<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitim-Öğretim arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/egitim-ogretim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/egitim-ogretim/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 10 Sep 2024 07:24:51 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Eğitim-Öğretim arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/egitim-ogretim/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bambu Eğitim Gönüllü Başvuruları Başladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/10/bambu-egitim-gonullu-basvurulari-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Sep 2024 07:24:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bambu Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86867</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bambu Gönüllü Eğitim Platformu 2024-2025 eğitim-öğretim yılı gönüllü başvuruları başladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/10/bambu-egitim-gonullu-basvurulari-basladi/">Bambu Eğitim Gönüllü Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>
<div></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;"> </span></div>
<div><b><span style="font-family: arial, sans-serif;">BAMBU GÖNÜLLÜ EĞİTİM PLATFORMU KİMDİR?</span></b></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;">Bambu Gönüllü Eğitim Platformu; eğitim desteğine ihtiyaç duyan öğrencilerle onlara destek olmak isteyen gönüllüleri buluşturan çevrim içi eğitim platformudur.</span></div>
</div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;"> </span></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;"><b>BİRE BİR EĞİTİM PROGRAMI NEDİR?</b><br />
Bire Bir Eğitim programı, eğitim desteğine ihtiyaç duyan öğrencilere yönelik her hafta düzenli olarak ders verilen, öğrencilerin müfredat derslerine destek olurken aynı zamanda kişisel ve sosyal becerilerini geliştirmenin amaçlandığı Bambu Eğitim tarafından yürütülen destek programıdır.<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;"> </span></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;"><b>Psikolojik Destek Birimi Nedir?</b><br />
Bambu Eğitim sosyoekonomik olarak dezavantajlı olan öğrencilere gönüllü eğitim desteği sunmaktadır. Liseye Giriş Sınavı ve Üniversiteye Giriş Sınavlarına hazırlanmakta olan öğrencilere sınav kaygısını azaltma, motivasyon ve özgüveni artırma gibi konularda destek sağlamak amacıyla Bambu Eğitim tarafından yürütülmektedir.<br />
</span></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;"> </span></div>
<div><span style="font-family: arial, sans-serif;">Detaylar ve başvuru için: </span><a href="https://www.bambugep.org/basvurular/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.bambugep.org/basvurular/&amp;source=gmail&amp;ust=1726038805007000&amp;usg=AOvVaw1cTFpJtwxsffXobwqplUWY">https://www.bambugep.<wbr />org/basvurular</a></div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/09/10/bambu-egitim-gonullu-basvurulari-basladi/">Bambu Eğitim Gönüllü Başvuruları Başladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitimde son sıraları bırakmayan Türkiye&#8217;nin istatistiklerinde ümit veren veriler</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/22/egitimde-son-siralari-birakmayan-turkiyenin-istatistiklerinde-umit-veren-veriler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Caner Özdemir]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Aug 2017 09:28:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[OECD]]></category>
