<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>feminist arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/feminist/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/feminist/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Oct 2025 08:33:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>feminist arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/feminist/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>11. Yargı Paketine Tepkiler Büyüyor: &#8220;Nefret Yasasına Geçit Vermeyeceğiz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Oct 2025 08:23:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[LGBTİ]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[11. Yargı Paketi]]></category>
		<category><![CDATA[EŞİK]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadın ve LGBTİ+ örgütleri, paketi temel haklara saldırı olarak nitelendirerek, anayasaya aykırı olduğunu ve toplumu tektipleştirmeyi amaçladığını belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/">11. Yargı Paketine Tepkiler Büyüyor: &#8220;Nefret Yasasına Geçit Vermeyeceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kamuoyuna sızdırılan ve yakın zamanda Meclis&#8217;e sunulması beklenen 11. Yargı Paketi taslağı, sivil toplum kuruluşlarının, özellikle de kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Taslakta yer alan ve &#8220;genel ahlak&#8221; ile &#8220;doğuştan gelen cinsiyet&#8221; gibi muğlak ifadelere dayanan düzenlemeler, temel hak ve özgürlüklere yönelik topyekün bir saldırı olarak nitelendiriliyor.</p>
<p><strong>&#8220;Hepimiz Hedefteyiz&#8221;</strong></p>
<p>LGBTİ+ derneklerinin ortak açıklamasında &#8220;Sızan bilgilere göre, 11. Yargı Paketi’nde TCK 225’in kapsamının genişletilmesiyle, LGBTİ+’lar başta olmak üzere toplumun tamamı hedef alınmaktadır. Bu değişiklikler, LGBTİ+’ların kamusal ve özel alanlardaki varoluşlarını, ifade özgürlüklerini ve yaşam haklarını doğrudan tehdit etmektedir,&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>
<p>Paketin getireceği yasal düzenlemelerin, &#8220;genel ahlak&#8221; ve &#8220;doğuştan gelen biyolojik cinsiyet&#8221; gibi sübjektif ve belirsiz tanımlar üzerinden ayrımcılığı meşrulaştıracağı ve cezai yaptırımların kapsamını genişleteceğini vurgulandı. Açıklamada, &#8220;Bu paket, sadece LGBTİ+’ların değil, mevcut iktidarın &#8216;makbul&#8217; saymadığı herkesin yaşam tarzına, kimliğine ve varoluşuna müdahaleyi yasal zemine oturtma girişimidir,&#8221; denildi. Açıklama ile LGBTİ+ dernekleri paketin yasalaşması halinde, ifade özgürlüğü, toplanma özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel hak ve hürriyetlerin ağır darbe alacağını belirterek, tüm sivil toplum kuruluşlarını ve kamuoyunu bu tehlikeli pakete karşı mücadeleye davet etti.</p>
<p><b>&#8220;Bu Bir Nefret Yasasıdır&#8221;</b></p>
<p>Kadınlar, feministler ve LGBTİ+&#8217;lar tarafından yapılan ortak basın açıklamasında, paketin &#8220;nefretin ve ayrımcılığın &#8216;yasa&#8217; kılığına sokularak meşrulaştırılması&#8221; anlamına geldiği vurgulandı. Açıklamada, &#8220;Bu yasa teklifi, &#8216;doğuştan gelen cinsiyete ve genel ahlaka aykırı davranış&#8217; gibi muğlak ifadelerle, toplumu tektipleştirmek ve başta LGBTİ+&#8217;lar olmak üzere, patriyarkal kalıplara sığmayan herkesin varoluşunu ceza kanunu nezdinde bir suç haline getirmek istiyor,&#8221; denildi.</p>
<p>Söz konusu teklifin, devletin &#8220;makbul&#8221; bulmadığı tüm kimlikleri, yaşam tarzlarını, düşünceleri ve bedenleri &#8220;ahlak terazisiyle&#8221; yargılamayı ve cezalandırmayı hedefleyen bir rejim inşa etme amacı taşıdığı belirtilen açıklamada, &#8220;Varoluşumuz, bedenlerimiz, aşklarımız, sözlerimiz suç değil, haklarımız pazarlık konusu değildir. Bu saldırıya karşı bulunduğumuz her yerde, her alanda mücadele edeceğiz. Çünkü biz buradayız, varız ve hiçbir yasa, hiçbir iktidar kim olduğumuzu değiştiremez, nefret bizi yok edemez,&#8221; ifadelerine yer verildi.</p>

<a href='https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/attachment/1000191087/'><img decoding="async" width="160" height="160" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/10/1000191087-160x160.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/attachment/1000191088/'><img decoding="async" width="160" height="160" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/10/1000191088-160x160.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/attachment/1000191089/'><img decoding="async" width="160" height="160" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/10/1000191089-160x160.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>
<a href='https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/attachment/1000191090/'><img loading="lazy" decoding="async" width="160" height="160" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2025/10/1000191090-160x160.jpg" class="attachment-thumbnail size-thumbnail" alt="" /></a>

<p><b>EŞİK: &#8220;Ahlak Bekçiliği mi Geliyor?&#8221;</b></p>
<p>Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) ise yaptığı açıklamada, paketin &#8220;Ahlak Bekçiliği&#8221; getirip getirmediğini <a href="https://esikplatform.net/kategori/11-yargi-paketi-basin-aciklamalari/74666/11.-yargi-paketi-ahlak-bekciligi-mi-geliyor/">sorguladı</a>.</p>
