<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Gülseren Onanç arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/gulseren-onanc/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/gulseren-onanc/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 22 May 2023 13:12:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Gülseren Onanç arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/gulseren-onanc/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>SES Derneği Yeni Cumhurbaşkanı ve Siyasi Muhalefetten Kadın ve Eşitlik Bakanlığı Kurulmasını Talep Etti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/06/ses-dernegi-yeni-cumhurbaskani-ve-siyasi-muhalefetten-kadin-ve-esitlik-bakanligi-kurulmasini-talep-etti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 06 Apr 2023 08:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın örgütleri]]></category>
		<category><![CDATA[kadın politikaları]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Serpil Sancar]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=83633</guid>

					<description><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, yeni Cumhurbaşkanı ve siyasi muhalefet partilerine yönelik taleplerini dile getirmek amacıyla kadın örgütleri temsilcileri, aktivistler ve basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantının gündeminde yeni iktidarın kadın politikalarına dair beklentiler ve talepler yer aldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/06/ses-dernegi-yeni-cumhurbaskani-ve-siyasi-muhalefetten-kadin-ve-esitlik-bakanligi-kurulmasini-talep-etti/">SES Derneği Yeni Cumhurbaşkanı ve Siyasi Muhalefetten Kadın ve Eşitlik Bakanlığı Kurulmasını Talep Etti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Toplumsal cinsiyet eşitliğinin hüküm sürdüğü bir toplumsal düzen kurmak için çalışmalarına devam eden SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, seçime 39 gün kala, 15 Mayıs tarihinde göreve başlayacak yeni Cumhurbaşkanı ve iktidar partilerine taleplerini ulaştırabilmek için bir basın toplantısı düzenledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeni iktidara yönelik kadın politikalarına dair beklentilerin, son 10 yıldır kadın haklarındaki geri gidişin ve kurumsal yıkımın onarılması sürecinde yapılması gerekenlerin dile getirildiği basın toplantısında akademisyen ve yazar Serpil Sancar da bir konuşma yaptı. </span></p>
<h5><b>&#8216;Yeni İktidarın Kadın Politikaları Hakkında Beklentilerimiz Yüksek&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-83634 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/gulseren-onanc-640x426.jpg" alt="Gülseren Onanç" width="322" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/gulseren-onanc-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/gulseren-onanc-350x231.jpg 350w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/gulseren-onanc.jpg 700w" sizes="(max-width: 322px) 100vw, 322px" />Toplantının açılış konuşmasını yapan SES Derneği başkanı Gülseren Onanç, “Cumhur İttifakı’nın kadın hakları karşıtı gerici, şeriatçı, despot, eril azınlıkların ittifakı olarak ortaya çıkışının 2010’dan bu yana gelen sürecin devamı olduğunu ve kurulmak istenen otoriter rejimin geldiği son noktada olduğumuzu görüyoruz. Ancak seçime 39 gün kaldı ve bu otoriter rejimin sonlanacağını biliyoruz. </span><span style="font-weight: 400;">15 Mayıs’ta göreve başlayacak yeni iktidarın kadın politikaları hakkında beklentilerimiz yüksek. Son 10 yıldır kadın haklarındaki geri gidişin ve kurumsal yıkımın onarılması sürecinde yapılması gerekenleri, yeni Cumhurbaşkanı ve siyasi muhalefet partilerinden taleplerimizi iletmek istiyoruz. Bu kapsamda üç büyük beklentimiz var: Birincisi 39 gün sonra gelecek olan yeni baharda Kadın ve Eşitlik Bakanlığı kurulmasını talep ediyoruz. İkinci olarak kadın sivil toplum örgütlerinin bütün karar alma ve politika üretme süreçlerine aktif olarak katılmasını ve üçüncü olarak da seçim listelerinde fermuar sistemi ile kadınların eşit temsilinin sağlanmasını talep ediyoruz” diyerek change.org üzerinden de bu konuya dair bir kampanya başlatarak talebi yükselteceklerini dile getirdi. </span></p>
<h5><b><img decoding="async" class=" wp-image-83635 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/serpil-sancar-640x426.jpg" alt="Serpil Sancar" width="315" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/serpil-sancar-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/04/serpil-sancar.jpg 700w" sizes="(max-width: 315px) 100vw, 315px" />&#8216;Dünyada Kadınların Siyasete Katılımında Nasıl Fark Yarattığının Sayısız Örneği Var&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Akademisyen ve yazar Serpil Sancar ise konuşmasında, “Kadınlar adına konuşulmasını “sizin sorunlarınızı biz biliriz, biz çözeriz” yaklaşımını çok eril bir yaklaşım olarak algılıyoruz. Dünyada kadınların siyasete katılımında nasıl fark yarattığının sayısız örneği var. Türkiye’de siyasi partiler kadınların siyasette eşit temsilinin önündeki engelleri kaldırmalı ve kadınların siyasette eşit ve aktif aktörler olması sağlanmalıdır. Cinsiyet eşitliğinin temel ilke olarak hayata geçirecek yöntemler (cinsiyet kotası, kampanya destekleri, hazine yardımları gibi) siyasal partiler ve seçim yasalarına konulmalıdır. Kadınları eşit oranda siyasal karar süreçlerine katılmalarını sağlayacak fermuar sistemi uygulanmalıdır” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p>Kapak görseli &#8211; illustrasyon: <a href="https://www.shutterstock.com/tr/g/nadezda+grapes" target="_blank" rel="noopener">Nadia Grapes</a></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="157" height="90" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/04/06/ses-dernegi-yeni-cumhurbaskani-ve-siyasi-muhalefetten-kadin-ve-esitlik-bakanligi-kurulmasini-talep-etti/">SES Derneği Yeni Cumhurbaşkanı ve Siyasi Muhalefetten Kadın ve Eşitlik Bakanlığı Kurulmasını Talep Etti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2021&#8217;in SES Getiren Kadınları İlham Verdi!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Jan 2022 14:00:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[2021 Yılın Kadınları]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Hacer Foggo]]></category>
		<category><![CDATA[SES]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak ve Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarına ulaşmak üzere, eşitlik ve dayanışma değerlerini savunan SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, 2021 yılında kadınlara ve kadın mücadelesine ilham veren 21 kadını ödüllendirdi. Aralarında EŞİK Platformu adına Hülya Gülbahar, Hacer Foggo, İkizdere direnişinin öncüsü kadınlardan Ayşe Albayrak ile Taliban’a karşı direnen tüm Afgan kadınların bulunduğu 21 kadın 2021'de kadınlara ilham ve cesaret verdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi/">2021&#8217;in SES Getiren Kadınları İlham Verdi!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20 Ocak 2022&#8217;de Pera Müzesi&#8217;nde yapılan ödül töreninde, 2021 yılında dünyadaki kadın hakları mücadelesinde veya cinsiyet eşitliği çabasında öncü, eşitlikçi ve feminist duruşuyla örnek olan, başarılarıyla kadınlara ilham veren veya sistematik baskılara direnerek dayanışmaya katkı sunan Türkiye ve dünyadan 21 kadın, kadın örgütleri tarafından seçildi.</p>
<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç hem SES&#8217;in hem Eşitlik Adalet Kadın Platformu&#8217;nun hikayesini paylaştı:</p>
<p>&#8220;Bizim dünyayı daha iyi yere çevirecek olan kadın hikayelerini herkesle paylaşacağımız bir platform kurmalıyız dedik ve kadın haberciliği platformu kurduk, Eşitlik Adalet Kadın Platformu’nu 2018’de kurduk. Biz bu habercilikle aslında umut yolculuğuna çıkıyoruz. Kadınların sesini yükseltmek ve geleceğe yönelik direnişi örgütlemek, bizim için çok değerli. Biz SES’te bunu yapıyoruz. Ancak böyle geleceğe umutla bakabiliyoruz. Bugün 21 hikayede aslında bu karanlık dünyayı aydınlatacak yıldızları topluyoruz.&#8221;</p>
<h5>SES Yılın Kadınları: 21. Yüzyıla İlham Veren 21 Kadın</h5>
<ul>
<li>İkizdere direnişinin öncüsü kadınlar adına <strong>Ayşe Albayrak</strong>,</li>
<li>Taliban’a karşı direnen <strong>tüm Afgan kadınlar</strong>,</li>
<li>Paris’in ilk kadın belediye başkanı seçilen <strong>Anne Hidalgo</strong>,</li>
<li>BioNTech’in kurucularından <strong>Dr. Özlem Türeci</strong>,</li>
<li>A Milli Kadın Voleybol Takımı adına<strong> Eda Erdem,</strong></li>
<li>2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları şampiyonu <strong>Busenaz Sürmeneli</strong>,</li>
<li>Deneyimli gazeteci <strong>Çiğdem Toker</strong>,</li>
<li>Diyarbakır’ın tek kadın muhtarı <strong>Dilek Demir</strong>,</li>
