<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ekmek ve gül arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/ekmek-ve-gul/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ekmek-ve-gul/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Dec 2019 11:33:19 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>ekmek ve gül arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/ekmek-ve-gul/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadınların ‘Ekmek ve Gül’ Mücadelesi Her Yerde!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/16/kadinlarin-ekmek-ve-gul-mucadelesi-her-yerde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Tok]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 16 Jun 2019 09:56:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Adana]]></category>
		<category><![CDATA[Denizli]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek ve gül]]></category>
		<category><![CDATA[Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[örgütlenme ağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=39673</guid>

					<description><![CDATA[<p>Önce bir televizyon programı, ardından programa eklenen bir aylık dergi, televizyonun bir gecede KHK ile kapatılmasının ardından ise bir internet sitesi ile yola devam eden Ekmek ve Gül’ün, yalnızca bir “kadın yayını” değil, aynı zamanda bir “örgütlenme ağı” olduğunu biliyor muydunuz? Ekmek ve Gül’ün kadınlara tek tek ulaşma, birlikte daha da güçlü birlikler oluşturma, yalnızca bir yayın değil aynı zamanda bir dayanışma ağı olma hedefini Ekmek ve Gül’ün yerel gruplarında yer alan kadınlarla konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/16/kadinlarin-ekmek-ve-gul-mucadelesi-her-yerde/">Kadınların ‘Ekmek ve Gül’ Mücadelesi Her Yerde!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">2008’de yayın hayatına başlayan Hayat Televizyonu’nun ilk programlarından biri olan Ekmek ve Gül, televizyon 2016’da KHK ile kapatılana kadar gündüz kuşağındaki bilindik kadın programlarının aksine, kadınların gerçek yaşamlarını, sorunlarını, taleplerini, haklarını ekranlara taşıyan bir program olarak da adını duyurmuştu. Aynı zamanda 2008’den bu yana her ayın ilk Cumartesi günü Evrensel Gazetesi ile birlikte yayımlanan aylık Ekmek ve Gül dergisi özellikle işçi kadınların yaşamlarını sayfalarına taşıyor. Ekmek ve Gül ülkenin birçok yerinde yerel örgütlenmelerle de kadınlara ulaşıyor o günden bugüne; üniversitelerde, mahallelerde okuma grupları, atölyeler, dernekler kuruyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-39678 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/genel3-640x427.jpeg" alt="" width="321" height="214" /></span><span style="font-weight: 400;">Bu örgütlenmelerde en önemli ayrıntılardan biri, tek merkezden değil, her yerelin ihtiyacına göre, bir araya gelen kadınların bulduğu, yarattığı formlarda var olması.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örneğin, Bandırma’da ekmekvegul.net sitesini takip eden kadın öğrenciler kendileri bir Ekmek ve Gül grubu kurmaya girişiyor. Kocaeli’deki Yenikent Mahallesi’nde bir araya gelen kadınlar, bu birlikteliklerini kalıcı hale getirmek için zamanla Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği’nde bir çatı altında buluşuyor. Çeşitli illerde kadınlar Ekmek ve Gül adıyla kadın koroları, kadın tiyatro grupları, futbol takımları kurmuşlar; Mersin, Antalya ve Denizli gibi… Birçok üniversitede Ekmek ve Gül Atölyeleri de var. Kocaeli, Dokuz Eylül, Pamukkale, Aydın, Muğla, Çukurova Üniversitesi kadınların bir araya gelip faaliyetlerini kendilerinin gerçekleştirdiği örgütlenmelerden. Kimi üniversitelerde Ekmek ve Gül grubu olarak bir araya gelen kadınlar daha sonra o üniversitede Kadın Çalışmaları Kulübü’nün, Toplumsal Cinsiyet Araştırmaları Topluluğu’nun kurulmasına da ön ayak olmuş durumdalar.</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-39677 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/biz-geldik-dayanisma-bir-tik-daha-yakin_5_HSO4-640x427.jpeg" alt="" width="381" height="254" />Şişli Ekmek Ve Gül Grubu: Beraberliğimizden Güç Almak İstedik</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şişli Ekmek ve Gül Kadın Grubu uzun yıllardır var olan ancak son iki yıldır daha faal hale gelen bir grup. Geçtiğimiz yıl Şişli’deki kadınlara, “kadın gündeminden uzak kalmasınlar diye” haftalık gazete yapmaya başladılar. Şişli’deki pek çok durakta Şişli Ekmek ve Gül grubunun hazırladığı gazeteleri görebiliyorsunuz. Kimi zaman da tek tek dağıtıyorlar kadınlara bu gazeteleri… </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kadın olma halinin hayatımızın her yerinde önümüze koyduklarının beraberce üstesinden gelmek, beraberliğimizden güç almak ve daha çok kadını bu birlikteliğin parçası haline getirmek…” İşte bu sebeplerin onları bir araya getirdiğini anlatıyorlar. Peki haftalık gazete dışında neler yapıyorlar? “Bugüne kadar birçok etkinlik yaptık Şişli Ekmek ve Gül Grubu olarak. 2018 8 Mart öncesinde düzenlediğimiz atölye çalışması bunlardan biri. 5 hafta süren atölyede kadının tarih boyunca ve tüm toplumlardaki yerini konuşma, tartışma fırsatımız oldu. Kadın filmleri izleyerek üzerine sohbetler edebildiğimiz etkinliklerin yanı sıra yakın zamanda bir de panel düzenledik. İlerleyen dönemler için okumalara ağırlık verdiğimiz bir plan oluşturmak istiyoruz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şişli grubunda özellikle özel sektör ve kamu çalışanları ağırlıkta. Fakat etkinliklerde her seferinde daha çok kadına ulaşmaya çalışıyorlar. Aynı bölgede yaşayan üniversiteli kadınlarla yan yana gelmek için de çağrılar yapıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İletişim için<a href="https://www.facebook.com/breadandrose/" target="_blank" rel="noopener"> buraya</a> tıklayabilirsiniz. </span></p>
