<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>HADMEK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/hadmek/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hadmek/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Mar 2023 12:16:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>HADMEK arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/hadmek/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye Koşullarında Hayvan Hakları Mücadelesi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/16/turkiye-kosullarinda-hayvan-haklari-mucadelesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Feb 2022 10:46:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlara Adalet Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kafamızı nereye çevirsek sömürü var ama biz hâlâ toplumun önemli bir kesimini kedilerin ve köpeklerin yaşam hakkı konusunda ikna edememiş durumdayız. O yüzden durma, umutsuzluğa kapılma lüksümüz yok. İçinde yaşadığımız ortamda, siz nerede, hangi konuda ne hissediyorsanız hayvanlar bir yerlere daha beterini yaşıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/16/turkiye-kosullarinda-hayvan-haklari-mucadelesi/">Türkiye Koşullarında Hayvan Hakları Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hak ihlalleri, bazı canlıların yaşam hakkı, adalete erişim anlamında yaşadığı sorunlar tüm dünyada var. Biz, içinde yaşadığımız ülkede bunları biraz daha sert hissediyoruz. Hak mücadelesi bir yaşam tarzına dönüşüyor, çünkü başka türlü hayatta kalmak mümkün olmuyor. Birazcık durduğumuz ve üzerimizde kurulmak istenen tahakküme müsaade ettiğimiz anda, baskının dozu artıyor. Bu baskıdan hem insanlar hem hayvanlar etkileniyor. Gücü elinde bulunduran, kendi menfaatleri için gücünün yettiğini yok etmekten çekinmiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Peki bu zulmün dozu insanlar ve hayvanlar için aynı mı? İkisi için de mücadele aynı minvalde mi sürüyor? Bu noktada birkaç başlığa değinmemiz gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birincisi; işe yarar, yaramaz, uygulanır, uygulanmaz ama hukuki durum anlamında temel bir fark var. Çocuk ya da yetişkin insan türü, yaşam hakkını güvence altına alan yazılı bir metne dayanabiliyor. Uluslararası sözleşmeler de Anayasa da kanunlar da buna yer veriyor. Hayvanlar açısından elimizde böyle bir metin yok. Hayvan hakları mücadelesini bugün, bu dönem başlamış olarak düşünmeyin. 2004 yılında Hayvanları Koruma Kanunu yürürlüğe girmeden önce çok farklı bir mücadele vardı. 2004 yılında kanun yürürlüğe girdikten sonra, kanunun bir sürü eksiği  olsa dahi mücadeleye ayrı bir araç katmış oldu. 2021 yılında kanun değişti. Yine birçok eksiği var ama az da olsa elimize yeni araçlar verdi ama hayvanlara ilişkin kanunlar &#8216;tüm hayvanların yaşam hakkı vardır&#8217; demedi, demiyor. Araç diye tanımladığımız şeyler sadece kediler, köpekler için. Geyik deyince karşımıza koskocaman Kara Avcılığı Kanunu çıkıyor. Mezbahadaki, deneylerdeki, hayvanat bahçelerindeki hayvanlar Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında korunmuyor. Gelmek istediğimiz nokta şu; hayvanların çoğu için kediler ve köpekler bakımından kamuoyu bilinçlendirme çalışmaları, sokak eylemleri gibi yöntemler 2004 öncesi yapılan mücadelenin bir benzeri hâlâ devam ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkincisi; diğer hak mücadelelerinin mağdurları bir yandan hayvan hakları mücadelesi bakımından fail konumundalar. Hayvan yemek, hayvan giymek, hayvanlar üstünde denenmiş malzemeleri kullanmak insan hayatının normali olmuş durumda. Bu kadar normalleşmiş sistematik ihlaller sadece hayvan hakları mücadelesinde var. Diğer yandan; insan hakları mücadelesinin içinde olanların, insan hakları ihlalleri bu