<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deneye Hayır Platformu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/deneye-hayir-platformu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/deneye-hayir-platformu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2019 10:24:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Deneye Hayır Platformu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/deneye-hayir-platformu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye&#8217;de Bir İlk: Deneye Hayır Derneği Kuruldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/18/turkiyede-bir-ilk-deneye-hayir-dernegi-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 18 Sep 2019 11:12:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneye Hayır Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvanları koruma kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuz Kınıkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yağmur Özgür Güven]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42319</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’de bir ilk olarak, deneylerde kullanılan hayvanları ve onların haklarını korumak için bir sivil toplum kuruluşu kuruldu: Deneye Hayır Derneği… Dernek, Türkiye’de kısa vadede, hayvan deneylerine karşı alternatif yöntemlerin geliştirilerek deneylerde kullanılan hayvan sayısının düşürülmesini; uzun vadede ise hayvan deneylerinin tamamen yasaklanmasını sağlamayı amaçlıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/18/turkiyede-bir-ilk-deneye-hayir-dernegi-kuruldu/">Türkiye&#8217;de Bir İlk: Deneye Hayır Derneği Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-42321 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/logo-m.jpg" alt="" width="273" height="274" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/logo-m.jpg 373w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/logo-m-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 273px) 100vw, 273px" />2014’te Hayvanları Koruma Kanunu’nun değişikliğine dair tasarı ve teklifler, parlamentoda tartışılırken, deneylerde kullanılan ve öldürülen hayvanlara yönelik zulme dikkat çekmek ve hayvan deneylerine son verilmesini talep etmek için çalışmalarına başlayan Deneye Hayır Platformu, kısa süre önce tüzel kişilik kazandı ve Deneye Hayır Derneği olarak faaliyetlerine devam edeceğini duyurdu.</p>
<p>Farklı alanlarda mücadele veren hak savunucularının bir araya gelmesi ile tüzel kişilik kazanan Deneye Hayır Derneği’nin kurucuları arasında Aslı Alpar (karikatürist), Burak Özgüner (veteriner sağlıkçı), Melda Onur (gazeteci), Oğuz Kınıkoğlu (uzman doktor), Şeyda Taluk (iletişimci), Tolga Öztorun (turizmci), Yağmur Özgür Güven (müzisyen) yer alıyor.</p>
<p><b>“Türkiye’de her yıl ortalama 266 bin hayvan, deneylerde kullanılıyor, öldürülüyor”<br />
</b><br />
Deneye Hayır Derneği Kurucu Başkanı Yağmur Özgür Güven<b>,</b> deneylerde kullanılan hayvanların büyük bir gizlilik içinde sistematik şiddete maruz bırakıldığını ifade ederek “İstatistiklere göre, Türkiye’de her yıl ortalama 266 bin hayvan, deneylerde kullanılıyor, öldürülüyor. Hiçbir güvenilirliği olmaması kanıtlanmasına rağmen, bilimin kötüye kullanılması ile yılda yüz binlerce hayvan, deneylerde kullanılıyor ve öldürülüyor ve bu hayvanlar, kimsenin umrunda değil. Biz bu hayvanlara uygulanan sistematik zulmün son bulması için yola çıktık ve hak mücadelesi vermek için de Deneye Hayır Derneği’ni kurduk” diye konuştu.</p>
<p><b>“Bilimsel makaleler ve veriler de eğitimde hayvan kesip biçmenin bir avantajı olmadığını gösteriyor”<br />
</b><br />
Deneye Hayır Derneği’nin kurucularından Dahiliye Uzmanı Dr. Oğuz Kınıkoğlu ise “Tıp fakültesinde, bir insan kalbi ile bir sıçanın kalbi arasındaki benzerliği neden öğrenmemiz gerektiğini ve bunun bana ne katacağını hiçbir zaman anlayamadım. Benimle beraber başka arkadaşlarım da sıçanlar üzerinde kesme ve öldürme işlemlerini yapmadılar. Ve hepimiz uzman olduk, fakülteyi bitirdik. Bilimsel makaleler ve veriler de eğitimde hayvan kesip biçmenin bir avantajı olmadığını gösteriyor. 1996 yılında yapılmış bir çalışma var: Öğrencilerin bir kısmına hayvanlar üzerinde deney yaptırılıyor, diğer kısmına bilgisayar programı üzerinde eğitim veriliyor. İki grup karşılaştırıldığı zaman görülüyor ki bilgisayar üzerinde ve hayvanlara zarar verilmeden yapılan eğitimler, hayvanlar üzerinde yapılan eğitimlerden daha verimli oluyor ve öğrenciler, sınavlarda daha başarılı oluyorlar. Pratik anlamda da daha başarılı müdahalelerde bulunabiliyorlar” şeklinde konuştu.</p>
<p>Derneğin kurucularından Aslı Alpar ise “Hayvan deneylerine alternatif yöntemlerin varlığına rağmen sürdürülen ve her yıl binlerce hayvanın şiddetli acılar ve esaret altında hayatını kaybetmesine neden olan hayvan deneylerini durdurmak mümkün. Bu amaçla kurduğumuz Deneye Hayır Derneği, tüm türleri koruyacak bilimsel gelişmelerin önünü açacak politikalar üretecek ve deneylerde kullanılan tüm canlıların hakları için mücadele edecek. Esaret üretmeyen ve türcü olmayan bilim yanımızda, daha ne olsun” şeklinde konuştu.</p>
