<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Diyalog arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/diyalog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/diyalog/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Feb 2026 10:55:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Diyalog arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/diyalog/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kız Sen Türkiye’nin Hangi Kutbundansın?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2026/02/02/kiz-sen-tu%cc%88rkiyenin-hangi-kutbundansin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nilgün Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Feb 2026 10:47:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[BASO]]></category>
		<category><![CDATA[Boğaziçi Avrupa Siyaset Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=87988</guid>

					<description><![CDATA[<p>Siyaset Okulu en çok da bu demek. İnsani, medeni ve müşfik bir temas. Kurumsal yapısı, formatı ya da gelenekleri değişse de, koruyacağı özü bu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/02/02/kiz-sen-tu%cc%88rkiyenin-hangi-kutbundansin/">Kız Sen Türkiye’nin Hangi Kutbundansın?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p2"><b>2014 yılından bu yana Türkiye’nin en güzide sivil işlerinden biri olan Avrupa Siyaset Okulu, kutuplaşma kelimesinin cazibesine inat, insanlık tarihi kadar eski bir fikre sahip çıkıyor: İnsani, medeni ve müşfik sosyal temas. </b><b></b></p>
<p class="p2">Kutuplaşma, herhalde son 10 yılın, belki daha da uzun bir zarfın, birbirini duymaya tahammülü olmayan &#8211; bazı hayali, bazı organik &#8211; topluluklarını tanımlamak için başvurulan başlıca kavramlardan.</p>
<p class="p2">Bir ikilik ima ediyor: Kuzeyle güney, doğuyla batı, aşağıyla yukarı, içle dış, yerliyle yabancı, kentliyle köylü, zenciyle beyaz, kadınla erkek.</p>
<p class="p2">2014 yılından bu yana Türkiye’nin en güzide sivil işlerinden biri olan Avrupa Siyaset Okulu’nun farklı dönemlerden 20 kadar mezunu, 2025’in son günlerinde bir araya geldik. Derdimiz, bir arada yaşamı dinamitleyen bu kutuplaşma denen musibeti tartışmak, okulun hem geleceği hem de misyonu hakkında fikir alışverişinde bulunmaktı.</p>
<p class="p2">“Rüyalarda buluşuruz” dediğinizi duyar gibiyim. Anayasal demokrasinin tüm kurumlarıyla zangır zangır titrediği, ayağımızı bastığımız toplumsal ve siyasal zeminin sarsıldığı, hak temelli sivil alanı saran kasvet ve yeisin sardığı, Belçika Başbakanı’nın Gramsci&#8217;ye atıfla çağ dönümü canavarlarının dişlerinden bahsettiği, bildiğimiz anlamda bir insan hakları rejimi havzası olarak Avrupa’nın sapır sapır döküldüğü, bir kurum olarak üniversitenin sistematik saldırıların hedefi olduğu, kelimenin her anlamıyla kurak bir zamanda, kulağa biraz çocukça, hatta bebeksi bir pembelikte geliyor değil mi?</p>
<p class="p2">Değil… Çünkü zoraki ve yalan olan kutuplaşmanın kendi.</p>
<p class="p2">Katılımcılardan birinin tabiriyle, insanın mayası bozuk değil. Biraz tembeliz belki, karmaşık sorunlarla uğraşmaktansa günah keçileri yaratmayı seviyoruz, bazen bencil ve korkağız, noksanımız bol şükür, ama kendimizi en iyi hissettiğimiz anlar ve yerler, hep bir aradalıkla mücehhez. Neşe hep, ötekinin aynasından yansıyor.</p>
<p class="p2"><b>Makul bir müktesebat </b><b></b></p>
<p class="p2">Nitekim o masanın etrafındaki 20 kişinin memleketleri, inandıkları değerler, renkleri, duruşları, doğruları ve yanlışları, iyileri ve kötüleri, güzelleri ve çirkinleri hep başka başkaydı.</p>
<p class="p2">Size bu kadar uzak, hatta düşman görebileceğiniz biriyle aynı ortama düşünce, ilkin vahşiliğiniz tutuyor: Hızla kendine benzettiklerinin yanında hizalanma, uzun ve sessiz bakışlar, ufak ufak ortamı koklama, bebek adımlarıyla mıntıka kontrolu. Tedirgin, dikkatli ve savunmada. Ama güvenli bir alan ve makul bir müktesebat sağlandığında, hayatımızın en güzel anları da buralarda kaydediliyor.</p>
<p class="p2">Avrupa Siyaset Okulu da böyle bir yer. Katılanlar bilir, birkaç basit kuralı vardır. Akli baliğ olanın itiraz etmeyeceği, medeniyet 101 seviyesinde, ama yaşamsal kurallar: Her zamankinden daha özenli, her zamankinden daha az alıngan olmak; münazara ve münakaşa için değil, merak ve muhabbet için dinlemek… Bu kadar beş benzemezin yan yana durup konuşabilmesini; kaygılarını ve umutlarını güvenle paylaşabilmesini sağlayan duru, ama işlevsel bir akide.</p>
<p class="p2">Şimdi durup düşünelim. Bu meseleleri senaryosuna katık eden dizilerimizde bile üçüncülere, ara renklere, geçişlere, çokluğa yer yok. Ve bu hiçbir şey değilse bile çok sıkıcı. Sosyal bağlarımızı, maddi ve manevi dünyamızı, zihnimizi, sohbetlerimizi, günün sonunda bütün hayatımızı yoksullaştıran bir 0’lar ve 1’ler düzeni. Kendi küçük dünyamızdan çıkmamızın karşısına dikilen bir mahpushaneye gönüllü girmek gibi kutuplaşmanın şehvetine kapılmak.</p>
<p class="p2">Ötekini dinleyebilmek, nazik ve müşfik olabilmek; davayı satmak, kırgınlıklarını kalbine gömmek, haksızlıkların, eşitsizliklerin üstünü örtmek, aptallaştırıcı bir inkara kapılıp bugün yamuk yumuk bulduğumuz ve varsa sonsuza sabitlenmesine yardım etmek mi demek?</p>
<p class="p2">Pek de değil. O gün söz alanlardan biri, demokrasinin bugün yaşadığı krizin bir ekonomi politiği olduğunu küt diye söyledi. Buz gibi sınıfsallık. İtiraz etmek güç.</p>
<p class="p2">Yahut insanlığın büyük hikayesinde bir uğraktan fazlası olmadığını ikrar, ille de insana rengini ve kokunu veren ne varsa kaldırıp çöpe atmak mı demek?</p>
<p class="p2">O gün masanın etrafında oturan herkes, alabildiğine <i>sui generis </i>idi. Ama bizi neyin ayırdığı değil, neyin birleştirdiğine odaklanmayı seçmişlerdi. Zihni bir yoksulluğa razı değillerdi.</p>
<p class="p2"><b>Eskimeyen bir fikir </b><b></b></p>
<p class="p2">Avrupa Siyaset Okulu’na başvurduğumda yıl 2017 idi. Sanırım üç ya da dördüncü dönem katılımcılarındanım. Yaş sınırının 35 olduğu okula, köprüden önce son çıkışta dahil olmuştum. Bugün 42 yaşındayım ve muhtemelen okulun en “tecrübeli” mezunlarından biriyim. Allahtan saçları daha kır arkadaşlarımız da var.</p>
<p class="p2">Dünün koşulları geçiciydi, bugünün iç sıkıcı nobranlığı geçecek. Hiçbir şey sonsuza dek sürmez. Mühim olan, bir araya gelebileceğimiz, ortak bir hayatın mümkünlüğünü doğrudan tecrübe edebileceğimiz ne varsa, kamusal alanlar, okullar, belki dijital araçlar, sivil topluluklar, semt pazarları, bostanlar ya da sahiller, onlara sahip çıkmak. Bazen bir sofrada, bazen amfide, bazen bir deprem bölgesinde afetzedelerin elinden birlikte tutarken, bazen bir derginin sayfalarında, sabrı olmayan dijital çağ mağdurları için bir x2’de izlenen bir YouTube videosunun yorumlarında buluşabilmek.</p>
<p class="p2">Siyaset Okulu en çok da bu demek. İnsani, medeni ve müşfik bir temas. Kurumsal yapısı, formatı ya da gelenekleri değişse de, koruyacağı özü bu.</p>
