<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Elif Ünal arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/elif-unal/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elif-unal/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 23 Aug 2021 09:26:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Elif Ünal arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/elif-unal/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’de İklim Medyası (1) ‘Tüm Konulara Yeşil Bir Mercekten Bakan Yayın: Yeşil Gazete’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/18/turkiyede-iklim-medyasi-1-tum-konulara-yesil-bir-mercekten-bakan-yayin-yesil-gazete/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/18/turkiyede-iklim-medyasi-1-tum-konulara-yesil-bir-mercekten-bakan-yayin-yesil-gazete/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Aug 2021 13:36:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[iklim haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye’de İklim Medyası]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Gazete]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=73606</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de sıklığı artan afetler iklim krizine yönelik ilgiyi artırdı ancak iklim alanında içerik üreten medya organı ve iklim haberciliği yapan kişi sayısı hala düşük. İklim konusunda medyanın durumunu ve bu alanda yapılan haberciliğin kamuoyu üzerindeki etkisini ele aldığımız 'Türkiye’de İklim Medyası' adlı dosyanın ilk konuğu Yeşil Gazete. Gazete’nin editörü Elif Ünal, iklim krizi dahil toplumu ilgilendiren tüm konulara yeşil bir mercekten bakarak Türkiye’deki ana akım medyanın dolduramadığı boşlukları doldurmayı hedeflediklerini söylüyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/18/turkiyede-iklim-medyasi-1-tum-konulara-yesil-bir-mercekten-bakan-yayin-yesil-gazete/">Türkiye’de İklim Medyası (1) &lt;br&gt;‘Tüm Konulara Yeşil Bir Mercekten Bakan Yayın: Yeşil Gazete’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>“Ekolojik, politik, katılımcı ve şenlikli bir internet gazetesi” olarak kendini tanımlayan <a href="https://yesilgazete.org/">Yeşil Gazete</a>, ekoloji ve iklim konularını merkezine alarak küresel bir bakış açısıyla günlük içerik hazırlıyor; son dakika haberleri, yeni haber ve yorumlarla gün içinde sürekli güncelleniyor. Yeşil Gazete editörlerinden Elif Ünal ile medyada iklim konusunu ve iklim haberciliğini konuştuk.</p>
<p><strong>Yeşil Gazete kendini nasıl tanımlıyor? Misyonunuzu nasıl tarif edersiniz?</strong></p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-73614 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/elif-unal.jpg" alt="" width="289" height="289" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/elif-unal.jpg 512w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/elif-unal-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 289px) 100vw, 289px" />Yeşil Gazete olarak kendimizi bağımsız ve alternatif bir medya platformu olarak tanımlıyoruz. Ekoloji ve iklim konularını satır aralarına değil merkezimize aldığımız, yerelden beslenen ve onunla güçlenen, aynı zamanda sorunlara küresel bir bakış açısıyla bakarak yaptığımız haberlerle, Türkiye’deki ana akım medyanın dolduramadığı boşlukları doldurmayı hedefliyoruz.</p>
<p>Aktif, dinamik ve özel haber, yorum, görsel/işitsel içerik üretimiyle günlük bir internet gazetesi olarak, küçük bir ekoloji ve iklim hareketine değil, çok daha geniş bir kesime hitap ediyor ve bu kişilerce de takip ediliyoruz.</p>
<h5><strong>‘Sadece İklimi Değil İklimle İç İçe Geçmiş Tüm Konularla İlgili İçerik Üretiyoruz’ </strong></h5>
<p><strong>Yeşil Gazete’yi iklim alanında içerik üreten diğer mecralardan, farklı kılan nedir?</strong></p>
<p>Biz Yeşil Gazete olarak iklim krizi konusunu sadece konu özelinde değil, bugün toplumda karşılaştığımız ekonomi, politika, sağlık, LGBTİ+, kadın ve eğitim gibi birçok alandaki sorunlar ile iç içe görüyoruz. Haliyle sadece doğrudan iklim alanındaki konularla değil bütün bu iç içe geçmiş konularla ilgili içerikler üretiyoruz. Toplumu ilgilendiren bütün konulara “yeşil” bir mercekten bakarak değiniyoruz.</p>