<li>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) adına <strong>Hülya Gülbahar, </strong></li>
<li>Boğaziçi direnişi adına<strong> Boğaziçili kadın öğrenciler,</strong></li>
<li>“Burada aşk var, umut var” diye haykırarak polislerin önünde yürümesiyle geçen yılın simge isimlerinden biri hâline gelen Alman şarkıcı ve söz yazarı <strong>Liana Georgi</strong>,</li>
<li>Şanlıurfa Konuklu İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi 13 yaşındaki hentbol oyuncusu <strong>Merve Akpınar</strong>,</li>
<li>2021 yılında Dünya Ticaret Örgütü’nün tarihindeki ilk kadın ve Afrikalı genel direktörü olan <strong>Ngozi Okonjo-Iweala</strong>,</li>
<li>Uzun yıllar kent yoksulluğu ve insan hakları alanında yaptığı saha araştırmalarıyla gazetecilik faaliyeti yürüten <strong>Hacer Foggo</strong>,</li>
<li>Kadın cinayetlerine karşı sesiyle sanat dünyasında önemli bir farkındalık yaratan <strong>Ezgi Mola</strong>,</li>
<li>Beyaz Çarşamba Hareketi adına<strong> Masih Alinejad,</strong></li>
<li>Urfa Adliyesi önünde başlattığı &#8220;Adalet Nöbeti&#8221;ni aylardır devam ettiren <strong>Emine Şenyaşar, </strong></li>
<li>Jeff Bezos’la boşanmasının ardından aldığı tazminatla dünyanın en zengin kadınlarından biri olan <strong>MacKenzie Scott</strong>,</li>
<li>Şili’de feminist anayasa mücadelesi veren kadınlar adına <strong>Elisa Loncón Antileo, </strong></li>
<li>Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi <strong>Prof. Dr. Elif Vatanoğlu Lutz</strong></li>
<li>Polonya kadın hareketi adına <strong>Women&#8217;s Rights Center.</strong></li>
</ul>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-77889 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/01/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi-1.jpg" alt="" width="675" height="450" /></p>
<p><strong>Ayşe Albayrak: </strong>“İkizdere sadece İkizderelilerin değildir, tüm Türkiye’nindir. Bu yüzden herkesin destek vermesini istiyoruz. Bizim doğamızı, yaşam alanımızı, nefes alacak alanımızı bizden almasınlar.”</p>
<p><strong>Çiğdem Toker</strong>: “İktidarın ve sermayenin karşısında eğilmeden icra edilen gazetecilik, kaçınılmaz olarak özgürlük, eşitlik, çoğulculuk ve toplumsal barışın yanında konumlanır.”</p>
<p><strong>Hülya Gülbahar</strong>: “EŞİK olarak sadece Türkiye siyasetini değil, Türkiye’yi dönüştürmek istiyoruz. Yeni bir siyaset ortamı yaratılıncaya, yeni Türkiye’nin yeni anayasası yazılıncaya kadar EŞİK Platformu’nda birlikte olmayı hedefliyoruz.”</p>
<p><strong>Emine Şenyaşar:</strong> “Adalet yok, zulüm devam ediyor. Adalet için her yere gittim. Bize yapılan zulüm görülmüyor. Herkes bu zulme dur desin artık.”</p>
<p><strong>Hacer Foggo</strong>: &#8220;Onların boyunlarında  yoksulluk halkasını çıkaracaklar&#8230; Lütfen bulunduğunuz her yerde dayanışmayı çoğaltın. Dayanışma yaşatır! Umut var!&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/01/21/2021in-ses-getiren-kadinlari-ilham-verdi/">2021&#8217;in SES Getiren Kadınları İlham Verdi!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilmenin Ardından Neler Yapılacak?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/istanbul-sozlesmesinden-cekilmenin-ardindan-neler-yapilacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Jul 2021 11:29:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[eylem planı]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum kuruluşları]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72401</guid>

					<description><![CDATA[<p>“İstanbul Sözleşmesi'nden çekilmemiz, uluslararası planda kadına yönelik şiddetle mücadelede sözleşmenin siyasal ve hukuksal önemini değiştirmeyecek”. SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, Türkiye'nin İstanbul Sözleşmesi'nden resmen çekilmesiyle, Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bertil Emrah Oder'in katılımıyla bir etkinlik düzenleyip, bu kararın ardından kadın hareketinin neler yapabileceğini konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/istanbul-sozlesmesinden-cekilmenin-ardindan-neler-yapilacak/">İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilmenin Ardından Neler Yapılacak?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Bertil Emrah Oder, ulusal planda, şiddetle mücadelede edinilmiş kazanımların korunması ve geliştirilmesi için mücadelenin zorunlu olduğunu belirtti. Bu çerçevede, yerel yönetimlerin öncülüğünde geliştirilen programların önemine dikkat çeken Oder, sivil toplum-yerel yönetim işbirliklerinin ve sivil toplumun kendi içinde geliştireceği yeni aktivizm modellerinin önem taşıdığını dile getirdi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilmesinin, uluslararası planda kadına yönelik şiddetle mücadelede sözleşmenin siyasal ve hukuksal önemini değiştirmeyeceğini ve değerini azaltmayacağının altını çizen <strong>Prof. Dr. Bertil Emrah Oder</strong>, “Türkiye, yapımına katkı sunduğu ve benimsemede öncüsü olduğu İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin uygulanmasını sahiplenerek bir rol model, iyi örnek olabilirdi. Uluslararası alanda böyle bir imkan yitirildi. Ancak ulusal planda, şiddetle mücadelede edinilmiş kazanımların -başta 6284 sayılı Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddet ile Mücadele Hakkında Kanun olmak üzere- korunması ve geliştirilmesi için mücadele zorunlu. Bu çerçevede, yerel yönetimlerin öncülüğünde geliştirilen programlar, sivil toplum-yerel yönetim işbirlikleri ve sivil toplumun kendi içinde geliştireceği yeni aktivizm modelleri önem taşıyor” dedi.</p>
<h5><strong>&#8216;Sivil Toplum ‘Gölge Eylem Planı&#8217; Hazırlamalı&#8217;</strong></h5>
<p>Dayanışma ağlarının kapsayıcılığına, veri toplama ve uygulamayı izleme ya da raporlama çalışmalarının artırılmasına da odaklanmak gerektiğini belirten Bertil Emrah Oder, “Sivil toplum, şiddet konusunda mevcut eylem planlarını izleyip, kamuoyu denetimini yapmaya devam etmelidir. Ancak kendisi de yerel ve ulusal ölçekte şiddetle mücadele için bir ‘gölge eylem planı&#8217; hazırlamalıdır.&#8221; dedi. Türkiye kadın hareketinin, birikimi ve deneyimiyle, kamu politikasına yol gösterecek ve onu eninde sonunda etkileyecek kapasite ve dinamizme sahip olduğunun altını çizen Oder, &#8220;Sayısal hedefler koyan, öncelikleri saptayan; sosyo-ekonomik ayrımcılıkları ve kırılgan grupları dikkate alan; kamu politikasına alternatif ve şiddetin kökünü kazıyacak bir gölge eylem planı olması gerekenleri gösterebilir” ifadelerini kullandı.</p>
<h5><strong>&#8216;STK&#8217;lar Şirketlerle İş Birliği Yaparken Onları Yönlendirmeli&#8217;</strong></h5>
<p>Daha önceki yıllarda toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda kamu politikasının daha belirleyici ve yön verici olduğunu dile getiren Oder, “Şimdi tam tersi bir durum var. Sivil toplum kuruluşları çok daha etkin. Yeni bir aktör olarak dünyada ve Türkiye&#8217;de şirketler ön plana çıkıyor. İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilme kararına hem şirketlerden, hem de iş dünyasından gelen bir hayal kırıklığı sesi olduğunu gözlemledik. Bu konuda başarılı çalışmalar yapıldığını görüyoruz, şirketlerin küçük eylem planları da söz konusu. Ama bunun kamu politikası bilinci yerine geçmeyeceğini bilmemiz lazım. Sivil toplum kuruluşları şirketlerle işbirliği yaparken, onları yönlendirip, deneyimlerini aktarmalılar” dedi.</p>
<h5><strong>&#8216;Hukuki Süreç Henüz Bitmedi&#8217;</strong></h5>
<p>Toplantıda söz alarak, Danıştay kararındaki şerhlere dikkat çeken Avukat Hülya Gülbahar, hukuki sürecin henüz bitmediğini dile getirirken; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sosyal Politikalar Koordinatörü Zelal Yalçın ise Birleşmiş Milletler Kadın Birimi&#8217;nin ‘Nesiller Boyu Eşitlik Forumu&#8217;nun önemine değinerek, biten değil, başlayan süreçlerin olduğunun altını çizdi.</p>
<p>İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin bu denli ses getirmesinin nedeninin kadın hareketinin gücü olduğunu söyleyen Eski Büyükelçi Sumru Noyan, bu sesin yerelden de duyulması için yerel eylem planlarının hazırlanması gerektiğini belirtti.</p>
<p>KAMER Vakfı Başkanı Nebahat Akkoç ise İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden çekilmenin büyük bir farkındalığa yol açtığını, neden kaldırıldığını insanların sorguladığını, İstanbul Sözleşmesi&#8217;ne sadece kadınların değil herkesin sahip çıkması gerektiğini söyledi.</p>
<h5><strong>&#8216;Kadın Hareketi, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin Yürürlükte Kalması İçin Her Şeyi Yaptı&#8217;</strong></h5>
