<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Birleşik Krallık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<atom:link href="https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesik-krallik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesik-krallik/</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Dec 2019 08:20:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://www.sivilsayfalar.org/wp-content/uploads/2018/01/cropped-Sivil-sayfalar_transparan-32x32.png</url>
	<title>Birleşik Krallık arşivleri - Sivil Sayfalar</title>
	<link>https://www.sivilsayfalar.org/tag/birlesik-krallik/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İngiliz Seçmeninin Tercihi Sivil Toplumu Neden İlgilendirir?</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/ingiliz-secmeninin-tercihi-sivil-toplumu-neden-ilgilendirir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ebru Ağduk]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Dec 2019 08:20:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yazı]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa Birliği]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Boris Johnson Brexit]]></category>
		<category><![CDATA[Galler]]></category>
		<category><![CDATA[İngiliz İşçi Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Theresa May]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=45791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Başarılı olan siyasi ya da sivil hareketlerin hemen hemen hepsinin tabanla doğrudan ve organik bir bağı olduğunu görüyoruz. Bu yakınlık ve düzenli ilişki sivil toplum açısından tabanda etkin örgütlenme anlamına geliyor. Örgütlenme işin olmazsa olmazı, sadece “ne kadar çok insan temsil ediyorsanız o kadar güçlüsünüz” görüşünden kaynaklı olarak değil, vatandaş olarak sorumluluklarının farkında olan bireylerin güçlendirilmesi anlamına geldiği için önem taşıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/ingiliz-secmeninin-tercihi-sivil-toplumu-neden-ilgilendirir/">İngiliz Seçmeninin Tercihi Sivil Toplumu Neden İlgilendirir?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-weight: 400;">Sivil Sayfalar’da yayınlanacak ilk yazım için bilgisayar başına oturduğumda, sivil toplum alanında en çok neyi paylaşmak istiyorum, bugün yaşadığımız ama geleceği de belirleyen unsurlar, dinamikler neler diye kendime sormuştum. Buradan başlayınca sivil toplum alanında bir yandan hak alanında söylediklerimizden geri durmadan yeni bir yaklaşım ve söyleme ihtiyacımız olduğunu anlatan bir yazı yazmıştım. Geçtiğimiz hafta tüm yazı boyunca kısaca İngiltere diyeceğimiz Birleşik Krallık’ta yapılan ve Muhafazakar Parti tarafından kazanılan parlamento seçimlerinin ardından yine bu yaklaşım ve söylem üzerine yazmanın zamanı geldi sanırım. Türkiye’de bile olmayan ve siyasi partilerin yarıştığı seçimlerle Türkiye’deki sivil toplumun yaklaşım ve söyleminin ne alakası var derseniz buyurun yazının devamına.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Önce İngiltere seçimleri hakkında kısacık bir özet bilgi. İngiltere’nin yılan hikayesine dönen referandumda seçmenler tarafından kabul gören Avrupa Birliği’nden çıkma kararı (popüler ve bilinen adıyla Brexit), o dönemin başbakanı David Cameron ve yürütülemeyen bir süreç sonucunda da Theresa May’in istifasına neden oldu. Muhafazakar Parti’nin yeni lideri Boris Johnson Brexit’i uygulamaya geçirmek için İngiliz Parlamentosu’nu aradan çıkarmak isteyince de olanlar oldu ve 12 Aralık tarihinde erken genel seçim yapılma kararı alındı. Muhafazakar Parti’nin seçimleri kazanacağına dair bir öngörü oluşmuş olmasına rağmen, İşçi Partisi’nin 1935 yılından bu yana aldığı en ağır yenilgiyi göreceğini herhalde çok az kişi tahmin etmiştir. Benzer bir biçimde neredeyse hemen hemen hiçbir seçimde Muhafazakar Parti’ye teveccüh göstermeyen, geleneksel olarak İşçi Partisi’nin tabanı olarak “kabul gören” ve Muhafazakar Parti “istilasına” karşı “kırmızı bir duvar” (red wall) ören kuzey, orta İngiltere ve Galler Bölgesi’ndeki yerleşimlerden seçmenler de bu seçimlerde hiç gözünün yaşına bakmadan Muhafazakar Parti’ye mührü basıverdi.