<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hak İnisiyatifi Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hak-inisiyatifi-dernegi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hak-inisiyatifi-dernegi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Apr 2021 09:14:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Hak İnisiyatifi Derneği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hak-inisiyatifi-dernegi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hak Savunuculuğunda Dönüşen Tutumlar</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/hak-savunuculugunda-donusen-tutumlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Apr 2021 09:14:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Fatma Bostan Ünsal]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hak savunuculuğu]]></category>
		<category><![CDATA[Ömer Faruk Gergerlioğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Meydan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68326</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Meydan'da Hak İnisiyatifi Derneği'nden Fatma Bostan Ünsal ile, hak savunucularına yönelik değişen tutumlar konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/hak-savunuculugunda-donusen-tutumlar/">Hak Savunuculuğunda Dönüşen Tutumlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ömer Faruk Gergerlioğlu başta olmak üzere hak savunucularına yönelik tutumları değerlendiren Ünsal, kamusal uygulamaların kişilere göre farklılık göstermesinin kabul edilemeyeceğini söyledi. Ortak ve çoğulcu bir kamusal alanın inşa edilmesi için sivil toplum ve siyaset başta olmak üzere tüm kurumların birlikte çalışma yapmasının önemine işaret eden Ünsal, siyasete yönelik toplumsal güvenin önemli olduğunu kaydetti.</p>
<p><iframe title="Sivil Meydan 17: Hak Mücadelesine Dönüşen Tutumlar" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/uSo-43jw3qY?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/09/hak-savunuculugunda-donusen-tutumlar/">Hak Savunuculuğunda Dönüşen Tutumlar</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hak İhlaline Sebebiyet Veriyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/02/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-hak-ihlaline-sebebiyet-veriyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 12:15:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[güvenlik soruşturması]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin Gürçay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68019</guid>

					<description><![CDATA[<p>Meclis Genel Kurulu'nda yeniden onaylanmasına karar verilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulamasıyla ilgili hazırladıkları raporu konuştuğumuz Hak İnisiyatifi Derneği'nden Şahin Gürçay, uygulamanın hem eski haliyle hem de teklif edilen yeni haliyle birçok açıdan hak ihlaline sebebiyet verdiğini belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/02/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-hak-ihlaline-sebebiyet-veriyor/">&#8220;Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hak İhlaline Sebebiyet Veriyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="size-full wp-image-68020 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sahin-guray.jpg" alt="Şahin Güray" width="200" height="200" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sahin-guray.jpg 200w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/sahin-guray-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></span><b>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulaması nedir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu uygulama özetle kamu kurumlarına ilk defa veya yeniden atanacak olan kişiler hakkında yapılan çeşitli araştırmaları ifade ediyor. Bu araştırma neticesinde ilgili kişilerin söz konusu kuruma atanıp atanmayacağına karar veriliyor. </span></p>
<p><b>Peki bu uygulama kimler için geçerli? Kimlere uygulanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Esasında burası biraz muallak. Uygulama ilk ortaya çıktığında sadece belirli pozisyonlar için uygulanırken OHAL döneminde 657 sayılı kanuna eklenen bir ibare ile tüm kamu personelleri için söz konusu uygulama şart koşuldu. Ancak o düzenleme de AYM tarafından reddedilince şu an için – en azından resmiyette &#8211;  yine sadece ilk zamanki halinde yer alan pozisyonlar için uygulanması mümkün. Bunlar da; Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personelden ibaret. Ancak meclis gündemine getirilen teklif ile uygulama tekrardan tüm kamu personeli için genişletilmek isteniyor.</span></p>
