<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk Katılımı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/cocuk-katilimi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cocuk-katilimi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 May 2023 08:33:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Çocuk Katılımı arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cocuk-katilimi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çocuk Katılımı için Mikro-Fon Hibe Programı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/29/cocuk-katilimi-icin-mikro-fon-hibe-programi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 29 May 2023 08:29:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hibe]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[hibe]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Uluslararası Çocuk Merkezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=84145</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından desteklenen Uluslararası Çocuk Merkezi (ICC)’nin yürüttüğü Mikro-Fon hibe programı  başvuruya açıldı. Çocukların sivil topluma katılımlarını artırmayı hedefleyen çalışmalarla başvurulabilecek hibe programı için son tarih 31 Mayıs saat 17.00. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/29/cocuk-katilimi-icin-mikro-fon-hibe-programi/">Çocuk Katılımı için Mikro-Fon Hibe Programı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Programın başarılı şekilde uygulanmasıyla çocuk katılımı alanında yaşanan güçlüklere dair bilgi ve deneyim sahibi olunması,  katılımın önündeki engellerin kaldırılabilmesi için yapılacak çalışmalara zemin oluşturulması sağlanacak.</p>
<p>Hibe programına başvuru iletecek çalışmalar için aranan kriterler şöyle:</p>
<ul>
<li>Yürütülecek faaliyetlerde çocuk katılımının sağlanması</li>
<li>Yürütülecek faaliyetlerin Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme&#8217;de geçen haklardan en az bir tanesi ile ilgili olması</li>
<li>Yürütülecek faaliyetlerin dijital dünya ile ilişkili olması</li>
</ul>
<p>Programa; tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, Türkiye’de faaliyet gösteren barolar, üniversitelerin çocuklar ile çalışan birimleri ve çocuk grupları ve inisiyatifleri ile tüzel kişiliği olmayan sivil toplum girişimleri başvuru yapabilecek.</p>
<p>Başvuru rehberinde belirtilen fon dağılımı kapsamında, yaklaşık yetmiş beş başvurunun desteklenmesi bekleniyor.</p>
<p><a href="https://www.sivildusun.net/cocuk-katilimi-icin-mikro-fon-hibe-programi/#_ftnref1" name="_ftn1"></a></p>
<p>Program hakkında detaylı bilgi ve başvuru rehberi için <a href="http://cocuklarlagucluyuz.net/mikro-fon-programi" target="_blank" rel="noopener">tıklayın</a>.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/05/29/cocuk-katilimi-icin-mikro-fon-hibe-programi/">Çocuk Katılımı için Mikro-Fon Hibe Programı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Toplumda Çocuk Katılımını Destekleme Eğitimi Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/sivil-toplumda-cocuk-katilimini-destekleme-egitimi-basliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 08:12:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Çocuk Çalışmaları Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Genç Sesler Projesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumda Çocuk Katılımını Destekleme Eğitimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72688</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplumda Çocuk Katılımını Destekleme Eğitimi başvuruları açıldı. Bilgi Çocuk Çalışmaları Birimi'nin Genç Sesler Projesi kapsamında düzenlediği, sivil alanda çalışan bireyleri çocuk katılımı konusunda güçlendirmeye yönelik bu çevrimiçi eğitimler, 18-19-20 Ağustos tarihlerinde düzenlenecek. Son başvuru tarihi 26 Temmuz 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/sivil-toplumda-cocuk-katilimini-destekleme-egitimi-basliyor/">Sivil Toplumda Çocuk Katılımını Destekleme Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eğitim tarihleri: </strong>18-19-20 Ağustos 2021</p>
<p><strong>Son Başvuru Tarihi: </strong>26 Temmuz 2021 2021 saat 17.00</p>
<h5><strong>Başvuru Koşulu</strong></h5>
<p>Başvurular sivil toplumda çocuklarla kültür-sanat ve beden-hareket temelli çalışmalar yapan (bağımsız) uzman ve eğitmenlerin katılımına açık.</p>
<h5><strong>Eğitimin amacı nedir?</strong></h5>
<p>Eğitimler 18-19-20 Ağustos tarihlerinde 13.00-17.00 saatlerinde gerçekleşecek.</p>
<p>Eğitime dahil olan katılımcıların</p>
<ul>
<li>çocuk hakları ve çocuk haklarının korunmasına yönelik yükümlülükler hakkında bilgi ve farkındalık kazanması,</li>
<li>çocuklarla çalışmalardaki rolleri ve sınırlılıkları üzerine düşünmesi,</li>
<li>çalışmalarını çocuk hakları perspektifiyle değerlendirmesi,</li>
