<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyarbakır Barosu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/diyarbakir-barosu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/diyarbakir-barosu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 21 Dec 2021 15:59:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Diyarbakır Barosu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/diyarbakir-barosu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>‘İnsan Haklarına Bakış 1990’lar ile Aynı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Dec 2021 12:55:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır İnsan Hakları Algısı Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[hak ihlalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Rawest Araştırma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=77027</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu’nun hazırladığı Diyarbakır İnsan Hakları Algısı Araştırması’nın özet bulgularına göre, Türkiye’nin 1990’lı yıllardaki insan haklarına bakışı ile bugün arasında büyük bir paralellik var. Ayrıca en çok hak ihlali yapan aktörler devlet, erkekler ve yargı makamları iken, en çok hak ihlaline uğrayan kesimler sırasıyla kadınlar, Kürtler ve çocuklar. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni/">‘İnsan Haklarına Bakış 1990’lar ile Aynı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rawest Araştırma ile birlikte Diyarbakır Barosunun Diyarbakır’ın merkez ve kırsalında 44 mahallede yüz yüze 1000 kişi ile yapılan görüşmelere dayalı olarak hazırladığı Diyarbakır İnsan Hakları Algısı Araştırması’nın özet bulguları açıklandı. Ocak ayında raporun tümünün kamuoyu ile paylaşılacağı duyuruldu.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-77030 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/diyarbakir-insan-haklari-algisi-arastirmasi-insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni-1.jpg" alt="" width="659" height="344" /></p>
<p>Araştırmada öne çıkan başlıklar şunlar:</p>
<ul>
<li>En çok hak ihlali yapan aktörler sırasıyla devlet (%61) erkekler (% 45) ve yargı makamları ( % 25),</li>
<li>En çok hak ihlaline uğrayan kesimler sırasıyla kadınlar ( %68) , Kürtler (%55)  ve çocuklar (% 30),</li>
<li>İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadına yönelik şiddet vakalarında artışa neden olduğunu düşünenlerin oranı % 60&#8217;ın üstünde,</li>
<li>1990&#8217;lı yıllarda yaşanan faili meçhul cinayetlere ilişkin yargı süreçlerinin toplum vicdanını tatmin edecek şekilde adil yürütülmediğine katılanlar % 55&#8217;in üstünde,</li>
<li>Kentte adalet sistemine hiç güvenmeyenlerin oranı % 41 civarında,</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-77032 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/12/diyarbakir-insan-haklari-algisi-arastirmasi-insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni-2.jpg" alt="" width="685" height="372" /></p>
<ul>
<li>Ana dilde eğitim ve hizmet alamamak insan hakları ihlalidir&#8221; sorusuna katılanlar % 67,</li>
<li>Gerektiğinde belediye ve üniversitelere kayyım atanabileceğine dair soruya  katılmayanlar % 55 civarında iken, katılanların oranı %24 ,</li>
<li>Devlet sırlarını halkın faydasına haber yapan gazetecilerin tutuklanmasını hah ihlali olarak görenler % 71,</li>
<li>Andımızı okumak zorunda kalmanın insan hakkı ihlali olduğunu düşünenler  % 81,</li>
<li>Medyanın insan hakları ihlallerini yansıtmadığını düşünenler % 59,</li>
<li>Diyarbakakır Cezaevi müzeye dönüştürmelidir diyenler % 44.8.</li>
</ul>
<p>Araştırmanın özet bulgularına <a href="https://www.diyarbakirbarosu.org.tr/public/uploads/files/D%C4%B0YARBAKIR%20%C4%B0NSAN%20HAKLARI%20ALGISI%20ARA%C5%9ETIRMASI.pdf">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/12/20/insan-haklarina-bakis-1990lar-ile-ayni/">‘İnsan Haklarına Bakış 1990’lar ile Aynı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren:  &#8216;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/diyarbakir-barosu-baskani-nahit-eren-hukukun-ustunlugunu-yarginin-bagimsizligini-savunma-yukumlulugumuz-var/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 13:53:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Video]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[hak ve özgürlükler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Eren]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil toplum ve siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[yargı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu’nun yeni dönemdeki vizyon ve perspektifini konuştuğumuz Baro Başkanı Avukat Nahit Eren, Türkiye’de bağımsız, tarafsız yargı sorunu olduğunu belirterek, “Sivil toplum ve hukuk örgütleri olarak, her koşulda ve şartta hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığını savunma yükümlülüğümüz var” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/diyarbakir-barosu-baskani-nahit-eren-hukukun-ustunlugunu-yarginin-bagimsizligini-savunma-yukumlulugumuz-var/">Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren: &lt;br&gt; &#8216;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="&#039;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#039;" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/vrsk5BBpnzk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Yeni yönetim olarak, sivil toplumun, meslek örgütlerinin aktif çalışma alanlarının kısıtlandığı, baskılandığı bir dönemde göreve başladıklarını belirten Başkan Nahit Eren, Diyarbakır Barosu’nun yıllardır hukuk ve insan hakları alanında mücadelesi ile tanınan bir baro olduğunu söyledi. Diyarbakır Barosu’nun bu alandaki gücünü emek ve bedellerle ortaya koyduğunu dile getiren Eren, “Diyarbakır Barosu’nun her başkanı, her yönetimi Diyarbakır Barosu’nun bu misyonunu sürdürme yükümlülüğü altında. Omuzlarımızdaki sorumluluğun ağırlığının da farkındayız. Biz bu uğurda başkanını yitirmiş bir baronun üyeleriyiz, yöneticileriyiz, başkanlarıyız. Bu sorumluluğun farkında olarak insan hakları alanındaki çalışmalarımızı, özellikle de cezasızlıkla mücadelemizi sürdüreceğiz.” Dedi.</p>
