<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-gida-ve-tarim-orgutu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-gida-ve-tarim-orgutu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 16 Oct 2020 09:01:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-gida-ve-tarim-orgutu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>16 Ekim Dünya Gıda Günü: Çözüm Dayanışma</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/16/16-ekim-dunya-gida-gunu-cozum-dayanisma/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 16 Oct 2020 09:01:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gıda Günü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=59580</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) kuruluş tarihi olan 16 Ekim, her yıl Dünya Gıda Günü olarak kutlanıyor. Bu yıl Gıda Günü temasını "Büyütelim, Besleyelim; Hep Birlikte Sürdürelim" olarak belirleyen FAO, dayanışma ve işbirliğinin önemine dikkat çekiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/16/16-ekim-dunya-gida-gunu-cozum-dayanisma/">16 Ekim Dünya Gıda Günü: Çözüm Dayanışma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde, her yıl olduğu gibi bu yıl da açlık, obezite, gıda israfı ve sağlıklı gıdaya erişim sorunları gündemde. Ancak bu kez bir fark var: Söz konusu sorunların derinleşmesine neden olan Koronavirüs (Covid-19) salgını, çoğumuzun gıda güvenliği meselesini yeniden değerlendirmesini sağlıyor.</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-59599 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gida-640x334.jpg" alt="dünya gıda günü" width="391" height="204" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gida-640x334.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/gida.jpg 1000w" sizes="(max-width: 391px) 100vw, 391px" />Salgın koşullarında sağlıklı gıdaya erişme konusunda çaba gösterenler, yerel üretim ve tüketimin sunduğu imkânlar ile birlikte gerçek ihtiyaçlarını belirlemenin, üretici-tüketici ortaklıklarının ve küçük çiftçilerin gıdanın sürdürülebilirliği için öneminin farkına varıyor. Üreticilerle tüketicilerin bir araya geldiği dayanışma ağlarının giderek yaygınlaşması, sorunların derinleşmesine neden olan tarım-gıda yöntemlerini dönüştürme fırsatı veriyor.</p>
<p>Bu yıl Gıda Günü temasını &#8220;Büyütelim, Besleyelim; Hep Birlikte Sürdürelim&#8221; olarak belirleyen Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), dayanışma ve işbirliğinin önemine dikkat çekiyor. Bu birliktelik; kentli ve köylünün, tüketici ile üreticinin birbirinden uzaklaşmasına neden olarak gıda krizinin derinleşmesine yol açan endüstriyel gıda sistemlerinin yerine; yerel üretim-yerel tüketim ile üretici-tüketici dayanışmasını koyuyor. Sadece verimlilik odaklı, kirleten ve yok eden, sürdürülemez sistemler yerine ise doğanın döngüleri ile uyumlu, herkes için sağlıklı ve erişilebilir gıda üretiminin sürdürülebilirliğini esas alan agroekolojik yöntemleri destekliyor.</p>
<h5>Çözüme işaret eden çelişkiler!</h5>
<p>Gıda güvenliğinin sağlanabilmesinin önündeki başlıca engellerden biri, tarım ve gıda sistemlerinin bütüncül bir değerlendirmeyle ele alınmaması. Bu anlamda gıda sistemindeki çelişkilere yakından bakmak, sorunların çözümü için yol gösterici olabilir.</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-59600 alignright" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/dunya-gida-gunu-640x334.jpg" alt="dünya gıda günü" width="441" height="230" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/dunya-gida-gunu-640x334.