<p>1 Temmuz 2021&#8217;in, Türkiye&#8217;nin resmi olarak İstanbul Sözleşmesi&#8217;nden ayrıldığı, tarihi bir gün olduğunu belirten <strong>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç </strong>ise sözlerine şöyle devam etti: “Kadın hareketi, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin yürürlükte kalması için her şeyi yaptı. Kadın örgütleri, siyasi partiler ve aktivistler, yargı yollarını sonuna kadar denedi, AB ve uluslararası kurumlarının sürece sahip çıkması yönünde çalışmalar yaptı. İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin toplumun geniş bir kitlesi tarafından bilinmesi ve sahiplenilmesini sağladılar. Pandemi şartlarında mitingler yaptılar. Cumhurbaşkanı çekilme kararından vazgeçmedi ve  1 Temmuz itibarıyla Türkiye, sözleşmeden çıkmış oldu. İstanbul Sözleşmesi sonrası ne yapacağız sorusuna odaklanmak üzere bir toplantı düzenledik. Kadın hareketi temsilcileriyle yol haritamız üzerine konuşalım istedik. Bertil Emrah Oder&#8217;un ufuk açıcı konuşmasıyla hem hukuksal, hem de sivil alanda yapılabilecekler üzerine konuştuk. Katılımcılarımızın kadın dayanışmasının verdiği özgüvenle mücadeleye devam edeceğini görmek umudumuzu ve cesaretimizi artırdı. Yaşasın kadın dayanışması.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/06/istanbul-sozlesmesinden-cekilmenin-ardindan-neler-yapilacak/">İstanbul Sözleşmesi’nden Çekilmenin Ardından Neler Yapılacak?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Civil society and Politics Should Do Policy Together by Establishing an Equal Level of Relationship”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/17/civil-society-and-politics-should-do-policy-together-by-establishing-an-equal-level-of-relationship/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 09:52:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Civil Pages]]></category>
		<category><![CDATA[Civil Society]]></category>
		<category><![CDATA[etyen mahçupyan]]></category>
		<category><![CDATA[fuat keyman]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Politics]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70104</guid>

					<description><![CDATA[<p>The participants whom we talk about the civil society and the political relations, agree that the form and the mentality of the hierarchical relationship between the civil society and the politics needs to change. The participants who listed various suggestions on how the relationship between two actors could change, believe that if the power of civil society increases, it is possible to develop policies at the same level and together with politics.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/17/civil-society-and-politics-should-do-policy-together-by-establishing-an-equal-level-of-relationship/">&#8220;Civil society and Politics Should Do Policy Together by Establishing an Equal Level of Relationship”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>The Director of İstanbul Policy Center Fuat Keyman, Vice President of Writer and Future Party Etyen Mahçupyan, Head of SES Equality Association Gülseren Onanç, GİK Member of Saadet Party Muammer Bilgiç and Head of Zarakol Communication Services Agency Necla Zarakol made some eye-opening statements about the current state of the relationship between civil society and politicians from different perspectives within the framework of their experiences and how it should be in a democratic society.</p>
<h5><strong>Hierarchical Relationship Form and Mentality Must Change!</strong></h5>
<p>The first point agreed by all five participants is that the form and mentality of the hierarchical relationship between civil society and politics needs to change. Etyen Mahcupyan says that there should be a &#8220;transformation of the mindset that will understand the value of NGOs&#8221; and that a new form of relationship between politics and civil society should be produced through this transformation. According to Mahchupyan, the scientists should be involved in a new relation between the civil society and the politicians, and the role of Science in shaping the new form of relationship should not be denied.</p>
<p>Similarly, Gülseren Onanç sees it possible for the civil society to regain its self-confidence by taking the power of civil society from the rights it defends by changing the hierarchical relationship between the two actors and leaving their place to an egalitarian structure: There is a need for a political understanding that perceives the politicians as “servants” in an egalitarian structure to be established between the two actors.</p>
<p>Participants who agree on the need to change the relationship between the two actors, as Necla Zarakol stated, at the first stage, should only listen and empathize with each other, and efforts should be made for this: “No one should be in debt to anyone” in the relationship to be established between politicians and civil actors who listen to each other.</p>
<h5><strong>Civil Society Must Be Strengthened to Change the Relationship Between the Two Actors</strong></h5>
<p>According to Muammer Bilgiç, who stated that the relationship between civil society and politicians should be strengthened in order to change, &#8220;If you do not have power, you only make a request, but if you have the power, you will do what you want to do.&#8221; In other words, rather than waiting for a change in the understanding of politicians, civil society can create a mechanism of pressure on politicians by increasing its own power and effectiveness.</p>
<h5><strong>Civil Society Must Be Independent</strong></h5>
<p>Stating that the independence of NGOs in terms of both financial and contractual terms is very critical, Mahçupyan said that a regulation can be made that will enable NGOs that fulfill certain criteria to provide minimum financial support from the government for the maintenance of their assets and this will enrich the public area in Turkey.</p>
<h5><strong>Civil Society Should Be Able To Develop Policies</strong></h5>
<p>Gülseren Onanç stated that civil society should develop itself in a way to develop policies and, moreover, should become partners with politicians, and in order to put pressure on the governments, an intellectual infrastructure that can convince the masses should be established. She notes that it is necessary to increase public awareness and pressure on this issue. According to Onanç, the effective use of social media plays an important role in the ownership of a wide audience of civil society&#8217;s case.</p>
<p>Similarly, Fuat Keyman argued that the civil society should shift not only to its own business but also to policymaking related to the better governance of Turkey. While doing this, she states that there are no longer only civil society actors in the field of civil society, but a new locality area where there are also activists and cooperatives.</p>
<h5><strong>Civil Society Should Be Able To Contact All Segments and Place Trust</strong></h5>
<p>Unlike Onanç, Muammer Bilgiç thinks that civil society should contact all the social groups in order to find a place in the face of politicians as a powerful actor and tools such as social media cannot increase the power of NGOs without direct contact. “When the number of contacts increases, the effect of civil society will increase as well. People primarily prioritize the trustworthiness of people with whom they are in close contact, rather than their opinions, ”Bilgiç thinks that regardless of what idea or ideology, building trust is the most effective way to begin with.</p>
<p>Fuat Keyman also says that &#8220;A relation should be established with other actors by including new and different actors in the field of civil society,&#8221; and adds that in this way, civil society can increase its influence by ensuring cooperation and inclusiveness.</p>
<h5><strong>&#8220;Civil Society Must Be Inclusive, Reading the ‘New Local&#8217; Conditions Well”</strong></h5>
<p>Fuat Keyman, who lists the most comprehensive proposals on how the relationship between the two actors can change, underlines that civil society must have the capacity to produce policies for better a governance of Turkey through the concept of “new locality”. Keyman points out that the concept of “new locality” should be considered simultaneously together with the globalization and the positive environment that is emerging for civil society should be evaluated.</p>
<p>According to Keyman, the main issues that stand out in the new relationship between the civil society and the political actors on the axis of new locality are:</p>
<p>1-The local governments, the opposition and the power must be serious and reliable on both co-operation and inclusive on the basis of rights and freedoms.</p>
<p>2- It is very important that civil society actors read the process well and engage with each other and increase cooperation.</p>
