<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Canan Güllü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/canan-gullu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/canan-gullu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 25 Nov 2019 07:50:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Canan Güllü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/canan-gullu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadına Yönelik Artan Şiddet Ve Ortak Mücadele Zemini  </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/kadina-yonelik-artan-siddet-ve-ortak-mucadele-zemini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2019 07:50:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[25 kasım]]></category>
		<category><![CDATA[Acil Yardım Hattı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile]]></category>
		<category><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Güllü]]></category>
		<category><![CDATA[Diyanet İşleri Başkanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İçişleri Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[KADES]]></category>
		<category><![CDATA[kadın cinayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü]]></category>
		<category><![CDATA[nafaka]]></category>
		<category><![CDATA[TKDF]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44838</guid>

					<description><![CDATA[<p>25 Kasım  Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde, nafaka, af ve kadınların kazanımlarından kayıp tartışmaları sürerken, Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi 15 Kasım 2019 tarihinde Ankara’da 13. kez toplandı. Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı (TKDF) Canan Güllü ile toplantıya dair görüşlerini, konuyla ilgili STK’lar ile diğer kadın örgütleri arasında görüş farklılıkları olup olmadığını ve 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele gününü ilişkin değerlendirmelerini konuştuk. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/kadina-yonelik-artan-siddet-ve-ortak-mucadele-zemini/">Kadına Yönelik Artan Şiddet Ve Ortak Mücadele Zemini  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yıl katılımcı çeşitliliğini artıran komitede, bu yıl ilk kez 4 sendika temsilcisi, 75 kamu kurumu, 21 STK, 9 uluslararası kuruluş temsilcisi ve 15 akademisyen ile birlikte yer aldı.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (AÇSHB) yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, AÇSHB, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları tarafından oluşturulan yeni eylem grubu, 75 maddelik bir yol haritası üzerinde mutabık oldu. Söz konusu yol haritası, 25 Kasım 2019’da düzenlenecek özel bir programda açıklanacak. Ardından, AÇSHB, İçişleri, Adalet, Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı’nın katılımıyla bir protokol imzalanacak ve yol haritasına ilişkin sivil toplumdan görüş alınacak. </span></p>
<p><b>TKDF Başkanı olarak Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi toplantısı katılımcıları arasındaydınız. Toplantıya ilişkin değerlendirmenizi paylaşır mısınız? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-44840 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/Canan-G%C3%BCll%C3%BC.jpg" alt="" width="361" height="203" />Açıkçası 13. kez toplanan Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesi’nde “havanda su dövmeye devam edildi” tabirini kullanmakta bir beis görmüyorum. Şahsen 12. kez katılımcısı olduğum bir toplantıya 3 Bakanın katılması iyi ancak yarım güne sıkıştırılmış bir program olması; Bakanların icraatlarını dinlemekle heba edilen zaman dilimi ve katılımcı sayısının fazlalığı ile konunun spesifik olma durumundan uzaklaşması çok üzücü. Ülke gündemimizde erken yaş evliliklerine getirilecek af, nafaka ve İstanbul Sözleşmesi’ne şerh maddeleri konuşulurken 3 bakanın bu konularda ağız birliği etmişçesine sessizlikleri dikkatimizden kaçmadı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın söz konusu başlıkların kenarından bile dolaşmamış olması, bize bu konularda siyasi bir çekince olduğunu düşündürdü. Kanaatimce, bu Komite’nin toplanma amacı “toplanmış olmaya” endekslenmistir. Ayrıca, İçişleri Bakanlığı’nın kadın cinayetlerine dair verdiği rakamlar tanıdık gelmedi; bizim rakamlarımız çok farklı.  