<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eğitim İzleme Raporları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/egitim-izleme-raporlari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/egitim-izleme-raporlari/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 15 Oct 2020 12:52:55 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Eğitim İzleme Raporları arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/egitim-izleme-raporlari/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitim Ortamları Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/15/egitim-izleme-raporu-2020-egitim-ortamlari-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 15 Oct 2020 12:44:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim İzleme Raporları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59557</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim Reformu Girişimi (ERG), Eğitim İzleme Raporlarının üçüncü dosyası olan Eğitim Ortamları’nı ERG YouTube kanalında düzenlediği canlı yayınla kamuoyuna duyurdu. Raporun öne çıkan başlıkları arasında yaşanan olağanüstü durumla gündeme daha çok gelen okullardaki temizlik ve hijyen şartları, sınıflardaki fiziksel düzenlemeler, psikolojik danışma hizmetleri, salgın sürecinde bir eğitim ortamı olan ev, veli katılımı ve işbirliği bulunuyor. Canlı yayında rapor sunumunun ardından, eğitimin tüm paydaşlarının kendilerini ait hissedecekleri, sağlıklı ve güvenli eğitim ortamlarının nasıl sağlanabileceği üzerine bir panel gerçekleşti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/15/egitim-izleme-raporu-2020-egitim-ortamlari-yayimlandi/">Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitim Ortamları Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">ERG, eğitim alanında yaşanan önemli gelişmeleri ele aldığı Eğitim İzleme Raporlarının üçüncü dosyasında eğitim ortamlarına odaklandı. Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitim Ortamları, 14 Ekim 2020, Çarşamba günü</span> <a href="https://youtube.com/egitimreformugirisimi"><b>ERG YouTube</b></a> <span style="font-weight: 400;">kanalında canlı yayımlanan etkinlikle kamuoyuna sunuldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman’ın moderasyonuyla gerçekleşen etkinlik, ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık’ın açış konuşmasıyla başladı. ERG’nin 2007’den bu yana aralıksız devam eden Eğitim İzleme Raporu’na katkıda bulunanlara teşekkür eden Arık’ın konuşmasının ardından, dosyanın yazarı, Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Ayşen Köse raporun temel bulgularını sundu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Köse, raporda eğitim ortamlarına yönelik gelişmelerin güvenlik ortamı, topluluk ortamı ve kurumsal ortam boyutlarında değerlendirildiğini, pandemi sebebiyle psikososyal destek ihtiyacının öne çıktığını belirtti. “Atılan önemli adımlar arasında okullarda travmatik durumlarla ilgili Psikososyal Koruma, Önleme ve Krize Müdahale Hizmetleri Yönergesi’nin yayımlanarak yürürlüğe girmesi var. Yeni ‘Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetleri Yönetmeliği’ de yürürlüğe girdi ve ‘psikolojik danışman’ ünvanı kadro ismi olarak tanımlandı. MEB-UNICEF ortaklığında farklı travmatik yaşam olayları karşısında eğitimcilerin neler yapabileceklerine yönelik bilgilendirme ve müdahale önerileri içeren kitaplar yayımlandı ve 34.000’in üzerinde öğretmene eğitim verildi. Bunların etkilerini önümüzdeki yıl değerlendireceğiz.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapor sunumunun ardından gerçekleşen tartışma bölümünde, Köse’nin yanı sıra Şehir Dedektifi İnisiyatifi’nden Şehir Plancısı Gizem Kıygı konuşmacı olarak yer aldı. Panelin kolaylaştırıcısı ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman, “Salgın, okullarda öğrencilerin psikolojik sağlamlık geliştirmelerine yardımcı olacak okul temelli önleyici programlar uygulamanın önemini açıkça ortaya koydu. Panelimizde okul ortamlarının travmaya nasıl duyarlı hale gelebileceğini ve kriz yönetimi açısından eğitim ortamlarının önemini  tartışacağız.” diyerek paneli başlattı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kıygı panelde, mekânsal