<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cemevi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/cemevi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cemevi/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Aug 2022 12:26:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Cemevi arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cemevi/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8216;Nefret Suçu Olma İhtimali Titizlikle Soruşturulmalı&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/02/nefret-sucu-olma-ihtimali-titizlikle-sorusturulmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 12:26:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[İnanç Özgürlüğü Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[nefret suçu]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç Helsinki Komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81513</guid>

					<description><![CDATA[<p>Norveç Helsinki Komitesi, İnanç Özgürlüğü Girişimi, 30 Temmuz’da Ankara’da iki cemevi ve bir Alevi vakfına yapılan saldırılarla ilgili açıklama yaptı. Türkiye’de herkes için din veya inanç özgürlüğünün korunması için çalışmalar yürüten girişimin yaptığı açıklamada, olayın nefret suçu olma ihtimalinin titizlikle soruşturulması gerektiğine vurgu yapıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/02/nefret-sucu-olma-ihtimali-titizlikle-sorusturulmali/">&#8216;Nefret Suçu Olma İhtimali Titizlikle Soruşturulmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de nefret suçu mevzuatının yetersiz olduğunun ve bir an önce kapsamlı bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç duyulduğunun belirtildiği açıklamada, yetkililer nefret suçlarıyla mücadele konusunda gecikmeden adım atmaya davet edildi. Bu bağlamda nefret suçlarına karşı, faillere uygulanan cezasızlık politikalarının ortadan kaldırılması da dahil, bir kısmı Nisan 2021 tarihli </span><a href="https://insanhaklarieylemplani.adalet.gov.tr/resimler/%C4%B0nsan_Haklar%C4%B1_Eylem_Plan%C4%B1_ve_Uygulama_Takvimi.pdf"><span style="font-weight: 400;">İnsan Hakları Eylem Planı</span></a><span style="font-weight: 400;">’nda yer alan, etkili önlemler ve hukuksal düzenlemelerin bir an önce hayata geçmesi gerektiğinin altı çizildi. </span></p>
<p><b>Açıklamanın tamamı şu şekilde:</b><b> </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8216;Ankara’da, 30 Temmuz’da Tuzluçayır Ana Fatma Cemevi, Ege Mahallesi Şah-ı Merdan Cemevi’ne, Gökçebel Köy Derneği’ne Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı’na arka arkaya saldırılar düzenlendi. Öncelikle, bu endişe verici saldırılarla ilgili Alevi toplumuna geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Olaylarla ilgili yetkililerin, siyasetçilerin ve sivil toplumun yaptığı açıklamalar ile dayanışma mesajlarını memnuniyetle karşılıyoruz. </span><b>Bir kişinin gözaltına alındığı açıklanan saldırılarla ilgili etkili bir soruşturma ve kovuşturma sürecinin yürütülmesini bekliyoruz.</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Muharrem orucunun ilk gününde düzenlenen bu saldırılarda hedef alınan mekanlar, ibadet yerleri ve Alevilerle ilişkili kurumlar. Bunun yanında fiziki saldırının hedefi olan kişiler arasında hem bir Alevi dedesi hem de Aleviler var. </span><b>Tüm bu sebepler, olayla ilgili önyargı saikinin ve olayın nefret suçu olma ihtimalinin titizlikle soruşturulması gerektiğini gösteriyor.</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçmişte ve günümüzde inançları nedeniyle, Türkiye’de ayrımcılığa, nefret söylemine ve nefret suçlarına en çok maruz kalan gruplardan biri Alevi toplumu. Maalesef hala sıklıkla, cemevlerine yönelik saldırılar ve Alevilerin evlerinin işaretlenmesi gibi tehlikeli olaylara şahit oluyoruz. Geçtiğimiz sene yayımladığımız </span><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/turkiyede-din-ve-inanc-temelli-nefret-suclari-2020-raporu-yayimlandi/"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de Din veya İnanç Temelli Nefret Suçları 2020</span></a><span style="font-weight: 400;">’unda tespit edilen 14 nefret suçu veya olayından 8’i de Alevileri hedef alıyordu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de nefret suçu mevzuatı yeterli olmaktan uzak ve ivedilikle kapsamlı bir mevzuat düzenlemesine ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’de din veya inanç topluluklarının hedefi olduğu nefret suçlarına karşı, faillere uygulanan cezasızlık politikalarının ortadan kaldırılması da dahil, etkili önlemler ve hukuksal düzenlemeler bir an önce hayata geçmeli.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Daha önce de </span><a href="https://inancozgurlugugirisimi.org/aciklama-haskoy-yahudi-mezarligi-saldirisi/"><span style="font-weight: 400;">belirttiğimiz</span></a><span style="font-weight: 400;"> gibi, Nisan 2021 tarihli </span><a href="https://insanhaklarieylemplani.adalet.gov.tr/resimler/%C4%B0nsan_Haklar%C4%B1_Eylem_Plan%C4%B1_ve_Uygulama_Takvimi.pdf"><span style="font-weight: 400;">İnsan Hakları Eylem Planı</span></a><span style="font-weight: 400;">’nda bir yıl içinde;</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">ayrımcılık ve nefret suçuna ilişkin Türk Ceza Kanunu’nda yeni bir düzenleme yapılması (Faaliyet 4.4.e.) ve </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">ayrımcılık ve nefret suçları ile kabahatlere ilişkin veri tabanı oluşturulması ve istatistiklerin sağlıklı bir şekilde toplanmasının sağlanması (Faaliyet 4.4.h.) hedefleri hala yerine getirilmiş değil. </span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Mevcut durumun etkili bir şekilde analiz edilmesi, buna göre önlemlerin alınması ve mücadele stratejilerinin geliştirilmesi için önyargı saikine göre ayrıştırılmış verilerin toplanması ve kamuyla paylaşılması gerekiyor. Ancak ne yazık ki, verilerin ayrıştırılması ve kamu ile paylaşılması söz konusu Eylem Planı’nda yer almıyor. Buna yönelik çalışmaların da ivedilikle yapılması gerekiyor. </span></p>
