<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Burcu Meltem Arık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/burcu-meltem-arik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/burcu-meltem-arik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Sep 2020 14:45:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Burcu Meltem Arık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/burcu-meltem-arik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>&#8220;&#8216;Yeni Normal’ Sorgulanmalı ve Baştan Kurgulanmalı”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/yeni-normal-sorgulanmali-ve-bastan-kurgulanmali/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 09:27:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Meltem Arık]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=57473</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık ile 31 Ağustos itibarıyla uzaktan eğitimle başlayan ve 21 Eylül’de yüz yüze eğitime geçilmesi öngörülen yeni eğitim-öğretim yılını, Türkiye’de eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için hangi önlemler alınması gerektiğini konuştuk. Arık, ERG olarak çözüm önerilerini sıralıyor ve ‘normal’in hiçbir zaman ‘normal’ olmadığını hatırlatarak, “‘yeni normal’ sorgulanmalı ve baştan kurgulanmalı” diyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/yeni-normal-sorgulanmali-ve-bastan-kurgulanmali/">&#8220;&#8216;Yeni Normal’ Sorgulanmalı ve Baştan Kurgulanmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Pandemide okulların kapanması dünyada 1 milyar öğrenciyi etkiledi; 460 milyondan fazla öğrenci eğitimden mahrum kaldı. Bu tablonun sosyal ve ekonomik etkilerini vurgulayan <a href="https://www.dw.com/tr/unicef-463-milyon-%C3%A7ocuk-e%C4%9Fitimden-mahrum-kald%C4%B1/a-54720096">UNICEF, hükümetlere okulların açılması çağrısında bulunuyor</a>. Dünya Bankası ise ülkelerin eğitim sistemlerini yeni koşullara uyarlamaları gerektiğine dikkat çekiyor.</p>
<p><b>Pandemide MEB</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitimde fırsat eşitsizliğine dikkat çekilen pandemi döneminde Türkiye’de hangi politikalar hayata geçirildi? MEB, eğitimde fırsat adaleti anlayışı ile Eğitim Bilişim Ağı’nı (EBA) yapay zekâ sistemleriyle güçlendirerek, dünyada uzaktan eğitime başlayan ilk ülkeler arasında yer aldı.</span> <span style="font-weight: 400;">Pandemide Türkiye’de uzaktan eğitimin sağlandığı EBA, 3 milyardan fazla tıklanma sayısı ile Türkiye&#8217;de en çok ziyaret edilen 10. site, dünyada da en çok ziyaret edilen 3. eğitim sitesi oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">2020-21 eğitim-öğretim yılında</span><span style="font-weight: 400;"> Türkiye’de her bölgede farklı gelir düzeyinde olan öğrencilere uzaktan eğitime eşit erişim imkanı sağlamak amacıyla </span><span style="font-weight: 400;">Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Dünya Bankası desteği ile </span><a href="http://www.meb.gov.tr/meb-dunya-bankasi-guvenli-okullasma-ve-uzaktan-egitim-projesi/haber/21536/tr"><span style="font-weight: 400;">Güvenli Okullaşma ve Uzaktan Eğitim Projesi’ni</span></a><span style="font-weight: 400;"> başlattı. </span><span style="font-weight: 400;">MEB ile ilgili soruları yanıtlayacak MebAsistan uygulamasını tanıttı; Uzaktan Eğitimde Bir Fikrim Var çağrısı ile önerileri alarak bir toplantı düzenledi. MEB bunun için uzaktan eğitim deneyimlerini değerlendirmek ve bakanlık politikaları hakkında görüş almak için </span><a href="http://uzaktanegitimebirfikrimvar.meb.gov.tr/"><span style="font-weight: 400;">Uzaktan Eğitime Bir Fikrim Var </span></a><span style="font-weight: 400;">web sitesini açtı ve önerilerin ele alındığı </span><a href="http://www.meb.gov.tr/uzaktan-egitime-bir-fikrim-var/haber/21488/tr"><span style="font-weight: 400;">bir toplantı</span></a><span style="font-weight: 400;"> düzenledi. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, &#8220;Önümüzdeki süreç gösteriyor ki biz uzaktan eğitimi hem salt uzaktan eğitim olarak hem de harmanlanmış modelle ilgili, canlı derslerle ilgili boyutu açısından çok yüksek çıtalara kavuşturacağız.&#8221; diyor.</span></p>
<p><b>Pandemide ERG’nin Faaliyetleri </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-51751 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/ERG.jpg" alt="eğitim reformu girişimi" width="250" height="250" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/ERG.jpg 384w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/03/ERG-160x160.jpg 160w" sizes="(max-width: 250px) 100vw, 250px" />ERG Araştırmacısı Umay Aktaş Salman</span><span style="font-weight: 400;">, </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/uzun-hikaye-okula-donusun-zorlu-problemleri/"><span style="font-weight: 400;">Okula Dönüşün Zorlu Problemleri</span></a><span style="font-weight: 400;"> adlı yazısında,</span> <span style="font-weight: 400;">haneler ile birlikte okullar arasında hem imkân hem de öğrenme yönünden eşitsizliklerin olduğunu hatırlatarak, Türkiye’de her çocuğun yeni eğitim yılına farklı koşullardan geçerek döndüğünü; sadece öğrencilerin değil her okulun hikâye ve ihtiyaçlarının farklı olduğunu söylüyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG </span><span style="font-weight: 400;">Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık ise pandemide ERG’nin izlediği stratejiyi anlatıyor; ERG olarak diğer STK ve kurumlar ile işbirliklerini ve dayanışmayı güçlendirme çağrıs</span><span style="font-weight: 400;">ı yapıyor. </span></p>
