<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemevleri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/cemevleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cemevleri/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 24 Sep 2019 09:36:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Cemevleri arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cemevleri/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cem Vakfı AİHM Kararlarının Uygulanmasını Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/cem-vakfi-aihm-kararlarinin-uygulanmasini-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Solgun]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Feb 2019 08:25:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cem Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevleri]]></category>
		<category><![CDATA[Hıdır Akbayır]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35549</guid>

					<description><![CDATA[<p>Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Türkiye’nin Cem Vakfı’na ödenmesine hükmettiği tazminat oranına itirazını reddetmesi; cemevlerinin statüsünü yeniden gündeme getirdi. Cem Vakfı Genel Müdürü Hıdır, AİHM kararlarının uygulanmasını istediklerini dile getirdi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/cem-vakfi-aihm-kararlarinin-uygulanmasini-bekliyor/">Cem Vakfı AİHM Kararlarının Uygulanmasını Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">AİHM, 2 Aralık 2014’te Cem Vakfı bünyesindeki Yenibosna Cemevi’nin elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması talebini “Cemevleri ibadethane değil” savunmasıyla reddeden Türkiye’yi haksız bulmuş ve Alevi yurttaşlara “ayrımcılık” yapıldığına karar vermişti. Mahkeme, 20 Haziran 2017 tarihinde aldığı kararla da mağduriyete uğradığı gerekçesiyle Cem Vakfı’na 44 bin 400 Euro maddi, 10 bin Euro manevi olmak üzere tazminat ödenmesine karar vermişti. Türkiye hükümeti, mahkemeden 44 bin 400 Euro tutarındaki maddi tazminatın 23 bin 300 Euro’ya düşürülmesini talep etmişti. AİHM, önceki gün açıkladığı kararıyla Türkiye’nin talebini reddederek önceki kararında ısrar etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-35550 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/HıdırAkbayır-e1550823211519.jpg" alt="" width="321" height="296" />Cem Vakfı Genel Müdürü Hıdır Akbayır, AİHM’in son kararını önemli bulmakla birlikte meselenin kamuoyunda tam anlamıyla doğru anlaşılmadığı kanısında. “Bu karar, meselenin aslına, özüne ilişkin değil. Meselenin özü, AİHM’in cemevlerinin ‘ibadethane’ statüsünün tanınmasına ilişkin daha önce almış olduğu karardır. Türkiye’nin itirazı tazminat miktarına ilişkindir” diyen Akbayır, AİHM Büyük Daire’nin 26 Nisan 2016’da Türkiye’nin itirazına ilişkin aldığı karara işaret etti. </span><span style="font-weight: 400;">Akbayır, “Büyük Daire’nin kararıyla AİHM’in cemevlerinin satatüsü ile ilgili almış olduğu karar kesinleşmiştir. Bilindiği üzere anayasamıza göre ulusal yargı kararlarıyla uluslararası yargı kararları çeliştiğinde uluslararası yargının kararları geçerli kabul edilmektedir” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kararın cemevlerinin ibadethane statüsünü hukuki olarak güvence altına aldığını ifade eden Akbayır, bunun gereği olarak cemevlerinin de diğer ibadet mekanlarıyla aynı imtiyazlardan yararlanması, Alevi inanç önderi dedelerin yürüttüğü görevin “kamu hizmeti” sayılması, genel bütçeden cemevlerine de pay verilmesi gerektiğini savundu. </span><span style="font-weight: 