<p><b>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması uygulaması ne zamandan beridir uygulanıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uygulamanın sınırlı sayıda pozisyon için geçerli olan bahsettiğim ilk versiyonu 2000 yılında yayınlanan bir yönetmelikten beri geçerli. Söz konusu yönetmeliğin dayandığı kanunun tarihi de 1994. Yani çok eskiden beri var olan ama sadece Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel için uygulanan bir şey bu. Ancak OHAL döneminde 676 sayılı KHK ile 2016 Ekim ayından itibaren tüm kamu personeli için 2000 yılında çıkan yönetmelikte belirlenen esaslarla güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması zorunlu kılındı. 2018 Şubat ayında da TBMM bu KHK ile yapılan düzenlemeyi aynen kabul etti ve uygulama tüm kamu personeli için yasalaşmış oldu. Ne var ki Temmuz 2019 tarihinde AYM bu düzenlemeyi iptal etti. Dolayısıyla şu an için 2000 yılındaki orijinal versiyon cari durumda. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sadece Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;nde, emniyet ve istihbarat teşkilatlarında, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel için yapılabilir. Eğer meclis gündemindeki teklif yasalaşırsa tüm kamu personeli için uygulama söz konusu olacak.</span></p>
<p><b>Bu konu ile ilgili Hak İnisiyatifi olarak bir rapor hazırladınız. Rapor hangi ihtiyaca binaen ortaya çıktı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak İnisiyatifi Derneği bilindiği üzere insan hakları alanında faaliyet yürüten bir oluşum. Bu bağlamda etrafımızda yaşanan hak ihlalleri ile ilgili çeşitli faaliyetlerde bulunmaya çalışıyoruz. İhlale sebep olan bir durumla alakalı rapor hazırlamak da bu faaliyetlerden birini teşkil ediyor. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının tüm kamu personelleri için uygulandığı 2016-2019 yılları arasında kamuoyunda oluşan yoğun tepkiler ve tanık olduğumuz mağduriyetler bizi bu konu hakkında bir rapor hazırlama fikrine yöneltti. Zira insanlar kendilerinin içeriğini dahi göremediği bir soruşturma sonucunda hak etmiş oldukları kadrolara atanamamaya başladılar. Bu durum, üzerinde dikkatli çalışmayı gerektiriyordu.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Arşiv araştırması tek başına bu ve benzer sıkıntıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan oldukça sorunlu bir uygulamadır.</span></p></blockquote>
<p><b>Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması hangi yönüyle hak ihlallerine neden oluyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Esasında 2000 yılından beri uygulanan yöntem ile meclis gündemine gelen teklif arasında bazı farklar var. Ancak biz raporumuzda bu farkları da dikkate alarak bütüncül bir değerlendirmede bulunduk. O nedenle şunu söyleyebilirim ki; ister eski haliyle kalsın ister yeni teklif edilen haliyle uygulansın, bu uygulama birçok açıdan hak ihlaline sebebiyet vermektedir. İlk olarak düzenlemede muğlak ifadeler yer alıyor ve sonuç nihai olarak amirin takdirine bırakılıyor. Bu da idareye ve amire çok geniş bir takdir marjı tanınması yoluyla keyfiyete imkan veren, her bir amirin farklı kriterlerle ve beklentilerle kendine göre değerlendirme yapabilmesine zemin hazırlayan ve dolayısıyla hukuki öngörülebilirliği ortadan kaldıran bir durum. Ayrıca amirlerin geniş takdir yetkilerini hukuka aykırı bir keyfilikle kullanmaları neticesinde ayrımcılık yasağını ve eşitlik ilkesini ihlal etme potansiyeli de söz konusu. Sonucun gizli olması ve bu sonuca ulaştıran nedenlerin açıkça ifade edilmemesi gibi durumlar nedeniyle de şeffaflık ilkesi önemli ölçüde zarar görebiliyor. Zira kişiler, kendi haklarında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının içeriğini ancak idarenin kararına yargı yoluyla itiraz ettiklerinde ulaşabiliyorlar. Süreç boyunca her aşamayı geçerek hak kazanmış olmasına rağmen; muğlak, belirsiz ve gizli bir inceleme ile kamu personeli olması engellenen kişilerin