<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cem Altıparmak arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/cem-altiparmak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cem-altiparmak/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 19 Oct 2021 09:50:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Cem Altıparmak arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/cem-altiparmak/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hukuk ve Doğa Okulu Başvurularınızı Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/23/hukuk-ve-doga-okulu-basvurularinizi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Jul 2021 11:48:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Avukat]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Altıparmak]]></category>
		<category><![CDATA[hukuk ve çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Hukuk ve Doğa Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Altıparmak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72882</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doğa Derneği, doğa savunuculuğu konusunda uzmanlaşmak isteyen hukukçuları, doğa okur yazarlığı becerilerini, sivil toplumla olan ilişkilerini ve saha bilgilerini geliştirmek için 23-24-25 Ağustos 2021 tarihlerinde düzenleyeceği Hukuk ve Doğa Okulu’na davet ediyor. Son başvuru tarihi 5 Ağustos 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/23/hukuk-ve-doga-okulu-basvurularinizi-bekliyor/">Hukuk ve Doğa Okulu Başvurularınızı Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hukuk ve Doğa Okulu, hem saha ziyaretleri yapıp doğa savunuculuğu bilgileri geliştireceği, hem doğa hakkı konusunda konuşulacak üç günlük bir buluşma olarak organize edildi.</p>
<p>Program Doğa Derneği Hukuk danışmanları <strong>Özlem Altıparmak</strong> ve <strong>Cem Altıparmak</strong> tarafından koordine ediliyor.</p>
<h5><strong>Program Detayları</strong></h5>
<p>Katılımcı profili:<strong><em> </em></strong>Stajyer avukatlar, avukatlar, hukukçu akademisyenler, hukuk fakültesi öğrencileri (4. Sınıf)</p>
<p>Doğa ve Hukuk Okulu’nda:</p>
<ul>
<li>Türkiye’de doğa mücadelesi tarihine bakış</li>
<li>İdari başvuru ve dava süreçleri</li>
<li>Doğa Derneği’nin savunuculuk deneyimleri</li>
<li>Proje dosyası okuryazarlığı</li>
<li>Doğa hakkı ve uluslararası gelişmeler</li>
<li>Değerlendirme ve birlikte neler yapabiliriz gibi konuları ele alıp;</li>
<li>Gediz Deltası’na ve Orhanlı Köyü JES alanına konularında uzman kişilerle birlikte saha ziyaretleri gerçekleştirilecek.</li>
<li>Kamp sırasında Doğa Okulu misafirhanesinde, okul araştırma binasının salonunda, mütevazı koşullarda, kendi mat ve uyku tulumlarınızda ya da havanın uygun olması halinde çadır kurarak konaklama imkanı sunulacak.</li>
<li>Program dahilindeki köy-okul-alan ziyaretleri, yemek, çay-kahve Doğa Okulu tarafından sağlanacak.</li>
<li>Kamp yerine ulaşımı katılımcıların kendi imkanlarıyla karşılamasını bekleniyor.</li>
<li>Ulaşım hakkında ayrıntılı bilgi, katılımınızın kesinleşmesinin ardından paylaşılacak.</li>
<li>Doğa Okulu’nun kursları sabit anlatımlar içermeyecek. Kurslarda sohbete, birlikte üretmeye ve düşünmeye dayalı bir yol izlenecek.</li>
<li>Katılımcıların öğrenme faaliyeti esnasında oluşan her türlü temizlik, düzenleme, bulaşık yıkama ve benzeri işlere gönüllü olarak el vermeleri, imece ve paylaşıma dahil olmaları okulun düşünme ve çalışma biçiminin temel özelliklerinden biri.</li>
<li>Doğa Okulu’nun kurslarına katılmadan evvel internet sitelerindeki <a href="https://dogaaskina.org/oz/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em>Öz (Değerler) </em></strong></a>ve <a href="https://dogaaskina.org/bicim/" target="_blank" rel="noopener"><strong><em>Çalışma Biçimi</em></strong></a> adlı bölümleri okumanız tavsiye ediliyor.</li>