<p><b>İstanbul Aydın Üniversitesi Ekmek Ve Gül Atölyesi: </b></p>
<p><b>“Birbirimizi Bilinçlendirmeyi Amaçlıyoruz”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekmek ve Gül gruplarının en “gençlerinden” biri İstanbul Aydın Üniversitesi’ndeki Ekmek ve Gül Atölyesi. Genç kadınlar, bu yılın 8 Mart’ı öncesinde buluştukları bir kahvaltıda atölye kurma kararı almış. 10 kadın öğrenci ile birlikte yola çıkmışlar. Diğer okul kulüpleri ile ortaklaşa yaptıkları film ve okuma gruplarıyla birçok kadın Ekmek ve Gül Atölyesi ile tanışma fırsatı bulmuş. Şimdi Ekmek ve Gül dergisi çıktıktan sonra bir araya gelip dergide yazılar üzerine ve kadın gündemine dair konuşup tartışıyorlar. Ayrıca ara ara film gösterimleri yaptıklarını, başka kitaplar üzerinden de okumalar gerçekleştiriyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sanata, kadın mücadelesine, kadın gündemine ilgi duyan tüm kadınları atölyelerine çağırıyorlar. “Kadın olarak esas sorunlarımıza yoğunlaşmak, konuşmak ve bunlar üzerine neler yapabileceğimizi konuşmak üzere bir araya gelme ihtiyacı duyuyoruz. Tacize, şiddete, tecavüze, toplumsal baskı, hukuksal adaletsizliğe ve eşitsizliğe karşı neler yapabileceğimize dair birbirimizi bilinçlendirmeyi amaçlıyoruz” diyorlar.</span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-39676 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/adana-640x427.jpeg" alt="" width="384" height="256" /></b></p>
<p><b>Adana Ekmek Ve Gül Atölyesi: </b></p>
<p><b>Artık Mekanlar Da Bize Yetmiyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekmek ve Gül Adana grubu 10 yıl önce Ekmek ve Gül dergisinin yayımlanmaya başlamasının hemen ardından kurulmuş. 10 yıldır her ay derginin çıktığı gün kadınlar bir araya geliyor, dergiyi okuyup tartışıyor ve başka kadınlara ulaştırıyorlar. Adana’dan dergiye ve Ekmek ve Gül sitesine gönderecekleri mektuplar, yazılar, röportajlar da bu buluşmalarda konuşuluyor. Kadınların ortak dertleri böylelikle dergi ve site aracılığıyla diğer kadınlara ulaşıyor. Gündemdeki konuları birlikte tartışıyorlar. “Her profilden kadın arkadaşlarımız var. Tekstil işçisi, emekli, doktor, öğretmen, ev emekçisi, avukat, üniversiteli kadınlar yani hayatın içinde varolan tüm kadınlar üyemiz. Genellikle ülke gündemi bizim de gündemimizi belirliyor. Özellikle son zamanlarda kadına yönelik şiddet, cinayet ve çocuk istismarı gündemimizde yer alıyor” diyerek anlatıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">8 Mart’lara, 25 Kasım’lara, 1 Mayıs’lara Ekmek ve Gül adıyla katılıyorlar. Ayrıca Adana Kadın Platformuyla ortak çalışmalarda yer alıyorlar, bir taraftan buradaki mücadelenin de en dinamik parçalarından birini oluşturuyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınları dört duvar arasından çıkarmak hedeflerinden biri; kültür sanat etkinlikleri de düzenliyorlar. Örneğin, ‘Kadın Sığınağı’ adlı tiyatro oyununu 80 kadınla birlikte izlemişler. Bu kadınlar arasında hayatında bu vesileyle ilk kez tiyatroya giden kadınlar var. Kadın filmlerini de kaçırmamaya, hep birlikte gitmeye, sonrasında ise oturup birlikte tartışıp konuşmaya çalışıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Oldukça çok kadın arkadaşlarımıza ulaşmak, kadınların yalnız olmadığımızı bir araya geldiğimizde her sorunu çözebileceğimizi, üreteceğimizi, kazanacağımızı anlatmayı hedefliyoruz. Türkiye’de çalışan, çalışmayan kadınların sorunları, kadın cinayetleri, kadın ve çocuğa yönelik saldırılar konusunda kadınların daha bilinçlenmesi birlikte mücadele etmesini amaçlıyoruz. İlk birkaç ay ev toplantıları ile başladık ama her ay katılan kadın arkadaşlarımızın sayısı fazlalaşınca dışarıda bir mekanda bir araya geliyoruz ama artık dışarıdaki mekanlar da bize yetmiyor. Önümüzdeki süreçte hedefimiz bir Ekmek ve Gül Kadın Derneği kurmak ve daha çok kadına ulaşmak” diye ekliyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca 2016’da kurdukları kadın korosu ile 8 Mart’ta konserler düzenlediklerini, bu sene 250 kadının katıldığı bir 8 Mart etkinliği yaptıklarını anlatıyorlar. Bu sene koronun yanı sıra bir de halk oyunları atölyesi kuracaklarını öğreniyoruz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gündemleri de faaliyetleri de yoğun Adana’nın. Siz de Adana’da yaşıyorsanız ve gruba dahil olmak isterseniz <a href="https://www.facebook.com/EKMEK-VE-G%C3%9CL-ADANA-346253846137392/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39679 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/kocaeli2-640x427.jpeg" alt="" width="351" height="234" />Koro Bir Aradalık İhtiyacından Doğdu</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mersin Ekmek ve Gül Kadın Korosu 5 yıl önce kuruldu, bugüne kadar salonu dolup taşan pek çok konser verdi. Korodan kadınlar “Baskı ve gericilik çemberi kadınları günden güne sıkıştırıp ikinci plana ittiği için ancak birleşirsek bu çemberi kırabileceğimiz düşündük. Birleşmenin bir ihtiyaç ve zorunluluk olduğu ortadaydı, 5 yıl önce kadınların sesine ses olmak amacıyla kuruldu koro. ‘Kadına dair’ her şeyi her kesimden kadınla tartışmak istedik” diyerek anlatıyorlar kurulma aşamalarını. “Bazı günler şiddet ve cinayetleri, bazı günler krizin etkilerini bazen koro çalışmasıyla, bazen bir kahvaltı buluşmasıyla ya da bir söyleşiyle tartışıyoruz, konuşuyoruz. Çevremizdeki kadınları genişleterek dernekleşme yolunda ilerlemeyi düşünüyoruz.