İçişleri Bakanlı Süleyman Soylu, STK’ları İçişleri Bakanlığı’nın uygulaması olan KADES’in tanıtımını yapmamakla suçladı. Benim kaldığım süre içinde  konuşulanlar, kurumların kendilerine ayrılan sürede sadece çalışmalarını tanıtmakla sınırlıydı. </span></p>
<p><b>Bakanlıkların ortak çalışması ile hayata geçirilmesi planlanan yeni Eylem Planı içeriği hakkında malumatınız var mı?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haberimiz  yok çünkü toplantılara çağrılmıyoruz. Sahada en çok bulunan kurum olarak TKDF’nin pek çok kurumdan müteşekkil Koordinasyon Kurulları var. Bizim TKDF olarak, kolluk güçleri, yerel yönetimler, barolar, STK’lar ve Diyanet İşleri Başkanlığı gibi pek çok birimlerle işbirliğimiz var. Biz, oluşturduğumuz Whatsapp gururlarımızla, bizlere ulaşan sorunları gece gündüz demeden çözüyoruz. Yani aslında kadına yönelik şiddetin çözümüne dair heybemizde kelimelerimiz var. Ayrıca, Acil Yardım Hattı işletiyoruz. Biz, ülkemizin içinde bulunduğu  sorunun birebir tanığıyız. Bizi arayan mağdurla direkt görüşüyoruz. Özeli bizde, çözümü de bizde… Hükümet işlevsel davranamadığı için figüran konumunda… Açıkçası bizden faydalanılması işlerine ve memleket hayrına olurdu.</span></p>
<p><b>Toplantıda sizin açınızdan “yeni” ortaya konan bir öneri ya da bilgi oldu mu?</b><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Açıkçası yok. Sadece, Bakanlıkların sahada dönüşü olmayan çalışmalarına dair reklam izledik.</span></p>
<p><b>Kadına Yönelik Şiddet İzleme Komitesinde kurum olarak sizin pozisyonunuzu, önerileriniz ve ilettiğiniz görüşleri bizimle paylaşır mısınız</b><span style="font-weight: 400;">? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu konuda biz aşağıdaki cümlelere yanıt bekledik ve şunları dile getirdik: </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Eğitimden kaynaklı sorunlar yaşadığımız için Milli Eğitim Bakanlığı’nın olması gerektiğini, hatta geçmiş yıllarda Sağlık Bakanının da Komite toplantılarında olduğunu hatırlatmak, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının yanlış anlaşıldığınI, doğrusunun ifade edilmesi gerektiğini, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Kadın cinayeti davalarında STK’ların  müdahilliğinin kabul görülmemesinin İstanbul Sözleşmesi’ne aykırı olduğunu,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatlarının yetersizliğini ve kadın cinayetleri davalarını takipte sıkıntı olduğunu,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Kadınlara şiddet durumlarında hâkimlerin aldığı tedbir kararlarının 10 güne indiğini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">&#8211; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadınlarla ilgili yasal değişikliklerin tartışıldığı bir ortamda sessiz kalmasının rahatsızlık yarattığını,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-“Israrlı takip” konusunda failin cezasız kalmasına neden olan (suçun karşılığında) “cezasızlık” durumunun yarattığı sorunları,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Elektronik kelepçe konusunda denetimin arttırılması gerekliliğini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-STK  ve baroların deneyimlerinden yararlanılması gerekliliğini, </span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Nafaka konusunda yasal değişikliğe gitmek yerine, araştırma yapılarak sorunların yönetmelikle düzenlenmesi; asıl olarak tahsil edilemeyen nafaka konusuna çözüm üretilmesi gerektiğini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-18 