		<category><![CDATA[okullaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=17792</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;&#8230;gelişmiş ülkeler olarak tanımlayabileceğimiz OECD ülkelerinin epeyce gerisindeyiz. Bu ülkelerin gelişmişlik düzeyini yakalayabilmek için Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat penceresi olarak duran genç nüfus yapısının doğru kullanılabilmesi için de en önemli araçlardan birisi hem niceliğiyle hem de niteliğiyle eğitim&#8221; Bir önceki yazıda[1] Türkiye’nin OECD verilerindeki durumunu özetlemeye çalışmış ve biraz da karamsar bir tablo çizmiştim. [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/22/egitimde-son-siralari-birakmayan-turkiyenin-istatistiklerinde-umit-veren-veriler/">Eğitimde son sıraları bırakmayan Türkiye&#8217;nin istatistiklerinde ümit veren veriler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;&#8230;gelişmiş ülkeler olarak tanımlayabileceğimiz OECD ülkelerinin epeyce gerisindeyiz. Bu ülkelerin gelişmişlik düzeyini yakalayabilmek için Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat penceresi olarak duran genç nüfus yapısının doğru kullanılabilmesi için de en önemli araçlardan birisi hem niceliğiyle hem de niteliğiyle eğitim&#8221;</strong></p>
<p>Bir önceki yazıda<a href="#_ftn1" name="_ftnref1">[1]</a> Türkiye’nin OECD verilerindeki durumunu özetlemeye çalışmış ve biraz da karamsar bir tablo çizmiştim. Türkiye’nin özellikle nüfus yapısı itibariyle barındırdığı potansiyelleri kullanabilmek konusunda epey zayıf olduğunu göstermiştim. Ancak, bütün göstergeler tamamıyla olumsuz da değil. Bu yazıda, Türkiye’nin ilerleme kaydettiği alanlardan birinde bazı istatistikleri paylaşacağım. Söze böyle başladıktan sonra pek çok kişinin ilerleme kaydedilen alanın eğitim olmasını hayretle karşılayacağını tahmin ediyorum. Keza, önceki yazıda bahsettiğim “Türkiye yine sonuncu oldu” başlıklı haberlerin çoğunun eğitim alanında olduğunun farkındayım. Fakat dediğim gibi eğitim, her şeye rağmen Türkiye’nin &#8211; en azından niceliksel anlamda &#8211; ilerleme kaydettiği bir alan.</p>
<p>Grafik 1, 1994-95 eğitim-öğretim yılından 2015-16 öğretim yılına kadar farklı öğretim düzeylerindeki net okullaşma oranlarını gösteriyor. Net okullaşma oranı bir eğitim düzeyindeki öğrenci nüfusunun o eğitim düzeyine ait yaş grubundaki nüfusa oranı olarak hesaplanıyor. Örnek vermek gerekirse, ilkokul çağı 6-10 yaşları arası ise ilkokul düzeyinde net okullaşma oranı bize 6-10 yaş arasındaki nüfusun yüzde kaçının ilkokula devam ettiğini gösteriyor.</p>
<p>Aşağıdaki grafik kapsadığı yıllardaki sistem değişiklikleri göz önüne alınarak ilköğretim (ilkokul+ortaokul), lise ve üniversite düzeyleri için hesaplanmış. Grafikte ilk göze çarpan sonuç her üç düzey için de görülebilen kuvvetli yükseliş.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17793" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/gr1.png" alt="" width="641" height="288" /></p>
<p>Grafik 1. İlköğretim, Ortaöğretim ve Yükseköğretimde net okullaşma oranları<a href="#_ftn2" name="_ftnref2">[2]</a></p>
<p>22 yıl bu kadar ciddi artışlar için aslında çok uzun bir süre değil. Bu yıllar arasındaki üç büyük eğitim politikası uygulamasının, hayata geçirilmelerindeki politik motivasyonlar ne olursa olsun, bu gelişmelere olanak sağladığı gerçeğini teslim etmek zorundayız.</p>