<p>3- Taking into account alliances in politics in Turkey, apart from these alliances, civil society and a policy based on “new locality” (taking into account very important issues such as unemployment, urban poverty, food) civil society must adapt to the new parameters of politics; they must enter into an appropriate mode of action.</p>
<p><em>”</em>Keyman said that civil society should localize itself, and also be inclusive with global and other non-governmental organizations, ” and added that the conditions for this are slowly emerging.</p>
<p>He thinks that in the course of globalization, the concept of new locality will become more and more important and that the solution of Turkey&#8217;s problems will begin to be determined more on the basis of this course, not just political parties and leaders.</p>
<p>This concept of &#8220;new locality&#8221; should be emphasized and a positive environment for civil society is emerging in this period.</p>
<p>4- The civil society can increase its capacity through a network of interactions from local to global (local local governments, global actors, European Union, United Nations).</p>
<p>5- According to the relationship between New locality and globalism, it is very important that NGOs engage in an effort to increase their influence. It is very important to fight not only on identity and democracy, rights, but also on the realization of their basic needs in the local governments, which will be shaped by the understanding of “new locality” in Turkey.</p>
<p>Here the principle of equality is very important. They should position themselves in a triangle based on the rights, dignity and equality. They have to be as flexible as possible, so they don&#8217;t get bulky. In this way, by reading the new world well, the actors need to restructure themselves according to the new conditions.</p>
<p>6- A non-governmental organization should maintain a balance in the relationship between the capacity and the legitimacy while acting with the understanding of “new locality”, and not reduce legitimacy while increasing capacity.</p>
<p>Fuat Keyman believes that civil society should strengthen itself by reading the new conditions well on the axis of the concept of’ new local&#8217;, highlighting inclusiveness and collaborating with other actors.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/17/civil-society-and-politics-should-do-policy-together-by-establishing-an-equal-level-of-relationship/">&#8220;Civil society and Politics Should Do Policy Together by Establishing an Equal Level of Relationship”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sivil Toplum ve Siyaset Eşit Seviyede İlişki Kurarak Birlikte Politika Üretmeli”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/11/sivil-toplum-ve-siyaset-esit-seviyede-iliski-kurarak-birlikte-politika-uretmeli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 08:28:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[etyen mahçupyan]]></category>
		<category><![CDATA[fuat keyman]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Muammer Bilgiç]]></category>
		<category><![CDATA[Necla Zarakol]]></category>
		<category><![CDATA[sivil sayfalar]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Siyaset İlişkilerine Bakış]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69885</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum ve siyaset ilişkilerini konuştuğumuz katılımcılar, sivil toplum ve siyaset arasındaki hiyerarşik ilişki biçiminin ve zihniyetin değişmesi gerektiğinde ortaklaşıyor. İki aktör arasındaki ilişkinin nasıl değişebileceğine ilişkin çeşitli öneriler sıralayan katılımcılar, sivil toplumun gücünün artması halinde siyasetle eşit seviyede ve birlikte politika geliştirilebilmesinin mümkün olduğunu düşünüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/11/sivil-toplum-ve-siyaset-esit-seviyede-iliski-kurarak-birlikte-politika-uretmeli/">“Sivil Toplum ve Siyaset Eşit Seviyede İlişki Kurarak Birlikte Politika Üretmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Politikalar Merkezi Direktörü Fuat Keyman, Yazar ve Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Etyen Mahçupyan, SES Eşitlik Derneği Başkanı Gülseren Onanç, Saadet Partisi GİK Üyesi Muammer Bilgiç ve Zarakol İletişim Hizmetleri Ajans Başkanı Necla Zarakol, deneyimleri çerçevesinde farklı açılardan sivil toplum ve siyasiler arasındaki ilişkinin mevcut durumunu ve demokratik bir toplumda nasıl olması gerektiğine ilişkin zihin açıcı tespitlerde bulunuyor.</p>
<h5><strong>Hiyerarşik İlişki Biçimi ve Zihniyeti Değişmeli!</strong></h5>
<p>Her beş katılımcının mutabık olduğu ilk husus sivil toplum ve siyaset arasındaki hiyerarşik ilişki biçimi ve zihniyetinin değişmesi gerektiği yönünde. Etyen Mahçupyan, “STK’ların değerini anlayacak bir zihniyet dönüşümü” olması gerektiğini ve bu dönüşüm sayesinde siyaset ve sivil toplum arasında yeni ilişki biçiminin üretilmesi gerektiğini söylüyor. Mahçupyan’a göre, sivil toplum ve siyasiler arasında yeni kurulacak olan ilişkide bilim insanları dahil olmalı ve yeni ilişki biçiminin şekillenmesinde bilimin rolü yadsınmamalı.</p>
<p>Gülseren Onanç da benzer şekilde iki aktör arasındaki hiyerarşik ilişkinin değişmesi ve yerini eşitlikçi bir yapıya bırakmasıyla sivil toplumun gücünü savunduğu haklardan alarak özgüveninin yerine gelmesini mümkün görüyor: İki aktör arasında kurulacak olan eşitlikçi yapıda siyasilerin kendilerini &#8220;hizmetkâr&#8221; olarak algılayan bir siyasi anlayışa ihtiyaç var.</p>
<p>İki aktör arasındaki ilişki biçiminin değişmesi gereğinde mutabık olan katılımcılar, bunun nasıl gerçekleşeceğine dair, ilk aşamada, Necla Zarakol’un belirttiği gibi, öncelikle sadece birbiri dinlenmeli ve empati yapılmalı, bunun için gayret gösterilmeli: “Birbirlerine kulak veren siyasiler ve sivil aktörler arasında kurulacak olan ilişkide &#8216;kimsenin kimseye borçlu kalmaması'&#8221; gerekiyor.</p>
<h5><strong>İki Aktör Arasındaki İlişkinin Değişmesi için Sivil Toplum Güçlenmeli</strong></h5>
<p>Sivil toplum ve siyasiler arasındaki ilişkinin değişmesi için sivil toplumun güçlenmesi gerektiğini belirten Muammer Bilgiç’e göre, “Bir şeye gücünüz yoksa sadece talepte bulunursunuz ama gücünüz varsa yapmak istediklerinizi gerçekleştirirsiniz.” Diğer bir deyişle, siyasilerin anlayışında değişim beklemekten ziyade sivil toplum kendi gücünü ve etkinliğini artırarak siyasiler üzerinde bir baskı mekanizması oluşturabilir.</p>
<h5><strong>Sivil Toplumun Bağımsız Olmalı</strong></h5>
<p>STK’ların hem maddi anlamda hem de söz sözleme anlamında bağımsızlığının çok kritik olduğunu söyleyen Mahçupyan, bunun sağlanması için belli kriterleri yerine getiren STK’ların devletten karşılıksız olarak varlıklarının idamesi için asgari seviyede maddi destek verilmesini mümkün kılacak bir kanuni düzenleme yapılabileceğini ve bunun Türkiye’deki kamusal alanı çok zenginleştireceğini belirtiyor.</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Politika Geliştirebilmeli </strong></h5>
<p>Sivil toplumun politika geliştirebilecek şekilde kendini geliştirmesi, dahası siyasilerle birlikte ortaklaşması gerektiğini belirten Gülseren Onanç, iktidarların üzerine baskı kurabilmek için geniş kitleleri inandırabilecek bir düşünsel altyapının da oluşturulması gerektiğini; kamuoyunda da bu konuda farkındalığı ve baskıyı arttırmak gerektiğini kaydediyor. Onanç’a göre, sosyal medyayı etkili kullanmak geniş bir kitlenin sivil toplumun savunduğu davaya sahiplenmesinde önemli rol oynuyor.</p>
<p>Fuat Keyman da benzer şekilde, sivil toplumun sadece kendi işine değil aynı zamanda Türkiye’nin daha iyi yönetimiyle ilgili politika üretimine kayması gerektiğini; bunu yaparken sivil toplum alanında artık sadece sivil toplum aktörlerinin olmadığını, aktivistlerin, kooperatiflerin de olduğu bir yeni yerellik alanı olduğunu belirtiyor.</p>
<h5><strong>Sivil Toplum Tüm Kesimlerle Temas Kurabilmeli, Güven Telkin Etmeli </strong></h5>
<p>Onanç’tan farklı olarak Muammer Bilgiç, siyasiler karşısında sivil toplumun güçlü bir aktör olarak kendine yer bulabilmesi için tüm toplumsal kesimlerle temas kurması gerektiğini, sosyal medya gibi araçların doğrudan temas kurulmadan STK’ların gücünü artıramayacağını düşünüyor. “Temas sayısı arttığında yani insanın insana teması arttığında sivil toplumun etkisi daha da artacaktır. İnsanlar öncelikle yakın temasla oldukları insanlarla fikirlerinden ziyade onların güvenilirliğini önceliyorlar” diyen Bilgiç, hangi fikirden, hangi ideolojiden olursa olsun, öncelikle güven telkin etmenin en etkili yol olduğunu düşünüyor.</p>