<p class="p2">Bu özü savunmak, atalık tohumun toprakla buluşacağı günü beklemesi gibi sakınmak. Bu fikir, II. Dünya Savaşı sonrası oluşan ve bugün yaşam destek ünitesinde can çekiştiği söylenen düzenden çok daha eski çünkü. Binlerce yıl daha eski.</p>
<p class="p2">O gün herkes okulla ilgili bu öze değen bir hikaye anlattı. Belli ki özlem var.</p>
<p class="p2">Diyarbakırlı arkadaşlarımızdan biri, başka bir arkadaşımızı ziyarete Adapazarı’na kabak tatlısı yemeye gidecekmiş, öyle dedi. Eli boş gitmez, Saim’den bir burma kadayıf da sardırır kesin.</p>
<p class="p2">Babam askerliğini Adapazarı’nda yapmış, onun bir Orta Anadolu köylüsü olarak zorunlu askeri hizmet sayesinde görebildiği memlekete, ben de Avrupa Siyaset Okulu sayesinde gidebilirim, ne olmuş…</p>
<p class="p2">Tarih ya da çağ dışı kalacağız korkusuyla doğru bildiğimiz yoldan şaşacak değiliz ya. Sebat tam da böyle zamanlar için var.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2026/02/02/kiz-sen-tu%cc%88rkiyenin-hangi-kutbundansin/">Kız Sen Türkiye’nin Hangi Kutbundansın?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Afet ve Ötesi: Afet ve Acil Durumlarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Diyalog Toplantısı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/20/afet-ve-otesi-afet-ve-acil-durumlarda-toplumsal-cinsiyet-esitligi-diyalog-toplantisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Sep 2023 07:36:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Afet]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Afet ve Ötesi: Afet ve Acil Durumlarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Eyleminde Kadın Liderler Topluluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=85213</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim Eyleminde Kadın Liderler Topluluğu, 14-15 Ekim'de İzmir'de 'Afet ve Ötesi: Afet ve Acil Durumlarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Diyalog' başlıklı bir toplantı düzenliyor. Toplantı, 6 şubat depremleri sonrasında sahada aktif olan kadın örgütleri, toplumsal cinsiyet eşitliğini kesen alanlarda çalışan aktivistlerin deneyimlerini öğrenmek, afet ve iklim değişikliğine karşı ortak duruş geliştirebilmek ve afet politikalarında toplumsal cinsiyet eşitliğini ana akımlaştırmak için kamuoyunda gündem oluşturabilmek amacıyla gerçekleştiriliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/20/afet-ve-otesi-afet-ve-acil-durumlarda-toplumsal-cinsiyet-esitligi-diyalog-toplantisi/">Afet ve Ötesi: Afet ve Acil Durumlarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Diyalog Toplantısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Depremden etkilenen 11 ilde ve ayrıca afetten etkilenen kişilerin yoğun olarak göç ettiği illerde faaliyet gösteren STK’lar ve depremzede kadınlardan oluşan 20 temsilci ile “afet politikalarında cinsiyet eşitliğini sağlayın!&#8221; temalı ortak bir metin kamuoyu ile paylaşılarak afetlerden etkilenen kadınların seslerinin duyurulmasına katkı sağlanacaktır.</span></p>
<p><b>*Diyalog toplantısı programı 14-15 Ekim 2023 tarihleri arasında yüz yüze İzmir’de gerçekleştirilecektir.</b></p>
<h5><b>Kimler Katılabilir?</b></h5>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımını benimseyen, </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Afet ve sonrası dönemde kadınlar başta olmak  üzere dezavantajlı gruplarla aktif çalışma yürütmüş/yürütüyor olan, </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Toplantı sonrasında hazırlanacak görsel ve işitsel çıktıların kendi erişim alanlarında yaygınlaştırma motivasyonu olan, </span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Kamu, sivil toplum ve akademi iş birliklerinin sağlanmasına katkı sunabilecek,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Yüz yüze ve online olarak gerçekleştirilecek programlara tam katılım gösterebilecek kişiler.</span></li>
</ul>
<p><b>*</b>Ulaşım, Konaklama ve Yeme-İçme Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı tarafından desteklenmektedir.</p>
<p><b>Başvurular 2 Ekim 2023 zamanına kadar kabul edilecektir. </b></p>
<p><b>Seçilen katılımcılara detaylı bilgi paketi gönderilecektir.</b></p>
<p>Sorularınız için<b> kadinliderlertoplulugu35@gmail.com </b>adresine mail atabilirsiniz.</p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/12PfjMyIApM_V1hCPm5dsOFJ1xQ3AX1fAdEld_9qaEUU/viewform?edit_requested=true" target="_blank" rel="noopener"><b>Başvuru Formu ve detaylı bilgi için tıklayınız.</b></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/09/20/afet-ve-otesi-afet-ve-acil-durumlarda-toplumsal-cinsiyet-esitligi-diyalog-toplantisi/">Afet ve Ötesi: Afet ve Acil Durumlarda Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Diyalog Toplantısı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dinleme, Diyalog, Dayanışma (3D) Gençlik Festivali Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/18/dinleme-diyalog-dayanisma-3d-genclik-festivali-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 18 Aug 2023 10:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gençlik]]></category>
		<category><![CDATA[Dayanışma]]></category>
		<category><![CDATA[Dinleme]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[gençlik festivali]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84959</guid>

					<description><![CDATA[<p>Odunpazarı Belediyesi ve Eskişehir AB Derneği iş birliği ile 27-29 Ekim tarihlerinde 'Dinleme, Diyalog, Dayanışma (3D) Gençlik Festivali' düzenlenecek. Festival, başta gençler olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin siyasal katılım ve yönetişim bilincini artırmayı hedefliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/18/dinleme-diyalog-dayanisma-3d-genclik-festivali-basliyor/">Dinleme, Diyalog, Dayanışma (3D) Gençlik Festivali Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27-29 Ekim 2023&#8217;de tarihleri arasında Eskişehir’de düzenlenecek olan festivalde çeşitli panel ve atölyeler gerçekleştirilecek. Festivalde STÖ&#8217;ler de stant açarak yürüttükleri çalışmaları festival katılımcıları ile paylaşabilecekler.</p>
<p>Festival programıyla ilgili detaylı bilgi almak için <a href="https://3dfestival.org/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız.</a></p>
<p>Festivale katılmak isteyenler 1 Eylül 2023 saat 18:00’e kadar <a href="mailto:info@3dfestival.org" target="_blank" rel="noopener">info@3dfestival.org</a> veya <a href="mailto:erhanakdemir@eskisehirab.org%C2%A0" target="_blank" rel="noopener">erhanakdemir@eskisehirab.org </a>adresine katılım durumları hakkında bilgilendirme yapabilir.</p>
<p>* Festivale katılacak sivil toplum örgütlerinin seyahat ve konaklama masrafları kendilerine ait olacaktır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/08/18/dinleme-diyalog-dayanisma-3d-genclik-festivali-basliyor/">Dinleme, Diyalog, Dayanışma (3D) Gençlik Festivali Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dindar Kadınlar Siyasetten Ne Bekliyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/22/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 22 May 2023 13:22:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Havle Kadın Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Dindar Kadınlar]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlar Masası]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84074</guid>