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/dunya-gida-gunu.jpg 1000w" sizes="(max-width: 441px) 100vw, 441px" />Bir yanda insan faaliyetlerinin neden olduğu çevre kirliliği ve iklim krizi, sağlıklı gıda üretimini tehdit ediyor; diğer yanda kimyasallara, yoğun üretime ve kıtalar arası gıda alışverişine sırtını dayamış endüstriyel tarım sistemi, çevre kirliliği ve iklim krizini tetikliyor. Öte yandan sözde gıda üretimini artırmak için sağlığımızı ve biyolojik çeşitliliği tehdit eden kimyasallar kullanılıyor, buna karşılık tarladan sofraya devasa bir gıda israfı sorunu yaşanıyor.</p>
<p>FAO verilerine göre, her yıl dünyada kullanılan 3 milyon ton tarım zehiri, toprağı, suyu ve havayı kirletip sağlığımızı tehdit ederken, yaşanan gıda kaybının parasal bedeli, yıllık 400 milyar dolar. Söz konusu gıda kaybı ve israfı, küresel sera gazı salımının, yüzde 8’ini oluşturuyor. Sağlığımıza ve doğal varlıklara ödettiği bedel ise hesaplanmıyor. Bu gizli maliyetlerle üretilen gıdanın yaklaşık 1,3 milyar tonu ise çöpe gidiyor. Bir başka deyişle çöpe giden gıdalar yüzünden sağlık sorunları artıyor, biyoçeşitlilik azalıyor, iklim krizi derinleşiyor, emekler heba oluyor, kırsalın refahı düşüyor…</p>
<p>Yerel, küçük ölçekli, sürdürülebilir, adil, katılımcı ve dayanışmacı gıda sistemleri ise hem doğal varlıkların sürdürülebilirliğini destekliyor hem de gıda israfını önlüyor. Örneğin; tüketicilerin, ihtiyaçları doğrultusunda, yereldeki küçük çiftçilerle ortaklık yaptığı ve ürününe alım garantisi verdiği topluluk destekli tarım modeli ürünlerin tarlada kalmasını engelliyor. Aynı model, dağıtımın imeceyle örgütlenmesi sayesinde nakliye sırasındaki kayıpları da önlüyor.</p>
<h4>Endüstriyel Gıda Zincirleri yerine Gıda Dayanışma Ağları</h4>
<p>Covid-19 salgını öncesinde açlıkla mücadele edenlerin sayısı 820 milyonu geçmişken, salgınla birlikte gıdaya erişimde yaşanan aksaklıklar bu sayıda yüzde 12-14 oranında artışa neden oldu. FAO’ya göre, salgın en çok tedarik zincirini etkiledi ve bu da mevcut endüstriyel gıda zincirini sorgulama gerekliliğine işaret ediyor.</p>
<p>Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği Strateji Kurulu üyesi Oya Ayman, “Endüstriyel gıda sistemi, 70 yılı aşkın süredir denenmesine rağmen açlığı önleyemedi,” diyor ve ekliyor: “Oysa salgın, savaş ya da benzer kriz zamanlarında; tek tip üretimin ve halkaları kopabilecek gıda zincirlerinin yerini alacak çeşitlilik (polikültür) odaklı küçük ölçekli üretim, yerel üretim-yerel tüketimi destekleyen topluluklar, kolektif ve kooperatiflerin doğrudan pazarlamayı esas alan ağ sistemleri, gıdaya erişimi kolaylaştırıyor.”</p>
<p><img decoding="async" class=" wp-image-59601 alignleft" src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/dunya-gida-gunu-1-640x334.jpg" alt="dünya gıda günü" width="370" height="193" srcset="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/dunya-gida-gunu-1-640x334.jpg 640w, https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2020/10/dunya-gida-gunu-1.jpg 1000w" sizes="(max-width: 370px) 100vw, 370px" />Buğday Derneği ile Dört Mevsim Ekolojik Yaşam Derneği’nin Ankara, Güdül’de yürüttüğü ”Gıda Topluluklarıyla Agroekolojik Dönüşüm” projesinin yürütücüsü Ceyhan Temürcü, salgın döneminde küçük üreticilerin çevrelerindeki toplulukları taze, sağlıklı, besleyici gıdalarla doyurmaya devam ettiklerini ve daha geniş kitlelerle doğrudan bağlantı kurmak için yaratıcı çözümler bulduklarını söylüyor: “Dahil olduğumuz katılımcı güvence sisteminde (Doğal Besin, Bilinçli Beslenme Ağı) yer alan bazı