<p>Fuat Keyman da “Diğer aktörlerle sivil toplum alanındaki yeni ve farklı aktörlerin de dahil edilerek ilişki kurulmalı” diyor ve sivil toplumun bu şekilde, iş birlikleri ve kapsayıcılığı sağlayarak kendi etkisini artırabileceğini ekliyor.</p>
<h5><strong>“Sivil Toplum &#8216;Yeni Yerel&#8217; Koşulları İyi Okuyarak, Kapsayıcı Olmalı&#8221;</strong></h5>
<p>İki aktör arasında ilişki biçiminin nasıl değişebileceğine dair en kapsamlı önerileri sıralayan Fuat Keyman “yeni yerellik” kavramı üzerinden sivil toplumun hem kendi içinde hem de Türkiye’nin daha iyi yönetilmesiyle ilgili politika üretebilecek kapasiteye sahip olması gerektiğinin altını çiziyor. Keyman küreselleşme ile birlikte eş zamanlı olarak “yeni yerellik” kavramının dikkate alınması ve sivil toplum için ortaya çıkan olumlu ortamın değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.</p>
<p>Keyman’a göre sivil toplum ile siyasi aktörler arasında yeni yerellik ekseninde kurulacak yeni ilişkide öne çıkan temel hususlar şunlar:</p>
<p>1- Yerel yönetimlerin, muhalefetin ve iktidarın ciddi ve güvenilir; hem işbirliği hem de haklar ve özgürlükler temelinde kapsayıcı olması gerekiyor.</p>
<p>2- Sivil toplum aktörlerinin süreci iyi okuyarak birbirleriyle ilişkiye girmeleri ve iş birliğini artırmaları çok önemli.</p>
<p>3- Türkiye’de siyasette ittifakları dikkate alarak, bu ittifakların dışında, sivil toplum ve “yeni yerellik” temelinde bir siyaseti (işsizlik, kent yoksulluğu, gıda gibi çok önemli konuları dikkate alarak) sivil toplumun siyasetin yeni parametrelerine adapte olması; buna uygun bir hareket tarzına girmeleri gerekiyor.</p>
<p><em>“</em>Sivil toplumun kendisini yerelleştirmesi, aynı zamanda küresel ve diğer sivil toplum örgütleriyle yani kendisinin de kapsayıcı olması lazım” diyen Keyman, bunun koşullarının yavaş yavaş ortaya çıkmakta olduğunu söylüyor.</p>
<p>Küreselleşmenin aldığı seyir içinde yeni yerellik kavramının giderek daha önemli olacağını ve Türkiye siyasetini sadece siyasi partiler, liderler değil, Türkiye’nin sorunlarının çözümünün bu gidişat temelinde daha çok belirlenmeye başlanacağını düşünüyor.</p>
<blockquote><p>Bu ‘yeni yerellik’ kavramının altını çizilmeli; bu süreçte sivil toplum için bir olumlu ortam ortaya çıkıyor.</p></blockquote>
<p>4- Sivil toplum, yerelden küresele giden bir etkileşim ağıyla (yerel yerel yönetimler, küresel aktörler, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler) kapasitelerini artırabilirler.</p>
<p>5- Yeni yerellik ve küresellik arasındaki ilişkiye göre, STK’lar kendilerinin etkilerini nasıl artırabilecekleri konusunda bir çabaya girmeleri çok önemli. Türkiye’de “yeni yerellik” anlayışıyla şekillenecek olan yerel yönetimlerde, sadece kimlik ve demokrasi, haklar değil aynı zamanda temel ihtiyaçlarının gerçekleştirilmesiyle de ilgili mücadele etmek çok önemli.</p>
<blockquote><p>Burada eşitlik ilkesi çok önemli, yani hak, haysiyet ve eşitlik temelinde bir üçgende kendilerini konumlandırmalılar. Mümkün olduğu kadar esnek olmalılar yani hantallaşmamalılar. Bu şekilde yeni dünyayı iyi okuyarak, aktörlerin kendilerini yeni koşullara göre yeniden yapılanmaları gerekiyor.</p></blockquote>
<p>6- Bir sivil toplum örgütünün “yeni yerellik” anlayışıyla hareket ederken, kapasite ve meşruiyet arasındaki ilişkide dengeyi koruması, kapasiteyi artırırken meşruiyeti azaltmaması gerekiyor.</p>
<p>Fuat Keyman, ‘yeni yerel’ kavramı ekseninde yeni koşulları iyi okuyarak, kapsayıcılığı ön plana çıkararak ve diğer aktörlerle iş birlikleri içinde sivil toplumun kendini güçlendirmesi gerektiğini düşünüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/11/sivil-toplum-ve-siyaset-esit-seviyede-iliski-kurarak-birlikte-politika-uretmeli/">“Sivil Toplum ve Siyaset Eşit Seviyede İlişki Kurarak Birlikte Politika Üretmeli”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kadından Kadına SES” Toplantısında Kadınlar Ortak Sorunlarını ve Deneyimlerini Paylaştı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/kadindan-kadina-ses-toplantisinda-kadinlar-ortak-sorunlarini-ve-deneyimlerini-paylasti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2021 11:07:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Kadından Kadına SES]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66691</guid>

					<description><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, çevrimiçi ortamda Kadından Kadına SES etkinliğini 7 Mart 2021 Pazar günü gerçekleştirdi. Etkinliğe katılan farklı kademelerde, farklı deneyimlerde, farklı yetkinliklerde ve farklı yaşlardaki kadınlar, başvuru esnasında seçtikleri konulara göre eşleştikleri kadınlarla tecrübelerini, umutlarını, ileriye yönelik planlarını birbirleriyle paylaştı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/kadindan-kadina-ses-toplantisinda-kadinlar-ortak-sorunlarini-ve-deneyimlerini-paylasti/">“Kadından Kadına SES” Toplantısında Kadınlar Ortak Sorunlarını ve Deneyimlerini Paylaştı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlikte kişisel gelişim ve kendini güçlendirme, akademik yaşam, profesyonel hayat, kamu yönetimi, sanat ve STK alanlarında kariyer gelişimi, girişimcilik, iş geliştirme, sosyal girişimcilik, iş değişikliği, sosyal baskı, artan sorumluluklar, belirsizliklerle baş etme, şiddet ve artan eşitsizlik konuları arasında, kadınların konuşmayı en çok tercih ettiği başlık kariyer gelişimi oldu.</p>
<h5><strong>“Kadın Dayanışmasını Güçlendirmeye Devam Edeceğiz”</strong></h5>
<p>Kadından Kadına SES ile kadınların ortak sorunlarını ve tecrübelerini birbirleriyle paylaşmalarını hedeflediklerini belirten SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç, özellikle pandemi döneminde giderek yalnızlaşan ve içe kapalı yaşayan kadınların birbirlerine ses olmasını hedeflediklerini, bu kapsamda katılımcıların neredeyse tümünün bir kadını tanımaktan onun yaşamına dokunmaktan dolayı mutlu olduğunu belirtmesinden memnuniyet duyduklarını kaydetti. Onanç, Kadından Kadına SES buluşması ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü&#8217;nde kadınların eşitlik mücadelesinde kendilerine umut ve heyecan verdiğini ve dayanışmayı güçlendirmeye devam edeceklerini ifade ederek “Yaşasın Kadın Dayanışması, yaşasın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü.” mesajıyla konuşmasını noktaladı.</p>
<p>Etkinlik ilgili detaylı bilgiye <strong><a href="http://www.sesdernegi.org/">buradan</a></strong> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/08/kadindan-kadina-ses-toplantisinda-kadinlar-ortak-sorunlarini-ve-deneyimlerini-paylasti/">“Kadından Kadına SES” Toplantısında Kadınlar Ortak Sorunlarını ve Deneyimlerini Paylaştı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;yi Kadınlar Yönetse Nasıl Olurdu?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/18/turkiyeyi-kadinlar-yonetse-nasil-olurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2021 09:09:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[kadın yöneticiler]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64132</guid>

					<description><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği, kadın liderliğinde bir ülkenin nasıl olacağını ortaya koymak amacıyla #ÜlkemiBenYönetsem adıyla bir web sitesi geliştirdi. Proje; Türkiye'de ve dünyada ülkeleri kadınların yönetmeleri halinde neler yapabileceklerini ve kadın liderliğinin Türkiye ve dünyayı nasıl yaşanılır bir yer haline getirebileceklerini göstermeyi amaçlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/18/turkiyeyi-kadinlar-yonetse-nasil-olurdu/">Türkiye&#8217;yi Kadınlar Yönetse Nasıl Olurdu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yüzyılın en büyük krizi pandemiyle mücadelenin merkezinde çoğunluğu kadın olan sağlık çalışanları yer alıyor. Öte yandan krizi en iyi yöneten ülkelerin yönetimde kadın politikacılar bulunuyor. Ancak dünyada yalnızca 25 ülkenin hükümet veya devlet başkanı kadın. SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği bu alanda kadınların politikada ve karar alma mekanizmalarında eşit ve etkin biçimde var olması gerektiğine inanıyor. Bu çerçevede kadınların yönetimiyle ülkelerin ve dünyanın daha yaşanılır bir yer olabileceğine dikkat çekmek ve etkileşimli bir biçimde ortaya koymak üzere bir web sitesi geliştirdi. #ÜlkemiBenYönetsem <a href="http://lnk.marjinal.com.tr/ls/click?upn=pq4kZ28YVvgbPplJQjFxz-2FFa4ltspIEq6AgWDWvOwRLAjI2SBZv5tNQRmheURupgKgFxDHxXOjo57D3ZyGS5FA-3D-3DXkPP_5UCGKZ3zQTOb6h8LLFYmCWKw7rx8JWyIuJSTWifURLBzSruMbHH9pzepc-2BiXQixO2bz2-2FfNN9LeILsVfEf02rXYEJu99K6FCerMTUwXyNPrGDtarXu9i5CJ-2FFGjPre2BqwAJVKE6cB7r-2FhRaBEFwjsifGRKgx4-2B-2F7gdoRMqzgfIMahBsBdjMUgGvFQeLYLdEs-2Boz-2FmER1EWMFOWaJsLvnitIKeRaqWCYEgRe2hsrzNRCG6viK0jeXwoKwdACeECE1FwIGFdVjHZpUx3odsRZQQOe5vm8oDqw3qBDIlA34Ma8sF-2BAWjf6QmeYmDr3cvEBFpzxq0rrsdy6GKu6J8oFj-2Fs80sF7DHId0XWG0FjV4028swJGc8GoaDgmXz8JDwJizjelDjM9meL7jAIdZquyPuVH6T7REiwt1pUj7tcscb-2FiYJSPO4VN-2Bs1u7LwNaMgt" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://lnk.marjinal.com.tr/ls/click?upn%3Dpq4kZ28YVvgbPplJQjFxz-2FFa4ltspIEq6AgWDWvOwRLAjI2SBZv5tNQRmheURupgKgFxDHxXOjo57D3ZyGS5FA-3D-3DXkPP_5UCGKZ3zQTOb6h8LLFYmCWKw7rx8JWyIuJSTWifURLBzSruMbHH9pzepc-2BiXQixO2bz2-2FfNN9LeILsVfEf02rXYEJu99K6FCerMTUwXyNPrGDtarXu9i5CJ-2FFGjPre2BqwAJVKE6cB7r-2FhRaBEFwjsifGRKgx4-2B-2F7gdoRMqzgfIMahBsBdjMUgGvFQeLYLdEs-2Boz-2FmER1EWMFOWaJsLvnitIKeRaqWCYEgRe2hsrzNRCG6viK0jeXwoKwdACeECE1FwIGFdVjHZpUx3odsRZQQOe5vm8oDqw3qBDIlA34Ma8sF-2BAWjf6QmeYmDr3cvEBFpzxq0rrsdy6GKu6J8oFj-2Fs80sF7DHId0XWG0FjV4028swJGc8GoaDgmXz8JDwJizjelDjM9meL7jAIdZquyPuVH6T7REiwt1pUj7tcscb-2FiYJSPO4VN-2Bs1u7LwNaMgt&amp;source=gmail&amp;ust=1611043390967000&amp;usg=AFQjCNGWKk6Kp7EvvNduKNJ99DdvwUGs0w">sesdernegi.org/ulkemi-ben-<wbr />yonetsem</a> adını taşıyan siteye giren kadınlar, kendilerinin seçilmiş veya atanmış yöneticiler olmaları durumunda Türkiye&#8217;yi nasıl yöneteceklerini bir cümleyle paylaşacak.