					<description><![CDATA[<p>Havle Kadın Derneği ekibi, 30 Nisan 2023 tarihinde 'Kadınların Masası: Dindar Kadınlar Yeni Dönemden Ne Bekliyor?' başlıklı bir etkinlik gerçekleştirdi. Etkinlikte, 100 dindar kadın, farklı partilerden 10 kadın siyasetçi ile buluştu. Bu buluşmadan dindar kadınların yeni dönemden beklentileri, kaygı ve hayalleri çıktı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/22/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor/">Dindar Kadınlar Siyasetten Ne Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-84083 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/havle-kadin-dernegi-640x484.jpg" alt="" width="260" height="197" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/havle-kadin-dernegi-640x484.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/havle-kadin-dernegi.jpg 700w" sizes="(max-width: 260px) 100vw, 260px" />Hak ve özgürlükler mücadelesinin yanı sıra kendilerine yapış(tırıl)an etiket ve kategorileri dönüştürmeye çalışan kadınlar, tam da seçim öncesi kadın siyasetçilere Türkiye siyasetine dair sıkıldıkları, muhatap bulamadıkları sorunları ve taleplerini dile getirdiler. Siyasetçiler, araştırmacılar, sivil toplum çalışanları ve aktivist kadınları bir araya getiren bu etkinlik, farklı olduğu kadar sağlam bir diyalog zemini yarattı.</p>
<p>Toplantıya, CHP, HDP, İyi Parti, Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi, Yeşil Sol Parti ve TİP içerisinde farklı<br />
pozisyonlarda siyaset yapan kadınlar katılım gösterdi.</p>
<h5><strong>&#8221;Türkiye Siyasetinde En Çok &#8216;Sıkıldık&#8217;larımız: Gericilik ve Muhafazakarlık&#8221;</strong></h5>
<p>Dindar kadınların Türkiye&#8217;deki &#8216;gericilik portresi&#8217; olarak görülmesi hatta lanse edilmesi, siyasi muhalefetle karşılıklı bir iletişim kanalı oluşturmayı engelliyor. Tam da bundan duyduğu rahatsızlığı dile getiren bir katılımcı, Türkiye’de gericiden kastın başörtülü kadın olduğunu, bu dilin acil olarak güncellenmesi gerektiğini, çünkü gericiler diye bir savaştan bahsedenlere oy veremeyeceğini söyledi.</p>
<p>Kadınlar, hem hükümetin hem de ana muhalefetin güncel siyasi tartışmalarını dindar ve/veya başörtülü kadınlar üzerinden kurmalarından artık sıkıldıklarını, kendilerini siyasetin kullanışlı bir malzemesi olarak değil, gerçek ve eşit bir muhatabı olarak görmek istediklerini ifade etti.</p>
<p>Bunun yanında pek çok kadın başörtüsü meselesinin artık bir “mesele” olmadığının iddia edilmesine karşı çıktı. Kadınlar, başörtüsünün bir “mesele” olmamasının gerçeklik değil; yalnızca bir “temenni” olduğunu, hatta bizzat başörtülü kadınların temennisi olduğunu fakat henüz bu meselenin tamamıyla kapandığını söylemenin mümkün olmadığını düşünüyor.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class=" wp-image-84085 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor-1.jpg" alt="" width="334" height="156" />Somut, Gerçekçi ve Uygulanabilir Politika Talebi</strong></h5>
<p>Kadınların şiddet, bakım yükü, çalışma hayatına katılamama, aile baskısı, sosyal ve kamusal hayattan dışlanma, gelecek kaygısı, güvensizlik ve güvencesizlik gibi dertleri var. Dolayısıyla bu dertlerin çözümüne yönelik somut, gerçekçi ve uygulanabilir politikaları duyma talebi dile getirildi.</p>
<h5><strong>&#8220;Makbul&#8221; Dindar Kadınlar veya Makbul Ol(a)mayanlar</strong></h5>
<p>Kadınların bir diğer altını çizdikleri husus, &#8216;makbul&#8217; olmak ve olmamak olarak ayrıştırılmaları noktasıydı. Başörtülü olmak makbul kadın ve makbul vatandaş olmakla eşleştiği için bunun başörtülü kadınlar ile LGBTİ+’ları karşı karşıya getirebildiği belirtildi. Ancak katılımcıların bir kısmı dindar ve/veya başörtülü olmak ile LGBTİ+ kimliğinin birbirini mutlak bir şekilde dışlamadığını, inançlı ve dindar LGBTİ+ kadınların bu ikiliği aştığını dile getirdi. Kadınlar, inançları ve kimlikleri arasında bir tercih yapmak zorunda bırakıldıklarını ifade ederken, çeşitliliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve LGBTİ+’ların menfaatleri ile dindar kadınların menfaatlerinin mutlak bir şekilde<br />
çeliştiği düşüncesine dayanan kutuplaştırıcı siyasetin değişmesini arzu ettiklerini ilettiler.</p>
<h5>Dindar Kadınlar Yeni Dönemden Ne Bekliyor?</h5>
<p>Toplantıda kadınlar farklı siyasi parti ve ittifakların seçim bildirgelerinden derlenmiş 30 vaadi kimin vaat ettiğini bilmeden puanladılar. Bu oylamada kadınların favori vaatleri şunlar oldu:</p>
<ul>
<li>Millet İttifakı’nın ev kadınlarına emeklilik vaadi, her mahalleye kreş vaadi, 7/24 çalışacak Genç Destek Hattı ve Genç Kart vaatleri</li>
<li>CHP’nin boşanma sonrası yoksulluğun hafifletilmesine yarayacak Yeni Başlangıçlar Fonu vaadi</li>
<li>AK Parti’nin ev içindeki sorumlulukların orantısız bir şekilde kadınların omzunda olmasına karşı erkeklerin ev içindeki rollerini arttıracak teşvikler sunma vaadi ve gençlerin sosyal hayatını canlandırmaya yönelik ekonomik destek vaatleri</li>
<li>Yeşil Sol Parti’nin din ve inanç özgürlüğünün yasal teminat altına alınmasına ilişkin vaatleri ve inançlara yönelik ayrımcılığa karşı Nefret Suçu Yasasının hayata geçeceği vaadi</li>
</ul>
<p><a href="https://www.sivilsayfalar.org/raporlar/havle-kadin-dernegi-kadinlarin-masasi-dindar-kadinlar-yeni-donemden-ne-bekliyor/" target="_blank" rel="noopener">Etkinlik raporunun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.</a></p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="155" height="89" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/22/dindar-kadinlar-siyasetten-ne-bekliyor/">Dindar Kadınlar Siyasetten Ne Bekliyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Hakları Modülleri Tanıtım Toplantısı Başvuruları Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/18/insan-haklari-modulleri-tanitim-toplantisi-basvurulari-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 May 2023 08:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan Hakları Modülleri]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84048</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haklar Projesi, sivil toplum örgütleri arasında insan hakları üzerine diyalog ve öğrenme ortaklıkları kurulmasını kolaylaşmasını sağlamak amacıyla online olarak düzenleyecekleri İnsan Hakları Modülleri Tanıtım Toplantısına davet ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/18/insan-haklari-modulleri-tanitim-toplantisi-basvurulari-acildi/">İnsan Hakları Modülleri Tanıtım Toplantısı Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kısa adı “Haklar Projesi” olan “Kırılgan Gruplardan Gençlerin İnsan Haklarını Geliştirmek İçin Üniversite Gençliğinin Güçlendirilmesi” projesi, Avrupa Birliği’nin Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı (DIHAA) programı kapsamında, ayrımcılık ve insan hakları bağlamında üniversite öğrencilerinin güçlendirilmesini amaçlıyor.