızlığa karşı hukuksal imkanların sonuna kadar en doğru şekilde kullanılmasının mücadelesi de sürecek.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/21/zamanasimi-surdugu-muddetce-adalet-mucadelesi-de-surecek/">&#8221;Zamanaşımı Sürdüğü Müddetçe Adalet Mücadelesi De Sürecek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2019 10:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amnesty]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos GL]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[AGİT]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Gündemi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan Araştırmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bellek Özgürlük Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45818</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, kuruluşunu bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde yaptığı basın toplantısıyla duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/">İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Af Örgütü Türkiye Şubesi, Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği<strong>,</strong> İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kaos GL, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Yurttaşlık Derneği temsilcilerinin katılımıyla oluşan İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı bugün kuruluşunu açıkladı.</p>
<p>İHD İstanbul Şubesi&#8217;nde düzenlenen basın toplantısında okunan kuruluş deklarasyon metni şöyle:</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti gerek Anayasa uyarınca gerek uluslararası sözleşmelerin doğurduğu yükümlülükler bağlamında yasama, yürütme ve yargı pratiği ile temel hak ve özgürlükleri koruma mecburiyetinde. Anayasa’nın 90. maddesi Türkiye’de iç hukuk düzenlemeleri yani kanunlar ile uluslararası anlaşmaların ihtilafı halinde, temel hak ve özgürlükle ilgili uluslararası anlaşmaların kanunların üstünde olduğunu saptamış durumda. Yasal durum böyleyken insan hakları alanına ilişkin anayasal ve sözleşmesel yükümlülükler yerine getirilmeyerek son yıllarda hem insan hakları kurumları hem de hak ihlallerine karşı mücadele eden insan hakları savunucularına yönelik baskılar giderek arttı.</p>
<p>“Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi” olarak anılan, “Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Kuruluşların (Organların), Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge”, insan haklarını savunmayı bir hak olarak tanır ve devletlere, insan hakları savunucularını koruma görevi verir.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-45820 size-boldthemes_small_rectangle" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Dayan%C4%B1s%CC%A7maAg%CC%86%C4%B12-1024x576-320x240.jpg" alt="" width="320" height="240" />Benzer şekilde, AGİT tarafından geliştirilen “İnsan Hakları Savunucularının Korunmasına İlişkin Kılavuz İlkeler” de <i>“insan haklarını savunmak evrensel olarak tanınan bir hak”</i> olduğunu belirtir ve bu hakkın bölünmez, birbirine bağlı ve birbiriyle ilişkili evrensel insan haklarından doğduğuna işaret eder. Kılavuza göre, <i>“AGİT katılımcısı devletler kendi topraklarında ve yetki alanlarında bulunan herkes için bu haklara saygı göstermeyi, hakları korumayı ve hayata geçirmeyi taahhüt etmişlerdir.”</i>, <b>“</b>Korumanın Temı̇n Edı̇lmesı̇-İnsan Hakları Savunucuları Hakkında Avrupa Bı̇rlı̇ğı̇ İlkelerı̇” başlıklı belge de Avrupa Birliği üyesi devletleri, <i>“İnsan hakları savunucuları, evrensel olarak tanınan insan hakları ve temel özgürlükleri geliştiren ve koruyan bireyler, gruplar ve toplum organlarıdır.”</i> tanımını kabul etmeye, insan hakları savunucularını korumaya, desteklemeye, onlarla iş birliği yapmaya çağırır.</p>
<p>Türkiye’nin üyesi olduğu Birleşmiş Miletler ve tarafı olduğu AGİT’nın ilkesel kararlarında yer alan tüm bu tavsiye ve yükümlülüklere rağmen insan hakları alanını ve insan hakları savunucularını yoğun baskı altında tutması, uluslararası hukukun ve Anayasa tarafından güvence altına alınan bir dizi hakkın ihlali anlamına geliyor.</p>