kamu görevine katılma hakkı da ihlal edilmiş oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kişinin kamu görevine atanmasının yapılmaması ve ailesi ile çevresinde bu durumun duyulması kişi hakkında bir zan oluşmasına, kişiye sanki suçlu gibi bakılmasına neden oluyor ve bu bağlamda lekelenmeme hakkı ihlal ediliyor. Ayrıca ilgili mevzuatta yer alan “kişinin içinde bulunduğu ortam dikkate alınarak” veya yeni teklifte olan “sıhri hısımlık” tarzı ifadeler üzerinden; kişinin ailesi, arkadaşları, tanıdıkları gibi kişiyi hukuki olarak doğrudan bağlamayan insanların yapıp ettikleri ve bu insanlara atfedilen sakıncalar nedeniyle kişinin hakkında “olumsuz” bir sonuca hükmedilebileceğinden suçun ve cezanın şahsiliği ilkesi de ihlal edilmektedir. Bu sayılan ihlal türlerinin tamamı için raporumuzda örnekler bulunmaktadır. Yani bu ihlaller sadece ihtimal değil gerçekleşmiş durumlardır ve mahkeme tutanaklarına yansımış haldedirler. Yeni teklifin içerisinde de bu ihlalleri ortadan kaldıracak etkili bir düzenleme bulunmamaktadır.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Kişi hakkında hiçbir “sakıncalı” veri elde edilmemesine rağmen örneğin kardeşinin hakkında bulunan bir veri güvenlik soruşturması içerisine eklenmiş ve atama ile yetkili amirin önüne bu bilgi gittiğinde amir de atamayı yapmamaya karar vermiştir. Tüm bunlar mahkeme kararları ile belgelenmiş haldedir. Bu açıkça suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlalidir. Keyfiyete imkan tanıyan, öngörülebilir ve şeffaf olmayan, kamu görevine katılma hakkını, eşitlik ilkesini, ayrımcılık yasağını ihlal eden bir yapıya sahiptir.</span></p></blockquote>
<p><b>Yönetmelikte “arşiv araştırması” ve “güvenlik soruşturması” adı verilen iki farklı yöntem belirtilmekte. Araştırma hangi kurumlar tarafından yapılıyor? kamu personeli olarak atanmasının “olumlu” ya da “olumsuz” olduğuna dair kimler karar veriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Arşiv araştırması ile kast edilen kişinin adli mercilerde yer alan tüm kayıtları. Adli sicil kaydından farklı olarak kişinin geçirdiği soruşturmalar, yargılandığı davalar, hakkında yapılan tahkikatlar gibi, aslında sonuçta kişi hakkında olumlu olarak da nihayete ermiş olsa tüm detaylar arşiv araştırması ile yeniden ortaya çıkarılıyor. Yani düşünün, bir konuda hakkınızda bir iddia oluşmuş, örneğin bir itirafçı sizin adınızı vermiş ve terör örgütü üyesi olma şüphesi ile hakkınızda soruşturma açılmış. Nihayetinde bu konuda sizin aleyhinize bir kanıt bulunamamış ve soruşturma kapanmış. Ya da yargılanmış ama beraat etmişsiniz. Yani konuyla en ufak bir bağınız olmadığı yargı tarafından anlaşılmış. Normalde bu durum sizin adli sicil kaydınızda yer almaz. Gerek de yoktur zira siz temelde bir iftira sonucu tüm o süreci yaşamışsınızdır. Ancak arşiv araştırması ile bu bilgiler de yeniden ortaya çıkar. Sizi atama ile yetkili kurum amirinin karşısına bu bilgi gider. Kurum amiri de kendince bu durumu değerlendirir. İsterse sırf bu nedenle sizin atamanızı yapmaz. Sonucunda ise biraz önce bahsettiğimiz hak ihlallerine muazzam bir zemin hazırlanmış olur. Arşiv araştırması tek başına bu ve benzer sıkıntıların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan oldukça sorunlu bir uygulamadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Güvenlik soruşturması ise daha da sorunlu bir yapıdadır. Zira burada kişi hakkında arşive dahi yansımayan istihbari nitelikte bir araştırma söz konusudur. Kolluk veya çeşitli istihbarat ve güvenlik güçleri elinde yer alan ya da yeni yapılan araştırma ile bulunan; sizinle veya “yakın çevreniz”, “sıhri hısımlarınız” ile alakalı her türlü bilgi güvenlik soruşturmasının içerisine yansır. Raporumuzda bununla alakalı birçok örnek bulunmaktadır. Örneğin kişi hakkında hiçbir “sakıncalı” veri elde edilmemesine rağmen kardeşinin hakkında bulunan bir veri güvenlik soruşturması içerisine eklenmiş ve atama ile yetkili amirin önüne bu bilgi gittiğinde amir de atamayı yapmamaya karar vermiştir. Tüm bunlar mahkeme kararları ile belgelenmiş haldedir. Daha önce de bahsettiğim gibi, bu açıkça suçun ve cezanın şahsiliği ilkesinin ihlalidir. Keyfiyete imkan tanıyan, öngörülebilir ve şeffaf olmayan, kamu görevine katılma hakkını, eşitlik ilkesini, ayrımcılık yasağını ihlal