<p>Bu uygulamaların birincisi 1997 yılında hayata geçirilen 8 yıllık kesintisiz eğitim reformu. Grafikten de görülebileceği gibi 1997 yılından itibaren ilköğretim düzeyinde okullaşmada bir sıçrayış var. Grafiğin başladığı 1994 yılında ilköğretim çağındaki nüfusun yarısından fazlası eğitim hayatının dışında kalırken bugün bu yaş grubundaki nüfusun tamamına yakınının eğitimde oluşu hafife alınmaması gereken bir gelişme.</p>
<p>Grafikteki başka çarpıcı bir sonuç da azalan cinsiyet farkları. 1994 yılında başta ilköğretim olmak üzere üç eğitim düzeyi için de okullaşma oranlarında kadınların erkeklerin epey gerisinde kaldıkları görülüyor. Günümüze geldiğimizde ise bu farkların kapandığını hatta kadınların az da olsa öne geçmeye başladığını görebiliyoruz.</p>
<p>Okullaşma oranlarının artışında etkili bir başka değişiklik de 2012 yılında hayata geçirilen 4+4+4 eğitim sistemi ve zorunlu eğitimin 12 yıla çıkarılmış olması. 97 reformundan sonra zaten hızla artışa geçen lise düzeyindeki okullaşma oranlarının 2012’den sonra daha da hızlı artarak % 80’ler seviyesini geçmeye başladığını görebiliyoruz.</p>
<p>Okullaşma oranlarını artıran bir başka politika da şüphesiz 1992 ve 2008 yıllarında tavan yapan üniversite sayısının artırılması adımları. 1994 yılında üniversite düzeyinde net okullaşma oranı % 10’un altıda iken bugün % 40’ın üzerine çıkmış durumda.</p>
<p>Tüm bu ilerlemeler Türkiye’yi alt sıralara mahkumiyetten bir nebze kurtarsa da, hala kat edilecek çok mesafe var. Grafik 2’de çeşitli ülkelerin 2000 ve 2015 yıllarında ortaöğretimdeki net okullaşma oranları verilmiş. Grafiğin geneline bakıldığında bütün dünyada okullaşma oranlarının artığı görülebiliyor. Türkiye, bu dönemde % 64’ten % 86’ya yükselerek eğim çizgisinin üstünde kalmış. Yani, tablodaki diğer ülkelere göre okullaşmasını daha çok artırmış. Ancak, pek çok ülkenin tablonun sağ üst köşesinde toplandığını, yani 2000 yılı itibariyle ortaöğretime erişimde doyum noktasına çoktan ulaştıklarını görebiliyoruz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17794" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/GR2.png" alt="" width="732" height="483" /></p>
<p>Grafik 2: Çeşitli ülkelerin orta öğretim düzeyinde okullaşma oranları (2000-2015)<a href="#_ftn3" name="_ftnref3">[3]</a></p>
<p>Bu artışların nüfusun genel eğitim durumunu ne kadar etkilediğini ise Grafik 3’te izleyebiliriz. 25 yaş üstü nüfusun içinde en az lise diplomasına sahip olan kişilerin oranına baktığımızda yaklaşık % 37 ile Türkiye’nin en alttaki ülkelerden biri olduğu görülebiliyor. Yükseköğretim düzeyinde de benzer bir durum söz konusu. TÜİK’in 2012 tarihli Yetişkin Eğitimi Araştırması verilerine göre 25 yaş ve üzeri nüfus içerisinde en az yüksekokul mezunu olanların oranı hala % 10’un altında. Tabii ki, yukarıda gösterdiğim okullaşma oranlarının artışıyla bu oranların da uzun vadede yükselmesini bekliyoruz.</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17795" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/GR3.png" alt="" width="729" height="270" /></p>
<p>Grafik 3: Çeşitli ülkelerde 25 yaş üstü nüfus içerisinde en az lise mezunu olanların oranı (2015)<a href="#_ftn4" name="_ftnref4">[4]</a></p>
<p>Yine önceki yazıda bahsettiğim demografik fırsat penceresinin iyi değerlendirilmesi için nüfusun ortalama eğitim düzeyinin artması olmazsa olmazlardan biri. Ancak, tabii ki tek başına yeterli değil. Nicel anlamdaki bu atılımın yanında nitel bir sıçramaya da ihtiyaç olduğu açık. Demografik fırsat penceresi deneyimini atlatan ülkeler üzerinde yapılan araştırmalar yenilikçi ekonomiye geçen ve teknolojik üretim yapabilen ülkelerin bu fırsattan yararlanabildiğini gösteriyor<a href="#_ftn5" name="_ftnref5">[5]</a>. Bunun da yolu nitelikli bir eğitimden geçiyor.</p>