<h5><strong>Tarafsız ve Bağımsız Yargı Sorunu…</strong></h5>
<p>Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin tarafsız ve bağımsız yargı sorunu olduğunu belirten Nahit Eren, &#8220;Türkiye’de ciddi bir yargı krizi, ciddi bir doğal hakim sorunu var. Bu atmosferde hukuk örgütlerinin sorumluluğu daha fazla. Sivil toplum, hukuk örgütleri olarak her koşulda, her şartta hukukun üstünlüğünü, yargının bağımsızlığını savunmak gibi bir yükümlülüğümüz ve mecburiyetimiz var.&#8221; dedi. Diyarbakır Barosu’nun mücadelesinin sadece bölgeyle sınırlı olmadığını da belirten Nahit Eren, “Türkiye’nin neresinde olursa olsun, toplumun geneline etki edecek, hak ihlallerine, özellikle cezasızlıkla mücadelede gücümüzü bu ülkenin her kentinden, her ilçesinden esirgemeyeceğiz” dedi. Öncelik olarak bireyin hak ve özgürlüklerini gördüklerini dile getiren Eren, “Diyarbakır Barosu Hopa’daki bir hak ihlali için Trabzon’daki yargılamaya da, Mersin’deki bir hak ihlalinde ya da ırkçı söylemlere karşı geliştirilecek hukuki mücadelede de olacak. Diyarbakır Barosu bu ülkenin neresinde olursa olsun çocuk hak alanına yönelik ya da kadın hak alanına yönelik her türlü ihlalin hukuki destek anlamında oradaki dinamiklerle, oradaki barolarla gereken dayanışmayı ve desteği sergileyecek. Diyarbakır Barosu’nun bana göre önemli bir rolü, görevi ve misyonu aynı zamanda…” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/diyarbakir-barosu-baskani-nahit-eren-hukukun-ustunlugunu-yarginin-bagimsizligini-savunma-yukumlulugumuz-var/">Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren: &lt;br&gt; &#8216;Hukukun Üstünlüğünü, Yargının Bağımsızlığını Savunma Yükümlülüğümüz Var&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumartesi Anneleri Davasında Reddi Hakim Krizi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/cumartesi-anneleri-davasinda-reddi-hakim-krizi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yasin Kobulan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2021 15:18:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Cumartesi Anneleri]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Fehmi Tosun]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Nahit Eren]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72681</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eyleminde gözaltına alınan 46 insan hakları savunucusunun yargılandığı davada, reddi hakim talebine rağmen mahkeme hakimi duruşmaya devam etmekte ısrarcı davrandı. Duruşma sonunda mahkeme ara kararı gazetecilere okudu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/cumartesi-anneleri-davasinda-reddi-hakim-krizi/">Cumartesi Anneleri Davasında Reddi Hakim Krizi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Cumartesi Anneleri’nin 700’üncü hafta eylemine polisin müdahalesi sonucu gözaltına alınan 46 insan hakları savunucusunun yargılandığı davanın ikinci duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde görüldü. 46 kişi “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu&#8217;na muhalefet&#8221; suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyor. Davanın ilk duruşması 25 Mart 2021’de görülmüştü. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duruşma için çok sayıda insan sabah saatlerinde İstanbul Adliyesi önünde bulunan Çağlayan Meydanı’na geldi. Duruşma için adliyeye gelenler arasında Diyarbakır Barosu, Van Barosu, Ankara Barosu, İstanbul Barosu, Çağdaş Hukukçular Derneği, Özgürlük için Hukukçular Derneği, Eşit Haklar Derneği, Af Örgütü, THİV, İHD, Hafıza Merkezi yöneticileri ile CHP ve HDP milletvekilleri yer aldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İstanbul 21. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülmesi beklenen duruşma, adliyenin en büyük salonlarından olan 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonunda görüldü. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Duruşma salonunun bulunduğu kata çok sayıda bariyer konuldu. Sadece avukatlar, milletvekilleri ve sanıklar duruşma salonunun önüne alındı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-medium wp-image-72683 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cumartesi-anneleri-640x360.jpg" alt="cumartesi anneleri" width="640" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cumartesi-anneleri-640x360.