<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>filistin arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/filistin/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/filistin/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Mar 2025 14:38:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>filistin arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/filistin/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Vicdan Vakfı&#8217;ndan &#8220;Ayşenur&#8217;a Mektup Yaz&#8221; Kampanyası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/03/28/vicdan-vakfindan-aysenura-mektup-yaz-kampanyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2025 13:34:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Vicdan Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşenur Ezgi Eygi]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin Direnişi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87416</guid>

					<description><![CDATA[<p>Vicdan Vakfı olarak 2024 yılının Örnek Vicdan davranışı olarak seçtiğimiz bu cesur kadının anısını onurlandırmak, Filistin’de ve dünyanın dört bir yanında yaşanan zulüm ve adaletsizliklere dikkat çekmek için bir mektup kampanyası başlatıyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/03/28/vicdan-vakfindan-aysenura-mektup-yaz-kampanyasi/">Vicdan Vakfı&#8217;ndan &#8220;Ayşenur&#8217;a Mektup Yaz&#8221; Kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div dir="auto">Vicdan Vakfı Filistin&#8217;de mücadele ederken hayatını kaybeden Ayşenur Ezgi Eygi&#8217;ye mektup yazma kampanyası başlattı:</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">&#8220;Ayşenur Ezgi Eygi, vicdanının sesine kulak vererek çıktığı cesur yolda ailesinden, sevdiklerinden kopartıldı.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Onun mücadelesini ve adalet için verdiği sesi yaşatmak onu geri getirmese de unutulmamasını sağlayacak, vicdanın ne kadar kıymetli olduğunu ve bir insanın cesaretinin neleri değiştirebileceğini her zaman anımsamamızı sağlayacak diye düşünüyoruz.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Vicdan Vakfı olarak 2024 yılının Örnek Vicdan davranışı olarak seçtiğimiz bu cesur kadının anısını onurlandırmak, Filistin’de ve dünyanın dört bir yanında yaşanan zulüm ve adaletsizliklere dikkat çekmek için bir mektup kampanyası başlatıyoruz.</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Ayşenur Ezgi Eygi, Filistin&#8217;deki mazlum insanların sesini duyurmak için hayatını kaybetti. Belki onun gösterdiği fedakarlığı hepimiz gösteremeyiz ama o bu dünyada olmasa da ona mektuplar yazarak vicdan mücadelesini diri tutacağımızı düşünüyoruz.&#8221;</div>
<div dir="auto"></div>
<div dir="auto">Kampanyayla ilgili tüm detaylar linkte yer alıyor: https://www.vicdanvakfi.org/ay%C5%9Fenura-mektup-yaz</div>
<div dir="auto"></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/03/28/vicdan-vakfindan-aysenura-mektup-yaz-kampanyasi/">Vicdan Vakfı&#8217;ndan &#8220;Ayşenur&#8217;a Mektup Yaz&#8221; Kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sansür Devletlerin İsteği İle Gerçekleşiyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/21/sansur-devletlerin-istegi-ile-gerceklesiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Korkmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 May 2021 09:10:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Alphan Sabancı]]></category>
		<category><![CDATA[Facebook]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[sansür]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70269</guid>

					<description><![CDATA[<p>NewsLabTurkey Bülten Editörü, serbest yazar ve araştırmacı Ahmet Sabancı, sosyal medya platformlarının Filistinlilere ait hesaplara yönelik almış olduğu  sansür kararını değerlendirirken, “Dünyanın her yerinde tecrübe ettiğimiz bu sansür büyük anlamda devletlerin isteği ve kimi zaman da zorlaması nedeniyle gerçekleşiyor“ dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/21/sansur-devletlerin-istegi-ile-gerceklesiyor/">“Sansür Devletlerin İsteği İle Gerçekleşiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Filistin ile İsrail arasındaki gerilimin tekrar artması ile birlikte sosyal medya platformlarında yaşanan olaylara karşı tepki giderek yükseliyor. Fakat yakın zamanda Twitter, Facebook ve Instagram tarafından Filistinlilerin yaşadıklarına dikkat çekmek için kullanılan etiketler görülmemeye başlandı. Bunlara ilaveten Filistinlilere ait paylaşımlar ve hesapların bazıları da kaldırıldı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Facebook ve Twitter yaşanan sorunlara ilişkin yaptığı açıklamada problemin teknik sorunlar yaşandığı için ortaya çıktığını iddia etti. Ancak bazı kesimler iki farklı şirketin benzer teknik sorunlar yaşamasının tesadüf olmadığını ve sebebinin İsrail devletinin taleplerinden dolayı kaynaklandığını öne sürdü.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yakın zamanda yine İsrail’in </span><span style="font-weight: 400;">Filistin Özerk Yönetimi kontrolündeki Gazze’ye yönelik saldırı düzenlediği bugünlerde Google Eart tarafından bölgeye ait harita verilerinin  sansürlendiği ortaya çıkmıştı. </span><span style="font-weight: 400;">Tüm bu gelişmelerin neticesinde uluslararası STK’lar şirketleri dürüst olmaya ve bu sansüre son vermeye çağıran bir </span><a href="https://www.accessnow.org/sheikh-jarrah-facebook-and-twitter-systematically-silencing-protests-deleting-evidence/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">kampanya</span> </a><span style="font-weight: 400;">başlattı. Twitter, Facebook, Instagram gibi platformların sansür niteliği taşıyan uygulamalarına ve uluslararası STK’lerin yürütmüş olduğu kampanyaya ilişkin süreci NewsLabTurkey Bülten Editörü, serbest yazar ve araştırmacı Ahmet Alphan Sabancı ile konuştuk.</span></p>
<h5><b>“Devletlerin Önceliği Vatandaşlarının Özgürlüğünü Korumak Olmalı”</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-70272 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/ahmet-alphan-.jpg" alt="Ahmet Alphan Sabancı" width="293" height="311" />Ahmet Sabancı, bu durumun uzun yıllardır süregelen bir sorunun tekrarı olduğunu belirterek, “Özellikle söz konusu Filistin olduğunda, büyük teknoloji platformları konuya dair ABD ve İsrail’in politikalarına ters düşen yani Filistin’de yaşayan insanların en temel haklarını savunan içerikleri ve sayfaları sıkça engelliyordu. Burada en büyük faktör elbette ABD ve İsrail arasındaki diplomatik ilişkiler ve bunun ABD merkezli olan şirketlere yansıması. Maalesef söz konusu bu tarz politik içerikler olduğu zaman, </span><a href="https://www.versobooks.com/books/3772-silicon-values" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">J</span><span style="font-weight: 400;">illian C. York’un Silicon Values kitabında</span></a><span style="font-weight: 400;"> da vurguladığı gibi, platformlar fazlasıyla muğlak olan ve keyfi bir şekilde kullandıkları “terörist” kalıbına sığınıyor ve kendilerini politik anlamda güvenli bir yerde konumlandırmak için bu bahaneyi kullanarak her türlü sansürü normalleştiriyor” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sabancı, “Burada özellikle dikkat çekici bulduğum nokta platformların bu sefer verdikleri tepki. Geçtiğimiz yıllarda İsrail’in Filistin’de uyguladığı şiddet ve arkasından gelen sansür dalgası genellikle etkili bir gündem olamıyordu. Bu da bu platformların rahat bir şekilde sorunu görmezden gelmelerine imkân sağlıyordu. Ancak bu sefer hepsi “teknik arıza” bahanesine sığınan açıklamalar yaptı ve geri adım attı. Her ne kadar sansür farklı şekillerde devam etse de bu sefer bir fark var: platformlar uluslararası baskıdan korkuyor ve normalde hiç açıklama bile yapma gereği duymadıkları eylemlerini hata gibi göstermeye çalışıyor” diye kaydetti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birçok uluslararası hak örgütünün ve dijital haklar konusunda çalışan sivil toplum kuruluşlarının dahil olduğu kampanyanın da İsrail üzerindeki baskıyı arttırmaya yönelik bir çabanın ürünü olduğunu ifade eden Sabancı, “Access Now ekibinde ve diğer STK’larda uzun zamandır hem Filistin hem de diğer konularda içerik yönetimi ve platform sansürü konusunda çalışan isimler bu sorunun giderek daha tehlikeli bir hâle geldiği konusunda bizleri uyarıyordu. Filistin örneğinde de bunu çok daha net bir şekilde gördük. Bu noktada sivil toplumun uluslararası bir dayanışma örneği göstererek bir kampanya başlatması da olumlu bir gelişme” diye söyledi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-70273 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur-640x360.jpg" alt="sansür" width="373" height="210" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur-1024x576.