kadar yoğunken hayvan hakları mücadelesini lüzumsuz bulma gibi bir bakış açısı da var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncüsü; insan yaşamını üstün gören genel bir toplum algısı var. İnsanın iyiliği için hayvanın ölümünü normal ve doğru kabul eden bir toplum algısı. Bunu kırmak da kolay değil. Doğduğumuz andan itibaren hem aile içinde hem de karıştığımız her toplumsal ortamda bu dayatılıyor. Bu doğruları yıkıp geçmek kolay olmuyor. Biz de bir noktaya kadar farkında bile değildik. Fark ettiğimiz andan itibaren kendimizi değiştirmeye çabalıyoruz. Bu nedenle hayvanları sömürü zincirinin en dibindeki halka olarak görüyoruz. Kafamızı nereye çevirsek sömürü var ama biz hâlâ toplumun önemli bir kesimini kedilerin ve köpeklerin yaşam hakkı konusunda ikna edememiş durumdayız. O yüzden durma, umutsuzluğa kapılma lüksümüz yok. İçinde yaşadığımız ortamda, siz nerede hangi konuda ne hissediyorsanız hayvanlar bir yerlere daha beterini yaşıyor. Hiçbir şey başaramamış bu hâlimizle onların yüzlerine bakacak durumda değiliz. En azından yılmadan mücadele etmeliyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvan haklarının genel çerçevesi bu olunca, mücadelede bir de yasal kabul edilen ihlaller için stratejiler geliştirmemiz gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Av, mezbaha, deney gibi başlıklardan bahsediyoruz. Bu konularla mücadele iki yönlü ilerliyor. Öncelikle bilinçlenmemiz ve bilinçlendirmemiz gerekiyor. Toplumun genelinin bunlara cinayet demesini sağlamamız gerekiyor. Toplum hazır olmadan tepeden inme kanun ortaya çıkmıyor. Kedilerle ve köpeklerle ilgili toplumun tepki sesinin kıyasen yüksek çıkması, 2004 yılında Hayvanları Koruma Kanunu&#8217;nu çıkardı. Yakın zamanda toplumda faytona binme sesinin yüksek çıkmaya başlamasıyla, yaşam nöbetiyle İstanbul Adalar’da fayton zulmü sona erdi. Uzun sürüyor ama çabalar sonuç veriyor. Mücadelenin bu ayağından vazgeçmememiz gerekiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Diğer yandan da bu yasal cinayetlerin yasal açıklarını kovalamamız gerekiyor. Çünkü uygulayıcılar genelde cinayetin yasal kurallarına bile riayet etme gereği duymuyor. Bu açıkları kullanarak uygulayıcının işini bozmamız, onu zor durumda bırakmamız gerekiyor. Bu konuda en yakın ve güzel örnek av turizmi ihaleleri. İki senedir sivil toplum kuruluşları ve barolar bu konuya ciddi anlamda eğilmiş durumda ve bu odaklanmanın da olumlu sonuçları oluyor. Cinayetin baş organizatörü Tarım ve Orman Bakanlığı, kanun koyucunun belirlediği cinayet kurallarına bile uymaya tenezzül etmiyor. Bakanlığın bu basiretsizliği bize tabii ki önemli bir alan açıyor. Bu kanuna aykırılıkları kullanarak Bakanlığı yargı yoluyla sıkıştırma, işini bozma, en önemlisi de öldürmek istediği hayvanları kurtarma şansımız oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer örnek de deneylerle ilgili. Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu&#8217;na (HADMEK) bir tane hayvan koruma alanında çalışan sivil toplum kuruluşu üyesi seçilmeli ama bu kontenjanı dalga geçer gibi deneylerde kullanılmak üzere hayvan üreten Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği ile doldurdular. Burak Özgüner’in açtığı dava ile bu işlem iptal edildi. Bu da güzel bir mücadele örneği oldu ancak Tarım ve Orman Bakanlığı şimdi de mahkeme kararını uygulamamak için yönetmeliği değiştirme peşinde koşmaya başladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bazı durumlarda da ihlallere hayvanı kurtarmak için doğrudan müdahale etmemiz gerekebiliyor. Böyle durumlarda, hayvanın zor durumunun sebebi olan mala ya da insana zarar vermek zorunda kalabiliyoruz. Bu tarz müdahaleler meşru savunma ya da zorunluluk hâli olarak değerlendirilmeli ama bizim hukuk sistemimizde