yaş altı evliliğin suç olmasına karşın TBMM’de erken yaş evlilikleri konusunun konuşuluyor olmasının sakıncalarını ve affa karşı olduğumuzu,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Duruşmalarda görev alan masa hâkimlerinin toplumsal cinsiyet eşitliği bilgisinden yoksun olmalarının yarattığı sorunları ve davaların bundan etkilenmesini,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Acil yardım hattımıza gelen ihbarlar konusunda bazı ASPB birim ve yetkilileri ile sorun yaşadığımızı</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Şiddet nedeniyle boşanma davası süren ya da boşanmış kişilerin yani kökeninde şiddet olan kişilerin dosyalarının uzlaşmaya gönderilmesinin ve Aile arabuluculuk sistemlerinin yanlışlığını,</span><span style="font-weight: 400;"><br />
</span><span style="font-weight: 400;">-Kadın Bakanlığı kurulması gerekliliği taleplerimizi ilettik. </span></p>
<p><b>TKDF, kadına yönelik şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi konusunda ne tür çalışmalar yürütüyor? </b><span style="font-weight: 400;">  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Federasyonumuzun işlettiği bir acil yardım hattı var. Yasa yapım sürecinde bulunduğumuz için,  sahada işlemeyen mekanizmalar konusunda bilgimiz var. Bu nedenle, örneğin yeni ve güçlü bir enstrüman olarak gördüğümüz Uluslararası İstanbul Sözleşmesi konusunu barolarla çalışıyor ve illerde Koordinasyon kurulları kuruyoruz. Sözleşme’nin uygulanması açısından karşılaşılan sorunların giderilmesine katkı koyuyoruz. “Değişim yarat” adlı çalışmayla toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda yerelde toplumsal dönüşümü sağlamaya çalışıyoruz. Siyasette kadınların daha fazla yer alması adına, yerelde “Kadın Politikaları” adlı çalışmayı belediyelerle yürütüyoruz. Yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyet eğitimleri çerçevesinde çalışmaları, barolarla işbirliği yaparak destekliyoruz. Yerel yönetimlerle protokoller imzalayarak şehirleri sorunsuz hale getirmeye çalışıyoruz. “İş Dünyası Şiddete Karşı Projesi” ile mavi ve beyaz yakalara toplumsal cinsiyet eğitimleri ve yasal haklarını öğretiyoruz. </span></p>
<p><b>Sizce, Türkiye’de kadın örgütleri arasında özellikle kadına yönelik artan şiddetin önlenmesine  ilişkin fikir birliği var mı? Aranızda fikir ayrılıkları var diyebilir miyiz? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ben olmadığı kadar güçlü bir birliktelik olduğuna inanlardanım. Bir yılda 377 kadının öldürüldüğü durumda, bunun tersi düşünülemez. Şimdi “birlikte güçlüyüz” sloganı zamanı…</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"> </span><b>25 Kasım sizin için ne ifade ediyor</b><span style="font-weight: 400;">? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Aslında acıyı hatırlatıyor. Düzenin ve zihniyetin değişip dönüşmediğini  bir kez daha hatırlatıyor.  Biz yıl içinde kesintisiz çalışmalar yürüttüğümüz için, kadına yönelik şiddetle mücadeleyi tek bir güne indiremiyoruz. Artan kadın cinayeti ve çocuk istismarını konuşuyor ve hükümetin bunları önlemeye dair kadın politikasızlığına tanıklık ediyorsak eğer, mesajlar ve sayılardan ziyade, 25 Kasım’da eylemselliğe dönüşen politikalar beklediğimizi söylememiz gerek.</span></p>
<p><b>Eklemek istediğiniz başka hususlar var mı? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Söylenecek çok şey var, gündemimiz çok ağır… Erken yaş evlilikler konusunda TBMM’de af getirileceği söylemlerinin gölgesinde, tüm siyasilerden bu tecavüzlere onay vermemelerini bekliyoruz. Nafakada kazanılmış haklardan taviz verilirse kadınların ikincillestirilmesine yol açılacağını söylüyoruz. Nafaka ile ilgili geniş bir araştırma yapılması gerektiğini ve iktidarın şerhsiz-çekincesiz imzaladığı İstanbul Sözleşmesi’nin mekanizmalarını hayata geçirmesini talep ediyoruz. Biz mücadeleden vazgeçmeyiz. Çünkü biliyoruz ki mücadele kazandırır!</span></p>