<p>EŞİK, yapılması planlanan düzenlemelerin siyasi iktidarın toplumsal cinsiyet eşitliğine karşı duran zihniyetinin bir yansıması olduğunu belirterek, &#8220;<span class="citation-9 citation-end-9">Uzun yıllardır, &#8216;toplumsal cinsiyet eşitliği&#8217; kavramını yasaklı kavramlar arasına alan ve cinsiyetler arası eşitsizliği derinleştirici politikalar güden siyasal iktidar, bireyleri kalıp rol ve yargıların içine hapsederek özgürlüklerini ellerinden almayı yasal zemine oturtmak </span>istiyor,&#8221; dedi.</p>
<p><b>&#8220;Mücadelemizde Yanımızda Durun&#8221;</b></p>
<p>EŞİK yaptığı açıklamada muhalefet partileri ve vekillerine de seslendi.</p>
<blockquote><p>&#8220;Bu taslağın TBMM’ye girmesine izin vermeyin. Meclis’e gelirse Genel Kurul’a gelmemesi için mücadele edin. Genel Kurul’a geldiği takdirde OYLAMAYA KATILMAYIN! Kendileri çalıp kendileri oylasınlar. Sayısal çoğunluğa sahip olan ve istediği antidemokratik yasayı istediği gibi geçiren siyasal iktidarın demokratik yollarla yasa yaptığı yalanına ortak olmayın. Siz halkı temsil ediyorsunuz. Halka rağmen, tüm yurttaşların hak ve özgürlüklerine meydan okuyan bu taslağın yasalaşmasına biz sonuna kadar karşı çıkacağız. Siz de halkın temsilcileri olarak sesimizi duyun.&#8221;</p></blockquote>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2025/10/21/11-yargi-paketine-tepki-buyuyo-nefret-yasasina-gecit-vermeyecegiz/">11. Yargı Paketine Tepkiler Büyüyor: &#8220;Nefret Yasasına Geçit Vermeyeceğiz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Feminist Çizgi Roman/Cılar Semineri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/08/feminist-cizgi-roman-cilar-semineri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2020 08:11:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist Çizgi Romancılar]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç İstanbul Başkonsolosluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59208</guid>

					<description><![CDATA[<p>İsveç İstanbul Başkonsolosluğu ve İstanbul'daki İsveç Araştırma Enstitüsü’nün işbirliğiyle düzenlenecek olan Feminist Çizgi Roman/Cılar çevrimiçi semineri 14 Ekim 2020, saat 18:00’de Facebook üzerinden yapılacak. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/08/feminist-cizgi-roman-cilar-semineri/">Feminist Çizgi Roman/Cılar Semineri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DİALOGLAR / DIALOGUES İsveç İstanbul Başkonsolosluğu ve İstanbul&#8217;daki İsveç Araştırma Enstitüsü’nün işbirliği ile düzenlenen disiplinlerarası söyleşi, panel ve sunum dizisinin bir parçası olarak hazırlanan Feminist Çizgi Roman/Cılar web seminerine, Türkiye&#8217;den Bayan Yanı&#8217;dan Ramize Erer ve İsveç çizgi roman dergisi Galago&#8217;dan Rojin Petrow ile İsveçli karikatürist Elin Lucassi ve Giresun Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü&#8217;nden feminist mizah araştırmacısı Gamzehan Binici katılacak.</p>
<p><strong>Katılımcılar</strong></p>
<p><strong>Ramize Erer</strong>: Karikatürist ve Bayan Yanı dergisinin editörü<br />
<strong>Gamzehan Binici</strong>: Giresun Üniversitesi Radyo ve Televizyon Bölümü’nde feminist mizah araştırmacısı</p>
<p><strong>Elin Lucassi:</strong> Karikatürist, illustrator ve yazar<br />
<strong>Rojin Petrow</strong>: Gazeteci, podcastçı ve Galago dergisinin yayın yönetmeni<br />
<strong>Moderatör</strong>: Zeynep Serinkaya Winter</p>
<p><strong>Etkinlik Saati</strong>: Çarşamba, 14 Ekim  2020, 18:00 (CET), 19:00 (Türkiye saati)</p>
<p><strong>Etkinliğin Facebook linkine <a href="https://www.facebook.com/events/781846259279196/?acontext=%7B%22ref%22%3A%2252%22%2C%22action_history%22%3A%22%5B%7B%5C%22surface%5C%22%3A%5C%22share_link%5C%22%2C%5C%22mechanism%5C%22%3A%5C%22share_link%5C%22%2C%5C%22extra_data%5C%22%3A%7B%5C%22invite_link_id%5C%22%3A345825980062737%7D%7D%5D%22%7D">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</strong></p>
<p>Etkinliğe kayıt yaptırmak için ise en geç 13 Ekim 00:00’a kadar <a href="mailto:event@sri.org.tr">event@sri.org.tr</a> adresine mail gönderebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/08/feminist-cizgi-roman-cilar-semineri/">Feminist Çizgi Roman/Cılar Semineri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sanat Sanat İçin, Feminizm Feminizm İçin?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/23/sanat-sanat-icin-feminizm-feminizm-icin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahu Parlar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Sep 2019 08:20:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Kabataş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42499</guid>

					<description><![CDATA[<p>Neyin sanat olduğu ve neyin sanat olmadığını kim belirler? Kimin feminist olabileceği kimin olamayacağını ne belirler?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/23/sanat-sanat-icin-feminizm-feminizm-icin/">Sanat Sanat İçin, Feminizm Feminizm İçin?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kabataş’ta bir binanın duvarında 440 çift topuklu ayakkabı var. Başınızı kaldırıp baktığınızda o 880 topuğun sesini duyar gibi oluyorsunuz ilk önce. Sonra ya içlerinden biri düşerse diye düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Hepsi de siyah renk. Bir orduya aitmiş gibi kusursuz bir nizam içinde yerleştirilmiş. Yan köşe sanat alanının ev sahipliği yaptığı yeni iş bu. Kadın cinayetlerine dikkat çekmek için İstanbul’da kamusal alanın göbeği sayılabilecek bir yerde hafif tehditkar bir edayla yüksek bir binanın cephesine asmış ayakkabıları sanatçı. İşin sahibi ise grafik tasarım sanatçısı bir erkek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz çok alışık değiliz ama dünyada feminist sanat akımını benimseyen pek çok erkek sanatçı bulunuyor. Gerçi biz feminist sanat akımını benimseyen kadın sanatçıya da çok alışık değiliz, (Hatta maalesef sanatçıya alışık değiliz! Neyse ki Eylül ayındayız, İstanbul sanat kokuyor buram buram da beni yalancı çıkarıyor) saymaya kalksak iki elin parmaklarını geçmez herhalde. Zaten Türkiye’deki feministleri saymaya kalksak… Muhtemelen sayabiliriz vallahi! (Resmi beyanların ötesinde gizli gizli feminist olanları da dahil ederek hem de!)