<p><b>Öncelikle ERG’yi pandemi nasıl etkiledi? Pandemide ERG nasıl bir strateji izledi? İzlediğiniz stratejinin sonunda, nasıl geri dönüşler aldığınızı paylaşır mısınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Salgın </span><span style="font-weight: 400;">başlangıcında alınan kararlar doğrultusunda, ERG hızlı bir şekilde uzaktan çalışmaya geçerek neredeyse tüm çalışmalarını dijital ortama taşıdı. Eğitim alanında yaşanan gelişmeleri izleyen ve yaptığı izleme çalışmaları sonucunda, alanda çözüm odaklı, yaratıcı ve yenilikçi uygulamalar geliştirmeye çaba harcayan bir kurumuz. Salgın sırasında  izleme çalışmalarının odağına uzaktan eğitim sürecini aldık. Kamuoyunu, yapılan açıklamalar ve devam eden tartışmalar konusunda, dünyadan karşılaştırmalı örnekler sunarak doğru bilgilendirmeyi hedefledik. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG Blog’da başlattığımız </span><a href="https://www.egitimreformugirisimi.org/turkiyede-koronavirusun-egitime-etkileri/"><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de Koronavirüsün Eğitime Etkileri</span></a><span style="font-weight: 400;"> başlıklı yazı dizisinde, ben </span><span style="font-weight: 400;">ve ERG Araştırmacısı Umay Aktaş kritik konuları ve durumları ele alıp, politika önerileri paylaştık. Benim yazılarım analiz ağırlıklı, Umay’ın yazıları ise sahadaki deneyimleri yansıtacak biçimde, paydaş görüş ve değerlendirmeleri ağırlıklı oldu. Bu diziye, değişen gündemle birlikte devam ediyoruz. Önemli geri dönüşler aldığımızı söyleyebiliriz. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İzleme çalışmalarımızla birlikte, her yıl Sabancı Üniversitesi’nde Sabancı Vakfı’nın desteğiyle düzenlediğimiz ve tek günde bine yakın katılımcıyı ağırladığımız Eğitimde İyi Örnekler Konferansı’nı da dijital ortama taşıyarak, altı haftalık bir zaman dilimine yaydık. Konferans teması altında, gündemle paralel olarak “başarı”nın ne olduğunu sorguladık. Dijital iletişim kanallarımız konferansın fiziksel sınırlılıklarını ortadan kaldırarak, içeriklerinin binlerce kişiye ulaşmasını sağladı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijitale taşıdıklarımız arasında, çocuğu ilgilendiren farklı konuları uzmanlar eşliğinde, eğitim zemininde bir araya getirdiğimiz Bir Arada etkinliklerimiz, Nike Türkiye ve MEB işbirliğiyle yürüttüğümüz Made to Play: Hareket </span><span style="font-weight: 400;">Okulda projemiz, Eğitim İzleme Raporlarımızın panelleri gibi çalışmalarımız da bulunuyor. Bu süreçte sosyal medya ve diğer dijital iletişim araçlarımızı etkin bir şekilde kullandığımızı ve bu süreçteki etkimizi belirli bir ölçekte izleyebildiğimizi söyleyebiliriz. Aynı zamanda, bu dönemdeki deneyimlerden öğrenmek ve çalışmalarımızın etkisini izlemek için farklı değerlendirme ölçütleri ve çalışmaları da gündemimizde.</span></p>
<p><b>Eğitimin Niteliğinin ve İyi Olma Halinin Birlikte Gözetilmesi Gereği</b></p>
<p><b>Örgün eğitim kurumlarının 2020-2021 eğitim öğretim yılında 31 Ağustos itibarıyla yüz yüze eğitime başlayacak olmasına ilişkin değerlendirmeniz nedir? ERG yeni eğitim öğretim yılına ilişkin ne öneriyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-57476 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/09/burcu-meltem-foto.jpg" alt="Burcu Meltem Arık" width="387" height="276" />Uzaktan eğitim sürecinde öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin her birinin ayrı ayrı önemi daha farklı bir biçimde görünür hale geldi. Her üç grubun da hem psikososyal hem de teknik destek alabilmesi önemli olacaktır. Destekler ilgili gruba uygun, etkili, sürekli olmalı. Böylece, hem öğrenmenin devamlılığı sağlanabilir hem de uzaktan eğitim süreci sona erdiğinde yürütülecek telafi süreci daha hızlı ve etkili biçimde hayata geçirilebilir. Destekler, sadece merkezi ve yerel kamu kurumları tarafından değil, okullar, öğretmenler, veliler arasında işbirliği ve kolektif çalışma yoluyla da hayata geçirilebilir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yüz yüze de olsa uzaktan eğitimle </span><span style="font-weight: 400;">de olsa, eğitimin en önemli paydaşlarından biri öğretmen. Öğretmenlerin desteklenmesi ve motivasyonlarının güçlenmesi bu süreçte daha fazla önem kazandı. Ancak bunu yaparken öğretmenin “özne olma hali” odağa alınmalı, yürütülen tüm süreçlere etkin katılımları sağlanmalı. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">MEB’in 23 Mart’tan bu yana sürdürülen uzaktan eğitim sürecinde paylaştığı olanaklara karşın içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen ve uzaktan eğitim araçlarını etkin kullanamayan öğrencilere yönelik programlar planlanmalı. Okulların açılması ile birlikte, planlanması gereken bir diğer konu da, uzaktan eğitim sürecinin ardından okula uyum sorunlarının ve devamsızlığın önlenmesi olabilir. </span><a href="https://en.unesco.org/covid19/educationresponse/consequences"><span style="font-weight: 400;">Okuldan uzakta olunan süre uzadıkça özellikle risk altındaki çocukların okula dönüş oranlarında azalma ihtimali artıyor</span></a><span style="font-weight: 400;">. Bu çocukların sağlık, beslenme, güvende olma durumlarının da bu süre içinde değişebileceği belirtiliyor. Okulların yeniden açılma süreci, akademik boyutun yanı sıra iyi olma halini de bütünüyle gözetmeli. </span></p>
<p><b>Eğitimde fırsat eşitsizliğinin pandemi ile arttığını düşünür müsünüz? Eşitsizlik var ise sizce nasıl düzelebilir? ERG buna ilişkin hangi çalışmaları hayata geçirmeyi planlıyor?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG, politika yapım süreçlerine veri temelli ve paydaş katılımı odaklı bir perspektifle katkı sunmayı hedefleyen bir kurum. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Uzaktan eğitim süreci, eğitimde var olan bazı eşitsizlikleri daha görünür de kıldı. MEB’in paylaştığı tüm olanaklara karşın, içinde bulunduğu koşullar </span><span style="font-weight: 400;">nedeniyle uzaktan eğitime erişemeyen, erişme imkânı olsa bile yine içinde bulunduğu koşullar nedeniyle uzaktan eğitim araçlarını etkin izleyemeyen öğrenciler oldu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okullarda hijyen, salgın öncesinde de genel bir sorundu, ancak bu dönemde daha da ortaya çıktı. Okullarda özellikle tuvalet temizliğinin ve hijyen malzemelerinin sağlanması ihtiyacı belirginleşti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dijital teknolojilerdeki değişimler eğitim ve öğretim tasarımını değiştirdi; öğrenci ve öğretmen arasındaki etkileşim biçimlerini farklılaştırdı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunların çözümünü hedefleyen politikalar hayata geçirilmeli. </span></p>
