<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çanakkale arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/canakkale/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/canakkale/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 02 Apr 2022 10:50:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Çanakkale arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/canakkale/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Çanakkale’de Sivil Toplum: Çeşitli ve Renkli</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/canakkalede-sivil-toplum-cesitli-ve-renkli/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 12 Oct 2021 08:49:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum ve Medya Çalışmaları Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[European Endowment For Democracy]]></category>
		<category><![CDATA[Evrim Kepenek]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum haberciliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum Haberciliği Eğitimleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74976</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Sayfalar’ın European Endowment for Democracy desteği ile düzenlediği Sivil Toplum Haberciliği Eğitimlerinin son durağı Çanakkale idi. Kadın ve LGBTİ+ hakları, gastronomi, gençlik, kültürel miras ve sanat alanında faaliyet yürüten STK temsilcilerinin katıldığı eğitim, sivil toplumun renkliliği ve çeşitliğini yansıttı. Buna mukabil, STK’ların faaliyetleri ve sorunları da çeşitlilik gösterdi.   </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/canakkalede-sivil-toplum-cesitli-ve-renkli/">Çanakkale’de Sivil Toplum: Çeşitli ve Renkli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sivil Toplum Haberciliği eğitimlerinin son durağı Çanakkale’de 28 Eylül 2021 tarihinde gerçekleşti. Yapılan eğitime Çanakkale’nin yanında Edirne ve Balıkesir’den de katılımcılar bulundu. Diğer kentlerdeki eğitimlerden farklı olarak yerel gazeteci katılımının olmadığı eğitimde, ilk kez tüketici hakları alanında çalışan bir dernek de yer aldı.</p>
<p>Gazeteci Evrim Kepenek eğitimde, Kazdağları’nı “sivil toplumun doğayı korumak için etkin mücadele yürüttüğü olduğu ve medyanın hak odaklı habercilik yaptığı” başarılı örnek olarak gösterdi. Kepenek, ekolojinin korunmasına benzer şekilde toplumsal ve siyasal düzeyde barış dilinin kurulmasında da sivil toplumun üstleneceği rolün domino etkisi yaratma potansiyeline dikkat çekti.</p>
<p>Eğitime katılan STK temsilcilerinin paylaştığı hususlar şunlardı:</p>
<blockquote><p>Küçük yerlerde sivil toplum daha çok yüz yüze ilişkilerle ilerliyor, bu nedenle pandemi bizi kısıtladı.</p></blockquote>
<p>Edirne Kadın Merkezi Danışma Derneği’nden (EKAMEDER) eğitime katılan Şahide Ağaoğlu:  “Türkiye’deki genel sorunlar ile Edirne’deki sivil toplumun sorunları ile benzer. Pandemide yan yana gelişler azalınca, sivil toplumda da faaliyetler aksadı. Çünkü küçük yerlerde sivil toplum daha çok yüz yüze ilişkilerle ilerliyor. Pandemide genel kurulların yapılamaması önemli bir sorun oldu. Pandemide online olanaklar artsa da kadınlara bireysel olarak ulaşmak zorlaştı. Ekonomik açıdan STK’ların gücünün olmaması, kadınların ekonomik olarak desteklenmesini zorlaştırdı, bu açıdan STK’ların gücü sınırlı kaldı.</p>
<p>Kadın hakları alanında farkındalık çalışmaları yaptığımız için, faaliyetlerimizi basın bültenleri yazarak yaymak istiyoruz. Hem bültenleri hem raporlarımız daha okunabilir kılmak ve haberimizi kendimiz hazırlamak için bu tür eğitimleri önemli buluyoruz.”</p>
<h5><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-74978 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/canakkale-egitim-3.jpg" alt="" width="624" height="288" /></strong></h5>
<h5><strong>‘Yaptığımız İşlerin Çoğunu Görünür Kılamıyoruz Çünkü Bunu Yapacak Zamanımız Kalmıyor’ </strong></h5>
<p>Edirne EKAMEDER’den katılan bir diğer katılımcı Hülya Bodur: “Pandemi sürecinde online toplantılar deneyim paylaşımları açısından büyük fayda sağladı. Ancak şunu vurgulamak isterim. Biz dernek olarak çok aktif ve yoğun çalışıyoruz. Mümkün olduğu ölçüde yerel medyaya haberleri kendimi hazırlayıp iletmeye çalışıyoruz. Ancak yaptığımız işlerin çoğunu haber yapmıyoruz çünkü bunu yapacak zamanımız kalmıyor. Faaliyetlerimizi haber yapmak ve yayınlatmak da emek gerektiriyor. Biz eşzamanlı 2-3 proje yürütünce, görünürlük konusuna eğilemiyoruz. Bizim görünür olmak gibi bir çabamız olamıyor çünkü faaliyetleri görünür kılmak için çoğu zaman emek veremiyoruz.</p>
<p>Polifonik Sanat ve Korolar Derneği’nden Pınar Özcan Antep: “Müzik dışında diğer sanat dalları ile bağlantımız var Çanakkale Barış Korosu olarak çeşitli kentlerde konserler veriyoruz, festivallere katılıyoruz. 6-7 yıldır turnelere çıkıyoruz. Pandemi süreci bizim de çalışmalarımızı aksattı.”</p>
<p>Bizim Avrupa-Europa Nostra Kültürel Miras Derneği ve Müzecilik Meslek Kuruluşu Derneği’nden Mine Bora Din: “Kültürel miras alanında faaliyetler yürütüyoruz. Çalışmalarımızın haberleştirilmesi için basın bülteni yazarken zorlanıyorum, burada bunun temellerini öğrenmek istiyoruz.”</p>
<blockquote><p>Çanakkale’yi gastronomi alanında öncü bir kente çevirmek istiyoruz.</p></blockquote>
<p>GastroKale Yöresel ve Etnik Mutfaklar Derneği’nden Bahadır Yasa: “Çanakkale Gastrokale Platformu’nun dernekleşmesi sürecinin ardından, üniversitede kurulan merkez ve Valilikte kurulan ilgili birimde yer alıyorum. Çanakkale’yi gastronomi alanında öncü bir kente çevirmek istiyoruz. Yerel üretici ve köylünün emekleri değerlendirsin, köylüler şehre taşınmak zorunda kalmadan kendi yerellerinde para kazansınlar istiyoruz. Ayrıca Doğal Yaşam Derneği Çanakkale temsilciyim. Köylerde yaşayanların iklim değişikliği konusunda bilgileri yok. Bu nedenle, kırsalda çocuklara iklim krizi konusunda eğitim vererek, büyüklere de konuyu öğretmeye çalışıyoruz.</p>
<p>Pandemide biz çok daha aktif olduk; Zoom toplantıları ile yurtdışı bağlantılarımızı artırdık. Burada benim yabancı dil bilgimin avantajı oldu. Finlandiya, Çin, ABD gibi ülkelerle yeni işbirlikleri kurduk. Doğal yaşam Derneği’nin AB ile ilişkiler koordinatörü olarak çeşitli projeler yürütüyoruz.</p>
<h5><strong><img decoding="async" class=" wp-image-74979 aligncenter" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2021/10/canakkale-egitim-4.jpg" alt="" width="626" height="288" /></strong></h5>
<h5><strong>‘Pandemide LGBTİ+’lar Mücadeleyle Kazandıkları Haklarını Korumaya Çalışıyor’</strong></h5>
<p>Eğitime İstanbul’dan katılan ve katılımcıların en genci olan üniversite öğrencisi ve LGBTİ+ hakları aktivisti Ameda Murat Karakuzu: “Sivil Sayfalar’ı takip ediyorum ve LGBTİ+lar ve kadın mülteciler konusunda pek haber yayınlanmadığını fark ettim. Ben bu alanlarda gönüllük yapan biri olarak, ‘bu haberleri ben yazabilirim’ diye düşünerek bu eğitime katıldım.</p>
<p>Pandemide LGBTİ+’lar ailelerin yanında gitmek zorunda kaldığı için baskı altında kaldılar. Aile evlerinde tacize maruz kalıyorlar; pandemi nedeniyle işten çıkarmalarda da mağdur oldular. Kadın LGBTİ+lar evlenmeye zorlandılar. Eğitim haklarından mahrum kaldılar. Cinsel yaşamları büyük bir sorun haline geldi. Pandemi süreci genel olarak, tüm LGBTİ+ bireylerin direniş ve mücadeleyle kazandıkları haklarını kaybetmeye başlamalarına neden oldu. Nefret suçları arttı. Elimizden alınmaya çalışılan hakları korumaya çalışıyoruz.&#8221;</p>
<p>Çanakkale 18 Mart Üniversite’sinden Süha Parmaksız:  “İzmir Göçmen ve Dayanışma Derneği’nden çalışıyordum, Çanakkale’de üniversitede yeni göreve başladım. İzmir’deki faaliyetlerin bu kente aktarılması için çalışma yapmayı planlıyorum.”</p>