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kendimi bildim bileli (ki ergenlikte bildim diyelim, otuz seneden fazla süre demek, fena sayılmaz herhalde) feministim. Ve yine onca zamandır sanata ilgi duydum, okudum, araştırdım, sergilere gittim, müzeleri gezdim. İkisinin önemli bir ortak noktası olduğuna inandım hep: Muğlaklık! </span><span style="font-weight: 400;">Neyin sanat olduğu ve neyin sanat olmadığını kim belirler? Kimin feminist olabileceği kimin olamayacağını ne belirler?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pisuarı tuvaletten söküp bağlamından koparıp sergi alanında duvara koyarsam sanat olabilir, olağanüstü bir manzarayı aynen tuvale aktarırsam bu sanat değildir. Buna kim neye göre karar verebilir? Ya da neye göre feministlik mertebesine erişilmiş olunur? Penisim varsa feminist olamam, kestirsem bile kadın olamam, öyle ya saçım uzunsa aklım da kısadır zaten!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Madem feministim, toplumsal cinsiyet normlarını kabul etmiyorum, nasıl bunu sadece kadınlık ile ilgili olarak düşünürüm? Zaten kadınlık normlarıyla ilgili değil mi mücadelemiz? Erkeklik de normlardan payına düşene maruz kalmıyor mu? Kimlik ve bedenden bağımsız bir haktır eşitlik demiyor muyduk? Öyle ya feminizm ne için?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sanat ise epey karmaşık. Varoluşu gereği normu parçalıyor, sorgulatıyor, ters-yüz ediyor olmalı. Bunu sadece normun verili tanımı üzerinden yapmasını ummak da epey safiyane. </span><span style="font-weight: 400;">Bu iki çok bilinmeyenli denklem bir araya gelince, hele bizimki gibi suyun ısısına fazlası ile alışılmış coğrafyalarda, bir normu sadece o normun kurbanı sorgulamalıdır gibi bir söylem sık seslendirilebiliyor. Bu normu farklı şekilde tekrar kurmak değilse, nedir? Peki ya ama Miyazaki, Wolfgang Klaus Maria Friedrich, John Legend’i n’apıcaz o zaman? </span><span style="font-weight: 400;">Gerçi evet benim bu konularda aklım epey karışık. Vajinamın beni kadın yaptığını düşünmüyorum zira.</span></p>
<p><b>MS Yani #metoo Sonrası Sanat</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yanköşe’deki işi ve ardından 5harfliler’de yazılan eleştiri yazısını görünce liseden yakın kadın arkadaşlarımla oluşturduğumuz ‘Cadı martılar’ isimli whatsapp grubuna yolladım. Epey konuştuk üzerine. İlk anda yazıyı çok haklı bulanlarımız oldu. “Male gaze” her yerdeydi. Hele sanatta!</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hatta geçenlerde MET&#8217;in Direktörü Thomas Campbell’in instagram’da yaptığı bir paylaşımı konuştuk: “Bernini’nin 1600’lü yıllarda yaptığı Proserpina’ya Tecavüz (Rape of Proserpina) isimli eseri evet hala sıradışı ama #metoo momenti sonrası, bu farkındalık ile bir erkek izleyici olarak bu esere bakarken eskisi kadar rahat hissedemiyorum.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonra sanat sanattır dedik. Diğer her şey ise diğer her şeydir. Ya da öyle midir diye sorguladık? Üzerine politik bir mesaj yüklendiği zaman, sanat sadece bu tek boyut ile tartışmaya açılmış olmuyor mu? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Feminist iş üreten kadın yok mu memleketimizde de bir erkek bu işe soyunmuş diye soranlar oldu aramızdan. Sorular çoğaldıkça çoğaldı: Bir erkeğin yapmış olmasına takılmak seksist bir tutum değil mi? Yoksa sadece erkeklerin konuştuğu kadın konulu panellerden farklı düşünülmemeli mi bu da? Biz kadınlar yeterince sahiplenmiyoruz da meydan (bu vakada duvar) yine erkeklere mi kalıyor? Bu işi bir erkek değil kadın yapmış olsaydı eleştirir miydik, nasıl ele alırdık? Bu işi sanat olarak mı değerlendireceğiz yoksa feminist bir ifade olarak mı? İkisi bir arada olamaz mı? Feminist bir ifade ancak kadına mı ait olmalı? Kadınlık söz konusu olduğunda erkekler susmalı mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Belki de&#8230; Çünkü daha dilde başlıyor her şey. Ama… Kadınlar da aynı normun içinden konuştuğunda, bu sadece eril dili tekrar üretmek olmuyor mu? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sanat sanat içindir. (Bunu da sabaha kadar tartışabiliriz! Ama hiç değilse “bazen öyle olduğunu” da kabul edebiliriz.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Oysa… Feminizm feminizm için değildir. Asla!</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/23/sanat-sanat-icin-feminizm-feminizm-icin/">Sanat Sanat İçin, Feminizm Feminizm İçin?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Feminist Pedagoji: Müzeler, Hafıza Mekanları, Hatırlama Pratikleri Konferansı&#8221; İçin Bildiri Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/feminist-pedagoji-muzeler-hafiza-mekanlari-hatirlama-pratikleri-konferansi-icin-bildiri-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Jun 2018 09:32:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[Konferans]]></category>
		<category><![CDATA[pedagoji]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27616</guid>