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/07/cumartesi-anneleri.jpg 1024w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">10:00’da başlaması planlanan duruşma ancak 11:45’te başladı. Kimlik tespiti yaklaşık bir saat sürdü. Mahkeme hakimi, 12:40’ta duruşma salonuna geldi. İHD Eş Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, duruşmanın başında söz alarak, suçun unsurlarının oluşmadığını belirterek, davanın sonlandırılması gerektiğini söyledi. Türkdoğan, Cumartesi Anneleri’nin eyleminin 700’üncü haftasındaki polis müdahalesine dikkat çekti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkdoğan, “Cumartesi Anneleri’nin meydanı yasaklanamaz, orası bir hafıza merkezidir. Bu kadar meşru olan bir davanın yasaklanması hukuka aykırıdır” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">19 Ekim 1995 tarihinde üç sivil polis tarafından evinin önünden gözaltına alınarak kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun Koç savunma yaptı. Tosun, savunmasında ilk olarak babasının nasıl kaçırıldığını anlattı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tosun, babasının kaçırılma anını şu sözlerle aktardı: “19 Ekim 1995 akşamı eve giderken babamın üç kişiyle birlikte evimizin önünde durduğunu gördüm. Babam bitkin görünüyordu ve ayakta durmakta zorlanıyordu. Yaklaştığımı gören iki kişi babamın koluna girerek evimizin yan tarafında bulanan bahçeye indirdi. Bir kişi bahçenin önünde duran beyaz, 34 UD 59 plakalı aracın bahçe tarafındaki kapılarını açık tutmuş bekliyordu. Bahçenin önüne geldiğimde eğilip baktım ama bahçe ışıklandırması olmadığı için bahçedekileri göremedim. Aracın yanında bekleyen kişiyi babamın arkadaşı sanıp yüzüne baktım, birbirimize gülümsedik… 26 yıldır hayatımızı cehenneme çeviren o kişinin gülüşüyle yaşıyorum… Bir gün adil bir yargı önünde hesaplaşmanın umuduyla, o gülüşü unutmamak için hafızamı milyon kere zorluyorum ve unutmayacağım!”</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tosun, babasının kaybedilişine dair yargı sürecine değindi. İ</span><span style="font-weight: 400;">lk olarak 26 yıl önce gittiği Galatasaray Meydanı’nda 699 hafta boyunca eylem yaptıklarını, 700’üncü haftadan sonra polis müdahalesi ile karşılaştıklarını söyledi. </span></p>
<h5><strong>Tosun: Vazgeçmem!</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Tosun, 151 haftadır Galatasaray Meydanı’nın kendilerine yasaklandığını ifade ederek, “26 yıldır yaşamından umudumu kestiğim anlarda bile babamı aramaktan vazgeçmedim. Vazgeçmem! Onu bulmak, onunla vedalaşmak istiyorum. Yasımı tutmak istiyorum ve bugün bunu istediğim için yargılanıyorum. 26 yıldır babamın akıbetini öğrenmek ve onu kaybedenlerin adil bir yargı önünde hesap vermesini istediğim için yargılanıyorum” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tosun’un ardından söz alan Diyarbakır Barosu Başkanı Nahit Eren, devletin kaybetme politikasına değindi. Eren, yargı organlarını siyasi iktidarın politikalarına alet olmaması gerektiğini belirterek, “Yargı da devletin politikalarına alet olmuştur bu yargılama ile” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eren, “Cumartesi Anneleri, 699 hafta en barışçıl eylemlerinden birini yaptı. Adalet istediler. Adalet arayışında olanları bu koltuklara oturtursak toplumun adalete olan inancı azalır” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gezi eylemlerinde kardeşi Berkin Elvan’ı kaybeden sanık Gamze ve Özge Elvan da savunma yaptı.</span></p>
<h5><strong>Milletvekilini Salona Almamak İçin Karar Oluşturuldu</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Kenan Yılmazerler savunma yaptığı sırada, “Bizi cezalandırmak için siyasi erkin etkisi altında hareket ediyorsunuz” dedi. Mahkeme başkanı, bunun üzerine sesini yükselterek, “savunma dışına çıkma” diyerek, uyardı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yılmazerler, “Yerlerde sürünen annelerin fotoğraflarını neden göstermiyorsunuz?” dedi. Mahkeme hakiminin ikinci uyarısı üzerine CHP Milletvekili Mahmut Tanal, izleyici sıralarından bağırarak, “Lehe ve aleyhe olan tüm delilleri göstermelisiniz” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme hakimi bunun üzerine Tanal’ı salondan çıkarması için duruşma salonuna polis çağırdı. Tanal, salonu terk etmeyeceğini söyledi. Mahkeme başkanı salonu terk etti.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Polisler ve özel güvenlik tarafından duruşma salonu boşaltıldı. Mahkeme hakimi kısa bir süre sonra avukat, sanık, gazeteci ve izleyicilerin duruşma salonuna alınmasını istedi. Mahkeme hakimi, CHP Milletvekili Mahmut Tanal’ın duruşma salonuna alınmamasını istedi. Tanal, yazılı karar istedi. Mahkeme heyeti, bu yönlü karar aldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeniden başlayan duruşmada avukatlar adına söz alan avukat Nahit Eren, 10:00’da başlaması beklenen duruşmanın iki buçuk saat geç başladığını hatırlattı. Eren, “Bu duruşmanın düzenin sağlamak hakkınız ama bunun da bir sınırı var. Müvekkilimize yönelik söylem tarzı, bir yargıcın söylem tarzı değildir. Çok hassas bir dosyada yargıçlık yapıyorsunuz” dedi.</span></p>
<h5><strong>Reddi Hakim Talebine Rağmen Devam Etmek İstedi</strong></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme hakimi, savunma hakkının sınırsız olmadığını ileri sürerek, Eren’in savunmasını kısa tutmasını istedi. Eren, “Savunma hakkının zaman sınırı olamaz” diyerek, savunmasına devam etti. Eren, mahkeme hakiminin tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirdiğini ifade ederek, dosyadan çekilmesini istedi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme hakiminin çekilme talebini kabul etmemesi üzerine avukat bu defa reddi hakim talebinde bulundu. Mahkeme, reddi hakim talebini reddetti ve duruşmaya devam etmek istedi. Mahkeme hakimi, avukatların talebinin davayı uzatmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, kararı geri çevirdiğini açıkladı ve üst mahkemeye itiraz edilmesini istedi. Avukatların itirazına rağmen mahkeme hakimi duruşmayı devam ettirme ısrarını sürdürdü.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme hakimi hakkında, Boğaziçi Üniversitesi’ndeki protestolarda &#8220;<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/05/bogazici-universitesindeki-kabe-sergisi-davasinda-reddi-hakim-talebi/" target="_blank" rel="noopener">Şahmeran figürlü LGBTİ+ bayraklı Kâbe görseli&#8221; astıkları gerekçesiyle yargılanan yedi öğrencinin aleyhindeki tanıkları yönlendirdiği iddiasıyla reddi hakim talebinde bulunulmuştu.