<p><b>“Yeni Normal” Sorgulanmalı</b></p>
<p><b>Çocuklar ve yetişkinlerin, pandemi riski ve kısıtlamalarının tekrar gündeme gelecek olması durumunda, ‘normal’ hayata dönüşün gecikmesi ya da kısıtlamalarla birlikte “yeni normal” için ebeveynler, çocukları için nasıl bir hazırlık yapmalı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">“Normal” hiçbir zaman normal değildi ve olmamalıydı. “Normal” dediğimiz dönemde insanların yaptıkları bizi bugünlere getirdi. “Normal” olarak kurguladığımız eğitim, sağlık, gıda, ulaşım, vb. sistemleri sorgulamalı ve baştan kurgulamalıyız. Bu tabii oldukça katmanlı ve çok paydaşlı bir süreç.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Evde tüm yaşam ortamının bu olağanüstü koşullara göre düzenlenmesi gerekiyor. Ebeyevnlerin tepkileri çocukları etkiler. Çocukları destekleyici, çocukların duygularını paylaşabilecekleri ve ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri güvenli bir ortam sağlanmalı. Bu süreç hem ebeveynler hem de çocuklar için zor ve belirsizliklerle dolu bir süreç. Öncelikle bunu kabul etmeli. Çocukların sabırları azalabilir, kaygıları ve soruları artabilir. Ebeveynlerin sakin kalabilmesi önemli. Çocuklarının kaygılarını artırıcı davranışlar göstermemeliler. Olağanüstü bir dönemdeyiz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Okula yeni başlayacak çocuklar için uzaktan eğitim okula alışmayı güçleştirebilir. Küçük yaşta çocukların özdisiplin gerektiren kendi başına çalışma becerileri gelişmiş değil. Eğitime uyum sürecini zorlaştırabilir. Okul, sadece eğitimin olduğu bir mekân değil. Okulda arkadaşlarıyla ilişki kuruyorlar. Öğrenme sosyal bir ortamda gerçekleşiyor. Çocukları dinlemek ve ihtiyaçları doğrultusunda onlara destek olmak oldukça önemli. Ebeveynler çocuklarının akademik olarak geri kalma endişesinden ziyade psikososyal ve duygusal becerilerinin güçlenmesine daha çok odaklanmalılar.  Evde çocuklarına daha yakın bir ilgi göstermeliler. Kendilerini ve çocuklarını değişebilecek koşullara göre hazırlamaya çalışabilirler.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">En önemlisi ise çocuklarının öğretmenleri ile takım olmaları ve birlikte, iyi bir işbirliği içinde çalışmaları.</span></p>
<p><b>Diğer STK’lar, kamu kurumları ve özel sektör kuruluşlarına bir çağrınız var mı?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İşbirliklerini ve dayanışmayı güçlendirmemiz çağrımız var, bu çağrı sadece bize ait de değil. Birlikte çalıştığımız çok sayıda kurum da aynı çağrıyı yineliyor. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/09/01/yeni-normal-sorgulanmali-ve-bastan-kurgulanmali/">&#8220;&#8216;Yeni Normal’ Sorgulanmalı ve Baştan Kurgulanmalı”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sivil Mikrofon (8): Uzaktan Eğitimde İlk Gün</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/23/sivil-mikrofon-8-uzaktan-egitimde-ilk-gun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 23 Mar 2020 15:03:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Podcast]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Meltem Arık]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[koronavirüs]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Mikrofon]]></category>
		<category><![CDATA[uzaktan eğitim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=50804</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Mikrofon’da Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık ile Koronavirüs sebebiyle Eğitim Bilişim Ağı (EBA) üzerinden başlayan uzaktan eğitim uygulaması değerlendirildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/23/sivil-mikrofon-8-uzaktan-egitimde-ilk-gun/">Sivil Mikrofon (8): Uzaktan Eğitimde İlk Gün</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık, Sivil Mikrofon&#8217;da ERG olarak hazırladıkları Türkiye’de Koronavirüsün Eğitime Etkileri yazı dizisinin yanı sıra, dünya genelinde eğitim alanında alınan tedbir ve uygulamalarla ilgili bilgiler de verdi. Arık, yaygın eğitimde olduğu gibi uzaktan eğitimde de kapsayıcılık ilkesine uygunluk, müfredatın çocukların iyi olma haline katkıda bulunacak şekilde olmasının önemine değinirken; sivil toplumun eğitim alanındaki çalışmaları hakkında da değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p><iframe title="Spotify Embed: Uzaktan Eğitimin İlk Gün" style="border-radius: 12px" width="100%" height="152" frameborder="0" allowfullscreen allow="autoplay; clipboard-write; encrypted-media; fullscreen; picture-in-picture" loading="lazy" src="https://open.spotify.com/embed/episode/3sD8N8y7YkcY8DQzZGrN1M?si=YBJ5xNyNQgyhASSvOGSfsg&#038;utm_source=oembed"></iframe></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/03/23/sivil-mikrofon-8-uzaktan-egitimde-ilk-gun/">Sivil Mikrofon (8): Uzaktan Eğitimde İlk Gün</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuk Katılımı Sempozyumu:  Çocuklar Haklarını Kendileri Koruyabilir  </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/cocuk-katilimi-sempozyumu-cocuklar-haklarini-kendileri-koruyabilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derya Kap]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 26 Nov 2019 07:51:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Meltem Arık]]></category>
		<category><![CDATA[ÇOÇA]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Haklarına Dair Sözleşme]]></category>
		<category><![CDATA[Fridays For Future]]></category>
		<category><![CDATA[Nilgün Çavuşoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Oğuz]]></category>
