<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dünya İnsan Hakları Günü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/dunya-insan-haklari-gunu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dunya-insan-haklari-gunu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 09 Dec 2022 13:34:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Dünya İnsan Hakları Günü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/dunya-insan-haklari-gunu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sistematik İnsan Hakları İhlallerinin Bir Sonucu: Derin ve Kalıcı Yoksulluk </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/sistematik-insan-haklari-ihlallerinin-bir-sonucu-derin-ve-kalici-yoksulluk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceylan Özünel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Dec 2022 13:34:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Ayrımcılık]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Eşitsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[Kürt Çalışmaları Merkezi]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye'de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[YADA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Yoksulluk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82397</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin bugünkü tablosuna baktığımızda, haklarına erişemeyen kişilerin yaşamsal işlevlerini sürdürmelerinin artık daha da zor olduğunu görüyoruz. Derin ve kalıcı yoksulluk, sadece bir gelir düşüklüğü değil, aynı zamanda ciddi bir sosyolojik durum anlamına da geliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/sistematik-insan-haklari-ihlallerinin-bir-sonucu-derin-ve-kalici-yoksulluk/">Sistematik İnsan Hakları İhlallerinin Bir Sonucu: Derin ve Kalıcı Yoksulluk </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Son zamanlarda, Türkiye&#8217;deki merkezi karar vericiler, yerel yönetimler ve siyasetçiler yoksullukla ilgili daha çok demeç veriyor ancak uzun süredir devam eden yoksulluğu sadece söylem düzeyinde ortadan kaldırmanın mümkün olmadığını hepimiz biliyoruz. Kalıcı ve derin yoksulluk sorunu, ancak bunun bir insan hakları ihlali olduğu kabul edilerek ve buna yönelik politikalar geliştirilirken hak temelli bir yaklaşım benimsenerek ele alındığında çözülebilir. Bunun için yoksulluğun, ekonomik koşulların ötesinde, sistematik olarak ayrımcılığa ve sosyal dışlanmaya maruz bırakılan toplumun farklı kesimlerinin yaşam boyu yaşadıkları bir deneyim olduğunun anlaşılması gerekiyor. Bu nedenle uzun süredir devam eden yoksulluğun ortadan kaldırılması veya azaltılması ancak herkesin insan haklarına erişimini ve kaynakların toplumun tüm paydaşları arasında adil bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak politikalarla mümkün. </span></p>
<h5><b>&#8216;Birçok Araştırma, Derin ve Kalıcı Yoksulluğun Arkasındaki Sistematik Ayrımcılığa İşaret Ediyor&#8217;</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin bugünkü tablosuna baktığımızda, haklarına erişemeyen kişilerin yaşamsal işlevlerini sürdürmelerinin artık daha da zor olduğunu görüyoruz. Derin ve kalıcı yoksulluk, sadece bir gelir düşüklüğü değil, aynı zamanda ciddi bir sosyolojik durum anlamına da geliyor. Örneğin, ailedeki anne babanın yoksulluğunun, onların temel haklarının kaybına neden olduğu gibi, o ailedeki çocukları da haklarının kaybına maruz bırakıyor. Bu da yoksul çocukların, eğitim, barınma, beslenme, enerji gibi temel haklardan doğrudan etkilenmesi anlamına geliyor. Derin ve kalıcı yoksulluk, sistemin en acımasız koşullarında yaşayan bu çocukların yetişkinlik dönemlerinde ailelerinden miras aldıkları yoksulluğu gelecek nesillere aktarmaları anlamına geliyor