<p><b>Resmi veriler ne söylüyor? </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kadına Yönelik Şiddeti İzleme Komitesi sırasında Türkiye’de kadına yönelik şiddete ilişkin</span> <span style="font-weight: 400;">açıklanan resmi verilerin bazıları şu şekilde;</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">&#8211; </span><span style="font-weight: 400;">118 bin polis, 12 bine yakın jandarma personeli, 100 bini aşkın sağlık personeli ve yaklaşık 87 bin din görevlisine olmak üzere, toplam 300 bini aşkın kamu görevlisine kadına yönelik şiddetin önlenmesi için eğitim verildi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-ACSHB, 100 bini aşkın kadına şiddet davasına müdahil oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadına Destek Uygulaması’nı (KADES) indiren kişi sayısı yaklaşık 350 bin; gelen ihbar sayısı 16 bin 51, ihbarlarda gerçeklik oranı yaklaşık yüzde 50. Uygulamanın başladığı 24 Mart 2018’den itibaren, 8 bin kadın polisin müdahalesiyle kurtarıldı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadın cinayetlerinin en çok işlendiği mekân yüzde 72.8’lik oranla kadının evi; faili meçhul bir kadın cinayeti söz konusu değil. Suçluların yüzde 82.4’ü yakalandı, yüzde 16.2’si ise olayı müteakip intihar etti. Faillerin yüzde 86,5&#8217;inin cinayet öncesi  sabıka kaydı yok. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kadın cinayeti işleyenlerin yüzde 69’u ilk ve ortaokul mezunu: eğitim durumu yükseldikçe kadın cinayetine karışma oranı azalıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Türkiye’de 2016-2019 Ağustos ayları arasında öldürülen kadın sayısı bin 167: bunlardan sadece 76 tanesi hakkında koruma kararı verildi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Faillerin yüzde 63.5’inin eş veya partner, yüzde 32’si ise akraba.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-2019 yılında 174 bin 958 kişi hakkında, 509 bin 172 farklı tedbir kararı alındı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">-Kişi başına düşen kadın cinayeti sayısı bakımından İngiltere, Fransa, Japonya gibi ülkeler 1.8-2 bandında iken Türkiye bu sıralamada 2019 verilerine göre 3.6 bandında yer. Kadına karşı şiddetin en yüksek olduğu ülke yüzde 52 ile Danimarka.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/25/kadina-yonelik-artan-siddet-ve-ortak-mucadele-zemini/">Kadına Yönelik Artan Şiddet Ve Ortak Mücadele Zemini  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Küçük Millet Meclisi de OHAL’den Payını Aldı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/09/kucuk-millet-meclisi-de-ohalden-payini-aldi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hatice Aktay]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Mar 2018 08:22:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Geliştirme]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Güllü]]></category>
		<category><![CDATA[OHAL]]></category>
		<category><![CDATA[Oya Özden]]></category>
		<category><![CDATA[TkMM]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye küçük Millet Meclisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=25034</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye küçük Millet Meclisi’nin (TkMM) çalışmalarını Sivil Sayfalar’a değerlendiren Meclis Koordinatörü Oya Özden, OHAL uygulamalarından TkMM’nin de payını aldığını belirterek, “Geçmişte  her ay  yaklaşık 780 sivil toplum örgütüne ulaşabiliyor iken bugün geldiğimiz noktada 14 ilde yaklaşık her ay ancak 150-200 sivil toplum örgütü toplantılara katılıyor.” dedi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/09/kucuk-millet-meclisi-de-ohalden-payini-aldi/">“Küçük Millet Meclisi de OHAL’den Payını Aldı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<figure id="attachment_25052" aria-describedby="caption-attachment-25052" style="width: 360px" class="wp-caption alignleft"><img decoding="async" class="size-full wp-image-25052" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20140417_195653-640x360-1.jpg" alt="" width="360" height="640" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20140417_195653-640x360-1.jpg 360w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20140417_195653-640x360-1-320x569.jpg 320w" sizes="(max-width: 360px) 100vw, 360px" /><figcaption id="caption-attachment-25052" class="wp-caption-text">Oya Özden</figcaption></figure>