</a> Mahkeme kararı, üst mahkemeye göndererek, duruşmayı sonlandırmıştı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avukatların itirazının devam etmesiyle mahkeme hakimi, “5 dakika sonra geleceğim ve savunmaları alacağım. Sanıklar olmazsa karara geçiririm” diyerek, salondan ayrıldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme hakiminin tutumuna karşı avukatlarda duruşma salonundan ayrıldı. Bir süre sonra duruşma salonuna dönen mahkeme hakimi, ara kararını açıkladı ve duruşmayı 24 Kasım’a ertelediğini söyledi. Karar açıklandığında duruşma salonunda gazeteciler ve güvenlik görevlilerinden başka kimse bulunmuyordu. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/12/cumartesi-anneleri-davasinda-reddi-hakim-krizi/">Cumartesi Anneleri Davasında Reddi Hakim Krizi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Şiddetle Mücadelede En Büyük Hukuki Dayanağımız İstanbul Sözleşmesi&#8217;dir&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/23/siddetle-mucadelede-en-buyuk-hukuki-dayanagimiz-istanbul-sozlesmesidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2021 14:39:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Pasinli]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[şiddetle mücadele]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=67555</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu, Türkiye’deki barolar ile eş zamanlı olarak İstanbul Sözleşmesi'nin feshedilmesine dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin iptali için yürütmenin durdurulması talepli davasını açtı. Şiddeti önlemeye yönelik en büyük çatının bir gecede yıkıldığını söyleyen Diyarbakır Barosu Kadın hakları Merkezi’nden Avukat Aslı Pasinli, "Bir şeyi talep edebilmeniz için var olması çok önemlidir. Şiddetle mücadelede en büyük hukuki dayanağımız İstanbul Sözleşmesi'dir." diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/23/siddetle-mucadelede-en-buyuk-hukuki-dayanagimiz-istanbul-sozlesmesidir/">&#8220;Şiddetle Mücadelede En Büyük Hukuki Dayanağımız İstanbul Sözleşmesi&#8217;dir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Barosu Kadın hakları Merkezi’nden Avukat </span><span style="font-weight: 400;">Aslı Pasinli,</span> t<span style="font-weight: 400;">oplam 78 baronu dava açtığını, k</span><span style="font-weight: 400;">adın kurumları ve diğer STK’ların da dava açacağını belirterek, milyonlarca kadının emeği, hakkı olan bu sözleşmeden vazgeçmeyeceklerini ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-67556 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/asli-pasinli.jpg" alt="Aslı Pasinli" width="250" height="250" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/asli-pasinli.jpg 591w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/03/asli-pasinli-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 250px) 100vw, 250px" />Aslı Pasinli, İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin kadınlar için hayati olduğunu ve hayatlarının teminatı olarak gördüklerini belirterek,  &#8220;B</span><span style="font-weight: 400;">u sözleşme şiddetle mücadelede kullanılacak en önemli yol haritasıdır. İstanbul Sözleşmesi bizi şiddet uygulayan eski eşten, evli olduğumuz erkekten, babadan, abiden, patrondan, sokakta tanımadığımız taciz edenden korur. İstanbul Sözleşmesi kapsayıcıdır; ırk, dil, din, siyasi görüş, ulusal veya sosyal köken, cinsel yönelim, cinsiyet kimliği, engellilik, medeni hal veya başka bir statü nedeniyle ayrımcılık yapmaksızın korur.’’ diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pasinli İstanbul Sözleşmesi&#8217;nin her alanda eşitliği ve kadınların haklarını savunduğunu vurgulayarak sözleşmenin kadınlar için her alandaki kazanımlarını şöyle anlatıyor: &#8220;Medya ve özel sektör olmak üzere, toplumu kadına karşı şiddetin bir insan hakları ihlali konusunda bilinçlenmeye çağırır. Eşitliğin ve ayrımcılıkla mücadelenin okul müfredatına eklenerek şiddete karşı farkındalığın erken yaşta kazandırılması gerektiğini söyler. Cinsel şiddet kriz merkezleri kurulmalı der. Ve şiddetin hiçbir gerekçesi olamayacağını, şiddetle mücadelede sıfır tolerans şiarıyla hareket edilmesi gerektiği vurgusunu yapar. Şiddet nasıl biter, şiddetle mücadelede toplumu nasıl dönüştürebiliriz, devlet mekanizmaları ne yapmalıdır sorularının tümünün cevabı İstanbul Sözleşmesi&#8217;ndedir.&#8221;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> Pasinli, böyle önemli, kadınların emeği ve ödediği bedellerle kazanılan bir sözleşmenin feshinin bu mücadeleyi dayanaksız, kadınları korumasız bırakmak anlamına geldiğini belirterek, şiddetle mücadelede bütün argümanların alaşağı edilmesi ve yalnızlaştırılma anlamına gelmekte olduğunu vurguladı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu sözleşmenin uygulanması için bütün makamları uygulama konusunda zorlama, itekleme haklarının ellerinde alınması olarak gördüklerini ekleyen Pasinli, fesihle beraber artık uygulanmasını isteyecekleri bir sözleşmenin olmaması anlamına geldiğini belirtti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Feshin davalarda işaret edecekleri adresin kaybolması anlamına geldiğini ve şiddet uygulayanlar için ‘meydan sizin’ demek olduğunu vurgulayan Aslı Pasinli, &#8220;Şiddeti engellemeye yönelik tedbirler alınması gerekirken bizim en büyük çatımız bir gecede başımıza yıkıldı. Bir şeyi talep edebilmeniz için ‘hakkın var olması&#8217; çok önemlidir. Şiddetle mücadelede en büyük hukuki dayanağımız İstanbul Sözleşmesi&#8217;dir.’’ dedi. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/03/23/siddetle-mucadelede-en-buyuk-hukuki-dayanagimiz-istanbul-sozlesmesidir/">&#8220;Şiddetle Mücadelede En Büyük Hukuki Dayanağımız İstanbul Sözleşmesi&#8217;dir&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kulp Saldırısına Kınama ve Ateşkes Çağrısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/09/kulp-saldirisina-kinama-ve-ateskes-cagrisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Apr 2020 07:48:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=52300</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu ve İnsan Hakları Derneği, Diyarbakır'ın Kulp ilçesinde beş kişinin öldüğü patlamayı kınarken, HAK İnisiyatifi, PKK'nın koşulsuz ateşkes yapması için çağrıda bulundu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/09/kulp-saldirisina-kinama-ve-ateskes-cagrisi/">Kulp Saldırısına Kınama ve Ateşkes Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır’ın Kulp İlçesine bağlı Güleç köyü civarında dün sabah orman işçilerini taşıyan aracın geçişi sırasında bir patlama oldu. Diyarbakır Valiliği, bu patlamanın PKK tarafından düzenlenen bir saldırı olduğunu şu ifadelerle duyurdu: “Orman kesimine giden sivil vatandaşlarımızın bulunduğu aracın geçişi esnasında, PKK terör örgütü üyelerince el yapımı patlayıcıyla yapılan saldırı sonucunda 5 sivil vatandaşımız şehit olmuştur.”</p>
<p>Geçtiğimiz yılın Eylül ayında yine Kulp kırsalında bir aracın mayına çarpmasıyla 7 kişinin yaşamını yitirmesine sebep olan patlamayı akıllara getiren bu olay Diyarbakır’daki sivil toplum kuruluşları tarafından tepkiyle karşılandı.</p>
<p>Patlamaya ilk tepki gösteren kurumlardan Diyarbakır Barosu, “Yaşamını kaybedenlerin kederli ailelerine baş sağlığı diliyoruz. Meydana gelen olay bütün yönleriyle araştırılıp failler ortaya çıkarılmalıdır. Diyarbakır Barosu olarak yaşam hakkına yönelen bu ve benzeri saldırı kabul edilemez buluyoruz” açıklamasında bulundu.</p>
<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır şubesi de yaptığı açıklamada “Yaşam hakkında yönelik gerçekleşen bu saldırıyı kınıyor, yaşamını yitirenlerin ailelerine sabır ve başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz. İnsan Hakları Derneği olarak, yaşam hakkına yönelik gerçekleşen tüm saldırıların karşısında olduğumuzu ve yaşam hakkını korumak adına her türlü mücadeleye hazır olduğumuzu belirtmek isteriz.” ifadelerini kullandı ve olayın titizlikle aydınlatılması gerektiğini şu sözlerle vurguladı: “40 yıla yakın bir süredir bölgemizde yaşanan çatışmalı süreç nedeniyle binlerce insan yaşamını yitirmiş, binlerce insan yerleşim yerlerinden göçertilmiştir. Kürt Sorununun barışçıl ve demokratik arayışlarla çözülememesi nedeni ile yaşanan insan hakkı ihlallerinin bu olay ile son bulmasını diliyor, olayın adil, şeffaf ve etkin bir şekilde soruşturulması gerektiğini belirtmek istiyoruz.”</p>
<p>HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği de yaptığı açıklamada geçtiğimiz Cuma günü Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsalında devam eden karakol inşaatında çalışanların PKK tarafından saldırıya uğramaları neticesinde bir kişinin yaşamını yitirmesini de hatırlatarak yaşam hakkı ihlallerini kınadı.</p>
<p>Saldırının üstlenilmemiş olduğunu ancak daha önce PKK tarafından gerçekleştirilen saldırılara benzerlik taşıdığını vurgulayan HAK İnisiyatifi, “Çatışma ve savaş hali hiçbir zaman tasvip ettiğimiz bir hal olmamakla birlikte, bütün dünyayı kasıp kavuran ve yaşamımızın her yönünü etkileyen Covid-19 salgınının en kritik günlerinde bile çatışma halinin sürdürülüyor olması, hem çatışma hukukunun hem de evrensel insani değerlerin gözetilmediğini göstermektedir.” dedi.</p>
<p>PKK tarafından ateşkes ilan edilmesi gerektiğini paylaşan Diyarbakır HAK İnisiyatifi, açıklamasını şu ifadelerle sürdürüyor:</p>
<p>“<strong>HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği</strong> olarak;</p>
<p>-Yaşam hakkına kast eden bu saldırıları en sert biçimde kınadığımızı yineliyoruz. Yaşamını yitirenlere rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve yaralılara şifa diliyoruz.</p>
<p>-Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Gutierrez’in insanlığı tehdit eden Covid-19 salgınına karşı yürütülen ortak mücadelenin başarılı olması için, bütün dünya genelinde çatışan taraflara yaptığı “genel ateşkes“ çağrısı ülkemiz için de hayati bir anlam taşımaktadır. İş bu sebeple; bütün insanlığın enerjisini Covid-19 salgını ile mücadeleye ayırdığı bu dönemde PKK tarafından koşulsuz ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulunuyoruz.</p>
<p>-İnsanlığın tamamını etkileyen felaket zamanları çatışmaların sona erdirilmesi, barışın tesis edilmesi ve toplumsal birlikteliğin pekiştirilmesi için önemli fırsatlar da sunmaktadır. Bu sebeple hem PKK hem de hükümete; bütün insanlığı tehdit eden bu felaketi Kürt meselesinin barışçıl yolla çözümünde bir imkan ve fırsat olarak değerlendirmeleri çağrısında bulunuyoruz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/09/kulp-saldirisina-kinama-ve-ateskes-cagrisi/">Kulp Saldırısına Kınama ve Ateşkes Çağrısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakırlı Hak Örgütlerinden Bekçilere Silah Yetkisi Tasarısına Tepki</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/04/diyarbakirli-hak-orgutlerinden-bekcilere-silah-yetkisi-tasarisina-tepki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Feb 2020 14:05:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[İHD]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu Adli Yardım Hizmet Bürosu]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[insan hakları derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye İnsan Hakları Vakfı Temsilciliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=47568</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu, Tabip Odası, HAK İnisiyatifi Temsilciliği, İnsan Hakları Derneği (İHD) Şubesi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Temsilciliği ortak düzenledikleri basın toplantısında bekçilere silah kullanma yetkisi verecek tasarının oluşturacağı sıkıntıları dile getirerek, tasarının geri çekilmesini istedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/04/diyarbakirli-hak-orgutlerinden-bekcilere-silah-yetkisi-tasarisina-tepki/">Diyarbakırlı Hak Örgütlerinden Bekçilere Silah Yetkisi Tasarısına Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu Adli Yardım Hizmet Bürosu’nda düzenlenen ortak açıklamada konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın, kamuoyunun tepkisine rağmen “Çarşı ve Mahalle Bekçileri Hakkında Kanun Teklifi”nin Türkiye Büyük Millet Meclisi İçişleri Komisyonunda görüşüldükten sonra kabul edilerek Meclis Genel Kuruluna sunulduğunu hatırlattı. Tasarıyla bekçilerin kolluğun tüm yetkileriyle donatılacağını belirten Aydın, “Genel kolluk varken, hemen hemen aynı yetkilerle donatılmış alternatif bir kolluk rejimi oluşturmanın amacı nedir? Bu soru yasanın ne genel gerekçesinde ne de madde gerekçelerinde tatmin edici bir şekilde açıklanmamıştır.  OHAL döneminde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle silah kullanma yetkisi kolluk kuvvetleri ile kendilerine görev verilen özel kolluk kuvvetleri ve silahlı kuvvetler mensuplarına ait olduğu düzenlenirken buradaki özel kolluk kuvveti düzenlemesi ile bugünün provasının yapıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Yine aynı dönemde resmi bir sıfat taşıyıp taşımadıklarına veya resmi bir görevi yerine getirip getirmediklerine bakılmaksızın, eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişilere yönelik herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacağı hüküm altına alınarak hem işkencenin hem de cezasızlığın önü açılmıştır” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Özgürlük Güvenlik İçin Kurban Ediliyor”</strong></p>
<p>Ceza Muhakemesi Kanununa (CMK) göre zorunlu haller dışında hakimin iznini gerektiren “el koyma” yetkisinin bekçilere tanınmasının, yurttaşların can güvenliğinin yanı sıra mal güvenliğini de tehdit edeceğini vurgulayan Aydın, hakim iznine tabi el koyma yetkisinin, hiçbir eğitimden geçmeyen ve silah kullanma yetkisi ile donatılmış paralel kolluk personeline tanınmış olmasının hukuken açıklanamayacağını dile getirdi. Düzenlemeyle yaşam hakkının yanı sıra gösteri ve yürüyüş hakkı, özel hayatın gizliliği, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı gibi temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran ya da önemli ölçüde kısıtlayacağını vurgulayan Aydın, “Türkiye’de hükümet ve devlet bürokrasisi, son yıllarda özgürlük ve güvenlik denkleminde tercihini salt güvenlikten yana kullanmaktadır. Özgürlük ise gereksiz bir teferruat olarak değerlendirilmekte ve öyle muamele görmektedir. Bu yasa ile özgürlük bir kez daha güvenlik için kurban edilmiştir. Bu eleştirilerimiz kolluk görevlilerinin karıştığı adli meselelerdeki “cezasızlık politikası” ile birlikte değerlendirildiğinde durumun vahameti daha net bir şekilde anlaşılacaktır. Bu nedenle bizler daha fazla ölüme yol açacak, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıracak ve kısıtlayacak bu yasa tasarısının tümden geri alınması çağrısında bulunuyoruz.” Diye konuştu.</p>
<p>Açıklamanın tamamına ulaşmak için <a href="https://www.diyarbakirbarosu.org.tr/haberler/carsi-ve-mahalle-bekcileri-hakkinda-kanun-teklifine-iliskin-ortak-basin-aciklamasi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">tıklayınız.</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/02/04/diyarbakirli-hak-orgutlerinden-bekcilere-silah-yetkisi-tasarisina-tepki/">Diyarbakırlı Hak Örgütlerinden Bekçilere Silah Yetkisi Tasarısına Tepki</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tahir Elçi Anıldı: &#8216;Hayali Olan Barışın Esamesi Okunmuyor&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/tahir-elci-anildi-hayali-olan-barisin-esamesi-okunmuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2019 14:23:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Tahir Elçi Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Adliyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Dört Ayaklı Minare]]></category>
		<category><![CDATA[tahir elçi]]></category>
		<category><![CDATA[Türkan Elçi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45059</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, 28 Kasım 2015’te öldürüldüğü Dört Ayaklı Minare’nin önünde bu sabah 4. kez anıldı. Anmada Tahir Elçi'nin vurulmadan hemen önce yaptığı son konuşma dinletilirken, Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, "Elçi'nin hayali olan barışın esamesi okunmuyor" dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/tahir-elci-anildi-hayali-olan-barisin-esamesi-okunmuyor/">Tahir Elçi Anıldı: &#8216;Hayali Olan Barışın Esamesi Okunmuyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu ve Tahir Elçi Vakfı tarafından saat 10.15’te Diyarbakır Adliyesi önünde düzenlenen anma, Dört Ayaklı Minare&#8217;nin önünde yapılan basın açıklaması ve Bağlar ilçesi Yeniköy Mezarlığı’nda bulanan kabir ziyaretiyle devam etti.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-45062 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/WhatsApp-Image-2019-11-28-at-13.51.53-640x853.jpeg" alt="" width="271" height="361" />Anmaya siyasi parti temsicilerin yanı sıra Baro Başkanları ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri katıldı. Anmada konuşan Tahir Elçi&#8217;nin eşi ve Tahir Elçi Vakfı&#8217;ndan Türkan Elçi, &#8220;Biliyoruz ki doğrultulan namlu, taammüden ve fiilendir. Sıkılan tek kurşunun sehvenle işi olmaz. Dört ayaklı kapına ömrümüzün sonuna dek geleceğiz&#8221; dedi.</p>