eden bir yapıya sahiptir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2000 yılındaki yönetmeliğe dayanan uygulama bu iki yöntemi birlikte kullanmaya müsaade ediyor. Yani 2016-2019 arasında tüm kamu personeli için de bu iki uygulama birlikte kullanıldı. Şimdi teklif edilen yasada ise arşiv araştırması ilk defa ve yeniden kamu personeli olarak atanacak herkes için öngörülürken, güvenlik soruşturmasının Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek belirli sayıda pozisyon için uygulanması hedefleniyor. Ancak bu durum sorunları ortadan kaldırmıyor. Zira biraz önce dile getirdiğim gibi arşiv araştırması da başlı başına hak ihlallerine sebep olan bir yapıya sahiptir. Ayrıca güvenlik soruşturmasının kimlere yapılacağı da Cumhurbaşkanı&#8217;nın kararına bırakılmıştır. Bu durumda bu yöntemin de ileride çok daha geniş kesimlere uygulanmasının önü açıktır.</span></p>
<p><b>Raporu hazırlarken neleri öncelediniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporu hazırlarken karşılaştığımız en önemli sorun güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması içeriklerinin ve sonuçlarının tamamen gizli olmasıydı. Kişi, kendi hakkında yapılan araştırmanın içeriğini ancak idarenin atamayı uygun bulmama kararını mahkemeye taşıyarak öğrenebiliyordu. Bu durumda mahkeme idareden kararın nedenini istiyor, idare de güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına yansıyan verileri mahkemeye iletiyordu. Mahkeme de bu verileri gerekçeli kararında kullanarak hükmünü açıklıyordu. Dolayısıyla bir kişi hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının içeriğini kesin olarak görebileceğimiz tek yer mahkemelerin gerekçeli kararlarıydı. Biz de bu nedenle bir çağrı yaparak ataması güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması neticesinde yapılmayan, bu durumu mahkemeye taşıyan ve neticede elinde gerekçeli mahkeme kararı olan insanlardan bizlerle bu kararları rapor çalışmamız için paylaşmalarını istedik. Bu çağrı neticesinde elimizde rapor için kullanmaya uygun 39 adet mahkeme kararı olmuş oldu. Rapora dayanak olan tüm veriler bu mahkeme kararlarına dayanmaktadır. Bu nedenle de yoruma yer vermeyen, kesin, gerçekten yaşanmış durumları raporumuzda ele almış olduk.</span></p>
<p><b>Hak İnisiyatifi Derneği olarak öneriniz nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gerek mevcut haliyle gerek yeni teklif edilen haliyle bürokratik ve siyasi güce/konuma sahip olanların suiistimaline açık olan ve birçok hak ihlaline kapı aralayan bu uygulamanın bir an önce tamamen kaldırılmasını, buna benzer bir uygulamanın yeniden ihdas edilmesine dair çalışmalara son verilmesini ve bu uygulamadan kaynaklanmış olan mevcut hak ihlallerinin de giderilmesini talep ediyoruz. Kamu otoritesini bu konuda üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmeye davet ediyoruz.</span></p>
<p>Rapora ulaşmak için <a href="https://hakinisiyatifi.org/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-uygulamasi-kaynakli-hak-ihlalleri-inceleme-ve-arastirma-raporu.html" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/02/guvenlik-sorusturmasi-ve-arsiv-arastirmasi-hak-ihlaline-sebebiyet-veriyor/">&#8220;Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Hak İhlaline Sebebiyet Veriyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2019 10:29:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Amnesty]]></category>
		<category><![CDATA[Emek Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kaos GL]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü Türkiye Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[AGİT]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Gündemi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kaos gl]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan Araştırmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam Bellek Özgürlük Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45818</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, kuruluşunu bugün İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nde yaptığı basın toplantısıyla duyurdu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/">İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Af Örgütü Türkiye Şubesi, Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği<strong>,</strong> İnsan Hakları Gündemi Derneği, Kaos GL, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Yurttaşlık Derneği temsilcilerinin katılımıyla oluşan İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı bugün kuruluşunu açıkladı.</p>