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Onlar da ayda bir, Ekmek ve Gül dergisinin çıktığı gün buluşup dergiyi birlikte okuyup değerlendiriyorlar; eleştirilerini, beğenilerini paylaşıyor, öneriler sunuyorlar. Dergiyi herkes işyerine, mahallesine götürüp başka kadınlara ulaştırıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşçi semtleri ve mahallerindeki kadınları kadın derneği çatısı altında bir araya getirmek en büyük hedefleri şimdilik. “Daha çok kadına ulaşıp ilimizdeki kadın çalışmaları ve kadın sorununa onları da dahil ederek mücadeleyi ilerletmek planlarımız arasında” diyorlar.</span></p>
<p><b>Trakya&#8217;nın Ekmek Ve Gül&#8217;ü </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir de Trakya’ya uzanıyoruz. Çorlu’da da kadınlar, Ekmek ve Gül dergisini mahallelerde, işyerlerinde dağıtırken ulaştıkları kadınlarla genişliyor. Sık sık bir araya geliyorlar. “Tanışmaya, konuşmaya, tartışmaya vesile oluyor dergimiz. Bağ kurduğumuz ve yaptığımız etkinliklere, faaliyetlere katılmak isteyen kadınlarla yan yana geliyoruz, etkinliklerimizi gündeme göre, ihtiyaçlara göre belirliyoruz. Kimi zaman evlerde, kimi zaman derneklerde buluşuyoruz. Mahalle parkında çeşitli etkinlikler düzenliyoruz; 8 Mart etkinlikleri, kahvaltı, piknikler, paylaşım günleri… Kadına ilişkin güncel meselelerde yürüttüğümüz tartışmalarda Çorlulu kadınlar olarak bir tepki vermek gerektiğini düşündüğümüzde fikir ilk buradan çıkıyor. Çorlu Kadın Platformuyla hareket ediyoruz. Ekmek ve Gül kadınları olarak yaptığımız her çağrıya etkili bir karşılık alabiliyoruz.”</span></p>
<p>Facebook grubuna <a href="https://www.facebook.com/groups/902974509763996/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39680 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/denizli-640x640.jpg" alt="" width="344" height="344" />Denizli&#8217;de Kadın Halı Saha Takımı </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Denizli’de Pamukkale Üniversitesi’ndeki Ekmek ve Gül Kadın atölyesini her 8 Mart’ta, 1 Mayıs’ta renkli pankartıyla alanlarda görmek mümkün. 3 senedir, üniversite içinde ve Denizli yerelinde, eğitim toplantıları, sohbetler, kadınların gündemine dair bilgilendirmeler içeren bildiriler, el ilanları hazırlamak, bunları kadınlara ulaştırmak, 8 Mart, 25 Kasım gibi günlerde etkinlikler veya gündemle ilgili toplantılar, piknikler, kahvaltılar, film gösterimleri yaptıklarını anlatıyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslolarak üniversite kampüsünde bir atölye kurmuş olsalar da Denizli genelinde her kesimden kadını bir araya getirmek hedefleri. “Denizli’de kadınların alternatif bir kapısı olabilecek, genç kadınların gündemini dertlerini önemseyen ve birlikte harekete geçen, birbirine cesaret veren geniş bir ilişki ağı kurmaya çalışıyoruz” diyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir tekstil fabrikasında kadın işçilerle birlikte 8 Mart kutlaması yaptıklarını söylüyorlar. Ayrıca bir de halı saha takımı kurduklarını kadınların futbolda da yer alabileceğini göstermiş olduklarını belirtiyorlar. </span></p>
<p>Facebook grubuna <a href="https://www.facebook.com/pauekmekvegul/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><b>Birbirlerinden Aldıkları Cesaretle Sahnedeler</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Antalya Ekmek ve Gül Grubu da dergi okuru kadınların bir araya gelişiyle 2014’te oluşmuş. Antalya Kadın Platformu ve Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ile dava takipleri yapıyorlar. Bir de tiyatro grupları var. Gündeme dair birçok oyun sergilemişler bugüne kadar. Ekip daha önce tiyatro yapan, yapmayan, yapmak isteyen ama bir türlü cesaret edemeyen kadınların birbirlerinden cesaret almasıyla oluşmuş ve sahnelere çıkmış.</span></p>
<p>Facebook grubuna <a href="https://www.facebook.com/Antalya-Ekmek-ve-G%C3%BCl-Kadin-Grubu-359049324298395/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><b>Yerelin Kadınları İçin Bir Nefes Alanı </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-39681 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/06/kocaeli-640x427.jpeg" alt="" width="316" height="211" />Ve Kocaeli Ekmek ve Gül Kadın Dayanışma Derneği, 2014 yerel seçimleri öncesinde bir araya gelen kadınların daha sık ve daha düzenli buluşabilmek bir yere ihtiyaç duyması sonucu kurulmuş. Kadına yönelik şiddet, nafaka hakkı, çocuk istismarı, üreme sağlığı, ekonomik kriz, çalışma yaşamında karşılaşılan zorluklar gibi pek çok konuda seminerler düzenlemişler. Psiko-drama etkinlikleri, kadınlar için yoga ve resim kursları gerçekleştirmişler. 