<p>Ekoloji ve iklim hassasiyetimiz genel kamuoyunca bilinmesine karşın, bu konulara demokratik hak ve özgürlükler çerçevesindeki bakışımız; bu hassasiyetlere ek olarak genel demokratikleşme, hayvan hakları, ifade özgürlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi konulardaki bütünsel yaklaşımımızın, çevre ve ekoloji meselelerindeki etkinliğimizi de artırdığını düşünüyoruz.</p>
<blockquote><p>Basın özgürlüğü önündeki engeller ve teşvik eksiklikleri, Türkiye’de iklim konusunda yeterli kalitede içerik üreten medya organlarının oluşmasını engelliyor.</p></blockquote>
<p><strong>Türkiye’de iklim alanında uzmanlaşan ya da iklim konusunda içerik üreten yeterli seviyede medya organı var mı?</strong></p>
<p>İklim krizi insan medeniyetinin karşılaştığı en büyük tehditlerden biri. Böyle olunca gerek ana akım medyada gerekse diğer alternatif platformlarda iklim değişikliğinin hak ettiği değeri gördüğünü söylemek oldukça zor. Bu yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada bu şekilde. Ancak ek olarak basın özgürlüğü önündeki engeller ve teşvik eksiklikleri, Türkiye’de iklim konusunda yeterli kalitede içerik üreten medya organlarının oluşmasını engelliyor.</p>
<p><strong>İklim alanında haber yapmak içerik hazırlamak “çözüm gazeteciliği” olarak da değerlendirilebilir mi?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-73615 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yesil-gazete-1-640x320.jpg" alt="" width="342" height="171" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yesil-gazete-1-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/yesil-gazete-1.jpg 800w" sizes="(max-width: 342px) 100vw, 342px" />İklim haberciliği de çözüm gazeteciliği de başlı başına iki ayrı deneyim ve bilgi gerektiren gazetecilik alanları. Ancak ikisinin de birbirinden öğreneceği çok şey var ve birlikte çok daha etkileyici ve harekete geçirici haberlerin ortaya çıkmasını sağlıyorlar.</p>
<p>Örneğin iklim haberciliği çerçevesinde Artvin’de yaşanan sel felaketini anlatmak, yağışların şiddetindeki artış ile sera gazı emisyonları arasındaki bağlantıyı kurmak ve okuyucuyu bu şekilde resmin tamamını göstererek bilgilendirmek pek tabii mümkün. Aynı zamanda kentlerde iklim adaptasyonu konusunda yapılan başarılı örneklere yer vermek, nelerin yapılabileceğini ve neden yapılması gerektiğini anlatmak da mümkün.</p>
<h5><strong>‘İklim Haberciliği Çoğunlukla Alternatif Medya Kuruluşları ile Sınırlı’</strong></h5>
<p><strong>İklim haberciliğinin Türkiye’de mevcut durumunu nasıl görüyorsunuz? Kamuoyu üzerindeki etkisini nasıl değerlendirirsiniz? (Okuyucu kitlesi ve bu kitlenin harekete geçme potansiyeli, aksiyon alma, savunuculuk faaliyetlerine katkı sunma v.b.)  </strong></p>
<p>Özenli, bilgili ve dikkatli bir şekilde yapılan iklim haberciliği şu anda çoğunlukla kapasite ve kaynak sorunları yaşayan alternatif medya kuruluşları ile sınırlı. Bu da ne yazık ki üretilen haberler ne kadar kıymetli ve özgün olursa olsun belirli bir okuyucu kitlesi ile sınırlı kalmasına neden oluyor.</p>
<p>Birçok medya kuruluşu bazen ekoloji ve iklim haberlerinin çok fazla okuyucu çekmeyeceğini düşünerek, bazen de kişisel ilgi eksikliğinden bu konuları göz ardı edebiliyor. Halbuki yaşadığımız gezegene ilişkin sorunlar herkesin sorunu. Ve biz müsilaj, Kazdağları, İkizdere örneklerinde olduğu gibi aslında insanların bu konular ile ne kadar ilgili olduklarını ve harekete geçme potansiyeli olduğunu biliyoruz.</p>
<blockquote><p>Türkiye’deki az sayıda iklim yayını yapan kuruluş var.</p></blockquote>
<p><strong>Türkiye’de iklim ve çevre konularında içerik üretenlerin (ulusal ve yerel düzeyde) bir arada olduğu bir ağ var mı? Yoksa, neden? Sizce böyle bir ağ olmalı mı?</strong></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-73617 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/08/greta-thunberg.jpg" alt="" width="275" height="188" />Türkiye’de böyle bir ağ şu anda bulunmuyor. Covering Climate Now isimli bir uluslararası ağın parçasıyız. Burada Türkiye’den de medya kuruluşları yer alıyor.</p>
