<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-genel-kurulu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-genel-kurulu/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 24 Jun 2022 12:09:09 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesmis-milletler-genel-kurulu/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>CEDAW İzlenimleri ve Uluslararası Sistemlere Alaylı Bir Giriş</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/24/cedaw-izlenimleri-ve-uluslararasi-sistemlere-alayli-bir-giris/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rumeysa Çamdereli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 24 Jun 2022 12:09:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi (CEDAW)]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=81267</guid>

					<description><![CDATA[<p>Geçtiğimiz hafta, 13-15 Haziran arasında Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Ortadan Kaldırılması Sözleşmesi’nin (CEDAW) 82. Oturumuna katıldım. Bu notları da orada öğrendiklerimi paylaşmak, özellikle savunuculuk adına bu alanların ne anlam ifade edebileceğine dair birlikte kafa yormak adına yazıyorum. Uluslararası ilişkiler alanında uzmanlığı olanlardan, eğer bir hatam varsa şimdiden özür diliyorum. Ancak benim gibi “alaylılara” bu meseleleri anlatmanın önemini kendi örneğimde gördüm. Sivil toplumdaki benim durumumda olan arkadaşlarla tecrübe paylaşımı yapmayı önemli buluyorum.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/24/cedaw-izlenimleri-ve-uluslararasi-sistemlere-alayli-bir-giris/">CEDAW İzlenimleri ve Uluslararası Sistemlere Alaylı Bir Giriş</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h5><b>CEDAW Ne Tam Olarak?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">CEDAW</span><span style="font-weight: 400;">, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 1979 yılında yürürlüğe konmuş, uzun ismi The Convention on the Elimination of All Forms of Discrimination against Women (Kadınlara Karşı Her türlü Ayrımcılığın Önlenmesi) olan sözleşme. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Birleşmiş Milletler’in yapısı da benim gibi “alaylılar” açısından oldukça karışık, oraya çok girmeyeceğim. Ancak şu kısım önemli; Birleşmiş Milletler’in insan hakları konusunda ülkeleri izlediği iki mekanizma var, (1) anlaşmaya dayalı, (2) tüzüğe dayalı. Tüzüğe dayalı kısımda UN kendi inisiyatifiyle üye ülkeleri İnsan Hakları Konseyi yoluyla izleyebiliyor</span><span style="font-weight: 400;">. Diğerindeyse ülkeler bir anlaşmaya imzacı olarak kendileri izlenmek için aday oluyor. CEDAW da Türkiye’nin 1985’ten beri imzacısı olduğu anlaşmalardan biri. </span></p>
<h5><b>CEDAW’a İmzacı Olmak Ne Demek?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">CEDAW ve diğer sözleşmeler UN’in belirlediği zaman aralıklarında ülkelerin sözleşmelerin içeriklerine uygun olarak uygulamalar geliştirmesini ve bu uygulamalara yönelik rapor yazmasını zorunlu hale getiriyor. Buna “bağlayıcılık” da deniyor. Ancak buradaki bağlayıcılığın yaptırım karşılığı teknik olarak yok. Rapora yazmaya utanmak belki olabilir, ama o kısımda da devletlerin performanslarını es geçmemeli(!). Yani Türkiye de CEDAW imzacısı diğer tüm ülkeler gibi sözleşmelerdeki yükümlülükleri yerine getirmeye söz vermiş. Bunun için BM’nin belirlediği sıklıklarla periyodik raporlar yazıyor(3)</span><span style="font-weight: 400;">. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Ülkelerin raporlarda yazdıklarını yapıp yapmadığını CEDAW Komitesi takip ediyor. Her ülkenin bir özel raportörü var. Bu raportör komite üyeleri adına ülkeyi takip ediyor, ülkeye raporlara dair “sorulacak soruları”(4)</span><span style="font-weight: 400;"> toparlıyor. Her raportörle birlikte komite içerisinde bir görev gücü</span> <span style="font-weight: 400;">(task force) de oluşturuluyor ve bu kişiler raportöre bilgi toplama sürecinde destek oluyor. Yalnız burada belirtmekte fayda var; komite üyeleri bu işi gönüllü bir faaliyet olarak yapıyor. 