<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ekoloji Birliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ekoloji-birligi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ekoloji-birligi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 25 Feb 2022 13:41:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Ekoloji Birliği arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ekoloji-birligi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sivil Toplum Örgütleri &#8216;Savaşa Hayır&#8217; Diyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplum-orgutleri-savasa-hayir-diyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Feb 2022 13:41:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[#SavaşaHayır]]></category>
		<category><![CDATA[Af Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Savaşa Hayır]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve savaş karşıtlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ukrayna]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=79046</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin ifadeleriyle ‘2. Dünya Savaşı sonrası bir daha asla’ denilen 'saldırı fiili', 23 Şubat 2022 gecesi ‘İkinci Dünya Savaşı’ndan 75 yıl sonra’ yinelendi. Rusya’da ve küresel düzeyde savaş karşıtı protestolar sürerken, Türkiye’de sivil toplum aktörleri de ‘savaşa hayır’ mesajlarını kamuoyu ile paylaşıyor: 'Savaş; ölümdür, göçtür, açlıktır, işkence ve zulümdür. Temel hak ve özgürlüklerin rafa kaldırılması, kentlerin, kültürlerin ve ekolojinin tahribatıdır.'</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplum-orgutleri-savasa-hayir-diyor/">Sivil Toplum Örgütleri &#8216;Savaşa Hayır&#8217; Diyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rusya’nın dün Ukrayna’ya başlattığı harekât ve sivil kayıplar gündemin ana maddesini oluşturuyor. Uluslararası ilişkiler ve uluslararası hukuk uzmanları meseleyi çeşitli açılardan ele alıyor ve Türkiye’nin pozisyonunu değerlendiriyor.</p>
<p><strong>‘Rusya’nın Başlattığı Harekat Saldırı Fiili: Ukrayna Meşru Müdafaa Konumunda’</strong></p>
<p>Sivil toplum aktörlerinin Rusya’nın tutumuna dair karşı aldığı ‘savaşa hayır’ açıklamalarından önce, uluslararası hukuk açısından mevcut durum şu şekilde özetlenebilir:</p>
<p>Uluslararası hukuk uzmanı <a href="https://twitter.com/turgut_tarhanli/status/1496774503870914560">Prof. Dr. Turgut Tarhanlı,</a> Rusya’nın Ukrayna’daki pozisyonunu, &#8220;saldırı&#8221; &amp; &#8220;işgal&#8221; eylemlerinin hukuki farkını ayırt ederek değerlendirmenin önemine işaret ediyor. Tarhan’a göre, &#8220;Rusya&#8217;nın başlattığı harekât, bir &#8220;saldırı fiili&#8221;dir (act of aggression).&#8221;</p>
<p>ABD’nin &#8220;askeri kuvvet gündemimizde değil&#8221; yolundaki mesajlarını hatırlatan Tarhanlı, BM Şartı, VII. Bölüm’ün yetki çerçevesinde ve Rusya’nın tartışmasız, bir &#8220;saldırı fiili&#8221; karşısında, Güvenlik Konseyi’nin BM Şartı, Madde 39 bağlamında bu durumu tespit etmekle yükümlü olduğunun altını çiziyor.</p>
<p>“Uluslararası barış ve güvenliğin bir saldırı fiili nedeniyle ağır biçimde bozulduğu da aşikâr. Bu &#8216;saldırı fiili&#8217; karşısında, Ukrayna’nın hukuken &#8216;meşru müdafaa&#8217; konumunda bulunduğu tartışmasız (BM Şartı, Md.51).”</p>
<h5>&#8216;Savaş, Temel Hak ve Özgürlüklerin Rafa kaldırılması, Kentlerin, Kültürlerin ve Ekolojinin Tahribatıdır!&#8217;</h5>
<p>Savaş karşıtı açıklama yapan STK’lardan bazıları şunlar:</p>
<p><a href="https://tihv.org.tr/basin-aciklamalari/rusya-ukrayna-isgaline-derhal-son-vermelidir-yasami-atese-vermeyin/" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class=" wp-image-79080 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/ihd-ve-ihv-640x360.jpg" alt="Sivil Toplum Örgütleri ‘Savaşa Hayır’ Diyor!" width="293" height="165" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/ihd-ve-ihv-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/ihd-ve-ihv.jpg 680w" sizes="(max-width: 293px) 100vw, 293px" />İnsan Hakları Vakfı ve İnsan Hakları Derneği Ortak Açıklaması</a>: “Rusya, Ukrayna işgaline derhal son vermelidir! Savaş, ekranlarda gösterilen haritalardan ve patlama görüntülerinden ibaret değildir. Savaş; ölümdür, göçtür, açlıktır, işkence ve zulümdür. Temel hak ve özgürlüklerin rafa kaldırılması, kentlerin, kültürlerin ve ekolojinin tahribatıdır. Çatışmalar devam ettiği sürece tarafların, sivillerin yaşam haklarına, barınma haklarına ve altyapı ve temel ihtiyaçlara erişim hakkına özel hassasiyet gösterilmelidir. Çatışma koşullarında yaşanan hak ihlallerinin izlenmesi için çaba gösteren insan hakları savunucuları ve yaşananları aktaran gazeteciler tüm taraflarca korunmalıdır. “</p>
<p><a href="https://twitter.com/aforgutu/status/1496959867990466562?s=20&amp;t=sxPKwZ-aOUlGp2ThhCXn7Q">Uluslararası Af Örgütü,</a> “Ukrayna’daki Siviller Korunmalı” başlığıyla <a href="https://twitter.com/aforgutu/status/1496959867990466562?s=20&amp;t=8O3-aelllGmggYk9UyDGYA" target="_blank" rel="noopener">yayınladığı videoda</a>, Uluslararası Af Örgütü Kanıt Laboratuvarı’na dayandırdığı görüntülerle, “Ukrayna Vuhledar’da bir hastanenin önüne yapılan balistik füze saldırısında en az 2 sivilin hayatını kaybettiğini doğruladı. Sivillere ve sivil mülklere yönelik her türlü kasıtlı saldırı ile sivillerin ölümüne veya yaralanmasına sebep olan ayrım gözetmeyen saldırılar savaş suçudur. Ukrayna&#8217;daki siviller korunmalı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile insan hakları ve insan hayatına yönelik tehditler hızla artıyor. Bir kez daha tüm tarafları uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukuna sıkı sıkıya bağlı kalmaya çağırıyoruz.”</p>