<p>Eğitime Balıkesir’den katılan Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Balıkesir Şube Başkanı Kemal Büyükışık: “Balıkesir sivil toplum açısından zengin bir kent. Biz tüketicilerin doğru gıdaya ulaşması için çalışıyoruz. Evrensel tüketici haklarını savunuyoruz. Okullarda eğitimler ve kentte çalıştaylar düzenliyoruz. Derneğimizde hasta hakları, eğitim ve sağlık gibi 8 farklı konu alanında faaliyet gösteriyoruz. Faaliyetlerimizle basında nasıl daha çok yer alabileceğimizi öğrenmek istiyoruz.”</p>
<p>Tüketiciyi Koruma Derneği (TÜKODER) Recai Yıldırım: “TÜKODER, Türkiye genelinde 46 şubesi bulunan bir dernek. Biz kamu ile yakın işbirliği içinde olan bir STK’yız. Ticaret Bakanlığı ile proje geliştiriyoruz. Ürün denetimi ve ürün kalitesinin artması için kamu ile işbirliği yapıyoruz. Tüketici Hakem Heyetine bir STK temsilcisi de biz gönderiyoruz.”</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/12/canakkalede-sivil-toplum-cesitli-ve-renkli/">Çanakkale’de Sivil Toplum: Çeşitli ve Renkli</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çanakkale&#8217;de Tarım Politikaları ve Müdahil Olma Stratejileri Değerlendirildi</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/21/canakkalede-tarim-politikalari-ve-mudahil-olma-stratejileri-degerlendirildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2019 12:17:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yurttaşlık Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü]]></category>
		<category><![CDATA[Kenan Kaynaş]]></category>
		<category><![CDATA[Murat Kapıkıran]]></category>
		<category><![CDATA[Orkun Doğan]]></category>
		<category><![CDATA[Volkan Akkuş]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44784</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yurttaşlık Derneği'nin Kamu Politikalarında Yurttaşın Sözü projesi kapsamında Çanakkale'de düzenlediği sivil toplum atölyesinde, Çanakkale'nin demografik özellikleri, tarımsal yapısı ve tarımsal kamu politikalarına etki edebilme olanakları ve stratejileri konuşuldu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/21/canakkalede-tarim-politikalari-ve-mudahil-olma-stratejileri-degerlendirildi/">Çanakkale&#8217;de Tarım Politikaları ve Müdahil Olma Stratejileri Değerlendirildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="page-header">
<p><span style="font-size: 16px;">Türkan Saylan Kültür Merkezi&#8217;nde düzenlenen atölyede, Çanakkale olmak üzere Marmara Havzası ve çevre illerdeki sivil toplum temsilcileri davet edildi. Atölyede; havza ölçeğinde yurttaşın ve sivil toplum alanının gündemleri, bu gündemler bağlamında kamu politikalarının izlenmesi ve kamu politikalarına yurttaş katılımı ile tarım ve gıda politikalarının havza özelinde değerlendirilmesi başlıkları ele alındı. Toplantıda ayrıca, sivil toplum temsilcileri olarak kamu politikalarına etki edebilme olanakları tartışıldı; olası işbirlikleri ve muhatapları belirlendi ve müdahil olma yöntemleri konuşuldu.</span></p>
</div>
<div class="articleBody">
<p>Toplantı, Bilgi Üniversitesi’nden Orkun Doğan’ın Marmara Havzası’na yönelik yaptığı araştırma kapsamında gerçekleştirdiği sunuşuyla başladı. Doğan, Çanakkale’nin demografik özellikleri, göç kapasitesi, tarım arazileri, tarımsal yapısı ve tarımsal ürün çeşitliliğini anlattı. Çanakkale’nin yaşanabilirlik anlamında en mutlu kent seçildiğini ve bu nedenle bolca göç aldığını belirten Doğan, bu durumun Çanakkale&#8217;nin üretim ve emek rejiminde dönüşüm yarattığını vurguladı.</p>
<p><img decoding="async" class="alignleft wp-image-44786 size-full" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/EJ5D2P_WwAAoVFV.jpg" alt="" width="360" height="270" />İkinci oturumda, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nden Kenan Kaynaş tarım politikaları ve üretim süreçlerini, Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Murat Kapıkıran ise gıda politikaları ve tüketim süreçlerini anlattı. Kaynaş, Türkiye’de tarım alanındaki kamu politikalarının en önemli eksikliğinin üretim planlamasının yapılmaması olduğunu vurgularken, bazı belediyelerin üretici birliklerini destekleyerek bu açığı kapatmaya çalıştığının altını çizdi. Türkiye&#8217;de bir tarım politikası olmadığını belirten Prof. Dr. Kaynaş, &#8220;Varsa da uygulanmıyor. Bugünkü Tarım Bakanlığı’nın izlediği politikada büyük sermayeye yönelik uygulamaların yapıldığını görüyoruz&#8221; dedi. &#8220;Üretimde kalite ve verimliliği arttırarak, imaj yaratmamız gerekiyor&#8221; diyen Kaynaş, &#8220;Fakat ne yazık ki bu imajı yaratamadık. Üretim planlamasının yapılması gerekiyor. Bakanlığın atıl yapısından kaynaklı olarak devlet üretim planlaması yapamıyor. Bunu bakanlığın yapması ve üretici birliklerine bildirmesi gerekiyor. Örneğin Çanakkale ilinde soğan, sarımsak, fasulye yetiştirilir, Balıkesir’de domates yetiştirilir gibi yönlendirmesi, sonrasında desteklemesi lazım.&#8221; ifadelerini kullandı. Kaynaş’a göre kamu politikalarının yönelmesi gereken noktalar; üretimde kalite ve verimliliğin artması, dünya pazarlarına rekabete uygunluk, üretimde istikrar, dış ticaretin artması için yapılacak çalışmalar, çevreye saygılı sürdürülebilir üretimin geliştirilmesi, ürün hallerinin geliştirilmesi, verimli üretici birliklerinin kurulması, gıda güvenliğinin sağlanması ve gıda güvenliği ile ilgili yasaların etkili şekilde kullanılması ve tüketicinin bilgilendirilmesi. Kapıkıran ise, yeni nesil kooperatifçilik ve sosyal dayanışma ağlarının üzerinde durdu.</p>
<p>Son oturumda ise Volkan Akkuş’un moderasyonunda yerel ve bölgesel kamu politikaları süreçlerine etkin yurttaş katılımını, strateji ve yöntem işbirliği olanakları konuşuldu.. Bu bölümde üretimi denetleyen, gıda güvenliğini gündemine alan, pazarlama ve markalaşmayla ilgilenen kamu kurumları ortaya çıkarılarak, sorunlu başlıklar ve muhataplar belirlendi. Mevcut yasalar ve mevzuatlar gereği kamu idaresinin küçük üreticiye hangi konularda ve koşullarda destek verdiği, doğrudan ilgili görünmeyen hangi kurumların gıda politikalarını dolaylı olarak yönlendirdiğini ve tüketicinin gıda politikalarına yönelik kontrol mekanizmalarına erişimi de değerlendirildi.</p>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/21/canakkalede-tarim-politikalari-ve-mudahil-olma-stratejileri-degerlendirildi/">Çanakkale&#8217;de Tarım Politikaları ve Müdahil Olma Stratejileri Değerlendirildi</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2019 09:16:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Hava Hakkı Platformu]]></category>
		<category><![CDATA[Buket Atlı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[hava kirliliği]]></category>
		<category><![CDATA[kütahya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44480</guid>

					<description><![CDATA[<p>16 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, Meclis Genel Kurulu’nda oylamaya sunulması beklenen 15 adet kömürlü termik santrale 4. kez havayı kirletme izni verecek yasal düzenlemenin kabul edilmemesi için çağrıda bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/">Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hazırladığı Kara Rapor’a göre, Türkiye’de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarından 7 kat fazla insanın ölümüne neden oldu. Hava kirliliği, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kılavuz değerlere indirilseydi yaşanan ölümlerin yaklaşık %13’ü önlenebilirdi. Önlemlerin alınmaması devam ederken gelecek hafta mecliste görüşülmesi beklenen Madde 50’nin nelere sebep olabileceğini Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı anlattı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44482 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/2-hava-640x640.jpg" alt="" width="299" height="299" />Hava kirliliğinin doğal sebeplerden kaynaklanabileceği gibi  insan faaliyetleri sonucunda da ortaya çıktığını ifade eden Atlı şöyle diyor: “</span><span style="font-weight: 400;">Havadaki gazlar ve asılı duran katı ve sıvı halindeki gaz karışımının içerisinde insan sağlığına zararlı kimyasalların ağırlıkta olmasına hava kirliliği diyoruz. Hava kirliliğini bazen sis ve koku gibi özelliklerinden dolayı duyularımızla anlayabiliriz. Bazen de gözle görünmeyen saç telinin 30’da biri kadar olan ince partikül maddelerden (PM</span><span style="font-weight: 400;">2.5</span><span style="font-weight: 400;">) kaynaklandığından anlamamız mümkün olmayabilir. Bu sebeple hava kirliliğine “Sessiz Katil” diyoruz.