<p>Türkiye’deki eksikliğin sebebi, oldukça az sayıda iklim yayını yapan kuruluş olması. Az kuruluş olduğunda birbirimizden ve yaptığımız işlerden bir şekilde haberdar oluyoruz. Ancak bu ilişkiyi ve dayanışmayı kurumsal bir şekilde değil daha enformel yollarla sürdürüyoruz.</p>
<p>Aynı zamanda bu alanda yayın yapan birçok platformla işbirlikleri yaparak birbirimizi destekliyoruz. Örneğin Gezegen 24 ile birlikte podcast üretimine başlıyoruz. Ekibimizden iki kişi ve Gezegen ekibinden bir kişi ortaklaşa haftalık podcastler üretmeye başlayacak. Bu tarz bir araya gelmelerin herkes için çok daha kıymetli olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p><strong>İklim alanında çalışan STK’lar (küresel, ulusal ve yerelden) ile işbirliği ve iletişim çalışmalarınız var mı? Sivil toplumu, yayın politikanızın şekillenmesinde ve içeriklerin oluşmasında ne ölçüde sürece dahil ediyorsunuz?</strong></p>
<p>Küresel, ulusal ve yerel STK’lar birincil haber kaynaklarımız arasında yer alıyor. Hem onların çalışmalarını haberleştirmek hem de ilgili oldukları konularda haberler üretirken onların bilgilerinden yararlanabilmek için doğrudan iletişim halindeyiz.</p>
<p><strong>İklim haberlerinde Batı merkezli ve büyük kent odaklı içerik oluşturulduğunu düşünüyor musunuz? Doğu’dan ve Anadolu’nun küçük kentlerinden iklim ile ilgili içeriklerin oluşturulması ve okurun ilgisine sunulması güç mü?</strong></p>
<p>Elbette Reuters, The Guardian, New York Times, Climate Home News, Grist, Ecologist gibi kaynaklardan gelen haberler bizim için bir bilgi kaynağı oluşturuyor. Bu da haberlerin çoğunluğunun Kuzey ülkelerden oluşmasına neden oluyor. Türkiye’de ise medya kuruluşlarının Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde baskın olması, yerellerden gelen haberlerin görece daha az kalmasına neden oluyor.</p>
<p>Biz bunu kırmak amacıyla yerel haberlere ağırlık vermek için çalışıyoruz. Her ne kadar birçok iletişim aracımız olsa da hareketliliğimiz kısıtlı olduğu için (özellikle pandemi döneminde) bunu sağlamak her zaman kolay olmuyor. Bunun için dışarıdan muhabirlerle çalıştığımızda yerel muhabirlerle çalışmayı tercih ediyoruz.</p>
<p><strong>Türkiye’de iklim alanında içerik üreten hangi kurum ve kişileri takip ediyorsunuz?</strong></p>
<p>En başta Açık Radyo olmak üzere yayın hayatına yakın zamanda başlayan Gezegen 24, İklim Haber, Yeşil Ekonomi, İklim Gazetesi, Mezopotamya Ajansı, Birgün, Evrensel, Gazete Duvar sayabileceğimiz örneklerden.</p>
<p>Kişiler konusunda ise elbette birçok değerli isim var. Meteoroloji, su, iklim bilimi, gıda, sanat, deniz, göl, orman vs. vs. birçok alandan akademisyenler ve aktivistler var. Ancak liste oldukça kalabalık olduğu için burada isim saymaya kalkmak unutulan birçok isme haksızlık olacağı için hiç o kısma girmeyelim deriz.</p>
<h5><strong>‘Z Kuşağının İklim Krizine İlgi ve Farkındalığı Yüksek’ </strong></h5>
<p><strong>Kuşaklar arasında iklim konusunda bir fark görüyor musunuz? Z kuşağının iklim krizine ilgi ve farkındalığı yüksek denebilir mi?</strong></p>
<p>İklim adaletsizliği kavramının bir kolunu da nesiller arası adaletsizlik oluşturuyor. Yani şu andaki genç nesiller ve daha doğmamış nesiller bizim ve bizden önceki nesillerin eylemlerinin ve eylemsizliklerinin sonuçlarıyla yüzleşecek. Hem de çok daha ağır bir şekilde. Hal böyle olunca, genç kuşaklar iklim konusuna ve yetişkinlerin bu konuya gösterdiği duyarsızlığa haklı olarak çok daha tepkili olabiliyor.</p>
<p>Z kuşağının oran olarak iklim krizine ilgi ve farkındalığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Bu bilgiyi doğrulayan birçok anket araştırması da bulunuyor. Hem Türkiye’de hem dünyada birçok genç bu sebeple iklim grevlerine çıkıyor. “Siz bilimin söylediğini dikkate almazken bizden bilim öğrenmemizi nasıl beklersiniz?” diye soruyorlar. Biz bu farkındalığı ve ilgiyi doğrudan Z kuşağından iklim aktivistlerine ayırdığımız köşe yazılarında da gözlemleyebiliyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/18/turkiyede-iklim-medyasi-1-tum-konulara-yesil-bir-mercekten-bakan-yayin-yesil-gazete/">Türkiye’de İklim Medyası (1) &lt;br&gt;‘Tüm Konulara Yeşil Bir Mercekten Bakan Yayın: Yeşil Gazete’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2021/08/18/turkiyede-iklim-medyasi-1-tum-konulara-yesil-bir-mercekten-bakan-yayin-yesil-gazete/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yaşam İçin Verilen Bu Mücadeleye Herkesin Destek Olması Gerek&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/yasam-icin-verilen-bu-mucadeleye-herkesin-destek-olmasi-gerek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Sep 2019 10:36:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[BM İklim Zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[İklim grevi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel İklim Grevi haftası]]></category>