<p><b>Bu bağlamda, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, nefret suçlarıyla ilgili aşağıdaki adımların bir an önce atılması gerektiğini tekrarlıyoruz:</b></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Din veya inanç temelli nefret suçları da dahil olmak üzere tüm nefret suçlarını engellemek ve bu suçlarla ve cezasızlık politikalarıyla mücadele etmek amacıyla nefret suçlarına ilişkin mevzuat düzenlenmesi,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">nefret suçlarının ayrıştırılmış bir şekilde kayıt altına alınması ve etkin soruşturma yapılması, kovuşturma ve uygun bir yaptırım uygulanması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">mağdurların desteklenmesi için ihtiyaçlarına yönelik çok boyutlu tedbirler alınması,</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">kolluk kuvvetleri ile sivil toplum ve din veya inanç toplulukları arasında bilgi paylaşımı ve iş birliğinin güçlendirilmesi.&#8217;</span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/08/02/nefret-sucu-olma-ihtimali-titizlikle-sorusturulmali/">&#8216;Nefret Suçu Olma İhtimali Titizlikle Soruşturulmalı&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>ABF Başkanı ve Alevi Dedesi Güzelgül: ‘Güvenimiz Kalmadı’</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/22/abf-baskani-ve-alevi-dedesi-guzelgul-guvenimiz-kalmadi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Seda Baştuğ Dilli]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 May 2019 11:05:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi Bektaşi Federasyonu]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Güzelgül]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38948</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı ve Alibeyköy Cem evi Dedesi Hüseyin Güzelgül, Alevilerin haklarıyla ilgili devletin tutumunu değerlendirirken, “Kendilerine Alevi kurumları olarak güvenimizin kalmadığını belirtir, kadimden beri var olan bu inançta, kabul etseler de etmeseler de cem evleri ibadet yerimiz, ibadetimiz de Cem’dir. Kıblemiz insandır” diyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/22/abf-baskani-ve-alevi-dedesi-guzelgul-guvenimiz-kalmadi/">ABF Başkanı ve Alevi Dedesi Güzelgül: ‘Güvenimiz Kalmadı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Alevi Bektaşi kültürünün tanıtılması ve sorunlarının çözülmesine yönelik olarak çalışan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı ve Alibeyköy Cem evi Dedesi Hüseyin Güzelgül ile gündemlerini konuştuk.</span></p>
<p><b>Alevi Bektaşi kültürünün anlatılması ve tanıtılması yönünde yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-38950 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/evrensel.net_-640x427.jpg" alt="" width="355" height="237" />Alevi Bektaşi kültürünün tanıtılması konusunda, federasyonumuza bağlı Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri ve bağımsız kurumlar, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’nı temsil eden Alevi Bektaşi inanç kurulunu kurdum. İstanbul’dan başlayarak Muş-Varto’ya kadar erkânlarımızın özüne uygun yürütülmesi konusunda eğitimler verildi. Avrupa’da ve Türkiye’de paneller, konferanslar yapılarak, Aleviliğin tarihçesi konusunda bilgi verildi.</span></p>
<p><b>Diğer Alevi dernekleriyle yürüttüğünüz ortaklaşa çalışmalar nelerdir? Bir bütünlük içinde sorunların çözümüne yönelik adımlar atılıyor mu? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı ve ben Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı birlikte dört genel başkan olarak Türkiye’de sekiz bölgede Alevilerin genel sorunların adı altında toplantılar düzenleyip, canların öneri ve taleplerini, eleştirilerini dinleyip, ona göre hareket etmek amacıyla çalışmalar yaptık. Alevilerin öncelikli talebi tüm Alevi kurumları arasında birlikteliğin sağlanması oldu. Dört genel başkanın birlikte halkın huzurunda olmasının toplumu ne kadar mutlu ettiğini gördük. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun üzerine tüm Alevi kurumlarının genel başkanlarını, Ankara’daki genel merkezimize çağırarak, halkın talebinin birliktelik olduğunu ve birlikteliğin sağlandığı takdirde eşit yurttaşlık mücadelemizin daha güçlü olacağı konusunda fikir birliğine vardık. Bunun devamı açısından kendi aramızda ikrar vererek “Asimilasyon Politikaları Ve Alevilere/Aleviliğe Yönelik Saldırılara Karşı Alevi Kurumları Ortak Bildirgesi” başlıklı bildirgemizi medya karşısında yayınladık. </span></p>
<p><b>‘Dünya Var Oldukça Bu İnanç Yok Edilemez’</b></p>
<p><b>Bir röportajınızda, &#8220;Alevileri yok edemediler, dönüştürmeye çalışıyorlar&#8221; diyorsunuz. Sizce başarılı oluyorlar mı ya da olacaklar mı? Siz bu konuda neler yapacaksınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Aleviler katledilerek yok edilmeye çalışıldı, ama bunu başaramadılar. Alevi yol erkânını katliamlarla yok edemeyeceklerini anlayınca, Aleviliği özünden kopararak asimilasyon yoluyla dönüştürmeye çalıştılar ve hâlâ devam ediyorlar. Dünya var oldukça, temelinde insan sevgisi ve yaşamı kutsal ve evrensel olarak gören bu inancı, hiçbir zihniyetin yok etmeye gücü yetmez. Bizler bu anlamda yıllardır sürdürdüğümüz gibi bundan sonra da mücadelemizi gerekli yerlerde sürdürmeye devam edeceğiz. </span></p>
<p><b>Alevi toplumunun kenetlenmesi ve bir arada hareket etmesinin sorunların çözümüne nasıl etkileri olur? Siz bu kenetlenme adına neler yapıyor ve yapacaksınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eskiden baskı ve zulüm altında ibadetlerimizi sürdürmekteydik. 2 Temmuz 1993’te yaşadığımız dehşet verici katliamda sessiz kaldıkça daha fazla katliamlar yaşayacağımızı gördük ve inancımızı da ibadetimizi de daha açık yaşamamız gerektiğini anladık. Bu durumda ibadet yeri ihtiyacı doğurduğundan, cem evlerimizin varlığı önem kazandı. Dünyanın her yerinde cem evleri inşa ederek, özgürce ibadetimizi yaparak, ecdadımıza atılan, inancımızı karalayan iftiraları çürütmüş olduk; ama hâlâ bakı ve ötekileştirme günümüzde de devam etmektedir. </span></p>
<p><b>‘AİHM Kararları Bir An Önce Uygulanmalı’</b></p>
<p><b>Aleviler bir dönem kimliğini gizliyordu, sizce kimliğini gizlememe, açıkça ifade edebilme anlamında olumlu bir değişim yaşandı mı?  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizler inancımızı yüzyıllardır yaşayan ve bugünlere getiren bir toplumuz. Kimseye inancımızı kabul ettirmek ya da tarif ettirmek gibi bir çabamız yok. Biz varız, bu ülkenin insanlarıyız ve haklarımızın eşit olmasını istiyoruz. Bu anlamda da inanç yerlerimiz olan cem evlerimizin yasal statü kazanmasını, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını ve bunun yasayla güvence altına alınmasını istiyoruz. Türkiye’nin de içinde bulunduğu 48 ülkenin altına imza attığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) bu konuda mahkûm ettiği karara rağmen, gereği yapılmamıştır. Zorunlu din dersleri konusunda da mahkûm edilmesine rağmen, katmerleştirerek devam etmektedir. Bir an önce AİHM kararlarının uygulanmasını talep ediyoruz.</span></p>
<p><b>Alevi kimliğinin resmen tanınmasını istiyorsunuz. Bundan tam olarak kastınız nedir? (Yasayla güvence altına alma, resmi ağızdan onay vb&#8230;)</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her seçimden önce Alevilerden devşirmeyle oy alma adına yasal statünün verileceğine dair beyanatları duyuyoruz. Daha evvelinde bu konuda 7 tane çalıştay yapıldı. Sonuç alınamadı. Bundan dolayı kendilerine Alevi kurumları olarak güvenimizin kalmadığını belirtir, kadimden beri var olan bu inanç kabul etseler de etmeseler de cem evleri ibadet yerimiz, ibadetimiz de Cem’dir. Kıblemiz insandır.</span></p>
<p><b>‘Kendi Mekânlarına Hapsetmek İsteseler de Aleviler Vardır’</b></p>