“</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kurduğu istasyonlarda yapılan hava kirliliği ölçümlerini  </span><a href="http://www.havaizleme.gov.tr"><span style="font-weight: 400;">www.havaizleme.gov.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> üzerinden Türkiye dahil tüm dünyadaki ölçümleri ise </span><a href="http://aqicn.org/map/world/"><span style="font-weight: 400;">http://aqicn.org/</span></a><span style="font-weight: 400;"> sitesinden anlık olarak takip edilebilir. Ülkemizde diğer kirleticiler olan PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ve SO</span><span style="font-weight: 400;">2</span><span style="font-weight: 400;"> için yasal mevzuat ile belirlenen sınır değerler Avrupa Birliği ile uyumlanmış olsa da sağlık açısından DSÖ’nün önerdiği kılavuz değerlerin üzerindedir. Temiz Hava Hakkı Platformu’nun yayımladığı Kara Rapor’daki resmi ölçüm verileri kullanılarak yapılan analizler, Türkiye’de 2018 yılında yeterli ölçüm yapılan 163 istasyonun yüzde 96,3’ünde yıllık PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> ortalamasının DSÖ limitlerinin üzerinde kirli olduğunu gösteriyor. “ dedi.</span></p>
<p><b>Santrallere Havayı Kirletme İzni Veren Yasa Hangisi?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">1 Kasım 2019’da yapılan Plan Bütçe Komisyonu toplantısında karara bağlanan ve  Meclis Genel Kurulu’nda oylanması beklenen Madde 50’nin 14 Şubat 2019’da geri çekilen madde 45’in devamı niteliğinde olduğunu belirten Atlı, “Türkiye’nin en kirli 15 termik santralinin havayı kirletmemesi için yapmaları gereken yatırımlar için şirketlere daha önce defalarca süre tanındı.</span> <span style="font-weight: 400;">2019 Şubat ayında, Maden Kanunu ve Diğer Kanunlarda Değişiklik Hakkında Kanun Teklifi’ne, Madde 45 adı ile bilinen düzenleme gelmiş ve 14 Şubat 2019 tarihli meclis genel kurulunda 5 partinin kararı ile geri çekildi.  AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, İYİ Parti, Cumhuriyet Halk Partisi ve Halkların Demokratik Partisi&#8217;nin ortak kararı ile düzenleme geri çekilmiş, tüm siyasi partilerin temsilcileri, “bu santrallerin 2019 sonuna kadar gerekli yatırımları yapmalarını savunmuştu. Madde 50  yasalaşırsa, kirli santraller Haziran 2022’ye kadar, havayı kirletmeye devam edeceklerdir.” dedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Haftaya Meclis’te görüşülmesi beklenen Madde 50’ye göre; </span></p>
<p>&#8220;MADDE &#8211; 14/3/2013 tarihli ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun geçici 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan &#8220;31/12/2019” ibaresi &#8220;30/6/2022” şeklinde değiştirilmiş, fıkraya &#8220;üretim faaliyeti durdurulamaz ve” ibaresinden sonra gelmek üzere &#8220;çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımların gerçekleştirilmemesi ve çevre mevzuatı açısından gerekli izinlerin tamamlanmaması nedeniyle” ibaresi ve ikinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümleler eklenmiştir.</p>
<p>&#8220;Ancak çevre mevzuatına uyuma yönelik yatırımlara dair yapım sözleşmesi ile iş termin planını 30/6/2020 tarihine kadar Bakanlığa sunmayan üretim tesisleri bu haklardan yararlanamaz. İş termin planı sunulan üretim tesisleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından bu iş termin planına uyum açısından 1/7/2020 tarihinden itibaren 4 ayda bir denetlenir. Yapılan her bir denetimde bu iş termin planına uygun olmadığı tespit edilen tesislere 9/8/1983 tarihli ve 2872 sayılı Çevre Kanununda yer alan ilgili idari para cezaları yirmi kat artırılarak uygulanır. İş termin planındaki herhangi bir işin yapımının belirtildiği süreye göre bir yıl geciktiğinin tespiti halinde üretim tesisinin faaliyeti durdurulur. Bu madde kapsamında verilen idari para cezalarına karşı dava açılması cezanın tahsil işlemlerini durdurmaz.”</p>
<p><strong>Çevr</strong><b>e Mevzuatına Uyum Yatırımı Yapmayan Santraller Hangileri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44483 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1-640x320.jpg" alt="" width="416" height="208" />Çanakkale, Kahramanmaraş, Muğla, Zonguldak, Sivas ve Kütahya’da çalışmakta olan 30 yaşını aşmış eski kömürlü termik santrallerin 2013 yılından itibaren baca gazı kükürt giderim tesisi, filtre sistemleri, kül barajı gibi gerekli yatırımları yapmadığını belirten Atlı şöyle devam etti: “ Bu santrallere 2013 yılından itibaren Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarını hiçe saymak pahasına ek süre verilmiş ve çevre yatırımlarını yapmaları talep edilmiştir. Oysa ki, bu şirketler çevre ve halk sağlığını hiçe sayarak, söz konusu çevre yatırımlarını 6 yıldır hayata geçirmemekte havayı kirletmeye ve halk sağlığına zarar vermeye devam etmektedir.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayımlanan partikül madde (PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;">) ölçüm verileri kullanarak Temiz Hava Hakkı Platformu tarafından yapılan Kara Rapor isimli çalışma, en eski santrallerden Kahramanmaraş’taki Afşin Elbistan kömürlü termik santrallerinin yer aldığı Kahramanmaraş’ın %25,1 oranı ile hava kirliliğine bağlı ölümlerin il bazında yüzde olarak en fazla olduğu ikinci il  olduğunu saptamıştır. Toplam yedi santralin bulunduğu Zonguldak’ta ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın mobil istasyonuyla 2018’de yapılan ölçümler PM</span><span style="font-weight: 400;">10</span><span style="font-weight: 400;"> değerlerinin DSÖ’nün sınır değerlerinin üç katı olduğunu ortaya koydu.” </span></p>
<p><b>“Madde 50 Kabul Edilmesin”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Atlı, “Plan ve bütçe komisyonunda 1 Kasım 2019 tarihinde kabul edilen düzenleme, meclis genel kurulunda yasalaşırsa, bu santraller Haziran 2022’ye kadar havayı kirletmeye, çevreye zarar vermeye ve halk sağlığını tehdit etmeye devam edecekler. </span> <span style="font-weight: 400;">TBMM’deki tüm si̇yasi̇ parti̇leri̇n temi̇z hava hakkını talep eden yüz bi̇nlerce i̇nsana, bu santrallere i̇li̇şki̇n 14 Şubat 2019’da verdi̇kleri̇  sözü </span><span style="font-weight: 400;">i̇stisnasız bi̇r şeki̇lde </span><span style="font-weight: 400;">yeri̇ne geti̇rmeleri̇ni̇ talep edi̇yoruz. </span><span style="font-weight: 400;">Bütün partilerin grup başkan vekillerine hem</span><span style="font-weight: 400;"> twitter</span> <span style="font-weight: 400;">üzerinden, hem telefonla arayarak hem</span><span style="font-weight: 400;"> imza</span> <span style="font-weight: 400;">vererek bu santrallerin havayı kirletmesine izin verecek tasarı kabul edilmesin diyebiliriz.”</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/16/temiz-hava-platformu-50-maddenin-meclisten-gecmemesi-icin-cagrida-bulunuyor/">Temiz Hava Platformu 50. Maddenin Meclis&#8217;ten Geçmemesi İçin Çağrıda Bulunuyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğa Dostu Temizlik Rehberi Yayınlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/11/doga-dostu-temizlik-rehberi-yayinlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 11 Oct 2019 12:07:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[TEGEL]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Temiz Gelecek Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=43194</guid>