üreticiler, ihtiyacı olan herkes için ücretsiz gıda bile sundular. Birçok kooperatif ve gıda topluluğu sağlık önlemlerine uygun olarak gıda dağıtmaya devam etti. Topluluk destekli tarım grupları ve üretici örgütleri, salgına karşı güvenli yöntemleriyle, her zamankinden daha aktif şekilde faaliyet gösterdiler. İnsanlar, en kırılgan durumdakiler için dayanışma fonları oluşturmak üzere örgütlendiler. Çiftçiler ve sorumlu tüketiciler, toplumlarımız için bir güç kaynağı olduklarını ve kendilerine alan açıldığında çözümlerini daha da yaygınlaştırabileceklerini kanıtladılar.”</p>
<p>Katılımcı ve kolektif gıda sistemlerinde yer alan üretici ve tüketicilerin salgın sırasındaki deneyimleri; açlık, gıdaya erişim ve israf konularında çözüme götürebilecek paradigma değişikliği kapsamında örnek teşkil ediyor. Söz konusu paradigma değişikliği için;</p>
<ul>
<li>Yerel üretim ve yerel tüketimi</li>
<li>Atalık tohumların, çeşitliliğin teminatı olan küçük çiftçileri</li>
<li>Agroekoloji veya organik sertifikalı tarım yöntemlerini</li>
<li>Tarladan sofraya gıda israfının önlenmesine yönelik sistemleri</li>
<li>Topluluk destekli tarım veya katılımcı sertifikasyon modellerini</li>
<li>Kırsalda cinsiyet eşitliğini ve gençler için gelişim fırsatlarını</li>
<li>Kooperatifler, gıda toplulukları, üretici pazarları gibi doğrudan pazarlama yöntemlerini</li>
<li>Konuyla ilgili sivil toplum kuruluşu, kolektif, inisiyatif vb. toplulukların çabasını destekleyen</li>
<li>Gıdamız ile ilgili bilgi edinme hakkından hiçbir şekilde vazgeçmeyen politikaların hayata geçirilmesi gerekiyor. (Bkz: <a href="https://www.change.org/p/g%C3%BCvenilir-g%C4%B1da-i%C3%A7in-sans%C3%BCre-hay%C4%B1r-g%C4%B1daya-y%C3%B6nelik-ifade-%C3%B6zg%C3%BCrl%C3%BC%C4%9F%C3%BC-k%C4%B1s%C4%B1tlanamaz-tctarim-tbmmresmi?utm_source=share_petition&amp;utm_medium=custom_url&amp;recruited_by_id=ae837910-114b-11e6-a90a-4b597d9c5383" target="_blank" rel="noopener noreferrer" data-saferedirecturl="https://www.google.com/url?q=https://www.change.org/p/g%25C3%25BCvenilir-g%25C4%25B1da-i%25C3%25A7in-sans%25C3%25BCre-hay%25C4%25B1r-g%25C4%25B1daya-y%25C3%25B6nelik-ifade-%25C3%25B6zg%25C3%25BCrl%25C3%25BC%25C4%259F%25C3%25BC-k%25C4%25B1s%25C4%25B1tlanamaz-tctarim-tbmmresmi?utm_source%3Dshare_petition%26utm_medium%3Dcustom_url%26recruited_by_id%3Dae837910-114b-11e6-a90a-4b597d9c5383&amp;source=gmail&amp;ust=1602918836091000&amp;usg=AFQjCNFnPminjEzLFFhPNvoC8s1KWn-EzQ">Change.org/GidadaSansureHayir</a>)</li>
</ul>
<p>Buğday Derneği, bu politikaların; geniş kitlelerin sağlıklı gıdaya erişimini sağlamaktan öte, doğal varlıkların ve tarımsal biyoçeşitliliğin korunmasına, kırsalın kendi değerinin farkına varmasına, küçük üretici refahının artmasına ve tarımsal kaynaklı sera gazı emisyonlarının azalmasına katkıda bulunacağını savunuyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2020/10/16/16-ekim-dunya-gida-gunu-cozum-dayanisma/">16 Ekim Dünya Gıda Günü: Çözüm Dayanışma</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FAO, Suriyeli Mülteciler İçin Başlattığı Tarım Programını Sürdürüyor</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/fao-suriyeli-multeciler-icin-baslattigi-tarim-programini-surduruyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 May 2019 07:42:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Aylin Alpagut]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[FAO]]></category>