					<description><![CDATA[<p>Feminist pedagojinin müzelere, hafıza mekanlarına ve hatırlama pratiklerine yaptığı ve yapabileceği katkıları tartışmak ve analiz etmek için ilgilileri bir araya getirmeyi hedefleyen "Feminist Pedagoji: Müzeler, Hafıza Mekanları, Hatırlama Pratikleri Konferansı" 18-20 Ekim 2018 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/feminist-pedagoji-muzeler-hafiza-mekanlari-hatirlama-pratikleri-konferansi-icin-bildiri-cagrisi/">&#8220;Feminist Pedagoji: Müzeler, Hafıza Mekanları, Hatırlama Pratikleri Konferansı&#8221; İçin Bildiri Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender)  ve  İstanbul Kadın Müzesi işbirliği ile düzenlenen konferansa katılmak isteyen araştırmacı, akademisyen, müze çalışanı, eğitimci, aktivist ve sivil toplum çalışanlarının 250 kelimelik bildiri özetlerini ve kısa özgeçmişlerini <strong>feministpedagogy2018@gmail.com</strong> adresine <strong>20 Haziran 2018</strong> tarihine kadar yollamaları gerekiyor  Bildiriler için başvuru sonuçları <strong>20 Temmuz 2018</strong> tarihinde açıklanacak.</p>
<p>Konferansta ele alınabilecek konu başlıkları, bunlarla sınırlı olmamakla, beraber şunlardır:</p>
<p>* Kolektif hafıza alanında kullanılan feminist kavramlar, teoriler ve tartışmalar ile bunların müzelerde, hafıza mekanlarında ve hatırlama pratiklerindeki yansımaları</p>
<p>* Feminist pedagojinin, özellikle geçmişteki zor deneyimlerin hafıza mekanlarında ve pratiklerindeki temsilleriyle bağlantılı olarak kolektif hafızanın dönüştürülmesinde oynadığı/oynayabileceği rol</p>
<p>* Toplumsal cinsiyet ve cinsellik konularını ele alırken özellikle sınıf, “ırk”, etnisite, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, din, mezhep ve engellilik gibi konuları da kapsayan kesişimsel bir yaklaşımı benimseyen yeni hatırlama pratikleri ve yöntemler</p>
<p>* Toplumsal cinsiyet ve kadın müzeleri ile hafıza mekanlarının kolektif hafıza pedagojilerine müdahaleleri</p>
<p>* Müzelerde ve hafıza mekanlarında failin bakış açısını yeniden üreterek suça maruz kalanları tekrar mağdur etmeden kolektif ve bireysel şiddetin, çatışma ve savaşın (görsel) temsiline dair alternatif yöntemler</p>
<p>* Kolektif hafızanın cinsiyetlendirilmesi üzerine tartışma ve farkındalık yaratmak amacıyla müzelerde ve hafıza mekanlarında katılımcı yöntemlerin kullanılması</p>
<p>* Cinsiyetlendirilmiş hafızanın ve travmaların nesilden nesile aktarılmasını eleştirel açıdan incelenmede etkileşimli görsel sergileme yöntemlerinin ve benzer teknolojilerin yarattığı imkanlar</p>
<p>* Farklı disiplinlerden bilgi toplanmasının ve incelenmesinin cinsiyetlendirilmiş hafıza pratiklerinin eleştirel açıdan incelenmesine olası katkısı (ve bunun getireceği kısıtlar)</p>
<p>* Müze alanlarının ve hafıza mekanlarının çocuklara, genç yetişkinlere, yaşlılara ve farklı ihtiyaçları bulunan ziyaretçilere fiziksel ve tematik açıdan erişilebilir hale getirilmesine dair iyi uygulama örnekleri</p>
<p>* Toplumsal barışı sağlamak amacıyla müzeler, hafıza mekanları ve hatırlama pratiklerinde kullanılan feminist pedagoji yöntemlerine dair iyi uygulama örnekleri.</p>
<p>Konferansta Türkçe ve İngilizce sunumlara yer verilecektir.</p>
<p>Kaynak:<a href="http://stgm.org.tr/tr/icerik/detay/feminist-pedagoji-muzeler-hafiza-mekanlari-hatirlama-pratikleri-konferansi-icin-bildiri-cagrisi" target="_blank" rel="noopener"> STGM</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/07/feminist-pedagoji-muzeler-hafiza-mekanlari-hatirlama-pratikleri-konferansi-icin-bildiri-cagrisi/">&#8220;Feminist Pedagoji: Müzeler, Hafıza Mekanları, Hatırlama Pratikleri Konferansı&#8221; İçin Bildiri Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İDEAL BEDEN Mİ?; ‘BİR KADININ KENDİNİ SEVMESİ DEVRİMDİR!’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/29/ideal-beden-mi-bir-kadinin-kendini-sevmesi-devrimdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Aybala Arslantürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 29 Mar 2017 08:34:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Kültür - Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[8 Mart]]></category>
		<category><![CDATA[Beden Olumlama]]></category>
		<category><![CDATA[Berrak Tuna]]></category>
		<category><![CDATA[Çatlak Zemin]]></category>
		<category><![CDATA[Dilara Gürcü]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[İdeal beden]]></category>
		<category><![CDATA[moda sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[selime büyükgöze]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12848</guid>

					<description><![CDATA[<p>İdeal beden nedir? İdeal beden var mıdır yoksa tamamen bir yanılgı mıdır? İdeal beden varsa nasıldır ve kim belirler? Üzerinde uzun tartışmalar yapılabilecek ideal beden dosyasını aktivist görüşleri ile açmak istedik. Berrak Tuna, feminist aktivist. Yazılarını blogundan takip edebileceğiniz Berrak Tuna &#8220;&#8216;İdeal&#8217; elbette ki var fakat bu bir yanılgı, yanılgı olması maalesef gerçek olmasına engel [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/29/ideal-beden-mi-bir-kadinin-kendini-sevmesi-devrimdir/">İDEAL BEDEN Mİ?; ‘BİR KADININ KENDİNİ SEVMESİ DEVRİMDİR!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>İdeal beden nedir? İdeal beden var mıdır yoksa tamamen bir yanılgı mıdır? İdeal beden varsa nasıldır ve kim belirler? Üzerinde uzun tartışmalar yapılabilecek ideal beden dosyasını aktivist görüşleri ile açmak istedik. </strong></p>