<p>Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın da, Elçi’nin savaş karşıtlığı ve barışseverliğiyle yaşatılacağını vurgulayıp, ülkede insan haklarının giderek daha kötü olduğunu, failli meçhul cinayetlerin idare ve yargı işbirliğiyle örtbas edilmeye çalışıldığını, Elçi’nin hayali olan barışın esamesinin okunmadığını ifade etti.</p>
<p>Konuşmasına Elçi&#8217;ye seslenerek devam eden Aydın cinayet dosyasıyla ilgili; &#8221;Tam da senden edindiğimiz miras ve deneyim ile takipçisi olmaya devam ediyoruz. Failleri tespit etmek için tamamen bilimsel yöntemlerle bir uzmanlık raporu hazırlattık. Bu raporda olası üç fail tespit edildi. Savcılığa sunduk. Ne yaptılar dersin? Kocaman bir hiç. Sana bugün bir yanımız buruk da olsa, iyi haberlerle gelmek istiyorduk, ne yazık ki yine olmadı. Bu ülkede insan hakları, bıraktığın günden daha iyi bir durumda değil.&#8221; dedi.</p>
<blockquote><p>Hani meşhur bir söz var ya: ‘Bu dünyayı büyük yürekler değiştirecek.’ Bilesin, bu konuda sözümüz var, bu dünyayı değiştireceğiz.</p></blockquote>
<p>Konuşmaların ardından Dört Ayaklı Minare’nin ayaklarına karanfiller bırakıldı. Anma etkinlikleri, Hasan Paşa Hanı’nda açılan sergiyle devam etti. “Em te ji bîr nakin-Seni unutmayacağız” yazılı pankartın açıldığı yürüyüş boyunca “Tahir Elçi Ölümsüzdür” ve “Tahir burada katiller nerede” sloganları atıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/28/tahir-elci-anildi-hayali-olan-barisin-esamesi-okunmuyor/">Tahir Elçi Anıldı: &#8216;Hayali Olan Barışın Esamesi Okunmuyor&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8221;Seçme Ve Seçilme Hakkına Yönelik Baskılar Derhal Durdurulmalıdır!&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/22/secme-ve-secilme-hakkina-yonelik-baskilar-derhal-durdurulmalidir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2019 11:15:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Adnan Selçuk Mızraklı]]></category>
		<category><![CDATA[Belediye eş başkanları]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Tabip Odası]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İNİSİYATİFİ]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<category><![CDATA[İHD Diyarbakır Şubesi]]></category>
		<category><![CDATA[Keziban Yılmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Ayaz]]></category>
		<category><![CDATA[Rojda Nazlıer]]></category>
		<category><![CDATA[TİHV Diyarbakır Temsilciliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43511</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Adnan Selçuk Mızraklı, Kayapınar Belediyesi Eşbaşkanı Keziban Yılmaz, Kocaköy Belediyesi Eşbaşkanı Rojda Nazlıer, Bismil Belediyesi Eşbaşkanı Orhan Ayaz, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında 21.10.2019 tarihinde evlerine yapılan baskınla gözaltına alındı. Konu üzerine Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Tabip Odası, HAK İnisiyatifi Diyarbakır Temsilciliği, İHD Diyarbakır Şubesi, TİHV Diyarbakır Temsilciliği ve Hak İnisiyatifi ortak bir açıklamada bulundu. Açıklama hükümete, süreklileştirilmiş OHAL uygulamalarına son verilmesi üzerine bir çağrı niteliğindeydi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/22/secme-ve-secilme-hakkina-yonelik-baskilar-derhal-durdurulmalidir/">&#8221;Seçme Ve Seçilme Hakkına Yönelik Baskılar Derhal Durdurulmalıdır!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hak ve meslek örgütleri tarafından yapılan açıklamada yapılan yakalama, gözaltı ve arama işlemleri demokrasi ve hukukun temel kurallarının, seçme ve seçilme hakkının ağır bir şekilde ihlali olduğu belirtilirken seçmen iradesini tanımazlık olduğunun altı çizildi.</p>
<p>Belediye eş başkanlarının, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkının ihlal edilerek özgürlüklerinin kısıtlanması (gözaltına alınmaları), hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı uygulamalar olarak değerlendirildi ve hukuken kabul edilemez bulundu.</p>
<p>Uygulamalara artık bir dur denmesi ve halkın iradesine saygı gösterilmesi gerektiğine değinen açıklama yargının, hükümetin siyasi rakiplerinin bastırılması için kullanılan bir araç olmaktan çıkması gerektiğini bir kez daha hatırlattı.</p>
<p>Türkiye’nin demokratikleşmesi ve insan hakları sorunlarını en aza indirebilmesinin yolunun, belediye eş başkanlarının gözaltına alınması, tutuklanması, belediyelere kayyum atanması ile değil; seçme ve seçilme hakkının gerçek anlamda güvence altına alınması, devam eden çatışmalı sürecin sonlandırılması, Kürt sorunun barışçıl ve diyalog yolu ile çözmenin arayışı ile gerçekleşebileceği belirtildi.</p>
<p>Hükümete çağrı ile sonlanan açıklama, süreklileştirilmiş OHAL uygulamalarına son verilmesi, gayrimeşru kayyum atamalarının geri alınması, seçimle tecelli etmiş iradeye saygı gösterilmesi ve başta eş başkanlar olmak üzere tüm seçilmişlerin derhal serbest bırakılması ve görevlerine iade edilmesi gerektiğiyle noktalandı.</p>