400;">“Artık bizim cemevlerinin ibadethane statüsü tanınsın diye bir talebimiz yok. Çünkü tanındı. Nokta. Mesele bunun gereklerinin yerine getirilmesidir” diyen Hıdır Akbayır, bu yönde adım atılmasında 15 Temmuz darbe girişimi ile ardından olağanüstü hal ilan edilerek hak ve özgürlüklerin askıya alınmasının engelleyici bir rol oynadığını belirtti. Akbayır, “Bu şartlar ve sıkıntılar aşıldığına göre artık uygulamaya geçilmesini istiyoruz, bekliyoruz” dedi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Akbayır son olarak Cem Vakfı&#8217;na ödenecek tazminat tutarından ziyade; hukukun üstünlüğü prensibi gereği AİHM kararlarının daha fazla ertelenmeden hayata geçirilmesinin gündem olması gerektiğini savundu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/22/cem-vakfi-aihm-kararlarinin-uygulanmasini-bekliyor/">Cem Vakfı AİHM Kararlarının Uygulanmasını Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8220;Yerel Mahkemelerin Cemevi Kararları Uygulanmıyor&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/20/yerel-mahkemelerin-cemevi-kararlari-uygulanmiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Feb 2019 09:49:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cem Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[cem vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevleri]]></category>
		<category><![CDATA[din dersi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35443</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cem Vakfı Küçükçekmece Şubesi Onursal Başkanı Hakkı Saygı, Alevi kurumlarının cemevlerinin ibadethane statüsünde yer alması, zorunlu din dersleri, elektrik ve su faturalarının devlet tarafından ödenmesi ile ilgili açtıkları davaların çoğunu kazandığını belirtirken, "Faturalarının devlet tarafından ödenmesi konusunda açtığımız davaları yerel mahkemeler kabul etti. Fakat hükümet henüz uygulamıyor. " dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/20/yerel-mahkemelerin-cemevi-kararlari-uygulanmiyor/">&#8220;Yerel Mahkemelerin Cemevi Kararları Uygulanmıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi için AİHM&#8217;e giden süreci anlatan Saygı, &#8220;</span><span style="font-weight: 400;">Cemevlerinin ibadethane sayılması, din ve ahlak bilgisi kitaplarında Alevilik-Bektaşiliğin anlatılması ve cemevlerinin elektrik su faturalarının devlet tarafından ödenmesi için dava açtık. Bu dava 5 yıl devam etti. Ve biz davayı kaybettik. AİHM’e gidebilmeniz için de kendi ülkenizdeki  bütün yasal süreçleri tüketmiş olmanız lazımdı. Davayı kaybettikten sonra AİHM’e gittik. Dedik ki; zorunlu din dersleri kaldırılsın eğer devam edecekse Aleviliğin Bektaşiliğin de anlatılmasını istiyoruz. Cemevleri ibadethane sayılsın, bütçe ayrılsın, elektrik su faturaları camiler gibi bedava olsun. Bu davayı 2014 yılında kazandık.” diye aktardı. Davanın sonuçlanması sonrasında yapılan Ankara&#8217;da bir komisyon oluşturulduğunu belirten Saygı, &#8220;Bakanlık görevlileri, akademisyenlerden oluşan 25 kişilik bir komisyonla bir yıl boyunca din ve ahlak bilgisi kitaplarında Aleviliği nasıl anlatmalıyız diye tartıştık. Bu süreç devam ederken  AİHM rapor istiyor &#8216;ne yaptınız diye, zorunlu din dersinin kaldırılmasını mı istiyorsunuz devam etmesini mi eğer istiyorsanız şartları neler&#8217; şeklinde. Raporu tamamlayıp AİHM’e yolladık. Adalet Bakanlığı da ayrı bir rapor yolladı. Daha sonra müfredat için çalışmalar başladı. Din ve ahlak bilgisi derslerine eklenmesi gerekenleri başlıklar halinde hazırladık, metinleri yazdık. Kabul edildi ve kitaplara eklendi . Tabii bizim istediğimiz tam olarak eklenmedi ama en azından çocuklarımız Alevilik nedir, ehlibeyt nedir konusunda bilgi sahibi olacak. Eksik olanları da raporda belirttik, tekrar düzeltmeler yapıldı. Talim Terbiye Kurulu’na verildi. Onlar da gelecek sene yeni baskıda düzeltilmiş haliyle yer alacak.” dedi.</span></p>