		<category><![CDATA[Suriyeli mülteciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=38101</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin yaşam standartlarını iyileştirmek, istihdam olanaklarını genişletmek ve onlara teknik beceriler kazandırmak adına başlattığı programı, 2019 Mart ayında genişleterek devam ettiriyor. FAO İletişim Uzmanı Aylin Alpagut ile güncel tabloyu konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/fao-suriyeli-multeciler-icin-baslattigi-tarim-programini-surduruyor/">FAO, Suriyeli Mülteciler İçin Başlattığı Tarım Programını Sürdürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b>FAO’yu ve amacını anlatabilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">FAO, açlık ve  yoksullukla mücadelede uluslararası düzeyde yürütülen çabaların önderliğini yapan bir Birleşmiş Milletler kuruluşu. </span><span style="font-weight: 400;">Kurum olarak ana amacı; herkes için gıda güvenliğinin sağlanması ve insanların aktif, sağlıklı yaşam sürdürebilmeleri için yeterli yüksek kaliteli gıdaya düzenli olarak erişebildiklerinden emin olmak.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sürdürülebilir şekilde açlığın, kötü beslenmenin ve yoksulluğun sona erdiği bir dünyaya erişmek için beş ana stratejik hedef üzerinden çalışmalarımızı sürdürüyoruz:</span></p>
<ul>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Açlığın, Gıda Güvensizliğinin ve Yetersiz Beslenmenin Önüne Geçme</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Tarım, Ormancılık ve Balıkçılığı daha Üretken ve Sürdürülebilir Kılma </span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kapsayıcı, Verimli Tarım ve Gıda Sistemlerinin Etkin Kullanılmasını Sağlama</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Geçim Kaynaklarının Tehdit ve Krizlere Karşı Direncini Arttırma</span></li>
<li style="font-weight: 400;"><span style="font-weight: 400;">Kırsal Yoksulluğu Azaltma</span></li>
</ul>
<p><b>Bu çalışmalardan biraz bahsedebilir misiniz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tabi. FAO gıda, tarım ve doğal kaynaklar hakkındaki kritik bilgileri kamu yararına paylaşıyor. Bünyesindeki gıda, tarım, ormancılık, beslenme, ekonomist, vb. uzmanlarla kalkınmaya faydası olacak verilerin analizini yapar ve paylaşır. </span><span style="font-weight: 400;">Uzmanlığı bulunan üye ülkeler ile bilgiye ihtiyacı olan ülkeler arasında aracı bir rol oynar. Bu noktada kurum, hükümetler, kalkınma kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile özel sektör arasında gıda güvenliği, tarımsal kalkınma ve sürdürülebilirlik konularında iş birliği yapılmasını sağlar.</span></p>
<p><b>FAO Türkiye ne kadar süredir bizimle?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">FAO Türkiye temsilciliği 40 yıla yakındır bizimle. 2007 yılında “Ev Sahibi Ülke Anlaşması” ile Orta Asya Alt Bölge Ofisi’nin (SEC) kurulmasıyla, Türkiye ile iş birliği yapılan projeler ve bölgesel etkimiz de bir o kadar arttı.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye Hükümeti’nin operasyonel desteğiyle açılan Orta Asya Alt Bölge Ofisimizle Türkiye’ye ek olarak alt bölgedeki ülkelerin (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan) ulusal ihtiyaçlarına ve bölgesel önceliklerine cevap vermeye çalışıyoruz</span><span style="font-weight: 400;">.</span></p>