2015 yılında “metal fırtına”da Ford işçileri ve Enpay işçileriyle dayanışma için; işçi duraklarında kadınların yaptıkları poğaçalar satıp, işçilerin direnişine destek olmuşlar. Şenlikler ve konserler düzenleyerek kadınlara bir nefes alanı yarattıkları da aşikar. Piknik, doğa gezisi, tiyatro ve sinema etkinliklerine toplu gidişler organize ettikleri gibi, çocuk istismarı vakalarının infial yarattığı dönemlerde ortaya atılan hadım ve idam tartışmalarına karşı istismarı önlemek için meclis harekete geçsin diyerek imza kampanyası düzenlemiş ve imzaları meclise göndermişler. Flormar direnişindeki kadınları ziyaret ederek, direnişi kendi bulundukları mahalledeki kadınlara anlattıklarını da dile getiriyorlar “Sadece 8 Mart ve 25 Kasımlarda değil; kadınların yaşamını etkileyecek her türlü düzenleme karşısında sesimizi yükselttik.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kadınların bir araya gelmesi ve güçlenmesi gibi bir derdimiz var. Ulaştığımız kadınları sadece bireysel sorunlarını çözecek bir dayanışmayla sınırlı kalmadan, memlekette ve dünyada kadınlara dönük saldırılara, eşitsizlik, cinsiyetçilik ve gericiliğe karşı; kadınların haklarını öğrenmesi ve daha fazlasına sahip olmak için mücadelenin bir parçası olmaya ikna etmek gibi  bir amacımız var” diyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kocaeli’de bulunan yöre dernekleriyle ve Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği&#8217;yle de ortak çalışmalar yapan dernek üyeleri, bu yaz 5. yılı geride bıraktı ve bir kutlama düzenlemeye hazırlanıyorlar. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbette kadın örgütlenmeleri ha deyince olmuyor. Güzellikleri kadar zorlukları da var onlardan bazılarını Kocaeli’deki dernekten kadınlar şöyle sıralıyor: “Kadınların umutsuzluğunu kırmak dönem dönem işimizi zorlaştırıyor, kadınlar yan yana gelmeye ihtiyaç duysa da çoğu zaman örgütlenmekten bir dernek çatısı altında da olsa bir araya gelmekten tedirginlik duyabiliyor. Etkinlik planlamalarını gerçekleştirirken kadınların gündemini ve ihtiyacını gözeten işler yapmaya çalışsak da bazen elimizdeki imkanların sınırlılığı bizi zorluyor. Maddi anlamda güçlükler yaşıyoruz. Kadınlar ekonomik kriz koşullarında dün olduğundan daha az katkı sunmak durumunda kalıyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen burası yerelin kadınları için bir nefes alanı oluyor.”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Facebook grubuna <a href="https://www.facebook.com/Kocaeli-Ekmek-ve-G%C3%BCl-Kad%C4%B1n-Dayan%C4%B1%C5%9Fma-Derne%C4%9Fi-840806535963080/" target="_blank" rel="noopener">buradan</a> ulaşabilirsiniz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/06/16/kadinlarin-ekmek-ve-gul-mucadelesi-her-yerde/">Kadınların ‘Ekmek ve Gül’ Mücadelesi Her Yerde!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Program Gibi Olmayan Bir Televizyon Programı: Ekmek ve Gül”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/16/program-gibi-olmayan-bir-televizyon-programi-ekmek-ve-gul/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seçil Türkkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 16 May 2018 09:42:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[ekmek ve gül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26800</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bir işçi kadının tarifiyle ‘program gibi olmayan bir televizyon programı’ olarak yayınına başlayan Ekmek ve Gül, Hayat Televizyonu kapatıldıktan sonra da yaptıklarını sürdürüyor. Böylece ülkede bugün bir yayının sonlandırılması, sonlanacağı anlamına gelmiyor. Ekmek ve Gül, örnek bir yayıncılık modeli sürdürüyor</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/16/program-gibi-olmayan-bir-televizyon-programi-ekmek-ve-gul/">“Program Gibi Olmayan Bir Televizyon Programı: Ekmek ve Gül”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>“İstanbul’da belediye işçisi akşam evde parça başı iş almadan geçinemiyor. Sabah tarlaya tapana giden öğlen tuğla taşımadan akşam sofraya yemek koyamıyor“ </em>diyor ekip söyleşinin bir bölümünde bugünü tarif ederken. İsimleriyle de bugünü tarif ediyorlar aslında. 1908’in Amerikasında konuşulan <em>“Karnımızı doyurmak için ekmek, ruhumuzu doyurmak için gül istiyoruz” </em>temeli  ‘Ekmek ve Gül’ ismiyle bugün Türkiye’de yaşıyor. Bir tür evrensellik, bir tür dünyada salınan ruh, romantize etmezsek bir tür aynı tas aynı hamamcılık.</p>
<p>Ekmek ve Gül için bir KHK ile kapatılan Hayat Televizyonu’nun kadın programıydı demek haksızlık. Meselenin haber değeri de işte burada. Kapatıldıktan sonra kadınların, izleyenlerin ve Ekmek ve Gül’ü icra edenlerin fikirleriyle bugün yayın hayatına <a href="about:blank">www.ekmekvegul.net</a> mecrasında devam eden bağımsız bir yapı. Kapatılanlara karşı açık, teknolojinin imkanlarına açık, her türlü derdi dinlemeye açık, Türkiye’nin her yerinden kadınların muhabir olduğu, yeri gelince çocuğunun telefonundan bu mecraya mesaj gönderdiği o geniş alan belki bir tür tarla.  Onların tabiriyle “<em>Kadınlara ne yapacaklarını söyleyen değil, kadınların ne kadar önemli, ne kadar hayati işler yaptıklarını gösteren ve biriktiren bir kürsü</em>”</p>
<p>Ekmek ve Gül ekibiyle 10 yıllarını ve bugünü konuştuk.</p>
<p><strong>Ekmek ve Gül kürsüsü 2018’de kuruluşunun 10. yılında. Nasıl kurdunuz burayı?</strong></p>