<p><strong>Berrak Tuna, feminist aktivist. </strong></p>
<figure id="attachment_12850" aria-describedby="caption-attachment-12850" style="width: 389px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-12850" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/Berrak-Tuna.jpg" alt="" width="389" height="262" /><figcaption id="caption-attachment-12850" class="wp-caption-text">Berrak Tuna</figcaption></figure>
<p>Yazılarını <a href="https://berraque.com/">blogundan</a> takip edebileceğiniz Berrak Tuna &#8220;&#8216;İdeal&#8217; elbette ki var fakat bu bir yanılgı, yanılgı olması maalesef gerçek olmasına engel değil&#8221; diyor.</p>
<p>&#8220;İdeal beden algısı kendim de dahil olmak üzere bu konuyla ilgilenenler tarafından görmezden gelinmeye çalışılsa da maalesef hala var. Fakat bu ideal beden, tek tip değil. Farklı ülkelerde, farklı kültürlerde birbirinden ayrışıyor bu bedenler. Yüzde 90’ının ortak özelliği ise, ince yapılı ve çoğunlukla beyaz olmaları. Siyahi toplumlarda ve Asya toplumlarında, cilt rengi olabilecek en açık renk, özellikle yüz vücut hatları batılı standartlara en yakın olanlar güzel bulunuyor. Bu “ideal” nedeniyle çok tehlikeli olduğu halde kullanılan kimyasal maddeler, cilt rengi açma işlemleriyle ünlüler zaten. Asya’da ‘batılı’ görünmek için çekik gözlerinden memnun olmayanlara yönelik sağlanan çift göz kapağı ameliyatı da bu konuya uygun bir örnek.</p>
<p>Bu önümüzdeki genel gerçek.</p>
<p>Bu gerçeği kabul etmeden, <a href="https://www.facebook.com/bedenolumlama" target="_blank" rel="noopener">beden olumlama hareketini</a> destekleyemeyiz. Ortada toplumsal olarak kabul edilen bir ideal olmasaydı, bu idealleri yıkmaya da çalışıyor olmazdık.</p>
<p>Bu ideallerin en büyük yaratıcısı ve destekleyicisi tabii ki ataerkil toplum, tüketim kültürü ve kapitalizm. Özellikle kadınların alım güçlerinin artmasıyla, dış görünüşe ve bedene verilen kozmetik değer artıyor, endüstri gelişiyor. Zira bu ideal aslında satın alınabilen bir şey. Cilt tonundan, renk eşitsizliğinden sivilcelere, vücudunuzdaki kıl ve tüy yoğunluğuna, aşırı zayıflıktan, şişmanlığa; diyet ve güzellik sektöründe, cinsiyetiniz fark etmeksizin, satın alıp kendinizi bu “ideal”e yaklaştırabilmeniz için her şey mevcut. İşin sıkıntılı tarafı, size “ideal olmak ister misiniz?” diye sorulmuyor. Siz zaten farkında olmadan toplumda var olabilmek, zorbalığa maruz kalmamak, başkalarından ayrıştırılmamak ve en üzücüsü de onaylanmak, bu ideale yaklaşmak için tüm paranızı, enerjinizi harcıyorsunuz. Zira medyada nereye baksanız o “aslında olmanız gereken” ideal bedenler var.</p>
<p>Bu “ideal” elbette ki var fakat bu bir yanılgı, yanılgı olması maalesef gerçek olmasına engel değil. Savaşması zor olan ise, bu idealin sürekli şekil değiştirmesi. Doksanlarda “heroin chic” adıyla moda olan ince ve soluk görünüş, yerini “beach body”’e bıraktı. Bronz, popolu fakat gıdıksız ve düz karınlı olmak şimdilerde çok önemli. İnsanları yıllarca diyet kültürüyle beslenme bozukluklarına ve psikolojik hastalıklara sürükleyen bu ince beden ideali, şimdilerde sağlıklı beslenme adı altında aksiyona devam ediyor. Sağlıklı beslenmiyorsanız, ana akım medya tarafından desteklenen bu beslenme ve egzersiz programlarına dahil değilseniz (ki bu beslenme ve egzersiz programları ne derece sağlıklı, herkes için uygun mu o da tartışma konusu) sağlıksız ve sorumsuz ilan edilebiliyorsunuz. Artık ölçümleriniz ne olursa olsun obez sayılıyorsunuz. Obez, şişman, kilolu demek yerine sağlıksız deniyor. Politik doğruculuk gibi yani, aslında altta yatan anlam aynı: Şişman ve çirkinsin.</p>
<p>Bu ideal beden baskısı otonomiyi elinizden alır. Sürekli değişmesiyle kafanızı karıştırır. Bir süre sonra kendinizden, özellikle toplum ve toplumun tükettiği medya tarafından bedeninizde “problemli” ilan edilen yerlerinizden başka bir şey düşünemez olursunuz. Durmadan size ne yapmanız gerektiğini, nasıl yaşamanız gerektiğini, neye önem vermeniz gerektiğini dikte eder. Motivasyona ihtiyacınız olduğunu düşünmenizi sağlar, “güç içinizde, isterseniz siz de böyle olabilirsiniz” der, hiç aklınızda yokken kendinizi başkalarıyla kıyaslamanızı sağlar. Beden ve dış görünüşe verilen bu sahte değer ve önem, kişiyi biblolaştırıp sistematik bir şekilde vasıfsızlaştırmaya sebep olur. Bir bakarsınız görünüşünüzden daha önemli bir şey kalmamış, sesiniz, işiniz, düşündükleriniz, fikirleriniz geri plana atılmış.</p>
<p>İşte bu yüzden amacımız idealleri yıkmak değil, bu ideallere verilen önemi azaltmak, gücümüzü elimize almak olmalı&#8221;.</p>
<p>Berrak <a href="https://www.instagram.com/berraque/" target="_blank" rel="noopener">instagram hesabından</a> yaptığı paylaşımlarla <a href="https://www.facebook.com/bedenolumlama" target="_blank" rel="noopener">Beden Olumlama Hareketi</a>’ne göz kırpıyor.</p>
<p><strong>Dilâra Gürcü, feminist yazar.</strong></p>
<figure id="attachment_12851" aria-describedby="caption-attachment-12851" style="width: 256px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-12851" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/Dilâra-Gürcü.jpg" alt="" width="256" height="256" /><figcaption id="caption-attachment-12851" class="wp-caption-text">Dilâra Gürcü</figcaption></figure>
<p>Uzun yıllardır feminist hareket içinde aktif yer alan Dilâra’nın yazılarını <a href="http://t24.com.tr/yazarlar/dilara-gurcu" target="_blank" rel="noopener">T24 </a>haber sitesinden takip edebilirsiniz.</p>
