<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>biyoçeşitlilik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/biyocesitlilik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/biyocesitlilik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Apr 2024 09:30:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>biyoçeşitlilik arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/biyocesitlilik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>STDV&#8217;nin Turquoise Coast Environment Fund-Turkey 2024 Dönemi Başvuruları Açıldı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/02/stdvnin-turquoise-coast-environment-fund-turkey-2024-donemi-basvurulari-acildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Apr 2024 09:30:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Hibe]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[deniz ve kıyı koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Sivil Toplum İçin Destek Vakfı]]></category>
		<category><![CDATA[STDV]]></category>
		<category><![CDATA[Turquoise Coast Environment Fund-Turkey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=86325</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil Toplum için Destek Vakfı'nın hayata geçirdiği Turquoise Coast Environment Fund-Turkey (TCEF)’in 2024 dönemi başvuruları açıldı. The Turquoise Coast Environment Fund – Turkey (TCEF), kara ve denizle bağlantılı adalar, kıyısal bölgeler ve sulak alanlar da dahil olmak üzere, Türkiye’nin güney ve batı kıyı bölgelerinde; doğa, biyoçeşitlilik, deniz ve kıyı koruma konularında aktif olarak faaliyet yürüten sivil toplum kuruluşlarının (STK) çalışmalarını finansal olarak desteklemek amacıyla düzenleniyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/02/stdvnin-turquoise-coast-environment-fund-turkey-2024-donemi-basvurulari-acildi/">STDV&#8217;nin Turquoise Coast Environment Fund-Turkey 2024 Dönemi Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fonun 2024 döneminde de Türkiye&#8217;nin güney veya batı kıyı bölgelerindeki doğal çevrenin korunması, iyileştirilmesi ve yenilenmesi amacıyla çalışmalar yürüten STK’ların projeleri desteklenecek. Bu amaç doğrultusunda proje fikirlerinde aşağıda detayları paylaşılan üç temel öncelik alanından en az bir tanesinin yer alması beklenir:</p>
<ul>
<li><strong>Sürdürülebilir gıda sistemlerini teşvik eden projeler:</strong></li>
</ul>
<p>Mevcut gıda-tarım bağını koruyarak, sürdürerek ve yeniden inşa ederek gıda sistemlerinin geleceğini yansıtan projeler bu başlık altında değerlendirilecektir. Bu başlık altında desteklenecek projelerin, onarıcı tarım stratejileri ve gıda üretim sistemlerinin her türlü etkilerini dikkate almak ve yönetmek gibi bütünsel bir yaklaşım geliştirilmesi beklenecektir.</p>
<ul>
<li><strong>Biyoçeşitliliğin korunması için ekosistem tabanlı yönetim yaklaşımına sahip projeler:</strong></li>
</ul>
<p>Karasal ve denizel biyoçeşitliliği ele alan projeler, küçük ölçekli balıkçılık ve diğer kaynaklar dahil olmak üzere, kıyı kullanımının bütünsel, sektörler arası, yerelden ulusala, şeffaf, uyarlanabilir, kapsayıcı ve katılımcı yönetimini teşvik eden yenilikçi yaklaşımlar bu başlık altında değerlendirilecektir.</p>
<ul>
<li><strong>Koruma alanında çalışan STK’larının yasal ve kurumsal olarak desteklenmesini ve güçlendirilmesini amaçlayan projeler:</strong></li>
</ul>
<p>Savunuculuk, ağ oluşturma ve koruma eylemini harekete geçirmek istedikleri ilgili alanlar çerçevesinde doğru veri ve bilgilere erişme yeteneği geliştirme dahil olmak üzere çeşitli tematik alanlarda yerel kuruluşların kapasitelerinin güçlenmesini amaçlayan projeler desteklenecektir.<br />
Aşağıda yer alan başvuru kriterlerine uyan ve tüzel kişiliğe sahip kuruluşlar hibe programına başvurabilirler:</p>
<ul>
<li>Türkiye’de kurulmuş dernekler, vakıflar, kooperatifler ve diğer kâr amacı gütmeyen kuruluşlar,</li>
<li>En az bir senedir sahada aktif olarak çalışan kuruluşlar*,</li>
<li>2023 gelirleri 4.000.000 TL’nin altında olan kuruluşlar,</li>
<li>İlgili alanda deneyim, kurumsal kapasite ve vizyona sahip kuruluşlar.</li>
</ul>
<p>Turquoise Coast Environment Fund-Turkey kapsamında STK’lara dağıtılacak hibenin toplam tutarı <strong>en az 1.400.000 TL</strong>‘dir. Başvuru yapan STK&#8217;lar hibe programından <strong>en fazla</strong> <strong>450.000 TL </strong>talep edilebilir.</p>
<p>Fona başvurmak isteyen kuruluşların başvuru formunu eksiksiz şekilde doldurarak <strong>8 Mayıs 2024 saat 18:00’e </strong>kadar göndermeleri gerekir.</p>
<p>Turquoise Coast Environment Fund-Turkey hakkında detaylı bilgilere (başvuru koşulları, değerlendirme kriterleri ve proje takvimi) ve başvuru formuna <a href="https://siviltoplumdestek.us12.list-manage.com/track/click?u=9267834da19a5a63e7851e50a&amp;id=d6212e9c3b&amp;e=deb44db35d" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://siviltoplumdestek.us12.list-manage.com/track/click?u%3D9267834da19a5a63e7851e50a%26id%3Dd6212e9c3b%26e%3Ddeb44db35d&amp;source=gmail&amp;ust=1712134807229000&amp;usg=AOvVaw1hJSIy59N-7szmFIFktQZx">buradan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2024/04/02/stdvnin-turquoise-coast-environment-fund-turkey-2024-donemi-basvurulari-acildi/">STDV&#8217;nin Turquoise Coast Environment Fund-Turkey 2024 Dönemi Başvuruları Açıldı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sürdürülebilir Bir Dünya için Genç Pragmatist’ler Aranıyor! </title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/01/surdurulebilir-bir-dunya-icin-genc-pragmatistler-araniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Feb 2023 11:45:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim Virüsü]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[girişim]]></category>
		<category><![CDATA[girişimci adayları]]></category>
		<category><![CDATA[İleri dönüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilir tarım]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82774</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bilim Virüsü, sürdürülebilir bir dünya hayali ve fikri olan tüm üniversiteli girişimci adaylarını Pragma ile başladığı 'Genç Pragmatist' Girişimcilik Programı’na davet ediyor!</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/01/surdurulebilir-bir-dunya-icin-genc-pragmatistler-araniyor/">Sürdürülebilir Bir Dünya için Genç Pragmatist’ler Aranıyor! </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Enerji verimliliği/Yenilenebilir enerjiler</span><span style="font-weight: 400;">  </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Su, hava ve doğal kaynakların korunması</span><span style="font-weight: 400;"> </span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">İleri dönüşüm</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Biyoçeşitlilik</span></li>