<p><b>Zorunlu din derslerinin kaldırılmasıyla ilgili de bir talebiniz mevcut. Bu talepte gelinen son aşama nedir? Bu sadece Alevilerin talebi değil aslında. Sizce neden kaldırılmıyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tüm inançlar, kültürler güzel ahlak ve sevgi üzerine inşa edilmiş ve varlığını onun üzerinde devam ettirmektedirler. Fakat ülkemizde güzel ahlak ve sevgi deforme edildiği için kendi inancından başka hiçbir inancı kabul görmeyen bir zihniyetle hareket edilmektedir. Alevi toplumunun inancını rencide edici, suç teşkil edecek söylemlerle Aleviler ötekileştirmeye, asimile edilmeye çalışılmaktadır. Son yıllarda ahlak ve edep kavramları tamamen ortadan kalkmıştır. Bu da toplumun kirlenmesine ve ayrışmasına sebep olmaktadır.  Alevilik hiçbir mekâna sığmayan lamekân bir inançtır. Kendi mekânlarına hapsetmek gibi çalışmaların içine girseler de dünyanın her yerinde Aleviler vardır, Alevilik haktır. Alevilik 72 millete bir nazarla bakan, merkezine insanı, yaşamı ve sevgiyi koyan bir inançtır. Bu sebeple kimseyi ayrıştırması söz konusu değildir. Bu dili kullananlar bellidir ve bu insanlar güzel ahlak ve sevgiden nasibini alamamıştır.</span></p>
<p><b>‘Çocuklarını Alevi Çocuklarla Oynatmayan Veliler Var’</b></p>
<p><b><img decoding="async" class=" wp-image-38951 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/05/milliyet.com_.tr_.jpg" alt="" width="414" height="232" />Alevi vatandaşların kimliklerinden ötürü yaşadığı zorluklar nelerdir? Yakın zamanda örnekleri var mı? İşten atılma, tehdit vs&#8230; </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hemen her gün ülkemizin bir yerinde bu anlamda bir ayrıştırma ya da ötekileştirme haberi almaktayız.  Devletin hiçbir kademesinde Alevileri göremediğimiz gibi, şu anda kamuya alınanlar liyakat esasına göre değil, biat esasına göre alındığı için Alevi çocukları başarılı olmalarına rağmen işe alınmamaktadır. Alevi olduklarını tespit ettiklerinde görevlerinden ihraç edilmektedirler. Okullarda öğrenciler inançlarından dolayı ötekileştirilmekte. İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı sebebiyle yemek yedikleri için hem arkadaşları, hem de öğretmenler tarafından rencide edilmekteler. Çocuklarını Alevi çocuklarla oynatmayan veliler bile var. </span></p>
<p><b>Devletin Aleviliği devletleştirmekten vazgeçmesi gerektiğini söylüyorsunuz federasyon olarak. Aleviliği devletleştirmek ne anlama geliyor? Devlet bununla neyi amaçlıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Devletin asimilasyon çalışması dediğimiz tam olarak bu zaten. Bizleri yok edemediği yerde, kendi Alevi’sini yaratmaya çalışmakta; bunun için de kendine yandaş Alevi kurumlarını kurarak, Aleviliği istediği şekilde tarif edip dönüştürmeye çalışmaktadır. Bizler inancımızı yüzyıllardır yaşayıp yaşatarak, özüne göre bu günlere getirdik. Özünden koparıp, kendilerine benzetmeye çalışmaktadırlar. </span></p>
<p><b>‘Çıkar Peşinde Koşanlarla Alevilerin Talepleri Karşılanamaz’</b></p>
<p><b>Alevi derneklerine, Alevi toplumuna ve Türkiye&#8217;deki kamuoyuna konuyla ilgili bir mesajınız var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bizim davamız; haktan yana, emekten yana, paylaşımdan yana, dayanışmadan yana, barıştan yana, özgürlükten yana, insan haklarından yana, adaletli bir dünya kurmaktır. Buna da inancımızda “Rıza Şehri” diyoruz. </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">Gönlümüzdeki “Rıza Şehri” için eşit yurttaşlık istiyoruz, inancımız ayrımcılığa uğramasın istiyoruz. İbadethanelerimiz resmen tanınsın. Çocuklarımıza okullarda Sünnilik öğretilmesin ve çocuklarımızın asimile edilmeye çalışılmasına son verilsin. Dergâhlarımızın geri verilmesini istiyoruz. Üstelik kendimiz için istediğimiz her şeyi ülkemizde ve dünyada yaşayan tüm inançlar için istiyoruz. Ve Türkiye’de devlet Alevileri artık görmek ve duymak zorundadır. Bunun için Alevilerin siyasal alanda da inançsal alanda da muhatapları bellidir. İçi boş yandaş kurumlarla yolun değil, çıkarlarının peşinde koşanlarla Alevilerin taleplerini karşılayamaz, sorunlarını çözemezler.</span></p>
<p><b>‘İfade Özgürlüğü Aleviliğin Temel Değeridir’</b></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz bir şey var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yolumuz inancımız olan Alevilik, evrensel bir inançtır. Kendimizle birlikte tüm dünya toplumları için laik, demokratik, eşitlikçi, barıştan yana, çağdaş hukuk değerlerinden yana bir yaşamı savunuruz ve benimseriz. Alevilik kinden, nefretten, ayrımcılıktan, şiddetten, yasaklardan, baskıcılıktan uzak bir inançtır. İnanç özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, ifade özgürlüğü Alevilerin temel değerleridir. İnancımız yetmiş iki millete bir gözle bakmayı gerektirir. Bizim inancımızda Hak birdir, bir Hıristiyan, bir Musevi, bir Müslüman için Hak ne ise Alevilerin inandığı Hak da odur. Cümle dinlere saygımız vardır. Orta Asya’dan İran’a, Yemen’den Mezopotamya’ya, Anadolu’dan, Avrupa’ya, Amerika’ya, Avustralya’ya tüm dünyada Aleviler vardır, Hak inancına sahiptir. Hak birdir. Bununla birlikte bizim Hakk’a varmayı düşlediğimiz yol farklıdır. Yolumuz, inancımız, bilinen kalıpların içine sığmaz. Mezhep, din, içine, dışında kavramları ve tartışmaları Aleviliği anlamak için yeterli değildir. Aleviler Şah-ı Merdan Ali’den, Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Pir Sultan’a, cümle erenlere Pirliğine aşk ile bağlıdır. İnancının temel değerlerini, yolunu, erkanını kırklar meclisinden alır. Dört kapı-kırk makamdan ilham alırız. Alevilik hem itikadi olarak, hem de yorum olarak kendine özgü Bâtıni görüşleri olan müstakil bir inançtır. Aleviler, Alevi inancının temel düsturu olan “Yol bir, sürek bin bir” ilkesiyle kendi içinde farklılıkları bir saymış ve birleştirmiştir. Ayrıca Alevilik bir inanç olmakla birlikte, bir kimlik ve yaşama biçimidir. Deyiş ve nefesler Hak kelamıdır. Bağlama Alevilikte kutsal bir sazdır. Hak için semah döneriz ve rızalık önemlidir. Aleviler korkuyu yenip, sevgiyle Hakk’a varmayı yeğler. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/22/abf-baskani-ve-alevi-dedesi-guzelgul-guvenimiz-kalmadi/">ABF Başkanı ve Alevi Dedesi Güzelgül: ‘Güvenimiz Kalmadı’</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaprak Dengiz&#8217;le &#8216;Zakirlik&#8217; Üzerine&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/16/yaprak-dengizle-zakirlik-uzerine/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Mar 2019 09:22:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Alevilik]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[kadın zakir]]></category>
		<category><![CDATA[Yaprak Dengiz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=36373</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaprak Dengiz, 14 yaşından beri cemlerde zakirlik hizmeti yapan nadir kadınlardan biri. Dengiz'le zakirlik ve Aleviler'de kadının yerini konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/16/yaprak-dengizle-zakirlik-uzerine/">Yaprak Dengiz&#8217;le &#8216;Zakirlik&#8217; Üzerine&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Zakirler, Alevilikte cem ibadetinin 12 hizmetinden biri olan zakirlik hizmetini yerine getirirler. Zakirler  aynı zamanda ağır baskı koşullarında yani Aleviliğin güvencede olmadığı, Alevilerin inançlarını gizli tutmak durumunda kaldıkları, yol ve erkanın yürütülmediği veya gizlice yürütülmek zorunda kaldığı zamanlarda inancın devamı noktasında bellek taşıyıcılığı da yapıyorlar.</p>