</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Gençlik Servisleri Merkezi Derneği (GSM), Mardin Ortak Kadın İşbirliği Derneği (MOKİD) ve Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı tarafından yürütülen proje, çevrim içi ve yüz yüze etkinlikler yoluyla eşitlik ve sıfır ayrımcılık temelinde 18-25 yaş grubu üniversite öğrencileri arasında bağ kurmayı, toplumda insan hakları kültürünün gelişmesini ve gençlerin seslerini duyurabilmeleri için demokratik alanlar oluşturmayı hedefliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sıfır ayrımcılık ve insan hakları bağlamında üniversite öğrencilerinin güçlendirilmesini amaçlayan Haklar Projesi, toplumda insan hakları kültürünün gelişmesi ve yaygınlaşması amacıyla gençlerle birlikte çalışmalar yürütüyor, seslerinin duyulabilmesi için onlara demokratik alanlar yaratıyor. Proje, insan hakları kültürünün en geniş toplum kesimleri tarafından benimsenmesi açısından sivil toplum örgütlerini de dâhil ederek aralarında diyalog ve öğrenme ortaklıkları kurulmasını amaçlıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Toplantıya sivil toplum örgütleri temsilcileri, üniversite öğrenci toplulukları temsilcileri ve bireysel aktivistler katılabilirler. Bu toplantıların devamında STÖ&#8217;lere yönelik olarak İnsan Hakları Eğitici Eğitimi Programı düzenlenecektir.</span></p>
<p><b>Tanıtım Toplantıları Tarihi ve Saati:</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">24 Mayıs Çarşamba 2023 -19.00 &#8211; 20.30</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">26 Mayıs Cuma 2023 -19.00 &#8211; 20.30</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">31 Mayıs Çarşamba 2023 -19.00 &#8211; 20.30</span></p>
<p><b>Son Başvuru Tarihi: </b><span style="font-weight: 400;">30 Mayıs Salı 2023 -17.30</span></p>
<p><b>1) Bilişsel Modüller</b><b><br />
</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">&#8211; Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve çocuk yaşta evlilikler bağlamında ‘Kadın Hakları’</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Kişilerin insan hakları ve nefret suçları bağlamında ‘LGBT+ Hakları’,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Nefret söylemi bağlamında ‘Din/İnanç Gruplarının İnsan Hakları’,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Politika değişikliği için ‘Ağ Oluşturma, İzleme ve Savunuculuk Hakkı’,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>2) Psikososyal Modüller</b><b><br />
</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">&#8211; Kadın Hakları ve Sanat,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; LGBTİ+ Hakları ve Sanat</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Ağ Oluşturma, İzleme ve Savunuculuk Hakkı ve Sanat,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Din/İnanç Gruplarının İnsan Hakları ve Sanat,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><b>3) İnsan Haklar Eğitici Eğitimi Modülü</b><b><br />
</b><b><br />
</b><span style="font-weight: 400;">Toplantı tarihlerinden size en uygun olan tarihi seçebilirsiniz. Toplantıya her STÖ&#8217;den 2 temsilcinin katılması önerilir. Toplantıya katılım için başvuru formunu doldurmanız yeterli olacaktır.</span></p>
<p><b>Başvuru Formuna</b><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSdmKaGzXPEqkZHRulUUofczb9rJo0PAIEDPElBYSgP_NSPvDA/viewform"><b> buradan ulaşabilirsiniz.</b></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/18/insan-haklari-modulleri-tanitim-toplantisi-basvurulari-acildi/">İnsan Hakları Modülleri Tanıtım Toplantısı Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Demokrasi için Mecburi Adım: Etkili Sivil Toplum</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/11/demokrasi-icin-mecburi-adim-etkili-sivil-toplum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 11 May 2023 12:33:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[YADA]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[görünürlük]]></category>
		<category><![CDATA[iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[katılım]]></category>
		<category><![CDATA[Katılımcı Demokrasi için Etkili Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[kaynak]]></category>
		<category><![CDATA[Meydan buluşmaları]]></category>
		<category><![CDATA[özdenetim]]></category>
		<category><![CDATA[şeffaflık]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[YADA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84008</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplumun karar mekanizmalarına katılımını güçlendirmek için etki ve diyaloğu merkeze alarak farklı çalışmalar yapan YADA Vakfı, Türkiye sivil toplumunun tecrübe ettiği ortak sorunları ve bunlara ürettiği çözüm önerilerini 10 başlıkta bir araya getirdi. Sivil toplumun değişim talep ettiği; özgürlük, itibar, akreditasyon, kaynak, katılım ve iş birliği, standardizasyon, şeffaflık, görünürlük, özdenetim ve gönüllülük konularını içeren sorunlar ve çözüm önerilerinin siyasilere aktarılması hedefleniyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/11/demokrasi-icin-mecburi-adim-etkili-sivil-toplum/">Demokrasi için Mecburi Adım: Etkili Sivil Toplum</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84009 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/yada-vakfi-640x291.jpg" alt="YADA Vakfı" width="332" height="151" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/yada-vakfi-640x291.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/yada-vakfi.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 332px) 100vw, 332px" />YADA Vakfı, Türkiye’de gerçekleşen değişim ve dönüşüm sonrasında gelinen noktada tüm siyasi aktörlere seslenen, sivil toplumun kendine özgü ve temalardan azade dertlerini konuşan bir alanın eksikliğinden yola çıkarak </span><b>Katılımcı Demokrasi için Etkili Sivil Toplum</b> <span style="font-weight: 400;">projesini hayata geçirdi. Buradan hareketle YADA, akademi ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturdu ve grupta yer alan uzmanlarla birlikte etkili bir sivil toplumun inşası için çeşitli çalışmalar yürüttü. Bu çalışmalar kapsamında YADA ve çalışma grubu, Türkiye’nin farklı illerinden 100’e yakın sivil toplum temsilcisiyle bir araya geldi. </span><span style="font-weight: 400;">YADA’nın organize ettiği Katılımcı Demokrasi için Etkili Sivil Toplum çağrılı </span><b>Meydan</b><span style="font-weight: 400;"> buluşmalarında, sivil toplumun yaşadığı mevcut sorunlar ve sorunların çözümlerine yönelik adımlar üzerine tartışıldı. İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da çeşitli alanlarda çalışan ve farklı arka planlara sahip 100’e yakın sivil toplum temsilcisiyle yüz yüze gerçekleştirilen toplantılar sonrası, sorunlar ve sorunların çözümlerine yönelik öneriler 10 başlık altında toplandı. </span><span style="font-weight: 400;">Buradan elde edilen çıktılar önümüzdeki aylarda ilgili siyasi aktörlere ve kamu kurumlarına ulaştırılacak. </span></p>