<p><b>Suriyeli mültecilerin tarıma yönlendirilmesi fikri nasıl gelişti?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bildiğiniz üzere yanı başımız Suriye’de 8 yıldır süren bir kriz var. Başlangıçtan bugüne Türkiye yaklaşık 4 milyon kayıtlı Suriyeli ile en yüksek sayıda mülteci ağırlayan ülke haline geldi. Bu mültecilerin sadece yüzde 5’i Türkiye’nin güneydoğusundaki Geçici Barınma Merkezleri’nde (GBM) yaşamakta. Geri kalan yüzde 95’i ise yaşamlarını kent çevresi ve kırsal alanlarda, ev sahibi topluluklar ile beraber sürdürmekte olup, ağırlıklı olarak ailelerinin ya da arkadaşlarının destekleriyle geçimlerini sağlayabiliyorlar.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Temel gıda da dahil olmak üzere yüksek yaşam masrafları ve düzenli gelire erişimin olmaması sebebiyle mültecilerin çoğu hem gıda tüketiminde hem de sağlık ve eğitim konularında bütçe kesintisine gitmek zorunda kaldı. Tüm bu ihtiyaç ve değişen şartları da dikkate alarak çeşitli araştırmalar gerçekleştirdik ve sonucunda Suriyeli mültecilere ev sahipliği yapan ve ağırlıklı olarak Güneydoğu’da yaşayan bu kırılgan toplulukların çoğunun gelir kaynağının tarım ve gıda sektöründen geldiği ortaya çıktı. Araştırma aynı zamanda Türkiye’de tarım sektöründeki kalifiye eleman eksikliği ve bu sebeple nitelikli ve yarı-nitelikli iş gücüne olan ihtiyacı gözler önüne serdi. FAO olarak bu arz ve talepteki veriyi mülteciler için tarımsal beceriler kazanabilmeleri ve kendilerine düzenli bir gelir getirecek iş bulmaları için fırsat olacağını ön gördük ve böylelikle projemizin ana amacı şekillenmiş oldu.</span></p>
<p><b>Proje kapsamında yalnızca mülteciler mi var?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Proje kapsamımıza sadece Suriyeli mültecileri değil ama aynı zamanda kırılgan durumdaki ev sahibi Türk topluluklarını da dahil ederek, ihtiyaç halindeki bu toplulukların öncelikle tarım sektöründe etkili eğitim alabilmeleri için çalışmalarımıza başladık.</span></p>
<p><b>Bu amaç doğrultusunda hangi kurumlarla işbirliği yaptınız?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Tarım ve Orman Bakanlığı iş birliğinde, Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Japon hükümetinin fonlarıyla verilen mesleki eğitimlerle kırsaldaki geçim kaynaklarını güçlendirmeyi, yerel işgücü piyasasına erişimi ve özel sektörle iş birliğini sağlayarak gıda ve besin güvenliğini arttırmayı hedefledik.</span></p>
<p><b>Proje şu ana kadar neler elde etti?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemizin birinci fazında ihtiyaca göre seçilen beş ilde &#8211; Isparta, Adana, Mersin, Gaziantep ve Şanlıurfa’da &#8211; yerel üreticiler birliği ve Tarım ve Orman Bakanlığı İl Müdürlüklerinin de destekleriyle mesleki ve teknik eğitimler düzenledik. Kursiyerlerin yüzde 95’in (+2000 faydalanıcı) üstünde eğitimi başarıyla tamamlarken, sonrasında düzenlenen istihdam fuarlarında kursiyerlerin yüzde 22’si iş sahibi oldu.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Projemizin II. Fazı Adana, Gaziantep, İzmir, Mardin, Mersin ve Şanlıurfa olmak üzere altı ilde istihdam fuarları düzenledik ve şu zamana kadar 865 kursiyer tarımsal alanda teknik ve mesleki eğitimlerini tamamladı. Mart 2019 itibariyle III. Fazının başlandığı projeye  Manisa ve Bursa illeri de eklendi. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Yine aynı plan kapsamında 150 mülteci, 15,000 kişiye ev sahipliği yapan Osmaniye Geçici Barınma Merkezi’nin yanında yeni kurulan serada sebze yetiştiriciliği konusunda eğitim gördüler. Bu eğitimler sonucunda serada üretilen ürünler ücretsiz olarak GBM’de dağıtılıyor ve böylelikle mültecilerin gıda güvenliği istikrarına ve besin erişimine katkı sağlanıyor.</span></p>