		<category><![CDATA[pınar uyan semerci]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Dedektifi İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplumda Çocuk Katılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Sulukule Gönülüleri Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44901</guid>

					<description><![CDATA[<p>BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin (BMÇHS) kabulünün 30. yılında Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi (ÇOÇA) İsveç Başkonsolosluğu’nun desteğiyle Genç Sesler projesi kapsamında, “Çocuğun Katılım Hakkı: Neredeyiz?” temalı bir sempozyum düzenledi. Santralİstanbul’da 22-23 Kasım 2019 tarihlerinde düzenlenen sempozyumda çocuk katılımının aile, okul, medya ve sivil toplum gibi farklı bağlamlarda, İsveç ve Türkiye’den deneyimler çerçevesinde ele alındı. Türkiye’de kamu kurumları çocuk katılımını hayata geçirmek için İl Çocuk Hakları Komiteleri, Çocuk Meclisleri gibi oluşumlar ile bu alanda çeşitli  STK’lar faaliyet gösterse de çocuk haklarının hayata geçmesinde ve çocuk katılımında istenilen düzeyde olunmadığı kaydedildi.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/cocuk-katilimi-sempozyumu-cocuklar-haklarini-kendileri-koruyabilir/">Çocuk Katılımı Sempozyumu: &lt;br&gt; Çocuklar Haklarını Kendileri Koruyabilir  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’nin çeşitli gerekçelerle BMÇHS’nin bazı maddelerine koyduğu çekinceler, çocuğa kötü muamele ve istismar, çocuk işçi rakamlarının yüksekliği gibi hayati sorunlar göz önüne alındığında, çocuğun katılım hakkını konuşmak lüks gibi görünebilir. Ancak katılımcıların da vurguladığı gibi, Çocuğun Katılım Hakkı Sözleşmesi dört temel ilkesinden birini oluşturuyor. Dahası, diğer hakların hayata geçirilmesi çocuk hakları alanında tüm haklara bütüncül bir yaklaşımı gerektiriyor. Bu çevrede sempozyumda, çocukların aile, okul, kent ve medya dahil çeşitli bağlamlarda karar mekanizmalarına etkin ve anlamlı katılımını mümkün kılmanın önemi ve yolları konuşulup tartışıldı.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img decoding="async" class=" wp-image-44903 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/P%C4%B1nar-Hoca-640x1136.jpg" alt="" width="197" height="350" />Sempozyum sırasında görüştüğümüz ev sahibi kuruluşun öğretim üyesi Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, BMÇHS’nin çok önemli bir belge olduğunu çünkü ülke mezhep, dil, vatandaşlık din, ırk  hiçbir ayrım olmadan çocukların çocuk olmaktan kaynaklanan haklarından bahsettiğini hatırlattı. Çocukların refahına daha çok vurgu yapan “çocuğun üstün yararı” kavramının yanına, son yıllarda “çocukların katılım hakkı” kavramını tartışmaya başladığımızı belirten Semerci, bu sebeple düzenledikleri sempozyumda katılımın özellikle ailede, okulda ve medyada nasıl sağlanacağı ; gerçek bir katılımı mümkün kılmanın mekanizmalarını tartıştıklarını ifade etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Queen’s Üniversitesi Çocuk Hakları Merkezi Eş Direktörü Prof. Laura Lundy, sempozyumun ana konuşmacısı sıfatıyla, kendi geliştirdiği Lundy Modelinden bahsetti. Lundy, yetişkinlerin yanlış algılarının çocuk katılımını engelleyen faktörlerden biri olduğuna işaret ederek, çocukları dinleyip, görüşlerini dikkate almanın diğer sahip oldukları haklara otomatik olarak erişmelerini sağlayacağını savundu. Çocuk katılımı için farklı mekanizmalara bir örnek olarak İsveç’ten katılan Strängnäs Belediyesi Çocuk Ombudsmanı Helena Edvinsson, görev aldığı kentte karar alıcılar ile çocuklar arasında sürekli bir iletişimin kurulduğunu, hatta kentte alınan bazı kararlarda çocukların fikirlerinden faydalanıldığını örnekleriyle anlattı.  Edvinsson, siyasi ve toplumsal düzeyde kararlara aktif olarak çocuk katılımının aktif sağlanması gerektiğine dikkat çekti.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir diğer konuşmacı Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) kadın ve çocuklardan sorumlu Kamu Denetçisi Celile Özlem Tunçak, Türkiye’de çocukların doğrudan başvuru yapabildikleri tek resmi kurum olduklarını belirterek, kendilerine gelen her başvuruyu titizlikle incelediklerini ve sorunları çözüme kavuşturmaya çalıştıklarını belirtti. Tunçak, çocuklarda hak arama ve demokrasi kültürünün yerleşmesi ve kendilerini birey olarak hissetmelerini sağlamak için, farklı dillerde yazılmış bile olsa, kuruma yapılan başvuruların tümünü değerlendirdiklerini vurguladı. 2018 yılında bin civarında çocuğun başvuru yaptığı KDK’nın,  çocuklara özel olarak hazırladığı ayrı bir web sitesi (KDK Çocuk) bulunuyor. </span><b> </b></p>
<p><b>Çocuklar İhtiyaçlarını En İyi Kendileri Bilir </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de çocuk katılım mekanizmalarına ilişkin söz alan</span> <span style="font-weight: 400;">UNICEF temsilcisi Nilgün Çavuşoğlu, Çocuk Hakları İl Komiteleri, Çocuk Forumu ve özellikle mültecilerin yoğun yaşadığı kentlerdeki sosyal uyum konusunda uygulamalarından bahsetti. Aynı tarihte kurulmalarına karşın her ilde şehrin dokusuna göre, fiilen farklı bir Çocuk Hakları İl Komitesi oluştuğunu söyleyen Çavuşoğlu, çocukların katılım hakkının ülkemizde yakın zamanda dikkate alınmaya başlandığını ancak ataerkil toplum yapısı nedeniyle bu alanda ilerleme sağlanmasının zaman alacağının altını çizdi. Çocukların yetişkin eliyle değil kendi geliştirdikleri modellerle seslerini duyurmalarının ancak katılımla mümkün olabileceği, Çavuşaoğlu’nun konuşmasının temelini oluşturdu. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sempozyumun ilk gününde öğleden sonra gerçekleşen eşzamanlı oturumlarda, çocuk haklarının ekolojide, kentte, ailede, medyada, kentte ve sivil toplumda nasıl mümkün olabildiği soruları ele alındı. Çocuk Katılımı ve Ekoloji başlıklı oturumda, iklim krizinin aynı zamanda çocuk hakları krizi sayılabileceğini belirten Burcu Meltem Arık, nesiller arası ve çevresel adalet kavramlarıyla yerkürenin çeşitli yerlerinde çocukların iklim krizinden farklı düzeylerde etkilendiklerine dikkat çekti. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nden Özge Oğuz, iklim krizini eğitim müfredatına alma ve içeriği şekillendirme süreçlerinde yaşadıkları deneyimi anlatırken, Sulukule Gönülüleri Derneği’nden Genç Bostan Ekibi, Bostansız Okul Olmasın projelerini; Fridays For Future Türkiye İstanbul ekibinden katılan gençler ise iklim grevine dahil olma süreçlerini ve 29 Kasım’da düzenleyecekleri takas şenliğini anlattılar.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Kentte Çocuk Katılımı oturumu Şehir Dedektifi İnisiyatifi ve Çocuk İstanbul gibi oluşumlar ile örneklendirilirken; Ailede Çocuk Katılımı oturumunda çocuklar için Ashoka Programı, Dijital Medya ve Çocuk Platformu örnekleri; Eğitimde Çocuk Katılımı oturumunda ise Başka Bir Okul Mümkün Derneği’nin deneyimi ile Bilgi Üniversitesi Demokratik Okullara Doğru projesi  konuşuldu. Şişli Belediyesi Eşitlik Birimi’nden Ceren Suntekin’in deneyimleri çerçevesinde, çocukların kendi ihtiyaçlarını çok iyi bildiğini söylemesi ve sadece çocuklara danışılırsa dünyadaki en iyi kent stratejilerinin şekilleneceğine olan inancı, sempozyumda yapılan dikkate değer tespitlerden biriydi. </span></p>
<p><b>Yetişkin Merkezli Yaklaşımdan Çocuk Merkezli Yaklaşıma  </b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Toplumda Çocuk Katılımı oturumunda konuşan Ayşe Beyazova, çocukların kendi yaşamlarının uzmanı olduklarından hareketle, çocuk katılımın diğer hakların gerçekleşmesi için koşul olduğunu hatırlattı. Ayrıca, çocukların aktif yurttaşlar olmaları ve özne haline gelmeleri için sivil toplumun doğrudan veya dolaylı olarak çocuklarla çalışmasının öneminden bahsetti. Uluslararası Çocuk Merkez’inden Ebru Ergin, Mikro-Fon hibe programı ile çocuk katılımını sağlamak koşuluyla yürüttükleri programın etkileri ve sonrasında çocuk katımını destekleyen politika belgelerinden söz etti. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Hayata Destek Derneği’nden Selda Bozbıyık, çocuk katılımını çocuk güvenliği ekseninde ele aldıklarını ve kurumda çalışan tüm yetişkinlerin çocuk katılımını çocuk güvenliğini gözetecek şekilde tesis etmeyi taahhüt ettiğini söyledi.  Türkiye’nin tek aktif çocuk derneği olan Hempa Çocuk Derneği Başkanı İ. Enes Duruay ise çocukların, STK’ların ve hatta kamu yöneticilerinin pek çoğunun 12 yaşını dolduran her çocuğun sivil topluma katılım hakkı olduğunu bilmediğini, bu sebeple dernek kurma aşaması ve sonrasında 18 yaşından küçük olmalarının kendilerine yaşattığı zorluklardan bahsetti.      </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sempozyumun ikinci gününde çocuk koruma perspektifinden çocuk katılımını ele alan oturumda konuşan Prof. Dr. Pınar Uyan Semerci, katılımın olmadığı durumda hak temelli bir korumanın mümkün olup olmadığı sorusuna yanıt aradı. Çocuk hakları alanında dünyada çocuğun refahını sağlamaktan, çocuğun iyi olma haline evrilen bir yerde olduğumuzu belirten Semerci, bunun koruma ve katılımın beraber ele alınmasına olanak sağladığını söyledi. Diğer bir deyişle, çocuğun refahını önceleyen yaklaşımda nesnel olarak koruma öne çıkarken, çocuğun bugününe de odaklanan öznel iyi olma halini değerlendirmede katılım öne çıkıyor. Esasında, Semerci’ye göre, çocuğun öznel iyi olma hali ile nesnel hali beraber değerlendirmeli ve bütüncül bir bakışla koruma ve katılım ilişkine bakılmalı…  Çocuğu bir vatandaş olarak düşünerek, çocuğun özne olması, kendini ifade edebileceği bir sistemin oluşturulması; sadece gelecekteki iyi olma haline değil bugünkü iyi olma haline de odaklanarak, bu yaklaşımla politikaların belirlenmesi ya da araştırmaların yapılması halinde, koruma ve katılım birlikte ele alınmış olur.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sempozyumun ikinci gününde öğleden sonra yapılan oturumlarda, çocuk katılımı deneyimleri üzerine çeşitli katılımcılar ile söyleşiler yapıldı. Sempozyum,  çocuk katılımının Türkiye’de anakımlaştırmanın mümkün olup olmayacağına dair forum ile sona erdi. </span></p>
<p><b>Çocuk Haklarını Hayata Geçirmede Yetişkinlere Düşen Sorumluluklar</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44904 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/gozde-durmus.png" alt="" width="307" height="307" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/gozde-durmus.png 531w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/11/gozde-durmus-160x160.png 160w" sizes="auto, (max-width: 307px) 100vw, 307px" />Sempozyum vesilesiyle organizasyonun evsahipliğini yapan Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimin’den Gözde Durmuş ile yaptığımız görüşmede, çocukların</span><span style="font-weight: 400;"> katılımını sağlamanın öncelikle devletin ve sonra tüm yetişkinlerin sorumluluğu olduğu vurgusu öne çıktı. Türkiye’nin ulusal mevzuatında çocuk haklarına ilişkin düzenlemelerin katılımdan çok korumaya ağırlık verdiğini söyleyen Durmuş, bu nedenle ulusal mevzuatın genel olarak katılım hakkı bakımından BMÇHS ile uyumlu olmadığı tespitini yaptı.   </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Durmuş’a göre, akademide ve sivil toplumda yapılan çalışmaların bütüncül bir çocuk politikasına dönüşebilmesi, çocukların hayatlarında fark yaratabilmesi için kamu ile etkin işbirliğinin kurulması ve karar vericileri etkileyebilmek gerekiyor. Çocuk alanındaki en büyük eksiklik ise “hakları savunulan” öznelerin yani çocukların bu mücadelede yer almaması / alamaması… Tüm bu değerlendirmeler çerçevesinde, Türkiye’de çocuk çalışmaları alanında bir ekosistemin oluşması,  bu ekosistemde farklı yol ve yöntemlerle çocuklarla birlikte yol alınması tüm yetişkinlerin sorumluluğunda olduğu açık…</span></p>