<p>Ne yazık ki Türkiye, zaten sorunlu olan “hukuk devleti” olma pratiğinin son dayanaklarını da hızla yitirirken “hukukun üstünlüğü” prensibi de süratle eriyor; keyfilik, yıldırma ve baskı politikaları yaygınlaşıyor. Sembol niteliği taşıyan isimleri de kapsayan çok sayıda Türkiyeli insan hakları savunucusu, mesnetsiz iddialarla hukuki taciz, soruşturma, yargılama, hapis cezaları, tehdit ve karalama kampanyalarına maruz kalırken baskıların ardı arkası kesilmiyor.</p>
<p>Bu bağlamda biz aşağıda imzası olanlar, insan haklarını savunmanın evrensel bir hak olduğunun altını tekrar çizerek; insan hakları savunucularına yönelik tüm baskıları en güçlü biçimde kınıyor ve tacizlere derhal son verilmesini talep ediyoruz. Bu talebimizin takipçisi olacağımızı ve bu amaçla İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı’nı (Solidarity Network for Human Rights Defenders – Turkey) oluşturduğumuzu ilan ediyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/">İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Murat Çelikkan: &#8220;Hikaye Anlatıcılığımızı Geliştirmemiz Gerekiyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/20/murat-celikkan-hikaye-anlaticiligimizi-gelistirmemiz-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ayşe Özsoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 20 Sep 2019 07:08:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Çelikkan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42378</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak savunuculuğunda sosyal etkinin ve yeni iletişim yöntemlerinin daha sık konuşulmaya başlandığı bu günlerde Sivil Sayfalar olarak konuyu Hakikat Adalet Hafıza Merkezi'nin İletişim ve Savunuculuk Programı'nın direktörü gazeteci yazar Murat Çelikkan ile konuştuk. Çelikkan başta hak mücadelesinde hikaye anlatıcılığının önemine vurgu yaparken sivil toplum örgütlerinin bunu geliştirmesi gerektiğini söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/20/murat-celikkan-hikaye-anlaticiligimizi-gelistirmemiz-gerekiyor/">Murat Çelikkan: &#8220;Hikaye Anlatıcılığımızı Geliştirmemiz Gerekiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Türkiye’de sivil toplum sizce iyi tanıklık yapabiliyor mu? Bu tanıklığı hangi araçlarla yapabiliyor? Yapamıyorsa neden?</strong></p>
<p>Sivil toplum çok geniş bir kavram. Bazı yetersizlik ve eksiklikleri mutlaklaştırmamak gerek diye düşünüyorum. Tabi ki Türkiye’de insan hakları kurumları keşke çok daha güçlü ve çok daha etkin olsalar. Bunların hem Türkiye’den gelen hem de kendilerinden kaynaklanan sebepleri var. Ama sonuçta baktığınız vakit ben Türkiye sivil toplumunun da hak örgütlerinin de başarılı olduğuna inanıyorum. Birincisi insan hakları açısından Türkiye’nin en ücra köşelerine kadar doğru ya da yanlış bir insan hakları kavramının yerleşmesini sağladılar. Bu hiç azımsanacak bir şey değil. Uygulanmasa da, talep edilmese de insan hakları dediğiniz vakit o ne diyecek çok az insan var. Bu çok büyük bir başarı. Hatta o kadar etkili oldular ki bir dönem İnsan Hakları Bakanlığı bile kuruldu. Bu tür göstergelerin olması insan hakları kavramının Türkiye’de yapılan çalışmalarda çok büyük oranlarda biliniyor olması ve karşılık olmasına rağmen çok ciddi eksiklikler ve yetersizlikler olduğunu söylemek lazım. İkincisi de genel sivil toplum açısından düşündüğümüz vakit bence o da sınavını deprem sırasında verdi. Her ne kadar Türkiye’de şemsiye örgütler,  sivil toplumu bir araya getirebilecek platformlar yeterli olmasa da böyle bir acil kriz anında oldukça dinamik bir şekilde seferber olabildiklerini gösterdi. Dolayısıyla ben başarılı buluyorum. Ama bu tespitlerden sonra eksikliklere gelecek olursak tabi ki dünyada bu çok büyük bir sektörel çalışmaya dönüşmüş durumda dolayısıyla yöntemleri, kuralları, stratejileri kaçınılmaz olarak oluşmaya başlamış durumda. Sadece gönüllülük temelinde yapılan bazı çalışmalar yeterli olmayabiliyor. Bu açıdan da Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının ve hak örgütlerinin ortak iş yapma kültürlerinin çok gelişkin olmadığını söyleyebiliriz. Bu da tabi şöyle bir sorun doğuruyor, demokrasi ve insan hakları alanın bir kriz yaşandığı dönemde sivil toplum ve hak örgütleri açısından bununla başa çıkabilmenin en iyi stratejisi hakikaten bir araya gelip mücadele edilecek stratejik öncelikleri belirleyip hep birlikte oraya doğru yönelmek, bu da çok ciddi bir iş birliği ve birlikte çalışma deneyimini gerektiriyor. Bu konularda Türkiye sivil toplumu her ne kadar çeşitli şemsiye kuruluşlar olsa da henüz daha geri bir aşamada diyebilirim.</p>