		<category><![CDATA[Sıfır Gelecek Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikayeler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42362</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıfır Gelecek Platform'undan Elif Ünal ile 'Fridays for future' kampanyalarını konuştuk. Ünal, Türkiye'nin birçok bölgesinde gerçekleşecek iklim grevlerine destek beklediğini dile getiriyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/yasam-icin-verilen-bu-mucadeleye-herkesin-destek-olmasi-gerek/">&#8220;Yaşam İçin Verilen Bu Mücadeleye Herkesin Destek Olması Gerek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">BM İklim Zirvesi’nin hemen öncesinde 20 Eylül’de başlayacak ve 27 Eylül’de sonlanacak Küresel İklim Grevi haftası boyunca 137 ülkede 4500’ün üzerinde eylem ve etkinlik düzenlenecek. Genç iklim grevcisi gençlerin başını çekeceği etkinlik haftasının şu ana kadar gerçekleşen en yüksek katılımlı iklim eylemliliği olması bekleniyor. Karar alıcıları iklim krizinin aciliyetine karşı bir an önce harekete geçmeye çağıran iklim grevlerinin 15 tanesi ise Türkiye’de gerçekleşecek. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-42364" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/IMG-20190919-WA0000-640x1138.jpg" alt="" width="276" height="491" />Genç iklim aktivistlerini bir araya getiren Gelecek İçin Cumalar Türkiye’nin ana çağrıcılığında gerçekleşecek etkinliklere Sıfır Gelecek Kampanyası altında bir araya gelen çeşitli sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütleri de destek verecek</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><b>Sıfır gelecek kimdir? Nasıl bir motivasyonla kuruldu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sıfır Gelecek aslında içerisinde birçok örgütün ve hareketin bir arada olduğu bir platform. Öncelikli talebi içinde bulunduğumuz iklim krizi gerçeğiyle biran önce yüzleşilmesi, karar alıcılar tarafından iklim acil durumu ilan edilmesi. Nihai olarak da iklim krizine sebep olan karbon emisyonlarının sıfırlanması. İsmimiz de buradan geliyor zaten. Biliyoruz ki ya sıfır karbon gelecek ya da bir geleceğimiz olmayacak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kaygılarla bir araya gelmemiz de aslında her hafta iklim için okul grevine çıkan öğrencilerden oluşan Fridays for Future (Gelecek İçin Cumalar) hareketinin çağrısıyla mümkün oldu. İsveç&#8217;li o zamanlar 15 yaşında olan Greta Thunberg&#8217; in 2018 Ağustos&#8217;unda başladığı eylemler dünyada milyonlarca çocuk ve gencin sokağa çıkmasını tetikledi. Her hafta süren grevlerin yanı sıra küresel çağrılar da oluyordu. İlki 15 Mart&#8217;ta ikincisi de 24 Mayıs&#8217;ta düzenlenmişti.</span></p>
<p><b>Ne gibi çalışmalarınız var? Neler yapıyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Türkiye&#8217;de de eylemler Atlas Sarrafoğlu&#8217;nun ilk çağrısıyla birlikte 15 Mart&#8217;tan itibaren gerçekleşiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Üçüncüsü düzenlenecek iklim grevinin tarihi olarak öğrenciler 20 Eylül&#8217;ü belirledi. Ancak bir farkla bu sefer yetişkinlerden de greve çıkmalarını talep ettiler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz de içerisinde Fridaya for Future&#8217;ın da yer aldığı bileşenlerimizle birlikte ilk hedef olarak 20 Eylül&#8217;ü belirledik. Amacımız bu günde dünya ile eş zamanlı hareket ederek iklim krizini Türkiye gündemine taşımak. Öncesinde ise iklim krizinin boyutlarına dikkat çekmek için tematik haftalar düzenledik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunlar fosil yakıtlar, ormansızlaştırma, iklim adaleti, gıda gibi konulardan oluşuyordu. Bu haftalarda konularla ilgili film gösterimleri, söyleşiler, forumlar, ve sokak eylemleri gerçekleştirdik ve herkesi 20 Eylül&#8217;e davet ettik. </span></p>