<p>Se<span style="font-weight: 400;">mpozyumun video kayıtlarına, Facebook’taki <a href="https://www.facebook.com/gencseslerprojesi/">Genç Sesler Projesi</a> sayfasından</span><span style="font-weight: 400;"> ulaşabilirsiniz. Ayrıca sempozyumun konuşma metinleri, daha sonra rapor-kitap halinde basılacak. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/26/cocuk-katilimi-sempozyumu-cocuklar-haklarini-kendileri-koruyabilir/">Çocuk Katılımı Sempozyumu: &lt;br&gt; Çocuklar Haklarını Kendileri Koruyabilir  </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eğitim İzleme Raporu 2019’un Üçüncü Dosyası “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” Yayımlandı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/07/egitim-izleme-raporu-2019un-ucuncu-dosyasi-ogrenciler-ve-egitime-erisim-yayimlandi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 07 Nov 2019 12:41:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Meltem Arık]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim Reformu Girişimi]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim İzleme Raporu]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenciler ve Eğitime Erişim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=44185</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eğitim İzleme Raporu 2019’un üçüncü dosyası olan “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” bugün düzenlenen panelle kamuoyuna duyuruldu. Panelde, rapor sunumunun yanı sıra eğitime erişim ile ilgili gelişmeler çocuk hakları ile kapsayıcı eğitim alanlarına odaklanarak tartışıldı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/07/egitim-izleme-raporu-2019un-ucuncu-dosyasi-ogrenciler-ve-egitime-erisim-yayimlandi/">Eğitim İzleme Raporu 2019’un Üçüncü Dosyası “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim Reformu Girişimi’nin (ERG) 2007’den bu yana yayımladığı Eğitim İzleme Raporları, bu yıldan başlayarak farklı dosyalar halinde yayımlanıyor. Eğitim İzleme Raporu 2019’un “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” başlıklı üçüncü dosyası bugün gerçekleşen panelle kamuoyuna duyuruldu. ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık’ın açış konuşmasıyla başlayan panelde, raporun sunumu ERG Araştırmacısı Gözde Ertekin tarafından gerçekleştirildi. Ardından, Melisa Soran (SEÇBİR) ve Sayın Seda Akço Bilen (Hümanist Büro) eğitime erişimde yaşanan gelişmeleri eğitim ortamında ayrımcılık ve eğitime erişimi çocuk hakları çerçevesinden ele alarak değerlendirdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44187 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/E%C4%9Fitime-Eri%C5%9Fim_1-640x480.jpeg" alt="" width="331" height="248" />Panelin açış konuşmasını yapan Arık, “Erişilebilirlik, ayrımcılık olmaksızın herkes için eğitim olmasına işaret eder. Eğitim hakkı, eğitimin zorunlu ve ücretsiz olmasının yanında, nitelikli ve kapsayıcı olmasını da içerir.” dedi ve izleme çalışmalarının devamlılığının önemini dile getirdi.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Raporun sunumunu gerçekleştiren ERG Araştırmacısı Gözde Ertekin ise </span><span style="font-weight: 400;">okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde çocukların eğitime erişimi, öğrencilerin program türlerine göre dağılımı, devamsızlık, sınıf tekrarı, eğitimden erken ayrılma gibi  pek çok veriyi paylaştı. Bunun yanı sıra özel gereksinimli, geçici koruma altındaki ve çalışan çocukların eğitime erişimine de dair de mevcut durumu değerlendirdi. </span><span style="font-weight: 400;">Ertekin, “12 yıl zorunlu eğitimde net okullulaşma oranı yüzde 90. Okul öncesi kademesinde eğitime erişimde son 3 yılda 5 yaş için net okullulaşmaya baktığımızda çok ciddi  artış olduğu görülüyor. Ancak okul öncesi eğitimin parasız ve zorunlu olmadığı düşünüldüğünde okul dışında kalanların kimler olduğu üzerine düşünmek gerekiyor. İlkokul çağındaki çocukların ise  %1,7 si eğitim dışında.” diye konuştu. Ertekin sözlerine, “Ortaöğretim kademesinde net okullulaşma oranı eğitim 12 yıl zorunlu olmasına ve açıköğretim de net okullulaşmaya dahil olmasına rağmen yüzde 84,2. Ortaöğretimde net okullulaşmada kız ve oğlanlar açısından bölgesel farklar var. Bölgeler ayrımında net okulluşma oranına baktığımızda, ülke genelinde 0,6 yüzde puan olan farkın Güneydoğu Anadolu’da 3,7 yüzde puan olduğunu görüyoruz. ” diyerek devam etti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44188 alignright" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/%C3%96%C4%9Frencicler-ve-E%C4%9Fitime-Eri%C5%9Fim.png" alt="" width="379" height="366" />ERG Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık ise oğlanların ve kızların eğitimden erken ayrılma nedenleri arasında farklar olduğunu vurguladı: “Kızlar aile ile ilgili nedenlerle okuldan ayrılırken oğlanlar için bu neden daha çok çalışma. 15-17 yaş çocuk istihdam oranı oğlanlarda daha fazla, kızlar ise bakım ve hane içi emek faaliyetlerine oğlanlardan daha fazla katılıyor.  Çocuk işçiliği, çocuğun çocukluğunu yaşamasına engel olan; fiziksel, bilişsel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişimini zedeleyen her aktiviteyi içerir. BM Kalkınma Programı’nın 2015’te ilan edilen Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nden bir tanesi 2025 yılına kadar çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasıdır.” </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Rapor sunumunun ardından gerçekleşen panelde konuşan </span><span style="font-weight: 400;">Melisa Soran</span><span style="font-weight: 400;">, erişimin yanı sıra kapsayıcı eğitimin önemine değindi. Soran, “ Kapsayıcı eğitim, ayrımcılığı azaltmayı, öğrenmeyi artırmayı sağlar. Engelliler ve mülteciler hangi haklar olursa olsun çok kolay vazgeçtiğimiz grup. Eğitim sistemine tanı ile gelen özel gereksinimli çocuklar için tanı hakkını almayı sağlamıyor, etiket oluyor. Suriyeli olmak da engelli olmak gibi bir etiket okullarda. Roman öğrenci vardı, engelli öğrenci vardı, şimdi de Suriyeli öğrenci var, çok sık duyduğumuz bir söylem.” diye konuştu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-44189 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/11/E%C4%9Fitime-Eri%C5%9Fim_Kapak-G%C3%B6rseli-640x307.jpg" alt="" width="344" height="165" />Soran’ın ardından konuşan</span><span style="font-weight: 