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/sansur.jpg 1200w" sizes="(max-width: 373px) 100vw, 373px" />Sabancı, sosyal medya platformlarının uygulamış olduğu ve sansür niteliği taşıyan bu kararlara karşı devletlerin ve sivil toplum kuruluşlarının nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiğine dair soruya, “Maalesef devletlerin bu noktada pek yardımı olacağını düşünmüyorum, çünkü dünyanın her yerinde tecrübe ettiğimiz bu sansür büyük anlamda devletlerin isteği ve kimi zaman da zorlaması nedeniyle gerçekleşiyor. Bu platformların hepsi bir ülkede hizmet vermeye devam edebilmek için devletleri de daima memnun etmek zorunda olduklarından dolayı, çoğu zaman kullanıcılarının istekleri ve beklentileri arka planda kalıyor. Devletlerin önceliği kendi vatandaşlarının refahını ve özgürlüklerini korumak olmadığı sürece bu noktada faydadan çok zararları olacaktır” diye cevap verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil topluma bu konuda çok daha ağır yükün düştüğüne değinen Sabancı, “Sivil toplumun hem bulundukları ülkelerin yasal düzenlemeleri ve bunların uygulanması noktasında temel hak ve özgürlüklere uyulduğundan emin olmak için çalışması, aynı zamanda da platformlar üzerinde benzer bir baskı mekanizması kurabilmesi gerekiyor” diye belirtti. İlk kısım zaten sivil toplumun ana çalışma alanı olduğuna dikkat çeken Sabancı, “Ancak ikincisi hâlâ yeni diyebileceğimiz ve bu yüzden de etkili olma konusunda zaman zaman zorlandıkları bir alan. Tıpkı platformlar gibi sivil toplumun da uluslararası bir şekilde çalışabilmesi, kendileri ile aynı konularda çalışan ama farklı ülkelerde faaliyet gösteren kurumlarla sürekli bir temas ve dayanışma hâlinde olması gerekiyor. Çünkü platformların aldıkları hiçbir karar veya yaptıkları hiçbir değişiklik o ülkenin sınırları içerisinde kalmıyor” diye ifade etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sansürün birçok anlamda genişlediğini söylemenin mümkün olduğuna dikkat çeken Sabancı birçok konuda platformların çok geniş kısıtlamalar getirebildiğine değinerek, “Çoğu zaman da bunları fazlasıyla keyfi bir şekilde uyguluyor. Ancak </span><a href="https://www.wired.co.uk/article/social-media-competitive-compatibility"><span style="font-weight: 400;">Cory Doctorow’un tabiriyle</span></a><span style="font-weight: 400;">, bu platformlardan taşınmak başka bir ülkeye taşınmaktan daha zor olduğu için, başka bir seçeneğimiz yokmuş hissine kapılıyoruz. İnternetin sosyal kısmını nasıl bir geleceğin beklediğini şu anda kestirmek güç, çünkü bu platformların tekel gücü herhangi bir rekabete fırsat tanımıyor. Ancak bu şekilde devam ederse, beklemediğimiz bir dönüşümün gerçekleşmesi mümkün. Bunun en büyük işareti de birçok farklı kesimden insanın bu platformlara bağımlılık konusunda şikayetçi olması ve alternatiflere ihtiyacımız olduğunu dile getirmesi. Ancak bunun nasıl ya da ne zaman gerçekleşeceğine dair bir şey söylemek mümkün değil” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/21/sansur-devletlerin-istegi-ile-gerceklesiyor/">“Sansür Devletlerin İsteği İle Gerçekleşiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“İsrail’in Irkçı, Sömürgeci Politikalarını Değiştirmesi İçin Yalnızlaştırılması Gerekiyor”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/13/israilin-irkci-somurgeci-politikalarini-degistirmesi-icin-yalnizlastirilmasi-gerekiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 May 2021 14:19:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin için İsrail’e Boykot Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Cerrah]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Mikrofon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70054</guid>

					<description><![CDATA[<p>Filistin İçin İsrail'e Boykot Girişimi'nden (BDS Türkiye) Göksel Kılınç, İsrail’in ırkçı, sömürgeci politikalarının engellenmesi için ekonomik, askeri ve kültürel olarak yalnızlaştırılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/13/israilin-irkci-somurgeci-politikalarini-degistirmesi-icin-yalnizlastirilmasi-gerekiyor/">“İsrail’in Irkçı, Sömürgeci Politikalarını Değiştirmesi İçin Yalnızlaştırılması Gerekiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Mikrofon’da BDS Türkiye’den Göksel Kılınç ile İsrail’in Şeyh Cerrah mahallesi ve Mescid-i Aksa’ya yaptığı baskınların ardından yaşananlar konuşuldu. Yaşananların arka planını değerlendirirken üç ana etmenden söz eden Kılınç bunların, İsrail&#8217;in kuruluşundan beri sürdürdüğü yerleşimci sömürge politikası, İsrail’in Arap ülkeleriyle olan sorununun yıllar içinde İsrail’in iç meselesi gibi algılanmasını sağlayan normalleşme adımları ve ABD Eski Başkanı Trump’un Kudüs’ü başkent yapma politikası olduğunu belirtiyor. İsrail’in Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah mahallesindeki kullandığı tahrik edici ve orantısız gücün tepkilerin toplumsallaşmasını sağladığını belirten Kılınç, İsrail Başkanı Binyamin Netenyahu’nun iç siyasette yaşanan istikrarsızlığını silaha sarılarak çözmeye çalıştığını kaydetti. Netenyahu’nun “Daha çok Filistin toprağına el koyma, yerleşimci kabul etme” vaadlerini hatırlatan Kılınç, sorunun kaynağının bu politikalar olduğunu vurguladı.</p>
<p>Meselenin Arap-Yahudi ya da din sorunu olmadığını, İsrail devletinin ırkçılığının yarattığı bir sorun olduğunu, İsrail’deki birçok hak kuruluşunun Filistinlilerle dayanıştığını ve hak ihlallerine karşı çalışmalar yürüttüğünü kaydeden Kılınç, kalıcı barışın sağlanması için İsrail’in ırkçı politikalarından vazgeçmesinin gerekliliğine işaret ediyor. BDS hareketinin meselenin çözümü için ‘boykot, yaptırım, tecrit’ uygulamalarını gündemde tuttuğunu hatırlatan Kılınç, geçtiğimiz yıllarda kabul edilen ‘Yahudi olmayanların vatandaşlığa kabul edilmemesi’ kararını hatırlatarak bunun birlikte yaşama iradesinin İsrail devletiyle mümkün olamayacağının göstergesi olduğunu belirtti.</p>
<p>Uluslararası kurumların ve devletlerin meseleye yaklaşırken çifte standart bir bakış içinde olduğunu da vurgulayan Kılınç, Türkiye’nin tutumunun da bu yönde olduğunu, popülist söylemlere rağmen sürdürülen ticari-kültürel çalışmaları hatırlattı. Filistinliler’le dayanışmanın önemli olduğunu ancak yeterli olmadığını vurgulayan Kılınç, İsrail’in ırkçı ve sömürgeci politikalarının engellenmesi için boykot ve yaptırımlarla ekonomik, askeri, kültürel olarak yalnızlaştırılması gerektiğini belirtiyor.</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: “İsrail’in Irkçı, Sömürgeci Politikalarını Değiştirmesi İçin Yalnızlaştırılması Gerekiyor”" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/4MtZJ5Z70SrRzQd6sIARZ2?si=76ecc1c0ca264ad8&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/13/israilin-irkci-somurgeci-politikalarini-degistirmesi-icin-yalnizlastirilmasi-gerekiyor/">“İsrail’in Irkçı, Sömürgeci Politikalarını Değiştirmesi İçin Yalnızlaştırılması Gerekiyor”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İsrail’in Saldırı ve İşgal Politikalarına Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/11/israilin-saldiri-ve-isgal-politikalarina-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 May 2021 13:20:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[işgal politikası]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69961</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) ortak açıklamayla İsrail’in işgal politikalarını durdurması çağrısında bulunurken, Diyarbakır Barosu ve BDS Türkiye de, engelleyici yaptırımlar ve ilişkileri durdurma talebinde bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/11/israilin-saldiri-ve-isgal-politikalarina-tepki/">İsrail’in Saldırı ve İşgal Politikalarına Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hak savunucusu kurumlardan, İsrail’in Şeyh Cerrah ve Silvan mahallelerinde Filistinlileri zorla tahliye etmesi ve Mescid-i Aksa çevresinde yaptığı saldırılara kınama ve ‘işgal politikalarından vazgeçme’ çağrısıyla uluslararası kurumların barışın tesisi noktasında çözüm üretme çağrısı geldi.</p>