<h5><b>Etkili Bir Sivil Toplum için Atılması Gereken Öncelikli 10 Adım</b></h5>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84012 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-1-640x640.jpg" alt="" width="324" height="324" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-1-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-1-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-1.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 324px) 100vw, 324px" />1. Özgürlük: </b><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun etkisinin artırılmasında başat konu olarak ifade ve toplanma özgürlüğüne yönelik kapsayıcı düzenlemeler yapılmalı.</span></p>
<p><b>2. İtibar: </b><span style="font-weight: 400;">Sivil toplumun itibar iadesine ihtiyacı var. Siyasetin, sivil toplumu araçsallaştırmadan, sivil toplumun sivilliğine vurgu yaparak ilişkilenmesi ve mesafesini ifade etmesi gerekiyor.</span></p>
<p><b>3. Akreditasyon: </b><span style="font-weight: 400;">&#8220;Kime sivil toplum diyoruz?&#8221; sorusunun yanıtındaki muğlaklık giderilmeli. Kurumların değerlendirmelerinde bağımsız, etki odaklı bir akreditasyon sistemi oluşturulmalı. </span></p>
<p><b>4. Kaynak: </b><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum, vergi yükü gibi mevcut yasal bağlayıcılıklar nedeniyle kurumsal varlığının başlangıcından itibaren finansal bir yük altında. </span><span style="font-weight: 400;"> Sivil toplumun bağış toplamasındaki ve kaynak yönetmesindeki zorlu bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması gerekiyor.</span></p>
<p><b>5. Katılım ve iş birliği: </b><span style="font-weight: 400;">Karar vericilerin, politika hazırlarken sivil toplumu ve önerilerini kapsayıcı bir şekilde dikkate alması gerekiyor. Bununla ilgili prosedürlerin şeffaf olması, farklı politik yaklaşımlara sahip olma ve farklı yerellerde faaliyet gösterme gibi özelliklerin gözetilmesi gerekiyor.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84011 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-640x640.jpg" alt="etkili sivil toplum için 10 adım" width="318" height="318" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/sivil-toplum-icin-10-adim.jpg 700w" sizes="auto, (max-width: 318px) 100vw, 318px" />6. Standardizasyon: </b><span style="font-weight: 400;">Kamu kurumlarının, özelde de Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’nün sivil topluma yönelik aldığı tutum ve yaklaşım her ilde farklılık gösteriyor. Kamu-sivil toplum arasındaki ilişki ve işleyişin standart hale gelmesi gerekiyor.</span></p>
<p><b>7. Şeffaflık:</b><span style="font-weight: 400;"> Devletin her türlü tematik alanda attığı adımları ve tasarruflarını raporladığı, özelde de sahada topladığı verileri sivil toplumla, sivil toplumun özgürce tüm faaliyetlerini şeffaf bir şekilde toplumla paylaşacağı bir ortam yaratılması gerekiyor. </span></p>
<p><b>8. Görünürlük</b><span style="font-weight: 400;">: Kamu spotları gibi kaynaklar başta olmak üzere tüm devlet elindeki yaygınlaştırma kaynaklarının sivil toplum tarafından kullanılmasının teşvik edilmesi gerekiyor.</span></p>
<p><b>9. Özdenetim:</b><span style="font-weight: 400;"> Sivil toplum devleti kendisini denetleyen bir kurum olarak görüyor. Halbuki denetim özdenetim olmalı, sivil toplum kendi denetiminde sorumlu ve söz hakkı sahibi olmalı.</span></p>
<p><b>10. Gönüllülük:</b><span style="font-weight: 400;"> Sivil toplumun gönüllülere ihtiyacı var. Bunun için de hem sivil toplumun itibarının iadesi hem de aktif yurttaşlığın desteklenmesi gerekiyor.</span></p>
<p><em><b>YADA Vakfı Hakkında:</b></em></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">2004 yılında kurulan YADA Vakfı (Yaşama Dair Vakıf), sivil toplumun; yurttaşların kanaatlerini, hükümetlerin, siyasetin, kamu yönetiminin ve özel sektörün kararlarını etkileyen kuruluşlar olmasına katkıda bulunmaya çalışıyor. YADA uzun yıllardır, müzakere edilebilir bir sivil toplum anlayışının gerekliliğine inanıyor ve toplumsal grupların diğerleri ve karşıtlarıyla iletişim kurabileceği, müzakere edebileceği, iş birliği yapabileceği bir kamusal hayatın inşası için düşünüyor, tasarlıyor ve üretiyor. Bunun için sivil toplum dünyasını bir araştırma ve uygulama alanı olarak ele alıyor, sivil toplum ve STK’lar üzerine araştırmalar yaparak bilgi üretiyor, üretilen bilgiyi STK’lar için kullanışlı hale getiriyor. Bir yandan toplumsal tecrübenin bilgisini üretirken diğer yandan sivil toplumu, yurttaşlar ve karar vericiler için daha görünür ve etkili kılacak araçlar, modeller tasarlıyor, yeni diyalog, müzakere ve iş birliği modellerini hayata geçirebilmek için çalışıyor.</span></em></p>
<p><strong><em>Meydan Buluşmaları Hakkında:</em></strong></p>
<p><em><span style="font-weight: 400;">YADA vakfı, Meydan buluşmalarını uzun yıllar yaptığı araştırmalar ve gözlemler sonucunda tespit ettiği sivil toplumun kendi içine kapanma halini aşmak için ortak paylaşım ve çalışma alanları yaratarak diyalog ve müzakere zemini hazırlamak amacıyla geliştirdi. Türkiye sivil toplumunun kutuplaşmanın yansıması olan bu sorunun üstesinden gelmek için geliştirilen Meydan buluşmalarıyla; Türkiye sivil toplumunun kutuplaşmaya verdiği katkı ile yüzleşmesini sağlayacak, diğerinden daha fazla hak iddia etmeden ve diğerini kendine benzetmeye çalışmadan konuşabileceği, demokratik bir müzakere ortamını yaratmak hedefleniyor. </span></em></p>
<p><em><a href="http://www.meydanda.org"><span style="font-weight: 400;">www.meydanda.org</span></a><span style="font-weight: 400;"> </span></em></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-84087 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2023/05/FES-LOGO_20mm.jpg" alt="FES logo" width="155" height="89" /><em>&#8216;Bu içerik <a href="https://turkey.fes.de/" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://turkey.fes.de/&amp;source=gmail&amp;ust=1684839228399000&amp;usg=AOvVaw1sCsJbBGxW_mzdEq6NETNm">Friedrich-Ebert-<wbr />Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği </a>desteği ile hazırlanmıştır ve derneğin görüş veya tutumunu yansıtmaz. Sayfadaki içerikten sadece Sivil Sayfalar sorumludur.&#8217;</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/11/demokrasi-icin-mecburi-adim-etkili-sivil-toplum/">Demokrasi için Mecburi Adım: Etkili Sivil Toplum</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Etki İçin Diyalog Bugün Neden Daha Önemli?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/01/etki-icin-diyalog-bugun-neden-daha-onemli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ceylan Özünel]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 10:45:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog Haritalaması]]></category>