<p><b>“Alevilerin Bir Kurum Altında Toplanması Gerekiyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Cemevlerinin ibadethane sayılması, faturalarının devlet tarafından ödenmesi konusunda açılan davaları yerel mahkemelerin kabul ettiğini ama kararların henüz toplu olarak uygulanmadığını belirten Saygı, &#8220;Hükümet henüz uygulamıyor. Mahkemeler karar verdiği için biz su parasını bir yıldan beri ödemiyoruz. Neredeyse bütün cemevlerinin birikmiş elektrik borçları var. Gelip eski saati söktüler, yeni saat taktılar. Bundan sonra bizim kullanma kapasitemizi belirlediler, biz o kapasitede kullanınca para ödemeyeceğiz ancak onu aşarsak para ödeyeceğiz.”  diye konuştu. Bütçeden pay ayrılması ile ilgili Alevilerin de Diyanet gibi bir kuruma ihtiyacı olduğunu ifade eden Saygı,  &#8220;Cem Vakfı olsun, Pir Sultan Derneği olsun veya herhangi bir dernek olsun. Devlet karşısında tüzel bir kişilik ister, bir kurum ister. Mesela bir cemevinin iki tane dedesi var. Bunların maaşı olmalı, zakirimiz, rehberimiz, cenaze hizmetimizde bir kadın bir erkek görevlimiz var. Bunların maaşları olmalı. Dernek başkanı karşılayamaz, bütçeden pay ayrıldıysa gidecek dedeler bankamatikten maaşını alacak. Bunun için bir kurum olması gerekiyor . Alevilerin bir kurum altında toplanması gerekiyor. Diyanet İşleri Başkanlığı varsa bizim de olmalı. Adı da Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanlığı olabilir. Bu isimde bir teşkilat önerimiz var ama bunu kabul ettiremedik. Ahmet Davutoğlu  görevde iken 3 ay içinde bunu yasalaştıracağım dedi fakat görevden alındığı için bir şey yapamadı.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AİHM’den 2014&#8217;de çıkan kararın önemli olduğunu vurgulayan Saygı, &#8220;AİHM kararı ile ilgili şöyle bir önemli nokta var. Evet AİHM kararını verdi çekildi. Ama o üye ülkeler durumu takip ediyor. Türkiye dışında 46 ülke var ve onlar Türkiye kararı uyguluyor mu uygulamıyor mu diye inceliyor. Türkiye kararı uygulamıyor diye tekrar bir dava açamıyorsun. Karara uymayan ülkelere para cezası veriliyor, &#8216;o parayı öderim bunu uygulamam&#8217; diyen ülke bunu yaptığı zaman komisyondan ihraç ediliyor. Ve komisyondan çıkmış ülkeler bir daha giremiyorlar. Türkiye o riskin altına da giremiyor. Din ve ahlak bilgisi ile ilgili davayı 2 sene beklettiler, 2 sene sonra uygulamaya koyuldu. Cemevlerinin faturalarıyla ilgili kararı aynı şekilde beklettiler. Bütçeden pay ayrılma konusunda da şu an bekletiyorlar ama onun da bir zamanı var.” diye konuştu.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/20/yerel-mahkemelerin-cemevi-kararlari-uygulanmiyor/">&#8220;Yerel Mahkemelerin Cemevi Kararları Uygulanmıyor&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mahkeme: Cemevinin Elektrik Faturasını Diyanet Ödesin</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/19/mahkeme-cemevinin-elektrik-faturasini-diyanet-odesin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 19 Dec 2018 20:34:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevleri]]></category>
		<category><![CDATA[diyanet işleri]]></category>