<p><a href="https://twitter.com/HAKinsiyatifi/status/1496817358207336455?s=20&amp;t=4MkYjNO8Yn663sQAEjxvLQ" target="_blank" rel="noopener">Hak İnisiyatifi Derneği</a>: “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik işgal harekâtı barış hakkının ihlali niteliğindedir. Saldırıda yaşanan sivil can kayıpları savaş suçları kapsamındadır ve soruşturulmalıdır. Uluslararası toplumu barışı koruma konusunda sorumluluk almaya çağırıyoruz.”</p>
<blockquote><p>Her savaşın silah sanayicileri ve destekleyicilerinden oluşan bir avuç kazananı ve başta yoksullar, kadınlar ve çocuklar olmak üzere milyonlarca kaybedeni var.</p></blockquote>
<p><a href="https://twitter.com/multecihakder/status/1497133614122758152?s=20&amp;t=5HXgHAwShM9a41s5c5RXZg" target="_blank" rel="noopener">Uluslararası Mülteci Hakları Derneği</a>: &#8220;Savaş; mülteciliği doğuşundaki en büyük etmendir. Çocukları yetim bırakan, anneleri, babaları ağlatan savaşın durdurulmasını, yeni bir göçe hiç kimsenin zorunlu olmamasını temenni ediyoruz. İşgalci Rusya&#8217;nın karşısında, Kardeş Ukrayna halkının yanındayız.”</p>
<p><a href="https://kaffed.org/haberler/federasyondan/item/4583-savasa-hayir.html" target="_blank" rel="noopener"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="wp-image-79081 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/esik-640x360.jpg" alt="Sivil Toplum Örgütleri ‘Savaşa Hayır’ Diyor!" width="473" height="266" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/esik-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/esik.jpg 680w" sizes="(max-width: 473px) 100vw, 473px" /></a></p>
<p><a href="https://twitter.com/esik_platform/status/1497150845695242251?s=20&amp;t=XfxdNePO3rR5vG0jDv3fng" target="_blank" rel="noopener">EŞİK</a> (Eşitlik İçin Kadın Platformu): “Her savaşın silah sanayicileri ve destekleyicilerinden oluşan bir avuç kazananı ve başta yoksullar, kadınlar ve çocuklar olmak üzere milyonlarca kaybedeni var.”</p>
<p><a href="https://kaosgl.org/haber/kaos-gl-den-aciklama-savasa-hayir" target="_blank" rel="noopener"><img decoding="async" class="wp-image-79079 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/kaos-gl.jpg" alt="Sivil Toplum Örgütleri ‘Savaşa Hayır’ Diyor!" width="326" height="216" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/kaos-gl.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2022/02/kaos-gl-350x231.jpg 350w" sizes="(max-width: 326px) 100vw, 326px" />Kaos- GL</a>: &#8220;Ukrayna’da ve Rusya’da barış için mücadele eden LGBTİ+’ların ve LGBTİ+ örgütlerinin yanındayız.&#8221;</p>
<p><a href="https://twitter.com/spodlgbti">SPoD</a>: “Hayatlarımız pahasına başlatılan savaşların açtığı yaraların tazeliğinde yeni bir savaşa itiraz ediyoruz. Savaşın yıkıcılığı karşısında, barışın onarıcı gücünü savunuyoruz. Ukrayna ve Rusya&#8217;da barış mücadelesini sürdüren LGBTİ+&#8217;ların, LGBTİ+ örgütlerinin, savaşın sebep olduğu yıkımdan etkilenen tüm canlıların ve dünyanın her neresinde olursa olsun &#8220;savaşa hayır&#8221; diyenlerin yanındayız.”</p>
<p><a href="https://twitter.com/ekolojibirligi/status/1497134744923955220?s=20&amp;t=XfxdNePO3rR5vG0jDv3fng" target="_blank" rel="noopener">Ekoloji Birliği:</a> &#8220;Bizler, yaşam savunucuları olarak, Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline acilen son vermesini ve başlattığı savaşı durdurmasını istiyor, dünyadaki ve bölgemizdeki tüm savaşlara karşı çıkıyor, barışı savunuyoruz.&#8221;</p>
<p><a href="https://twitter.com/Greenpeace_Med/status/1496854669183705091?s=20&amp;t=XfxdNePO3rR5vG0jDv3fng" target="_blank" rel="noopener">Greenpeace Türkiye:</a> &#8220;Greenpeace, Ukrayna’daki askeri çatışmadan derin endişe duyuyor. Kalbimiz, çapraz ateşe yakalanmış ya da evlerinden sürülmüş insanlarla. Bu çatışma, Ukraynalılar kadar Rusyalılar için de büyük bir trajedi. Bu şiddet döngüsünün devam etmesinden ve çok daha fazla insanın zarar görme ihtimalinden dolayı endişeliyiz.&#8221;</p>
<p><a href="https://kaffed.org/haberler/federasyondan/item/4583-savasa-hayir.html" target="_blank" rel="noopener">KAFFED</a>: “Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik başlattığı işgale yönelik saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Yüzlerce yıl önce meydana gelen işgal ve savaşların acısını halen yaşayan bir toplum olarak dünyadaki anlaşmazlıkların savaşla çözülemeyeceğine olan inancımızla, öncelikle Savaşa Hayır diyoruz.”</p>
<p><a href="https://twitter.com/ChangeTR/status/1496785115200069634?s=20&amp;t=XfxdNePO3rR5vG0jDv3fng">Change.org Türkiye</a>: “Savaşla her şey kaybedilecek. Barışla her şey mümkün! Rusya, Ukrayna&#8217;ya askeri harekat başlattı. Tüm dünya için yıkıcı etkileri olacak savaşa karşı dünya liderlerini kararlı bir şekilde harekete geçmeye çağıran bir kampanya başlatıldı. Savaşa hayır!”</p>
<p>Kapak Görseli: Banksy</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/25/sivil-toplum-orgutleri-savasa-hayir-diyor/">Sivil Toplum Örgütleri &#8216;Savaşa Hayır&#8217; Diyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/27/ikizdere-vadisinde-koyluler-tas-ocagi-insaatina-direniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2021 07:17:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Cengiz İnşaat]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[İkizdere Dernekler Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[İkizdere Vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Çepni]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Yerel Çevre Hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yakup Okumuşoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=69174</guid>