ve bu zincirin parçaları birbirine eklenerek devam ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadınlar, LGBTQI+ bireyler, çocuklar, yaşlılar, mülteciler, engelliler, Kürtler, mevsimlik işçiler, gençler ve Roman toplulukları gibi kırılgan grupların, ayrımcılık ve insan hakları şiddetinin neden olduğu yoksullukla karşı karşıya kaldığını gösteren birçok araştırma var. Örneğin; Yaşama Dair Vakıf (YADA Vakfı)&#8217;ın 2019’da yürüttüğü “<a href="https://yada.org.tr/yayinlar/turkiyede-yaslilik-tahayyulleri-ve-pratikleri-arastirmasi/?gclid=Cj0KCQiA1sucBhDgARIsAFoytUtt9VM0s11qduQgH2m02-KheDUc19-aJGHXXtMZ0yso-DwyEUL3acgaAkPbEALw_wcB" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;de Yaşlılık Tahayyülleri ve Pratikleri Araştırması</a></span><span style="font-weight: 400;">”, Türkiye&#8217;deki “Eşitsiz Yaşlanma” kavramına değiniyor. Araştırmada, Doç. Dr. Özgür Arun’un kaleme aldığı bölümde, eşitsiz yaşlanmanın, kişinin tüm yaşam döngüsüne ilişkin bir sürecin yansıması olduğu belirtiliyor. Türkiye’de en yoksul kuşaklardan birisinin çocuklar olduğu, yoksulluk riskinde ikinci sırada yaşlıların olduğu belirtiliyor. O dönemki verilere göre, Türkiye’de çocuk yoksulluğu %25 seviyesindeyken, yaşlıların da %17’sinin yoksul olduğu görülüyor. Bu bakımdan değerlendirildiğinde, genç kuşaklar arasındaki yüksek eşitsizlik riskinin gelecek elli yıl içinde de eşitsiz yaşlanmaya neden olacağı anlaşılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kürt Çalışmaları Merkezi, Rawest Araştırma ve YADA Vakfı&#8217;nın birlikte yürüttüğü “<a href="https://yada.org.tr/yayinlar/kurt-gencler-20-benzerlikler-farklar-degisimler/" target="_blank" rel="noopener">Kürt Gençler’20 Benzerlikler, Farklar, Değişimler A</a>raştırması&#8217;na</span><span style="font-weight: 400;"> göre Kürt gençlerinin en büyük sorunu işsizlik ve ayrımcılık. Bulgular ayrıca Kürt gençlerine yönelik ayrımcılığın eğitime erişim ve diğer temel hakların ihlaline neden olduğunu da gösteriyor. Yine YADA&#8217;nın &#8220;<a href="https://yada.org.tr/yayinlar/turkiyede-ne-egitimde-ne-istihdamda-neet-genclerin-ihtiyaclari-problemleri-gelecekten-beklentileri/?gclid=Cj0KCQiA1sucBhDgARIsAFoytUuVnkXn46U8GFcGPchU-sq80EStovqBzoN6GhMc2myImWmWyoP-CV8aAsVWEALw_wcB" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;deki Ne Eğitimde Ne İstihdamda (NEET) Gençlerin İhtiyaçları, Problemleri, Gelecekten Beklentileri</a></span><span style="font-weight: 400;">&#8221; adlı yakın zamanlı bir araştırmasının bulguları da kadınların, 25-29 yaş grubunun, düşük veya orta gelirlilerin, sağlık sorunları olanların ve Türk olmayan (Kürt ve mülteciler) gençlerin daha çok istihdam ve eğitim dışında kaldığını yani NEET grubunda olduğunu gösteriyor.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Bankası&#8217;nın Şubat 2022&#8217;de yayınladığı “Türkiye Ekonomi Monitörü: Akıntıya Karşı Kürek Çekmek</span><span style="font-weight: 400;">” raporunda, Covid-19 salgınının Türkiye’de mevcut gelir ve işgücü eşitsizliklerini artırdığı belirtiliyor. Rapordaki verilere göre; genel olarak, Türkiye&#8217;deki tüm yoksul insanların yarısı Doğu bölgelerinde bulunuyor. Veriler, Covid-19 pandemisinin bölgeler arası eşitsizlik bağlamındaki etkilerinin özellikle Türkiye’nin Doğu bölgelerinde yaşayan kadınlar üzerinde yoğun olduğunu söylüyor ve bu durumun halihazırda yaşanan cinsiyet eşitsizliğini de artırdığı görülüyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye genelinde katılımcıların %40&#8217;ı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. </span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV), İstanbul Planlama Ajansı (İPA) ve Sıfır Ayrımcılık Derneği&#8217;nin ortaklaşa yürüttüğü &#8220;<a