<li>kendi çalışmaları üzerinden çocuk katılımı süreçlerini düşünmesi,</li>
<li>çalışmalarında gerçek anlamda çocuk katılımını yaşama geçirmeleri için desteklenmesi amaçlanmıştır.</li>
</ul>
<h5><strong>Kimler başvurabilir?</strong></h5>
<ul>
<li>STK’larda ve kültür kurumlarında kültür, sanat ve beden, hareket temelli çalışmalar yapan</li>
<li>Bu alanda çocuklarla aktif çalışan,</li>
<li>Eğitimin tamamına aktif şekilde katılabilecek olan,</li>
<li>Çevrimiçi ortamda eğitim için gerekli internet ve diğer teknik donanımlara sahip uzmanlar, eğitmenler, gönüllüler bu eğitime başvurabilir.</li>
</ul>
<h5><strong>Değerlendirme süreci</strong></h5>
<ul>
<li>Katılımcı sayısı 20 kişi ile sınırlıdır.</li>
<li>Daha fazla sayıda başvuru olması durumunda başvuru formları “Kimler başvurabilir?” bölümünde belirtilen özellikler çerçevesinde değerlendirilecek.</li>
<li>Çocuklarla  farklı kurumlarda bireysel eğitmen/ sanatçı olarak çalışanlara öncelik verilecektir. Şehirlerdeki dağılım, çocuklara erişim ve motivasyon gibi konular göz önüne alınacak.</li>
</ul>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Başvuru formu için <a href="https://tr.surveymonkey.com/r/LG3BTYF" target="_blank" rel="noopener">tıklayın.</a></p>
<p>Eğitim ve başvuru süreci hakkında daha fazla bilgi için <a href="mailto:cem.demirayak@bilgi.edu.tr" target="_blank" rel="noopener">cem.demirayak@bilgi.edu.tr</a> adresine yazabilirsiniz.</p>
<h5><strong>Değerlendirme Süreci </strong></h5>
<p>Başvurusu kabul edilen katılımcılar<strong> 31 Temmuz 2021</strong> tarihinde açıklanacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/13/sivil-toplumda-cocuk-katilimini-destekleme-egitimi-basliyor/">Sivil Toplumda Çocuk Katılımını Destekleme Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>102. Yılında, 23 Nisan’ın Ardından (2)  Çocuk Katılımı, Peki Nasıl?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/102-yilinda-23-nisanin-ardindan-2-cocuk-katilimi-peki-nasil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Sezen]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 May 2020 08:55:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Katılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53262</guid>

					<description><![CDATA[<p>23 Nisan’dan hareketle ele aldığımız “çocuk katılımı”, bu özel günde çocuklara yönelik etkinliklerin çocuk katılımı ilkeleri ile uyumlu olup olmamasının ötesinde; başta ev içinde olmak üzere, sokakta, oyunda, okulda, kısaca çocuğun içinde bulunduğu her türlü ortamda üzerine düşünülmesi ve çalışılması gereken bir konu. Dolayısıyla çocuğa doğrudan veya dolaylı olarak dokunan kişi ve kurumların bu konularda farkındalık ve donanım kazanmalarının yanı sıra, çocuğun da bu alanda güçlendirilmesi ve ebeveynlerin sürece dair desteklenmesi konuşulması gereken diğer konular arasında yer alıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/102-yilinda-23-nisanin-ardindan-2-cocuk-katilimi-peki-nasil/">102. Yılında, 23 Nisan’ın Ardından (2) &lt;br&gt; Çocuk Katılımı, Peki Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kuşkusuz, başta ailelerin ve tüm yetişkinlerin çocuklarla birlikte “katılım” meselesini sorgulayan bir noktada durmaları,  onlarla birlikte düşünerek ve konuşarak daimi bir araştırmacı pozisyonu benimsemeleri ve akabinde mevcut durumu ve rolleri yeniden konumlandırmaları uzun bir sürece işaret ediyor. Bu bölümde, ailelerin yanı sıra etrafında çocuk olan her bireyin çocukların gelişimine sunabileceği katkıdan hareketle, yetişkinlerin çocuk katılımı konusundaki sağduyularını gözden geçirmelerini destekleyecek bir takım tarif ve öneriler yer alıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk katılımı denince akla çoğunlukla çocuklarla bir araya gelinen etkinlikler planlamak gelse de, çocuk katılımını birkaç taktiği bulunan ve kolaylıkla uygulamaya alınabilecek “teknik” bir mesele olarak ele almak çok zor. </span><b>Daha ziyade çocuk katılımı, doğal hayatın bir parçası olarak ele almak üzere ihtiyaç duyduğumuz bir yaklaşım meselesi.</b> <b>Bu yaklaşımın arka planında ise çocukla “bir arada yaşama” mevzusunu merkeze almak ve &#8211; yetişkinin çocuğa ve diğer yetişkinlere karşı sorumluluklarının korunması bir yana &#8211;  çocuk / yetişkin ayrımını mümkün olduğunca belirsizleştirmek duruyor. </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu, kulağa oldukça soyut gelen kavramı, çocuk çalışmaları alanında önde gelen bilim insanlarından biri olan Laura Lundy, Çocuk Katılımı Modeli (2007) aracılığıyla, dört temel bileşen etrafına oturtarak daha somut bir zemin kazandırıyor:</span></p>
<ol>