tabii ki böyle bakılacağının garantisi yok. O yüzden böyle durumlarda hayvanı kurtarmak için risk alabilmeliyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devlet kanadıyla bu şekilde zorlu bir mücadele sürdürürken diğer yandan kendi içimizden çıkan sıkıntılarla da uğraşmak zorunda kalıyoruz. Konu hayvanlar olduğu ve hayvanların yapılanlara ses çıkarma, yapılanları ifşa etme imkânı olmadığı için, çoğu insan bu mecrayı zenginleşme, adını duyurma, var olma alanı olarak görüyor. Hayvanları ve hayvanlar konusunda hassasiyeti olan insanları kullanarak kendine maddi-manevi menfaat sağlıyor. Bu kişilerin bu samimiyetsizlikleri ve kötü niyetleri, devlet karşısında sağlam duruşumuza zarar veriyor. Şunu çok net söyleyebiliriz; bu iki yüzlü insanlar kendini açıkça “hayvan düşmanı” olarak tanımlayan insanlardan çok daha tehlikeli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine camia içinde yaşadığımız bir diğer problem; insanların bir noktadan sonra mücadele için var olma amacını unutup, kendisine odaklanmaya başlaması. Hayvanlar için yapılan işlerde, atılan adımlarda; sonucun hayvanlar için iyi olup olmadığını değerlendirmekten ziyade, işi kimin yaptığıyla uğraşması, kendini öne çıkarmaya çalışması ve bu bakış açısının devamında, birbirinin mücadelesini küçümseme, önemsizleştirme noktasına gelmesi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz bu şekilde camia içinde kendimizle, birbirimizle uğraşırken; hayvanlar en ağır ihlallere maruz kalmaya devam ediyor. O yüzden artık hepimiz tehlikenin ciddiyetinin farkına varmalı, gözümüzü hayvandan ayırmadan, sadece hayvanların iyiliği için mücadele etmeyi öğrenmeliyiz. Biz bunu yapmayıp, güçsüz görüntümüzü sürdürdüğümüz sürece bir genelgeyle, basına yansıyan bir haberle mücadelede 30 yıl geriye gidebiliyoruz.   </span></p>
<p><b>Barış Karlı</b></p>
<p><em>Görsel: Roma Velarde</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/16/turkiye-kosullarinda-hayvan-haklari-mucadelesi/">Türkiye Koşullarında Hayvan Hakları Mücadelesi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zümre Deniz Denli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Apr 2019 07:56:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Deniz Atabay]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Didim VegFest]]></category>
		<category><![CDATA[Fatoş Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Vegan Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[vegfest]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Casalini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üçüncü VegFest Aydın’ın Didim İlçesi’nde 19-22 Nisan tarihleri arasında Apollon Tapınağı yakınında gerçekleştirildi. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan festivalin bu yılki etkinliklerine hayvan hakları mücadelesi yapan dernek, inisiyatif ve aktivistler damgasını vururken; Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu’nun yazısıyla başlayan tartışmayı değerlendiren Hayvan Hakları Topluluğu Kurucusu aktivist, yazar Zülal Kalkandelen, gazetecilere verilen yemeğin festival kapsamında olmadığını belirterek, “ Didim tarihi ve kültürünün tanıtılması için getirilen bir gazeteci grubunun ‘Vegfest var, oraya da bir uğrayalım’ demesiyle gelen medya mensuplarıydı. Festival bünyesinde gazetecilere kebap yedirme söz konusu değildir. Umarım köşesinde yaptığı hatayı düzeltir, özür diler. Ama asıl hoş olmayan Türkiye Vegan Derneği’nin bunu benimseyip sayfalarından duyurması oldu. Asıl üzücü olan o.” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/">3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin ilk ve tek vegan festivali Didim VegFest’in üçüncüsü çok sayıda ziyaretçinin katılımıyla gerçekleştirildi. Didim Belediyesi&#8217;nce organize edilen festivalde hayvansal ürünlerin olmadığı 200 stant yer alırken; bir çok da etkinlik düzenlendi. Festival kapsamında gerçekleştirilen konserlerde, ilk gün Pamela sahne alırken, ikinci günkü konser programı şehit haberi nedeniyle iptal edildi, üçüncü gün de Derya Uluğ sahne aldı. Festivalin son gününde ise enstrümantal ve deneysel müzik yapan Nirvan Bilirmul ile vegan sanatçı Pınar Keleş sahne aldı.</p>