<p><strong>Çünkü İnsan Hakları Evrensel, Hangi Dünya Görüşünden Gelirseniz Gelin Ortak İlkeleri Var</strong></p>
<p><strong>Peki bu iş birliği kültürünü zedeleyen sebepler neler olabilir? Kutuplaşma hali bunun bir sebebi olabilir mi?</strong></p>
<p>Ben ona katılmıyorum. Bence o işin sadece bir parçası. Birbirine benzeyen örgütlerin aynı ideolojik temelden gelen benzer dünya görüşüne sahip örgütlerin yapabildikleri iş birlikleri de çok fazla değil. Dolayısıyla bu genel kültürel durum. Bunun alt unsurlarından bir tanesi olarak kimlikler , kutuplaşma olarak tanımlanabilir ama bence belirleyici değil. Çünkü şöyle bir örnek vereyim; bu kutuplaşma nedeniyle yıllar evvel mütedeyyin insanların haklarını da savunmak üzere Mazlumder kuruldu. Mazlumder ile yine onun gibi kitlesel bir örgüt olan İHD eninde sonunda belli konularda buluştu. Eğer teorik olarak her şeyi bu kutuplaşma ile açıklamaya çalışacak olursak hiçbir şekilde yan yana gelmemeleri gerekirdi. Öyle olmadı. Çünkü insan hakları evrensel, hangi dünya görüşünden gelirseniz gelin ortak ilkeleri var. Ortak ilkeleri sahiplendikçe de buluşursunuz. Belki mesele kimliklerden çok evrensel olarak kabul edilmiş olan sivil topluma ve insan haklarına ait ilkelerin işimize gelenlerini benimsememizden kaynaklanıyordur. Bu da sadece kutuplaşma ile açıklanabilecek bir şey değil, belki ideolojik gözlüklerle açıklanabilecek bir şey olabilir. Yani bugün hala etkisini gördüğümüz şekilde Türkiye bir gazeteci hapishanesi olmaya dönüşmüş durumda ve tabi ki yeterli olmasa da çeşitli kampanyalar yapılıyor. Ama her kesimin kendisinden farklı düşündüğünü bildiği gazetecilere sahip çıkması eşit olmuyor. Dolayısıyla onlar arasında ayrım yapmamak gerek. Böyle ilkelerden bahsediyorum.</p>
<p><strong>Bu konuda ne yapmak gerek? Çözüm öneriniz var mı?</strong></p>
<p>Bu bir zaman meselesi. Türkiye’de sivil toplum kuruluşları özellikle hak örgütleri mücadele etme geleneği olan ve soldan gelen insanlar tarafından kuruldu. Bunun hem çok büyük avantajları vardı hem de dezavantajları vardı. Soldan gelme, politik bir mücadele verirken kriter ve ilkelerinizle insan hakları ve sivil toplum ya da genel olarak hak mücadelesi verirkenki ilkeleriniz örtüşmeyebilir. Hak mücadelesinde çok daha geniş bakmak zorunda olmanız gerekir. Öyle çok derin ve uzun bir geçmişi de yok. Türkiye’de çok partili hayatın bile çok derin ve uzun bir geçmişi yok. Dolayısıyla biraz bugün liberal olarak küçümsenen liberal demokratik değerler ve kavramlardan bahsediyorum. İnsan hakları mücadelesinin temelinde de eğer bir ideoloji arayacaksak temelinde, oluşumunda ve ortaya çıkışında bu liberal dünya görüşü var. Yani birey hakkını esas alan tabi ki daha sonra toplumsal ve topluluk hakları olarak da genişlemiş ama temeli bu. Dolayısıyla biraz bu yaklaşım ve ideolojiye ne kadar uzak ve yakın olduğumuzla ilişkili olarak tutumunuz değişebiliyor. Bir başka faktör sol için söylediğim faktör mütedeyyin kesiminse bir mücadele geleneği yok. Yani hak arama, hak talep etme geleneği yok. Bunu hem 12 Eylül sonrasında gördük, onların toparlanıp hak talebi mücadelesine girmeleri zaman aldı. Hem de çok yakın zamanda, 15 Temmuz Darbe girişiminden sonra gördük. Örgütlenebilmeleri, hak talep edebilmeleri, benzer mağduriyetleri yaşayanların bir araya gelebilmeleri zaman aldı. Şimdi benzerlerin kendi arasında örgütlenmesi bu kadar sorunlu ve zaman alıyorken benzemezlerin hep birlikte örgütlenmesi daha büyük bir problem. Dolayısıyla sadece sorun benzemezlerin bir araya gelememesi değil çok başka sorunlar da var. Bütün bu söylediğim yapısal sorunların yanısıra iletişim