<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ezhel arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ezhel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ezhel/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Oct 2019 13:14:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ezhel arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ezhel/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>#Susamam ve Bireysel Bağışçılık</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/susamam-ve-bireysel-bagiscilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 08 Oct 2019 12:06:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[TÜSEV]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Değişim için Bağış]]></category>
		<category><![CDATA[Ezhel]]></category>
		<category><![CDATA[Olay]]></category>
		<category><![CDATA[Susamam]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43058</guid>

					<description><![CDATA[<p>6 Eylül 2019 tarihinde yayınlanan, rap müzik sanatçıları Şanışer’in 17 müzisyen ile söylediği Susamam ve Ezhel’in Olay isimli şarkıları kısa sürede Türkiye’nin gündemine oturdu. Bir hafta içinde YouTube’da 21 milyon ve 5.4 milyon izlenme sayılarına ulaşan, pek çok farklı başlık altında Türkiye’deki sosyal problemlere odaklanan ve sanat yoluyla protestonun geniş kitlelere ulaşabilmesinin önemli örneklerinden biri haline gelen bu iki şarkı bir bağış dalgasını da beraberinde getirdi. Değişim İçin Bağış projesi kapsamında, TÜSEV İletişim Koordinatörü Birce Altay, ünlü sanatçıların birbirlerini sosyal medya hesapları aracılığı ile Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na bağış yapmaya davet ettikleri süreci hem dünyada hem de Türkiye’deki bağış yapma eğilimleri açısından değerlendirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/susamam-ve-bireysel-bagiscilik/">#Susamam ve Bireysel Bağışçılık</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir ‘Protesto’ Yöntemi Olarak Bağış Yapmak</strong></p>
<p>Dünyada sivil alanın giderek daraldığı, bireylerin temel hak ve özgürlüklerini güvenli bir şekilde kullanamadıkları ülkelerde, kişilerin değişim yaratmak istedikleri alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını maddi ve ayni yollarla desteklemeleri giderek tercih edilen bir yöntem haline geldiğini söylemek mümkün. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın 2017 senesinde, çoğu Müslüman ülkelerden olmak üzere, mültecilerin ve oturma izni olan bireylerin ülkeye giriş ve çıkışlarını kısıtlayan kararından sonra bu karardan etkilenen kişilere hukuki destek sağlayan American Civil Liberties Union’a da (Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği) kısa süre içinde rekor miktarda bağış <a href="https://www.businessinsider.com/aclu-record-donations-24-million-dollars-trump-immigration-order-2017-1">yapılmıştı</a>. Benzer şekilde, aktivist Tarana Burke tarafından 10 sene önce başlatılan ancak 2017 yılında aktrist Alyssa Milano’nun çağrısıyla Twitter’da yaygınlaşan, kadınların uğradıkları cinsel taciz ve istismarı görünür kıldıkları ve hayatta kalanların ihtiyaçları olan kaynaklara ulaşmalarını hedefleyen #MeToo hareketinden bir sene sonra Amerika’da kadın hakları alanında çalışan 180 sivil toplum kuruluşunun bireysel bağışlarında  %7, yapılan bağış sayısında ise %13 oranında artış olduğu <a href="https://www.marketwatch.com/story/this-is-the-staggering-amount-of-money-metoo-has-helped-raise-for-womens-causes-2018-10-02">kaydedilmişti</a>.</p>