					<description><![CDATA[<p>Temiz Gelecek Derneği (TEGEL) tarafından hazırlanan doğa dostu temizlik rehberi yayınlandı. Rehberde karbonat, arap sabunu, çamaşır sodası gibi malzemeleri karıştırarak herkesin yapabileceği krem temizleyici, çamaşır yıkama tozu ve leke çıkarıcı gibi ucuz, pratik ve doğa dostu temizlik ürünlerinin tariflerini ve temizlik konusunda çok daha fazla bilgiyi bir arada bulabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/11/doga-dostu-temizlik-rehberi-yayinlandi/">Doğa Dostu Temizlik Rehberi Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa Dostu Temizlik Rehberi’ne <a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/tegel-doga-dostu-temizlik-rehberi/">buraya</a> tıklayarak ulaşabilirsiniz.</p>
<p>Temiz Gelecek Derneği (TEGEL) 2018 yılından beri ekolojik ayak izini azaltmak amacıyla kullanıcı davranışlarını değiştirecek çözümlerin yaygınlaştırılması konusunda araştırma, eğitim ve üretim alanında çalışmalar yürütmekte. Küresel Çevre Fonu Küçük Destek Programı (GEF SGP) desteği ile yürüttükleri Doğa Dostu Kendin – Yap Temizlik Ürünlerinin Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması Projesi kapsamında tasarlayıp denemesini yaptıkları doğa dostu temizlik ürünleri Çanakkale&#8217;de Nusratlı Köyü Kültür, Turizm ve Dayanışma Derneği üyesi olan kadınlar tarafından paketlenmiştir.</p>
<p>Proje ile ilgili detaylı bilgi için <a href="https://www.tegel.org.tr/ne-yapiyoruz/">buraya</a> göz atabilirsiniz.</p>
<p>TEGEL&#8217;in çalışmalarımızı<a href="https://www.instagram.com/temizgelecek"> Instagram</a>,  <a href="https://twitter.com/DernegiTemiz">Twitter</a> ve <a href="https://www.facebook.com/temizgelecekdernegi">Facebook</a>&#8216;tan takip edebilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/11/doga-dostu-temizlik-rehberi-yayinlandi/">Doğa Dostu Temizlik Rehberi Yayınlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>TEMA Vakfı Çanakkale’de Gönüllü İlçe Sorumluları ve Aktif Gönüllüler Arıyor!</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/21/tema-vakfi-canakkalede-gonullu-ilce-sorumlulari-ve-aktif-gonulluler-ariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 21 Aug 2019 08:03:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllü]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41605</guid>

					<description><![CDATA[<p>TEMA Vakfı değerleri doğrultusunda tüm doğal varlıkları koruma mücadelesinde gönüllü olarak destek verebilecek İlçe Sorumluları ve tüm Çanakkale’de mevcut gönüllü ekiplerinde aktif destek verecek gönüllüler arıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/21/tema-vakfi-canakkalede-gonullu-ilce-sorumlulari-ve-aktif-gonulluler-ariyor/">TEMA Vakfı Çanakkale’de Gönüllü İlçe Sorumluları ve Aktif Gönüllüler Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Çanakkale’nin Biga, Çan, Eceabat, Gelibolu, Lapseki, Merkez ve Yenice ilçelerinde;</span></p>
<ul>
<li style="list-style-type: none">
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı ufuk ve hedeflerini benimsemiş,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Tercihen 30 yaşından büyük,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Aktif sorumlu yurttaş olarak, çevre sorunlarının çözümünde rol almak isteyen, </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Gönüllü olarak TEMA Vakfı’nın ilgili ilçelerdeki faaliyetlerini yürütecek ve TEMA Vakfı’nı temsil edebilecek,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Okuyan, araştıran, çevre sorunlarına karşı duyarlı ve ilgili ilçelerde yürütülecek olan çevre aktivitelerinde etkin olarak yer alabilecek,</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Çalışmalara zaman ayırabilecek, gönüllülerle birlikte ve ‘gönüllü olarak’ çalışmaktan keyif alan,</span></li>
</ul>
</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="font-weight: 400;">İlgilenen gönüllü adaylarının fotoğraflı özgeçmişlerini 31 Ağustos 2019’a kadar </span><a href="mailto:gonullu@tema.org.tr"><span style="font-weight: 400;">gonullu@tema.org.tr</span></a><span style="font-weight: 400;"> adresine göndermeleri beklenmektedir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/21/tema-vakfi-canakkalede-gonullu-ilce-sorumlulari-ve-aktif-gonulluler-ariyor/">TEMA Vakfı Çanakkale’de Gönüllü İlçe Sorumluları ve Aktif Gönüllüler Arıyor!</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazdağları’nda Su ve Vicdan Nöbeti Devam Ediyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/09/su-ve-vicdan-nobeti-kazdaglarinda-devam-ediyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Burak Özgüner]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Aug 2019 08:29:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Birhan Erkutlu]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Jülide İskenderoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadıköyİz Grubu]]></category>
		<category><![CDATA[Kazdağları]]></category>
		<category><![CDATA[Su ve Vicdan Nöbeti]]></category>
		<category><![CDATA[Tarım Orman İş Sendikası]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[Zuhal Orhun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41440</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kaz Dağları’nda on binlerce kişinin katılımıyla başlayan Su ve Vicdan Nöbeti devam ederken, Tema Vakfı’nın Change.org’da başlatmış olduğu “Altında Ölüm Var” kampanyası da 470 bin imzaya yaklaştı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/09/su-ve-vicdan-nobeti-kazdaglarinda-devam-ediyor/">Kazdağları’nda Su ve Vicdan Nöbeti Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kazdağları’nı yıllardır savunmak için mücadele veren oluşum ve yurttaşların çağrısı ile başlayan “Su ve Vicdan Nöbeti”nde büyük buluşma 5 Ağustos&#8217;ta gerçekleşti. Ekolojistlerden kent hakkı savunucularına, hayvan hakları savunucularından feminist aktivistlere, insan hakları savunucularından bisiklet aktivistlerine, on binlerce kişi, Kazdağları’nın talanı, işgali ve yıkımına karşı maden şantiyesine akın etti. Şantiye giriş kapısından içeri girmek isteyen yurttaşlar, güvenlik görevlilerince engellenmeye çalışılsa da binlerce kişinin baskısı ile kapılar açılmak zorunda kaldı.</span></p>
<div style="width: 640px;" class="wp-video"><video class="wp-video-shortcode" id="video-41440-1" width="640" height="352" preload="metadata" controls="controls"><source type="video/mp4" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/08/WhatsApp-Video-2019-08-08-at-14.54.10.mp4?_=1" /><a href="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/08/WhatsApp-Video-2019-08-08-at-14.54.10.mp4">https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/08/WhatsApp-Video-2019-08-08-at-14.54.10.mp4</a></video></div>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarım Orman İş Sendikası, maden sahasının kapılarını halk adına kilitlediklerini ve ekolojik tahribata neden olan, ormanları yok eden sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. Maden sahasının kapısını kilitleyenlerden, Tarım Orman İş Sendikası Genel Başkanı Şükrü Durmuş, “Burada doğa tahrip edildi; 200.000 ağaç kesildi. Anayasa’dan ve yasalardan doğan hakkımızı kullanıyoruz ve bu sahayı bugün kilitliyoruz” şeklinde konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41456 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/WhatsApp-Image-2019-08-08-at-14.54.30-640x360.jpeg" alt="" width="409" height="230" />Su ve Vicdan Nöbeti’ne, Türkiye’nin birçok ilinden destek geldi. Kuzey Ormanları Savunması, Validebağ Savunması, Türkiye Ormancılar Derneği, Alakır Nehri Kardeşliği, Karadeniz İsyandadır Platformu, Ekoloji Birliği, Halkevleri, Yokoluş İsyanı, Bandırma Kent Konseyi, Bergama Çevre Platformu, Tema Vakfı, Ayvalık Tabiat Platformu, Havran Çevre Platformu, Edremit Kent Konseyi, Selçuk Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Kepez Kent Konseyi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, Atatürkçü Düşünce Derneği, Adalet Nöbeti Avukatları gibi birçok örgüt ve oluşum Su ve Vicdan Nöbeti’ne katıldı.</span></p>