<p>Bu benim hem bir kadın olarak hem de feminist olarak çok uzun süredir sorguladığım bir konu. Dönemsel ve kültürel olarak kadın bedenine atfedilen ideal bir güzellik algısı olduğunu düşünüyorum. Bu coğrafyadan coğrafyaya, dönemden döneme değişiyor. Örneğin şu an Batı&#8217;da “balık etli” tabiriyle tanımlanan kadın bedeni, rönesans Avrupası için oldukça zayıf kalıyor ve arzu nesnesi olarak algılanmıyordu. Ya da bazı coğrafyalarda geniş kalçalı kadınlar bir cinsellik simgesiyken, bazılarında ise genel standartlara göre “kilolu” olarak algılanıyorlar. Kilo dışında ten rengi, saç rengi, vücut kıllarının nerede olması ve olmaması gerektiği gibi belirleyici faktörler var.</p>
<p>Aslında oldukça öznel olan “güzellik” algısı nasıl bu kadar objektif temeller üzerinde şekilleniyor sorusuna verebileceğim tek bir cevap var sanırım: O da toplumdaki normlar doğrultusunda oluşan ve yaygınlaşan kültür. Objeleştirilen kadın bedeni ve kadının mütemâdîyen erkeğe görsel haz oluşturma tahakkümü ile kadınlar her zaman daha estetik varlıklar olmalılar algısı oluşuyor. Bunda elbette heteronormativitenin ve evrimsel olarak üreme refleksinin etkisi büyük. Bu algı da medya ve moda sektörü sayesinde yaygınlaşıyor. Televizyona erişimi olmayan bazı ülkelerde televizyonun yaygınlaşmasından sonra, öncesi ve sonrası olarak bilhassa kız çocukları üzerinde yapılan araştırmalar medyanın bu konudaki etkisini kanıtlıyor. Medyada dayatılan algı ile yeme bozukluğu geliştiren, bedenleri ile barışamayan kız çocuklarının sayısı artıyor.</p>
<p>“İdeal beden” dediğimiz zaman, çok dallı budaklı, birçok etken ile oluşan ve bozulabilen bir algıdan bahsediyoruz. Benim şahsi görüşüm bunun bir yanılsama olduğu üzerine, ancak bunun bir yanılsama olması, gerçekliğini ve bir tahakküm biçimi olduğunu değiştirmiyor.</p>
<p><strong>Selime Büyükgöze, feminist.</strong></p>
<p>Büyükgöze’yi  ‘Her adımımızda feminist mücadeleye, feminist söze ihtiyacımız var’ şiarıyla yola çıktığı Çatlak Zeminde’deki <a href="https://catlakzemin.com/author/selime-buyukgoze/" target="_blank" rel="noopener">yazılarından</a> takip edebilirsiniz.</p>
<p>İdeal beden denildiğinde akla gelen, erkek egemen sistemin dayattığı güzellik algısı ile örtüşüyor ve kadınların bedeninin nasıl olması gerektiği erkekler tarafından tarif ediliyor. Bu beden ince, narin, her daim güzel. Kırışıksız, selülitsiz, yağsız, kılsız yani neredeyse hiçbir kadının sahip olmadığı ama sahip olmak için her daim çaba göstermesi gereken bir beden. Ulaşılamayan bu ideallikten geriye kadınlara utanç ve kendini sevmeme kalıyor. Kadınlara dayatılan ideal beden tartışıldığında daha az akla gelen ise bu bedenin aynı zamanda hareketsiz olması. “Oturmasını kalkmasını bilmesi gereken” kadın bedeni koşmamalı, atlamamalı, zıplamamalı. Hatta sokaklarda başı boş yürümemeli.</p>
<p>İdeal beden nasıl gerçekten ideal olur diye düşünmem gerektiğinde her kadının kendi bedenini sevdiği, dilediğince atlayıp zıpladığı bir ideallik tahayyül ediyorum.</p>
<p>8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nden bir döviz özetliyor: Bir kadının kendini sevmesi devrimdir!</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-12852" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/03/Selime-Büyükgöze.jpg" alt="" width="960" height="720" /></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/29/ideal-beden-mi-bir-kadinin-kendini-sevmesi-devrimdir/">İDEAL BEDEN Mİ?; ‘BİR KADININ KENDİNİ SEVMESİ DEVRİMDİR!’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>6. Feminist Buluşma Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/23/6-feminist-bulusma-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Mar 2017 15:10:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Cinsiyet]]></category>
		<category><![CDATA[aktivizm]]></category>
		<category><![CDATA[Atölye]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın Teker]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist Buluşma]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[Feminist Sinema ve Film Teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem Aksu]]></category>
		<category><![CDATA[Queer Feminizm]]></category>
		<category><![CDATA[Siyah Pembe Üçgen]]></category>
		<category><![CDATA[söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[toplumsal cinsiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=12693</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#160; Siyah Pembe Üçgen’in beklenen etkinliği Feminist Buluşma 6. yılında yine dopdolu içeriğiyle, 23 Mart Perşembe günü başlıyor. Etkinliğin ayrıntılı programını aşağıda bulabilirsiniz. Dört gün boyunca devam edecek buluşma kapsamında söyleşi, atölye ve forumların yanı sıra arabesk gecesi ve performanslar da olacak. 23 MART PERŞEMBE 15:00 Söyleşi: Feminist Sinema ve Film Teorisine Genel Bir Bakış Sunum: [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/23/6-feminist-bulusma-basliyor/">6. Feminist Buluşma Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Siyah Pembe Üçgen’in beklenen etkinliği Feminist Buluşma 6. yılında yine dopdolu içeriğiyle, 23 Mart Perşembe günü başlıyor. Etkinliğin ayrıntılı programını aşağıda bulabilirsiniz.<em> </em>Dört gün boyunca devam edecek buluşma kapsamında söyleşi, atölye ve forumların yanı sıra arabesk gecesi ve performanslar da olacak.</p>
<p><strong>23 MART PERŞEMBE</strong></p>
<p><strong>15:00 Söyleşi: Feminist Sinema ve Film Teorisine Genel Bir Bakış</strong><br />
Sunum: İzem<br />
Yer: Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi 3.Kat</p>