<li style="font-weight: 400;"><b><i>“Alan”: </i></b><span style="font-weight: 400;">Çocuğun kendini ifade edebilmesi için öncelikle ona ihtiyaç duyduğu alan sağlanmalıdır. Bu alan çocuk için her şeyden önce güvenli ve şeffaf olmalıdır.  Yanı sıra çocuğun tüm ihtiyaç ve beklentileri açısından kapsayıcı ve çocuğun gönüllülük esasına dayalı olmalıdır. Çocuk konuyla ilgili öncesinde bilgilendirilmeli, konunun onunla olan ilgisine dikkat çekilmelidir.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><b><i>“İfade”:</i></b><span style="font-weight: 400;"> Çocuğun kendini ifade edebilmesi için ifadesinin kolaylaştırılmasına, yani bu süreçte desteklenmesine ihtiyacı vardır. Bu süreç çocuk dostu ve çocuğun varlığına saygı gösteren bir yaklaşımı esas almalıdır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><b><i>“Dinlemek”: </i></b><span style="font-weight: 400;">Çocuk ciddiyetle dinlenmeli ve görüşü etraflıca alınmalıdır. Yetişkinlerin bu süreçte kendi pozisyonlarını “Çocuk bana bir şey söyleyecek, dinlemeye hazır mıyım? Ona sormaya ve duymaya hazır mıyım?” gibi sorular aracılığıyla değerlendirmeleri kıymetli olacaktır.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><b><i>“Etki”:</i></b><span style="font-weight: 400;"> Son olarak çocuk, görüşü alındıktan sonra da o görüşün hayata geçip geçmediğiyle ilgili olarak nedenleriyle birlikte bilgilendirilmelidir. </span></li>
</ol>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kavramsal çerçeveden hareketle çocuk katılımını hayata geçirmenin daha somut adımlarını tarif etmek anlamlı olabilir. </span><b>Her şeyden önce çocuğun kararlara katılımının sağlanması için ihtiyaç duyduğumuz temel araç/anahtar “soru sormaktır”. </b><span style="font-weight: 400;">Çocuğa, açıkça ve doğrudan, “Böyle bir konu var, dâhil olmak ister misin?” ve “Nasıl dâhil olmak istersin?” diye soru sormak. Bu anahtarı işlevsel/amacına uygun olarak kullanabilmek ve çocuk katılımını bir yaklaşım meselesi olarak ele alabilmek için ise çocukla kurduğumuz her türlü ilişkide aşağıdaki adımlara dikkatimizi vermek önemli olabilir:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çocuğun yaş ve gelişimine uygun olma ve çocuğu ilgilendiren konularla sınırlı olma gibi ilkelere uyumlu olarak çocuğa danışın/görüşünü alın.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Genel anlamda çocukla kendi yaş ve gelişimine uygun şekilde birlikte iş bölümü ve işbirliği yapın.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çocuğun hayatını ilgilendiren konularda alınan her türlü kararı açık ve net bir biçimde onunla paylaşın.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Katılımdan bağımsız çocuk için “hayır” diyebilmeyi güvenli kılın ve her koşulda ihtiyacını sorun.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Eğlenceli ve keyifli olma halini sürdürmeye özen gösterin.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çocukla şiddetsiz iletişim kurmaya, iletişiminizde sözel olmayan araçlar kullanmaya özen gösterin.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Sıklıkla çocukla ilişkinizdeki konumunuza, rolünüze ve çocuğun katılımının sağlanmasına dair öz değerlendirme ve süreç değerlendirmesi yapın ve bu esnada çocuktan geri bildirim alın.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çocuğun katılım araçlarını kullanabilmesi için onu güçlendirin. Bu konuyu gündemde tutun, farkındalık ve eğitimlerle destekleyin.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çocuğun inisiyatif alabilmesini teşvik etmek için ortamlar hazırlayın.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Yetişkinler olarak konuya dair farkındalık ve donanım kazanmaya çalışın, çocuğun katılım sağladığı konularda ona karşı “hesap verebilir” olmayı içselleştirmeyi deneyin. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Alt alta öneriler sıralamak her zaman işin en kolayı olsa da tüm bunların hayata geçirilmesi elbette zaman alır ve yoğun emek ister. Bu nedenle de hazırlık sürecinin tasarlanması da bir o kadar mühimdir. Hazırlık esnasında öncelikle konuya dair özel bir zaman ve emek ayırma ihtiyacı akılda tutulmalı, bu durum planlama sürecinde göz önünde bulundurulmalıdır. Ardından mevcut durumu anlayabilmek adına yetişkinler olarak durduğumuz yere bakmak önemli olacaktır. “Çocuğun fikrini duymaya hazır mıyım,  merak ediyor muyum, dikkate almak istiyor muyum?” sorularıyla birlikte, “yetişkinler olarak çocukların kararlara katılımlarının önünde, hangi tutum ve davranışlarımız aracılığıyla, nasıl engeller oluşturuyoruz?” meselelerinin de sorgulanması yine hazırlık sürecinin temelini oluşturabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yetişkinler bu süreçte kendilerini hazırlayabilmek adına kendi becerilerinin, kendi iç ve dış motivasyonlarının ve sahip oldukları kaynakların neler olduğunu değerlendirebilirler. Benzer biçimde katılımı beklenen çocukları dinleme becerisinden hakları bilmesine kadar çeşitli konularda güçlendirecek bir süreci beraberinde başlatabilirler. Ayrıca çocuğa etki eden diğer yetişkinleri, kişi ve kurumları bu sürece hazırlamak önemli olacaktır. Bir diğer ifadeyle, çocukla ilgili sorumluluk zincirinde yer alan farklı aktörler (devlet, aile, öğretmen vs.) olduğunu fark etmek, her birini kapsayan bir yaklaşım oluşturmak ve onları da sürece dâhil etmek üzere aksiyon almak sürecin işlevselliğini artıracaktır. Böylelikle çocuk katılımı meselesi doğal hayatın bir parçası olarak ele alınırken aslında gündelik hayatımızın da bir parçası haline gelerek gündemimizde daimi olarak yer alacak ve anaakımlaştırılmasına katkı sağlanacaktır.</span></p>