<p><b>Ak Parti Çanakkale Milletvekili İskenderoğlu:</b></p>
<p><b> </b><strong>“Ormanlarımızın kontrolsüz bir şekilde tahrip edilmesine kesinlikle razı değiliz”</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41443 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/2-9.jpg" alt="" width="385" height="392" />Sürecin takipçisi olduklarını belirten </span>Ak Parti Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu<span style="font-weight: 400;">, Sivil Sayfalar’a şöyle konuştu: “Konuştuğum toplantıdaki sözlerimin bazı basın organları tarafından cımbızlanarak çarpıtıldığını üzülerek gördüm. Ülkemizin ormanı da suyu da bize emanet. O toplantıda, yaptığım konuşmadan hemen sonra Orman Bölge Müdürlüğü yetkililerimize sözü bırakarak bu konuda halka bilgi vermelerini de sağlamıştım. Grup Başkan Vekilimiz Bülent Turan&#8217;ın da ifade ettiği gibi, Kazdağları çevresindeki maden ruhsat ve izinleri, çok önceden verilmiş. Biz bu konuda kesinlikle bir taraf değiliz. Bülent Başkan&#8217;ın önerisine katılıyorum, Tarım ve Orman Bakanlığı&#8217;nın Çanakkale ilimizdeki yetkilileri, Çanakkale&#8217;mizin tüm siyasî aktörlerini, sivil toplumunu davet ederek kamuoyundaki bilgi kirliliğini gidermelidir. Ormanlarımızın kontrolsüz bir şekilde tahrip edilmesine kesinlikle razı değiliz. Sürecin yakından takipçisiyim”</span></p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">+maden sahası <a href="https://twitter.com/hashtag/KazDa%C4%9Flar%C4%B1?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw">#KazDağları</a>&#8216;nda değil, 40 km uzaklıktaki Kirazlı Balaban Tepesi&#8217;nde. İlk ruhsat 12 Mart 2001 tarihihli (AK Parti daha kurulmamış bile). Tüm kurumlar süreci hassasiyetle takip ediyor. ÇED Raporuna aykırı bir adıma asla izin verilemez. Çevre hepimize emanet +</p>
<p>— Bülent TURAN (@turanbulent) <a href="https://twitter.com/turanbulent/status/1158491893413662720?ref_src=twsrc%5Etfw">August 5, 2019</a></p></blockquote>
<p><script async src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script></p></blockquote>
<p><span style="font-weight: 400;">Su ve Vicdan Nöbeti’ne katılan, muhalefet partilerinden vekiller ise bölgedeki maden projelerinin derhal durdurulması ve ekolojik tahribatın önlenmesi gerektiğini ifade ediyor. </span></p>
<p><b><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41444 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/4-3.jpg" alt="" width="396" height="292" /></b><span style="font-weight: 400;">Kadıköyİz Grubu’ndan Zuhal Orhun, Su ve Vicdan Nöbeti’nden izlenimlerini şöyle aktarıyor: “Çadır kurup nöbet tutan 200 kişi var ama onlar bir yerde iken başka bir alanda ormanı yok etme devam ediyormuş. Yürüyüşler sürdürülmeli. Sembolik meşe fidanları dikildi, o arada toprakların arasına sıkışmış yaralı bir keçi bulundu, veteriner anonsu yapıldı… Düşünün o alanda yapılan katliamı, ekosistem yok oldu. Ne sözcükler ne de fotoğraflar yeterli yapılan katliamı anlatmaya”. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Alakır Nehri Kardeşliği’nden Birhan Erkutlu ise dayanışma çağrısı yaptı: “Çok güzel bir dayanışma ve birliktelik var. Kampın korumaya çalıştığımız doğanın içinde olması, yuva hissi veriyor ve sarmalıyor herkesi. Olunmak istenecek tek yer bizce şu zamanda. Çadırını, müzik aletini, sevgi ve dayanışmasını alıp gitmeli herkes. Destandaki yerini almalı”.</span></p>
<p><strong>Ekolojik Tahribatın Özeti&#8230;</strong></p>
<p>Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şube Başkanı ve ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ünal Akkemik, Kuzey Ormanları Savunması’na, ormanlar üzerindeki ekolojik tahribatı şöyle <a href="https://kuzeyormanlari.org/2019/08/05/kazdaglarindan-toros-daglarina-munzur-vadisinden-kuzey-ormanlarina-yasanan-sorun-para-saymayla-agac-saymayi-ayni-kefeye-koymaktir/">özetledi</a>: “Kazdağları’ndan Toros Dağları’na, Munzur Vadisi’nden Kuzey Ormanları’na yani Türkiye’nin en güzel dağları, işte bu para saymayla ağaç saymayı aynı kefeye koyan anlayış ve bilimsel (!) raporlar yüzünden parçalanmakta, altın, mermer ve maden ocaklarına, taş ve kum ocaklarına kurban edilmektedir.</p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41455 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/WhatsApp-Image-2019-08-08-at-14.54.31-640x360.jpeg" alt="" width="423" height="238" />Ve bu anlayış değişmediği, bu bakış açısı değiştirilmediği sürece ormanlarımız kesilmeye, sularımız kirlenmeye ve insanlarımız daha fazla kanser olmaya devam edecektir.”</span></p>
<p><b>TEMA Vakfı, “Altında Ölüm Var” kampanyasına imzanızı bekliyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı, “Kirazlı Altın Madeni’nde Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna aykırı işlem yapılıyor, işletme durdurulsun” diyerek ve Çanakkale Valiliği, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü&#8217;nü muhatap alarak başlattığı </span><a href="https://www.change.org/p/kirazl%C4%B1-da-uydulara-g%C3%B6re-s%C3%B6ylenenin-4-kat%C4%B1-195-000-a%C4%9Fa%C3%A7-kesildi-i%C5%9Fletme-durdurulsun-alt%C4%B1nda%C3%B6l%C3%BCmvar-kazda%C4%9F%C4%B1nadokunma-canakkalegovtr-csbgovtr"><span style="font-weight: 400;">“Altında Ölüm Var” kampanyasına</span></a><span style="font-weight: 400;"> imzanızı bekliyor.</span></p>
<p><strong>Kazdağları’nda Madene Neden Karşı Çıkılıyor?</strong></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kirazlı Köyü’ndeki projenin ilk aşamaları proje alanındaki ormanların ve diğer bitki örtüsünün ortadan kaldırılması ve 45.650 ağacın kesilmesi olarak planlanmıştı. Haziran ayının ortasında yapılan tıraşlama ile ormanlarda büyük bir yara açıldı. TEMA Vakfı’nın uydu görüntüleri üzerinde yaptığı incelemeler, maden sahası ve  yol bağlantıları için yaklaşık 195 bin adet ağacın kesildiğini ortaya çıkarttı. Buna göre ÇED raporunda belirtilenden 4 kat daha fazla ağaç kesimi yapıldı.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">“Kirazlı Siyanürlü Altın İşletmesi” faaliyete geçmek için geri sayıma başladı. Çanakkale merkeze 30 km uzaklıkta olan maden alanı aynı zamanda 180 bin insanın tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı ile aynı su havzasında yer alıyor.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Eşsiz florası, faunası ve binyıllar öncesinden günümüze ulaşmış efsaneleri, anlatıları ve mitolojik önemiyle dünyanın doğal ve kültürel mirası olan Kazdağları’ndaki yaşam, bitme noktasına gelecek. Kazdağları, tehlike altında otuz bir bitki türü ve tehlike altındaki yedi yarasa türünün yaşam alanı&#8230; Bölgede yaşayan ayı, karaca, yaban kedisi, su samuru, sincap, yarasa, kirpi, tavşan, porsuk, sansar, tilki, yaban domuzu, kartal, doğan, atmaca, şahin, keklik, tahtalı, çulluk ve balık cinslerinden alabalık ile sazan türleri de büyük zarar görecek. Doğa tahrip edilirken bu hayvanlar zorunlu göçe tâbi tutulacak, göç edemeyecek durumda olanlar ise ölüm projeleri sürerken yaşamını yitirecek. Milyonlarca hayvanın yaşamının yanında, bölgede yaşayan yüzbinlerce insan da bu ölüm projelerinden olumsuz etkilenecek. </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kaz Dağları’nın kuzey yamacında, meşe, çam ormanları ile birlikte dünyada sadece Türkiye’de yaşayan 7 bitki türünün yaşam alanı üzerine kurulması planlanan maden projesi hayata geçtiğinde 20 bin ton siyanür kullanacak ve siyanürle birlikte arsenik gibi birçok ağır metal ortaya çıkacak. Bütün bir kentin tek su kaynağı, Kaz Dağları’nın dereleri, yer altı suları, tarım alanları kirlilik; ormanları ve nadir bitkileri ise yok olma tehlikesi ile karşı karşıya.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Madencilik faaliyetleri durdurulmazsa, şu anki ekolojik yıkım Kirazalan Köyü’ne kadar ulaşılacak. Dinamitle gerçekleştirilecek bu “faaliyetler” nedeniyle, yerin altı üstü yerle bir edilecek. Dinamit patlamaları nedeniyle fizyolojik ve psikolojik birçok hastalık ortaya çıkacak; yöre halkı çok büyük zararlar görecek.