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56106 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Gulseren_Onanc-640x427.jpg" alt="gülseren onanç" width="289" height="193" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Gulseren_Onanc-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Gulseren_Onanc-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/07/Gulseren_Onanc.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 289px) 100vw, 289px" />SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Kurucu Başkanı Gülseren Onanç, pandemi döneminde kadınların yönettiği ülkelerin süreç yönetiminde başarılı olmalarının kendilerine ilham verdiğini belirtti.</p>
<p>Onanç, bu konuda şunları söyledi: “Dünyada sadece 25 ülkede hükümet ya da devlet başkanı kadın. Oysa kadın politikacılar pandemi sürecini başarıyla yönettiler ve örnek bir liderlik sergilediler. Biz kadın liderliğinin eşit olarak politikada ve karar mekanizmalarında var olduğu bir ülkenin ve dünyanın daha yaşanılır olduğuna inanıyoruz. Bu amaçla #ÜlkemiBenYönetsem web sitesini geliştirdik. Kadınların kendilerini, ülkesini yöneten seçilmiş veya atanmış bir kadın olarak görmesini ve Türkiye&#8217;yi nasıl yöneteceklerini bir cümleyle paylaşmalarını istiyoruz. Karar mekanizmalarında seçilmiş veya atanmış olmaları durumunda; ne karar alırlardı? Neyi değiştirirlerdi? Nasıl davranırlardı? Eğer kadınlar ülkelerini yönetseydi Türkiye ve dünya nasıl bir yer olurdu? Kadınların katılımıyla ortaya çıkacak tabloyu herkese göstermek istiyoruz. Biz çok güzel olacağına inanıyoruz. ‘Ülkemi ben yönetseydim&#8217; diye düşünün ve yaşanılır bir dünyayı hayal etmemize yardımcı olun.”</p>
<p>Ülkesini yönetmeyi hayal eden kadınlar <a href="http://lnk.marjinal.com.tr/ls/click?upn=pq4kZ28YVvgbPplJQjFxz-2FFa4ltspIEq6AgWDWvOwRLAjI2SBZv5tNQRmheURupgKgFxDHxXOjo57D3ZyGS5FA-3D-3Dixhs_5UCGKZ3zQTOb6h8LLFYmCWKw7rx8JWyIuJSTWifURLBzSruMbHH9pzepc-2BiXQixO2bz2-2FfNN9LeILsVfEf02rXYEJu99K6FCerMTUwXyNPrGDtarXu9i5CJ-2FFGjPre2BqwAJVKE6cB7r-2FhRaBEFwjsifGRKgx4-2B-2F7gdoRMqzgfIMahBsBdjMUgGvFQeLYLdEs-2Boz-2FmER1EWMFOWaJsLvnitIKeRaqWCYEgRe2hsrzNRCG6viK0jeXwoKwdACeECEpWv6lv4yCLqVc5wuaGO1dkKzu355nnDEojTrVoLBgaE2yurHMpsnB8ojwblykuYqkYEZ2ahiKblMwk0V8jalRA0ORaMa5Sr2cgKi-2FNKA4uQ4uHlrkl-2BUpqC1GMppg3TeRyPwZOtgYOhExE6IMmBDIICE7XOBJFC2kElecybJjQfgR-2F7f4NOcTPxEMp8O95Tw" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=http://lnk.marjinal.com.tr/ls/click?upn%3Dpq4kZ28YVvgbPplJQjFxz-2FFa4ltspIEq6AgWDWvOwRLAjI2SBZv5tNQRmheURupgKgFxDHxXOjo57D3ZyGS5FA-3D-3Dixhs_5UCGKZ3zQTOb6h8LLFYmCWKw7rx8JWyIuJSTWifURLBzSruMbHH9pzepc-2BiXQixO2bz2-2FfNN9LeILsVfEf02rXYEJu99K6FCerMTUwXyNPrGDtarXu9i5CJ-2FFGjPre2BqwAJVKE6cB7r-2FhRaBEFwjsifGRKgx4-2B-2F7gdoRMqzgfIMahBsBdjMUgGvFQeLYLdEs-2Boz-2FmER1EWMFOWaJsLvnitIKeRaqWCYEgRe2hsrzNRCG6viK0jeXwoKwdACeECEpWv6lv4yCLqVc5wuaGO1dkKzu355nnDEojTrVoLBgaE2yurHMpsnB8ojwblykuYqkYEZ2ahiKblMwk0V8jalRA0ORaMa5Sr2cgKi-2FNKA4uQ4uHlrkl-2BUpqC1GMppg3TeRyPwZOtgYOhExE6IMmBDIICE7XOBJFC2kElecybJjQfgR-2F7f4NOcTPxEMp8O95Tw&amp;source=gmail&amp;ust=1611043390967000&amp;usg=AFQjCNFw4MxGRE_N-Jxg1fWNOTLhouD1VQ">sesdernegi.org/ulkemi-ben-<wbr />yonetsem</a> sitesine girdiklerinde yazacakları ifade görselleşecek. Ayrıca katılımcılar isterse bu içeriği sosyal medyadan paylaşabilecek. Burada ifade edilen görüşler bir süre sonra bir rapor halinde kamuoyuyla paylaşılacak.</p>
<p><iframe loading="lazy" title="Ülkemi Ben Yönetsem" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/xqBtLm1E9OA?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/18/turkiyeyi-kadinlar-yonetse-nasil-olurdu/">Türkiye&#8217;yi Kadınlar Yönetse Nasıl Olurdu?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlar ve Gençler Değişimin İtici Gücü&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/24/kadinlar-ve-gencler-degisimin-itici-gucu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Oct 2020 10:42:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[#YükseltSesiniDünyaDeğişsin]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Elçiler]]></category>
		<category><![CDATA[Seren Selvin Korkmaz]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60008</guid>

					<description><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği “Kadın SES’i” projesinin 4. Elçiler Buluşması’nda konuşan İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz, “Kadınlar ve gençleri, değişimin itici gücü olarak görüyorum” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/24/kadinlar-ve-gencler-degisimin-itici-gucu/">Kadınlar ve Gençler Değişimin İtici Gücü&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği’nin, Operation 1325 iş birliğiyle kadınların sesini sosyal medyada yükseltmek amacıyla gerçekleştirdiği “Kadın SES’i” projesinin 4. Elçiler Buluşması, 22 Ekim Perşembe günü yapıldı. Buluşmada, İstanbul Politik Araştırmalar Enstitüsü Genel Direktörü Seren Selvin Korkmaz ve SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülseren Onanç, erkek egemen siyaset sistemine ve popülist liderlere alternatif oluşturan kadın liderliği üzerine konuştular.</p>
<p>Buluşmada konuşan Seren Selvin Korkmaz, popülizmin bütün üslubunun siyaseti alt üst ettiğini, popülist liderlerin egemen olduğu, kutuplaştırıcı bir düzenle karşı karşıya olunduğunu belirterek, “Burada şu çok önemli: Popülist uğrakta demokratik kurumları, demokrasi dışı emelleri uğruna kullanan liderlerle karşı karşıyayız ve baş etmesi biraz daha zor bu liderlerle. Ama gittikçe artan popülist yönetimlerle mücadele yöntemleri de gelişiyor. Benim gördüğüm tabloda, dünyada popülist eğlimler, popülist liderler gittikçe artarken, örneğin 1993’te on üç milyon kişi popülist bir iktidarın yönetimindeyken bugün, 2018 itibariyle 180 milyon kişi popülist iktidarlar tarafından yönetiliyor. Yani bir demokratik erozyon süreci var. Eskiden olduğu gibi, bir darbeyle veya çok keskin bir dönüşümle biz bu süreçleri yaşamıyoruz. Türkiye’de de deneyimlediğimiz gibi, Temel hak ve özgürlüklerimiz, başımıza her gün gelen, yargı organının verdiği tavizler, toplumun verdiği tavizler, bize bir geri çekilme alanı yaşatıyor. Siyasal alan ve aynı zamanda hak ve özgürlüklerimiz daralıyor. Şiddetin de önünü açan bir cüretkarlıkla karşı karşıyayız. Biz tabii Türkiye’deki dertlerimize gömülürken, dünyayı unutuyoruz. Ama biz bazı sorunları çok daha derin yaşarken, bu yaşadığımız sorunlar dünyadan çok da kopuk değil. ” diye konuştu.</p>
<h5>“Siyasete Katılım Talebi Artıyor”</h5>
<p>Dünyadaki sosyal ve siyasal adalet eksikliğinin popülist liderlerin boşluğu doldurmasına sebebiyet verdiğini kaydeden Korkmaz, “İlk olarak eşitsizlikler meselesi var. Kadınlar bunu hayatın her alanında, en derinden yaşayan gruplardan biri. Hem ekonomik anlamda, hem de toplumsal anlamda. İkincisi, temsil ve katılım süreçleriyle ilişkili siyasal adalet meselesi. Biz öyle adlandırmasak bile, demokratik yönetimler var, seçimlerin yapıldığı, siyasal yarışın olduğu ama bu siyasal yarışın eşit koşullarda olmadığı rejimler bunlar.  Ama bir taraftan da bizim Batılı ülkelerde, popülist yönetimler olsa dahi demokrasinin daha yerleşikleşmiş, denetleme mekanizmalarının daha iyi işlediği ülkelerde dahi, gençlerin veya düzenden memnun olmayan geniş grupların artık siyasete katılım taleplerinin arttığını görüyoruz. Çünkü var olan siyasetçilerin kendilerini temsil etmediklerini düşünüyorlar. Bu yüzden de siyasetin ana temsilcileri olan geleneksel siyasal partilerin de geriye gittiğine şahit oluyoruz.  Geriye gidemediği ülkelerde yeni aktörlerin ön plana çıktığını görüyoruz. Örneğin, ABD’deki Ocasio Cortez’in temsil ettiği Demokratik Sosyalistler, var olan partiler içinden dönüşüm gerçekleştirmek istiyorlar. Ama ortada temsil ve katılım sorunu var.” Dedi.</p>