<p>Yazının ilk bölümüne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/30/100-yilinda-23-nisanin-ardindan-1-cocuklarla-birlikte-cocuklardan-soz-etmek-mumkun-mu/">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/05/01/102-yilinda-23-nisanin-ardindan-2-cocuk-katilimi-peki-nasil/">102. Yılında, 23 Nisan’ın Ardından (2) &lt;br&gt; Çocuk Katılımı, Peki Nasıl?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarla Birlikte, Çocuklardan Söz Etmek Mümkün mü?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/30/cocuklarla-birlikte-cocuklardan-soz-etmek-mumkun-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selin Sezen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 07:11:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[23 Nisan]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Katılımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=53203</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuk katılımı denince akla çoğunlukla çocuklarla bir araya gelinen etkinlikler planlamak gelse de, çocuk katılımını birkaç taktiği bulunan ve kolaylıkla uygulamaya alınabilecek “teknik” bir mesele olarak ele almak çok zor. Daha ziyade çocuk katılımı, doğal hayatın bir parçası olarak ele almak üzere ihtiyaç duyduğumuz bir yaklaşım meselesi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/30/cocuklarla-birlikte-cocuklardan-soz-etmek-mumkun-mu/">Çocuklarla Birlikte, Çocuklardan Söz Etmek Mümkün mü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl 23 Nisan’da yetişkinler tarafından kurgulanıp planlanan bir dizi etkinlik ve oyun içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getiren çocukları izliyoruz. Birkaç gün veya haftalar öncesinden hazırlık süreci baştan sona yine yetişkinler tarafından yönetilen bu etkinliklerde çocuklar neşelendirilmek üzere kendileri için hazırlanan sayısız şahane sürpriz, gösteri ve eğlence şovu “bombardımanına” tutuluyor, ezberledikleri şiirleri okuyup şarkılar söylüyorlar. Dahası, kendilerine ait olmayan makam koltuklarına “bir günlüğüne” oturtularak normal zamanda fikir beyan etmeleri hatta sorgulamaları beklenmeyen konularda &#8211; muhtemelen yine öncesinde bir yetişkin tarafından kontrol edilen ve onaylanan &#8211;  birkaç laf edip yine onları izleyen yetişkinleri gülümsetiyorlar.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hâlbuki 23 Nisan denince, hem Meclis’in kuruluş gününün yıl dönümü</span><span style="font-weight: 400;"> vesilesiyle Ulusal </span><span style="font-weight: 400;">Egemenlik Bayramı olarak kutlanması hem de çocuklara armağan edilen bir gün olması itibariyle, günün anlam ve önemine istinaden üzerine en çok konuşulabilecek konular arasında kararlara katılım, katılım hakkı ve çocuk katılımı yer alıyor. Zira bu gün, her şeyden önce kendimizi ve çocukları, hepimizin hayatına etki eden dolayısıyla da ilgilendiren kararlara ne kadar katılmak istediğimizle ve katılabildiğimizle, bir diğer ifadeyle demokrasi kültürümüzle yakından ilişkili.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öncelikle kelime anlamı itibariyle “bir konuyu görüşmek, konuşmak, tartışıp karara bağlamak üzere bir araya gelmiş kimseler topluluğu” anlamına gelen Meclis’in kuruluş yıl dönümü vesilesiyle bir arada yaşamın vazgeçilmezleri olan birlikte konuşmak, düşünmek ve karar almaya dair ne kadar düşünüyor ve konuşuyoruz? </span></p>
<blockquote><p>Yetişkinler tarafından kurulan ve yönetilen sistemler silsilesinin içine doğan çocukları, bir arada yaşam deneyimimizi birlikte kurmaya ne kadar dâhil ettiğimiz meselesinin neresinde duruyoruz?</p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayata geçirilmesi konusunda hala gerekli özen gösterilmese de çocukların bütünsel gelişimleri için beslenmeleri, güvenlikleri, bakım ve eğitimleri ne kadar elzemse kendilerini ilgilendiren kararlara katılımlarının da o kadar elzem olduğunu biliyoruz. Üstelik çocukların kararlara katılımı konusu, bundan tam 30 yıl önce imzalanan Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin çok sayıda maddesi ile de garanti altına alınmış durumda. Buna rağmen sözleşmenin imzacıları arasında yer alan ülkemizde 23 Nisanlarda çocukların iyi olma halinden ve esenliğinden sorumlu çok sayıda kamusal, özel ve sivil aktör tarafından bugüne özel olarak hazırlanan etkinlik ve kutlama mesajlarında ne çocuklara ne de kararlara katılımlarına yer veriliyor. Böylece “çocuklar için bir şey yapmaya” dair iyi niyetlerle süslü pek çok adım/girişim ne yazık ki çocuk haklarının bir parçası olarak çocuk katılımının temel mantığından ve prensiplerinden çok uzakta kalıyor.</span></p>