		<category><![CDATA[tarsus]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=33431</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mahkeme kararıyla Mersin Tarsus’taki Yenice Sıdkı Baba Cemevi’nin elektrik faturasının Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ödenmesine karar verildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/19/mahkeme-cemevinin-elektrik-faturasini-diyanet-odesin/">Mahkeme: Cemevinin Elektrik Faturasını Diyanet Ödesin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Yargıtay</b><span style="font-weight: 400;">’ın </span><b>“cemevleri ibadethanedir bu nedenle faturaları devlet tarafından ödenmeli”</b><span style="font-weight: 400;"> kararına benzer bir kararda </span><b>Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi</b><span style="font-weight: 400;"> tarafından verildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mahkeme, </span><b>Tarsus</b><span style="font-weight: 400;">’ta bulunan </span><b>Sıdkı Baba Cemevi</b><span style="font-weight: 400;">’nin elektrik faturasının Diyanet tarafından ödenmesine karar verdi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarsus’ta </span><b>Cem Vakfı Yenice Şubesi</b><span style="font-weight: 400;"> ile </span><b>Sıdkı Baba Cemevi</b><span style="font-weight: 400;"> yöneticilerinin “cemevlerinin elektrik faturasının devlet tarafından ödenmesi” için Tarsus 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açtığı dava sonuçlandı. Mahkeme cemevlerinin ibadethane sayılması ve elektrik faturasının Diyanet İşleri bütçesinden ödenmesine karar verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir elektrik şirketine karşı açılan menfi tespit davası yaklaşık 2 yıl sürdü. Mahkeme cemevlerinin ibadethane statüsüne sahip olduğunu ve elektrik faturalarının Diyanet’in ödeneğinden karşılanacağına karar verdi.</span></p>
<p><b>Av. Bozdoğan: Cemevinin Elektrik Faturasını Diyanet Ödeyecek</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davanın avukatı </span><b>Derya Özinç Bozdoğan</b><span style="font-weight: 400;">, mahkemenin kararına ilişkin; “Eşitlik ve kardeşlik adına bugün güzel bir karar çıktı. Cemevlerinin ibadethane sayılması noktasında yaptığımız başvuruyu mahkeme kabul etti. Bundan sonraki süreçte cemevlerinin elektriğinin karşılanması konusunda Diyanet’ten ödeneğinin karşılanacağına karar verildi. Anayasa hükümlerince 10. maddede kanunda dini, dili, cinsi ve ırkı ne olursa olsun herkesin eşitlik hakkı vardır. 24. maddede ise insanların vicdan özgürlüğünden bahseder. Kanunlar kişinin inancı ne olursa olsun Türkiye topraklarında yaşıyorsa herkes eşittir; inancını bir şekilde özgürce yaşamalıdır şeklindedir. Bugünkü davamızın temel nedeni Alevi inancının ve kültürünün dışlanması, ötekileştirilmesi ve cemevlerinin ibadethane sayılmaması noktasında bir mücadeleydi. Anayasamızın 136. maddesinde Diyanet İşleri Başkanlığı’nın siyasi düşünce ve kimliğinin dışında vatandaşların laiklik ilkesi ile bütünleştirici olarak herkese eşit davranmasını ister.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bozdoğan “Bundan sonraki süreçte cemevlerinin elektrik faturaları Diyanet tarafından ödenecek. Bu insan hakları noktasında çok güzel bir kilometre taşıdır. Birlikte mücadele ettiğimiz herkese teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p>
