<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çatışma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/catisma/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/catisma/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 30 Jan 2021 19:38:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Çatışma arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/catisma/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çatışmadan barışa Kuzey İrlanda deneyimi izlenimleri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/09/catismadan-barisa-kuzey-irlanda-deneyimi-izlenimleri/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/09/catismadan-barisa-kuzey-irlanda-deneyimi-izlenimleri/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emine Uçak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 09 Jan 2017 07:30:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma ve Barış Süreçleri]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Uçak]]></category>
		<category><![CDATA[Esra Çuhadar]]></category>
		<category><![CDATA[Itır Erhat ve Özlem Zengin]]></category>
		<category><![CDATA[kutuplaşma]]></category>
		<category><![CDATA[kuzey irlanda]]></category>
		<category><![CDATA[Yıldız Ramazanoğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=10838</guid>

					<description><![CDATA[<p>İrlanda'da silahlar bırakılmış ancak toplumsal barış da hala tam anlamıyla sağlanabilmiş değil. Siyasetten sivil topluma ve akademiye pek çok kesim ikiye bölünmüş toplumun ayrışmışlığını ortadan kaldıracak yaklaşımlar ve araçlar geliştirmek için çalışıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/09/catismadan-barisa-kuzey-irlanda-deneyimi-izlenimleri/">Çatışmadan barışa Kuzey İrlanda deneyimi izlenimleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><iframe title="Kuzey İrlanda’dan Türkiye’ye bakmak" width="500" height="281" src="https://www.youtube.com/embed/IEXVOOzVhes?start=160&#038;feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; clipboard-write; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture; web-share" referrerpolicy="strict-origin-when-cross-origin" allowfullscreen></iframe></p>
<p>Kökeni 1600’lü yıllara dayanan 1970’li yıllarda 500 bin kişinin etkilendiği bir çatışmaya dönen ve 1998’de imzalanan ateşkes anlaşmasıyla silahlı yönü nihayete eren Kuzey İrlanda, şimdilerde iki ayrışmış toplumun gündelik hayatını birlikte örebilmesinin arayışında. Geçmişle yüzleşme, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararıyla yaşanacak sınır tartışmaları, ekonomik ve siyasi gelecek ile ilgili kaygıların eşliğinde yürüyen bu çabalarla ilgili hissettiğim ilk izlenim; tıpkı çatışmanın durdurulması için verilen uğraşlar gibi kapsayıcı olduğu ve herkesimin bu konudaki uğraşı kendi politik veya ekonomik çıkarlarının üstünde görebildiği… Devlet kademeleri, siyasiler, sivil toplum ve akademi hepsi elini taşın altına koymuş; barış duvarları denilen ama aslında iki toplumu birbirinden şekilsel olduğu kadar manen de ayrıştıran durumu sona erdirmek için.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-10841 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/IMG_0727.jpg" width="1300" height="975" /></p>
<p>Türkiye’den bir grup akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum kuruluşlarından kadınlarla Raoul Wallenberg Enstitüsü ve Demokratik Gelişim Enstitüsü’nün ev sahipliğinde geçtiğimiz hafta Dublin ve Belfast’a bir çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 1325 sayılı kadın, barış ve güvenlik kararın uygulanmasına yönelik çalışmalar yürüten Operation1325’in de desteklediği çalışma ziyaretinin bana göre en önemli yönü, hem çatışma hem de barış deneyimini farklı görüşlerden dinleyebilmenin yanı sıra gündelik hayatı deneyimleyebilme imkanı da sunması idi. 5 gün süren ziyarette; çatışma ve barış sürecindeki siyasileri, vaktiyle silahlı çatışmalara katılmış şimdi parlamentoda vekil olanları, anlaşmanın birinci el mimarlarını,  çatışma çözümü için bizzat tabanda örgütlenip barışı ilmek ilmek ören kadınları ve konuyla ilgili hem tarihsel süreçleri hem de geçiş dönemi adaleti konularında çalışmalar yürüten akademisyenleri dinleme fırsatı bulduk. Barışın toplumsallaşması ve çatışmalı yıllarla ilgili rehabilitasyon alanında çalışmalar yürüten sivil toplum örgütlerini ziyaret ettik ve onların mihmandarlığında çatışmanın en yoğun yaşandığı ve şu an barış duvarlarıyla birbirinden ayrılmış mahalleleri gezdik.</p>