<p><b>“Hayvan deneyleri, benim için gerçek bir korku filmi gibi”<br />
</b><br />
Derneğin bir diğer kurucusu Veteriner sağlıkçı Burak Özgüner de “Eğitimim boyunca, ben parçası olmasam da birçok hayvanın keyfî olarak acıya maruz bırakıldığına ve öldürüldüğüne tanık oldum. Oysa ki hayvan deneyleri ve kullanımı olmadan, etik bir eğitim mümkün. Hayvan deneyleri, benim için gerçek bir korku filmi gibi! Bu deneylerin, ilk başta hissedebilen hayvanlara ölüm ve zulüm olarak döndüğü; ikincil olarak da hiçbir güvenilirliği ve gerekliliği olmadığı için yasaklanması gerekiyor. Yıllardır acılara maruz bırakılan bu hayvanlara, haklarını acilen teslim etmeliyiz; onlara adalet borçluyuz” diye konuştu.</p>
<p>Deneye Hayır Derneği, hayvan deneyleri tamamen yasaklanana dek her türlü mücadeleyi vereceklerini ve toplumun her kesiminden mücadelelerine destek beklediklerini açıkladı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/18/turkiyede-bir-ilk-deneye-hayir-dernegi-kuruldu/">Türkiye&#8217;de Bir İlk: Deneye Hayır Derneği Kuruldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TBMM’de “Eğitimde Vicdanî Ret Hakkı” Talep Edildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/31/tbmmde-egitimde-vicdani-ret-hakki-talep-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jul 2019 07:39:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları araştırma komisyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Oğuzcan Kınıkoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Tbmm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41087</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekim ayında raporunu tamamlayarak TBMM Genel Kurulu’na sevk edecek olan Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nda gündeme gelen hayvan hakları ihlâllerinden biri de hayvan deneyleriydi. Komisyonda bilgisine başvurulan Deneye Hayır Platformu, Türkiye’deki hayvan deneyleri hakkında bir sunum yaptı ve mevzuatın düzenlenmesi ile ilgili kısa vadeli çözüm önerilerini komisyona iletti. Platform, Türkiye’de yasal bir hak olmayan ve çok da tanınmayan bir hakkı da gündeme taşıdı: Eğitimde vicdanî ret hakkı… </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/31/tbmmde-egitimde-vicdani-ret-hakki-talep-edildi/">TBMM’de “Eğitimde Vicdanî Ret Hakkı” Talep Edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de bir ilk olarak kurulan TBMM Hayvan Hakları Araştırma Komisyonu’nda gündeme gelen hayvan hakları ihlâllerinden biri de hayvan deneyleriydi. Komisyonun, bu konuda dinlemek üzere davet ettiği </span><a href="https://www.deneyehayir.org/"><b>Deneye Hayır Platformu</b></a><span style="font-weight: 400;">, hayvan deneyleri hakkında komisyon üyelerine bilgi verdi ve taleplerini iletti. Hayvan deneylerinin topyekûn yasaklanmasını savunan platform, Türkiye’de yapılan hayvan deneyleri ve mevzuatta “deney hayvanı” olarak tanımlanan, deneylerde kullanılan, işkence gören ve öldürülen hayvanlara yönelik rutin şiddete dair detayları paylaştı. Toplantıda, eğitimlerinde hayvanlara zarar vermek istemeyen binlerce öğrenciye eğitimde vicdanî ret haklarının teslim edilmesi istendi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de hayvan deneylerini denetleyen iki mekanizma bulunuyor: Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu (HADMEK) ve Hayvan Deneyi Yerel Etik Kurulu (HADYEK). HADYEK’ler, örneğin bir üniversitede başlanacak bir deneyin, mevzuata uygun olup olmadığını kontrol ederek izin verirken, HADMEK ise HADYEK’lerin çalışma yönergelerini onaylıyor; aynı zamanda HADYEK’ler ve deney merkezlerini denetlemekle görevli.</span></p>
<p><b>Etik kurullarda hayvan deneyleri ile menfaat ilişkisi bulunan ya da alakasız STK’ler&#8230;</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">HADMEK’e, mevzuata aykırı olarak, iki dönemdir, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, “hayvanları korumaya yönelik STK temsilcisi” sıfatı ile “Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği” atanıyor. Deneye Hayır Platformu, bu derneğin, hayvan deneyleri ile doğrudan menfaat ilişkisi bulunduğu ve mevzuattaki koşulları karşılamadığı gerekçesiyle kurul üyeliğinin iptal edilmesi için idarî yargıya başvurdu. Hem Hayvanlara Adalet Derneği hem de platform bileşenlerinden Hayvan Hakları ve Etiği Derneği tarafından, yürütmenin durdurulması ve iptal istemi ile açılan dava hâlâ sürüyor. </span></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-41089 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/1-4.jpg" alt="" width="422" height="311" />“Etik kurulda Kuyumcular Derneği’nin işi ne?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Komisyonda söz alan Ankara Barosu Hayvan Hakları Kurulu’ndan Av. Burcu Yağcı Bilgiç, sadece HADMEK’te değil, yerel etik kurullarda da mevzuata aykırı STK atamalarının yapıldığını ifade etti: “Örneğin bir yerel etik kurulda Kuyumcular Derneği vardı; bu derneğin kurulda işi ne? Ne gibi bir katkısı olabilir?” diye sordu. Av. Yağcı Bilgiç, bu şekilde atamaların yapıldığı etik kurulların, deneylerde kullanılan hayvanlara bir koruma sağlayamayacağı görüşünde…</span></p>