</ul>
<p><strong>*</strong>Etkinlik sınırlı sayıda katılımcı ile ücretsiz olarak gerçekleşecek.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<p>Başvuru yapmak ve detaylı bilgiye ulaşmak için Özlem Mıdık (0533 815 6663) ve kurs@dogadernegi.org adresinden ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/07/23/hukuk-ve-doga-okulu-basvurularinizi-bekliyor/">Hukuk ve Doğa Okulu Başvurularınızı Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (2)  Kapsayıcı Bir İklim Yönetişimi İhtiyacı!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/28/iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-2-kapsayici-bir-iklim-yonetisimi-ihtiyaci/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2021 08:15:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Altıparmak]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Hukukçuları Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Gökhan Ersoy]]></category>
		<category><![CDATA[Greenpeace]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[İklim değişikliği ve sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Katısöz]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=72056</guid>

					<description><![CDATA[<p>İklim değişikliğine bağlı felaketler her geçen gün artıyor. İçinde olduğumuz Antroposen (İnsan) Çağı, Yıkım Çağı olarak da adlandırılıyor. İnsan türünün hayatta kalma mücadelesini önümüzdeki on yıllar içinde atılacak adımlar belirleyecek. Bu tabloda, Türkiye’de iklim değişikliğiyle mücadelede sınırlı bir etkiye sahip olan sivil toplum, diğer aktörlerle birlikte, politikaların şekillenmesinde yer almalı ve kapasitesine eş seviyede rol üstlenmeli.  </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/28/iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-2-kapsayici-bir-iklim-yonetisimi-ihtiyaci/">İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (2) &lt;br&gt; Kapsayıcı Bir İklim Yönetişimi İhtiyacı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://iklimgazetesi.com/ipcc-taslagi-basina-sizdi-iklim-felaketleri-korkulandan-daha-yakin/" target="_blank" rel="noopener">Fransa Haber Ajansı’nın (AFP) birkaç gün önce ulaştığı İklim Değişikliğine Dair Hükümetlerarası taslak raporuna göre</a>, iklim bilimcileri küresel ısınma yavaşlasa bile iklim krizinin yıkıcı etkilerinin hızlanacağını savunuyor. Taslak raporda en dikkat çeken diğer tespit, önceki büyük iklim şoklarından doğanın değişmesi ve sadece bazı türlerin yok olmasıyla çıkılabildiyse de insan türü bu kez yaşanan iklim krizinden kurtulamayabilir.</p>
<p><strong>Bilim insanları “</strong><strong>gezegen hayatta kalabilir, insanlık kalamaz&#8221; tespitini yaparken</strong>, <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/17/turkiyede-iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-1-iklim-krizi-sivil-toplum-krizin-neresinde/" target="_blank" rel="noopener">geçen hafta üç uzmana yönelttiğimiz</a> <strong><em>iklim konusunda sivil toplumun ne kadar etkili rol üstlendiği sorusuna</em></strong> cevap aramaya devam ediyoruz. Bu hafta sorularımızı Greenpeace Akdeniz İklim ve Enerji Proje Sorumlusu Gökhan Ersoy, Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe), Türkiye İklim ve Enerji Politikaları Koordinatörü Özlem Katısöz ve Haklar ve Araştırmalar Derneği’nden Cem Altıparmak’a yöneltiyoruz.</p>
<p>Her üç uzman iklim krizinin etkileri ve aciliyeti konusunda Türkiye’de sivil toplumun belli seviyede bilgi ve etkiye sahip olduğunu düşünse de <strong>iklim değişikliğiyle mücadelede asıl sorumluluğun kamuda olduğunu hatırlatıyor</strong>.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-72059 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/can-europe-aylik-haber-paylasimi.jpg" alt="" width="356" height="200" /></strong>Avrupa İklim Eylem Ağı’ndan Özlem Katısöz, iklim değişikliğinden kaynaklı aşırı hava olaylarının sayısı ve şiddetinin artmasının bu konudaki farkındalığı da artırdığına işaret ediyor. Bu sayede insan hakları, sağlık, kalkınma gibi pek çok farklı arka plandan STK’nın iklim krizinin etkilerini kendi konuları bağlamında incelemeye başladıklarına dikkat çekiyor.</p>
