<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DİSK-AR arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/disk-ar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/disk-ar/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Mar 2019 16:34:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>DİSK-AR arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/disk-ar/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Krizin En Ağır Tahribatı İşsizlik”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/25/krizin-en-agir-tahribati-issizlik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eda Narin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Mar 2019 13:51:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz Beyazbulut]]></category>
		<category><![CDATA[Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK-AR]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36804</guid>

					<description><![CDATA[<p>TÜİK tarafından açıklanan büyüme verilerini konuştuğumuz DİSK-AR’dan uzman Deniz Beyazbulut, krizin en büyük tahribatının işsizlik olarak ortaya çıktığını belirterek, "Ekonomik durgunluğun ve küçülmenin, yüksek enflasyon ve yüksek işsizliğin birlikte görüldüğü 2018 krizinin etkilerinin uzun vadeli olacağı ve krizden çıkışın zaman alacağını söylemek mümkündür." dedi.<br />
iş</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/25/krizin-en-agir-tahribati-issizlik/">“Krizin En Ağır Tahribatı İşsizlik”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 son çeyrek ve 2018 yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (büyüme) verilerini açıkladı. Verilere göre, Türkiye ekonomisi 2018 son çeyreğinde yüzde 3 küçülürken 2018 yıllık büyüme oranı yüzde 2,6’ya geriledi. Bu veriler ışığında Türkiye’nin ekonomik gidişatını ve Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) bu gidişat hakkındaki görüşlerini Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi’nden (DİSK-AR) uzman Deniz Beyazbulut ile konuştuk.</span></p>
<p><b>Öncelikle TÜİK tarafından açıklanan büyüme verilerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu veriler Türkiye ekonomisi için neyin göstergesi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TÜİK rakamlarının çelişkili olduğuna ilişkin tartışmalar mevcut. DİSK-AR da istihdam ve işsizlik verilerine yönelik SGK ve TÜİK arasındaki farklara zaman zaman dikkat çekiyor. Öte yandan 2000’li yılların başında TÜİK’in GSYH hesaplaması ve işsizlik hesaplamasını değiştirmiş kişi başına gelirin artmasına ve işsizliğin daha düşük seviyede gösterilmesine neden olmuştu. Geçtiğimiz yıl da enflasyon rakamının Yeni Ekonomi Programı’ndaki (YEP) enflasyon beklentisinin üzerinde çıkması üzerine TÜİK’te ani görev değişikliği oldu. Dolayısıyla TÜİK verilerinin tartışmalı olduğu ve baskılandığını söylemek mümkündür. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TÜİK, 2018 son çeyrek ve 2018 yıllık Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (büyüme) verilerini 11 Mart’ta açıkladı. Türkiye ekonomisi 2018 son çeyreğinde yüzde 3 küçülürken 2018 yıllık büyüme oranı yüzde 2,6’ya geriledi. Yüzde 2,6’lık büyüme, YEP’te hükümet tarafından öngörülen yüzde 3,8’lik büyümenin çok altında kaldı. Hükümetin büyüme hedefi tutmadı. Türkiye ekonomisi 2017 son çeyreğinde yüzde 7,3; 2017’de ise yıllık yüzde 7,4 büyümüştü. Yıllık ekonomik büyümenin yüzde 7,4’ten 2,6’ya gerilemesi ekonomik krizin bütün boyutlarıyla tescil edilmesi anlamına geliyor. 2018 son çeyreğinde sanayi yüzde 6,4 küçülürken, inşaattaki küçülme yüzde 8,7 oldu. Bu tablo özellikle bu iki sektörde istihdamın daralması ve işsizliğin yükselmesinin süreceğini göstermektedir. </span></p>
<p><b>TÜİK tarafından açıklanan bu verilerin hükümetin öngörüsünün altında kaldığı görülüyor. Hükümetin ekonomik büyüme açısından bir sonraki adımı ne olacak sizce? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle hükümet ekonomik krizi kabul etmiş değil. Örtük bir şekilde zaman zaman dile getirilmeye çalışılsa da krizden çıkış için iktidar çevrelerince yaygın kabul gören “dengelenme” programı sürdürülmeye devam ediyor. Öte yandan YEP’in ekonomiye ilişkin tüm tahminlerinin (büyüme, işsizlik rakamları gibi) açıklanan rakamların gerisinde kalması YEP’in tutarlı ve gerçekçi olmadığını gösteriyor. Bu durum Aralık 2018 yılı için açıklanan işsizlik tahmini açısından da kanıtlandı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ekonomiye ilişkin yayımlanan tüm veriler bir dengelenmenin değil bir sürüklenmeye doğru gidildiği açık. İktidar ise 31 Mart seçimlerine odaklanmış durumda. Birçok iktisatçı seçimden sonra ekonomiye yönelik sert önlemler alınacağını belirtiyor. </span></p>