4 yılda bir Birleşmiş Milletler’de bir seçim yapılıyor, ülkeler komiteye adaylarını gösteriyor. Yine sözleşmeye imzacı ülkeler bu adaylar içerisinden oylamayla komite üyelerini seçiyor. Ülkeler kendilerini denetleyecek kişileri kendileri seçiyor. Aslında komite üyelerinin devletle bu anlamda doğrudan ilişkili olmaması ideal olan. Ancak komite üyelerinin tamamıyla ilgili bu geçerli değil ne yazık ki. Neyse bu kısım daha uzayabilir tabi ama kısacası biraz kendi kendine oynamak da olsa temelde ülkeler birbirlerini takip edecekleri, izleyecekleri bir yapı kurmaya aday görünmek istemişler, burada da bizlere bir alan açılmış.</span></p>
<h5><b>CEDAW 82. Oturumunda ve Benzer Oturumlarda Nasıl Bir Süreç İşliyor?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Malum ülke raporlarından ve raporlara dair sorulardan bahsettim. Bu yazışma süreci bir toplantıyla sonuca bağlanıyor ve bu sonuçlarla ilgili ülkenin bir sonraki rapor sürecine kadar gelişme kaydetmesi ve gelişmeleri bir sonraki raporuna yansıtması gerekiyor (yine bağlayıcılık).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bir süredir pandemiden kaynaklı olarak online yapılan oturumlardan 82.’si ise bu kez yüz yüze gerçekleşti. Bir hafta içerisinde komite üyeleri yaklaşık 4-5 ülkeye dair tüm meseleleri bir kerede dinliyor. Katıldığımız toplantıda toplam 23 komite üyesi vardı. Bir haftalık zaman diliminde ise Portekiz, Türkiye, Azerbaycan ve Nambiya’nın oturumları gerçekleştirildi. Burada ideal olarak şöyle bir düzen izleniyor: 1: Ülkenin bağımsız insan hakları kurumları, ombudsman’ı dinleniyor</span><span style="font-weight: 400;"> (15 dk.), 2: Ülkenin gölge rapor sunmuş ve konuşmaya yapmaya başvurmuş STK temsilcileri dinleniyor(5) (10 dk.), 3: Devletle yapıcı diyalog (constructive dialogue) oturumları gerçekleşiyor (6 saat). Bir hafta içerisinde tüm ülkelere komite üyeleri böyle bir vakit ayırıyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların sürece katılımı zaman içerisinde STK’ların da talepleriyle artmış. Başta STK’lar hiç dinlenmezken artık 10 dakika ayrılıyormuş. Bizim katıldığımız oturumda da bir süredir gerçekleşen “özel öğle yemeği” oturumu gerçekleşti ve komite üyelerinden ilgili olanlar ülke STK’larıyla yemek yedi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">STK’ların komite üyeleriyle iletişime geçebildiği zamanlarda STK’lar ülkedeki “resmi olmayan”, saha faaliyetlerine dayalı bilgileri komite üyeleriyle paylaşıyor. Bu sayede komite üyeleri diyalog öncesinde devletin dışında bir sesi de duyabilmiş olabiliyor. Tabii idealde bunun bu kadar sürede olmaması, ülke ziyaretleri vs. ile desteklenmesi gerekiyor, biz de öyle düşündük ama bir BM temsilcisinin böyle bir ziyaret yapabilmesi için ülkenin temsilciye davet göndermesi gerekiyormuş. Ülke izlenmek istemediği sürece yakından izlenmiyor yani.</span></p>
<h5><b>Şimdi Ne Olmuş Oldu?</b></h5>
<p><span style="font-weight: 400;">Oturumdaki tartışmalarla ilgili KİH-YÇ (6)</span><span style="font-weight: 400;">, Kaos-GL (7)</span><span style="font-weight: 400;"> çok güzel haberler yayınladılar, o içeriklere ekleyebileceğim bir şey yok ama benim açımdan, özellikle bir süredir aktivizm ve sivil toplum içerisinde var olmaya çalışan biri açısından, dolaylı da olsa devlete “hesap sorabildiğim” nadir anlardan biriydi CEDAW. Hesap verilebilirlik, şeffaflık… Uluslararası mekanizmalar her zaman için işlevleri ve değişime yönelik güçleri tartışmalı mekanizmalar ama özellikle bu sıkışık zamanlarda alternatif bir alan olarak değerlendirmeye açık. Tüm STK’ların bu konularda gözünün açık olması önemli.</span></p>