400;"> Seda Akço Bilen</span><span style="font-weight: 400;">, okullulaşmanın dışında kalan çocuklar oransal olarak az görülse de çocuk nüfusu göz önüne alındığında bu oranın hiç de az olmadığını vurgulayarak, “Eğitime erişimin okullulaşma üzerinden tartışılmasını eksik buluyorum. Okullulaşmak demek eğitime erişmek demek mi?” diye sordu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Eğitim alanındaki önemli gelişmeleri izleyerek değerlendiren Eğitim İzleme Raporu 2019’un “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” başlıklı dosyasında, tüm kademelerde çocukların eğitime erişimi ile özel gereksinimli, geçici koruma altındaki ve çalışan çocukların eğitime erişimiyle ilgili yaşanan gelişmelere odaklanılıyor. Son olarak </span><span style="font-weight: 400;">eğitime erişimde çocuk hakları ve kapsayıcı eğitimin</span><span style="font-weight: 400;"> önemi vurgulanıyor. </span></p>
<p>Raporun tamamına<a href="https://www.sivilsayfalar.org/portfolio/erg-egitim-izleme-raporu-ogrenciler-ve-egitime-erisim/"> buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><span style="font-weight: 400;">ERG’nin tüm Eğitim İzleme Raporlarına ise <a href="http://www.egitimreformugirisimi.org/egitim-gozlemevi/izleme/">buradan</a> ulaşabilirsiniz. </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/11/07/egitim-izleme-raporu-2019un-ucuncu-dosyasi-ogrenciler-ve-egitime-erisim-yayimlandi/">Eğitim İzleme Raporu 2019’un Üçüncü Dosyası “Öğrenciler ve Eğitime Erişim” Yayımlandı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>MEB’in Zeka Testi Uygulamasına Tepkiler… &#8220;Sorunları Çözmeyeceği Gibi Eşitsizlikleri Arttıracak&#8221;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/17/mebin-zeka-testi-uygulamasina-tepkiler-sorunlari-cozmeyecegi-gibi-esitsizlikleri-arttiracak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 17 Oct 2019 07:40:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Aylin Aygün]]></category>
		<category><![CDATA[Burcu Meltem Arık]]></category>
		<category><![CDATA[Çaçav]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk Hakları Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[ERG]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Teber]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[zeka testi]]></category>
		<category><![CDATA[Ziya Selçuk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42990</guid>

					<description><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı’nın üç yıl içinde tüm öğrencilerin zeka testine tabi tutulacağıyla ilgili açıklaması; eğitim ve çocuk sağlığı alanında çalışan kuruluşların tepkisine sebep oldu. ERG Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık, testlerin mevcut haliyle çocukların gerçek durumunu yansıtmayacağını ve ayrımcılığa neden olacağını belirtirken, ÇAÇAV’dan Av. Aylin Aygün, fırsat eşitliğinin ortadan kalkacağını ifade ediyor. Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği çocuğun üstün yararı için uygulamanın durdurulmasını isterken pedagog Mehmet Teber de, uygulamanın çocuklar ve ebeveynler arasında ‘damgalamaya’ sebep olacağı uyarısında bulunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/17/mebin-zeka-testi-uygulamasina-tepkiler-sorunlari-cozmeyecegi-gibi-esitsizlikleri-arttiracak/">MEB’in Zeka Testi Uygulamasına Tepkiler… &lt;br&gt;&#8220;Sorunları Çözmeyeceği Gibi Eşitsizlikleri Arttıracak&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, geçtiğimiz ay pilot okullarda 800 bin öğrenciye zekâ taramasının yapıldığını ve taramaların üç yıl içinde tüm Türkiye’de tamamlanacağını açıklamıştı. Kamuoyunda ve eğitim camiasında tartışmalara yol açan zeka uygulamasını eğitim ve çocuk alanında çalışan uzmanlara sorduk…</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43399 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/Burcu-Meltem-1.jpg" alt="" width="266" height="304" />Eğitim Reformu Girişimi (ERG) Eğitim Gözlemevi Koordinatörü Burcu Meltem Arık zeka taramaları ile aynı olanaklara sahip olmayan öğrencilerin değerlendirilmesinin doğru bir yöntem olmadığını belirterek, “Uygulama kamuoyunda tartışmalara neden oldu ve farklı uzmanlar, kurumlar olası olumsuz etki ve sonuçlarını paylaştılar. Yetenek tespiti önemli. Zeka ise karmaşık bir kavram, çok boyutlu. Taramalar için fırsat eşitsizliğini dikkatle değerlendirilmesi önemli. Aynı olanaklara sahip olmayan öğrencileri değerlendirmeye çalışıyorsunuz. Sonra da belirli “zeka” etiketleri ile onları tanımlayacaksınız. Bu testler mevcut haliyle çocukların gerçek durumunu yansıtamayacak.” dedi.</p>
<p>Uygulamanın etkisine bakılması gerektiğini ifade eden Arık, “Çocuğun yeteneklerinin keşfi için okul öncesi dönemden başlayarak kendini keşfine olanak sağlayacak imkanlar sunmak gerekiyor. Bilim, sanat, spor, müzik, vb. alanlarında deneme yanılma yapmasına olanak sağlamak lazım. Bunu yapabilmek için tasarım beceri atölyeleri uygulaması pilot olarak hayata geçti. Etkisine bakmak önemli olacaktır. Etiketlemeye neden olabilir. “Üstün olan” ve “üstün olmayan” algısına çok açık bir süreç olma riski yüksek. Ayrımcılığa yol açabilir. Okulun, ayrımcılığın yeniden üretildiği değil, ayrımcılık karşıtı düşünce ve tutumların geliştirildiği bir yer haline getirilmesi, dünyayı herkes için daha yaşanılabilir kılacaktır.” diye konuştu.</p>
<p><strong>“Zeka Taraması Çocukları Kategorize Eder”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43400 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/IMG-20190930-WA0007-640x792.jpg" alt="" width="344" height="426" />Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı’ndan (ÇAÇAV) Av. Aylin Aygün zeka taramasının çocukları iyi tanımaktan ve bireysel farklılıklarını ortaya çıkarıp geliştirilmesini sağlamaktan ziyade, çocukları kategorize ederek damgalanması ve bu damgalanma sonucunda kendi yaşıtlarından akran zorbalığı yaşaması gibi  sonuçlar doğuracağını belirterek, “Kaldı ki zeka testi uygulanıp çocuklar geri, orta ve ileri şeklinde kategorize edildiğinde sadece akran gruplarından değil çevresindeki herkesten bu duygusal istismarı yaşayabilir ve eğitimini sürdüremeyebilir. Eğitimde fırsat eşitliği de bu noktada gerçekleşmeyecektir. Çocukların arasında yapılacak bu tür ayrımlar, en temelde duygusal şiddeti ve fırsat eşitsizliğini beraberinde getirecektir. “ dedi.</p>