<p><strong>TkMM’nin geçmişten bugüne geçirdiği aşamaları kısaca anlatır mısınız?</strong></p>
<p>TkMM, sivil toplum örgütlerinin yasama sürecine etkin katılımını amaçlayan bir çalışma. Beş pilot ilde başlamıştı. Zaman içinde otuz ili buldu..2008 yılında her siyasi partiye ve her sivil toplum örgütüne eşit yakınlıktayız düsturuyla yola çıktık. Fakat 17/25 Aralık bizim için dönüm noktası oldu. Çünkü Ak Parti ve ona yakın sivil toplum örgütlerinde içine kapanma süreci başladı.15 Temmuz’un ardından OHAL uygulamalarında Türkiye küçük Millet Meclisi de kendi payına düşeni aldı. Geçmişte  her ay  yaklaşık 780 sivil toplum örgütüne ulaşabiliyor iken bugün geldiğimiz noktada ise  14 ilde yaklaşık her ay 150 /200 sivil toplum örgütü toplantılara katılıyor. Aslında altı ay sonra biter diye başladığımız bu çalışmanın olumsuz her türlü koşula rağmen 10 yıldır sürmesi bir başarıdır. Bunun da en büyük nedeninin  ‘ön yargılar giremez’ başta olmak üzere diğer <a href="http://www.tkmm.net/?s=ilkelerimiz" target="_blank" rel="noopener">12 ilkemize</a> bağlı olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p><strong>TkMM’yi tanımlamamız gerekirse nasıl anlatırsınız, emek verenler yapılan çalışmalar hakkında bilgi verir misiniz?</strong></p>
<p>TkMM sağcı, solcu, Müslüman, laik, Ermeni, eşcinsel ve daha adını sayamadığımız nice farklı kesimi yan yana getirerek birbirini anlama ve dinleme çabası yaratan bir zemindir. Ankata TkMM toplantı yapılan illerden olmakla beraber başkentin nabzını tutmaktadır. Geçen yıldan itibaren  kadın örgütlerinin katılımının azaldığını farkettik, Bunun için yaptığımız ilk şey illerde bizim için çalışan  gönüllü arkadaşlarımıza  23 Nisan iç eğitimimizde toplumsal cinsiyet farkındalığına yönelik seminer düzenledik. Ankara katılımını artırmak için 14 ay önce kurulan Çankaya Belediyesi Kadın ve Aile Genel Müdürlüğü Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü ile özel görüşmeler yaptık. Onlardan aldığımız bilgiler doğrultusunda yeni kadın örgütleri ile tanışıp Ankara TkMM de koltuklarını doldurmalarını istedik. Saadet  Partisi kadın kolları ile de önümüzde ki  hafta bulaşacağız.</p>
<p><strong>OHAL’in olumsuz etkilerinden bahsettiniz çalışmaları katılım dışında nasıl etkiliyor?</strong></p>
<p>Toplumsal yarılmanın OHAL’le birlikte derinleştiği kanısındayım. KHK ile dernek ve vakıfların kapatılması,  yöneticilerinin yargılanması, ofislerin mühürlenmesi sadece bizim değil toplantı yapan diğer kurul ve kuruluşların da katılımlarını ciddi anlamda olumsuz etkiledi. Burada katılımdaki sayısal azlığın dışında kaygı ve endişe nedenleri ile sivil toplumun söylemek istediğini söyleyemediğini görüyoruz. Kadın örgütleri özelinde her toplantıda bir ve ya iki temsilciyi karşımızda bulabiliyoruz.15 Temmuz sonrası yabancı fon kaynaklarının mültecilere akması kadın örgütlerini de zora soktu. Az sayıda çalışan ile büyük işlere imza atan kadınlar toplantılara yetişemez, sözünü söyleyemez oldu. Banka hesaplarına el konan, ofislerinin kirasını ödeyemeyen kadınların bir de baskılar nedeni ile alandan görünür şekilde çekilmeleri söz konusu.</p>