<p>İHD İstanbul Şubesi&#8217;nde düzenlenen basın toplantısında okunan kuruluş deklarasyon metni şöyle:</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti gerek Anayasa uyarınca gerek uluslararası sözleşmelerin doğurduğu yükümlülükler bağlamında yasama, yürütme ve yargı pratiği ile temel hak ve özgürlükleri koruma mecburiyetinde. Anayasa’nın 90. maddesi Türkiye’de iç hukuk düzenlemeleri yani kanunlar ile uluslararası anlaşmaların ihtilafı halinde, temel hak ve özgürlükle ilgili uluslararası anlaşmaların kanunların üstünde olduğunu saptamış durumda. Yasal durum böyleyken insan hakları alanına ilişkin anayasal ve sözleşmesel yükümlülükler yerine getirilmeyerek son yıllarda hem insan hakları kurumları hem de hak ihlallerine karşı mücadele eden insan hakları savunucularına yönelik baskılar giderek arttı.</p>
<p>“Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Savunucularının Korunması Bildirgesi” olarak anılan, “Evrensel Olarak Tanınan İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunması ve Geliştirilmesinde Toplumsal Kuruluşların (Organların), Grupların ve Bireylerin Hakları ve Sorumlulukları Üzerine Bildirge”, insan haklarını savunmayı bir hak olarak tanır ve devletlere, insan hakları savunucularını koruma görevi verir.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-45820 size-boldthemes_small_rectangle" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/Dayan%C4%B1s%CC%A7maAg%CC%86%C4%B12-1024x576-320x240.jpg" alt="" width="320" height="240" />Benzer şekilde, AGİT tarafından geliştirilen “İnsan Hakları Savunucularının Korunmasına İlişkin Kılavuz İlkeler” de <i>“insan haklarını savunmak evrensel olarak tanınan bir hak”</i> olduğunu belirtir ve bu hakkın bölünmez, birbirine bağlı ve birbiriyle ilişkili evrensel insan haklarından doğduğuna işaret eder. Kılavuza göre, <i>“AGİT katılımcısı devletler kendi topraklarında ve yetki alanlarında bulunan herkes için bu haklara saygı göstermeyi, hakları korumayı ve hayata geçirmeyi taahhüt etmişlerdir.”</i>, <b>“</b>Korumanın Temı̇n Edı̇lmesı̇-İnsan Hakları Savunucuları Hakkında Avrupa Bı̇rlı̇ğı̇ İlkelerı̇” başlıklı belge de Avrupa Birliği üyesi devletleri, <i>“İnsan hakları savunucuları, evrensel olarak tanınan insan hakları ve temel özgürlükleri geliştiren ve koruyan bireyler, gruplar ve toplum organlarıdır.”</i> tanımını kabul etmeye, insan hakları savunucularını korumaya, desteklemeye, onlarla iş birliği yapmaya çağırır.</p>
<p>Türkiye’nin üyesi olduğu Birleşmiş Miletler ve tarafı olduğu AGİT’nın ilkesel kararlarında yer alan tüm bu tavsiye ve yükümlülüklere rağmen insan hakları alanını ve insan hakları savunucularını yoğun baskı altında tutması, uluslararası hukukun ve Anayasa tarafından güvence altına alınan bir dizi hakkın ihlali anlamına geliyor.</p>
<p>Ne yazık ki Türkiye, zaten sorunlu olan “hukuk devleti” olma pratiğinin son dayanaklarını da hızla yitirirken “hukukun üstünlüğü” prensibi de süratle eriyor; keyfilik, yıldırma ve baskı politikaları yaygınlaşıyor. Sembol niteliği taşıyan isimleri de kapsayan çok sayıda Türkiyeli insan hakları savunucusu, mesnetsiz iddialarla hukuki taciz, soruşturma, yargılama, hapis cezaları, tehdit ve karalama kampanyalarına maruz kalırken baskıların ardı arkası kesilmiyor.</p>
<p>Bu bağlamda biz aşağıda imzası olanlar, insan haklarını savunmanın evrensel bir hak olduğunun altını tekrar çizerek; insan hakları savunucularına yönelik tüm baskıları en güçlü biçimde kınıyor ve tacizlere derhal son verilmesini talep ediyoruz. Bu talebimizin takipçisi olacağımızı ve bu amaçla İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı’nı (Solidarity Network for Human Rights Defenders – Turkey) oluşturduğumuzu ilan ediyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/insan-haklari-savunuculari-dayanisma-agi-kuruldu/">İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun İlk Haftasında Çocukluk Ve Çocuk Edebiyatı Konuşuldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/diyarbakir-insan-haklari-okulunun-ilk-haftasinda-cocukluk-ve-cocuk-edebiyati-konusuldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 10:20:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Oktay Tatlıcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[reha ruhavioğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44932</guid>