href="https://sodev.org.tr/sodev-turkiyede-roman-topluluklari-ve-yoksulluk-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener">Türkiye&#8217;de Roman Toplulukları ve Yoksulluk Araştırması</a></span><span style="font-weight: 400;">&#8221; sonuçlarına göre, Roman yurttaşların karşılaştığı en büyük sorunlardan biri ayrımcılık. Türkiye genelinde katılımcıların %40&#8217;ı ayrımcılığa maruz kaldığını söylüyor. En çok gündelik hayatta her gün ayrımcılıkla karşılaştığını belirten Romanlar, ikinci sırada en fazla ayrımcılığa devlet daireleri ve hastanelerde maruz kaldığını belirtiyor. Araştırmada belediyelerden beklentileri de sorulan katılımcıların çok büyük bir bölümü sosyal yardımların artırılmasını istiyor. Devletten beklenti konusunda da sosyal yardımlar ilk sırada yer alırken, ayrımcılık yapılmaması ve iş imkânı istekleri de öne çıkıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derin Yoksulluk Ağı Türkiye tarafından hazırlanan “<a href="https://derinyoksullukagi.org/hikayenin-yok-hali/" target="_blank" rel="noopener">Hikâyenin Yok Hali</a></span><span style="font-weight: 400;">” adlı bir diğer yakın tarihli çalışmada, Türkiye&#8217;de yoksulluk ve ayrımcılıktan mustarip birçok insanın hikayesi var. Bu hikayelerde, ayrımcılık ve yoksulluk hikayelerinin çoğunun çocuklar, gençler, kadınlar ve LGBTQI+ bireyler tarafından deneyimlendiği görülüyor. </span></p>
<h5><strong>&#8216;Büyüyen İklim Krizinin Yaratacağı Derin Yoksulluk Üzerine de Bir An Önce Çalışılmasına İhtiyaç Var&#8217;</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Ayrıca, iklim krizinin yoksul nüfus üzerindeki olumsuz etkisinin toplumun diğer kesimlerine göre daha fazla olduğunu gösteren birçok çalışma var. Öte yandan, iklim krizi nedeniyle toplumun önemli bir kısmının yoksullaşacağından da bahsetmek mümkün. Bu nedenle, büyüyen iklim krizinin yaratacağı derin yoksulluk üzerine de bir an önce çalışılmasına ihtiyaç var. Bu noktada yaşanacak olan gıda krizi ve eşitsizlik, Türkiye&#8217;deki karar vericilerin çözüm üretmek için çalışacakları en önemli konulardan biri olacak.</span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">Türkiye&#8217;de pandeminin, siyasi ve ekonomik krizlerin yarattığı tahribat, daha dirençli bir toplumun nasıl inşa edileceğine dair politikalar geliştirilmesini zorlaştırıyor ancak daha önemli bir adım var ki o da karar alıcıların ve sivil toplumun, derin ve kalıcı yoksulluk gibi öncelikli konuları bir insan hakları ihlali olarak konuşabileceği bir zemin, dil, söylem ve üslup geliştirmek.</span></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada sivil toplum yapıları, karar vericilerle müzakerelerde aktif rol almak ve pandemi sonrası dönemde derinleşen meseleler üzerine yeni politika oluşturma süreçlerine katılmak için önemli aktörler. Türkiye&#8217;de pandeminin, siyasi ve ekonomik krizlerin yarattığı tahribat, daha dirençli bir toplumun nasıl inşa edileceğine dair politikalar geliştirilmesini zorlaştırıyor ancak daha önemli bir adım var ki o da karar alıcıların ve sivil toplumun, derin ve kalıcı yoksulluk gibi öncelikli konuları bir insan hakları ihlali olarak konuşabileceği bir zemin, dil, söylem ve üslup geliştirmek. Bu noktada, farklı arka planlara sahip ve kırılgan gruplar, iklim krizi, ayrımcılık gibi kesişen meseleler üzerine çalışan sivil toplum yapıları, bir insan hakları ihlali olarak yoksulluk konusunda birlikte politikalar geliştirebilir ve bu paydaşların birlikte üreteceği politika önerileri karar vericilere ulaştırılabilir.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/12/09/sistematik-insan-haklari-ihlallerinin-bir-sonucu-derin-ve-kalici-yoksulluk/">Sistematik İnsan Hakları İhlallerinin Bir Sonucu: Derin ve Kalıcı Yoksulluk </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 11 Dec 2018 08:58:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya İnsan Hakları Günü]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33127</guid>