<p>(1) <span style="font-weight: 400;"> Sözleşmenin tüm maddeleri için bkz: </span><a href="https://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/tr/content/122-kadnlara-kars-her-turlu-ayrmclgn-onlenmesi-sozlesmesi/"><span style="font-weight: 400;">https://insanhaklarimerkezi.bilgi.edu.tr/tr/content/122-kadnlara-kars-her-turlu-ayrmclgn-onlenmesi-sozlesmesi/</span></a><span style="font-weight: 400;"> Oldukça kısa ve kompakt bir sözleşme, okumanızı tavsiye ederim. Ben de bu ziyaret vesilesiyle ancak üçüncü kez okumuş oldum. Sözleşme okumak cidden zor ve sıkıcı ama aktivizm için güzel bir kaynak.</span></p>
<p>(2) <span style="font-weight: 400;">Daha detaylı bilgi için bkz.: </span><a href="https://www.ohchr.org/en/instruments-and-mechanisms"><span style="font-weight: 400;">https://www.ohchr.org/en/instruments-and-mechanisms</span></a></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Burada CEDAW’la birlikte ülkelerin imzalayabileceği toplam 9 sözleşme var. Türkiye bunların 8’ini imzalamış, ben de bu vesileyle öğrendim. İmzacısı olduğu sözleşmeler: </span><b>CEDAW</b><span style="font-weight: 400;">, </span><b>CRPD</b><span style="font-weight: 400;"> (Convention on the Rights of Persons with Disabilities (Engelli Hakları Sözleşmesi), 2007), </span><b>CAT</b><span style="font-weight: 400;"> (Convention against Torture and Other Cruel, Inhuman or Degrading Treatment or Punishment (İşkenceye Karşı Sözleşme), 1988), </span><b>CMW</b><span style="font-weight: 400;"> (International Convention on Migrant Workers (Göçmen İşçilere Dair Sözleşme), 1999), </span><b>CRC</b><span style="font-weight: 400;"> (Convention on the Rights of Child (Çocuk Hakları Sözleşmesi), 1990), </span><b>CESCR</b><span style="font-weight: 400;"> (International Covenant on Economic, Social and Cultural Rights (Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme), 2000), </span><b>CCPR</b><span style="font-weight: 400;"> (International Covenant on Civil and Political Rights (Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi, 2000), </span><b>CERD</b><span style="font-weight: 400;"> (International Convention on the Elimination of All Forms of Racial Discrimination (Her Türlü Irk Ayrımcılığının Kaldırılmasına Yönelik Uluslararası Sözleşme), 1972 imza, yürürlüğe giriş 2002).</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">İmzasız tek sözleşme CED (Convention for the Protection of All Persons from Enforced Disappearance (Tüm Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme))</span></p>
<p>(3) <span style="font-weight: 400;">Bu süre şimdilik 4 yıl, ama ne yazık ki 8 yıla çıkması konuşuluyor.</span></p>
<p>(4) <span style="font-weight: 400;">Bu sene 8. periyodik Türkiye raporuna dair CEDAW’ın yönelttiği soruların tam listesi için buyurunuz: https://tbinternet.ohchr.org/_layouts/15/treatybodyexternal/Download.aspx?symbolno=CEDAW%2fC%2fTUR%2fQ%2f8&amp;Lang=en</span></p>
<p>(5) <span style="font-weight: 400;">Bizim de Ombudsman’ımız dinlendi. Bu pozisyonu da senelerin aktivisti olarak yeni google’ladığımı söylemek isterim. Sonra utancım görece geçti, pek bir işlevi olmuyormuş demek ki Türkiye’de.</span></p>
<p>(6) https://kadinininsanhaklari.org/bm-kadina-karsi-her-turlu-ayrimciligin-ortadan-kaldirilmasi-sozlesmesinin-cedaw-82-oturumunda-gerceklesen-turkiyenin-8inci-gozden-gecirilmesi-kadin-ve-lgbt/</p>