<p><i><span style="font-weight: 400;">Zakir&#8217;in zikri saz ile </span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Kuran okur avaz ile </span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Mümin Müslim niyaz ile </span></i><i><span style="font-weight: 400;"><br />
</span></i><i><span style="font-weight: 400;">Zakir sana haber olsun</span></i></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Şehirleşme ile birlikte Alevilerin cemevleri aracılığıyla sürdükleri cem ibadetlerinde zakirlik hizmetini çoğunlukla erkekler yapıyor. Ancak sayıları az da olsa zakirlik hizmetini yapan kadınlar var.  </span><span style="font-weight: 400;">14 yaşından beri cemlerde zakirlik hizmeti yapan </span>Yaprak Dengiz<span style="font-weight: 400;"> de bunlardan biri. Dengiz ile zakirlik ve Alevilerde kadının yeri üzerine konuştuk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class="wp-image-36375 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/zakir-yaprak-dengiz-640x321.jpg" alt="" width="363" height="182" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/zakir-yaprak-dengiz-640x321.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/zakir-yaprak-dengiz.jpg 1000w" sizes="(max-width: 363px) 100vw, 363px" /></span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşletme mezunuyum özel sektörde muhasebecilik yapıyorum. Aslen Ardahan Damallıyım. Gözükızıl Ocağının talibiyim. 14 yıldan beri farklı Alevi kurumlarında zakirlik yapıyorum. 8 senedir semah öğreticiliği yapıyorum, bunun yanı sıra zakirlik eğitimleri vermeye devam ediyorum.</span></p>
<p><b>Alevilikte zakirlik nedir, manası nedir?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alevilikte zakirlik cem halkının hakka ulaşan kapısının sırrıdır bir yerde. Evveliyatına gidildiğinde aslında Davud Peygamber’e kadar dayanmaktadır. Sesi ve avazı ile cümle mahlukatlara hitap eden bir peygamberdir. Hakk bunu Davud Peygamber’de nişan kılmıştır. </span><span style="font-weight: 400;">Ve inançta zakirlik Aleviliğin anlatımındaki en büyük kapılardan birisidir, belki de kapıların başıdır. Anadolu’da zakirlerin çaldığı bağlamayı “Telli Kuran” diye nitelendirirler, çalınan nefeslere ayet derler. Aşığın sözü kuranın özü diye bir söz vardır yine Anadolu&#8217;da. </span><span style="font-weight: 400;">Müzik ile ibadet çok eskiden beri bir arada olmuştur. Bunu Anadolu’da, Mezopotamya’da ve pek çok toprakta görmek mümkün. Alevilik inancı bunun misallerinden biri olmakla beraber müzikle ibadeti sürdüren ve bu ikisini birbirinin içine geçiren bir inançtır. Dolayısıyla zakirin hizmeti oldukça kutsal ve mühimdir. Bu sebeple z</span><span style="font-weight: 400;">akir, bir diğer adı ile âşık; &#8221;</span><span style="font-weight: 400;">Pir Ana’dan”</span><span style="font-weight: 400;"> veya Pir Dede’den himmet alır ve hizmete başlar. Pir ile bağlantılı halde devam eder.</span></p>
<p><b>Zakirliğe nasıl başladınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Zakirliğe bağlama kursuna gittiğim bir cem evinde manasını henüz idrak etmemişken hasbelkader bir şekilde başladım. Sonra katıldığım muhabbetler, erkanlar ile o manevi teslimiyeti hissetmeyle devam etti. </span><span style="font-weight: 400;">Kişi zakirliğe başlandığı, i</span><span style="font-weight: 400;">şin içine girildiği zaman ister istemez bir dürtü hissediyorlar içlerinde ve sanırım o aşk, o sırada başlıyor. Daha sonra aşk süreci kendiliğinden başlıyor ve ilerliyor. İki sene sonra olsun, beş sene sonra olsun bir zaman sonra illaki o aşkı, o teslimiyeti hissedebiliyorlar kendilerinde.</span></p>
<p><b>Çevrenizden nasıl tepkiler aldınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-36376 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/IMG-1262.jpg" alt="" width="324" height="474" />Çevremden her türlü tepkiyi aldım. Olumsuz tepkilerin tek sebebi ise yalnızca kadın olmam. </span><span style="font-weight: 400;">Bir taraftan Aleviliğin özünde yaşanan ve diğer birçok inançtan ayrı kılan kadın erkek eşitliğinin var olduğunu gösteren bir örnek olarak görülüyorum. </span><span style="font-weight: 400;">Diğer taraftan; “kadının postta ne işi var!” gibi gerici yobaz bir tepki ile karşı karşıya kaldım ve 14 yıldır zakirlik yapıyorum, 14 yıldır hala aynı tepkiyi alıyorum. Bu kadın zakire ve Pir Ana’ya Aleviliğin kuralıymış gibi gösterilen tepki “erkekleşen Alevilerin” çıkardığı bir cinsiyetçi kuraldır. Alevilikte böyle bir şeye yer yok; zaten bu inancın özelliği de kadın ve erkek ayrımı yapmaması, cinsiyetçi olmamasıdır. En özgün olduğu alan cinsiyet eşitliğiyken ben bu inancın sözde talipleri tarafından cinsiyetçiliğe maruz kalıyorum ve yalnız değilim. </span><span style="font-weight: 400;">Tabii ki her yerde böyle değil; ama çoğunluk kadın erkek ayrımı yapıyor dememde bir sakınca yok. Örneğin talibi olduğum Gözü Kızıl Ocağı&#8217;nın cemlerinde posta oturup zakirlik yapıyorum ve ben sormadan onlar beni arıyorlar cemlere davet ediyorlar. Böyle değerli yerler de var.</span></p>
<p><b>Sizin gibi cemlerde zakirlik yapan kadınlar çok var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıkçası benim birebir tanıdığım kadın zakir yok. Aslında isterim ki kadın zakirler birbiri ile görüşüp kadın aşıklar diye bir oluşum meydana getirsin. Kim bilir belki ilerki zamanlarda böyle bir oluşum meydana gelir.</span></p>
<p><b>Alevilikte kadının önemli bir yeri var. Bugün Alevilerde kadının yeri hakkında ne düşünüyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evet Alevilikte kadının çok büyük bir önemi var; Fatıma Ana, Kadıncık Ana, Elif Ana bunun için verilebilecek örneklerden yalnızca birkaçı. </span><span style="font-weight: 400;">Günümüzde ise kadınlar yalnızca ev işlerini görüp hizmet eden bir kişi olarak görünüyor. Başköylü Hasan efendi diyor ki ; “Yer ve gök yok iken Fatıma vardı. Dünyanın sonunda Fırkayı Naciye ile gelenler yol ile Güruhu Naciye nami ile Fatıma’da bir olacaklar. Birleşip bir olanlar nokta ile seçilecektir ve nokta Fatıma’dır. Böylece Muhammed ve Ali’nin kimin nurundan geldikleri ispat olur ve ispat Fatıma’dır.” Bu açıklamanın manası çok derin; Fatma Ana kadın temsilidir Kızılbaş inancında. Tüm Alevi süreklerinde mutlaka Fatma Ana’nın bir adı bir değeri vardır. Fatma Ana, kadın olarak mürşid-i kamildir Hasan Efendi’nin dediği üzere. Alevi toplumu bunu unutmamalı. </span><span style="font-weight: 400;">Ancak gelin görün ki, günümüzde ellerinden gelse 12 Hizmette kadın barındırmayacak zihniyetler mevcut. Allah’tan süpürge duası “Biz üç bacı idik.” ile başlıyor da kadınları da hizmete almayı lütuf ediyorlar. Cemevine giriyoruz, hepimiz canız diyoruz; ama 12 hizmette bile bazı görevlere “kadın yapamaz” deniyor. Canlık nerede kalıyor? </span><span style="font-weight: 400;">Hatta bazı cem evlerimizde; cem meydanına giren iki tane kapının bulunuyor. Bu iki kapıdan birisi kadınlar için diğeri ise erkekler için. Böyle bir vaziyetin geçmiş zamanda örneklendirmesini yapamayız. Çünkü böyle bir durum yok! Sunnilerde var, doğru. Neden kendi inancımızın ritüelini değil başka inancın ritüelini yapıyoruz? </span><span style="font-weight: 400;">Eski zamanlarda Anadolu’da cemler köydeki en büyük evlerde yapılırmış. Kimin evi büyükse ve müsaitse cem orda olurmuş. Peki o evlerde de kadın ve erkeği birbirinden ayırmak için iki tane giriş kapısı mı vardı? Asla! İşte bu durum tamda İslam politikasından etkilenme durumudur; haremlik selamlıktır ve günümüz yüzyılının yeni icatlarıdandır.