<p>Bu bağlamda Susamam ve Olay şarkılarının yayınlanmasının ardından başlayan bağış kampanyasının bir tür ‘protesto bağışçılığı’ veya ‘savunuculuk bağışçılığı’ örneği olduğunu söylemek yanlış olmaz. İki şarkının beraberinde getirdiği farkındalık ve toplumda uyandırdığı yankıyla birlikte bir grup sanatçının kadınlarla dayanışmayı sürdürmek ve aile içi şiddete karşı mücadeleyi yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdüren Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na bağış yapmaları bu açıdan önem taşıyor.</p>
<figure id="attachment_7870" aria-describedby="caption-attachment-7870" style="width: 335px" class="wp-caption alignleft"><a href="http://muzikonair.com/megastar-tarkan-da-susamam-projesi-ile-bagista-bulundu/"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-7870" src="https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/tarkan.jpeg" sizes="(max-width: 335px) 100vw, 335px" srcset="https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/tarkan.jpeg 576w, https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/tarkan-169x300.jpeg 169w" alt="" width="335" height="596" /></a><figcaption id="caption-attachment-7870" class="wp-caption-text">Kaynak: Müzikonair</figcaption></figure>
<p><strong>Kadın Hakları Alanında Çalışan Bir STK Olması Neden Önemli?</strong></p>
<p>Türkiye’de bireysel bağışçılık eğilimleri tercih edilen çalışma alanları bazında incelediğinde kadın hakları %2,7, insan hakları ise %2,3 oranlarıyla 9. ve 10. sırada <a href="https://tusev.org.tr/tr/arastirma-ve-yayinlar/online-yayinlar/turkiyede-bireysel-bagiscilik-ve-hayirseverlik" target="_blank" rel="noopener">yer alıyor</a>. Pek çok ülkede olduğu gibi, eğitim, sağlık ve sosyal hizmetler alanlarının başı çektiği bu sıralamada ve bireylerin hak temelli alanları bağışlarıyla desteklemeyi görece daha az tercih ettikleri bir durumda, kadın hakları alanında çalışan bir kuruluşun bireysel bağışçılar tarafından desteklenmesi birkaç sebepten ötürü önem kazanıyor. Öncelikle, büyük kitlelere ulaşabilen kişilerin hak temelli bir kuruluşu desteklemeleri bireysel bağışçılardaki farkındalığın artmasına katkı sağlıyor. STK’lar açısından değerlendirildiğinde, özellikle bütçelerinin büyük bölümü ulusal ve uluslararası fonlardan oluşan kuruluşlar için kendi öncelikleri ve ihtiyaçları doğrultusunda kullanabilecekleri bireysel bağışların önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Bunun yanı sıra, Türkiye gibi politik iklimin ifade özgürlüğünü doğrudan etkilediği bir ülkede, temel hak ve özgürlükler alanındaki farkındalığın ve bu alanda çalışan STK’ların bilinirliğinin artmasına da katkı sağlayan bu kampanyanın bireylerin sivil topluma olan katılımlarını artırmak üzerinde de olumlu bir etkisi olduğu düşünülebilir.</p>
<p><strong>Bağıştan Daha Fazlası</strong></p>
<p>Türkiye’de bireysel bağışçılara ulaşmak ve onlarla sürdürülebilir, düzenli ilişkiler kurmak için gerekenlerin başında hesap verebilir ve şeffaf olmak olduğu kadar tanınmak ve faaliyetleriyle çalıştığı alanda hayata geçirilenlere güven duyulması da geliyor. Dolayısıyla geniş kitlelere erişimi olan kişiler bir STK’yı desteklerken ve bu desteği görünür kıldıkları zaman aslında o kuruluşun bilinirliğine de büyük oranda fayda sağlamış oluyorlar. Çeşitli sebeplerden ötürü basında ya da halka ulaşabileceği yerlerde