		<category><![CDATA[güçlendirilmiş parlamenter sistem]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[STK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81335</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bugün Türkiye’nin genel fotoğrafına baktığımızda hepimiz, önümüzde demokrasinin yeniden tesisi, eşitsizliklerin giderilmesi, yoksulluk ve iklim krizi gibi meselelerde kritik bir eşiğe geldiğimizin farkındayız. Bu sorunları artık tek bir kurumun veya aktörün çözemeyeceğini, bize yani sivil topluma eskisinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu da biliyoruz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/01/etki-icin-diyalog-bugun-neden-daha-onemli/">Etki İçin Diyalog Bugün Neden Daha Önemli?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Hepimizin toplumsal ve çevresel meseleler için çözüm üretmeye çalıştığı bu atmosferde sivil toplum ve toplumun farklı kesimleri arasındaki diyaloğun güçlenmesi kadar bu paydaşların karar vericilerle olan diyaloğunun güçlenmesi de her zamankinden daha önemli hale geldi. Bu yazıda hem yakın zamanda yürüttüğümüz “</span><a href="https://yada.org.tr/yayinlar/diyalog-haritalama-arastirmasi/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Diyalog Haritalaması</span></a><span style="font-weight: 400;">” araştırmasından elde ettiğimiz bulgulara hem de bundan sonra “etki” için nasıl modeller kurabileceğimize değinmek istiyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzun yıllardır sivil toplumun kendi arasında ve diğer paydaşlarla kurduğu diyaloğun daha etkin olabilmesi adına çalışan bir kurum olan YADA olarak, bugüne kadar farklı arka planlara ve dünya görüşlerine sahip paydaşlar arasındaki diyaloğun güçlenmesi için birçok çalışma yürüttük. STK’ların kendi arasında ve diğer paydaşlarla kurduğu diyaloğu irdelediğimiz Diyalog Haritalaması araştırması bu çalışmalardan biri. Bu araştırmada, bulgularımızı Sivil Toplum Diyaloğu, Sivil Toplum – Kamu Yönetimi Diyaloğu ve Sivil Toplum – Özel Sektör Diyaloğu olmak üzere üç başlık altında ele aldık. STK’ların diğer STK’ları nasıl algıladığının yanı sıra, kendi alanında çalışan diğer sivil aktörleri nasıl ve neye göre kümelediği ve sivil alanı tariflerken en yaygın kullandıkları tasnifleri de analiz ettik. Bununla birlikte, bulgularımızın ışığında diyaloğun önündeki engeller ve diyaloğu mümkün kılan etmenlere odaklandık. </span></p>
<h5><b>Sivil Toplumun Kendi Arasında Diyalog Kurabilmesi İçin Üç Dikotomi Belirleyici</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">8 tematik alanda (kadın, çocuk, çevre, mülteci/insani yardım, eğitim, kent, sivil toplum çalışan ve düşünce kuruluşları ile insan hakları) faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıyla derinlemesine görüşmeler yaparak elde ettiğimiz niteliksel bulgular bize, tüm kategorilerde faaliyet gösteren STK’ların Türkiye sivil toplumunu tarif ederken üç dikotomiye başvurduğunu gösteriyor. Bunları 1) Hak Temelli</span> <span style="font-weight: 400;">– Yardım Temelli Dikotomisi, 2) Muhafazakârlık – Sekülerlik Dikotomisi ve 3) Yanlılık-Tarafsızlık Dikotomisi (politik dikotomi) olarak tanımlamak mümkün. Bu dikotomiler STK’lar arasında algısal düzeyde bir hiyerarşi yaratıyor. Bir STK kendini bu tanımlamaların hangi tarafında gördüğüne bağlı olarak kendisine benzemeyeni çoğu zaman bir STK olarak bile tanımlamıyor. Bu da bize Türkiye sivil toplumunun yıllardır aldığı darbelere rağmen hala siyasi kutuplaşmanın etkisinde olduğunu gösteriyor. Başka bir deyişle, sivil toplumun; hükümetlerin, karar vericilerin, siyasetin kararlarını etkileyen bir yapıda olması gerekirken, daha ziyade siyasetin sivil toplumu etkilediği bir atmosferle karşı karşıyayız. Bu durumun, özellikle önümüzdeki seçim dönemine girdiğimiz bugünlerde sivil toplum olarak üzerine daha çok eğilmemiz gereken olgulardan biri olduğunu düşünüyorum. </span></p>
<h5><b>STK’lar Arası Diyalog Arzusu Artıyor Ancak Halen Fiiliyata geçmemiş Durumda</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Aynı alanda faaliyet gösteren STK’lar arasındaki birlikte çalışma yaklaşımının, önceki yıllarda yaptığımız “</span><a href="https://yada.org.tr/yayinlar/sivil-toplum-kuruluslarina-yonelik-algi-ve-yaklasimlar/" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplum Kuruluşlarına Yönelik Algı ve Yaklaşımlar</span></a><span style="font-weight: 400;">” araştırma bulgularına kıyasla daha olumlu olduğunu söyleyebiliriz ancak bugüne kadar gerçekleştirilen temaslar hala düşük seviyede. Başka bir deyişle, STK’lar arası diyalog arzusu artmış, ancak halen fiiliyata geçmemiş durumda.</span> <span style="font-weight: 400;">Arzunun pratikte henüz bir karşılığı yok fakat söylemsel düzeyde diğer STK’larla bir araya gelmeye olumlu bakılıyor. Öte yandan, STK’lar kendisinden farklı temalarda çalışan diğer STK’larla bir araya gelme fikrine oldukça muğlak yaklaşıyor. Aynı faaliyet alanında bulunmamak, belli STK’larla bir araya gelmemenin meşru sebebi olarak öne sürülüyor. Diyaloğun ve temasların kurulduğu alanlar STK’ların faaliyet alanı ve çalışma konusu ile sınırlanıyor. Yukarıda bahsedilen dikotomilere referansla STK’ların kendisini bu skalaların neresinde gördüğüne bağlı olarak bu sınır iyice daralıyor. Halbuki, bugün eşitsizlik, yoksulluk, iklim krizi gibi toplumun her kesimini derinden etkileyen sorunları düşündüğümüzde, farklı alanlarda/temalarda çalışmak diyaloğun önünde bir engel olmaktan ziyade etkin bir diyalog için önemli bir zemin yaratıyor. Bu bağlamda, sivil toplumun formal, enformal, ulusal, yerel tüm yapılarının bu çatı meseleler etrafında bir araya gelmesine, her yapının kendi çalışma alanıyla bu tür temel meseleler arasında güçlü bir bağ kurmasına her zamankinden daha çok ihtiyaç var.</span></p>
<h5><b>Yeni Modellerle, Kararları Etkileyebilecek Zeminler Hala Var</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların söylemsel düzeyde olsa da farklılıklarla diyaloğa daha açık hale gelmesi önemli bir adım. Belli meseleler etrafında farklı görüşteki STK’ları bir araya getirdiğimiz birçok etkinlikte, aslında sivil toplum gönüllüleri veya profesyonellerinin bireysel olarak diyaloğa açık olurken, kurumsal olarak bir arada bulunmaya yanaşmadığını gördük. Kendisini yukarıda bahsedilen dikotomilerin bir tarafında gören kurumlar diğer tarafta gördükleri kurumlarla isteseler de bir arada olmaktan hele de iş birliği yapmaktan oldukça çekiniyor. Bu duruma, sivil toplum alanında çalışan kişilerin yönetim kurullarını ikna etmekten, hitap ettikleri hedef gruplara karşı gösterdikleri politik tutumlarındaki çekincelerine kadar birçok etmen sebep oluyor. Bunu dikkate alarak, değişim arzusu içerisinde olan bu bireylerin çabalarını bir araya getirmek ve meselelerin savunuculuğunu yapmak yeni bir model olabilir. Peki böyle bir modelle kimi ve hangi kararları etkileyebiliriz? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmamızdan elde ettiğimiz bulgular, STK’ların karar mekanizmalarıyla ilişkilerini değerlendirdiğinde belediyelerin ve bakanlıkların ortalama %74 ile STK’ların en çok ilişki kurdukları kurumlar olduğunu gösteriyor. Karar mekanizmalarının daha merkezi kurumlarıyla diyalog azalıyor, bir başka deyişle STK’lar merkezi karar mekanizmalarının kapılarının kendilerine kapalı olduğunu ifade ediyor. Öte yandan, araştırma kapsamında görüşülen STK’ların genel anlamda siyasi partilerle diyaloğa açık olduğu görülüyor. Görüşülen STK’ların %70’inden çoğu siyasi partilerle diyaloğa açık olduğunu belirtirken, yaklaşık %11’i diyaloğa kapalı olduğunu ifade ediyor. Bununla birlikte, siyasi partilerle kurulan ilişkiler çoğu zaman çok meşru karşılanmıyor. Meşruiyeti kuran temel pratik “tek bir siyasi parti” değil “tüm siyasi partiler ile” diyalogda kalmak, hepsine erişmeye çalışmak. İlişki veya diyalog kurduğunu ifade eden kuruluşlar, “tüm siyasi partilere kapımız açık” notu ile iş birliği potansiyellerini ifade ediyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu noktada, özellikle de önümüzdeki seçim sürecinde sivil toplumun saha bilgisine ve uzmanlığına daha çok ihtiyaç duyan siyasi partilerin kararlarını, söylemlerini veya vaatlerini etkilemek, sivil toplum için yeni bir karar zemini olabilir. Bunu, geçtiğimiz aylarda altı siyasi partinin bir araya gelerek Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakat metni oluştururken bazı sivil inisiyatiflerin ve sivil toplum profesyonellerinin mutabakat metnine etki ettiğinde görmüştük. Demek ki sivil toplumun gayet meşru bir zeminde siyasi partileri etkilemesi mümkün. Öyleyse, sivil toplum kuruluşlarının kurumsal çekincelerini dikkate alarak, bu alana katkı veren bireylerin siyaseti etkileyebileceği yeni bir diyalog ve müzakere modelini hayata geçirmek için çalışmaları hızlandırmaya ihtiyacımız var. </span></p>
<p><em>Görsel: JO IMPERIO</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/07/01/etki-icin-diyalog-bugun-neden-daha-onemli/">Etki İçin Diyalog Bugün Neden Daha Önemli?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Alanda Diyalog ve İş Birliği&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 Apr 2022 09:03:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[iş birliği]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumun Geleceği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=80072</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum temsilcileri, sivil alanda diyalog ve iş birliğinin yeterli olmadığı noktasında ortaklaşırken; kadın ve ekoloji alanındaki kuruluşların bu anlamda daha etkili uygulamalar yaptığı kaydediliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/">Sivil Alanda Diyalog ve İş Birliği&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplumun Geleceği projesi kapsamında hazırlanan bu analiz, sivil toplumun kendi içinde başta olmak üzere diyalog ve iş birliği noktasındaki mevcut durumunu, yaşanan sorunların sebepleri ve çözümü noktasındaki yaklaşımları ortaya koymak amacıyla hazırlandı. Sivil Toplum İhtiyaç ve Motivasyon Araştırması nitel bölümündeki görüşmeler, akademik yayın ve saha gözlemlerinden edinilen verilere göre; sivil alanda diyalog ve iş birliği yetersiz görülmekle birlikte bu konuda önemli adımlar da atılıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Değerlendirmelerde, sivil toplum aktörlerinin kendi aralarındaki diyalog ve iş birliğini yetersiz bulduğu gözleniyor. Bu yetersizliğin sebeplerinin bazılarının sivil toplumdan kaynaklanan yapısal sorunlar bazılarının ise; mevcut siyasi ortam ve kutuplaşmayla oluştuğu kaydediliyor. YADA Vakfı’nın 2005 yılında yaptığı araştırmada diyalog ve işbirliğinin önündeki engeller arasında yer alan tematik ve ideolojik kapanmaların sivil alanda halen hissedildiği de görüşmelere yansıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye toplumunun tarihten ve gelenekten bugüne taşıdığı yardımlaşma, dayanışma ve gönüllülük kültürünün, sivil toplum kuruluşlarının diyalog ve iş birliğini besleyen önemli unsurlardan biri olduğu ifade belirtilirken, yukarıda bahsedilen toplumsal kutuplaşma ve siyasallaşmanın bu kültürünün etkisini zayıflattığı ve bunun sivil alanda yaşanan önemli problemlerden biri olduğu vurgulanıyor. Diyalogsuzluğun “öteki”yle sınırlı kalmadığı, aynı düşünce çizgisinde olan ve aynı amaca yönelik faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları arasında da diyalog ve iş birliğinin yetersiz olduğundan şikâyet ediliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Değerlendirmelerde diyalog ve iş birliğinin önündeki engellerle ilgili şu unsurlar ön planda ele alınıyor:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Mücadele alanının geniş, ihtiyacın fazla olduğu bir vasatta, az sayıdaki gönüllünün her probleme yetişmek için oradan oraya koşturmaktan bitap düştüğü, daha çok günü kurtarmaya, hayatta kalmaya yönelik çalışmalar yürüttüğü, dolayısıyla kafasını kaldırıp etrafta kimler var diye bakamadığı ifade ediliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Baskı ikliminden “önce kendi örgütümü koruyayım” refleksi oluşturduğu bu sebeple her kuruluşun kendi projesine odaklandığı, az sayıdaki insan kaynağının ancak buna yettiği dile getiriliyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kuruluşlarının büyükşehirlerde kümelendiği, yerelle iletişimin ve ilişkilerin zayıf olduğu, İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerdeki sivil toplumcuların yereldeki kuruluşlarla kapsayıcı çalışmalar üretmedikleri ve ilişkinin belli kurumlarla sınırlı kaldığı kaydediliyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Fon, nüfuz ve itibar paylaşımında rekabetçi davranıldığı, birbirinin eksiğini tamamlamada, zayıf yönlerini güçlendirmede, bilgi ve tecrübe paylaşımında çekimser davranıldığından şikâyet ediliyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Farklı sivil toplum kuruluşlarının bir araya geldiği platformlarda her kuruluşun kendi ‘propagandasını’ yapmaya odaklandığından, sadece başarılarını anlattığından, eksik ya da zayıf yanlarını dile getirip destek talebinde bulunmadığından yakınılırken, bu tutumlardan dolayı toplantıların verimsiz geçtiği, ortaya bir sinerji çıkmadığı vurgulanıyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kutuplaşmanın ve siyasallaşmanın da etkisiyle “hakkaniyetten uzak bir tutumla”, “öteki”nin yaptığı iyi, doğru faaliyetlere bile olumsuz yaklaşıldığı, kendi dışındaki bakış açılarını anlamak, fikri müzakere etmek yerine kalıplaşmış yargılarla harekete geçildiği; “ötekilerini eleştirmede cömert davrananların, özeleştiride cimrileştiği” dile getiriliyor. </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Yine siyasal ve toplumsal kutuplaşmanın bir sonucu olarak sivil toplumun iktidara yakın ya da muhalif olarak segmentasyona uğradığı, kutuplaştığı; her kesimle konuşan STK sayısının giderek azaldığı ifade ediliyor. Sivil toplum kuruluşu olmak, sivil toplum özgürlüklerini savunmak bakımından da bir araya gelinemediğinden yakınılıyor.  </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Zaman zaman tematik iş birlikleri gerçekleşse bile, bu birlikteliklerin bir süre sonra gettolaşmaya dönüştüğü söyleniyor.</span></li>
