<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Engelli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/engelli/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/engelli/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Jun 2023 11:20:06 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Engelli arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/engelli/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Engelli Kadınların Haber Medyasında Temsili</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/01/engelli-kadinlarin-haber-medyasinda-temsili/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Jun 2023 11:20:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma Derneği, medyanın engelli kadınların hak mücadelesi için önemli bir araç ve savunu alanı olması için itici gücü oluşturmayı amaçlayarak 'Engelli Kadınların Haber Medyasında Temsili' başlıklı bir rapor yayınladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/01/engelli-kadinlarin-haber-medyasinda-temsili/">Engelli Kadınların Haber Medyasında Temsili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan izleme çalışması, engelli kadınların karşılaştığı hak ihlallerinin medyada görünür olması, haberlerin bu ihlallerle mücadelede kadınları güçlendirecek bir bakış açısıyla hazırlanmasını teşvik etmek<br />
üzere geliştirildi.</p>
<p>Çalışma ayrıca, örgütlü veya örgütsüz engelli kadınları medya izlemeye dahil etmek, örgütlerdeki engelli kadınları aktif, üretken hale getirmek, diğer hak alanlarından aktivistleri engelli konularıyla ilgilenir hale getirmeye de katkı vermeyi de hedefledi. Göstergeler kullanılarak, seçilen gazete ve internet haberleri analiz edildi.</p>
<h5><strong>&#8216;Toplumda Kalıp Yargılar ve Bilgi Eksikliği Devam Ediyor&#8217;</strong></h5>
<p>Özetle, izleme çalışması medyanın engelli kadın ve kız çocukları belli bir açıdan gördüğünü ve kalıp yargılarla gösterdiğini ortaya koyuyor. Bunlar toplumda engelliliğe dair bilgi eksikliğinin ve önyargıların sonucu olduğu kadar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin yarattığı ayrımcılığın da dile ve düşünceye yansıması anlamına geliyor.</p>
<p>İnsanların dışlanmasına vesile olan en önemli etkenlerden biri de dil. Engelli kişilerin farklılıklarını olumsuz bir şekilde ön plana çıkaran kelimeler insanların kendilerini değersiz hissetmelerine neden oluyor. Bu türden bir dil, doktorlar, terapistler ve öğretmenler gibi meslek mensupları tarafından kullanılabildiği gibi, gazetelerde ve sokakta da kullanılıyor</p>
<p>Cinsiyetçi ve Sağlamcı Olmayan, Eşit ve Erişilebilir Bir Medya için: Engelli Kadınların Haber Medyasında Temsili – İzleme Raporu&#8217;nun tamamına<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/ucan-supurge-dernegi-engelli-kadinlarin-haber-medyasinda-temsili/" target="_blank" rel="noopener"> buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/06/01/engelli-kadinlarin-haber-medyasinda-temsili/">Engelli Kadınların Haber Medyasında Temsili</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Medya Engelliyi &#8216;Hakkıyla&#8217; Görmüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/medya-engelliyi-hakkiyla-gormuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2022 07:43:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Bağımsız Yaşam Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği Sivil Toplum Destek Programı]]></category>
		<category><![CDATA[Itır Erhart]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80063</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Sivil Toplum Destek Programı - III hibesiyle Engelli Kadın Derneği ve Avrupa Bağımsız Yaşam Ağı (ENIL) tarafından medya temsilcilerine yönelik engellilerin medyadaki temsili ve bağımsız yaşam hakkı üzerine bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantı katılımcılarından Prof. Dr. Itır Erhart, ülkemizde ve dünyada halen engellilerin “yardıma ihtiyacı olan, cinsiyetsiz, normal olmayan, tanrının sevgili kulu ya da tam tersine günahkâr” kişiler olarak yansıtıldığını ve eşit yurttaş olarak görülmediğini belirtti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/medya-engelliyi-hakkiyla-gormuyor/">Medya Engelliyi &#8216;Hakkıyla&#8217; Görmüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="size-full wp-image-80065 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/04/pakt-toplanti.jpg" alt="PAKT toplantı" width="195" height="393" />Toplantı Nisan 2021 tarihinden beri sürdürülen Engellilerin Bağımsız Yaşamı ve Toplumsal Katılımı İçin Kilit Bir Araç Olarak Kişisel Asistanlık (PAKT) Projesi kapsamında düzenlendi. Konuşmacı konuklar Bilgi Üniversitesi&#8217;nden Prof Dr. Itır Erhart, ENG-KAD&#8217;dan engelli aktivisti ve Klinik Psikolog Dr. Beyza Ünal ve ENIL eski direktörü Zara Todd medyada engelli temsilinin sorunlu örneklerine ve hak temelli bir dilin kullanımının önemine dikkat çektiler.</p>
<p>Tam 1 yıldır sürdürülen PAKT Projesi, Türkiye&#8217;nin de dahil olduğu BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme&#8217;nin 19. Maddesinin doğrudan kapsadığı ve Türkiye&#8217;de neredeyse hiç konuşulmayan Bağımsız Yaşam Hakkı üzerine daha fazla farkındalık yaratmayı amaçlıyor. Projenin asıl odak noktası ise engellilerin bağımsız yaşaması için en güçlendirici hizmetlerden biri olan kişisel asistanlığın Türkiye&#8217;de tanıtılması ve uygulanabilir bir model oluşturulması. Bu kapsamda basın mensuplarının hak temelli bir şekilde engellilerin meselelerini ele almalarını desteklemek için bir medya toplantısı düzenlendi.</p>
<p>Prof. Dr. Itır Erhart ülkemizde ve dünyada halen engellilerin “yardıma ihtiyacı olan, cinsiyetsiz, normal olmayan, tanrının sevgili kulu ya da tam tersine günahkâr” kişiler olarak yansıtıldığını ve eşit yurttaş olarak görülmediğini spor haberleri, yardım kampanyaları gibi örnekler üzerinden açıkladı. &#8220;Engelliler muhtaç ve ben ona yardım edeceğim&#8221;, “Hepimiz bir engelli adayıyız” gibi söylemlerin sakıncalı noktalarına dikkat çekti.</p>
<p>Kendisi de kişisel kaynaklarıyla kişisel asistan kullanan, bu sistemle PAKT Projesi&#8217;nin fikir annesi Dr. Beyza Ünal ise konuşmasında bağımsız yaşam hakkına vurgu yaptı: “Türkiye’de bağımsız yaşam dendiği zaman engelli kişinin her şeyini kendi yapabilmesi algılanırdı. Ama örneğin benim durumumda bu mümkün olan bir şey değil. Ama bu, benim bağımsız yaşamama bir engel oluşturmak durumunda da değil.”. Beyza Ünal kişisel asistan tecrübesini şöyle açıklıyor: &#8220;ne istiyorum?’ diye kendime dönüp sorabildiğim ve kendi kararlarımı alabildiğim bir ortamı bana sağlaması açısından benim için açımdan çok farklı bir yerdeydi. Neye ihtiyacım var, ne istiyorum, soruları birey olmakta ve bağımsız olmakta oldukça önemli.”</p>
<p>Avrupa Bağımsız Yaşam Ağı (ENIL) eski başkanı Zara Todd ise engellilerin temsilinde medyanın büyük bir rol üstlendiğinden, bazı medya kuruluşlarının engellileri uzaylı gibi gösterdiğinden, hatta hayatlarındaki her şeyi bilmek isteyerek engellilere &#8220;kamu malı&#8221; gibi muamele ettiğinden bahsetti. Kendisi de aktif olarak medya alanında çalışan Todd &#8220;Medyada hikayeler düzenlenirken şuna dikkat edilmesi gerekiyor. Kimin sesini dinliyorum, buradaki hikâyenin özünü kim oluşturuyor acaba? Önemli olan engellinin kendi tecrübelerinin kendi ağzından paylaşılması&#8230;&#8221; dedi.</p>
<p>Medya toplantısının düzenlendiği PAKT Projesine ilişkin ayrıntılara<a href="http://engellikadin.org.tr/projelerimiz/pakt/" target="_blank" rel="noopener"> buradaki linkten</a>, sorularınız, katkılarınız gibi konular için Engelli Kadın Derneği’ne engellikadindernegi@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/medya-engelliyi-hakkiyla-gormuyor/">Medya Engelliyi &#8216;Hakkıyla&#8217; Görmüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Erişilebilirlik Varsa Engellilik Yoktur&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/03/erisilebilirlik-varsa-engellilik-yoktur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emel Altay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Dec 2021 07:44:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Engelliler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Erişilebilir Her Şey]]></category>
		<category><![CDATA[erişilebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=76265</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erişilebilir Her Şey, engelli bireylerin herkes gibi erişilebilir bir yaşam sürmesi için çalışan bir sosyal girişim. “Erişilebilirlik varsa engellilik yoktur” mottosuyla çalışan ekiple, engellerin ortadan kalkması için yaptıkları çalışmaları konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/03/erisilebilirlik-varsa-engellilik-yoktur/">&#8216;Erişilebilirlik Varsa Engellilik Yoktur&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Erişilebilir Her Şey, engellilerin karşısına çıkan engelleri üç ana başlıkta topluyor: iletişimsel, içeriksel ve fiziksel engeller. Bu başlıklar altında eğitimler düzenleyen, projeler üreten ekip; Seben Ayşe Dayı, Serim Berke Yarar ve Hale Yıldız’dan oluşan üç kurucu ortakla çıktığı yolculuğunda yoluna, engelli eğitimi ve aktivizminde uzman yedi kişiyi de katarak devam ediyor. Ekip, “engelli” tanımı yerine “engellenen birey” demenin doğru olduğuna vurgu yapıyor ve “Bireyin farklılıkları değil, mekanların erişilebilir olmaması veya bu farklılıklara yönelik ayrımcı tutumlar topluma katılımı engelliyor. Başka bir deyişle ortada bir ‘sorun’ varsa bu, bireyde değil, erişilebilir olmayan mecralarda. Hâliyle tanımı ‘engelli’ değil, ‘engellenen’ olarak yapmak, erişilebilirlik ihtiyaçlarının daha görünür kılınmasını sağlıyor ve bize bir savunma alanı açıyor,” diyor. </span></p>