					<description><![CDATA[<p>Rize’nin doğal sit alanı İkizdere Vadisi’nde köylülerin taş ocağı yapımına karşı sürdürdüğü mücadeleyi konuştuğumuz HDP Milletvekili Murat Çepni ve Avukat Yakup Okumuşoğlu, Türkiye’nin her bölgesinde yaşanan tahribatlara karşı halk ile ekoloji hareketlerinin birlikte mücadele etmesi gerektiğini kaydediyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/27/ikizdere-vadisinde-koyluler-tas-ocagi-insaatina-direniyor/">İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rize’nin İkizdere Vadisi’nin Gürdere ve Cevizlik köyleri sakinleri, 23 Nisan kısıtlamalarında iş makinalarının kolluk güçlerinin korumasında taş ocağı için çalışması üzerine başlattıkları eylemleri sürdürüyor. <a href="https://www.instagram.com/p/COH_ByKgIwN/" target="_blank" rel="noopener">Ekoloji Birliği&#8217;nin konuyla ilgili açıklamasında</a>, daha önce “örnek yayla, doğal sit alanı ve turizm” alanı olarak belirlenin alana, taş ocağı izni vermenin nasıl mümkün olabildiği sorgulanıyor. Taş ocağı yapılmak istenen ve <a href="https://www.evrensel.net/haber/431560/ikizderedeki-tas-ocagina-karsi-direnis-buyuyor-komsu-koylerden-de-katilim-oldu">Rize İkizdere Vadisi’nin bir kolu olan İşkencedere Vadisi</a>, dünyada öncelikli korunacak 200 ekolojik bölgeden biri ;  doğal sit &#8211; nitelikli doğal koruma alanı ve kısmen doğal sit-sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı niteliğine sahip.</p>
<p>İkizdere’de  sürdürülen mücadeleyi kendisi de İkizdereli olan <a href="https://twitter.com/MuratCepniHDP">HDP İzmir Milletvekili ve Çevre Komisyonu Üyesi</a> ile köylülerin avukatı ve aynı zamanda aktivist <a href="https://twitter.com/AvOkumusoglu">Yakup Okumuşoğlu</a> ile konuştuk.</p>
<h5><strong>“Halk Son Derece Kararlı Ve Öfkeli</strong><strong>!”</strong></h5>
<p><strong>İkizdere’de köylüler yalnız başına mı mücadele ediyor? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-69180 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/murat-cepni-ikizdere-saha.jpg" alt="Doğal SİT Alanı İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!" width="325" height="188" />Murat Çepni</strong>: Sokağa çıkma yasağı nedeniyle, halk yalnız başına mücadele ediyordu. Doğrusu, bir köy yalnız başına direniyordu çünkü diğer taraflardan köylülerin kısıtlama nedeniyle gelme şansları yoktu. Bugün diğer köylerden de insanlar gelmeye başladı. Ekoloji örgütleri şu an sosyal medyadan destek sunuyorlar ama onlardan da peyderpey katılım olacak.  Hem İkizdere hem çevre köy ve illerden, İstanbul’daki İkizdere Dernekler Federasyonu çağrısı ile halka destek vermek için bölgeye İkizdereliler gelmeye başladı. Yasaklar izin verdiği sürece halka destek verilecek. İkizdere’de bir duyarlılık var ama şirket ve onları koruyan kolluk güçleri hem Ramazan’ı hem sokağı çıkma yasağını fırsata çevirmeye çalıştı. Dün çok sert müdahale ettiler, sert müdahale edince halkın öfkesi de daha arttı.</p>
<p>İş makinalarının çalıştığı alanda 3 km. boyunca taş ocağına doğru uzun bir yol açacaklar. 4 şeritli bir yol olacak burası, bu nedenle çok büyük bir ağaç ve su katliamı yapılacak. Orada tümüyle bir coğrafya yok olacak, insanların yaşam alanları yok olacak. Halk son derece kararlı ve öfkeli.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-69181 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yakup-okumusoglu-ekoloji-birligi-640x426.jpg" alt="Doğal SİT Alanı İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!" width="308" height="205" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yakup-okumusoglu-ekoloji-birligi-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/yakup-okumusoglu-ekoloji-birligi.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 308px) 100vw, 308px" />Yakup Okumuşoğlu</strong>: Kim, nasıl destek versin? Herkes elinden geleni yapıyor. İnsanların koşulları, aileleri, çekinceleri ekonomik durumları var. Türkiye’nin koşulları belli. İnsanların korkularının olmasını anlıyorum. Bize destek veren herkesin yüreklerinden öpüyorum. Hepsi gönülden yanımızda. Yapabilen yanımızda.</p>
<p><strong>Siyasilerin çevre hareketini sahiplenmesinde bir sorun var mı?</strong></p>
<p><strong>Murat Çepni</strong>: Buradaki yerel siyasetçilerin hepsi bir an önce bu iş çalışmaların bitmesi için acele ediyor çünkü hepsinin üzerinde büyük bir basınç var. Bir vekil olarak ve İkizdereli olarak, başından itibaren ben İkizdere’deyim. Benim dışında CHP’den bir vekil arkadaş geldi. Onun dışında siyasilerden gelen olmadı.</p>
<p><strong>Hukuki süreç nasıl ilerliyor?</strong></p>
<p><strong>Murat Çepni</strong>: Daha önce açılan Yürütmeyi Durdurma Kararı sonrası, şirket planlarını değiştirdi ve “ÇED gerekli değildir” kararı alındı. Bu nedenle, şirket taş ocağı çalışmalarına başladı. Buna karşı tekrar Yürütmeyi Durdurma talebiyle mahkemeye başvuruldu, onun sonucunun beklenmesini istedik ancak şirket bunu beklemeden çalışmalara başladı.</p>
<p><strong>Yakup Okumuşoğlu</strong>: Şirketin sahada çalışması engellenemiyor çünkü şu an yürütme durdurma kararı yok elimizde. “ÇED gerekli değil” diye idare karar vermiş; o karara karşı da dava açtık. Mahkeme, “idarenin savunması sonrası karar vereceğini” açıkladı. Biz de burada ağaçların kesilmesinin açıkça telafisi imkânsız olacağından, tekrar Yürütmeyi Durdurma Kararının hızlı bir şekilde alınması için, bugün İdare Mahkemesi’ne başvuruyoruz.</p>
<h5><strong>“Kazanımların Hemen Hepsi Fiili Direnişlerle Mümkün Oldu”</strong></h5>
<p><strong>Çevre davalarında hukuki süreçten hızlı ve olumlu karar almak güç mü? </strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-69182 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/ikizdere-tas-ocagi-olmasin-640x480.jpg" alt="Doğal SİT Alanı İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!" width="335" height="251" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/ikizdere-tas-ocagi-olmasin-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/ikizdere-tas-ocagi-olmasin.jpg 680w" sizes="auto, (max-width: 335px) 100vw, 335px" />Murat Çepni</strong>: İkizdere tek olay değil,  Türkiye’nin her yerinde çok sayıda yıkım projesi var. Mahkemeler yer yer durdurma kararı veriyor ama kazanılanların hemen hepsi fiili direnişlerle gerçekleşiyor. Türkiye’de Mahkemeler bağımsız karar verme mekanizması olmaktan çıktılar. Cengiz İnşaat’ın siyasi gücü karşısında hiçbir mahkeme duramaz. Dolayısıyla bu gerçekleri ortaya koymak gerekiyor: halkın direnişi, ekoloji örgütlerinin direnişi ile hem yöreden hem dışarında destekle ancak kırılabilir. Bu olmadan Mahkemeler bu inşaatları durduramaz.</p>