<p><b>Yargıtay: Cemevlerinin Faturalarını Devlet Ödemeli</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz Kasım ayında benzer bir davada Yargıtay, Cem Vakfı’nın açtığı davaya ilişkin verdiği kararda cemevlerinin elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi gerektiğine karar vermişti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar’da Eylem Sonbahar imzasıyla yayınlanan<a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/" target="_blank" rel="noopener"> haberde</a>; Yargıtay’ın, cemevlerinin ibadethane statüsünde olduğun ve elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi gerektiğine karar verdiği” belirtilmişti.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/12/19/mahkeme-cemevinin-elektrik-faturasini-diyanet-odesin/">Mahkeme: Cemevinin Elektrik Faturasını Diyanet Ödesin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Neden Cemevi?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/27/neden-cemevi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ulaş Tol]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 27 Apr 2016 14:20:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=6024</guid>

					<description><![CDATA[<p>AİHM’in Alevileri cemevi konusunda haklı bulmasının ardından cemevleri tekrar gündemde. Artık bu konuda geri dönüş zor, ama cemevleri üzerine tartışmalar esas şimdi başlayacak ve derinleşecek gibi görünüyor Davaların ve mahkemelerin Alevilerin kimlik mücadelesinde önemli bir yeri var. Aleviler, henüz 2000’li yılların başında Alevi adında ve Alevilikle ilgili dernek kurma hakkını aldılar ve nihayet AİHM’in cemevlerinin [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/27/neden-cemevi/">Neden Cemevi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>AİHM’in Alevileri cemevi konusunda haklı bulmasının ardından cemevleri tekrar gündemde. Artık bu konuda geri dönüş zor, ama cemevleri üzerine tartışmalar esas şimdi başlayacak ve derinleşecek gibi görünüyor</h3>
<p>Davaların ve mahkemelerin Alevilerin kimlik mücadelesinde önemli bir yeri var. Aleviler, henüz 2000’li yılların başında Alevi adında ve Alevilikle ilgili dernek kurma hakkını aldılar ve nihayet AİHM’in cemevlerinin statüsüyle ilgili kararında Alevileri haklı bulmasıyla yeni bir döneme girdiler. Kuşkusuz bu dönem Aleviler için, Alevi kanaat önderlerinin de vurguladığı üzere kendiliğinden işlemeyecek ve yine meşakkatli olacak, ama önemli bir mevzi edinildiği de bir gerçek. Tabii cemevleri üzerine tartışmaları da giderek derinleştirecekler. Cemevlerinin ibadethane statüsünü elde etmeleri, Aleviler için tanınma sürecinde sembolik bir değere sahip. Bu konuya tekrar döneceğim. Önce cemevleri üzerine mevcut durum ve geçmişle ilgili bilgileri hatırlayalım.</p>
<h4>Kaç cemevi var? İlki hangisi? Statüsü yoksa nasıl varlar?</h4>
<h4>Cemevleri kentli Alevilerin sorunu ya da Alevilerin kentlileşmesi sonucu oluşmuş bir sorun. Aleviler önce hemşehri, sonra kültür dernekleri bünyesinde bu ihtiyacı karşıladılar. Giderek de derneklerden bağımsızlaşan cemevleri inşa etmeye başladılar.</h4>
<p>Türkiye’de kaç cemevi var tam bilinmiyor, sağlıklı bir veri yok. Eldeki tek veri biraz eski, Hüseyin Aygün’ün talebiyle İçişleri Bakanlığı tarafından 2013 yılında yapılan açıklama. Bu referansa göre 2013 yılında yapımı devam etmekte olanlar hariç 937 cemevi bulunuyor. 50 ilde cemevi var ama en yoğun olanlar sırasıyla Tokat, Çorum, Sivas, İstanbul ve K.Maraş. Bu dört ildeki cemevi sayısı 400 civarında. Tahminimce bu sayılar son üç yılda çok daha artmıştır, zira artık Alevilere yakın bir yerde cemevi olması yetmiyor, yaşadıkları mahallede cemevi olmasına ihtiyaç duyuyorlar. Cemevleri üzerine bir makalesinde Cemal Salman cemevi kuruluşlarını daha da eskiye götürüyor<a href="#_edn1" name="_ednref1">[i]</a>. Salman’a göre 1990’a kadar cemevi sayısı 106 iken, 2000’de 169’a çıkıyor. 