<p><b>Erişilebilir Her Şey’in ortaya çıkış hikâyesini, neler yaptığınızı, hangi temel sorunlara nasıl çözümler sunduğunuzu sizlerden dinlemek isteriz öncelikle. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="wp-image-76537 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-640x427.jpg" alt="Erişilebilir Her Şey" width="313" height="209" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey.jpg 700w" sizes="(max-width: 313px) 100vw, 313px" />Erişilebilir Her Şey’in üç kurucu ortağı olarak uzun zamandır tanışıyoruz. Hepimiz on yılı aşkın süredir sakat hareketinin içinde olan, engellenen bireyleriz. Hem kendi yaşam deneyimlerimizden hem de çevremizdeki insanların yaşadığı sorunlardan fark ettik ki kapsayıcı bir kültür oluşmasının ve topluma eşit katılımın önündeki en büyük engel, erişilebilirlik eksiklikleri. Bu noktada, erişilebilirlik tanımını da biraz açmak gerekli. Erişilebilirlik; bir ürüne, hizmete, kaynağa kolayca ve herkesle eşit bir şekilde ulaşabilmeyi kapsar. Örneğin bir mekânın tekerlekli sandalyeye uygun olmaması, bir internet sitesinde yardımcı teknolojilerin kolayca kullanılamaması veya kamusal bir alanda maruz kalınan sağlamcı bir söylem, engellilik bağlamında “erişilebilirlik eksiklikleri” olarak ele alınabilir. Biz de Erişilebilir Her Şey olarak tam da bu sorunlara yönelik fiziksel, dijital, içeriksel ve iletişimsel erişilebilirlik danışmanlıkları sunuyoruz. Örneğin “Sağlamcı Dil”in düzelmesi ve eşit bir iletişim için hangi engel grupları ile nasıl daha doğru iletişim kurulabileceği üstüne eğitimler veriyoruz. Fiziksel erişilebilirlik üzerine raporlar yazarken hem yurt içi hem yurt dışı standartları alıyoruz ve kullanıcı deneyimi ile birleştiriyoruz. </span></p>
<p><b>Verdiğiniz hizmetlerden biri de koçluk eğitimleri. Eğitimlere ilgi ne düzeyde? İnsanların/kurumların engelli erişimine dair bilinçlerinin, farkındalıklarının arttığını söylemek mümkün mü? Eğitimlerde sorulan sorularla, aktarılan sorunlar ve taleplerle oluşturduğunuz gözlemlerinizde neler öne çıkıyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitimlerimiz, danışmanlık süreçlerimizin iletişimsel erişilebilirlik boyutunu oluşturuyor. Toplumumuzda genel olarak engellenen bireylere ya acınarak ya da kahramanlaştırarak bakılıyor. Bu algıyı değiştirmek amacıyla, doğrudan engellenen bireylerin verdiği algı ve farkındalık eğitimleri düzenliyoruz. Ana içerikte verilen örnekleri ise kurumun çalıştığı sektöre ve hedef kitlenin ilgisine göre değiştirip mümkün olduğunca özelleştirmeye çalışıyoruz. Bu da etkiyi arttırıyor elbette. Çoğu insan öyle ya da böyle engellilikle temas etmiş olduğu için anlattıklarımız da soyut kalmıyor. Eğitimlerde “kör” ve “görme engelli” farkını erişilebilirlik üzerinden anlattığımızda neden kör ifadesini kullanmak gerektiğini anlayabiliyor kişiler. Ya da körle yürürken nasıl eşlik edebileceklerini anlattığımızda neden o kişinin bir adım önde, kör bireyin bir adım arkada yürümesi gerektiği somut olarak anlaşılıyor. </span></p>
<p><b>İnternet sitenizde engelli birey/engellenen birey ayrımına vurgu yapıyorsunuz. Bir kez daha anlatır mısınız, engelli ve engellenen bireyler kimlerdir, arasındaki farklar nelerdir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="wp-image-76538 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-1-640x427.jpg" alt="Erişilebilir Her Şey" width="348" height="232" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-1-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-1.jpg 700w" sizes="(max-width: 348px) 100vw, 348px" />Aslında hem “engelli” kelimesinin İngilizcesi olan “disabled”a bakılınca hem de 1980’lerden bu yana yapılan yaygın tanımlar incelenince bahsedilenin bir engellenmişlik durumu olduğu görülebilir. Bireyin farklılıkları değil, mekânların erişilebilir olmaması veya bu farklılıklara yönelik ayrımcı tutumlar, topluma katılımı engelliyor. Başka bir deyişle ortada bir “sorun” varsa bu, bireyde değil, erişilebilir olmayan mecralarda. Hâliyle tanımı “engelli” değil de “engellenen” olarak yapmak erişilebilirlik ihtiyaçlarının daha görünür kılınmasını sağlıyor ve bize bir savunma alanı açıyor. </span></p>
<p><b>Türkiye’de resmî kayıtlara göre 5 milyona yakın engellenen birey olduğunu ve ülkemizde bulunan sosyal yaşam alanlarının %66,9’unun erişilebilir olmadığını paylaşıyorsunuz. Ekibiniz; engellenen birey eğitmenleri, engellenen bireyler ve engellenen birey aktivistlerinden oluşuyor. Sizler Türkiye’de yaşayan engellenen bireylerin en çok hangi alanda zorluklar yaşadıklarını gözlemliyorsunuz?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında bir çokluk-azlık sıralaması yapmak zor, her şey birbirine bağlı. Örneğin nitelikli eğitime erişim konusunda okulların altyapı sorunlarından kaynaklanan fiziksel erişilebilirlik sorunlarından da bahsedebiliriz, dijital platformların yardımcı teknolojiler aracılığıyla kullanılamamasının yarattığı eşitsizliklerden de. Aynı zamanda kapsayıcı eğitim pratiklerinin oturmamış olması da ayrı bir konu. İstihdamdan tutun, kültürel hayata katılıma kadar çoklu ve birbirine neden olan bir yumaktan söz ediyoruz. Tam da bu nedenle Erişilebilir “Her Şey” spesifik olarak bir noktaya odaklanmaktansa daha bütüncül bir yaklaşım ele almayı amaçlıyor. </span></p>
<p><b>Kendi sitenizdeki erişilebilirlik menüsünde disleksisi olanlar, görme zorluğu yaşayanlar vb. engellenen bireylerin, görmelerini ve okumalarını kolaylaştırıcı kısa yollara yer veriyorsunuz. Sosyal medya çağında yaşadığımız düşünüldüğünde içeriksel erişilebilirliğin önemi daha da ortaya çıkıyor. Bu uygulamalar ne kadar yaygın Türkiye’de? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-76540 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-2-640x427.jpg" alt="Erişilebilir Her Şey" width="321" height="214" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-2-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/erisilebilir-her-sey-2.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 321px) 100vw, 321px" />Büyük kurumsal yapıların internet sitelerinde erişilebilirlik eklentileri kullandıklarına şahitlik edebiliyoruz genelde. Öte yandan, sosyal medyaya geldiğimizde ne yazık ki çok az kurumun hesapları erişilebilir. Neredeyse her sosyal medya platformu, ayarlar menüsünden birkaç ayarla erişilebilir bir deneyime olanak tanırken bu konuda bilinirlik az olduğu için sınırlı sayıda kurum aksiyon alıyor. Biz de kapsayıcı iletişim eğitimlerimiz kapsamında bu uygulamaların ve ayarların görünürlüğünü arttırmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p><b>Çalışmalarınızı sürdürürken diğer sivil toplum örgütleri ya da ilgili resmî kurumlarla iş birlikleriniz, fikir alışverişleriniz oluyor mu? Bu bağlamda değerlendirirsek engelliler için erişilebilir bir yaşam kurma çabasında Türkiye’de etkili bir örgütlenmeden söz edilebilir mi? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum örgütleri ile yakın temasta çalışıyor ve ortak faaliyetler yapıyoruz. Hem danışmanlıklarımızın tasarım süreçlerinde hem de yaptığımız işlerin yaygınlaştırılmasında önemli rolleri oluyor. Bu açıdan katılımcı süreçler işletmek bize de çok şey öğretiyor. Öte yandan kamu kurumları ile yürüttüğümüz süreçler bazen yavaş ilerleyebiliyor ve aksayabiliyor. Bürokratik yavaşlık ve yasal düzlemdeki eksiklikler bunun en büyük sebepleri elbette. Türkiye’de erişilebilirlik denetimleri hâlâ daha bir standarda oturmamış vaziyette ve bir sertifikasyon sisteminin olmaması işleri yavaşlatıyor. Sonuç olarak eski yapılar denetlenmezken yeni yapılar da standartlara uygun yapılmıyor. </span></p>
<p><b>Şu an gündeminizde hangi çalışmalar öne çıkıyor? İlerisi için yeni projeleriniz var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sakıp Sabancı Müzesi’nde Dün Bugün İstanbul sergisini, görme ve işitme farklılığı olan bireyler için erişilebilir hâle getirdik. Sergi, 28 Kasım’da sona erdi. Sergiyi deneyimleyen ve kültür sanat erişilebilirliğinin mümkün olduğunu gören pek çok sanat kurumu da bizimle iletişime geçti ve etkimiz yayılmaya başladı. Önümüzdeki günlerde daha çok erişilebilir sergi haberi duyacağımızı şimdiden söyleyebilirim.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/03/erisilebilirlik-varsa-engellilik-yoktur/">&#8216;Erişilebilirlik Varsa Engellilik Yoktur&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Amacımız Sosyal Katılımı Herkes İçin Mümkün Kılmak&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/01/amacimiz-sosyal-katilimi-herkes-icin-mumkun-kilmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 08:38:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Diyarbakır Sinema Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel gelişim]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsiyet Eşitliği]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal katılım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73949</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Özellikle yerel seviyede, engelli insanlar zaten dışlama konusunda birçok deneyimle uğraşmak zorundalar. Hala mevcut engeller, önyargılar ve çekinceler var. Bu nedenle amacımız sosyal katılımı herkes için mümkün kılmak.' Diyarbakır Sinema Derneği başkanı Özgür Akkaya ile yaşadığı yerin çeperinden çıkamayan çocuk ve gençlerle, pandemide yaptıkları çok dilli projeleri ve derneğin çalışmalarını konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/01/amacimiz-sosyal-katilimi-herkes-icin-mumkun-kilmak/">&#8216;Amacımız Sosyal Katılımı Herkes İçin Mümkün Kılmak&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Diyarbakır Sinema Derneği ne zaman kuruldu, bize kuruluş hikayesini ve kuruluş motivasyonunu anlatır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-73954  alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/diyarbakir-sinema-dernegi-640x480.jpg" alt="Diyarbakır Sinema Derneği" width="343" height="257" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/diyarbakir-sinema-dernegi-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/diyarbakir-sinema-dernegi.