<p><strong>17:00 Forum: “Rıza İnşası”</strong><br />
Kolaylaştırıcı: Senem<br />
*Not: Atölyeden önce 20 dakikalık Girls dizisi 6.sezon 3.bölümün gösterimi yapılacaktır.<br />
Yer: Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi 3.Kat</p>
<p><strong>21:00 Arabesk Gecesi</strong><br />
*Bu etkinlik vegan olacaktır<br />
Yer: Kırmızı Cafe&amp;Bar</p>
<p><strong>24 MART CUMA</strong></p>
<p><strong>16:00 Atölye: “Sözümüz Görselle Nasıl Söyleriz?”</strong><br />
Kolaylaştırıcı: Beniz<br />
Süre: 1,5-2 Saat</p>
<p>Bu etkinlikte bilgisayar kullanılacaktır, katılımcıların kendi bilgisayarlarını getirmeleri gerekmektedir. Sadece sınırlı sayıda kayıtlı katılımcılara açıktır. Katılım talebiniz için şu<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSenzxiWZtVi_acXbshpbeiBiH388z3haqCAiHYf8BezJRoNKg/viewform" target="_blank"> formu</a> doldurmanız gerekmektedir.</p>
<p>Bu formu doldurmuş olmanız kayıt olduğunuz anlamına gelmemektedir. Kayıt durumunuza ilişkin bilgilendirme size doldurduğunuz google formda vermiş olduğunuz iletişim bilgileriniz üzerinden yapılacaktır. Kayıtlı olmayan kişiler etkinliğe alınmayacaklardır.<br />
Yer: Mekân bilgisi kayıt yaptırmış kişilere sonradan iletilecektir.</p>
<p><strong>19:00 Oyuncak Atölyesi</strong><br />
Kolaylaştırıcılar: Medusa – Şirin<br />
Süre: 2 saat<br />
Günlük hayatın hayal gücünüzün performansını sınırlamasına izin vermeyin.<br />
Oyuncak* Atölyesi yetişkinlerin evdeki malzemelerle kendi oyuncaklarını yaparken fikir alışverişinde bulunabileceği bir ileri dönüşüm ortamıdır. Oldukça ‘zevk’li geçen atölye sadece sınırlı sayıda kayıtlı katılımcılara açıktır. Katılım talebiniz için şu<a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdA9tPssm2jrSz0FAuHuV-WvEipC-sxeQaiSDQiazyEAtBxjA/viewform?c=0&amp;w=1" target="_blank"> formu </a>doldurmanız gerekmektedir.</p>
<p>Bu formu doldurmuş olmanız kayıt olduğunuz anlamına gelmemektedir. Kayıt durumunuza ilişkin bilgilendirme size doldurduğunuz google formda vermiş olduğunuz iletişim bilgileriniz üzerinden yapılacaktır. Kayıtlı olmayan kişiler etkinliğe alınmayacaklardır.</p>
<p>Yer: Mekân bilgisi kayıt yaptırmış kişilere sonradan iletilecektir.</p>
<p><strong>25 MART CUMARTESİ</strong></p>
<p><strong>14:00 Söyleşi: “Aktivizm Satıyor(!)”</strong><br />
Moderatör: Senem<br />
Konuşmacılar: Pelin ve Erdem<br />
Yer: Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi 3. Kat</p>
<p><strong>15:00 Forum: Feminizm-ler</strong><br />
Moderatör: Hazal<br />
Konuşmacılar:<br />
“Özcülüğe Karşı Feminizm” – Solmaz Zelyüt<br />
“Queer Feminizm” – Ase, Beyza ve Özlem<br />
“Feminist Harekette İllet ve Rezalet” – Ecemen<br />
Yer: Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi 3. Kat</p>
<p><strong>26 MART PAZAR</strong></p>
<p><strong>15:00 İlişkiler Atölyesi: “Tango!”</strong><br />
Kolaylaştırıcılar: Ase, Beyza ve Özlem<br />
Yer: Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi 3. Kat</p>
<p><strong>17:00 Söyleşi: Özgürleşme Sürecinde Hayvan Özgürlüğünün Yeri</strong><br />
Konuşmacılar: Arvid ve Pam<br />
Yer: Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi 3. Kat</p>
<p><strong>20:00 Solo Dans Performansı: “Hallo!”</strong><br />
Konsept &amp; Yönetim: Aydın Teker<br />
Performans: Gizem Aksu<br />
Hallo! sizleri duyulmamanın ve duymamanın derinliklerine açılan bir deneyime davet ediyor. İki bölümden oluşan performans, 70 dakika sürmektedir.<br />
Giriş: 20 TL (sınırlı sayıda olan ücretsiz davetiyelerden edinebilmek için <em><strong>0555 566 60 08</strong></em> numaralı telefondan Erdem ile iletişime geçiniz)<br />
Yer: Açık Stüdyo</p>
<p class="p3"><span class="s3"><b>Adresler</b></span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>Türkan Saylan Kültür Merkezi:</b> Kıbrıs Şehitleri Cad. No:12, Alsancak</span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>Açık Stüdyo:</b> Etiler Mahallesi 1265 Sokak No: 8/201, Konak</span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>Kırmızı Kafe&amp;Bar:</b> Cumbalı (1448) Sokak No:7, Alsancak</span></p>
<p class="p3"><span class="s1"><b>Siyah Pembe Üçgen:</b> 1447 Sokak No:14/6, Alsancak</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/03/23/6-feminist-bulusma-basliyor/">6. Feminist Buluşma Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>8 erkeğin ardından ‘Bir sonraki BM Genel Sekreteri kadın olsun’ çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/10/8-erkegin-ardindan-bir-sonraki-bm-genel-sekreteri-kadin-olsun-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2016 14:45:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[BM]]></category>
		<category><![CDATA[feminist]]></category>
		<category><![CDATA[kadın]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2654</guid>

					<description><![CDATA[<p>2016 yılında şu an Birleşmiş Milletler&#8217;nin Genel Sekreteri olan Ban Ki Moon&#8217;un görev süresi doluyor. Women&#8217;s Major Group, bundan sonraki BM Genel Sekreteri&#8217;nin feminist bir kadın olması için uluslararası düzeyde bir çağrı yaptı. Türkiye’den de kadın örgütlerinin imzasına açılan çağrıda, “Sekiz erkek Genel Sekreter’in atanmasından sonra Birleşmiş Milletler öncülüğünde cinsiyet eşitliğini teşvik etmek adına BM’ye [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/10/8-erkegin-ardindan-bir-sonraki-bm-genel-sekreteri-kadin-olsun-cagrisi/">8 erkeğin ardından ‘Bir sonraki BM Genel Sekreteri kadın olsun’ çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>2016 yılında şu an Birleşmiş Milletler&#8217;nin Genel Sekreteri olan Ban Ki Moon&#8217;un görev süresi doluyor. Women&#8217;s Major Group, bundan sonraki BM Genel Sekreteri&#8217;nin feminist bir kadın olması için uluslararası düzeyde bir çağrı yaptı.</h3>