<p>BDS Türkiye TBMM’de partilerin ortak imzasıyla İsrail’e yönelik yaptığı kınamanın yeterli olmadığını belirterek, “Filistin halkını on yıllardır işgale, ablukaya ve katliama maruz bırakan ırk-ayrımcı İsrail rejimi kınamadan daha fazlasını hak etmektedir. TBMM’yi ve karar alıcıları İsrail’le siyasi, ticari, askeri tüm ilişkilerini durdurmaya çağırıyoruz.” çağrısında bulundu.</p>
<p>İHD ve TİHV tarafından yapılan ortak açıklamada da “Filistinliler binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan zorla çıkarılıp, yerlerine evrensel insan hakları değerlerine ve uluslararası hukuka aykırı bir şekilde İsrailliler yerleştiriliyor. Bunun en son örneği, geçen hafta Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’nin Filistinli sakinlerinin tahliyesi kararı oldu. Filistinlilere yönelik sürdürülen bu tür taciz ve saldırı dalgası, Doğu Kudüs’ün İsrail tarafından işgalinin yıl dönümünde polisin Mescid-i Aksa’da nöbet tutan Filistinlilere göz yaşartıcı kimyasal ajanlar, plastik mermi ve ses bombası kullanarak yaptığı müdahaleyle yeni bir boyut kazandı. İsrail polisinin yüzlerce kişinin yaralanmasına yol açan bu zulmünü kınıyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz.” denildi. İsrail&#8217;in Filistinlilere yönelik şiddeti ve yerinden etmeleri durdurmaya, Gazze Şeridi bölgesine yönelik saldırılar ve tam kapatma/abluka uygulamaları sonlandırmaya çağrısı yapılan açıklamada, “Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere uluslararası toplumu da Filistin halkına yönelik zulme karşı etkin ve samimi tutum almaya, barış ve adaleti tesis etmeye çağırıyoruz.” ifadelerine yer veriliyor.</p>
<h5><strong>“Saldırgan Politikalara Son”</strong></h5>
<p>Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren de yaptığı açıklamada, İsrail’in saldırılarını kınadığını belirterek, “Filistin halkı ile dayanışma içinde olduğumuzu belirtiyor, ölenlere rahmet ve yaralılara acil şifalar diliyoruz. Filistinlilere karşı giderek Apartheid rejimine dönüşen İsrail’e, bu zorbalığa son vermesi çağrısında bulunuyoruz. İsrail&#8217;in, Kudüs&#8217;e ilişkin BM Güvenlik Konseyi, BM Genel Kurulu kararları dâhil olmak üzere uluslararası hukuka aykırı gayri insani ve hukuk dışı uygulamalarına karşı başta Türkiye Hükümeti ve BM Genel Kurulu olmak üzere uluslararası tüm kurumları, engelleyici yaptırımları derhal gündeme almaya çağırıyor, uluslararası kamuoyunu Filistin halkı için harekete geçmeye davet ediyoruz.” Dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/11/israilin-saldiri-ve-isgal-politikalarina-tepki/">İsrail’in Saldırı ve İşgal Politikalarına Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çatışma Bölgelerinde Koronavirüs Salgını: Filistin</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/12/catisma-bolgelerinde-koronavirus-salgini-filistin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rumeysa Özüyağlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Aug 2020 11:47:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma bölgeleri]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=56794</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tüm dünyayı etkisi altına alan ve yaşam koşullarımız elverdiğince karantina altında yaşamaya devam etmemize sebep olan Covid-19 salgını Filistinliler'i nasıl etkiledi ve Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleri salgın başladığından bu yana değişti mi? Değiştiyse nasıl değişti? </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/12/catisma-bolgelerinde-koronavirus-salgini-filistin/">Çatışma Bölgelerinde Koronavirüs Salgını: Filistin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-56796 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus-640x360.jpg" alt="koronavirüs" width="370" height="208" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus.jpg 700w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" /></span><b></b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Middle East Eye’da ve Al Jazeera’de yer alan habere göre 5 Mart günü işgal altındaki Batı Şeria&#8217;daki Filistin kutsal kenti Beytüllahim yakınlarındaki bir otelde birkaç olası koronavirüs vakası tespit edildi. Bu durum Filistin hükümetinin Paskalya sezonun faaliyetlerini durdurmasına sebep oldu. Al Jazeera’deki habere göre, şüpheli vakalar Agence France-Press (AFP) tarafından duyuruldu. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas 30 gün sürecek olağanüstü hâl ilan etti ve bu süre zarfında tüm okulları ve üniversiteleri kapattı. Hemen ardından İsrail hükümeti tüm Beytüllahim’i karantinaya aldığını açıkladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine Nisan ayında İsrail askerlerinin, Filistinlilerin evleri yakınlarına ya da arabalarına tükürerek Covid-19 hastalığını yaymaya çalıştıklarına dair haberler çıktı. Bu haberler; Middle East Monitor, The New Arab, Palestine Chronicle gibi kaynaklarda yer aldı. Yine bu haberler; Türkiye’de de Anadolu Ajansı ve Yeni Şafak gibi yayın organlarının İngilizce yayın yapan sitelerinde videolarıyla birlikte verildi. Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği İnsan Hakları Birimi tarafından 29 Haziran 2020 tarihinde yayınlanan raporda bu haberler doğrulandı. Bahsi geçen raporda İsrail askerlerinin yalnızca bireysel araçlara tükürmedikleri, sistematik bir şekilde virüsün Filistin’de yayılması amacına uygun olarak kasıtlı olarak kamu hizmeti veren binalara ya da kamusal alanlara girecek olan araçlara tükürdüklerinin ve kanıtlanmış olan olayların münferit olaylar olmadığının altı çizildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">CIDSE-Together For Global Justice (International Cooperation for Development and Solidarity/Coopération Internationale pour le Développement et la Solidarité – Küresel Adalet İçin Hep Birlikte) tarafından yapılan açıklamalarda, işgal altındaki Filistin’in sağlık sisteminin halihazırda kırılgan bir durumda olduğu ve bu kırılganlığın çoğunlukla işgal altında olmanın getirdiği kısıtlamalardan kaynaklandığı belirtiliyor. 1 Nisan günü yayınlanan açıklamada Gazze’deki durumun endişe verici olduğu belirtilirken, Gazze Şeridi’nin İsrail tarafından bloke edilmiş olmasının ve Filistin’in siyasal birliği olmamasının sağlık sistemini çok zor bir duruma soktuğundan bahsedildi. Doğu Kudüs’te yer İsrail polisinin keyfi tutuklamalarının ve baskınlarının, göz yaşartıcı gaz kullanımının devam ediyor olmasının endişe verici olduğu da belirtilerek bu gibi durumların hiçbir koşul altında hoşgörüyle karşılanamayacağı söylendi. </span></p>