					<description><![CDATA[<p>HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Temsilciliğinin düzenlediği ‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temalı Kış 2019 İnsan Hakları Okulu başladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/diyarbakir-insan-haklari-okulunun-ilk-haftasinda-cocukluk-ve-cocuk-edebiyati-konusuldu/">Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun İlk Haftasında Çocukluk Ve Çocuk Edebiyatı Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği bünyesinde yer alan Diyarbakır İnsan Hakları Okulu, bu dönem ‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temasıyla yapılıyor. Geçtiğimiz Cumartesi günü ders başı yapılan Diyarbakır İHO’da açılış konuşmasını HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır temsilcisi Reha Ruhavioğlu yaptı. Daha önce düzenlenen eğitim programları hakkında bilgi veren Ruhavioğlu, tematik eğitimlere olan ilgiden memnun olduklarını, bu sebeple çeşitli temaları odağa alan eğitimlerin devam edeceğini aktardı. Eğitim sisteminin çocukların haklarını ihlal eden çok fazla uygulama içerdiğini söyleyen Ruhavioğlu, öğretmen ve öğretmen adayları başta olmak üzere çocuk alanında çalışan herkesin belirli bir hak bilincinde olmasının gerekliliğini vurguladı.</span></p>
<p><b>“İnsan Haklarını Korumakla Yükümlü Olan Da En Çok Hak İhlali Yapan Da Devlettir”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44933 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/iho_oktay_1-640x480.jpeg" alt="" width="357" height="268" />Her oturumda alanında uzman konuşmacılarla farklı konuların ele alınacağı İnsan Hakları Okulu’nun ilk oturumunu ‘Çocuğun İnsan Hakları ve Uluslararası Mekanizmalarda Çocuk’ başlığıyla HAK İnisiyatifi Derneği Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Oktay Tatlıcıoğlu gerçekleştirdi. Çocuk ve çocukluk tanımlarının tartışıldığı derse, Tatlıcıoğlu, insan haklarının temel özelliklerinden olan evrensellik ve yasal korunurluktan söz ederek, insan haklarını korumanın devletin birincil görevi olduğunun altını çizdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca Tatlıcıoğlu, devletin pozitif ve negatif sorumluluklarının bulunduğunu, devletin hem insan haklarını korumakla yükümlü olduğunu hem de devletin insan haklarını ihlal eden tek kurum olduğunu sözlerine ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin çocukların, yaşama, korunma, gelişme ve katılım haklarını güvence altına aldığını ifade eden Tatlıcıoğlu, Türkiye’nin sözleşmede taraf olduğunu ve bu sözleşmenin 17. 29. ve 30. maddelerine çekince/şerh koyduğunu da belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunların dışında Tatlıcıoğlu “İnsan olmanız sizin insan haklarına sahip olmanız için yetiyor. Fakat tercih özgürlüğünüzün siyasi otorite tarafından tanınması gerekiyor. Hemen bir çıkarsama yaparsak siyasi otoriteye ihtiyacımız var. Çünkü insan hakları teorik ve tarihsel olarak otoriteye karşı edinilmiş haklardan toplanmış bir birikim aslında. İnsan hakları insanın insanla olan ilişkisine bakmaz, devlet yahut otorite ile birey arasındaki ilişkiyi düzenler.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sözleşmelerin taraf olan ülkeleri bağlayıcı bir niteliğinin olduğunu vurgulayan Tatlıcıoğlu, 1989 yılında Çocuk Haklarına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin taraf ülkelerce imzalandığını söyledi. Tatlıcıoğlu, “Sözleşmenin 54 tane maddesi vardır Türkiye 1995 yılında imzaladığı bu sözleşmenin üç maddesine, 17. 19. ve 30. maddelerine çekince koymuştur. Ayrıca Çocuk Hakları Sözleşmesinde herkes 18 yaşına kadar çocuk sayılmıştır ve çocuk ile ilgili her işlemde çocuğun yüksek yararı göz önünde bulundurulmuştur, çocuk herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmaksızın eşit olarak doğuştan haklara sahiptir.” dedi.</span></p>