<p>STK’ların kurdukları koalisyonlarla liderlerin <strong>daha iddialı bir iklim hareketinin oluşması ve iklim hedeflerinin iyileştirilmesinde önemli baskı grupları olduklarını</strong> söyleyen Özlem Katısöz, Türkiye ve Avrupa arasında örnekler üzerinden bir karşılaştırma yapıyor. Örneğin Avrupa Birliği’nde (AB) Higher Ambition Coalition adlı yapıda bir araya gelen işletmeler, yatırımcı grupları, yerel ve bölgesel kurumlar, sendikalar ve STK’ların iklim hedefini iyileştirmeyi hedeflediğini kaydediyor. “Yine Avrupa’da STK’lar, iklim hareketinin yasal zemine kavuşması ve somut adım atılması için iklim davalarına ve uluslararası iklim müzakerelerine müdahil oluyorlar.”</p>
<p>Katısöz, Avrupa’daki bu örneklerin benzerlerinin Türkiye’de de bulunduğunu hatırlatıyor. Türkiye’de sivil toplumun farkındalık çalışmalarının yanı sıra, politika değişikliğine altlık olacak bilgi, rapor ürettiklerini, dahası politika yapıcılarla doğrudan diyaloğun geliştirilmesine yönelik de çalıştıklarını kaydediyor.</p>
<p>Greenpeace Türkiye’den Gökhan Ersoy, Türkiye’de sivil toplumda iklim krizin finansal boyutlarından, çevre koruma politikalarına kadar disiplinler arası çalışmalar yapan ve uzmanlık birikimi geliştirmiş pek çok organizasyon bulunduğunu söylüyor. Ersoy, <strong>krize karşı geliştirdikleri çözüm ve politika önerileriyle sivil toplumun bazen pek çok kamu kurumundan daha nitelikli bir iş ortaya koyduğunu da düşünüyor.</strong>  İklim konusunda etkili sonuç alan sivil girişimler arasında Temiz Hava Hakkı Platformu’nu verdiği temiz hava mücadelesini gösteriyor. Ersoy, 2020’nin başında kapatılan veya kısmen çalışması durdurulan kömürlü termik santral haberlerini de sivil toplumun başarısı olarak örneklendiriyor.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-72063 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/cevre-hukukculari-agi-1.jpg" alt="" width="356" height="264" />Haklar ve Araştırmalar Derneği’nin hukuk boyutuyla Türkiye’de iklim mücadelesine katkı verme çabasını hatırlatan Cem Altıparmak, dernek bünyesinde çevre sorunları ve iklim adaleti konularında çalışan hukukçulardan oluşan <a href="https://twitter.com/cevreagi">Çevre Hukukçuları Ağı</a>’nı sivil alandaki yeni girişimlere örnek olarak gösteriyor.  Türkiye&#8217;de iklim krizi için önleyici bir hukuk sistemi başlatmayı hedefleyen Çevre Hukukçuları Ağı’nın <strong>çevre ve ekoloji alanında herkes için ulaşılabilir bilgiyi üretip yaygınlaştırma</strong> çabasının iklim kriziyle mücadelede önemli bir işlev üstleneceğini vurguluyor.</p>
<h5><strong>İklim </strong><strong>Krizini Birlikte Yönetmek Gerekli </strong><strong> </strong></h5>
<p>Tüm bu gayret ve çeşitlenen faaliyetlere karşın Türkiye’de sivil toplumun iklim konusunda yeterli seviyede etki yaratamadığında mutabık olan Katısöz, Altıparmak ve Ersoy bu etkiyi artırmak ve STK’ların iklim değişikliğiyle mücadelede atılması gereken adımları da tarif ediyor.</p>