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Buraya kadar olup bitenler bir çoğumuz için İngiliz iç siyaseti ile ilgili. Ancak seçim sonuçlarını genel geçer bir bakış açısıyla değil de, yenilginin gerçek sebeplerini anlama derdiyle yapılan </span><a href="https://eyalclyne.wordpress.com/2019/12/13/reflections-on-our-defeat-and-the-challenge-ahead/"><span style="font-weight: 400;">analizlere</span></a><span style="font-weight: 400;"> bakıldığında, İngiliz İşçi Partisi’nin tabanı ile olan ilişkisini yitirdiği ve seçmenlerinin neyi dert edindiğine ilişkin bir çaba göstermek yerine tabiri caizse çantada keklik görerek, karmaşık ve anlaşılmaz bir dille mesajlarını tam olarak iletemediğini görüyorsunuz.  Siyaset dünyanın her yerinde insanı merkeze alan, artan ekonomik eşitsizliklere çözüm üreten, iklim krizini ciddiye alan ve ayakları yere basan bir gelecek vaat etmediği ve bunları “ölümlülerin” anlayacağı bir dille anlatmadığı sürece, korku ve endişeye temelli, kutuplaştıran güvenlikçi dile yenik düşme olasılığını artıracak. Bu sadece lafla olacak iş de değil, var olan siyasi yapılar ve süreçlerin de köklü bir değişimden geçmesi, yeni fikirlerin sadece siyasi ve entelektüel elit tarafından değil, vatandaşlar tarafından da tartışılması ve üretilmesi gerekli.  </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Sivil toplum da tüm bu süreçten bağımsız olamaz elbette. Zira, siyaset yukarıdaki gibi bir çerçeveyi oluşturamadığında, sivil toplum işlevi ve doğası gereği sahneyi alarak harekete geçer. Geçtiğimiz aylarda dünyanın dört bir tarafında devam eden protestolar ve gösteriler de aslında bunun bir göstergesi. Uzun zamandır dinlenilmediğini, görülmediğini düşünen insanlar farklı araçlarla seslerini duyurma derdindeler. Hal böyleyken sivil toplumun da gösteri yapan yapmayan, ama ihtiyaçları olan insanları anlamak ve bu ihtiyaçları haklar çerçevesinde tanımlar anlatırken anlaşılır olmak gibi bir sorumluluğu var.</span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Bunun ilk adımı da tabana daha yakın düzenli ilişki içinde olmak ve taleplerini iyi anlayabilmek elbette. Başarılı olan siyasi ya da sivil hareketlerin hemen hemen hepsinin tabanla doğrudan ve organik bir bağı olduğunu görüyoruz. Bu yakınlık ve düzenli ilişki sivil toplum açısından tabanda etkin örgütlenme anlamına geliyor. Örgütlenme işin olmazsa olmazı, sadece “ne kadar çok insan temsil ediyorsanız o kadar güçlüsünüz” görüşünden kaynaklı olarak değil, vatandaş olarak sorumluluklarının farkında olan bireylerin güçlendirilmesi anlamına geldiği için önem taşıyor. Dolayısıyla taban örgütlenmesinden kastım bireye, bireyin ifade özgürlüğüne ve katılım hakkına alan açan bir yapılanma. Yani süreçte olan herkesin kendi gereksinimlerini ve taleplerini çekinmeden eşit olarak ifade edebileceği süreçlerin olması ve tabii ki bu taleplerin küçük görülmeden seslendirilmesi ve değişime yol açması için çalışılması. Sivil toplum dünyamıza bu görüşün hakim olmadığı hepimiz tarafından bilinen bir gerçek. İstisnalar yok mu? Tabii ki var. Ancak var olan koşullar tüm bunların istisnai durum ve uygulamalar olmaktan çıkmasını ve hakları sahiplenen, demokratik bir sivil alanın yeniden kurgulanmasını gerekli kılıyor. Tabanda örgütlenmenin bir diğer alameti farikası ise, tekil halde etkisi daha dar alana kısıtlanabilecek becerilerimizin, başka kişilerin ustalıkları ile birleştiğinde etkisinin artması. Ama bunun sağlanması da ancak elverişli ve eşitlikçi ortamların oluşturulması, bireylerin kendi potansiyellerini ortaya koymalarına imkan verecek yeni bir süreç, yapı ve dilin oluşturulması ile mümkün. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Örgütlenmede yapı ve süreç ne kadar önemli ise, dil yani söylem üretilen içeriklerin tabanın beklentilerini yansıtması da bir o kadar elzem. Şöyle ki, İngiliz seçimlerinin bu kadar farklı çıkmasına neden olan, sokaklarda sesini duyurmak için aylardır gösteri yapan tüm bireylerin muhatap alınmak ve önemsenmek gibi bir dertleri var. İngiltere’deki seçimlerde ne olduğunu anlamak için kapıları çalan ve seçim sürecinde İşçi Partisi kampanyası yapmış birinin duydukları da bunu doğrular nitelikte. Özetle, Brexit oylamasında ne anlatmaya çalıştığımız netti, irademize saygı duyulacağı sözü verilmişti, onun yerine bize bir şeyden anlamaz cahil muamelesi yapıldı denmiş. Özgür iradeyle seçme en temel hak ama sonuçlarına saygı göstermekte hayli zorlanıldığı ortada. Diğer konular ise tabii ki, gelir adaletsizliğinin her geçen gün artması ve fırsat eşitliğinin azalması. Bunların hepsi bize bir yerlerden tanıdık gelmiyor mu? Fırsat eşitliği ve gelir adaleti buralardaki en temel taleplerden biri değil mi? Ancak insanların fırsat eşitliği derken neyi kast ettiğini henüz layıkıyla detaylandıramıyoruz, bu talebi insanların aklına ve kalbine eriştirecek bir söyleme kavuşturamıyoruz ve de sahada örgütlenme becerimiz ve deneyimimiz halen daha çok kısıtlı.  Yine de bıkmadan usanmadan söylemek lazım, insanları anlamadan dinlemeden, onları harekete geçirecek yapı ve süreçleri hazırlamadan, değişim zor. Tüm zorluklara rağmen dünyanın dört bir tarafında sokaklarda hak ve adalet isteyenler de olmasa yolumuz hep karanlık sanacağız. </span></p>
<p><span style="font-weight: 400;">Fotoğraf: Gerd Altmann</span></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2019/12/17/ingiliz-secmeninin-tercihi-sivil-toplumu-neden-ilgilendirir/">İngiliz Seçmeninin Tercihi Sivil Toplumu Neden İlgilendirir?</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 08 Nov 2018 12:09:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Hükümetlerarası İklim Paneli]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[IPCC]]></category>
		<category><![CDATA[Rebellion Day]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32279</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kendilerini Extinction Rebellion yani Yokoluş İsyanı olarak tanımlayan Britanyalı grup devletleri iklim değişikliği ile mücadele için acil eylem planı oluşturmaya çağırıyor.</p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/">İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İlk eylemlerini 31 Ekim günü Londra&#8217;da parlamento binasına giden yolları kapatarak gerçekleştirdiler. Hükümet harekete geçene dek kadar sivil itaatsizlik eylemlerine devam edeceklerini belirtiyorlar. 17 Kasım’da gerçekleştirecekleri İsyan Günü (Rebellion Day) için gün sayılıyor.</p>
<p>Hükümetlerarası İklim Paneli’nin (IPCC) altı binin üzerinde bilimsel çalışmayı inceleyerek hazırladığı 1,5°C Küresel Isınma Özel Raporu geçtiğimiz ay hükümetler tarafından onaylanmıştı.</p>
<p>Rapora göre küresel ısınmayı 1,5°C’de tutarak, 2°C ve üzeri sıcaklık artışlarına göre birçok önemli iklim değişikliği etkisi önlenebilir ancak iklim değişikliği felaketini önleyebilmek için yalnızca 12 yıl var.</p>
<h3><strong>Yokoluşun başladığı yerde Yokoluş İsyanı</strong></h3>
<p><strong><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://bianet.org/resim/olcekle/91887/500/322" width="500" height="322" /></strong></p>
<p>İklim değişikliği ile mücadelede dünya çapında bir mücadele gerektiğini belirten Yokoluş İsyanı, “hareketin endüstri devriminin başladığı Birleşik Krallık’ta başlaması gerektiğini” belirtiyor.</p>
<p>Dünyaya kendilerini duyurdukları ilk çağrı metinlerine “Umut Ölür Eylem Başlar” başlığını atan grup, harekete geçmek için zaman kalmadığının altını çiziyor.</p>