</span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-36377 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/IMG-1261-640x379.jpg" alt="" width="348" height="206" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/IMG-1261-640x379.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/03/IMG-1261.jpg 750w" sizes="auto, (max-width: 348px) 100vw, 348px" />Cemevlerinin yönetiminde kadınlar etkin mi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayır, yönetimde kadına yer vermeyen kurumlar dahi var. Yönetiminde kadın bulunduran kurumlarda ise söz sahibi kadın değil, erkek ki onlarda da kadın sayısı bir veya iki. Sanırım kadınların kravatları olmadığından kaynaklanan bir durum bu. Son söz her zaman erkek yöneticinin ağzından çıkıp kabul görülüyor maalesef. Bunun yanında ek olarak, erkek yöneticiler kendilerini savunmak için, eşitlikçiyiz diyebilmek için kadın komisyonları/ kadın kolları oluşturuyorlar; ama oralarda da kadınların hür iradesi ile ilerlenmiyor. Buradan çıkan kararları da yönetimler denetliyor. Dolayısıyla kadının üretici, yaratıcı yanı pasifize edilmiş oluyor. Bu bence en çok Aleviliğe aykırıdır.</span></p>
<p><b>Zakirlik yapmak isteyen gençlere ne söylemek istersiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu ağır bir hizmet, çok araştırsınlar; çünkü gördükçe, okudukça, dinledikçe aşka düşecekler. O aşk onları olgunlaştıracak, farklı bir hâle sokacak. Hiçbir olumsuz tepkiye kulak asmayıp bu nefesleri icra etmeye gayret göstersinler, gönüllerindeki o manevi his herkesten, her sözden daha iyi bir rehberdir onlar için. Bu bizim inancımızın özü ve o nefeslerin özünü korumak için çok emek vermeli, kalabalıklaşmalıyız. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/03/16/yaprak-dengizle-zakirlik-uzerine/">Yaprak Dengiz&#8217;le &#8216;Zakirlik&#8217; Üzerine&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 Feb 2019 09:20:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi inancı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay]]></category>
		<category><![CDATA[Danıştay 13. Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[Erenler Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi]]></category>
		<category><![CDATA[İbadethane]]></category>
		<category><![CDATA[semah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35206</guid>

					<description><![CDATA[<p>Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı’nın elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi talebiyle 2015 yılında açılan dava sonuçlandı. Danıştay 13. Dairesi’nin verdiği karara göre Erenler Cemevi’nin elektrik giderleri devlet tarafından ödenecek.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/">Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Esenyurt’ta bulunan Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı Cemevi’nin elektrik faturalarının ödenmediği gerekçesiyle BEDAŞ tarafından cemevi icraya verilmiş ve cemevi yönetimi karşı dava açarak icrayı durdurmuştu. Cemevi yönetiminin, cemevlerinin Alevilerin ibadethanesi olduğu için elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması istemiyle açtığı davada Danıştay 13. Dairesi Erenler Cemevi’nin elektrik giderlerinin Diyanet bütçesinden karşılanması gerektiğine kanaat getirdi. Erenler Eğitim ve Kültür Vakfı mahkeme kararına ilişkin basın toplantısı düzenleyerek süreç hakkında bilgilendirmede bulundu.</p>
<p><strong> Yavuz Selçuk: Başvurularımız Cemevleri İbadethane Değildir Denilerek Reddedildi</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35209" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-640x426.jpg" alt="" width="640" height="426" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-640x426.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-1024x682.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p>1998 yılında vakıflaşan Erenler Cemevi’nin Alevi inancına ve kültürüne hizmet ettiğini belirten vakıf başkanı Yavuz Selçuk, 16 Mayıs 2015 tarihinde CLK Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından cemevine başlatılan icranın cemevinin itirazı sonucu durdurulduğunu ifade etti. Aydınlatma ve elektrik giderlerinin devletçe ödenmesi için Esenyurt Kaymakamlığı’na ve Müftülüğü’ne başvurduklarını ancak başvurularının “Cemevleri ibadethane değildir” denilerek reddedildiğini söyledi.</p>
<p>Selçuk, “ Yürürlükte olan 6446 sayılı Enerji Piyasası kanununda “Toplumun ibadetine açılmış ve ücretsiz girilen ibadethanelere ilişkin aydınlatma giderleri Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır” ibaresi yer almakta, ibadethaneler de “ Toplumun ibadetine açılmış olma ve ücretsiz girilme” dışında herhangi bir şart belirtilmemektedir. Cemevleri Alevi inancına mensup insanların inançları çerçevesinde ibadet ettiği yerlerdir.” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-medium wp-image-35208" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-640x330.jpg" alt="" width="640" height="330" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-640x330.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi-1024x528.jpg 1024w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/erenler-cem-evi.jpg 1280w" sizes="auto, (max-width: 640px) 100vw, 640px" /></p>
<p><strong>“Türkiye Açısından Utanç Verici Bir Durum”</strong></p>
<p>Alevilerin yüzyıllardır maruz bırakıldıkları baskı, katliamlara karşın inançlarından vazgeçmediklerini belirten Selçuk, “ Cemevlerinin ibadethane olup olmadığını tartışmak ve bütün ibadethanelere tanınan hakların cemevlerine de tanınması için hukuk mücadelesi yürütmenin Türkiye açısından utanç verici bir durum olduğunu belirtti. Tüm bu uygulamaların Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne ve AİHM kararlarına aykırı olduğunu ifade etti.</p>
<p><strong>&#8220;Bir Yerin İbadethane Olup Olmadığına Orada İbadet Edenler Karar Verebilir&#8221;</strong></p>