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kanadalı şirket Alamos Gold’un şu anda yarattığı ekolojik tahribat sınırlı. Proje alanı, 36 bin dönümlük ormanlık alan olarak belirlenmiş. Çanakkaleliler, şu anda fotoğraflara yansıyan ve “cehennem çukuru” olarak adlandırılan maden alanının, projenin sadece onda biri olduğunu ifade ediyor. Proje tamamlanırsa fotoğraflarda görülen ekolojik yıkımın on katı gerçekleşecek.</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Proje durdurulamazsa, Bayramiç’e kadar, 30 km’lik alanda, el değmemiş ormanlar da farklı şirketlerin girişimleri ile yok edilecek. Bu şekilde, maden talanının on katına ulaşacağı öngörülüyor; 360 bin dönüm orman yok edilecek. Şu anki proje alanından 26 milyon ton; Çan Ağı Dağı’ndan ise 60 milyon ton, arazilerdeki her şey öğütülecek… Lapseki Şahinli’deki maden ise 5 tane köyü yutacak. </span></li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/09/su-ve-vicdan-nobeti-kazdaglarinda-devam-ediyor/">Kazdağları’nda Su ve Vicdan Nöbeti Devam Ediyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		<enclosure url="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/08/WhatsApp-Video-2019-08-08-at-14.54.10.mp4" length="5854752" type="video/mp4" />

			</item>
		<item>
		<title>On Binlerce Kişi Kaz Dağları&#8217;nda Su ve Vicdan Nöbeti&#8217;nde&#8230;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/</link>
					<comments>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Aug 2019 05:03:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Atikhisar]]></category>
		<category><![CDATA[Balaban]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Su ve Vicdan Buluşması]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[kaz dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Kirazlı]]></category>
		<category><![CDATA[Kırklareli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kazdağları’nda Kanadalı Alamos Gold Madencilik tarafından Çanakkale’nin içme suyu barajı Atikhisar’ın yakınında açılmak istenen siyanürlü altın madenine karşı on binlerce kişi Büyük Su ve Vicdan Nöbeti'nde buluştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/">On Binlerce Kişi Kaz Dağları&#8217;nda Su ve Vicdan Nöbeti&#8217;nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-vw2c0b r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">Maden için ağaç kesimlerinin başladığı Kirazlı</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">&#8211;</span><span class="css-901oao css-16my406 r-1qd0xha r-vw2c0b r-ad9z0x r-bcqeeo r-qvutc0">Balaban Köyü civarında yapılan buluşmaya; </span>İzmir, Antalya, Bursa, Yalova, Aydın, Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Balıkesir, Yalova, Kocaeli, Çanakkale, Düzce ve Edirne barolarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri, milletvekilleri, belediye başkanları, sanatçılar, STK’ temsilcilerinin yanı sıra çevre gönüllüsü on bine yakın kişi katıldı. Çevredeki köylerde oturan vatandaşların da destek verdiği eylem, Sadık Gürbüz ve Ataol Behramoğlu&#8217;nun konuşmalarıyla başladı.</p>
<figure id="attachment_41326" aria-describedby="caption-attachment-41326" style="width: 357px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-41326" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/EBOob-kXsAApklZ.jpg" alt="" width="357" height="360" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/EBOob-kXsAApklZ.jpg 552w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/08/EBOob-kXsAApklZ-160x160.jpg 160w" sizes="auto, (max-width: 357px) 100vw, 357px" /><figcaption id="caption-attachment-41326" class="wp-caption-text">İllüstrasyon Eda Erdoğmuş</figcaption></figure>
<p>Konuşmaların ardından grup, maden yapılması planlanan alana doğru yürüyüşe geçti. Tel örgülerle kapatılan alana giren protestocular &#8216;ağaçların katledilmesine karşı anayasal haklarımıza karşı çıkıyoruz&#8217; açıklamasıyla şantiyenin çalışmasını durdurdular. Eylemde sembolik olarak bölgeye fidan dikimi de yapıldı. Yürüyüşte &#8216;Geleceğin İçin Doğaya Sahip Çık, Kaz Dağları&#8217;na Dokunma&#8217;, &#8216;Altıncı Filo Kirazlı&#8217;dan Defol&#8217; &#8216;Çanakkale Suyuna Sahip Çıkıyor&#8217;, &#8216;Siyanürlü Su İçmek İster misiniz?&#8217; &#8216;Atikhisar, Atıkhisar Olmasın&#8217; gibi pankartlar açıldı. Eylemcilerin bir kısmının çevrede kamp kurduğu ve nöbeti gece de sürdürdüğü Büyük Su Ve Vicdan Buluşması&#8217;nın madenin yapımı duruncaya kadar devam edeceği bildirildi.</p>
<p>Dünyaca ünlü piyanist Fazıl Say&#8217;ın da 18 Ağustos’ta alanda konser vereceği belirtiliyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/">On Binlerce Kişi Kaz Dağları&#8217;nda Su ve Vicdan Nöbeti&#8217;nde&#8230;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.sivilsayfalar.org/2019/08/06/binlerce-kisi-kaz-daglarinda-su-ve-vicdan-nobetinde/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Su Nöbetindeki Çanakkaleliler: Kaz Dağları İçin Çok Geç Olmadan Harekete Geçin</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/31/su-nobetindeki-canakkaleliler-kaz-daglari-icin-cok-gec-olmadan-harekete-gecin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metehan Ud]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 Jul 2019 10:01:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[TEMA VAKFI]]></category>
		<category><![CDATA[Alamos Gold]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Kent Konseyi]]></category>
		<category><![CDATA[Doğu Biga Madencilik A.Ş]]></category>
		<category><![CDATA[kaz dağları]]></category>
		<category><![CDATA[Pınar Bilir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=41110</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı havzasındaki siyanürlü altın madenini aramalarına karşı Su Nöbeti tutan sivil toplum kuruluşları Kaz Dağları için çok geç olunmadan harekete geçme çağrısı yaptı.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/31/su-nobetindeki-canakkaleliler-kaz-daglari-icin-cok-gec-olmadan-harekete-gecin/">Su Nöbetindeki Çanakkaleliler: Kaz Dağları İçin Çok Geç Olmadan Harekete Geçin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Kaz Dağları’ndaki Atikhisar Havzası’nda Kanadalı altın şirketi Alamos Gold’un yerli şirketi Doğu Biga Madencilik A.Ş tarafından başlatılan altın arama çalışmaları hız kazanırken</span><span style="font-weight: 400;">ağacını, havasını, suyunu savunan Çanakkaleliler de yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde su ve yaşam hakkı için nöbet başlattı. “Kaz Dağları Hepimizin” sloganıyla gerçekleştirilen ‘su hakkı nöbeti’ kısa sürede ilgi görürken, nöbetin, altın madeninin sürdürdüğü ağaç katliamı sonlandırılana kadar sürecek.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-41112 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/07/kent_konseyleri_Kaz-Daglari-640x640.jpg" alt="" width="365" height="365" />Kazdağları ve Çanakkale’nin alternatifsiz, tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın su toplama havzası üzerinde, tamamı ormanlık geniş arazide yürütülen altın madeni projesi ile başta ağaçlar ve diğer bitkiler katledilirken, buna bağlı olarak bölgede varlığı bilinen çok sayıda kuş türü de kayboluyor.  Bölge, ağaçların kesilmesi ile heyelana açık hale gelirken, arama aşamasında bu bölgedeki toprakta bulunan ağır metaller ile işletme aşamasında kullanılacak siyanür ve bir çok kimyasal yer altı su damarları aracılığıyla Atikhisar Barajı ile buluşacak ve Çanakkalelilerin mutfaklarındaki musluklarından zehirli sular akacak.</span></p>