<p>Eğitimde nitelik konusunda Türkiye’yi dünya ile karşılaştırabileceğimiz çeşitli araştırmalar var. Bunların en popüleri 15 yaşındaki öğrencilere Fen, Matematik ve Okuma alanlarında uygulanan PISA testi. PISA dışında 4. ve 8. sınıf öğrencilerine uygulanan Fen ve Matematik becerilerini ölçen TIMMS ve 9. Sınıf öğrencilerinin okuma becerilerini ölçen PIRLS araştırmaları da bu anlamda önemli veri kaynakları. Pek çoğunuzun medyadan aşina olacağını tahmin ettiğim bu araştırmalarda da Türkiye’nin durumu çok iç açıcı değil.</p>
<p>Öğrencilerin müfredat bilgilerini ölçmekten ziyade Fen, Matematik ve Okuma alanlarında kazandıkları becerileri gerçek hayat deneyimlerine uygulayabilme yeteneklerini ölçmeyi hedefleyen PISA araştırmasında; her üç alanda da OECD ülkelerindeki tüm öğrencilerin ortalaması 500, standart sapması 100 olacak şekilde 200-800 arasında değişen puanlar hesaplanıyor. Grafik 4’ten görülebileceği gibi Türkiye araştırmaya ilk kez katıldığı 2003 yılından beri OECD ortalamasının epey altında. 2012 yılına kadar ufak da olsa ilerlemeler görürken, 2015 yılında üç alanda da ortalama puanlarımızın 2003’teki değerlerin bile altına gerilediğini gördük.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17796" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/GR4.png" alt="" width="727" height="426" /></p>
<p>Grafik 4: Türkiye’nin PISA performansı (2003-2015)<a href="#_ftn6" name="_ftnref6">[6]</a></p>
<p>TIMSS ve PIRLS araştırmaları ise biraz daha müfredat odaklı. Bu araştırmalarda da benzer bir puanlama yöntemi kullanılıyor ve Türkiye yine ortalamanın altında. Ancak, bu araştırmalarda Türkiye’nin katılımcı ülkeler ortalamasına yavaş yavaş yaklaştığını söylemek mümkün.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-17797" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/08/GR5.png" alt="" width="578" height="347" /></p>
<p>Grafik 5: Türkiye’nin TIMSS ve PIRLS performansı (1999-2015)<a href="#_ftn7" name="_ftnref7">[7]</a></p>
<p>Önceki yazıda bahsettiğim gibi pek çok başlıkta gelişmiş ülkeler olarak tanımlayabileceğimiz OECD ülkelerinin epeyce gerisindeyiz. Bu ülkelerin gelişmişlik düzeyini yakalayabilmek için Türkiye’nin önünde önemli bir fırsat penceresi olarak duran genç nüfus yapısının doğru kullanılabilmesi için de en önemli araçlardan birisi hem niceliğiyle hem de niteliğiyle eğitim. Eğitim düzeyinin niceliksel olarak artırılması yolunda yukarıda gösterdiğim hızla artan okullaşma oranlarının bu anlamda umut verici olduğunu söyleyebiliriz. Öte yandan, eğitimin niteliği konusunda da benzer atılımlara acil olarak ihtiyaç duyduğumuz da kesin.</p>
<p><a href="#_ftnref1" name="_ftn1">[1]</a> <a href="https://www.sivilsayfalar.org/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://www.sivilsayfalar.org/oecd-verilerinde-turkiye-son-siralara-mahkumiyet/</a></p>
<p><a href="#_ftnref2" name="_ftn2">[2]</a> Özdemir C (2017). “Educational expansion and occupational segregation in Turkey”. International Sociological Association, RC28 on Social Stratification and Mobility Summer Meeting, 7-10 Ağustos 2017, New York, ABD.</p>
<p><a href="#_ftnref3" name="_ftn3">[3]</a> Veriler Dünya Bankası’nın data.worldbank.org adresli internet sitesinden alınmıştır. Erişim tarihi, 16.08.2017<a href="#_ftnref4" name="_ftn4">[4]</a> Veriler Dünya Bankası’nın data.worldbank.org adresli internet sitesinden alınmıştır. Son erişim tarihi, 16.08.2017</p>