2012’de ise yukarıdaki sayıya (937) ulaşıyor. 90’lı yıllarda cemevi sayısının 106 olmasına şaşırdığımı itiraf edeyim. Zira o yıllarda isminde Alevi geçen bir dernek kurulmasına dahi izin yoktu. Muhtemelen bahsi geçen cemevleri hemşehri dernekleri bünyesinde idiler. Bugün hala birçok Alevi köyünün STK&#8217;sı olan hemşehri derneği, aynı zamanda bir cemevi gibi faaliyet gösteriyor. En çok tanınan Cem Vakfı da bu yasaklı dönemde, 1995’de kuruldu. Çoğu kişi vakfın uzun adını bilmez: “Cumhuriyetçi Eğitim ve Kültür Merkezi Vakfı.” Necdet Saraç’ın verdiği bilgilere göre ilk kurulan Alevi dernekleri de hemşehri dernekleri<a href="#_edn2" name="_ednref2">[ii]</a>. 1955’de “Ocakköyü Kalkınma Derneği” Ankara’da, 1957’de “Divriği Kültür Derneği” İstanbul’da kuruldu. Alevilikle ilişkisi daha organik olan Hacı Bektaş Veli Turizm ve Tanıtma Derneği ise 1967’de kuruldu, fakat tüzüğünde “Alevilik”e yer ver(e)medi. Derneğin amacı tüzüğe göre Hacı Bektaş kasabasını tanıtımdan ibaret.</p>
<p>2000’li yıllara kadar kurulan tüm Alevi dernekleri bir yöreyi, kutsal bir tarihsel figürü ya da bir ozanı ismine ve tüzüğüne yerleştirerek var olabildi. Alevilerin örgütlük düzeyinin de yükselişiyle ilk Alevi ismi kullanma teşebbüsleri 2000’li yılların başında oldu. 2001 yılında kurulan, hem isminde hem tüzüğünde Aleviliğe ilk kez yer veren Alevi-Bektaşi Kuruluşları Birliği Kültür Derneği hakkındaki kapatılma davasında hakim Yılmaz İğrek, savcının, Alevi adıyla kurulacak bir derneğin, başka örfi ve dini derneklerin de kurulmasına yol açacağı görüşüne katılarak<em> “Aslında Alevilere sempatim var, ama yasaları uyguluyorum” </em>diyerek derneğin kapatılmasına hükmetti (2002).<a href="#_edn3" name="_ednref3">[iii]</a> Buna karşın Yargıtay, Alevi-Bektaşi Kültür Derneği&#8217;nin kapatılması istemini, AB&#8217;ye uyum için Dernekler Yasası&#8217;nda yapılan değişikliğe dayanarak reddetti ve hem Alevi STK’larının hem de “dernek” statüsünde de olsa cemevlerinin resmileşmesinin önü açıldı<a href="#_edn4" name="_ednref4">[iv]</a> (2003).</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-large wp-image-6025" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2016/04/Muharrem-Oruc¦ğ-SLIDER-RESIM-1024x460.jpg" alt="Muharrem Oruc¦ğ - SLIDER RESIM" width="1000" height="449" /></p>
<p>1990’lı yıllardan itibaren önce dernekleşen Aleviler, 2000’li yıllarda derneklerinin bünyesinde cemevlerini de inşa ettiler. Cemevleri, Aleviler için kente uyum sürecinde hem cem ibadetinin kentlerde icrası, hem de kelime anlamının da ima ettiği üzere bir toplanma sosyalleşme mekanları olageldi. Kente göçlerinde başvurdukları gecekondu yöntemi, resmiyeti olmayan cemevleri için de geçerli oldu. İlk yarı resmi cemevi, benim bulabildiğim kadarıyla Kartal Cemevi olmuş. Kartal Cemevi Vakfı 1993 yılında ilk önce  Kartal Cemevi Kültür  Eğitim Ve Sosyal Yardımlaşma Derneği ismiyle dernek olarak  kurulmuş. Dönemin Kartal Belediye Başkanı Mehmet Ali Büklü’den şu anda cemevinin üzerinde bulunduğu arsanın tahsisi istenmiş. Büklü, her ne kadar bu arsayı resmi olarak tahsis edemediyse de buraya bir cemevinin kurulmasına da gayri resmi olarak “evet” demiş.<a href="#_edn5" name="_ednref5">[v]</a> 2014’de ise ilk kez bir cemevi bir belediye imar planında ibadethane olarak yer almış (Tunceli’de)<a href="#_edn6" name="_ednref6">[vi]</a>. Velhasıl resmi statüsünü almamış olsa da cemevleri çok uzun zamandır varlar. Fakat görünürlüklerinin artışı ve ibadethane statüsü taleplerinin daha yüksek çıkmaya başlaması son 10-15 yılı kapsıyor.</p>