<p><b>&#8216;Fridays For Future&#8217; kampanyası ile ne gibi bir eylem hazırlığı içerisindesiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-42365 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/09/IMG-20190919-WA0030-640x319.jpg" alt="" width="433" height="216" />Şu anda 20 Eylül küresel iklim grevine hazırlanıyoruz. Belediyeler, sendikalar ve diğer örgütlerle iletişim halindeyiz. Onlardan da iklim grevine destek vermelerini ve 20 Eylül&#8217;de greve çıkmalarını istiyoruz. Her geçen gün daha fazla büyüyoruz ve daha çok bileşen aramıza dahil oluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şu anda birçok şehirde grev hazırlıkları sürüyor. </span><span style="font-weight: 400;">Benim dahil olduğum İstanbul ayağında ise grev için 14.00&#8217;da Kadıköy İskele Meydanı&#8217;nda buluşacağız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Grevci çocuk ve gençlerin basın açıklamalarından sonra yürüyüş ile Yoğurtçu Parkı&#8217;na geçeceğiz. Burada iklim grevi festivali düzenleyeceğiz, tabii hazırlıklar yalnızca İstanbul ile sınırlı değil. Başka illerde de birçok eylem gerçekleşecek.</span></p>
<p><b>Buradan bir çağrınız var mıdır?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle 20 Eylül&#8217;e herkesi bekliyoruz. İşlerini, okullarını bırakmalarını ve iklim için harekete geçmelerini. Eğer greve çıkma imkanları yoksa da bir şekilde desteklerini göstermelerini istiyoruz. Ancak 20 Eylül yalnızca bir başlangıç. İklim krizini durdurana kadar ne dünyanın dört bir yanındaki öğrenciler duracak ne de biz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O yüzden herkesin yaşam için verilen bu mücadeleye destek olmasını istiyoruz. Ve ana talebimiz olan iklim acil durumunu kendi hayatlarında ve kurumlarında da ilan ederek iklim krizini gerçekte olduğu gibi yani küresel bir aciliyet olarak ele almalarını istiyoruz. Ayrıca Türkiye’nin dört bir yanında gerçekleşecek grevlerimizi sosyal medyadan takip etmek için hashtagleri kullanabilirler.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/19/yasam-icin-verilen-bu-mucadeleye-herkesin-destek-olmasi-gerek/">&#8220;Yaşam İçin Verilen Bu Mücadeleye Herkesin Destek Olması Gerek&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Karatabanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 07:09:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Elif Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İren Bıçakçı]]></category>
		<category><![CDATA[sıfır gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41150</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yokoluş İsyanı; iklim krizi, türlerin yok olması, biyolojik çeşitlilik kaybı, sosyal ve ekonomik çöküşe karşı sivil itaatsizlik eylemleriyle başlatan Londra merkezli küresel hareket Extinction Rebellion’ın Türkiye ayağı. Alışılmışın dışında, müzik ve sanatı içinde barındıran eylemlerle iklim krizine dikkat çekmeye amaçlayan Yokoluş İsyanı, küresel iklim eylemleri takviminin yanı sıra Türkiye’nin atmosferine uygun eylemler yapmayı hedefliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/">Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe loading="lazy" title="Yokoluş İsyanı Röportaj" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/wszpaJYEoIg?start=1&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ilk eylemlerini dünyadaki diğer iklim aktivistleriyle aynı anda Beşiktaş’ta yapan Yokoluş İsyanı, alışılmış eylem metodlarının dışına çıkmak istiyor. Nisan ayında Kadıköy’de yıkmak, yerle bir etmek anlamına gelen “Hurdahaş” adını verdikleri sanat performansı hayata geçiren Yokoluş İsyanı, demir bir konstrüksiyon yapı oluşturdu. Bu yapı yarı saydım aydınger kağıdıyla kaplandı ve sanat performansı sergilenerek kağıdın üzerine iklim kriziyle ilgili yazılar yazıldı. Yazılama bittiğinde izleyen yurttaşlara tarafında olumlu tepkiler alan eylem Yokoluş İsyanı, yaratıcı eylemlerle iklim krizine dikkat çekmeye devam edeceğini söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yokoluş İsyanı’nda iklim aktivistleri Elif Ünal ve İren Bıçakçı ile küresel ve yerel iklim hareketlerini, devletlerin üzerine düşen görevleri ve iklim krizinde medyanın rolünü konuştuk. </span></p>