farkındalığa değinerek bunun çocuk gelişimi üzerindeki önemini vurguladı; “Mekânsal farkındalık, mekânda var olduğumuzu duyularımızla algıladığımız ve o mekânda kendi bedenimizi fark ettiğimiz çok bileşenli bir bilişsel beceri. Ekranda geçirilen zaman, çocukların mekânsal olarak daha fazla birliktelik kurmasının ve hareket etmesinin karşısında bir durumdu. Tamamen ekranla iletişim kurduğumuz bir düzene geçilmesinin çocukların mekânsal farkındalığını nasıl etkileyeceğini hep birlikte göreceğiz.” dedi. Evin yeni bir eğitim ortamı olmasını da değerlendiren Kıygı, “Çocuğun bireyselleşmesi için kendi gelişimsel düzeyi ve ihtiyacına göre, refakatçisi olmadan, kendi akranlarıyla sosyalleşmesi önemli. Yaşam eve sıkıştığı için, çocukların kendi alanlarını yaratamadığı bir dönemdeyiz. Bu mekânsal dönüşümde, okul, ev ve sokağın çocuğun bireyselleşme ihtiyacına cevap verebilecek şekilde bütüncül olarak düşünülmesi gerekiyor.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca Kıygı, bu süreçte çocuk-öğretmen-veli işbirliğinin, yere ve yerele özel çözümlerin önemine dikkat çekti. Kriz ve afet yönetimini yalnızca deprem üzerinden konuşmamak gerektiğini belirtti. Farklı afetlerden etkilenen bölgelere özgü ve iklim krizini dikkate alan öngörülerin şimdiden geliştirilmesi gerektiğini söyledi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kıygı’nın ardından sözü alan Köse ise konuşmasında, travmaya duyarlı okul kavramına dikkat çekti. “Olumsuz davranışlar fiziksel, sosyal, duygusal olarak kötü muameleye maruz kalındığında oluşur. Travmaya duyarlı okul modeli, travmaya neden olan güvensizliğin çocuğu çevreleyen ortamlardaki kaynaklarını keşfetmeyi önceliklendirir.” dedi. Köse, travmaya duyarlı okulda öğretmenin rolüne değinirken, öğrencilerine destek vermek isteyen öğretmenlerin de travma deneyimlediğini unutmamak gerektiğini belirtti. “Travmaya duyarlı okul tüm paydaşlarını kapsayan bir ortamdır.” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Konuşmasında, eğitim ortamlarının psikolojik sağlamlığı güçlendirmesi gerektiğine de değinen Köse, “Psikolojik sağlamlık bir anda gelişen bir özellik değildir. Çocuğun doğduğu andan itibaren kendi kapasitesine ilişkin geliştirdiği algı; değerli ve sevilen bir insan olduğuna dair inancı ve etrafında her koşulda yanında olduğunu hissettiği birinin olması psikolojik sağlamlığının kapasitesini oluşturur. Okullar, bunun gelişmesinde rol oynayan en önemli alanlardan biridir.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitim Ortamları dosyasında öne çıkan konular arasında yaşanan olağanüstü durumun gündeme daha çok taşıdığı okullardaki temizlik ve hijyen şartları, sınıflardaki fiziksel düzenlemeler, psikolojik danışma hizmetleri, salgın sürecinde bir eğitim ortamı olan ev, veli katılımı ve işbirliği bulunuyor. Ayrıca, eğitim ortamlarındaki zorbalık, okula aidiyet hissi gibi duygusal ve sosyal güvenlikle ilişkili konular, özel donanımlı öğrenme ortamları ve z-kütüphanelere yönelik gelişmeler de diğer önemli başlıklar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitim Ortamları’nı incelemek için<a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/erg-egitim-izleme-raporu-2020-egitim-ortamlari/"> tıklayınız.</a></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinliği izlemek için<a href="https://www.youtube.com/watch?v=-AluLtzS3q0"> tıklayınız.</a></span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/15/egitim-izleme-raporu-2020-egitim-ortamlari-yayimlandi/">Eğitim İzleme Raporu 2020: Eğitim Ortamları Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Ücretli Öğretmenlik Eğitimde Eşitsizlik Oluşturuyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/ucretli-ogretmenlik-egitimde-esitsizlik-olusturuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özgür Bülbül]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Dec 2019 07:09:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim İzleme Raporları]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ücretli öğretmenlik]]></category>