<p>Halk direnirse ve isterse, güçlü bir şekilde bu yıkımlara karşı gelirse, Mahkemeler de bu konuda bir karar verebilir. Bizim İkizdere’de gördüğünüz şey bu. Burada karşımızdaki kolluk güçlerinin çaresizliğini gördük ;  yukarından üzerlerinde çok büyük bir baskı var.</p>
<p><strong>Yakup Okumuşoğlu:</strong> Hukuku yapan kimse, hukuk da ona göre çalışıyor. Şirket ve devlet bir tarafta, onları ayrı düşünmüyorum.  Siyasetçiler de genel başkanlarına göre hareket ediyorlar. Halk da karşı tarafta. Muhalif siyasiler elbette destek veriyorlar, ama burada kurumsal sorun var. Ama bu hukukun oluşturulması noktasında mücadele edilmesi gerekiyor. O karar verildikten sonra vekil ile vatandaş arasında bir fark yok. Etkimiz bu kadar sınırlı olabiliyor.</p>
<h5><strong>“Ortak Mücadeleyle Rant Zincirini Bir Yerden Kırmak Zorundayız”</strong></h5>
<p><strong>Siyasilere ve çevre örgütlerine mesajınız var mı? Ne Yapılabilir?</strong></p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-69184 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/ikizdere-4-640x370.jpg" alt="Doğal SİT Alanı İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!" width="332" height="192" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/ikizdere-4-640x370.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/04/ikizdere-4.jpg 800w" sizes="auto, (max-width: 332px) 100vw, 332px" />Murat Çepni</strong>: Siyasi iktidara çağrımız şu: bu doğa, bir şirketin karı için katledilemez. Bu halk buna itiraz ediyor, iktidar itirazına kulak vermeli! Kulak verilmediği sürece, bu direniş sürecek. Burada anayasayı çiğniyorlar, anayasal suç işliyorlar, orman ve doğa katliamı var burada.  İkizdere Vadisi dünyanın sayılı vadilerinden biri. Karadeniz su zengini değil. Türkiye su fakiri bir ülke. Burasını korumak gerekir.</p>
<p>Ekoloji örgütlerine de de halkımıza da çağrımız şu: sadece kendi bölgemizi değil hep birlikte tüm doğayı savunmak zorundayız. Herkesin ortak bir mücadele yürütmesi gerekir. Bugün İkizdere’de taç ocağı projesini engelleyebiliriz, eğer engellersek, diğer yerlerde de talanları engelleriz. Bu rant zincirini bir yerden kırmak zorundayız. Karşımızda sadece bir şirket yok ;  karşımızda devlet var. Devletin kolluk güçleri, şirketin kolluk güçlerine dönüştü. Kolluk güçleri emirleri, şirket patronlarından alıyorlar. Bu tablo ağır gelebilir ama gerecek bu. Tüm halkımıza bu mesajı iletmek isterim.</p>
<p><strong>Yakup Okumuşoğlu</strong>: Bütün ülkenin ormanları dağları, madenleri, kıyıları, meraları, dereleri ne varsa, Türkiye’nin her yeri büyük bir tahribat altında. Hepimiz bunu görüyoruz. Gücümüzün yettiği ölçüde mücadele ediyoruz.  Köylülerin ve tüm vatandaşların, herkesin bu olan bitenleri görebilmesini umuyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/04/27/ikizdere-vadisinde-koyluler-tas-ocagi-insaatina-direniyor/">İkizdere Vadisi’nde Köylüler Taş Ocağı İnşaatına Direniyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Kanunu’nun Çıkarılması Aciliyet Taşıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/22/su-kanununun-cikarilmasi-aciliyet-tasiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2021 14:43:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekoloji Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[dünya su günü]]></category>
		<category><![CDATA[su günü]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67459</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı ve Ekoloji Birliği, Dünya Su Günü kapsamında yayınladıkları basın açıklamalarında, suyu korumak için gereken önlemlerin alınmamasının salgın sürecinde daha hayati olduğuna dikkat çekiyor. Bilimsel verilere göre en çok su sıkıntısı çekecek 33 ülke arasında Türkiye’nin de olduğu belirtilen açıklamalarda, yeterli ve temiz suya erişimin bir insan hakkı olduğunu hatırlatılarak;  Su Kanunu çıkarılmasının aciliyetine vurgu yapılıyor.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/22/su-kanununun-cikarilmasi-aciliyet-tasiyor/">Su Kanunu’nun Çıkarılması Aciliyet Taşıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://twitter.com/ekolojibirligi/status/985946481206099968">Ekoloji Birliği’nin</a> basın açıklamasında iklim krizi ve COVID-19 salgını nedeniyle yaşadığımız sıkıntıların doğanın üç alıcı ortamı olan su, hava ve toprağın temiz kalmasının, su ve toprağın hoyratça kullanılmamasının, gezegenimizin geleceği açısından ne denli önemli olduğunu gösterdiği belirtiliyor:</p>
<p>“Evet, bugün Dünya Su Günü. Su, yaşamsal molekül. Hiçbir canlının onsuz hayatta kalabilmesi olası değil. Yani su yoksa yaşam da yok. Bir insanın susuz hayatta kalabileceği süre 5-7 gün, dahası ölüm. Suyun yaşam için bu denli önemli olduğu bilindiği halde, onu korumak için gereken önlemlerin alınmaması anlaşılabilir değil. Dünyadaki tüm canlıların suya erişim hakkı vardır. Yeterli miktarda ve temiz suya erişim bir insan hakkıdır.”</p>
<p><a href="https://twitter.com/temavakfi/status/1373540790203510785" target="_blank" rel="noopener">TEMA Vakfı’nın</a> açıklamasında Ormancılık Haftası ve Dünya Su Günü beraber anılıyor ve koronavirüs salgın sürecinde ormanları tahrip etmenin çeşitli hastalık ve salgınlara neden olduğu ve yeterli ve temiz suya erişimin öneminin bir kez daha anlaşıldığını belirtiliyor.</p>