<p>Siyasi ve akademisyenler tarihsel süreci ve özellikle de Hayırlı Cuma anlaşmasına giden günleri olabildiğince idealize ederek anlatsa da; dinlediğimiz tanıklıklar bunun tam tersi olduğunu yani barış sürecinin de olabildiğince zorlu geçtiğini ortaya koyuyordu. Bu anlatıların farklılığı bir yandan da çok anlaşılır aslında. Çünkü her tarafın kendince bir bakış açısı var; çatışma ve haliyle barışa yönelik. İRA’ya göre özgürlük mücadelesi, İngiltere’ye baksanız terörist saldırılara karşı halkını koruyan bir devlet bakışı, İngiltere’yle birleşmeyi savunanlar içinse, kendi toplumunu koruyan bir girişim.  Yani herkesin  savaşmak için haklı bir sebebi vardı. Ama taraflar savaşarak bir yere varamayacaklarını gördüklerinde masaya oturmayı da başardılar. Tarihi Hayırlı Cuma anlaşması taraflar dahil kimse için bugün dört dörtlük bir anlaşma olarak değerlendirilmiyor. Ancak herkes çatışmalı yılları geride bırakması yönüyle öneminde de birleşiyor.</p>
<p>1970’lı yıllarda 3 bin 700 kişinin hayatını kaybettiği 40 bin kişinin yaralandığı bir çatışmadan söz ediyoruz. Rakamlar ilk etapta az gelebilir. Ancak bunların coğrafik olarak İstanbul’dan iki kat küçük, nüfus olarak 1, 5 milyon kişinin yaşadığı bir yerde geçtiğini hatırlarsak; bu toplumun çok büyük bir kesimine değen bir çatışma olduğunu görmemiz mümkün. Böyle olması barış masasının kurulmasını kolaylaştırmış; yani aslında taraflar savaşarak; yani kendi mahallesine atılan bombaya karşılık öbür mahalleye bir bomba atarak hiçbir yere varamayacaklarını çok yakıcı bir şekilde görmüşler. Ama bu durum bir yandan da normalleşmenin, geçmişi geride bırakabilmenin önünde büyük bir engel. Kayıplarının sebebinin kim olduğunu, hangi aileden olduğunu bilebilecek bir çatışma ortamının üzerinde yaşıyorlar. Belfast sokakları ölenler için yapılan hafıza mekanları, duvarlarda ölenlerle ilgili grafitiler ve çatışma dönemlerinden kalan militarist yazılamalarla dolu. Barış sürecinin aktörlerinden olan George Mitchell yıllar önce süreçle ilgili şunları söylemişti;&#8221;</p>
<p>“Çatışmalar sırasında ziyaret ettiğim Bosna’da, bir adam, savaşı tarif ederken bana tahrip olan binaları, köprüleri, yolları hızla inşa edebileceklerini ancak bazı şeylerin insanların kafalarında ve kalplerinde tamirinin çok daha fazla zaman alacağını söylemişti. Bu çok uzun zaman alır. Kuzey İrlanda’da bu kuşaklar boyu sürecek. Orada barış genel olarak sağlanmış olsa da, ayrışmış toplum yapısı devam ediyor. İki toplum hala birbirine geçmiş değil. Bence bunun için kuşakların değişmesi, çatışma sürecini hiç yaşamamış kuşakların gelmesi gerekiyor.”</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone wp-image-10843 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/IMG_0858.jpg" width="1300" height="975" /></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone wp-image-10842 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/01/IMG_0732.jpg" width="1300" height="975" /></p>
<p>Duvarlardaki savaş grafitileriyle noel ışıklandırmalarının birbirine karıştığı sokaklarla ilgili hissettiğim;  Belfast’ın hem mekan olarak hem de içindeki insanlarla arafta bir yerde asılı kalmış olduğuydu. Bugün çatışmaları bilmeyen kuşaklar var ancak eğitimden gündelik hayata kadar ayrışmış bir toplumda yaşamaları Kuzey İrlanda için önemli bir sorun olarak duruyor. Ancak yukarıda belirttiğim gibi bu sorun hem siyasilerin hem de toplumun gündeminde ve çözüm arayışları sürüyor.  