<p><b>“Türkiye’de her yıl ortalama 266.000 hayvan, deneylerde kullanılıyor, öldürülüyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deneylerde kullanıldıktan sonra kurtarılan “Latte” isimli bir sıçanla hayatını paylaşan, Deneye Hayır Platformu’ndan Yağmur Özgür Güven ise, “İstatistiklere göre, Türkiye’de her yıl ortalama 266.000 hayvan, deneylerde kullanılıyor, öldürülüyor. Her yıl yüzbinlerce hayvanı deneylerde kullanan kurumlar, çoğunlukla yanlışlarla dolu yıllık raporlarını HADMEK&#8217;e gönderince iki taraf da kendini, yükümlülüklerini yerine getirmiş sayıyor. Oysa ki her kurumun, yılda en az bir defa denetlenmesi, deney sonunda hayvanlara ne olduğuyla ilgili bilgiler, aile yanına verme programlarının uygulanıp uygulanmadığı gibi konular es geçiliyor”</span></p>
<p><b><img decoding="async" class="size-full wp-image-41090 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/2-3.jpg" alt="" width="442" height="436" />Şirketler kendi kendine etik kurul kuruyor, izin veriyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Kurumların mevzuatı ve eklerini dahi tam olarak okuyup anladıklarını düşünmüyorum açıkçası. Dünyanın 5R&#8217;yi tartıştığı bir noktada, ‘Biz 3R prensiplerine</span><b>*</b><span style="font-weight: 400;"> uymaya çalışıyoruz’ gibi cevaplar tatmin edici olmaktan çok uzak. Ayrıca çalışma izni olan özel kurumların, kendi kendine etik kurul kurması ve izin verebiliyor olması, kabul edilemez bir uygulamadır. İlgili mevzuatta acilen değişiklikler yapılmalı” diye konuştu. </span></p>
<p><b>Hayvan deneyleri, üniversite eğitimine hiçbir şey katmıyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deneye Hayır Platformu’ndan Dahiliye Uzmanı Dr. Oğuzcan Kınıkoğlu ise “Tıp fakültesinde, bir insan kalbi ile bir sıçanın kalbi arasındaki benzerliği neden öğrenmemiz gerektiğini ve bunun bana ne katacağını hiçbir zaman anlayamadım. Benimle beraber başka arkadaşlarım da sıçanlar üzerinde kesme ve öldürme işlemlerini yapmadılar. Ve hepimiz uzman olduk, fakülteyi bitirdik. Bilimsel makaleler ve veriler de aynı şekilde; eğitimde hayvan kesip biçmenin bir avantajı olmadığını gösteriyor. 1996 yılında yapılmış bir çalışma var: Öğrencilerin bir kısmına hayvanlar üzerinde deney yaptırılıyor, diğer kısmına bilgisayar programı üzerinde eğitim veriliyor. İki grup karşılaştırıldığı zaman görülüyor ki bilgisayar üzerinde ve hayvanlara zarar verilmeden yapılan eğitimler, hayvanlar üzerinde yapılan eğitimlerden daha verimli oluyor ve  öğrenciler, sınavlarda daha başarılı oluyorlar. Pratik anlamda da daha başarılı müdahalelerde bulunabiliyorlar” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><b>Eğitimde Vicdanî Ret Hakkı Talebi: “Biz neden yapamayalım?”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de eğitimde vicdanî ret hakkının olmadığını ifade eden Kınıkoğlu, “Amerika, Avrupa ve diğer ülkelerde bugün yapılan uygulama aslında bu şekil. Bir sürü eyalette, yine Avrupa’daki bir sürü ülkede bir öğrenci eğer bir hayvan üzerinde deney yapmak istemiyorsa üniversite ona alternatif yöntemleri sunmak zorunda bırakılmış durumda. Türkiye’de maalesef ama bu şekilde değil. Türkiye’de öğrenciler mutlaka o derse girmek ve o derste hayvanlar üzerinde deney yapmak zorunda&#8230; Bir öğrenci eğer hayvanlar üzerinde deney yapmak istemiyorsa üniversite ona bir şekilde alternatif yöntemleri sunmak durumunda olmalıdır. Bunu biz neden yapamayalım?” diye konuştu.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41091 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/3-2.jpg" alt="" width="330" height="332" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/3-2.jpg 424w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/3-2-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 330px) 100vw, 330px" />Hayvan deneylerinin bilime katkısı yok denecek kadar az</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzm. Dr. Oğuzcan Kınıkoğlu, hayvanların kullanıldığı deneylerin bilime, neredeyse hiç katkısı olmadığını belirterek “Bugün dünyada kabul edilen, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerin yüzde 95’inin insanlar üzerinde uygulanılabilir olmadığını biliyoruz. Örneğin Türkiye’de sıçanlar üzerinde yapılmış uzmanlık tezlerini inceledik. 438 tane tez ve bunu bilimsel makale olarak da yazdık. Yaklaşık iki ay önce de dergilere yolladık ve yayımlanmak üzere. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“438 tane tezde totalde 16.500 tane fare, sıçan kullanılmış ve bu makalelerin yalnızca üçte 1’i bugün bilimsel anlamda işe yarar bir veri tabanında. Bu araştırmaların yalnızca üçte 1’i orada kendisine yer bulabilmiş ve bu üçte 1’in yalnızca 10 tanesi, 438 tanenin yalnızca 10 tanesi, 10’dan fazla alıntılanmış ve en fazla alıntılanma sayısı 40&#8230; 900’lerde ve binlerde bahsettiğimiz alıntılanma sayısındaki hayvan deneylerinin bile, insanlar üzerindeki uygulanılabilirliğinin yüzde 95 olmadığı bir durumda bile bu kadar düşük şartlardan bahsederken Türkiye&#8217;de yapılan uzmanlık tezlerinin tıbbın gelişiminde ve insan sağlığı üzerinde olan etkisinin 0 olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz” açıklamalarında bulundu. </span></p>