<li style="font-weight: 400;" aria-level="1"><span style="font-weight: 400;">Sürdürülebilir tarım</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">alanlarında geliştirmek istediğiniz bir fikriniz varsa, </span><span style="font-weight: 400;">“Genç Pragmatist” Girişimci Programı’na katılabilirsiniz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programa seçilen 20 üniversiteli gençten biri olma fırsatı yakalarsanız;</span></p>
<ul>
<li><span style="font-weight: 400;">Alanında seçkin eğitmenlerin yer aldığı öğrenme programına katılacaksınız,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">İş simülasyonu ile gerçek bir iş kurma deneyimini yaşayacaksınız,</span></li>
<li><span style="font-weight: 400;">Kuluçka aşamasında mentörler desteği ile fikrini geliştireceksiniz.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-weight: 400;">Jüri tarafından seçilen iki girişim fikri yatırım alacak ve hayata geçecek!</span></p>
<p><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf2P4FoHdZOK-SumuvnI5MoP2XmLTIJplyHHEkKhCpeXvWqvQ/viewform" target="_blank" rel="noopener"><span style="font-weight: 400;">Başvuru formuna buradan ulaşabilirsiniz.</span></a></p>
<p><b>Son başvuru tarihi: 10 Mart 2023</b></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2023/02/01/surdurulebilir-bir-dunya-icin-genc-pragmatistler-araniyor/">Sürdürülebilir Bir Dünya için Genç Pragmatist’ler Aranıyor! </a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Change.org&#8217;un Çevre Mücadelesinde Dijital Kampanyacılık Eğitimi Başlıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/10/change-orgun-cevre-mu%cc%88cadelesinde-dijital-kampanyacilik-eg%cc%86itimi-bas%cc%a7liyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Nov 2022 07:56:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[change.org]]></category>
		<category><![CDATA[sivil toplum]]></category>
		<category><![CDATA[yaban hayat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=82183</guid>

					<description><![CDATA[<p>Change.org, sivil toplum örgütlerine yönelik Dijital Kampanyacılık Eğitimi düzenliyor. 19 Kasım Cumartesi beşincisi gerçekleştirecek olan eğitimde yaban hayat-biyoçeşitlilik kampanyaları ele alınacak.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/10/change-orgun-cevre-mu%cc%88cadelesinde-dijital-kampanyacilik-eg%cc%86itimi-bas%cc%a7liyor/">Change.org&#8217;un Çevre Mücadelesinde Dijital Kampanyacılık Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="page" title="Page 1">
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p dir="ltr"><strong>Eğitimde değinilecek konulardan bazıları şunlar:</strong></p>
<ul>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Etkili bir kampanya nasıl başlatılır?</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Kampanya ve iletişim stratejisi nedir?</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Karar vericilere nasıl ulaşabiliriz?</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Başarılı kampanyaların sırrı nedir?</p>
</li>
<li dir="ltr">
<p dir="ltr">Yaban Hayat- Biyoçeşitlilik konusunda ortak kampanyalar başlatılabilir mi</p>
</li>
</ul>
<h5 dir="ltr"><strong>Program</strong></h5>
<p dir="ltr">19 Kasım saat: 11.00’da başlayacak ve 1,5 saat sürecek bu eğitimde yaban hayat-biyoçeşitlilik alanında etkili kampanya yürüten kampanyacıların katılımı ile deneyim paylaşımı yapılacak.</p>
<p dir="ltr">19 Kasım 2022, Cumartesi saat: 11.00-12.30</p>
<p dir="ltr">11.00-11.10 Tanışma</p>
<p dir="ltr">11.10-11.45 Savunuculuk ve Kampanyacılık</p>
<p dir="ltr">Etkili Kampanyacılık İpuçları</p>
<p dir="ltr">11.45-12.10 Kampanyacının katılımı ile Deneyim Paylaşımı</p>
<p dir="ltr">12.10-12.30 Soru-Cevap</p>
<h5 dir="ltr"><strong>Kimler Katılabilir? </strong></h5>
<p dir="ltr">Yerel hareketler ile yerel ve ulusal sivil toplum kuruluşlarından “yaban hayat-biyoçeşitlilik” alanında kampanya başlatmak isteyen ve/veya mevcut kampanyalarını güçlendirmek isteyen herkes katılabilir. Eğitime tek başına veya ekip olarak (en fazla 3 kişi)  başvurabilirsiniz.</p>
<h5 dir="ltr"><strong>Nasıl Kayıt Olacağım?</strong></h5>
<p dir="ltr">17 Kasım 2022 Perşembe 23.00’a kadar <a href="https://docs.google.com/forms/d/1TAJaUvZG3j7Lwn-EYZpD9FqyO3T3Xs3fg_kvNHrtw7E/viewform?edit_requested=true" target="_blank" rel="noopener"><strong>başvuru formunu doldurarak</strong></a> kaydınızı yaptırabilirsiniz.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
<div class="awac-wrapper">
<div class="awac widget block-50"><strong>Gençliğin Yüz’leri Açılış Toplantıları</strong></p>
<ul>
<li><strong>İstanbul</strong> -12 Kasım 2022  Cumartesi &#8211;  <a href="https://bit.ly/gencliginyuzleri%22">Kayıt Olmak İçin Tıklayınız!</a></li>
<li><strong>Samsun</strong> &#8211; 15 Kasım 2022  Salı &#8211;  <a href="https://bit.ly/gencliginyuzleri%22">Kayıt Olmak İçin Tıklayınız!</a></li>
</ul>
</div>
</div>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/11/10/change-orgun-cevre-mu%cc%88cadelesinde-dijital-kampanyacilik-eg%cc%86itimi-bas%cc%a7liyor/">Change.org&#8217;un Çevre Mücadelesinde Dijital Kampanyacılık Eğitimi Başlıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Flora İstanbul Haritası Keşfedilmeyi Bekliyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/07/flora-istanbul-haritasi-kesfedilmeyi-bekliyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Feb 2022 11:38:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Şehir Dedektifi İnisiyatifi]]></category>