</ul>
<h5><b>İş Birliğinde İyi Örnekler: Kadın Hakları ve Ekoloji</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle kadın hakları ve çevre konuları üzerine çalışan sivil toplum kuruluşlarının daha güçlü bir dayanışma içinde oldukları kaydediliyor. Eşik Platformu, Denge Denetleme Ağı, İvme Hareketi, Afet Platformu, Gönüllülük Komitesi, Gençlik Örgütleri Forumu, Türkiye Çevre Platformu, Zehirsiz Sofralar Ağı, Temiz Hava Hakkı gibi oluşumlar işbirliği alanında iyi örnekler olarak gösteriliyor. Değerlendirmelerde; sivil toplumun politika oluşturma, politika içeriklerini zenginleştirme, karar mekanizmalarını ve toplumu etkilemek için kendi içinde daha sağlam ilişkilere ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor. Sivil toplum temsilcilerinin, akademi ve kanaat önderlerinin etkili diyalog ve işbirliği için yapılması gerekenlerle ilgili dile getirdiği çözüm önerileri şunlar:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum örgütlerinin yönetimleri daha paylaşımcı, daha iş birliğine açık olabilmeli. Daha çok iş birliği yapabilmeli. “Benim olsun, küçük olsun” zihniyetinden uzaklaşılmalı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum kendi otonomisini yitirmemeli; siyaset ve kamuyla ilişkilerinde bağımsızlığını gözetmeli, şeffaf ve hesap verebilirlik ilkelerine uygun hareket etmeli</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Kaynak noktasındaki sorunlar için hem insan hem de maddi kaynak noktasında yeni iş birliği modelleri oluşturmalı, bu konularda destek ve dayanışmaya açık olmalı</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Birbirini dinleme, anlama konusunda daha fazla efor sarf etmeli; bu amaca yönelik ortak sempozyumlar, paneller, workshoplar düzenlenmeli.</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Alandaki birikimin kümülatif sinerjiye dönüşebilmesi için proje geliştirirken, konu başlığı ile ilgili daha evvel yapılan çalışmalar araştırılmalı, üretilen çıktılardan yararlanılmalı ve eksik kalan noktalara odaklanılmalı.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Sonuç olarak, toplumla, kamuyla ve diğer kuruluşlarla diyalog kanallarının açık tutulması ve etkileşim sağlanması, karşılıklı güvenin tesisi sivil toplumu daha güçlü kılacaktır. Dayanışma ve diyalog güç birliğini ve iş birliğini temin edecektir. Bu anlamda hem diğer kuruluşların birikiminden ve tecrübesinden faydalanmak hem de bağımsızlığı korumak için siyasi, coğrafi ve sektörel sınırları aşan ağlar oluşturulmasının önemi belirginleşiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/">Sivil Alanda Diyalog ve İş Birliği&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2022/04/05/sivil-alanda-diyalog-ve-is-birligi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Arada Yaşamak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/06/bir-arada-yasamak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Veli]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 06 Oct 2021 08:14:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[bir arada yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çokkültürlülük]]></category>
		<category><![CDATA[Diyalog]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum diyaloğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74792</guid>

					<description><![CDATA[<p>'Toplumun ortalamasını temsil eden' bir sivil toplum arayışı içindeyiz. O halde; 'aidiyet ve dayanışma' noktasında raporlarda değinilen 'farklı yaklaşımları konuşmak ve kararın bir parçası yapmak' sivil toplumun önemli bir misyonu olmalı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/06/bir-arada-yasamak/">Bir Arada Yaşamak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Bir arada yaşamak konusunda zemin oluşturan çalışmalar ve araştırmalar bize neler öğretti? Sivil toplumun zeminini yeniden şekillendirecek bu öğrenme, zamanda &#8216;bir&#8217;lik ve mekanda &#8216;beraberlik&#8217; olgusuna vurgu yapıyor. Ülke örnekleriyle konuya ışık tutan raporlar incelendiğinde; &#8216;bir arada yaşamın hem tanımayı hem uzlaşıyı&#8217; zorunlu hale getirdiği gözlemleniyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplum Diyalogu Programı kapsamında gerçekleştirilen “Türkiye ve AB’de STK’ların Çokkültürlülük Yaklaşımlarının Güçlendirilmesi” projesinde “Bir Arada Yaşam: Birlikte Mümkün” çalışması, Türkiye ve Fransa’da farklı kültür ve kimlik gruplarının bir arada yaşama dair birlikte düşünmek imkanı sundu. Bu çalışma en temelde; önyargılarla etkin ve ortak mücadele, ortak üretimin gerçekleşebileceği alanların belirlenmesi ve farklı grupların ortaklaşan tecrübelerini keşfetmelerine dikkat çekmekte. Diyalog zeminlerini bir arada inşa için önemli bir referans noktası olan bu çalışma şu soruları yeniden sormamıza kapı araladı:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Bir arada yaşam bizim için ne ifade ediyor?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Farklı kurumlarla nasıl diyalog kurarım?</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Birlikte neler yapabiliriz?</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir arada yaşam alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarının kendilerine kurdukları en temel zemin tarih (zamanda birlik) oluyor. Geçmişte, yakın dönemde ve gündelik hayatta yaşanan “hikayelerin dönüştürücü gücü” etkili olmakta. Bu tarihi miras, “farklı kültür ve kimlik gruplarının özgün ihtiyaçlarının dikkate alındığı, ortaklaşan ihtiyaçların keşfedildiği ve görünür hale getirildiği, iş birliği ve diyaloga dayalı mücadeleyi” örnekleyen olaylarla dolu. Bu açıdan “Osman Millet Sistemi” (mekanda beraberlik) modeli olarak yeniden incelenmeli.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Araştırmalar, insanın doğuştan gelen temel haklarını yeniden ilk sıraya alan birlikteliklerin, farklı kültür ve kimlik gruplarının ortak çalışmasına zemin hazırladığını ortaya çıkarıyor. Böylelikle “kısıtlı bir grubun içinde kalmış” ve “çokkültürlülük” kavramına yabancı unsurların daha verimli ve kapsayıcı hale geldiği görülmekte. Bu süreçte hangi kavramlar temelinde bir araya gelinmesi konusu büyük önem taşıyor. “Ayrımcılık ve asimilasyon” adını koymak her koşulda bir gerilim alanı oluşturuyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Toplumun ortalamasını temsil eden&#8217; bir sivil toplum arayışı içindeyiz. O halde; &#8216;aidiyet ve dayanışma&#8217; noktasında raporlarda değinilen &#8216;farklı yaklaşımları konuşmak ve kararın bir parçası yapmak&#8217; sivil toplumun önemli bir misyonu olmalı. Bu açıdan kişi ve kimlikler üzerinden &#8216;benzemek&#8217; yerine, konu ve tecrübeler üzerinden &#8216;farkındalık&#8217; sağlayalım. Yunus Emre’nin dediği gibi yeniden “gelin tanış olalım, işi kolay kılalım!”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/06/bir-arada-yasamak/">Bir Arada Yaşamak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