ve kamuya ulaşma sorunları var. Mücadele yöntemlerinin çeşitlendirilmesine ilişkin sorunları var ama bu bir tek Türkiye’ye yönelik bir sorun değil tüm dünyada geçerli. Yaşlanma sorunları var. Yani hak mücadelesi verenler örgütlerin aktivistlerinin yaş ortalamasının yükselmesi ve yeni kuşaklarla beslenememesi gibi sorunlar var. Bir de tabi çok büyük devlet baskısı ve kriminalize edilme sorunu var, devletin yarattığı korku ikliminde insanların korkarak uzak durması var yani devlet kendi hakkını ve başkalarının hakkını arayan kişi ve kurumları marjinalleştirmeye çalışıyor çeşitli yöntemlerle ve bunda da başarılı oluyor.</p>
<p><strong>Bu bahsettiğiniz sorunlar benim de sizinle konuşmak istediğim konulardandı. Burada, Hafıza Merkezi’nde <a href="https://hakikatadalethafiza.org/haberler/?_sft_category=iletisim-ve-savunuculuk">iletişim ve savunuculuk programı</a> direktörüsünüz. Bu başlıkta bir bölümünüz olması iletişime önem verdiğiniz anlamına geliyor. Hem bu programdan hem de yaptığınız tanıklığın sosyal etkisinden bahsedebilir misiniz bize biraz?</strong></p>
<p><strong> </strong>Biz bir hak örgütüyüz. Bütün sivil toplum çalışmaları dünyada  değişim teorisi üzerine kurulur. Siz bir tespit yaparsınız ve bir şeyi değiştirmek için mücadele edersiniz. Bunun ne kadar odaklı yaparsanız o kadar başarılı olursunuz. Bunun da çeşitli araçları var. Savunuculuktan lobiciliğe kadar. Dolayısıyla yaptığımız çalışmaları bu değişimi sağlamak üzere hedeflediğimiz kesimlere duyurmak çok önemliydi. Lobicilik bunun ayrı bir kısmı, bunun için de baştan böyle bir iş bölümüne gittik ve ayrı bir bölüm oluşturduk. Ana olarak bu bölüm tabi ki -biz yaptığımız işlerle kimlere ulaşmak, ne sonuç almak istiyoruz- gibi stratejik bir yaklaşımla çalışsa da 1- Ana hatları itibariyle yaptığımız işi daha ulaşılabilir ve daha kolay okunabilir hale getirmek 2- Bunu etkin olarak ilgilendiğimiz ve hedeflediğimiz kesimlere duyurma 3- Bu konuda dünyadan ve Türkiye&#8217;den yeni yöntemler bulma ve son olarak ne sonuç aldık şeklinde dört ana konuda çalışıyoruz. Etkinlik özellikle hak mücadelesi verdiğimiz zaman ölçümü çok zor, bütün sosyal mücadelelerde ölçümü çok kolay olmayan bir şey. Çünkü hak mücadelesi iğneyle kuyu kazmaya benzer, çok büyük çabalar harcarsınız çok küçük adımlar atılabilir ama onların birikimi birden bire büyük bir dönüşüm sağlayabilir. Dolayısıyla ölçümü zor ama yine de hedeflediğimiz kitleye ulaştık mı ulaşmadık mı gibi bazı yöntemleri var.</p>
<figure id="attachment_42405" aria-describedby="caption-attachment-42405" style="width: 339px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-42405" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/hafiza_merkezi-640x480.jpg" alt="" width="339" height="254" /><figcaption id="caption-attachment-42405" class="wp-caption-text">Hafıza Merkezi İletişim ve Savunuculuk Programı Ekibi</figcaption></figure>
<p><strong>Bütün Toplumu Değiştirmeyi Hedeflemek  Gerçekçi Değil</strong></p>
<p><strong>Genel olarak Türkiye’deki sivil toplum ve hak savunucuları kendi gündemlerini oluşturmada , ülke gündemini etkilemede ne kadar etkililer ve bu konuda nasıl yeni yöntemler geliştirilebilir?</strong></p>
<p>Sivil toplum kendi gündemlerini oluşturmada ve ülke gündemini etkilemede başarılı ancak bu konuda başarısız olan devlet. Türkiye’de katılıma ve sivil toplumla iş birliğine sağır ve kapalı bir devlet var. Dolayısıyla bazı konularda dönüşüm sağlamak kolay olmuyor, bazen direk yollardansa dolaylı yollara başvurmanız gerekiyor. Türkiye’de hiç bir yöneticiye ulaşamıyorsunuz ama Avrupa Birliği’nde ulaşıyorsunuz, AB dönüyor sizin devletinize şunları değiştireceksin diyor bu yüzden bazen onları hedefliyorsunuz lobicilik için. Çünkü burada hedefleyebileceğiniz bir aktör yok. Bu yaşadığımız dönem özellikle darbe girişiminden sonraki dönem devletin sivil topluma, toplumsal katılıma dolayısıyla demokrasiye kapalı olduğu bir dönem oldu. Dolayısıyla bir kabahatlisi varsa bunun devlet ve devlet politikaları. Yani iktidarda kalmak adına demokrasinin kurban edildiği bir dönem yaşıyoruz barış sürecinin