		<category><![CDATA[AB Sivil Düşün]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Flora İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Flora İstanbul Haritası]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul'un biyoçeşitliliği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=78387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Şehir Dedektifi İnisiyatifi, AB Sivil Düşün programı desteğiyle İstanbul'un biyolojik çeşitliliğini ortaya koyan 'Flora İstanbul Haritası' adlı bir yayın hazırladı. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/07/flora-istanbul-haritasi-kesfedilmeyi-bekliyor/">Flora İstanbul Haritası Keşfedilmeyi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şehir Dedektifi&#8217;nin AB Sivil Düşün desteğiyle hazırladığı İstanbul&#8217;un biyoçeşitliliğini araştırarak diğer canlılarla birlikte yaşamanın olanaklarını ortaya koymayı hedefleyen Flora İstanbul projesinin haritası hazırlandı. Haritada İstanbul&#8217;un su havzalarını, ormanlarını, korularını türleriyle birlikte yerleştirilen rotalar, biyoçeşitlilik sözlüğü, oyun önerileri ve çıkartmalar yer alıyor.</p>
<p>Flora İstanbul Haritası&#8217;nı Gözde Eyce çizdi, grafik tasarımını Informal Project yaptı, yayın tasarım ve içeriğini Gizem Kıygı hazırladı, rota ve tür araştırmalarını Müge Yaylacık, Dilara Karaman, Merve Tokmak ve İrem Duygu Tiryaki yürüttü.</p>
<p>Ayrıca, Flora İstanbul projesi kapsamında doğa ve kent ilişkisini yeniden ele alan bir dizi kamusal söyleşide, farklı temalarda alanında uzman konukların katılımıyla <wbr />gerçekleşen söyleşileri de <a href="https://gmail.us3.list-manage.com/track/click?u=3dfc973dadbf652e58f52d29b&amp;id=3f43274c19&amp;e=24227cc0da" target="_blank" rel="noopener" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://gmail.us3.list-manage.com/track/click?u%3D3dfc973dadbf652e58f52d29b%26id%3D3f43274c19%26e%3D24227cc0da&amp;source=gmail&amp;ust=1644313159132000&amp;usg=AOvVaw2GocR4dFaOzVLrjlJ2uUuU">YouTube kanalından</a> izleyebilirsiniz.</p>
<h5><strong>Flora İstanbul Haritası Talebi</strong></h5>
<p>Flora İstanbul Haritası&#8217;nın sınırlı sayıdaki ilk baskısının doğa ve oyun hakkından mahrum kalan çocuklara ulaşması amaçlanıyor. Bu nedenle çocuk hakları alanında çalışan sivil toplum örgütleri, <a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScp7tJpXmSbI-BJtSa90J7BG5B5CIfxvIqL_dKYxIC5bHEBeQ/viewform" target="_blank" rel="noopener">buradan başvuru formunu</a> doldurarak Flora İstanbul Haritası talep edebilir.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/02/07/flora-istanbul-haritasi-kesfedilmeyi-bekliyor/">Flora İstanbul Haritası Keşfedilmeyi Bekliyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir&#8217;de Biyoçeşitlilik Gençlik Elçileri Aranıyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/25/izmirde-biyocesitlilik-genclik-elcileri-araniyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Oct 2021 07:14:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Duyuru]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Sosyal İklim Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir 2030 Biyoçeşitlilik Gençlik Elçileri]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir Sürdürülebilir Kentsel Gelişim Ağı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=75375</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sosyal İklim Derneği, İzmir 2030 Biyoçeşitlilik Gençlik Elçileri Programı kapsamında İzmir ilinden 40 genç arıyor. Son başvuru tarihi 30 Ekim 2021. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/25/izmirde-biyocesitlilik-genclik-elcileri-araniyor/">İzmir&#8217;de Biyoçeşitlilik Gençlik Elçileri Aranıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>İzmir 2030 Biyoçeşitlilik Gençlik Elçileri Programı, Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile gerçekleştiriliyor.</li>
<li>Program ile yerel ve ulusal düzeyde biyoçeşitlilik politikalarının ve uygulamalarının etkilemesini, yerel sivil vatandaşların, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, okulların ve diğer kurumların ekosistemin çeşitliliği ve iklim eylemi konusunda bilinçlendirilmesini, yerelde biyoçeşitlilik alanındaki çalışmalarda gençlik katılımının artırılmasını ve yerel aktörlerin bu alanda iş birliği geliştirmelerinin sağlanması hedefleniyor.</li>
<li>Elçilerden yüz yüze ve çevrim içi ortamda gerçekleştirilecek 9 eğitime katılmaları ve 3 atölye çalışmasına katılmaları bekleniyor.</li>
<li>Biyoçeşitlilik Elçileri’nden aldıkları bu eğitimlerin ardından; İzmir’deki Fransız okullarında, üniversitelerde, Kıyı Ege İklim Ağı’nda ve İzmir Sürdürülebilir Kentsel Gelişim Ağı’nda aldıkları eğitimleri yaygınlaştırması da bekleniyor.</li>
</ul>
<h5><strong>Katılım Koşulları</strong></h5>
<ul>
<li>18-30 yaş aralığında,</li>
<li>İzmir’de yaşayan,</li>
<li>Yerel ve ulusal politikaları biyoçeşitlilik ve iklim eylemi konularında etkileyebilme iddiası olan.</li>
</ul>
<h5><strong>Yüz Yüze Eğitimler</strong></h5>
<ul>
<li>Biyoçeşitlilik Kavramı,</li>
<li>İklim Krizi ve Altıncı Yok Oluş,</li>
<li>Ekoloji Okuryazarlığı,</li>
<li>Küresel Amaçlar, COP26 ve Paris Anlaşması Kapsamında İklim Savunuculuğu ve Biyoçeşitlilik Politikaları,</li>
<li>Biyoçeşitlilik ve İklim Krizinin İzmir Kültür Mirasına Etkileri,</li>
<li>2030 Fransa Biyoçeşitlilik Vizyonu,</li>
<li>İklim Krizi Üzerine Gençlik Eylemi Simülasyonu (COP26 öncesi ve sonrası deneyim),</li>
</ul>
<h5><strong>Çevrim İçi Eğitimler</strong></h5>
<ul>
<li>Kentsel Ekoloji ve Biyoçeşitlilik,</li>
<li>Uluslararası Biyoçeşitlilik Eylemi ve Nagoya Protokolü,</li>
</ul>
<h5><strong>Atölyeler</strong></h5>
<ul>
<li>Alsancak Kültürpark’ta Doğa Fotoğrafçılığı ve Kuş Gözlemciliği,</li>
<li>Yarımada havzasında (Urla, Çeşme, Karaburun) İklim Krizinin Etkileri ve Endemik Türlerin Etkilenmesi ve Seferihisar),</li>
<li>Ege Üniversitesi Botanik Bahçesi Ziyareti ve Flora Tanıtımı.</li>
</ul>
<p>Program sonunda atölyelerde elçilerin çektiği fotoğraflar ile fotoğraf sergisi düzenlenecektir.</p>
<h5><strong>Başvuru</strong></h5>
<ul>
<li><strong>Başvuru formuna ulaşmak için </strong><a href="https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSeVxjF1HxMYF81Bw31hVOC1_-zZte4Kd63wedAQ_voMRPXqqQ/viewform" target="_blank" rel="noopener"><strong>tıklayınız.</strong></a></li>
<li>Son Başvuru Tarihi<strong>:</strong> 30 Ekim 2021, saat 13.00</li>
</ul>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/25/izmirde-biyocesitlilik-genclik-elcileri-araniyor/">İzmir&#8217;de Biyoçeşitlilik Gençlik Elçileri Aranıyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>&#8216;Adaletli Paris İklim Sözleşmesi Uygulamaları İstiyoruz&#8217;</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/11/adaletli-paris-iklim-sozlesmesi-uygulamalari-istiyoruz/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 11 Oct 2021 10:02:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[iklim krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Paris İklim Anlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil çözümler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=74950</guid>