<p><a href="#_ftnref5" name="_ftn5">[5]</a> Gill, I., &amp; Kharas, H. (2007). An East Asian renaissance: ideas for economic growth. World Bank, Washington, DC.</p>
<p>Kharas, H., &amp; Kohli, H. (2011). What is the middle income trap, why do countries fall into it, and how can it be avoided? <em>Global Journal of Emerging Market Economies</em>, 3, 281–289.</p>
<p><a href="#_ftnref6" name="_ftn6">[6]</a> Veriler <a href="http://www.oecd.org/pisa/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">http://www.oecd.org/pisa/</a> adresinden alınmıştır. Son erişim tarihi: 17.08.2017</p>
<p><a href="#_ftnref7" name="_ftn7">[7]</a> Veriler <a href="https://timssandpirls.bc.edu" target="_blank" rel="noopener noreferrer">https://timssandpirls.bc.edu</a> adresinden alınmıştır. Son erişim tarihi: 17.08.2017</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/08/22/egitimde-son-siralari-birakmayan-turkiyenin-istatistiklerinde-umit-veren-veriler/">Eğitimde son sıraları bırakmayan Türkiye&#8217;nin istatistiklerinde ümit veren veriler</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın peşinde</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Batuhan Aydagül]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 10 Jun 2017 23:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam Arayışı]]></category>
		<category><![CDATA[Değerler Eğitimi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim-Öğretim]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal değişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=15690</guid>

					<description><![CDATA[<p>&#8220;Mutluluğun materyal olarak ve anlamdan uzak inşası insanlık için nasıl sürdürülebilir değilse, eğitim-öğretimin başarı kriterlerinin çoktan seçmeli sınavlarla girilen lise ve üniversitelerle değerlendirilmesi de hayatında anlam olan insanların yetişmesi için yetersiz.&#8221; Bozdağlar’da Subatan Yaylası&#8217;ndayım. Oturduğum yerden yemyeşil vadiye ve arkasındaki dağlara bakıyorum. Hava parçalı bulutlu, sıcaklık akşamüstü itibariyle 25 derece, tatlı bir esinti var. Uzaktan [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/">Hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın peşinde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8220;Mutluluğun materyal olarak ve anlamdan uzak inşası insanlık için nasıl sürdürülebilir değilse, eğitim-öğretimin başarı kriterlerinin çoktan seçmeli sınavlarla girilen lise ve üniversitelerle değerlendirilmesi de hayatında anlam olan insanların yetişmesi için yetersiz.&#8221;</strong></p>
<p>Bozdağlar’da Subatan Yaylası&#8217;ndayım. Oturduğum yerden yemyeşil vadiye ve arkasındaki dağlara bakıyorum. Hava parçalı bulutlu, sıcaklık akşamüstü itibariyle 25 derece, tatlı bir esinti var. Uzaktan gelen gök gürültüsü sesleri birazdan gelecek yağmura işaret ediyor. Şehirdekinin aksine, kuş sesleri dışında vadiye sessizlik hakim. Yazmak, özellikle hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın üzerine açılmak için ideal bir ortam.</p>
<p>Sivil Sayfalar’a 15 günde bir yazma sözü vermiştim, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/author/batuhan-aydagul/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">ilk üç yazımı</a> aksatmadım. Bu yazıyı okuduğunuzda araya bir ay girmiş olacak ama mutlu bir mazeretim var. İki hafta önce evlendim. Geçen hafta da eşim ve kızlarının oturduğu eve taşındım, artık bir aile evimiz var. Tüm bu mutlu ve keyifli yoğunluğun içinde yazım da aksadı.</p>