<p><b>“Çocuk Edebiyatı, Çocuğun Gözüyle Dünyayı Anlamadır”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları temasıyla düzenlenen Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun ikinci oturumunda çocuk kitapları yazarı Halenur Çalışan ‘Bir Hak Olarak Nitelikli Çocuk Edebiyatı’ başlıklı atölyeyi gerçekleştirdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışan, atölyede çocuk edebiyatı alanındaki önemli eserleri katılımcılarla birlikte yorumladı. Atölye kapsamında Pezzettino’dan Yayazula’ya, Usta ile Ayı’dan Pippi Uzun Çorap’a kadar birçok çocuk edebiyatı eseri ele alındı. Çocuk edebiyatının, çocuğun gözüyle dünyayı anlama olduğunu vurgulayan yazar Çalışan “Çocuğun büyüme serüveni bile başlı başına bir başarıdır.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk edebiyatının en büyük katkısının yetişkinlere olduğunun altını çizen Çalışan, bu alandaki eserlerin herkes tarafından okuması gerektiğini belirtti. Ayrıca çocuk edebiyatının, çocuğun gözünden dünyanın nasıl göründüğünü göstermesi açısından önemli olduğunu da sözlerine ekledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Eğitim Sistemi ve Çocuk Hakları’ temasıyla üç hafta boyunca sürecek olan eğitim programı, derneğin Diyarbakır merkezinde gerçekleştirilecek. Altı oturum şeklinde devam edecek olan eğitim sonunda katılımcılara törenle sertifikaları verilecek. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/diyarbakir-insan-haklari-okulunun-ilk-haftasinda-cocukluk-ve-cocuk-edebiyati-konusuldu/">Diyarbakır İnsan Hakları Okulu’nun İlk Haftasında Çocukluk Ve Çocuk Edebiyatı Konuşuldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Derneklerinden Ortak Açıklama</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/08/insan-haklari-derneklerinden-ortak-aciklama/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 Nov 2019 07:56:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Civil Rights Defenders]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[hafıza merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Gündemi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Alan Araştırmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44217</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan hakları alanında çalışan dernekler tarafından yapılan ortak açıklamada, hak savunucularına yönelik baskıların devam ettiği belirtilerek,  "İnsan haklarını savunmak uluslararası ve ulusal hukuk tarafından da korunan bir haktır. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskılara son verilmelidir" çağrısı yapıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/08/insan-haklari-derneklerinden-ortak-aciklama/">İnsan Hakları Derneklerinden Ortak Açıklama</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Hafıza Merkezi, Hak İnisiyatifi Derneği, İnsan Hakları Derneği, İnsan Hakları Gündemi Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Sivil Alan Araştırmaları Derneği, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Yurttaşlık Derneği tarafından yapılan açıklamada, hak ve özgürlükler alanını kısıtlayan, sivil toplumu çeşitli baskılarla yüz yüze bırakan sonuçları insan hakları örgütleri olarak endişeyle izlenildiği belirtildi.</p>
<p>Geçtiğimiz haftalarda hak savunucularına ve sivil toplum örgütlerinin faaliyetlerine yönelik girişimlerin sıralandığı açıklamada, &#8220;Hak ihlallerini belgeleme, izleme, mağdurların adalete erişimi için destek vermekle yükümlü olan hak örgütleri; belgeledikleri ve açıkladıkları hak ihlalleri nedeniyle cezalandırılmaktadır. Tüm bu gelişmeler, sivil toplumun olağan, meşru, yasalar çerçevesinde sürdürdükleri faaliyetlerine yönelik sistematik bir saldırı olduğunun göstergesidir. Toplumun tüm kesimlerinin ifade özgürlüğünü korumak ve gözetmekle yükümlü kurum ve kişilerin, bu görevlerini yerine getirmesinin engellemeye yönelik bu tür uygulamaların toplumsal muhalefeti yükseltmekten başka bir sonucunun olmadığı Türkiye’de ve dünyada yaşanmış pek örnekle sabittir. İnsan haklarını savunmak uluslararası ve ulusal hukuk tarafından da korunan bir haktır. İnsan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik bu baskılara son verilmelidir.&#8221; denildi.</p>