					<description><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı üyeleri, Dünya İnsan Hakları Günü dolayısıyla bir açıklama yaparak Türkiye’de gün geçtikçe artan ihlallere dikkat çekti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/">İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hakları savunucuları 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde Sultanahmet’te basın açıklaması gerçekleştirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) üyeleri, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 70’inci yılı dolayısıyla, bir hafta boyunca bir dizi etkinlik düzenleyecek.</p>
<p>“İnsan onuru, eşitlik, adalet, barış ve demokrasi mücadelemiz sürüyor, sürecek” yazılı pankart açan İHD ve TİHV üyeleri, Türkiye’de yaşanan iki yıllık OHAL’in ardından, toplumun eşitlik ve adalet duygusunu erozyona uğratan uygulamaların 2018 yılında da sürdüğüne dikkat çekti. İnsan hakları savunucuları, işsizlik, yoksulluk ve dışlanmanın, geniş toplumsal kesimlerin maruz kaldığı hak ihlallerinin başlıca kaynağı haline geldiğini ifade ederken <em>“Esnek, güvencesiz çalışma ve iş cinayetleri çalışanların adeta kaderi haline gelmiştir. Kadınların kazanılmış haklarını geri almaya yönelik düzenleme ve saldırılar; LGBTİ+ hareketine yönelik dışlama, baskı ve engeller; ülkede milyonlarca mültecinin haklardan mahrum bırakılarak yok sayılması; farklı etnik ve inanç gruplarının taciz edilerek ayrımcılığa maruz bırakılmaları; insan hakları savunucularına ve hak mücadelesi veren kesimlere yönelik giderek artan baskılar insan hakları değerlerinin toplumsal yaşamdan tümüyle tasfiye edilmeye çalışıldığının açık göstergesidir”</em> diye bildirdi.</p>
<p>TİHV Başkanı ve Adli Tıp Profesörü Şebnem Korur Fincancı, burada yaptığı konuşmada <em>“Türkiye’den insan hakları savunucuları olarak insan hakları ihlallerinin önlenmesi için hangi adımların atılması gerektiğini tartışacağız. Sizi de bekliyoruz. Birlikte mücadele edelim. Birlikte insan hakları ihlallerine karşı duralım. Eğer insan hakları ihlallerine karşı durmazsanız, ‘benim başıma gelmez’ diye bir yanılsama içinde olursanız, biz insan hakları ihlallerini durduramayız”</em> dedi.</p>
<h4><b>İşkence ve kötü muamele</b></h4>
<p>Açıklamaya göre, resmi gözaltı merkezlerinde, resmi olmayan gözaltı yerlerinde, sokakta, cezaevlerinde hemen her yerde işkence uygulamaları, yanı sıra toplantı ve gösterilerde işkence düzeyine ulaşan aşırı ve orantısız güç kullanarak müdahale yaygınlaştı. Ayrıca, toplumun farklı kesimlerinde iktidarın kontrolünü ve baskısını arttırmak, dehşet ve korku yaymak amacı ile işkencenin ve diğer kötü muamele biçimlerinin uygulandığına tanık olundu.</p>
<p>Türkiye İnsan Hakları Vakfı’na 2018 yılının ilk 11 ayında işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldığı iddiasıyla toplam 538 kişi başvurdu. İnsan Hakları Derneği’nin verilerine göre ise aynı dönem içinde 284’ü gözaltında kaba dayak ve diğer yöntemlerle, 175’i gözaltı yerleri dışında ve 2260’ı güvenlik güçlerince müdahale edilen toplantı ve gösterilerde olmak üzere toplam 2719 kişi işkence ve diğer kötü muamele ile karşılaştı.</p>
<p><a href="http://sendika63.org/2018/12/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi-521760/" target="_blank" rel="noopener">Haberin tamamı için tıklayınız. </a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/11/ihd-ve-tihv-insan-haklari-gununde-turkiyenin-karnesini-acikladi/">İHD ve TİHV İnsan Hakları Günü’nde Türkiye’nin Karnesini Açıkladı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