<p>Didim Kaymakamı Mehmet Türközü festivalde yaptığı konuşmada vegan meselesinin farkında olmanın önemine değinerek, “Daha önceki görev yerlerimde bal festivali yaptım, sonra süt festivali yaptım, şeftali festivali yaptım, dondurma festivali yaptım. Ama bu harika bir festival. Belki içimizde çok az vegan var ama vegan meselesinin farkında olmak, buna dost kent olmak gerçekten önemli. Vegan ünvanı alma konusunda dünyada 2 kent var; biri Barselona biri Didim. Bu nedenle çok önemli.” diye konuştu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-37975 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Ahmet-Deniz-Atabay.jpg" alt="" width="367" height="237" />31 Mart yerel yönetimler seçiminde yeniden Didim Belediye Başkanlığına seçilen Ahmet Deniz Atabay da festivale halkın sahip çıktığını belirterek veganlık meselesinin felsefi yönünü de benimsediklerini şöyle dile getirdi: “İlk ikisinden de memnundum fakat bu seneki festivalden son derece memnunum. Vegan festivali gibi bir organizasyonu düzenlemek o kadar kolay değil, çok disiplin isteyen ve kurallara uyulması gereken bir organizasyon. Paydaşımız halk. Yerel halk sahip çıkmazsa bugüne kadar gelemezdik. Dışardan gelen bilinçli insanların da konuya sahip çıkıp ortak payda da buluşmamız ileriye dönük olarak bizi memnun ediyor. Didim Vegfest sadece ilçemizi tanıtmak için değil; vegan festivale sıkı sıkıya bağlı olduğumuz için, felsefi yönünü benimsediğimiz için ekip olarak buna odaklandık.”</p>
<p><strong>&#8220;Atlı Faytonlar Kaldırılacak&#8221;</strong></p>
<p>Başkan Atabay, Didim&#8217;in vegan dostu kent yolunda adımlar attığını, dördüncü festivale kadar ilçede atlı faytonların kaldırılacağını belirterek, &#8220;Bizden evvel yapılmış bir sözleşmeleri var fayton sahiplerinin, o sözleşme bu yıl bitiyor. Ben vegan felsefesine uygun olarak vegan insanların eleştirilerini kabul ediyor ve onlara katılıyorum, hak veriyorum. Ancak sadece festivali başarısız kılmak ve kamuoyunda festivalin üzerinde tartışılacak bir konu üzerine çıkarmaya çalışanları şiddetle kınıyorum. Bu Türkiye’de ilk vegan festivalidir, 3.’sü düzenleniyor. Bu sene kıvamını bulup oturdu. Kanunlar çerçevesinde yaptıkları sözleşme, bu sene sonuna kadar hakları var. Bittiği an zaten kalkacak. Dördüncü vegan festivalinde atlı faytonları görmeyeceksiniz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>&#8220;Yeni Düşüncelerle Doğaya Dönüş Sağlamalıyız&#8221;</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-37976 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Hüseyin-Baraner.jpg" alt="" width="376" height="425" />Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği (TCWTA) Genel Sekreteri Hüseyin Baraner de festivali değerlendirirken, değişen dünyada turistlerin de artık daha seçici olduğunu, çevreye duyarlı, doğa ve hayvan sevgisinin korunduğu yerleri daha çok tercih ettiğini vurgulayarak sadece bina yaparak artık bir yere ulaşılamayacağını vurguladı. Turistlerin artık deniz, kum, güneşle yetinmediğini belirten Baraner, &#8220;&#8216;Bina yaptım gelin burada dinlenin&#8217; anlayışı eskiyen bir model. Turistleri artık içinde sanat, doğa, hayvan sevgisi, kültüre saygı olmayan konularda pek heyecanlandıramıyoruz. Bugünkü yeni arayışları olan dünyada özellikle doğanın korunması, ormanların, denizlerin korunması ile ilgili