<p>Özlem Katısöz, sivil toplumun etkisini artırmak için öncelikle veriye ve karar mekanizmalarına erişiminin sağlanması gerektiğine dikkat çekiyor. <strong>Türkiye’de iklim politikasının ve eylem planlarının küresel trendler ve tartışmalarla eş düzeyde yapılmasının önemini</strong> vurgulayan Katısöz, bunun için sivil toplum ve tüm diğer geniş toplum kesimlerini kapsayan bir “iklim politikası tartışması yapılmalı” diyor. Diğer bir deyişle, Türkiye’de <strong>kapsayıcı ve geniş bir iklim yönetişimine ihtiyaç olduğunu söyleyen </strong>Katısöz, yeni bir toplumsal ve ekonomik düzenin tasarlanmasında tüm tarafların misyonlarına ve kapasitelerine paralel şekilde rol alması gerektiğini vurguluyor.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-72058 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/06/greenpeace-plastik-kirliligine-dur-de.jpg" alt="" width="379" height="198" />İklim krizini insan hakları yaklaşımıyla ele alan Cem Altıparmak ise <strong>insan hakları mücadelesini bir ekoloji mücadelesi olarak görmek gerektiğine dikkat çekiyor</strong>. Özellikle iklim krizinin kadın, çocuk, mülteci gibi tüm kırılgan gruplar üzerindeki yıkıcı sonuçlarının dikkate alınmasının önemine değinen Altıparmak, bu çerçevede politikalar geliştirmek için <strong>iklim mücadelesini anaakımlaştırmak ve hep birlikte mücadele vermek zorunluluğu olduğunu vurguluyor. </strong></p>
<p>Gökhan Ersoy da benzer şekilde, iklim krizine karşı daha dirençli bir toplum yaratmak için sorunların çözümüne tüm aktörleri dahil ederek kollektif kararlarla çözüm bulmanın gereğini hatırlatıyor. İklim kriziyle mücadelede kamu politikalarının işlevini artırmak için “<strong>sivil toplumun uzmanlık ve deneyiminden faydalanılması</strong> <strong>lazım</strong>” diyen Ersoy, birlikte karara varılması için siyasilerin ikna edilmesi gerektiğini de not ediyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/06/28/iklim-kriziyle-mucadelede-sivil-toplum-2-kapsayici-bir-iklim-yonetisimi-ihtiyaci/">İklim Kriziyle Mücadelede Sivil Toplum (2) &lt;br&gt; Kapsayıcı Bir İklim Yönetişimi İhtiyacı!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekoloji Savunucuları Haklar ve Araştırmalar Derneği’nde Buluştu</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/23/ekoloji-savunuculari-haklar-ve-arastirmalar-derneginde-bulustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2021 09:52:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Hikaye]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Altıparmak]]></category>
		<category><![CDATA[Ekoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Haklar ve Araştırmalar Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=66011</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ekoloji alanında savunuculuk yapan farklı illerden avukatlar bir araya gelerek Haklar ve Araştırmalar Derneği’ni kurdu. Cem Altıparmak’la derneğin odaklanacağı çalışmaları konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/23/ekoloji-savunuculari-haklar-ve-arastirmalar-derneginde-bulustu/">Ekoloji Savunucuları Haklar ve Araştırmalar Derneği’nde Buluştu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>Haklar ve Araştırmalar Derneği isimli bir dernek kurdunuz. Nasıl ve neden bir araya geldiniz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66012 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/cem-altiparmak-640x401.jpg" alt="cem altıparmak" width="337" height="211" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/cem-altiparmak-640x401.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/cem-altiparmak.jpg 1000w" sizes="auto, (max-width: 337px) 100vw, 337px" />Aslında çok uzun zamandır bir aradayız. On yılları aşan ortak bir çalışma deneyimimiz var. Türkiye’nin gündeminde yer almış, almaya devam eden birçok davada avukat olarak yer aldık ya da davacılara hukuki destek sunduk. Baroların çevre ve kent hukuku komisyonlarında birlikte çalıştık. İnsan hakları ve insancıl hukuk alanlarında çalıştık. Savunuculuk ağlarında yer aldık. O yüzden zaten birlikteydik, ancak bu kez kurumsal bir kimlik altında, daha tanımlı çalışmalar yapmak amacıyla bir araya geldik.</span></p>