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 343px) 100vw, 343px" />2010 yılında genç yetişkinler tarafından kurulmuş olan “Diyarbakır Sinema Derneği” kuruluşundan bu yana çocuklar ve gençler için video/film çekimi ve filmin düzenlenmesi, müzik aletleriyle birlikte müzik atölyeleri, folklor, sokak tiyatrosu gibi çeşitli kültürel etkinlikler düzenlemekte. Derneğin ulaşmak istediği hedef kitlesi, öncelikle dezavantajlı çocuk ve gençler. Bir başka ifadeyle engelli çocuk ve gençlerin yanı sıra çeşitli sosyal etkinliklere erişimde güçlük çeken ve dezavantajlı konumdaki yörelerde yaşayan çocuk ve gençler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek olarak, düzenlemiş olduğumuz etkinlikler yolu ile yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde çocuk ve gençlere ulaşarak, onların kişilik gelişimlerine katkıda bulunup, kültürel, sosyal ve sanatsal etkinliklerde farkındalık yaratmayı hedefliyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğin işleyişi ve yönetimi öncelikle gönüllülük esasına dayanmakta. Kuruluş tarihinden bugüne geçen süreçte çocuklar ve gençler ile/için yapmış olduğumuz başarılı çalışmalar sonucu kazanmış oldukları deneyimler ile hedeflerine ulaştıkları görüldü. Diyarbakır Sinema Derneği bu kazanımlarını, uluslararası düzeyde projelere yoğunlaştırıp, çocuk ve gençleri hedefleri doğrultusunda yönlendirerek, farklı bakış açıları kazanmalarını, kendilerini ve başkalarını tanımalarını, yaşamı daha iyi algılamalarını sağlamak gibi yeni ve uzun vadeli hedefleri amaçlıyor. Bizler de bu amaçlardaki motivasyon ile birlikte projeler üretip yapmaya devam ediyoruz.</span></p>
<p><b>Dernek Diyarbakır merkezli, sadece burada mı çalışmalarını yürütüyor? Çalışmalarınızdan bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuklar ve gençlerle ulaşmak ve derinleştirmek istediğimiz hedefler var.  Mesela bazen katılımcılar dernekte gerçekleştirilen günlük aktivitelere, yaratıcı grup etkinliklerine katılıyor. Böylece birebir katılımın perspektif edinmeyi, konuları pratikte detaylıca öğrenmeyi sağladığı ve bunun da derneğin odaklandığı hedeflerden olduğunu ve tamamlayıcı bir unsur olarak yararlar sağladığı ortaya çıktı. Bizler Diyarbakır Sinema Derneği olarak Sosyal öğrenme, kapsayıcılık (birlikte öğrenme), kültürlerarası öğrenme ve sanatsal beceri kazanma konularında gençlerle, çocuklarla, engelli ve engelsiz gruplarla bir araya gelip, hem Diyarbakır merkezli hem de uluslararası projelerde birlikte çalışma fırsatı yakalamaktayız.</span></p>
<p><b>Nasıl bir boşluğu dolduruyorsunuz, nasıl dönüşümlere şahitlik ettiniz? Olumlu olumsuz dönüşüm hikayelerini dinlemek isteriz.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uluslararası çalışmalar yapan kurum ve kuruluşlar var tabii ki ama yeterli düzeyde değil. Yeni kavramlar geliştirme ve var olanların altını doldurmayı hedefliyoruz. Sosyal öğrenme, hareketlilik, bireysel gelişim ve benlik saygısı desteği, yaratıcılığın desteklenmesi, dahil etme, cinsiyet eşitliği, ayrımcılık ve hoşgörü gibi konularda duyarlılığın artması gereklidir, azalması değil. Ama maalesef toplumsal gerçeklerimiz çok daha farklı ve yavaş işleyen bir destek sürecini gösteriyor. Buna rağmen katılımcılar her koşulda pozitif dönüşler veriyorlar. Daha önce konuşmam dediği dili konuşup çalışmam dediği bireyle birlikte neler yapabileceklerini görüyorlar. Projelerimizin sonunda artık kimse renkli, yani heterojen gruplarla çalışmamayı hayal edemez oluyor. Bu herkes için bir zenginliktir çünkü herkesin farklı olma hakkı vardır ve hiç kimse mükemmel olmak zorunda değildir. Bu sayede tüm katılımcılar ufuklarını genişletmek ve yeni deneyimler kazanmak için büyük ve yeni bir motivasyon göstermiş olacaktır. Her genç hedefe yönelik düşünme ve yaratıcılık açısından desteklendiği sürece toplumsal farkındalık kazandırılmış olacaktır kanısındayım. Yaptığımız projeler yerel düzeyde önemli, çünkü bu özel hedef grupla (engelli ve engelsiz gençler) böyle projelerde buluşmuş olacak. Bir örnekle açıklayayım; 13 yaşında Şehriban diye bir öğrencimiz vardı, işitme engelli ve Diyarbakır’ın bir köyünde yaşıyordu. Resimde çok yetenekli ve soyut çalışmalardan keyif alıyordu. Ona önce ilçede bir resim sergisi açtık sonra işitme engelli öğrencilerin de dahil olduğu bir projede birlikte gidip Almanya Berlin&#8217;de bir resim çalışması ve sergiler yaptık. Kaldığımız süre boyunca farklı diller, dinler, kültürler ve karşılaştığımız birçok engele rağmen, o zorlukları birlikte aşıp ülkemize döndük. Almanya’da bulunduğumuz süreç ülkemiz açısından sıkıntılı bir süreçti, tam da darbe arifesiydi. Herkeste kaosun hakim olduğu ve eğitimin yavaşladığı bir süreçti. Uluslararası basına yansıyan haberimizde Diyarbakır Sinema Derneği olarak temsil durumumuz bizim için önemliydi. Belki dışarıdan küçük puntolarda yazılıydı ama bizim için kıymetli yorumlardı. Sonuçta her bir çocuk ve gençte büyük farkındalıklar yaratıp doyasıya eğlenmeyi ve öğrenmeyi başarmıştık.</span></p>
<h5><b>&#8216;Çocuklar Yaşadıkları Köyün Sınırlarını Aşıp İlk Defa Başka Bir Ülkeye Seyahat Şansı Buldular&#8217;</b></h5>
<p><b>Engelli bireylerle projeler yaptığınızı söylemiştiniz, nasıl bir faydası ya da etkisi var, engellilik üzerinden deneyimlerinizi paylaşır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-73955 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/diyarbakir-sinema-dernegi-1-640x427.jpg" alt="Diyarbakır Sinema Derneği" width="327" height="218" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/diyarbakir-sinema-dernegi-1-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/09/diyarbakir-sinema-dernegi-1.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 327px) 100vw, 327px" />Engelliler için katılım yasal olarak Birleşmiş Milletler sözleşmelerinde ayrıntılı yer alıyor ve yasal, kurumsal, örgütsel engellerin azaltılması çağrısında bulunuluyor. Ancak özellikle yerel seviyemizde, engelli insanlar zaten dışlama konusunda birçok deneyimle uğraşmak zorundalar. Hala mevcut engeller, önyargılar ve çekinceler var. Bu nedenle amacımız sosyal katılımı herkes için mümkün kılmak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Engelli ve engelsiz çocuklar ve gençler için kapsayıcı çalışmalar ve projeler üretiyoruz. Bu çalışmalara herkesin katılma hakkı vardır. Bireysel gençlerin özgüllüğünü vurgulamaya ve çeşitliliğe saygı duymaya, dışlamayı önlemeye ve sosyal katılım artışı için fırsatlar yaratmaya yardımcı olan yaratıcı alanlar yaratıyoruz. Yaratıcı sürecin bireyin bütünsel gelişimi üzerinde olumlu etkileri oluyor. Amaç &#8220;farklı olmayı&#8221; olumlu ve kabul edilebilir şekilde algılamaktır. Bireysel güçlü yönler özellikle yaratıcı çalışma alanında yaşanabilir. Projelerimiz, hem açık hem de grup şeklinde yaratıcı seçenekler sunuyor. Bölgedeki tüm çocuklar ve gençler yaratıcı teklife katılma şansına sahip oluyorlar. Herkes kişiliğini geliştirme, onu yaratıcı bir bağlamda yaşama ve kendini yeni ve farklı bir şekilde algılama fırsatına sahip oluyor. Bu çalışmalar ile yaşam alanımızı zenginleştirmek istiyoruz ve bu sayede engelli ve engelsiz bireylerin birlikte bulunduğu projeler yapıyoruz. 2016 yılında ‘İçselleştirme’’ konulu AB destekli Erasmus Plus projemizde çoğunluğunun işitme engelli öğrencilerinin oluşturduğu engelli ve engelsiz bireylerle Almanya ve Türkiye yolculuklarımız oldu. Projemiz kapsamında çocuklarımız yaşadıkları köyün sınırlarını aşıp ilk defa başka bir ülkeye seyahat şansı bulmuşlardı. Projemizde konuşulan 5 dil ve en az 5 din buluyordu, ama biz bunların tamamından ortak bir dil ve ortak bir din çıkarmayı başardık, iletişim kurduk. Proje sonunda beklediğimizin üzerinde bir etki ve yorumla karşılaştık. Değişimler gözle görülebilir ölçüdeydi, birçoğu köylerinden çıkmamış bireylerdi. Bu bizim için en heyecan verici projeydi. Sonraki yıl “kendini güçlendir, xwe hezdar bike, mach dich stak’ konulu Erasmus Plus projesiyle yeni bireylerle projelerimize devam ettik. Ama pandemi ile karşılaşınca Avrupa seyahatlerimiz durdu. Bu kez dijital platformda projelerimize devam etmeye başladık. Pandemiden bu yana yüzlerce genç ile çalıştık ve Almanya ile 5 dijital projeye imza attık ve hala devam etmekteyiz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/09/01/amacimiz-sosyal-katilimi-herkes-icin-mumkun-kilmak/">&#8216;Amacımız Sosyal Katılımı Herkes İçin Mümkün Kılmak&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>‘Engellilerin Tüketici Hakları’ Uluslararası Ağ Oluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/17/engellilerin-tuketici-haklari-uluslararasi-ag-oluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 May 2021 07:32:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bulgaristan Ulusal Aktif Tüketiciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Engelliler Konfederasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Engelliler ve Gençlik Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Engellilerin Tüketici Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[tüketici hakalrı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=70079</guid>