inandırıcı çalışmalar yapan, özellikle dünyadaki aşırı beslenmeden de arınmak için kendine kapılar açan Didim gibi yerlerin saygınlığı artıyor&#8221; dedi. Dünyada aşırı ve zulmedici bir şekilde hayvansal et tüketimi olduğunu savunan Baraner, &#8220;Hayvanlar çok hızlı yetiştiriliyor, çok acı çekiyor, ilaçla o kiloya getiriliyor, biz bunu yiyoruz. Her anlamda tehlikeli bir olay. Bütün bunlardan dolayı vegan olanların sayısı dünyada hızla artıyor. Biz de Didim’den dünyaya bir mesaj göndermek istedik. Bu festival gibi etkinlikler dünyada Türkiye’nin yumuşak gücünü arttırıyor. Çünkü şu an ne yazık ki ne sanatta, ne bilimde, ne arkeolojide, ne de sporda varız. Yokuz yani. Bu festival de geleneksel hale dönüşecek, eminim 10-20 yıl sonra Anadolu ve Avrupa’nın en büyük vegan festivali olmuş olacak, bunun temelleri atılmış oldu. Ben şunu söylemek istiyorum: artık Türkiye’ye akıllı şehirler değil, akıllı şehirliler lazım. Dolayısıyla yaşama sevinç ve saygı katan, zenginlik katan projeleri çoğaltarak Türkiye’nin yumuşak gücünü kuvvetlendirmemiz lazım. Türkiye çok betona, asfalta, demire, çeliğe oynadı. Dolayısıyla yeni düşüncelerle doğaya dönüş sağlayarak bir yaşam düzeni sağlamalıyız.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Semercioğlu Özür Dilemeli”</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-37977 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Bağımsız-HAyvan-Hakları-Topluluğu.jpg" alt="" width="359" height="427" />Festival komitesinde görev alan ve Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Kurucusu aktivist, yazar Zülal Kalkandelen, festivalin diğer yıllardan daha iyi geçtiğini belirterek, “İlk iki yılda aksayan durumlar daha fazlaydı. Benim başından beri istediğim şuydu; bu bir hayvan özgürlüğü mücadelesi. Bu mücadeleyi Türkiye’de sırtlayan aktivist gruplar var. Onlar her zorluğu göze alarak çok çeşitli şekillerde mücadele ediyorlar. Ve ben onlara mutlaka bir konuşma platformu verilmesi gerektiğini vurguladım. Yani orada sadece gelip stant açmaları değil, konuşmacı olmaları ve verdikleri mücadeleyi anlatmalarını arzuluyordum. Eskiden daha yemek ağırlıklı, vegan yiyeceklerin sergilendiği ve farklı ürünlerin sergilendiği bir ortam vardı. Ama sahnedeki konuşmaların mutlaka veganlık ve hayvan özgürlüğü üzerine odaklanmasını çok faydalı gördüm. Dolayısıyla bu yıl ikisini de buluşturdu.” Dedi.</p>
<p>Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Cengiz Semercioğlu’nun festivale yönelik “Vegan festivalinde kebap yedirdiler” başlıklı yazısıyla çıkan tartışmaya da değinen Kalkandelen, böyle bir durum olmadığını belirterek, “Kendisine sarf edilen bir sözü herhalde konuyu araştırmadan köşesine taşımış. Bahsettiği etkinlik, festival kapsamında gerçekleşmiş bir şey değil. Didim tarihi ve kültürünün tanıtılması için getirilen bir gazeteci grubu ‘Vegfest var, oraya da bir uğrayalım’ diyerek gelmiş.  Festival bünyesinde gazetecilere kebap yedirme söz konusu değildir. Umarım köşesinde yaptığı hatayı düzeltir, özür diler. Ama asıl hoş olmayan Türkiye Vegan Derneği’nin bunu benimseyip sayfalarından duyurması oldu. Asıl üzücü olan o.” Dedi.</p>
<p><strong>Zeynep Casalini: “Etik Nedenlerden Veganım”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37978 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Zeynep-Casalini.jpg" alt="" width="400" height="258" />Vegan festivalin ilkinde konser vererek yer alan vegan sanatçı Zeynep Casalini bu yıl bir stant açtı. Kendi vegan tarifleriyle festivale katılan Casalini sevenleriyle burada bir araya geldi. Küçük kızının doğduğundan beri vegan olduğunu vurgulayan sanatçı veganlığın sağlık açısından sorun teşkil etmediğini vurgulayarak, “Sağlıkla ilgili sorunlarım vardı. Silvia Egger Gündevir’den