<h5><strong>Yeni Dil Ve Üslup Ne Olmalı?</strong></h5>
<p>Kutuplaşmadan çıkmak ve kutuplaştırıcı dili beslememek için yeni bir dil ve üsluba ihtiyaç olduğunun altını çizen Korkmaz, “İki gruptan bahsetmek istiyorum. Kadınlar ve gençler, değişimin itici gücü olarak görüyorum. Kadınlar, dünyanın farklı yerlerinde yapılan anketlere baktığımızda, popülist liderleri daha az destekliyorlar. Bunun yanı sıra, kadın hareketleri, popülistlerin egemen olduğu ülkelerde, popülizme karşı direnen, onların otoriter eğilimlerine karşı hala sokakta olan, hala çeşitli yaratıcı yollarla bütün muhalefete çok öğretici alanlar çizen hareketler. Dolayısıyla kadın hareketi bu açıdan önemli. Bir diğer özelliğiyse, popülizmin beslendiği kutuplaşmayı aşan, çok farklı kimliklerden, çok farklı sosyal sınıflardan kadınları bir araya getirebilen ortak dil kurmadaki başarısı. İkincisi gençler. Türkiye’de seçimler 2023’te yapılırsa, 6 milyon yeni genç seçmen oy kullanacak. Bunu duyan siyasal partiler hemen gençlerle iletişim kurma çabasına girişti. Ama bu çabalar çok da samimi görünmüyor. Türkiye’de gençlerin yüzde 70’i ülkeyi terk etmek istiyor. En temel kaygıları güvencesizlik ve geleceksizlik ve artık Türkiye’de liyakatleri ölçüsünde bir yere gelemeyeceklerini düşünmeleri. Dolayısıyla ortada çok büyük bir belirsizlik hikayesi var. “ dedi. Korkmaz, yaşanan tüm sorunlara rağmen demokrasiyi arzu edenlerin yüksek bir kesim olduğunu belirten ve umut veren hareketlere, onların deneyimlerine bakılarak yeni bir yol haritası hazırlanması gerektiğini de kaydetti.</p>
<h5><strong>“Sistem Krizi İçindeyiz”</strong></h5>
<p>SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülseren Onanç da konuşmasında kadın liderliği kavramı üzerinde durdu. İçinde bulunduğumuz krizi bir sistem krizi olarak tanımlayan Onanç, bu sistemin hem ülkemizde hem de dünyada artık devam edemeyeceğini savundu. Yeni sistem ihtiyacını en çok kadınların vurguladığını dile getiren Onanç, “Pandemi sürecinde öne çıkan kadın liderler üzerine yazılar çıktı çeşitli uluslararası gazetelerde, akademik çalışmalar yapıldı. Bu liderler, toplumsal cinsiyet eşitliğe başta olmak üzere bütünsel eşitliğe inanıyorlar. Kendileri de bir kadın olarak eşitlik mücadelesi verdikleri için mağdur ile empati yapabiliyorlar. Barışı, yaşamı, insanı, doğayı, çocuğu, göçmeni savunuyorlar ve onlara ilişkin politika öneriler geliştiriyorlar. Dürüst, empati yeteneğine sahip, sahici, mütevazı ve samimiler. Hızlı karar alabiliyorlar. Atik, çevik ve becerikliler. Takım çalışmasına, liyakata önem veriyorlar, Kendilerine sadık kişilerle değil yetkin bağımsız, bilimsel danışmanlar ile çalışıyorlar. Katılımcılık ile yönetimi benimsiyorlar, kararlarını geniş bir kitleye danışarak alıyor ve kararlarını geniş kitle ile paylaşıyorlar. Kendi kişisel siyasi geleceklerine değil toplumun ve dünyanın geleceğine öncelik veriyorlar. Sorun çözebiliyorlar, şefkatli ve kucaklayıcılar, sosyal devleti savunuyorlar, etkinler, ehiller, uzmanlar. Böyle bir potansiyel kadın liderliğinden söz ediyoruz.” Diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/24/kadinlar-ve-gencler-degisimin-itici-gucu/">Kadınlar ve Gençler Değişimin İtici Gücü&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadının Eşitlik Mücadelesine Yeni ve Bütünlüklü Bakış: SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/06/kadinin-esitlik-mucadelesine-yeni-ve-butunluklu-bakis-ses-esitlik-ve-dayanisma-dernegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Mar 2020 09:37:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitlik Adalet ve Kadın Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Gülseren Onanç]]></category>
		<category><![CDATA[SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=48475</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu adlı dijital platformunun ardından, Gülseren Onanç liderliğinde geçtiğimiz sonbaharda yeni bir dernek kuruldu: SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği… 8 Mart’ta İstanbul’da Türkiye’de ilk kez Kadın Mentörlük Yürüyüşü’nü düzenlemeye hazırlanan ve kabul edilen projeleriyle aktif olarak faaliyetlerine başlayan Ses Derneği Genel Başkanı Gülseren Onanç, kadınlara 8 Mart öncesi, “haklarımızı ancak dayanışmayla savunabiliriz; birlikte daha güçlüyüz” mesajı veriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/06/kadinin-esitlik-mucadelesine-yeni-ve-butunluklu-bakis-ses-esitlik-ve-dayanisma-dernegi/">Kadının Eşitlik Mücadelesine Yeni ve Bütünlüklü Bakış: SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Eşitlik ve Adalet Kadın Platformu adlı dijital platformunuzun ardından SES Derneği’ni kurarken misyonunuzu nasıl belirlediniz? SES Derneği’ni farklı ve özgün kılan nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-48477 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/Gulseren_Onanc.png" alt="" width="311" height="207" />Şöyle başlamak isterim; 8 Mart’a giderken, kadının eşitlik mücadelesi, insan olarak var oluş ve eşitlik mücadelesi 100 yılı aşan bir süreci kapsıyor. Kadın bir insan olarak, en temel haklarını bile 1900’lü yılların başında elde ediyor. Bu haklar anayasaya, yasalara ve uluslararası sözleşmelere geçiyor ama hayata geçmiyor. Bugün bakınca, hep varmış gibi görünen bütün bu haklar, aslında 1900’lü yıllarda başlayan mücadelelerle kazanıldı. 1990 sonrası toplumsal cinsiyet eşitliği talebini daha net ortaya koyan, “her alanda biz eşitiz” diyen, biyolojik cinsiyetten farklı olarak toplumsal cinsiyeti eşitleyen bir talep dalgası başlıyor. Birleşmiş Milletler’in çeşitli toplantıları ve sözleşmeleri, CEDAW, Pekin +25 ve İstanbul Sözleşmesi bunu destekliyor</span><span style="font-weight: 400;">. </span><span style="font-weight: 400;">Bütün bunlar, kadınlar ve kadın örgütleri tarafından bizim hak savunuculuğu mücadelemiz şeklinde devam ediyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu nedenlerle bana göre 2015 sonrası, toplumsal cinsiyet eşitliğini savunmak artık sadece kadınların meselesi değil. Artık daha büyük bir grup, buna sahip çıkmalı; bu ortaya çıktı. İş dünyası da ülkeler de uluslararası kuruşlar da bunu savunmalı… Böylelikle asıl sorunun kaynağı olan, patriarkal sistemin sürdürülebilir olmadığı; tam bir eşitlik düzenin gerekliliğine ihtiyaç olduğu görülüyor. İşte, SES Derneği’nin eşitlik vurgusu da buradan geliyor. Dünyanın ancak eşitlik değerleri üzerinden sürdürülebilir bir yer olacağını teslim ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Feminist arkadaşlar her ne kadar bu mücadelenin feminist hareketle ve kadınlarla olacağını savunsalar da, ben artık bunun alanın genişlediğini sevinerek görüyorum.  Bu, sadece kadınların mücadelesi değil. Kadının eşitlik mücadelesi, sadece kadını zenginleştiren bir şey değil; toplumsal cinsiyet eşitliği tüm toplumu, dünyayı sürdürülebilir ve yaşanabilir bir yer yapar.</span></p>
<blockquote><p>SES Derneği, sadece feminist bir kadın örgütü değildir, <span style="font-weight: 400;">bu konu sadece kadınları ilgilendiren bir konu değildir. Dolayısıyla erkek üyeler de bize katılabilir. Kurucularımız arasında erkek üyeler var. Bizi diğer toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda mücadele veren gruplardan farklılaştıran noktalardan biri bu&#8230;</span></p></blockquote>
<p><b>Dolayısıyla SES Derneği’ni farklı kılan bu perspektif diyebilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet tabii… Bizim diğer temel değerimiz olan dayanışma kadın hareketinden geliyor. Ben de kadın hareketinin içinden geliyorum. Aslında feminist kadın mücadelesinin bir parçasıyım. SES Derneği’nin eşitlik vurgusu buradan geliyor. Yani, dayanışmayı kadınlar ve daha geniş bir grupla yapmak; çünkü buna ihtiyacımız var. Bunun için altyapımız var, daha geniş grup ve bir çerçevemiz, potansiyelimiz var </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O yüzden diyoruz ki SES Derneği sadece feminist kadın örgütü değildir, bu konu sadece kadınları ilgilendiren bir konu değildir. Dolayısıyla erkek üyeler de bize katılabilir. Kurucularımız arasında erkek üyeler var. Bizi diğer toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda mücadele veren gruplardan farklılaştıran noktalardan biri bu&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğeri, biz Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu ile zaten diğer kadın örgütleriyle beraber “pozitif gazetecilik” dediğimiz bir dil tutturmaya çalışıyoruz. Eşitlik, Adalet ve Kadın Platformu ile dünyada herkesi heyecanlandıran, rol model kadın liderleri buraya taşıyan, başka şekilde var olabileceğimiz bir dil ve yaklaşım biçimi geliştiriyoruz. Zaten bir süredir onun içinde de sürdürebilirlik konusunu ele almaya başlamıştık. Bu da