<p>(7) https://kaosgl.org/haber/bakan-yanik-tan-bm-de-lgbti-haklarina-iliskin-sorulara-cevapsiz-cinlamalar</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2022/06/24/cedaw-izlenimleri-ve-uluslararasi-sistemlere-alayli-bir-giris/">CEDAW İzlenimleri ve Uluslararası Sistemlere Alaylı Bir Giriş</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Gönüllülüğün Sürdürülebilir Olmasındaki En Önemli Unsur Motivasyon”</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/06/gonullulugun-surdurulebilir-olmasindaki-en-onemli-unsur-motivasyon/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eylem Sonbahar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Dec 2019 12:32:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gönüllü Hizmetler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[5 Aralık]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşmiş Milletler Genel Kurulu]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Gönüllüler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[gönüllülük]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye Gönüllü Çalışma Kamplarını Teşvik Derneği]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45366</guid>

					<description><![CDATA[<p>Dünya Gönüllüler Günü vesilesiyle çalışmalarını ve gönüllülük olgusuna bakışlarını konuştuğumuz Gönüllü Hizmetler Derneği Genel Koordinatörü Barış Bilim, gönüllülüğün sürdürülebilir olmasının altında yatan en önemli unsurun motivasyon olduğunu belirtiyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/06/gonullulugun-surdurulebilir-olmasindaki-en-onemli-unsur-motivasyon/">“Gönüllülüğün Sürdürülebilir Olmasındaki En Önemli Unsur Motivasyon”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Gönüllü Hizmetler Derneği’nin 1959 yılında Türkiye Gönüllü Çalışma Kamplarını Teşvik Derneği adıyla kurulan ve 70’li yıllara gelindiğinde Gönüllü Hizmetler Derneği (GHD) olarak çalışmalarını sürdüren oluşumun devamı olduğunu söyleyen Bilim, derneğin hedefini toplumu oluşturan tüm bireylerin katılımcı yurttaşlar olmasına olanak sağlamak olarak açıklıyor. Gönüllü Hizmetler Derneği bünyesinde yurt içi ve yurt dışı uluslar arası gönüllü çalışma kampları, Avrupa Gönüllü Hizmeti (AGH-EVS), Düşlerim Gerçekleşiyor, YAŞÖM (Yaşayarak Öğrenme Merkezi), Doğu Batı Kampı, İmece2006 Sosyal Dayanışma Grubu gibi çalışmaların ve projelerin barındığını ifade ediyor. </span></p>
<blockquote><p><span style="font-weight: 400;">&#8220;Bireylerin kişisel, sosyal ve kültürel gelişimlerine destek olacak her türlü gönüllü etkinliğe en uygun koşullarda katılmalarını ve var olan olanaklara en kolay şekilde ulaşmalarını sağlamak olan bir sivil toplum kuruluşuyuz.&#8221;</span></p></blockquote>
<p><b>“ 2019’da Gönüllülüğe İlginin Arttığını Gözlemledik”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class=" wp-image-45383 alignleft" src="https://s3.eu-west-1.amazonaws.com/sivilsayfalar.org/2019/12/20181105_171434-1-640x704.jpg" alt="" width="365" height="402" />Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından 2019 yılının gönüllülük yılı olarak ilan edilmesi ile Türkiye’de birçok kişinin gönüllülüğe olan bilgi ve ilgisinin arttığını gözlemlediklerini belirten Bilim, &#8221;2019 içerisinde 60. kuruluş yıldönümünü de kutlayan bir kurum olarak biz de daha çok kişiyi gönüllülükle buluşturmak için yıl boyu programlarımızı sürdürdük. Bunun yanı sıra her ayın ikinci cumartesi günü kişilerin gönüllülüğe başlangıcı ve yönlendirilmesi amacı taşıyan 6 ayrı “Gönüllü Buluşması” düzenleyerek gönüllülüğün toplumda yaygınlaşması için çalıştık. Gönüllü adayları bu buluşmalara derneğimize ücretsiz bir şekilde gönüllü üyelik gerçekleştirerek katılabiliyorlar.