<p><b>Derneğin amacı nedir? Hangi ihtiyaca binaen ortaya çıktı? Ne gibi çalışmalar yapmayı planlıyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Böyle bir ihtiyaç tam da bizim de içinde bulunduğumuz savunuculuk ağlarındaki yıpranma riskini deneyimlememiz sebebiyle oldu. Ülkemizde doğa ve insan hakları mücadelesi, konuya duyarlılık gösteren sınırlı sayıdaki hukukçunun, akademisyenin ve sivil toplum kuruluşunun çabasıyla yürütülmesine karşın, bu sürecin sürdürülebilir savunuculuk ağlarına dönüşemediğini görmekteyiz. Hak ihlallerine karşı mücadele, ihlalinin ortaya çıkmasıyla bir araya gelen,  davalar açan ve yıllar süren dava süreçlerinde yorgun düşen, dava odaklı ve çoğunlukla yürüttükleri davaların durumunu paylaşan kapalı haberleşme gruplarına dönüşme riskiyle karşı karşıya.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biz, dernek çatısı altında yapacağımız çalışmalarla bu savunuculuk ağlarını tahkim etmeye, kapasitelerini güçlendirmelerine destek olmaya, ihtiyaç duydukları bilgi ve deneyimi elde etmede aracı olmaya gayret edeceğiz. İklim krizine karşı önleyici bir hukuk sisteminin oluşturulması için izleme ve raporlandırmalar yapacağız ve savunuculuk ağlarının yargısal faaliyetlerde etkili olmaları için katkı sunacağız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu çalışmalarımızda bize katkı sunmak isteyenler için bir <a href="https://tr.surveymonkey.com/r/XKVTJNR" target="_blank" rel="noopener">ihtiyaç analizi anketi</a> hazırladık. Oldukça kısa. Çalışmalarımızla İlgilenenler doldururlarsa çok mutlu oluruz.</span></p>
<p><b>Çevre haklarının geliştirilmesine nasıl bir katkısı olacak derneğinizin? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-66013 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/02/haklar-ve-arastirmalar-dernegi.jpeg" alt="halar ve araştırmalar derneği" width="280" height="284" />Çevre ve ekoloji alanında yaşanan gelişmeler, ülkemizde çevre ihlallerine yönelik mücadeleyi, savunuculuk araç ve yöntemlerini, bu zamana kadar birikmiş hukuki mücadele deneyimlerini, doğa hakkı ve felsefesiyle zenginleştirilmiş bütüncül bir bakış açısıyla bir araya getirecek ve bu deneyimi, hem hukuki desteğe ihtiyaç duyan ihlal mağdurlarıyla, hem de ekoloji mücadelesi içinde yer almak isteyip de doğa ve çevre hukukunun farklı disiplinlerine ilişkin uzmanlık bilgisinden ve pratikten mahrum hukukçularla paylaşacak bir savunuculuk ağına olan ihtiyacı ortaya çıkarıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dernek çatısı altında ilk çalışmamız olan &#8220;İklim Krizine Karşı Önleyici Hukuk Ağı” oluşturmak için yapacağımız çalışmalar, bu ihtiyacın giderilmesine yönelik mütevazı adımları hep birlikte atabilmeyi amaçlıyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu kapsamda kuracağımız hukuki iletişim ağları, gerçekleştireceğimiz eğitimler ve deneyim aktarımı çalışmaları, oluşturacağımız çalışma grupları, yayınlayacağımız raporlar, içinde yer alacağımız ulusal ve uluslararası hukuki dayanışma ağları aracılığıyla, toplumun hukuka ulaşma, hukuku geliştirme kabiliyet ve yeteneğine, hep birlikte mütevazi bir katkı sunacağımıza inanıyoruz.</span></p>
<blockquote><p>Geçmiş 40 yıllık süreçte özellikle enerji, maden ve inşaat sektörlerini canlandırmak için çevre mevzuatına yapılan orantısız müdahaleler, çok sayıda kişinin mağdur olmasına ve bu ihtilafların mağduru kesimlerin çevresel bozulmayı engellemeye yönelik beklenti ve taleplerinin artmasına ve şiddetlenmesine yol açtı.</p></blockquote>