<p><b>Yokoluş İsyanı hareketini nasıl tanımlarsınız?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Yokoluş İsyanı, diğer çevre örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarından farklı olarak hiyerarşik yapıya sahip değil. Yatay örgütlenme düzeniyle çalışarak karar alma süreçlerinde hiyerarşiyi yıkmaya çalışıyoruz. Böylelikle ortaya daha yaratıcı ve etkileyici işleri üretmeyi amaçlıyoruz.  </span></p>
<p><b>“İlk Talebimiz İklim Kriziyle İlgili Gerçeklerin Söylenmesi”</b></p>
<p><b>Yokoluş İsyanı olarak nasıl bir araya geldiniz? Amaçlarınız, hedefleriniz nelerdir?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Extinction Rebellion’nın Londra’da faaliyete başladığı dönemde yaşanan gelişmeleri Türkçe çevirmemiz gerektiğini düşündük. Bir Twitter hesabı açarak iklim haberlerini ve İngiltere’deki gelişmeleri aktarmaya başladık. Böyle olunca, insanlar bize katılıp nasıl katkı sağlayabileceklerini sormaya başladı. İklim kriziyle ilgili bir şeyler yapmak isteyen yaklaşık 10 kişiydik. Birlikte iş yapmazsak çok büyük haksızlık olacağını düşündük ve harekete geçtik. Herkese açık bir çağrı yaptık. İnsanlar çeviri, tasarım gibi çeşitli üretim yöntemleriyle destek olmak istedi. Çok konuşulmasa da insanlar iklim kriziyle ilgili endişelerini paylaşacakları kişileri arıyorlar. Açıkçası biz bu kaygılı insanların bir araya gelmesiyle bir hareket oluşturduk.  </span></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İlk olarak talebimiz acil durum ilan ederek hükümetlerin gerçeği söylemesi. Karşımızda çok ciddi bir iklim krizi var ama iklim krizi olarak aktarılmadığı için kimse farkında değil, harekete geçilemiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İkinci talebimiz ise 2030 yılına kadar net sıfır karbon emisyonuna ulaşmak. Aslında bu talep İngiltere’de 2025 yılı olarak belirlendi. Sıfır karbona geçilmesi için bir geçiş planının hazırlanması, bu planın yurttaşlar tarafından denetlenmesini ve denetimin güçlenmesini istiyoruz. </span></p>
<p><b>Londra’daki Extinction Rebellion ile nasıl bir ilişkiniz var? </b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İngiltere’deki ekiple bağlantı kurduk. Türkiye’de olduğumuzu ve iklim kriziyle ilgili bir şey yapmaya başladığımızı söyledik. Bize çok yardımcı oldular. Eğitim paketlerini ve bize yol gösterecek belgeleri paylaştılar. Diğer ülkelerdeki hareketlerle de güzel bir iletişim halindeyiz. </span></p>
<p><b>“Amacımız Sınırları Zorlamak”</b></p>
<p><b>Extinction Rebellion sivil itaatsizlik eylemleriyle gündeme geliyor. Siz Türkiye’de neler yapmayı planlıyorsunuz?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Her ülkenin hareketleri ve yapabilecekleri farklı. Mesela İngiltere’de 10 gün boyunca bir meydanı kapatabiliyorlar, meclisi basabiliyor ya da bizim aşırı bulabileceğim sivil itaatsizlik eylemlerinde bulunabiliyorlar. Örneğin; eylemciler İngiltere’de bina girişlerini kendilerini yapıştırıcı ile yapıştırabiliyorlar. Kanunlara göre yapıştırıcıyla yapıştırılan bir kişiye polis 1.5 saat boyunca dokunmuyor. Aynı eylemi Fransa’da denediler. Eylemciler kendilerini bir petrol şirketinin girişine yapıştırdı ve polis eylemcilere 5 cm uzaklıktan biber gazı sıktı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz Türkiye’de sokakta olmak istiyoruz. İnsanlara ulaşabilmek insanlarla iç içe olabilmek… Başka insanlara rahatsızlık verecek eylem metodlarını benimsemiyoruz. İklim krizini anlatmak açısından yaratıcı eylemler düzenlemek istiyoruz. Sanatla, müzikle ve insanların kendilerini ait hissedebileceği eylemlerle kendimiz ifade etmek istiyoruz. Amacımız dikkat çekmek bunu mümkün olduğunca sınırları zorlayarak yapmak. </span></p>