<figure id="attachment_38103" aria-describedby="caption-attachment-38103" style="width: 264px" class="wp-caption alignleft"><img loading="lazy" decoding="async" class="wp-image-38103 " src="https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2019/05/n.jpg" alt="" width="264" height="257" /><figcaption id="caption-attachment-38103" class="wp-caption-text">Sena Hamad, 36, Osmaniye’deki seradaki ilk grup kursiyerlerinden. ©FAO/Roar Sorensen</figcaption></figure>
<p><b>Sonraki süreçte neler hedefliyorsunuz?</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önümüzdeki Haziran’da Tarım ve Orman Bakanlığı ortaklığında yürütülecek ve Avrupa Birliği tarafından fonlanacak “Tarım Yoluyla Suriyeli ve Türk Toplulukların Sosyo-Ekonomik Entegrasyonu ve İstihdam Yaratılması &#8211; Birlikte Çalışıyor, Birlikte Yaşıyoruz” projemizle 4 bin 500 Suriyeli ve kırılgan yerel halk ile bin 500 çiftçi/üretici kursiyeri buluşturarak sürdürülebilir iş imkanlarının oluşturulmasının yanı sıra tarım sektöründe verimlilik ve ürün kalitesinde artış sağlamayı hedefliyoruz.  Ayrıca Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki Mülteciler için Mali Yardım Programı (FRIT) 2 için hazırlığımız devam ediyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/05/02/fao-suriyeli-multeciler-icin-baslattigi-tarim-programini-surduruyor/">FAO, Suriyeli Mülteciler İçin Başlattığı Tarım Programını Sürdürüyor</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Daha Adil Bir Gıda Sistemi İçin:Temel İhtiyaç Derneği</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/21/daha-adil-bir-gida-sistemi-icintemel-ihtiyac-dernegi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kübra Yüzüncüyıl]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Apr 2019 07:58:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gıda]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Temel İhtiyaç Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü]]></category>
		<category><![CDATA[FAO]]></category>
		<category><![CDATA[Hande Tibuk]]></category>
		<category><![CDATA[TEMEL İHTİYAÇ DERNEĞİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=37701</guid>

					<description><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2018 yılı raporunda dünyada 821 milyon insanın yetersiz beslendiğini belirtiyor. Her yıl üretilen gıdanın üçte biri yani 1.3 milyar tonu israf edilirken, FAO’nun belirttiği rakam, adil bir gıda sistemi için düğmeye basılması gerektiğini söylüyor. Türkiye’de gıda israfının önüne geçmeye çalışan sivil toplum örgütlerinden biri Temel İhtiyaç Derneği. Faaliyetleri hakkında güncel bilgileri almak adına yönetim kurulu başkanı Hande Tibuk ile konuştuk.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/21/daha-adil-bir-gida-sistemi-icintemel-ihtiyac-dernegi/">Daha Adil Bir Gıda Sistemi İçin:Temel İhtiyaç Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TİDER’i kısaca tanıyabilir miyiz?</strong></p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37702 alignleft" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/04/Ekran-Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1-5.jpg" alt="" width="201" height="266" />2010 yılında gıda sektöründe çalışan ve gıda bankacılığının açlık ve yoksullukla mücadelede önemli bir araç olduğuna inanan şu anda kurucu başkanımız olan H. Serhan Süzer ve 8 kurucu üye ile birlikte Gıda Bankacılığı Derneği adı altında faaliyetlerimize başladık. Gıda bankacılığı hakkındaki bilgi ve deneyimlerimizi yeni kurulan gıda bankalarına aktardık. Gıda bankalarını ve bu alanda çalışan sivil toplum kuruluşlarını bağışlar ile destekledik.<br />