bitmesinden bu yana. Ama bu yine de bizim belli konularda çaba göstermemiz gerekliliğini ortadan kaldırmıyor. Ulaşabildiğimiz noktalarda bu değişimi sağlayabilecek olan bürokratlar ve parlementer politikacılarla temas etme sorununun verdiği ikincisi tabi ki daha dolaylı yol olarak genel olarak toplumun belli kesimlerine ulaşarak burada bir birikim sağlayıp bunların etki etmesini hedeflemek gerekiyor. Yani hiç bir hak örgütü ve sivil toplum kuruluşu tek başına sadece toplumun ya da sadece hükümeti hedef alarak çalışma yapmaz. Burada da bence stratejik yaklaşım önemli yani biz neyi değiştirmek istiyoruz , kimleri hedefliyoruz değişim için çünkü bütün toplumu hedefleyerek iş yapmak çok zor.</p>
<p><strong>İletişim Teknolojisi ve Sanat Konusunda Etkinlik Gösteren İnsanlarla Sivil Toplum Kuruluşlarını Bir Araya Getiriyoruz</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignright wp-image-42392" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/heykeller_01-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" />Türkiye büyük ve kalabalık bir ülke ve sivil toplum kuruluşlarının kendi olanaklarıyla bütün toplumu değiştirmeyi hedeflemek pek gerçekçi değil. Daha küçük ve ulaşılabilir hedefler koymak lazım. Bu bir stratejik yaklaşım demek. O hedeflere ulaşmak için neler yaptığınıza bakmanız lazım. Yöntemler olarak da tabi ki her yeni yöntemi denemek lazım. Ben yazılı iletişimin etkisine inanırım ancak görsel iletişim de giderek etkisini arttırdığı için ve teknoloji ilgi zamanını giderek kısalttığı için yaptığınız şeyleri görsel mi yapalım, 15 saniye mi yapalım ,  bir dakika olur mu gibi tartışmalar hepimiz için geçerli artık. İnsanların daha kolay ve daha kısa zamanda algılayabileceği formatlar yaratmaya çalışıyoruz. Çünkü hakikaten özellikle iletişim teknolojisinde varılan aşama insanların zamanının giderek kısalmasına yol açtı. Bir enformasyon bombardımanı var. Böyle olunca da iyi seçim yapmanız gerek. Dikkat çekici olmanız gerek. Biz bu yenilik için yaptığımız projelerden ve uygulamalardan heckhaton diye bir uygulama yapıyoruz. Toplumda hem iletişim teknolojisi konusunda hem de sanat konusunda etkinlik gösteren, ilgi alanları bu olan kesimlerle sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiriyoruz. Bunu önce Hafıza Merkezi için yaptık, o kadar güzel bir kaç proje çıktı ki bir tanesi şu girişte gördüğünüz <a href="https://www.youtube.com/watch?v=TauRxwQYcCk">mermerler </a>mesela. Şimdi 8 örgüt için böyle bir proje yürütüyoruz. Onların yöneticileriyle o ekipleri bir araya getirip yeni iletişim araçları ve yöntemleri ve tarzları yaratmaya yönelik bir proje yürütüyoruz. Örgütler verilerini sunuyor karşı taraf da bu verilerle ne yapabiliriz diye öneriler geliştiriyor. Ve sonra bu önerilerden bir kaçı gerçekleştiriliyor. Bunun hem teknolojik açısından hem kuşaklar arası iletişim açısından önemli olduğuna inanıyoruz. Tabi başka bir sürü handikap da var iletişimde. Kullandığınız dil çok önemli, hak mücadelesinin bazı terminolojisi var ama bu giderek o kadar teknik bir hale gelmiş halde ki bunlarla haklarını savunduğunuz insanlara ulaşmanızın imkanı yok. Dolayısıyla kullandığınız dile dikkat etmeniz lazım. Sizin bahsettiğiniz kutuplaşmanın yarattığı bazı dil sorunları da var. Farklı kesimler farklı sözcükleri kullanabiliyor ya da bazı sözcük hassasiyetleri olabiliyor. Ulaşmak istediğiniz kesime göre o sözcük hassasiyetlerine dikkat etmenin sorumluluğu var. Ben bunu insan haklarının dayattığı terminoloji dışında genel olarak daha geniş bir kitleye ulaşmanın aracı olarak dilin çok çok iyi ve çok dikkatli kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Bunu biz bile her zaman istediğimiz ölçüde gerçekleştiremiyoruz. Daha sade, daha herkesin kullandığı ve kapsayıcı bir dil olarak kullanmak gerek. Dilin hakikaten bir başlangıç ayrıştırıcısı olduğunu düşünüyorum.</p>
<p><strong>Bizim Amacımız Bir Etki Yaratmak </strong></p>
<p><strong>O zaman sanatın ve teknolojinin hak savunuculuğunda yeni bir yöntem olduğunu söyleyebilir miyiz?</strong></p>