<p><b>Kısa vadeli öneriler ile yüzbinlerce hayvanın hayatı kurtarılabilir</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Deneye Hayır Platformu, komisyondan Yüksek Öğretim Kurumu’na (YÖK) tavsiye kararı gönderilerek, mağdur edilen üniversite öğrencileri için eğitimde vicdanî ret hakkı için yasal düzenleme yapılmasını talep etti. Platformun, hayvan deneyleri topyekûn yasaklanıp alternatif yöntemlere geçilene kadar, kısa vadeli önerileri şu şekilde komisyona sunuldu:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının teşekkülü ve işleyişindeki sorunlar giderilmeli; hayvan koruma alanında çalışan sivil toplum örgütleri, baroların hayvan hakları komisyonlarının temsilcileri, etik alanında uzman kişiler de kurula dahil edilmeli,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Hayvan Deneyleri Yerel Etik Kurulları, bölgesel çalışan Merkez Etik Kurullar tarafından denetlenmeli, özel kuruluşlar projelerle ilgili izinleri resmi kuruluşların yerel etik kurulları ya da Merkez Etik Kurulu’ndan almalı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Deney sonunda aile yanına verme programları uygulanmalı, bununla ilgili olarak sivil toplum kuruluşları ile işbirliği ve eşgüdüm halinde çalışılmalı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda, “Hayvan Deneyleri ve Yasaklar” başlığı altında “kedi köpek gibi evcil türlerin sokak ya da barınakta yaşayanları üzerinde hiçbir şekilde deney yapılamaz” ibaresi eklenerek, bu hayvanların denek olmayacakları garanti altına alınmalı,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Hayvan deneylerine karşıtlığı; din, kanaat ve vicdan özgürlüğü kapsamında koruma altına alınmış samimi bir vicdani kanaat olarak kabul etme gerekliliği vardır. Bu yüzden, tıp eğitiminde vicdani ret hakkının tanınmasıyla ilgili YÖK’e tavsiyede bulunulmalıdır.</span></li>
</ul>
<p><b>*3R prensipleri:</b><span style="font-weight: 400;"> W. Russell ve R. Burch tarafından 1959&#8217;da geliştirilen ve baş harflerinden </span><span style="font-weight: 400;">dolayı 3R&#8217;ler olarak anılan Replacement: Yerine Koyma, Reduction: Azaltma ve</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Refinement: Arındırma ilkelerini ifade eder.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/31/tbmmde-egitimde-vicdani-ret-hakki-talep-edildi/">TBMM’de “Eğitimde Vicdanî Ret Hakkı” Talep Edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zümre Deniz Denli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 26 Apr 2019 07:56:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Deniz Atabay]]></category>
		<category><![CDATA[Aydın]]></category>
		<category><![CDATA[bağımsız hayvan hakları topluluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Burak Özgüner]]></category>
		<category><![CDATA[Didim VegFest]]></category>
		<category><![CDATA[Fatoş Yiğit]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Vegan Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[vegfest]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Casalini]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üçüncü VegFest Aydın’ın Didim İlçesi’nde 19-22 Nisan tarihleri arasında Apollon Tapınağı yakınında gerçekleştirildi. Didim Belediyesi’nin ev sahipliğinde yapılan festivalin bu yılki etkinliklerine hayvan hakları mücadelesi yapan dernek, inisiyatif ve aktivistler damgasını vururken; Hürriyet Gazetesi yazarı Cengiz Semercioğlu’nun yazısıyla başlayan tartışmayı değerlendiren Hayvan Hakları Topluluğu Kurucusu aktivist, yazar Zülal Kalkandelen, gazetecilere verilen yemeğin festival kapsamında olmadığını belirterek, “ Didim tarihi ve kültürünün tanıtılması için getirilen bir gazeteci grubunun ‘Vegfest var, oraya da bir uğrayalım’ demesiyle gelen medya mensuplarıydı. Festival bünyesinde gazetecilere kebap yedirme söz konusu değildir. Umarım köşesinde yaptığı hatayı düzeltir, özür diler. Ama asıl hoş olmayan Türkiye Vegan Derneği’nin bunu benimseyip sayfalarından duyurması oldu. Asıl üzücü olan o.” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/">3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin ilk ve tek vegan festivali Didim VegFest’in üçüncüsü çok sayıda ziyaretçinin katılımıyla gerçekleştirildi. Didim Belediyesi&#8217;nce organize edilen festivalde hayvansal ürünlerin olmadığı 200 stant yer alırken; bir çok da etkinlik düzenlendi. Festival kapsamında gerçekleştirilen konserlerde, ilk gün Pamela sahne alırken, ikinci günkü konser programı şehit haberi nedeniyle iptal edildi, üçüncü gün de Derya Uluğ sahne aldı. Festivalin son gününde ise enstrümantal ve deneysel müzik yapan Nirvan Bilirmul ile vegan sanatçı Pınar Keleş sahne aldı.</p>