<p><b>Hâlbuki çocuk katılımı dediğimiz şey yetişkinlerin kurgulayıp çocuğu içine yerleştirdiği bir şeyden ziyade, çocuğun kurgulayıp kendisini yerleştirdiği bir nokta olmalı. Aksi, maalesef göstermelik katılım, dekorasyon ve bir çeşit manipülasyon anlamına geliyor. Nitekim bu, çocuk ihlaline kadar girebilecek çok sayıda risk barındırıyor.</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öte yandan yine çok sayıda aktör çocuklar için adeta birbirleriyle yarışırcasına kukla şovlardan satranç turnuvalarına, dans atölyesinden konserlere kadar çok sayıda etkinlik düzenlerken, hangi çocukların bu etkinliklere ulaşabildiği konusu gözlerden kaçıyor. Bir nevi yalnızca kendisine ait tablet, akıllı telefon ve bilgisayarı olan çocukların bayramı “bayram havasında” kutlanırken, salgın sürecinde çalışmaya devam eden, mülteci kamplarında yaşayan, açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşayan, kötü beslenme ve gelişim geriliği riski taşıyan çocuklar gözden kaçıyor. Benzer biçimde, çocuklara doğdukları anlardan itibaren hizmet sağlamakla yükümlü merkezi ve yerel idareler de bu günü kutlamaya özel tek kullanımlık bir dizi etkinliğe yüksek bütçeli kaynaklar ayırarak, o kaynaktan öncelikli olarak faydalanma hakkı bulunan gelişimleri risk altındaki çocukları göz ardı ediyor. Üstelik bu kadar olağanüstü bir dönem yaşadığımız bu 23 Nisan’da da bir iki gazete haberi ve köşe yazısı dışında, hayatı ve tüm gelişim süreci risk altında olan çocuklar ve onların bakım ve gelişiminin sorumluluğunu taşıyan ailelerinden ne yazık ki hiç söz edilmiyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın sürecinden bağımsız olarak çocukların elbette eğlenerek ve oyun oynayarak onlara armağan edilen bu bayramın coşkusu ve gururuyla kutlama yapmaya hem hakları hem de ihtiyaçları var. Zira 23 Nisan da başlı başına çocuk katılımı ile ilgili bir gün değil. Fakat aradan geçen 100 yılda, çocuk hakları ve çocuk çalışmaları alanlarında bu kadar yol almışken, 23 Nisan’ı “çocukların bir günlüğüne eğlendirilmesi” üzerine kurulu bir bayramın ötesinde düşünemez miyiz? Ülkemizdeki ve dünyadaki tüm çocuklara armağan edilen bu biricik günü, çocukları kendi katılım haklarıyla ilgili bilgilendirdiğimiz, onların kararlara katılımına dair yetişkinler olarak rol ve sorumluluklarımızı gözden geçirdiğimiz, çocukların kararlara katılımını onlarla birlikte konuştuğumuz bir gün olarak düşünmek ve kutlamak için bir fırsata çeviremez miyiz?</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/04/30/cocuklarla-birlikte-cocuklardan-soz-etmek-mumkun-mu/">Çocuklarla Birlikte, Çocuklardan Söz Etmek Mümkün mü?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Çocuk Katılımı Hak İhlalllerini Önleyecek En Temel Yaklaşım&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/05/cocuk-katilimi-hak-ihlalllerini-onleyecek-en-temel-yaklasim/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/05/cocuk-katilimi-hak-ihlalllerini-onleyecek-en-temel-yaklasim/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Alper Yalçın]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Sep 2019 07:07:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Demirayak]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Emrah Kırımsoy]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynep Kılıç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41803</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nin İzmir’de 13-16 Eylül tarihlerinde düzenleyeceği Çocuk Katılımı Eğitimi’nin kolaylaştırıcıları Cem Demirayak, Emrah Kırımsoy Atike Zeynep Kılıç ile çocuk katılımının önemini konuştuk.  Çocuk hakları aktivisti Emrah Kırımsoy, "Çocukların gelişimsel özelliklerine dikkat edilerek muhatap alındıkları, etkin ve etkili hak arama mekanizmalarına erişimin mümkün olduğu güvenli alanlar oluşturulduğunda çocuk katılımı, hak ihlallerini önleyebilecek en temel yaklaşımdır. " diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/05/cocuk-katilimi-hak-ihlalllerini-onleyecek-en-temel-yaklasim/">&#8220;Çocuk Katılımı Hak İhlalllerini Önleyecek En Temel Yaklaşım&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Çocuk katılımı, Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi (BMÇHS) ve Türkiye’nin resmi yasası Çocuk Koruma Kanunu’nun temel ilkelerinden biri. Çocuk katılımı ise geçmişe kıyasla bugün çocuk hakları alanında birçok sivil toplum örgütünün savunduğu, aynı zamanda kendini bu yaklaşıma göre dönüştürmeyi hedeflediği bir mesele haline geldi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi’nin İzmir’de 13-16 Eylül tarihlerinde “Çocuk Katılımı” üzerine yapacağı bir eğitim için açtığı çağrı ve bu çağrıya beklentinin üstünde 195 kişinin ses vermesinden esinlenerek, çocukluk algısını, yurttaşlığı, çocuk katılımını </span><span style="font-weight: 400;">Çocuk Katılımı Eğitimi’nin kolaylaştırıcıları olan ÇoÇa çalışanı Cem Demirayak, çocuk hakları aktivisti Emrah Kırımsoy ve Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nden Atike Zeynep Kılıç ile konuştuk.  </span></p>