<p>2008 yılında Hayat Televizyonu ekranlarında başlayan bir kadın programıydı. Ama baştan beri sadece bir televizyon programı değildi. Hayat Televizyonu henüz bir fikir çekirdeği iken bu televizyonun esas sahibi olanlarla yani işçiler, emekçiler, kadınlar, aydınlar, sanatçılar, gençlerle tartışırken <em>“Nasıl bir yayıncılık yapmalıyız?”</em> sorusuna verilen yanıtların en temel ortak noktası <em>“Kadınları aşağılamayan, etiketlemeyen, yargılamayan, kalıplara sokmayan”</em> bir program olması gerektiğiydi.</p>
<p>Ekmek ve Gül “<em>program gibi olmayan bir program”</em> olarak tartışıldı baştan beri. Program gibi olmayan bir program, Ekmek ve Gül için yaptığımız mahalle toplantılarından birinde bir işçi kadının yaptığı tarifti. Biz de tam olarak bunu iş edindik!</p>
<p>Bir televizyon programının hele hele de “kadın programı” diye adlandırılan gündüz kuşağı programlarının kalıplarına sıkışmayan, kendine özgü bir ses ve söz yaratabilme başarısı gösteren bir program olmayı başardı Ekmek ve Gül. Ekmek ve Gül’ü kendi kürsüsü olarak gören her kadının bir şekilde katkı sunabildiği, sunuculuğunu yapmaktan tutalım, kameramanlığına, muhabirliğinden, konuk olmaya kadar her şeyi yapabildiği bir mecra oldu. Ama ötesi de oldu&#8230; Neredeyse her ilde Ekmek ve Gül adıyla bir araya gelen kadınlarla büyüdü. Kadınların kendi yerelinde, mahallesinde, sokağında, okulunda, işyerinde başka kadınların da hayatını değiştirmesine bir araç haline gelen Ekmek ve Gül grupları oluştu.  Böylelikle kadınların kendilerini yalnız hissetmeyeceği, birbirilerinden öğreneceği, birbirleriyle haberleşebileceği ama aynı zamanda da bir araya gelmelerini kolaylaştıracak bir araç işlevi gördü. Bu birliktelikler aylık bir kadın dergisini bir ihtiyaç olarak önümüze çıkarınca bu sefer de bunun için kolları sıvadık…</p>
<p>Bugün memleketin pek çok yerinde Ekmek ve Gül grupları olarak bir araya gelen, çözmek istedikleri dert neyse onu çözmek için harekete geçen onlarca kadın var. Biz, onların yaptığı tartışmaların, eylediklerinin, söylediklerinin göstereniyiz. Ekmek ve Gül kadınlara ne yapacaklarını söyleyen değil, kadınların ne kadar önemli, ne kadar hayati işler yaptıklarını gösteren ve biriktiren bir kürsü.  Sadece “kadınlara özel” görünen konularda değil, memleketin her meselesine dair kadınların söylediği sözleri yansıtan bir mecra&#8230;</p>
<figure id="attachment_26805" aria-describedby="caption-attachment-26805" style="width: 640px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-26805" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/denizli-ekmek-ve-gul-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/denizli-ekmek-ve-gul-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/denizli-ekmek-ve-gul-1024x768.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/denizli-ekmek-ve-gul-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/denizli-ekmek-ve-gul-320x240.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/denizli-ekmek-ve-gul.jpg 1200w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /><figcaption id="caption-attachment-26805" class="wp-caption-text">Denizli &#8211; Ekmek ve Gül Kadın Grubu</figcaption></figure>
<p><strong>Ekmek ve Gül sloganı, günümüzde geçerli gibi gözüküyor. İlk kullanmaya başladığınız gün ve bugüne bakınca arada nasıl farklar ya da benzerlikler görüyorsunuz?</strong></p>
<p>Programımız ismini, kadınların yüzyıllık mücadelesinin temel sloganlarından biri olan “Ekmek istiyoruz, gül de&#8230;” talebinden alıyor… Ekmek ve Gül deyince aklımıza, yüreğimize düşen ilk hisler yüzünden koyduk bu ismi. Biliyoruz ki tencerenin nasıl kaynayacağı ya da ayın sonunun nasıl geleceği sorusu döner dolaşır kadınları bulur. Yaşam gailesi kadınları bazen kendi yaşamlarından vazgeçirir.  Ekmek kavgası mühim, ama elbette bununla sınırlı değildir hayata dair sözümüz. Hayatın tüm güzelliklerinden faydalanmak da hakkımız&#8230; Gül de hayatın tüm güzelliklerini hak edişimizin sembolü&#8230; Kadınların “ekmek ve gülde” simgeleşen daha iyi bir hayat mücadelesi önceki yüzyılın başlarına kadar uzanıyor.</p>
<p>Hâlâ dünya üzerindeki milyonlarca kadının ortak talebi ekmek ve gül… İşi sorulduğunda çalışmıyorum diyen fakat mesaisi 24 saat süren ev kadınları, evden işe koştururken çocuğunu nereye bırakacağını dert eden çalışan kadınlar, günün ilk ışıklarından gece hayat bitene kadar süren mesailerin ardından yorgun argın döndükleri evlerinde yemek, ütü, bulaşıkla çalışmaya devam etmek zorunda kalan emekçi kadınlar, bir yandan ocaktaki yemekle uğraşırken bir yandan büyük şirketlerin parça işlerini üreten ev işçisi kadınlar, toprağı elleriyle bereketlendiren aile işçisi köylü kadınlar, metropollerde yaşam savaşında kadınlığını unutan, kısacası sokakta, toplumda, hayatta sözleri dikkate alınmayan, yerleri önceden belirlenmiş, yaşam sınırları çizilmiş tüm kadınların, hepimizin ortak talebi hala ekmek ve gül…</p>
<p>Bugün dünyanın geldiği noktada, hani neredeyse o yüzyıl önceki koşullar üstelik de daha çok “rıza” üretilerek, daha çok “şükür” beklenerek karşımızda. Kadınların can bedeliyle kazandığı pek çok hakkın bir sarkaç gibi bir ileri bir geri hamlelerle ellerinden alınmaya çalışıldığını görüyoruz. Kürtaj hakkı meselâ&#8230; Meselâ seçme ve seçilme hakkı&#8230; Meselâ kendi yaşamları üzerinde özgürce irade gösterme hakkı&#8230; Meselâ barış içinde eşit bir biçimde yaşama hakkı&#8230; 2018’in gerçek tablosu bu. Hangi dilde nasıl söylenirse söylensin “Ekmek ve Gül” bugün daha çok kadının sahip çıktığı bir talep. Önemli olan, bugün bu yaygınlığı görecek mecralarımızın olması&#8230;</p>