<p>Eşimin ve benim ikinci evliliğimiz. Evlilik kurumuyla gerçekçi bir ilişkimiz var, romantik ve duygusal güzellikleri yanında zorluklarını da yaşamışız. Ayrı ayrı bir araya getirdiğimiz deneyimlerden de hayatın güzel ve zor yüzlerini tanıyoruz. Bu nedenle evliliğin sevmek ve sevişmek kadar dayanışma olması gerektiğini biliyoruz. Eşim buna “yol arkadaşlığı” diyor. Haklı. Evliliklerinin 47. yılına doğru ilerleyen annem ve babamın beraberliklerinde yol arkadaşlığının ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu büyüdükçe daha iyi fark ediyorum.</p>
<p>Hem bireysel hem de kolektif yolculuklarımızın içinde anlam olması çok kıymetli. Tabii ki mutlu olmak istiyoruz ve bunu hedefliyoruz ama zor zamanlar geldiğinde hayatlarımızın içindeki anlam bize mücadele gücü veriyor. Bunu okuyabileceğimiz iyi eserlerden biri Avusturyalı psikiyatr Viktor Frankl’ın “İnsanın Anlam Arayışı” kitabı. 2. Dünya Savaşı sırasında ailesiyle beraber Auschwitz ölüm kampına gönderilen ve savaş bittiğinde ailesinden hayatta kalan tek birey olan Frankl, kampa gönderilen insanlar arasında karşılaştıkları insanlık dışı şartlara dayanabilenlerin, hayatta tutunacak anlamlı bir amaçları olduğunu anlatıyor. Frankl’ın mesajını günümüzde tekrar işleyen ve onu daha çağdaş ve az trajik koşullara sahip bir çerçeveye taşıyan ise İran asıllı Amerikalı yazar <a href="http://emilyesfahanismith.com" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Emily Esfahani Smith</a>. Esfahani Smith, 2016’da yayımlanan “Anlamın Gücü” adlı kitabında mutlu olmanın ve mutluluk arayışının 20. yüzyılın ikinci döneminde psikoloji alanında çok çalışıldığını, ancak yakın dönemde anlamlı bir hayat yaşamanın ve hayatta anlamın insanlar için öneminin tekrar gündeme geldiğini yazıyor ve bunun nasıl olduğunu, zamanlamasını değerlendiriyor.</p>
<p><strong>Mutluluk arayışı, mutlu olmanın önünde bir engel midir?</strong></p>
<p>Esfahani Smith, 2013 yılında <a href="https://www.theatlantic.com/health/archive/2013/01/theres-more-to-life-than-being-happy/266805/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">The Atlantic dergisinde yazdığı bir makaleye</a> “Hayatta mutlu olmaktan fazlası var” başlığı atmıştı ve “anlam, mutluluktan daha karmaşık şeylerin peşinden giderek geliyor” diyerek devam etmişti. Orada verdiği ve aklımda kalan bir örnek de ebeveynlerin çocuklarıyla geçirdiği zamanla ilgiliydi. Çocuk sahibi olmanın anlamlı bir hayatla ilişkilendirildiğini ve fedakarlık gerektirdiğini, ama özellikle ebeveynler nezdinde daha düşük mutluluk düzeyleriyle ilişkilendirildiğini yazmıştı. Harvard Üniversitesinden psikolog <a href="https://psychology.fas.harvard.edu/people/daniel-gilbert" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Daniel Gilbert</a>’e ithafen de “araştırmaların, ebeveynlerin spor yapmak, yemek yemek ve televizyon izlemek ile kıyaslandığında çocuklarıyla etkileşimdeyken daha az mutlu olduklarını”  paylaşmıştı. Bunu irdelerken de mutluluğun daha çok ‘almak,’ anlamın da daha çok ‘vermek’ üzerinden tanımlandığını yazıyor ve birey olarak sadece istediklerimize sahip olarak mutlu olmanın sürdürülebilir olmadığını, bunun yanında hayatlarımızda mutlaka anlam olması gerektiğini iddia ediyordu.</p>