<p><strong><img decoding="async" class="alignright wp-image-25037 size-medium" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20180307_174313-e1520540025722-640x263.jpg" alt="" width="640" height="263" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20180307_174313-e1520540025722-640x263.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20180307_174313-e1520540025722-610x251.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20180307_174313-e1520540025722-320x131.jpg 320w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/03/20180307_174313-e1520540025722.jpg 696w" sizes="(max-width: 640px) 100vw, 640px" />Mart ayı toplantısı gündeminde kadınlar konuşuldu. Katılım nasıldı, toplantı notlarını bizimle paylaşır mısınız?</strong></p>
<p>TkMM ler üç saatlik toplantılarda bir Türkiye gündemi, bir de yerel konuyu ele almaya çalışıyor. Ülkenin hergün değişen gündemi nedeni ile kadınları istediğimiz sıklıkta ve istediğimiz başlık altında konuşamıyoruz. Gelebilecek bütün itirazlara rağmen mart ayında erkek şiddeti kadın ve çocuğun Türkiye’deki yeri genel gündemini seçtik .’Ankara’da kadın olmak’ da yerel konumuzdu. Gönül isterdi ki kadının istihdamı, kültür sanattaki yeri gibi konuları konuşa bilelim. Kadınlar için yaşam hakkının olmadığı bu topraklarda maalesef  böyle bir başlık seçmek zorunda kalıyorsunuz. Kadın sorunlarının sadece kadınlarla konuşulabileceğine düşünen arkadaşlarımızdan farklı noktadayız. Toplantılarımızda erkek sivil toplum örgütü temsilcilerinin de örgütlerinin adına görüş bildirmesine olanak sağlıyoruz. Ankara TkMM de erkek katılımcılarımız öncelikle  kadın arkadaşlarımızı dinlemek istediler. Sivil toplum örgütlerinin hemen hemen bütün toplantılarında olduğu gibi 3 Mart Ankara TkMM de çoğunlukla durum tesbiti yapıldı. Erkek şiddetinin nedenleri hükümetin ve muhalefetin tavrı, çocuk istismarında gelinen nokta ele alınırken maalesef ve maalesef neyi, nasıl çözerizi yine unuttuk. Ceza odaklı çözüm önerileri, şiddete bakışta ki ikircikli tutum , ensest, pedofoli, ve eğitim dillendirilen başlıklardı.’Ankara’da  kadın olmak ‘özelinde Çankaya Belediyesi’nin Çankaya evleri, sığınma evi ve erkeklere yönelik farkındalık çalışmaları konuşuldu. Siyasetin ve bürokrasin hakim olduğu Ankara’nın ikliminden kadınlar rahatsız. Memur kenti olması nedeni ile özellikle kış akşamlarında ki ıssız ve ışıksız sokaklar kadınların en çok hem fikir olduğu nokta. Toplu taşımanın yetersizliğine, taciz olaylarına, bebek arabalı kadınların dolmuş ve otobüslere alınmamasına dikkat çekildi. Kadın mağduriyeti açısından farklı sınıflara, farklı etnik kökene ait kadınların, cezaevinde ve engelli olan kadınların sorunlarının daha iyi algılanıp kişiye ya da gruplara özel çözüm önerilerinin tartışılmasına vurgu yapıldı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/03/09/kucuk-millet-meclisi-de-ohalden-payini-aldi/">“Küçük Millet Meclisi de OHAL’den Payını Aldı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı: Kadınlar olarak referandum sürecinde biz kazandık</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/17/turkiye-kadin-dernekleri-federasyonu-baskani-kadinlar-olarak-referandum-surecinde-biz-kazandik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Apr 2017 11:14:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın]]></category>
		<category><![CDATA[16 Nisan Referandumu]]></category>
		<category><![CDATA[Canan Güllü]]></category>
		<category><![CDATA[kadın hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=13451</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dün yapılan referandumun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü &#8220;Kadınlar olarak bu süreçte biz kazandık&#8221; dedi. Ekmek ve Gül sitesinin yaptığı habere göre Canan Güllü sözlerinin sebebini şöyle açıkladı; &#8220;Tüm yasaklamalara ve engellemelere rağmen kadınların söylemlerini çekinmeden dile getirmeleri ve ortak hareket edebilme başarısı.&#8221; &#8220;Nedenleriyle, birliktelikleriyle, etnik mezhepsel kimliklerini bir kenara bırakarak yan yana [&#8230;]</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/17/turkiye-kadin-dernekleri-federasyonu-baskani-kadinlar-olarak-referandum-surecinde-biz-kazandik/">Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı: Kadınlar olarak referandum sürecinde biz kazandık</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Dün yapılan referandumun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Canan Güllü &#8220;Kadınlar olarak bu süreçte biz kazandık&#8221; dedi.</h3>