<p><b>Söze hepimiz için ilham kaynağı olmuş Yaşar Kemal’i andıktan sonra sizlere ayrı ayrı sorular sormak isterim. Yaşar Kemal’in “çocuklar insandır” cümlesi sizin için ne anlama geliyor? </b></p>
<p><b><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-41892 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/azk-640x853.jpg" alt="" width="197" height="263" />A.Zeynep Kılıç:</b><span style="font-weight: 400;"> Yaşar Kemal, bu ifadeyle sanki unuttuğumuzu hatırlatmaya çalışmış. Çocukların yetersiz, güçleri eksik, dolayısıyla bir yetişkine bağımlı olduğunu düşünme eğilimi son birkaç yüzyılda o kadar yerleşmiş durumda ki, çocukları sanki başka bir canlı olarak görme tuhaflığına doğru ilerliyoruz. Kitaptaki öykülerin hepsi, çocuk olmaları da dahil, birçok dezavantaj içinde yaşamlarını sürdürme ve dönüştürme gücü elinde olan çocuklara ait. Sanırım buradaki asıl soru, yetişkinlerin bu mücadelenin neresinde durdukları. Birer yetişkin olarak bundan emin olamadığımız zamanlarda Çocuklar İnsandır’ı okumak yol gösterebilir.</span></p>
<p><b>Cem Demirayak:</b><span style="font-weight: 400;"> Bu cümleyi hakim çocukluk algısına karşı bir itiraz olarak algılıyorum. Çocukluğun tarihsel sürecine bakıldığında ön plana çıkan insanlığı değil, daha çok başka sıfatları olmuş. Sevimliliği, küstahlığı, büyümüş de küçülmüşlüğü, muhtaciyeti vb. gibi. Oysa ki geçmişte ve şimdi çocuk deyince akla gelenlerin her biri bir insanlık hâli de aynı zamanda. Yaşar Kemal, çocuğun aklımıza gelen tüm kalıplardan âzâde bir insan ve birey olduğunu imliyor benim gözümde.  </span></p>
<p><b><img decoding="async" class="size-full wp-image-41893 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/emrah_k__r__msoy.jpg" alt="" width="225" height="225" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/emrah_k__r__msoy.jpg 225w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/emrah_k__r__msoy-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 225px) 100vw, 225px" />Emrah Kırımsoy: </b><span style="font-weight: 400;">Bu cümleyi, yetişkinlere çocuk üzerinde kurdukları tahakkümü hatırlatmak ve onları uyarmak için söylenmiş bir cümle olarak okuyorum. Çünkü çocuklar bir nesne değil, oyuncak değil, ailenin veya devletin malı değil, köle değil, yetişkinlerin arzu ve isteklerini yerine getirmesi gereken canlılar değil. Oysa yetişkinler, çocuklarla ilişkilenmelerinde hem bunları hem de bir zamanlar çocuk olduklarını unutuyor, kendi öncelik ve isteklerine göre hareket edebiliyor. Oysa çocuklar tasarlar, keşfeder, üretir, hatırlar, sanat yapar, bir kültür oluşturur,sever, değiştirir, dönüştürür vb., yani yapabilir. Bunun yanı sıra tam tersini yapma potansiyelleri de vardır. Yani insana özgü her şeyi yapabilme olanağına sahip olduklarını akıldan çıkarmamak önemlidir. İnsan veya insana özgü derken de -türcülükle yakından veya uzaktan ilişkisi olmadan- Kuçuradi’nin insan, insanın değeri, insan onuru kavramsallaştırmasına atfen sadece var oluşu ile bile her çocuğun değiştirme ve dönüştürme olanağı olduğunu vurgulamaya çalışıyorum.</span></p>
<p><b>Yaşar Kemal’in Çocuklar İnsandır cümlesinden, çocukların yurttaş olarak nasıl var olduklarını da tartışmalıyız fakat öncelikle yurttaş ne demektir?   </b></p>
<p><b>A.Z.K.:</b><span style="font-weight: 400;"> Böyle başlayınca tuhaf olacak belki ama yurttaşlık benim için heyecan verici bir şey. Benim temel çalışma alanım siyaset sosyolojisi; dolayısıyla uzun zamandır devlet ve sınırları içinde yaşayan insanlarla ilişkisi üzerine düşünüyorum, çalışıyorum. Yurttaşlık benim için, Türkiye’de tam olarak böyle yaşanmasa da, kişilerin bireysel ve örgütlü olarak kendi oluşturdukları kurgusal bir yapıyı şekillendirme, gerektiğinde bu yapıya karşı direnme hakkını tanımlıyor. Meşru güç kullanma tekelini elinde tutan bir yapıya karşı, “bir dakika ben de buradayım” dememizi sağlıyor yurttaş olmak. Aynı zamanda bir ortaklık, kollektiflik hali. Zaman zaman acı verici olsa da, çoğu zaman farkında olmasak da birimizin yaptığı diğerini doğrudan etkiliyor aslında. Yani aynı topraklar üzerinde yaşayan insanlar olarak birbirimize karşı sorumluluğumuzu da hatırlatan bir kavram benim için. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yurttaşlığın bir boyutu daha var bana göre; başka kimliklerden bağımsız olarak yaşanan yer ile ilişkilenmeyi vurgulayan bir kavram olması. Bu nedenle, Türkçe’de eş anlamlı olarak kullanılan vatandaşlıkla aynı içeriği taşımıyor bence. Vatan, özellikle ulus-devlet anlayışı üzerinden baktığımızda, ulusal kimliğin inşa edildiği bir toprak bütünü olarak tanımlanabilir. Yurt ise kelime karşılığı olarak barındığın, yaşadığın yer demek. Dolayısıyla insanın vatanıyla yurdu birbirinden farklı olabilir. Ve ben, politikanın gündelik yaşam pratikleri çerçevesinde oluştuğunu düşündüğüm için (ister praxis’ten dem vuralım, istersen “kişisel olan politiktir”den) yurttaşlığın vatandaşlığa göre çok daha politik, kapsayıcı ve ortaklaştırıcı bir kavram olduğunu düşünüyorum.</span></p>
<p><b>Türkiye’de yurttaşlığın tanımı, sınırları nedir?</b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><b>A.Z.K.: </b><span style="font-weight: 400;">Ben bu sorunun en somut yanıtını Milli Eğitim Temel Kanunu’nun eğitimin amacını açıklayan ikinci maddesinde buluyorum. Maddeye göre “Türk Milli Eğitimi’nin genel amacı”, “Türk milleti”ni koruyan, yücelten, seven; Türkiye Cumhuriyetine karşı görev ve sorumluluklarını “davranış haline” getirmiş  “yurttaşlar yetiştirmek” olarak tanımlanıyor. Tersten okuduğumuzda yurttaşın nasıl tanımlandığını da anlıyoruz. Tanım da sınırlar da yeteri kadar açık! Ve benim yurttaş tanımlamamdan epeyce farklı. </span></p>
<p><b>Türkiye’de çocuklar yurttaş olarak algılanıyor mu? </b></p>
<p><b>A.Z.K.:</b><span style="font-weight: 400;"> Algılanmıyor elbette, en fazla yurttaş olma potansiyeli taşıyanlar olarak algılanabilirler. Bu da yukarıda Kanun’a atıfla bahsettiğim yurttaşlık sınırları içinde kalmaları ile doğru orantılı olarak gerçekleşiyor. Eğitim, Türkiye’de devletle yurttaş arasındaki istenen ilişkiyi kurmanın en güçlü araçlarından biri. Eğitim sisteminin her iktidar değişiminde yeniden şekillendirilmeye çalışılması tesadüf değil. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Devlet Baba” tanımlaması artık eskisi kadar çok kullanılmıyor belki ama devlet ile yurttaş arasındaki ilişki ebeveyn ile çocuk arasındaki ilişkinin bir yansıması bence. Nasıl ki ebeveyn çocuğu için iyi olanı ondan daha iyi biliyorsa devlet de yurttaşı için iyi olanı ondan daha iyi biliyor. Çocuklar yurttaş olarak algılanmıyor ama zaman zaman yurttaşlar “çocuk gibi” algılanıyor desem haddimi aşar mıyım?</span></p>
<p><b> Çocuk hakları terminolojisinde çocukların doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendikleri sorunların çözümüne katılımlarının sağlanması gerektiği ifade ediliyor. Doğrudan ya da dolaylı olarak etkilendikleri şeyleri nasıl ayırabiliriz? Yani çocuk katılımı, yalnızca çocukların yaşadığı sorunları mı mercek altına alıyor yoksa yaşamın içinde meydana gelen her türlü sorunun çözümüne katılabilecekleri anlamına mı geliyor?  </b></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-41894 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/09/cd2.jpg" alt="" width="218" height="291" />C.D.: </b><span style="font-weight: 400;">Bence çocuklar kendi etkilendikleri şeyleri bilmek ve çözümlerini görmek konusunda uzmanlar. Eğitim bilimci Lothar Krapmann’ın “çocukların sorunlarına ilişkin kendi görüşlerini geliştirdiği, yetkin çözümler ürettiği; yani aslında hep ışıl ışıl ve güneşli olarak tahayyül edilen o gelecekte değil de şimdi ve burada yaşadıkları” savına gönülden katılıyorum. Doğrudan etkilendikleri &#8211; dolaylı etkilendikleri gibi bir ayrımı yapmak zor çünkü çocuklarla birlikte yaşıyoruz, toplumsal hayattaki tüm sorunlarla çocuklar da baş etmeye çalışıyor. Burada önemli olan çocukların gönüllülüğü, yani yetişkinlerin kendi gündemlerini çocuklara dayatmaması. Bu noktada çocukların aktif bir yurttaş olarak sorunları sahiplenme potansiyelleri  olduğunu düşünüyorum. Kendim de dahil pek çok yetişkinin yanıldığı nokta, bu durumun kültürel/coğrafik olarak değişkenlik gösterdiğini düşünüyor olması. Tüm canlıları olumsuz etkileyen küresel ısınmaya dünyanın her yerinden çocukların çıkardıkları sesi duymak bunun bir kanıtı.</span></p>
<p><b>Sivil alanda çocuk katılımını nasıl görüyorsunuz? Çocuk katılımına ilişkin birçok çalışma yapılıyor. Özellikle hibe veren kurum/kuruluşlar da son yıllarda çocuk katılımını merceğine almış durumdalar. Peki, çocuk katılımına ilişkin çalışmalar yalnızca proje faaliyetleri süresince gerçekleşen bir durum mu yoksa sürdürülebilir katılım modelleri gözlemliyor musunuz? </b></p>