<p>Didim Kaymakamı Mehmet Türközü festivalde yaptığı konuşmada vegan meselesinin farkında olmanın önemine değinerek, “Daha önceki görev yerlerimde bal festivali yaptım, sonra süt festivali yaptım, şeftali festivali yaptım, dondurma festivali yaptım. Ama bu harika bir festival. Belki içimizde çok az vegan var ama vegan meselesinin farkında olmak, buna dost kent olmak gerçekten önemli. Vegan ünvanı alma konusunda dünyada 2 kent var; biri Barselona biri Didim. Bu nedenle çok önemli.” diye konuştu.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37975 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Ahmet-Deniz-Atabay.jpg" alt="" width="367" height="237" />31 Mart yerel yönetimler seçiminde yeniden Didim Belediye Başkanlığına seçilen Ahmet Deniz Atabay da festivale halkın sahip çıktığını belirterek veganlık meselesinin felsefi yönünü de benimsediklerini şöyle dile getirdi: “İlk ikisinden de memnundum fakat bu seneki festivalden son derece memnunum. Vegan festivali gibi bir organizasyonu düzenlemek o kadar kolay değil, çok disiplin isteyen ve kurallara uyulması gereken bir organizasyon. Paydaşımız halk. Yerel halk sahip çıkmazsa bugüne kadar gelemezdik. Dışardan gelen bilinçli insanların da konuya sahip çıkıp ortak payda da buluşmamız ileriye dönük olarak bizi memnun ediyor. Didim Vegfest sadece ilçemizi tanıtmak için değil; vegan festivale sıkı sıkıya bağlı olduğumuz için, felsefi yönünü benimsediğimiz için ekip olarak buna odaklandık.”</p>
<p><strong>&#8220;Atlı Faytonlar Kaldırılacak&#8221;</strong></p>
<p>Başkan Atabay, Didim&#8217;in vegan dostu kent yolunda adımlar attığını, dördüncü festivale kadar ilçede atlı faytonların kaldırılacağını belirterek, &#8220;Bizden evvel yapılmış bir sözleşmeleri var fayton sahiplerinin, o sözleşme bu yıl bitiyor. Ben vegan felsefesine uygun olarak vegan insanların eleştirilerini kabul ediyor ve onlara katılıyorum, hak veriyorum. Ancak sadece festivali başarısız kılmak ve kamuoyunda festivalin üzerinde tartışılacak bir konu üzerine çıkarmaya çalışanları şiddetle kınıyorum. Bu Türkiye’de ilk vegan festivalidir, 3.’sü düzenleniyor. Bu sene kıvamını bulup oturdu. Kanunlar çerçevesinde yaptıkları sözleşme, bu sene sonuna kadar hakları var. Bittiği an zaten kalkacak. Dördüncü vegan festivalinde atlı faytonları görmeyeceksiniz.&#8221; dedi.</p>
<p><strong> </strong><strong>&#8220;Yeni Düşüncelerle Doğaya Dönüş Sağlamalıyız&#8221;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37976 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Hüseyin-Baraner.jpg" alt="" width="376" height="425" />Dünya Kardeş Şehirler Turizm Birliği (TCWTA) Genel Sekreteri Hüseyin Baraner de festivali değerlendirirken, değişen dünyada turistlerin de artık daha seçici olduğunu, çevreye duyarlı, doğa ve hayvan sevgisinin korunduğu yerleri daha çok tercih ettiğini vurgulayarak sadece bina yaparak artık bir yere ulaşılamayacağını vurguladı. Turistlerin artık deniz, kum, güneşle yetinmediğini belirten Baraner, &#8220;&#8216;Bina yaptım gelin burada dinlenin&#8217; anlayışı eskiyen bir model. Turistleri artık içinde sanat, doğa, hayvan sevgisi, kültüre saygı olmayan konularda pek heyecanlandıramıyoruz. Bugünkü yeni arayışları olan dünyada özellikle doğanın korunması, ormanların, denizlerin korunması ile ilgili inandırıcı çalışmalar yapan, özellikle dünyadaki aşırı beslenmeden de arınmak için kendine kapılar açan Didim gibi yerlerin saygınlığı artıyor&#8221; dedi. Dünyada aşırı ve zulmedici bir şekilde hayvansal et tüketimi olduğunu savunan Baraner, &#8220;Hayvanlar çok hızlı yetiştiriliyor, çok acı çekiyor, ilaçla o kiloya getiriliyor, biz bunu yiyoruz. Her anlamda tehlikeli bir olay. Bütün bunlardan dolayı vegan olanların sayısı dünyada hızla artıyor. Biz de Didim’den dünyaya bir mesaj göndermek istedik. Bu festival gibi etkinlikler dünyada Türkiye’nin yumuşak gücünü arttırıyor. Çünkü şu an ne yazık ki ne sanatta, ne bilimde, ne arkeolojide, ne de sporda varız. Yokuz yani. Bu festival de geleneksel hale dönüşecek, eminim 10-20 yıl sonra Anadolu ve Avrupa’nın en büyük vegan festivali olmuş olacak, bunun temelleri atılmış oldu. Ben şunu söylemek istiyorum: artık Türkiye’ye akıllı şehirler değil, akıllı şehirliler lazım. Dolayısıyla yaşama sevinç ve saygı katan, zenginlik katan projeleri çoğaltarak Türkiye’nin yumuşak gücünü kuvvetlendirmemiz lazım. Türkiye çok betona, asfalta, demire, çeliğe oynadı. Dolayısıyla yeni düşüncelerle doğaya dönüş sağlayarak bir yaşam düzeni sağlamalıyız.