<h4>Alevilerin cemevleri tartışmalarında savunma refleksleri</h4>
<h4>İki savunma refleksinde sorun var: İlki, Aleviler tanınma mücadelelerinde genellikle azınlık olarak görülmeyi reddediyorlar. Buna tepkileri nüfus oranında meşruiyeti aramak oluyor. İkincisi cemevinin ibadetle ilişkisi sorgulandığında, cemevleri “cem”e indirgeniyor. Oysa cemevleri “cem”den çok daha fazla nitelikleriyle ibadethane özelliği sergiliyor.</h4>
<p>Cemevi tartışmalarıyla ilgili peşinen kendi saha gözlemlerimden söyleyeyim; Aleviler için cemevleri hem sembolik değerde hem de pratik açıdan elzem bir ihtiyaç. Yalnız Alevi kanaat önderlerinin meşruiyet arayışlarında başvurdukları iki savunma refleksini gözden geçirmekte fayda görüyorum. İlki Alevilerin bu toplumun asli ve kalabalık bir unsuru olduğu, yani nüfusça kalabalık oldukları ve bu kalabalığın ibadet yeri taleplerinin karşılanması gerektiği şeklindeki savunma hali. Alevilerin anlam dünyasında azınlık olmak ile dışlanmak arasında bir ilişki var.  Bu yüzden sıkça azınlık olmadıklarını savunarak bir meşruiyet arayışına girdikleri oluyor. Birçok kanaat önderi düşüncelerini öne sürerken 20-25 milyon Alevi olduğunu belirterek konuya giriş yapıyor. Ne var ki Alevilerin kaç kişi olduğundan bağımsız olarak, nüfusa ve yoğunluğa gönderme yapan meşrulaştırmalar, Alevilerin nasıl tanımlanacağı, kime Alevi denileceği sorusunu da beraberinde getiriyor ve tartışmayı bu alanda bloke ediyor. Hatta konu cemevi olunca, kaç kişinin inançlı Alevi olduğu ve/veya cemevine gidip geldiği de konuyu dağıtan bir diğer soru haline geliyor. Oysa nüfus yoğunluğundan bağımsız olarak konuyu tartışmak, bir ihtiyaç olarak konuyu ele almak daha akılcı görünüyor. Zaten cemevi sayıları ve artış hızı “yoğunluk” etkisini kendiliğinden getiriyor.</p>
<p>Tartışmayı gölgeleyen ikinci konu, cemevlerinin temel ibadete, ceme indirgenerek ele alınması oluyor. Temel ibadete indirgenen bir tartışma, hem Alevileri kendi içinde, hem de Sünnilerle arasında konuyu ele alırken, meseleyi Alevilik inancı (İslam’ın neresinde) ve cem ibadetinin dini olarak meşruiyeti tartışmalarına hapsediyor. Evet doğru, talep cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi. Fakat hala ibadethane yalnız temel ibadetlerin yapıldığı bir yer olarak görülmemeli. Örneğin camiler aynı zamanda çocuklara dini eğitimlerin verildiği, dini sohbet toplantılarının ve sosyalleşmelerinin olduğu yerler olabiliyor. Birçok cami, yapma yaşatma amaçlı bir dernek eşliğinde varoluyor. Aynı şey cemevleri için de geçerli.  Cemevleri bir dernek çatısı altında inşa olmak zorunda da kaldığından, faaliyetleri salt temel ibadetin sağlanmasıyla sınırlı kalmadı. İnanç eksenli eğitim ve etkinlikleri, hatta inanç referanslı kültürel etkinlikleri de kapsadı. Camiler gibi (genellikle yaşlıların) buluştuğu, sosyalleştiği, inanç önderlerine danıştıkları yerler olageldi. Yine camiyle benzer biçimde cenazelerin kaldırıldığı, taziyelerin alındığı bir yer olarak da önemli bir işlev görüyorlar.</p>
<p>Cemevi bir ibadethane midir, kültürevi midir, nedir ne değildir tartışması bir yana sayılarının bu kadar hızlı artmış olması, önemli bir ihtiyaca yanıt verdiğine işaret ediyor. Peki nedir bu ihtiyaç?</p>
<h4>Cemevlerine ilgi neden artıyor?</h4>
<h4>Cemevleri, Aleviler arasında, temel ibadetin (cemin) icra edilmesinden daha kapsamlı ihtiyaçları karşıladığı için ve Alevilerin tanınma arayışlarının somut, sembolik ifadesi olduğu için ilgi görüyor.</h4>