Kısaca özetlemek gerekirse; Kuzey İrlanda gözlemleri, bize görünenin aksine savaşmanın kolay barışmanın ise daha zor olduğunu ancak tarafların egolardan ve çıkarlardan, ne olursa olsun kazanma isteğinden bir adım geriye gittiğinde en ağır çatışmalarda bile çözümün mümkün olduğunu gösteriyor…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/09/catismadan-barisa-kuzey-irlanda-deneyimi-izlenimleri/">Çatışmadan barışa Kuzey İrlanda deneyimi izlenimleri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2017/01/09/catismadan-barisa-kuzey-irlanda-deneyimi-izlenimleri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MAZLUMDER ve Küresel BAK’tan barış için elele insan zinciri</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/01/mazlumder-ve-kuresel-baktan-baris-icin-elele-insan-zinciri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2016 20:12:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Barış]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Süreci]]></category>
		<category><![CDATA[Çatışma]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://sivilsayfalar.overteam.com/?p=2740</guid>

					<description><![CDATA[<p>MAZLUMDER ve Küresel Bak, “Silahlar sussun, müzakereler başlasın” demek için Barış İçin Elele İnsan Zinciri’yle İstanbul Tünel Meydanı’ndaydı.Sivil Sayfalar’ın sorularını yanıtlayan MAZLUMDER Genel Sekreter Yardımcısı Beytullah Önce, hak ve hukuk mücadelesinde 25. yılını dolduran derneğin yakın geleceğe yönelik planlarını, öncelikli hedeflerini anlattı. ‘Öldürmek çare değil!’ diyen Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu ve İnsan Hakları ve [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/01/mazlumder-ve-kuresel-baktan-baris-icin-elele-insan-zinciri/">MAZLUMDER ve Küresel BAK’tan barış için elele insan zinciri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3><a href="http://www.mazlumder.org/" data-cke-saved-href="http://www.mazlumder.org/">MAZLUMDER</a> ve <a href="http://www.kureselbak.org/" data-cke-saved-href="http://www.kureselbak.org/">Küresel Bak</a>, “Silahlar sussun, müzakereler başlasın” demek için Barış İçin Elele İnsan Zinciri’yle İstanbul Tünel Meydanı’ndaydı.Sivil Sayfalar’ın sorularını yanıtlayan MAZLUMDER Genel Sekreter Yardımcısı Beytullah Önce, hak ve hukuk mücadelesinde 25. yılını dolduran derneğin yakın geleceğe yönelik planlarını, öncelikli hedeflerini anlattı.</h3>
<p>‘Öldürmek çare değil!’ diyen Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu ve İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği 30 Ocak Cumartesi günü öğlen saatlerinde Tünel Meydanı’nda eylem düzenledi.</p>
<p>Mazlumder Genel Yönetim Kurulu Üyesi Fatma Betül Demir ve  Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu Yürütme Kurulu Üyesi Şengül Çiftçi’nin okudukları basın açıklamalarının ardından Mazlumder İstanbul Şubesi Başkan Yardımcısı Ali Öner kısa bir konuşma yaptı. Barış sürecinin tekrar başlaması konusunda taleplerini dile getiren Öner’in konuşmasının ardından yapılan sessiz protestoyla eylem sona erdi.</p>
<h4><strong>ÖNCELİKLİ GÜNDEM: ÇATIŞMANIN SONA ERMESİ</strong></h4>
<p>Küresel Bak sözcüsü Yıldız Önan eylemde olma amaçlarını şu sözlerle açıkladı: “Bir senede değişen her türlü siyasi havayı yeniden değiştirme amacı ve umuduyla buradayız. Ocak 2015’te barış için bir aradaydık. Cenaze gelmiyor diye seviniyorduk, asker, polis, sivil, genç&#8230; Bugün her gün 10’ar 20’şer tane cenaze kaldırıyoruz. Bir kez daha cenazelerin kaldırılmayacağı bir ortam için bugün buradayız. Silahlar sussun müzakereler başlasın diyoruz.”</p>
<p>Sivil Sayfalar’ın sorularını yanıtlayan Mazlumder Genel Sekreter Yardımcısı Beytullah Önce ise hak ve hukuk mücadelesinde 25. yılını dolduran İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği’nin (MAZLUMDER) yakın geleceğe yönelik planlarını, öncelikli hedeflerini ve Diyarbakır’da yaşananlar üzerine düşündüklerini anlattı. “Mazlumder 25. yıl kapsamında çeşitli etkinlikler planlıyor fakat şu an öncelikli gündemimiz çatışmanın bir an önce sona ermesi, durdurulması, bunun için de silahların susup müzakerelerin başlaması. Bu yönde gerek basın açıklamaları, gerek raporlama çalışmaları yapıyor, gerek bugün burada olduğu gibi çeşitli eylemlere ve etkinliklere katılım sağlıyor. MAZLUMDER’in birinci gündemi bu. Bunun dışında Türkiye’nin gündemine bağlı olarak yaşanan diğer hak ihlalleriyle ilgili çalışma gruplarımız var. Bu çalışma grupları emek, basın hak ve ihlalleri, kentleşme ve ekoloji alanında çeşitli çalışmaları yürütüyor” dedi.</p>