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilim, 2019 yılında Türkiye genelinde gönüllülükte yaşanan en büyük değişimin gönüllülüğün ulusal tanınırlığının artması olduğunu ifade ederek, &#8221;Özellikle bizim de kurum olarak bir üyesi olduğumuz Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK)’nin bu yıl yaptığı bilinçlendirme ve savunuculuk faaliyetlerinin bunda çok etkili olduğunu düşünüyoruz. UGK üyelerine ve sekretaryasına da buradan bir kez daha teşekkür etmek isteriz. Bu doğrultuda 2020 yılından en büyük beklentimiz ise toplumu oluşturan birçok kişinin özellikle daha önce gönüllülükle hiç tanışamamış olanların gönüllülüğün bireysel ve toplumsal kazanımları hakkında farkındalık yaşaması ve gönüllülüğe adım atmasıdır.&#8221; dedi.</span></p>
<p><b>“Gönüllülük Ülkelere Göre </b><b>Değişkenlik Gösteriyor”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Türkiye’de ve dünyada kişilerin ve kurumların gönüllü olmaya olan bakışlarının değişkenlik gösterdiğini söyleyen Bilim, bunun da kişisel ve toplumlar arası farklılıklardan kaynaklandığını dile getiriyor. Bundan dolayı gönüllük için evrensel bir bakış açısından bahsedilemeyeceğini kaydeden Bilim, &#8221;Ama bireyler ve kurumlarda en çok karşılaştığımız yaklaşım türlerinden bahsetmemiz gerekirse: bireylerde gönüllülüğe dair üç temel yaklaşımdan bahsedebiliriz. Bunlar; kişisel gelişim amacıyla yapılan gönüllülük, özgecil dediğimiz kendini tamamen arka plana atarak sadece başkalarını düşünme amacıyla yapılan gönüllülük ve pragmatik yani faydacı bir yaklaşımla yapılan gönüllülüktür. Kurumlarda ise, gönüllülüğün ücretsiz iş gücü olarak görülmesi karşılaştığımız en sorunlu yaklaşımlardan bir tanesi. Ayrıca gönüllü olan bireylerin istek ve ihtiyaçlarının göz ardı edilerek yalnızca kurum ihtiyaçlarının karşılanmasını beklemek de yanlış yaklaşımlardan bir diğeri.” diyor.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bilim, gönüllülükte esas olan üç prensi ise şöyle açıklıyor: &#8221;Bunlar kişinin özgür iradesi ile gönüllü olması, yapılan gönüllü işin kâr amacı gütmemesi ve kamu yararını gözetmesidir. Kişi gönüllü bir iş yaparken her zaman bu üç prensibi kafasında eşleyebilirse yaptığı işte motivasyonunun yükseldiğini dolayısıyla da kişisel kazanımlarının ve topluma faydasının arttığını görebilir. Gönüllülüğün sürdürülebilir olmasının altında yatan en önemli unsurun ise motivasyon olduğunu düşünüyorum. Kişinin gönüllülüğe gereğinden fazla zaman ayırması, diğer sorumluluklarını göz ardı etmesi bir zaman sonra onun motivasyonunu düşürebilir ve gönüllülük süreci kesintiye uğrar.”</span></p>
<p><b>“Dünya Gönüllüler Günü Farkındalık Yaratılması İçin Bir Fırsat”</b></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Dünya Gönüllüler Günü’nün her yıl artan katılım ve coşkuyla kutlandığını görmenin gönüllülük temelli çalışan tüm sivil toplum kuruluşlarını mutlu ettiğini belirten Bilim, “Ben bu günü tüm sivil toplum kuruluşlarının ortak bir ses olarak gönüllülüğün kazanımları ve faydaları hakkında farkındalık yaratılması için büyük bir fırsat olarak görüyorum. Biz Gönüllü Hizmetler Derneği olarak bu yıl Dünya Gönüllüler Günü’nde bünyemizdeki programlardan biri olan “İmece2006” sosyal dayanışma grubu  ile bir eşya üretim atölyesi düzenliyoruz. Üretilen eşyaların satışından elde edilen gelirlerle de başta kız öğrenciler olmak üzere, eğitim hayatında maddi ihtiyacı olanlara burs vererek destek olmayı amaçlıyoruz. Herkese bundan sonraki Dünya Gönüllüler Günleri’nde herhangi bir sivil toplum kuruluşunun bu gün için düzenlediği gönüllü etkinliğe katılması çağrısında bulunuyoruz!” diyor.</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/06/gonullulugun-surdurulebilir-olmasindaki-en-onemli-unsur-motivasyon/">“Gönüllülüğün Sürdürülebilir Olmasındaki En Önemli Unsur Motivasyon”</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