					<description><![CDATA[<p>Türkiye’nin daha önce imza atmadığı Paris İklim Anlaşması şimdi gerek adaptasyon önlemleri için alacağı üç milyar dolar, gerekse belirlenen uluslararası ticaret kriterlerin dışında kalmaması için onaylaması elzem görünüyordu. Şimdi ekosistemin ve biyosferin restorasyonunda Türkiye çapında neler yapılması gerektiğinin bazılarına sorularla bakalım. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/11/adaletli-paris-iklim-sozlesmesi-uygulamalari-istiyoruz/">&#8216;Adaletli Paris İklim Sözleşmesi Uygulamaları İstiyoruz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Tüketim merkezli politikalar sonucu dünyanın hızla ısınmaya devam etmesi sonucu 2100 yılında hiçbir canlının yaşayamayacağı (800ppm’lik) ısınma ile karşılaşılacağı öngörülüyor. Türkiye&#8217;de bu yaz yaşadığımız küresel iklim değişiminin belirtileri olarak güneyde ve doğuda yangınlar, kuzeyde seller olarak bunun belirtileri görülmeye başlandı. Ekim ayı içinde ise Türkiye 6 yıllık gecikme ile Paris İklim Anlaşması’nı onayladı. Şimdi acaba derde derman adımlar atılır mı soruları gündeme geliyor. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Özellikle son 20 yılda Türkiye, Avrupa&#8217;da karbon emisyonlarını en fazla artıran ülkeler arsında sayılıyordu. OECD ülkeleri arasında Paris İklim Anlaşması&#8217;nı onaylamayan tek ülke olmasıyla da dikkat çekiyordu. Türkiye’nin daha önce imza atmadığı bu sözleşmeye şimdi gerek adaptasyon önlemleri için alacağı üç milyar dolar, gerekse belirlenen uluslararası ticaret kriterlerin dışında kalmaması için onaylaması elzem görünüyordu. Şimdi ekosistemin ve biyosferin restorasyonunda Türkiye çapında neler yapılması gerektiğinin bazılarına sorularla bakalım. </span></p>
<h5><b>Enerji Sorunu</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa&#8217;da 2030 yılına kadar sera gazlarının % 21 oranında azatılması hedefleniyor. Her hammadde bir su ve enerji tüketimiyle mamul madde haline getirildiğine göre karbon emisyonlarının yarıdan çoğunun enerji odaklı kullanıldığını görürüz. Bu bağlamda nükleer enerjiye temiz enerji diye sarılınması korkunç görülüyor. Termik santrallerin zararları bu kadar açıkken neden ömürleri uzatılmaya çalışılıyor? Kapitalist bir ülke hiçbir zaman çevre politikası da olsa yatırımını geri almadan bir kirleticiyi durdurmayabilir. Almanya&#8217;da termik santralleri kapatma yoktu. Fakat zaman içinde ömrünü tamamlayanların yenilenmemesi ve 2050’ye kadar tümünün kaldırılacağı sözü verildi. Milas İkizköy’deki Akbelen ormanlarına niyaz edenler ise yatırım ömrü dolmasına rağmen önümüzdeki 25 yıl daha uzatma peşinde. Bu tür mantıksızlığa nasıl yaklaşılacak? Oysa enerji demokrasisi kapsamında yerelde herkesin olabildiğince doğa dostu yöntemlerle kendi enerjisini, enerji kooperatifleri kurarak yönetmesi teşvik edilebilir mi?  Akıllı bir hükümet hem merkeziyetçiliği azaltmak hem de enerji verimliliğini artırmak için böylesi bir enerji politikası oluşturur. </span></p>
<h5><b>Su, Tarım ve hayvancılık</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yerleşik yaşamda gıda gereksinmesi birçok alanı ilgilendiriyor. Tarım ve hayvancılığın iklim değişimine katkısı % 18 olduğuna göre, gerek et endüstrisi nedeniyle, gerekse ormanlar kesilip yerel bitki örtüsü yok edilerek açılan otlaklara acaba nasıl bir ıslah çalışması getirilecek? Anadolu&#8217;da meraların karbon yutakları olduğu belliyken özelleştirilip yapılaşmaya açılan meralar geri getirilecek mi? </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Her yıl onlarca metre düşen yeraltı su tabakası ve kuruyan bir dizi göl, nehir ve dereler HES projelerine kurban edilmişken bu alanlar nasıl ıslah edilecek? Menderes nehri ve kuruyan onlarca göl alanların kıyılarında kamu malı olan suyun çalınarak (yaban hayatı da yok eden) özel çiftliklerde sulu tarım yapılması nasıl durdurulacak? Susuz tarıma geçilmesi için nasıl bir program izlenmeye başlanılacak?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünyayı hala % 70 oranında küçük çiftçiler beslediği üzere iklim değişimine göre onların sürekliliği için nasıl bir destek programı öngörülüyor? Yöreye özgü geleneksel yerel ve bilimsel yöntemleri birleştirip ‘çiftçiden çiftçiye’ sloganını içselleştiren doğa dostu  ve halka dayanan ekolojik bir tarım yöntemi olan Agroekoloji öğretimleri ihtiyacı olana ücretsiz sunulabilecek mi? Agroekoloji enstitüleri yerel düzeyde yaygınlaştırılabilir mi?</span></p>
<h5><b>Yangın Ekolojisi</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Son IPCC raporu artık ateş çağına girdiğimizi belirtiyor. Bu bağlamda yangın ekolojisi politikanız nedir? Bölgeden bölgeye değişiklik gösteren parçalı ve kırıklı coğrafi yapımız nedeniyle şimdiden yerel bilgi ve becerilerin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Bunlar kayda geçirilip halka istihdam sağlanabilecek mi? Yanan orman alanlarına rant kapısı olarak bakanlara &#8216;dur&#8217; deyip oraların kendini onarmasına bırakılacak mı?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Anadolu&#8217;da halen yerel uygulamaların çok az da kalsa kökünü kaybetmemiş olmamamız bir şanstır. Ancak bunlara sahip çıkılmazsa gelecek kuşaklar ekolojik restorasyon anlamında her şeye sıfırın altından başlamak durumunda kalacak. Örneğin, Akdeniz&#8217;in Toroslarında Sarıkeçililer gibi toplulukların sürdürdüğü göçebe hayvancılık ve benzeri geleneksel yöntemlerin sağladığı karbon yutulmasına neden olan pratikleri desteklenecek mi? Aynı şekilde Kars&#8217;ta, Dersim&#8217;de Güney&#8217;de Taşlıtarla ve Doğu&#8217;da bir dizi kaybedilmemiş yerel ekolojik örnek varken bunlar yaygınlaştırılacak mı? Bu örnekler Avrupa için biyolojik çeşitliliği geri getirme ve yerel geleneksel yöntemlerden öğrenme anlamında bir laboratuvar niteliğindedir. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biyoçeşitliliğimizin Avrupa&#8217;dan daha fazla olduğu söylenir. Ancak bu gidişle Avrupa&#8217;nın çok altına düşeceğiz. Avrupa kentlerinde dahi yaban hayat koridorları yaratarak nehir ve göllerini temizleyerek son beş yılda biyoçeşitlilik tonlarca kat artırıldı. Bunu yıllar sonra bir Avrupa ülkesine gerek artan kuş ve böcek çeşitliliği, gerekse bitki ve ekosistemdeki ahenk olarak görebiliyoruz. </span></p>