<p>Avukat Zeynel Çambeli ise söz alarak, “AİHM kararına göre bir yerin ibadethane olup olmadığına ancak orada ibadet edenlerin karar vereceğini söyledi. Çambeli, Cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından ödenmesine yönelik kararlar olduğunu hatırlattı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/13/danistay-karari-diyanet-erenler-cemevinin-elektrik-giderlerini-karsilayacak/">Danıştay Kararı: Diyanet, Erenler Cemevi’nin Elektrik Giderlerini Karşılayacak</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dersim’de Hızır Ayı Başladı, Hızır Ceminde Hızır&#8217;ın Önemi Anlatıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/dersimde-hizir-ayi-basladi-hizir-ceminde-hizirin-onemi-anlatildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sayder Caner]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Feb 2019 08:55:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Dersim]]></category>
		<category><![CDATA[Hızır ayı]]></category>
		<category><![CDATA[Hızır Cemi]]></category>
		<category><![CDATA[Hızır orucu]]></category>
		<category><![CDATA[ilek Kızıldağ Soileau]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Maviş Güneşer]]></category>
		<category><![CDATA[Metin Kahraman]]></category>
		<category><![CDATA[Metin-Kemal Kahraman kardeşler]]></category>
		<category><![CDATA[Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Pir]]></category>
		<category><![CDATA[Pülümür Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[tunceli]]></category>
		<category><![CDATA[Zazaca]]></category>
		<category><![CDATA[Zeynel Batar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=35116</guid>

					<description><![CDATA[<p>Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği’nde gerçekleştirilen panelde Metin-Kemal Kahraman ile Alevi piri Zeynel Batar Hızır orucu ve Hızır ayı ile ilgili bilgi verirken,  pir Zeynel Batar’ın verdiği gülbeng ile çılalar yakıldı. Munzur Akademi Yönetim Kurulu Başkanı akademisyen Dilek Kızıldağ Soileau, “Hızır’ın Dersim inanç kültürü ve ibadet takvimi içerisinde önemli bir yer tutuyor” dedi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/dersimde-hizir-ayi-basladi-hizir-ceminde-hizirin-onemi-anlatildi/">Dersim’de Hızır Ayı Başladı, Hızır Ceminde Hızır&#8217;ın Önemi Anlatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dersim’de Hızır ayı etkinlikleri kapsamında,  Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği’nde ‘Dersim İbadet Takviminde Hızır’ adlı panel düzenledi. Panelde, Dersim kültürü ve müziği üzerine araştırmalar yapan sanatçılar Metin-Kemal Kahraman ile Alevi piri Zeynel Batar Hızır orucu ve Hızır ayı ile ilgili bilgi verdiler.</p>
<p>Munzur Akademi Kültür Sanat Derneği’nin merkezinde gerçekleştirilen panel, pir Zeynel Batar’ın verdiği gülbeng ile çılalar yakılması ile başladı.  Hızır ayının önemine ilişkin açıklamalarda bulunan Pir Batar, “Hızır gençlere umut verendir, darda olana yetişendir. Hızır karada, havada 18 bin alemi gözleyen zattır. Hızır’ı gönlü temiz olan canlar görürler” dedi. Dersim ibadet takvimi hakkında teorik ve mitolojik bilgi birikimini katılımcılarla paylaşan Kemal Kahraman da Hızır’ın Dersim inanç takviminde önemli bir yeri olduğuna dikkat çekerek, “Dersim ibadet takviminde Hızır ayı bir ay sürer. Bölgelere ve ocaklara göre farklı tarihlerde 3 gün oruç tutulur. Orucun ardından Hızır kurbanı kesilir, Hızır lokması dağıtlır. Hızır, Dersim Alevi inancında yardımlaşmayı, sevgiyi sembolize eder. Bu ayda darda olanlara yardım edilir.” dedi.</p>
<p>Konuşmaların ardından Pir Zeynel Batar, katılımcıların getirdiği lokmalara gülbenk duası verdi. Lokmaların dağıtılmasından sonra Pir Batar deyişler okudu.   Etkinlik Metin- Kemal Kahraman ve Maviş Güneşer’in dinletisi ile sona erdi.</p>
<p><strong>&#8220;Hızır, Dersim Kültürünün Önemli Bir Parçası&#8221;</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignleft wp-image-35117" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/alevi-hızır-orucu-640x352.jpg" alt="" width="400" height="220" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/alevi-hızır-orucu-640x352.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/02/alevi-hızır-orucu.jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></p>
<p>Dernek olarak Dersim kültürünü korumayı, yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı misyon edindiklerini belirten Munzur Akademi Yönetim Kurulu Başkanı akademisyen Dilek Kızıldağ Soileau, “Hızır’ın Dersim inanç kültürü ve ibadet takvimi içerisinde önemli bir yer tutuyor” dedi.</p>
<p>Dersim inancında kutsal olan Hızır geleneğinin doğru bir şekilde anlatılması, aktarılması ve yaşamasına katkı sunmak adına bu etkinliği düzenlediklerini belirten Soileau, “Hızır ayı içerisinde olduğumuz bu günlerde bu etkinliği yaptık. Dersim Alevi geleneğini iyi bir şekilde aktaran Pir Zeynel Batar ile Dersim kültürü ve müziğinin önemli temsilcileri olan Metin-Kemal Kahraman kardeşler ile Maviş Güneşer’i davet ettik.” dedi.</p>
<p>Soileau, Munzur Akademi’nin Dersim’in inançsal ve kültürel değerlerine ilişkin etkinlikler düzenlemeye devam edeceğini belirtti.</p>
<p><strong>Pülümür’de Zazaca Hızır Cemi Yapıldı</strong></p>
<p>Dersim’in Pülümür ilçesinde Hızır ayı nedeniyle Pülümür Cemevi’nde Hızır Cemi bağlandı. Zazaca yapılan Hızır Cemini pirler Kaya Dede ile Metin Demir yürüttü. Pirler, cemde Hızır ayının önemini anlattılar. Ceme katılan canların getirdiği lokmalar pirlerin verdiği gülbenk duasıyla dağıtıldı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/02/11/dersimde-hizir-ayi-basladi-hizir-ceminde-hizirin-onemi-anlatildi/">Dersim’de Hızır Ayı Başladı, Hızır Ceminde Hızır&#8217;ın Önemi Anlatıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yargıtay Cemevleri Faturalarının Devlet Tarafından Karşılanmasına Hükmetti</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Nov 2018 07:45:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[AİHM]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi]]></category>
		<category><![CDATA[cem vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[yargıtay]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32744</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cem Vakfı’nın açtığı davada Yargıtay, cemevlerinin ibadethane olduğuna, diğer ibadethaneler gibi elektrik faturalarının da devlet tarafından karşılanması gerektiğine hükmetti.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/">Yargıtay Cemevleri Faturalarının Devlet Tarafından Karşılanmasına Hükmetti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmemesi üzerine süren tartışmalar ve Alevilerin hukuk mücadelesi uzun  yıllardan beri devam ediyor. 