<p>Tabii söyleyebiliriz. Hem yeni hem eski. Sanat aslında yüzyıllardır bunun için kullanılıyor ama dijital teknolojilerin getirdiği bir değişiklik var hayatımızda. Tabi ki basın toplantıları yapmak, paneller yapmak sivil toplumun mücadele araçlarından biri, hoş bunlar ne kadar gezi iddianamesinde suç delili olarak gösteriliyor olsa da gayet meşru ve başta anayasa olmak üzere yasalarda belirlenmiş haklar bunlar. Ama herhalde savcılar Türkiye’de anayasayı ve yasaları okumayı bıraktı diye düşünüyorum. Bazen ve bu birebir temas yaşayarak görmenin etkisi çok farklı, ama bazen çektiğiniz bir video ile basın toplantısı ya da bir panelden çok daha geniş bir kesime ulaşabiliyorsunuz. Bu teknolojileri muhakkak kullanmak gerek çünkü bizim amacımız bir etki yaratmak yani önce tespit etmek sonra bir etki yaratmak ve dönüştürmek ise ulaşmak istediğimiz kesimlere her yoldan ulaşmayı denememiz gerek. Yeni teknolojilerin getirdiği hem imkanlar hem zorluklar var. Çünkü bir enformasyon bombardımanı dönemi, binlerce şeyin arasından sıyrılıp çıkabilmek de başka bir maharet gerektiriyor.  Ama mesela aynı emeği bu çalışmaların sonuçlarını duyurmaya sarfetmemiz çok ciddi bir durum. Halbuki eş değer olmalı. Çünkü onu duyurmak için yapıyoruz biz.</p>
<p><strong>Biz bazı dönemlerde sivil toplum kuruluşlarına atölyeler yapıyoruz, sivil toplum haberciliği ve Sivil Sayfalar da bu atölyelerin sonucunda ortaya çıktı. Ürettikleri bilgi ve tecrübeyi görünür kılmaları gerektiğini anlatıyoruz çünkü kayboluyorlar. Sizin de dediğiniz gibi yapılanlar kadar bunların anlatıcılığı da önemli. </strong></p>
<p>Biz toplum olarak yazılı kültürden çok sözlü kültürden geliyoruz, bunun getirdiği bazı etkiler var. Siz bu tespitleri yapıyorsanız sivil toplum olarak hikaye anlatıcılığımızı geliştirmemiz gerekiyor. Çünkü belki ulaşmanın ve kalıcı olmanın yolu o, ayrıca bütün dünyada hem sinemada hem de çeşitli sanat kollarında hem hak mücadelesinde belki en önemli şey hikaye anlatıcılığı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/20/murat-celikkan-hikaye-anlaticiligimizi-gelistirmemiz-gerekiyor/">Murat Çelikkan: &#8220;Hikaye Anlatıcılığımızı Geliştirmemiz Gerekiyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>sessizkalma.org Hak Savunucuları İçin Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/05/sessizkalma-org-hak-savunuculari-icin-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2019 07:57:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hollanda Helsinki Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[sessizkalma.org]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40415</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de insan hakları savunucularının korunması ve güçlendirilmesi için ortak çalışma yürüten Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi ve Hollanda Helsinki Komitesi, bu çalışmanın ürünü olan sessizkalma.org'u açtı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/05/sessizkalma-org-hak-savunuculari-icin-acildi/">sessizkalma.org Hak Savunucuları İçin Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kurulan sitenin amacı; öncelikle Türkiye’de risk altında çalışmalarını sürdüren insan hakları savunucularının yargılama ve soruşturmaları, insan hakları kurumlarının uğradığı baskıları görünür kılıp, alana ilişkin güncel bilginin yaygınlaşmasını sağlamak.</p>
<p>Sitede çalışmalar kapsamında izlenen davalara ilişkin özetlere ve dava takvimine ulaşabilir, yeni gelişmeleri <a href="https://www.sessizkalma.org/category/haberler/">haberler</a> bölümünden izleyebilir, insan hakları savunucularının <a href="https://www.sessizkalma.org/defender/">portrelerini</a> inceleyebilirsiniz.</p>
<p>Ayrıca insan hakları savunucularına ilişkin referans belgelere, kaynaklara ve yayınlanmış güncel raporlara da web sitesinin <a href="https://www.sessizkalma.org/document/">ilgili bölümlerinden</a> erişebilirsiniz.</p>