yeterince var olamayan kuruluşlar açısından değerlendirildiğinde ise bu görünürlüğün en az aldıkları maddi bağış kadar önemli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Bu tür kampanyaların getirdiği bu bilinirliğin potansiyel bağışçı gruplarını beraberinde getirebileceği ihtimali göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu sivil toplum kuruluşunun kendini anlatması, çalışmalarıyla neleri hedeflediği ve başardığını aktararak bağışçıyla arasında güvene dayalı sürdürülebilir bir ilişki kurabilmesi için zemin hazırlanmasına da katkı sağlıyor.</p>
<figure id="attachment_7871" aria-describedby="caption-attachment-7871" style="width: 297px" class="wp-caption alignright"><a class="fancybox image" href="https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/ezhel.png"><img decoding="async" class="wp-image-7871" src="https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/ezhel.png" sizes="(max-width: 297px) 100vw, 297px" srcset="https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/ezhel.png 448w, https://degisimicinbagis.org/wp-content/uploads/2019/09/ezhel-172x300.png 172w" alt="" width="297" height="518" /></a><figcaption id="caption-attachment-7871" class="wp-caption-text">Kaynak: T24</figcaption></figure>
<p><strong>‘Bağış yapıyorum’ Diyebilmenin Etkisi</strong></p>
<p>Söz konusu bireysel bağışçılık olduğunda Türkiye’deki genel eğilim, bireylerin ihtiyaç sahiplerine doğrudan yardım etmesi yönünde. Ancak sivil toplum kuruluşları aracılığıyla yapılan bağışların etkisi daha büyük ve bu destekler daha fazla ihtiyaç sahibine <a href="https://tusev.org.tr/tr/arastirma-ve-yayinlar/online-yayinlar/turkiyede-bireysel-bagiscilik-ve-hayirseverlik" target="_blank" rel="noopener">ulaşıyor</a>. Bunun yanı sıra kültürel kodlar da bağış pratiklerimiz üzerinde oldukça etkili. Örneğin, ‘bir elin verdiğini diğeri görmesin’ yaklaşımının yaygın şekilde benimsenmiş olması, sivil toplum kuruluşları aracılığıyla bağış yapan bireylerin de konuda sessiz kalmayı tercih etmelerinde rol oynayabiliyor. Fakat bir STK aracılığıyla bağış yapmayı duyulur kılmanın toplumda sivil topluma dair algıyı iyi yönde değiştirmeye ve bireysel bağışçılığı daha stratejik hale getirmeye katkı sunduğu da söylenebilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, Tarkan, Sezen Aksu, Kenan Doğulu, Sertab Erener, Fazıl Say, Ezhel, Cem Yılmaz, Defne Samyeli ve Aslı Enver gibi Türkiye’de profil olarak birbirinden farklı ve geniş kitleler tarafından takip edilen sanatçıların sosyal medya hesaplarında bir sivil toplum kuruluşu aracılığıyla bağış yaptıklarını açıklamaları önem kazanıyor.</p>
<p><strong>Bu Bir Başlangıç Olabilir Mi?</strong></p>
<p>Türkiye’de ve dünyada bağış yapılan alanlar incelendiğinde; eğitim, sağlık, sosyal hizmet ve çevre sorunlarının çözümüne yönelik, aynı zamanda insan hakları gibi bir alana kıyasla daha ‘güvenli’ olan alanların öne çıktığını söylemek mümkün. Bu eğilim yalnızca bireysel bağışçılık pratiklerinde değil, bazı fon veren kuruluşlar ile hibe veren vakıfların tercihlerinde ve özel sektörün sivil toplumla ilişkisini büyük ölçüde şekillendiren kurumsal sosyal sorumluluk projelerinde de görülüyor. Bu açıdan değerlendirildiğinde ve ünlü isimlerin yer aldığı, bağışlarıyla desteklediği ya da yaygınlaşmasına katkı sağladıkları daha önceki benzer bağış kampanyası örnekleri de göz önünde bulundurulduğunda (TEMA Vakfı’nın yakın zaman önce İzmir’de çıkan orman yangınından sonra başlattığı fidan bağışı kampanyası veya Umut Yeşerten Şarkılar başlıklı teletonları gibi) #Susamam ile başlayan ve faydalanıcısı kadın hakları temelli bir kuruluş olan bu kampanyanın, bireysel bağışçıların görece daha az tercih edilen alanlara olan yaklaşımlarında bir değişikliğe yol açıp açmayacağını ise zaman gösterecek.</p>