<p><b>Tutuklu Bulunan Çocuklar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">11 Mayıs’ta UNICEF tarafından tutukluluğu devam eden çocukların salıverilmesine dair bir açıklama yayınlandı. Açıklamanın detayları şöyle:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Filistinli çocuklarının İsrailli otoritelere tarafından devam ettirilen tutukluluk hallerinden dolayı ciddi bir endişe içindeyiz. İsrail Hapishane Hizmetleri&#8217;nin yayınladığı verilere göre, mart ayı sonunda 194 Filistinli çocuk, çoğunluğu İsrail’de olmak üzere, İsrail makamları tarafından gözaltına alındı ya da tutuklandı. Bu sayı 2019 yılında gözaltına alınan çocuk sayısından daha fazla ve bu çocukların büyük çoğunluğu herhangi bir suçtan hüküm giymemiş olmamalarına rağmen tutuklu yargılanıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56797 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus-filistin-640x427.jpg" alt="" width="348" height="232" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus-filistin-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus-filistin-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/koronavirus-filistin.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 348px) 100vw, 348px" />Bir salgın sırasında devletler, çocukların korunmaya olan ihtiyaçlarına ve çocuk haklarına daha fazla dikkat etmeli ve çocukların yüksek yararı, hükümetler tarafından alınan tüm kararlarda birincil husus olmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gözaltındaki çocuklar, sosyal mesafe koşullarına uygun hareket edemedikleri ve alınması gereken tedbirleri ulaşamadıkları koşullarda ve COVID-19&#8217;a yakalanma riskiyle karşı karşıya. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstelik, İsrail&#8217;de COVID-19 krizinin başlangıcından bu yana, yasal işlemler beklemeye alınmış durumda. Neredeyse tüm hapishanelere ziyaretler iptal edildi. Çocukların ailelerine ve avukatlarına şahsen erişimleri engellendi. Böyle bir uygulama psikolojik travmalara yol açacak olmasının yanı sıra çocukların hakları olan hukuki tavsiyeleri almalarını engeller. Duruşmayı bekleyen çocukların üzerindeki baskıların bu şekilde artması daha çabuk salıverilme umuduyla işlemedikleri suçları itiraf etmelerine sebep olabilir.” </span></p>
<p><b>Birleşmiş Milletler Raporu </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haziran ayında ise Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği tarafından işgal altındaki Filistin’de yaşanan insan hakları ihlalleriyle alakalı bir rapor yayınlandı. Bu rapora göre Covid-19 salgını sebebiyle İsrail sınırları içinde kalmasına izin verilen Filistinli işçilerin salgın şartları altında düzgünce barınma ihtiyaçlarının işverenler tarafından karşılanması öngörülürken işçiler inşaat alanlarında ya da seralarda uyumaya mahkûm edildi. İsrail hükümeti Filistinli işçilere Covid-19 için test yapmayı reddetti ve Filistin’e dönen işçiler arasında virüsün yayılmasını önlemeye çalışan Filistin hükümetinin tüm çabalarını boşa çıkarmış oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Beytüllahim’deki Al-Khader köyünde onlarca ağacın İsrailli yerleşimciler tarafından kesilmesi, işgal kuvvetlerinin diğer köylerdeki evleri yıkması, Salfit’teki çadırların bozulması ve çadırlara el konması gibi şeyler İsrail tarafından yapılan insan hakları ihlallerinin sadece küçük bir kısmı. Rapora göre mart ayında, Filistin’de İsrail askerleri tarafından kasıtlı olarak hastalığın yayılması için uğraşıldı. Middle East Monitor, Cleveland Jewish News ve Anadolu Ajansı gibi kaynaklarda yer alan habere göre Temmuz ayında yaklaşık 12.000 İsrail askeri Covid-19 şüphesiyle karantinaya alındı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-56798 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/filistin-640x360.jpg" alt="filistin inşaat işçileri" width="370" height="208" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/filistin-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/08/filistin.jpg 870w" sizes="auto, (max-width: 370px) 100vw, 370px" />Birleşmiş Milletler raporuna göre; Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Yüksek Komiserliği İnsan Hakları Birimi ve Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları tarafından yayınlanmış bütün yönergelere rağmen İsrail hükümetinin yönetimi altında bulunan hapishanelerdeki koşullar bozulmaya devam etti. Filistinli mahkumlar bu kısıtlamaların ve bozulan koşulların hapishane kantininden alışveriş yapılmasının yasaklandığını ve kişisel hijyen ürünlerine ya da ilaçlara erişimlerinin engellendiğini bildirdi. Bütün bunlar olurken hapishane yönetimleri maske takmak ve sosyal mesafe kurallarına uymak da dahil olmak üzere hiçbir önlem almadan hücrelerde arama yapmaya devam edip günde beş kez tutuklulara sayım yaptırmaktalar. </span></p>
<p><b>İşgal Yavaşlamış mıydı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bütün dünyada Covid-19 salgınıyla mücadele edilen bir dönemde, İsrailli otoriteler Filistin halkının haklarını açıkça ihlal etmeye devam ettiler. Yayınlanan raporda işgal kuvvetlerinin ne salgını ne de salgına karşı verilen mücadeleyi umursamadıkları, yerleşim ve ilhak sürecinin hiç hız kesmeden devam ettiğine yer verildi. Filistinli sivillere karşı 35 silahlı operasyon belgelendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Al Jazeera’de yer alan bir habere göre Batı Şeria’daki El Halil’de bulunan bir karantina merkezi 14 Temmuz Perşembe günü İsrail güçleri tarafından yıkıldı. BM yetkilileri, İsrail&#8217;i, ABD Başkanı Donald Trump&#8217;ın illegal &#8220;Orta Doğu planı&#8221; doğrultusunda hareket etmemeleri konusunda defalarca uyardı. Filistin liderliği bu tartışmalı önerileri reddetti artık ABD ve İsrail’le aralarında olan geçmiş anlaşmalara bağlı olmadıklarını açıkladı. Bahsi geçen plan, İsrail’in, Ürdün Vadisi&#8217;nin bazı kısımları da dahil olmak üzere Batı Şeria&#8217;nın geniş kesimlerini ilhak etmesini öngörüyor. </span></p>
<h5 class="h2 heading--in-padded"><a href="https://amnesty.org.tr/icerik/10-maddede-filistin-topraklarinda-ilhak-ile-ilgili-bilmeniz-gerekenler">10 maddede Filistin topraklarında ‘ilhak’ ile ilgili bilmeniz gerekenler</a></h5>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/08/12/catisma-bolgelerinde-koronavirus-salgini-filistin/">Çatışma Bölgelerinde Koronavirüs Salgını: Filistin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>BDS Türkiye’den Dayanışma Çağrısı…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/bds-turkiyeden-dayanisma-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Dec 2019 09:00:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[apartheid rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[BDS Hareketi]]></category>
		<category><![CDATA[BDS Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Filistin için İsrail’e Boykot Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Selim Sezer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=46102</guid>

					<description><![CDATA[<p>Onuncu yılını 28 Aralık’ta Cezayir Toplantı Salonu'nda düzenleyeceği etkinlikle kutlamaya hazırlanan BDS Türkiye, herkesi dayanışmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/bds-turkiyeden-dayanisma-cagrisi/">BDS Türkiye’den Dayanışma Çağrısı…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>BDS Türkiye, 2009 yılında gönüllü bireylerin girişimi ve otuzu aşkın kitle örgütü, siyasal inisiyatif, sendika ve kurumun destek açıklamasıyla, Filistin İçin İsrail’e Boykot Girişimi adıyla kuruluşunu ilan etti. Girişim’in ilanı, İsrail’in 2008 yılında gerçekleştirdiği, 22 gün süren, arkasında 1500’ün üzerinde ölü ve 5300’ün üzerinde yaralı bırakan ve Gazze’yi bir enkaza dönüştüren “Dökme Kurşun” saldırısının birinci yıl dönümüne denk getirilmişti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-46113 size-boldthemes_small_square" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/foto-3-320x320.jpg" alt="" width="320" height="320" />BDS Türkiye’den Selim Sezer, gönüllülük esası temelinde çalışmalar yapan platformun işleyişini şöyle anlatıyor: “Çalışmalarda yer alan kişiler, maddi ya da başka türden bir karşılık gözetmeksizin ve katı zorlayıcı kurallar olmaksızın gönüllü olarak yer alır. Hareketin her gönüllüsü, üzerine aldığı görevleri yerine getirme sözü verir. Bunun dışında daha sınırlı ve süreksiz bir şekilde çalışmanın destekçisi konumunda olan kişiler de mevcuttur. Gönüllü ve destekçiler farklı yaşlardan, meslek gruplarından, hatta &#8216;belli ilkeleri ihlal etmemek ve özellikle her türlü ayrımcı eğilimi reddetmek kaydıyla&#8217; farklı ideolojilerden olabilmektedir. Hiyerarşik mekanizmalar yoktur ve kararlar kolektif olarak, tercihen konsensüs yoluyla alınır.”</p>