2014 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin kararı da bu tartışmayı sonlandırmadı.Yeni bir karar da Yargıtay’dan geldi. Yargıtay, cemevlerinin ibadethane statüsünde olduğuna ve elektrik faturalarının devlet tarafından ödenmesi gerektiğine karar verdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Davayı başından beri takip eden Avukat Ulaş Cam, cemevlerinin ibadethane olduğuna ve elektrik giderlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğine ilişkin düzenleme talep ettiklerini ve buna istinaden faturaları ödemediklerini ifade etti. Bunun üzerine BEDAŞ’ın fatura borcu nedeniyle icra takibi başlattığını belirten Cam, “Biz itiraz ettik. Akabinde BEDAŞ itirazın iptali için dava açtı. Bu davalar 2012 yılında önce aleyhimize sonuçlandı ve BEDAŞ yönünden tahsilat kararı çıktı” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">AİHM’in 2014 yılındaki kararının ardından Yargıtay’ın dosyayı bozma kararı verdiğini belirten Cam,”Yeniden inceleme yapılması için mahkemeye gönderdi. Mahkeme dosyaları yeniden ele aldı. Bilirkişi incelemesi yapıldı, tespitler yapıldı. Cemevlerinin elektrik giderlerinin karşılanması yönünde mahkeme olumlu bir şekilde BEDAŞ’ ın açtığı davaya reddetti. BEDAŞ temyiz etti. Dosya Yargıtay’a gitti ve Yargıtay, BEDAŞ’ ın aleyhine olan bu kararları onadı.” Bundan sonraki sürecin karar düzeltme aşaması olduğunu ve bu aşamada ise yeni bir delil olması gerektiğini aktaran Cam, “Yargıtay kararı bu şekilde kesinleşecek gibi görünüyor. Bu kararın kesinleşmesinden sonra artık elektrik faturası ödeme yükümlülüğü tamamen ortadan kalkmış olacak. Çünkü elektrik kuruluşları icra takipleri yaptıklarında ya da dava açtıklarında önlerine bu karar çıkacak. Dolayısıyla hem davayı kaybedecek, vekalet ücreti ödeyecekler, bir sürü masraf yapacaklar. Bu durumdan çıkış adına tek şey, devletin cemevlerinin ibadethane olduğuna ilişkin düzenleme yapmasıdır.Bu aşamada önemli bir karar, uzun zamandır bunun peşindeydik. Beklentimiz bundan sonrası adına yasal düzenleme. Yasal düzenleme olursa hepimiz adına olumlu bir gelişme olur.” diye belirtti.</span></p>
<p><b> (Kaynak: Sendika.org)</b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/28/yargitay-cemevleri-ibadethanedir-faturalar-devlet-tarafindan-karsilanmali/">Yargıtay Cemevleri Faturalarının Devlet Tarafından Karşılanmasına Hükmetti</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul/Armutlu Cemevi Baskını Gözlem Raporu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/13/istanbul-armutlu-cemevi-baskini-gozlem-raporu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Aug 2018 07:44:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[HAK İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[gözlem raporları]]></category>
		<category><![CDATA[Hak İnsiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Pir Sultan Abdal Kültür Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=29631</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hak İnisiyatifi İstanbul Temsilciliği tarafından İstanbul/Armutlu Cemevi baskınına ilişkin bir rapor hazırlanmıştır.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/13/istanbul-armutlu-cemevi-baskini-gozlem-raporu/">İstanbul/Armutlu Cemevi Baskını Gözlem Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Raporun sunuş yazısı şu şekildedir:</p>
<p>“19 Temmuz’da İstanbul’un Sarıyer ilçesinde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği’ne (PSAKD) bağlı Armutlu Cemevi’ne içeride aranan şahıslar olduğu gerekçesi ile polis baskını düzenlenmişti. Basından ve kamuoyundan öğrendiğimiz kadarı ile Alevilerce Cem ayininin gerçekleştirildiği Perşembe günü yaşanan olayda Cemevi’ne uzun namlulu silahlarla girilmiş, baskın sırasında çok sayıda kişi kötü muameleye maruz bırakılarak gözaltına alınmıştı. Ayrıca Cemevi’nde duvarlara sprey ile yazılar yazılmış, kapılar zorla kırılmış, içerde bulunan eşyalara zarar verilmiş, koridorlara baskını gerçekleştiren polislerce idrar yapıldığı iddiası ileri sürülmüştür. Bu iddialardan sonra Hak İnisiyatifi İstanbul Temsilciliği olarak 29 Temmuz Pazar günü Cemevi yöneticileri ve mahalle sakinleri ile görüşmeler gerçekleştirdik.”</p>
<p>Rapora ulaşmak için lütfen <a href="https://hakinisiyatifi.net/wp-content/uploads/2018/08/I%CC%87stanbul2FArmutlu-Cemevi-Bask%C4%B1n%C4%B1-Go%CC%88zlem-Raporu29.07.2018-4-1.pdf">buraya tıklayınız.</a></p>
<p>Kaynak: <a href="https://hakinisiyatifi.net/istanbul-armutlu-cemevi-baskini-gozlem-raporu-29-07-2018/" target="_blank" rel="noopener">Hak İnsiyatifi</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/08/13/istanbul-armutlu-cemevi-baskini-gozlem-raporu/">İstanbul/Armutlu Cemevi Baskını Gözlem Raporu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Seçimlerin Vazgeçilmez Vaadi:  “Cemevlerine Yasal Statü”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/28/secimlerin-vazgecilmez-vaadi-cemevlerine-yasal-statu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 May 2018 12:23:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Etnik Kimlik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=27231</guid>

					<description><![CDATA[<p>Alevilerin ibadet yeri olan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve çeşitli yeril mahkemeler tarafından da ‘Yasal Statüye’ kavuşturulması yönünde kararlar alınan ‘Cem Evleri’ ile ilgili söylemler, her seçim öncesinde olduğu gibi bu  seçimlerde de ‘Vaat’ olarak dile geldi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/28/secimlerin-vazgecilmez-vaadi-cemevlerine-yasal-statu/">Seçimlerin Vazgeçilmez Vaadi:  “Cemevlerine Yasal Statü”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha önce 1 Kasım’da dile getirilen vaatlerle ilgili söylemler ve sonucuna bir bakalım.</p>
<p><strong>1 Kasım Seçimi </strong></p>
<p>1 Kasım seçimi öncesinde seçim beyannamesini açıklayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, Aleviler ilgili söz verilen düzenlemelerin hükümetin 3 aylık acil eylem planına alınması için talimat verdiğini söylemiş ve hazırlanan pakette cemevlerine statü verilmesinden talibi olan dedelere maaş ödenmesine kadar birçok düzenleme yer aldığını belirtmişti. Bu düzenlemeler; cemevlerine statü, talep formülü, cemevlerine ödenek, olarak yer almıştı.</p>
<p>1 Kasım Seçimi Sonrası ise TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı’na başvuran CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, CHP Bursa Milletvekili Lale Karabıyık, İzmir Millletvekili Musa Çam ve Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, cemevleri ve diğer ibadethanelerin giderlerinin Diyanet tarafından karşılanması için önerge sundular. Ancak bu talep AKP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Gerekçe ise şöyle oldu: “Cemevleri ve diğer ibadethanelerin tamir ve tadilat giderlerinin Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanabilmesini teminen Maliye Bakanlığı Bütçesinin yedek ödenek tertibinden aktarma yapılması öngörülmektedir ”.</p>
<p><strong>24 Haziran Seçimleri</strong></p>
<p>Seçim beyannamesini açıklayan AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında “24 Haziran seçimlerinden sonra demokrasimizi geliştirmeye devam edeceğiz, demokrasiyi bir üst lige çıkaracağız. Cemevlerine hukuki statü sağlayacağız. Yasaklara ve yasakçı zihniyetle mücadelemizi artırarak devam ettireceğiz.”ifadelerini kullandı.</p>