					<description><![CDATA[<p>Engelliler Konfederasyonu ve Tüketici Hakları Derneği, Bulgaristan Ulusal Aktif Tüketiciler Derneği ve Bulgaristan Görme Engelliler Spor Federasyonu ile beraber ‘Engellilerin Tüketici Hakları Ağı” çalışması için girişimlere başladı. Engelliler ve Gençlik Derneği Başkanı Coşkun Gök, “Engellilerin Tüketici Hakları” konusunun göz ardı edilen bir alan olduğunu, yasal mevzuatın bu açıdan gerekli olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/17/engellilerin-tuketici-haklari-uluslararasi-ag-oluyor/">‘Engellilerin Tüketici Hakları’ Uluslararası Ağ Oluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">‘</span><b>Engellilerin Tüketici Hakları Ağı”  Engellilerin hayatlarında nasıl bir kolaylaştırıcılık sağlayacak? Bu çalışma ile neyi amaçlıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-70080 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/coskun-gok-640x360.jpeg" alt="Coşkun Gök" width="302" height="170" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/coskun-gok-640x360.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/coskun-gok-1280x720.jpeg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/coskun-gok-1024x576.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/05/coskun-gok.jpeg 1600w" sizes="auto, (max-width: 302px) 100vw, 302px" />Çalışmanın öncelikli olarak iki amacı bulunmakta; birincisi; Türkiye ve Avrupa Birliği ülkelerindeki engelli ve tüketici hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleri arasında kurumsal, yaygın, güçlü ve sürdürülebilir işbirliklerinin oluşturulması. Bu işbirliğini sağlamak için “Engellilerin Tüketici Hakları Ağı” kurulacak. Eğer Covid-19 pandemi şartları izin verirse önümüzdeki 1 yıl içinde Türkiye’de ağın uluslararası katılımlı toplantısı yapılacak. Toplantıda ağın programı, iletişim araçları, sekretaryası vb. araçları oluşturulacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmanın diğer amacı; yukarıda da belirtildiği gibi engellilerin tüketici hakları konusunda Türkiye ulusal mevzuatında herhangi bir düzenleme bulunmamakta. Bu eksikliği ortadan kaldırmak için Avrupa Birliği ülkelerinin mevzuatları incelenerek iyi uygulama örnekleri tespit edilecek ve Türkiye’de engellilerin tüketici hakları mevzuatının oluşturulması için politika önerileri hazırlanacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Politika önerilerinin ilki ise “Engellilerin Tüketici Hakları Manifestosunun” hazırlanması olacak. Bu belge daha çok engellilerin tüketiciler olarak yaşadıkları hak ihlallerini ve bu ihlalleri gidermeye yönelik yapılması gereken çalışmaları ortaya koyacak. Bunların dışında engellilerde ve sivil toplum örgütlerinde engellilerin tüketici hakları konusunda bilgi, bilinç ve farkındalığın artırılmasına yönelik eğitimler, kampanyalar gerçekleştirmek, dökümanlar hazırlamak gibi çalışmalar da gerçekleştirilecek.</span></p>
<p><b>Engelli bireyler için tüketici hakları mevzuatının oluşturulması neden önemli? Bu çalışmaya neden gerek duyuldu, çalışmanın nasıl bir arka planı var? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye nüfusunun yaklaşık 10 milyonu engellilerden oluşuyor. Engelliler engel durumlarına, engel gruplarına özgü sorunlar ve hak ihlalleri yaşamakla beraber bütün engellileri ilgilendiren temel ve ortak sorunlar oldukça fazla.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim ve sağlık hizmetlerinden tam ve etkin faydalanılamaması, istihdam sürecine katılım konusunda fırsat eşitliğinin sağlanmaması, mal ve hizmetlerin, bilgi, teknoloji ve mekanların erişilebilir olmaması, kültür-sanat-spor vb aktivitelere katılım olanaklarının sınırlı olması gibi zorluklara ek olarak Covid-19 pandemisi gibi olağanüstü durumların engelliler üzerinde yarattığı yıkıcı etkiye karşı kamusal hizmetlerin yetersiz kalması gibi genel sorunlar engellilerin yaşadıkları hak ihlallerinin nedenleridir. Engellilikle kadın, çocuk, yaşlı, LGBTİ+, işsizlik, yoksulluk gibi olguların kesişmesi belirtilen zorlukların düzeyini daha fazla artırmaktadır. Belirtilen bütün bu hak ihlalleriyle kesişen ve şuana kadar karar vericiler ve sivil toplum örgütleri tarafından göz ardı edilen bir alan ise “Engellilerin Tüketici Hakları” konusu. Tanım olarak tüketici; iktisadi mal ve hizmetleri belirli bir bedel karşılığında satın alarak kullanan kişidir. Tüketicinin tükettiği şeyler daha çok maddi şeyler olarak algılanmakla beraber maddi olmayan kültür, eğlence, spor, paylaşılan bilgi, mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaşma şekli ve süreçlerinin hepsi tüketim öğeleridir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüketiciyi ilgilendiren tüketim konularının çok geniş bir alanı hatta gündelik yaşamamızın tamamını ilgilendiriyor olmasından dolayı gündelik yaşamımızın bütün alanlarının engellilere özgülenmiş olarak planlanmasını zorunlu hale getirmektedir. İnsan hayatımızın engellileri de gözeterek planlanması engellilerin toplumsal yaşama katılabilmeleri için bir zorunluluktur. Bu zorunluluk aynı zamanda engelliler için bir tüketici hakkıdır. Engellilerin tüketici hakları konusunda 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun&#8217;da ise sadece “ticari reklamların engellileri rencide edici olamayacağı” şeklinde bir düzenleme bulunmaktadır. “Engellilerin Tüketici Hakları” çalışması gerek mevzuatta gerekse de uygulamalarda var olan bu boşluğun ortadan kaldırılması için bir başlangıç olarak planlanmıştır.</span></p>
<p><b>Engellilerin tüketici hak ihlallerinden korunması için bu mevzuatın oluşması yeterli olacak mı peki?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi ki bir mevzuatın bulunması bir hakkın hayata geçmesi için yeterli değildir. Örneğin Engelliler Hakkında Kanun’da mekanların, toplu taşıma araçlarının vs erişilebilir olmasına yönelik düzenleme olmasına rağmen şu an yaptırım hükümleri uygulanmıyor. Veya 4857 sayılı İş Kanunu&#8217;nda veya 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu&#8217;nda engellilerin istihdamını zorunlu tutan hükümler var ama tam anlamıyla uygulandığı söylenemez. Bu açıdan yasal düzenlemelerin olması yeterli olmuyor. Fakat bu olumsuzluklar hakların yasal güvence altına alınmasını önemsiz hale getirmiyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Bir hakkın yasal güvence altına alınması o hakkın hayata geçirilmesinin önemli bir aşamasıdır. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasal olarak güvence altına alınan bir hakkın ihlali durumunda adli ve idari alanlarda talepte bulunma olanağı ortaya çıkar. Bu da hak ihlaline neden olanlar için caydırıcı bir durum yaratabilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu an üretilen ürünlerin erişilebilir olmasına yönelik bir zorunluluk bulunmuyor ve onun için de çok az sayıda ürün erişilebilirlik kriterleriyle uyumludur. Yasal bir düzenleme olmadığı için engelliler ürünlerin erişilebilirliği konusu sadece hak meselesi üzerinden talepte bulunabilirken bu talepleri karşılamayanlara yönelik caydırıcı bir durum söz konusu değil. </span><span style="font-weight: 400;">Bu olumsuzluğu aşmak açısından yasal mevzuatın oluşturulması zorunludur.</span></p>
<p><b>Firmalar engellilerin tüketim haklarına uymuyor mu, bunun için yasal bir düzenleme mi gerekiyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En sondakini başta söylemekte sakınca yok; evet firmalar ürün ve hizmetlerin, mekanların ve tüketiciye yönelik diğer şeylerin erişilebilirliği konusunda üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirmiyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun çok basit bir nedeni var. O da kar meselesidir. Bir mal veya hizmetin erişilebilir olması için ek masraflar yapmak gerekir. Ürünlerin üzerine kabartma yazı yazılması, işyerlerinde işaret dili tercümanı bulundurulması, tuvaletlere ek donanımlar konması, rampa yapılması, uygun büyüklükte-sesli-görüntülü asansör vs hepsi bir masraf kalemidir. Mal ve hizmetlerin erişilebilir olmasının önündeki en büyük engel firmaların daha fazla kar için bu masrafları yapmaktan kaçınmasıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğer firmalar daha fazla masraf yapmamak için ürettikleri mal ve hizmetlerin erişilebilir olmasını sağlamıyorlarsa o zaman bunu sağlayacak yasal mevzuata ihtiyaç ortaya çıkar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yasal mevzuat bu açıdan gerekli olduğu gibi ayrıca erişilebilirlik kriterlerinin belirlenmesi, bu konuda standartların oluşturulması için de yasal mevzuat gerekiyor. </span></p>
<p><b>Engelliler Konfederasyonu ve Tüketici Hakları Derneği, Bulgar Ulusal Aktif Tüketiciler Derneği ve Bulgaristan Görme Engelliler Spor Federasyonu beraber yürütülecek çalışma. Bu beraberlikten hareketle daha sonra farklı ülkeleri de ağa dahil etme planlarınız var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplum Diyaloğu-VI programı kapsamında Avrupa Birliği tarafından desteklenen ve Merkezi ve İhale Birimi Başkanlığı koordinasyonundaki çalışmayla hazırlıkları yapılan Engellilerin Tüketici Hakları Ağı, sizin de belirttiğiniz gibi başlangıçta engelli hakları alanından 2 ve tüketici hakları alanında 2 olmak üzere toplam 4 sivil toplum örgütünün katılımıyla kurulacak. Sonraki 1 yıllık süreçte bu ağa en az 30 sivil toplum örgütünün katılmasını hedefliyoruz. Fakat bu iş birliği kağıt üzerinde olan bir iş birliği olmayacak. Ağ farklı ülkelerdeki mevzuat ve uygulamaları araştıracak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde engellilerin tüketici hakları konusunda yeni politika önerileri oluşturacak. Farklı ülkelerdeki iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasını sağlayacak. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ağın bilgi paylaşımını sağlamak için çok dilli web sitesi ve kendi içinde haberleşme ve bilgi paylaşımını sağlayacak sanal platformları hazırlanıyor. Bu araçlar özellikle pandemi gibi hareket kısıtlarının bulunduğu koşullarda ağ üyelerinin haberleşme ve bilgi paylaşımını sağlayacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmaların başlangıcı ve bizi ilgilendiren boyutu olarak Türkiye için engellilerin tüketici hakları konusunda yeni politikaların oluşturulması olacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışma henüz başlangıç düzeyinde olmakla beraber engelli ve tüketici hakları alanında çalışan sivil toplum örgütlerini ağa katılmaya davet ederek bitirebiliriz.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/05/17/engellilerin-tuketici-haklari-uluslararasi-ag-oluyor/">‘Engellilerin Tüketici Hakları’ Uluslararası Ağ Oluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı&#8217;ndan Engelli Bireylerin Ekonomik Bağımsızlıklarına Yönelik Kampanya</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/21/alti-nokta-korlere-hizmet-vakfindan-engelli-bireylerin-ekonomik-bagimsizliklarina-yonelik-kampanya/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Apr 2021 13:21:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=68945</guid>