yaşam rehberliği almaya başladım. Hayvan katliamlarını, ne kadar korkunç şeylerle beslendiklerini, neler getirdiklerini ondan öğrendim. Ardından vegan oldum. Şimdi çok daha iyiyim. Artık etik veganım, sağlıkla alakası yok. Benim kızlarım da vegan, küçük kızım doğduğundan beri vegan. İyi beslenmek gerekiyor. Yani sütte neden kalsiyum var? Çünkü inek otla besleniyor. Neden sen inekten geçmiş bir şeyi alıyorsun? Mesele kalsiyum almaksa ot ye. Ayrıca çocuğuna ne alıştırırsan onu yer. Hiç hastalık sorunu veya herhangi bir sıkıntı da yaşamadık. İnsanlar protein eksikliği olursa diye korkuyorlar. Oysa bugün hastaneler kalp-damar hastalıklarından geçilmiyor. Ama protein eksikliği diye bir oda yok!”  diye konuştu.</p>
<p><strong>“HADMEK Sonuçları Kamuoyu Oluşturulmasın Diye Açıklamıyor”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37979 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Burak-Özgüner.jpg" alt="" width="395" height="255" />Deneye Hayır Platformu festivalde açtıkları stantta, ziyaretçileri  deney hayvanlarına yapılan işkenceler konusunda bilgilendirdi. Platformdan Burak Özgüner, vegan olma öyküsünü ve yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “2011 yılında çekim için Tuzla’da Avustralyalı bir ekiple çevirmen olarak mezbahaya girmiştim. Oradaki zulme tanık olduktan sonra vegan oldum. Bahsettiğim mezbaha, Balkanların en büyük mezbahası, günde en az 2 bin koyun kesiliyor, ayrıca büyük baş da var. Bu kadar büyük bir yere girmemiştim, onunla birebir yüzleşmek çok zor oldu. Deneye Hayır Platformu’yla Türkiye’nin pek çok yerinde insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz.  Deneylere dair insanlar pek bir şey bilmiyorlar, çok teknik de bir konu. Endüstri tarafından gizli saklı şekilde gerçekleştirilen bir durum söz konusu. Bu nedenle insanlara anlattığımızda şaşırıyorlar. Her üniversitenin veya deney yapan merkezin kurması gereken yerel etik kurullar var. Bu kurulların onayladığı projeler HADMEK’te (Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu) toplanıyor. Normalde bu kurul deneyleri kategorize ediyor; temel tıp bilimleri, tedavi amacıyla deneyler, davranış üzerine deneyler diye kategoriler var. Bunların yayınlanması gerekiyor. Ama tepki çekmemek adına veya sivil toplum örgütleri, hayvan hakları dernekleri kullanıp kamuoyu oluşturamasın diye bunları açıklamamakta direniyorlar. “</p>
<p><strong>Yerel Halk Festivalden Memnun</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37980 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Fatoş-Yiğit.jpg" alt="" width="353" height="539" />İlk festivalden bu yana hazırladığı veganize edilmiş yiyeceklerle stant açan ev hanımı Fatoş Yiğit festivalden çok memnun olduklarını belirtti. Yiğit, festival öncesi Kuşadası’nda gerçekleşen eğitimde vegan yoğurt, çikolata, köfte, kokoreç gibi yiyecek yapımını öğrendiklerini belirterek “Bu yıl 16 tepsi vegan baklava sattım, çok beğendiler. Biz kadınlar olarak da burada çok faydasını gördük festivalin. Kızım yurt dışında okuyor. Onun giderlerine de buradan kaynak oldu.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/">3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’deki Hayvan Deneyleri Mahkemelik Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 12:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan deneyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Laboratuvar Hayvanları Bilimi DerneğiLaboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deneye Hayır Platformu, Türkiye’deki hayvan deneylerinin yasaklanması için mücadele verirken, Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu‘na (HADMEK) “Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği”nin seçilmesi, dava konusu oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/">Türkiye’deki Hayvan Deneyleri Mahkemelik Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan hakları kuruluşları, söz konusu kurulda bulunma hakkına sahip. Ancak şu anda HADMEK’te bir hayvan hakları kuruluşu bulunmuyor.</p>