<p>Açıklamanın tamamına<a href="http://diyarbakir.hakinisiyatifi.org/secme-ve-secilme-hakkina-yonelik-baskilar-derhal-durdurulmalidir.html"> buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/22/secme-ve-secilme-hakkina-yonelik-baskilar-derhal-durdurulmalidir/">&#8221;Seçme Ve Seçilme Hakkına Yönelik Baskılar Derhal Durdurulmalıdır!&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diyarbakır Barosu’ndan Bireysel Silahlanmaya Karşı ‘#silahlanMA’ Kampanyası</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/19/diyarbakir-barosundan-bireysel-silahlanmaya-karsi-silahlanma-kampanyasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Meryem]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 19 Jul 2019 09:41:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Armanç Arkaş]]></category>
		<category><![CDATA[bireysel silahlanma]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır]]></category>
		<category><![CDATA[Diyarbakır Barosu]]></category>
		<category><![CDATA[silahlanma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40812</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diyarbakır Barosu, üyeleri Av. Müzeyyen Boylu, Av. Armanç Arkaş, İstanbul Barosu’na kayıtlı Av. Hüseyin Yama ve 29 Nisan’da öldürülen Av. İbrahim Ergin’in ardından bireysel silahlanmaya karşı kampanya başlattı. Kampanya Av. Armanç Arkaş’ın öldürüldüğü kafenin önünde bir basın açıklaması ile kamuoyuna duyuruldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/19/diyarbakir-barosundan-bireysel-silahlanmaya-karsi-silahlanma-kampanyasi/">Diyarbakır Barosu’ndan Bireysel Silahlanmaya Karşı ‘#silahlanMA’ Kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Barosu Başkanı Baro başkanı Av. Cihan Aydın, kampanyaları ile ilgili, ”22 Haziran’da bir arkadaşımızı yitirdik. Alakası olmadığı bir tartışmada araya girdiği için silahla öldürüldü. Onun öncesinde kadın meslektaşımız yine kocası tarafından silahla öldürüldü. bu iki olayın hemen akabinde yönetim kurulu olarak böyle bir kampanya yapılması  noktasında karar aldık. Baro ve Diyarbakır ile sınırlı kalsın istemiyoruz. İlerleyen süreçlerde hem tüm sivil toplum kuruluşlarını özellikle bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını, hem de diğer baroları da içine alacak Türkiye geneli bir kampanyaya dönüştürmek istiyoruz. &#8221; dedi. </span><span style="font-weight: 400;">Bireysel silahlanmanın önüne geçilmesi için, silah ruhsatlarının zorunluluk taşımadığı  ve güvenlik sorunu teşkil etmediği sürece kimseye verilmemesi gerektiğini vurgulayan Aydın, &#8220;Adli sicili temiz görünen ve parası olan herkesin alabildiği bir sistemin böyle vahim sonuçlar doğurduğunu görüyoruz.  Oysa silah verilecek kişilere eğitim verilmesi birden fazla hekimden oluşan kurullardan ve  hemen ardından psikolojik testlerden geçmesi gerekir. Silaha erişimin bu kadar kolay olmaması gerekir. Pratiğe baktığımızda bunun tam aksi uygulamalarla karşılaşıyoruz. ‘’ dedi.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40817 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/07/IMG-20190717-WA0010-640x362.jpg" alt="" width="362" height="205" /><span style="font-weight: 400;">Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Aslı Pasinli de, toplumsal cinsiyet rollerinin ve kültürel kodların bu cinayetleri ve silahlanmayı teşvik ettiğini savunarak, &#8220;</span></b><span style="font-weight: 400;">Ataerkil cinayetlerde oldukça sık denk geldiğimiz bireysel silahlanma hali Müzeyyen’in katlinde de varlığını gösterdi. Türkiye’de bireysel silahlarla her yıl öldürülen insan sayısının büyük bir oranını kadınlar oluşturuyor. Burada namlu çoğunluklu kadınlara çevrilmektedir. Ataerki cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin artmasında silah kullanımın yaygınlaşmasının etkisi aşikardır.’’ dedi. Pasinli, </span><span style="font-weight: 400;">silah taşımanın erkeklik nişanesi olarak görüldüğünü, sünnet düğünleri, düğünler, futbol maçlarındaki coşkuyu silahlarla göstermenin bireysel silahlanmayı normalleştirdiğini belirterek, kültürümüzdeki maço erkekliğin kutsanması, at avrat silah gibi  söylemler, bilgisayar oyunları  ve TV dizilerinin bu normalleşmeyi beslediğini ifade etti.</span></p>
<p><b>‘’Devlet Silahlanmayı Kolaylaştırmamalı&#8221;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-40814 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/07/11-5-640x360.jpg" alt="" width="398" height="224" />Devletin bireysel silahlanmayı kolaylaştırı değil caydırıcı mekanizmalar kurması gerektiğini belirten Pasinli, &#8220;Ciddi bir psikolojik muayene ve sıfır toleranslı hukuki yaptırımlar ortaya konmalıdır. Bir de ruhsatsız silahlar meselesi vardır ki tam bir grift haldir. Bu meseleye engel olacak yeni stratejiler belirlenmelidir Medyayı bu yönde kullanmak elzemdir. Tıpkı sigara ve alkol kullanımına yönelik insan yaşamına zarar veren bilgilendirici kamu spotlarının, bireysel silahlanma konusunda da televizyonlarda dönmesi gereklidir. Yasal düzenlemeler bu konuda güncellenmelidir. İnsanların toplu olarak bulunduğu eğlence-dinlenme vb. mekansal yerlere silahla girilememesine dair mevzuat genişletilmelidir. Ulusal ve uluslararası silah ticaretinin denetimi arttırılmalıdır. Suça karışanlara etkin soruşturmalar yapılmalıdır. Toplumsal düzende güven duygusu insanlar için vazgeçilmezdir. Adalete inanç azaldıkça, demokratik bir toplumsal yapıdan uzaklaşıldıkça bir mafya toplumuna dönüşürüz.’’ diye konuştu.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/19/diyarbakir-barosundan-bireysel-silahlanmaya-karsi-silahlanma-kampanyasi/">Diyarbakır Barosu’ndan Bireysel Silahlanmaya Karşı ‘#silahlanMA’ Kampanyası</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