					<description><![CDATA[<p>Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı, engelli aylığı bağlanma kriterinin yeniden düzenlenmesi için “Engellilerin Ekonomik Bağımsızlığının Önündeki Yasal Engelleri Kaldırıyoruz” sloganıyla yeni bir kampanya başlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/21/alti-nokta-korlere-hizmet-vakfindan-engelli-bireylerin-ekonomik-bagimsizliklarina-yonelik-kampanya/">Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı&#8217;ndan Engelli Bireylerin Ekonomik Bağımsızlıklarına Yönelik Kampanya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2022 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun” göre çalışmayan ve ekonomik desteğe ihtiyaç duyan engellilere engel oranına göre değişen tutarlarda muhtaçlık aylığı ödeniyor. </span><span style="font-weight: 400;">Bu ödemelerin hesaplanmasında 2013 yılından beri engelli bireyin kişisel geliri değil “hane içinde fert başına düşen gelir” yani hane içindekilerin gelirlerinin toplamından hanede yaşayan kişi başına düşen gelir esas alınmakta.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kriter olarak hanede fert başına düşen gelirin asgari ücretin netinin 1/3’ünden (2021 yılı için 941,9TL)  fazla olmaması esas alınıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı bu durumun neden olduğu sorunları şu şekilde açıklıyor;</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">“Hane içinde fert başına düşen gelir” kriteri engelliyi aileye bağımlı hale getirmektedir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Engellinin eline geçen fiili gelir olmadığı halde, engellinin geliri varmış gibi bir yanılsamaya yol açmaktadır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Söz konusu uygulama engelliyi birey olarak kabul etmemektedir. Oysa gerek evrensel, gerekse ulusal hukuka göre hak öznesi olanlar bireylerdir. Söz konusu uygulama engelliyi birey olarak hesaba katmadığı için engellinin hakkın öznesi olması engellenmektedir.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı, Norveç Helsinki Komitesi’nin proje desteğiyle, engellilere ödenen “Muhtaçlık Aylığının” bağlanma kriteri olarak engelli bireyin kişisel gelirinin esas alınması için bir dizi faaliyetten oluşan kampanya başlattı.</span></p>
<p><strong>Kampanya kapsamında yapılacak çalışmalar şu şekilde;</strong></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Söz konusu yasal düzenlemeden dolayı engellilerin maruz kaldıkları hak ihlaline karşı sivil toplum örgütlerinin katılacağı bir platformun oluşturulması planlanmaktadır.</span></li>
<li>Platformun kuruluş çalışmalarının detayları ileriki tarihte açıklanacaktır. Platforma dahil olmak isteyen sivil toplum örgütleri <a href="mailto:2022degissin@gmail.com"><span>2022degissin@gmail.com</span></a><span> e-posta adresi üzerinden iletişim kurmaya başlayabilirler.</span></li>
<li>Engellilerin ve yakınlarının imzalayacağı bir dilekçe kampanyası başlatılmıştır. Çalışmayla 10.000 dilekçenin toplanarak TBMM’ye teslim edilmesi hedeflenmektedir.</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Kampanyaya katılmak isteyenler, İmzaladıkları dilekçeleri tarayarak veya fotoğrafını çekerek </span><a href="mailto:2022degissin@gmail.com"><span style="font-weight: 400;">2022degissin@gmail.com</span></a><span style="font-weight: 400;"> e-posta adresine gönderebilirler.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">2022 sayılı yasanın, bütün engellilerin faydalanabileceği şekilde değiştirilmesini sağlamak için 2 engelli adına Vakıf tarafından dava açılacak.</span></li>
<li>Hazırlanan kamu spotu yerel ve ulusal TV’lerde yayınlanacak.</li>
<li>TBMM’de bulunan siyasi partilerle görüşmeler yapılacak ve istenen değişikliğin sağlanması için kanun değişikliği teklifi verilmesi sağlanacak.</li>
<li>Belli periyotlarla sosyal medya kampanyaları düzenlenerek karar vericilerde farkındalık oluşturulacak</li>
<li>Planlanan çalışmaların 2021 yılı sonuna kadar tamamlanması ve kanun değişikliğinin de yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır.</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışmalara destek olmak isteyenler </span><a href="mailto:2022degissin@gmail.com"><span style="font-weight: 400;">2022degissin@gmail.com</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresi üzerinden iletişim kurabilirler.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/21/alti-nokta-korlere-hizmet-vakfindan-engelli-bireylerin-ekonomik-bagimsizliklarina-yonelik-kampanya/">Altı Nokta Körlere Hizmet Vakfı&#8217;ndan Engelli Bireylerin Ekonomik Bağımsızlıklarına Yönelik Kampanya</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Engelli Kadınların Üreme Sağlığı Konusunda Farkındalıklarının Arttırılması Büyük Önem Taşıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/engelli-kadinlarin-ureme-sagligi-konusunda-farkindaliklarinin-arttirilmasi-buyuk-onem-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Gök]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 Dec 2020 10:31:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Gül Ertem]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=62594</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gül Ertem ile hayata geçirdikleri “Engelli Kadın ve Kız Çocukları İçin Sağlıklı Yaşam” projesini konuştuk. Ertem, amaçlarının, engelli kadın ve kız çocuklarının, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hak alanını ilgilendiren konulardaki farkındalıklarını arttırmak olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/engelli-kadinlarin-ureme-sagligi-konusunda-farkindaliklarinin-arttirilmasi-buyuk-onem-tasiyor/">&#8220;Engelli Kadınların Üreme Sağlığı Konusunda Farkındalıklarının Arttırılması Büyük Önem Taşıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz? Prof. Dr. Gül Ertem kimdir? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-62604 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem-640x1138.jpeg" alt="gül ertem" width="238" height="423" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem-640x1138.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem-1024x1820.jpeg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/gul-ertem.jpeg 1080w" sizes="auto, (max-width: 238px) 100vw, 238px" />Ege Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim dalında 2017 yılından bu yana Prof. Dr. olarak çalışmaktayım. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu&#8217;nu 1992 yılında bitirdikten sonra 3 yıl Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi acil servisinde hemşire olarak görev yaptım. 1995 yılında Ege Üniversitesi Hemşirelik Yük. Okulu&#8217;nda kadın sağlığı ve hastalıkları hemşireliğinde yüksek lisans eğitimine başladım ve asistan olarak yüksekokulda görev yaptım. Doktora eğitimimi aynı kurumda tamamladıktan sonra 2003 yılında E.Ü. Ödemiş S.Y.O okuluna müdür yardımcısı olarak Yar. Doç. Dr. atandım ve yaklaşık 8 yıl orada idareci ve öğretim elemanı olarak görev yaptım. 2011 yılında doğum ve kadın hastalıkları hemşireliği alanında Doçent Dr. unvanı aldım. Hemşirelik fakültesinde 2013-2017 yılları arasında dekan yardımcılığı görevimi öğretim üyeliği ile birlikte yürüttüm. Ulusal ve Uluslararası çeşitli dergilerde kadın, kadın sağlığı, doğum, doğum sonrası bakım, güvenli annelik, vb. konularında yayınlanmış yayınlarım, kitaplarım bulunmaktadır. Aile danışmalığı, emzirme danışmanlığı ve doğum koçluğu sertifika eğitimlerinde eğitimci olarak görevler aldım. Ayrıca sayısız ulusal ve uluslararası kongrelerde konuşmacı olarak görev aldım. Halen E.Ü. Hemşirelik Fakültesi&#8217;nde öğretim üyesi olarak görev yapmaktayım. </span></p>
<p><b>Türkiye’de cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakkı bağlamında engelli kadın ve kız çocuklarının haklara erişimini nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Engelli kadın ve genç kızlar, engeli olmayan insanlara oranla daha çok taciz ve suistimale maruz kaldıkları için engellilerin üreme sağlığı konusunda farkındalıklarının arttırılması büyük önem taşımaktadır. Çoğu zaman üreme sağlığı konusunda en temel bilgilere bile ulaşamamaktadırlar. Bu alanda yapılan çalışmalar göstermiştir ki engelli insanlar en az engeli olmayan insanlar kadar cinsel olarak aktiftirler. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda engelli bir kadına karşı olan tutum ve davranışlar da engelli kadının sağlık sisteminden faydalanmasını etkilemektedir. Sağlık personelinin engelli bir kadına uygun olmayan yaklaşımda bulunması (sağlık problemlerini görmemezlikten gelmesi gibi), bu konuda yetersiz kalabilmesi (işaret dilini bilememesi gibi), engelli insanların sağlık hizmetlerinden faydalanmasını olumsuz etkilemektedir.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Engelli kadınlar, tüm kadınların yaşadıkları ayrımcılık deneyimlerinin üstüne, bir de engelli olmaktan kaynaklanan sorunları yaşamaktadırlar. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kadınlar toplum içerisinde damgalanmakta, dışlanmakta ve sıklıkla ötekileştirilmektedirler. Kadınların güçleri toplum tarafından küçümsenmekte, çoğu konuda başarılı olamayacakları sanılarak olumsuz ön yargılarda bulunulmaktadır. Kimi zaman da onlara karşı aşırı beklentiler oluşturularak engel durumları görmezden gelinmekte, gerekli destekler verilmemektedir. Bu durum çoğunlukla toplumun, engellileri ve dolayısı ile engelli kadınları, onların özelliklerini, sorunlarını ve gereksinimlerini yeterince iyi tanımamasından kaynaklanmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günlük yaşamında birçok zorlukla karşılaşan kadınlar, annelik ve diğer sağlık bakımı alma konusunda diğer kadınlarla aynı haklara sahipken çoğu kez toplum ve bakım veren profesyoneller tarafından sorgulanmaktadır. Engellilikle baş etmeye çalışan kadınların, üreme sağlıkları, doğurganlıkları, annelik deneyimleri sıklıkla göz ardı edilen konulardandır. Yapılan birçok çalışmada sağlık çalışanlarının olumsuz tutum ve davranışlarından etkilenen kadınlar göze çarpmaktadır. Engel durumları ister fiziksel ister duyusal olsun sağlık çalışanları engelli bireylerin gebelik ve doğumlarını ‘’yüksek riskli’’ olarak tanımlamaktadırlar. Oysa tekerlekli sandalyeye bağımlı olmak veya işitme engelli olmak obstetrik açıdan riskli olmayı gerektirmemektedir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplum tarafından fiziksel engeli olan kadınların yaşadığı zorlukların çoğu ulaşım engeli olarak bilinmektedir. Ancak yaşanılan zorlukların tek sebebinin erişilemeyen kurumlar olmadığı yapılan araştırmalarla kanıtlanmıştır. Engelli kadınlar, erişim sorunlarından çok kendilerine bakım veren sağlık personellerinin bilgi eksikliğinden ve yapılacak uygulamalar için kullanılması gereken ekipman yetersizliğinden yakınmaktadırlar. Gebelik öncesi, gebelik, doğum ve doğum sonrası dönemlerde engelli kadınlar engelli olmayan gebe kadınlarla aynı sorunlara ve endişelere maruz kalmalarına rağmen daha fazla ihmal edilmektedirler. Bütün anne adayları doğacak çocuğunun sağlığı ile ilgili endişe duymaktadır ancak engelli kadınlar doğacak bebeğine yeterli olamayacağı kaygısıyla birçok psiko-sosyal sorun yaşamakta ve sağlık personellerinin danışmanlığına ihtiyaç duymaktadır.</span></p>
<p><b>Toplumda engelli kadınlara yönelik cinsel sağlık ve üreme sağlığı, güvenli annelik konularında bilgi kirliliğine yönelik farkındalık oluşturmak ve doğru bilgilerin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunmak amacıyla neler yapılmalıdır? </b></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Engelli kadınların aseksüel olmadığı kabullenilmeli, doğurganlığı hakkındaki kararlarına saygı duymalı, önyargı ile yaklaşılmamalı, risklerinden ötürü problem olarak etiketlenmemelilerdir. Süreçte oluşabilecek risklerin farkında olunmalı ancak her gebeliğe kendi içinde normal yaklaşılmalıdır. </span></li>
<li>Engellilerin sivil toplum örgütleri ile iş birliği kurulmalı, medya, eğitim kurumlarının, sivil toplum örgütlerinin kullanılması yoluyla bu alanda farkındalığı arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır.</li>
<li>Engelli kadınlara genç kızların üreme sağlığı programlarına ulaşmasını sağlamak ve hizmet sunulmalıdır.</li>
<li>Ulusal üreme sağlığı politikaları, kanunları ve bütçelerinde engelli kadınlar vurgulanmalıdır.</li>
<li>Engelli kadınların üreme sağlığı üzerinde araştırmalar başlatılmalıdır.</li>
<li>Engelli kadınlara ve genç kızlara; önyargısız ve olumsuz davranışlardan arınmış bir bakış açısıyla yaklaşılmalıdır.</li>
<li>Engelli kadın ve genç kızlara özel eğitim programları hazırlanmalı ve üreme sağlığına yönelik danışmanlık alabileceği kişiler ve yerler hakkında bilgilendirilmelidir.</li>
<li>Sağlık personeline engellilere özel doğum öncesi bakım ve doğuma hazırlık eğitimi verilmelidir.</li>
<li>Gerek obstetrik gerek jinekolojik konularda engelli kadınlara standart modellerin uygulanmasından öte engelliliğe yönelik kişisel hizmetler geliştirilmeli ve bu konuda yeterli personelin yetişmesi sağlanmalıdır.</li>
<li>Engelli kadın ve genç kızlara yönelik hizmet veren jinekoloji ve doğum kliniklerinin fiziksel koşulları engellilere uygun olarak düzenlenmelidir. (Tekerlekli sandalyelere uygun giriş ve çıkışlar olmalıdır. Engellilere uygun geniş banyolar bulunmalıdır. Daha alçak muayene masaları kullanılmalıdır. İşaret dili ya da Braille alfabesi bilen sağlık personeli bulunmalıdır.  Bilgi verilecek cd, teyp, kaset çalar gibi bilgilendirmede kullanılacak ekipmanlar bulundurulmalıdır)</li>
<li>Engellilik, engel çeşidine yönelik kadınların gebelik, doğum ve doğum sonrası bakım hizmetleri konusunda kaynak olacak yerel bakım rehberlerinin oluşturulması önerilebilir.</li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı zamanda toplum tarafından izole edilmiş olan bu grubun, güven, eğitim, savunma, saygı duyulma, değer görme, akran desteği ihtiyaçları olduğu unutulmamalıdır. Bu ihtiyaçları belirlenirken de engellilik türü göz önünde bulundurulmalıdır.</span></p>
<p><b>Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı desteği ile “Engelli Kadın ve Kız Çocukları İçin Sağlıklı Yaşam” projesini hayata geçiriyorsunuz? Projeniz ile neyi amaçlıyorsunuz? Çalışma sonucunda hedef kitlenizde nasıl bir somut değişiklik öngörüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-62607 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik-640x640.jpg" alt="cinsel sağlık" width="330" height="330" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/12/cinsel-saglik.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 330px) 100vw, 330px" />Engelli kadın ve kız çocuklarının engellilik ve toplumsal cinsiyet kesişim alanında yaşadığı güçlükler, gebelik oranları, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişim ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ile mücadele mekanizmalarına başvuru oranlarına dair yeterince bilgi veren herhangi bir kapsamlı çalışma bulunmamaktadır. Engelli kadın ve kız çocuklarının cinsel sağlığa dair doğru bilgi ve yönlendirme alamamaları, cinsel şiddete maruz bırakılma riskini arttırmakta ve yaşanan şiddetin görünmez hale gelmesine neden olmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışma ile hedef kitlemiz olan engelli kadın ve kız çocuklarının cinsel sağlık ve üreme sağlığı hak alanını ilgilendiren konularda farkındalıklarının arttırılarak hak alanında bilgi düzeylerinin arttırılmasına katkıda bulunmak amaçlanmaktadır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çalışma kapsamında aktif yurttaş olarak gerçekleştirmeyi planladığım faaliyetler ile engelli kız çocukları ve kadınların güvenli annelik, kadın sağlığı, cinsel sağlık ve üreme sağlığı hakkı, anne-çocuk bakım yaklaşımı konularında farkındalıkları ile bilgilerinin arttırılarak hedefe kitlenin konu ile ilgili doğru bilgiye erişimlerinin güçlendirilerek yaşam kalitelerinin arttırılmasına olumlu bir etki yaratılması beklenmektedir. Çalışma ile üretilecek basılı ve görsel içeriklerin hedef kitle paylaşılması ve yaygınlaştırılması ile güvenli annelik, kadın sağlığı, üreme sağlığı gibi konularda kadınların bilgi düzeyleri ile farkındalıklarının arttırılması ve güvenli annelik yaklaşımının engelli kadınlar arasında doğru bir şekilde yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Ayrıca engelli hakları alanında çalışan sivil toplum temsilcilerinin de konuya dair farkındalıkları arttırılarak sağlık hakkı konusunda sürdürülebilir savunuculuk çalışmalarının yapılması beklenmektedir.</span></p>
<p><b>Covid-19 pandemisi sürecinde cinsel sağlık ve üreme sağlığı ile güvenli annelik alanlarında nasıl bir yaklaşım esas alınmalıdır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 pandemisi nedeniyle ülkelerin sağlık sistemlerinin yükü, odak noktası, insan gücü ve finansal kaynakları, büyük oranda salgınla ilgili tanı ve tedavi hizmetlerine yönelmektedir. Bu durum diğer sağlık hizmetlerinin etkin bir şekilde sürdürülmesini giderek zorlaştırmaktadır. Bununla birlikte, salgınlar sırasında da insanların cinsel ve üreme sağlığı (CSÜS) gereksinimleri devam etmektedir. Bu süreçte Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), üreme ve cinsel sağlık hizmetini COVID-19 yanıtında yüksek öncelikli sağlık hizmeti olarak sınıflandırmıştır. Aynı zamanda DSÖ tüm kadınların, doğrulanmış bir COVID-19 enfeksiyonuna sahip olup olmadıklarına bakılmaksızın, güvenli ve pozitif bir doğum deneyimi yaşama hakkına sahip olduğunu, psikolojik sağlık hizmetlerini kapsayan anne ve yeni doğan hizmetlerinin sürekliliğinin önemini vurgulamıştır.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Obezite, diyabet, astım, hipertansiyon gibi hastalığın daha ağır geçirildiği bilinen sağlık sorunlarıyla seyreden riskli gebeliklerde COVID-19&#8217;un etkilerinin daha fazla yaşanması söz konusu olabilir. Riskli gebelerin pandemi sürecindeki yönetimi bu bakımdan ayrıca önemlidir.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 pandemisinde, dünya genelinde zaman zaman uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları yüzünden düşük ve orta gelirli ülkelerde yaklaşık 47 milyon kadının modern gebeliği önleyici yöntem kullanamamaları nedeniyle 7 milyon istenmeyen gebelik olacağı öngörülmektedir. Ayrıca pandemide, erken yaşta ve zorla evliliklere müdahale programlarındaki gecikmelerin, gelecek on yılda 13 milyondan fazla kız çocuğunun erken yaşta ve zorla evlenmesine, istenmeyen gebeliklere ve anne ölümlerine neden olacağı düşünülmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">COVID-19 salgını nedeniyle doğum kontrolü ve güvenli isteyerek düşük hizmetlerine kadınlar kolaylıkla ulaşamayacaklardır. Oysa ki bu hizmetler kadın sağlığı için yaşamsal öneme sahiptir. Çünkü isteyerek düşük (gebelik sonlandırma) hizmetlerine erişimin kısıtlı olduğu yerlerde kadınların güvenli olmayan düşük yöntemlerine başvurma olasılıkları daha yüksektir. Gebelik sonlandırma zamana duyarlı bir hizmettir, gecikmeler, erteleme veya reddetme durumları güvenli olmayan düşüklere yol açabilir. Bu nedenle, istenmeyen gebeliklerin sağlıklı ve güvenli koşullarda sonlandırılması hizmetleri temel bir kadın sağlığı hizmeti olarak düşünülmeli ve bu salgın koşulları altında da sürdürülmelidir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerinin salgın süresince sürdürülmesi için tele sağlık başta olmak üzere yenilikçi yöntemlerin kullanılması önerilmektedir. Güncel teknolojik araçlar, COVID-19&#8217;un kontrolünde, sürveyans çalışmasında başarı ile kullanılmaktadır. Sağlık hizmetlerinde, geniş kitlelere ulaşmada, ulusal ve uluslararası yazılı ve görsel medya kanalları aktif kullanılmalıdır. Salgının kontrol altına alınması yanı sıra güvenli annelik ve yeni doğan hizmetlerinin, üreme sağlığı eğitimi, danışmanlık ve sevk sisteminin optimum seviyede yürütülebilmesinde telefon görüşmeleri, video veya telekonferans gibi alternatif yollarla danışmanlık ve takipler, gerektiğinde sağlık kurumuna zamanında başvurunun sağlanması noktasında hemşire ve ebelerin uzaktan hizmetlerin de odağında olacağı öngörülebilir.</span></p>