<p>Açıklamada, dünya karasal alanının %30&#8217;unu oluşturan ormanlar akarsu akışlarının %60&#8217;ını sağladığı, bunun da içme sularımızın büyük bölümü ormanlardan geldiği; dolayısıyla ormanların tahrip edilmesinin bölgeyi daha kurak hale getirirken, suyla taşınan organik madde ve toprak nedeniyle suyun kalitesi bozduğu kaydediliyor.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-67461 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/tema-vakfi-su-gunu.jpg" alt="TEMA Vakfı Dünya Su Günü" width="545" height="305" /></strong></p>
<h5><strong>Türkiye Su Stresi Çeken Bir Ülke!</strong></h5>
<p>Ülkelerin yeterli suya sahip olup olmadığının değerlendirilmesinde kullanılan Falkenmark göstergesine referans verilen TEMA Vakfı’nın açıklamasında, bu  göstergeye göre Türkiye’nin 2020 yılı kişi başına düşen su miktarının yaklaşık 1.350 m<sup>3</sup> oranı ile su stresi çeken ülke konumunda olduğu; bununla birlikte su havzaları arasında, mevcut nüfus ve yararlanılabilir su miktarı bakımlarından büyük farklılıkların görüldüğü; örneğin nüfusun en yoğun olduğu Marmara Havzası’nda kişi başına düşen su miktarının 1.000 m<sup>3</sup>’ün altında olması sebebiyle Marmara Havzası’nda su kıtlığı görüldüğü ifade ediliyor.</p>
<p>Suyun miktarı kadar kimyasal ve ekolojik durumu da önemli bir konu olduğu hatırlatılan açıklamada, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış olan 8 Nehir Havza Yönetim Planı’na göre bu havzalarda izleme yapılan bine yakın yer altı ve yer üstü sularının %83’ünde su varlıklarının kimyasal, ekolojik ve miktar açısından iyi durumda olmadığının tespit edildiği kaydediliyor.</p>
<h5><strong>2040 Yılında En Çok Su Sıkıntısı Çekecek 33 Ülke Arasında Türkiye De Var!</strong></h5>
<p>Ekoloji Birliği’nin açıklamasında ise küresel iklim krizi nedeniyle suya erişim bağlamında dünya giderek bir kısırdöngüye girmekte olduğu, iklim krizi nedeniyle gezegenimizin bilinen su döngülerinin giderek bozulmakta ve su sıkıntısı çeken insan sayısı giderek artmakta olduğu belirtiliyor.</p>
<blockquote><p>Günümüzde suya erişim anlamında sıkıntı çeken insan sayısı neredeyse 2 milyara ulaşmış durumda. Bu sayının iklim krizini durdurmak için gerekli önlemler acilen alınmadığı koşullarda hızla artacağını söylemek hiç zor olmasa gerek. World Resources Institude raporuna göre 2040 yılında en çok su sıkıntısı çekecek 33 ülke arasında Türkiye de bulunmaktadır.</p></blockquote>
<h5><strong>“Su Kanunu Çıkarılmalı!”</strong></h5>
<p>TEMA Vakfı, Türkiye’de bir an önce Su Kanunu çıkarılması gerekliliği şöyle vurguluyor: “Su varlığının korunmasında hukuksal, yönetimsel ve etik yeni ilke ve kurallar getirmektedir. Hazırlanan Su Kanunu Tasarısı ile yaşamın sürdürülebilmesinin temelini oluşturan su varlığının havza yaklaşımı çerçevesinde, toplumun yeterli miktarda ve uygun kalitede suya erişim hakkı ile ekosistemin su hakkını sağlayacak, ekonomik ihtiyaçlarla ulusal güvenlik gereksinimlerini karşılayabilecek şekilde yönetilmesi amaçlanmaktadır. Bunun gerçekleşmesi için Kanun tasarısında belirlenen ilkelerle çizilen çerçeve kapsamında su varlığının daha verimli kullanımı sağlanacaktır.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/22/su-kanununun-cikarilmasi-aciliyet-tasiyor/">Su Kanunu’nun Çıkarılması Aciliyet Taşıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazdağları&#8217;nda Ekoloji Mücadelesi: &#8220;Romantik Çevreciler Suçlamalarının Yerini “Vandallar” Gibi Terimler Aldı&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/05/kazdaglarinda-ekoloji-mucadelesi-romantik-cevreciler-suclamalarinin-yerini-vandallar-gibi-terimler-aldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Feb 2021 09:49:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Süheyla Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Yerel Çevre Hareketleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=65020</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de Yerel Çevre Hareketleri adlı dosyamıza Kazdağları ile devam ediyoruz. Kazdağlarında yereli aşan örnek ekoloji mücadelesini, bu alanda ilk isimlerden biri olan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ekoloji Birliği Eş Sözcüsü Süheyla Doğan ile konuştuk. Doğan, ekoloji mücadelesinin daha görünür olduğunu ancak kamu kurumlarının bakışının da sertleştiğini vurgulayarak, "Romantik çevreciler suçlamalarının yerini “vandallar” gibi terimler alıyor." dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/05/kazdaglarinda-ekoloji-mucadelesi-romantik-cevreciler-suclamalarinin-yerini-vandallar-gibi-terimler-aldi/">Kazdağları&#8217;nda Ekoloji Mücadelesi: &lt;br&gt;&#8220;Romantik Çevreciler Suçlamalarının Yerini “Vandallar” Gibi Terimler Aldı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kazdağları Türkiye’de ekoloji mücadelesinde ilk akla gelen yerlerden biri. 2007 yılında altın madeni projesine karşı örgütlenerek Kazdağı Koruma Girişimi Grubu’nu kuran çevreciler, madencilik ve enerji projelerinin Kazdağının her yanına yayılması karşısında bütünlüklü bir çaba için 2012 yılında <a href="https://twitter.com/kazdagikoruma">Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’ni</a> oluşturdu. Derneğin çalışmalarına hem yerel hem ulusal düzeyde katkı sağlayan pek çok aktör var. Bunlar arasında  <a href="https://twitter.com/kazdaglariist">Kazdağı İstanbul Dayanışması</a> da yer alıyor.</p>