<h5><b>Yeşil Kapitalizm Sorunu Çözmez Gizler</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Yukarıda insan ihtiyaçlarından bahsettik. Bu durum aynı zamanda özellikle endüstrileşmeyle birlikte son 200 yıldır insanı merkeze koyan kapitalist tüketime odaklı politikaların sonucudur. Bu bağlamda İklim adaleti nasıl sağlanacak? Antroposen çağında yıkımın hızlanmasının etkileri açık. Dolayısıyla insan merkezli değil, tüm canlıların haklarının eşit gözetildiği ekokırımlara son verildiği bir iklim adaleti peşinde olacak mıyız? Kapitalist tüketim toplumu sonucu ortaya çıkan yıkım ‘İklimi Değil, Sistemi Değiştir’ şiarında vücut buldu. Ancak sistemde nelerin nasıl değiştirileceği meselesi önem taşıyor. Bilindiği üzere son 20 yılda (Rio çevre zirvesinde ortaya atılan Sürdürülebilirlik adı altında) kapitalizm kendine göre ‘yeşil’ çözümler üretme peşinde. Örneğin, tüketimi ve atığını azalt yerine geri dönüşümün teşvik edilmesi bunlardan biri. Artık ekonomik büyüme değil restorasyon çağı olduğu yönünde politikalar geliştirilecek mi? Yeşil paketiyle halen doğayı kaynak deposu olarak gören kapitalizmin çözümlerine inanmamız mümkün değil. Cochabamba&#8217;da olduğu gibi halkın iklim adaletinin konu edildiği zirvelerde ancak gerçek çözümlerin masaya yatırılabileceği inancındayım.</span><span style="font-weight: 400;"> </span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2021/10/11/adaletli-paris-iklim-sozlesmesi-uygulamalari-istiyoruz/">&#8216;Adaletli Paris İklim Sözleşmesi Uygulamaları İstiyoruz&#8217;</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gıda En Önemli Müşterektir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/18/gida-en-onemli-musterektir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Emet Değirmenci]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Jun 2020 07:44:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Covid-19 Krizi]]></category>
		<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[gıda sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[pandemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=54981</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yalnızca insan sağlığı değil toprak, su, hava ve tüm canlıları gözeten bir gıda sistemi nasıl yaratılmalı? İşte burada gıdanın toprak altındaki kökleriyle toprak üstünde bize sağladığı hayata tutunma enerjimizi sağlayan kısmı, hepimizi ilgilendiriyor. Dolayısıyla gıdaya karşı sorumluluğumuz müşterekler listesinde en başta geliyor. Gıda özgürlüğü tohumla başlar. Tohumumuza ve toprağımıza sahip çıkmak ve ona karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız…</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/18/gida-en-onemli-musterektir/">Gıda En Önemli Müşterektir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19 doğanın insan merkezli modernist tüketim toplumuna öfkeli bir kusma sinyali oldu. Bu sinyallerden en önemlisi gıda güvencesi hakkında idi. Yerel olarak kendine yeterlilik konusuna tekrar dönmeliyiz. Gerek küresel iklim değişiminin, gerekse küresel sağlık krizinin sonucu olarak bir gıda kriziyle karşılaşma gerçeği gün gibi açık ve net hal aldı. Dolayısıyla en önemli müştereklerimizden olması gereken gıdamıza nasıl sahip çıkacağız? Elbette gıda demişken su hakkını da göz ardı edemeyiz. Ancak bu yazıda gıdaya odaklanacağız.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Besin değeri olmayan şeylerle beslenenleri de dikkate alarak, gizli açlık için Birleşmiş Milletler 2002 yılında herkesin sağlıklı ve yeterli gıdaya ulaşım hakkını ilan etti. Korona virüsünün hayvandan geçen bir hastalık (zoonatic) olması nedeniyle başta virüsün ortaya çıktığı Çin’de yabani hayvan ticaretini yasaklandı. Ancak bu durum doğayla uyum içinde yaşayan yerli toplulukları doğrudan etkiledi. Çünkü onların bazıları bu yabani hayvan denilen yaratıkları avlayıp satarak günlük geçimlerini sağlıyordu. Örneğin, İnüitler ve Amerikan yerlileri (Kızılderililer) için balık (özellikle somon) kültürlerinin önemli bir parçasıdır. Somon ulusu (Salmon Nation) diye çok önemsedikleri ritüelleri güçlü, sürdürülebilir şekilde avlanmayı bilen, güçlü bir topluluk dahi var. Oysa asıl mesele endüstriyel hayvancılığı masaya yatırmak olmalı. Çünkü endüstriyel hayvancılığın küresel iklim değişimine katkısının % 50&#8217;den dahi fazla olduğu tahmin ediliyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Koronovirüs vasıtasıyla küresel pandeminin nedeni hakkında çeşitli tartışmalar hala sürmekte. The conservation haber portalı ‘Covid-19 mu yoksa biyoçeşitliliğe kötü davranmak mı pandemiyi yarattı?’ adlı bir yazı yayınladı. Yeni patojenler hakkında doğa tahribatının 1980-2000 arasındaki 20 yıllık sürede daha da hızlanarak 100 milyon hektardan fazla tropikal orman ve % 85 sulak alan tahrip olduğu belirtildi. Buna son 2 yılı da eklersek tablonun gerçeğini siz hayal edin lütfen. Covid-19’un müsebbibi aynı zamanda endüstriyel tarım ve et endüstrisidir. Tüm bunların toplamının küresel iklim değişiminde payının % 50&#8217;yi geçtiğini belirten araştırmacılar mevcut. Kapitalizmin kendini çevreciymiş gibi yeşile boyadığı, merkeziyetçi, monokültüre dayanan yönetimlerle biyo-yakıt endüstrisinde yeşil akaryakıt elde etmek için Asya ve Afrika’daki ekilebilir tarım arazilerini gasp etmesi de biyoçeşitliliği öldüren bir başka önemli etken.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Biyoçeşitliliğin yok olmasının, küresel sağlık krizine yol açtı gerçeğini kabul ederek; yerelde Türkiye ölçeğinde neler yapılabileceğine biraz kafa yoralım. Yalnızca insan sağlığı değil toprak, su, hava ve tüm canlıları gözeten bir gıda sistemi nasıl yaratılmalı? İşte burada gıdanın toprak altındaki kökleriyle toprak üstünde bize sağladığı hayata tutunma enerjimizi sağlayan kısmı hepimizi ilgilendiriyor. Dolayısıyla gıdaya karşı sorumluluğumuz müşterekler listesinde en başta geliyor. Gıda özgürlüğü tohumla başlar. Tohumumuza ve toprağımıza sahip çıkmak ve ona karşı sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız.</span></p>