<p><a href="https://bianet.org/bianet/ekoloji/202440-iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani" target="_blank" rel="noopener"><strong>Grubun manifestosu ve haberin devamı için tıklayınız. </strong></a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/08/iklim-degisikligine-karsi-yokolus-isyani/">İklim Değişikliğine Karşı Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yokoluş İsyanı</title>
		<link>https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sivil Sayfalar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Nov 2018 11:37:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[İklim]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Birleşik Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Britanya]]></category>
		<category><![CDATA[Extinction Rebellion]]></category>
		<category><![CDATA[Gail Bradbrook]]></category>
		<category><![CDATA[iklim]]></category>
		<category><![CDATA[Risingup]]></category>
		<category><![CDATA[Yokoluş İsyanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.sivilsayfalar.org/?p=32155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu yazı 31 Ekim tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır. </p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/">Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div>Britanya&#8217;da asrın eylemi başladı.​ 31 Ekim 2018: Bu günün, gezegen tarihinde önemli bir tarih olarak kayıtlara geçmesi mümkün. Kendilerini “Kaygılı Yurttaşlar” olarak tanımlayan yeni bir eylem grubu bu tarihte harekete geçti. Grubun adı Extinction Rebellion, yani Yokoluş İsyanı.</div>
<div></div>
<div>Risingup.org.uk adresindeki internet sitelerinde (<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>) haklarında hem ayrıntılı bilgi, hem de aylar öncesinden planlanmış dakik eylem takvimlerini bulabileceğimiz grup, dünyaya yaptıkları ilk çağrı metinlerine “Umut Ölür Eylem Başlar” başlığını atmış. İşte bildirinin tam metni:</div>
<blockquote><p><strong>Umut Ölür Eylem Başlar</strong></p>
<p>Eşi benzeri görülmemiş bir küresel âciliyet hali ile karşı karşıyayız. Çocuklarımız ve ülkemiz vahim tehlike altında.</p>
<p>Gezegen ekolojik krizin içinde, biz de bu gezegenin deneyimlediği altıncı kitlesel yokoluş olayının ortasındayız. Bilimciler ani iklim çöküşü dönemine girmiş olabileceğimiz inancındalar.</p>
<p>Şu anda Yeryüzünün atmosferi, endüstri çağı öncesi seviyelerden 1°C daha sıcak. Paris anlaşmasında üzerinde anlaşmaya varılan 2°C derecelik ısınmanın altında kalması ihtimali de çok zayıf.</p>
<p>Son projeksiyonlar gösteriyor ki 3 derecelik bir ısınmaya, hatta potansiyel olarak bundan çok daha fazlasına doğru gidiyoruz,</p>
<p>Birleşik Krallık’ta bugün yaşamakta olan çocuklar sellerin, orman yangınlarının, aşırı hava olaylarının, alınamayan hasatların ve bir de, baskılar bu kadar büyük olunca, toplumun kaçınılmaz çöküşünün sonucu olarak, hayal bile edilemeyecek dehşetengiz olayların içinde kalacaklar.</p>
<p>Geleceğin bize arzettiği bu tehlike karşısında hiçbir hazırlığımız yok.</p>
<p>İnkâr zamanı geçti artık – iklim değişikliği hakkındaki gerçeği biliyoruz biz, halihazırdaki biyolojik mahvoluş gerçeğini de biliyoruz.</p>
<p>O gerçekliği doğru kabul ederek harekete geçmenin zamanıdır şimdi.</p>
<p>Bu doğruyla birlikte yaşamak, bizlerin nasıl bir davranış kalıbı içinde olmamızı gerektiriyor peki? Elinden gelen her şeyi yaptığını bilerek mi öleceksin?</p>
<p><strong>İsyan</strong></p>
<p>Siyasi sistemin bizi hepten yüzüstü bıraktığı apaçık – sistem, aciliyet kavramından tamamiyle bihaber gözüküyor ve hüsnü kuruntuya dayalı politikaları destekliyor.</p>
<p>Bilim insanları sürekli karbon salımında bulunmanın ne demek olduğunu daha 1990’da açıkça ortaya koymuşlardı; o tarihten beri atmosferdeki CO2 yüzde 60 arttı.O halde, bizi yönetenlerin çocuklarımızı öldürmek niyetinde olduğunu ve halihazırda insanlığa karşı suç işleme faaliyeti içinde bulunduğunu pekala söyleyebiliriz.”</p>