<p><b>TEMA: ÇED Raporuna Aykırı Davranılıyor</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı yaptığı açıklama ile altın madeni için bölgede kesilen ağaç sayısını uydu görüntüleri üzerinden 195.000 olarak tespit ettiklerini ifade ederken, Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporuna aykırı davranan işletmenin durdurulmasını talep etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Altın madeni, olumlu kararı alan çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) raporunda belirtildiği gibi 45.650 ağaç kesileceği yönünde bir planla Mart 2019’da Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan işletme iznini aldı. Ancak uydu görüntüleri üzerinde yaptığımız incelemeler sonucunda kesilen ağaç sayısının ÇED raporuna aykırı olarak 195.000 adet olduğunu tespit ettik. Bunun üzerine ağaç sayısı ile ilgili kaygılarımızı açıklığa kavuşturmak için 25 gün önce Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Çanakkale Valiliği gibi taraflara resmi yazı yazdık ve change.org’da bölgenin doğasına ve tüm canlılarına sahip çıkmak için imza kampanyası başlattık. #altındaölümvar etiketiyle sürdürdüğümüz kampanyamıza bugüne kadar yaklaşık 100.000 kişi imza vermiş olmasına rağmen yetkili mercilerden hala herhangi bir yanıt alamadık” dedi.</span></p>
<p><b>Enerji Bakanlığı Çevre Katliamını Savundu</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise yaptığı açıklama ile altın arayan firmanın 195 bin değil, 13 bin 400 ağaç kestiğini iddia eden bakanlık, firmanın mevzuat gereği 2 farklı noktada 14 bin fidan diktiğini söyledi Açıklamada “Mevzuatta yapılan son değişiklikle madencilik faaliyeti için kesilen ağaç sayısı kadar farklı noktalara ağaç dikilmesi ve madencilik faaliyetinin sona ermesiyle aynı bölgenin yeniden ağaçlandırılarak eski haline getirilmesi şartı getirildi. Söz konusu maden faaliyetlerinde bulunan firma, mevzuat gereği 2 farklı noktada hatıra ormanı oluşturarak, 14 bin fidan dikimi gerçekleştirdi. İddialarda yer alan alanda kesilen ağaç sayısı ortaya atıldığı gibi 195 bin değil, 13 bin 400’dür. Ayrıca, tüm maden faaliyetleri Bakanlığımız ve ilgili kurumlar tarafından periyodik olarak denetleniyor. Bu kapsamda Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü faaliyetleri yerinde incelemek üzere bir ekibi sahaya göndermiştir” denildi.</span></p>
<p><b>‘Mevzuat Çevre Katliamlarına İzin Veriyor’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Çanakkale Kent Konseyi Çevre Meclisi Başkanı Pınar Bilir, altın madenine karşı verdikleri mücadele sırasında çevre meclisi altında örgütlenme kararı aldıklarını belirterek, dernekler, odalar ve siyasi partilerin katılımı ile meclisi kurma kararı aldıklarını dile getirdi. Nöbete ilginin yoğun olduğunu ifade eden Bilir eş zamanlı olarak kent merkezinde de yaşanan çevre katliamı ile çalışmalara başlayacaklarının bilgisini verdi.  Bilir “Kaz Dağları, dünya üzerinde altın aranacak en son nokta. Adına Bin Pınarlı İda denilen ve mitolojisi kitaplarda yer alan bir bölge. Dünyanın başka bir yerinde bu alanlarda bir ağaç bile kestirilmezken bizim mevzuatımız bu tür çevre katliamlarına izin veriyor. Bu bölgede bir kamu yararı yok” dedi.</span></p>
<p><b>‘Bakanlık Neden Şirketi Savunuyor?’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakanlığın açıklaması ile gerçeklerin tutmadığını belirten Bilir “Bakanlık gelip yerinde inceleme yapmalı. Ağaç katliamı artarak devam ediyor. Şirket saha için ‘özel mülkümüz’ diyor ama açıklamayı yapan bakanlık. Bizim muhatabımız kim? Muhatap bakanlık ise biz neden sahada şirket ile karşı kalıyoruz, şirket ise bakanlık neden şirket adına açıklama yapıyor. Bakanlığın şirket adına açıklama yapıyor olması ahlakiliğini sorgulatıyor. Bakanlık ‘siyanürle altın aranmayacak’ diyor biz de aksini söylemedik. Siyanür altının ayrıştırmasında kullanılacak ve bu ÇED raporunda da var. 26 bin ton siyanür kullanılacak. Bakanlığın bu açıklaması bile anlamsız. Çanakkale birinci derece deprem kuşağı olan bir bölge, atık havuzları da fay hatlarının geçtiği bölgede. Atık havuzlarına serilecek olan membran depremlerle zarar görecek ve atıklar toprağımıza, suya karışacak. Yine yer altında yer alan kimyasallar patlamalarla ortaya çıkacak ve yağmurlara ve suya karışacak” diye konuştu.</span></p>
<p><b>‘Engellemezsek İse Ağaç Kesimleri Milyonları Bulacak’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İda Dayanışma Derneği Başkanı Ekrem Akgül, Çanakkale’nin başına gelen en büyük çevre felaketlerinden biriyle karşı karşıya olduklarını ifade etti. Akgül de çevre ile ilgili kanun ve yönetmeliklerin doğa ve toplum çıkarlarını yok sayan bir noktada olduğunu belirtti. Çanakkale’nin doğası, tarımı ve tarihi açısından önemli bir bölgeye maden izni vermenin anlaşılır olmadığını ifade eden Akgül şunları söyledi “120 bin ton ile başlayan faaliyet 26 milyon tona çıkarılmış durumda. Hedefledikleri alan çok daha büyük. Engellemezsek ağaç kesimleri milyonları bulacak. Makineleri durduramıyoruz, gücümüz ona yetmiyor ama inançlı bir şekilde buradaki çevre felaketini gelen insanlara anlatıyoruz. Otobüs otobüs insan geliyor. İnsanlar sahadaki faaliyeti görünce etkileniyor. Buradaki çalışmayı ancak halk durdurabilir”.</span></p>
<p><b>‘Hala Geri Dönüş İmkanı Var’</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bakanlık, maden alanının Kaz Dağları ile ilişkisinin olmadığını yönelik açıklamalarına da değinen Akgül  “Coğrafyada sınırlar yoktur. Eko sistem olarak maden alanı Kaz Dağlarının bölgesinde kalıyor. Kaz Dağının çeperinden çalışmalara başlandı. Ormanı, doğayı koruma gereken bir kamu kurumunun şirketin lehine çalışması asıl abes olandır. Doğaya biraz saygıları varsa bu çalışma durdurulmalı. Biz sesimizi karar vericilere duyuramıyoruz, kulaklarını tıkamışlar. Birileri buradaki çevre felaketini anlatsın onlara. Bu coğrafyaya dokunmayın kaybettiklerimiz geri gelmez. Şu anda geri dönüş imkanı var ama toprağa kirleticiler, kimyasallar değdi mi artık geri dönüş olmayacak. Bu mücadele sadece Çanakkale ile kalmamalı, tüm Türkiye’ye yayılmalı. Dünyanın küresel ısınmayı gündemine taşıdığı bir anda siz nasıl böylesi devasa bir yeşil örtüğü nasıl kaldırırsınız. Kaldırdığınız yeşil örtünün altında hangi canlılar yatıyor. Bu canlıları nerelere göç ettireceksiniz?” dedi.</span></p>
<p><b>Kent Konseylerinden Nöbete Destek</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kent merkezinden 24 saat devam eden nöbete katılmak ve kamp alanına ulaşmak isteyen vatandaşlar için STK’ların talepleri üzerine Çanakkale Belediyesi, sabah saat 09:00, 13:00 ve 17:00’da Cumhuriyet Meydanından servis araçları kaldırıyor.  Türkiye Kent Konseyleri Platformu üyeleri, Cuma günü ülkenin bir çok noktasından Kaz Dağları’na gelerek nöbete destek verecek.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/31/su-nobetindeki-canakkaleliler-kaz-daglari-icin-cok-gec-olmadan-harekete-gecin/">Su Nöbetindeki Çanakkaleliler: Kaz Dağları İçin Çok Geç Olmadan Harekete Geçin</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazma Dağları! Bırak Yerin Altında Kalsın&#8230; </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/25/kazma-daglari-birak-yerin-altinda-kalsin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Pınar Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Jul 2019 21:38:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Etki Değerlendirme]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Kazdağları]]></category>
		<category><![CDATA[Küresel Kaynaklara Bakış]]></category>