<p><strong>Gelen tepkiler</strong></p>
<p>HDP İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Ali Kenanoğlu, seçime dönük bu politikayı Alevilerin asla kabul etmeyeceklerini, Alevilerin söze değil pratiğe bakacağını belirtti. Cemevlerinin ibadethane olduğu yönündeki yerel mahkeme ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının AK Parti tarafından tanınmadığını ifade etti. Can TV Genel Yayın Yönetmeni Zeynel Gül ise sosyal medyadan yayınladığı yazıda tepkilerini dile getirdi. Gül; “AİHM’in Cemevleri İbadethane’dir kararına karşı, AİHM kararları bizi bağlamaz’ diyen ben miydim? Daha neler duyacağız?”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/05/28/secimlerin-vazgecilmez-vaadi-cemevlerine-yasal-statu/">Seçimlerin Vazgeçilmez Vaadi:  “Cemevlerine Yasal Statü”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Alevi Açılımı Neden Açılamıyor?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/30/alevi-acilimi-acilamiyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynel Lüle]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Apr 2018 14:13:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dini Kimlik - İnanç]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Alevi]]></category>
		<category><![CDATA[Cemevi]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=26178</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birçok kez hükümetlerin gerek düzenlenen özel yemekler, gerekse dönemin bazı bakanları tarafından gerçekleşen ‘Çalıştaylar’ sonrası gündeme gelen ‘Alevi Açılımı’ neden sonuçsuz kalıyor? Neden AK Parti Hükümetleri bu sorunu çözümleyemedi ve bu ülkeden talep edilen ‘Makul İstekler’ karşılanamadı?</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/30/alevi-acilimi-acilamiyor/">Alevi Açılımı Neden Açılamıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Önce Recep Tayyip Erdoğan, daha sonra Ahmet Davutoğlu ve son olarak Binali Yıldırım Hükümetlerinin sunduğu ‘Eylem Planları’ arasında yer alan ‘Cem evlerine hukuki statü’ tanınması konusu neden çözülemiyor? Bu konuda tıkanma nerede ve neden hükümetin gücü bu sorunu çözmeye yetmiyor?</p>
<p>Bu konu üstelik sadece Alevilerin beklentisi değil, aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararı… Yani Türkiye uluslararası hukukun gereğini de hala neden yerine getiremiyor?</p>
<p><strong>Eylem planları</strong></p>
<p>Hükümetler açıkladıkları eylem planlarında (Erdoğan, Davutoğlu ve Yıldırım Başbakanlıklarında oluşan hükümetlerin eylem planları) yer vermelerine rağmen somut adım atamadılar. Asıl tıkanma, cem evlerinin ne şekilde tanımlanacağında yaşanıyor. . Yani bu kurumlara, ‘ibadethane’ tanımı mı verilecek, yoksa ‘kültür evi’ veya ‘kültür merkezi’ gibi tanımlamalarla mı geçiştirilecek? Aleviler ilk seçeneğin dışındaki tanımlamalara kesinlikle karşı çıkıyorlar.</p>
<p>AİHM’in de kararı bu yönde. Cem Evleri’nin ‘İbadethane’ olarak tanımlanması, Camiler dışında bir ‘ibadet’ yerinin varlığının kabullenmesi anlamına geliyor. İşte hükümet burada zorlanıyor. Çünkü bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan Cem Evleri’nin ibadet yeri olarak tanınmasına çeşitli tarihlerde farklı üsluplarla karşı çıktı. 2013’teki bir toplantıda, <em>&#8220;İslam&#8217;da ibadet yeri camidir. Cem evleri kültürel mekanlardır. Siz hiç Hristiyanlıkta kilise dışında bir ibadet yeri duydunuz mu?” demişti. Bir yıl sonra ise bizzat Alevi toplumu temsilcileriyle bir araya geldiği bir ‘İftar’ yemeğinde biraz daha yumuşak üslupla şunları söylemişti: “</em>Alevi kardeşlerim Cem evine ibadethane diyorsa, benim itirazım olmaz. Ama şahsi görüşüm, böyle bir yasal statü İslamiyet&#8217;te bölünmeye sebep olur”.</p>
<p>Yani Erdoğan, farklı üsluplarla da olsa Cem Evleri’ne yönelik ‘İbadethane’ tanımlamasına kesinlikle karşı çıktı ve çıkıyor. Dolayısıyla bu konuda Ankara’nın kafası karışık.</p>
<p>Aleviler “Bizi tanımlamayın” dediğinde Ankara bir yandan dinsel olanla kültürel olanı, kültürel olanla ideolojik olanı, ideolojik olanla mezhebi düşünüyor. Cem Evleri’ne Camiler benzeri bir statü verilmesi konusuna çözüm getiremiyor.  Bu durumda Cem Evleri’ne Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde nasıl bir yer verileceği, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kendi içinde nasıl bir organizasyonu gerekeceği sorusuna cevap bulunamıyor.</p>
<p><strong>İrfan Merkezleri</strong></p>
<p><strong> </strong>Bu arada hükümetlerin ‘reform’ adında ortaya konulan planlarda, ‘geleneksel irfan merkezleri’ne getirilmek istenen tanımlar arasında Cem Evleri’ne yer verip verilemeyeceği de tartışılıyor. Kapatılan dergâh ve ocaklara getirilmek istenen yeni tanımlar, bu merkezlerin yeniden açılması çerçevesinde cem evlerinin dergâh veya ocakların içinde faaliyet göstermesi de tartışılıyor. Ancak burada da  nerenin cem evi, nerenin ocak, kimin dede olup olmadığına nasıl karar verileceği bilinmiyor.  Cem evlerini kültür evi, kültür merkezi olarak tanımlamak ise Kültür Bakanlığı ile bağlantılamak anlamına geliyor ki Aleviler buna kesin bir dille karşı çıkıyor.</p>
<p><strong>Dedelerin Hukuki konumları</strong></p>
<p><strong> </strong>Çözümsüz kalan ve Alevilerin taleplerinin karşılanamadığı bir diğer konuyu ise dedelerin hukuki durumları oluşturuyor. Dedeler devletten maaş alacaklar mı?  Bu durum bazı Aleviler tarafından ‘olumsuz’ karşılanıyor. Dedelerin eğitimi nasıl sağlanacak, kim sağlayacak? Devlet katında nasıl tanımlanacak? Cevaplandırılması gereken soruların başında yer alıyor.</p>
<p>Aynı zamanda AİHM’de de dava konusu olan ve Türkiye’nin mahkûm olduğu Cem Evleri’nin camiler gibi elektrik ve su paralarının devlet tarafından ödenmesi de ortada duruyor. Bunun için Hükümetin İmar Kanunu, Belediye Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanunu’nda değişiklikler yapması gerekiyor. Bu değişiklikler ile ruhsatı olmayan cem evleri sorununun çözülmesi, yıkılma tehlikesi altında olanların korumaya alınması, cem evlerinin elektrik ve su ücreti ödememesi hedefleniyor.</p>
<p><strong>Din dersleri</strong></p>
<p><strong> </strong>Bir de yine AİHM’de Türkiye’nin mahkum olduğu din dersleri konusu önemli bir sorun olarak ortada duruyor. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde bunun için önemli bir düzenleme yapmak gerekiyor. Alevi inancına sahip öğrenciler için ayrı bir ders mi olacak yoksa zorunlu din dersinin içeriği mi güncellenecek? Bu içerik Alevileri ne kadar tatmin edecek?</p>
<p>Bütün bu konular, bugüne kadar yapılan ‘Alevi Çalıştayları’nın sonuçsuz kalmasına, gelip geçen hükümetlerin dillerinden düşmeyen ‘Alevi Açılımı’nın, hükümet eylem planları sayfalarında yer alan unsurlar olarak kalmasına neden oldu.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Açılımlar bir türlü açılamadı…</strong></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/04/30/alevi-acilimi-acilamiyor/">Alevi Açılımı Neden Açılamıyor?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