<p>Türkiye’den de kadın örgütlerinin imzasına açılan çağrıda, “Sekiz erkek Genel Sekreter’in atanmasından sonra Birleşmiş Milletler öncülüğünde cinsiyet eşitliğini teşvik etmek adına BM’ye kadın bir Genel Sekreter acilen gereklidir” denildi. 12 Şubat&#8217;a kadar toplanan imzalarla BM üye devletlerine gönderilecek. İmza toplamaya 26 Şubat&#8217;a kadar devam edilecek.</p>
<h4><strong>KİH-YENİ ÇÖZÜMLER DERNEĞİ: ‘SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA İÇİN ÇOK ÖNEMLİ</strong></h4>
<p>Kadının İnsan Hakları – Yeni Çözümler Derneği’nden Şehnaz Kıymaz Bahçeci, The Women’s Major Goup’un yaptığı çağrıya verdikleri desteği şu sözlerle aktarıyor;</p>
<p>“Toplumun yarısını oluşturan kadınların karar alma mercilerinde yer alması toplumsal cinsiyet perspektifinin politikalara ve uygulamalara yansıması ve eşitliğe yaklaşılması konusunda atılacak en öncül adımlardan biri olmalıdır. Tam da bu sebeple Birleşmiş Milletler&#8217;in en üst karar alma pozisyonunda feminist bir kadın genel sekreterin yer alması için önemli bir zamandayız. Bu sebeple de WMG&#8217;nin yaptığı çağrıyı son derece önemli buluyoruz. BM&#8217;de tüm üye ülkelerin 2015 yılında kabul ettiği Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri&#8217;nin politika metninde belirtildiği üzere ‘insanlığın yarısı tam insan hakları ve fırsatlarından mahrum bırakıldığı sürece insani potansiyelin tümüne ve sürdürülebilir kalkınmaya erişmek mümkün olmayacaktır.’ Bu sebeple de toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifini BM&#8217;nin tüm politikalarına ve çalışmalarına entegre edecek ve WMG&#8217;nin çağrısında bulunan hususları hassasiyetle ele alacak feminist bir kadın BM Genel Sekreteri için biz de desteğimizi sunuyoruz.”</p>
<h4><strong>8 ERKEK GENEL SEKRETERDEN SONRA…</strong></h4>
<p>The Women&#8217;s Major Group’un tüm dünyadaki kadın örgütlerine çağrısı şöyle:</p>
<p>2016’da feminist bir BM Genel Sekreteri çağrımıza katılın! The Women’s Major Group aşağıdaki çağrıyı yapıyor ve geniş çapta bir katılım amaçlıyor. Kendi ağınızla da aşağıdaki çağrıyı paylaşmanızı rica ederiz. Bu çağrı 12 Şubat 2016 tarihine kadar elde edilen imzalarla birlikte üye ülkelere iletilecektir. 26 Şubat 2016 tarihine kadar form yoluyla çağrıya imzalar kabul edilmeye devam edecek fakat 12 Şubat sonrası atılan imzalar çağrının oluşturulacak online versiyonunda yer alacaktır. e-posta yoluyla alınan talepler kayıt altına alınmayacaktır.</p>
<p>Aşağıda imzası bulunan kuruluşlar ve bireyler olarak bizler, Birleşmiş Milletler’e kadın bir Genel Sekreter’in öncülük etmesi gerektiğine inanıyoruz. Sekiz erkek Genel Sekreter’in atanmasından sonra Birleşmiş Milletler öncülüğünde cinsiyet eşitliğini teşvik etmek adına BM’ye kadın bir Genel Sekreter acilen gereklidir.</p>
<p>Bir sonraki BM Genel Sekreterinin kadın olmasını garantiye almanın ötesinde BM’nin insan hakları, eşitlik ve adalet temel değerleriyle birlikte BM’ye sağlam bir feminist bakış açısı getirecek başarılı bir adayın kadın olması gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p>Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin uygulanmasını gözetmek hususunda BM’nin yeni bir rol üstlenmesi sürecinde, bir sonraki BM Genel Sekreteri, aynı zamanda tüm dünyada cinsiyet eşitliğini ve kadının insan haklarını sarsan küresel sistemler ve değerlere hitap edebilecek kapasitede bir kadın olmalıdır.</p>
<p>Bu nedenle aşağıdaki konularda ispat edilebilir bir taahhüde sahip bir kadın Genel Sekreter arıyoruz:</p>
<ul>
<li>Hükümetlerarası foruma, kadının insan haklarının bölünmezliğini ve evrenselliğini tanıyan cesur ve kapsamlı bir gündem geliştirebilecek,</li>
<li>Ülkeler arasındaki, zengin ve yoksul arasındaki ve kadın ve erkekler arasındaki ekonomik ve sosyal eşitsizlikler de dâhil olmak üzere her türlü eşitsizliğe meydan okuyabilecek,</li>
<li>İklim değişikliği de dâhil olmak üzere mevcut çevresel krizleri ve onların sosyal etkilerini durdurmak amacıyla ivedi ve adil aksiyonlar alacak,</li>
<li>Birleşmiş Milletler’in sadece en güçlü olanın değil, aynı zamanda bütün insanların ve ülkelerin çıkarlarını gözeten demokratik çok uluslu kurum itibarını korumak adına, uygulanacak iyileştirmelerin BM tarafından sağlandığından emin olacak,</li>
<li>Feminist ve sivil toplum hareketlerinin politika oluşturma konusunda sadece gözlemci değil aynı zamanda aktif ve eşit katılımcısı olduğunu garanti etmek adına eyleme geçecek,</li>
<li>Her düzeyde kadının liderliğini teşvik edecek,</li>
<li>BM’nin ve ajanslarının bütünlüğünün kurumsal sektör dâhil olmak üzere özel fonlar tarafından zayıflatılmadığından emin olacak.</li>
</ul>
<p>Kurumsal olarak imzalamak için <a href="http://goo.gl/forms/CLp9NamnB4" data-cke-saved-href="http://goo.gl/forms/CLp9NamnB4">şu linkteki</a> Google Form&#8217;a isim girilmesi gerekiyor.</p>
<p><a href="http://www.womenmajorgroup.org/" data-cke-saved-href="http://www.womenmajorgroup.org/">The Women&#8217;s Major Group</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/10/8-erkegin-ardindan-bir-sonraki-bm-genel-sekreteri-kadin-olsun-cagrisi/">8 erkeğin ardından ‘Bir sonraki BM Genel Sekreteri kadın olsun’ çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