<p>Tüm dünyada insan zor koşullarda çalışmalarını yürüten insan hakları savunucuları için oluşturulmuş <a href="https://www.sessizkalma.org/support/">destek programlarına</a> ilişkin bilgi sahibi olabilirsiniz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-40417" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/indir.png" alt="" width="510" height="330" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/05/sessizkalma-org-hak-savunuculari-icin-acildi/">sessizkalma.org Hak Savunucuları İçin Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak Savunucularından &#8216;Kavala ve Aksakoğlu Serbest Bırakılsın&#8217; Açıklaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/hak-savunucularindan-kavala-ve-aksakoglu-serbest-birakilsin-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 16:58:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[KAOS-GL Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Osman kavala]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aralarında İnsan Hakları Derneği, Hak İnisiyatifi, Yurttaşlık Derneği ve Diyarbakır Barosu'nun da bulunduğu 19 sivil toplum kuruluşu, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin açılan davadan tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ve insan hakları savunucusu Yiğit Aksakoğlu'nun serbest bırakılması için çağrıda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/hak-savunucularindan-kavala-ve-aksakoglu-serbest-birakilsin-aciklamasi/">Hak Savunucularından &#8216;Kavala ve Aksakoğlu Serbest Bırakılsın&#8217; Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Barosu, Article 1, Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Diyarbakır Barosu, Hak İnisiyatifi Derneği, Hak ve Adalet Platformu, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Derneği, İzmir Barosu, Kaos GL Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Yurttaşlık Derneği, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, 27. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü&#8217;nün imzasıyla Gezi Parkı eylemlerine ilişkin açılan davada tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ve insan hakları savunucusu Yiğit Aksakoğlu için açıklama yapıldı.</p>
<p>Halen tutuklu bulunan Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nun da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında 2013 yılındaki Gezi parkı eylemlerine ilişkin hazırlanan iddianamenin 4 Mart 2019 günü İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği ve ilk duruşmanın 24-25 Haziran’da yapılacağı hatırlatılan açıklamada, &#8220;16 ayı geçen bir süredir keyfi bir şekilde Silivri Cezaevi&#8217;nde tutulan Osman Kavala ve neredeyse dört aydır aynı cezaevinde bulunan Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklulukları artık bir cezaya dönüşmüştür. Her ikisinin de hala özgürlüklerinden mahrum bırakılmaları, uluslararası insan hakları hukuk ve standartları altında açıklanamayacak bir durumdur. İddianamenin kabulü, mahkemenin toplanan delilleri kovuşturmayı başlatmak için somut ve yeterli olarak değerlendirdiğini göstermektedir. Bu durumda, zaten dayanaktan yoksun olan tutukluluklarının sürmesi yapılanın keyfiliğini iyice ifşa etmektedir. Zira 2013 yılında gerçekleşip tamamlanan Gezi olaylarına ilişkin delillerin 2019 yılında yok edilmesi veya değiştirilmesi söz konusu değildir. Kamuoyu tarafından tanınan hak savunucularının tutuklu yargılanmalarını gerektiren hiçbir mantıklı açıklama yoktur.</p>
<p>İddianamenin hazırlanmasıyla serbest bırakılan Büyükada Davası tutukluları ve bir günlük nöbetçi yayın yönetmenliği nedeniyle tutuklanan Şebnem Korur Fincancı ve Erol Önderoğlu örneklerinde tanık olduğumuz “suçun niteliği” ve “delil durumu” gibi basmakalıp ve soyut gerekçeler ileri sürülmemeli, Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu derhal serbest bırakılmalıdır. Sivil toplum üzerindeki yoğun baskı sona ermeli ve Türkiye’nin de taraf olduğu insan hakları sözleşmelerine uygun bir hukuk sistemi yeniden tesis edilmelidir.&#8221; denildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/hak-savunucularindan-kavala-ve-aksakoglu-serbest-birakilsin-aciklamasi/">Hak Savunucularından &#8216;Kavala ve Aksakoğlu Serbest Bırakılsın&#8217; Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Politikasına Dönülsün &#8220;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/21/uluslararasi-standartlarda-insan-haklari-politikasina-donulsun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Feb 2019 15:56:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Tabipleri Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35508</guid>