		<category><![CDATA[Yeliz Düşkün]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45083</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ücretli öğretmenlere mobbing uygulandığına dair tartışmalar sürerken, Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Politika Analisti Yeliz Düşkün ile ücretli öğretmenlik ile ilgili kapsamlı bir söyleşi yaptık, Düşkün, ücretli öğretmenlik uygulamasının kaldırılması gerektiğini belirterek, “Ücretli öğretmenlik uygulaması eğitimde eşitlik bakımından olumsuz bir etkiye sahip” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/ucretli-ogretmenlik-egitimde-esitsizlik-olusturuyor/">&#8220;Ücretli Öğretmenlik Eğitimde Eşitsizlik Oluşturuyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Eğitim Reformu Girişimi (ERG) olarak ücretli öğretmenlik uygulaması hakkındaki düşünceleriniz ya da politikanız nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-45085" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/YelizDuskun.jpg" alt="" width="203" height="305" />Ücretli öğretmenlik, Türkiye’de öğretmen açığını kapatmak için kullanılan bir yöntem. Dolayısıyla temel sorun öğretmen ihtiyacının eğitim fakültelerinden mezun olmuş, mesleği öğretmenlik olan kişilerle giderilememesi. Bunun en önemli nedeni de MEB’e öğretmen ataması için her yıl verilen bütçenin yeterli olmaması. Türkiye’de her yıl belli bir sayıda atama yapılıyor. Örneğin 2019 yılında yaklaşık 40 bin öğretmenin sözleşmeli olarak ilk ataması yapıldı. 2018-19 eğitim öğretim yılında resmi ve özel kurumlarda görev yapan toplam öğretmen sayısı 1 milyon 77 bin 307’dir. </span></p>
<p><strong>Öğretmen Açığı Kapanmıyor</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevcut durumda MEB yetkilileri tarafından yapılan açıklamalara göre öğretmen açığı 92 bindir. Dolayısıyla bu açığın giderilmesinde ücretli öğretmenlik uygulamasına başvuruluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG her çocuğun nitelikli eğitime erişim hakkını savunan bir kurum. Öğretmen çocuğun iyi olma halinde ve başarısında en önemli etkiye sahip olan okul içi etmendir; eğitimin niteliği için belirleyici role sahiptir. Her sınıfta gerekli öğretmen yeterliliklerini taşıyan öğretmenin bulunmaması öğrencilerin nitelikli eğitime erişim hakkını ihlal ediyor. Eğitim fakültelerinde sunulan hizmet öncesi eğitimin niteliği bile öğretmenlerin gerekli yeterlilikleri kazanması bakımından tartışılırken, ne eğitim fakültesi mezunu olma şartı ne de pedagojik formasyona sahip olma şartı bulunmadan iki yıllık ya da dört yıllık üniversite mezunu kişilerin öğretmen olarak görevlendirilmesi büyük bir sorundur.</span></p>
<p><b>Ücretli öğretmenin hakları nelerdir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="wp-image-34648 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/01/erg_logo_standart-640x255.jpg" alt="" width="396" height="158" />Ücretli öğretmenler arasında eğitim fakültesi mezunu olan ancak gerekli atama şartlarını yerine getiremediği için atanmamış olan öğretmenler de bulunuyor. Bu yönüyle de ücretli öğretmenlik atanamayan öğretmen sorunun bir parçasıdır. Örneğin Ağustos 2019 atama döneminde Tarih alanında 350 öğretmen sözleşmeli olarak atandı. 351. sırada olduğu için atanamayan öğretmenin önünde bulunan seçenekler özel okullara başvurmak, başka alanlarda çalışmak, işsiz kalmak ya da kamu kurumlarında ücretli öğretmen olarak çalışmaktır. Kamu kurumlarında ücretli olarak çalışması durumunda sözleşmeli ve kadrolu olarak çalışan meslektaşlarının sahip olduğu haklara sahip değildir. Ders saati karşılığı ücret alır, tatillerde ücret almaz, sigortası onlara göre eksik yatar, iş güvencesi yoktur, bir sonraki eğitim-öğretim döneminde bir işi olup olmayacağı belirsizdir. Dolayısıyla ortada yeterlilik bakımından bir sorun olmasa bile çalışma koşullarından doğan dezavantajlı bir durum söz konusudur. Bunun da eğitimin niteliğini olumsuz etkileme ihtimali çok yüksektir. Çünkü öğretmenin çocuğun öğrenme ve iyi olma gereksinimlerini karşılayabilmesi için kendisinin de yaşamından fiziksel, sosyal, duygusal anlamda memnun olması gerekir. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Ücretli öğretmenlik bu yönüyle de eğitimin niteliğini olumsuz etkiler. Herkesin öğretmenlik yapabileceği algısını yaratarak kamuoyu nezdinde öğretmenlik mesleğinin itibarını da zedeler.</span></p></blockquote>