<p><b>Son olarak covid-19 döneminde kadınların temel sağlık hakkına erişimlerini güçlendirmek için neler yapılmalıdır? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronavirüs salgını, üreme sağlığını, haklarını ve üreme sağlığı hizmetlerine kesintisiz erişimi olumsuz etkilerken bu süreçte daha fazla sayıda kadın ve kız çocuğu, ailelerini planlama ve sağlıklarını koruma yeteneğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi süreci içerisinde kadınların; kısa ve uzun süre etkili modern doğum kontrol yöntemlerinin, konuyla ilgili bilgilerin, danışmanlık ve diğer hizmetlerin (acil gebelik önleyici yöntemler dâhil) sağlanması hayat kurtarıcı olup COVID-19 pandemi müdahalesi sırasında da bunlara erişim mümkün olmalıdır.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pandemi sürecinde kadınlar hizmetlere ulaşmada ekonomik engellerle karşı karşıya kalabilmektedir. Cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmeti arayan çoğu kişi daha geniş ekonomik ve sosyal güçlükler nedeniyle engellenebilmektedir. İnsanlar bu pandemi süreci içerisinde toplu taşıma araçlarını kullanmaktan haklı olarak çekinmeleri, ekonomik yetersizlikleri nedeni ile, özellikle düşük gelirli ve üreme sağlığı hizmetlerine erişmeye ihtiyacı olan çoğu kişi için büyük bir engel oluşturduğu görülmektedir. Ayrıca çalışan çoğu kadın salgın sebebiyle okul ve kreşlerin kapatılması çocuk bakımı seçeneklerini ortadan kaldırabilmekte, çocuk bakıcılarının kendileri hastalanabilmekte ve çoğu ebeveyn bir çocuğu sağlık hizmeti almaya getirip virüse maruz bırakma riskini alma konusunda rahat hissetmemişlerdir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de toplumsal cinsiyet temelli şiddetin yaygınlığı yüzde 40’tır. COVID-19 krizinde karantina ve tecrit uygulamaları ile birlikte ekonomik ve toplumsal gerginlikler, kadınlar ve kız çocuklarını ev içi şiddete daha açık hale getirmiştir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu raporlarına göre, COVID-19 salgını döneminde, 2019 Mart ayı vakaları ile karşılaştırıldığında toplumsal cinsiyet temelli şiddet vakalarında %80 oranında bir artış görülmüştür. Şiddet ve şiddet olaylarının azaltılmasına yönelik girişimlerde bulunulması da gereklidir. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Son olarak da; hamile kadınlar ve yeni doğan bebeklerde COVID-19&#8217;un etkisiyle ilgili de daha çok araştırmaya ve özellikle hamileliğin son dönemi ve yeni doğan bakımıyla ilgili ek önlemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Tüm bu veriler, ülkemizde pandemide Cinsel Sağlık ve Üreme Sağlığı alanındaki sıkıntıların, ihtiyaçların ve çözüm önerilerinin derinlemesine tartışılması ve kapsamlı bir planlamayla hareket edilmesinin aciliyetini ortaya koymaktadır.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/12/16/engelli-kadinlarin-ureme-sagligi-konusunda-farkindaliklarinin-arttirilmasi-buyuk-onem-tasiyor/">&#8220;Engelli Kadınların Üreme Sağlığı Konusunda Farkındalıklarının Arttırılması Büyük Önem Taşıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Satranç Olimpiyatları ilk Defa Tüm Engelli Kategorileri için Aynı Anda Düzenleniyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/17/satranc-olimpiyatlari-ilk-defa-tum-engelli-kategorileri-icin-ayni-anda-duzenleniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Akın Art]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2020 08:44:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Satranç Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[satranç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=60985</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Satranç Federasyonu (FIDE) bu yıl 20 Kasım- 3 Aralık tarihleri arasında ilk defa tüm engelli kategorilerinden sporcuların katılımına açık Satranç Olimpiyatlarını online olarak düzenliyor. 2020 yazında Rusya’da gerçekleşmesi planlanan etkinlik, tüm dünyayı etkisi altına alan Covid- 19 pandemisi sebebiyle ertelendi ve online platforma taşındı. Ancak etkinliği düzenleyenler ve olimpiyatlara katılacak olan sporcular, ilk olma niteliği taşıyan olimpiyatlara dair heyecanlarını koruyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/17/satranc-olimpiyatlari-ilk-defa-tum-engelli-kategorileri-icin-ayni-anda-duzenleniyor/">Satranç Olimpiyatları ilk Defa Tüm Engelli Kategorileri için Aynı Anda Düzenleniyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">44 federasyon, 61 takım ve 396’sı oyuncu olmak üzere toplam 557 kişinin katılacağı olimpiyatlarda müsabakalar Tornelo adlı program aracılığıyla yürütülecek. Türkiye, 4 takımla turnuvaya en çok katılım gösteren ülke konumunda</span></p>
<p><b>‘Paralimpik Oyunlarına Satrancı Dahil Etmeye Çalışıyoruz’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60988 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/satranc-olimpiyat.jpg" alt="satranç olimpiyatları" width="325" height="219" />FIDE Engelliler Komisyonu üyesi Seçkin Serpil, olimpiyatlar aracılığıyla farklı ülkelerden benzer hikayelere sahip oyuncuları bir araya getireceklerini söylüyor. Etkinliği neden önemsediklerini ise şöyle anlatıyor:  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“FIDE bu işi çok ciddiye alıyor. Geçen sene Selanik’te düzenlenen Eşit Fırsatlar Çalıştayı’nda aldığımız kararlar doğrultusunda Paralimpik oyunlarına satrancı dahil etmeye çalışıyoruz. Bu oyuncular için çok heyecan verici bir şey. FIDE’nin bir sloganı var; “biz bir aileyiz”. Bu olimpiyatla birlikte, diğer engelli sporcular da ülkelerinde iyi birer sporcu oldukları takdirde olimpiyatlara seçilebileceklerini düşünecek. Her sporcunun hayali olimpiyatlara gitmek, o spot ışıklarının altında olmaktır.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">‘Satranç Amerika’dan Malezya’ya, Rusya’ya, Türkiye’ye  farklı ülkelerden ve farklı anadillerden oyuncuları bir araya getirecek diyen Serpil, ‘Satranç bizim ortak dilimiz’ ifadesini kullanıyor. </span></p>
<p><b>‘Satranç Engelli Sporcuların Bu Kadar Eşit Şartlarda Mücadele Edebileceği Yegane Spor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60989 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/engelli-satranc-olimpiyatlari.jpg" alt="engelli satranç olimpiyatları" width="405" height="219" />23 yaşındaki Spinal Müsküler Atrofi (SMA) hastası olması sebebiyle bedensel engelli olan satranç oyuncusu Handenur Şahin de olimpiyat heyecanını paylaşan sporculardan biri. Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi bölümünü birincilikle bitiren Şahin, Sabancı Üniversitesi’nde aynı alanda yüksek lisans eğitimini sürdürüyor. 13 yıldır satranç oynayan Şahin, aynı zamanda milli takım oyuncusu. Profesyonel düzeyde satranç oynayan engelli bireylerin ne tür zorluklarla karşılaştıkları sorusunu şöyle yanıtlıyor: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Maalesef ülkemizde profesyonel düzeyde satranç oynayan sporcu sayısı gerçekten az. Ben FIDE’nin bu yıl ilk defa düzenleyeceği bu olimpiyatların pek çok sporcu için de teşvik olacağını düşünüyorum. Aslında satrançta farklı engel grupları farklı sorunlar yaşıyor. Mesela görme engelliler için eğitim materyallerine erişmede sorunlar olabiliyor. Bunun dışında özellikle il bazında hep bildiğimiz erişilebilirlik sorunları var. Ve tabi ki maddi problemler, özellikle satranç eğitimi almak için. Ama şunu da belirtmek gerekiyor: Satranç engelli sporcuların herhangi bir sağlık sorunu olmayan sporcularla bu kadar eşit şartlarla mücadele edebildiği yegane spor doğası gereği. “</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Turnuvayla ilgili çok heyecanlı olduğunu söyleyen Şahin “her ne kadar online olsa da tarihe tanıklık etmek gibi. Çünkü her sporcunun hayali ülkesini olimpiyatlarda temsil etmektir. O yüzden de çok önemsiyorum bu organizasyonda yer almayı” sözleriyle olimpiyatların kendisi için önemini anlatıyor. </span></p>
<p><b>‘En Temel Zorluk Eğitim Materyallerine Ulaşım’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-60990 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/11/satranc-olimpiyatlari.jpg" alt="Selim - Kerim Altınok" width="399" height="190" />Görme engelli satranç oyuncuları Selim ve Kerim Altınok kardeşler de olimpiyatlar için heyecanlı olduklarını söylüyor. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden birinci ve ikinci olarak mezun olan Altınok kardeşler, aynı üniversiteden yüksek lisans ve doktora dereceleri almalarının yanı sıra, İstanbul Devlet Konservatuarı Batı Şan bölümünden de mezun olmuşlar. Avukat ve müzisyen kimliklerinin yanında 14 yaşından beri satranç oynuyorlar. Üstelik bu alanda oldukça iddialılar. Selim Altınok, 1997 yılında Türkiye’ye gelen dönemin dünya satranç şampiyonu Anatoly Karpov’a karşı oynadığı özel karşılaşmada beraberliğe ulaşmış. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Satranç tahtasıyla ilk defa bir aile dostlarının evinde karşılaşan Altınok kardeşler, bu ilk tecrübeyi şöyle anlatıyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Onun evine gittiğimizde satranç tahtasına dokunuyorduk. Taşları hoşumuza gidiyordu. Kurallarını bilmediğimiz için kendimizce oyunlar yapmaya çalışıyorduk. Fakat gel zaman git zaman bize kurallarını da öğretti. Daha sonra kitaplardan devam ettik, kendimizi geliştirdik.” </span></p>