<p>Öte yandan Çanakkale’nin Yenice ilçesinde yapılması planlanan &#8220;Çırpılar Kömürlü Termik Santrali&#8221; hakkında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca verilen &#8220;Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu&#8221; kararı, TEMA Vakfı ve Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği tarafından açılan davada iptal edilmişti. <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/04/danistay-onadi-canakkale-cirpilar-koyune-komurlu-termik-santral-kurulamayacak/">Kararı Danıştay 6. Dairesi onayladı.</a>  Böylece daha önce yöre halkının çabalarıyla daha önce yapımı üç kez durdurulan Çırpılar Kömürlü Termik Santrali hakkında nihai karar verilmiş oldu. Tabii Kazdağları ve çevresinde verilen mücadele, bu dava ile sınırlı değil; dağa talanına karşı çabalar pek çok alanda yerel ekoloji hareketleri ve yöre halkının destekleri ile sürüyor.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65024 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/suheyla-dogan-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri-640x775.jpg" alt="Süheyla Doğan Türkiye'de Yerel Çevre Hareketleri" width="192" height="232" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/suheyla-dogan-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri-640x775.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/suheyla-dogan-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri.jpg 720w" sizes="auto, (max-width: 192px) 100vw, 192px" />Başından bu yana Kazdağları’nın ve pek çok ekoloji mücadelesin içinde yer alan <a href="https://twitter.com/ekolojibirligi">Ekoloji Birliği’nin</a> de eş sözcüsü olan Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan, Kazdağları özelinde ve genel olarak Türkiye’de verilen çevre mücadelesinde güncel durumu, “yasaklayıcı kararlar ve düzenlemeler nedeniyle demokratik hakların kullanılamadığı bir ortamda ve pandemi koşullarında yeni yöntemler geliştirmeye çalışmak” olarak özetliyor.</p>
<p><strong>Türkiye’de çevre hareketi nasıl ve ne zaman başladı?</strong></p>
<p>Türkiye’de esas olarak daha önce çeşitli mücadeleler olsa da 1990’lı yıllarda Bergama Mücadelesi ile başladı diyebiliriz. Hem yerelde hem de ulusal anlamda destek buldu. Ancak iktidar bu mücadeleyi bastırmak için her yolu denedi. Hukuk kararları çiğnendi. Özel kararlar çıkartıldı. Hukuki süreçlerin arkasından dolanıldı. Tüm yasal ve alanda kazanımlara rağmen, hukuksuz bir şekilde altın madeni açıldı. Yerelimizde de 2000’li yılların başında altın madenciliği ve termik santrallara karşı başladı.</p>
<h5><strong>“Mücadele Alanımız ve Konular Çeşitlendi:</strong><strong> </strong><strong>Her Yolu Deniyoruz</strong><strong>” </strong></h5>
<p><strong>Kazdağları’nda neden bir ekoloji mücadelesi içinde yer alıyorsunuz? </strong></p>
<p>Yaşadığım bölgeye sahip çıkmak istiyorum. Yaşadığım yerin kirlenmesini, tahrip olmasını, zehirlenmesini istemiyorum. Yaşadığım bölgenin zarar görmesi hem benim sağlığıma, hem yakınlarımın ve komşularımın sağlığına zarar verecek, yaşadığım bölgenin ekosistemi etkilenecek. Amacım yaşadığım bölgenin temiz kalması ve tüm canlıların sağlıklı bir ortamda yaşamını sürdürmesine katkıda bulunmak.</p>
<p><strong>Kazdağları’nda neler yaptınız? Hangi yol ve yöntemleri kullanıyorsunuz? Hukuki süreç ve diğer yolları denediniz mi? </strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65025 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdaglari.jpg" alt="Kazdağları " width="303" height="225" />2007 yılında Kazdağı Koruma Girişimi Grubu olarak bölgemizdeki bir altın madeni projesine karşı bir araya geldik. Yöredeki halkı, köylüleri bilgilendirdik. Köy toplantıları, paneller, söyleşiler, mitingler düzenledik. İmza standları açtık. Lobi faaliyeti sürdürdük. Projenin daha sondaj aşamasındayken durdurulmasını sağladık. Madencilik ve enerji projelerinin Kazdağı&#8217;nın her tarafında olduğunu görünce bütünlüklü bir mücadele için dernekleşme kararı aldık ve 2012 yılında Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği’ni kurduk.</p>
<p>Mücadele alanımız ve konular çeşitlendi. Altın madenciliğinden termik santrallara, barajlara, JES’lere, uygun olmayan yerlere yapılan RES’lere kadar çeşitli mücadeleler veriyoruz. Hem alanda, yerelde köylerde çalışıyoruz, hem lobi yapıyoruz, hem sosyal medya eylemleri yapıyoruz, hem de ÇED süreçlerini takip edip hukuki olarak da mücadele ediyoruz. Her yolu deniyoruz.</p>
<p>Ekolojik yıkıma yol açan enerji ve madencilik projeleri ile mücadele dışında, ekolojik bir yaşamın inşasına katkıda bulunmak için ekolojik yaşam pratikleri hakkında söyleşiler, atölyeler, şenlikler düzenliyoruz.</p>
<p><strong>Size destek olan STK’lar, siyasiler ya da başka kurumlar var mı? </strong></p>
<p>Esas olarak ekoloji örgütleri ile dayanışma içindeyiz ancak emek ve demokrasi örgütleri ile de birlikte oluyoruz. Siyasi partilerden (muhalefet partilerinden) de destek aldığımız oluyor.</p>
<p><strong>Medyada yer almak için bir çaba gösteriyor musunuz? Size yerel ve ulusal medyada yer veriliyor mu?</strong></p>
<p>Uzunca bir süredir ana akım medya bizim etkinliklerimize yer vermiyor. Daha çok çevreye duyarlı muhalif basın bizim etkinliklerimize yer veriyor. Görünür olmak için çok çaba göstermemiz gerekiyor. Yerel basının bir kısmında yer alabiliyoruz.</p>
<h5><strong>“Herkes Çevreci (!) Oldu&#8221;</strong></h5>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65029 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri-kazanilan-dava-640x320.jpg" alt="Kazdağlarında Kazanılan Dava Şubat 2021" width="362" height="181" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri-kazanilan-dava-640x320.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri-kazanilan-dava-1000x500.jpg 1000w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-turkiyede-yerel-cevre-hareketleri-kazanilan-dava.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 362px) 100vw, 362px" /></strong><strong>Süreç nasıl ilerliyor? Yıllar içinde bir değişim gözlemlediniz mi?</strong></p>
<p>İklim krizinin etkilerinin daha fazla hissedilir olması ile ekoloji mücadelesi artık daha fazla paydaş bulmaya başladı. Mücadele daha çok görünür oldu. Yıllar içinde hem bizim deneyimlerimiz arttı hem de artık daha fazla kişi ve kurumla temas halindeyiz. Herkes çevreci (!) oldu.</p>