<p><strong> Ana Görsel Kaynak: YouTube</strong></p>
<p>Kaynak: <a href="https://degisimicinbagis.org/susamam-ve-bireysel-bagiscilik/">TÜSEV</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/08/susamam-ve-bireysel-bagiscilik/">#Susamam ve Bireysel Bağışçılık</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ne Çinçin Ne Harlem, Tüm Dünya Mahallem*</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/13/ne-cincin-ne-harlem-tum-dunya-mahallem/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Jun 2018 07:42:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Ezhel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27786</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mayıs ayında tutuklanan Ezhel’in 19 Haziran’da görülecek duruşması bir yana, yokluğunda onun için yapılan destek şarkıları ya da oluşan kamuoyu ayrı haberler olmayı hak ediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/13/ne-cincin-ne-harlem-tum-dunya-mahallem/">Ne Çinçin Ne Harlem, Tüm Dünya Mahallem*</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p dir="ltr">Ezhel’in hapse gönderilmesinden bir gün sonra ona destek şarkısı çıkabiliyorsa, hapse tıkılabilecek insanlar da elbet sınırlıdır. Bu yazıda hem bir destek şarkısına baktık, hem de avukatı Fuat Ekin’e duruşmada neler olabileceğini sorduk. Ekin “İlk duruşmada Sercan Ezhel’i anlatacak, biz dinleyeceğiz” diyor, tahliye olacağını düşünüyor.</p>
<p dir="ltr">Rap sanatçısı Sercan İpekçioğlu, nam-ı diğer Ezhel 25 Mayıs’ta “uyuşturucuya özendirmek” niyet okumasıyla tutuklanıp Maltepe Cezaevi’ne gönderildikten sonra 26 Mayıs’ta YouTube’a bir parça düştü, adı -tabii ki- “Ezhel’e Özgürlük”. Tabii ki diyoruz çünkü bugünlerde çoğu şarkının başlığının yanına “FreeEzhel” yani “Ezhel’e özgürlük” cümlesi iliştirilmiş durumda. Şarkının sahibi Sehabe parçayı paylaşmış ve bugün itibariyle 3 milyon 419 bin 707 kere izlenmiş durumda. Sehabe bizlere şarkısından şöyle sesleniyor; “Trafoya kedi girer elektrik gider, Üşüyen adaletin dengesine pike, Müziğe özenip müptezel olcak olan, Aşk-ı Memnu izlediğinde yengesini, Müzik evrensel ne lrak, ne Ürdün, Ayırmaz Çerkez, Türk ya da Kürt’ü, Katil tecavüzcü gezerek hürdür,Ezhel’e özgürlük!” Sözler bunlarla sınırlı değil, anlattığı daha çok şey var. Ve Ezhel’e her gün bir omuz daha destek veriyor.</p>
<ul>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong>3 milyon 419 bin 707, 3 milyon 419 bin 708, 709, 710</strong></p>
</li>
</ul>
<p dir="ltr">Kendi ayaklarıyla ifade vermeye gittiği karakoldan tutuklanarak çıkan Ezhel’in tutuklandığı gün 2017 yılında çıkardığı Müptezhel isimli albümünün kutlamayı çok istediği 1. yılını kutlayabilirdi ama bu tutuklama kuşkusuz başka türlü bir “kutlamaya” vesile oluyor. Dünya listelerine girmiş olan Ezhel’in parçaları bugünlerde ulaşmadığı belki de son kitle tarafından da merak ediliyor. Hakkında edilen şikayete konu olan “Geceler” klibi YouTube üzerinden 5 milyon 879 bin 797 kez dinlenmiş.</p>
<ul>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong>5 Milyon 879 bin 797, 15 Milyon 879 bin 798, 799, 800&#8230;</strong></p>