<p><b>Ülkemizde çevre ihlallerine yönelik ekoloji mücadelesini, doğa ve çevre savunuculuğunu, toplumun bu alana ilgisini nasıl görüyorsunuz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyamızın ciddi bir iklim krizi ile karşı karşıya olduğu, yadsınamaz bir gerçeklik olarak önümüzde duruyor. Çevre ve doğa hakkı ihlalleri, bizlerin de içinde yer aldığı tüm ekosistem için bir varoluş mücadelesinin yaşanmasına neden oluyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu krizin ülkemizdeki yansımalarının çok daha şiddetli ve yıkıcı sonuçları olduğu da inkâr edilemez bir başka gerçeklik. Türkiye’de yaşanan ihlâlle karşı gelişen toplumsal mücadelenin, aslında 40 yıla yaklaşan bir mazisi var. O dönemden bu yana halen farklı davalara konu olan nükleer santral karşıtı mücadele, Yatağan Kemerköy Yeniköy termik santrallerine karşı açılan davalar, siyanürlü altın arama ve işletme faaliyetlerine karşı Bergama öncülüğünde başlayan davalar, yaşanan ihlallerin aynı zamanda uluslararası insan hakları sözleşmeleriyle korunan, insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını tehdit etmesi ve AİHM’in bu gibi davalara yönelik olarak vermiş olduğu Türkiye aleyhindeki hak ihlâli kararları, basın ve kamuoyunda yankı buldu ve Türkiye’de çevre ihlâllerine karşı mücadelenin gelişimine katkı sağladı. Bu mücadele pratiği, tüm eksiklik ve ihtiyaçlarına rağmen gelecek açısından umutlu olmamızı sağlıyor.</span></p>
<p><b>Türkiye&#8217;de yasalar çevreyi korumak için yeterli değil mi? Neden çevre ile ilgili davalar bu kadar çekişmeli geçiyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkemizdeki çevre koruma mevzuatına baktığımızda -ki bu mevzuata uluslararası çevre koruma sözleşmeleri de dahildir-  hayli geniş bir kapsamı olduğunu görmekteyiz. Bu haliyle mevzuat bize çevre koruma mücadelesi için temel hukuki dayanağı sağlıyor gözüküyor. Ne var ki yaşanan ekolojik krizin önlenmesi için kritik öneme sahip olan ulusal çevre koruma mevzuatına yapılan müdahaleler, koruma-kullanma dengesinin orantısız bir şekilde doğanın aleyhinde bozulmasına yol açtı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçmiş 40 yıllık süreçte özellikle enerji, maden ve inşaat sektörlerini canlandırmak için çevre mevzuatına yapılan orantısız müdahaleler, çok sayıda kişinin mağdur olmasına ve bu ihtilafların mağduru kesimlerin çevresel bozulmayı engellemeye yönelik beklenti ve taleplerinin artmasına ve şiddetlenmesine yol açtı. Davaların bu derece yoğunlaşmasının ve bir var olma mücadelesine dönüşmesinin altında da bu yatıyor. </span></p>
<blockquote><p>Geçtiğimiz ve içinde bulunduğumuz yılın gündelik, siyasal, ekonomik koşullarını belirleyen salgın ortamının, ekolojik geleceğimize dair kaygıları da gündelik yaşamın merkezi haline getirdiği aşikar. Dünya ekonomilerini ve ülke yönetimlerini etkileyen salgın, küresel ekonomik krize eşlik eden küresel siyasal krizleri de derinleştirdi.</p></blockquote>
<p><b>Ekoloji hukuku bakış açısıyla 2020&#8217;de yaşanılan doğa tahribatlarını ekoloji çevre mücadelelerini nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yatırım ve işletme maliyetlerini şirketler lehine düşürecek düzenlemeler yapılmasına rağmen, bu düzenlemelerin kârlılığı arttırmaya yetmediğine yönelik sektörel şikayetler, şirketlerin üretimden kaynaklı çevresel ve sosyal yükümlülüklerinin azaltılmasına ve/veya belirsiz bir süre için askıya alınmasına yol açacak düzenlemelere kapı araladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle hava kirliliği, kuraklık, iklim değişikliği sorunlarına yol açan işletmelerin yükümlülüklerini askıya alan, görünmez kılan düzenlemeler, 2019 sonu ve 2020‘de daha etkili bir biçimde yürürlüğe girdi. Bu yükümlülükler, yaşam hakkı, dengeli ve sağlıklı bir çevrede yaşama, mülkiyet hakkı gibi temel hak ve özgürlükleri ilgilendiriyor olsa da şirketlere kolaylık sağlamak adına, yürütme organı tarafından çıkartılan düzenlemelerle bu yükümlülüklerin etkisizleştirilmesi sağlandı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Derneğimizce, bu konuları da içeren ancak daha geniş bir perspektifle hazırlanan, “Ekolojik, Ekonomik ve Siyasal Krizler Eşliğinde 2020’de Yaşanan Hukuki Dönüşüm Raporu” bir terslik olmaz ise en geç Mart ayı başında yayınlanmış olacak. Raporumuz yayınlandığında belki bu konuları daha detaylı bir şekilde konuşabiliriz.</span></p>