<p><strong>‘Ekmek ve Gül kapanamaz, çünkü bizzat kadınların kendisi’</strong></p>
<p><strong>Hayat TV’nin kapatılmasının Ekmek ve Gül üzerinde negatif ya da pozitif bir etkisi oldu mu? Zira örneğin ben önceden bir program gibi düşünüyordum fakat şimdi benim için bir program olmaktan çıkıp mecraya dönüşmüş durumda.</strong></p>
<p>Ekmek ve Gül’ün yayınlandığı Hayatın Sesi televizyonu olağanüstü hal gerekçesiyle kapatıldı. Şimdi bir web portalla yola devam ediyoruz. Biz menzilimizi memleketin dört bir yanında kurulu olan Ekmek ve Gül gruplarıyla belirledik hep. Ekmek ve Gül, cep telefonunu, çocuğunun kamerasını, komşusunun bilgisayarını kullanarak programa ve dergiye haber yapmak, görüntü çekmek, röportaj yapmak için 50 yaşından sonra “teknoloji” ile haşır neşir olan kadın muhabirleriyle koca bir ağ. Dolayısıyla yola nasıl devam edeceğimize de onlar karar verdi.</p>
<p>Televizyonun kapatıldığı günün ertesinde “Evet, şimdi ne yapıyoruz” sorusu gündemimizdeydi. Hemen kısa süre içerisinde onlarca ilde, yüzlerce kadınla buluşmalar gerçekleştirip nasıl devam edeceğimize, olanaklarımızın ne olduğuna, nasıl zorluklarla karşılaşabileceğimize dair sohbet ettik, kararlar aldık. Gördük ki, nerede kadınlar sokağa çıksa, nerede kadınlar bir şeyi değiştirmek için bir araya gelse, nerede kadınların gündemine giren bir mesele olsa, nerede kadınlarla ilgili bir mesele tartışılsa Ekmek ve Gül zaten orada. Halen orada. Televizyonu kapatılsa bile orada. Çünkü Ekmek ve Gül bizzat o kadınların kendisi.</p>
<p>Direnişteki kadın işçinin cep telefonuyla çekip gönderdiği röportaj, bir “haber” yakalayan kadının “ben okuma yazma bilmem ama anlatmak gerek diye sesimi kaydedip gönderiyorum” diye paylaştığı ses kaydı, bir ev toplantısında Ekmek ve Gül için ne yapabiliriz sorusu tartışılırken hemen o an bize telefon edip “Bak dinle, bunları öneriyoruz, not alın” diye dinleten kadınlar&#8230; Onlardan beslenen bir yayıncılığın bir gecede çıkarılan bir KHK ile “oldu bittiye” getirilip mazi olması düşünülemezdi zaten. Programı nasıl yapıyorduysak, dergiyi nasıl çıkarıyorduysak, televizyonumuz kapatıldıktan sonra da “Eee, şimdi napıyoruz” sorusuna da öyle yanıt verdik. Verdiğimiz yanıt daha çok kadınla buluşmamıza olanak sağlayan bir mecra kurmamızı sağladı&#8230;</p>
<p><strong>‘Şaşaalı ama kadınlara kapalı stüdyolara karşı kadınların mütevazi medyası’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26806" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137-640x428.jpg" alt="" width="640" height="428" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137-1024x685.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137-1280x857.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137-610x408.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137-320x214.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/DSC_0137.jpg 1936w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Ekmek ve Gül TV bir düzlemde yürüyor. Nasıl anlatırsınız?</strong></p>
<p>Ekmek ve Gül memleketin dört bir köşesinden canlı yayınlarla kadınların sözünü ekranlara taşımaya, birbirine ulaştırmaya devam ediyor. Sitemizde Ekmek ve Gül TV bölümümüz var (https://ekmekvegul.net/ekmek-ve-gul-tv); canlı yayınlar, röportajlar, farklı konu başlıklarında farklı konuklarla yaptığımız sohbetler bu alandan izleyicilerimize ulaşıyor. Ama aynı zamanda sosyal medya üzerinden de pek çok canlı yayın gerçekleştiriyoruz. Bu yayınları onlarca kadının emeği ile yapıyoruz. Kadınların cep telefonları kameramız, kulaklıkları mikrofonumuz oluyor. Bu, çok önemli bir yayıncılık deneyimi. Elbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz bu yayınlar, hem pek çok tabuyu yıkarken, hem de bu alanda daha önce denenmemiş şeyleri de “yapılabilir” kıldığı için ayrıca önemli.</p>
<p>Televizyonculuğun şaşaalı ekranlarla, parlak ışıklı stüdyolarda, milyon dolarlık teknik donanımlarla, onlarca kişilik profesyonel teknik ekiplerle yapıldığı ama ekranların kadınların sözüne, derdine, çözüm önerilerine kapalı olduğu “yayıncılık” anlayışına karşı kadınların mütevazı olanaklarla yarattığı kendi medyaları olabilmek özellikle bugün çok önemli. Bütün bu yayınların en önemli ortak özelliği, kadınların kendilerini anlatma isteği ve olanaksızlıklar içinden bir olanak yaratarak sözlerini başka kadınlara ulaştırma çabasıydı.</p>
<p>Emeği geçen bütün kadınların eline sağlık! Elbette ufak tefek aksilikler yaşayabiliyoruz, kimi zaman planladığımız gibi gitmeyebiliyor işler&#8230; Teknik sıkıntılar, internetin zayıf olması gibi nedenlerin yanı sıra bazen de “vay efendim burada çekim yapamazsınız” diyenlerin eksik olmadığı OHAL koşulları da bu yayınları aksatabiliyor. Biz duruyor muyuz? Yooo&#8230; O gün değilse diğer gün muhakkak yapıyoruz canlı yayınımızı. Çok iyi yapıyoruz <img src="https://s.w.org/images/core/emoji/17.0.2/72x72/1f642.png" alt="🙂" class="wp-smiley" style="height: 1em; max-height: 1em;" /></p>
<p><strong>‘Oldu, hep nasıl olduysa öyle oldu’</strong></p>