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Semercioğlu Özür Dilemeli”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37977 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Bağımsız-HAyvan-Hakları-Topluluğu.jpg" alt="" width="359" height="427" />Festival komitesinde görev alan ve Bağımsız Hayvan Hakları Topluluğu Kurucusu aktivist, yazar Zülal Kalkandelen, festivalin diğer yıllardan daha iyi geçtiğini belirterek, “İlk iki yılda aksayan durumlar daha fazlaydı. Benim başından beri istediğim şuydu; bu bir hayvan özgürlüğü mücadelesi. Bu mücadeleyi Türkiye’de sırtlayan aktivist gruplar var. Onlar her zorluğu göze alarak çok çeşitli şekillerde mücadele ediyorlar. Ve ben onlara mutlaka bir konuşma platformu verilmesi gerektiğini vurguladım. Yani orada sadece gelip stant açmaları değil, konuşmacı olmaları ve verdikleri mücadeleyi anlatmalarını arzuluyordum. Eskiden daha yemek ağırlıklı, vegan yiyeceklerin sergilendiği ve farklı ürünlerin sergilendiği bir ortam vardı. Ama sahnedeki konuşmaların mutlaka veganlık ve hayvan özgürlüğü üzerine odaklanmasını çok faydalı gördüm. Dolayısıyla bu yıl ikisini de buluşturdu.” Dedi.</p>
<p>Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Cengiz Semercioğlu’nun festivale yönelik “Vegan festivalinde kebap yedirdiler” başlıklı yazısıyla çıkan tartışmaya da değinen Kalkandelen, böyle bir durum olmadığını belirterek, “Kendisine sarf edilen bir sözü herhalde konuyu araştırmadan köşesine taşımış. Bahsettiği etkinlik, festival kapsamında gerçekleşmiş bir şey değil. Didim tarihi ve kültürünün tanıtılması için getirilen bir gazeteci grubu ‘Vegfest var, oraya da bir uğrayalım’ diyerek gelmiş.  Festival bünyesinde gazetecilere kebap yedirme söz konusu değildir. Umarım köşesinde yaptığı hatayı düzeltir, özür diler. Ama asıl hoş olmayan Türkiye Vegan Derneği’nin bunu benimseyip sayfalarından duyurması oldu. Asıl üzücü olan o.” Dedi.</p>
<p><strong>Zeynep Casalini: “Etik Nedenlerden Veganım”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37978 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Zeynep-Casalini.jpg" alt="" width="400" height="258" />Vegan festivalin ilkinde konser vererek yer alan vegan sanatçı Zeynep Casalini bu yıl bir stant açtı. Kendi vegan tarifleriyle festivale katılan Casalini sevenleriyle burada bir araya geldi. Küçük kızının doğduğundan beri vegan olduğunu vurgulayan sanatçı veganlığın sağlık açısından sorun teşkil etmediğini vurgulayarak, “Sağlıkla ilgili sorunlarım vardı. Silvia Egger Gündevir’den yaşam rehberliği almaya başladım. Hayvan katliamlarını, ne kadar korkunç şeylerle beslendiklerini, neler getirdiklerini ondan öğrendim. Ardından vegan oldum. Şimdi çok daha iyiyim. Artık etik veganım, sağlıkla alakası yok. Benim kızlarım da vegan, küçük kızım doğduğundan beri vegan. İyi beslenmek gerekiyor. Yani sütte neden kalsiyum var? Çünkü inek otla besleniyor. Neden sen inekten geçmiş bir şeyi alıyorsun? Mesele kalsiyum almaksa ot ye. Ayrıca çocuğuna ne alıştırırsan onu yer. Hiç hastalık sorunu veya herhangi bir sıkıntı da yaşamadık. İnsanlar protein eksikliği olursa diye korkuyorlar. Oysa bugün hastaneler kalp-damar hastalıklarından geçilmiyor. Ama protein eksikliği diye bir oda yok!”  diye konuştu.</p>
<p><strong>“HADMEK Sonuçları Kamuoyu Oluşturulmasın Diye Açıklamıyor”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37979 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Burak-Özgüner.jpg" alt="" width="395" height="255" />Deneye Hayır Platformu festivalde açtıkları stantta, ziyaretçileri  deney hayvanlarına yapılan işkenceler konusunda bilgilendirdi. Platformdan Burak Özgüner, vegan olma öyküsünü ve yaptıkları çalışmaları şöyle anlattı: “2011 yılında çekim için Tuzla’da Avustralyalı bir ekiple çevirmen olarak mezbahaya girmiştim. Oradaki zulme tanık olduktan sonra vegan oldum. Bahsettiğim mezbaha, Balkanların en büyük mezbahası, günde en az 2 bin koyun kesiliyor, ayrıca büyük baş da var. Bu kadar büyük bir yere girmemiştim, onunla birebir yüzleşmek çok zor oldu. Deneye Hayır Platformu’yla Türkiye’nin pek çok yerinde insanları bilgilendirmeye çalışıyoruz.  Deneylere dair insanlar pek bir şey bilmiyorlar, çok teknik de bir konu. Endüstri tarafından gizli saklı şekilde gerçekleştirilen bir durum söz konusu. Bu nedenle insanlara anlattığımızda şaşırıyorlar. Her üniversitenin veya deney yapan merkezin kurması gereken yerel etik kurullar var. Bu kurulların onayladığı projeler HADMEK’te (Hayvan Deneyleri Merkezi Etik Kurulu) toplanıyor. Normalde bu kurul deneyleri kategorize ediyor; temel tıp bilimleri, tedavi amacıyla deneyler, davranış üzerine deneyler diye kategoriler var. Bunların yayınlanması gerekiyor. Ama tepki çekmemek adına veya sivil toplum örgütleri, hayvan hakları dernekleri kullanıp kamuoyu oluşturamasın diye bunları açıklamamakta direniyorlar. “</p>