		<category><![CDATA[Madencilik raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Siyanürlü Altın Madeni Projesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=40981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Gün geçmiyor ki yeni bir yerin kazılacağını, doğal kaynakların talan edilerek su varlıklarının, çevre ve canlı yaşamının gözden çıkarıldığını duymayalım!  Çanakkale'de Kazdağları, Kütahya'da Murat Dağı'nın etekleri, Fatsa'da Bahçeler, Artvin'de Cerattepe yerin altındakinin üstündekinden daha değerli varsayılmasıyla madenciliğe açılan  dolayısıyla toplumsal muhalefetin kabardığı yerlerden. Oysa bugün bile deneyimlediğimiz aşırı hava olayları, sel ve kuraklık gibi afetler sıklaşarak kısa zamanda günlük yaşamın bir parçası olacak ve  biz "hep daha fazlasını iste!" noktasından "elindekini koru!" safhasına zorunlu geçiş yapacağız. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/25/kazma-daglari-birak-yerin-altinda-kalsin/">Kazma Dağları! Bırak Yerin Altında Kalsın&#8230; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">En son geçen hafta Kazdağları mevkiinde yurttaşların yaklaşık on yıldır kurulmasına karşı mücadele verdiği altın madeni projesiyle ilgili olarak teyakkuza geçildi, kampanyalar yapıldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın bu yıl mart ayında projeye Çevre Etki değerlendirme (ÇED) onayını vermesi üzerine Çanakkale&#8217;nin Kirazlı Köyü&#8217;ne yapılması planlanan Siyanürlü Altın Madeni Projesi ile ilgili çalışmalara başlayan firmanın, onay kapsamında izin verilenin 4 katına çıkarak 195 bin ağacı kesmiş olması sabırları taşırdı. Proje gereği 20 bin ton siyanür kullanımına maruz kalacak olan Kazdağları&#8217;nın meşe, çam ormanları ile birlikte dünyada sadece Türkiye&#8217;de yaşayan 7 bitki türünün yaşam alanı olması da ağaç kesiminin yanında sorunun çok önemli bir boyutu. Zira siyanürle birlikte açığa çıkacak olan arsenik gibi ağır metaller Kazdağları&#8217;ndaki dereleri, yer altı sularını, tarım alanlarını zehirleyen kirlilikle; ormanları ve nadir bitkileri de yok olma tehlikesi ile karşı karşıya bırakacak. Ayrıca  maden sahası 180 bin nüfuslu Çanakkale şehrinin içme suyunu sağlayan Atikhisar barajına komşu olduğu için bu zehirli maddelerin şehrin şebeke suyuna karışma riski de bulunmakta. Kaldı ki iklim değişikliğine bağlı sel, deprem gibi afet olayları meydana gelirse tolere edilmesi mümkün olmayan büyük ölçekli sonuçlarla karşılaşılabilir.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef  Kazdağları  örneği tek değil. Kütahya&#8217;nın Gediz ilçesine bağlı Karaağaç Köyü&#8217;nde de bir altın gümüş madeni kurulması için 8 Mayıs&#8217;ta ÇED onayı verilmiş bulunmakta. Madenin faaliyet göstermesi planlanan Murat Dağı eteklerinin 25 endemik bitki türü, hayvan türlerinin çeşitliliği ve ender bulunan yaban hayat ögeleriyle birlikte sulak alanlarına ev sahipliği yapması önemli bir doğa alanın altın uğruna gözden çıkarılacağının işareti. Uzmanlara göre proje için ağaçların kesilmesiyle toprağın erozyona uğraması ve bölgede heyelanların oluşması da kuvvetli ihtimal. Murat Dağı, Ege’nin en büyük iki akarsuyu olan Büyük Menderes ve  Gediz nehirleriyle Karadeniz’e dökülen Porsuk Çayı ve Sakarya Nehri&#8217;nin kaynağı olduğu için siyanür kullanımı nedeniyle açığa çıkacak olan zehirli maddelerin şehrin su kaynaklarına karışması yine önemli bir risk. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Maalesef  Fatsa ve Artvin de altın-gümüş madeni projeleri nedeniyle yıllardır adını bu risklerle duyurmakta. Yine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı&#8217;nın internet sayfasında altın-gümüş çıkartıldığı belirtilen Bergama, Manisa, Uşak, Gümüşhane, Eskişehir ve Erzincan da maden şirketlerinin ele geçirerek toprak, hava, su varlıklarını kirlettiği canlı cansız çevre açısından kıyam gerçekleştirdiği yerlerden. Oysa dünya genelinde iklim krizi konusunda hükümetler düzeyinde de bir farkındalık gelişirken, yalnızca altın madenciliğinden de değil  uranyumdan kömüre, altına, gümüşe kadar her tür yer altı kaynağının çıkarılması adına yürütülen operasyonlardan vazgeçilmesi gerekiyor. Zira madencilik çok yoğun enerji kullanılmasını gerektiren, karbon salımına neden olduğu için iklim krizini derinleştiren ve gerek çıkartılan madenin doğası, gerekse maden ayrıştırılırken kullanılan zehirli kimyasallar nedeniyle iklim krizi şartlarında kıymeti artacak su varlıklarını zehirleme potansiyeli de bulunduğu için terk edilmesi gereken bir sektör.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl Birleşmiş Milletler (BM) tarafından gerçekleştirilmiş olan Küresel Kaynaklara Bakış 2019 adlı araştırma (Global Resources Outlook 2019)  dünya genelinde karbon emisyonlarının yarısının maden ve fosil yakıt,ham maddelerinin yerin altından çıkarılma faaliyetinden kaynaklandığını ortaya koymakta. Buna göre sondajlar, açılan kuyular, çıkarılan maddelerin</span><span style="font-weight: 400;"> işlenmesi, sevkiyatı ve atıklarının neden olduğu sorunlar açısından sistemik reformların yapılması iklim krizi açısından elzem olmalı. Her ne kadar &#8220;sistemik reform&#8221; ifadesi neoliberal kimliğiyle sakil kalsa da bu raporun </span><span style="font-weight: 400;"> her tür madencilik faaliyetinin dünya genelinde  karbon emisyonlarının %53&#8217;üne neden olduğunu teslim etmesi önemli. Yine raporun ortaya koyduğu diğer bir gerçek, geçen 50 yıl içinde dünya nüfusu ikiye  katlanmışken küresel çapta yer altından çıkarılan maden ve fosil yakıt miktarının 1970&#8217;lerde 27 milyar tondan 2017 yılında 92 milyar tona yani yaklaşık 4 katına  çıktığını ortaya koyması. Bununla beraber yer altı kaynaklarına yönelik kişi 1970&#8217;lerde o dönemin nüfusuna göre kişi başı yıllık 7 ton olurken 2017&#8217;lerde kişi başı 12 tona çıkmış buluyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">BM raporunu incelerken kurumsal riskler üzerine çalışmış eski bir beyaz yakalı olarak maden şirketlerinin gelecek riskleri nasıl değerlendirmiş olduğu sorusu aklıma geldi. Avrupa Birliği tarafından 2016-2018 yılları arsındaki verilerle hazırlanarak yayımlanan Madencilik raporu (MARCO)&#8217;daki uyarılar  genel bir internet aramasıyla karşıma çıkan maden şirketlerine iklim riskleri danışmanlığı hizmetlerinin neden verildiğini de açıklıyordu. Nitekim raporda iklim riskleri verimlilikteki düşüşlerin ötesinde gerek maden alanı gerekse çevre açısından kirliliğe yol açabileceği belirtilmekte ve işletme yönetimi açısından ciddi ve hesaplanmayan maliyetlerin oluşabileceğine hatta, sel suyunun maden sahasını basması zehirlenmelerle beraber çalışma yaşamının sekteye uğramasına yol açabileceğine dikkat çekilmekte.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bununla beraber şirketler açısından iklim değişikliğine dair en büyük risk faktörünün hükümetlerin karbon emisyonlarını azaltmaya  dönük politikası olduğunu söylemeliyim. Zira Queensland Üniversitesi tarafından yapılan iklim değişikliği şartlarında madencilik sektörünü yurt dışı imkanlar açısından değerlendiren bir araştırma maden şirketlerine farklı ülkelerin  iklim değişikliği politikasına göre operasyonlarını gerçekleştirmesi yönünde tavsiyeler vermekte diğer bir deyişle uygun şartların küresel çapta aranması için madencilikte kolonyalizmi önermekte! Kuşkusuz Paris anlaşmasından çekilen bir Türkiye  küresel maden şirketleri için birbirinden cazip fırsatlar sunuyor, kaldı ki yabancısının gelmesine gerek olmadan yerli şirketler de doğa varlıklarının, yaşam alanlarının cellatlığına soyunmuş durumda.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Murat Dağı&#8217;ndaki kartalın, Kazdağları&#8217;ndaki  ceylanın içtiği suda siyanür olması ihtimalinde, bugün çocuklarımızın da içtiği suda siyanür olması ihtimali gizli. Tek çare hükümetlerin iklim krizini ciddiye alarak samimi politika üretmesinde. Ancak kömürlü termik santrallerinin filtresiz çalıştırılmasına, yeni termik santrallerin kurulmasına göz yuman hükümetlerin toplumsal muhalefet eliyle küresel iklim değişikliği politikalarına uymaya zorlanması yerin altındakini yerin altında bırakmak dahil bir çok sorunun ortak  anahtarı gibi görünüyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/07/25/kazma-daglari-birak-yerin-altinda-kalsin/">Kazma Dağları! Bırak Yerin Altında Kalsın&#8230; </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