<p>Hem Esfahani Smith hem de son yılların popüler yazarı <a href="http://www.ynharari.com/fr/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Yuval Noah Harari</a> hayatlarımızın anlamla ilişkisine psikoloji dışında da değiniyorlar. Harari, son kitabı “Homo Deus: Yarının kısa tarihi”nde insanların moderniteyle sözleşmelerinde güç için anlamdan vazgeçtiklerini yazıyor. Harari, “modern hayatın pratik olarak anlamdan uzak bir evrende sürekli güç arayışından oluştuğunu” ancak insanlığın artan gücünü anlamla tekrar ilişkilenmek için kullanmaya çalıştığını ifade ediyor.</p>
<p>Şu ana kadar okuduklarınız yakın zamanda farklı mecralarda gözünüze çarpmış, kulağınıza çalınmış, günümüz insanının hayatta anlam arayışı üzerine olan yazıları veya konuşmaları hatırlatmış olabilir. Özel sektörde çalışan insanların giderek işlerinin içinde bir anlam olmasına gereksinim duydukları ve şirketlerin buna cevap vermek için çalıştıklarını sıkça duyuyoruz. Son yıllarda kurumsal sosyal sorumluk projelerinin şirket çalışanları için gönüllülük fırsatı da sunması giderek artan bir beklenti oldu. Bu alanda kurumsallaşmış örnek bir girişim <a href="https://www.facebook.com/KurumsalGonulluluk/" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Özel Sektör Gönüllüleri Derneği</a> ve çalışmaları. Yine çalışma hayatından devam edersek genç kuşağın iş arayışında ve deneyiminde anlam talebinin ve beklentisinin önceki nesillere göre daha fazla olduğunu gözlemliyorum. Manevi tatmin giderek daha önemli hale geliyor.</p>
<p><strong>Eğitim-öğretim hayatında anlam olan bireylerin yetişmesi için yeterli mi?</strong></p>
<p>Benim gözlemlediğim üçüncü ve kendi ilgi alanım açısından en önemli gelişme ise eğitim-öğretim ve anlam arasındaki ilişkinin daha görünür olması ve daha çok konuşulması. Bu, eğitim alanında çok yeni bir olgu değil. Dünyada ve Türkiye’de öğrencileri, topluma hizmet ve toplumsal etkileşim dersleri veya projeleriyle daha anlamlı bir dünyayla tanıştırmayı hedefleyen çalışmalar var. Ancak, sayıları ve kapsamları oldukça sınırlı. Daha büyük bir çerçevede tasarlanan ve özellikle Türkiye’de iktidarın son yıllarda çok odaklandığı “değerler eğitiminin” çocukların hayatlarına anlam getirecek amacı bulmalarına ve onun peşinden gitmelerine katkıda bulunup bulunmayacağını ise zaman içinde göreceğiz. Her hâlükârda, eğitim ve öğretimin çocukların hayatta anlamlı bir amaçları olması için aracılık etmesine ihtiyaç duyduğumuz kesin. Bu, hem ulusal hem de küresel yurttaşlık çerçevesinde önemli bir bileşen olarak karşımıza çıkıyor.</p>
<p>Mutluluğun materyal olarak ve anlamdan uzak inşası insanlık için nasıl sürdürülebilir değilse, eğitim-öğretimin başarı kriterlerinin çoktan seçmeli sınavlarla girilen lise ve üniversitelerle değerlendirilmesi de hayatında anlam olan insanların yetişmesi için yetersiz. Hepimizin bize yön gösterecek ve zor zamanlarda dirayet kaynağı olacak anlamlı amaçlara ihtiyacı var. Bunları keşfetmeye giden yolda kendimizden başlayarak çevremizi sorgulamamız ve farklı hayatlarla karşılaşma deneyimleri yaşamamız önemli.</p>
<p>Kendi adıma, sosyal değişim için çalışmak bana zorluklar karşısında güç veriyor. Sevgide buluştuğumuz eşimle çıktığımız yolculukta, yoldaşlık yapmanın ötesinde ortak anlamları keşfetmek ve çocuklarımızın da hayatlarında kendilerine özel anlamları bulabilmelerine ufak da olsa katkımın olması hayali ise bana şimdiden peşinden mücadele edecek anlamlı bir amaç olarak geliyor. Hakkımızda hayırlısı olsun.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/">Hayatta anlamın, anlamlı bir hayatın peşinde</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/06/11/hayatta-anlamin-anlamli-bir-hayatin-pesinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