<p><b>Tohum da Müşterektir</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Covid-19 sürecinde gelecek yıllarda karşılaşabileceğimiz gıda krizi nedeniyle elbette bir şeyler yapmaya çalışanlar da var. Örneğin, bazı belediyeler kent meclislerinde aldıkları kararla ekilebilir kent kamusal alanlarını özellikle hububatla donattılar. Tunceli, İzmir bir de Eskişehir‘deki çalışmalar bir yana Antalya, Osmaniye ve Ankara Yenişehir belediyelerinin bu süreçte kamusal alanlara olabildiğince hububat ektiğini duymuştum. Sıradan halk ise balkonunda ya da köyle bağını kesmemişse orada neler yapabileceğine odaklandı. Bereket ki Anadolu’da azalsa da hala bir tohum hassasiyeti korunuyor. Ancak bu sağlık krizi döneminde geçmişte yapılan tohum takas ya da fide şenlikleri mümkün olamadı. Tohum takas gruplarının hiyerarşik olmayan şeffaf bir yapılanmayla şekillenmiş olmaması nedeniyle bazı insanlar istedikleri halde ekecek tohum ya da fide bulamadılar. Oysa tohum sürekli ekilerek yenilenerek canlılığını sürdürür. İnsanlardan bir kısmı bu gruplar tarafından beklenen hassasiyeti ve sorumluluğu göremediğini belirtti. Elbette bunlar yeni yapılanmalar ve daha gidilecek çok uzun bir yol var.</span></p>
<p><b>Tohum Kütüphaneleri</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Elbette yediğimiz bir şeyin bizi tadıyla ve kokusuyla kendine bağlaması sonra da o çağrışımla bizi başka yerlere götürmesi muhteşem bir şey. Fiziki olarak beslendiğimizi hissetmenin ötesinde ruhsal olarak da şifa bulduğumuzu hissederiz. Çocukluğumuzda yediğimiz bir yaban çileğinin tadı ya da taze Aydın incirinin kokusu bunlardan biri olabilir. Beslenmenin ötesinde eko-sistemsel bütünlüğü duyumsayıp sorumluluk almaya bir davettir bu aslında.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Gıdayı kontrol edenin coğrafyayı kontrol edebileceğine göre, tohumu kontrol eden tüm insanlığı kontrol altında tutabilir. Tohumumuz bildiğimiz gibi tehdit altında. Evladiyelik yerel tohumların yerine Monsanto, Cargil, Sygenta gibi tekeller, dayattıkları kısır tohumların yanında verdikleri böcek ve haşere öldürücülerle de toprağımızı ölü hale getiriyor. Öyleyse her mahalleye bir tohum kütüphanesi oluşturmayı artık geciktirmemeliyiz. Bakınız tohum bankası demiyorum. Çünkü o ekonomik terimler tam da karşısında durmamız gereken tekellerin dili. Bize kitap sayfaları gibi sıcak ve komşuluk dayanışması kokusu veren tohum kütüphaneleri lazım. Yerel biyoçeşitliliği geri getirmeye dayanan evladiyelik (tohumların kuşaktan kuşağa geçtiği) tohum özgürlüğünden söz ediyorum.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Öyleyse gıdanın bir müşterek olması tohumun müşterek olmasından başlar. Bu durumda oluşturacağımız tohum kütüphanelerimizin hiyerarşik yapılanmalarla birkaç kişinin tahakkümünde olmaması gerekir. Korona döneminde, gıdanın bir müşterek olması gerektiği hakkında dünyada bir uyanışın olması sevindirici bir durumdur. Bunu mahalle ölçeğinde oluşturacağımız tohum kütüphaneleriyle daha da kalıcı kılabiliriz. Bu durum doğrudan (katılımcı demokrasi) demokrasiye inanmaktan ve gereklerini yerine getirmekten geçecek. Bu da içimizdeki ve dışımızdaki tahakküm ilişkilerini yeniden tekrar gözden geçirmeyi sağlayacaktır.</span></p>
<p><strong>Ne Yapılabilir?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bu yıl balkonumuzda/bahçemizde yetiştirdiğimiz, pazardan alıp tadını ve besin değerini beğendiğimiz meyve ve sebzenin tohumlarını saklayarak bir şeyler yapmaya başlayabiliriz. Belediyelerden okullar, spor kulüpleri vb kamusal alanların bir köşesini bu amaçla bize ayırmasını talep edebiliriz. Tohum hikâyeleri paylaşacağımız sanat faaliyetleriyle şimdiden oralarda şenlikli bir köşe yaratabiliriz.</span></p>
<p><strong>Avrupa da Neler Oluyor?</strong></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Avrupa Covid 19 sürecinde Mart 2020 itibariyle geçen senenin Aralık ayından beri masasında duran Yeşil Yeni Düzen (Eurepean Green New Deal) anlaşmasını yürürlüğe koymaya karar verdi. 2050’ye kadar karbon emisyonlarını sıfırlamayı hedefliyor. Elbette bu yeşil dönüşümün pratiğe nasıl geçirileceği radikal görüşlerce eleştiriliyor. Örneğin, kentlerin dönüşümündeki Just Transition adaletli bir geçiş mi? Yoksa yalnızca Avrupa’yı yeşile boyamaya mı yarayacak?</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yeşil denilen merkeziyetçi teknolojiyle karbonsuz bir Avrupa yaratmanın mümkün olmadığı bir gerçektir. Ekonomik olarak büyümemeye (Degrowth) radikal yaklaşanlar, yalnızca refahın dağıtılıp doğanın kendini onarmasına dikkat çekenler, çiftlikten çatala (Farm to Fork) olarak gıdaya da yer verilen bölüme önemli eleştiriler ve alternatifler sunmakta. Bunlardan biri de tohum özgürlüğü. Öyleyse gıda demokrasisine dikkat çeken La Via Capessina ve Agroekoloji hareketinde olduğu gibi, çiftçiden çiftçiye öğretim şiarıyla biz de bildiklerimizi ve elimizde olan tohumları yaratacağımız tohum kütüphanelerinde paylaşarak Vandan Shiva’nın yıllardır dikkat çektiği tohum özgürlüğü hareketinin kalıcı bir parçası olabiliriz.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Küresel düşün yerel hareket et şiarıyla biz de mahalle düzeyinde hiyerarşisiz tohum kütüphaneleri oluşturarak geleceğimizin genetik çeşitliliğine sahip çıkıp hastalıklara karşı dirençli ekosistemlerin onarılması ve parçası olmaya katkıda bulunmalıyız.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/06/18/gida-en-onemli-musterektir/">Gıda En Önemli Müşterektir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belediyelerin Yeşil Karnesi…</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/belediyelerin-yesil-karnesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Dec 2019 07:29:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel Yönetimler]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Gelecek Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Doğru]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[yenilenebilir enerji]]></category>