<p><b>C.D.: </b><span style="font-weight: 400;">Sivil alanda çocuğun katılımını sürekli hale getirmek için eskisine göre daha çok çaba harcanıyor. Bu iyi bir şey çünkü duyulabilecek deneyimler artıyor. Biraz da deneyimleyerek kıvamına gelen bir süreçten bahsediyoruz. Yıllarca aynı çocuk grubuyla çalışırken, bizi çok şaşırtan ve farklı pencereler açan öğrenmelerimiz olmuştur. Sivil alanda şu an çocuk katılımı sadece projeler ya da etkinlikler özelinde kalıyor gibi. Daha sürdürülebilir katılım mekanizmaları, hakim çocukluk algısının sivil alanda çalışan tüm kişiler, yöneticiler bağlamında değişmesi, çocuk katılımının yaklaşım ve kültür olarak içselleştirilmesi ile mümkün olabilir. </span></p>
<p><b>KHK ile kapatılmış olsa da Gündem Çocuk Derneği’nde birçok çocuk hak ihlalini takip ettiniz, raporladınız ve ihlallerin önlenmesi için herkesi harekete geçmeye davet ettiniz. Deneyimleriniz ışığında, çocuk hak ihlallerinin çözümünde çocukların sürecin içindeki katılımları nasıl gerçekleşiyordu? Adalet sisteminin sınırlarını göz önünde bulundurarak çocukların katılım biçimlerine baktığımızda, adalet sisteminin çocukluk algısını nasıl tarif edersiniz?  </b></p>
<p><b>E.K.: </b><span style="font-weight: 400;">Çocuk hak ihlallerinde süreçten etkilenen aktör olarak çocuğun sürecin öznesi olması beklenir. Sürecin öznesi olarak muhattap alındıklarında, güvenli ve güvenceli bir alan oluşturulduğunda ve gelişimsel özellikleri dikkate alındığında sürece katılımları mümkün olur. Aksi taktirde süreçte neyin odağa alındığı ile ilgili olarak konumları değişir. Demek istediğim, çocuğa mı değer veriyoruz yoksa ihlale neden olan aktör veya sistemleri mi?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hak ihlallerinin ortadan kaldırılması, cezasızlık kültürü ile mücadeleyi gerektirir. Başka bir deyişle bu; (1) sorumluluk zincirini ortaya çıkartarak etkin soruşturma sonucu fail veya failllerin cezasız kalmamasını, (2) ihlalden zarar görenlerin zararlarının tazmini ve iyi olma durumlarının sağlanmasını (3) ve benzer bir ihlalin asla tekrarlanmaması ile ilgili yapısal değişikler yapılmasını gerektirir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Günümüzde adalet sistemindeki çocuk algısının, “herkes 18 yaşına kadar çocuktur”, “çocuk hak sahibi bireydir” ve “çocuk olma statüsü yetişkinlere sorumluluklar verir” algısından çok uzak olduğuna tanık oluyoruz. Örneğin, kanunla ihtilaf halinde olan çocuklar neden adalet sistemi içerisinde ve nasıl tekrar adalet sistemine girmesi önlenebilir yerine, yetişkinlere özgü yaklaşımla, “ne yaptı, ne kadar ceza verilir” yaklaşımı hüküm sürüyor.  Dolayısıyla çocuğun çocuk olma statüsü ve yetişkinlerin sorumluluğu baştan yok sayılıyor. Çocuğun katılımından bahsetmek de ne yazık ki imkansız hale geliyor. Oysa neden adalet sistemi içerisinde ve nasıl bir daha girmesi önlenebilir soruları ile çocuk odağa alındığında, çocuğun hem içinde bulunduğu durumun anlaşılması hem de bir müdahale programının oluşturulması konusunda birlikte çalışma süreci başlatılması mümkün olabilir.</span></p>
<p><b>Hak ihlallerinin çözümünde aktif bir şekilde yer almaları bir şeyleri dönüştürebilir mi? </b></p>
<p><b>E.K.: </b><span style="font-weight: 400;">Kesinlikle, çünkü hak ihlallerinin oluşmasında çocuk katılımının yok sayılması en temel neden. Öyle ki basit bir anlatımla hak ihlalleri çocuğa karşı farklı şekillerde tezahür eden güç ve erkin şuursuzca ve kötüye kullanılması ile oluşuyor. Bu da bir arada yaşamayı ve eşitler ilişkisi kurulmasını baştan engelliyor. Dolayısıyla çocukların gelişimsel özelliklerine dikkat edilerek muhatap alındıkları, etkin ve etkili hak arama mekanizmalarına erişimin mümkün olduğu güvenli alanlar oluşturulduğunda çocuk katılımı, hak ihlallerini önleyebilecek en temel yaklaşımdır. Ancak etkin ve anlamlı çocuk katılımı, yetişkinler tarafından kurgulanan yapılara çocukları dahil etmek mi veya çocukların bu yapıları örnek alarak seslerini duyurmaya çalışmaları mı diye tekrar düşünmek önemli. Bu noktada yüzümüzü çocuklara dönüp “nasıl yapardınız, birlikte nasıl yapalım?” sorularını sormaya başlamak iyi bir başlangıç.</span></p>
<p><b>Çocuk katılımı eğitiminde tartışmayı planladığınız ya da arzuladığınız şeyler neler?  </b></p>
<p><b>E.K.: </b><span style="font-weight: 400;">Temelde yetişkin ezberleriyle yüzleşmek, katılım ve ilgili kavramlar üzerinde birlikte düşünmek, tartışmak, çocukların katılımı ile ilgili deneyim paylaşımı yapmak ve tabii ki çocukların katılımı önündeki engelleri nasıl ortadan kaldırabiliriz konusuna derinleşmek&#8230;</span></p>
<p>Kapak görseli: “Herkes Özgür Doğar” kitabı &#8211; Debi Gliori</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/05/cocuk-katilimi-hak-ihlalllerini-onleyecek-en-temel-yaklasim/">&#8220;Çocuk Katılımı Hak İhlalllerini Önleyecek En Temel Yaklaşım&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/09/05/cocuk-katilimi-hak-ihlalllerini-onleyecek-en-temel-yaklasim/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