<p>Açıklamanın tamamı için <a href="https://hakinisiyatifi.org/hak-savunucularina-yonelik-baskilar-devam-ediyor.html" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/08/insan-haklari-derneklerinden-ortak-aciklama/">İnsan Hakları Derneklerinden Ortak Açıklama</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hak Savunucularından &#8216;Kavala ve Aksakoğlu Serbest Bırakılsın&#8217; Açıklaması</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/hak-savunucularindan-kavala-ve-aksakoglu-serbest-birakilsin-aciklamasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Mar 2019 16:58:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Eşit Haklar İçin İzleme Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Hak ve Adalet Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Hakikat Adalet Hafıza Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[KAOS-GL Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Osman kavala]]></category>
		<category><![CDATA[yiğit aksakoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36253</guid>

					<description><![CDATA[<p>Aralarında İnsan Hakları Derneği, Hak İnisiyatifi, Yurttaşlık Derneği ve Diyarbakır Barosu'nun da bulunduğu 19 sivil toplum kuruluşu, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin açılan davadan tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ve insan hakları savunucusu Yiğit Aksakoğlu'nun serbest bırakılması için çağrıda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/hak-savunucularindan-kavala-ve-aksakoglu-serbest-birakilsin-aciklamasi/">Hak Savunucularından &#8216;Kavala ve Aksakoğlu Serbest Bırakılsın&#8217; Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Barosu, Article 1, Civil Rights Defenders, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Diyarbakır Barosu, Hak İnisiyatifi Derneği, Hak ve Adalet Platformu, Hakikat Adalet Hafıza Merkezi, İnsan Hakları Derneği, İzmir Barosu, Kaos GL Derneği, Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği, Yurttaşlık Derneği, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Sosyal Politikalar, Cinsiyet Kimliği ve Cinsel Yönelim Çalışmaları Derneği, 27. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası Komitesi, P24 Bağımsız Gazetecilik Platformu, Türkiye İnsan Hakları Vakfı ve Uluslararası Af Örgütü&#8217;nün imzasıyla Gezi Parkı eylemlerine ilişkin açılan davada tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala ve insan hakları savunucusu Yiğit Aksakoğlu için açıklama yapıldı.</p>
<p>Halen tutuklu bulunan Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu’nun da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında 2013 yılındaki Gezi parkı eylemlerine ilişkin hazırlanan iddianamenin 4 Mart 2019 günü İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildiği ve ilk duruşmanın 24-25 Haziran’da yapılacağı hatırlatılan açıklamada, &#8220;16 ayı geçen bir süredir keyfi bir şekilde Silivri Cezaevi&#8217;nde tutulan Osman Kavala ve neredeyse dört aydır aynı cezaevinde bulunan Yiğit Aksakoğlu’nun tutuklulukları artık bir cezaya dönüşmüştür. Her ikisinin de hala özgürlüklerinden mahrum bırakılmaları, uluslararası insan hakları hukuk ve standartları altında açıklanamayacak bir durumdur. İddianamenin kabulü, mahkemenin toplanan delilleri kovuşturmayı başlatmak için somut ve yeterli olarak değerlendirdiğini göstermektedir. Bu durumda, zaten dayanaktan yoksun olan tutukluluklarının sürmesi yapılanın keyfiliğini iyice ifşa etmektedir. Zira 2013 yılında gerçekleşip tamamlanan Gezi olaylarına ilişkin delillerin 2019 yılında yok edilmesi veya değiştirilmesi söz konusu değildir. Kamuoyu tarafından tanınan hak savunucularının tutuklu yargılanmalarını gerektiren hiçbir mantıklı açıklama yoktur.</p>
<p>İddianamenin hazırlanmasıyla serbest bırakılan Büyükada Davası tutukluları ve bir günlük nöbetçi yayın yönetmenliği nedeniyle tutuklanan Şebnem Korur Fincancı ve Erol Önderoğlu örneklerinde tanık olduğumuz “suçun niteliği” ve “delil durumu” gibi basmakalıp ve soyut gerekçeler ileri sürülmemeli, Osman Kavala ve Yiğit Aksakoğlu derhal serbest bırakılmalıdır. Sivil toplum üzerindeki yoğun baskı sona ermeli ve Türkiye’nin de taraf olduğu insan hakları sözleşmelerine uygun bir hukuk sistemi yeniden tesis edilmelidir.&#8221; denildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/12/hak-savunucularindan-kavala-ve-aksakoglu-serbest-birakilsin-aciklamasi/">Hak Savunucularından &#8216;Kavala ve Aksakoğlu Serbest Bırakılsın&#8217; Açıklaması</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