<p>Günümüzde -ve tüm kentlileşme sürecinde- Alevi kimliğini mağduriyet ve kaygı hisleri belirliyor. Alevilerin devletle gerilimini de besleyen hisler bunlar. Bu hisleri besleyen/oluşturan 3 başlık var: yaşam hakkı, asimilasyon tehdidi ve tanınma.</p>
<p>Geçmişteki katliamlar, güncel bombalı saldırılarda, eylemlerde, ev baskınlarında ölen, öldürülen ve masum özellikleriyle öne çıkan Alevilerin yoğunluğu ve İŞID’in artan varlığı, Alevilerin yaşam haklarını tehdit altında olduğuna dair hislerini besliyor ve diri tutuyor. Aleviler için asimilasyon tehdidine işaret eden iki başlık var: Diyanet İşleri ve din dersleri. Son olarak tanınmanın sembolik adresi ise cemevleri. İlk iki başlığı kenara koyacak olursak, cemevleri, genellikle ne olduğuyla değil de ne olmadığıyla kendini tanımlama eğiliminde olan Aleviler için Alevi kimliğinin pozitif olarak tanımlama imkanı sağladığından hayati önem taşıyor. Bu cemevlerinin sembolik değeri. Pratik değerinde ise sanıldığının aksine cem ibadetinin yerine getirilmesi ilk sırada değil. Şüphesiz bu da önemli. Cemevleri, özellikle en genç kuşakların ve inançlı yaşlı kuşakların Alevilik inancını tanıması ve icra etmesi için önemli bir zemin. Fakat cemevlerini bu denli yaygınlaştıran temel pratik unsur bu da değil. Cemevlerinin Alevi cenazelerinin kaldırılmasında ve taziyelerin gerçekleştirilmesinde oynadığı rolün öne çıkması, Aleviler üzerine benim dahil olduğum birçok araştırmanın ortak sonucu oldu. Sırf bu yüzden dahi Alevilerin artık vazgeçemeyecekleri ve mevcudiyetlerini ontolojik olarak bağladıkları mekanlar haline gelmiş durumda cemevleri.</p>
<p>Öyle ki erişilebilir mesafede cemevi olduğu halde, daha kolay erişim ve sosyalliğin getirisiyle kendi mahallesine de cemevi inşa etme eğilimi kuvvetlenmiş durumda. Cemevlerine gidip gelenlerin hepsi genellikle haftada bir gerçekleştirilen ceme katılmıyor. Hatta belki katılanlar azınlıkta. Fakat cemevleri, başka inançsal etkinliklere, dede ve diğer inanç ve kanaat önderleriyle sohbetlere ve inançla dolayımı olan kültürel etkinliklere katılmak, kendi aralarında sosyalleşmek ve cenaze ve taziye hizmetlerini sağlamak için Alevi sakinlerinin önemli bir gereksinimi haline gelmiş durumda.</p>
<p>Velhasıl, tabii ki cemevleri ibadethane olarak görülmeli. Fakat temel ibadetin (cemin) icra edilmesinden daha kapsamlı ihtiyaçları karşıladığı ve Alevilerin tanınma arayışlarının somut, sembolik ifadesi olduğu için.</p>
<h6></h6>
<h6><a href="#_ednref1" name="_edn1">[i]</a> Cemal Salman, 2015, Space As An Identitiy Struggle and Interventions Symbol At Urban Areas: Djemevis in Turkey. Humanities and Social Science Review.</h6>
<h6><a href="#_ednref2" name="_edn2">[ii]</a> http://blog.milliyet.com.tr/alevileri-kim-temsil-ediyor-/Blog/?BlogNo=448334</h6>
<h6><a href="#_ednref3" name="_edn3">[iii]</a> <a href="http://arsiv.ntv.com.tr/news/135761.asp">http://arsiv.ntv.com.tr/news/135761.asp</a></h6>
<h6><a href="#_ednref4" name="_edn4">[iv]</a> <a href="http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=76229">http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=76229</a></h6>
<h6><a href="#_ednref5" name="_edn5">[v]</a> <a href="http://www.avf.org.tr/alevi-kurumlar.asp?id=331">http://www.avf.org.tr/alevi-kurumlar.asp?id=331</a></h6>
<h6><a href="#_ednref6" name="_edn6">[vi]</a> https://www.cihan.com.tr/tr/turkiyede-ilk-kez-bir-cemevi-imar-planina-ibadet-yeri-olarak-islendi-1252018.htm</h6>
<h6></h6>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/04/27/neden-cemevi/">Neden Cemevi?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