<p>Türkiye’de hayvan deneyleri 2011’den beri bir mevzuata bağlanmış durumda. 2014 yılında ise, hayvan deneyleri için “etik kurul”lar kurulmaya başlandı. İlgili yönetmeliğe göre kurulan ve 21 üyeden oluşan HADMEK’in bir üyesi de “hayvanları korumaya yönelik sivil toplum örgütlerinden” olarak belirlenmiş durumda. AB müktesebatı dâhilinde yayımlanan bu yönetmelikler, hayvan hakları savunucuları ile kurumları sık sık karşı karşıya getiriyor. Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu’na, Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği’nin tekrar seçildiğini öğrenmesinin ardından, <strong>Deneye Hayır Platformu bileşenlerinden Hayvan Hakları ve Etiği Derneği</strong>, önceki gün İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulunarak, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınan bu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptal istemi ile dava açtı.</p>
<p><strong>Haberin devamı için <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız. </a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/">Türkiye’deki Hayvan Deneyleri Mahkemelik Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HADMEK&#8217;te neler oluyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2018 09:42:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan hakları savunucuları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de geçmişi sadece birkaç yıl olan bir kurul var: Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu (HADMEK). </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/">HADMEK&#8217;te neler oluyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kurulda çoğunluk doktor ve veteriner hekimlerde. Hayvan hakları savunucularının ise sadece tek bir sandalyesi bulunuyor kurulda. Kurulda hak savunusu yapmak, imkânsız ancak kurulda bulunmanın şöyle bir avantajı var: Kurulun kamuoyuna şeffaflığını sağlamak&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizi bilirsiniz, maalesef devlet vatandaşa hesap verme gibi bir yükümlülüğü hissetmiyor. Yapılan tonla bilgi edinme başvuruları o kadar gelişigüzel bir şekilde yanıtlanıyor ki çileden çıkmamak insanın elinde değil. AB müktesebatı kapsamında çıkarılan kanun ve yönetmelikler ile kurulan HADMEK sekreteryasını yürüten Tarım ve Orman Bakanlığı da kimseye hesap verme sorumluluğu hissetmiyor. Bu bizim kaderimiz mi?</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29397" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney.jpg" alt="" width="620" height="310" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney-610x305.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney-320x160.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O zaman adı Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;ydı, artık Tarım ve Orman Bakanlığı diye bir kurum var karşımızda. Bakanlık ile yaptığımız toplantıda, yönetmeliğin kendilerine vermiş olduğu görevleri hatırlattık. Bu görev, en basitinden, HADMEK&#8217;e periyodik olarak iletilen istatistikî verilerin açıklanması idi&#8230; O dönem bu kurulun her türlü işini üstlenmiş olan kamu görevlisine sorduk. Dedik ki neden geçen senenin bile raporunu açıklamıyorsunuz? O da bize bu bilginin çoktan açıklandığını, bu konu tamamen gündemimizde olmasına rağmen, gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Konuyu dert eden, deneylerde işkence gören hayvanları sürekli düşünen insanlar olarak, o toplantıda istatistikî verilere yansıyan ve deneylerde kullanılan kedi ve köpek sayısını bakanlık yetkilisine sorduk. Ve hiçbir cevap alamadık; cevap alamamayı geçtim, kamu görevlisi o kadar sinirlendi ki toplantıyı terk etti. Müdürün altı olan kamu görevlisi de toplantıyı terk etti. O toplantıya katılan bir hayvan hakları savunucusu, belgelerle konuşuyordu. Öyle bir toplantıydı ki belgenin altına imza atan genel müdür yardımcısı, hangi belgenin altına imza attığını bilmiyordu.