<p><strong>Eylem</strong></p>
<p>31 Ekimden itibaren bu ülkenin yurttaşları tekrar tekrar yıkıcı, şiddete dayanmayan sivil itaatsizlik eylemlerine girişecekler. Kitlesel gözaltılar, tutuklamalar olacak.</p>
<p>Birleşik Krallığın olağanüstü hal ilan etmesini, ülkede 2025’e kadar sıfır karbon ekonomisi yaratmak üzere harekete geçmesini, ve sıfır karbonlu geleceğimizin nasıl birşey olacağını kararlaştıracak sıradan insanlardan oluşan bir millet meclisi kurmasını talep ediyoruz.</p>
<p>Kişisel fedakârlıklarda bulunmaya razıyız. Gözaltına alınmaya, tutuklanmaya ve hapse girmeye hazırız. Davranışlarımızla örnek oluşturarak dünyanın dört bir yanında benzer eylemlere esin kaynağı olacağız. Bu dünya çapında bir çaba gerektiriyor, ama hareketin endüstri devriminin başladığı Birleşik Krallık’ta, bugün başlaması gerektiğine inanıyoruz.</p>
<p>Seçkinler ve siyasetçiler tarafından sessiz sedasız imha edilmeye razı gelmeyeceğiz. Onların soykırımsal davranışları karşısında onurumuzla, direncimizle, barışçı bir şekilde, bizden önce özgürlüklerimiz uğruna çarpışmış olan tüm o insanların ruhunu benimsemiş olarak çarpışacağız. Siyasi inanışları ne olursa olsun herkesi, ulusumuz ve yeryüzündeki hayat uğruna çarpışmak için bize katılmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Konum</strong></p>
<p>İklim değişikliğinin, kirliliğin ve doğal yaşam alanındaki tahribatın sebep olduğu bir ekolojik krizin göbeğindeyiz; türlerin dinozorları yok eden olaydan çok daha büyük çapta bir kitlesel yok oluşu kapımıza gelip dayanmış durumda. Rotamız toplumsal çöküşe, milyonların ve hatta milyarların ölümüne doğru çizilmiş durumda – insan türünün ortadan kalkması dahi ihtimal dahilinde. Gelecek karanlık, çocuklarımız da güvende değil.</p>
<p>Felaketin en büyüğünü önlemeyi sağlayacak olan değişim, teknik ve ekonomik olarak hâlâ mümkün. Değişimleri gerçekleştirmek kolay olmayacak ama dünyada bundan daha önemli, daha kayda değer hiçbir şey olamaz. Bu değişimler daha az hırçın ve telaşlı, daha güzel bir dünya yaratılmasına yönelik; gerekli değişimleri gerçekleştirmek, yeni iş sahaları da yaratacak. Bu, bir âcil durum – âcil eylem gerektiriyor.</p>
<p>Hükûmetimiz bilimin ve tarihin bize anlattıklarına uygun şekilde hareket etmiyor. O halde, Hükûmetimiz ihmal suçu işliyor demektir. Siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun, başkaldırmak bizim ahlâki görevimiz. Sosyal bilimler bize barışçıl sivil itaatsizliğin değişimin gerçekleştirilmesinde etkili bir yol olduğunu gösteriyor. Vicdanlarımızın sesini dinlediğimizde, sevdiklerimizi korumak için fedakârlık yapmağa razı olduğumuzda hayatımıza amaç ve anlam kazandırmış oluruz. Bizim gibi duyup düşünenleri bu barışçıl İsyanımıza katılmaya çağırıyoruz.</p>
<p><strong>Talepler</strong></p>
<p>1. Hükûmet, içinde bulunduğumuz durumun ne kadar ölümcül olduğu konusunda doğruyu söylemeli, bu pozisyonla uyumlu olmayan tüm politikalarını değiştirmeli ve medyanın yanı sıra kendisi de değişimin âciliyeti konusunda halka bilgi vermeli – bireylerin, toplulukların ve şirketlerin yapması gereken şeyler hakkındaki bilgiler de buna dahildir.</p>
<p>2. İyiniyet beyanları ve rehber ilkeler yayınlamak buz örtülerini eriyip gitmekten kurtarmaz. Hükûmet, Birleşik Krallık’ta karbon salımlarını 2025 yılına kadar net sıfıra indirmek üzere bağlayıcı yasalar çıkarmalı ve ayrıca atmosferden sera gazı fazlasını çıkarmak üzere ekstra önlemler almalıdır. Hükûmet ayrıca küresel ekonominin gezegenin yıllık kaynak değerinin yarısından fazlasını kullanmaması için uluslararası işbirliği içine girmelidir.</p>