<p><strong>10 Yıldan Kesitler…</strong></p>
<p>BDS Türkiye’nin, “bireysel katılım” ve “siyasi partilerden bağımsızlık” konularını temel çalışma ilkeleri haline getirmiş bir oluşum olduğunu da vurgulayan Sezer, “Faaliyetlerinin gerektirdiği ölçüde çeşitli siyasi partilerle temaslarda bulunabilir, destek ve işbirliği talebinde bulunabilir, yahut İsrail ve kurumlarıyla işbirliğine girdikleri ölçüde iktidar veya muhalefet partilerini eleştirebilir, teşhir edebilir. Ancak hiçbir siyasi partiyle ya da oluşumla organik bir bağ kurmaz. Bu kapsamda ayrıca, bir siyasi parti ya da oluşumun üyesi olan gönüllüler BDS Türkiye’de kendi kurumlarının temsilcisi sıfatı taşımaksızın, sadece bireysel düzlemde yer alırlar.” şeklinde açıklıyor.</p>
<p>Cezayir Toplantı Salonu’nda 28 Aralık günü düzenlenecek onuncu yıl etkinliğinin amacının, BDS Türkiye’nin Filistin dostlarıyla bir araya gelmesi ve işgal gerçekliği hakkında farkındalık oluşturma amacı taşıdığını belirten Sezer, “Bunun dışında etkinliğin parçası olan sergiyle, katılımcılara 10 yıllık faaliyet geçmişimizden kesitler sunulacak, ayrıca yapılacak konuşmalarla bugüne kadar yaptıklarımız ve ileriye dönük hedeflerimiz anlatılacak. Bu etkinliğin bir diğer amacı ise, gazeteci, akademisyen, sendikacı, milletvekili gibi sıfatlar taşıyan ve yakın zamanda BDS’yi ve BDS Türkiye’yi prensip düzeyinde desteklediğini ilan eden kişilerin desteklerinin kamuoyuyla paylaşılması olacak.” Dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-46114 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/4ca35c93-5e5f-424d-bc70-d70943354e00-640x905.jpg" alt="" width="282" height="399" />Sezer, BDS Türkiye’nin önümüzdeki dönem hedeflerini ise şöyle anlatıyor: “Öncelikle, uluslararası BDS hareketinin hedeflerine ve kampanyalarına paralel olarak, yalnızca İsrail menşeli ürünlere karşı değil, yanı sıra ve daha öncelikli olarak İsrail’in Filistin’deki yasadışı işgaliyle fiili işbirliği ve suç ortaklığı bulunan uluslararası kurum ve şirketlere ve bunların Türkiye’deki kollarına karşı boykot çağrılarımız ve kampanyalarımız devam edecek. İkinci olarak, Türkiye-İsrail ilişkilerindeki gelişmeler dikkatle takip edilecek ve geçmişte olduğu gibi, ikili anlaşmaların iptali ve işbirliklerinin sonlandırılması talebi çeşitli platformlarda dillendirilecek. Üçüncü olarak da boykot, Filistin sorunu, işgal gerçekliği ve İsrail olgusu hakkında toplumu bilgilendirme amaçlı yeni çalışmalar yapılacak. Şu ana kadar bu kapsamda iki somut çalışma belirlendi. Biri, kültürel ve akademik boykottan, BDS’nin faaliyetleri ile geçmişte Güney Afrika’daki apartheid rejimine karşı yürütülen boykot faaliyetleri arasındaki paralelliklere kadar farklı temaların masaya yatırılacağı bir uluslararası konferans olacak. Diğeri ise İsrail kurumları, partileri ve siyaseti hakkında, konunun uzmanlarının katılımıyla ve herkese açık olarak düzenlenecek, uzun erimli bir araştırma atölyesi olacak.”</p>
<p><strong>BDS Hareketi Hakkında</strong></p>
<p>Boykot, Yatırımların Geri Çekilmesi ve Yaptırımlar (Boycott, Divestment and Sanctions – BDS), 2005 yılında yüzü aşkın Filistinli sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla oluşturulan ve geride bıraktığımız on beş yıla yakın süre zarfında önemli başarılar elde eden uluslararası bir kampanyanın ve hiyerarşik olmayan sivil bir hareketin adıdır</p>
<p>Bölge ve dünya genelinde Filistin sorununa ilişkin farklı çözüm perspektiflerini ve programları benimsemiş kişi ve kurumlar tarafından desteklenen uluslararası BDS hareketinin ortaklaştığı üç asgari hedef şunlar:</p>
<p>İsrail’in 1967 yılında işgal ettiği topraklardan tümüyle ve koşulsuz olarak geri çekilmesi</p>
<p>İsrail vatandaşı Filistinli Araplara yönelik ırkçı-ayrımcı uygulamalara son verilmesi</p>
<p>Birleşmiş Milletler’in 194 sayılı kararının uygulanmasıyla Filistinli mültecilerin geri dönüş</p>
<p>hakkının hayata geçirilmesi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/23/bds-turkiyeden-dayanisma-cagrisi/">BDS Türkiye’den Dayanışma Çağrısı…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bansky’den Bedava Filistin Posteri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/banskyden-bedava-filistin-posteri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 13:51:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[banksy]]></category>
		<category><![CDATA[Beytüllahim]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[The Walled Off Oteli]]></category>
		<category><![CDATA[World Travel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32293</guid>

					<description><![CDATA[<p>Londra’da açılan bir turizm endüstrisi fuarına Filistin’e ait stanttan katılan ve standa yerleştirdiği eseri büyük ilgi gören Banksy, Filistin’e özel bir poster tasarladı. Tasarladığı poster bugün ücretsiz olarak fuar ziyaretçilerine dağıtılacak. Posterde “Tarihi Filistin’i ziyaret edin: İsrail askerleri o kadar beğendi ki hiç ayrılmadılar” yazıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/banskyden-bedava-filistin-posteri/">Bansky’den Bedava Filistin Posteri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Londra’da 6 Kasım’da açılan World Travel Market fuarına gidenler, Banksy’nin bir posterine sahip olma şansını yakalıyor. Instagram hesabından fuar esnasında 1000 adet Filistin posteri dağıtacağını açıklayan Banksy, posteri kendi web sitesinde de yayınladı.</p>
<p>Beytüllahim’de (Bethlehem) bulunan The Walled Off Oteli, Banksy’nin bir eserini turizm fuarında sergilemek isteyince Banksy bu stant için özel bir çizim hazırladı. Bu işbirliğini, Instagram hesabından “İlk kez ticari bir fuarda standım olacak, fuara gelip turizmci taklidi yapın” diyerek paylaştı. Online kayıt yaptıktan sonra fuara gidenlerden bir grup ilk gün içeri alınmadıysa da fuardaki Banksy resmi büyük ilgi gördü.</p>
<div id="attachment_566791" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-large wp-image-566791" src="https://cdn.media.gazeteduvar.com/2018/11/filistinnn-283x414.jpg" sizes="auto, (max-width: 283px) 100vw, 283px" srcset="//cdn.media.gazeteduvar.com/2018/11/filistinnn-283x414.jpg 283w, //cdn.media.gazeteduvar.com/2018/11/filistinnn-103x150.jpg 103w, //cdn.media.gazeteduvar.com/2018/11/filistinnn.jpg 736w" alt="" width="283" height="414" /></p>
<p class="wp-caption-text">.</p>
</div>
<p>Banksy’nin fuardaki Filistin standında yer alan resminde meleklerden biri İsrail’i, diğeri ise Filistin’i temsil ediyor. Melek figürleri, İsrail Filistin arasındaki ‘Ayrım Duvarı’nı anımsatan, iki ayrı beton duvarın üzerinde yer alıyor.</p>
<p>Mart 2017’de hizmete açılan The Walled Off Otel’in yetkilileri, Banksy’nin Filistin’in turizme açılmasına yardımcı olduğunu belirterek Beytüllahim’in son üç aydır turist akınına uğradığını ve otellerinin 3 ay sonraya rezervasyon vererek çalıştığını belirtiyorlar. The Walled Off Oteli, sadece bir otel değil, içinde Filistin’in en büyük sanat galerisi ve bir graffiti dükkanı bulunuyor. Beytüllahim’e gidenler Ölü Deniz’e, Tel Aviv’e ve Kudüs’e de seyahat edebiliyor, isterlerse ‘Ayrım Duvarı’na graffiti yapabiliyorlar. Dokuz odalı The Walled Off Oteli’nin fiyatları 60 ila 450 dolar arasında değişiyor.</p>