<p><b>Kaz Dağları’nda altın madeni projesine karşı 288 gün nöbet tutan çevrecilere &#8216;toplum düzenini, genel ahlakı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni bozmak&#8217; suçlamasıyla, 57 bin 240 lira idari para cezası kesildi. Çevrecilerin yaşadığı bu olayı siz bir hukukçu olarak nasıl değerlendirirsiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Mayıs 2020’de gündeme gelen bu idari para cezalarının gerekçesini, bildiğiniz üzere, koronavirüs önlemlerine aykırı davranış iddiası oluşturmaktaydı. Bu gerekçenin ve cezalandırma yönteminin, daha sonraki günlerde, Türkiye’nin pek çok yerinde benzer nitelikli pek çok toplumsal protestonun engellenmesi için, yoğun olarak kullanıldığına şahit olduk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Geçtiğimiz ve içinde bulunduğumuz yılın gündelik, siyasal, ekonomik koşullarını belirleyen salgın ortamının, ekolojik geleceğimize dair kaygıları da gündelik yaşamın merkezi haline getirdiği aşikar. Dünya ekonomilerini ve ülke yönetimlerini etkileyen salgın, küresel ekonomik krize eşlik eden küresel siyasal krizleri de derinleştirdi. Salgın koşulları, temel haklar ve özgürlükler alanında olduğu kadar sosyal haklar alanında da önemli kısıtlamaları gündeme getirdi. Türkiye’de bu kısıtlamaların idari kararlarla hayata geçiriliyor olması, özgürlüklerin ve hakların ancak kanunla ve kanunda belirtildiği yöntemlerle sınırlanabileceğine dair Anayasal kuralların rahatlıkla ihlal edilebildiği gerçeğini gözler önüne serdi. Sorduğunuz soruya konu olan idari para cezası, Anayasa ile düzenlenmiş ve ancak kanunlarla kısıtlanabilen bir hak olan demokratik protesto hakkının, salgın bahanesiyle ve idari işlemlerle engellenmesi demek. Bu da bize hukuk devleti ilkesindeki aşınmayı işaret ediyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/02/23/ekoloji-savunuculari-haklar-ve-arastirmalar-derneginde-bulustu/">Ekoloji Savunucuları Haklar ve Araştırmalar Derneği’nde Buluştu</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gediz Deltası&#8217;nın Geleceği İçin Örnek Karar: Delta’yı Tehlike Altına Sokacak Sulak Alan Koruma Bölgeleri Kararı İptal Edildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/06/gediz-deltasinin-gelecegi-icin-ornek-karar-deltayi-tehlike-altina-sokacak-sulak-alan-koruma-bolgeleri-karari-iptal-edildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 May 2019 12:40:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Rıza Avcan]]></category>
		<category><![CDATA[Cem Altıparmak]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Gediz Deltası]]></category>
		<category><![CDATA[Ulusal Sulak Alan Komisyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38317</guid>

					<description><![CDATA[<p>İzmir’in Gediz Deltası, Ulusal Sulak Alan Komisyonu’nun Mart 2017’de belirlediği Sulak Alan Koruma Bölgeleri kararı ile tehlike altında girmişti. Gediz Deltası’nın sulak alan bütünlüğünü bozacak olan karar, Doğa Derneği, Cem Altıparmak ve Ali Rıza Avcan’ın açtığı dava sonucunda, İzmir İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/06/gediz-deltasinin-gelecegi-icin-ornek-karar-deltayi-tehlike-altina-sokacak-sulak-alan-koruma-bolgeleri-karari-iptal-edildi/">Gediz Deltası&#8217;nın Geleceği İçin Örnek Karar: Delta’yı Tehlike Altına Sokacak Sulak Alan Koruma Bölgeleri Kararı İptal Edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38319 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/1557137024_1.jpg" alt="" width="336" height="217" />Açılan dava sonucunda İzmir İdare Mahkemesi’nin atadığı konularında uzman yedi kişiden oluşan resmi bilirkişi heyeti tarafından, Sulak Alan Koruma Bölgeleri kararının: Kuşlar üzerinde beslenme, yuva yapma, yumurtlama ve yavru