<p><strong>Yerel Halk Festivalden Memnun</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37980 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/04/Fatoş-Yiğit.jpg" alt="" width="353" height="539" />İlk festivalden bu yana hazırladığı veganize edilmiş yiyeceklerle stant açan ev hanımı Fatoş Yiğit festivalden çok memnun olduklarını belirtti. Yiğit, festival öncesi Kuşadası’nda gerçekleşen eğitimde vegan yoğurt, çikolata, köfte, kokoreç gibi yiyecek yapımını öğrendiklerini belirterek “Bu yıl 16 tepsi vegan baklava sattım, çok beğendiler. Biz kadınlar olarak da burada çok faydasını gördük festivalin. Kızım yurt dışında okuyor. Onun giderlerine de buradan kaynak oldu.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/26/3-vegfeste-hayvan-haklari-mucadelesi-damgasini-vurdu/">3. VegFest&#8217;e Hayvan Hakları Mücadelesi Damgasını Vurdu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye’deki Hayvan Deneyleri Mahkemelik Oldu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 12:23:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan deneyleri]]></category>
		<category><![CDATA[Laboratuvar Hayvanları Bilimi DerneğiLaboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32284</guid>

					<description><![CDATA[<p>Deneye Hayır Platformu, Türkiye’deki hayvan deneylerinin yasaklanması için mücadele verirken, Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu‘na (HADMEK) “Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği”nin seçilmesi, dava konusu oldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/">Türkiye’deki Hayvan Deneyleri Mahkemelik Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hayvan hakları kuruluşları, söz konusu kurulda bulunma hakkına sahip. Ancak şu anda HADMEK’te bir hayvan hakları kuruluşu bulunmuyor.</p>
<p>Türkiye’de hayvan deneyleri 2011’den beri bir mevzuata bağlanmış durumda. 2014 yılında ise, hayvan deneyleri için “etik kurul”lar kurulmaya başlandı. İlgili yönetmeliğe göre kurulan ve 21 üyeden oluşan HADMEK’in bir üyesi de “hayvanları korumaya yönelik sivil toplum örgütlerinden” olarak belirlenmiş durumda. AB müktesebatı dâhilinde yayımlanan bu yönetmelikler, hayvan hakları savunucuları ile kurumları sık sık karşı karşıya getiriyor. Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu’na, Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği’nin tekrar seçildiğini öğrenmesinin ardından, <strong>Deneye Hayır Platformu bileşenlerinden Hayvan Hakları ve Etiği Derneği</strong>, önceki gün İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne başvuruda bulunarak, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından alınan bu kararın yürütmesinin durdurulması ve iptal istemi ile dava açtı.</p>
<p><strong>Haberin devamı için <a href="https://yesilgazete.org/blog/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/" target="_blank" rel="noopener">tıklayınız. </a></strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/turkiyedeki-hayvan-deneyleri-mahkemelik-oldu/">Türkiye’deki Hayvan Deneyleri Mahkemelik Oldu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HADMEK&#8217;te neler oluyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2018 09:42:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Deneye Hayır Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[HADMEK]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvan hakları savunucuları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29396</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye'de geçmişi sadece birkaç yıl olan bir kurul var: Hayvan Deneyleri Merkezî Etik Kurulu (HADMEK). </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/">HADMEK&#8217;te neler oluyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kurulda çoğunluk doktor ve veteriner hekimlerde. Hayvan hakları savunucularının ise sadece tek bir sandalyesi bulunuyor kurulda. Kurulda hak savunusu yapmak, imkânsız ancak kurulda bulunmanın şöyle bir avantajı var: Kurulun kamuoyuna şeffaflığını sağlamak&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizi bilirsiniz, maalesef devlet vatandaşa hesap verme gibi bir yükümlülüğü hissetmiyor. Yapılan tonla bilgi edinme başvuruları o kadar gelişigüzel bir şekilde yanıtlanıyor ki çileden çıkmamak insanın elinde değil. AB müktesebatı kapsamında çıkarılan kanun ve yönetmelikler ile kurulan HADMEK sekreteryasını yürüten Tarım ve Orman Bakanlığı da kimseye hesap verme sorumluluğu hissetmiyor. Bu bizim kaderimiz mi?</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-29397" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney.jpg" alt="" width="620" height="310" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney.jpg 620w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney-610x305.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/kedi-köpek-deney-320x160.