<p>Banksy’nin posterini indirmek isterseniz:<a href="http://www.banksy.co.uk/" target="_blank" rel="noopener">http://www.banksy.co.uk/</a></p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/kultur-sanat/2018/11/08/banskyden-bedava-filistin-posteri/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/banskyden-bedava-filistin-posteri/">Bansky’den Bedava Filistin Posteri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Duvarlar Ayırır, Sanat Birleştirir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/17/duvarlar-ayirir-sanat-birlestirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özge Karakaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Oct 2018 09:17:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[banksy]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[israil]]></category>
		<category><![CDATA[Kırmızı Balonlu Kız]]></category>
		<category><![CDATA[The Walled Off Hotel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=31524</guid>

					<description><![CDATA[<p>Duvar sanatı 70’lerden beri hayatımızda. Bu sayede yeryüzünün tüm sokaklarında dil, din, ırk fark etmeksizin, bizi ayıran her şeye inat imgelerde buluşuyoruz. Banksy'nin başını çektiği bu sanat İstanbul sokaklarını da sergi alanlarına döndürüyor. Bazen kendimizi bazen çıkaramadığımız sesi bulduğumuz sergi alanlarına...</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/17/duvarlar-ayirir-sanat-birlestirir/">Duvarlar Ayırır, Sanat Birleştirir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kendi sözleriyle ifade edilecek olursak burası dünyanın en kötü manzaralı oteli. Gerçeklik payı yok değil, otelin odaları İsrail ile Filistin’i ayıran o 700 kilometre uzunluğundaki yüksek, çirkin ve asker elinden çıkmış duvara bakıyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üstelik şaka da değil. Bir otelden beklenebilecek tüm hizmet ve fonksiyonlar bu otelde üst seviyede mevcut. Filistin’in Beytüllahim şehrinde yer alan, Banksy’nin kurduğu ve finanse ettiği The Walled Off Hotel’den bahsediyorum. Varlığıyla tam anlamıyla bir Banksy işi: ironik, politik ve sanatsal.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eserlerinde kullandığı ismiyle Banksy, İngiltere başta olmak üzere dünyanın pek çok yerinde yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle tanınan bir sokak sanatçısı. Benim kendisine en yakın temasım ise Londra’dan sonra Filistin sokaklarında ve bu otelde gerçekleşti. Banksy, kendiliğinden “illegal” bir sanat türü olan duvar sanatçılığının neredeyse en bilindik ismi. Kimliği, nerede yaşadığı ve şu anda dünyada nerede olduğu bilinmiyor. Bu yüzden herhangi bir duvarda, “gerçek bir Banksy”ye rastlamış olmanın iç gıdıklayan bir yanı var. Bu izi sürülemeyen sanatçının geçmiş olduğu bir sokaktan geçme ihtimali bile insana heyecan veriyor. Rastgele bir sokakta onun zihninin ürünü olan bir esere rastlamak ise toprak altında maden bulmayla eşdeğer.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31527" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1148.png" alt="" width="600" height="396" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1148.png 600w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1148-320x211.png 320w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Banksy’nin çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci ve kapitalizmi eleştiren bir duruşu var. Geçtiğimiz hafta ise sanat gündemini şanına yakışır bir eylemle meşgul etti. Tanınmış eserlerinden biri olan “Kırmızı Balonlu Kız”, Londra&#8217;daki Sotheby&#8217;s müzayede evinde 1 milyon sterline satıldıktan hemen sonra içerisine gizlenmiş kâğıt imha makinesi aracılığıyla kendini yok etti. Olayın sorumluluğunu üstlenen Banksy, bu anın videosunu kendi Instagram hesabında, Picasso&#8217;nun &#8220;Yok etme dürtüsü de yaratıcı bir dürtüdür&#8221; alıntısıyla </span><a href="https://www.instagram.com/p/BomXijJhArX/?taken-by=banksy"><span style="font-weight: 400;">paylaştı</span></a><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Banksy’nin başını çektiği duvar sanatı, çoğunlukla “gerilla” bir sanat türü olarak anılıyor. Sokak duvarlarına yazıp çizmenin ise “gerilla eylem” olarak anılmadan çok önceye dayanan, neredeyse insanlık tarihi kadar eski bir geçmişi var. Duvarların, tarihin ilk çağlarında bir iletişim mecrası olarak kullanıldığı bile biliniyor. Ancak modern hayatta karşılık bulduğu şekliyle duvarlar, kamusal alanlar. Dolayısıyla, duvarları resmetmek, duvarlara işaretler yapmak, yazılar yazmak da kamusal alanları gasp etmenin bir türü olarak yorumlanıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa, duvar sanatının aktivizmi bizzat mecrasından başlıyor. Banksy’nin oteli bile duvar manzaralı! Çünkü politik ve sanatsal bir şekilde boyanan duvarlar direnişin de temsili ve çıkış noktası aslında. Duvar sanatı, eşitsizlik, özgürlük mücadelesi ve ekonomik kriz haberlerinin kendine yeterince yer bulamadığı ana akım medyaya karşı, sokaklardan gelen ve yine sokaklardaki kitleleri hedefleyen bir sanat. Duvar sanatının biçimsel ve tematik açıdan farklılaşan pek çok çeşidi var: tag, bombing, stencil, mural gibi. Ancak türünden bağımsız olarak tüm eserlerin buluşma noktası, duvarları bir ifade aracı olarak kullanması ve hepsinin halka açık sergilemeler olması (</span><a href="http://dergipark.gov.tr/download/article-file/399709"><span style="font-weight: 400;">Meriç, 2017</span></a><span style="font-weight: 400;">). Bu anlamıyla duvar sanatı, içinde yaşadığımız şehirlerin sokaklarını da “kendiliğinden illegal sergi alanlarına” dönüştürüyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31528" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1149.png" alt="" width="597" height="394" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1149.png 597w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1149-320x211.png 320w" sizes="auto, (max-width: 597px) 100vw, 597px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tıpkı İstanbul sokaklarında olduğu gibi&#8230; İstanbul, yüzyıllar boyu süren bir yolculukta değişiyor, dönüşüyor ve her gün yeniden doğuyor. Bu yeniden doğuşların ise duvarlarda muhakkak izi kalıyor. Direnişlere, göçlere, acılara; köklü değişikliklere, yaşanmışlıklara ve komik olana ayna tutan, güldüren, düşündüren İstanbul sokakları, bu kendiliğinden illegal sergilerin iki kıtaya yayılmış ev sahibi. Şehrin büyük semtlerinin görünür duvarlarında organize bir şekilde düzenlenen festival çalışmalarından tutu da, arka sokakların unutulmuş yüzlerinde keşfedilmeyi bekleyen küçük ve bireysel işlere kadar kentin duvarları sanat, isyan, mizah ve ironi dolu. İstanbul’un duvarlarına ruh katan sanatçılar ise çeşitli, yaratıcı ve aramızdalar. Lakormis, Adekan, Turbo, Highero, Ares, Leo, Omeria, Murys, Met, Cins, Hure… ve daha nicesi. Hepsi bu şehrin çocukları. Kimi </span><a href="https://bigumigu.com/haber/gun-icinde-ilham-aldigi-detaylari-resmeden-lakormisin-yeni-calismasi-mural-istanbul-2016/"><span style="font-weight: 400;">“24 saat icinde maruz kaldığı her şeyden”</span></a><span style="font-weight: 400;"> ilham alıyor, kimi hayalden ve gerçeklikten, kimi ise yalnızca gıpgri duvarlardan&#8230;</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31529" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1152.png" alt="" width="612" height="411" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1152.png 612w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1152-610x410.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1152-320x215.png 320w" sizes="auto, (max-width: 612px) 100vw, 612px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu isimlerin eserleriyle İstanbul sokaklarında bazen anlatamadıklarımızı buluyoruz, bazen kocaman gülümsüyoruz. Çoğu zaman da aynı duvarlar toplumda çıkaramadığımız ses oluyor. İnsan olmak, bir yolda olma hali&#8230; Her gün yürüdüğümüz yoldaki insanlığımız ise yanından geçip geçtiğimiz duvarlarla renkleniyor.