2014 yılında insanların kendi yetkinlik ve yeteneklerine uygun işlerde çalışabilmesinin de en temel ihtiyaçlardan biri olduğundan hareketle çalışmalarımıza istihdam ve kalkınma projelerini de katarak Temel İhtiyaç Derneği adını aldık. İstanbul Maltepe’de kurulan ilk Destek Marketimiz 2015 yılında faaliyete geçti.Böylelikle ihtiyaç sahiplerine yalnızca gıda bankacılığı yoluyla yardım etmekle kalmayıp, istihdam organizasyonunu da üstlenerek yoksullukla mücadelede gerçekçi ve sürdürülebilir bir model oluşturmayı hedefledik. Bu Türkiye’de bir ilkti ve dünyadaki benzer kuruluşlara da örnek teşkil ediyordu.<br />
Kısacası bir taraftan israfı önleyerek, gezegenin önemli sorunlarından birine çözüm olmaya çalışırken; diğer taraftan insanların temel ihtiyaçlarına adil ve eşit şekilde ulaşabilmesi için çalışmalar yürüten ve kâr amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşuyuz.</p>
<p><strong>Gıda Bankacılığı nasıl bir sistem? Nasıl yürütülüyor?</strong></p>
<p>Gıda bankası bağışlanmış gıda, giysi, temizlik ve hijyen ürünlerini toplayan, ayrıştıran, depolayan ve ihtiyaç sahiplerine dağıtan bir sivil toplum örgütlenmesidir.Firmalar ve kişiler gıda, giysi ve temizlik ürünlerini bu “bankaya yatırır”, ihtiyacı olanlar da bu ürünleri “bankadan çeker”. Elimizde şu veriler var:</p>
<p>. Türkiye’de her 7 kişiden 1’i yoksulluk sınırının altında yaşıyor.<br />
. 325 bin ton gıda ise her yıl imha ediliyor.<br />
. İsrafın tahmin edilen maliyeti ise 414 milyar TL.</p>
<p>Tam da bu rakamlar nedeniyle Türkiye’de gıda bankacılığına çok ihtiyacımız olduğunu düşünüyoruz. Üstelik yasalardaki teşvikler de bu süreci kolaylaştırıyor. Bizim bankacılık ağımızdan faydalanan kişi sayısı şu anda 84.120’e ulaştı. İhtiyaç sahibi ailelere ulaştırılan gıda toplamda 1.400 ton. Engellenen karbon salımı ise 2.810 ton.</p>
<p><strong>Yürüttüğünüz projeler hakkında da bilgi alalım, diğer STK’lar için ilham verici olabilir.</strong></p>
<p>Elbette. Kurulduğumuz günden bugüne birçok projeye imza attık. Tamamlanan projelerimize örnek vereyim:</p>
<p>Soma Faciası Sonrası Afet Çalışmaları;<br />
Maden faciasında kaybettiğimiz işçilerimizin aileleri öncelikli olmak üzere faciadan etkilenen 750 aileye gıda, giyim, kırtasiye ve oyuncak yardımı ulaştırdık.</p>
<p>Kellogg’s Breakfast for Better Days Projesi;<br />
Kellogg’s Breakfast for Better Days ProjesiBeyoğlu Belediyesi Sosyal Market ile işbirliği içinde, Beyoğlu’ndaki Hüviyet Bekir İlkokulu’nda gerçekleştirildi.</p>
<p>Van Depremi Sonrası Afet Çalışmaları;<br />
Van depremi sonrası toplamda yaklaşık 15.000 adet gıda, hijyen ürünleri, kıyafet, battaniye gibi temel ihtiyaçlar 2 adet tır ile Van Valiliği Kriz Merkezi’ne ulaştırıldı.</p>
<p>Yırca (Soma Yırca Köyü Kalkınma Projesi);<br />
Soma faciası sonrası bölgedeki kadınları güçlendirmek için İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde gerçekleşen çalıştay ile başlayan süreç hala hayatına devam eden güzel bir sosyal girişime dönüştü.</p>
<p>Şu anda devam eden projelerimiz de var. Ana amaçlarımızdan biri olan Gıda Bankacılığı ile israfı önleme vizyonumuz AB Proje Desteği kapsamında bir hibe almaya hakkı kazandı. Gıda bankacılığını geliştirmek başlığı altında aldığımız destek ile bir sene içinde ülkemizde 10 adet yeni gıda bankası açılmasına öncülük edeceğiz. Bu süreç içinde Gıda Bankacılığının nasıl yapılması gerektiğine dair klavuzlar hazırlayarak, sürdürülebilir ve şeffaf bir sistemi tüm Türkiye’ye yaymak hedefindeyiz.</p>
<p>Ana amaçlarımızdan diğeri olan istihdam projesi kapsamında, daha fazla ihtiyaç sahibine ulaşmak ve yeni istihdam kanalları oluşturmak adına diğer sivil toplum kuruluşları ve insan kaynakları siteleri ile çalışmalar başlattık.</p>