<p><b>Türkiye’deki diğer çevre örgütleriyle birlikte “Sıfır Gelecek” kampanyanız var. Kampanyadan bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim için ses çıkaran bütün hareketlere açığız. Çeşitli çevre hareketleriyle ve Sivil toplum kuruluşlarıyla “Sıfır Gelecek” adında bir kampanya hazırlığındayız. Bu kampanyayı Yeryüzü Derneği, Kuzey Ormanları Savunması, 350.org, Parents For Future, Antikapitalistler, Fridays For Future, Genç Yeşiller, Yeşil Düşünce Derneği ve Buğday Derneği ile birlikte düzenliyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce sosyal medya kampanyası ile başlıyor. “2030’da ben” adlı bir sosyal medya kampanyası herkesin katılımına açık olacak. İnsanların 2030 yılındaki umutlarının, amaçlarının, beklentilerinin hayal kırıklıklarının gösterileceği bir kampanya olmasını düşünüyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha sonra 5 hafta boyunca iklim değişikliklerinin sonuçları ve nedenlerinin oluşan beşer tema işlenecek. Bu haftalarda ormansızlaştırma, fosil yakıt ve hava kirliliği, iklim adaleti, gıda ve plastik, olacak. İlgili temalarda sosyal medya paylaşımları, film gösterimleri, paneller, sunumlar vb. etkinlikler olacak. İklim Krizi konusunda insanların dikkatini çekmek ve bilgilendirmek istiyoruz. Daha sonra da 20 Eylül’de genel grev olacak. Bu grev gününde çocukların büyük grevinin gerçekleşeceği gün ama herkesin katılması bekliyoruz. O günün bir festival ile sonlanmasını bekliyoruz. </span></p>
<p><b>“Dünyanın Kirlenmesinde En Çok Payı Olan Yetişkinler”</b></p>
<p><b>Greta Thunberg’nin okul grevi tüm dünya ile birlikte Türkiye’de de karşılık buldu. Çocukların gazetene sahip çıkmasıyla birlikte yetişkinlerde oluşacak bilinç, iklim krizinden çıkılması için bir yol olabilir mi?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim için okul grevleri Greta ile başladı. Greta, 15 yaşındayken bir pankart alıp parlamento binası önüne geçti “İklim krizi hakkında hiçbir şey yapmıyorsunuz öyleyse ben de okuluma gitmiyorum, greve çıkıyorum” diye başladı ve milyonlara ulaştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta’dan sonra her yerde öğrenciler sokağa çıkmaya ve seslerini duyurmaya başladılar. “Bizim bir gelecek hakkımız var bunu talep ediyoruz” dediler. Çok haklı bir talep. Şu an yetişkinler dünyanın kirlenmesinde en çok payı olan kişiler. Greve çıkan çocukların bir payı yok ama yüzleşmek zorunda kalacaklar. Ama çocukların greviyle herkes de bir umut oluşuyor. Buna en güzel cevabı “Umutlu olmanızı istemiyorum. Yaptığımı takdir ediyorsanız hareket geçmenizi istiyorum” diyerek Greta veriyor. </span></p>
<p><b>“İklim Krizi Farkındalığının Düşük Olduğu Türkiye’de Çocukların Sayısı Az Değil” </b></p>
<p><b>Dünya’da çocukların iklim grevi ses getirirken milyonlarca öğrenci sokaklara çıkarken Türkiye’deki eylemler neden sönük geçiyor?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’de de çok fazla çocuk var. İzmir, Antalya, Lüleburgaz, İstanbul ve Diyarbakır’da çocuklar iklim için okul grevine çıkıyorlar ve eğitimlerinde bir günü feda ediyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Greta çıktığında tek kişi olarak başladı ve onun kararlılığından cesaretinden etkilenen herkesi beraberinde sürükledi ama herkesin Greta olması beklenemez. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buradaki çocuklar ellerinden geleni yapıyorlar. Okullarına gitmiyor eğitimlerinden feda ediyorlar. Her Cuma günü istikrarlı bir şekilde greve çıkıyorlar ve okuldaki arkadaşlarına iklim kriziyle ilgili şeyleri anlatmaya çalışıyorlar. Bu durum zaman zaman öğretmenleriyle karşı karşıya kalmalarına da yol açıyor.  Aslında alabileceklerinden ağır bir yük almış durumlarda. Peki, biz neler yapabiliriz? Çocukların yaptığı greve katkıda bulunarak duyulmasını sağlayabiliriz. Ya da kendimiz çıkıp bir şeyler yapmalıyız ancak o zaman anlamı olur. Greta’ya hiç kimse destek olmayıp Greta’dan başarılar yaratmasını bekleseydi o da başarıya ulaşamazdı. Bütün gazetecilerin, basın kuruluşlarının, siyasetçilerin şu an Türkiye’de çıkan çocukların arkasında durmaları, eylemlerine sadece söylemle değil eylemleriyle de destek olmak gerekiyor. </span></p>
<p><b>İren Bıçakçı:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim krizi farkındalığının bu kadar düşük olduğu bir ülkede çocukların sayısı kesinlikle az değil. Okullarından genellikle hiç destek görmezken greve çıkmaları bile oldukça takdire şayan bir durum. Yetişkinlerde bu kadar cesur davranışlar göremiyoruz. Çocukların bizden daha cesur olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<blockquote><p>Avrupa ülkeleri iklim krizi için çözüm yollarını tartışıyor. Fransa ve Almanya uçak biletlerinden çevre vergisi almayı planlarken, İngiltere iklim için acil durum ilan etti.</p></blockquote>