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31530" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153.png" alt="" width="447" height="501" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153.png 447w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153-320x359.png 320w" sizes="auto, (max-width: 447px) 100vw, 447px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">70’lerden beri hayatımızda olan duvar sanatı iyi ki var. Öbür türlü yeryüzünün tüm sokaklarında dil, din, ırk fark etmeksizin, bizi ayıran her şeye inat imgelerde buluşamazdık. Yaşadığımız şehirlerde, evlerimizden farklı kavgalarla çıkıp yolun sonunda duvarlarda kavuşamazdık. </span><a href="http://kasagaleri.sabanciuniv.edu/tr/portfolio-view/sandigin-3-gozu-2/"><span style="font-weight: 400;">Adekan, Ares ve Cin’in dediği gibi</span></a><span style="font-weight: 400;"> insanın yolculuğu dipsiz ve sonu yok. Ama yolda olmaya ve birlikte yürümeye ihtiyacımız var. Çıkmak için yol aramaya da duvarlardan başlıyor insan. Duvarlar bazen bizi ayırıyor gibi görünüyor ama tam bitti dediğimizde aradığımız umut bir duvarda belirebiliyor. Yüzyıllardır sesimizi ve içimizi bulabildiğimiz duvarlarda&#8230;</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-31531" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153_001-640x355.png" alt="" width="640" height="355" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153_001-640x355.png 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153_001-610x338.png 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153_001-320x177.png 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1153_001.png 655w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-31525" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/10/2018-10-17_1154.png" alt="" width="311" height="390" /></p>
<p>Fotoğraflar: Mural İstanbul, <a href="https://www.instagram.com/baskabiryerdeyim/" target="_blank" rel="noopener">Bigumigu, </a><a href="https://www.baskabiryerdeyim.com/" target="_blank" rel="noopener">Başka Bir Yerdeyim</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/10/17/duvarlar-ayirir-sanat-birlestirir/">Duvarlar Ayırır, Sanat Birleştirir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’den sekiz kadın barış İçin Lübnan’da pedal çevirdi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/03/turkiyeden-sekiz-kadin-baris-icin-lubnanda-pedal-cevirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erdal Aktaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Nov 2017 13:25:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Barış için Pedal]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Büyükkafes]]></category>
		<category><![CDATA[Detta Regan]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[Follow the Women]]></category>
		<category><![CDATA[FTW]]></category>
		<category><![CDATA[Jülide Arslan]]></category>
		<category><![CDATA[mülteci]]></category>
		<category><![CDATA[Nur Kılıçel]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Oktay]]></category>
		<category><![CDATA[Savaş]]></category>
		<category><![CDATA[seçil öznur yakan]]></category>
		<category><![CDATA[Seçil Zor]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyma Şahin]]></category>
		<category><![CDATA[Suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşim Tın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=19647</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Follow the Women; “Barış için Pedal”- Ortadoğu’da süregiden savaşa dikkat çekmek, Suriye ve Filistin kamplarında yaşayan insanların sıkıntılarını dile getirmek için bu yıl yedinci kez düzenlendi. Dünyanın dört bir yanından gelen kadınlar Lübnan’ın farklı bölgelerini bisikletle dolaştı. 16 ülkeden 120 kadının katıldığı etkinlikte Türkiye’den Seçil Öznur Yakan, Özlem Oktay, Nur Kılıçel, Şeyma Şahin, Seçil [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/03/turkiyeden-sekiz-kadin-baris-icin-lubnanda-pedal-cevirdi/">Türkiye’den sekiz kadın barış İçin Lübnan’da pedal çevirdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Follow the Women; “Barış için Pedal”- Ortadoğu’da süregiden savaşa dikkat çekmek, Suriye ve Filistin kamplarında yaşayan insanların sıkıntılarını dile getirmek için bu yıl yedinci kez düzenlendi. Dünyanın dört bir yanından gelen kadınlar Lübnan’ın farklı bölgelerini bisikletle dolaştı. 16 ülkeden 120 kadının katıldığı etkinlikte Türkiye’den Seçil Öznur Yakan, Özlem Oktay, Nur Kılıçel, Şeyma Şahin, Seçil Zor, Jülide Arslan, Burcu Büyükkafes ve Yeşim Tın da yer aldı.</p>
<p>Etkinlik için kısa bir bilgi vermek gerekirse;“Follow The Women” (FTW) farklı ırklardan ve farklı geçmişlerden gelen insanlar arasında iyi ilişkiler geliştirilmesi, eğitimin ilerletilmesi, eşitlik ve çeşitlilik konusunda farkındalığın artırılması için yaptıkları faaliyetleri desteklemek için kuruldu. FTW, 2001&#8217;de  &#8216;Yılın Avrupalı Kadını ve Nobel Barış Ödülü&#8217; adayı Detta Regan’ın fikri eseri olup, ilk kez 2004 yılında Lübnan, Suriye ve Ürdün&#8217;de, bölgedeki şiddetin son bulması ve barış için tüm dünyadan 270 kadının katılımıyla gerçekleştirildi. 2008’de ise FTW İngiltere’de kayıtlı/resmi bir yardım kuruluşu oldu.  Türkiye&#8217;den etkinliğe katılan kadınlara yaşadıkları deneyimleri Sivil Sayfalar&#8217;a anlatmalarını istedik.</p>
<p><strong>&#8220;Kadınlar tek vücut, tek dil olmuştu&#8221;</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<figure id="attachment_19844" aria-describedby="caption-attachment-19844" style="width: 267px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19844" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/WhatsApp-Image-2017-10-12-at-10.12.35.jpeg" alt="" width="267" height="150" /><figcaption id="caption-attachment-19844" class="wp-caption-text">Özlem Oktay</figcaption></figure>
<p>Özlem Oktay: Yaklaşık iki saat süren uçak yolculuğumuzun ardından Beyrut’a indik. Havaalanında bizi &#8216;Beyrut By Bike&#8217; ekibi ‘hoş geldiniz’ bayraklarıyla ve coşkuyla karşıladı. Otele vardığımızda Beyrut By Bike başkanı Jawad Sbeity ve organizatör Detta Regan ile tanıştık. Turun amaçlarından, geçmiş deneyimlerinden, sponsorlardan ve tur boyunca dolaşacağımız güzergâhlardan bahsedildi.</p>
<p>Tur başlama noktası Trablus’a geçtiğimizde önce Trablus Kalesi’ni, eski Trablus çarşısını, tarihi caddelerini ve hamamlarını dolaştık. Onlarca hamama sabun temin etmek için el yapımı üretim yapan tarihi Khan-Al Saboun fabrikasını ziyaret ettik ve zeytinyağlı sabunları, cilt maskelerini denedik. Ertesi gün geleneksel Trablus yerel dansları ve konuşmaların ardından,  şiddet kurbanları için saygı duruşunda bulunuldu sonrasında ise Byblos’a varmak üzere 60 kilometrelik ilk sürüş için yola çıktık. ABD, İtalya, Fransa, Japonya, İran, Danimarka, İngiltere, Çin, İran, Filistin, Almanya, Polonya, Ürdün, Kuzey Kıbrıs ve Belçika’dan gelen kadınlarla tek vücut, tek dil olmuştuk bile. Sahil kıyısı boyunca güzel köylerden ve yollardan geçerken gördüğümüz bazı manzaralara hayranlıkla, savaş izlerini taşıyan yerlere ise şaşkınlıkla baktık. Evlerin ve otellerin çoğu boştu. Anlatılanlara göre, şu anda Lübnan da yaşayan nüfusun üç katı büyüklükteki bir nüfus başka ülkelerde yaşıyor.</p>
<p>Tur sonralarında diğer ülkelerden gelen kadınlarla sohbet ediyor hem kendi ülkelerimizi hem de Lübnan’ı değerlendiriyorduk. Bir sonraki gün rotamızı Lübnan’ın iç bölgelerinden Mokthara, Jezzine ve Ansar’a doğru çevirdik.</p>