bakımı gibi aktiviteler bakımından stres yaratacağı; Gediz Deltası’nın bütününe yönelik yapılaşma baskısına sebep olacağı; Gediz Deltası’nın bitki varlığının bütünlüğü üzerinde olumsuz etki oluşturacağı; hayvan tür sayısını azaltacağı, binlerce senede oluşmuş bir ekosistemin yok olmasına ve telafisi mümkün olmayan kayıplara sebep olacağı oy birliği ile tespit edildi. İzmir İdare Mahkemesi’nin, bilirkişi heyetinin görüşü doğrultusunda aldığı iptal kararında: “Gediz Deltası’nın mevcut durumu, taşıdığı ornitolojik potansiyel, incelenen raporlar ve değerlendirmeler, alanın avifauna (kuş faunası) bakımından oldukça önemli bir konumda olduğu, Delta’nın tamamının kuş cenneti statüsünü karşılamakta olduğu ve koruma çalışmaları dışında yapılacak herhangi bir faaliyetin, alanda yaşayan canlılar ve Delta’nın sulak alan bütünlüğü üzerinde kesinlikle negatif etki oluşturacağı” gibi açıklamalar yer aldı.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-38320 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/r.jpg" alt="" width="374" height="241" />Türkiye’deki uluslararası öneme sahip 14 Ramsar Alanı’ndan biri olan Gediz Deltası, aynı zamanda Doğal Sit Alanı olarak korunan alanlar arasında yer alıyor. Türkiye’nin en büyük yüzölçümüne sahip kıyı sulak alanlarından biri olan Delta, flamingolar başta olmak üzere çok sayıda kuş ve canlı türünün yaşam alanı olma özelliğine sahip. Delta, UNESCO’nun dört Dünya Doğa Mirası kriterinin dördünü birden sağlıyor. Gediz Deltası’nın korunması adına İzmir İdare Mahkemesi tarafından alınan iptal kararı, dünya doğa koruma içtihadı açısından tarihi önem taşıyor.</p>
<p>Ulusal Sulak Alan Komisyonu’nun Sulak Alan Koruma Bölgeleri kararına karşı davacı olan Avukat Cem Altıparmak konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “İzmir İdare Mahkemesi tarafından verilen bu karar tüm sulak alanlar için örnek niteliğinde. Umuyoruz ki bundan sonra sulak alanların bütünlüğünü bozacak bu gibi kararlar tekrarlanmaz“ dedi.</p>
<p>İzmir İdare Mahkemesi tarafından alınan iptal karının umut verici olduğunu belirten davacı Ali Rıza Avcan: “İzmir’in Gediz Deltası, yüzlerce yıldır burada yaşayan canlılara ve biz İzmirlilere yaşam oluyor. Burayı korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin görevi. Bu yüzden mahkemenin verdiği bu karar İzmir’in ve Gediz Deltası’nın geleceği için çok önemli” dedi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38321 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/v.jpg" alt="" width="328" height="212" />Konuyla ilgili açıklama yapan Doğa Derneği Genel Koordinatörü Dicle Tuba Kılıç: “İzmir İdare Mahkemesi’nin bu örnek kararı ile Gediz Deltası bir kez daha başarıyla savunulmuştur. Gediz Deltası, ulusal ve uluslararası mevzuatlarla korunuyor olmasına karşın, Sulak Alan Koruma Bölgeleri kararı gibi yanlış ve Delta’nın bütünlüğünü tehlike altına sokacak olan kararların tehdidi altına girmektedir. Gediz Deltası, yüzlerce kuş ve canlı türünün yaşam alanı olmasının yanı sıra, UNESCO’nun dört Dünya Doğa Mirası kriterinin tümünü sağlamaktadır. Bu yüzden İzmir İdare Mahkemesi tarafından alınan karar, yalnızca Delta’yı korumakla kalmamış, dünya doğa koruma içtihadı açısından da örnek teşkil etmiştir. Dileğimiz, İzmir’in Gediz Deltası’nın UNESCO Dünya Mirası ilan edilmesi, Delta’yı ve içinde yaşayan canlıları tehdit eden Sulak Alan Koruma Bölgesi kararı gibi kararların bir daha gündeme gelmemesidir. ” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/06/gediz-deltasinin-gelecegi-icin-ornek-karar-deltayi-tehlike-altina-sokacak-sulak-alan-koruma-bolgeleri-karari-iptal-edildi/">Gediz Deltası&#8217;nın Geleceği İçin Örnek Karar: Delta’yı Tehlike Altına Sokacak Sulak Alan Koruma Bölgeleri Kararı İptal Edildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