<p><strong>Siz nasıl bir ekipsiniz? Kaç kişiden oluşur, hayatınızı nasıl geçirirsiniz? Siteniz ve faaliyetleriniz eli kolu uzun bir ekibe işaret ediyor.</strong></p>
<p>Hayat Televizyonu insanların 1’er liralarıyla kuruldu. Biz Ekmek ve Gül programının tüm ihtiyaçlarını her sezon başında yaptığımız Ekmek ve Gül şenliği ile finanse ediyorduk, dekorumuzdan malzemelerimize, sunucu arkadaşlarımızın kıyafetlerinden kullandığımız araç gerece pek çok şey kadınların imecesi ile hallediliyordu.</p>
<p>Sitemiz kurulurken de teknik alt yapı ve ihtiyaçlar kadınların dayanışmasıyla giderildi; kimi yerde çalışan kadınlar iki gün Ekmek ve Gül için iş yerlerinde fazla mesai yaptılar, kimisi kermes yaptı, kimisi kitap ayracı yaptı sattı, kimisi bursunu verdi, kimisi haftalık pazar alışverişinden keserek para biriktirdi, kimisi kahvaltı organizasyonu yaptı, kimisi gün parasını verdi&#8230; Oldu yani&#8230; Hep nasıl olduysa öyle oldu…</p>
<p>Pek çok ilde ve ilçede Ekmek ve Gül gruplarımız var. Onlar da ekipten. Ama işin merkezileştiği, bilgilerin toparlanıp sunulduğu yerde, çekirdekte 4 kadın var. Dergi zamanları, kadınlar için önemli mücadele ve eylem günleri olan 8 Mart’lar, 25 Kasım’lar, 1 Mayıs’lar, ortak eylemler zamanında bu sayı bazen 10’a bile çıkıyor; yardım etmeye gelen, işin ucundan tutan, ya da bazen tümüyle işleri yüklenen kadınlar bunlar…</p>
<p>Bizim çekirdek ekibimiz aynı zamanda Evrensel Gazetesi’nin kadın haberciliğini de yapan muhabirler olarak çalışıyor, ihtiyaçları Evrensel Gazetesi’nin mütevazı olanaklarıyla karşılanıyor. Durum bu. Dayanışma hepimizi yaşatıyor bir biçimde&#8230;</p>
<p>Yani aslında biz bütün bir iş yapıyoruz, bu işin bir yönü dergi, bir yönü site, bir yönü Evrensel Gazetesinin kadın sayfası, bir yönü mahallelerdeki, çeşitli ilçe ve illerdeki gruplarımızla, yerel muhabirlerimizle, onların çevresindeki kadınlarla toplantılar, buluşmalar&#8230; Dolayısıyla bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz yüzlerce muhabirden oluşan bir kadın ağımız var. Kadınların “biz bu işi her şeye rağmen yaparız” direnci ve inadı&#8230; Elimizdeki en temel güç bu&#8230; Böyle bir güce sahip olan nasıl devam etmesin?</p>
<p><strong>‘Vaatler hep evle iş arasında’</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26807" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/sabah.jpg-119-640x428.jpg" alt="" width="640" height="428" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/sabah.jpg-119-640x428.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/sabah.jpg-119-1024x685.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/sabah.jpg-119.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/sabah.jpg-119-610x408.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/sabah.jpg-119-320x214.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Bir Anneler Günü geçirdik. Çalışan anneye kreş yardımı gibi bir tevatür dolaşıyor ve güncel sulara gelirsek, “Kadınlara tek vaat iktidarın yükünü taşımak” diyorsunuz. Biraz açar mısınız?</strong></p>
<p>Bebelerin babalarının ortada olmadığı, analarınsa her türden derdin de keyfin de baş aktörü olduğu bir anneler günü geçirdik yine&#8230; Bu öyle bir “aktörlük” ki, çocuğun başına gelen her şeyin de, çocuklardan ötürü dünyanın başına gelen her şeyin de sorumlusu “anneler&#8230;” Yahu bu kadınlar size ne etmiş!?</p>
<p>16 yıldır ülkeyi yöneten AKP’nin baş aktörü bile sorumluluğunu kadınlara devretmiş durumda, diyor ki Erdoğan<em>;</em> “Önümüzdeki tarihi dönemeçte yükü kadınlarımızla birlikte omuzlayacağız&#8230;”  Bakın koskoca “Ahid Manifestosunda” kadınlara bir tek vaat bile yok; ama kadınlardan her türlü fedakarlığı isteyen ve iktidarın geçmişinin-geleceğinin tüm yükünü sırtlanmalarını bekleyen bir “görev” tayini var.</p>
<p>Dolaşıma sokulan “kadınlara müjdeler”in ise altından hep kadınların “görevlerini” daha da ağırlaştıran uygulamalar çıktı. Ne kreş yardımları, ne yarım çalışma uygulamaları, ne bakım paraları, ne doğum izinleri müjdeleri duydu bu kulaklar&#8230; Biri bile, kadınların zor bela sürdürdükleri hayatlarındaki bir tek zoru kolaylaştırmadı&#8230; Vaatler hep evle iş, evle sokak, evle hayat arasında daha da sıkıştırdı kadınları&#8230; Ve bu cenderede bir de olanlardan ve olmayanlardan kadınlar “sorumlu” tutuldu hep…</p>
<p><strong>‘Bandın hızı işçiye haber verilmeden artırılıyor’ </strong></p>
<p><strong>Gündeminizde seçime kadar ne olacak? Bu sürede yapmayı planladığınız özel bir çalışma var mı?</strong></p>
<p>İktidarın bile kaderini “kadınların yükü omuzlamasına” bağladığı bir seçim süreci var karşımızda. Ekmek ve Gül dergisinin Mayıs sayısında yazmıştık; iktidar kaybetmemek için her şeyi yapacak; kaybetmeyebilir ama kazanamayacak. Çünkü 16 yıldır ne yaptılarsa kazanamadıkları bir memleket yarısı var ve o yarıyı kazanabilecek hiçbir yol, yöntem kalmadı.</p>
<p>Dahası, ellerindeki yarı eriyor, kaybediyorlar. En çok da gençleri ve kadınları&#8230;</p>
<p>Nedenini anlamak çok zor değil. Çünkü korku, tehdit, şantaj kadınların, en çok da emekçi kadınların aşina olmadığı taktikler değil. Daha işe girerken başlıyor tehditler; önce bu sözleşmeyi imzalamazsan işe almayız deniyor, sonra en ufak bir itirazda ‘imzaladığın sözleşmede böyle yazıyor’ diye susturuluyor çalışan kadınlar. Fabrikalarda çavuşlar, ustabaşılar, formenler akbaba gibi kadınların tepesinde. Bandın hızı işçiye haber verilmeden sürekli artırılıyor.</p>