<p>3. Bu talepler, zorunlu olarak, ancak savaş zamanlarında kanunlarla düzenlenen çapta girişimleri ve seferberlik hallerini gerekli kılar. Ne var ki, Hükûmetimizin bu amaçların gerçekleştirilmesine yetecek cesur, hızlı ve uzun vadeli değişimleri yapacağına güvenmediğimiz gibi, politikacılarımıza daha geniş çaplı yetkiler vermeye de niyetimiz yok. Onun yerine, biz enkazdan çıkarken, amaca uygun bir demokrasi kurmak üzere, değişimleri gözetecek bir Yurttaşlar Meclisi talep ediyoruz.</p></blockquote>
<p>(<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>)</p>
<p>Ey okur, bu bildiri çevrilip burada yayınlandığı sırada demokrasinin ve endüstri devriminin beşiği İngiltere’de belki de ileride asrın isyanı diye adlandırılacak eylem başlamıştı bile. Guardian gazetesinin haberine göre, Londra’da Parlamento Meydanı’nda, aralarında aileler, emekliler ve 20 yaş altındaki gençlerin de bulunduğu binden fazla insan toplandı. Yokoluş İsyanı grubu, dünyanın içine girdiği iklim acil durumuna dikkat çekmek üzere –yukarıda yazılı– isyan bildirisini okudu. Grup, ondan sonra yola oturdu, başkentin en kalabalık ve yoğun trafiği olan kavşaklarından birinde iki saat boyunca trafiği bloke etti. Farklı inanç gruplarından insanlar, Yeşil partiye mensup politikacılar ve gazeteciler, hızla büyüyen ekoloji krizinin muazzam boyutları hakkında insanları uyaran, acil eylem çağırılarında bulunan konuşmalar yaptı.</p>
<p>Ayrıca, beklenen, ama korkulmayan da “başa geldi”: “Yükselen sivil itaatsizlik kampanyası”nın ilk adımı olarak, Parlamento Binaları’na giden yolları kesen protestoculardan onbeşi gözaltına alındı.</p>
<p>“İsyan”, Birleşik Krallık’ta aralarında eski Canterbury Başpiskoposu Rowan Williams’ın da bulunduğu 100’e yakın sayıda kıdemli akademisyen tarafından da destekleniyor.</p>
<p>İsyanı örgütleyenler birkaç yüz kişi beklediklerini, ama binden fazla insanın katıldığını, bu yüksek katılımın da, halkın hükûmet ve politikacılara duyduğu öfke ve hüsranın boyutunu gösterdiğini, ayrıca ekoloji krizi karşısında nihayet birşey yapma ihtiyacının had safhaya vardığına işaret ettiğini söylediler.</p>
<p>Kasım başından itibaren yoğun ve sürekli bir kitle sivil itaatsizlik hareketi yürütecek olan grup adına konuşanlar, hapse girmeye hazır yüzlerce gönüllü olduğunu, eylemlerin 17 Kasım’da Parlamento Alanı’nda bir oturma grevi ve Londra şehri köprülerinde bir dizi planlı işgal eylemi ile doruğa çıkacağını belirttiler.</p>
<p>Organizatörlerden Gail Bradbrook, Kasım’da hayatın akışını kesintiye uğratacak geniş kapsamlı eylemler olacağını belirtti. “İnsanlar artık arkalarına yaslanıp politikacılarla şirketlerin hepimizi ekolojik yıkım uçurumundan aşağı sürmesine razı değiller” dedi. Ve ilave etti: “Bu bir acil durum ve acil cevap verilmesi gerekiyor.”</p>
<p>(<a href="https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/31/15-environmental-protesters-arrested-at-civil-disobedience-campaign-in-london" target="_blank" rel="noopener">https://www.theguardian.com/environment/2018/oct/31/15-environmental-protesters-arrested-at-civil-disobedience-campaign-in-london</a>)</p>
<p>Not: Eylem takvimine şöyle bir göz atarsanız, bazı hoş sürprizlerle ve tanıdık simalarla da karşılaşabilirsiniz. Hadi bir de tüyo verelim: 16 Kasım ve 23 Kasım “geleceğin Cumaları” etkinliğinde sabah 11:00 -12:00 arasında bizim Grevci Greta da orada olacak – Dayanışma için İklimGrevi’nde!</p>
<p>(<a href="https://risingup.org.uk/XR/active.php" target="_blank" rel="noopener">https://risingup.org.uk/XR/active.php</a>)</p>
<p>Evet ey okur, son durum budur. Vakanüvisiniz hakir, gelişmeleri sizlere iletir.</p>
<p>Kaynak: <a href="http://acikradyo.com.tr/acik-gazete/yokolus-isyani" target="_blank" rel="noopener">Açık Radyo</a></p>
<p>The post <a href="https://www.sivilsayfalar.org/2018/11/02/yokolus-isyani/">Yokoluş İsyanı</a> appeared first on <a href="https://www.sivilsayfalar.org">Sivil Sayfalar</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