<p><b>Türkiye’de 24 Haziran seçimleri sonrası derinleşen ekonomik krizi bu veriler ışığında nasıl değerlendiriyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye ağır bir ekonomik krize sürükleniyor. Krizi en kestirme özetleyen veriler, enflasyon, işsizlik ve faizlerdir. Türkiye ekonomisinin ciddi bir daralma ve durgunluk dönemine girdi ve buna enflasyon eşlik ediyor. İşsizlikteki artış bütün boyutlarıyla TÜİK’in aralık ayı işsizlik verisinde de ortaya çıktı. İŞKUR verileri de işsizlikteki artış eğiliminin süreceği görülüyor. Siyasal iktidar tarafından yapılan iyimser açıklamalara rağmen, krizin 2019’da da devam edeceği ve ağır etkilerini ise seçimden sonra görüleceğini söylenebilir.  </span></p>
<p><b>Bu krizin sebepleri sizce nedir ve DİSK bu krize karşı ne öneriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye ekonomisindeki kriz güncel politik gelişmelerin etkisiyle sınırlı olmayan yapısal bir meseledir. Ekonomik kriz önce bir döviz krizi olarak başladı. Döviz krizinin ana etkeni, Türkiye’ye yabancı sermaye girişlerinin düşmesidir: Mart-Haziran 2018’de önceki yıla göre yabancı sermaye girişleri yüzde 85 oranında düştü. Türkiye dahil pek çok ülke ucuz dövize (sıcak paraya) dayalı bir büyüme gerçekleştirdi. Ancak birkaç yıldır bu sürenin sona ermekte olduğu biliniyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin 2018 krizini küresel kapitalizmin yapısal koşullarından bağımsız olarak değerlendirmemeli.  Kriz ortamının ilk örneğinin Türkiye olması, Türkiye’nin iç sorunlarının yoğunluğuyla ilgilidir. Hukukun üstünlüğünün yadsınması, hukuk, adalet ve denetleyici kurumların çökertilmesidir. Türkiye’nin 2018’de başlayan ekonomik krizi, bir yandan çarpık biçimde küreselleşen dünya ekonomisinin rantlarından pay kapmaya çalışan, rant ekonomisini büyüten ancak bir yandan da “yerli ve milli olsun” söylemiyle pekiştirilen küresel neoliberalizmin sonucudur. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">DİSK ekonomik krizle ilgili 20 Eylül 2018’de bir sosyal politika metni yayınladı. Krizle baş etmemenin yolunun bir yandan hukuk devleti diğer yandan ise sosyal politika ve sosyal devlet uygulamaları olduğunu ifade etti. Krizin faturasının işçilere yüklenmemesi için yapılması gerekenleri belirtti. </span></p>
<p><b>Sizce hükümetin son dönemde enflasyonu düşürmek adına “büyük adım” olarak nitelediği tanzim satış noktaları bu krize bir çözüm olacak mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tanzim satış gıdada yaşanan yüksek enflasyona karşı yatıştırıcı bir uygulamadan daha fazlası değil. Anlık ve krizi ertelemeye yönelik bir hamle. Öte yandan bu uygulamayı 31 Mart seçimlerine yönelik bir oyun olarak da görmek mümkündür. </span></p>
<p><b>Son olarak Türkiye ekonomisine dair söylemek ve eklemek istedikleriniz neler?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Krizin en ağır tahribatı işsizlik olarak ortaya çıkıyor. Ekonomik durgunluğun ve küçülmenin, yüksek enflasyon ve yüksek işsizliğin birlikte görüldüğü 2018 krizinin etkilerinin uzun vadeli olacağı ve krizden çıkışın zaman alacağını söylemek mümkündür. Öte yandan krizin faturası işçi sınıfına ve tüm ücretli çalışanlara yüklenmek istendiği ortadadır. Bir yandan tırmanan fiyatlar diğer yandan artan işsizlik ve geçim şartlarının zorlaşması krizin en önemli sonuçları olarak ortaya çıkıyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/25/krizin-en-agir-tahribati-issizlik/">“Krizin En Ağır Tahribatı İşsizlik”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DİSK-AR: Toplu İşten Atma Yasaklanmalı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Aug 2018 12:38:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İşçi Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[DİSK-AR]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[işsizlik]]></category>
		<category><![CDATA[TÜİK]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29717</guid>