		<category><![CDATA[Yeşil Belediye Karneleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45166</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeşil Gelecek Derneği, iklim krizi, enerji, hava, atık, arazi kullanımı, su, biyoçeşitlilik, çevre yönetimi, ulaşım ve gürültü-görüntü-elektromanyetik-ışık gibi alanlarda hazırlanan göstergeler aracılığıyla, İstanbul'un ilçe belediyeleri için Yeşil Belediye Karneleri oluşturdu. Belediyelerin gösterge sorularına olumlu yanıt verdiği en yüksek oranın %55 olduğu belirtilen karnede, yaşam kalitesini yükseltmesi için 'yeşil belediye' çalışmalarına acil olarak başlanmasının altı çiziliyor. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/belediyelerin-yesil-karnesi/">Belediyelerin Yeşil Karnesi…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeşil Belediye Karneleri projesinde, her bir ilçe belediyesinin yeşil belediye göstergelerinin uygulanması konusundaki mevcut durumlarının ve performans analizlerinin ortaya çıkarılması ve tüm belediyelerin yeşil belediye anlayışının güçlendirilmesi ve geliştirilmesi için bir kaynak gösterge olması amaçlanıyor. Projeyle ilgili değerlendirmelerde bulunan EKOIQ ve iklimhaber.org yayın yönetmeni Barış Doğru, yerel yönetimlerin sürdürülebilir kalkınmanın ekonomik, sosyal ve çevresel süreçlerinin neresinde olduğunu bilmenin önemli olduğunu hatırlatarak, “Klişe ama “ölçmeden yönetemezsiniz” gerçekten de. Somut durumu görmenin en önemli yolu da doğru ve sağlıklı ölçüm yollarını, yani gösterge setlerini doğru bir şekilde saptamaktan geçiyor.  Yeşil Gelecek Derneği’nin hazırladığı Yeşil Belediye Karnesi Projesi ve Raporu’nun arka planında işte bu öncüller yatıyor. Eğer somut durumu görebilir ve somut tahlillerde bulunabilirsek, önümüzdeki dönemde, bu alanda ilerleme kat etmemiz çok daha mümkün olabilir.“ diyor.</p>
<p><strong>Karnede Çözüm Önerileri de Yer Alıyor</strong></p>
<p>Projede, gösterge setinde bulunan hava ve su ana başlığı, mevzuat dışı faaliyetleri barındırdığı için belediyelerin faaliyetlerine göre Yeşil Belediye Karnesinde puanlansa da raporun analiz kısmında ele almıyor. Belediyeler, hava ve su başlığının dışında kalan en yüksek ve en düşük aldıkları başlıklar, genel ortalamanın üzerinde ve altında kalan başlıklar birlikte incelenerek değerlendirilmiş. Karnede düşük puan alınan alınan başlıklara yönelik çözüm önerileri de sunuluyor. Raporda, 37 ilçe belediyesinin taramaları sırasında stratejik planlarda yeşil belediye kriterlerine uygun projelerin bulunduğu ve bu konuda yapıların oluşturulduğu, ancak mevzuat, bütçe sıkıntıları veya gündem değişikliği gibi gerekçelerle projelerin hayata geçirilmediği vurgulanıyor. İklim krizinde yaşanacak afetlerde belediyelerin önemli bir görevi olduğu belirtilen raporda, “Belediyeler iklim krizine karşı etki azaltma ve uyum çalışmaları yapmalı ve yaptığı çalışmalarla denetleyici olmalıdır.  Bu konuda yapılacak faaliyetler, genel olarak belediyelerde mevzuat dışı olduğu için bir üst kuruluşun sorumluluğuna bırakılmıştır. Ancak 26 Eylül 2019 tarihinde İstanbul’da yaşanan 5,8’ şiddetindeki depreminde yaşanan çeşitli aksaklıklar yurttaşların ilk olarak ilçe belediyelerine başvurduklarını bir kez daha göstermiştir. İlçe belediyelerine düşen sorumluluk oldukça büyük ancak yapılamaz değildir.” deniliyor.</p>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignleft wp-image-45168 size-boldthemes_small_square" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/EIbgQ3OXsAAWolS-320x320.jpg" alt="" width="320" height="320" />Yenilenebilir Enerjinin Önemi&#8230;</strong></p>
<p>Raporda değinilen bir diğer konu temiz hava. Havanın zehirli gazlardan temizlenmesinin yaşam kalitesi açısından önemli olduğu vurgulanan raporda, “Enerji tasarrufu yapılması, güneş enerjisi santrallerinin kurulması, denetimlerin yapılması, eğitim ve teşvik edici çalışmaların yapılması çok önemlidir. 37 ilçeyi incelendiğinde sadece Tuzla Belediyesi’nin Şelale Kültür Merkezi’nde güneş enerjisi paneli kurduğu görülmektedir. Bu çalışma temiz yenilenebilir enerji uygulamalarından biri olması nedeni ile son derece önemlidir.” ifadelerine yer veriliyor.</p>
<p>Atık konusunda yapılacak en önemli çalışmanın atık oluşumunun engellenmesi olduğu vurgulanan raporda, ilçe belediyelerinin 1. Sınıf, 2. Sınıf ve 3. Sınıf atık üreticilerine düzenli olarak denetim yapması, plastik kullanımının azaltılması, çöplerin ayrıştırarak toplanması ve kompost yapımı gibi güçlendirici eğitimlerinin önemine vurgu yapılıyor. Atık yönetimiyle ilgili diğer öneriler şunlar: “Atık ayrıştırması, belediyenin oluşum-ayrışım-bertaraf süreçlerinde atığın daha kolay işleme alınmasını, geri dönüşümünü kolaylaştırmasını, dolayısıyla da karbon salımının azaltılmasını ve ham madde tasarrufu yapılmasını sağlar, bu sebeplerle atık oluşumu önleyici çalışmalar yapmak önemli ve gereklidir. İlçe belediyelerinin OSB ve AVM gibi yerlerde gıda, teknoloji ve tekstil ürünleri gibi farklı çeşitlerde atıkların oluşması dolayısıyla mutlaka işyerleri ile ortak çalışarak, atık önleme ve ayrıştırma faaliyetleri yapmalı, yapılan çalışmalarını titizlikle takip etmelidir.”</p>
<p><strong>Karneden İyi Örnekler…</strong></p>
<p>Yeşil Belediye Karnesi&#8217;nde yer alan iyi örnek uygulamalarından bazıları şunlar:</p>
<p><strong>Zeytinburnu’nda ZEYBİS Projesi…</strong></p>
<p>Zeytinburnu Belediyesi bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması için başlattığı proje ile ilçe içinde bisiklet kullanımını arttırıcı ve teşvik edici çalışmalar yürütmekte&#8230; Belediye başkanı ve belediye personelinin bisiklet kullanımına geçmesi ile başlayan proje, haftalık bisiklet turlarının düzenlenmesi ve “ZEYBİS” projesi ile ilçe genelinde yaygınlaşmış. Bu proje, ilçe sınırları içerisinde trafik yoğunluğunun ve motorlu araçlardan kaynaklanan fosil yakıt tüketiminin azaltılması iyi örnek uygulamasıdır.</p>
<p><strong>Ümraniye Çiğdemi Koruma Altında</strong></p>
<p>Ümraniye Belediyesi, Endemik bir bitki türü olan Ümraniye Çiğdemi ile ilgili çalışmalar yapıyor. Endemik türü belirleme ve ekosistemi korumaya yönelik bu çalışması “Biyoçeşitlilik” başlığı için önemli bir konudur. Bu nedenle Ümraniye Belediyesi’nin endemik türünü gözeterek açtığı Ümraniye Çiğdemi Araştırma, Eğitim ve Koruma Merkezi iyi örnekler arasında yerini almış.</p>
<p><strong>Tuzla Yenilenebilir Enerjide Tek İlçe</strong></p>
<p>Tuzla, İstanbul’da kendi bünyesinde yenilenebilir enerji santrali işleten tek belediye. Şelale Kültür Merkezi’nin çatısına kurduğu güneş enerjisi panelleriyle kültür merkezinin enerjisini yenilenebilir olarak sağlamakta, elektrikli araç şarj istasyonuna aktararak farklı alanlarda da kullanıyor. Enerji tasarrufu sağlamakta ve kendi enerjisini üreterek yerelini güçlendiriyor. Ayrıca çöp konteynerlerine çip takarak doluluk oranlarını kontrol altına almış. Doluluk bilgileri merkezi sistemde toplanarak, çöp toplamaya çıkan araçların, çöpün tam dolu olmadığı yerlerde gereksiz tur atmasını önlenmiş. Bu uygulama karbon salınımını ve hava kirliliğini azaltarak enerji ve maddi tasarruf sağlıyor. Güneş enerjisi santrali ve mikroçipli konteyner projeleri Tuzla’nın iyi uygulama örnekleridir</p>