<p><strong>Kamu kurumlarının ve kolluk kuvvetlerinin yerel çevre hareketlerine karşı tutumları nasıl? Bu tutumlar sizi nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Kamu kurumlarının ve kolluk kuvvetlerinin tutumları giderek daha kötüye gidiyor. Şiddetin dozu artıyor. Cezalar veriliyor. Romantik çevreciler suçlamalarının yerini “Vandallar” gibi terimler alıyor. Kurumsal iş birliklerinin zemini ortadan kaldırılıyor. Taleplerimiz dikkate alınmıyor ve dinlenilmiyor.  Bu tutumlar bizi yorsa da haklı mücadelemizden vazgeçirmiyor.</p>
<p><strong>Kendi yereliniz dışında, ulusal düzeyde sesinizi duyurabiliyor ve destek alabiliyor musunuz?</strong></p>
<p>Ulusal düzeyde örgütlendik. Ekoloji Birliği’ni kurduk ve mücadelemizi birleştiriyoruz. Birbirimize destek oluyoruz. Sesimizi hep birlikte duyurmaya çalışıyoruz.  En büyük desteği birbirimizden alıyoruz.</p>
<blockquote><p>Sürekli saldırı hali olduğu için bizler de daha çok savunma durumundayız. Kendi gündemlerimizi taleplerimizi oluşturmakta güçlük çekiyoruz.</p></blockquote>
<p><strong><em><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65027 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-maden-projeleri-TEMA-640x460.jpeg" alt="Kazdağları Maden Projesi" width="302" height="217" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-maden-projeleri-TEMA-640x460.jpeg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdagi-maden-projeleri-TEMA.jpeg 680w" sizes="auto, (max-width: 302px) 100vw, 302px" /></em></strong><strong>Talepleriniz nasıl karşılık buluyor? Olumlu yanıt bulan talebiniz var mı?  </strong></p>
<p>Taleplerimiz çok da karşılık bulmuyor. Mücadelenin etki gücüne bağlı olarak zaman zaman geri adım attırabiliyoruz ve bazı düzenlemeleri iptal ettirebiliyoruz. Bu durum talebin olumlu yanıt bulması şeklinde değil, geri adım atılması çeklinde oluyor. Sürekli saldırı hali olduğu için bizler de daha çok savunma durumundayız. Kendi gündemlerimizi taleplerimizi oluşturmakta güçlük çekiyoruz.</p>
<blockquote><p>Ekoloji mücadelesine yeni yollarla ile devam edeceğiz ; pandemiye uygun yeni yöntemler geliştirmeye çalışacağız.</p></blockquote>
<p><strong>Siyasi konjonktür, siyasilerin tutumları, sizi nasıl etkiliyor? Siyasi partilerin yaklaşımı ve desteği ne seviyede? </strong></p>
<p>Siyasi konjonktür ve iktidar yanlısı siyasilerin tutumları bizleri doğrudan etkiliyor. Faaliyet alanlarımız ve şeklimiz etkileniyor. Yasaklayıcı kararlar ve düzenlemeler nedeniyle demokratik haklarımızı kullanamıyoruz. Yerel ve ulusal düzeyde daha çok muhalefet partileri ile ilişkimiz oluyor. Eylemlerimize katılıp destek oluyorlar. Mecliste soru önergeleri vererek destek sağlıyorlar. Siyasi partiler artık ekoloji birimlerini kuruyorlar ve daha ilgililer.</p>
<blockquote><p>Çevre hareketinde ve örgütlerde gençler pek yer almıyor. Mücadelede kadınlar önde iken çevre hareketi-örgütleri içinde, karar alma mekanizmalarında kadınların sayısı az. Yaratıcılık ve yeni yöntemler zayıf kalıyor.  Bilgi ve deneyim eksikliği var.</p></blockquote>
<p><strong> <img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65028 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdaglari-maden-talani-640x427.jpg" alt="Kazdağları Maden Talanı" width="319" height="213" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdaglari-maden-talani-640x427.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdaglari-maden-talani-1024x683.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/kazdaglari-maden-talani.jpg 1080w" sizes="auto, (max-width: 319px) 100vw, 319px" /></strong><strong>Eleştirel bir değerlendirme yaparsanız, Türkiye’de genel olarak çevre hareketini ve siz kendi yerel çevre hareketinizi nasıl değerlendirirsiniz? Hangi konuda kendinizi başarılı ve hangi konuda başarısız görüyorsunuz? </strong></p>
<p>Çevre hareketinde ve örgütlerde gençler pek yer almıyor. Mücadelede kadınlar önde iken çevre hareketi-örgütleri içinde, karar alma mekanizmalarında kadınların sayısı az. Yaratıcılık ve yeni yöntemler zayıf kalıyor.  Bilgi ve deneyim eksikliği var. Bizim bölgemizde çevre hareketi oldukça güçlü. Kendimizi her konuda başarılı sayıyorum. Örnek örgütlerden birisiyiz.</p>
<p><strong>Pandemi süreci sizi nasıl etkiledi?</strong></p>
<p>Derneklere getirilen yasaklama nedeniyle dernek merkezimizde gerçekleştirdiğimiz tüm toplantılı etkinlikleri iptal etmek zorunda kaldık. Alanda yapmakta olduğumuz açık hava toplantıları, basın açıklamaları, mitingleri pandemi nedeniyle getirilen yasaklamalar nedeniyle yapamaz hale geldik. Aidat ve bağış toplamada sıkıntıya düştük ve gelirlerimiz azaldı ancak ofis masraflarımız devam etti. Üyelerimizi bir araya getiremez olduk. Açık alan dahi olsa eylemlere katılımda sayılar çok düştü. Ancak bu dönemde online toplantılar yöntemini keşfettik ve bir şekilde ilişkilerimizi sürdürdük. Sosyal medya eylemlerine ağırlık verdik.</p>
<p><strong>Bundan sonrası için ne yapmayı planlıyorsunuz? </strong></p>
<p>Ekoloji mücadelesine yeni yol ve yöntemlerle devam edeceğiz. Online ortamlarda söyleşiler, atölyelere devam edeceğiz. Sosyal mesafeye dikkat ederek alanlarda olmaya çalışacağız. Sosyal medya eylemlerini sürdüreceğiz. Pandemiye uygun yeni ve yaratıcı yöntemler geliştirmeye çalışacağız.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-65030 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/suheyla-dogan-ekoloji-birligi-640x388.jpg" alt="Süheyla Doğan Kazdağları" width="336" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/suheyla-dogan-ekoloji-birligi-640x388.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/suheyla-dogan-ekoloji-birligi.jpg 825w" sizes="auto, (max-width: 336px) 100vw, 336px" />Ne olmasını öngörüyorsunuz? Umutlu musunuz? </strong></p>