					<description><![CDATA[<p>Adalet Bakanlığı’nın “Yeni Bir İnsan Hakları Eylem Planının Hazırlanması” çalışma toplantısına katılan insan hakları örgütleri; toplantıyla ilgili yaptıkları açıklamada, "Uluslararası standartlarda bir insan hakları politikasına ivedilikle geri dönülmesine ve bu yönde siyasi bir irade oluşmasına/gösterilmesine ilişkin ısrarımız olduğunu belirtmek isteriz. Bu toplantıya katılarak dile getirdiğimiz taleplerin takipçisiyiz." dediler.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/21/uluslararasi-standartlarda-insan-haklari-politikasina-donulsun/">&#8220;Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Politikasına Dönülsün &#8220;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD), Hafıza Merkezi, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği (EŞHİD), Yurttaşlık Derneği, Diyarbakır Barosu, Türk Tabipleri Birliği, Hak İnisiyatifi ve  Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği  (CİSST) tarafından yapılan ortak açıklamada,  insan hakları örgütleri ile demokratik kitle kuruluşlarının, hükümetin ikinci 100 günlük eylem planının “Yeni Bir İnsan Hakları Eylem Planının Hazırlanması’’ alt başlığı kapsamında değerlendirme ve önerilerini sunmak üzere 14 Şubat 2019 tarihinde Ankara’da Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanlığı’nda bir çalışma toplantısına davet edildikleri belirtildi.  Gönderilen davet mektubunda katılımcılara Yaşama Hakkı ve Kötü Muamele, Adil Yargılanma Hakkı, Özgürlük ve Güvenlik Hakkı, İfade ve Örgütlenme Özgürlüğü, üzere dört ana alanda görüş ve önerilerinin beklenildiğinin vurgulandığı açıklamada, kurumların uzun süren görüşmelerden sonra toplantıya katılmaya karar verdikleri ifade edildi.<br />
<img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-35510" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2-640x427.jpg" alt="" width="360" height="240" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/img2.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 360px) 100vw, 360px" />Toplantıda, insan hakları örgütlerinin kapısına kilit vurulduğu, yurttaşların keyfi olarak yakalanma, tutuklanma, gözaltına alınma, yargılanma endişesi ile yaşamaya mecbur bırakıldığı, birçok insan hakları savunucusunun<br />
demir parmaklıklar ardında olduğunu, kadınlar, çocuklar, LGBTİ+ bireyler, dezavantajlı gruplar, mahpuslarla ilgili hak ihlalleri ve her türden ağır insan hakları ihlallerinin inkâr edildiği, soruşturma ve kovuşturma makamlarının etkisizleştirildiği, adalete erişimin imkansızlaştığının ifade edildiği belirtilen açıklamada, uluslararası standartlarda bir insan hakları politikasına ivedilikle geri dönülmesine ve bu yönde siyasi bir irade oluşmasına/gösterilmesine ilişkin ısrarcı olunduğu belirtildi. Toplantıda dile getirilen taleplerin takipçisi olunacağı belirtilen açıklamada, &#8220;İnsan hakları camiası ve Türkiye’de demokrasi ve insan haklarına saygı talebi olan herkes için hayati önemde bulunan bu tavsiyelerin eylem planında yer alıp almayacağının ve önerilerimizin hayata geçirilmesi için siyasi bir irade ortaya konulup konulmayacağının takipçisi olacağız. Gücünü temsil ettiği mağdurlar, uluslararası insan hakları belgeleri ve Türkiye kamuoyundan yer alan insan hakları ve demokratik kitle örgütleri olarak mücadele ve müzakere çizgimizi her zaman olduğu gibi koruyacak ve savunacağız. Yapılan bahse konu toplantının çalışma gruplarında paylaşılan eleştiri, görüş ve önerilerimizi bir hafta içerisinde yapılacak basın toplantısında kamuoyu ile paylaşacağız.&#8221; denildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/21/uluslararasi-standartlarda-insan-haklari-politikasina-donulsun/">&#8220;Uluslararası Standartlarda İnsan Hakları Politikasına Dönülsün &#8220;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