<p><b>Türkiye’de üst düzey yönetim tarafından iklim krizi için herhangi bir adım atılmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> Dünyanın her yerinde hükümetler iklim krizine karşı gerçekçi çözüm bulmaktan uzaklar. Bazı ülkeler iklim acil durumunu kabul etti. Aslında bunu söylemeleri de yeterli değil. Avrupa ülkelerinden bahsediyoruz ve Avrupa ülkeleri şu anki koşullarda çok büyük sorumluluğu var. İklim adaleti dediğimiz kavram da buradan çıkıyor. Hareketin Londra’da başlamasının sebebi de bu. (Sanayi Devriminin İngiltere’de başlamış olması.)</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İngiltere iklim acil durumu ilan etti. Türkiye’ye baktığımızda böyle bir ilan yok. Meclisin gündemine gelmiyor, partilerin seçim söylemlerinde yok. Bir gizleme ve saklama arayışı var. Türkiye bu konuda ne yapabilir diye düşündüğümüzde acil durum ilan etmek bir çözüm değil ama ilk adım bu olmalı. İnsanların neyle karşılaştıklarını bilmeye hakkı var. Bunu yaptıktan sonra da bütün yerellerde belediyelerin iklim için geçiş planları uygulanması gerekiyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hala madde 45 ile uğraşıyoruz. Şu an geri çekildi ama yeniden gündeme geleceği konuşuluyor. Maden Kanunu Teklinde yer almış olan madde 45, baca gazı filtresi olmadan çalışan kömürlü termik santralların 2 yıl daha çalışmasına imkân sunuyordu. Termik santralleri kapatmamız bir de bacasız kullanalım diyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçiş yapıldıktan sonra kapatılan termik santrallerde çalışanların etkilenmemesi için uygun işlerin ortaya çıkarılmasını ve işçilerin dönüşümün merkezinden olmasını talep ediyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mesela Avrupa’daki uluslararası sendikalar iklim için 1 milyon iş talebinde bulunuyor. Türkiye’de de böyle olmalı. Yeni iş imkanları sağlayarak işçinin dönüşümün merkezinde olduğu, haklarının güvenceye alındığı bir geçişle geçilmesini istiyoruz.</span></p>
<p><b>The Guardian haberlerinde “iklim değişikliği” yerine “iklim krizi” gibi daha net ifadeler kullanacağını açıkladı. İklim krizinde medyanın rolü nasıl olmalı?</b></p>
<p><b>İren Bıçakçı: </b><span style="font-weight: 400;">Medya aynen hükümetler gibi krizin gerçeklerini söylemesi gerekiyor. İklim krizini durdurmak için yapabileceklerimizi anlatmalı. </span></p>
<p><b>Elif Ünal:</b><span style="font-weight: 400;"> İklim kriziyle “İklim krizi geliyor” diye ardı ardına raporlar yayınlanıyor. Bunlar geleceğe yönelik projeksiyonlar gibi yansıtılıyor. Sansasyonel olması için “10 sene sonra 1 milyon tür yok olacak” deniyor. Oysa iklim krizi şu anda yaşanıyor. Bunun altının çizilmesi lazım. İnsanlar şu anda yaşandığını bilirse harekete geçme isteği artacaktır. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Artık Türkiye’de hortumlar oluyor. Geçen yıl 13 yaşında mevsimlik tarım işçisi Berivan Karakeçili Antalya’da çıkan hortum nedeniyle çatında düşen sacın başına isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. Türkiye’de daha önce hortumlar görülmüyordu. Şu anda görülmeye başlamasının sebebi iklim krizi. Gazeteler hortum haberleri yaparken, hortumun neden yaşandığını haberde anlatmalı. Hortumlar yaşanıyor; çünkü iklim krizi var. Bunun doğal bir afet olmadığı mesajı verilmesi lazım. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıdaların pahalı olmasından, tanzim kuyruklarından bahsediyorsak bunun sebebi iklim krizi; çünkü şu an gıdayı üretmek daha zor. Yazın ortasında dolu yağıyor ve ürün üreticinin elinde kalıyor sonra pahalılaşıyor. Basın kuruluşlarının iklim krizinin herkesin hayatını etkileyen bir boyunu olduğunu göstermesi lazım. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/yok-olus-isyani-alisilmisin-disinda-eylem-metodlari-benimsiyoruz/">Yokoluş İsyanı: &#8220;Alışılmışın Dışında Eylem Metodları Benimsiyoruz&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