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29399" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-640x537.jpg" alt="" width="640" height="537" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-640x537.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-610x511.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-320x268.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri.jpg 940w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu-STK işbirliği, karşılıklı işbirliğine, iyi niyete dayanır. Ancak anlattıklarımdan da anlayabilirsiniz, Türkiye&#8217;de böyle bir kültür yok. HADMEK&#8217;te neler olup bittiğini anlayabilmek için bu dönem, dört ayrı STÖ, bakanlığa başvuruda bulundu. Diğer kuruluşların cevap alıp almadığını bilmiyorum ama sizinle bana gelen cevabı paylaşmak istiyorum: Sayın İlgili, &#8230;63764 sayılı BİMER başvurunuz incelenmiştir. Bu kapsamda, HADMEK üyeleri 29.05.2018 tarihli ve 1081 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile belirlenmiştir. Bilgilerinizi rica ederiz.&#8221; Bilgilerimi rica ediyorsunuz da STK&#8217;mizin talebine yanıt vermiyorsunuz. Kurula seçildik mi seçilmedik mi, biz bunları bürokratlar aracılığı ile öğrenmek zorunda bırakılıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, ülkemiz Türkiye, keyfiyetin, kanunsuzluğun eline bırakılmış durumda ancak bizler, aktivistler, ameliyat masalarında, türlü deneylerde öldürülen ve işkence gören hayvanlar için sesimizi çıkartmaya devam edeceğiz. Eğer geçen dönemde olduğu gibi, HADMEK&#8217;e STK temsilcisi olarak Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği seçilmiş ise idarî yargıya başvuracağız çünkü hayvan deneyleri ile menfaat ilişkisi bulunan bir dernek, o kurula seçilemez. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">HADMEK&#8217;e girmeye çalışmamız, bir sivil toplum mücadelesi, hukuksuzluğa karşı çıkış&#8230; HADMEK&#8217;te bu dönem, ayrı ayrı başvuruda bulunan dört STÖ&#8217;den birisi yer almalı. Aynı zamanda bu bir adalet meselesi&#8230; Deneye Hayır Platformu olarak, bu platformun içindeki kuruluşlar olarak bunun mücadelesini sonuna kadar vereceğiz.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29400" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-640x640.jpg" alt="" width="640" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-610x610.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-320x320.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ve yazıda kullanılan fotoğraf&#8230; Yüzlerimiz neden bulanıklaştırılmış? Çünkü bu fotoğraf çekildikten hemen sonra, neredeyse tamamı avukatlardan oluşan ekibimizin pankartına el konuldu, hakkımızda tutanak tutuldu. Çok komil değil mi? Türkiye Barolar Birliği ve farklı sivil toplum kuruluşu temsilcileri bakanlık bahçesinde bir hatıra fotoğraf çektiremiyor! İşte Türkiye&#8217;deki katılımcılık, çoğulculuk, sivil topluma verilen önem&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlar, deney sektöründe çok fazla acıya maruz bırakılıyor. Onların derdi, yaşadığı dram sadece bizim acımız olmamalı bence. Siz de bu hayvanların derdini lütfen umursayın. Yapabileceğiniz çok şey var. Bu adalet mücadelesine, hukuksuzluğa karşı çıkışa siz de katılın.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/">HADMEK&#8217;te neler oluyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