<p>Bekaa Vadisi’ne geldiğimizde kum renginin hâkim olduğu evler, çorak topraklar ve sıra sıra mülteci kampları karşımıza çıkıyordu. Dışarıda &#8220;terör örgütü&#8221; kabul edilen Hizbullah, bu bölgede yaptığı okul ve hastanelerle ve fakirlere bedava sağladığı hizmetlerle biliniyor ve halk tarafından çok seviliyordu. Lübnan’ın güneyindeki Mleeta, dünyada eşi benzeri olmayan bir açık hava müzesine ev sahipliği yapıyor. Hizbullah Direniş Müzesi, Hizbullah’ın İsrail’e karşı devam eden mücadele tarihini ve geride bıraktıklarını, askerlerden kalan kaskları, botları, patlamamış bombaları ve devrilmiş askeri araçları kapsıyordu. Yığının merkezinde ise, namlusuna düğüm atılmış bir İsrail tankı duruyordu. Hizbullah lideri Nasrullah’ın ve direnişin anlatıldığı sunumun ardından oradan ayrılırken, Hizbullah bölgesinde asılı siyah, kırmızı ve yeşil bayraklar ve evlerden yükselen ilahi sesleri dikkatimizi çekti.</p>
<p>Sonraki gün ise mülteci kampı ziyaretine gidildi. Mülteci sorunu Lübnan’da daha vahim bir hal almış durumda. Uzun yıllardır İsrail&#8217;den kaçan 450 bin Filistinli sığınmacıya kapılarını açan Lübnan, şimdi de Suriyeli mülteciler için kamplar kuruyor. Lübnan’da 1 milyon 172 binden fazla Suriyeli sığınmacı bulunuyor. Yani, Lübnan nüfusunun yarısını mülteciler oluşturuyor. Savaş sonrası ekonomi ve turizmde önemli kayıplar veren ülke mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamakta çok zorluk yaşıyor. Filistinli mülteciler, altyapı ve sosyal imkanların çok kısıtlı olduğu kamplarda yaşarken geri kalanlar ise kamp çevresinde ve ülkenin farklı bölgelerinde yaşam mücadelesi veriyor. Altyapısı olmayan kamplarda, en büyük sorunların başında su ve elektrik sıkıntısı var. Kontrolsüz nüfus artışının hızla devam etmesi, eğitim ve sağlık imkanlarının yetersizliği ve istihdam çözülmesi gereken en büyük problemlerin başında yer alıyor.</p>
<figure id="attachment_19845" aria-describedby="caption-attachment-19845" style="width: 193px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19845" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/WhatsApp-Image-2017-10-12-at-10.09.53.jpeg" alt="" width="193" height="257" /><figcaption id="caption-attachment-19845" class="wp-caption-text">Barış için pedal çeviren kadınlar Lübnan Başbakan&#8217;ı Saad Hariri ile birlikte.</figcaption></figure>
<p>Turun son günü Başbakan Saad Hariri tarafından ofisinde ağırlandık. Kısaca aktarmak gerekirse Hariri konuşmasında &#8220;Lübnan; bir arada yaşama, kültür, tarih ve güzellik ülkesidir ancak bazen kaos, acı ve sıkıntı dönemleri de yaşayabilir. Lübnan&#8217;da olduğunuzda, güzel şehirleri görebilirsiniz ve 18 farklı mezhep bulunmasına rağmen hepimiz birer kişi gibi yaşıyoruz, ancak bazen siyaset bizi bölüyor. Ülkenize döndüğünüzde, arkadaşlarınıza bu ülkenin ne kadar güzel olduğunu söylemelisiniz. Umarım ailelerinizle ve arkadaşlarınızla Lübnan&#8217;a geri dönersiniz” dedi.</p>
<p>“Kadınları Takip Et; Kadınlar Barış için pedal çeviriyor” turunu, her günü ayrı bir şehirde, harika manzaralar, lezzetli yemekler eşliğinde ve cesur kadınlarla tamamladığımız için çok mutluyum. Uğradığımız şehirlerde devlet erkanları ve yerel halk oldukça ilgi gösterdi. Yanımızda daima özel tim ve sağlık ekipleri vardı.</p>
<p>Şu an Lübnan’da kadınların tek başına, güvenli bir şekilde bisikletle dolaşması pek mümkün gözükmese de Beyrut, Byblos, Sidon, Baalbek gibi turistlik açıdan görülmeye değer yerler güvenle ziyaret edilebilir.</p>
<p><strong>&#8220;Dilerim ki, varlıklarımızla, pedal seslerimizle birkaç dakika da olsa bizleri selamlayan Lübnan halkına umut olabilmişizdir&#8221;</strong></p>
<figure id="attachment_19803" aria-describedby="caption-attachment-19803" style="width: 274px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19803 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/ftw-2-1.jpg" alt="" width="274" height="206" /><figcaption id="caption-attachment-19803" class="wp-caption-text">Seçil Zor</figcaption></figure>
<p><strong>Seçil Zor:</strong>  Ortadoğu’da bisiklet turu fikrinin başlangıçta beni endişelendirdiğini itiraf etmem gerekir. Oysa ki, terörün ve diğer tehlikelerin artık yurdu, şehri olmadığını bizzat kendi ülkemde yaşadığım sıkıntılı süreçleri yeniden değerlendirdiğimde, FTW 2017 için hiç tereddütsüz hazırlık yapmaya karar verdim. Amacımız dünyanın dört bir yanından barış mesajları getirebilmekti. “Peace from Turkey” diyerek selamlaşmak benim için bir merhaba kadar sıradan olmuştu. Yol aldığımız şehirlerde bizleri selamlayan çocuklar için kısa süreli farkındalık yaratabilmiş olmayı umuyorum. Yaşam koşulları sebebiyle hayatında sadece ihtiyaçları dışında başka ihtiyaçlarının da olabileceği ihtimalinden yoksun olduğunu düşündüğüm kadınlar için farkındalık yaratabilmiş olduğumuza yürekten inanıyorum. Ortadoğu’nun her an kıvılcım alıp tutuşabileceğini düşündüğüm coğrafyasına bisikletimle birlikte birkaç gün de olsa özgürlük fikrini getirmiş olabilmeyi istiyorum.</p>
<p>Geçmişte Suriye’ye gidememiş ve sonrasında da görülecek bir Suriye’nin kalmamış olması acısını içimde hep taşıyorum. Bu sebeple FTW 2017, Lübnan’ı görebilmek için tek şansım olabilirdi. Ülkelere bu gözle bakıyor olmaktan dolayı büyük utanç duyuyorum ancak küreselleşen dünyanın politik toplantı masalarında hangi ülkelerin nasıl paylaşıldığını bizler ancak uzaktan izleyerek öğrenebiliyoruz. Dilerim ki varlıklarımızla, pedal seslerimizle birkaç dakika da olsa bizleri selamlayan Lübnan halkına umut olabilmişizdir.</p>
<p><strong>&#8220;Kadınlardır barışı getirecek dünyaya</strong>&#8221;</p>
<figure id="attachment_19804" aria-describedby="caption-attachment-19804" style="width: 187px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-19804" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/IMG_20171001_100818.jpg" alt="" width="187" height="249" /><figcaption id="caption-attachment-19804" class="wp-caption-text">Burcu Büyükkafes</figcaption></figure>
<p><strong>Burcu Büyükkafes:</strong> Tura katılmamdaki en buyuk etken yarış için değil barış için pedallıyor olmamızdı; hem de sadece kadınlarla; ki kadınlardır barışı getirecek dünyaya&#8230;</p>
<p>Lübnan&#8217;da bisiklet sürmek; şehirler değiştikçe yaşamların değişmesi, inançların değişmesi, çöplerin aynı kalması, insanın aynı kalması.. Lübnan&#8217;dan dönerken Beyrut Havaalanına girişte Avrupa ülkelerini batıya, Türkiye&#8217;yi doğuya yönlendirmeleri.. Ve benim yabancı kadın arkadaşlara; &#8220;Yes we are also middle east country&#8221;* deyip el sallamam!</p>
<p>Ve şu an fark ediyorum ki, Lübnan&#8217;da bisiklet sürerken hiç taciz yaşamadık; hatta kadınlarla, erkeklerle ve çocuklarla yollarda hep selamlaştık, kötü bakışlara maruz kalmadan&#8230; Kadın ve bisiklet: özgürlük&#8230;</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong> &#8220;Bu bir barış sürüşü&#8221;</strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-19843 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/11/oznur-yakan-secil.jpg" alt="" width="145" height="182" />Seçil Öznur Yakan</strong>: Turistik bir gezi olarak Lübnan&#8217;a gidebilir ve çok da güzel vakit geçirebilirsiniz. Birkaç kafe, restoran, tarihi noktalar, deniz ve de gece hayatı. Beyrut&#8217;tan herhangi bir tatil anılarıyla dönebilirsiniz. Follow The Women turistik bir gezi değil. Ülkeyi kuzeyden güneye kat etsek, tarihi yerlerini rehberler eşliğinde gezsek de, bu bir barış sürüşü. Bir hafta boyunca dünyanın farklı ülkelerinden kadınlarla beraberdik. Hem Lübnan&#8217;ı, Ortadoğu&#8217;yu tanımaya çalıştık, hem de kadınlar olarak birbirimizi. Aynı masada bir yanımızda ülkesinin işgale uğradığını düşünen biri varken, diğer yanda işgalci ülkeden bir kadın vardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>*Evet, ne de olsa biz de bir Ortadoğu ülkesiyiz.</p>
<p>Not: <a href="https://www.sivilsayfalar.org/follow-the-women-2017-lubnan-soylesisi/" target="_blank" rel="noopener noreferrer"> Follow the Women etkinliğine katılan kadınlar  9 günlük tur deneyimlerini paylaşmak amacıyla 8 Kasım’da  Tasarım Atölyesi Kadıköy’de (TAK) olacak.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/11/03/turkiyeden-sekiz-kadin-baris-icin-lubnanda-pedal-cevirdi/">Türkiye’den sekiz kadın barış İçin Lübnan’da pedal çevirdi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