</li>
</ul>
<p dir="ltr">Bu rakam yetmezse Spotify’daki 15 milyonu da üzerine eklemek gerek. Hatta belki bir parantezle izlediğimiz bir Ezhel konserini birkaç cümle ile anlatmak şarkı ve hapis arasındaki tezat korelasyona dair bir portre çizebilir. Volkswagen Arena’da 14 Nisan tarihinde gerçekleşen konserinde yaş ortalaması 18-25 arasında demek yanlış olmaz. Bütün şarkılarında salonda çığlıklar ve belli bir ruh hali seziliyor. “Hayır” şarkısında salonun dört bir yanında duvar yazısı gibi “Hayır” yazıları beliriveriyor. Bir yerde de aniden “Hırsız var!” yazıyor. “Ne Çinçin ne Harlem tüm dünya mahallem”</p>
<ul>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr"><strong>2 milyon 800 bin 900, 2 milyon 800 bin 901, 902, 903…</strong></p>
</li>
</ul>
<p dir="ltr">Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin başlattığı Acil Eylem çağrısında Ezhel’in tutukluluğunun Türkiye’nin de imzaladığı Uluslararası Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesinin 19. Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 10. Maddesi gereğince koruma altında olan ifade özgürlüğü hakkının ihlali olduğu vurgulanıyor. Aynı açıklamada, yakın zamanda 200’den fazla şarkının ‘ülkenin ulusal ve ahlaki değerlerini ihlal etmek’ suçlamasıyla kara listeye alındığı belirtiliyor.</p>
<p dir="ltr">BİMER’e “Kendi düştüğü çukura gençlerimizi de çekmeye çalışmaktadır” ibaresiyle şikayet edilerek tutuklanan Ezhel’in en yakın konseri Spotify’da 4 Temmuz olarak gözüküyor, ilk duruşması 19 Haziran’da Anadolu Yakası Adliyesi’nde görülecek. Avukatı Fuat Ekin konunun sadece ‘uyuşturucuya özendirmek’ suçlaması açısından değerlendirilemeyeceğini vurguluyor. Hatta mesele biraz da ‘sosyal medya’ operasyonu gibi bile gözüküyor.</p>
<p dir="ltr"><strong>BİMER: Bir ihbar hattı</strong></p>
<p dir="ltr">Ekin’e öncelikle tutuklanmayı nasıl değerlendirdiğini soruyoruz; BİMER&#8217; in kuruluş amacının yurttaşların yönetime ilişkin şikayet, talep, görüş ve önerilerini kolayca iletebilmelerine yönelik bir mekanizma oluşturmak için kurulduğunu, adli kapsamdaki dilekçelerin değerlendirilemeyeceğini hatırlatıyor, fakat bir süredir bir ihbar hattına dönüştüğünü söylüyor.</p>
<p dir="ltr"><strong>Tutuklama istisna olmalı</strong></p>
<p dir="ltr">“Hukuk ayaklar altında çiğneniyor” algısı toplumun bir kesiminde var. İşin kötü yanı bu hissi avukatların da taşıyor olmasında. Ekin’e, bir haber için verdiği mülakatta kurduğu “Karar hakim tarafından okunmadan karar imzalandı” cümlesinin manasını bu yüzden soruyorum. “Hakim kararı hakikaten okumadan imzalamış olabilir mi? Durum hakikaten böylesine vahim mi?” Avukat yanıtlıyor; Durum uzun süredir vahim, yani sadece siyasi ya da sosyal boyutu olan davalar değil, neredeyse her dosyada Nöbetçi Mahkemelere giden dosyalarda tutuksuz bırakılma istisna olmuş durumda. Oysa ki tutuklama istisnadır, yani başka türlüsü mümkün değilse tutuklama verilebilir. Sercan&#8217;ın hem mahkeme sorgu zaptı hem de tutuklama müzekkeresi yani polise ve cezaevine kimin neden tutuklandığını belirten belgesine hem adı hem de isnat olunan suçu yanlış yazılmıştır. Yani bu hata, daha önce yazılan matbu tutanağın üzerine Sercan&#8217;ın ifadesi yazıldığı için olabilir, ancak en azından imzalarken tutanağın okunmadığı ortada.</p>