<p><a href="https://ekmekvegul.net/guncel/yan-yana-yuruyerek-iyi-bir-mucadele-verdik" target="_blank">Ekmek ve Gül</a> sitesinin yaptığı habere göre Canan Güllü sözlerinin sebebini şöyle açıkladı; &#8220;Tüm yasaklamalara ve engellemelere rağmen kadınların söylemlerini çekinmeden dile getirmeleri ve ortak hareket edebilme başarısı.&#8221;</p>
<figure id="attachment_13453" aria-describedby="caption-attachment-13453" style="width: 720px" class="wp-caption alignnone"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-13453 size-full" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/canan-gullu.jpg" alt="" width="720" height="365" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/canan-gullu.jpg 720w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/canan-gullu-640x324.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/canan-gullu-610x309.jpg 610w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2017/04/canan-gullu-320x162.jpg 320w" sizes="auto, (max-width: 720px) 100vw, 720px" /><figcaption id="caption-attachment-13453" class="wp-caption-text">Kaynak: Ege Meclisi</figcaption></figure>
<p>&#8220;Nedenleriyle, birliktelikleriyle, etnik mezhepsel kimliklerini bir kenara bırakarak yan yana yürümeleriyle iyi bir mücadele vermişlerdi kadınlar. Tüm yasaklamalara, tüm engellemelere rağmen kadınların söylemlerini çekinmeden dile getirdiklerini, nedenlerinin sebeplerini de açıklayabildikleri bir zaman dilimiydi. Ben bu birlikteliğin aslında Türkiye’nin geleceği için iyi bir zemin oluşturduğunu düşünüyorum. Birlikte yol yürümek, sorunları tespit edebilmek laiklikle, cumhuriyete sahip çıkabilmenin göstergesiydi. Sorunları tartışabildiğimiz ama aynı zamanda tek payda altında da buluşarak ülke alanındaki geleceğe karşı duruşu göstermek de bizler için olumlu bir sonuçtu diye düşünüyorum.&#8221;</p>
<h4>ÇÖZÜMDEN YANA OLAN KADINLAR SÖZÜNÜ SÖYLEMEYE DEVAM EDECEK</h4>
<p>&#8220;Biz artan şiddet, artan taciz, tecavüz, istismar nedeniyle ülkenin gündeminde aynı noktada uzmanlık alanlarımızla çalışmaya devam ederek vazgeçmeden yolumuzu sürdüreceğiz. Ama sadece yolumuza devam ettiğimiz sorunlar bu sorunlar değil. Ülke genelindeki pozitif enerjinin yansıması adına da gayret sarf edeceğiz. Bence bu çıkan sonuçla iktidar şapkasını önüne koyarak üç büyük kentte neden kaybettiği noktasında bir yaklaşım yapacaktır umut ediyorum. Her seçim dönemi söylene bir söz vardı &#8216;İstanbul’u alan Türkiye’yi alır&#8217; gibi. Oysaki yasalarla ilgili bir kurumsal kimlikten de açıkçası rahatsızlık duyduğumuz bir yanlışlık var. &#8216;Maçın ortasında kural değişmez&#8217; diye bir cümlenin biz de tarafıyız. Maçın ortasında kural değişmiştir. Bu ülkenin şaibeli bir ortama gitmesi noktasında daha düzgün bir açıklama bekliyoruz. Ama biz kadınlar mücadelemizle haksızlığa karşı durmaya, söylemlerimiz de devam ettirerek umutsuzluğa kapılmadan yeni bir havaya ve hayata adım atacağız, attık. Daha çok sokakta, daha çok alanda, daha çok birlikte ve yan yana durarak ülke sorunları için çözüm üretme gücümüzün daha da fazlalaşmasını sağlamıştık. Biz her zamanki gibi çözümden ve üretimden yanayız kadınlar olarak, Türkiye’nin kurtarıcısı da kadınlardır.&#8221;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2017/04/17/turkiye-kadin-dernekleri-federasyonu-baskani-kadinlar-olarak-referandum-surecinde-biz-kazandik/">Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı: Kadınlar olarak referandum sürecinde biz kazandık</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