<p>Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin çocuğun üstün yararı kavramına tam bir açıklık getirmese de çocuğun yüksek yararına olan şeylerin tanımlanmasına yönelik olarak temel bir yapıtaşı sağladığını belirten Aygün, “Sözleşme aynı zamanda çocuğun üstün yararına olmayan durumları da belirlemektedir. Herhangi bir şekilde şiddete maruz kalmak (m.19), tehlikeli ya da zararlı herhangi bir işte çalışmak (m. 32) ya da diğer şekillerde sömürü ya da istismara maruz kalmak (m. 33‐36) bu durumlar arasında en başlıcalarıdır. Dolayısıyla yapılacak olan bu zeka taraması çocukları duygusal ve belki de fiziksel olarak istismara uğratacak ve çocuğun üstün yararı ilkesine uygun davranılmamış olacaktır. Açıklanan bu nedenler ve Çocuk Hakları Sözleşmesi&#8217;nin anılan maddeleri uyarınca, çocuklar arasında zeka taraması uygulanırsa hak ihlali ortaya çıkacaktır.” Diyor.</p>
<p><strong> “Bütünlüklü Bir Eğitim Politikasına İhtiyaç Var”</strong></p>
<p>‘Bir çocuk bile sözleşmede tanınan haklardan faydalanamadığı sürece sözleşme hükümleri yerine getirilmiş sayılmaz’ diyen Aygün, “Çocukların sosyoekonomik durumlarına göre devlet okulu &#8211; özel okula gitme şeklindeki ayrımlara maruz bırakılması, devlet okulunda okuyan çocukların özel okullarda okuyan çocuklara göre daha niteliksiz eğitim alıyormuş gibi yansıtılması, kırsal kesimlerde okula ulaşmanın zorluğu çocukların eğitim hakkının ihlali anlamına gelir. Bunun yanında çocukların başarısının, duygusal ve zeka gelişiminin; bireysel farklılıklarını da gözeterek değerlendirmek yerine tekdüze sınavlarla değerlendirilmesi de hak ihlalidir. Bu nedenle, devletin bu ihlalleri ortadan kaldırdığı, ülkede yaşayan tüm çocukların sözleşme hükümlerinden eşit şartlarda yararlanabildiği bütünlüklü bir eğitim politikasına, çocuk hakları ihlallerinin önüne geçilmesi için ihtiyaç vardır.” yorumunda bulundu.</p>
<p><strong>“Çocuğun Gerçek Durumunu Yansıtmayacak”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-43401 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/türkiye-çocuk-ve-genç-.-640x640.jpg" alt="" width="247" height="247" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/türkiye-çocuk-ve-genç-.-640x640.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/türkiye-çocuk-ve-genç-.-160x160.jpg 160w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/türkiye-çocuk-ve-genç-..jpg 960w" sizes="auto, (max-width: 247px) 100vw, 247px" />Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği de yaptığı açıklamada zeka testinin çocuğun gerçek durumunu yansıtmayacağını vurgulayarak, uygulamanın durdurulmasını istedi.</p>
<p>Herhangi bir ihtiyaç hali olmadan her çocuğa zekâ testi uygulanması ve yapılan test sonuçlarının doğru kabul edilmesini, çocuklara ekstra yükler yükleyeceği belirtilen açıklamada, “Çocukların test sonuçlarına göre sınıflandırılması, bu çocukların, duygusal istismardan akran zorbalığına kadar giden geniş yelpazede çeşitli travmalara maruz kalmalarına sebep olabilecektir. Test sonuçlarına göre yapılan sınıflama, ayrımcılığa yol açarak ‘üstün değil’ olarak damgalanan çocukların özgüvenlerinde zedelenmeye, benlik saygılarında düşmeye neden olabilecektir. ‘Üstün’ olarak etiketlenen çocuklarda ise yanlış bir özgüven yükselmesine sebep olup çocuğun kendisini “üstün” görmesine, çabalamaktan vazgeçmesine ya da yüksek düzeydeki beklentilerin ağırlığı altında harap olmasına yol açabilecektir.” denildi.</p>
<p><strong>“Zeka Testi İhtiyaç Halinde Yapılır”</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-43398 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/10/mehmet-teber-640x641.jpg" alt="" width="294" height="295" />Pedagog Mehmet Teber standart uygulama olarak çocuklara zeka taraması yapılmasının doğru olmadığını belirterek,  “Zeka testi ihtiyaç halinde yapılır. Bu durum durduk yere herkese checkup yapmak gibi, hem maliyetli hem de gerekli olmayan bir durum. Bunun bir kaç nedeni var. İlki testlerin zekayı ne kadar ölçtüğü tartışmalıdır. Bir test ancak uzman kanaati ile birleşince anlam kazanır. Testte herhangi bir nedenle düşük zeka çıkmış olabilir ama uzman klinik görüşmesinde çocuğu zeki olarak değerlendirebilir. Test esnasında gerçek performansını yansıtamayabilir. Kaygısı olabilir mesela ya da tepkisi. Testi öylesine yapıp geçebilir. Bu nedenle test sonuçları bir uzman eli ile değer kazanır.” dedi.</p>
<p>Test sonuçlarının kısa sürede yayılacağını ve öğretmen ile ebeveynlerin çocuklara farklı bakmaya başlayacağını belirten Teber, “Nasıl ki deneme sonuçlarına göre organize edilen sınıflarda etiketleme hızlı oluyor. Düşük puan alanlar alt sınıflara gidiyor ve herkes bunu biliyor. Bu da benzeri ve daha vahim duruma yol açar. Kimileri üstün zekası İle böbürlenirken kimileri de “geri zekalı” olarak etiketlenir. Çocuğun ebeveyni ya da çocuk da kendisini etiketleyebilir.” Dedi. Temel olarak belirttiği iki nedenle testleri sadece ihtiyaç duyulan çocuklara psikolojik bir değerlendirme ile birlikte yapmak faydalı olacağını ifaden Teber, “Milli Eğitim zeka yerine yetenek testi yapabilir. Çocukların yeteneklerini keşfedebilir. Ona göre yönlendirme yapabilir. Zeka testini de bir türlü öğrenemeyen, sınıf tekrarı yapan ya da sınıfının ilerisinde giden çocuklara tavsiye edebilir.” diye konuştu.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/17/mebin-zeka-testi-uygulamasina-tepkiler-sorunlari-cozmeyecegi-gibi-esitsizlikleri-arttiracak/">MEB’in Zeka Testi Uygulamasına Tepkiler… &lt;br&gt;&#8220;Sorunları Çözmeyeceği Gibi Eşitsizlikleri Arttıracak&#8221;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