<p><strong><img loading="lazy" decoding="async" class=" wp-image-37703 alignright" src="https://s3-eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/04/as-1.jpg" alt="" width="429" height="285" />Peki işbirlikleriniz? Birlikte çalıştığınız kurumlar, sivil toplum örgütleri..</strong></p>
<p>Bir sivil toplum kuruluşu olarak karşımıza çıkan zorluklarla tek başımıza başa çıkamayacağımızın farkındayız. Bu sebeple diğer STK’lar ve kurumlarla karşılıkla birbirimize destek vermek bizim için çok önemli.</p>
<p><strong>Ürün Bağışı Yaptığımız STK’lar</strong></p>
<p>Türkiye Güçsüzler Vakfı – Bolu<br />
Mustafa Kemal Paşa Belediyesi – Bursa – Gıda Bankası<br />
Tepebaşı Kaymakamlığı – Eskişehir – Gıda Bankası<br />
Nar Mektep – Eskişehir &#8211; Gıda Bankası<br />
Türkiye Yeniden Çocuklara Özgürlük Vakfı<br />
TÜMYED – Tüm Yetimleri Koruma Derneği<br />
ERDODER – Erken Doğan Çocuklar Derneği<br />
Düşler Mutfağı, Gıda Bankası<br />
HayKonFed – Hayvanları Koruma Konfederasyonu<br />
Elele Yaşam Derneği, Gıda Bankası<br />
Sarıyer Belediyesi, Gıda Bankası<br />
Pendik Belediyesi &#8211; Aşevi<br />
Kartal Belediyesi, Gıda Bankası<br />
Gülen Yüz Derneği, Gıda Bankası<br />
Çorbada Tuzun Olsun &#8211; Aşevi<br />
Hayata Sarıl Derneği &#8211; Aşevi<br />
Deliler ve Veliler Derneği &#8211; Aşevi</p>
<p><strong>Ürün desteği aldığımız STK’lar</strong></p>
<p>Ahtapot Gönüllüleri ve Mutlu Kuzu &#8211; topladığımız 2. el kullanılabilir durumda olan giysiler, çantalar, ayakkabı ve çantalar, hatta oyuncaklar tadilattan geçip temizleniyor ve biz bunları Destek Marketlerimizin raflarında sergiliyoruz.</p>
<p><strong>Yoksul bireylerin diğer ihtiyaçlarına göre işbirliği yaptığımız STK’lar</strong></p>
<p>Türkiye Spastik Çocuklar Vakfı – spastik tanımına uygun çocuklarımızı yönlendirip eğitim aldırıyoruz. Eğitim ihtiyacına yönelik TEGEV, TOÇEV, AÇEV gibi vakıflara yönlendirmelerimiz oluyor. Engelli bireylerin ihtiyaçları için TOFD’ye yönlendirmeler.</p>
<p><strong>Tüm bunların yanında, önünüzde nasıl bir çalışma haritası var?</strong></p>
<p>TİDER olarak, Gıda Bankacılığının tüm Türkiye’de benimsenip yaygınlaşması ile ilgili çalışmalarımız hedefimize ulaşana kadar devam edecektir. Gıda Bankacılığı aracılığı ile istihdam sisteminin benimsenmesi de devam edecek projelerimiz arasındadır.</p>
<p>Bunlara ilave olarak döngüsel sisteme fayda sağlamak için sıfır atık projelerimizi başlatmak hedefindeyiz. Organik atıkların biyogaz ve/veya compost tesislerine ulaştırılması ve tekrar enerji olarak bize dönmesi konusunda projeler geliştiriyoruz. Pilot bölge ve kurumlarda özellikle kompost sistemi ile organik atıların tekrar tarıma kazandırılıp verimli bir üretim sistemine katkıda bulunmasını hedeflemekteyiz.</p>
<p><strong>Dikkat çekmek istediğiniz başka bir nokta var mı?</strong></p>
<p>Gıda Bankacılığının doğru şekilde uygulanması ve suistimal edilmeden tüm Türkiye’de sadece ihtiyaç sahiplerine faydalı olacak şekilde çalışması hedefindeyiz. Dünyada Gıda Bankacılığının yayılması ve gelişmesi için çalışan Global Gıda Bankacılığı Ağı (GFN)’nın Türkiye’deki tek temsilcisi ve Türkiye’de Gıda Bankacılığının çatı kuruluşu olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve amacımıza ulaşmakta çok kararlıyız.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/04/21/daha-adil-bir-gida-sistemi-icintemel-ihtiyac-dernegi/">Daha Adil Bir Gıda Sistemi İçin:Temel İhtiyaç Derneği</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