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 620px) 100vw, 620px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">O zaman adı Orman ve Su İşleri Bakanlığı&#8217;ydı, artık Tarım ve Orman Bakanlığı diye bir kurum var karşımızda. Bakanlık ile yaptığımız toplantıda, yönetmeliğin kendilerine vermiş olduğu görevleri hatırlattık. Bu görev, en basitinden, HADMEK&#8217;e periyodik olarak iletilen istatistikî verilerin açıklanması idi&#8230; O dönem bu kurulun her türlü işini üstlenmiş olan kamu görevlisine sorduk. Dedik ki neden geçen senenin bile raporunu açıklamıyorsunuz? O da bize bu bilginin çoktan açıklandığını, bu konu tamamen gündemimizde olmasına rağmen, gözümüzün içine baka baka yalan söyledi. Konuyu dert eden, deneylerde işkence gören hayvanları sürekli düşünen insanlar olarak, o toplantıda istatistikî verilere yansıyan ve deneylerde kullanılan kedi ve köpek sayısını bakanlık yetkilisine sorduk. Ve hiçbir cevap alamadık; cevap alamamayı geçtim, kamu görevlisi o kadar sinirlendi ki toplantıyı terk etti. Müdürün altı olan kamu görevlisi de toplantıyı terk etti. O toplantıya katılan bir hayvan hakları savunucusu, belgelerle konuşuyordu. Öyle bir toplantıydı ki belgenin altına imza atan genel müdür yardımcısı, hangi belgenin altına imza attığını bilmiyordu.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29399" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-640x537.jpg" alt="" width="640" height="537" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-640x537.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-610x511.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri-320x268.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/hayvan-deneyleri.jpg 940w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kamu-STK işbirliği, karşılıklı işbirliğine, iyi niyete dayanır. Ancak anlattıklarımdan da anlayabilirsiniz, Türkiye&#8217;de böyle bir kültür yok. HADMEK&#8217;te neler olup bittiğini anlayabilmek için bu dönem, dört ayrı STÖ, bakanlığa başvuruda bulundu. Diğer kuruluşların cevap alıp almadığını bilmiyorum ama sizinle bana gelen cevabı paylaşmak istiyorum: Sayın İlgili, &#8230;63764 sayılı BİMER başvurunuz incelenmiştir. Bu kapsamda, HADMEK üyeleri 29.05.2018 tarihli ve 1081 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile belirlenmiştir. Bilgilerinizi rica ederiz.&#8221; Bilgilerimi rica ediyorsunuz da STK&#8217;mizin talebine yanıt vermiyorsunuz. Kurula seçildik mi seçilmedik mi, biz bunları bürokratlar aracılığı ile öğrenmek zorunda bırakılıyoruz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet, ülkemiz Türkiye, keyfiyetin, kanunsuzluğun eline bırakılmış durumda ancak bizler, aktivistler, ameliyat masalarında, türlü deneylerde öldürülen ve işkence gören hayvanlar için sesimizi çıkartmaya devam edeceğiz. Eğer geçen dönemde olduğu gibi, HADMEK&#8217;e STK temsilcisi olarak Laboratuvar Hayvanları Bilimi Derneği seçilmiş ise idarî yargıya başvuracağız çünkü hayvan deneyleri ile menfaat ilişkisi bulunan bir dernek, o kurula seçilemez. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">HADMEK&#8217;e girmeye çalışmamız, bir sivil toplum mücadelesi, hukuksuzluğa karşı çıkış&#8230; HADMEK&#8217;te bu dönem, ayrı ayrı başvuruda bulunan dört STÖ&#8217;den birisi yer almalı. Aynı zamanda bu bir adalet meselesi&#8230; Deneye Hayır Platformu olarak, bu platformun içindeki kuruluşlar olarak bunun mücadelesini sonuna kadar vereceğiz.</span></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-29400" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-640x640.jpg" alt="" width="640" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-1024x1024.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4.jpg 1280w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-610x610.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/08/HAKİM-4-320x320.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ve yazıda kullanılan fotoğraf&#8230; Yüzlerimiz neden bulanıklaştırılmış? Çünkü bu fotoğraf çekildikten hemen sonra, neredeyse tamamı avukatlardan oluşan ekibimizin pankartına el konuldu, hakkımızda tutanak tutuldu. Çok komil değil mi? Türkiye Barolar Birliği ve farklı sivil toplum kuruluşu temsilcileri bakanlık bahçesinde bir hatıra fotoğraf çektiremiyor! İşte Türkiye&#8217;deki katılımcılık, çoğulculuk, sivil topluma verilen önem&#8230;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayvanlar, deney sektöründe çok fazla acıya maruz bırakılıyor. Onların derdi, yaşadığı dram sadece bizim acımız olmamalı bence. Siz de bu hayvanların derdini lütfen umursayın. Yapabileceğiniz çok şey var. Bu adalet mücadelesine, hukuksuzluğa karşı çıkışa siz de katılın.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/">HADMEK&#8217;te neler oluyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/03/hadmekte-neler-oluyor/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