<p>Pandemi koşullarının biraz daha süreceğini öngörüyoruz. Ancak siyasi konjonktürün de daha fazla bu şekilde süremeyeceğini düşünüyoruz. İktidarın tüm baskısına karşı mücadelenin başarılı olacağına inanıyoruz. Gelecekten umutluyuz çünkü haklıyız.</p>
<p><strong>Sizce, ne yapılırsa başarılı bir sonuç alınır, bu bağlamda neye ihtiyacınız olduğunu düşünüyorsunuz? </strong></p>
<p>Toplumun her kesiminin, gençlerin ve kadınların daha fazla katıldığı birleşik bir mücadele ile başarılı bir sonuç alabiliriz. Yaratıcı fikirlere ihtiyaç var. Ekolojik sisteme önem veren, ekolojik yıkım projelerine izin vermeyen bir yönetim anlayışının iktidara gelmesiyle daha rahat sonuç alabiliriz.</p>
<p>Türkiye’de Yerel Çevre Hareketleri adlı dosyanın diğer haberlerine<a href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/turkiyede-yerel-cevre-hareketleri/" target="_blank" rel="noopener"> buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/05/kazdaglarinda-ekoloji-mucadelesi-romantik-cevreciler-suclamalarinin-yerini-vandallar-gibi-terimler-aldi/">Kazdağları&#8217;nda Ekoloji Mücadelesi: &lt;br&gt;&#8220;Romantik Çevreciler Suçlamalarının Yerini “Vandallar” Gibi Terimler Aldı&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi&#8217;ne Katılmak İster misiniz?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/18/ekoloji-birligi-genclik-meclisine-katilmak-ister-misiniz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2021 09:36:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=64122</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi kuruluyor! Gençler, ekolojik yıkıma dur demek için, iklim ve ekoloji bilincini, farkındalığını görünür kılmak için bir araya geliyor. 21 Ocak'ta ilk kez toplanacak Gençlik Meclisi’ne katılmak isterseniz ebgenclik@gmail.com adresine talebinizi iletebilirsiniz. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/18/ekoloji-birligi-genclik-meclisine-katilmak-ister-misiniz/">Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi&#8217;ne Katılmak İster misiniz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Ekoloji Birliği’nden gençlere yapılan çağrıda şu ifadeler yer alıyor;</strong></p>
<p>“Çığlıkları duyuyor musun?<br />
Bedenleri lime lime edilen ağaçların, nefesi kesilen derelerin, yuvalarından edilen hayvanların, işkence gören doğanın&#8230;<br />
İklim ve ekoloji kritik eşiği geçeli çok olmadı, hâlâ umut var. Eğer sen *el* verirsen; *emek* verirsen!<br />
Ekoloji bilinci ve kaygısı taşıyan Türkiye&#8217;nin dört bir yanındaki 64 çatı veya tekil ekoloji ve çevre örgütünün bir araya gelerek oluşturduğu, Ekoloji Birliği&#8217;nin Gençlik Meclisi&#8217;ni kuruyoruz!<br />
Ekolojik yıkıma dur demek için, iklim ve ekoloji bilincini, farkındalığını görünür kılmak için bir araya geliyoruz.<br />
Doğanın yardım çığlığına sen de kulak ver.<br />
Sen de gel, bir olalım, gel onaralım.”</p>
<p><strong>Başvuru</strong></p>
<p><strong>21 Ocak 2021</strong>’deki ilk toplantıda yer almak isterseniz <a href="mailto:ebgenclik@gmail.com">ebgenclik@gmail.com</a> adresine mailinizi iletebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/01/18/ekoloji-birligi-genclik-meclisine-katilmak-ister-misiniz/">Ekoloji Birliği Gençlik Meclisi&#8217;ne Katılmak İster misiniz?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekoloji Birliği Ücretli Poşet Uygulamasını Yetersiz Buluyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/ekoloji-birligi-ucretli-poset-uygulamasini-yetersiz-buluyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Jan 2019 13:23:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[poşet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=34455</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çevre Kanunu ve diğer bazı kanunlarda değişikliği öngören 7153 sayılı Kanunun, poşetlerden devlete para kazandıracak biçimde tasarlandığını dile getiren Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu, kanun değişikliğinde, geri dönüştürülebilir atıkların evlerde işyerlerinde ayrıştırmaya, iş yerlerinde üretimde daha az kirletici ve daha az atık oluşmaya zorlayıcı maddeler içermediğine dikkat çekti. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/ekoloji-birligi-ucretli-poset-uygulamasini-yetersiz-buluyor/">Ekoloji Birliği Ücretli Poşet Uygulamasını Yetersiz Buluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geri dönüşüme zorlayıcı hüküm olmadığı için ücretli poşet uygulamasını eleştiren Ekoloji Birliği, tüm plastiklerin azaltılması gerektiğini savunuyor.</p>
<p>10 Aralık 2018 günü yürürlüğe giren Çevre Kanunu ve diğer bazı kanunlarda değişikliği öngören 7153 sayılı Kanunun, poşetlerden devlete para kazandıracak biçimde tasarlandığını dile getiren Ekoloji Birliği Yürütme Kurulu yaptığı açıklamada “Büyük bir çevre kirliliği yaşanan ülkemizde AKP hükümeti, çevre kirliliğini oluşturan en büyük sorun olarak poşetleri mi görmüştü?” diye sordu.</p>
<p>“Bu kanun değişikliğinde, geri dönüştürülebilir atıkların evlerde işyerlerinde ayrıştırmaya, iş yerlerinde üretimde daha az kirletici ve daha az atık oluşmaya zorlayıcı her hangi bir madde de bulunmuyor” diyen birlik, “Naylon poşeti ücretlendiren bu kanun değişikliğinde, şişelerin de dahil olduğu plastik atıklar için depozito uygulaması 2021 yılına kadar ertelendi. Biz Ekoloji Birliği olarak bu girişimi, Türkiye’de son yıllarda hep yapıldığı gibi zamanı geldiğinde bu süreyi daha ileri bir tarihe öteleyerek şirketler için dikensiz gül bahçesi yaratma çabalarının bir adımı olarak değerlendiriyoruz. Yalnızca plastik poşetlerin değil, zorlayıcı önlemler alınarak tüm plastiklerin ve petlerin kullanımının azaltılması gerektiğine inanıyoruz” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/01/21/ekoloji-birligi-ucretli-poset-uygulamasini-yetersiz-buluyor/">Ekoloji Birliği Ücretli Poşet Uygulamasını Yetersiz Buluyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