					<description><![CDATA[<p>DİSK-AR, TÜİK'in açıkladığı Mayıs 2018 işsizlik rakamlarının ardından hazırladığı raporunu paylaştı. Ekonomik kriz ile işsizlik oranlarının artacağını belirten DİSK-AR, toplu işten çıkarmaların yasaklanması başta olmak üzere önerilerini sıraladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/">DİSK-AR: Toplu İşten Atma Yasaklanmalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ‘Mayıs 2018 dönemi İşgücü İstatistikleri’ ile İŞKUR tarafından açıklanan Temmuz 2018 dönemi verilerini değerlendirdi. TÜİK’in açıkladığı dar tanımlı standart işsizlik oranı yüzde 9,7 olarak gerçekleşti.</p>
<p>Bu oranın bir önceki yılın aynı dönemine göre düşmüş olduğunu fakat bir önceki aya göre arttığını belirten DİSK-AR mevsim etkilerinden arındırılmış işsizliğin ise bir önceki aya göre 0,3 puan artarak 10,6 olduğunu vurguladı. İşsizlikteki artış eğilimi İŞKUR verileri tarafından da teyit edildi. 2017 Temmuz döneminde 2 milyon 491 bin olan kayıtlı işsiz sayısı Temmuz 2018’de 130 bin artarak 2 milyon 621 bine yükseldi. DİSK-AR’a göre İŞKUR’un işe yerleştirme oranlarının da zayıfladığı görülüyor. Geçen yıl temmuz ayında 108 bin olan İŞKUR işe yerleştirmesi sayısı 2018 temmuz ayında 98 bine geriledi.</p>
<p><strong>‘KRİZİN ETKİSİYLE İŞSİZLİKTEKİ ARTIŞ EĞİLİMİ GÜÇLENECEK’<br />
</strong><br />
TÜİK’in mevsim etkilerinden arındırılmış işgücü verileri ile İŞKUR verilerinin işsizlikteki artış eğilimini ortaya koyduğunu savunan DİSK-AR, “TÜİK verilerinin mayıs ayını yansıtması nedeniyle yükselen enflasyonun ve döviz krizinin açık etkilerini şimdilik görmüyoruz. Ancak İŞKUR verileri işsizliğin artmakta olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki aylarda krizin etkisiyle işsizlikte artış eğilimi güçlenecektir” tespitinde bulundu.</p>
<p><strong>İŞSİZLİK EN ÇOK KADINLARI ETKİLİYOR</strong></p>
<p>Verilere göre standart işsizlik yüzde 9,7 iken kentsel genç kadın işsizliği yüzde 28’e yaklaştı. TÜİK ve İŞKUR’un verilerinin işsizliğin en çok kadınları etkilediğini belirten DİSK-AR, “Kadınların bütün işsizlik türlerinde erkeklerden daha fazla işsiz kaldıklarını göstermektedir. Mayıs 2018 TÜİK verilerine göre kadın işsizliği yüzde 12,4 olarak açıklanırken, kentsel kadın işsizliği ve genç kadın işsizliği yüksek oranda seyretmektedir. Tarım dışı kadın işsizliği yüzde 16,1 olarak açıklanırken, genç kadın işsizliği yüzde 23,2, kentsel kadın işsizliği ise yüzde 27,6 olarak hesaplanmıştır” ifadelerine yer verdi.</p>
<p><strong>‘TOPLU İŞTEN ÇIKARMALAR YASAKLANSIN’</strong></p>
<p>“TÜİK ve İŞKUR verileri ile ekonomide derinleşen kriz işsizliğin önümüzdeki dönemde tekrar tırmanışa geçeceğini gösteriyor” diyen DİSK-AR işsizlik karşısında güçlü politikalara ihtiyaç olduğunu belirterek önerilerini şu şekilde sıraladı:</p>
<p>– Çalışanların sorumlu olmadıkları krizin sonuçlarından korunması için toplu işten çıkarmaların yasaklanmasını istiyoruz. İstihdam artışlarında kamunun payı dikkate değerdir. Kamu istihdamının artırılması, kamuda eğreti ve güvencesiz çalışma biçimleri yerine, kadrolu ve güvenceli istihdam artışının sağlanması yaşamsal önemdedir. Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalı ve kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.<br />
– İş başında eğitim adı altında çırak, stajyer, kursiyerlerin ve bursiyerlerin ucuz işgücü deposu olarak kullanılması uygulamasına son verilmelidir.<br />
– “Herkesin çalışması için, herkesin daha az çalışması” ilkesi doğrultusunda haftalık çalışma süresi gelir kaybı olmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.<br />
– Uluslararası çalışma normları doğrultusunda herkese en az bir ay ücretli yıllık izin hakkı tanınmalıdır.<br />
– Uluslararası Çalışma Örgütü ILO’nun “insana yaraşır iş” yaklaşımı temelinde herkese güvenceli ve nitelikli işler sağlanmalıdır.<br />
– Sendikal hak ve özgürlüklerin kullanımı güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.<br />
– Toplum yararına çalışma programları kapsamında çalıştırılanlar daimî işçi statüsüne geçirilmelidir.<br />
– İşsizlik Sigortası Fonunun amaç dışı kullanımına son verilmeli ve yararlanma koşulları özellikle kriz dönemlerinde kolaylaştırılmalıdır.<br />
– Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım emeği devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.</p>
<p>Kaynak: <a href="https://www.gazeteduvar.com.tr/ekonomi/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/" target="_blank" rel="noopener">Duvar</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/15/disk-ar-toplu-isten-atma-yasaklanmali/">DİSK-AR: Toplu İşten Atma Yasaklanmalı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