<p>Diyarbakır’da yaşananların bir politik tarafı, bir de insan hakları ve ihlallerle ilgili kısmı olduğunu belirten Önce, şöyle devam etti:</p>
<p>“MAZLUMDER bir insan hakları örgütü olarak bu konunun insan haklarıyla ilgili kısmını takip ediyor. Bu noktada bugüne kadar daha önce yapılan bir takım raporlamalar var. Bu raporlamalar hak ihlallerinin hem nedenlerini tespit etmeye çalışıyor, hem de nasıl bir an önce ortadan kaldırılabileceğini inceliyor. Bu bağlamda bugüne kadarki tüm açıklamalar aslında birkaç cümleyle özetlenebilir. Öncelikle hendeklerin, sokağa çıkma yasaklarının, operasyonların, bir an önce bitmesi, ardından daha önce olduğu gibi bir kez daha barış masasına dönülmesi ve insan hakları ve özgürlükleri esas alan bir yoldan, barışçıl ve sivil bir şekilde çözülmesi için çalışıyoruz.”</p>
<h4><strong>‘ÖLDÜRMEK ÇARE DEĞİL, SADECE TRAVMALARI DERİNLEŞTİRİR’</strong></h4>
<p>MAZLUMDER ve KÜRESEL BAK ortak basın açıklaması tam metni şöyle:</p>
<p>Geçtiğimiz yıllarda çözüm süreci, barış süreci derken çok umutlanmıştık. Adı ne olursa olsun, Türkiye’nin Kürt sorununu demokratik bir ülkede olması gerektiği gibi çözülebileceğine inanmıştık.</p>
<p>İnsanlar o kadar umutluydu ve o kadar umutlu olmak istiyordu ki barışa, çözüme ve Kürt meselesine ilişkin bütün konuşmalar “en azından artık cenaze kaldırmıyoruz” cümleleriyle başlıyordu. Çünkü artık anaların ağlamayacağını ummak, acılarımızın dineceğinin de bir işaretiydi.</p>
<p>Şimdi ne yazık ki yine analar ağlıyor ve yaralarımız değil kapanmak, giderek daha da açılıyor.</p>
<p>Öldürerek elde edilen sonuç hiçbir zaman kazanılmış olmayacak. Böyle bir sonuç, Türkiye toplumunun sadece travmalarını derinleştirecek ve geleceğe dönük kin ve nefret tohumlarını besleyecek.</p>
<p>Bu yüzden biz ısrarla, öldürmek çare değil diyoruz.</p>
<p>Çok daha huzurlu ve kardeşçe yaşayacak bir Türkiye için,</p>
<p>Yarına umutla bakmak ve artık geleceğimizi korkusuzca kazanabilmek için,</p>
<p>Bir an evvel silahlar sussun, müzakereler yeniden başlasın diyoruz.</p>
<p><em>MAZLUMDER İstanbul Şubesi &amp; Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu</em></p>
<h4><strong>BU ZİNCİR ÜLKENİN BİR UCUNDAN DİĞERİNE GİTSİN</strong></h4>
<p>KÜRESEL BAK basın açıklamasının tam metni ise şöyle:</p>
<p>Bugün bu caddede el ele verdik ve bir barış zinciri oluşturduk. Öldürmek çare değil, silahlar sussun, ölümler dursun istiyoruz. Savaşın yerini barış ve diyalog ortamının alması için müzakereler yeniden başlasın istiyoruz. Dileğimiz, barış zincirinin ülkenin bir ucundan diğer ucuna gitmesidir. Çünkü barışın düşmanlarına ve savaşı kışkırtanlara verilecek en iyi yanıt, sokakları inadına barış talebiyle doldurmaktır. Barış için el ele veren, barışın simgesini yükseltmek için çaba gösteren herkesi buradan selamlıyoruz.</p>
<p>6 aydır yeniden başlayan çatışmalar, Kürt sorununun barışçı çözümü için atılan adımları destekleyip, barışa evet diyenlerin kaygılarının ne kadar yerinde olduğunu çok acı bir biçimde gösterdi. Yüzlerce insanımız can verdi. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen kentler ağır silahlarla yerle bir edildi. İnsanlar evini, yerini, yurdunu terk etmek zorunda kaldı. Bu acıların telafisi yok.</p>
<p>Artık yeter! Her gün canlarımızı alan bu savaş, geleceğimizi de karartıyor. Barış olmadan eşitlik, özgürlük ve demokrasi olmaz! Barış umuttur. Umudu büyütmek için bir kez daha savaşa hayır diyoruz!</p>
<p>Silahlar sussun, yeniden çözüm ve müzakere sürecine dönülsün.</p>
<p>Barış için, eşitlik ve demokrasi için savaşın değil, diyalog ortamının yaratılması gerekiyor. Acil barış, acil demokrasi istiyoruz. Yasaklar, olağanüstü hal ve sıkıyönetimler değil, özgürlük istiyoruz!</p>
<p><em>Barış ve Adalet Koalisyonu</em></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2016/02/01/mazlumder-ve-kuresel-baktan-baris-icin-elele-insan-zinciri/">MAZLUMDER ve Küresel BAK’tan barış için elele insan zinciri</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