şundan kaynaklanıyor: Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde, artık uluslararası alanda da kadın hakları ve insan hakları savunucuları, bu iki konuyu sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği ile kadının toplumsal cinsiyet eşitliği taleplerini aynı anda dillendiriyor. Bunu yapan kadın hakları savunucuları var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta Thunberg, iklim aktivisti olarak algılansa da aslında sistemi eleştiren, “iklim değil sistemi değiştir” diyen o kadın, bütünsel olarak toplumsal cinsiyet eşitliğini savunuyor. Bana göre, SKA arasında en temel olan 5 numara. Bu eşitlikle başlıyor her şey. Kadını eşit olarak gören zihniyet, yarın doğaya da o gözle bakabilecek. O kaldıracı diğer başlıklara da götürebilirsek diğer SKA’larda daha kolay yol alabiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyada da böyle bir yaklaşım var. İçinde olduğum iki uluslar arası grup bulunuyor: Biri Connected Women Leaders, diğeri Vital Voices. Connected Women Leaders bir ABD’li akvitist tarafından kuruldu. İçinde yıllarını bu mücadeleye vermiş Mary Robinson, eski İrlanda Cumhurbaşkanı ve UN Women başkanı da var. Dünyanın farklı ülkelerinden 309 kadın bulunuyor. Üç yıldır bu grubun toplantılarına katılıyorum; Türkiye’den sadece ben varım. </span></p>
<p><b>Bu çerçevede, kadınların sürdürülebilirlik konusunda bilgi ve farkındalığını artıracak bir projeniz var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an bu konuda üzerinde çalıştığımız bir proje var: yerelde kadın politikacıların, daha doğrusu kadın belediye meclis üyelerinin, bu konuda politika ve uygulamalarının bu yönde olmasını hedefleyen bir proje. Bunun için yerel yönetimlerde güçlü, yerel siyasi kadınlara ihtiyacımız var. Bunu nasıl güçlendiririz? Dünyadaki iyi uygulamaları öğrenmeyi ve İstanbul’da hem kendi belediyelerinde hem büyükşehir belediyesinde uygulamalarını hedefliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemiz İstanbul’da başarılı olursa diğer illere de yayarız. Bunun bilinçlenmeden bir adım öteye gidip uygulamaya geçmesini istiyoruz. Kadınların bu konuya daha yatkın olduğunu, dünyada iklim aktivistliğini Greta Thunberg gibi genç kadınların öncülüğünde de görüyoruz. Bu nedenle bu konuda kadın siyasetçileri güçlendirmeliyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu proje fikri, Fellow olarak dahil olduğum Vital Voices adlı gruptan ilhamla oluştu. Vital Voices kapsamında bize verilen eğitimlerin önemli bir kısmını sürdürülebilirlik oluşturuyor. Bu programları Türkiye’de biz niye kadın politikacılara uygulamayalım diye düşündüm. Bu proje fikri buradan çıktı, kabul edildi. Şimdi içeriğini dolduracağız. Eğer bilinçli ve kendi aralarında dayanışma içinde olabilirlerse, kadın siyasi temsilcilerin bir fark yaratacağını düşünüyorum. Bu projede hedefimiz, tüm kesimlerden kadınları bir araya getirmek. Biz tüm partilerden kadınları davet edeceğiz.</span></p>
<p><b>İlk Kez Düzenlenecek Kadın Mentörlük Yürüyüşü </b></p>
<p><b>SES Derneği’nin 8 Mart’ta Türkiye’de ilk defa organize edeceği Kadın Mentörlük Yürüşü ile neyi hedefliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-48478 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/SES_kadin_mentorluk_yuruyusu_logo.jpg" alt="" width="380" height="152" />Özelikle son yıllarda bilinçli bir şekilde mahallerine biraz hapsedilen, öbür mahalle ile ilişkisi koparılan, toplumda farklı katmanlarla ilişki kurulmasında fayda gördüğümüz bir grup kadını bir araya getirmek istiyoruz. İlk grup kadın daha deneyimli, çeşitli konularda bilgi ve beceri sahibi kadınlar. Burada deneyimden kastımız kariyer de olabilir. İkinci gruptaki kadınlarla, daha yolun daha başında olan, genç kadınlar. Bu iki grubu bir araya getirmek istiyoruz. Yürüyüş bunun aracı aslında. İlk önce hiç tanımadığı bir insanla tanışmasını sağlıyoruz. Aslında biz bu kadınlar dertleşsinler istiyoruz. Mentörlük yürüyüşü sonrasında, katılımcı kadınlar arasındaki ilişkileri mentör ve mentilere bırakıyoruz. Bu yürüyüş sonrasında genç kadınlar oradan ayrıldıklarında “benim böyle bir arkadaşım oldu, ihtiyacım olduğunda onu arayabilirim” daha deneyimli olan kadınlar da “bir kişiye pozitif bir katkı sundum” desinler istiyoruz. Böylelikle toplumda bir güvene ve toplumsal dayanışmaya hizmet edeceğimizi düşünüyoruz.  </span></p>
<p><b>Bu fikri nasıl kurguladınız? Süreç nasıl işledi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Orijinal olarak bu proje şöyle çıktı: Vital Voices grubunun yönetim kurulunda olan çok yoğun bir kadın, sabahları Central Park’ta yürüyorken, onunla konuşmak isteyen genç kadınlara, “sizinle ancak yürüyüşüm esnasında sohbet edebilirim” diyor ve böyle başlıyor. Birlikte yürüme eşitliğin de temeli oluyor. Birlikte yürüme, iki kişinin birbirine yoğunlaştığı bir süreç. Hem de klasik mentorlükten farklı ve ondan daha etkili olabileceğini deneyimliyorlar. Bunu, dünyaya yaymaya çalışıyorlar. Vital Voices yıllardır bu farklı formatı kullanıyor. Bu sene yaklaşık 160 şehirde uygulanacak. Ben de Vital Voices fellowu olduğu için teklif geldi. Bu yıl Türkiye’de ilk defa uygulanıyor. 8 Mart’ta menti ve mentor arasında yapacağımız bu yürüyüş muhtemelen dünyadaki yürüyüşlerin en büyüklerinden biri olacak.  </span></p>
<p><b>Beklediğiniz seviyede başvuru oldu mu? Katılım nasıl? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Başvurular kamuya açık olduğu için <a href="https://sesdernegi.org/kadin-mentorluk-yuruyusu/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">web sitesi üzerinden</a> başvuru yapabiliyorsunuz. Bu sene, bizi destekleyen kurumlarla bu sürece başladık. Net katılımcı sayılarımız etkinlik sonrasında belli olacak. Hedeflediğimiz sayıya çok yakınız diyebilirim. Demek ki insanların dayanışmaya ve bir başkasının hayatına dokunmaya ihtiyacı var. Anlaşılan şu ki gelecek sene Ankara ve İzmir’de de bu kadın mentörlük yürüyüşünü yapacağız. </span></p>
<p><b>Türkiye’nin ve Sivil Toplumun İçe Kapanması </b></p>
<p><b>Sivil topluma bakışınızı ve sivil topluma dair değerlendirmenizi bizimle paylaşır mısınız?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Son yıllarda Türkiye her yönüyle çok içine kapandı. Bu sivil topluma da, iş dünyasına da çok yansıdı. Hâlbuki sivil toplum olarak sorunlarımız ortak, tüm dünyada sorunlar ortak. Sürdürülebilir kalkınma ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği tüm dünyanın ortak sorunları. Bu nedenle bu konularda dayanışma içinde çalışan, yeni bir bilgi ve içerik üreten herkesle iletişimde olmak gerekir ki gücümüzü artıralım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">SES Derneği ile yapmak istediğimiz şey, uluslararası dayanışma ağını Türkiye’de görünür kılmak. Türkiye hâlâ çok önemli bir yerde, Türkiye’deki gerçek sivil toplum uluslararası arenada yakın şekilde takip ediliyor ve duyulmak isteniyor. Türkiye’de sivil kalmayı başarabilen, demokratik değerleri savunan, sürdürülebilirliği destekleyen STK’ların olması uluslararası arenada çok önemli. Bunun sesini duyurmak lazım ki güç sağlasın. Bunu, son yıllarda sivil toplum yapamadı diye eleştirmiyorum. Son 3-4 yıldır Türkiye içine kapandı, sivil toplum da içe kapandı diyorum. Greta ve Malala’nın bir araya gelmesi ve birlikte verdikleri poz bize şunu gösteriyor: İkisinin mücadelesi aslında aynıdır. Bu dayanışmayı umuyorum. </span></p>
<p><b>Kazanımları Kaybetme Riski </b></p>
<p><b>İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin süregelen tartışmalarla ilgili ne söylemek istersiniz? Kadınlara 8 Mart öncesi vermek istediğiniz bir mesaj var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadının eşitlik mücadelesi 100 yılın üzerinde süren bir mücadele. Öyle bir mücadele ki birazcık gevşettiğiniz zaman hemen tüm kazanımları kaybedebilirsiniz. İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin tartışmaları böyle görüyoruz.. Yapmamız gereken en temel şey, öncelikle kendi haklarımızın bilincinde olmak ve bunu savunmak için dayanışma ağı kurmak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O nedenle SES Derneği gibi örgütlenmeler ve 8 Mart Kadın Yürüyüşü gibi etkinlikler buna hizmet edecek. Bu haklarımızı ancak dayanışmayla savunabiliriz. Tek başımıza tüm sisteme karşı çıkmamız mümkün değil; çünkü çok güçlü bir sistemden söz ediyoruz.  Dolayısıyla dayanışmayı çok güçlü örmeliyiz ki, 100 yıldır buraya kadar getirdiğimiz mücadeleden geriye doğru gitmeyelim. Başka yolumuz yok. Birlikte daha güçlüyüz.  </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/06/kadinin-esitlik-mucadelesine-yeni-ve-butunluklu-bakis-ses-esitlik-ve-dayanisma-dernegi/">Kadının Eşitlik Mücadelesine Yeni ve Bütünlüklü Bakış: SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