<p><b>Ne Kadar Oynarsanız O Kadar Gelişiyorsunuz</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Selim Altınok, kabartma tahtalara ve görme engelliler için satranç eğitim materyallerine ulaşmanın başlıca sorunlardan biri olduğunu belirtirken, kardeşi Kerim Altınok şöyle devam ediyor:</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Satranç sadece oynayarak geliştirilen bir spor değil. Hem spor hem de bilim tarafı var. İşin bilimsel tarafı kitaplardan ve deneyimli hocalardan, ustalardan öğreniliyor. Spor tarafı ise oynanarak. Ne kadar çok oynarsanız o kadar gelişiyorsunuz.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Görme engelliler için üretilen sesli satranç kaynaklarının tüm dünyada dijitalleşme ile birlikte arttığını ancak hala yeterli düzeyde olmadığını belirten Altınok kardeşler, batıda görme engelli satranç sporcuları için oluşturulan kurumların daha eski ve yerleşik olduğunu, ancak Türkiye’de konuyla ilgili çalışanların bilgisayar teknolojileri konusunda pek çok ülkeden bir adım ileride olduğunu, bu durumun Türkiye’deki sporcular için bir avantaj olduğunu belirtiyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Otoriteler pandemi döneminde satranca olan ilginin arttığı belirtirken, Altınok kardeşler, “Pandemi döneminde bizi en çok tatmin eden ve sosyalliğimizi korumamızı sağlayan şey katıldığımız online satranç turnuvaları oldu” diyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Elbette şartlar izin verseydi de yüz yüze olsaydı daha iyi olurdu. O bambaşka bir şey.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">FIDE’nin ilk ‘Engelliler Kupası Turnuvası’ Mayıs ayında, yine online olarak gerçekleşmişti. Etkinlik aynı zamanda olimpiyatlara hazırlık niteliği taşıyordu. Olimpiyatların düzenlenmesinin ardından satrancın Paralimpik oyunlarına dahil edilmesi de söz konusu olabilecek. Kısa sürede ardı ardına gerçekleşen ilkler, yapısı gereği fiziksel engelleri, cinsiyeti, yaşı önemsizleştiren bir spor olan satrancı tüm dünyadan sporcuların ortak dili haline getirmek konusunda önemli adımlar olarak tarihe geçecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önümüzdeki senelerde olimpiyat ışıkları altında yüz yüze yarışacak oyuncular ise bizlere yepyeni spor hikayeleri armağan edecek. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/11/17/satranc-olimpiyatlari-ilk-defa-tum-engelli-kategorileri-icin-ayni-anda-duzenleniyor/">Satranç Olimpiyatları ilk Defa Tüm Engelli Kategorileri için Aynı Anda Düzenleniyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Öncelikli Amacımız Engelli Birey ve Aileleri Sosyal Hayata Tekrar kazandırmak” </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/13/oncelikli-amacimiz-engelli-birey-ve-aileleri-sosyal-hayata-tekrar-kazandirmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Oct 2020 11:42:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Engelli]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Gülsüm Soyak]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimi Üretme ve İşletme Kooperatifi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59445</guid>

					<description><![CDATA[<p>'En Başarılı Kadın Kooperatifi Ödülü'nü alan Kadın Girişimi Üretme ve İşletme Kooperatifi (KAGÜK) Yönetim Kurulu Başkanı Gülsüm Soyak ile Engelliler ve Engelli Çocuk Annelerine Destek Kadın Girişimi ve İşletme Kooperatifi'nin çalışmalarını konuştuk. Soyak, öncelikli amaçlarının engelli çocukları ya da engelli çocuğu olan ailelerin sosyal hayatlarını aktif hale getirmek olduğunu söylüyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/13/oncelikli-amacimiz-engelli-birey-ve-aileleri-sosyal-hayata-tekrar-kazandirmak/">&#8221;Öncelikli Amacımız Engelli Birey ve Aileleri Sosyal Hayata Tekrar kazandırmak” </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Engelliler ile engelli çocuk annelerine destek olmak amacıyla 2015 yılında kurulan Kadın Girişimi Üretme ve İşletme Kooperatifi (KAGÜK), kadınların ekonomiye katkı sağlamasına yardım etmeye çalışıyor. Gülsüm Soyak tarafından kurulan ve sosyal bir kooperatif olarak faaliyetlerini sürdüren KAGÜK, engelli çocuklar ve aileleri için farkındalık yaratmayı amaçlıyor.</p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59446 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gulsum-soyak.jpg" alt="Gülsüm Soyak" width="281" height="363" />Kooperatifin kurucusu Gülsüm Soyak bu süreci hayat hikâyesinden esinlenerek şöyle anlatıyor: “1959 yılında çadırdan köye inemeyip çalıların arkasında göbek bağı taşla kesilerek dünyaya geldim. Sağlıkla dünyaya gelen kardeşimin cahillikle engelli bir birey oluşuna birebir tanıklık ettim. Engelli çocuğu olan bir annenin kızı olarak hayatıma devam ettim ve  engelliler ile engelli çocuk annelerine destek olmak amacıyla 2015 yılında Engelliler ile  Engelli Çocuk Annelerine Destek Kadın Girişimi Üretme ve İşletme Kooperatifi&#8217;ni kurdum. Kooperatif kadınların ekonomiye katkı sağlamasına yardım etmeye çalışıyor.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">KAGÜK’ün amacının kadınların ev ekonomisine katkı sağlamak olduğunu aktaran Soyak, “Öncelikli amacımız engelli çocukları ya da engelli çocuğu olan ailelerin sosyal hayatlarını aktif hale getirmek. Engelli bir bireyseniz ya da engelli bir çocuğunuz varsa maalesef sosyal hayatın dışında kalabiliyorsunuz.&#8221; diyor ve engelli bireylerin zamanının çoğunu evde geçirmek zorunda kaldığını hatırlatıyor. </span></p>
<h5><b>Kadınlar Her Şeyi Üretebilecek Potansiyele Sahip</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Bireylere hem kültürel hem de ekonomik  anlamda destek olarak, sosyal yaşama katılımlarını arttırmayı amaçladıklarını vurgulayan Soyak, “Üretip ‘pazarım yok’ diyene pazar, ‘üretmek istiyorum ama bilgim yeterli’ değil  diyene atölye çalışmalarıyla destek veriyoruz. Düzenlediğimiz atölye çalışmalarıyla engelli çocuklara ve engelli ailelere yeni beceriler kazandırmanın yanı sıra, kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarının modern versiyonları ile ürünler geliştirilip, ailelerin gelir elde etmesi için  üretilen ürünlerin satışlarına olanak sağlıyoruz.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Engellere ve imkânsızlıklara inanmadıklarını ekleyen Soyak, işbirliğine açık olduklarını da şu sözlerle belirtiyor: &#8221;Kooperatif bir holding gibi, vergi veriyoruz tek farkımız bizde gönüllük esas. Yola çıkarken inanlarla çıktık, kimseyi ikna etme gayesinde olmadık ve yürüdüğümüz yolda milli ve manevi değerleri koruyabilen gerçek,</span><span style="font-weight: 400;"> büyük bir aile olmayı başardığımızı düşünüyoruz. Biz bir çocuğa değmenin geleceğe dokunmak olduğunu düşünüyoruz. Bir kadının kendi ekonomisine katkıda bulunmasının </span><span style="font-weight: 400;">üreten bir ülkeye destek olacağını biliyoruz. Antalya merkezli bir kooperatifiz fakat tüm Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kucaklıyoruz, kültürümüzü tanıtabilmek için diğer illerle kardeş  kooperatif olmak istiyor ve komşu ülkelerimizle de sosyal-ekonomik, kültürel anlamda kaynaşmayı amaçlıyoruz.&#8221;</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Ticaret Bakanlığına bağlıyız ve ne kadar şanslıyız ki Ruhsar Pekcan sesimizi her zaman  duyuyor. Bizim amacımız konusu çocuk, konusu kadın, konusu girişim, konusu üretim olan  her şeye destek ve her şeyle paydaş olabilmek.  </span></p></blockquote>
<h5><b>Farkındalık Yaratmaya Çalışıyoruz </b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Soyak, sosyal bir kooperatif olarak hayatına devam eden Engelliler ile Engelli Çocuk Annelerine Destek Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin engelli çocuklar ve aileleri için farkındalık yaratmayı amaçladıklarını, kadınların her şeyi  üretebilecek potansiyele sahip olduklarını ve kooperatifin amacının her şeyi üretebilmekten ziyade sürdürülebilir hale getirmek olduğunu söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-59447 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/kaguk.jpg" alt="KAGÜK" width="258" height="258" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/kaguk.jpg 340w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/kaguk-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 258px) 100vw, 258px" />Soyak, KAGÜK’ün atölye çalışmalarıyla engelli çocuklara ve engelli ailelere destek verdiğini de belirterek, kaybolmaya yüz tutmuş el sanatlarını da güncelleştirme çabası içinde olduklarını, bu konuda aynı zamanda farkındalık yaratmaya çalıştıklarını, bunun yanı sıra kullanılabilir hediyelik eşya ve yenilebilecek organik ürünler de yapıldığını bildiriyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Soyak, fuarlara katılma amaçlarını ise şu şekilde dile getiriyor: “Engelli bireylerin ya da engelli  ailelerin yapmış oldukları el sanatlarını, hediyelik eşyaları, yiyecek ya da kullanılabilir her türlü eşyayı satıyoruz. Engelli çocuklar ve kadınlar her alanda üretebiliyorlar. Bizler de onların ürettikleri eşyaları ya da yiyecekleri satabilme kapıları açıyoruz.&#8221;</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/13/oncelikli-amacimiz-engelli-birey-ve-aileleri-sosyal-hayata-tekrar-kazandirmak/">&#8221;Öncelikli Amacımız Engelli Birey ve Aileleri Sosyal Hayata Tekrar kazandırmak” </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