<p><b>Türkiye’deki ücretli öğretmen sayısının her yıl arttığı iddia edilmektedir. Sizlere ulaşan böyle bir veri var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ücretli öğretmenlerin sayılarına ilişkin paylaşılan düzenli bir istatistik bulunmuyor. O nedenle, bu değerlendirmeyi yapmam mümkün değil.</span></p>
<p><b>Ücretli öğretmenlik uygulaması sanıldığı gibi daha çok doğu ve güneydoğu bölgesinde mi yaygın ya da bir oranlama sonucu mu böyle bir öngörüye varılıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ücretli öğretmenlerin ülke içinde dağılımına ilişkin veri paylaşılmıyor. Ancak ücretli öğretmenliği ortaya çıkaran koşullar gereği, bu uygulama öğretmen ihtiyacının en yüksek olduğu yerlerde yaygındır. Dolayısıyla her yıl en fazla atamanın yapıldığı Doğu ve Güneydoğu illerinde öğretmen ihtiyacının yüksek olduğu, ücretli öğretmenlik uygulamasının da buralarda yaygın olduğu tahmin edilebilir.</span></p>
<p><b>Ücretli öğretmenlerle ilgili olarak bir araştırma yaptınız mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG bu konu özelinde bir araştırma yapmadı. Veri eksikliği bu konuda analiz yapmayı güçleştiriyor. </span></p>
<p><b>Ücretli öğretmenlik uygulaması kaldırılmalı mı yoksa belirli bir standarda mı oturtulmalı? Ücretli öğretmenlerin koşullarını nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ücretli öğretmenlik uygulaması kaldırılmalı. Bunun nedeni uygulamanın pek çok açıdan eğitimin niteliğini olumsuz etkilemesi. Ancak ne yazık ki yakın bir zamanda ücretli öğretmenliğin kaldırılması öngörülmüyor. Ekim 2018’de kamuoyu ile paylaşılan 2023 Eğitim Vizyonu belgesinde de ücretli öğretmenliğin devamı öngörülüyor. Oysa MEB’in yeni yayımladığı 2019-2023 <a href="https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2019_11/22154626_Milli_EYitim_BakanlYYY_2019-2023_Stratejik_PlanY.pdf">Stratejik Planı</a>’nda ücretli öğretmenlik uygulaması MEB tarafından da zayıf yönler arasında sayılıyor. </span></p>
<p><b>Ücretli öğretmenlerin daha çok kırsal ya da köylerde görev aldığı görülüyor. Bu eğitimde nasıl bir sorunu karşımıza çıkarıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye genelinde eğitim olanakları bakımından bölgeler ve kurumlar arasında eşitsizlikler bulunuyor. Ücretli öğretmenlerin hangi kurumlarda daha ağırlı olarak görevlendirildiklerini yansıtan bir veri bulunmasa da, bu uygulamanın halihazırda eğitim olanakları bakımından dezavantajlı durumda olan kurumlarda daha yaygın olma ihtimali yüksektir. Bu durum, halihazırda dezavantajlı durumdaki kurumlardaki güçlüklere bir de ücretli öğretmenlik uygulamasının getirdiği sorunları ekliyor. Dolayısıyla ücretli öğretmenlik uygulaması eğitimde eşitlik bakımından olumsuz bir etkiye sahiptir.</span></p>
<p><b>Son olarak neler söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öğretmenlik mesleğine özgü bir kanun çıkması, böylece öğretmen yetiştirmeden atama koşullarına, öğretmenin mesleki gelişiminden özlük haklarına kadar çok geniş bir kapsamda düzenlemeler yapılması öngörülüyor. Kanun planı 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer aldıktan sonra bu konuda çalışmalar hız kazandı ve şu anda bir kanun taslağının hazır olduğu biliniyor. Kanun taslağı kamuoyu ile paylaşılmadığından içeriği hakkında değerlendirme yapamıyorum; ancak bu kanundan pek çok paydaşın ortak beklentisi öğretmenlik mesleğini belirli standartlara oturtması ve mesleğin itibarını desteklemesi. Öğretmenlik mesleğinde güvencesiz çalışmanın ve öğretmen yeterliliklerine sahip olmayanların öğretmen olarak görevlendirilmesinin bu kanun sayesinde Türkiye’nin gündeminden çıkması gerekir. Bu kanun çerçevesinde ücretli öğretmenlik gibi sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının da gözden geçirilmesi, her çocuğun nitelikli eğitime erişimi bağlamında hiçbir sınıfın öğretmensiz kalmaması güvence altına alınarak öğretmenlerin eşit statü ve haklara sahip olması sağlanmalı.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/02/ucretli-ogretmenlik-egitimde-esitsizlik-olusturuyor/">&#8220;Ücretli Öğretmenlik Eğitimde Eşitsizlik Oluşturuyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