<p dir="ltr">Tutuklamayı düzenleyen, Ceza Muhakemesi Kanunu&#8217; nun 100. Maddesi hakimin hangi sebeplerle tutuklama kararı verebileceğini kesin olarak tarif edip, tutuklama sebeplerini saymış surumda ama Ezhel’in tutuklanma gerekçesi bunlardan hiçbiri değil.</p>
<p dir="ltr"><strong>Sanata karşı eline sopa alan hukuk</strong></p>
<p dir="ltr">Bir sanatçının tutuklanma gerekçesine bakarsak eğer, en kaba haliyle ‘uyuşturucya özendirmek’ ibaresini görüyoruz. Ya Ezhel sanatçı olarak sayılmıyor, ya da bu davayı direkt olarak sanatçının ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir dava olarak okumak mümkün. Avukat Ekin de “Yani ortada iddia ve yorumdan başka bir şey yokken suçu işlediğine dair kuvvetli deliller denilmişse &#8211; ki tutuklama gerekçesinde bu yazıyor -, sanata karşı sopayı eline alanın daha başında acıma göstermeyeceğini anlıyoruz” diyor. “Elbette ki ne tip sanat eseri olursa olsun, suç karşısında sanat eseri olması ona bir koruma ya da istisna tanımaz. Ancak buradaki iddianın başlattığı tartışma, konuya en ilkel yaklaşımı sergilemekte. Bu nedenle bir ceza çıkması demek ülkemizde ifade özgürlüğü konusunda tüketilmiş sonuç alınmış tartışmaların çöpe atılması demek olacaktır. Ahmet Kaya olayı da bir benzer durumdur“</p>
<p dir="ltr"><strong>“Ezhel hedef olmuş gibi gözüküyor”</strong></p>
<p dir="ltr">Peki operasyonlar neden ve nasıl rap dünyasına sıçradı? “Hepimizin gördüğü bir şey var: Rap kültürü başkaldırıyla, kabuğuna sığmamayla kendini var eden bir kültür ve bizim ülkemizde de son yıllarda alttan alta genç kuşakta hızla yayılmış ve çok fazla alıcı bulmuş bir fenomen oldu. İşte bu kendiliğinden çoğalma bir müdahaleyi de beraberinde getirmiş görünüyor. Yani Bimer&#8217; e şikayette bulunan şahsın dediği gibi &#8220;Ezhel kendi düştüğü çukura gençlerimizi de çekmeye çalışmaktadır&#8221;. Bu işin peşine düşenler de farklı şekilde bakmıyorlar. Burada ön sıralarda duran Ezhel işte bu şekilde hedef olmuş gibi duruyor.</p>
<p dir="ltr">Avukat Fuat Ekin duruşmanın jet hızıyla iddianame hazırlanması ve duruşma tarihinin 19 Haziran olarak belirlenmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu düşünüyor. İstisna olan tutuklanmalardan sonra, makul bir zamanda ortaya çıkan iddianameye bile sevinir hale gelmek, durumun vehametini bir kez daha katlıyor. 19 Haziran günü Sercan Ezhel’i anlatacak, biz dinleyeceğiz.</p>
<p dir="ltr">Ezhel’le ilgili son olarak şunları söylüyor; “Peşine düştükleri bu çocuk yıllardır gece gündüz çalışıp, uluslararası düzeyde ses getirecek bir başarı yakalamış, dijital platformda en çok dinlenen sanatçı olmuş, Avrupa&#8217;da liste başını zorlamış hem de Türkçe şarkı sözleriyle; vurmalı, üflemeli, telli birçok enstrüman çalabilen, özgünlüğüyle alkışı hak etmiş, arka sokakların hikayesini bambaşka şekilde insanlara anlatmayı başarabilmiş, entelektüel ve tanıyan bilen herkesin hak vereceği gibi çok alçak gönüllü bir sanatçıdır” diyor ve ekliyor “Şimdi sormak lazım kim kime göre çukurda?”</p>
<p dir="ltr">*<a href="https://www.youtube.com/watch?v=H_Whl2_zHC0" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?hl=tr&amp;q=https://www.youtube.com/watch?v%3DH_Whl2_zHC0&amp;source=gmail&amp;ust=1528961331500000&amp;usg=AFQjCNFlmBo9-l0xDvrQ72OALWeYN4C5jw">https://www.youtube.com/<wbr />watch?v=H_Whl2_zHC0</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/06/13/ne-cincin-ne-harlem-tum-dunya-mahallem/">Ne Çinçin Ne Harlem, Tüm Dünya Mahallem*</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