<p><strong>Silivri’de Alternatif Bitki Yetiştiriciliği</strong></p>
<p>Silivri Belediyesi, ilçe sınırları içerisinde Tarımsal Üretim ve Araştırma Merkezi (TÜRAM) kurarak bölgedeki geleneksel tarım ve bölge koşullarına uygun alternatif bitki çeşitlerinin yetiştirilmesi konusunda çalışmalar yürütüyor. Kentsel tarımın ve bölgede bulunan çiftçilerin güçlendirilmesi açısından iyi bir örnek olan proje ile bölge toprağına uyumlu bitkilerin yetiştirilmesi desteklenmekte&#8230; Aynı zamanda, Silivri Ziraat Odası ile birlikte Toprak Bitki ve Su Tahlil Laboratuvarı projesini de hayata geçirerek bölge çiftçisine yapmış olduğu tahlil ve araştırmalarla destek veriyor, Silivri Belediyesi’nin hayata geçirmiş olduğu bir diğer iyi örnek ise sahil kordonunda kişi yoğunluğunun fazla olduğu noktalara güneş enerjisi ile çalışan akıllı banklar koymasıdır. Bu banklar aracılığıyla vatandaşların kullanımına sunulmak üzere güneş enerjisiyle elektronik eşyaların şarjının yapılması mümkün oluyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/03/belediyelerin-yesil-karnesi/">Belediyelerin Yeşil Karnesi…</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eko Kriz: Akışı Değiştir</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/eko-kriz-akisi-degistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Biltekin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Oct 2019 09:42:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hayvan Hakları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Anja Hazekamp]]></category>
		<category><![CDATA[biyoçeşitlilik]]></category>
		<category><![CDATA[Eko kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Hayvanlar İçin Parti]]></category>
		<category><![CDATA[Marianne Thieme]]></category>
		<category><![CDATA[türcülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=42986</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sivil toplum örgütü temsilcileri, politikacılar ve akademisyenler ile Portekiz’in Porto kentinde gerçekleşen “Ekolojik Kriz: Akışı Değiştir” başlıklı konferans, üç günün sonunda, şiddetsiz bir dünyada yaşamak istiyorsak bir an önce başkaların canını yakan alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerektiği mesajıyla sona erdi. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/eko-kriz-akisi-degistir/">Eko Kriz: Akışı Değiştir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Konferansın açılış konuşması Birleşmiş Milletler bünyesindeki Biyolojik Çeşitlilik ve Ekosistem Hizmetleri Konulu Hükümetlerarası Bilim Politika Platformu (IPSES) raporunun yazarlarından Ingrid Visseren tarafından yapıldı. Visseren IPSES raporunda ilk defa hayvan haklarından bahsedildiğini belirtti. Ingred, konuşmasında sürdürülebilir bir ekonomi için çabalamamız, bitkisel tarıma geçmemiz ve sürdürülebilir gıdanın standart haline gelmesi gerektiğinden bahsetti. IPBES’in bu yıl yayınladığı 800 sayfalık rapor hayvancılık, tarım, madencilik, avcılık, balıkçılık ve ormansızlaşma sebebi ile 1 milyon bitki ve hayvan türünün yok olma tehlikesi altında olduğunu söylüyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Program, 3 farklı ülkeden gelen aktivistlerin, kendi ülkelerinde biyoçeşitliliğe zarar veren en önemli sebepleri anlattıkları sunumlar ile devam etti. Sunumlardan biri Filistin’den gelen aktivist tarafından yapılırken, savaşın çevre üzerindeki yıkıcı etkilerini sayılar ve görseller ile görmek rahatsız ediciydi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Programa ara vererek Porto’daki Brezilya Konsolosluğu önünde Amazon ormanlarının yok edilmesini protesto ettik. Eylemde “Amazon’u koru”, “Mercosur’e dur de” sloganları atıldı. Mercosur anlaşması Güney Amerika ülkeleri ile Avrupa Birliği arasındaki bir ticaret anlaşması, ancak bu anlaşma daha çok Brezilya’yı hayvan ticareti konusunda teşvik ediyor. Amazon orman yangınlarının hayvancılık ve hayvansal tarıma (yem üreticiliği) yer açmak için insan eli ile çıkarıldığı biliniyor. Amazon’daki tahribatın %91’inden hayvancılık endüstrisi sorumlu, Brezilya’da tahmini olarak dakikada bir futbol sahası büyüklüğünde orman hayvancılık için yok ediyor. Dünyada üretilen soyanın yüzde 80’i hayvan yetiştiriciliği için kullanılıyor, soya ekim sahaları da bu ekolojik yıkıma ortak oluyor. Anja Hazekamp (Hayvanlar için Parti) ve Francisco Guerreiro (Portekiz’li PAN) eylem metnini birlikte okudular. Okunan metinde, ucuz et için ormanların yok edildiği, AB’nin Mercosur anlaşmasına bağlı kaldığı sürece bir yol bulmanın mümkün olmadığı söylenirken, bir an önce bu anlaşmadan vazgeçilmesi gerektiği belirtildi. Eylem, yerel sanatçı PANT. Artworks’ün graffiti çalışması yapması ile sona erdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Etkinliğin 3. Gününde, Hayvanlar İçin Parti (Hollanda) kurucusu ve başkanı Marianne Thieme halka açık bir konuşma yaptı. Konuşmada Hayvanlar için Parti’nin kuruluşundan ve etkilerinden bahsetti. Parti ilk kurulduğunda diğer partilerin kendileri ile dalga geçtiğini söyleyen Marianne, bir süre sonra partinin yarattığı etki sebebi ile diğer partilerin hayvan haklarını kendi gündemlerine almak zorunda kaldıklarını belirtti. Marianne, var olan sistem ile ekolojik yıkımın önüne geçemeyeceğimizi, bunun için insanı merkeze alan sistem yerine doğayı merkeze alan bir sisteme geçmemiz gerektiğini açıkça belirtti.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Neredeyse bütün toplumlar insanı merkeze alıyor ve bütün canlıların insanlığın çıkarı için kullanılmasını olumluyor. Böyle bir dünyada iklim krizi ve türcülüğün yarattığı etik problemler ile başa çıkmamız mümkün görünmüyor. Görünen şu ki; dünyanın çok fazla vakti kalmadı, bu yüzden hepimizin günlük rutinlerimizin sonuçlarını düşünmesi gerekiyor. Eğer şiddetsiz bir dünyada yaşamak istiyorsak bir an önce başkaların canını yakan alışkanlıklarımızdan vazgeçmemiz gerekiyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/10/07/eko-kriz-akisi-degistir/">Eko Kriz: Akışı Değiştir</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