<p>Evde nenelerin baktığı 6 aylık bebekler, işyerinde iki arada bir derede kavanoza sağılıp bekletilen sütlerle besleniyor; memeler şişiyor, can yakıyor. Kadınlar, tutanak tutulmadan tuvalete dahi gidemiyor; “Hamilelik, doğum, aybaşı dinlemem sipariş var” deniyor. Saatlerce süren fazla mesai ücretleri ödenmezken, üretimde geçmeyen dakikalar hesaplanıp ücretten düşürülüyor. Rapor almak yasak, çocuğunla ilgilenmek yasak, dinlenmek yasak, konuşmak yasak, aşağılandığın zaman itiraz etmek yasak&#8230; Kısacası insan olmak yasak, kadın olmak sümme haşa! Üstelik ses çıkarmak isteyene yanıt da hazır: Memlekette OHAL var, grev yasak!</p>
<p>Tüm bunlara bir de ekonomik gidişatı ekleyin. İstanbul’da belediye işçisi akşam evde parça başı iş almadan geçinemiyor. Sabah tarlaya tapana giden öğlen tuğla taşımadan akşam sofraya yemek koyamıyor. Maaş ele geçmeden eriyor, borçlar birikiyor. Sokaklarda artan pervasızlık, evlerde yükselen gerilim kadınların hayatına şiddet olarak yansıyor. Gelecek korkusu dayak korkusuyla, işten atılma tehdidi tacizci bir şantajla birleşiyor. Kadınlar bu ortamda doğup, büyüyor ve yaşıyor. İşte bu yüzden, iktidardan topluma doğru yayılan korku egemenliğini ilk, daha bir kız çocuğuyken korku, tehdit ve şantajla baş etmeyi öğrenen kadınların kırması şaşırtıcı değil.</p>
<p>Biz seçim süreci boyunca masa başı analizlerin değil, kadınların birbirine söylediği ve söylemediği sözlerin takipçisi olmaya çalışacağız. Her alandan röportajlar, izlenimler ve sohbet aktarımlarıyla kadınların seçimini ortaya koymaya çalışacağız. Yalnızca bir kesim kadının değil, tüm farklılıklarıyla her kesimden kadının sözünü ve sözünün arkasındaki deneyimi sergilemeye çalışacağız. Bunun kadınları güçlendireceğini, tartışmaları derinleştireceğini ve kadınların kendileri ve memleket için en iyi kararı vermeleri için önemli olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p><strong>Kadınlar size nasıl ve hangi dertleriyle ilgili ulaşabilir? Zira Ekmek ve Gül biraz da dertleşme mecrası gibi.</strong></p>
<p>Her türlü dert paylaşımı başımızın üstüne. Derdini paylaşanın dermanını da bir sonraki sayfada, belki kendisiyle aynı derdi yaşamış bir kadının anlattığı deneyimde olduğu bir paylaşım sitesiyiz.  Ama biliyoruz ki hayat sadece dertlerden ibaret değil. Ve bu memlekette neşeyi kaybetmemek de çok büyük bir başarı. Kadınların yüzünü güldüren, içini ferahlatan ne varsa onu görebilecekleri, bilgilenebilecekleri bir web portal olma hayalini kuruyoruz, bunun için çabalıyoruz.  Kadınların yazılmamış tarihi de, yalnızca Türkiyeli kadınların gündemi değil dünya kadınlarının gündemleri de, kadın yazarlar yazma öyküleri ve eserleriyle başka kadınlara verecekleri şevk de gündemimiz.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-26808" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ekmek-ve-gul-2-640x480.jpg" alt="" width="640" height="480" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ekmek-ve-gul-2-640x480.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ekmek-ve-gul-2-610x458.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ekmek-ve-gul-2-320x240.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/05/ekmek-ve-gul-2.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>Eklemek istediğiniz bir şey olur mu?</strong></p>
<p><strong> o </strong>Ekmek ve Gül sitesi sizden gelecek her türlü mektup, izlenim, haber, fotoğraf ve videoya açık. Yayınlanmasını istediklerinizi posta@ekmekvegul.net adresine gönderebilir, Facebook ve Twitter hesaplarımızda paylaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>o </strong>Ekmek ve Gül sitesi kadın örgütlerinin de haberlerine, etkinliklerine açık bir alan. Sitemizde yer alan Kadınların Ajandası bölümünde etkinliklerinizin, çalışmalarınızın kadınlarla paylaşılmasını isterseniz posta@ekmekvegul.net adresine etkinliğinizin ya da çalışmanızın bilgilerini atabilirsiniz. Böylece biz de ajandaya sizin etkinliklerinizi ekleyebilir, kadınların bilgisine sunabiliriz.</p>
<p><strong>o </strong>Ekmek ve Gül sitesinde kadın örgütlerini, kadın platformlarını tanıtmak, kadınların size nasıl ulaşabileceğinin bilgisini paylaşmak için bir bölüm olacak. Bu bölümde yer almak için siz de 3 dakikalık bir video çekebilir ve bize ulaştırabilirsiniz.</p>
<p><strong>o </strong>Ekmek ve Gül sitesini iletişimde olduğunuz kadınlara duyurmak, kadınların da mektup, izlenim, haber, fotoğraf ve videolarla bizi zenginleştirmesini sağlamak çok büyük bir dayanışma olacaktır.</p>
<p><strong>o </strong>Siz de eğer &#8220;biz de buradan bir program çekmek istiyoruz&#8221; derseniz yine bize posta@ekmekvegul.net adresinden ya da 0533 209 01 78 numaralı whatsapp hesabından ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Birlikte yapabileceğimiz çok şey var. Ve biliyoruz ki kadınların yaratıcılığının sınırı yok. Aklınıza gelen, içinizden gelen her şeyi bizimle paylaşın. Sitemizi canlı bir buluşma ortamına dönüştürmek ve her gün daha çok kadınla bir araya gelmek için dayanışmanızı esirgemeyin&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/16/program-gibi-olmayan-bir-televizyon-programi-ekmek-ve-gul/">“Program Gibi Olmayan Bir Televizyon Programı: Ekmek ve Gül”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
